#Binali Yıldırım

İLKHABER-Gazetesi - Binali Yıldırım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Binali Yıldırım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TDT Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım Orta Koridor'un stratejik önemini Bakü'de açıkladı Haber

TDT Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım Orta Koridor'un stratejik önemini Bakü'de açıkladı

Azerbaycan'da 13. Küresel Bakü Forumu "Geçiş halindeki bir dünyada ayrılıkları ortadan kaldırmak" teması ile başladı. Başkent Bakü'da gerçekleştirilen forumda dünyanın farklı bölgelerinden mevcut ve eski cumhurbaşkanları, başbakanlar, Birleşmiş Milletler (BM) yapılarının başkanları, bilim insanları ve uzmanlar olmak üzere birçok kişi katıldı. Forumun açılış konuşmasını Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev yaptı. İlham Aliyev, "Bence artık her zamankinden daha açık bir şekilde görülüyor ki güvenlik, istikrar ve emniyet konuları her ülkenin gündeminde birinci sırada yer almalıdır. Çünkü bunlar olmadan diğer her şey tamamen anlamsızdır. Yıllarca, hatta on yıllarca kalkınmaya yatırım yapan ülkeler bugün risklerle karşı karşıya kalmaktadır. Bu nedenle güvenlik ve istikrar, çabalarımızı birleştirmemiz gereken başlıca unsur olmalıdır" dedi. Azerbaycan için bölgesel güvenliğin her zaman bir numaralı konu olduğuna vurgu yapan Aliyev, "Çünkü Bakü'de düzenlenen birçok forumda da söylediğim gibi, işgal döneminde barışın sağlanması ve egemenliğimizin yeniden tesis edilmesi bizim için her zaman gündemin en üst sırasında yer alıyordu. Neyse ki şu anda aslında yalnızca yedi aydır barış içinde yaşıyoruz. Bu da bir kez daha gösteriyor ki barış ve adalet davasına ulaşmak için güçlü siyasi irade, cesaret ve kararlılık göstermek gerekir. Bizim durumumuzda egemenliğimizi ve toprak bütünlüğümüzü yeniden tesis etmemiz yaklaşık 30 yıl sürdü. Bunu Birleşmiş Milletler Şartı'na ve 51. maddeye, yani meşru müdafaa hakkına uygun şekilde yaptık. İşgal altındaki topraklarımızı güç kullanarak kurtardık ve barışı siyasi yollarla sağladık. Dolayısıyla bugün küresel ölçekte benzersiz diyebileceğim bir deneyime sahibiz" diye konuştu. "ARTIK ATEŞ AÇMA YOK, KURBAN YOK, CAN KAYBI YOK" Yedi aydır Ermenistan'la barış içinde yaşadıklarını ve bunun avantajlarını da gördüklerini belirten İlham Aliyev, "Defalarca söyledim ve söylemeye devam edeceğim. Barıştan daha iyi hiçbir şey yoktur. Bugün dünyada yaşanan gelişmeler, ortaya çıkan yeni kriz noktaları ve devam eden çatışmalar uluslararası davranış düzeni için bir tehdit oluşturmaktadır. Aynı zamanda uluslararası hukuk için de bir tehdittir. Uluslararası hukuk normları ihlal edildiğinde, ülkelerin toprak bütünlüğü çiğnendiğinde ve uluslararası kuruluşların kararları görmezden gelindiğinde bu durum büyük bir sorun oluşturmaktadır. İşgal, etnik temizlik ve soykırım yaşamış, ardından egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve onurunu güç kullanarak geri kazanmış ve sonra da yenilmiş düşmana barış teklif etmiş bir ülkenin bu benzersiz deneyimini uluslararası toplumla paylaşabileceğimizi düşünüyorum" şeklinde konuştu. Ermenistan ile barışın yalnızca kağıt üzerinde sağlanmadığını söyleyen İlham Aliyev, "Bir barış anlaşması parafe edildi ve yedi ay önce ortak bir bildiri kabul ettik. Ancak barış sahada da vardır. Sınırlarımızda sakin bir durum var. Artık ateş açma yok, kurban yok, can kaybı yok. Ermenistan'a farklı destinasyonlardan mal taşınmasına yönelik tüm kısıtlamaları kaldırdık. Hatta Ermenistan ile ticarete başladık. Onlar için kritik olan petrol ürünlerini ihraç etmeye başladık. Böylece kalıcı değil, sonsuza kadar sürecek bir barışa bağlı olduğumuzu gösteriyoruz. Bu bizim stratejimiz ve politikamızdır ve bir kez daha Azerbaycan'ın barışçıl bir ülke olduğunu ortaya koymaktadır. İkinci Karabağ Savaşı sırasında ve sonrasında gerçekleştirilen terörle mücadele operasyonu sırasında bizi suçlayanlar ya dar görüşlüydü ya da taraflıydı. Çünkü yaptıklarımız uluslararası hukuka uygundu" ifadelerini kullandı. "BORU HATLARIYLA DOĞAL GAZ İHRAÇ EDEN VE COĞRAFİ KAPSAMA AÇISINDAN EN FAZLA ÜLKEYE ULAŞAN ÜLKE AZERBAYCAN'DIR" Günümüzde enerji güvenliğinin belirli ölçüde sekteye uğramış olduğunu belirten Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, "Petrol ve gaz fiyatlarındaki eşi görülmemiş artış tüketiciler için birçok sorun oluşturmaktadır. Bazıları bunun petrol ve gaz üreten ülkeler için iyi olduğunu düşünebilir, ancak bu doğru değildir. Çünkü bu ülkelerin egemen varlık fonları vardır ve bu fonlar farklı finansal araçlara yatırım yapmaktadır. Borsa çöktüğünde, bu ülkeler yüksek petrol fiyatlarından kazandıklarından daha fazlasını kaybedebilirler. Bu nedenle Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC+) formatının sorumlu bir üyesi olarak dengeli ve öngörülebilir petrol fiyatlarını savunuyoruz. OPEC+ içindeki çabalarımız ve ortak çözüm bulunmasına yönelik katkılarımız büyük takdir görmektedir" dedi. Enerji güvenliğinin bu günlerde her zamankinden daha fazla ulusal güvenliğin ayrılmaz bir parçası olduğunu kaydeden Aliyev, "Azerbaycan enerji sektörünün tüm alanlarında üretim ve ihracat yapmaktadır, petrol, gaz, petrol ürünleri, petrokimya ve elektrik. Özellikle doğal gaz ve elektrik ihracatımızı artırmayı planlıyoruz. Geçen yıl burada bir araya geldiğimizde Azerbaycan gazını alan ülkelerin sayısı 12 idi. Bir yıl içinde bu sayı 16'ya çıktı. Hepsi gazı Azerbaycan'dan boru hatları aracılığıyla alıyor. Bu nedenle boru hatlarıyla doğal gaz ihraç eden ve coğrafi kapsama açısından en fazla ülkeye ulaşan ülke Azerbaycan'dır. İhracat hacmi artmaktadır ve artmaya devam edecektir. Bu da birçok ülkenin enerji güvenliği için önemli bir faktördür" diye konuştu. "ERMENİSTAN İLE BARIŞIN ARDINDAN ORTA KORİDORUN YENİ BİR UZANTISI ÜZERİNDE DE ÇALIŞIYORUZ" Azerbaycan'da fosil yakıt satışından elde ettiği gelirlerin büyük ölçüde ulaşım ve lojistik altyapısına yatırıldığını belirten Aliyev, "Bugün doğu-batı ve kuzey-güney koridorlarında vazgeçilmez bir ortak haline geldik. Orta Koridor ve Kuzey-Batı koridorlarının Azerbaycan'daki altyapısı tamamen tamamlanmıştır. Şu anda sadece kapasiteyi artırmak için yeni yatırımlar yapıyoruz, çünkü Azerbaycan üzerinden geçiş talebi artmaktadır. Ermenistan ile barışın ardından Orta Koridorun yeni bir uzantısı üzerinde de çalışıyoruz. Bu hat Ermenistan üzerinden geçecek ve Ermenistan ilk kez bir transit ülke haline gelecektir. Bu sayede Azerbaycan'ın ana karası ile Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti arasında sürdürülebilir bir ulaşım bağlantısı kurulacaktır. Aynı zamanda enerji hatları, fiber optik bağlantı, elektrik kabloları ve potansiyel olarak boru hatları da bu hat üzerinden geçebilecektir" ifadelerini kullandı. "JEOPOLİTİK GERİLİMLER ARTIYOR" Geçiş sürecindeki bir dünyada yaşadıklarını belirten Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, "Jeopolitik gerilimler artıyor, küresel tedarik zincirleri yeniden şekilleniyor ve birçok bölgede bölünmeler ile parçalanmaların ortaya çıktığını görüyoruz. Böyle bir dönemde, bölünmeleri derinleştirmek yerine bağlantı kuran girişimler giderek daha önemli hale geliyor. Altyapı, ticaret ve bölgesel iş birliği yalnızca ekonomik amaçlara hizmet etmekle kalmaz, aynı zamanda bölgeler, toplumlar ve ekonomiler arasında köprü görevi görebilir. Bu kapsamda, Orta Koridor olarak da bilinen Hazar Ulaşım Rotası, Orta Asya, Hazar Denizi, Kafkasya ve Türkiye üzerinden Uzak Doğu ile Avrupa'yı birbirine bağlayan stratejik bir alternatif transit merkez olarak giderek daha fazla dikkat çekmektedir" dedi. Küresel gelişmelerin bu tür alternatif bağlantıların önemini daha da ortaya koyduğunu söyleyen Yıldırım, "Rusya ile Ukrayna arasında devam eden savaş, Avrasya genelindeki geleneksel ulaşım rotalarını önemli ölçüde etkilemiştir. Aynı zamanda İran, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'i de içeren Orta Doğu'daki gerilimler, küresel enerji piyasalarında ve uluslararası ticarette belirsizlik oluşturmaya devam etmektedir. Bu gelişmeler, jeopolitik gerilimler arttığında küresel tedarik zincirlerinin ne kadar kırılgan olabileceğini bize bir kez daha hatırlatmaktadır" diye konuştu. "ORTA KORİDOR STRATEJİK ÖNEM KAZANMAKTADIR" Gerilimli bir ortamda, çeşitlendirilmiş ve güvenilir ulaşım koridorlarının bölgesel ve küresel ekonomik istikrar için giderek daha değerli bir hale geldiğini belirten Binali Yıldırım, "Bu nedenle Orta Koridor yalnızca ekonomik bir fırsatı değil, aynı zamanda uluslararası ticaret sisteminin dayanıklılığının önemli bir unsurunu temsil etmektedir. Bugün Çin ile Avrupa arasındaki ticaret yıllık 800 milyar doları aşmakta ve 1 trilyon dolara yaklaşmaktadır. Ancak bu ticaretin büyük kısmı hala deniz yollarına ya da kuzey ve güney koridorlarına dayanmaktadır. İşte bu nedenle Orta Koridor stratejik önem kazanmaktadır. Orta Koridor, Asya ile Avrupa'yı birbirine bağlayan daha hızlı ve daha çeşitlendirilmiş güzergahlar sunarken, aynı zamanda koridor üzerindeki ülkeler arasında ekonomik iş birliğini de güçlendirmektedir" ifadelerini kullandı. Koridor üzerinden taşınan yük hacminin şu anda yıllık yaklaşık 5 ila 6 milyon dolar civarında olduğuna vurgu yapan Yıldırım, "Bu miktar diğer büyük küresel ticaret rotalarıyla kıyaslandığında henüz mütevazı bir seviyededir. Ancak devam eden altyapı çalışmaları, daha iyi lojistik koordinasyonu ve gümrük prosedürlerinin iyileştirilmesiyle bu güzergah oldukça büyük bir potansiyele sahiptir. Önümüzdeki yıllarda sınır geçiş kapasitesi önemli ölçüde artacaktır. Bu tür bağlantılar transit süresini kısaltacak, taşımacılık maliyetlerini azaltacak ve Avrasya genelinde ticaret akışlarının verimliliğini önemli ölçüde artıracaktır. Orta Asya ülkeleri için bu rota küresel pazarlara erişim açısından yeni fırsatlar oluşturmaktadır. Azerbaycan için Hazar bölgesindeki önemli bir lojistik merkez rolünü güçlendirmektedir. Türkiye için ise Asya ile Avrupa arasında vazgeçilmez bir geçit konumunu daha da sağlamlaştırmaktadır" şeklinde konuştu. "EKONOMİK İŞ BİRLİĞİ, BARIŞ İLE REFAHIN BİRBİRİNİ GÜÇLENDİRDİĞİ ŞARTLARIN OLUŞMASINA YARDIMCI OLABİLİR" Bu geniş çerçevede Türkiye'deki kuruluşların rolünün de giderek daha önemli hale gelmekte olduğunu belirten Yıldırım, "Bu kuruluşlar, ticaret, ulaşım, enerji ve kültürel değişim gibi alanlarda üye ülkeler arasında iş birliğini güçlendirmek için değerli bir platform sunmaktadır. Bağlantısallığı ve koordineli ekonomik kalkınmayı teşvik ederek yalnızca bölgesel refaha değil, aynı zamanda daha geniş coğrafyada istikrar ve barışa da katkı sağlamaktadır. Ancak altyapı, koridorlar ve ticaret hacimleri hakkında konuşurken en önemli unsuru, yani insan boyutunu unutmamalıyız. Kalkınmanın, bağlantısallığın ve iş birliğinin nihai amacı her zaman insanların refahı olmalıdır" dedi. Dünyamızın daha fazla duvara değil daha fazla köprüye, daha fazla çatışmaya değil daha fazla diyaloğa ihtiyacı olduğunu belirten Binali Yıldırım, "Ekonomik iş birliği, kültürel anlayış ve karşılıklı saygı, barış ile refahın birbirini güçlendirdiği şartların oluşmasına yardımcı olabilir. Eğer insan onuruna, kapsayıcı büyümeye ve ortak refaha odaklanırsak, Orta Koridor ve Zengezur gibi girişimler yalnızca ekonomik bağlantısallığa değil, aynı zamanda daha istikrarlı ve daha barışçıl bir uluslararası düzene de katkı sağlayabilir. Bu anlamda aslında sadece ulaşım projelerini tartışmıyoruz. İnsanların yaşayabileceği fırsatlar oluşturmaya, uluslar arasındaki iş birliğini güçlendirmeyi ve refah ile barışın el ele yürüdüğü bir gelecek inşa etmeyi konuşuyoruz" diye konuştu.

Binali Yıldırım’dan yeni anayasa çıkışı: Erdoğan’ın yeniden adaylığı için yol açılmalı Haber

Binali Yıldırım’dan yeni anayasa çıkışı: Erdoğan’ın yeniden adaylığı için yol açılmalı

Binali Yıldırım, Hukuki Araştırmalar Derneği tarafından düzenlenen “Türkiye’nin Sivil Anayasa Yolculuğu Projesi” konferansında yaptığı konuşmada, Türkiye’nin yeni bir anayasaya ihtiyaç duyduğunu belirtti. Mevcut 1982 Anayasası’nın 23 kez değiştirildiğini, 177 maddesinin 135’inin yenilendiğini vurgulayan Yıldırım, bu anayasanın darbe izleri taşıdığını ve artık tamamen sivil bir anayasanın gerekliliğini dile getirdi. "Uygulanan ekonomik model, hayat pahalılığı ve bölgemizde yaşanan gelişmeler Türkiye üzerinde ciddi tehditler oluşturuyor. Bunları göz önünde bulundurursak anayasa değişikliği kaçınılmaz hale geliyor. Yeni nesillerin beklentileri de bu değişimi zorunlu kılıyor. Mevcut anayasayı ne kadar değiştirsek de üzerinde darbe izleri var. Bu izlerin tamamen silinmesi için yeni baştan sivil bir anayasa yapmak şart" dedi. "CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’IN YENİDEN ADAY OLMASININ YOLU AÇILMALI" Yeni anayasanın öncelikli bir mesele olduğunu vurgulayan Yıldırım, aynı zamanda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden aday olabilmesi için gerekli hukuki düzenlemelerin yapılması gerektiğini ifade etti. ANAYASA İLE VATANDAŞLIK TANIMI DEĞİŞEBİLİR Mİ? Binali Yıldırım, anayasa değişikliği sürecinde vatandaşlık tanımının da gözden geçirilebileceğini belirtti. Mevcut anayasanın, Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık bağı ile bağlı herkesi “Türk” olarak tanımladığına dikkat çeken Yıldırım, bu tanımın güncellenebileceğini söyledi. "Etnik kimliği öne çıkarmadan, kim olduğuna bakmaksızın vatandaşlığı önceleyen bir düzenleme yapılabilir. Böylece bazı etnik grupların ihmal edildiği düşüncesi de ortadan kalkabilir. Ancak bizi bir arada tutan şey bayrağımız, toprağımız ve milletimizdir. Kürdü, Türkü, Süryanisi, Abazası, Çerkezi ile hepimiz bu milletin bir parçasıyız. Şovenizme gerek yok" dedi. YEREL YÖNETİMLERE DAHA FAZLA YETKİ ÇAĞRISI Yıldırım, merkezi yönetimin yerel yönetimler üzerindeki kontrolünü de eleştirerek, yerel meclislerin daha güçlü hale getirilmesi gerektiğini savundu. “Her şeyi Ankara’dan kontrol etmek yerine yetki devri yapılmalı. Belediyeler hem kaynak hem de yetki açısından güçlendirilmeli. Nasıl ki Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) varsa, yerelde de güçlü meclisler olmalı. Menemen’in sorunlarını Ankara’daki bir bakanlık belirlememeli, yerel yönetimler kendi kararlarını kendileri vermeli” ifadelerini kullandı.

Binali Yıldırım'dan Kocaispir'e ziyaret Haber

Binali Yıldırım'dan Kocaispir'e ziyaret

Bir dizi ziyaret ve programa katılmak üzere Adana’ya gelen TBMM eski Başkanı ve son Başbakan Binali Yıldırım, Yüreğir Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı Adana Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Fatih Mehmet Kocaispir’i ziyaret etti. Adana Valisi Yavuz Selim Köşger, AK Parti Adana Milletvekilleri Ahmet Zenbilci, Abdullah Doğru, AK Parti MKYK Üyesi Mehmet Şükrü Erdinç, AK Parti 26. ve 27. Dönem Milletvekili Tamer Dağlı, AK Parti İl Başkanı Ozan Gülaçtı ve Cumhur İttifakı Yüreğir Belediye Başkan Adayı Halil Nacar’ın eşlik ettiği ziyarette Yüreğir Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı Adana Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Fatih Mehmet Kocaispir tarafından karşılanan Binali Yıldırım, daha sonra makama geçti. Adana’da bulunmaktan dolayı mutlu olduğunu ifade eden TBMM eski Başkanı ve son Başbakan Binali Yıldırım, Adana halkının misafirperverliğini her zaman çok beğendiğini söyledi. Ziyaretten büyük memnuniyet duyduğunu belirten Yüreğir Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı Adana Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Fatih Mehmet Kocaispir, Yüreğir’de yaptığı çalışmalar ve Adana projeleri ile ilgili bilgiler verdi. Karşılıklı sohbet havasında geçen ziyaretin sonunda Başkan Kocaispir Binali Yıldırım’a Adana tesbihi hediye etti. Herkese teşekkür ederek belediyeden ayrılan TBMM eski Başkanı ve son Başbakan Binali Yıldırım, Başkan Kocaispir’in de katıldığı Adana programlarına devam etti.

İSTANBUL - AK Parti Genel Başkanvekili Yıldırım Bağcılar'da konuştu Haber

İSTANBUL - AK Parti Genel Başkanvekili Yıldırım Bağcılar'da konuştu

İSTANBUL (AA) - AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Türkiye'nin kazanımlarını hazmedemeyenler olduğunu belirterek, "Terör örgütlerini gıdıklayanlar var. Bir yandan FETÖ, bir yandan bölücü PKK örgütü. Durup dururken cumhurbaşkanlığı seçimine taraf oldular. Sizin ne işiniz var? Seçim bizim seçimimiz. Sizin oy hakkınız mı var? Bırak onların taraf olmasını, bunların arkasındaki, iplerini ellerinde tutanlar da işin içine girdi." dedi. Bağcılar Belediyesinde düzenlenen Kastamonu Evliyaları ve Şeyh Şaban-ı Veli Hazretleri Anma Programı'na katılan Yıldırım, gelininin Kastamonulu olduğunu belirtti. Yıldırım, "Kastamonu'ya hısım olmak kolay bir iş değil. Bize ot yoldurdular. Laf aramızda, gelinimizi alıncaya kadar epey bir zahmet çektik. Ama çok mutluyuz. İyi ki de hısım olmuşuz, dünür olmuşuz Kastamonulularla." dedi. Şeyh Şaban-ı Veli'nin manevi lideri olduğu Kastamonu insanının bağımsızlığına düşkünlüğüne vurgu yapan Yıldırım, İstiklal Mücadelesinde fedakar Kastamonulu annelerin İnebolu'dan başlayıp Anadolu'nun içlerine kadar silah ve mühimmat taşıdığını, Kastamonu'nun işgal görmemesine rağmen en fazla şehit veren il olduğunu kaydetti. Kastamonu'nun İstanbul içinde çok yoğun bir nüfusa sahip olmasına rağmen siyasette yeterince temsil edilmediğine ilişkin serzenişler olduğunu dile getiren Yıldırım, "Kabul ederseniz ben de Kastamonuluyum efendim." dedi. Gelini Seda'yı istemek için Kastamonu'ya gittikleri gün Ilgaz Dağları'nda gece yarısı kara saplandıklarını anlatan Yıldırım, o gün yollarında kaldıkları dağı daha sonra delip tünel ve yollar yaptıklarını, Kastamonu'nun Ankara ile mesafesinin şu an iki saat olduğunu söyledi. Yıldırım, gelinine Kastamonu ağzıyla yazdırdığı bazı ifadeleri salonda okudu. - "Yolları böldük, milleti birleştirdik" Yıldırım, "Yolları böldük, hayatları birleştirdik. Yolları böldük, milleti birleştirdik. Ama sizin de çok dikkat ettiğiniz bir şeye biz de dikkat ettik. Dedik ki 'Yolları böleriz, Türkiye'yi böldürtmeyiz.' Terörle amansız bir mücadele verdik. Elhamdülillah, bugün terör ülkemizin gündeminin en dip sıralarında. Bugün Güneydoğu'da, Doğu'da, yurdun her köşesinde barut kokusu olan yerlerde çiçek kokusu var. İnsanlar dağlarda, ovalarda, vadilerde seyahat ediyor, işini yapıyor?" diye konuştu. Türkiye'nin kazanımlarını hazmedemeyenler olduğunu belirten Yıldırım, "Terör örgütlerini gıdıklayanlar var. Bir yandan FETÖ, bir yandan bölücü PKK örgütü. Durup dururken cumhurbaşkanlığı seçimine taraf oldular. Sizin ne işiniz var? Seçim bizim seçimimiz. Sizin oy hakkınız mı var? Bırak onların taraf olmasını, bunların arkasındaki, iplerini ellerinde tutanlar da işin içine girdi." ifadelerini kullandı. Yıldırım, milletin, önceliğinin yüksek enflasyon, fiyat istikrarsızlığı, kiralar gibi ekonomik sıkıntılar olmasına rağmen seçim sürecinde Türkiye'nin bağımsızlığını ön planda tuttuğunu dile getirdi. - "Mülteci meselesi dünyanın meselesidir" Bir yandan Suriye'de tekrar istikrarı sağlayacak, otorite boşluğunu ortadan kaldıracak diplomatik çalışmalar yapılırken, bir yandan da Suriye'nin kuzeyinde oluşturulan güvenli bölgede yerleşimler yapıldığını kaydeden Yıldırım, "Buradaki geçici barınma hakkı olan mültecileri göndereceğiz. Bunu kimse siyaset malzemesi yapmasın, istismar etmesin. Bu mesele dünyanın meselesidir. Dünyada 80 milyon mülteci var. Türkiye nüfusuna yakın mülteci var. Yeri yurdu yok. Avrupa'da, Amerika'da, Güney Amerika'da, her yerde var. Küresel bir sorunun çözümünün de küresel olması icap ediyor." dedi. Yıldırım, konuşmasını, Şeyh Şaban-ı Veli'nin "Gelişiniz güle güle, gidişiniz güle güle, her işiniz güle güle olsun." sözleriyle tamamladı. Programda, Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı İbrahim Yumaklı, Bağcılar Belediye Başkanı Abdullah Özdemir, Kastamonu Kalkınma Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Umur ve Kastamonulular Dayanışma Derneği Genel Başkanı Remzi Şen de Kastamonu kültürünün yaygınlaşmasına yönelik çalışmaları aktardı.

SİİRT - AK Parti Genel Başkanvekili Yıldırım, halka hitap etti Haber

SİİRT - AK Parti Genel Başkanvekili Yıldırım, halka hitap etti

SİİRT (AA) - AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, "Elhamdülillah yurdun her köşesinde artık barut kokuları değil, güller açıyor." dedi. Yıldırım, Siirt'teki temasları kapsamında Güres Caddesi'nde vatandaşlarla sohbet etti. AK Parti Seçim Bürosu'nu da ziyaret eden Yıldırım, burada yaptığı konuşmada, Türkiye'nin 14 Mayıs'ta önemli bir seçim için sandık başına gideceğini söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 12 Aralık 1997'de Siirt'te vatandaşlara hitap ederken okuduğu Ziya Gökalp'e ait bir şiir nedeniyle yargılandığını ve hapis cezasına mahkum edildiğini anımsatan Yıldırım, 2003'te yapılan ara seçimlerde AK Parti Siirt Milletvekili Adayı Mervan Gül'ün istifa ederek, yerini Erdoğan'a verdiğini anlattı. O dönemde Siirt halkının "Yiğit düştüğü yerden kalkar" dediğini vurgulayan Yıldırım. "Dediniz ki, 'Enişte, reis, sen üzülme. Yiğit düştüğü yerden kalkar' ve Siirt üstüne düşenin fazlasını yaptı, Recep Tayyip Erdoğan ve onun yol arkadaşları da bunu karşılıksız bırakmadı. Bölgemizin, illerimizin, Güneydoğu'muzun kabusu haline gelen terörü bitirdik mi gençler? Sizin kardeşlerinizi dağa çıkaranlara dersini verdik mi? Onlara en güzel cevabı pazar günü sandıkta vereceksiniz." diye konuştu. Millet İttifakı'nın cumhurbaşkanı adayının açıklanmasının ardından yapılan açıklamalara dikkati çeken Yıldırım, şunları kaydetti: "Cumhurbaşkanı adayları açıklanır açıklanmaz hep bir ağızdan Kandil'den PKK, Suriye'den PYD/YPG, Amerika'dan FETÖ, bunlar yetmezmiş gibi Avrupa'nın en ileri gelen gazeteleri, dergileri koro halinde, 'Bu sefer Recep Tayyip Erdoğan seçilemeyecek, kaybedecek' diye çağrı yaptılar. Pazar günü vereceğiniz oylar onlara en güzel cevap olacak." Terör örgütü PKK'nın gençlerle ilgili bir derdinin bulunmadığını dile getiren Yıldırım, Kürtlerin de Türklerin de Arapların da terör örgütü PKK gibi bir belası olduğunu belirtti. "Aramıza giren bu eli kanlı terör örgütlerini aramızdan kaldırıp attık. Milletimizle buluştuk, Siirt'le buluştuk." diyen Yıldırım, şöyle konuştu: "Şırnak, Hakkari, Van, Mardin, Batman, Diyarbakır, Bingöl ve Bitlis'le buluştuk. Elhamdülillah yurdun her köşesinde artık barut kokuları değil, güller açıyor. Cudi'de, Kato'da, Besler Dereler'de güller açıyor. Çünkü Besler Dereler'den Pervari üzerinden Van'a giden yolu da yapıyoruz, onu da yakında bitireceğiz. Annelerin gözlerinin yaşları dinecek, gençlerimizin bahtları açılacak. Bu kan emicilere, bu emperyal ülkelerin maşalarına Siirt geçit vermeyecek, ben buna inanıyorum. Gelecek Türkiye'nin, gelecek Siirt'in, gelecek gençlerindir. Artık terörün işi bitmiştir, bir daha bu topraklarda ayağımıza bağ olmayacaklar, kardeşleri kardeşlere kırdıramayacak." AK Parti Kadın Kolları Seçim Bürosu'nu da ziyaret eden Yıldırım, burada vatandaşlarla fotoğraf çektirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.