#Buğday

İLKHABER-Gazetesi - Buğday haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Buğday haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İklim dengesi değişti, yağışlar azaldı, sıcaklık arttı Haber

İklim dengesi değişti, yağışlar azaldı, sıcaklık arttı

Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü’nün İklim, Fenolojik Durum ve Sulama İzleme İstatistiklerinden derlenen verilere göre, 2025 yılı Aralık ayında Türkiye genelinde hava sıcaklıkları mevsim normallerinin üzerinde seyretti. Aralık ayı ortalama sıcaklığı, 1991-2020 dönemine göre 1,5 derece artarak 6,3 dereceye yükseldi. Bu değerle 2025 Aralık ayı, son 55 yılın en sıcak 12. Aralık ayı olarak kayıtlara geçti. Geçen yılın Aralık ayında ekstrem sıcaklıklar da dikkat çekti. En düşük sıcaklık -25,7 derece ile Van’ın Özalp ilçesinde, en yüksek sıcaklık ise 25,6 derece ile Hatay’ın İskenderun ilçesinde ölçüldü. Ortalama sıcaklıklar Edirne, Kadıköy, Gökçeada, Bodrum, Akdeniz Bölgesi kıyıları, Çankırı, Kırıkkale, Cihanbeyli, Bartın, Kastamonu, Karabük, Çorum, Boyabat, Tosya, Nallıhan, Beypazarı, Erzurum, Ağrı, Arapgir ve Çemişgezek çevrelerinde mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşirken, diğer bölgelerde normaller civarında seyretti. YAĞIŞLAR NORMALİN ALTINDA KALDI Türkiye genelinde Aralık ayında metrekareye ortalama 60,1 milimetre yağış düştü. Bu miktar, Aralık ayı normali olan 75,7 milimetrenin yüzde 21, önceki yıl Aralık yağışının ise yüzde 18 altında kaldı. Yağışlar Kırklareli, Tekirdağ, Edirne, Çanakkale, Balıkesir, Manisa, Uşak, Kütahya, Çorum, Osmaniye, Gaziantep ve Kilis çevrelerinde yüzde 60’tan fazla azalırken, Düzce, Zonguldak, Kastamonu, Sinop, Hakkâri ve Şırnak çevrelerinde yüzde 60’ın üzerinde artış gösterdi. Bölgesel dağılımda Karadeniz ve Doğu Anadolu normallerin üzerinde yağış alırken, diğer bölgelerde yağışlar normallerin altında kaldı. Normaline göre en fazla azalma yüzde 45 ile Marmara Bölgesi’nde görüldü. Marmara’da Aralık yağışları son 10 yılın en düşük seviyesine indi. İL BAZINDA ÖNE ÇIKAN VERİLER Aralık ayında en fazla yağış metrekareye 177,2 milimetre ile Zonguldak’ta kaydedildi. Normale göre en fazla artış yüzde 61 ile Düzce’de gerçekleşti. En az yağışı ise 20,1 milimetre ile Edirne aldı. Edirne aynı zamanda yüzde 75 azalma ile normaline göre en fazla düşüş gösteren il oldu. Bartın, Düzce ve Zonguldak’ta Aralık yağışları son 24 yılın, Kastamonu’da ise son 15 yılın en yüksek seviyesine çıktı. Balıkesir’de ise son 10 yılın en düşük yağış seviyesi görüldü. YAĞIŞLI GÜN SAYISI ARTTI Türkiye genelinde Aralık ayında ortalama 12,4 gün yağış görüldü. Bu değer, 1991-2020 yılları normali olan 11,8 günün üzerinde gerçekleşti. Çanakkale, Balıkesir, Bursa, Sakarya, Düzce, Zonguldak, Karabük, Bartın, Kastamonu, Sinop ve Samsun çevrelerinde yağışlı gün sayısı 25’in üzerine çıkarken, Adana, Edirne, Afyonkarahisar, Denizli, Antalya, Gaziantep ve Erzurum çevrelerinde yer yer 5 günün altına düştü. 2026 SU YILI YAĞIŞLARI DA DÜŞÜK 1 Ekim-31 Aralık 2025 dönemini kapsayan 3 aylık 2026 su yılı yağışları da normalin ve geçen yılın altında kaldı. Adana, Gaziantep, Kilis ve Şanlıurfa çevrelerinde yüzde 60’ın üzerinde azalma görülürken, İzmir ve Balıkesir’in batısı ile Çanakkale, Balıkesir, Bolu, Düzce, Zonguldak, Sivas, Hakkâri ve Şırnak çevrelerinde yer yer yüzde 40’ın üzerinde artış kaydedildi. Bu dönemde en fazla yağış 407,6 milimetre ile Zonguldak’ta ölçüldü. Normale göre en fazla artış yüzde 38 ile Düzce’de görülürken, en az yağış 62,2 milimetre ile Kırıkkale’de gerçekleşti. Normale göre en fazla azalma ise yüzde 59 ile Gaziantep’te kaydedildi. Gaziantep ve Kilis’te 2026 su yılı yağışları son 12 yılın en düşük seviyesine indi. TARIMSAL ÜRETİMDE YAĞIŞLARIN ÖNEMİ Akdeniz Bölgesi’nde yağışlar mevsim normallerinin altında seyrederken, bölgede çıkışların büyük ölçüde tamamlandığı, kardeşlenme ve 2-3 yaprak dönemine geçildiği bildirildi. Adana’da yağışlar genel olarak yetersiz kalmasına rağmen Aladağ, Karaisalı, Kozan, Pozantı, Saimbeyli, Sarıçam, Tufanbeyli ve Yüreğir ilçelerinde yeterli yağış alındı. Hatay’da ise yağışların yeterli olduğu ve kışlık ekilişlerde çıkışların iyi seyrettiği gözlendi. Uzmanlar, yağışların bitki gelişimi için genel olarak yeterli olsa da izleyen dönemde yağışların zamanlaması ve miktarının özellikle kıraç alanlarda belirleyici olacağını vurguladı. Toprak neminin korunması ve sağlıklı gelişim için önümüzdeki dönemde alınacak yağış ve sıcaklıkların kritik önemde olduğu belirtildi. “SON YAĞIŞLAR ÇİFTÇİMİZ İÇİN UMUT VERİCİ” Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, son günlerde etkili olan yağışların tarımsal üretim açısından büyük önem taşıdığını ifade ederek, “Yağışlar özellikle kışlık ekim yapılan buğday, arpa ve diğer tarla bitkileri için can suyu niteliğinde. Toprak neminin artması, ürünlerin sağlıklı gelişimi ve verimlilik açısından son derece değerli. Ayrıca yeraltı su kaynaklarının beslenmesi ve kuraklık riskinin azalması açısından da bu yağmurlar çiftçimiz için umut verici” dedi. Doğan, yağışların düzenli devam etmesinin hem rekolteyi hem de üreticinin yüzünü güldüreceğini sözlerine ekledi.

Bereket yağdı, Çukurova’da verim umutları arttı Haber

Bereket yağdı, Çukurova’da verim umutları arttı

Türkiye’nin tarımsal üretiminde önemli bir yere sahip olan Çukurova, verimli toprakları ve geniş ürün çeşitliliği ile ülke ekonomisine büyük katkı sağlıyor. Buğday, mısır, pamuk, narenciye, sebze ve meyve gibi ürünlerin üretiminde lider konumda bulunan bölge, “Türkiye’nin ambarı” olarak nitelendiriliyor. Son dört gündür aralıklarla devam eden yağışlar da ekim ve üretim döneminin yaşandığı bugünlerde çiftçilerin yüzünü güldürdü. Toprağın suya doymasıyla birlikte ürünlerde verim artışı beklenirken, kuraklık endişesinin de azaldığı ifade edildi. Özellikle sebze ve buğday ekili alanlarda yağışların olumlu etkisinin kısa sürede görüleceği belirtildi. Narenciye bahçelerinde ise yağmurun, meyve kalitesini artırarak hasat dönemine katkı sağlayacağı kaydedildi. Çiftçiler, tarlalara bereket getiren yağışların devam etmesi halinde sezonun oldukça verimli geçeceğini vurguladı. Bölge üreticileri, yağmuru adeta “ilaç” gibi karşıladıklarını dile getirdi. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, yağışların bölge tarımı için büyük önem taşıdığını belirterek şunları söyledi: “Adana’mızın bereketli toprakları yağmurla yeniden nefes aldı. Çiftçilerimiz uzun süredir yağış bekliyordu. Bu yağmur, ekili alanlarımız için can suyu niteliğinde. İnşallah yağışlar mevsim normallerinde devam eder ve bu yıl tüm üreticilerimiz emeğinin karşılığını fazlasıyla alır.”

Adana Saimbeyli’de 60 dönüm atıl araziye buğday eki̇ldi, verim yüz güldürdü Haber

Adana Saimbeyli’de 60 dönüm atıl araziye buğday eki̇ldi, verim yüz güldürdü

Adana'nın Saimbeyli ilçesinde belediye, atıl durumdaki verimli arazileri ekonomiye kazandırmak amacıyla 60 dönüm tarlaya buğday ekti. İlk kez ekim yapılan ve yerli tohum kullanılan araziden elde edilen verim yüz güldürdü. Saimbeyli Belediye Başkanı Mahmut Dal'ın öncülüğünde gerçekleştirilen çalışmada, ilçede atıl duruma olan 60 dönüm alana Taner çeşidi buğday ekimi yapıldı. İlk hasadı gerçekleştirilen buğdayda rekolte beklentilerin üzerinde çıktı. Yıllardır boş kalan verimli topraklar, uzun bir aranın ardından yeniden üretime kazandırılmış oldu. 2 gün sürecek olan hasat sonrasında yaklaşık 25 ton ürün elde edilmesinin beklendiği belirtildi. Saimbeyli Belediyesine üretime gönüllü destek veren Hüseyin Bulanık, "Belediye Başkanımızın çalışmasıyla boş arazilere ata-dede tohumlarını ektik. İlk denememizi Taner buğdayıyla yaptık. Verim çok güzel, yüksek rekolte bekliyoruz. Bu tarlalar daha önce kullanılmıyordu, toprak çok verimli. Saimbeyli'de arpa, buğday, kiraz, sumak, domates gibi birçok ürün yetişiyor. Hayvancılıkta da samanlar değerlendirilecek, ziyan olacak hiçbir şey yok" dedi. "Daha fazla üreticiye destek olacağız" Belediye Başkanı Mahmut Dal ise, "Saimbeyli Belediyesi olarak tarımsal kalkınma ve sürdürülebilirlik adına önemli bir adım attık. Bu yıl 60 dönümde gerçekleştirdiğimiz buğday ekiminin hasadını yapmanın gururunu yaşıyoruz. Amacımız hem yerel ekonomiyi güçlendirmek hem de ilçemizin tarımsal potansiyelini ortaya çıkarmak. Önümüzdeki yıl bu çalışmayı 500 ila 1000 dönüme çıkararak daha fazla üreticiye destek olacağız. Saimbeyli'yi tarımda marka haline getirmek için hep birlikte çalışmaya devam edeceğiz" diye konuştu.

Buğdayın ehlileştiği topraklar, tarımın yönünü belirliyor Haber

Buğdayın ehlileştiği topraklar, tarımın yönünü belirliyor

Şanlıurfa, 15 Haziran Pazar gününe kadar buğdayın tarihsel ve kültürel izini sürecek önemli bir etkinliğe ev sahipliği yapıyor. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi ve Slow Food Şanlıurfa ev sahipliğinde, Slow Food Türkiye Topluluk Ağı ve Taş Tepeler iş birliğiyle düzenlenen “Slow Wheat Şanlıurfa 2025: Türkiye’de Buğdayın Yolculuğu” başlıklı etkinlikte, buğdayın yerel ve evrensel önemi farklı yönleriyle ele alınıyor. Şanlıurfa'nın Karaköprü ilçesi Bölücek Mahallesi'nde yapılan etkinliğin açılış programı yoğun ilgi gördü. Programda geleneksel yöntemlerle buğday hasadı, buğday sergisi açılışı ve bulgur yapımı gösterisi gerçekleştirildi. Etkinlikte buğdayın binlerce yıllık yolculuğu kültür, müzik ve gastronomiyle harmanlanarak uluslararası katılımcılarla ele alındı. Açılış programına Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, Karaköprü Belediye Başkanı Nihat Çiftçi, Harran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Tahir Güllüoğlu, Tarım ve Orman İl Müdürü Mehmet Salih Söğüt, Şanlıurfa Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Kaya, çiftçiler ve çok sayıda davetli katıldı. Buğdayın anavatanı sayılan, tarım tarihine ışık tutan ve medeniyetlerin beşiği olarak kabul edilen Şanlıurfa’da gerçekleştirilen bu çok yönlü buluşmanın, aynı zamanda yerel üreticilerden akademisyenlere, kamu temsilcilerinden tüketicilere kadar geniş bir katılımcı kitlesini bir araya getirdiği belirtildi. "Buğdayın ehlileştiği topraklar tarımın geleceğine yön verecek" Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, buğdayın evcilleştirilme sürecine ev sahipliği yapan Mezopotamya topraklarının tarihsel önemine dikkat çekerek, Şanlıurfa'nın hem geçmişin hem de tarımın geleceğinin merkezi olduğunu vurguladı. Yaklaşık 12 bin yıl önce, bugünkü Şanlıurfa sınırlarında insanlık tarihinde bir dönüm noktası yaşandığını belirten Başkan Gülpınar, “Göçebe yaşam, yerini toprağa bıraktı. Buğday ilk kez burada ehlileştirildi. O küçük tohum, sadece bir gıda değil, bir medeniyetin temeli oldu” ifadelerini kullandı. Karahan Tepe ve Göbeklitepe gibi arkeolojik alanların yalnızca tarihi yapılar değil, aynı zamanda tarımın ve toplumsal düzenin doğduğu yerler olduğunu söyleyen Gülpınar, Şanlıurfa'nın gelecekte de tarım politikalarında söz sahibi olacağını dile getirdi. Etkinliğin yalnızca tarımsal bir toplantı olmadığını, aynı zamanda biyoçeşitlilikten ekolojik sürdürülebilirliğe, gıda egemenliğinden sofrada adalete kadar birçok konunun ele alındığını belirten Başkan Gülpınar,  “Ata tohumlarımızı koruyor, Akıllı Tarım Uygulama Merkezimizle yenilikçi yöntemleri yaygınlaştırıyor, kırsalda üreticiyi destekliyoruz. Bu toprakların hafızasını dünya ile buluşturuyoruz. Şanlıurfa, tarımın kalbinden geleceğe yürümeye devam edecek” dedi. Paneller Etkinlik kapsamında bugün ‘Tohum ve Çeşitlilik’ başlıklı birinci panel yapıldı. Oturum Başkanı Berin Ertürk olan panelde, Prof. Dr. İrfan Özberk 'Yerel Çeşitlerden Günümüze Buğday Mirası', Füsun Ertuğ 'Biyoçeşitliliğin Koruyucuları Kadınlar', Dr. Ayten Salantur 'Yerel Buğday Çeşitleri, Buğday Islahı, İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik', Mehdi Esmaeli 'Kuraklığa Karşı Ürün Direncini Artırmak: İran'dan Evrimsel Popülasyonlar Üzerine Bulgular' konulu sunumlar yaptı. Itri Levent Erkol'un oturum başkanlığını yaptığı 'Buğday Peyzajları' başlıklı ikinci panelde ise Dr. Erdinç Oğur 'Yabani Buğdaylar Gen Merkezi', Dicle Tuba Kılıç 'Doğa Koruma Politikaları ve Hak Mücadelesi Ekseninde Buğday', Ferdi Akarsu 'Kuş Koruma ve Sürdürülebilir Tarımsal Kalkınma için Doğa Temelli Çözümler', Zerrin ve Mustafa Yeşildal ise 'Tarlamera: Buğday Tarlasında Biyoçeşitlilik' konularında sunumlar gerçekleştirdi. Öğleden sonra Prof. Dr. İrfan Özberk'in oturum başkanlığını yapacak ‘Toplum, Sağlık ve Buğday’ başlıklı son panelde ise Doç. Dr. Nurcan Helicke Atalan 'Tarladan Sofraya Değer Zincirinde Küçük Üreticiler', Prof. Dr. Semra Akar Şahingöz 'Toprağın Mirası Sofralarda: Yerel Buğdaylarla Sağlıklı ve Sürdürülebilir Beslenme', Lama Khateeb 'Sağlıkı Ekmek ve Al Barakeh', Luigi Coppola ise 'Casa delle Agriculture'nin Hikayesi' konulu sunumlar gerçekleştirecek.

Mersin Akdeniz Belediyesi’nden yerli buğday hasadı Haber

Mersin Akdeniz Belediyesi’nden yerli buğday hasadı

Mersin’in merkez ilçe Akdeniz Belediyesi, belediyeye ait arazilerde ekimi gerçekleştirilen ve yerli üretimi destekleyen 'Yakamoz' türü ekmeklik buğdayının hasadını gerçekleştirdi.Akdeniz Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürlüğünün koordinasyonunda yürütülen çalışmada, 2014 yılında tescillenmiş yerli 'Yakamoz' türü buğday tohumu tercih edildi. Bu kapsamda, 2024 yılının Ekim ayında ilçeye bağlı kırsal mahallelerden Akdam ve Anadolu mahallelerinde bulunan toplam 20 dönümlük belediye arazisine buğday ekimi yapıldı. Ekim işleminin ardından buğdayın gelişim sürecinde gerekli olan gübreleme, sulama, zararlı mücadelesi ve diğer tarımsal bakım işleri, belediyenin uzman personeli tarafından titizlikle yürütüldü. Hasat zamanına kadar geçen süreç boyunca araziler düzenli olarak kontrol edilerek yüksek verim elde edilmesi sağlanıyor. "Tarımsal üretim projelerimiz devam edecek" Akdeniz Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Zeyit Şener, yürütülen projeye ilişkin yaptığı açıklamada, "Belediyemize ait arazileri tarımsal üretime kazandırarak hem üreticiyi destekliyor hem de ihtiyaç sahibi ailelerimizin yanında olmaya devam ediyoruz. Yerli ve milli tohumlarımızla gerçekleştirdiğimiz buğday üretimi, hem kırsal kalkınmayı hem de sosyal yardımlaşmayı içeren çok yönlü bir projedir. Emek veren tüm personelimize ve katkı sunan tüm birimlerimize teşekkür ediyorum. Tarımsal üretim projelerimiz bundan sonra da devam edecek" dedi. Akdeniz Belediyesi'nin bu uygulaması, yerel yönetimlerin hem kırsal kalkınma hem de sosyal dayanışma alanında örnek oluşturabilecek nitelikteki projelerle halkın yanında olunabileceğini kanıtlamayı hedefliyor. Sosyal belediyeciliğin güçlü örneği Gerçekleştirilen bu üretim süreci yalnızca tarımsal üretime değil, aynı zamanda toplumsal dayanışmaya da katkı sunmayı hedefliyor. Hasattan elde edilen buğdaylar, belediye tarafından una dönüştürülerek ilçede tespit edilen ihtiyaç sahibi ailelere ücretsiz olarak ulaştırılacak. Bu uygulama sayesinde hem belediyeye ait atıl durumdaki araziler üretime kazandırılmış oldu, hem de ekonomik zorluk yaşayan vatandaşlara doğrudan destek sağlandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.