#Cevdet Yılmaz

İLKHABER-Gazetesi - Cevdet Yılmaz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cevdet Yılmaz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cevdet Yılmaz: Cari açık OVP hedefleriyle uyumlu Haber

Cevdet Yılmaz: Cari açık OVP hedefleriyle uyumlu

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan kasım ayı ödemeler dengesi verilerine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yapan Yılmaz, Türkiye ekonomisinin dış dengedeki iyileşme sürecinin devam ettiğine dikkat çekti. Kasım ayında mevsimsel etkilerle hizmet gelirlerindeki azalmaya bağlı olarak 4 milyar dolarlık bir açık oluştuğunu belirten Yılmaz, buna rağmen yıllıklandırılmış cari açığın 23,2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşerek Orta Vadeli Program (OVP) hedefleriyle paralellik gösterdiğini kaydetti. DIŞ DENGEDE SAĞLAM TEMELLER Ekonomik göstergelerin detaylarına inen Cumhurbaşkanı Yardımcısı, özellikle enerji ve altın hariç tutulduğunda ortaya çıkan tabloya vurgu yaptı. Bu kalemde yıllıklandırılmış bazda 44,6 milyar dolarlık fazla verildiğini hatırlatan Yılmaz, verilerin dış dengedeki iyileşmenin geçici değil, sağlam temellere dayandığının bir kanıtı olduğunu ifade etti. Yılmaz, küresel piyasalardaki risk ve belirsizliklere rağmen Türkiye ekonomisinin 2025 yılında pozitif yönde ayrıştığını, dengeli büyüme ve artan güven ortamının bu süreci desteklediğini belirtti. DOĞRUDAN YATIRIMLARDA CİDDİ ARTIŞ Uluslararası sermaye girişlerine dair verileri de paylaşan Yılmaz, doğrudan yabancı yatırımlardaki artış trendine dikkat çekti. Ocak-Kasım döneminde doğrudan yabancı yatırımların, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 27,6 oranında artarak 12,4 milyar dolara ulaştığı bildirildi. Yılmaz, kasım ayı itibarıyla yıllıklandırılmış doğrudan yatırım tutarının ise 14,4 milyar dolar seviyesine yükseldiğini, bu durumun Türkiye’ye duyulan güvenin bir yansıması olduğunu dile getirdi. 2026 YILI İÇİN STRATEJİK HEDEFLER Gelecek döneme ilişkin beklentilerini de aktaran Cevdet Yılmaz, 2026 yılında dış konjonktürün büyüme ve enflasyonla mücadele açısından Türkiye’yi daha fazla desteklemesini beklediklerini ifade etti. Yürütülen reformların yatırım ortamına katkı sunmaya devam edeceğinin altını çizen Yılmaz, "Cari açığın finansmanında uluslararası yatırımların payını artırmayı hedefliyoruz. Enerjide dışa bağımlılığı azaltan yatırımlar, Ar-Ge odaklı üretim ve katma değerli ihracat hamleleri, bu yapısal dönüşümün en stratejik araçları olacaktır" değerlendirmesinde bulundu.

Cevdet Yılmaz: Türkiye son 23 yılda büyük dönüşüm yaşadı Haber

Cevdet Yılmaz: Türkiye son 23 yılda büyük dönüşüm yaşadı

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul Finans Merkezi'nde gerçekleştirilen " 2025 Yılı Değerlendirme ve 2026 Yılı Hedeflerine İlişkin Bilgilendirme Toplantısı"nda basın mensuplarıyla bir araya geldi. Toplantıda bir sunum gerçekleştiren Yılmaz, ekonomi hedefleri ve yapılan çalışmalar hakkında genel değerlendirmelerde bulundu. Sunum sonrası gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Yılmaz, Türkiye'nin son 23 yılda gösterdiği gelişimin altını çizdi. "SON 5 YILDA DÜNYANIN İKİ KATI KADAR DAHA FAZLA BÜYÜMÜŞÜZ " Pandemi sonrası ekonomi dönemine dikkat çeken Cevdet Yılmaz, " Özellikle 2020-24 dönemine dikkatinizi çekmek isterim. Pandemi sonrası ekonomi dönemi diyebiliriz buna. Hem dünya ekonomisinin hem Türkiye ekonomisinin performansına baktığımızda kümülatif olarak bu beş yılda 2020-24 döneminde Türkiye ekonomisi 30 puan büyümüş yani 2019'u 100 olarak kabul ederseniz 2020-24 döneminde 130 olmuş, dünya ekonomisi ise 115 olmuş. Son 5 yılda dünyanın iki katı kadar daha fazla büyümüşüz. Bu zorlu bir dönem, dünyanın ekonomik performansının da düştüğü bir dönem. Türkiye bu dönemi en iyi yöneten ülkelerden biri oldu. Kim ne derse desin rakamlar ortada, dünya ile mukayese ettiğimiz zaman çok daha iyi yöneten bir ülke olduğumuzu rahatlıkla ifade edebiliriz" dedi. "Son 23 yıldaki büyük performansla birlikte 2025 yılında milli gelirimizin 1,5 trilyon doları aşmasını bekliyoruz" diyen Yılmaz, " 2002 yılında bu rakam 238 milyar dolardı sadece şu anda bu yıl sonu itibarıyla 1,5 trilyon doları aşan bir ekonomi olacağız. İlk defa 1 trilyon doları 2023'te aşmıştık 2025'te de 1,5 trilyon doları aşmış olacağız bunu bekliyoruz. Kişi başına gelirimiz de 17 bin doların üstünde OVP rakamını söyleyecek olursan 17.748. Henüz milli gelirde son çeyrek çıkmadı biliyorsunuz o yüzden bütün bu rakamlarımız beklentilerimizi tahminlerimizi ortaya koyuyor. Dördüncü çeyrek Mart ayında çıktığında bunlar bütün bu rakamlar netleşmiş olacak" şeklinde konuştu. "CARİ AÇIĞI DÜŞÜRÜRSENİZ RİSKLERİ DÜŞÜRMÜŞ OLUYORSUNUZ" Son üç yılda en önemli gelişmelerden birinin cari işlem açığının düşmesi olduğunun altını çizen Yılmaz, "Bütün dünyaya sattığınız mal ve hizmetler ve bütün dünyadan aldığınız mal ve hizmetleri hesapladığınızda arada çıkan fark cari açığınızı oluşturuyor ve bunu bir şekilde finanse etmeniz gerekiyor. Dolayısıyla cari açığın düşmesi dış finansman ihtiyacının düştüğü anlamına gelir. Cari açık düşünce dış finansman ihtiyacınız düşmüş oluyor ve Türkiye bunu başardı, son dönemde ciddi anlamda bir cari açık düşüşü oldu ve bu yıl bir yüzde 1.4 civarında bir cari açık bekliyoruz. Bundan sonraki yıllar içinde yine benzer seviyelerde bir beklentimiz var bire doğru yine. Bu son derece önemli çünkü bizim kalkınma tarihimizin en önemli meselesi cari açık meselesi, cari açığı düşürürseniz riskleri düşürmüş oluyorsunuz, çok daha yönetilebilir bir ortam oluşmuş oluyor dolayısıyla bunu başarmamız orta vadeli program açısından en önemli başarılardan biri" ifadelerini kullandı. "TÜRKİYE KAMU BORÇ STOKU OLMAYAN NADİR ÜLKELERDEN BİR TANESİ" Devletlerin en büyük problemlerinden birinin kamu borç stoku olduğunu kaydeden Yılmaz şu ifadeleri kullandı: " Dünyada şu anda devletlerin en büyük problemlerinden biri nedir derseniz gelişmiş ülkeler dahil olmak üzere yüksek kamu borç stoku derim doğrusu. Özellikle pandemi bunu daha da arttırıcı bir etki yaptı. Devletlerin hem gelirleri azaldı, hem giderleri arttı, borçlanmaları yükseldi. Dünyada çok ciddi bir borç sorunu var özellikle kamu borç sorunu var. Türkiye böyle bir soruna sahip olmayan nadir ülkelerden bir tanesi bu da geleceğe yönelik olarak bize büyük bir güç veren bir unsur, inşallah önümüzdeki yıllarda etkilerini daha fazla göreceğiz" "YILLIK ENFLASYONUMUZUN İSE 20'NİN ALTINA İNMESİNİ HEDEFLİYORUZ" 2026 yılı hedeflerine de değinen Yılmaz, " 2025 yılında ilk dokuz ayda 3.7 büyüme kaydettik. Tarımdaki o olumsuzluğa rağmen 3.7 büyüme kaydettik. Yıl genelinde 3.3 gibi bir tahminimiz var. Gelecek yıl büyüme biraz daha ivmelenecek diye bekliyoruz 3.8 oranında bir reel büyüme beklentimiz var. Tahminlerimizin gerçekleşmesi halinde 2026 yılında toplam milli gelirimizin 1.7 trilyon dolara ulaşmasını yaklaşmasını bekliyoruz ve kişi başına gelirimizin 19 bin dolarlara yükselmesini bekliyoruz. Toplam mal ve hizmet ihracatımızın 410 milyar dolara ulaşacağını tahmin ediyoruz, turizm gelirimizin 68 milyar dolara yükselmesini bekliyoruz. 700 bini aşan ilave istihdam öngörüyoruz, işsizlik oranını 8.4 gibi tek haneli düzeylerde kalmasını öngörüyoruz, yıllık enflasyonumuzun ise 20'nin altına inmesini hedefliyoruz bu 2026'ya ilişkin makro çerçevemiz diyebilirim" şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Sosyal yardım bütçesini 2026 yılında 917 milyar liraya çıkarıyoruz Haber

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Sosyal yardım bütçesini 2026 yılında 917 milyar liraya çıkarıyoruz

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, sosyal medya hesabı üzerinden ekonomi programının sonuçlarına ve gelecek dönem bütçe planlamalarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Uygulanan ekonomi programının olumlu çıktılarının alınmaya başlandığını belirten Yılmaz, ekonomide daha dengeli bir yapının oluştuğunu söyledi. GELİR EŞİTSİZLİĞİNDE DÜŞÜŞ SİNYALİ TÜİK tarafından gerçekleştirilen Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması 2025 yılı sonuçlarına atıfta bulunan Yılmaz, gelir dağılımındaki makasın daraldığını işaret ederek şu ifadeleri kullandı: "Araştırma sonuçlarına göre 2024 yılında en yüksek eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert gelirine sahip yüzde 20'lik grubun toplam gelirden aldığı pay bir önceki yıla göre 0,1 puan azalarak yüzde 48 olurken en düşük gelire sahip yüzde 20'lik grubun aldığı pay ise 0,1 puan artarak yüzde 6,4 olmuştur." REFAHI TOPLUMUN TÜM KATMANLARINA YAYMAYA KARARLIYIZ Yılmaz, gelir eşitsizliği ölçütlerinden biri olan P80/P20 oranının ve Gini katsayısının düştüğünü belirttiği açıklamasında şunları kaydetti: "Gelir eşitsizliğindeki gelişmeleri takip etmek açısından kullanılan toplumun en yüksek gelir elde eden yüzde 20'sinin elde ettiği payın en düşük gelir elde eden yüzde 20'sinin elde ettiği paya oranı şeklinde hesaplanan P80/P20 oranı bir önceki yıla göre 0,2 puan azalarak 7,5’e gerilemiştir. Ayrıca, Gini katsayısı da, bir önceki yıla göre 0,003 puan azalış ile 0,410 olarak tahmin edilmiştir. Tüm bu göstergeler, toplam gelirimizin arttığı bu dönemde, gelir dağılımının da iyileşmeye devam ettiğini göstermektedir. Sosyal devlet ilkesiyle, kapsayıcı kalkınma yaklaşımıyla ve ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ şiarıyla, ülkemizin sahip olduğu refahı, toplumun tüm katmanlarına yaymaya kararlıyız." SOSYAL YARDIM BÜTÇESİNİ 2026 YILINDA 917 MİLYAR LİRAYA ÇIKARIYORUZ Gelecek yılın bütçesinde vatandaş odaklı bir yaklaşım sergilediklerini belirten Cevdet Yılmaz, sosyal yardım bütçesinde ciddi bir artışa gidildiğini şu sözlerle duyurdu: "Dünyanın en iyi işleyen, en kuşatıcı sosyal destek sistemine sahip ülkelerinden biri olarak sosyal yardım bütçesini, 2026 yılında 917 milyar liraya çıkarıyoruz. Böylece, 2002 yılında yüzde 0,4 olan sosyal yardım ve desteklerin GSYH’ya oranını 2026 yılında yüzde 1,2’ye yükseltiyoruz." TOPLAM SOSYAL HARCAMA 2,5 TRİLYON LİRAYA YAKLAŞTI Vatandaşların bütçesini korumaya yönelik diğer kalemlere de değinen Yılmaz, açıklamasına şöyle devam etti: "Vatandaşlarımızın daha ucuz elektrik ve doğalgaz kullanabilmeleri için 2026 yılı bütçesinde 373 milyar lira kaynak ayırdık. 2022 yılı Ocak ayından itibaren asgari ücreti vergi dışı tutmakta olup bu imkândan tüm çalışanlarımız yararlanmaktadır. Bu kapsamda yeni açıklanan asgari ücrete göre, 2026 yılında 1 trilyon 166 milyar lira vergi istisnası öngörüyoruz. Doğalgaz ve elektrik sübvansiyon destekleri ve asgari ücretin vergi dışı tutulmasını da dikkate aldığımızda sosyal harcamalara ayırdığımız kaynaklar 2 trilyon 456 milyar liraya ulaşmaktadır."

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Ocak ayında enflasyonda 20'li rakamları göreceğiz Haber

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Ocak ayında enflasyonda 20'li rakamları göreceğiz

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye Ahilik Buluşması Ahi Esnaf Beratı Takdim Töreni'ne katılarak esnaf ve sanatkarlarla bir araya geldi. Yılmaz, burada yaptığı konuşmada hem Ahilik kültürünün önemine değindi hem de Türkiye ekonomisinin genel durumu, deprem maliyetleri ve enflasyon hedefleri hakkında değerlendirmelerde bulundu. ESNAF İÇİN 2026 BÜTÇESİNDE ÖDENEK AYRILDI Konuşmasında Ahilik geleneğinin ticari hayattaki ahlaki referans olduğuna dikkat çeken Yılmaz, devletin esnafı hiçbir zaman yalnız bırakmadığını vurguladı. Destek mekanizmaları, teşvikler ve kredilerle esnafın yanında olduklarını belirten Yılmaz, Meclis'ten geçen bütçeye atıfta bulunarak, esnafa yönelik destek ödeneklerinin 2026 yılı bütçesinde de yer aldığını müjdeledi. TÜRKİYE EKONOMİSİ DÜNYADAN DAHA HIZLI BÜYÜDÜ Küresel ekonomideki belirsizliklere işaret eden Yılmaz, pandemi sonrası toparlanma sürecinde Türkiye'nin dünya ortalamasının üzerinde bir performans sergilediğini anlattı. Pandemi öncesindeki dünya ekonomisinin 100 birimden 115 birime geldiğini, Türkiye ekonomisinin ise aynı dönemde 130 birimi geçtiğini ifade eden Yılmaz, dünya şartları dikkate alınmadan yapılan ekonomi yorumlarının hakkaniyetli olmadığını dile getirdi. Yılmaz ayrıca, dünyada artık eski liberal ve serbest ticaret anlayışının zayıfladığını, korumacılığın ve bölgesel ilişkilerin ön plana çıktığını belirtti. DEPREMİN MALİYETİ 90 MİLYAR DOLAR Konuşmasında 6 Şubat depremlerinin ekonomiye etkisine de değinen Yılmaz, son 3 yılda sadece deprem bölgesinin ihyası ve inşası için harcanan tutarın 90 milyar dolar olduğunu açıkladı. Bu rakamın en güçlü ekonomileri bile sarsabilecek boyutta olduğunu hatırlatan Yılmaz, buna rağmen Türkiye'nin istikrarla yoluna devam ettiğini söyledi. Yılmaz, tarımdaki iklimsel zorluklara rağmen Türkiye ekonomisinin bu yıl en az yüzde 3,3 oranında büyüme kaydedeceğini bildirdi. ENFLASYONDA HEDEF 2027'DE TEK HANE Ekonominin en önemli sorunu olan enflasyonla mücadelede kararlı olduklarını vurgulayan Yılmaz, yol haritasını paylaştı. Enflasyonun tepe noktasından bu yana ciddi bir düşüş gösterdiğini belirten Yılmaz, ocak ayı verileriyle birlikte enflasyonda 20'li rakamların görüleceğini ifade etti. Gelecek yıl sonu için hedefin yüzde 20'nin altı olduğunu söyleyen Yılmaz, 2027 yılında ise tekrar tek haneli rakamlara ulaşmayı hedeflediklerini kaydetti. Yılmaz, amaçlarının enflasyonun düştüğü bir ortamda kalıcı sosyal refahı sağlamak olduğunu sözlerine ekledi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz açıkladı: 2026 kırılma yılı olacak Haber

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz açıkladı: 2026 kırılma yılı olacak

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Azerbaycan'ın başkenti Bakü'ye gerçekleştirdiği resmi ziyarette Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile birlikte gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gündeme dair kritik mesajlar veren Yılmaz, küresel ticarette lojistik hatların önemine dikkat çekti. Türkiye için üç ana koridorun hayati olduğunu belirten Yılmaz, Irak Kalkınma Yolu ve Zengezur Koridoru'nun yanı sıra Suriye'deki yeni durumla birlikte tarihi Hicaz Demiryolu hattının da yeniden canlandırılabileceğini, bunun bölgesel kalkınma için büyük bir fırsat olduğunu dile getirdi. "GÜVENLİĞİNİ PEKİŞTİRMİŞ BİR TÜRKİYE OLARAK YOLUMUZA DEVAM EDECEĞİZ" Siyasi gündemin en sıcak başlıklarından olan "Terörsüz Türkiye" sürecine değinen Yılmaz, Meclis bünyesinde kurulan komisyonun çalışmalarına başladığını hatırlattı. Terörün sona ermesinin, Türkiye'nin birliğini ve beraberliğini güçlendireceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Yardımcısı, güvenlik kaygılarının giderilmesinin demokratik standartları yükselteceğini belirtti. Sürecin bir "al-ver" pazarlığı olmadığının altını çizen Yılmaz, hedeflerinin gelecek nesillere risklerden arınmış, güvenliğini tam anlamıyla sağlamış bir ülke bırakmak olduğunu ifade etti. "SON 2 AYDIR ENFLASYON GAYET İYİ GİDİYOR" Ekonomideki en önemli gündem maddesi olan enflasyon ve hayat pahalılığı konusunda da değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, sosyal medyadaki dezenformasyonun piyasa beklentilerini olumsuz etkilediğine dikkat çekti. Eylül ayında görülen geçici yükselişin ardından son iki ayda enflasyonun yeniden düşüş trendine girdiğini belirten Yılmaz, yıl sonu beklentisinin yüzde 30'un biraz üzerinde olduğunu açıkladı. Yılmaz, 2026 yılı sonunda enflasyonun yüzde 20'nin altına gerilemesini, 2027'de ise tek haneli rakamları görmeyi hedeflediklerini kaydetti. Bütçe disiplini konusundaki kararlılığı vurgulayan Cevdet Yılmaz, gelecek yılın bütçesinde uzun bir aradan sonra "faiz dışı fazla" verileceğini müjdeledi. Bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 3,5 seviyesinde tutulacağını, deprem harcamaları hariç tutulduğunda bu oranın daha da düşeceğini belirtti. Yılmaz, borç ve faiz sarmalını kırmak adına 2026 yılının bir dönüm noktası olacağını, Orta Vadeli Program'ın (OVP) somut etkilerinin ve yapısal dönüşümlerin bu tarihten itibaren çok daha net hissedileceğini dile getirdi. TBMM Genel Kurulu'ndaki bütçe görüşmeleri sırasında yaşanan gerginlik ve Adıyaman milletvekiline yönelik fiili saldırı hakkında da konuşan Yılmaz, şiddet olayını sert bir dille kınadı. Meclis çatısı altında en sert tartışmaların yapılabileceğini ancak fiziksel şiddetin asla kabul edilemeyeceğini belirten Yılmaz, saldırıyı gerçekleştirenlerin hesap vermesi ve özür dilemesi gerektiğini söyledi. "BİZ HEM GELİŞMİŞ ÜLKELERİN NASIL BAKTIĞINI GÖREBİLİYORUZ HEM DE GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERİN" Türkiye'nin ev sahipliğini kazandığı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) sürecine de değinen Yılmaz, Avustralya ile yaşanan rekabetin ardından uzlaşı sağlandığını aktardı. Zirvenin muhtemelen Antalya'da yapılacağını ve 100 binden fazla katılımcı beklendiğini ifade eden Yılmaz, Türkiye'nin bu organizasyonda "gelişmiş kuzey" ile "gelişmekte olan güney" ülkeleri arasında bir köprü vazifesi göreceğini, yeşil dönüşüm ve finansman konularının masaya yatırılacağını sözlerine ekledi.

Türkiye'ye teknoloji devi geliyor: 3 milyar dolarlık 'Bulut' yatırımı Haber

Türkiye'ye teknoloji devi geliyor: 3 milyar dolarlık 'Bulut' yatırımı

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye'nin dijital altyapısını güçlendirecek dev bir yatırım projesinin detaylarını paylaştı. Turkcell ile teknoloji devi Google Cloud arasında varılan mutabakat kapsamında, Türkiye'ye toplamda 3 milyar dolarlık kaynak aktarılacağı bildirildi. YATIRIMIN DAĞILIMI: 1 MİLYAR TURKCELL, 2 MİLYAR GOOGLE Yılmaz'ın açıklamalarına göre, söz konusu yatırım planının 1 milyar dolarlık kısmını Turkcell, 2 milyar dolarlık kısmını ise Google Cloud üstlenecek. Yılmaz, "Toplamda 3 milyar dolarlık bir yatırımdan söz ediyoruz" diyerek projenin mali boyutuna dikkat çekti. "KAMU VE ÖZEL SEKTÖRDE VERİMLİLİK ARTACAK" Yatırımın Türkiye ekonomisine etkilerini değerlendiren Cumhurbaşkanı Yardımcısı, gelişmiş veri altyapısı ve yeni nesil bulut teknolojilerinin dijital ekosisteme entegre edileceğini belirtti. Yılmaz, bu hamlenin kamu ve özel sektörde verimliliği artıracağını ve inovasyonun gelişmesini teşvik edeceğini vurguladı. DÜNYADAKİ 42 MERKEZDEN BİRİ OLACAK Kurulacak tesisin, Google Cloud’un dünya genelindeki 42 hiper ölçekli veri merkezinden biri olacağı açıklandı. Yatırımın, 2032 yılına kadar Türkiye'de en az 5 milyar dolarlık (yaklaşık 211,2 milyar lira) bir ekonomik değer oluşturması hedefleniyor. KURIAN: "ABD'DEKİ STANDARTLARI SUNACAĞIZ" Google Cloud CEO’su Thomas Kurian ise 12 Kasım’da San Francisco’da düzenlenen toplantıda projenin teknik detaylarını aktardı. Turkcell ile 2,5 yıldır bu proje üzerinde çalıştıklarını belirten Kurian, şu ifadeleri kullandı: "Bu bölge, tüm bulut bilişim hizmetlerimizi Türkiye’ye getirecek. Kuracağımız merkez, ABD’deki bir bulut bölgesinde gördüğünüz tüm özellikleri sunacak. Hızlandırılmış işlem gücü, yüksek performanslı depolama, ağ altyapısı ve siber güvenlik araçları bu paketin içinde yer alacak."

Cevdet Yılmaz’dan KKTC’ye destek mesajı: “Kıbrıs Türkü’nün egemenlik haklarını savunmaya devam edeceğiz” Haber

Cevdet Yılmaz’dan KKTC’ye destek mesajı: “Kıbrıs Türkü’nün egemenlik haklarını savunmaya devam edeceğiz”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı devir teslim törenine katıldı. Törenin ardından Yılmaz, KKTC Cumhurbaşkanlığı Yerleşkesi'nde, görevine resmen başlayan ülkenin 6. Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile makamında bir araya geldi. ERDOĞAN'DAN ERHÜRMAN'A TEBRİK VE SELAM Baş başa görüşme öncesinde yapılan ortak açıklamada Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 19 Ekim'deki seçimlerin ardından devir teslim törenine katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da ifade ettiği gibi, seçimlerin Kıbrıs Türk halkının demokratik olgunluğunu bir kez daha gösterdiğini belirtti. Yılmaz, "Bu vesileyle Sayın Cumhurbaşkanı'mızın Kıbrıs Türk halkına kalbi selamlarını ve Sayın Erhürman'a tebrik dileklerini iletmek istiyorum. Seçimler Kıbrıs Türklerinin hür ve egemen iradesini göstermesinin yanı sıra KKTC'deki yerleşmiş devlet geleneğini ve güçlü demokrasisini yansıtması anlamında önemlidir" dedi. ERHÜRMAN'IN İLK MESAJLARI 'KIYMETLİ' BULUNDU Seçimlerin hayırlı olmasını dileyen Yılmaz, yeni Cumhurbaşkanı Erhürman'ı tebrik etti. Yılmaz, Erhürman'ın seçim sonrası yaptığı açıklamalara da değinerek, "Sadece kendine oy verenlerin değil, tüm Kıbrıs Türk halkının Cumhurbaşkanı olduğunu, kimsenin kaybetmediğini, Türkiye Cumhuriyeti'yle dış politika başta olmak üzere yakın istişare içinde olacağına ilişkin açıklamalarının kıymetli olduğunu ifade etmek istiyorum" şeklinde konuştu. Yılmaz, seçim sürecine katılan tüm adaylara, partilere ve kurumlara da tebriklerini sundu. ESKİ CUMHURBAŞKANI TATAR'A TEŞEKKÜR Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, görevi devreden 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar'a da hizmetleri ve Türkiye ile yürüttüğü verimli işbirliği için teşekkür etti. Yılmaz, Tatar'ın tecrübesiyle ülkesine hizmet etmeye devam edeceğine inandığını belirtti. Yılmaz'ın devir teslim töreni öncesinde Ersin Tatar ile de bir görüşme gerçekleştirdiği öğrenildi. 'ANAVATAN TÜRKİYE'NİN DESTEĞİ DEVAM EDECEK' Cevdet Yılmaz, Türkiye'nin KKTC'ye yönelik değişmez politikasını da vurguladı: "Anavatan ve garantör Türkiye olarak tarihi, hukuki ve insani sorumluluklarımız çerçevesinde... Kıbrıs Türk halkının huzur, refah ve kalkınmasına yönelik gayretlere katkıda bulunmaya devam edeceğiz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin her alanda gelişmesi için durmaksızın çalışmayı sürdüreceğiz... Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da milli davamıza sahip çıkmaya, Kıbrıs Türkünün adalet mücadelesine destek vermeye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin egemenlik haklarını ve çıkarlarını her platformda savunmaya devam edeceğiz." ERDOĞAN'DAN ERHÜRMAN'A TÜRKİYE DAVETİ Konuşmasının sonunda Yılmaz, Cumhurbaşkanı Erhürman'a başarılar dileyerek, "Sayın Cumhurbaşkanı'mızın (Erdoğan), kendisini (Erhürman'ı) en yakın zamanda Türkiye'de görmek istediğini ifade etmek istiyorum" dedi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın resmi davetini iletti.

Ekonomi Koordinasyon Kurulu, Cevdet Yılmaz başkanlığında toplandı Haber

Ekonomi Koordinasyon Kurulu, Cevdet Yılmaz başkanlığında toplandı

Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK), Türkiye ekonomisinin öncelikli alanlarını ve stratejik adımlarını belirlemek üzere bugün toplandı. Toplantıya Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlık etti. EKONOMİ YÖNETİMİ KÜLLİYE’DE BİR ARAYA GELDİ Toplantıda, ekonomi yönetiminin kilit isimlerinin yanı sıra, parti ve kurum temsilcileri de hazır bulundu. Katılımcılar arasında Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan gibi önemli isimler yer aldı. MESLEKİ EĞİTİM VE YENİ ÇALIŞMA MODELLERİ GÜNDEMDE EKK gündemindeki ana maddeler, ülkenin beşeri sermayesini ve istihdam yapısını doğrudan etkileyecek konular oldu. Kurul üyeleri, mesleki eğitimin güçlendirilmesine yönelik somut önerileri masaya yatırdı. Bu önerilerin, iş gücü piyasasının ihtiyaçlarına cevap verme kapasitesini artırması hedefleniyor. Aynı zamanda, hızla değişen küresel trendlere uyum sağlamak amacıyla yeni nesil çalışma modellerine ilişkin hazırlıklarda gelinen son durum da detaylıca incelendi. Ekonominin dış ticaret ayağını destekleyen mekanizmalar da toplantının kritik başlıkları arasındaydı. Kurulda, Eximbank tarafından sağlanan ihracat kredilerinin reel ekonomi üzerindeki etkileri kapsamlı bir şekilde değerlendirildi. Bu değerlendirmenin, ihracat hedeflerine ulaşma yolunda atılacak adımlara ışık tutması bekleniyor. Toplantının tamamlanmasının ardından, EKK'nın ele aldığı konular ve alınan kararlarla ilgili kamuoyuna yazılı bir açıklama yapılması bekleniyor.

Türkiye’de 4 gün mesai tartışması: OVP sinyal verdi, DMM’den açıklama geldi Haber

Türkiye’de 4 gün mesai tartışması: OVP sinyal verdi, DMM’den açıklama geldi

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan Orta Vadeli Program'da yer alan, "İş-yaşam uyumunun ve çalışan verimliliğinin artırılması doğrultusunda çalışma günleri ayarlaması için pilot uygulama yapılacaktır" ifadesi, kamuoyunda geniş yankı bulmuştu. Bu madde, çalışma günlerinin dörde düşürülmesine yönelik bir hazırlık olarak yorumlanmış ve 2026 yılından itibaren pilot uygulamaların başlayabileceği beklentisi oluşmuştu. Uygulamanın temel hedefinin ise verimliliği artırmak ve iş-yaşam dengesini kurmak olduğu belirtiliyordu. RESMİ AÇIKLAMA GELDİ: 'SPESİFİK BİR UYGULAMA GÜNDEMDE YOK' Artan tartışmaların ardından Dezenformasyonla Mücadele Merkezi'nin (DMM) sosyal medya hesabından bir açıklama yapıldı. Açıklamada, OVP'de çalışma günlerinin 4'e düşürüleceğine dair herhangi bir hükmün bulunmadığı net bir dille ifade edildi. Haftada dört gün mesai gibi spesifik bir uygulamanın gündemde olmadığının altı çizilen açıklamada, OVP'deki ifadenin dönüşen işgücü piyasaları ve teknolojik gelişmeler çerçevesinde esnek çalışma modellerini kapsayan pilot uygulamalara yönelik olduğu kaydedildi. MEVCUT YASALAR NE DİYOR? DMM'nin açıklamasında, Türkiye'deki mevcut çalışma saatlerini düzenleyen yasalara da atıfta bulunuldu. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre memurların haftalık çalışma süresinin 40 saat olduğu hatırlatıldı. İş Kanunu'na göre ise haftalık azami çalışma süresinin 45 saat olduğu ve bu sürenin işin niteliğine göre 5 veya 6 güne bölünebildiği belirtildi. Bu açıklamalar, mevcut yasal çerçevede doğrudan dört günlük bir sisteme geçişin mümkün olmadığını ortaya koydu. DÜNYADAKİ UYGULAMALAR TARTIŞMAYI ALEVLENDİRMİŞTİ Türkiye'deki tartışmaların temelini, dünyada giderek yaygınlaşan dört gün mesai uygulamaları oluşturuyordu. Özellikle İngiltere, Almanya, Japonya, İzlanda ve Belçika gibi ülkelerde yapılan denemeler, verimliliği düşürmeden çalışan memnuniyetini artırdığını göstermişti. OVP'de yer alan ifadenin de bu küresel eğilim doğrultusunda yorumlanması, beklentilerin yükselmesinde etkili olmuştu. Ancak resmi açıklama ile Türkiye'deki pilot uygulamaların daha geniş bir esneklik çerçevesini hedeflediği anlaşıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.