#çiftçi

İLKHABER-Gazetesi - çiftçi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, çiftçi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gürer: Tarımda dışa bağımlılık artıyor Haber

Gürer: Tarımda dışa bağımlılık artıyor

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Kayseri’de CHP Kayseri İl Başkanı Ozan Ufuk Gözbaşı ve Kayseri Milletvekili Aşkın Genç ile birlikte Kayseri Toptancı Hali esnafını ziyaret etti. CHP Genel Merkezi’nin görevlendirmesi kapsamında gerçekleştirilen ziyaretlerde esnaf, birlik ve oda temsilcileri ile vatandaşlar yaşadıkları sorunları dile getirdi. Artan üretim ve nakliye maliyetleri ile düşen alım gücünün öne çıktığı görüşmelerde esnaf, “Milletin alım gücü yok”, “Bir maydanoz tarladan sofraya gelene kadar maliyet katlanıyor” ifadeleriyle sıkıntılarını aktardı. “ÇİFTÇİ BULAMAYACAĞIMIZ GÜNLER GELEBİLİR” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarımda sorunların yapısal olduğu kadar yönetimsel olduğunu belirterek, “Çiftçiyi arayacağız ama o dönem çiftçi, üretici bulamayacağız. Tarım, hepimizi giydiren doyuran bir sektördür. Eğer gıdamız olmazsa yaşam olmaz. Bizim derdimiz de budur. Onun için el birliğiyle bu sorunları anlatmamız lazım. Yalnızca bizim değil, herkesin bu işi görmesi gerekiyor. Sümerlerin güzel bir sözü var. ‘Altını ve gümüşü olan, buğdayı, koyunu olanın kapısını bekler’ diyor. İşin özü budur. Ama gıda yoksa bağımsızlık da olmaz. Çünkü bağımsızlık gıdaya bağlıdır. Mercimeğin tohumunu Kanada’ya biz verdik. 2025 yılında mercimek üretimimiz 230 bin tona düştü. Oysa 2002 yılında 500 bin ton mercimek üreten bir ülkeydik. Şimdi mercimek ithal ediyoruz. Şu anda zaten bağcıyı dövüyorlar, üzüm yemek istemiyorlar” şeklinde konuştu. “ÇİFTÇİYİ ARAYACAĞIZ AMA BULAMAYACAĞIZ” Artan maliyetlerin üreticiyi üretimden uzaklaştırdığını ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “İki sene önceki mazot fiyatıyla bugünkü mazot fiyatı arasında büyük fark var. Şu anda en büyük sorun üretimin olmaması. Üretim olmayınca dışa bağımlılık ortaya çıkıyor. Dışa bağımlılık bizi bitiriyor. Yarın öyle bir gün gelecek ki parası olan bile parasıyla ürün alamayacak. Çünkü ortada ürün olmayacak. Çiftçiyi arayacağız, elini öpelim diyeceğiz ama çiftçi bulamayacağız” ifadelerini kullandı. “MAYDANOZ TARLADAN SOFRAYA GELENE KADAR MALİYET KATLANIYOR” Hal esnafı Nuh Ağızballıer, “Devlet de üzerine düşeni yapacak. Otoyollarda sebze-meyve taşıyan araçlardan alınan ücretleri düşürecek. Nakliye maliyetlerini azaltacak. Tonaj uygulamalarında üreticiyi rahatlatacak. Çünkü 10 ton taşıyan araçla 20 ton taşıyan aracın maliyeti farklı oluyor. Mazota indirim yapmıyorsun. Lastiği, ekipmanı ithal ediyorsun. Bunlardan da vergi alıyorsun. Devlet olarak hiçbir şey yapmazsan vatandaş ne yapacak? Millet diyor ki ‘Maydanoz nasıl 10 lira oldu?’ Çünkü işçilik arttı, lastik arttı, navlun arttı, masraflar katlandı. Bir maydanoz tarladan sofraya gelene kadar maliyeti katlanıyor. Sonuçta o masrafı vatandaş ödüyor. Şimdi insanlar sadece satabildiği kadar ürün getiriyor. Ortada ürün tedarik sorunu yok; alım gücü sorunu var. Milletin alım gücü yok. Bizim halde muhatap olduğumuz kişiler dar gelirli insanlar. Asgari ücretle çalışan vatandaşlar. Kalabalık aileler. İnanın insanların gözü meyvede kalıyor” dedi. “ÜRETİCİ ÇARESİZ, VATANDAŞ ALIM GÜCÜNDE ZORLANIYOR” Erik ve çilek gibi ürünlerin artık birçok vatandaş için lüks hale geldiğini belirten Ağızballıer, “Halde dolaşın, bakın kaç dükkânda erik var, kaç dükkânda çilek var. 118 dükkânın belki 8’inde vardır, belki yoktur. Çünkü ürün geldiğinde satılamıyor. Sebep yine alım gücü” diye konuştu. Nakliyecilerin yaşadığı sorunlara da değinen Ağızballıer, “Eskiden tırcılar, kamyoncular büyük araçlarla iş yapardı. Sonra küçük araçlar da aynı işi yapmaya başladı. ‘Sorunu çözeceğiz’ diye K belgesi çıkardılar. Çözüm oldu mu? Hayır. Ardından kantar uygulamaları geldi. Peki düzeldi mi? Hayır. Çimento çekene, taş çekene bir şey demem. Ama sebze-meyve taşıyanın ne günahı var? Domates taşıyan aracın maliyetini artırırsanız fiyat nasıl düşecek. Bizim vatandaşta pahalı olan kaliteli olur diye yanlış bir anlayış var. Pazarda insanlar patatesi 10 liraya satmaya çalışıyor. Çünkü ürün artık hayvan yemine dönmüş durumda. Üretici çaresiz” dedi. “ÇİFTÇİYE VERİLMESİ GEREKEN DESTEK VERİLMİYOR” Çiftçiye verilmesi gereken desteklerin yetersiz kaldığını ifade eden Ömer Fethi Gürer, 2006 yılında çıkarılan tarım kanunu hatırlattı. Gürer, “Gübre sübvanse edilmeli. Mazottan KDV ve ÖTV kaldırılmalı. 2006 yılında çıkarılan kanunda milli gelirin yüzde 1’inin çiftçiye destek olarak verilmesi yazıyor. Bu yıl bu rakam yaklaşık 722 milyar lira olması gerekirken verilen destek 168 milyar lirada kalıyor. Sorun burada zaten. Çiftçiye verilmesi gereken destek verilmiyor” dedi.

Ömer Fethi Gürer'den süs bitkisi üreticilerine ziyaret: Maliyetler ve ÇKS sorunu masada Haber

Ömer Fethi Gürer'den süs bitkisi üreticilerine ziyaret: Maliyetler ve ÇKS sorunu masada

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Anneler Günü dolayısıyla süs bitkisi sektöründeki hareketliliği yerinde inceledi. Sarıyer bölgesinde dokuz yıldır çiçek üretimi gerçekleştiren kadın girişimci Şevval Kaptan’ın işletmesini ziyaret eden Gürer, seralardaki üretim süreçleri ve sektörün karşılaştığı yapısal engeller hakkında bilgi aldı. Ziyaret sırasında yaklaşık 20 dönümlük bir arazide 30 farklı türde süs bitkisi yetiştirdiklerini belirten işletme sahibi Şevval Kaptan, yılın her döneminde farklı bir hazırlık süreci içinde olduklarını ifade etti. İlk altı aylık periyotta bahar ürünlerine odaklandıklarını, sonrasında ise sonbahar hazırlıklarının başladığını söyleyen Kaptan, çiçek yetiştiriciliğinin dışarıdan görünen estetiğinin aksine oldukça zorlu bir emek süreci gerektirdiğini dile getirdi. İTHAL GİRDİLER VE DÖVİZ KURU BASKISI Sektörün en büyük problemlerinden biri olan maliyet artışlarına değinen kadın girişimci, üretimin temel taşı olan toprağın dahi yurt dışından getirildiğini açıkladı. Yıllardır ithal toprak kullandıklarını belirten Kaptan, Euro kurundaki her yükselişin doğrudan üretim giderlerine yansıdığını ve bu durumun planlama yapmayı güçleştirdiğini vurguladı. Süs bitkisi üretiminin ciddi bir sermaye ve titiz bir organizasyon istediğini belirten üretici, müşteri taleplerine yetişebilmek için sürekli yeni yatırımlar yapılması gerektiğini ekledi. HAZİNE ARAZİLERİNDE ÇKS KAYIT ÇIKMAZI Üreticilerin karşılaştığı bir diğer önemli sorun ise Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) üzerindeki bürokratik engeller oldu. Toplam 20 dönümlük üretim alanının sadece tapulu kısmının ÇKS'ye dahil edilebildiğini belirten Kaptan, hazine arazileri üzerinde yapılan üretimin sistemde görünmemesinin finansal desteklere erişimi kısıtladığını söyledi. Gerçek üretim alanı üzerinden destek alabilmek için yasal bir düzenlemeye ihtiyaç duyulduğunu ifade eden girişimci, bu durumun Ziraat Bankası nezdindeki işlemlerini de doğrudan etkilediğini belirtti. İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE İŞGÜCÜ SORUNU Değişen iklim koşullarının bitki sağlığı üzerindeki etkilerine karşı yoğun bir önlem trafiği yürüttüklerini anlatan üretici, don riskine karşı teyakkuzda olduklarını ve güneşin yakıcı etkisinden korunmak için sera camlarına kireç uygulaması yaptıklarını söyledi. İşletmedeki sürekli çalışanların yanı sıra dönemsel işçi bulma konusunda da zaman zaman zorlandıklarını kaydeden Kaptan, yerel işgücü ile süreci yönetmeye çalıştıklarını ifade etti. GÜRER: "ÜRETİCİNİN DESTEKLENMESİ STRATEJİK ÖNEMDE" Seraları inceleyerek üreticinin taleplerini dinleyen CHP'li Ömer Fethi Gürer, kadın girişimcilerin tarımsal üretimdeki rolünün kritik olduğunu belirtti. Girdi maliyetlerindeki fahiş artışların nihai tüketiciye de olumsuz yansıdığını ifade eden Gürer, üreticinin üzerindeki yükün hafifletilmesi için acil çözümler geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Üreticilerin sesini Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşımaya devam edeceğini sözlerine ekleyen Gürer, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin sürdürülebilirliği için devlet desteğinin şart olduğunu hatırlattı. Özel günlerin yarattığı hareketliliğin üretici için can suyu olduğunu belirten milletvekili, yerli üretimin korunmasının ekonomik dengeler açısından hayati olduğunu savundu.

Dr. Şevkin: Kozan, afet bölgesi ilan edilsin, çiftçi borçları ertelensin Haber

Dr. Şevkin: Kozan, afet bölgesi ilan edilsin, çiftçi borçları ertelensin

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili ve TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Kozan’da meydana gelen sel ve dolu felaketinin yarattığı ağır tahribata dikkat çekti. Yaşanan afetin yalnızca doğal bir olay olmadığını, aynı zamanda ihmaller zincirinin sonucu olduğunu ifade eden Şevkin, Kozan’ın acilen “afet bölgesi” ilan edilmesi gerektiğini söyledi. Şevkin, Adana’nın Kozan ilçesinde etkili olan şiddetli yağmur ve dolunun tarımsal üretimi büyük ölçüde yok ettiğini belirterek, afetin bölge ekonomisine ciddi zarar verdiğini vurguladı. Afet nedeniyle 22 yaşındaki Kamber Ünüvar’ın hayatını kaybettiğini hatırlatan Şevkin, “Yaşanan bu felaket sadece tarlaları değil, canlarımızı da aldı” dedi. Yaşanan yıkım karşısında hükümete açık çağrıda bulunan Dr. Müzeyyen Şevkin, Kozan’ın derhâl afet bölgesi ilan edilmesi gerektiğini belirtti. Dr. Şevkin, zarar gören çiftçilerin kayıplarının karşılanması ve üreticinin yeniden ayağa kalkabilmesi için acil destek paketlerinin devreye alınmasının şart olduğunu söyledi. “KOZANLI ÇİFTÇİNİN SESİ DUYULMAK ZORUNDA” Çiftçilerin içinde bulunduğu ekonomik çıkmaza dikkat çeken Dr. Şevkin, Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçların en az iki yıl süreyle faizsiz ve vadesiz ertelenmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi: “Devletin görevi, zor gününde üreticisinin yanında olmaktır. Kozanlı çiftçinin sesi duyulmak zorundadır. Tarım İlçe Müdürlüğü’nü, Kaymakamlığı, Valiliği ve Tarım ve Orman Bakanlığı’nı göreve davet ediyorum. Bu felaketin yaralarını sarmak, üreticiyi yeniden ayağa kaldırmak devletin sorumluluğudur”

Hatay'da tarımsal afet: Amik Ovası'nda hasat öncesi dolu yağışı 6 bin dönüm araziyi vurdu Haber

Hatay'da tarımsal afet: Amik Ovası'nda hasat öncesi dolu yağışı 6 bin dönüm araziyi vurdu

Türkiye'nin en verimli tarım havzalarından biri olan Hatay Amik Ovası, doğa olaylarının sert yüzüyle karşı karşıya kaldı. Yaz mevsimi öncesi hummalı bir hasat hazırlığının sürdüğü bölgede, aniden bastıran ve kısa sürede şiddetini artıran dolu yağışı ekili arazilerde ağır hasar bıraktı. Özellikle Reyhanlı ilçesine bağlı Bükülmez Mahallesi ve çevresindeki tarım alanları, ceviz büyüklüğündeki dolunun etkisiyle kısa sürede beyaza büründü. Hasat olgunluğuna erişen stratejik ürünlerden patates, soğan ve buğday, doğa olayının şiddetiyle tarlada kaldı. AMİK OVASI'NDA TARIMSAL ÜRETİME DOLU DARBESİ Bölgedeki iklim değişikliğinin bir yansıması olarak değerlendirilen bölgesel dolu yağışları, tarım takviminin en kritik döneminde üreticiyi vurdu. Amik Ovası'nın bereketli topraklarında hasat edilmeyi bekleyen ürünlerin büyük bir kısmı, 10 dakika süren yoğun dolu yağışı sonucunda ekonomik değerini yitirdi. Yerel kaynaklardan edinilen bilgilere göre, yağışın ardından tarlalarda yapılan ilk incelemeler, tahribatın boyutunun oldukça geniş bir coğrafyaya yayıldığını ortaya koydu. ŞEMSETTİN CÜNEYDİOĞLU: "6 BİN DÖNÜMLÜK ALANDA KURTARILACAK ÜRÜN YOK" Reyhanlı İlçesi Ziraat Odası Başkanı Şemsettin Cüneydioğlu, yaşanan afetin ardından yaptığı açıklamada 6 bin dönümlük bir alanda üretimin tamamen durma noktasına geldiğini vurguladı. Cüneydioğlu, arazideki durumu şu sözlerle özetledi: "Bu dolu hemen hemen ceviz büyüklüğünde hızlı bir şekilde iniş yaparak yağdı ve 6 bin dönümlük alanda kurtarılacak ürün yok. Burası patates ekili tarlamızdı. Burada en geç bir ay sonra Mayıs ayına girmesinden sonra bir hasat olayı gerçekleşecekti. Geçtiğimiz Cumartesi günü öğleden sonra yaşadığımız dolu afetinden dolayı hasadımız kalmadı ve içler acısı durumdayız. Allah çiftçilerimizin yardımcısı olsun. Bu ürünlerin tekrardan ilaçlanması veya gübrelenerek eski duruma getirilmesi imkanı yok. Çünkü şu anda toprağın altında yumurta kadar patates yumrusu var. Bu saatten sonra bunlar büyümez öyle kalır." RESMİ MAKAMLAR HASAR TESPİT ÇALIŞMALARINA BAŞLADI Bölgede toplamda 25 bin dönümlük bir arazide patates, soğan ve buğday ekili olduğunu belirten Cüneydioğlu, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin hızlıca sahaya indiğini ifade ederek, "Sağolsunlar İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipler, bizi yalnız bırakmadı, gelip anında tespitlerini yapıp raporlarını tuttular. Bunun 6 bin dönümlük alanda kurtarılacak ürün yok" şeklinde konuştu. "SOĞANI SANKİ ÇEKİÇ ALIP EZMİŞ GİBİ HALE GELDİ" Afetten doğrudan etkilenen üreticilerden Halil Kureyşoğlu, yağışın aniliği ve şiddeti karşısında çaresiz kaldıklarını dile getirdi. Kureyşoğlu, tarlalardaki manzarayı şu ifadelerle aktardı: "Hava yağışlıydı ve sonra doluya döndü. Ceviz büyüklüğündeki dolu, 10 dakika içerisinde yağarken ne patates ne soğan ne de buğday bıraktı. 10 dakikalık dolu boyunca tüm mevcut ürünlerin hepsi gitti. Hasat edilmesine 20 gün kalmıştı. Tam hasat zamanında sökülmüş soğanı sanki çekiç alıp ezmiş gibi hale geldi."

Mehmet Akın Doğan: Çiftçinin nakit akışı tamamen tıkandı Haber

Mehmet Akın Doğan: Çiftçinin nakit akışı tamamen tıkandı

Çukurova bölgesinde tarımsal faaliyet yürüten üreticilerin ekonomik anlamda zor bir süreçten geçtiğini vurgulayan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, sektörün sürdürülebilirliği için kapsamlı bir finansal destek planının devreye alınması gerektiğini belirtti. Çiftçilerin bankalara ve finans kuruluşlarına olan yükümlülüklerini yerine getirmekte zorlandığını ifade eden Doğan, üretim döngüsünün korunması için somut adımlar atılmasını beklediklerini kaydetti. TARIMSAL ÜRETİMDE FİNANSMAN KRİZİ VE NAKİT AKIŞI SORUNU Üretim maliyetleri ile satış fiyatları arasındaki dengesizliğin çiftçiyi borç sarmalına ittiğine dikkat çeken Doğan, nakit akışındaki tıkanıklığın günlük faaliyetleri bile sekteye uğrattığını belirtti. Başkan Doğan, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: "Çiftçilerin nakit akışı tamamen tıkandı. Üreticimiz günlük faaliyetlerini sürdürebilmek için dahi gerekli finansmana ulaşamıyor. Girdi maliyetlerinde arttı. Mazot, gübre, tohum ve zirai ilaç fiyatlarındaki yükseliş çiftçimizin belini bükmüştür. Ürün fiyatlarının aynı oranda artmaması çiftçilerimizin emeğinin karşılığını alamamasına neden olmuş, bu dengesizlik, borç yükünü daha da arttırmıştır" ÜRETİCİDEN ACİL DESTEK PAKETİ VE BORÇ ERTELEME TALEBİ Finansman erişiminde yaşanan engellerin sadece üreticiyi değil, gıda güvenliğini de riske attığını hatırlatan Mehmet Akın Doğan, acil bir eylem planının şart olduğunu vurguladı. Mevcut borç yükünün yeni sezon hazırlıklarını engellediğini ifade eden Doğan, taleplerini şu sözlerle dile getirdi: "Çiftçimiz hem borçlarını çeviremiyor hem de yeni üretim sezonu için gerekli kaynağı bulamıyor. Yaşanan süreç yalnızca çiftçileri değil, ülke ekonomisini ve gıda güvenliğini de tehdit etmektedir. Tarımsal üretimde yaşanacak daralma hepimizi etkileyecektir. Acil destek paketi hayata geçirilmeli, üreticiye düşük faizli ve uzun vadeli kredi imkanları sağlanmalı, üreticilerimizin nefes alabilmesi için mevcut borçları faizsiz olarak ertelenmelidir" GIDA GÜVENLİĞİ İÇİN TARIM SEKTÖRÜNE POZİTİF AYRIMCILIK ŞART Tarımın stratejik önemine vurgu yapan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı, sorunların yapısal çözümlerle aşılması gerektiğini savundu. Yetkililere seslenen Doğan, sektörün desteklenmesi noktasında pozitif bir yaklaşım beklediklerini belirterek şu cümleleri kurdu: "Tüm dünyada stratejik bir öneme sahip olan tarım sektörüne pozitif ayrımcılık yapılarak destek verilmeli, sorunların aşılabilmesi için kalıcı çözümler üretilmelidir"

"Trabzon hamsisi gibi" dedi, gören hayran kaldı! Adana'da gübresiz bezelye mucizesi Haber

"Trabzon hamsisi gibi" dedi, gören hayran kaldı! Adana'da gübresiz bezelye mucizesi

Adana'da bir üretici, hasat ettiği bezelyeleri, yüksek rekolte nedeniyle hamsiye benzetti. Adana'nın Kozan ilçesinde üretim yapan Orhan Adır, 5 dönüm arazide ektiği bezelyenin hasadına başladı. Verimin yüksek olması nedeniyle hasadı "güle oynaya" yaptıklarını belirten Adır, ürününü Karadeniz'de ki hamsi bereketine benzetti. Adır, "Kamıoba köyünde 5 dönüm alanda bezelye ektim. Bu bezelye Karadeniz hamsisi gibi. Bunu gören başka yerden alırsa ben bu işi bırakırım. Trabzon hamsisi derler ya, bunlar da öyle. Hamsiden daha lezzetli. Böyle bezelye görülmemiş, Adana'da bu şekilde yetiştiren yok" diyerek iddialı sözleriyle yüzleri güldürdü. Bezelyeyi doğal yöntemlerle yetiştirdiğini vurgulayan Adır, "25 Ekim'de ekimini yaptık, 21 Nisan'da hasada başladım. Gübre kullanmadım. Taneleri iri ve dolgun. İçinde 9'lu, 11'li taneler var. Bu yüzden Karadeniz hamsisine benzettim" dedi. Ürünün satışına da değinen Adır, "Kilosunu köylü yesin diye tarlada 60 liradan veriyorum. Adana'da pazarda 100 liraya satılıyor. Talep çok, günlük topluyoruz ve hemen satıyoruz. Bu ilk hasat, 10 gün sonra ikinci hasat olacak. Dönümden yaklaşık 800 kilo verim alıyoruz. Bu tohum ‘Mardin canavarı' diye biliniyor" diye konuştu. Yüksek verim ve uygun fiyatla dikkat çeken Kozan bezelyesi, hem üreticinin yüzünü güldürdü hem de vatandaşın ilgisini çekti.

Çiftçi destek ödemeleri yattı mı, sorgulama nasıl yapılır? Bakan Yumaklı 350 milyon liralık ödeme detaylarını duyurdu! Haber

Çiftçi destek ödemeleri yattı mı, sorgulama nasıl yapılır? Bakan Yumaklı 350 milyon liralık ödeme detaylarını duyurdu!

Tarım ve Orman Bakanlığı, üretim ekosistemini güçlendirmek amacıyla çiftçilere yönelik yeni bir finansal kaynağı devreye aldı. Toplamda 350 milyon 968 bin liralık tarımsal destekleme paketi, bugünden itibaren hak sahiplerinin banka hesaplarına transfer edilmeye başlandı. Gelişmeyi sosyal medya hesabı üzerinden kamuoyuyla paylaşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, üreticilerin her daim yanında oldukları mesajını verdi. Bakan Yumaklı, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Toprağa bereket olan her damla alın terinin kıymetli biliyor, üreticilerimizi desteklerimizle güçlendiriyoruz. 350 milyon 968 bin lira tarımsal destek ödemesini çiftçilerimizin hesaplarına aktarıyoruz. Hayırlı ve bereketli olsun." ifadelerini kullandı. Bu açıklamayla birlikte, ödemelerin kapsamı ve miktar dağılımı da detaylandırıldı. DESTEK ÖDEMELERİ HANGİ ALANLARDA YAPILACAK? Bakanlık tarafından paylaşılan verilere göre, bu dönemdeki en büyük pay büyükbaş hayvancılıkla uğraşan üreticilere ayrıldı. Tarımsal destek paketi kapsamında belirlenen ödeme kalemleri ve miktarları şu şekilde sıralandı: - Büyükbaş besi desteği: 265 milyon 604 bin 413 lira - Biyolojik ve biyoteknik mücadele desteği: 58 milyon 100 bin 771 lira - Kırsal kalkınma yatırımları desteği: 26 milyon 542 bin 816 lira - Atık desteği: 720 bin lira BAKAN YUMAKLI: "ÜRETİCİLERİMİZİ GÜÇLENDİRİYORUZ" Üreticilerin girdi maliyetlerini hafifletmek ve yerli üretimi teşvik etmek amacıyla sağlanan bu ödemeler, Bakan Yumaklı'nın vurguladığı gibi tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşıyor. Bakanlık, "Toprağa bereket olan her damla alın terinin kıymetli biliyor, üreticilerimizi desteklerimizle güçlendiriyoruz." diyerek bu yardımların devam edeceği sinyalini verdi.

Mersin'de tarımsal kalkınma hamlesi: Anamur'da üreticilere binlerce avokado fidanı dağıtıldı Haber

Mersin'de tarımsal kalkınma hamlesi: Anamur'da üreticilere binlerce avokado fidanı dağıtıldı

Mersin Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde tarımsal verimliliği artırmak ve çiftçilerin gelir düzeyini yükseltmek amacıyla sürdürdüğü destek projelerine bir yenisini ekledi. Anamur ilçesinde düzenlenen kapsamlı törenle, tropikal meyve üretimini teşvik etmek için binlerce avokado fidanı ve tonlarca bitki besleme ürünü toprakla buluşmak üzere üreticilere teslim edildi. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinesinde yürütülen çalışmalarla, bölgenin iklim yapısına uygun katma değerli ürünlerin yaygınlaştırılması hedefleniyor. ANAMUR'DA 500 DÖNÜMÜN ÜZERİNDE YENİ AVOKADO BAHÇESİ OLUŞTURULDU İlçede 39 farklı mahallede faaliyet gösteren 153 üreticiye toplam 4 bin 447 adet avokado fidanı dağıtımı yapıldı. Ayrıca bitkisel verimi maksimize etmek amacıyla 383 üreticiye bin 915 kilogram bitki besleme ürünü ulaştırıldı. Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer'in 2019 yılında göreve başlamasından bu yana sadece Anamur genelinde dağıtılan toplam avokado fidanı sayısı 15 bin 666'ya ulaştı. Yapılan bu projeksiyonlu çalışmalar sonucunda ilçede 500 dönümden fazla alan modern avokado bahçesine dönüştürüldü. ŞAHUTOĞLU: "TARIMIN PLANLI VE VERİMLİ OLMASI İÇİN ÇALIŞIYORUZ" Dağıtım programında açıklamalarda bulunan Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Selçuk Şahutoğlu, tarımda sürdürülebilirliği sağlamak için 2019'dan bu yana stratejik bir yol haritası izlediklerini kaydetti. Bölgesel ihtiyaçları analiz ederek üreticilerle iş birliği içinde hareket ettiklerini vurgulayan Şahutoğlu, "153 üreticimize 4 bin 447 adet avokado fidanı dağıttık. Böylece Anamur'da 2019 yılından bu yana, 15 bin 666 adet avokado fidanı dağıtmış olduk. Bu da yaklaşık 500 dönümün üzerinde bir alanı, avokado bahçesi haline getirmişiz demektir" ifadelerini kullandı. KATMA DEĞERLİ ÜRETİM VE EKONOMİK DÖNGÜDE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VURGUSU Belediyenin tarımsal destekleri sadece fidan dağıtımıyla sınırlı kalmıyor. Üreticilerin kazancını artırmayı hedefleyen projeler kapsamında bitki besleme ürünleriyle yetiştiricilikte karşılaşılan teknik sorunların giderilmesi amaçlanıyor. Hayvancılık alanında uygulanan model hakkında da bilgi veren Şahutoğlu, belediye bütçesine ek yük getirmeden dönen bir sistem kurduklarını belirtti. Şahutoğlu, "Her yıl 60 yetiştiriciye dağıttığımız 25 hayvanı, daha önceki yıllarda dağıtmış olduğumuz yetiştiricilerden tedarik ediyoruz. Böylece Büyükşehir Belediyesinin kasasından bir kuruş çıkmadan, proje kendi kendini döndürüyor" diyerek emeğin ve alın terinin güçlendirilmesi için çalışmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.