#Birleşik Arap Emirlikleri

İLKHABER-Gazetesi - Birleşik Arap Emirlikleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Birleşik Arap Emirlikleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tedarik zinciri sürdürülebilirliği için yeni platform Haber

Tedarik zinciri sürdürülebilirliği için yeni platform

Abu Dabi Yatırım Ofisi tarafından yapılan yazılı açıklamada, ülkedeki posta hizmeti veren "7X" ile işbirliği içinde "Adeed" adlı yeni bir arz/talep platformu kurulduğu belirtildi. Açıklamada, platformun "tedarik zincirlerinin sürdürülebilirliğini güçlendirmek ve ticari faaliyetleri kolaylaştırmak amacıyla" faaliyete geçtiği bildirildi. Adeed adlı platformun, Abu Dabi Ekonomik Kalkınma Departmanı, Abu Dabi Gümrüğü, Ticaret ve Sanayi Odası ile Abu Dabi Kalite ve Uygunluk Konseyi koordinasyonuyla faaliyet göstereceği aktarıldı. Açıklamada, platformun aracılığıyla lojistik destek taleplerinin izlenmesi ve işlenmesi için birleşik bir dijital arayüz sağlayacağı, bu şekilde "ekonomideki hızlı değişimlere hazırlıklı olmanın hedeflendiği" kaydedildi. HÜRMÜZ BOĞAZI'NDAN GEÇİŞLERİN BAE'YE ETKİSİ ABD/İsrail-İran Savaşı'nın başlamasının üzerinden bir aydan fazla zaman geçerken, Körfez ülkelerinin ticaret ve tedarik zincirinde kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nda geçişler izin verilen gemilerle oldukça sınırlı bir şekilde sürüyor. Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı Tedarik Zinciri Direktörü Corinne Fleischer, Hürmüz Boğazı'ndaki krizin, Kovid-19 dönemi ve Rusya-Ukrayna Savaşı'ndan bu yana en önemli tedarik zinciri aksaklığına neden olduğunu belirtmişti. The Wall Street Journal gazetesi, BAE'nin Hürmüz Boğazı'nın "zorla" yeniden açılması için ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaşa dahil olmaya hazırlandığını iddia etmişti.

Türkiye'nin de dahil olduğu Sekiz ülkeden İsrail'e ortak tepki: Kudüs'teki kutsal mekanlara yönelik müdahaleler reddedildi Haber

Türkiye'nin de dahil olduğu Sekiz ülkeden İsrail'e ortak tepki: Kudüs'teki kutsal mekanlara yönelik müdahaleler reddedildi

Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanları, yaptıkları ortak açıklama ile İsrail'in Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ilişkin hukuki ve tarihi statükoyu değiştirmeye yönelik her türlü girişimini kınadıklarını ve reddettiklerini bildirdi. İSRAİL'İN EGEMENLİK İDDİALARINA REDDİYE Türkiye Cumhuriyeti, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Katar Devleti, Suudi Arabistan Krallığı ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin dışişleri bakanları, Müslümanların ibadet için Mescid-i Aksa'nın da içinde bulunduğu Harem-i Şerif’e erişiminin ve Kudüs Latin Patriği ile Kutsal Topraklar Muhafızı’nın Palmiye Pazarı Ayini’ni icra etmek üzere Kutsal Kabir Kilisesi’ne girişlerinin engellenmesi dahil olmak üzere işgal altındaki Kudüs’te Müslümanlar ve Hristiyanlar için ibadet özgürlüğüne yönelik olarak İsrail tarafından sürdürülen kısıtlamaları en güçlü biçimde kınadı ve reddetti. 8 ülkenin dışişleri bakanları tarafından yapılan ortak basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: "Bakanlar, Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ilişkin hukuki ve tarihî statükoyu değiştirmeye yönelik her türlü İsrail girişimini kınadıklarını ve reddettiklerini yinelemiştir. Devam etmekte olan söz konusu İsrail uygulamaları, uluslararası insancıl hukuk dahil uluslararası hukukun yanı sıra mevcut hukuki ve tarihî statükonun açık bir ihlalini teşkil etmekte ve ibadet yerlerine engelsiz erişim hakkının ihlali anlamına gelmektedir. Bakanlar, Hristiyanların dini vecibelerini yerine getirmek üzere Kutsal Kabir Kilisesi’ne serbest erişimlerinin engellenmesi dahil, Kudüs’te Müslümanlara ve Hristiyanlara yönelik hukuka aykırı ve kısıtlayıcı İsrail uygulamalarını kesin bir şekilde reddettiklerini teyit etmiştir. Bakanlar, Kudüs’ün ve buradaki Müslüman ve Hristiyan kutsal mekânlarının mevcut tarihî ve hukuki statükosuna riayet edilmesi gerekliliğini vurgulamış, işgalci güç İsrail’in işgal altındaki Kudüs üzerinde hiçbir egemenliği bulunmadığını yinelemiş ve ibadet edenlerin Kudüs’teki ibadet yerlerine erişimini engelleyen tüm uygulamalara son verilmesi gerektiğinin altını çizmiştir. Bakanlar, İsrail’in Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in kapılarını ibadet edenlere mübarek Ramazan ayı dahil olmak üzere 30 gün boyunca kesintisiz olarak kapalı tutmasını ve ibadet özgürlüğünü kısıtlamasını bir kez daha kınamış; bunun uluslararası hukukun, mevcut hukuki ve tarihî statüko ile işgalci güç İsrail’in yükümlülüklerinin ciddi bir ihlalini teşkil ettiğini belirtmiştir. Bakanlar, söz konusu tırmandırıcı tedbirlerin bölgesel ve uluslararası barış ve güvenlik açısından taşıdığı tehlikelere dair uyarılarda bulunmuştur. Bakanlar, toplam 144 dönümlük alanı kapsayan Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in tamamının yalnızca Müslümanlara ait bir ibadet yeri olduğunu yinelemiş; Ürdün Evkaf ve İslami İşler Bakanlığı’na bağlı Kudüs Evkaf İdaresi ve Mescid-i Aksa İşleri Dairesi’nin mübarek Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in işlerini yürütmek ve girişleri düzenlemek konusunda münhasır yetkiye sahip hukuki merci olduğunu vurgulamıştır. Bakanlar, işgalci güç İsrail’e Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in kapılarının kapatılmasına derhal son vermesi, Kudüs Eski Şehri’ne erişime yönelik kısıtlamaları kaldırması ve Müslümanların Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’e erişimini engellemekten kaçınması çağrısında bulunmuştur. Bakanlar ayrıca uluslararası topluma İsrail’i Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ve kutsal mekanların kutsiyetine halel getirmeye yönelik devam eden ihlallerine ve hukuka aykırı uygulamalarına son vermeye zorlayacak kararlı bir tutum benimsemesi çağrısı yapmıştır."

Körfez'de enerji savaşı: 5 ülkede 8 kritik tesise saldırı düzenlendi Haber

Körfez'de enerji savaşı: 5 ülkede 8 kritik tesise saldırı düzenlendi

ABD ve İsrail tarafından 28 Şubat tarihinde İran'a yönelik başlatılan askeri harekat, Orta Doğu'daki enerji arz güvenliğini sarsan bir misilleme dalgasına dönüştü. İran'ın karşı hamleleri neticesinde Körfez bölgesindeki 5 ayrı ülkede bulunan toplam 8 stratejik enerji tesisi doğrudan hedef alındı. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Bahreyn, Suudi Arabistan ve Kuveyt'teki tesislerde meydana gelen hasarlar nedeniyle küresel piyasalarda enerji fiyatları hızla yükselirken, birçok noktada mücbir sebep ilan edilerek üretim kısıtlamasına gidildi. KATAR LNG İHRACATINDA BÜYÜK KAYIP Katar Savunma Bakanlığı, 18 Mart'ta Ras Laffan Sanayi Bölgesi'ne yönelik gerçekleştirilen füze saldırısının LNG tesislerinde yangına yol açtığını duyurdu. Küresel LNG arzının yaklaşık yüzde 20'sini sağlayan bölgedeki kritik hasar, enerji piyasalarında derin endişe yarattı. Qatar Energy CEO’su Saad bin Şeride el-Kaabi, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Zarar gören üniteler, Katar'ın LNG ihracatının yaklaşık yüzde 17'sini temsil etmektedir. Füze saldırıları Katar'ın LNG ihracat kapasitesini yüzde 17 düşürdü ve yıllık yaklaşık 20 milyar dolar gelir kaybına neden oldu. Üretim tesislerimizde meydana gelen büyük çaplı hasarın onarılması 5 yıla kadar sürebilir ve bu durum bizi uzun vadeli mücbir sebep ilan etmeye zorlayacaktır." BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ'NDE GAZ VE PETROL HEDEFTE BAE yönetimi, 19 Mart'ta ülkenin enerji kalbi sayılan Habşan Doğal Gaz Tesisi ile Bab Petrol Sahası'na düzenlenen füze saldırılarının savunma sistemlerince engellendiğini açıkladı. Ancak imha edilen füzelerden düşen parçaların Habşan Tesisi'nde faaliyetlerin durmasına yol açtığı bildirildi. Ülkenin günlük doğalgaz gereksiniminin yüzde 80'ini karşılayan bu tesisin devre dışı kalması, iç piyasada ve sanayi üretiminde aksamalara neden oldu. SUUDİ ARABİSTAN VE KUVEYT'TE İHA HAREKETLİLİĞİ Suudi Arabistan'da 19 Mart'ta Yanbu Limanı'ndaki Samref Rafinerisi'ne yönelik İHA saldırı girişimi kaydedildi. Daha önce 2 ve 4 Mart tarihlerinde de benzer girişimlerin yaşandığı ülkede, Ras Tanura Rafinerisi'ne yönelik saldırı girişimi hakkında Savunma Bakanlığı Sözcüsü Turki el-Maliki, düşen parçaların küçük çaplı hasara ve yangına yol açtığını, ancak can kaybı olmadığını açıkladı. Kuveyt'te ise 19 Mart'ta Abdullah ve Ahmedi limanlarındaki rafineriler insansız hava araçlarıyla hedef alındı. Çıkan yangınlar kontrol altına alınırken, Hürmüz Boğazı'ndaki riskler sebebiyle rafinaj kapasitesinde azaltmaya gidildiği öğrenildi. BAHREYN'DE OPERASYONEL KISITLAMA VE FİYAT ARTIŞI Bahreyn Petrol Şirketi (BAPCO), 5 ve 9 Mart tarihlerindeki saldırıların ardından operasyonel süreçlerde mücbir sebep uygulamasına geçtiğini bildirdi. Rafineri birimlerini hedef alan bu saldırılar sonrasında yerel talebin önlemler sayesinde karşılandığı belirtildi. Bölgedeki bu istikrarsızlık, Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan sevkiyatları aksatırken Katar Enerji Bakanı Saad el-Kaabi, saldırıların devamı halinde petrolün varil fiyatının 150 dolara ulaşabileceği uyarısında bulundu. İsrail ve ABD'nin 28 Şubat operasyonuna karşılık olarak İran, ABD üslerine ev sahipliği yapan bölge ülkelerindeki enerji altyapılarını hedef almaya devam ediyor.

İran, ABD-İsrail saldırılarında topraklarını kullandırdığı gerekçesiyle Bahreyn ve BAE'den tazminat talep etti Haber

İran, ABD-İsrail saldırılarında topraklarını kullandırdığı gerekçesiyle Bahreyn ve BAE'den tazminat talep etti

Orta Doğu'da tırmanan askeri gerilim, diplomatik ve hukuki bir hesaplaşma evresine girdi. İran'ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Said İravani, ABD ve İsrail tarafından gerçekleştirilen saldırılarda kendi hava sahası ve topraklarının kullanılmasına izin veren bölge ülkelerinin uluslararası hukuk önünde sorumlu olduğunu savundu. İravani; Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri'ni (BAE) hedef alarak, bu ülkelerin Tahran'a tazminat ödemesi gerektiğini bildirdi. İran'ın yarı resmi haber kaynağı Tesnim Haber Ajansı'nda yer alan bilgilere göre Said İravani, Bahreyn ve BAE'nin askeri üslerini ve lojistik imkanlarını "ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırıları için kullanılabilir hale getirmesiyle" ilgili resmi itirazını BM Genel Sekreterliği ve Güvenlik Konseyi Başkanlığına iletti. ULUSLARARASI HUKUK VE EGEMENLİK VURGUSU BM'ye gönderilen mektupta, bir devletin topraklarını başka bir devlete karşı askeri saldırı amacıyla kullandırmasının uluslararası hukuk normlarını doğrudan çiğnediği kaydedildi. Belgede, Bahreyn yönetiminin bu hassasiyetler konusunda daha önce defalarca uyarıldığı ve bu durumun BM kayıtlarına da girdiği hatırlatıldı. İravani, operasyonlar sırasında sivil yerleşim birimlerinin ve masum insanların zarar gördüğünü dile getirerek, bu tablonun komşuluk hukukuyla bağdaşmadığını vurguladı. İranlı diplomat, BAE ve Bahreyn'in eylemlerinin devletler hukukuna göre sorumluluk doğurduğunu, bu kapsamda İran'ın uğradığı her türlü maddi ve manevi kaybın karşılanması için tazminat sürecinin işletilmesi gerektiğini belirtti. BÖLGESEL GERİLİMDE ÜS TARTIŞMASI Tahran yönetimi, daha önce yaptığı açıklamalarda ABD'nin bölgedeki varlığını eleştirerek, saldırıların Bahreyn ve BAE'den kalkan füzelerle desteklendiğini iddia etmişti. İravani'nin hamlesi, askeri çatışmaların ardından tarafların hukuki zemin üzerinden birbirini baskılama stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Dubai Havalimanı'nda 'İHA' paniği: Yakıt deposu vuruldu, uçuşlar durduruldu Haber

Dubai Havalimanı'nda 'İHA' paniği: Yakıt deposu vuruldu, uçuşlar durduruldu

Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) küresel havacılık merkezi Dubai'de hareketli saatler yaşandı. Dubai Uluslararası Havalimanı yakınlarında bulunan bir yakıt depolama tesisine insansız hava aracı (İHA) isabet etmesi sonucu yangın çıktı. Yerel makamlar, saldırının hemen ardından güvenlik protokollerini devreye alarak havalimanındaki operasyonları geçici olarak durdurma kararı aldı. Dubai Hükümeti Medya Ofisi tarafından sosyal medya platformu X üzerinden yapılan resmi bilgilendirmede, olayın detaylarına dair kritik veriler paylaşıldı. Yetkililer, tesis bölgesine düşen İHA'nın yol açtığı alevlerin sivil savunma ekiplerinin hızlı müdahalesiyle kısa sürede dizginlendiğini bildirdi. Açıklamada, "A drone incident in the vicinity of Dubai International Airport (DXB) affected one of the fuel tanks" ifadesi kullanılarak saldırının doğrudan yakıt altyapısını hedef aldığı teyit edildi. KRİTİK TESİSTE YANGIN KONTROL ALTINA ALINDI Saldırı sonrası bölgeden yükselen dumanlar şehrin pek çok noktasından görülürken, Dubai Sivil Savunma ekipleri alevlerin havalimanı ana binalarına ve diğer stratejik depolara sıçramasını engelledi. Yapılan incelemelerin ardından olayda herhangi bir can kaybı ya da yaralanma yaşanmadığı, sadece maddi hasar oluştuğu kaydedildi. Ancak riskin devam etme ihtimaline karşı uçuş trafiği tamamen kapatıldı. HAVA TRAFİĞİNDE GÜVENLİK ALARMI Dubai Uluslararası Havalimanı yönetimi, yolcu ve personel güvenliğini en üst düzeyde tutmak amacıyla uçuşları geçici bir süreliğine askıya aldıklarını duyurdu. Çok sayıda uçağın iniş yapamadığı ve çevre havalimanlarına yönlendirildiği öğrenilirken, seyahat planı olan yolcuların havayolu şirketleriyle irtibata geçmeleri istendi. Havalimanındaki aksamanın, bölgedeki artan gerilimin bir parçası olduğu ifade ediliyor. BÖLGESEL GERİLİM TIRMANIYOR Söz konusu saldırı, Orta Doğu'da son dönemde tırmanan füze ve İHA trafiğinin bir parçası olarak görülüyor. İran'ın, ABD ve İsrail'in hamlelerine karşı başlattığı misilleme operasyonları kapsamında 28 Şubat tarihinden bu yana bölgedeki yedi Arap ülkesinde yer alan ABD üsleri ve stratejik noktaları hedef aldığı biliniyor. Dubai'deki son olay, bölgedeki enerji ve ulaşım güvenliğine yönelik endişeleri tekrar gündeme taşıdı.

Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn’de petrol tesislerine saldırı: Brent petrol 114 doları aştı Haber

Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn’de petrol tesislerine saldırı: Brent petrol 114 doları aştı

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn, enerji altyapılarını hedef alan yeni saldırılarla sarsıldı. BAE’nin Fuceyre Emirliği tarafından yapılan resmi açıklamada, hava savunma sistemlerinin ülkeye yönelik bir saldırıyı etkisiz hale getirdiği ancak düşen şarapnellerin Foz petrol bölgesinde yangına sebebiyet verdiği bildirildi. Saldırının mahiyeti hakkında henüz detaylı bilgi verilmezken, olayda can kaybı veya yaralanma yaşanmadığı kaydedildi. Yetkililer, dezenformasyona karşı halkı sadece resmi kaynakları takip etmeye çağırdı. BAHREYN’DE MÜCBİR SEBEP İLANI Körfez bölgesindeki bir diğer stratejik nokta olan Bahreyn’de de petrol tesisleri saldırıların hedefi oldu. Bahreyn Ulusal Enerji Şirketi (BAPCO), Meamir bölgesindeki rafineri ünitesine yönelik gerçekleştirilen saldırının ardından operasyonlarında "mücbir sebep" ilan ettiğini duyurdu. BAPCO’dan yapılan açıklamada, İran kaynaklı saldırıların yol açtığı mevcut durumun üretim süreçlerini etkilediği, ancak yerel pazarın ihtiyaçlarının kesintisiz karşılanması için gerekli önlemlerin alındığı vurgulandı. Bölgede 5 Mart'tan bu yana devam eden misilleme saldırıları, enerji sevkiyatı güvenliğini ciddi şekilde tehdit ediyor. KÜRESEL PETROL PİYASALARINDA SERT YÜKSELİŞ Yaşanan jeopolitik kriz, petrol fiyatlarında dramatik bir yükselişi beraberinde getirdi. Haftanın ilk işlem gününde Brent petrolün varil fiyatı, Haziran 2022'den bu yana en yüksek seviye olan 114,3 dolara kadar tırmandı. Gün içinde 105,63 dolar seviyelerinde dengelenen Brent petrol, geçtiğimiz hafta sergilediği yüzde 28'lik artışla pandemiden bu yana en hızlı haftalık yükselişini gerçekleştirdi. Batı Teksas türü (WTI) ham petrol ise 101,81 dolardan işlem görüyor. Analistler, Hürmüz Boğazı'nın kapanma ihtimali ve arz kesintisi endişelerinin fiyatlardaki oynaklığı artırdığına dikkat çekiyor. TRUMP VE NETANYAHU CEPHESİNDEN MESAJLAR İran’a yönelik askeri operasyonların geleceği konusunda açıklamalarda bulunan ABD Başkanı Donald Trump, saldırıların sonlandırılması için net bir takvim vermedi. Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile eşgüdümlü hareket edeceklerini belirterek, "Son kararı ben vereceğim, ancak Netanyahu'nun görüşlerini de dikkate alacağım" ifadelerini kullandı. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt ise Washington'ın savaşın yaklaşık 4 ila 6 hafta sürmesini öngördüğünü belirtti. Öte yandan, Irak’ta petrol üretiminin saldırılar sonrası günlük 3,3 milyon varilden 1,3 milyon varile gerilediği bildirildi. BÖLGESEL ÇATIŞMALARIN EKONOMİK ETKİLERİ İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD ve İsrail’in saldırılarının dünya piyasalarını istikrarsızlaştırdığını savunarak Trump’ın fiyat tahminlerinin boşa çıktığını ileri sürdü. Kalibaf, Netanyahu’nun politikalarının küresel çıkarları tehdit ettiğini vurgularken, bölgedeki tansiyonun düşmemesi halinde enerji üretim ve dağıtım zincirinin tamamen kopabileceği uyarısında bulundu. Teknik analizlerde Brent petrol için 119,73 dolar direnç seviyesi olarak öne çıkarken, 95,82 dolar seviyesi ise kritik destek noktası olarak takip ediliyor.

Orta Doğu'daki gerilim Amazon'un bulut servislerini vurdu Haber

Orta Doğu'daki gerilim Amazon'un bulut servislerini vurdu

Orta Doğu'da cumartesi günü ABD, İsrail ve İran arasında başlayan askeri hareketlilik, bölgedeki kritik altyapı tesislerini ve küresel teknoloji yatırımlarını doğrudan etkiledi. Çatışmaların Körfez ülkelerine sirayet etmesiyle birlikte Amazon Web Services (AWS), bölgedeki hizmetlerinde aksamalar yaşandığını duyurdu. BAE'DEKİ VERİ MERKEZİNDE YANGIN VE ELEKTRİK KESİNTİSİ Amazon Web Services tarafından yapılan resmi açıklamada, Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki (BAE) veri merkezlerinden birinde yangın ve elektrik kesintisi meydana geldiği bildirildi. Şirket, yangının saldırılar sırasında tesise isabet eden parçalardan kaynaklandığını doğruladı. İtfaiye ekiplerinin müdahalesi sırasında güvenlik gerekçesiyle tesis ve jeneratörlerin elektriğinin kesildiği ifade edildi. AWS'nin BAE genelinde üç ana tesisinin bulunduğu bilinirken, bir diğer tesiste de "yerel güç sorunu" yaşandığı açıklandı. BULUT HİZMETLERİNDE AKSAMALAR DEVAM EDİYOR Yaşanan fiziksel hasarın ardından Amazon, Orta Doğu operasyonlarında veri erişim sorunları yaşandığını kaydetti. Şirket açıklamasında, "DynamoDB ve S3 gibi diğer AWS hizmetlerinde de önemli hatalar ve gecikmeler yaşanıyor. Bağlantıyı geri yüklemek için aktif olarak çalışıyoruz. Kesintiden etkilenen verileri kurtarmaya başlayacağız. Şu an itibariyle, kurtarmanın birkaç saat süreceğini tahmin ediyoruz" ifadelerine yer verildi. BÖLGESEL RİSK VE TEKNOLOJİ YATIRIMLARI İran'ın; Katar, Kuveyt, BAE, Suudi Arabistan ve Bahreyn gibi ABD üslerine ev sahipliği yapan ülkeleri hedef alabileceğine dair açıklamaları, bölgedeki teknoloji devlerinin yatırımlarını risk altına soktu. AWS'nin yaşadığı bu aksaklık, dijital altyapının jeopolitik krizlere karşı hassasiyetini bir kez daha gündeme taşıdı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.