#çiftçi

İLKHABER-Gazetesi - çiftçi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, çiftçi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gürer: Çiftçiye destek verilmezse verim kaybı devam eder Haber

Gürer: Çiftçiye destek verilmezse verim kaybı devam eder

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım sektöründeki sorunlar ve 2026 üretim yılına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 2025’te yaşanan kuraklık nedeniyle ciddi verim ve rekolte kayıpları olduğunu belirten Gürer, çiftçilerin bekledikleri ürünü elde edemediğini ifade etti. 2026’ya ise kar yağışıyla birlikte umutlu bir başlangıç yapıldığını vurgulayan Gürer, “Bu süreç doğru yönetilirse, bu yıl üretim ve rekolte daha yüksek olabilir” dedi. Buğday üretimindeki düşüşe dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2002 yılında Türkiye’de 19 milyon 600 bin ton buğday üretildiğini hatırlatarak, “2025 yılında ise kuraklığın etkisi ve yeterli desteğin verilmemesi nedeniyle buğday üretimi 17 milyon 900 bin tona kadar düştü” ifadelerini kullandı. “ÇİFTÇİYE ZAMANINDA VE YETERLİ DESTEK VERİLMELİ” 2026 yılı için umutlu bir tablo oluşmasına rağmen çiftçilerin ciddi finansman sorunlarıyla karşı karşıya olduğunu dile getiren Gürer, “Çiftçiler bankaya gidip kredi almak istiyor. Bir kısmı ekimini yaptı, gübre alacak. Diğeri ekim için mazot, ilaç ve tohum alacak. Ancak banka ‘BAĞ-KUR primi borcunu yatırmadan kredi vermem’ diyor. Bu durumda çiftçiler krediye erişimde ciddi sorun yaşıyor. Oysa çiftçiye ‘al krediyi, ek’ demek lazım. Çiftçiye desteği zamanında ve doğru şekilde vermek gerekiyor. Kanuna göre milli gelirin yüzde 1’i oranında destek verilmesi gerekiyor. Bu da 2026 yılı için 772 milyar lira demek. Ancak verilen destek sadece 168 milyar lira. İşin daha ilginci, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın kendi bütçesi bile 542 milyar lira, Çiftçiden esirgenen 2026 yılında destek ise 604 milyar lira” ifadelerini kullandı. “ÇİFTÇİYE DESTEK VERİLMEZSE VERİM VE REKOLTE KAYBI SÜRECEK” Ömer Fethi Gürer, “Yeterli destek verilmezse bu kez gübre, mazot, ilaç ve tohum maliyetleri nedeniyle çiftçi tarlasını ekmeyecek. İlaç, tohum, gübre, mazot, tarla kirası, traktör gideri, su parası, elektrik parası derken çiftçi ciddi bir çıkmazda. Çiftçiye destek vererek onu tarlada üretime yönlendirmeliyiz. Aksi halde verim ve rekolte kaybı devam eder ve ithalata mahkûm oluruz. Oysa hedefimiz kendi ülkemizde, kendi kendine yeten bir tarım yapısına ulaşmak olmalıdır” şeklinde konuştu.

Gürer: Türkiye’de büyükbaş hayvan sayısı hızla düşüyor Haber

Gürer: Türkiye’de büyükbaş hayvan sayısı hızla düşüyor

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Ankara’nın Haymana ilçesine bağlı Culuk Köyü’nde hayvancılıkla uğraşan üreticilerle bir araya gelerek sektörde yaşanan sorunları yerinde inceledi. CHP Haymana İlçe Başkanı Kasım Koç’un da eşlik ettiği ziyarette Gürer, artan girdi maliyetleri, ithalat politikaları ve hayvancılığın sürdürülebilirliği konusunda üreticilerin yaşadığı sıkıntıları dinledi. “ÇÖZÜM İTHALATTA DEĞİL, YERLİ ÜRETİCİ DESTEKLENMELİ” Hayvancılığın büyük fedakârlık gerektirdiğini vurgulayan Ömer Fethi Gürer, üreticilerin tatilsiz, aralıksız bir emek verdiğini ancak bunun karşılığını alamadığını belirterek şunları söyledi: “Hayvancılık zor bir iş. Yirmi dört saat hayvanla ilgilenmek zorundasınız. Cumartesi yok, pazar yok, tatil yok. Eğer hayvana yem verirseniz o hayvan da size et verir, süt verir. Ülkemizde mera hayvancılığı da bitmek üzere. On iki ay boyunca bu hayvanlar ahırda yemle besleniyor. Ama yem fiyatları düzenli olarak artıyor. Elli kiloluk süt yemi şu an ülkemizde 9 lirayı bulmuş durumda. Yonca, saman, küspe arttıkça hayvanların maliyetleri de artıyor. Ancak bu maliyete göre satış yapılamayınca çoğu ahır boşalmış durumda. 2025 yılında ülkemiz 654 bin baş hayvan ithal etti. Çözüm ithalatta aranıyor. Oysa 400-500 bin aralığında buzağı ölüyor, hayvan hastalıklarının önüne geçilemiyor. Sorunlar yerinde çözülmüyor, kendi besicimiz desteklenmiyor” şeklinde konuştu. ZÜLFÜ ÜNAL, “HAYVANCILIK MALİYETLERİ ÜRETİMİ SÜRDÜRÜLEMEZ HALE GETİRDİ” Hayvancılık yapan üretici Zülfü Ünal, üretimin neden sürdürülemediğini yaşadığı deneyimlerle anlattı. Ünal, hem et hem süt üretiminde maliyetlerin kontrol edilemez hale geldiğini belirterek, “Ülkemizde üretim kıtlığı var. Çiftçimiz, besicimiz bu işi teker teker bıraktı. 2026 yılına geldiğimizde rakamlar ortada. Et hayvanı ürettiğim zaman hayvanı pahalıya alıyorum, yemi pahalıya alıyorum, hayvanımı kestirdiğim zaman tekrar yerine koyamıyorum. Kendi geçimimi sağlamakta zorlanıyorum. Süt fiyatlarına baktığımızda, yılbaşından sonra geçerli olan fiyat 22 lira. Bu fiyat bizi kurtarmıyor. Minimum, en kötü fiyatın şu an 30 lira olmasını talep ediyoruz. Bir litre sütle iki kilo yem alamıyoruz. Yakında bu bir kiloya düşecek. Yarın yem de alamayacağız, süt de üretemeyeceğiz. Elektriği, faturaları, giderleri, hayvanların ilaç masraflarını, veteriner ücretlerini ödemekte zorlanıyorum” dedi. CHP Haymana İlçe Başkanı Kasım Koç da üreticilerin yaşadığı fiyat sorununa dikkat çekti. Açıklanan süt fiyatı ile fiili satış fiyatı arasındaki farkın üreticiyi daha da mağdur ettiğini belirten Koç, “Köyde açıklanan fiyat 22 lira ama üretici fiilen 19 liraya satıyor. Ulusal Süt Konseyi’nin açıkladığı 22 liralık fiyat üreticiyi kurtarmıyor. Vatandaşların hepsi sıkıntıda. Tarımın ve hayvancılığın tamamen bittiği bir noktadayız” dedi. Hayvancılığın gerilemesinin ithalat bağımlılığını artıracağını vurgulayan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Hayvancılıkta ülkenin geriye düşmesi daha fazla ithalat demektir, yabancı besiciye destek demektir. Oysa kendi besicimizi desteklemek gerekiyor. Köyde tarımın sürdürülebilirliği ve çiftçinin, besicinin, üreticinin geleceğini planlayabilmesi için mutlaka yapılması gerekenler var. Bu konuda iktidara çağrıda bulunuyoruz. Gerekli adımlar bir an önce atılmazsa sorunlar giderek büyüyecek. Hayvancılık yapan herkes bu şartlarda bu işin sürdürülemeyeceğini söylüyor” ifade etti. “TÜRKİYE’DE BÜYÜKBAŞ HAYVAN SAYISI HIZLA AZALIYOR” Türkiye genelindeki hayvan varlığındaki düşüşe de dikkat çeken Gürer şunları söyledi: 1980 yılında ülkemizde büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığı 88 milyondu. Bugün bu sayı 71 milyona geriledi. Daha vahimi, 2025 yılında şap hastalığının 81 ilde hayvan pazarlarını kapattıracak boyuta ulaşmasından sonra ne kadar hayvan kaybettiğimiz bilinmiyor. 2026 yılı raporunda Amerika Tarım Bakanlığı, Türkiye’de büyükbaş hayvan varlığının 14 milyon 100 bine düşeceğini açıkladı. Oysa ülkemizin resmi verilerine göre 2025 yılında 16 milyon 900 bin büyükbaş hayvan vardı. Birlik verilerine göre ise bu sayı 13 milyon 685 bine düştü. Yani 4 milyon 279 bin baş hayvanı kaybetmiş durumdayız.”

Gürer: Girdi maliyetleri tarımı bitirme noktasına getirdi Haber

Gürer: Girdi maliyetleri tarımı bitirme noktasına getirdi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım sektörünün en büyük sorunlarının artan girdi maliyetleri, aracılık sistemi ve ithalatın sürmesi olduğunu belirterek, yemden gübreye, mazottan elektriğe kadar tüm kalemlerde yaşanan fiyat artışlarının hem üreticiyi hem de tüketiciyi olumsuz etkilediğini söyledi. Gürer, “Tarımın en büyük sorunlarından biri girdi maliyetleri. Yem, gübre, tohum, mazot ve işçilik fiyatları sürekli artıyor. Traktörün, biçerdöverin gideri yükseliyor; elektrik ve su ücretleri katlanıyor. Ürün daha toprağa ekilmeden maliyetler tırmanıyor” dedi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, üreticiden çıkan ürünün sofraya ulaşana kadar en az dört el değiştirdiğini ve fiyatların katlanarak arttığını belirterek, “Ürün üreticiden çıktıktan sonra en az dört el değiştiriyor. Rafa varıncaya kadar fiyatlar katlana katlana gidiyor. Üreten ürettiğinden mutlu olamıyor, tüketen pahalı ürün alıyor. Çiftçi bir yıl önceden hangi üründen ne kazanacağını bilmeli. Alım garantili üretim yapması sağlanmalı” ifadelerini kullandı. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, gübre fiyatlarındaki artışı son rakamlarla ortaya koydu. Amonyum sülfat gübresinin 2025 yılı Ocak ayında ton başına 9 bin 500 liradan satıldığını, 2026 yılı Ocak ayında ise 12 bin 100 liraya çıktığını belirten Gürer, üre gübresinin de geçen yıl bayilerde tonu 17.400 TL fiyattan satılırken bugün ton fiyatı 26.000 ton ulaştığını söyledi. “ÜRÜN DAHA EKİLMEDEN MALİYETLER KATLANIYOR” Çiftçilerin yoğun kullandığı 15-15-15 gübresinin bir yıl önce tonu 16 bin 750 lira olduğunu hatırlatan Gürer, “Şu anda bu gübre tonu 23 bin 400 liraya çıktı. 20-20 gübre Ocak 2025 tarihinde tonu 15.700 TL iken Ocak 2026’da ton fiyatı 23.200 TL çıktı. DAP gübresi geçen yıl Ocak ayında 24 bin 700 liraydı, bugün 34 bin 750 lira. Daha yılın başında gübre bu fiyat. Mazot 50 liraya üzerinden satılıyor. Üreticilerin yaşadığı sorunlar katlanıyor. Doğal olarak bunlar ürün fiyatlarına yansıyor. Cuma günü Kumluca halinde yuvarlak domatesin kilosu 60 lira. Çarlı biber 50 lira, kılçık sivri biber 110 lira, cin biber 110 lira. Salatalık 50 lira, patlıcan 56 lira, kabak 66 lira, fasulye 100 lira” şeklinde konuştu. “ÇİFTÇİNİN TARLASINA, TRAKTÖRÜNE İCRA GELİYOR” Ömer Fethi Gürer, “İşin başını doğru biçimde kanalize etmek, düzenlemek gerekiyor. O da girdi maliyetlerinin düşürülmesiyle olur. Mazotta ÖTV ve KDV çiftçi için mutlaka kaldırılmalı. Çiftçi mazotun fiyatına yetişemiyor. Tarlayı traktörle sürecek, mazot koyacak, yarım depo mazotu bile zor alıyor. Bu nedenle çiftçilerin çoğu icralık oldu. Tarlasına, hayvanına, traktörüne, hayvanına icra geliyor. Bir an önce icralar durdurulmalı, çiftçiye kredi desteği sağlanmalı, yem ve gübre sübvanse edilmeli. Bu yıl Türkiye’de 14 milyon 300 bin büyükbaş hayvan kalacağı ifade ediliyor. Bu, Türkiye’nin neredeyse son 50 yılının en düşük büyükbaş hayvan varlığı” dedi. “ÜRETİCİ AYAKTA KALMAZSA KRİZ DERİNLEŞİR” Açıklamasının sonunda bir uyarıda bulunan Ömer Fethi Gürer, yetkililerin çiftçinin, üreticinin ve besicinin yanında duran gerçekçi çözümler üretmek zorunda olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bu ülke gıdasız kalırsa sorunlarımız artar, sıkıntılarımız katlanır. İleriki aşamada birilerinin sömürgesi haline geliriz. Onun için çiftçimizin, üreticimizin, besicimizin yanında duran bir anlayış şarttır. Çözüm var ancak siyasi iktidar sorunları çözme becerisini yitirdi” şeklinde konuştu.

ÇİFTÇİ DESTEK ÖDEMELERİ YATTI MI? 2026 OCAK TARIMSAL DESTEK ÖDEME TARİHİ AÇIKLANDI Haber

ÇİFTÇİ DESTEK ÖDEMELERİ YATTI MI? 2026 OCAK TARIMSAL DESTEK ÖDEME TARİHİ AÇIKLANDI

Çiftçilerin merakla beklediği 2026 Ocak ayı tarımsal destek ödemeleri için beklenen açıklama geldi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, toplam 226 milyon 720 bin lira tutarındaki çiftçi destek ödemelerinin 16 Ocak 2026 tarihinde çiftçilerin hesaplarına aktarılacağını duyurdu.Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı üreticiler, e-Devlet çiftçi destek ödemesi sorgulama ekranı üzerinden ödemelerin yatıp yatmadığını kolayca kontrol edebiliyor. TARIMSAL DESTEK ÖDEMELERİ NE ZAMAN YATACAK? Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın açıklamasına göre, 226 milyon 720 bin TL tutarındaki tarımsal destekleme ödemesi 16 Ocak 2026 Cuma günü itibarıyla çiftçilerin hesaplarına yatırılacak. BAKAN YUMAKLI, SOSYAL MEDYA HESABINDAN YAPTIĞI PAYLAŞIMDA ŞU İFADELERE YER VERDİ: “Üreticilerimizin emeğini koruyor, üretimin gücünü desteklerle büyütmeye devam ediyoruz. 226 milyon lira tarımsal destek ödemesi bugün çiftçilerimizin hesaplarına aktarılıyor. Hayırlı ve bereketli olsun.” 2026 OCAK TARIMSAL DESTEK ÖDEME KALEMLERİ BAKANLIK TARAFINDAN YAPILAN AÇIKLAMAYA GÖRE DESTEK ÖDEMELERİ ŞU ŞEKİLDE DAĞITILACAK: Hayvan hastalıkları tazminatı: 187 milyon 571 bin 559 TL Kırsal kalkınma yatırımları: 38 milyon 459 bin 44 TL Biyolojik ve biyoteknik mücadele desteği: 689 bin 397 TL TARIMSAL DESTEK ÖDEMELERİ YATTI MI? 16 Ocak 2026 itibarıyla tarımsal destek ödemeleri çiftçilerin banka hesaplarına aktarılmaya başlandı. Ödemeler, Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı üreticilerin bilgilerine göre gerçekleştiriliyor. ÇİFTÇİ DESTEK ÖDEMESİ SORGULAMA NASIL YAPILIR? Çiftçi destek ödemesi sorgulaması yapmak isteyen vatandaşlar, e-Devlet sistemi üzerinden işlemlerini gerçekleştirebilir. SORGULAMA ADIMLARI: e-Devlet sistemine giriş yapın T.C. Kimlik Numaranız ve e-Devlet şifrenizle oturum açın “Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS)” sayfasına girin Destek ödeme bilgilerinizi görüntüleyin Sorgulama yapabilmek için e-Devlet şifresinin PTT şubelerinden temin edilmesi gerekiyor. E-DEVLET ÇİFTÇİ DESTEK ÖDEMESİ (ÇKS) SORGULAMA SAYFASI...

Barut: Çiftçiye köstek değil destek olun Haber

Barut: Çiftçiye köstek değil destek olun

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, Ziraat Bankası ile Tarım Kredi Kooperatiflerinden tarımsal kredi kullanacak çiftçilere “Bağ-Kur ve SGK prim borcu ile vergi borcu bulunmaması” şartı getirilmesine tepki gösterdi. Ürünleri para etmeyen ve artan maliyetler nedeniyle borç yükü altında ezilen çiftçilerin adeta çıkmaza sürüklendiğini vurgulayan Barut, bu uygulamanın çiftçiyi desteklemek yerine üretimden kopmaya zorladığını belirtti. “ÇİFTÇİ 1 TRİLYON 200 MİLYAR LİRALIK BORCUN ALTINDA EZİLİYOR” Ayhan Barut, “Ektiğinden, diktiğinden, ürettiğinden hiç kazanamayan çiftçimiz, mazottan gübreye, tohumdan zirai ilaca katlanan maliyetlerin altında ezilmiştir. Sonuçta çiftçimiz 1 trilyon 200 milyar liradan fazla borca batmıştır. Çiftçimizi 2025 yılında zirai don vurmuş, aşırı sıcak vurmuş, kuraklık vurmuş, öldürücü darbeler katlanan maliyetlerle büyümüş ama çare bulan yok” şeklinde konuştu. “BORÇLA ÜRETMEYE ÇALIŞAN ÇİFTÇİNİN UMUDU KIRILIYOR” Çiftçinin zor durumda olduğunu belirten Barut, şunları kaydetti: “Emektar çiftçimiz, yek ekmeğe muhtaç halde ama bunların üretime ve üreticiye kötülüğü bitmiyor. Borçla harçla üretmeye çalışan çiftçimize, şimdi de sübvansiyonlu tarımsal kredi darbesi vuruldu. Ekip diktiğinden ürettiğinden kazanamayan çiftçi, bir umutla üretmek için finansa erişmeye çalışırken, İktidarın talimatıyla Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifinden kullanılan tarımsal krediler için 'Bağ-Kur ve SGK prim borcu' ile vergi borcu ödemesi dayatılıyor. İktidar, Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifine talimat vererek buraları adeta tahsilatçı gibi kullanıyor. Ya Allah'tan korkun, kuldan utanın. Çiftçinin can vermeye bile hali kalmamışken, borçla, krediyle üretmeye çalışırken bu vergi ve prim borcu ödenmeden tarımsal kredi verilmemesi kararı tüm yaşananların üstüne tüy dikmektir. Çiftçinin elini rahatlatıp desteklerle yükünü hafifletmesi gerekenler işi yokuşa sürmekte, çiftçinin ölüm fermanını imzalamaktadır. Bu yanlıştan derhal vazgeçilmeli, sahipsiz bırakılan çiftçimize köstek değil destek olunmalıdır.”

Dr. Şevkin: Çiftçi üretim yapamaz hale geldi Haber

Dr. Şevkin: Çiftçi üretim yapamaz hale geldi

Cumhuriyet Halk (CHP) Adana Milletvekili ve TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin Ziraat Bankası’nın borçlu çiftçilere kredi kullandırmama kararına tepki gösterdi. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın SGK ve Bağ-Kur prim borcu bulunan çiftçilerin bitkisel ve hayvansal üretim kredilerine erişimini fiilen engelleyen ve Resmi Gazete’de yayımlanan düzenlemenin sahada ciddi mağduriyetler yarattığını belirten Şevkin, kararın üretimi durma noktasına getirdiğini vurguladı. “ARTAN MALİYETLER ÇİFTÇİYİ ÜRETİMDEN KOPARDI” CHP Adana Milletvekili ve TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin, "Ziraat Bankası normal şartlarda çiftçinin kara gün dostuydu. Çiftçinin üretim için kullandığı mazot, ilaç, gübre, elektrik, yem ve işçilik maliyetleri her geçen gün artarken kazancı ise hep azaldı. Hasat zamanı açıklanmayan ürün taban fiyatları ve gemiler dolusu yapılan ithalatla sürekli kazanan yabancı ülkelerin çiftçileri oldu. Günümüz Türkiye'sinde ise çiftçiler çocuğunu okutamadığı ve huzurlu yuva kuramadığı için köyleri bir bir terk etti.” “ÇİFTÇİ KURAKLIK, DON VE ŞAPLA MÜCADELE EDERKEN BORÇ ŞOKU YAŞIYOR” Dr. Şevkin, “Çiftçi bir yandan kuraklığın acısını, bir yandan zirai don felaketinin acısını diğer yandan şap hastalığının ahırlardaki zararını telafi edemediği bu süreçte Ziraat Bankası'nın aldığı bu karar adeta yıkım etkisi yarattı. Tarladan sofraya üretim ağının emekçisi olan çiftçilere bu kararla zor günler yaşatılıyor. Maliyetler altında ezilen çiftçiler, Ziraat Bankası’ndan kredi borçlarının ertelenmesini beklenirken bu karar adeta şok etkisi yaratmıştır. Çukurova'da birinci ürün mısır ekimlerinin de yaklaştığı bir dönemde uygulamaya konulan bu karar tohum, gübre, ilaç ve mazot temin etmesi gereken çiftçiyi piyasanın acımasız insafına terk etti. Kelimenin tam anlamıyla kara kara düşünen, yazın aşırı sıcaktan, kışın dondan ürünü mahvolan ve destek isteyen Çukurova çiftçisi hükümetin bir an önce bu karardan dönmesini bekliyor.” Dr. Şevkin, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın bir an önce konuya çözüm üretmesi ve çiftçiye nefes aldırması gerektiğini sözlerine ekledi.

Gürer: Açıklanan çiğ süt fiyatı hem süt hem et sorununu derinleştirecek Haber

Gürer: Açıklanan çiğ süt fiyatı hem süt hem et sorununu derinleştirecek

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Ulusal Süt Konseyi’nin çiğ süt tavsiye fiyatını 22,22 TL olarak açıklamasının, bir artış değil üretim maliyetlerinin altında bir ayarlama olduğunu belirtti. Gürer, “Bu fiyat ne üreticinin emeğini karşılıyor ne de hayvancılığın sürdürülebilirliğine destek sağlıyor” dedi. ULUSAL SÜT KONSEYİ’NİN 22,22 TL’LİK ÇİĞ SÜT FİYATINA TEPKİ Ulusal Süt Konseyi tarafından çiğ süt tavsiye fiyatının 22,22 TL olarak açıklanmasının ardından değerlendirmelerde bulunan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, söz konusu fiyatın yem ve ahır giderlerinin gerisinde kaldığını ve gerçeklerle bağdaşmadığını söyledi. Gürer, artan yem, enerji, veteriner giderleri, aşı, vitamin ve işçilik maliyetleri dikkate alındığında açıklanan fiyatın üretici giderlerinin altında kaldığını ifade etti. “AÇIKLANAN ÇİĞ SÜT FİYATI ÜRETİCİNİN CEBİNE ULAŞMIYOR” Gürer, son beş yılda süt inekçiliği yapanların ciddi ölçüde hayvanlarını satışa yöneldiğini belirterek, “Küçük aile tipi işletmeler ahırın kapısını kapattı. 1–10 hayvanı olan üreticiler, artan giderler karşısında hayvancılığı bırakmaya başladı. Ulusal Süt Konseyi tarafından açıklanan fiyat, tavsiye fiyatıdır. Küçük aile tipi işletmeler, çiğ süt sağdığı anda ürünü aracıya vermek zorunda kalmaktadır. Süt saklama olanakları yoktur. Toplayan aracı ise USK fiyatının altında bir bedelle ürünü alır ve bu da fiili piyasa fiyatı olur. Açıklanan fiyat birçok yerde hemen uygulamaya geçmez. Çiğ süt fiyatı açıklanıyor ama bu fiyat, üreticinin cebine giren gerçek gelir değildir” şeklinde konuştu. “YETERSİZ ÇİĞ SÜT FİYATI HEM SÜT HEM ET SORUNUNU DERİNLEŞTİRECEK” Ömer Fethi Gürer, son bir yıl içinde hayvancılıkta girdi maliyetlerinin katlanarak arttığına dikkat çekerek şunları söyledi: “Yem fiyatları dövize endeksli biçimde artıyor, elektrik ve mazot zamları durmuyor, veterinerlik ve ilaç giderleri üreticinin belini büküyor. Buna karşın çiğ süte verilen 22,22 TL’lik fiyat, maliyetleri karşılamaktan uzaktır. Üretici zarar ederek üretmeye zorlanıyor. 1 litre sütle 1,5 kilogram yem alınamıyor. 50 kilogram süt yemi 900 liraya dayandı. Hayvanlar 12 ay kapalı alanda yemle besleniyor, maliyet sürekli artıyor. Süt para etmezse üretici mecburen ineğini kesime gönderir. Bugün açıklanan bu fiyat, inek kesimini hızlandıracak; yarın hem süt hem et sorunu daha da derinleşecektir.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.