#bitki

İLKHABER-Gazetesi - bitki haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, bitki haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Binlerce yıllık geleneksel bilgi unutulmaya yüz tutuyor Haber

Binlerce yıllık geleneksel bilgi unutulmaya yüz tutuyor

Antakya Doğa Sanat ve Turizm Derneği Başkanı Dr. Biyolog Samim Kayıkçı, Hatay’ın bitki çeşitliliğinin hem kültürel miras hem de gelecek için önemli bir besin kaynağı olduğunu belirtti. Kayıkçı, yenilebilir doğal otların insanlık tarihi boyunca temel gıda kaynaklarından biri olduğunu, tarım öncesi toplumların bu bitkileri deneme-yanılma yöntemiyle keşfederek nesiller boyu aktardığını anlattı. Kayıkçı, tarımın icadı ve yerleşik hayatla birlikte medeniyetlerin şekillendiğini, endüstriyel tarımın yaygınlaşmasıyla ürün çeşitliliğinin azaldığını ve binlerce yıllık geleneksel bilgi birikiminin unutulma riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Anadolu’nun benzersiz coğrafi ve iklim koşullarının bitki çeşitliliğini özel kıldığını anlatan Kayıkçı, Türkiye’de yetişen doğal bitkilerin yaklaşık üçte birinin başka hiçbir bölgede bulunmadığını aktardı. Kayıkçı, bu bitkilerin tarih boyunca hem besin hem de şifa amacıyla kullanıldığına işaret etti. “HATAY, YENİLEBİLİR OTLARIN MERKEZİ” Hatay’ın zengin florasının yenilebilir doğal otlar açısından da öne çıktığını dile detiren Kayıkçı, il genelinde geleneksel olarak tüketilen bazı otları şöyle sıraladı: Ebegümeci (hıbbez), körmen (kırret), ekşilik (hımmayda), çobançantası (ıcril ğasfur), semizotu (bıkkayli), eşek marulu (şreynuke), gelincik (şkayyık), ısırgan (kırros), yabani turp (fıcceyli), ıspatan (kırayra), tırşık (zbeybillüf), boğaotu (şvereb-ıl şeb) ve sahil andız otu (haşişi). Bu otların yalnızca Hatay’da değil, Türkiye’nin farklı bölgelerinde ve dünyanın çeşitli ülkelerinde de geleneksel besin olarak tüketildiğini belirten Kayıkçı, doğal ortamdaki bitkilerin insanları ortak bir kültürel paydada buluşturan evrensel bir miras olduğunu ifade etti. Yoğun kimyasal gübre ve ilaç kullanımının sağlıklı gıdaya erişimi zorlaştırdığına dikkat çeken Kayıkçı, iklim değişikliği nedeniyle artan sıcaklık ve kuraklığın tarımsal üretim üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu söyledi. Kayıkçı, “Bazıları için sıradan bir ot, bazıları için kocakarı ilacı gibi görünen bu bitkiler aslında paha biçilmez bir hazine. Yemek yapılan geleneksel bilgileri korumak ve gelecek nesillere aktarmak hepimizin görevi” dedi. Hataylıların doğadan gelen bu lezzet ve bilgeliği koruması gerektiğini vurgulayan Kayıkçı, bir gün dünya çapında bir “Ot Festivali” düzenleme hayalini paylaştı: “Herkes gelsin, tadan, öğrensin; biz de kendi kültürümüzü nesilden nesile aktaralım. Bu otlar sadece besin değil, kimliğimizin bir parçası.”

Milleyha’da keşfedilen bitkiye ‘acil koruma’ çağrısı Haber

Milleyha’da keşfedilen bitkiye ‘acil koruma’ çağrısı

Hatay’ın Samandağ ilçesinde yer alan Milleyha Sulak Alanı, Türkiye’nin en önemli göç yollarından birinin üzerinde bulunuyor. Leylekler, pelikanlar ve yırtıcı kuşlar gibi göç eden kuşların kullandığı bu bölge, Türkiye’deki üç ana göç yolu arasında yer alıyor. Nadir kuş türlerine ev sahipliği yaparak biyolojik çeşitliliği koruyan hassas bir habitat olarak dikkati çeken Milleyha Sulak Alanı, bitki türleriyle de sürpriz yaratıyor. Asi Nehri’nin denize döküldüğü bölgede geçtiğimiz günlerde Prof. Dr. Hasan Yıldırım ve Dr. Samim Kayıkçı tarafından keşfedilen ve kayıtlara ‘Arum Milleyhanum’ olarak geçen bitki türü de bölgenin farklılığını gözler önüne seriyor. Dr. Kayıkçı, bölgeye özgün bir Arum türü olan bu bitki türünün keşfini, “Bu önemli keşif, Milleyha’nın önemini gözler önüne seriyor” ifadesiyle dile getiriyor. Endemik türler bu bölgede Doğa Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dicle Tuba Kılıç, kuş ve kelebek türlerinin yanı sıra 300’den fazla içerisinde nadir ve endemik türlerin de bulunduğu bitki çeşitliliğine sahip olan alanda keşfedilen bitkinin, koruma altına alınması gerektiğini söyledi. Arum milleyhanum (Milleyha tırşiği) adlı bitkinin hem Türkiye hem dünya florasına kazandırılan yeni bir bitki olduğunu ifade eden Kılıç “Arum milleyhanum, dünyada yalnızca Milleyha Sulak Alanı’nda bulunan endemik bir tür. Deniz seviyesine yakın kumul alanlarda yetişiyor ve coğrafi olarak izole, çok sınırlı bir popülasyona sahip. Ancak, bulunduğu alan yapılaşma, atık dökümü, aşırı otlatma ve sulak alanın tahribatı gibi insan kaynaklı baskılar nedeniyle ciddi tehdit altında.  Sadece 250 adet gözlemlenen bu türün yaşam alanının yok olma riski var. IUCN kriterlerine göre ‘Kritik Tehlike Altında (CR)’ olarak değerlendirilmesi ve Arum milleyhanum için acil koruma planı uygulanması gerekiyor. Dünya çapında kritik öneme sahip Milleyha Sulak Alanı korunmalı” dedi.

Milleyha Sulak Alanı sürprizlerle dolu Haber

Milleyha Sulak Alanı sürprizlerle dolu

Hatay’ın Samandağ ilçesinde yer alan Milleyha Sulak Alanı, Türkiye’nin en önemli göç yollarından birinin üzerinde bulunuyor. Leylekler, pelikanlar ve yırtıcı kuşlar gibi göç eden kuşların kullandığı bu bölge, Türkiye’deki üç ana göç yolu arasında yer alıyor. Her yıl yüzbinlerce kuş, göç yolculuklarında bu alanda konaklayarak besleniyor ve dinleniyor. Milleyha Sulak Alanı, su kuşları ve ötücü kuşlar için de kritik bir ekosistem özelliği taşıyor. Milleyha, kuşların göç yolculuklarında hayatta kalabilmesi için beslenme, dinlenme ve yaşamlarını sürdürebilmeleri adına hayati önem taşıyor. Bunun yanı sıra, bölge, nadir kuş türlerine ev sahipliği yaparak biyolojik çeşitliliği koruyan hassas bir habitat olarak dikkati çekiyor. Her dönem yüzlerce ziyaretçi ağırlayan ve korunmaya yönelik farkındalık yaratmak amacıyla "Milleyha Günlükleri" adlı bir proje başlatılan Milleyha Sulak Alanı, tüm olumsuzluklara karşın yeni bitki bitki türleriyle de sürpriz yaratıyor. Arum milleyhanum Asi Nehri’nin denize döküldüğü yerde bulunan Milleyha Sulak Alanı’nda , geçtiğimiz günlerde Prof. Dr. Hasan Yıldırım ve Dr. Samim Kayıkçı tarafından yeni bir bitki türü keşfedildi. Alanda yapılan araştırmalar sırasında fark edilen bu tür; morfolojik incelemeler ve literatür karşılaştırmaları sonucu bilim için daha önce tanımlanmamış, özgün bir Arum türü olarak kayıtlara geçti. Samandağlı Dr. Samim Kayıkçı bu önemli keşifle ilgili olarak, “Dilerim bu coğrafyanın ne kadar özel olduğunu, neden sahip çıkmamız gerektiğini anlamamıza bir nebze katkısı olur” dedi. Milleyha Sulak Alanı’nda 313 kuş türü, 300’den fazla içerisinde nadir ve endemik türlerin de bulunduğu bitki çeşitliliği, 31 kelebek türü ve sahil şeridinde 2 bine yakın yeşil deniz kaplumbağasının yuva yaptığı bir alan.  

Türkiye'nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, uzayda 13 önemli deney gerçekleştirdi Haber

Türkiye'nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, uzayda 13 önemli deney gerçekleştirdi

Gezeravcı, yürütücülüğünü Ege Üniversitesi öğretim üyelerinin yaptığı Tuz Gölünde yetişen Schrenkiella parvula isimli halofit bitkinin uzay ortamına karşı verdiği fizyolojik ve moleküler tepkilerini araştıran ilk deneyinin görsellerini proje ekibi ile paylaştı. İlk Türk astronot Alper Gezeravcı, yurda döndü. Gezeravcı, 21 gün süren görevi boyunca çeşitli üniversite ve araştırma kurumları tarafından hazırlanan 13 önemli deneyi gerçekleştirerek görevini başarıyla tamamladı. Alper Gezeravcı'nın yaptığı deneylerden biride Ege Üniversitesi öğretim üyelerine ait. Gezeravcı, yürütücülüğünü Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Doç. Dr. Rengin Özgür Uzilday’ın yaptığı, Doç. Dr. Barış Uzilday ve Prof. Dr. İsmail Türkan’ın araştırmacı olarak görev aldığı "Ekstrem Halofit Olan Schrenkiella Parvula’nın Tuz Stresine Verdiği Yanıtların Uzay Ortamında Araştırılması- EXTREMOPHYTE" isimli projenin deneyini uzayda gerçekleştirdi. Gezeravcı, Tuz Gölünde yetişen Schrenkiella Parvula isimli halofit bitkinin uzay ortamına karşı verdiği fizyolojik ve moleküler tepkilerini araştıran ilk deneyinin görsellerini günden güne proje ekibi ile paylaştı. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, ülke tarihinde yeni bir sayfanın açıldığını söyledi. Rektör Budak, "Ülkemiz, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde başlatılan Milli Teknoloji Hamlesi ve Türkiye Yüzyılı vizyonu kapsamında, önemli projeleri gerçeğe dönüştürmeye devam ediyor. İlk Türk astronot Alper Gezeravcı, uzay misyonunu tamamlayarak döndü. Türk milletinin gurur kaynağı olan Gezeravcı, insanlı ilk uzay görevine ve Türk Uzay Bilim Misyonuna imza atarak, ülkemiz tarihinde yeni bir sayfa açılmasına öncülük etti. Alper Gezeravcı, 21 gün süren görev boyunca, Türk bilim insanları tarafından hazırlanan 13 bilimsel deney gerçekleştirdi. İlk olarak üniversitemiz akademisyenleri yürütücülüğünde hazırlanan Tuz Gölünde yetişen endemik Schrenkiella Parvula isimli halofit bitkinin uzay ortamına karşı verdiği fizyolojik ve moleküler tepkileri araştıran ‘EXTREMOPHYTE’ deneyini gerçekleştirdi. Ege Üniversitesi olarak ülkemize örnek olan bilim ve teknoloji öncelikli ekosistemimizi daha da güçlendirip, bilim ve teknolojide en ileri seviyeyi yakalamak, ‘Türkiye Yüzyılını Türk bilim yüzyılı yapmak için daha çok çalışacağız” diye konuştu. “İkinci ve üçüncü günde bitkilerin çimlendiklerini gözlemledik” Deney sürecini anlatan Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Barış Uzilday da “Deney sürecinde fotoğraflar, gündelik olarak bizlere ulaştı. İkinci ve üçüncü günde bitkilerin çimlendiklerini gözlemledik. Bu, bizim için çok önemliydi. Beklediğimiz büyüme seviyesine ulaştıklarını ancak bitkilerin yaprak ve gövde şekillerinin mikro yer çekimi ile farklılık gösterdiğini gördük. Parvula bitkisi Tuz Gölü etrafında yüksek tuza, ağır metallere, düşük ve yüksek sıcaklığa toleranslı, zorlu şartlara adapte olabilen bir bitki. Mars gibi insanların ileride gitmeyi ve tarım yapmayı amaçladığı yerlerde orayı ıslah edebilmeyi sağlayacak öncü özelliklere sahip” dedi. “Metabolik süreç tamamen durduruldu” Bundan sonra yaşanacak süreç hakkında bilgi veren Doç. Dr. Uzilday, “Bitkiler, deney sonunda astronotumuz Alper Gezeravcı tarafından hasat edildi. Bir fiksatif solüsyon ile metabolik süreç tamamen durduruldu. Daha sonra Uluslararası Uzay İstasyonunda -80 °C derin dondurucuya aktarıldı. Aynı sıcaklıkta kapsül içinde dünyaya getirildi. Oradan da ülkemize geldi. Bunu takiben biz burada hem bitkilerin büyüme performansı hem de yeni nesil RNA dizilime yöntemi ile hangi genler aktifleşmiş, mikro yer çekimi altında bitki tuza nasıl yanıt vermiş bunları araştırmaya çalışacağız” diye konuştu.

Haziran Ayı Bitkileri: Bahçelerde Renklenme Zamanı Haber

Haziran Ayı Bitkileri: Bahçelerde Renklenme Zamanı

İbrahim Baysal İlkhaber- Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte bahçelerimizde renkli ve canlı bitkiler yetiştirmenin zamanı geldi. Haziran ayı, bahçe sahipleri için özellikle çiçek açan bitkilerin görkemli bir şölen sunacağı bir dönemdir. İşte bahçelerinizi renklendirecek bazı haziran ayı bitkileri: ·        Gül: Gül, bahçelerin kraliçesi olarak bilinir ve Haziran ayında güzellikleriyle göz kamaştırır. Farklı renk ve kokularıyla peyzajınıza zarif bir dokunuş sağlar. Bahçenizin her köşesinde farklı gül çeşitlerini görebilir, bu eşsiz çiçeklerin tadını çıkarabilirsiniz. ·        Papatya: Papatyalar, doğanın masumiyetini simgeler. Haziran ayında açan beyaz veya pembe papatyalar, bahçenizin atmosferini romantik bir hava katar. Ayrıca, bu sevimli çiçekleri hasat ederek, güzel bir buket yapabilir veya kurutabilirsiniz. ·        Lavanta: Lavanta bitkisi, hoş kokusu ve mor renkli çiçekleriyle bahçelerde popülerdir. Haziran ayında lavantalar, bahçenize huzur ve ferahlık getirir. Ayrıca, lavanta çiçeklerini kurutarak parfüm veya potpourri yapımında da kullanabilirsiniz. ·        Sardunya: Sardunya bitkisi, dayanıklı ve renkli çiçekleriyle tanınır. Haziran ayında sardunyalar bahçelerde göz alıcı bir görüntü oluşturur. Farklı renk ve desenleriyle bahçenizin her köşesine neşe katar. ·        Yasemin: Haziran ayında açan yasemin çiçekleri, bahçenizin güzelliğini ve kokusunu taçlandırır. Beyaz çiçekleriyle göz alıcı bir görünüm sunan yasemin bitkisi, özellikle akşam saatlerinde yaydığı hoş kokusuyla da etkileyicidir. ·        Kadife Çiçeği: Kadife çiçeği, Haziran ayında kendini gösteren zarif bir bitkidir. Mor, pembe, sarı ve beyaz renklerde çiçekleri olan kadife çiçeği, bahçenize canlılık ve renk katmanın yanı sıra çekici bir dokunuş sağlar. ·        İnci Çiçeği: İnci çiçeği, hafif kokusu ve beyaz çiçekleriyle dikkat çeken bir bitkidir. Haziran ayında açan inci çiçekleri, bahçenizin atmosferine zarif bir dokunuş yapar. Haziran ayı, bahçelerimizin en renkli ve canlı olduğu dönemlerden biridir. Yukarıda bahsedilen bitkiler, sadece birkaç örnek olup, pek çok başka çiçek ve bitki de bu ayda güzelliklerini sergiler. Bahçenizdeki bitkileri seçerken iklim koşullarını göz önünde bulundurarak çeşitlilik yaratmanız, bahçenizin büyüleyici bir görünüme sahip olmasını sağlayacaktır. Haziran ayında bitkilerin doğal büyüme döngüsüne tanık olarak bahçenizin güzelliğinin keyfini çıkarın.

Mersin'de kadınların ektiği "şevketibostan" bitkisi hasat edildi Haber

Mersin'de kadınların ektiği "şevketibostan" bitkisi hasat edildi

MERSİN (AA) - Mersin'in Akdeniz ilçesinde, kooperatif bünyesinde tarım yapan kadınların yetiştirdiği "şevketibostan" bitkisi için hasat etkinliği düzenlendi. Akdeniz Renkli Eller Kadın Girişim ve Üretim Kooperatifi bünyesindeki kadınlar, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Akdeniz Belediyesinin desteğiyle İhsaniye Mahallesi'ndeki 2 dönümlük araziye "akkız" ve "bostanotu" olarak da bilinen şevketibostan ekti.Olgunlaşan bitkinin hasadı için yapılan etkinlikte, AK Parti Mersin Milletvekili Zeynep Gül Yılmaz, Akdeniz Belediye Başkanı Mustafa Gültak ile İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı Mustafa Nevzat Zaim, kadınlarla birlikte ürünü topladı.Programda, şevketibostan bitkisinden hazırlanan ürünler sergilendi, katılımcılara ikram edildi.AK Parti Mersin Milletvekili Yılmaz, burada yaptığı konuşmada, şevkibostanın, tıp dünyasında kullanılan bir bitki olduğunu söyledi.Yılmaz, "Şevketibostan, endüstriyel ve tıbbi bir bitki. Topraklarımızı değerlendirmemiz ve kadınlarımızın yetiştirdikleri ürünlerden para kazanabilmeleri güzel bir şey. El birliğiyle kadınlarımızın ellerinden tutmaya devam edeceğiz." dedi.- "Çok faydalı bir bitki"Akdeniz Belediye Başkanı Gültak da tarım alanlarını alternatif ürünlerle değerlendirmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirtti.Kooperatif üyesi kadınların bitki tohumlarını 3 ay önce ektiklerini dile getiren Gültak, şunları kaydetti:"Şevketibostan bitkisinden yapılmış leziz yemekleri tattık. Çok faydalı bir bitki. İşin içinde kadınlar olunca memlekette barış, sevgi ve huzur oluyor. Kadınlarımız diğer alanların yanı sıra tarım alanına da girmiş oldular. Kadınlarımız hem mutlu hem de ekonomiye katkı sağlıyor."İhsaniye Mahalle Muhtarı da olan kooperatif başkanı Zehra Yılmaz da ürünü hasat etmenin sevincini yaşadıklarını söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.