#Boj

İLKHABER-Gazetesi - Boj haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Boj haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Borsa günü yükselişle tamamladı Haber

Borsa günü yükselişle tamamladı

BIST 100 endeksi, önceki kapanışa göre 48,25 puan artarken, toplam işlem hacmi 117,5 milyar lira oldu. Bankacılık endeksi yüzde 1,24, holding endeksi yüzde 0,11 değer kazandı. Sektör endeksleri arasında en fazla kazandıran yüzde 2,38 ile spor, en çok kaybettiren ise yüzde 0,99 ile inşaat oldu. Küresel piyasalarda, yatırımcıların odağında gün boyunca ABD'de enflasyon verileri ve Avrupa Merkez Bankası (ECB) ile İngiltere Merkez Bankasının (BoE) para politikası kararları bulunurken, yurt içinde BIST 100 endeksi günü pozitif bir seyirle tamamladı. ABD'de kasım ayında enflasyon yıllık bazda yüzde 2,7 ile beklentilerin altında gerçekleşti. Merkez bankaları tarafında ise ECB faizleri beklentiler paralel olarak sabit tutarken, BoE politika faizini beklentiler doğrultusunda 25 baz puan düşürerek yüzde 3,75'e çekti. Yurt içinde açıklanan verilere göre ise Merkez Bankası rezervleri 190,8 milyar dolar olurken, Kur Korumalı Türk Lirası Mevduat ve Katılma Hesapları (KKM) geçen hafta 1 milyar 318 milyon lira azalarak 11 milyar 605 milyon liraya düştü. Analistler, yarın yurt içinde tüketici güven endeksi ve uluslararası yatırım pozisyonunun, yurt dışında ise Japonya'da enflasyon, Japonya Merkez Bankasının (BoJ) faiz kararı, Almanya'da Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ve Avro Bölgesi'nde tüketici güven endeksi başta olmak üzere yoğun veri gündeminin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 11.500 ve 11.600 puanın direnç, 11.300 ve 11.200 puanın ise destek konumunda olduğunu ifade etti.

BoJ, artan enflasyonist baskılarla faiz artırımına hazırlanıyor Haber

BoJ, artan enflasyonist baskılarla faiz artırımına hazırlanıyor

Japonya Merkez Bankası ocak ayında gerçekleştirilen para politikası toplantısında politika faizini yüzde 0,50'ye yükseltmişti. Ocak ayındaki faiz artırımının ardından banka, 6 para politikası toplantısında faiz oranında değişikliğe gitmemişti. Bu süre içinde ülkede enflasyonist baskılar devam ederken, yeni Başbakan Takaichi Sanae'nin genişleyici mali politika izleme yanlısı tutumu fiyatlar genel düzeyindeki artışın sürebileceği endişelerini oluşturdu. Bu gelişmelerle birlikte piyasa beklentileri, BoJ’un cuma günkü toplantısında politika faizini yüzde 0,50’den yüzde 0,75’e çıkarması yönünde şekilleniyor. Politika metninde ekonominin tahminlerine uygun şekilde şekillenmesi halinde borçlanma maliyetlerini artırmaya devam edeceği taahhüdünü yineleyen BoJ, tahminlerini değiştirmeyerek çekirdek enflasyonun 2025 mali yılında yüzde 2,7, 2026 mali yılında yüzde 1,8 olarak öngörüldüğünü açıklamıştı. Ekim ayına ilişkin verilere göre Japonya'da yıllık bazda ulusal çekirdek enflasyon yüzde 3 seviyesine yükselerek, BoJ'un yılsonu beklentilerinin üzerinde gerçekleşmişti. BOJ'UN FAİZ ARTIRIMINA KESİN GÖZÜYLE BAKILIYOR Capital Economics Asya Pasifik Başekonomisti Marcel Thieliant, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, BoJ'un cuma günü politika faizini artırmasının neredeyse kesin olduğunu belirterek, politika faizinin 2027 sonuna kadar yüzde 1,75'e ulaşmasını beklediklerini söyledi. Thieliant, başlangıçta BoJ'un ücret artışlarının gücü hakkında daha fazla bilgi edinmek için ocak toplantısına kadar bekleyeceğini düşündüklerini ifade ederek, Kazuo Ueda'nın, geçen hafta yaptığı konuşmada ücret artışlarında gücün devam ettiğini işaret eden açıklamalarının fikirlerini değiştirdiğini bildirdi. Ueda'nın açıklamasından faiz artırımına ilişkin sinyaller alındığını ifade eden Thieliant, "BoJ'un politika faizini bu hafta yüzde 0,75'e yükseltmesini bekliyoruz." dedi. Thieliant, mevcut durumda enflasyon görünümünün alışılmadık derecede belirsiz olduğunu aktararak, şu değerlendirmede bulundu: "Bir yandan benzin vergisinin düşürülmesi ve enerji sübvansiyonları, manşet enflasyonun ocak ayına kadar yüzde 1 gibi düşük bir seviyeye inebileceği anlamına geliyor. Eğer ham petrol fiyatlarının düşmeye devam edeceği ve yenin 2027 sonuna kadar 145'e güçleneceği konusunda haklıysak, enerji fiyatlarından kaynaklanan aşağı yönlü baskı, manşet enflasyonu önümüzdeki birkaç yılın büyük bölümünde Banka'nın yüzde 2 hedefinin altında tutacak kadar büyük olacaktır." Taze gıda ve enerji hariç enflasyonun ekim ayında yüzde 3,1 olduğunu aktaran Thieliant, taze gıda ve enerji hariç enflasyonun 2026'ya kadar bu seviyelerde kalacağından şüphelendiklerini aktardı. "Çoğu firmanın daha yüksek borç maliyetleriyle başa çıkabileceğini bekliyorum" Thieliant, diğer merkez bankalarının parasal gevşemeye devam ettiği ve hazırlandığı bir ortamda, durgunluk endişesinin BoJ'un sıkılaştırma yolunu rayından çıkarma riskinin düşük olduğunu ifade etti. Japonya'da kurumsal karların güçlenerek arttığını aktaran Thieliant, "Çoğu firmanın daha yüksek borç maliyetleriyle başa çıkabileceğini bekliyorum." dedi. Thieliant, konut piyasasına yönelik ise şu değerlendirmelerde bulundu: "Faiz artırımlarıyla birlikte Japon ekonomisinde etkilenecek en zayıf halka konut piyasası olabilir. BoJ'un Mart 2024'te faiz artırımına başlamasından bu yana konut fiyatlarındaki artışın hızlandığı bir gerçek. Parasal sıkılaşmanın oldukça kademeli ilerlemesi, borç maliyetlerinin de sınırlı hızda artmasını sağlıyor. Ancak, konut fiyatlarının 2012'den bu yana gelirlere oranla iki katına çıkmış olması, giderek sürdürülemez bir tablo çiziyor. Gayrimenkul piyasasındaki olası bir düşüş, ekonomik aktivite üzerinde ciddi baskı oluşturabilir." Faiz artışına gidilirse son 30 yılın en yüksek faiz seviyesine ulaşılmış olacak Yatırım Finansman Strateji ve Yatırım Danışmanlığı Uzmanı Berna Önsel de BoJ'un faiz kararına yönelik piyasa beklentisinin 25 baz puanlık bir faiz artışı yönünde olduğunu vurgulayarak, "Faiz artışına gidilirse, BoJ'un politika faizi yaklaşık son 30 yılın en yüksek seviyesine ulaşmış olacak." dedi. Önsel, BoJ Başkanı Ueda'nın geleceğe ilişkin yapacağı sözlü yönlendirmede son derece önemli olacağını ifade ederek, geçmişte BoJ'un ultra gevşek para politikası izlemesinin düşük faizle borçlanıp yüksek faize yatırım yapma açısından (carry trade) Japon yenini oldukça önemli bir konuma taşıdığını söyledi. BoJ'un Ağustos 2024'te ultra gevşek para politikasından ilk çıkış adımını atmasının carry trade pozisyonlarında önemli şok etkisi yarattığı hatırlatan Önsel, sözlerine şöyle devam etti: "BoJ'un faiz artırıp, Fed'in faiz indiriyor olması carry trade pozisyonları üzerinde etki oluşturmaya devam edecektir. Ancak, Ağustos 2024'te yaşanan ilk şokun ve sonrasındaki dengelenmenin ardından, önümüzdeki süreçte gözlenebilecek dalgalanmaların görece daha sınırlı kalması beklenebilir. BoJ-Fed ya da BoJ-ECB faiz makasları başta olmak üzere gelişmekte olan ülke faizleri ile olan makas da, gerek kısa vadede gerekse de orta-uzun vadede küresel risk iştahı ve sermaye akımlarının yönü açısından önemli bir belirleyici olmayı sürdürecek. Yen cinsinden borçlanmak pahalı hale geldikçe, diğer bir ifadeyle daha önceki carry trade avantajı azaldıkça, bu kanal üzerinden ABD, Avrupa ve gelişmekte olan ülkelere yönelen sermaye akımlarının kademeli olarak yavaşlaması beklenebilir." Önsel, BoJ'un faiz artırım, Fed'in ise faiz indirim döngüsünde olmasının, önümüzdeki süreçte dolar/yen paritesinde bir miktar daha Japon Yeni lehine seyir gözlenmesini sağlayabileceğini belirtti BoJ'un alacağı kararın yanı sıra yapılacak sözlü yönlendirmelerin de yakından takip edileceğini aktaran Önsel, "Önümüzdeki süreçteki adımlarının büyüklüğü ve sıklığına yönelik yapılacak sözlü yönlendirme yalnızca Japonya ekonomisi açısından değil, küresel finansal piyasalar, emtia fiyatları ve sermaye akımlarının seyri açısından da yakından izlenecek." dedi.

Küresel piyasalar, ABD ve Japonya merkez bankalarının faiz kararına odaklandı Haber

Küresel piyasalar, ABD ve Japonya merkez bankalarının faiz kararına odaklandı

Küresel piyasalarda geçen hafta teknoloji şirketlerinin beklentileri karşılamayan finansal sonuçlarının ardından oynaklığın arttığı görülürken gelecek hafta gözler, Fed ve BoJ faiz kararları başta olmak üzere yoğun veri gündemine çevrildi. Geçen hafta ABD'de yoğunlaşan bilanço takviminin hisse ve sektör bazlı etkileri dünya geneline yayılırken açıklanan büyüme verilerinin ardından ülkede güçlenen "yumuşak iniş" beklentisi ise kayıpların kısmen telafi edilmesine yardımcı oldu. Amerikan teknoloji şirketlerinden Alphabet'in geliri, bu yılın ikinci çeyreğinde yüzde 14 ve net karı yüzde 28,6 artış kaydederek beklentileri aşsa da yapay zeka konusunda henüz istenilen ilerlemeyi gerçekleştirememesi yatırımcıları tedirgin etti. Elektrikli otomobil üreticisi Tesla'nın net karı ise bu yılın ikinci çeyreğinde 2023'ün aynı dönemine kıyasla yüzde 45 düştü. Bilanço tarafında gelecek hafta Microsoft ve Meta Platforms gibi şirketlerin finansal sonuçları yatırımcıların odağına yerleşirken Fed'in faiz kararı ve yoğun veri gündeminin piyasaların yönü üzerinde belirleyici olması bekleniyor. Fed'in gelecek hafta politika faizini sabit bırakmasına kesin gözüyle bakılırken politika metni ve Fed Başkanı Jerome Powell'ın açıklamalarından alınacak ipuçlarının varlık fiyatlarını etkileyeceği öngörülüyor. Para piyasalarındaki fiyatlamalar, bankanın yıl sonuna kadar yapacağı 3 toplantıda da faiz indirimine gidebileceği ihtimalini öne çıkarırken özellikle cuma günü açıklanacak istihdam raporundaki verilerin söz konusu beklentileri değiştirebileceği ifade ediliyor. Tahvil piyasalarında bu hafta yatırımcıların "bekle-gör" duruşu nedeniyle oynaklık sınırlı kalırken ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi, haftayı 10 baz puan azalışla yüzde 4,20'den tamamladı. Dolar endeksi de 104,3'te yatay seyretti. Geçen hafta altının ons fiyatı yüzde 0,6 azalışla 2 bin 387 dolara gerilerken gümüşün onsu yüzde 4,4 ile düşüş eğilimini üçüncü haftaya taşıdı. Elektrikli otomobillerin gelecekte daha az bakır kullanabileceğine yönelik haber akışıyla düşüş eğilimini üst üste üçüncü haftaya taşıyan bir diğer metal olan bakırın libresi yüzde 3,2 değer kaybıyla 4,1 dolara gerilerken Brent petrolün varil fiyatı haftayı yüzde 2,6 azalışla 79,7 dolardan tamamladı. New York borsası karışık seyretti New York borsasında geçen hafta bilanço sezonu, hisse ve sektör bazlı oynaklığa neden olsa da ülkede ikinci çeyrekte büyümenin yüzde 2,8'le beklentileri aşması, "yumuşak iniş" beklentilerini güçlendirdi. Ülkede dün açıklanan verilere göre kişisel tüketim harcamaları, haziranda aylık yüzde 0,3 ile beklentilere paralel artış kaydetti. Kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi de haziranda aylık yüzde 0,1 ve yıllık bazda yüzde 2,5 ile beklentiler dahilinde arttı. Fed'in enflasyon göstergesi olarak dikkate aldığı gıda ve enerji kalemlerinin hesaplama dışı tutulduğu çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi ise haziranda aylık bazda yüzde 0,2 ile beklentilere paralel artarken yıllık bazda yüzde 2,6 ile beklentilerin biraz üzerinde yükseldi. Çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi, mayısta da yıllık yüzde 2,6 artmıştı. Öte yandan, ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris, Başkan Joe Biden'ın adaylıktan çekilmesinin ardından Demokratların en güçlü başkan adayı konumunda bulunuyor. Başkan Biden'ın sağlık durumuna ilişkin endişeler ve Cumhuriyetçilerin adayı eski ABD Başkanı Donald Trump'ın saldırıya uğramasının ardından anketlerde Trump'ın büyük oranda favori konumuna yerleşmesi, Demokratlar arasında tartışmalara neden olmuştu. Analistler, Trump'ın ABD'deki anketlerde hala önde olduğunu belirtiyor. Bu gelişmelerle geçen hafta Nasdaq endeksi yüzde 2,08 ve S&P 500 endeksi yüzde 0,83 değer kaybederken Dow Jones endeksi yüzde 0,75 değer kazandı. Gelecek hafta pazartesi Dallas Fed imalat aktivite endeksi, salı New York Fed tüketici güven endeksi ile JOLTS açık iş sayısı, çarşamba Fed'in faiz kararı ve ADP özel sektör istihdamı, perşembe haftalık işsizlik başvuruları ve ISM imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) ile cuma istihdam raporu, fabrika siparişleri kişisel gelir ve dayanıklı tüketim malları siparişleri takip edilecek. Avrupa'da İngiltere Merkez Bankasının faiz kararı yatırımcıların odağında olacak Avrupa borsalarında da geçen hafta karışık bir seyir hakim olurken İngiltere Merkez Bankasının (BoE) perşembe günkü para politikası kararları yatırımcıların odağına yerleşti. Bankanın gelecek hafta politika faizini sabit tutması beklenirken politika metni ve BoE Başkanı Andrew Bailey'nin açıklamalarından alınacak sinyallerin gelecek dönem para politikası için ipuçları verebileceği tahmin ediliyor. Öte yandan, bölgede geçen hafta açıklanan verilerin ekonomik aktivitenin yavaşlamaya devam ettiğini göstermesi risk iştahını törpülüyor. Buna göre, Almanya'da imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) 42,6 ve hizmet sektörü PMI 52, Avro Bölgesi'nde imalat sanayi PMI 45,6 ve hizmet sektörü PMI 51,9 ile öngörülerin altında kalırken İngiltere'de imalat sanayi PMI 51,8 ile beklentilerin üzerinde, hizmet sektörü PMI 52,4 ile tahminlerin altında gerçekleşti. Bu gelişmelerle İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 1,59 ve Almanya'da DAX endeksi yüzde 1,35 yükselirken İtalya'da MIB 30 endeksi yüzde 1,18 ve Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 0,22 geriledi. 29 Temmuz haftasında, salı Avro Bölgesi ve Almanya'da büyüme ile enflasyon, çarşamba Almanya'da işsizlik ve Avro Bölgesi'nde enflasyon ve cuma bölge genelinde imalat sanayi PMI verileri takip edilecek. Asya'da BoJ'un sürpriz faiz artırım ihtimali devam ediyor Asya pay piyasalarında satış baskısının geçen hafta derinleştiği görülürken ABD'de Donald Trump'ın tekrar başkan seçilme ihtimalinin ticaret savaşlarını yeniden gündeme taşıyabileceği endişesi, risk algısının yükselmesinde etkili oldu. Asya'da gelecek hafta gözler, Japonya Merkez Bankasının (BoJ) çarşamba günkü faiz kararına çevrilirken bankanın sürpriz bir adımla 10 baz puan faiz artırabileceği ifade ediliyor. Geçen hafta ülkede açıklanan verilere göre, imalat sanayi PMI 49,2'ye inerken hizmet sektörü PMI 53,9'a ve bileşik PMI da 52,6'ya çıktı. Japonya'da hizmet sektörü Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) de yüzde 3 artışla beklentileri oldukça geride bıraktı. Buna karşın, Japonya'da Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), temmuzda yıllık yüzde 2,2 artarak öngörülerin altında kaldı. Söz konusu gelişmelerle dolar/yen paritesi haftalık bazda yüzde 2,3 azalışla 153,8'e geriledi. Çin tarafında geçen hafta ekonomiyi destekleyici adımlar öne çıkarken Çin Merkez Bankası (PBoC), resesyon endişelerinin öne çıktığı ülkede 1 ve 5 yıllık borçlanma faizlerini 10'ar baz puan indirerek sırasıyla yüzde 3,35 ve yüzde 3,85'e düşürdü. Bu gelişmelerle, Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 5,98, Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 2,28, Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 2,27 ve Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 3,07 değer kaybetti. Gelecek hafta salı Japonya'da işsizlik, çarşamba Çin'de imalat sanayi ve hizmet sektörü PMI ve Japonya'da sanayi üretimi verileri takip edilecek. Yurt içinde TCMB sürpriz yapmadı Yurt içinde, geçen hafta Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) faiz kararı takip edilirken banka, politika faizini yüzde 50 seviyesinde sabit bıraktı. Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, haftayı yüzde 2,37 değer kaybıyla 10.891,42 puandan tamamlarken dolar/TL, haftayı bir önceki kapanışın yüzde 0,24 altında, 32,9456'dan tamamladı. 29 Temmuz haftasında salı tüketici güven endeksi, çarşamba günü dış ticaret istatistikleri ve perşembe imalat sanayi PMI verileri takip edilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.