#Bolu

İLKHABER-Gazetesi - Bolu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bolu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bolu’da Halit Ergül’ün yeni otel projelerinde usulsüzlük Haber

Bolu’da Halit Ergül’ün yeni otel projelerinde usulsüzlük

Bolu'da geçtiğimiz yıl 78 kişinin hayatını kaybettiği facia otelinin sahibi Halit Ergül'e ait diğer projelerdeki usulsüzlükler de ortaya çıkıyor. Yangın faciasından önce ormanlık alanda yapımına başlanan ultra lüks otel inşaatı, ruhsata aykırı yapılaşma nedeniyle mühürlendi. Kartalkaya'daki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak'ta meydana gelen ve 78 kişinin ölümüyle sonuçlanan facianın baş sorumlularından otel sahibi Halit Ergül'ün şehirde yapımına başladığı bir diğer otelde de usulsüzlük tespit edildi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekipleri, sahibi Halit Ergül'ün Mesciler köyü mevkiindeki yeni otel projesini incelemeye aldı. İnşaat mühürlendi Yapılan denetimlerde, onaylı mimari projesinde 4 ayrı blok görünmesine rağmen, parsel sınırları içerisinde projede yer almayan fazladan bir yapının inşa edildiği tespit edildi. Ayrıca söz konusu kaçak yapının, hayati tehlike arz eden enerji nakil hattı yaklaşma mesafesi sınırları içerisinde olduğu belirlendi. Ekipler, mevzuata aykırı bulunan inşaatı mühürleyerek çalışmaları durdurdu. Gazelle Otel'in belgesi iptal edildi Denetimler, Ergül'e ait Karacasu beldesindeki 5 yıldızlı Gazelle Resort Otel'e de sıçradı. Uzman ekiplerin incelemesinde, mevcut binada ruhsata aykırı 'kaçak katlar' bulunduğu tespit edildi. Bu gelişme üzerine otelin yapı kullanım izinleri geçersiz sayılırken, Kültür ve Turizm Bakanlığı da tesisin Turizm İşletme Belgesi'ni iptal etti. Binlerce yıl hapis cezası almışlardı Geçen yıl Grand Kartal Otel'de çıkan yangında 78 kişi ölmüş, 133 kişi ise yaralanmıştı. Olayın ardından yürütülen soruşturma kapsamında mahkeme, Halit Ergül, eşi, iki kızı ve damadını kusurlu bularak rekor cezalara hükmetmişti. Sanıklar hakkında 34'er kez müebbet hapis ve toplamda 44'er kez 24 yıl 11'er ay hapis cezası verilmişti.

13 yaşındaki çocuğun yumruğuyla ölen Alperen'in ailesine tehdit mesajları Haber

13 yaşındaki çocuğun yumruğuyla ölen Alperen'in ailesine tehdit mesajları

Bolu'da 15 yaşındaki Alperen Ömer Toprak'a yumruk atarak ölümüne sebep olan biri tutuklu 2 sanığın yargılanmasına devam edildi. 13 yaşındaki tutuklu sanığın olaydan yaklaşık 1 saat önce sosyal medya hesabından tabancalı fotoğraf paylaştığı ortaya çıktı. Ayrıca acılı aileye yurt dışına kayıtlı numaralardan, tehdit mesajları geldiği öğrenildi. Olay, 12 Haziran 2025 tarihinde İsmetpaşa Caddesi'nde bulunan Kültür Park'ta meydana geldi. İddiaya göre, 13 yaşındaki S.Ş. ile 15 yaşındaki Alperen Ömer Toprak arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine S.Ş., Toprak'a yumruk attı. Darbenin etkisiyle yere yığılan Toprak'ın kalbi durdu. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, kalp masajı ile Alperen Ömer Toprak'ı hayata döndürdü. Hastaneye kaldırılan Toprak, yapılan tüm müdahaleye rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olayla ilgili 13 yaşındaki S.Ş. ile yanında bulunan 14 yaşındaki arkadaşı E.Y., Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerince gözaltına alındı. İfadeleri alınan şüphelilerden S.Ş. tutuklanırken, E.Y. ise adli kontrolle serbest bırakıldı. Olaya ilişkin açılan davanın ikinci celsesi, Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Sanıkların yaşlarının küçük olması nedeniyle duruşma kapalı oturumda yapıldı. Mahkeme heyeti, önceki celsede Adli Tıp Kurumu'ndan talep edilen otopsi raporunun henüz dosyaya ulaşmaması nedeniyle duruşmayı 4 Mart'a erteledi. AİLEYE TEHDİT MESAJLARI Öte yandan hayatını kaybeden Alperen Ömer Toprak'ın ailesine, yurt dışına kayıtlı numaralardan, ‘Sizin kafanızı kesip, köpeklere yem edeceğim', 'Oğlunuzu öldüren kardeşlerime helal', 'Alperen nasıl öldü ama, çok zevkli değil miydi?' gibi tehdit mesajları geldiği öğrenildi. Olaydan önce silahlı paylaşım Alperen Ömer Toprak'ın ölümüne neden olan olayda tutuklu sanık S.Ş.'nin, olaydan yaklaşık 1 saat önce sosyal medya hesabından tabancalı bir fotoğraf paylaştığı da ortaya çıktı.Duruşma sonrası adliye önünde açıklama yapan ailenin avukatı Alper Coşkun, ailenin tehditlere maruz kaldığını belirterek, "Bugün davanın ikinci duruşması yapıldı. Adli tıptan rapor bekliyoruz. Şu an dosyanın kararı çıkması için tek eksik adli tıptan beklenen rapor. Umarım bir an önce sonuçlanır. Aile bu süreç boyunca 'Alperen ne güzel öldü' gibi mesajlar aldı" şeklinde konuştu.

Kartalkaya'daki Grand Kartal Otel yangınında hayatını kaybedenler anıldı Haber

Kartalkaya'daki Grand Kartal Otel yangınında hayatını kaybedenler anıldı

Bolu Kartalkaya'da meydana gelen feci olayda hayatını kaybedenlerin aileleri ve vatandaşlar, yangının meydana geldiği saat 03.17'de otelin önünde bir araya geldi. Otelin önündeki alana hayatını kaybedenlerin fotoğraflarının konulmasının ardından karanfiller bırakıldı, mumlar yakıldı, dilek balonları gökyüzüne uçuruldu. Yangında yaşamını yitirenlerin isimleri ve "melek figürleri", lazerle otelin ön cephesine yansıtıldı. Bazı ailelerin gözyaşı döktüğü ve sarılarak birbirlerini teselli ettiği görüldü. "ACILARIMIZ HİÇBİR ZAMAN EKSİLMEDİ" Yangında oğlu Yiğit Gençbay'ı yitiren Danıştay 9. Daire Başkanı Abdurrahman Gençbay, gazetecilere, tam bir yıl önce, bunun gibi zifiri karanlık bir gecede 78 canlarını kaybettiklerini söyledi. Çok basit şekilde çıkan ve kendi kendine sönümlenebilecek bir yangının, organize kötülükler, hatalar, kusurlar, kasıtlarla faciaya, insan kaybı açısından dünyada 6'ncı büyük otel yangınına dönüştüğünü belirten Gençbay, "Maalesef bu topluma yakışmayan bir fotoğraftı. Biz 1 yıl önce bu fotoğrafla karşılaştık ve evlatlarımızı, canlarımızı kaybettik." dedi. Gençbay, aradan geçen sürede acılarının katlanarak büyüdüğünü anlatarak, "Acılarımız hiçbir zaman eksilmedi. Zaman küllendirmedi, daha da artırdı ama bu sürede tutunduğumuz tek şey vardı. Bu organize kötülüğe karışan kişilerin hak ettikleri cezaları almaları açısından adalete tutunmak istiyorduk. Adaletten medet umuyorduk. Çok şükür ki bunun da karşılığını en azından ilk etapta mahkeme aşamasında görmüş olduk." diye konuştu. Bir yıla yakın süren yargılama sonucunda Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin toplum vicdanında da yerini bulan ve emsal olabilecek karara imza attığını ifade eden Gençbay, şöyle devam etti: "Bu tür organize kötülüklerin bir daha yaşanmaması, toplumları içten içe kemiren cezasızlık algısının bu toplumun gündeminden sökülüp atılması, 'yapanın yanına kar kalıyor' algısının sökülüp atılması için emsal olabilecek karara imza attılar. Bu karar toplumda karşılığını da buldu çünkü artık anneler karşılaştıkları kötülükler karşısında 'Kartalkaya adaletini' ister duruma geldiler. Acılı annelerin, acılı insanların, adaletin tecellisini mahşerde, mahkeme-i kübra'da değil, artık bu dünyada da bu adalet sistemimizden de alabileceklerine inançları geri geldi." "DÜŞÜNMEDİĞİMİZ, DUA ETMEDİĞİMİZ, ANMADIĞIMIZ HİÇBİR AN OLMADI" Yiğit Gençbay'ın teyzesi Sibel Özdemir de söyleyecek çok sözlerinin olduğunu belirterek, "Biz öldük, dünyada kaldık. 365 gün, düşünmediğimiz, dua etmediğimiz, anmadığımız hiçbir an olmadı. Çok üzgünüz. Allah'ım sabırlar versin." ifadesini kullandı. Yangından kurtulan ve insanları kurtarmak için tekrar girdiği otelde yaşamını yitiren yeğeni Gençbay ile arkadaşı Alp Mercan ve hayatını kaybeden 34 çocuğun teyzesi olduğunu aktaran Özdemir, "Biz artık yaşamaya devam etmeye çalışıyoruz. Sevdiklerimiz ve geride kalanlar için tek isteğimiz adaletin yerini bulması." şeklinde konuştu. Yangında annesi Gülçin, ağabeyi Şenol ve 11 yaşındaki yeğeni Mina Akişli'yi kaybeden Oktay Akişli ise artık her şeyini kaybetmiş birisi olduğunu söyledi. Bütün hayallerinin ve umutlarının ellerinden alındığını dile getiren Akişli, şunları kaydetti: "Biz 1 yılda sadece nefes aldık ama canlarımızın da hakkının, adaletin peşini bırakmadık. Bundan sonra da bırakmayacağız. 2 ay önce Bolu'daydık. Dava sürecinde mahkeme salonundaydık. 2 gün önce ailemin mezarındaydım. Mezarları kendi ellerimle yaptım. Bugün de buradayım. Yarın nerede olacağımız belli değil ama canlarımızın nerede ne zaman ne şartlarda hak hukuk adalet arayışı varsa orada olacağız." Ailelere destek için İstanbul'dan gelen Can Kaya, Tolstoy'un "Acı duyabiliyorsan canlısın ama başkasının acısını duyabiliyorsan insansın." sözünü anımsatarak, kendisinin de başkalarının acılarını paylaşmak için buraya geldiğini vurguladı.

Grand Kartal Otel yangınında ailelerden ihmal suçlaması Haber

Grand Kartal Otel yangınında ailelerden ihmal suçlaması

Grand Kartal Otel’de 21 Ocak 2025’te çıkan ve 78 kişinin hayatını kaybettiği yangında Ankara’daki bir kayak kulübüyle kampa katılan Ömür Kotan ile Eren Bağcı’nın da hayatını kaybetmesi üzerine aileler kulüp sahibi ve eğitmenlerin ihmali bulunduğu iddia ederek suç duyurusunda bulundu. Bolu’da 21 Ocak 2025’te Grand Kartal Otel’de meydana gelen ve Türkiye'yi yasa boğan yangında Ankara’daki bir kayak kulübü tarafından düzenlenen kampa katılan Kotan ve Bağcı ailelerinin çocukları Ömür Kotan ile Eren Bağcı da hayatını kaybedenler arasındaydı. Aileler kampta yardımcı eğitmen olarak görevlendirilen çocuklarının ölümünde yangından sağ kurtulan kulüp başkanı M.G. ile kulüp üyesi kayak eğitmenleri E.A. ve Y.A.’nın sorumluluğu bulunduğunu iddia ederek savcılığa başvurdu. Başvurunun ardından kulüp sahibi ve eğitmenlerin ifadelerinin alındıktan sonra aileler M.G.’nin ifadesinde otelin yangın alarm sisteminin çalışmadığını ve sonradan yapılan asansörün duman tahliyesini engellediğini bildiğini ve buna rağmen 44 kişiyle birlikte otele gittiğini söylediğini ileri sürdü. Kotan ve Bağcı aileleri kayak kulübü sahibi ve eğitmenler hakkında suç duyurunda bulunarak çocuklarının ölümünden sorumlu olanların cezalandırılması için yetkilere çağrıda bulundu. "GÖTÜRDÜĞÜ 44 KİŞİDEN 9 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ" Kayak eğitimi için Bolu'ya götürdüğü 44 kişinin ölümü sonrası antrenör M.G.’nin sorumlulara karşı şikayetçi olmadığını iddia eden Eray Bağcı yaşanan süreci şu sözlerle anlattı; "Eren kayağı kayak kulübünde öğrenmişti. Bu kulübün orada bir kayak eğitimi vermek için ilgili kurum ve kuruluşlardan aldığı bir izin yok. Bu kulübün bir yönetim kurulu başkanı var ve kendisi de eğitmenlerin başı. Bu adamın bir antrenörlük belgesi de yok. Kendisi ve yaptığı organizasyonla oraya götürdüğü 44 kişi olay gecesi otelde kalıyorlar. Götürdüğü 44 kişiden 9 kişi hayatını kaybetti. Şimdi ister istemez şöyle bir beklenti içerisine giriyorsunuz. Bu beyefendi herhalde tanık olarak ifade verecek ya da şikayetçi olacak çünkü 12 yıldır aynı otelde bu işi yapıyormuş. Düşündüğünüz zaman gelip onun şikayetçi olmasını beklersiniz ama böyle bir şey olmadı. Süreç ilerledikçe biz de bu konuya derinlemesine araştırdıkça fark ettik ki bu beyefendi zaten şikayetçi olmayacak ve ifade de vermeyecek. Çünkü konunun kendisine sirayet etmesinden çekiniyor." "OTELDEKİ EKSİKLİKLERİ BİLİYORMUŞ" Kayak antrenörünün konaklama için tercih ettiği otelin yangına uygun olmadığını bildiğini öne süren Bağcı kayak eğitimi veren şahısların tanık olarak dinlenmeleri yönünde savcılığa müracaat ettiklerini belirtti. Bağcı açıklamasının devamında "Tanık ifadeleri alındıktan sonra dehşete kapıldık ve bu şahıslar hakkında da suç duyurusunda bulunduk. Çünkü özellikle yönetim kurulu başkanı olan şahıs otelde bir yangın alarm sisteminin olmadığını, varsa bile çalışmadığını, 4 yıl önce yapılan asansörün bir yangın anında ortaya çıkacak dumanın tahliyesine engel olduğunu, o gece otelde hiçbir tecrübesi olmayan 20 yaşında bir kişinin gece müdürü olarak bırakıldığını vesaire bunların hepsini biliyormuş. Daha da acısı hiç kimseyi aramamış. Kendi sorumluluğundaki 44 kişiden tek bir kişiyi dahi aramamış. Odasından dahi çıkmamış. Biz tabii ki bunları öğrendiğimizde dehşete kapıldık ve sonrasında da bu şahıslar hakkında da suç duyurusunda bulunduk. Bu kişilerin sanık olarak savcılık iddianamesine yer alması ve sonrasında da hukukun öngördüğü bir cezayla cezalandırılmalarını istiyoruz" diye konuştu. "44 KİŞİ BU İNSANA GÜVENEREK ORAYA GİTMİŞTİ" Kayak kulübü sahibi ve diğer yönetim kurulu üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunduklarını ifade eden Zeynep Kotan ise öğrendikleri şeylerin kendilerini bu noktaya getirdiğini vurguladı. Olayı anlayabilmek için oda arkadaşlarının ailelerinden izin alarak onlarla görüştüğünü belirten Kotan şunları söyledi; "Kendileri de mağdur oldukları için şikayetçi olmaları gerektiğini de söyledik. Fakat hiçbir şekilde şikayetçi olmadılar. Kayak hocasıyla avukatımız bağlantı kurdu ve ifade vermesini rica etti. Vereceğini söyledi ama hiçbir şekilde ne ifade verdi ne şikayetçi oldu. Sonunda duruşma sürecinde bizim başvurumuzla bu üç kişinin dinlenme kararı alındı ve o şekilde bu kişiler kendi istekleri dışında ifade vermek zorunda kaldılar. Bu ifadelerde de açığa çıktı ki kayak hocası duman dedektörlerinin çalışmadığını biliyor. 4-5 sene önce bir asansör yapıldı, hava boşluğunu tıkadığını biliyor. Otelin tüm personeline, yönetimine yıllardır hakim olan bir insan. Toplam 44 kişi bildiğimiz kadarıyla bu kayak kulübü aracılığıyla o otele gelmiş kişiler. Dolayısıyla bu 44 kişi bu insana güvenerek oraya gitmişlerdi. Dava dosyasında da şu anda kalem oynamıyor. Artık ben bir an önce bu iddianamelerin hazırlanmasını ve adaletin yerini bulmasını bekliyorum."

Grand Kartal Otel davasında savcılıktan istinaf başvurusu Haber

Grand Kartal Otel davasında savcılıktan istinaf başvurusu

Bolu’da 78 kişinin yaşamını yitirdiği Grand Kartal Otel faciası davasında, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı karara itiraz ederek Bölge Adliye Mahkemesi’ne başvurdu. Başsavcılık, otel sahibi aile üyelerinin 'olası kast' yerine 'bilinçli taksir', kamu görevlilerinin ise 'bilinçli taksir' yerine 'taksir' suçundan cezalandırılmasını talep etti. Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Grand Kartal Otel davasında verilen kararlara ilişkin hazırladığı istinaf dilekçesini Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi Başkanlığı’na sundu. Dilekçede, sanıkların suç vasıflarının yeniden değerlendirilmesi istendi. OTEL SAHİPLERİ İÇİN 'BİLİNÇLİ TAKSİR' İSTEMİ Başsavcılık tarafından sunulan dilekçede, ‘Olası kastla öldürme ve yaralama’ suçundan ceza alan Grand Kartal Otel Yönetim Kurulu Üyeleri Emine Murtezaoğlu Ergül ile kızları Ceyda Hacıbekiroğlu ve Elif Aras’ın suç vasfına itiraz edildi. Başsavcılık, sanıkların eylemlerinin ‘Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. OTEL MÜDÜRÜNÜN CEZASINDA İNDİRİM TALEBİ İstinaf başvurusunda, ‘Bilinçli taksirle’ suçundan ceza alan Otel Müdürü Zeki Yılmaz’ın durumu da ele alındı. Yılmaz’ın yangın güvenliği eğitimi ve tatbikatları yaptırmadığı, sorumlu olduğu yangın paneli, duman dedektörleri ve alarm sistemleri konusundaki yükümlülüklerini yerine getirmediği vurgulandı. Ancak dilekçede, Yılmaz’ın 16 Aralık 2024’te yapılması planlanan itfaiye denetiminin iptaline yönelik bir eylemde bulunduğuna veya talimat verdiğine dair dosyada tespit bulunmadığına dikkat çekildi. Yılmaz’ın sonucu öngörmesine rağmen tedbirsiz davrandığı belirtilerek, ‘Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan cezalandırılması talep edildi. BERAAT EDEN SANIKLARA CEZA İSTEMİ Savcılık, yargılama sonucunda beraat eden mutfak personeli Faysal Yaver ile İş Güvenliği Uzmanı Ece Kayacan hakkındaki karara da itiraz etti. Dilekçede, bu isimlerin de ‘Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan cezalandırılması gerektiği vurgulandı. Ayrıca, FQC Global Sertifikasyon A.Ş. yetkilisi Ali Ağaoğlu ile şirket çalışanı Aleyna Beşinci hakkında ‘Taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan ceza verilmesi istendi KAMU GÖREVLİLERİ İÇİN SUÇ VASFI İTİRAZI Dilekçede, faciada sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle ‘Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan hapis cezası alan kamu görevlileri hakkında da değerlendirmede bulunuldu. Bolu İl Özel İdaresi eski Genel Sekreteri Sırrı Köstereli, Genel Sekreter Yardımcısı Bünyamin Bal, Ruhsat ve Denetim Şube Müdürü Yeliz Erdoğan ile eski şube müdürü Mehmet Özel’in eylemlerinin ‘Taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçu kapsamında kaldığı ifade edilerek, kararın bu yönde düzeltilmesi talep edildi.

Bolu’daki otel yangınında yaşamını kaybeden Doğan Ailesi için Adana’da anma konseri Haber

Bolu’daki otel yangınında yaşamını kaybeden Doğan Ailesi için Adana’da anma konseri

Bolu'da geçen yıl bir otelde çıkan yangında hayatını kaybeden Duygu ve Mert Doğan ile kızları Doğa ve Mavi anısına Adana'da konser verildi.Türk Eğitim Vakfınca Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Mithat Özsan Amfisi'nde düzenlenen konserde, ÇÜ Devlet Konservatuvarı öğretim üyeleri ve öğrencilerinden oluşan orkestra, Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de geçen yıl 21 Ocak'ta çıkan yangında yaşamını yitiren Duygu ve Mert Doğan ile kızları Doğa ve Mavi'nin anısına sahne aldı. "Geleceğe ve Gençlere Bir Umut" temalı konserde klasik Batı müziği eserleri seslendirildi. Baba Uğurtan Doğan, gazetecilere, ailece zor bir süreçten geçtiklerini söyledi.Bu süreci daha çok yargı mücadelesiyle geçirdiklerini anlatan Doğan, "78 canımızın yakınlarıyla 'Başka Canımız Yok' platformunu oluşturduk. Bu grup aile gibi oldu. Bir yıldan bu yana bu ailemizle çeşitli etkinliklerle anma programları düzenliyoruz. Bugün Doğa, Mert, Duygu ve Mavi'nin anısına bir konser düzenleyelim ve bu konserle hem çocuklarımızı analım hem de eğitime katkı sürecimize devam edelim istedik." diye konuştu. Anne Ersin Doğan da her fırsatta çeşitli anma programları düzenlediklerini belirterek, "Topluma, doğaya dokunan, hayata can veren şeyler yapmaya çalışıyoruz. Çocuklarımızın anısına eğitime ışık tutmaya, onların boşluklarını bu şekilde gidermeye çalışıyoruz. Çok zor ve hep zor olacağını bildiğimiz bir süreç yaşıyoruz." ifadelerini kullandı. Programda Doğan ailesinin yakınları ve arkadaşları da yer aldı.

Bolu Dağı’nda TIR makasladı: Otoyol açıldı, D-100 kapalı Haber

Bolu Dağı’nda TIR makasladı: Otoyol açıldı, D-100 kapalı

Bolu Dağı'nda etkisini artıran kar yağışı ve buzlanma, ulaşımda aksamalara neden oluyor. Hem Anadolu Otoyolu hem de D-100 kara yolunda kayarak makaslayan TIR'lar nedeniyle trafik akışı durma noktasına geldi. Karayolları ve trafik ekipleri bölgede yoğun bir çalışma yürütüyor. ANADOLU OTOYOLU İSTANBUL YÖNÜ YENİDEN AÇILDI Anadolu Otoyolu'nun Bolu geçişi İstanbul istikametinde seyreden bir TIR, kar yağışı nedeniyle kayganlaşan zeminde makasladı. Kaza nedeniyle otoyolun İstanbul istikameti, Bolu Batı Gişeleri ile Abant Kavşağı arasında bir süre ulaşıma kapatıldı. Ekiplerin müdahalesi süresince sürücüler Batı Kavşağı'ndan D-100 kara yoluna yönlendirildi. Makaslayan TIR'ın kurtarılması ve yolun temizlenmesinin ardından Anadolu Otoyolu İstanbul yönü yeniden araç trafiğine açıldı. BU KEZ D-100 KARA YOLU ULAŞIMA KAPANDI Otoyolun açılmasının hemen ardından bir olumsuz haber de D-100 kara yolundan geldi. D-100 kara yolunun Bolu Dağı kesimi İstanbul yönü, Polisevi mevkisinde bir TIR'ın makaslaması sonucu ulaşıma kapandı. Trafik ekipleri, Elmalık mevkisinde oluşturdukları kontrol noktasında sürücüleri D-100 yerine Abant Kavşağı'ndan Anadolu Otoyolu'na yönlendiriyor. Karayolları ekipleri yolun tekrar trafiğe açılması için çalışmalarını sürdürüyor. ANKARA YÖNÜNDE AĞIR TONAJLI ARAÇLARA GEÇİT YOK Bolu Dağı'nda etkisini sürdüren yoğun kar yağışı nedeniyle tedbirler de sıkılaştırıldı. Anadolu Otoyolu'nun Ankara istikametinden ağır tonajlı araçların (TIR, kamyon vb.) geçişine izin verilmiyor. Ekipler, Düzce'nin Kaynaşlı ilçesi Üçköprü mevkisinden yolu ağır tonajlı araçlara kapattı. Tır ve kamyon sürücüleri, yol durumu düzelene kadar bölgedeki dinlenme tesislerine yönlendiriliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.