#çiftçi

İLKHABER-Gazetesi - çiftçi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, çiftçi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gürer: Girdi maliyetleri tarımı bitirme noktasına getirdi Haber

Gürer: Girdi maliyetleri tarımı bitirme noktasına getirdi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım sektörünün en büyük sorunlarının artan girdi maliyetleri, aracılık sistemi ve ithalatın sürmesi olduğunu belirterek, yemden gübreye, mazottan elektriğe kadar tüm kalemlerde yaşanan fiyat artışlarının hem üreticiyi hem de tüketiciyi olumsuz etkilediğini söyledi. Gürer, “Tarımın en büyük sorunlarından biri girdi maliyetleri. Yem, gübre, tohum, mazot ve işçilik fiyatları sürekli artıyor. Traktörün, biçerdöverin gideri yükseliyor; elektrik ve su ücretleri katlanıyor. Ürün daha toprağa ekilmeden maliyetler tırmanıyor” dedi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, üreticiden çıkan ürünün sofraya ulaşana kadar en az dört el değiştirdiğini ve fiyatların katlanarak arttığını belirterek, “Ürün üreticiden çıktıktan sonra en az dört el değiştiriyor. Rafa varıncaya kadar fiyatlar katlana katlana gidiyor. Üreten ürettiğinden mutlu olamıyor, tüketen pahalı ürün alıyor. Çiftçi bir yıl önceden hangi üründen ne kazanacağını bilmeli. Alım garantili üretim yapması sağlanmalı” ifadelerini kullandı. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, gübre fiyatlarındaki artışı son rakamlarla ortaya koydu. Amonyum sülfat gübresinin 2025 yılı Ocak ayında ton başına 9 bin 500 liradan satıldığını, 2026 yılı Ocak ayında ise 12 bin 100 liraya çıktığını belirten Gürer, üre gübresinin de geçen yıl bayilerde tonu 17.400 TL fiyattan satılırken bugün ton fiyatı 26.000 ton ulaştığını söyledi. “ÜRÜN DAHA EKİLMEDEN MALİYETLER KATLANIYOR” Çiftçilerin yoğun kullandığı 15-15-15 gübresinin bir yıl önce tonu 16 bin 750 lira olduğunu hatırlatan Gürer, “Şu anda bu gübre tonu 23 bin 400 liraya çıktı. 20-20 gübre Ocak 2025 tarihinde tonu 15.700 TL iken Ocak 2026’da ton fiyatı 23.200 TL çıktı. DAP gübresi geçen yıl Ocak ayında 24 bin 700 liraydı, bugün 34 bin 750 lira. Daha yılın başında gübre bu fiyat. Mazot 50 liraya üzerinden satılıyor. Üreticilerin yaşadığı sorunlar katlanıyor. Doğal olarak bunlar ürün fiyatlarına yansıyor. Cuma günü Kumluca halinde yuvarlak domatesin kilosu 60 lira. Çarlı biber 50 lira, kılçık sivri biber 110 lira, cin biber 110 lira. Salatalık 50 lira, patlıcan 56 lira, kabak 66 lira, fasulye 100 lira” şeklinde konuştu. “ÇİFTÇİNİN TARLASINA, TRAKTÖRÜNE İCRA GELİYOR” Ömer Fethi Gürer, “İşin başını doğru biçimde kanalize etmek, düzenlemek gerekiyor. O da girdi maliyetlerinin düşürülmesiyle olur. Mazotta ÖTV ve KDV çiftçi için mutlaka kaldırılmalı. Çiftçi mazotun fiyatına yetişemiyor. Tarlayı traktörle sürecek, mazot koyacak, yarım depo mazotu bile zor alıyor. Bu nedenle çiftçilerin çoğu icralık oldu. Tarlasına, hayvanına, traktörüne, hayvanına icra geliyor. Bir an önce icralar durdurulmalı, çiftçiye kredi desteği sağlanmalı, yem ve gübre sübvanse edilmeli. Bu yıl Türkiye’de 14 milyon 300 bin büyükbaş hayvan kalacağı ifade ediliyor. Bu, Türkiye’nin neredeyse son 50 yılının en düşük büyükbaş hayvan varlığı” dedi. “ÜRETİCİ AYAKTA KALMAZSA KRİZ DERİNLEŞİR” Açıklamasının sonunda bir uyarıda bulunan Ömer Fethi Gürer, yetkililerin çiftçinin, üreticinin ve besicinin yanında duran gerçekçi çözümler üretmek zorunda olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bu ülke gıdasız kalırsa sorunlarımız artar, sıkıntılarımız katlanır. İleriki aşamada birilerinin sömürgesi haline geliriz. Onun için çiftçimizin, üreticimizin, besicimizin yanında duran bir anlayış şarttır. Çözüm var ancak siyasi iktidar sorunları çözme becerisini yitirdi” şeklinde konuştu.

ÇİFTÇİ DESTEK ÖDEMELERİ YATTI MI? 2026 OCAK TARIMSAL DESTEK ÖDEME TARİHİ AÇIKLANDI Haber

ÇİFTÇİ DESTEK ÖDEMELERİ YATTI MI? 2026 OCAK TARIMSAL DESTEK ÖDEME TARİHİ AÇIKLANDI

Çiftçilerin merakla beklediği 2026 Ocak ayı tarımsal destek ödemeleri için beklenen açıklama geldi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, toplam 226 milyon 720 bin lira tutarındaki çiftçi destek ödemelerinin 16 Ocak 2026 tarihinde çiftçilerin hesaplarına aktarılacağını duyurdu.Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı üreticiler, e-Devlet çiftçi destek ödemesi sorgulama ekranı üzerinden ödemelerin yatıp yatmadığını kolayca kontrol edebiliyor. TARIMSAL DESTEK ÖDEMELERİ NE ZAMAN YATACAK? Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın açıklamasına göre, 226 milyon 720 bin TL tutarındaki tarımsal destekleme ödemesi 16 Ocak 2026 Cuma günü itibarıyla çiftçilerin hesaplarına yatırılacak. BAKAN YUMAKLI, SOSYAL MEDYA HESABINDAN YAPTIĞI PAYLAŞIMDA ŞU İFADELERE YER VERDİ: “Üreticilerimizin emeğini koruyor, üretimin gücünü desteklerle büyütmeye devam ediyoruz. 226 milyon lira tarımsal destek ödemesi bugün çiftçilerimizin hesaplarına aktarılıyor. Hayırlı ve bereketli olsun.” 2026 OCAK TARIMSAL DESTEK ÖDEME KALEMLERİ BAKANLIK TARAFINDAN YAPILAN AÇIKLAMAYA GÖRE DESTEK ÖDEMELERİ ŞU ŞEKİLDE DAĞITILACAK: Hayvan hastalıkları tazminatı: 187 milyon 571 bin 559 TL Kırsal kalkınma yatırımları: 38 milyon 459 bin 44 TL Biyolojik ve biyoteknik mücadele desteği: 689 bin 397 TL TARIMSAL DESTEK ÖDEMELERİ YATTI MI? 16 Ocak 2026 itibarıyla tarımsal destek ödemeleri çiftçilerin banka hesaplarına aktarılmaya başlandı. Ödemeler, Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı üreticilerin bilgilerine göre gerçekleştiriliyor. ÇİFTÇİ DESTEK ÖDEMESİ SORGULAMA NASIL YAPILIR? Çiftçi destek ödemesi sorgulaması yapmak isteyen vatandaşlar, e-Devlet sistemi üzerinden işlemlerini gerçekleştirebilir. SORGULAMA ADIMLARI: e-Devlet sistemine giriş yapın T.C. Kimlik Numaranız ve e-Devlet şifrenizle oturum açın “Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS)” sayfasına girin Destek ödeme bilgilerinizi görüntüleyin Sorgulama yapabilmek için e-Devlet şifresinin PTT şubelerinden temin edilmesi gerekiyor. E-DEVLET ÇİFTÇİ DESTEK ÖDEMESİ (ÇKS) SORGULAMA SAYFASI...

Barut: Çiftçiye köstek değil destek olun Haber

Barut: Çiftçiye köstek değil destek olun

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, Ziraat Bankası ile Tarım Kredi Kooperatiflerinden tarımsal kredi kullanacak çiftçilere “Bağ-Kur ve SGK prim borcu ile vergi borcu bulunmaması” şartı getirilmesine tepki gösterdi. Ürünleri para etmeyen ve artan maliyetler nedeniyle borç yükü altında ezilen çiftçilerin adeta çıkmaza sürüklendiğini vurgulayan Barut, bu uygulamanın çiftçiyi desteklemek yerine üretimden kopmaya zorladığını belirtti. “ÇİFTÇİ 1 TRİLYON 200 MİLYAR LİRALIK BORCUN ALTINDA EZİLİYOR” Ayhan Barut, “Ektiğinden, diktiğinden, ürettiğinden hiç kazanamayan çiftçimiz, mazottan gübreye, tohumdan zirai ilaca katlanan maliyetlerin altında ezilmiştir. Sonuçta çiftçimiz 1 trilyon 200 milyar liradan fazla borca batmıştır. Çiftçimizi 2025 yılında zirai don vurmuş, aşırı sıcak vurmuş, kuraklık vurmuş, öldürücü darbeler katlanan maliyetlerle büyümüş ama çare bulan yok” şeklinde konuştu. “BORÇLA ÜRETMEYE ÇALIŞAN ÇİFTÇİNİN UMUDU KIRILIYOR” Çiftçinin zor durumda olduğunu belirten Barut, şunları kaydetti: “Emektar çiftçimiz, yek ekmeğe muhtaç halde ama bunların üretime ve üreticiye kötülüğü bitmiyor. Borçla harçla üretmeye çalışan çiftçimize, şimdi de sübvansiyonlu tarımsal kredi darbesi vuruldu. Ekip diktiğinden ürettiğinden kazanamayan çiftçi, bir umutla üretmek için finansa erişmeye çalışırken, İktidarın talimatıyla Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifinden kullanılan tarımsal krediler için 'Bağ-Kur ve SGK prim borcu' ile vergi borcu ödemesi dayatılıyor. İktidar, Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifine talimat vererek buraları adeta tahsilatçı gibi kullanıyor. Ya Allah'tan korkun, kuldan utanın. Çiftçinin can vermeye bile hali kalmamışken, borçla, krediyle üretmeye çalışırken bu vergi ve prim borcu ödenmeden tarımsal kredi verilmemesi kararı tüm yaşananların üstüne tüy dikmektir. Çiftçinin elini rahatlatıp desteklerle yükünü hafifletmesi gerekenler işi yokuşa sürmekte, çiftçinin ölüm fermanını imzalamaktadır. Bu yanlıştan derhal vazgeçilmeli, sahipsiz bırakılan çiftçimize köstek değil destek olunmalıdır.”

Dr. Şevkin: Çiftçi üretim yapamaz hale geldi Haber

Dr. Şevkin: Çiftçi üretim yapamaz hale geldi

Cumhuriyet Halk (CHP) Adana Milletvekili ve TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin Ziraat Bankası’nın borçlu çiftçilere kredi kullandırmama kararına tepki gösterdi. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın SGK ve Bağ-Kur prim borcu bulunan çiftçilerin bitkisel ve hayvansal üretim kredilerine erişimini fiilen engelleyen ve Resmi Gazete’de yayımlanan düzenlemenin sahada ciddi mağduriyetler yarattığını belirten Şevkin, kararın üretimi durma noktasına getirdiğini vurguladı. “ARTAN MALİYETLER ÇİFTÇİYİ ÜRETİMDEN KOPARDI” CHP Adana Milletvekili ve TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin, "Ziraat Bankası normal şartlarda çiftçinin kara gün dostuydu. Çiftçinin üretim için kullandığı mazot, ilaç, gübre, elektrik, yem ve işçilik maliyetleri her geçen gün artarken kazancı ise hep azaldı. Hasat zamanı açıklanmayan ürün taban fiyatları ve gemiler dolusu yapılan ithalatla sürekli kazanan yabancı ülkelerin çiftçileri oldu. Günümüz Türkiye'sinde ise çiftçiler çocuğunu okutamadığı ve huzurlu yuva kuramadığı için köyleri bir bir terk etti.” “ÇİFTÇİ KURAKLIK, DON VE ŞAPLA MÜCADELE EDERKEN BORÇ ŞOKU YAŞIYOR” Dr. Şevkin, “Çiftçi bir yandan kuraklığın acısını, bir yandan zirai don felaketinin acısını diğer yandan şap hastalığının ahırlardaki zararını telafi edemediği bu süreçte Ziraat Bankası'nın aldığı bu karar adeta yıkım etkisi yarattı. Tarladan sofraya üretim ağının emekçisi olan çiftçilere bu kararla zor günler yaşatılıyor. Maliyetler altında ezilen çiftçiler, Ziraat Bankası’ndan kredi borçlarının ertelenmesini beklenirken bu karar adeta şok etkisi yaratmıştır. Çukurova'da birinci ürün mısır ekimlerinin de yaklaştığı bir dönemde uygulamaya konulan bu karar tohum, gübre, ilaç ve mazot temin etmesi gereken çiftçiyi piyasanın acımasız insafına terk etti. Kelimenin tam anlamıyla kara kara düşünen, yazın aşırı sıcaktan, kışın dondan ürünü mahvolan ve destek isteyen Çukurova çiftçisi hükümetin bir an önce bu karardan dönmesini bekliyor.” Dr. Şevkin, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın bir an önce konuya çözüm üretmesi ve çiftçiye nefes aldırması gerektiğini sözlerine ekledi.

Gürer: Açıklanan çiğ süt fiyatı hem süt hem et sorununu derinleştirecek Haber

Gürer: Açıklanan çiğ süt fiyatı hem süt hem et sorununu derinleştirecek

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Ulusal Süt Konseyi’nin çiğ süt tavsiye fiyatını 22,22 TL olarak açıklamasının, bir artış değil üretim maliyetlerinin altında bir ayarlama olduğunu belirtti. Gürer, “Bu fiyat ne üreticinin emeğini karşılıyor ne de hayvancılığın sürdürülebilirliğine destek sağlıyor” dedi. ULUSAL SÜT KONSEYİ’NİN 22,22 TL’LİK ÇİĞ SÜT FİYATINA TEPKİ Ulusal Süt Konseyi tarafından çiğ süt tavsiye fiyatının 22,22 TL olarak açıklanmasının ardından değerlendirmelerde bulunan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, söz konusu fiyatın yem ve ahır giderlerinin gerisinde kaldığını ve gerçeklerle bağdaşmadığını söyledi. Gürer, artan yem, enerji, veteriner giderleri, aşı, vitamin ve işçilik maliyetleri dikkate alındığında açıklanan fiyatın üretici giderlerinin altında kaldığını ifade etti. “AÇIKLANAN ÇİĞ SÜT FİYATI ÜRETİCİNİN CEBİNE ULAŞMIYOR” Gürer, son beş yılda süt inekçiliği yapanların ciddi ölçüde hayvanlarını satışa yöneldiğini belirterek, “Küçük aile tipi işletmeler ahırın kapısını kapattı. 1–10 hayvanı olan üreticiler, artan giderler karşısında hayvancılığı bırakmaya başladı. Ulusal Süt Konseyi tarafından açıklanan fiyat, tavsiye fiyatıdır. Küçük aile tipi işletmeler, çiğ süt sağdığı anda ürünü aracıya vermek zorunda kalmaktadır. Süt saklama olanakları yoktur. Toplayan aracı ise USK fiyatının altında bir bedelle ürünü alır ve bu da fiili piyasa fiyatı olur. Açıklanan fiyat birçok yerde hemen uygulamaya geçmez. Çiğ süt fiyatı açıklanıyor ama bu fiyat, üreticinin cebine giren gerçek gelir değildir” şeklinde konuştu. “YETERSİZ ÇİĞ SÜT FİYATI HEM SÜT HEM ET SORUNUNU DERİNLEŞTİRECEK” Ömer Fethi Gürer, son bir yıl içinde hayvancılıkta girdi maliyetlerinin katlanarak arttığına dikkat çekerek şunları söyledi: “Yem fiyatları dövize endeksli biçimde artıyor, elektrik ve mazot zamları durmuyor, veterinerlik ve ilaç giderleri üreticinin belini büküyor. Buna karşın çiğ süte verilen 22,22 TL’lik fiyat, maliyetleri karşılamaktan uzaktır. Üretici zarar ederek üretmeye zorlanıyor. 1 litre sütle 1,5 kilogram yem alınamıyor. 50 kilogram süt yemi 900 liraya dayandı. Hayvanlar 12 ay kapalı alanda yemle besleniyor, maliyet sürekli artıyor. Süt para etmezse üretici mecburen ineğini kesime gönderir. Bugün açıklanan bu fiyat, inek kesimini hızlandıracak; yarın hem süt hem et sorunu daha da derinleşecektir.”

Barut: Çiftçi üreterek batıyor, tarım desteklenmeli Haber

Barut: Çiftçi üreterek batıyor, tarım desteklenmeli

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, Meclis kürsüsüne pamuk, soğan, domates ve mandalina gibi tarımsal ürünlerle birlikte, çiftçi ve köylünün simgesi olan kasketiyle çıktı. Çiftçinin yaşadığı sorunlara dikkat çeken Barut, üreticilerin haklarını savunma kararlılığını vurgulayarak, “Çiftçimizin yüzünü güldüreceğiz. Meclis’te gösterdiğimiz kararlılıkla mücadeleyi büyüteceğiz, bu zulmü bitireceğiz. Atama bekleyen gençlerimizin de hakkını mutlaka alacağız” dedi. Tarım ve Orman Bakanlığı bütçe görüşmelerinde Meclis Genel Kurul'da konuşan Ayhan Barut, ilk olarak Manisa Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay'a Allah'tan rahmet ve herkese başağlığı dileklerini iletti. Tarımın, tüm dünyanın önem verdiği ve dünyada stratejik öneme sahip bir sektör olduğunu vurgulayan Barut, "Tarım aynı zamanda korunmaya ve desteklenmeye de muhtaç bir sektördür. Tarım, tüm sektörlerin anası konumundadır. Tarım sektörü, ülkemiz hariç tüm ülkelerde korunup kollanırken, maalesef ülkemizde serbest piyasanın acımasız rekabetine terk edilmiştir. 2025 yılında gayrisafi hasılanın üçüncü çeyreğinde inşaattan finansa, iletişimden hizmet sektörüne kadar tüm sektörler yüzde 2,1 ile 13,7 arasında büyümüştür; buna hiçbir itirazımız yok ancak tek küçülen sektör var, yüzde eksi 12,7'yle tarım sektörü. Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz 'Tarım sektörü eksi 12,7 negatif büyüdü' dedi. Ya, buradan soruyorum: 'Negatif büyüme' ne demek? Aklımızla alay mı ediyorsunuz, dalga mı geçiyorsunuz?" diye konuştu. “TARIMA AYRILAN DESTEK FAİZE KIYASLA ÇOK AZ” Ayhan Barut, "Avrupa Birliğinin bütçesinin yüzde 33'ü tarıma destek olarak ayrılırken ülkemizde 77,3 trilyonluk gayrisafi millî hasılanın kanuna göre yüzde 1'i olan 773 milyar destek verilmesi gerekirken maalesef 168 milyar destek öngörülüyor. Bu, 19 trilyonluk bütçenin yüzde 1'i ancak, hatta değil bile, millî gelirin de binde 2'si. Oysa tarıma ayrılan desteğin tam 16,5 katı olan 2 trilyon 742 milyar para faize ayrılıyor. Bu çiftçilerimize Allah'tan reva mıdır? Ülkemizin gıda güvenliğini tehlikeye soktuğunuzun farkında değil misiniz? Ellerinin nasırıyla, alınlarının teriyle 45 derece sıcaklıkta üretim yapan çiftçimiz bunu hak ediyor mu? Çiftçilerimizin tek suçu üretmek mi? Üreterek ve çalışarak batıyor” şeklinde konuştu. “PAMUK, SOĞAN, DOMATES, MANDALİNA DEĞERİNDE SATILMALI” Üretici ve köylü kasketiyle çıktığı kürsüde beraberinde getirdiği pamuk, domates, mandalina ve soğanı gösteren Barut, "Buraya manav açmaya gelmedik. Bu yıl çiftçi ne ektiyse zarar etti. Örneğin, şu pamuk: Kilosu 30 liraya mal oldu, 40 liraya satılması gerekirken 25 liraya satıldı. Yine, şu soğan: 8-10 liraya mal oldu, 4 liraya satıldı, sonradan da tarlada çürüdü. Domates, aynı şekilde çürüdü. Şu erkenci mandalinanın 8 lira, 10 lira olması gerekirken 1 liraya, 2 liraya şu anda da alıcısı yok. Değerli arkadaşlar, aynısı karpuz için, patates için de geçerli. Bu gördüğünüz şapka var ya, bu gördüğünüz şapka çiftçimizin sembolüdür, simgesidir” diye ifade etti. “GENÇLERİMİZE ATAMA MÜJDESİ VERİN, TARIMA DESTEK OLUN” Barut, kuraklık sorununa değinerek yetkililere seslenerek şunları söyledi: "Ülkemiz 112 milyar metreküp su kaynağına sahip, kişi başına 1.300 metreküp su düşmektedir; Su fakiri bir ülkeyiz. Buna çözüm bulmamız gerekiyor. Bu suyun da yüzde 75'i tarımda kullanıldığına göre, vahşi sulama, salma sulama yöntemiyle kullanıldığı için o zaman kapalı basınçlı sulama sistemine geçmemiz gerekiyor. İktidarın acilen tüm ülkede kapalı basınçlı sulama sistemine geçmesi gerekirken DSİ'ye ayrılan kaynak yeterli mi? Vallahi yeterli değil. Dolayısıyla DSİ ya da diğer kurumların kaynaklarını artırıp, su problemini bir daha yaşamak istemiyorsak kapalı basınçlı sulama sistemine geçmemiz gerekiyor. Meslektaşlarımız, ziraat, gıda mühendislerimiz, veteriner hekim, su ürünleri, teknisyenler, teknikerler, günlerdir burada konuşma yapacağımızı biliyor, mesajlarımızı, maillerimizi doldurdular; 10 binlerce insan atama bekliyor. Sizlerden bu gençler hayırlı bir haber, bir müjde duymak istiyor. Bu gençlerin sesini duyun, bunlara bir imkân sağlayın. Bunlar vatana, millete fayda sağlasın, aynı zamanda da tarıma, gıdaya hizmet etsin. Mutlaka bu gençlerin atamasını gerçekleştirin. Bu bütçe teklifine de bu şekliyle hayır diyoruz".

Gürer: Zirai don ve kuraklık üreticiyi yıktı Haber

Gürer: Zirai don ve kuraklık üreticiyi yıktı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, 2025 yılında etkili olan zirai don ve kuraklığın tarım sektöründe ağır kayıplara yol açtığını belirterek, çiftçi, üretici ve besicinin bu süreçte yeterince desteklenmediğini söyledi. Yaşanan afetlerin tarımsal üretimi etkilediğini vurgulayan Gürer, “2025 yılı zirai don ve kuraklığın etkilerinin en yoğun hissedildiği yıllardan biri oldu. Ancak bu süreçte çiftçinin, üreticinin ve besicinin yanında durulmadı” dedi. “NİĞDE’DE ZİRAİ DON NEDENİYLE 500 BİN TONUN ÜZERİNDE ÜRÜN KAYBI YAŞANDI” Niğde’nin önemli bir üretim merkezi olduğunu vurgulayan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yaşanan kaybın boyutlarına değinerek şunları söyledi: “Niğde önemli bir üretim merkezi. 2024 yılında 600 bin tonun üzerinde elma üretimi gerçekleşmişti. Ancak zirai don nedeniyle Niğde’de 500 bin tonun üzerinde ürün kaybı yaşandı. TARSİM sigortası olanların ödemeleri yapılırken çok sayıda şart getirildi. Örneğin cevizde 8 yaşından önceki ağaçların zararı karşılanmadı. Üstelik bölgeden bölgeye farklı uygulamalar yapıldı. Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı olanlara dekar başına 5 liralık bir destek verildi. Ancak bu destek üreticiler için yeterli olmadı.” “KAYIT DIŞI ÜRETİM YOK SAYILIYOR, ÇİFTÇİ KADERİNE TERK EDİLDİ” Gürer, “ÇKS ş olmayan, yani ÇKS’ye dahil olmayan çiftçiler destekten yararlanamadı. Oysa bunların 1 ila 5 dönüm arasında bahçeleri var. Elma, şeftali, kiraz gibi ürünler bu bahçelerde yetişiyor. Bunları yok sayamazsınız. TÜİK verilerine göre zirai don nedeniyle meyve üretiminde 8 milyon ton kayıp var. Ancak kayıt dışı üretimi de eklediğinizde bu rakam 10 milyon tona ulaşıyor. Bu rakamlar, zirai donun ülke genelinde ne kadar büyük bir yıkıma yol açtığını açıkça gösteriyor. Çiftçilerin bankalara borcu var. Ürün olmayınca cepte para olmadı. Para olmayınca borçlar ödenemedi. Çiftçi ciddi bir sıkıntı yaşıyor. 2026 yılında ürün alınabilmesi için bahçelerin çapalanması, gübrelenmesi, ilaçlanması ve yeni dikimlerin yapılması gerekiyor. Bu da ancak destekle olur” ifadelerini kullandı. Çözüm önerilerini de sıralayan Gürer, “Çiftçilere acilen ek kredi desteği verilmelidir. Mevcut borçlar en az üç yıl süreyle ötelenmelidir. 2025 yılında yaşanan sorunlara bu şekilde kısmi de olsa bir çözüm getirilebilir. İklim değişikliğiyle önümüzdeki dönemde tarımda sorunlar artacak. Sigorta sistemi bu nedenle çok önemli. Ancak TARSİM’in mutlaka yeniden yapılandırılması gerekiyor. Kirazda, şeftalide, cevizde, zeytinde, fındıkta ve diğer bahçe ürünlerinde önemli ölçüde kayıplar oluştu. Resmi veriler de bunu açıkça gösteriyor” diye konuştu. “TARIM POLİTİKASI YENİDEN ELE ALINMALI” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarımdaki sorunların gıda arzını da tehdit ettiğini belirterek şunları söyledi: “2026 yılında gıda arzında yaşanacak sorunlar nedeniyle ithalat artabilir. Bu geçici bir önlem olabilir ama kalıcı çözüm değildir. Buğday, arpa, pamuk, mercimek, nohut, fasulye başta olmak üzere çok sayıda üründe açığımız arttı. Türkiye’nin tarım politikası kapsamlı biçimde yeniden ele alınmalıdır. Bu bir tercih değil, zorunluluktur. Ülkemiz mutlak surette yeniden kendi kendine yeter hale getirilmelidir.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.