#buğday hasadı

İLKHABER-Gazetesi - buğday hasadı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, buğday hasadı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çukurova'da biçerdöverler sahada: Adana’da rekor buğday rekoltesi bekleniyor! Haber

Çukurova'da biçerdöverler sahada: Adana’da rekor buğday rekoltesi bekleniyor!

Türkiye'nin önemli buğday üretim merkezlerinden Adana'da turfanda buğdayda hasat başladı. Yağışlar nedeniyle verimi artan buğdaydan bu sene 600-700 bin ton rekolte bekleniyor. Birçok ürünün ham maddesi olan ve savaşlar nedeniyle stratejik öneme sahip buğday hasadı için biçerdöverler Çukurova'daki tarlalarda çalışmaya başladı. Türkiye'nin en önemli hububat üretim merkezlerinden Adana'da turfanda ilk buğdayın hasadı Yüreğir ilçesinde gerçekleştirildi. Ülke ihtiyacının yaklaşık yüzde 4'ünü karşılayan Adana'da bu sene yaklaşık 1 milyon dönüm buğday ekildi. Yağmurlar rekolteyi arttırdı Bu sezon yoğun yağışlar nedeniyle buğday rekoltesi de arttı. Kıraç bölgelerde dönüme ortalama 400-450 kilogram verim alınırken ovada ise ortalama 500-700 kilogram arasında verim alınıyor. Geçtiğimiz sene 330 bin tona yakın rekolte alınan buğdaydan bu sene 600-700 bin ton rekolte bekleniyor. Çiftçi, biraz daha yüksek fiyat bekliyordu Öte yandan Çukurova çiftçisi de buğday için Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) açıkladığı alım fiyatının biraz üzerinde fiyat beklediğini ifade etti. TMO tarafından buğdayın ton başına alım fiyatı 16 bin 500 lira olarak belirlenirken çiftçiler ise en az ton başına 18-20 bin lira fiyat beklediklerini söyledi. "Rekolte yüksek" Hasatla ilgili İHA muhabirine konuşan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, bu yıl verimin yüksek olduğunu söyledi. Bu yıl serin ve yağışlı hava şartları nedeniyle hasadın önceki yıllara göre geciktiğini kaydeden Doğan, "Aşırı yağışlardan dolayı bazı bölgelerde buğday tarlaları su altında kaldı. Bu alanlarda dönüm başına 400-450 kilogram verim alınırken, su baskınından etkilenmeyen bölgelerde verimin 500 ile 700 kilogram arasında değişiyor" dedi. "Ürünlerinizi lisanslı depolara verin" Hasat edilen ürünlerde rutubet oranı henüz istenilen seviyeye ulaşmadığını ifade eden Doğan, önümüzdeki günlerde rutubetin yüzde 14 seviyesine düşmesiyle birlikte Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) ve lisanslı depoların ürün alımlarını hızlandıracağını belirtti. Çiftçilere ürünlerini lisanslı depolara teslim etmeleri çağrısında bulunan Doğan, bu sayede yüzde 2 stopaj kesintisinden muaf olunacağını hatırlattı "Fiyatların yeniden değerlendirilmesini bekliyoruz" TMO tarafından açıklanan kilogram başına 16,5 liralık buğday alım fiyatını değerlendiren Doğan, çiftçinin beklentisinin 20 lira seviyesinde olduğunu dile getirdi. Üretim maliyetlerinin kilogram başına yaklaşık 18 liraya ulaştığını ifade eden Doğan, "Bu sene yaş çaya yüzde 37,5 oranında artış yapıldı ancak buğdayda yüzde 22 artış yapıldı. Çiftçinin maliyetinin altında kalan fiyatlar üreticiyi zor durumda bırakıyor. Bu nedenle fiyatların yeniden değerlendirilmesini bekliyoruz. Ayrıca lisanslı depolara ürün veren üretici parasını 45 gün içerisinde alacak. Bu konuda da yeniden değerlendirme talebimiz var. 45 gün uzun bir süre" dedi. "Ülke ihtiyacı karşılanacak" Türkiye genelinde bu yıl 24-25 milyon ton seviyesinde buğday rekoltesi beklendiğini belirten Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, bu miktarın ülkenin ihtiyacını karşılayacak düzeyde olduğunu söyledi. Adana'da bu yıl buğday ekim alanlarının geçen yıla göre yüzde 5 arttığını aktaran Doğan, kent genelinde yaklaşık 1 milyon dönüm alanda buğday ekimi yapıldığını ve yüksek rekolte beklendiğini de belirtti. Buğday hasadı yapan üretici Mehmet Kaya ise verimden memnun olduğunu ifade etti.

Çiftçinin büyük mesaisi başladı: Buğday tarlalarında hasat heyecanı Haber

Çiftçinin büyük mesaisi başladı: Buğday tarlalarında hasat heyecanı

Osmaniye'de 2026 yılı buğday hasadı başladı. Tarımsal üretimde önemli bir yere sahip olan buğdayın hasat sürecinin sağlıklı ve verimli şekilde yürütülmesi amacıyla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri sahadaki çalışmalarını yoğunlaştırdı. Hasat sezonunun başlamasıyla birlikte teknik personeller tarafından il genelinde biçerdöver denetimleri aralıksız sürdürülüyor. Yapılan kontrollerde ürün kayıplarının önlenmesi, hasadın teknik kurallara uygun şekilde gerçekleştirilmesi ve çiftçilerin emeklerinin korunması hedefleniyor. Ekipler, biçerdöverlerin gerekli teknik yeterliliklere sahip olup olmadığını incelerken, operatörlere de hasat sırasında dikkat edilmesi gereken hususlar konusunda bilgilendirmelerde bulunuyor. Osmaniye İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkilileri, denetimlerin hasat dönemi boyunca devam edeceğini belirterek, tarımsal üretimde verimliliğin artırılması ve üreticilerin mağduriyet yaşamaması için sahada aktif görev yaptıklarını ifade etti. Osmaniye İl Tarım ve Orman Müdürü Erdem Kolabaş da hasat sezonuna ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Çiftçilerimizin yıl boyunca büyük emek vererek yetiştirdiği ürünlerin en az kayıpla hasat edilmesi öncelikli hedefimizdir. Bu doğrultuda ekiplerimiz sahada gerekli kontrolleri titizlikle yürütmektedir. 2026 yılı buğday hasadının ilimiz ve ülkemiz tarımı adına hayırlı olmasını temenni ediyor, tüm üreticilerimize bereketli, verimli ve bol kazançlı bir hasat sezonu diliyorum" ifadelerini kullandı.

Doğan: 20 TL’nin altındaki fiyat çiftçiyi kurtarmaz Haber

Doğan: 20 TL’nin altındaki fiyat çiftçiyi kurtarmaz

Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, Çukurova'da buğday hasadına sayılı günler kaldığını, havaların serin ve yağışlı geçmesi nedeniyle hem kıraç hem de sulak alanlarda yüksek rekolte beklediklerini ifade etti. Doğan, "Üreticilerimiz pas ve septorya hastalıklarına karşı gerekli ilaçlamaları yaptı. Altın sarısı başaklar hasada hazır hale geldi. Çiftçinin en büyük beklentisi ise buğday fiyatlarının bir an önce açıklanmasıdır’’ dedi. “ÜRETİCİNİN EMEĞİNİN KARŞILIĞI VERİLMELİ” Yapılan hesaplamalara göre kıraç arazilerde 1 dekarda 400 kg üzerinden buğdayın kilogram maliyetinin yaklaşık 19 TL, sulak alanlarda ise 1 dekarda 500 kg üzerinden 18 TL seviyesinde olduğunu vurgulayan Doğan, ‘’Çiftçinin emeğinin karşılığını alabilmesi için kilogram başına en az 20 TL fiyat verilmesini bekliyoruz. Desteklemeler artırılarak devam etmelidir, 20 TL’nin altındaki bir fiyat çiftçimizi kurtarmaz. 2024 yılında bölgemizde buğday hasadı 1 Mayıs’ta başlamıştı. 2025 yılında ise 7 Mayıs’ta başladı. Bu yıl yağışlar olmasaydı hasat daha erken başlayacaktı. Ancak yağışlar nedeniyle hasat biraz gecikecek ve rekolteyi de oldukça yüksek bekliyoruz’’ dedi. “ÜRETİCİYİ MEMNUN EDECEK FİYAT BEKLİYORUZ” Toprak Mahsulleri Ofisi’nin 21 Mayıs 2026 tarihinden itibaren ÇKS’ye kayıtlı buğday ve arpa ürünlerini randevu sistemiyle teslim almaya başlayacağını belirten Doğan, TMO depolarının ürün alımına hazır olduğunu, üreticilerin randevularını TMO sistemi veya e-Devlet üzerinden alabileceklerini ifade etti. Başkan Doğan, artan mazot, gübre ve ilaç maliyetlerinin çiftçiyi ciddi anlamda zorladığına dikkat çekerek, "üreticinin bankalara olan borçlarını ödeyebilmesi ve üretime devam edebilmesi için devlet tarafından tatmin edici bir fiyat açıklanması gerekmektedir. Son dönemde yaşanan küresel gelişmeler girdi maliyetlerini daha da arttırdı. Bu yıl rekolte yüksek ancak çiftçimizin ayakta kalabilmesi için güçlü bir destek şart. Devletimizden üreticimizi memnun edecek bir fiyat bekliyoruz" ifadelerini kullandı.

Barut: Çiftçinin sesini duyun, alım fiyatını açıklayın Haber

Barut: Çiftçinin sesini duyun, alım fiyatını açıklayın

Cumhuriyet Halk Partisi Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, Türkiye’nin en erken buğday hasadının yapıldığı Çukurova Bölgesi’nde Toprak Mahsulleri Ofisi’ne çağrıda bulundu. Buğdayda üretim maliyetinin 20 lirayı geçtiğini aktaran Barut, alım fiyatının da en az en az 25 lira olmasını istedi. “ÇUKUROVA’DA ÜRETİCİ MAZOT VE GÜBRE MALİYETİYLE ZORLANIYOR” Hasadın yer yer başladığı Çukurova Bölgesi’nde tarımsal üretim ve yerli çiftçi için çözüm talebini dile getiren Ayhan Barut, “Buğdayda hasat başladı ama mazottan gübreye tüm maliyetleri katlanarak artan çiftçimiz bu sene de kara kara düşünüyor. Çünkü bu iktidar yerli üretim ve üreticinin yüzünü bir türlü güldürmüyor. Her sene aynı oyun oynanıyor. Hasat vakti buğdayda hala alım fiyatı açıklanmış değil. Oysa senede 10 milyon tonluk buğday ithalatını adeta gelenek geline getirenler yerli çiftçimizin feryadını duymuyor, dertlere çare olmuyor. İktidara sesleniyoruz; İthalata değil çiftçimize destek verin” şeklinde konuştu. “TARIMDA MALİYETLER KATLANARAK ARTIYOR” Türkiye’nin milyarlarca dolar parayı tarımsal ithalata harcamak yerine yerli üretim ve çiftçiye destek vermesi gerektiğini belirten Barut, şunları kaydetti; “Bayram gibi karşılanması gereken hasat zamanı çiftçimiz endişe içinde. Bir kilo buğdayın üretim maliyeti 20 lirayı aştı. Hala ortada alım fiyatı yok. Çiftçinin kara gün dostu olması gereken Toprak Mahsulleri Ofisi hala neyi bekliyor. Maliyeti gözeterek alım fiyatını en az 25 lira olarak açıklayın. Bu sene ovada verim gayet iyi. Kuraklık, zirai don, sıcaklık ve aşırı yağış afetleri kaç senedir üreticiyi perişan etmişti. Bu sene zaten mazottan gübreye tüm maliyetler katlanarak arttı. Üreticinin bu durumunu görün, derdine derman olun. Bari bu sene çiftçinin hakkını verin. Eğer çiftçi bu senede yüzü gülmezse üretimden tamamen çekilecek. Bunun anlamı gıda krizidir, halkın kıtlık tehlikesi yaşamasıdır. Gelin sesimizi duyun, bu riski ortadan kaldırın.”

Barut: Çiftçi zarar ediyor, ithalat sevdasından vazgeçin Haber

Barut: Çiftçi zarar ediyor, ithalat sevdasından vazgeçin

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, Çukurova’da buğday hasadının sürdüğü tarlalardan iktidara seslendi. Üreticinin maliyet altında ezildiğini vurgulayan Barut, buğdayın alım fiyatının en az 20 lira olması gerektiğini belirterek Tarım Bakanlığı ve Toprak Mahsulleri Ofisi’ne çağrıda bulundu. Türkiye’nin her yıl 10 milyon tonun üzerinde buğday ithal ettiğine dikkat çeken Barut, “İthalat sevdasından vazgeçin, yerli üreticimize sahip çıkın” dedi.  “Çiftçi zorda, buğdayda büyük kayıp var” Çukurova Bölgesi'nde hasat yapılan buğday tarlasından iktidara seslenen Ayhan Barut şunları söyledi: "Herkesin 'Sarı altın' olarak bildiği buğdayda hasat geçen hafta lokal olarak başlamıştı, bugün son hızıyla sürüyor. Ancak üreticilerimiz zorda. Üretim sezonu içerisinde önce kuraklık, sonra zirai don, ardından aşırı yağış ve dolu afeti çiftçimizi mağdur etmişti. Özellikle zirai don felaketi nedeniyle bir çok yerde buğday ekim alanı sökülmüştü. Hasadın sürdüğü bugün, üreticilerimiz tedirgin bir bekleyiş içinde. Buğdayda rekoltenin düşük olduğu görülüyor. Rekoltede en az yüzde 30 ile 50 arasında buğday verim kaybı görülüyor." “Buğdayın alım fiyatı en az 20 lira olmalı” Ayhan Barut, "Bölgelere göre değişmekle beraber, bir kilogram buğdayın maliyeti 16-17 lira arasında. Üreticinin 1 kilo buğdayda eline geçmesi gereken fiyatın 20 lira olması lazım. Bu sene bir kilo buğdayı üreticinin 20 liradan aşağıya satmaması gerekiyor. Buradan Tarım Bakanlığı ve Toprak Mahsulleri Ofisine çağrı yapıyoruz. İthalat sevdasından vazgeçin. Her yıl buğdayda 10 milyon tonun üzerinde ithalat yapacağınıza, gelin yerli ve milli üreticilerimize destek verelim. Bir an evvel bir kilo buğdayın alım fiyatını 20 lira ve üzerinde açıklayın" şeklinde konuştu. 

Çukurova’da buğdaya çifte darbe: Kuraklık ve don hasadı vurdu Haber

Çukurova’da buğdaya çifte darbe: Kuraklık ve don hasadı vurdu

Türkiye’nin en erkenci buğday hasadının yapıldığı Adana’da kuraklık ve don nedeniyle ekin yanarak zarar gördü.Yaşanan iklim değişikliği sonrası Çukurova’da buğdayı hem kuraklık hem de don vurdu. Şubat ayının sonunda yaşanan ve dört gün süren don olayı kuraklık ile birleşince Türkiye’nin en erkenci buğdayının hasat edildiği Adana’da ekin yandı. Mayıs ayında hasat edilmesi beklenen buğday yandığı için çiftçi ne yapacağını şaşırmış durumda. Yeni iklim şartlarına göre tarımsal planlama Adana İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Nuri Kökçüoğlu, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Bölgemizde meydana gelen don afeti ve kuraklıktan kaynaklı, sulama imkanı az olan hububat ürünlerimizin tümünde maalesef gelişmesinde çok ciddi sorunlarla karşılaşıyoruz. Arkadaşlarımızla birlikte bu alanlarda gerekli çalışmalarımızı yürütüyor ve bakanlığımıza bildirimde de bulunduk. Bir kısım alanlarda kuraklıktan etkilenen ve strese giren bölgelerde vatandaşlarımız gübreleme gibi bitkiyi daha fazla strese sokan yanlış uygulama içinde olduklarını gözlemliyoruz. Bu tür alanlarda sulama yapılması daha doğru olacaktır. Yabancı ot veya gübreleme gibi bitkiyi daha fazla yıpratacak müdahalelerden kaçınmalarının yerinde ve doğru olduğunu düşünüyoruz" dedi. Kökçüoğlu, açıklamasına şöyle devam etti: "Hububat ekim alanlarımız 1 milyon 270 bin dekar ve bunun büyük kısmını ovada yapıyoruz. Ovalardaki 370 bin dekarlık bir alanda sulama anlamında da sorunumuz yok. Onun dışındaki yaklaşık 900 bin dekarlık alandaki kısımlarda sulama imkanımız az. Yağışın daha fazla olduğu Tufanbeyli, Saimbeyli ve Feke gibi ilçelerimizde bir sorunla karşılaşmıyoruz. Güneye doğru indikçe Kozan, İmamoğlu ve Ceyhan’ın kırsal alanlarında maalesef kuraklık sorunuyla karşı karşıyayız." Kökçüoğlu, kuraklığa ve dona bağlı olarak çiftçinin ekeceği ürünü ve zamanını değiştirmesi gerektiğini ifade ederek, "Bölgemizde ve ülkemizde meydana gelen meteorolojik farklılıklardan dolayı kuraklığa daha dayanıklı olan ayçiçeği gibi ürünlerin ekimini arttırmaya yönelik faaliyet içerisindeyiz. Bitkilerde insanlar gibi canlı, artık geriye döndürülemez alanların atıl kalmaması için bakanlığımız tarafından ayçiçeği dağıtıyoruz. Bu ayçiçek tohumlarıyla birlikte bu bölgelerin atıl durumda kalmadan hem ülke ekonomisi hem de çiftçilerimizin kendi ekonomisine katkı sunmasını hedefliyoruz. Ülkemizde olduğu bu bölgede de maalesef kuraklık ciddi bir sorun olmaya başladı. Tarımsal kuraklık çok önemli. Birkaç gün içinde çok fazla bir yağışın da bizim için anlamı yok. Bitkinin ihtiyacı olduğu zamanlar yağışın olmasını arzu ediyoruz. Son yıllardaki istatistiklere baktığımızda ve önümüzdeki yıllardaki öngörüleri de incelediğimizde maalesef yeni normal dediğimiz kuraklıktan kaynaklı sorunlarla karşı karşıya geleceğiz. Bizlerde artık yeni yağış dönemine göre hem ekim be hasat zamanlarımızı hem de toprak işleme zamanlarını yeni yağış rejimine göre planlayacağız. Suyu daha fazla isteyen ve tüketen ürünleri yavaş yavaş azaltarak kuraklığa daha dayanıklı ürünlerin ekimiyle ilgili projeler üretiyoruz" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.