#Çiğ Süt Fiyatı

İLKHABER-Gazetesi - Çiğ Süt Fiyatı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çiğ Süt Fiyatı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gürer: Hayvancılıkta telafisi güç sonuçlar kapıda Haber

Gürer: Hayvancılıkta telafisi güç sonuçlar kapıda

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köy İşleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, enflasyonu düşürme gerekçesiyle çiğ süt fiyatının baskılanmasının süt hayvancılığı açısından ciddi riskler barındırdığını söyledi. Bir litre süt satarak bir buçuk kilo yem alamayan üreticinin zarar ettiğine dikkat çeken Gürer, Türkiye’de hayvancılık sektörünün yanlış fiyatlama politikaları, yetersiz destekler, artan girdi maliyetleri, krediye erişimde yaşanan sorunlar ve denetimsiz piyasa koşulları nedeniyle derin bir yapısal krizle karşı karşıya olduğunu ifade etti. “ÇİĞ SÜT FİYATI ÜRETİCİNİN MALİYETİNİ KARŞILAMIYOR” CHP milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Ulusal Süt Konseyi tarafından 22 Ocak 2026 tarihinden geçerli olmak üzere çiğ süt tavsiye fiyatı litre başına 22 lira 22 kuruş olarak açıklanmıştı. Açıklanan bu fiyat, yem başta olmak üzere mazot, elektrik, su, veterinerlik hizmetleri, aşı, bakım ve işçilik gibi temel girdi maliyetlerindeki artışlar dikkate alındığında üreticinin maliyetini dahi karşılayamamaktadır. Çiğ süt fiyatına yapılan artış oranı yaklaşık yüzde 13 seviyesinde kalırken, resmi enflasyon oranının yüzde 30’lar düzeyinde seyretmesi, üreticinin reel gelirinin ciddi biçimde gerilemesine yol açmıştır” diye ifade etti. “DİŞİ HAYVAN KESİMİ HAYVANCILIĞIN GELECEĞİNİ YOK EDİYOR” Ömer Fethi Gürer Süt hayvancılığında yaşanan krizin dişi hayvan kesimlerini artırdığına dikkat çekerek şunları söyledi: “Dişi hayvanların kesime gitmesi, yalnızca mevcut üretimin değil, gelecekteki hayvan varlığının da yok edilmesi anlamına gelmektedir. Nitekim Amerika Birleşik Devletleri Tarım Bakanlığı’nın (USDA) yayımladığı raporlara göre, Türkiye’de 16 milyon 800 bin civarında olan sığır varlığının 14 milyon 300 bin seviyelerine kadar düşmesi beklenmektedir. Bu tablo, hayvancılıkta sürdürülebilirliğin ciddi biçimde tehlikeye girdiğini göstermektedir. Üreticiler yalnızca fiyat baskısıyla değil, finansmana erişimde karşılaştıkları engellerle de üretimden kopmaktadır. Bankalar, kredi talebinde bulunan çiftçilere BAĞ-KUR prim borçlarını gerekçe göstererek kredi kullandırmamakta; “önce borcunu öde, sonra gel” yaklaşımıyla üreticinin üretim için gerekli finansmana ulaşmasının önü kesilmektedir. Artan girdi maliyetleri karşısında krediye erişemeyen üretici, borçlarını çevirememekte ve icra süreçleriyle karşı karşıya kalmaktadır. İcra işlemlerinin ertelenmesi yönündeki çağrılara rağmen, tarım sektöründe icra takipleri sürmektedir.” “YAPISAL ÖNLEMLER ALINMAZSA TELAFİSİ GÜÇ SONUÇLAR DOĞAR” Gürer, üreticilerin yalnızca fiyat baskısıyla değil, finansmana erişimde yaşadıkları sorunlar nedeniyle de üretimden kopmak zorunda kaldığını belirterek, “Tüm bu gelişmeler, süt hayvancılığında yaşanan krizin yalnızca fiyat meselesi olmadığını; kredi politikalarından sosyal güvenlik primlerine, piyasa denetimlerinden ithalat politikalarına kadar çok boyutlu bir yapısal sorunla karşı karşıya olunduğunu ortaya koymaktadır. Hayvancılığın tasfiye noktasına gelmesi, gıda güvenliği, kırsal istihdam, fiyat istikrarı ve ulusal tarım politikaları açısından telafisi güç sonuçlar doğuracaktır. Bu nedenlerle; çiğ süt fiyatının belirlenme süreci ile maliyetler arasındaki uyumun, artan girdi maliyetlerinin üretici üzerindeki etkilerinin, raf fiyatları ile üretici fiyatları arasındaki uçurumun nedenlerinin, küçük aile tipi işletmelerin neden üretimden çekildiğinin, dişi hayvan kesimlerinin ve hayvan varlığındaki azalışın boyutlarının, çiftçilerin krediye erişimde karşılaştıkları engellerin ve BAĞ-KUR prim borçlarının üretim üzerindeki etkisinin, tarım sektöründe artan icra ve haciz işlemlerinin sonuçlarının ve ithalat politikalarının yerli hayvancılığa etkilerinin tüm yönleriyle araştırılması; alınması gereken yapısal önlemlerin belirlenmesi ve sürdürülebilir bir hayvancılık politikasının oluşturulması amacıyla, Anayasa’nın 98’inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü’nün 104 ve 105’inci maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılması gerekli görülmüştür” dedi.

Gürer: Açıklanan çiğ süt fiyatı hem süt hem et sorununu derinleştirecek Haber

Gürer: Açıklanan çiğ süt fiyatı hem süt hem et sorununu derinleştirecek

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Ulusal Süt Konseyi’nin çiğ süt tavsiye fiyatını 22,22 TL olarak açıklamasının, bir artış değil üretim maliyetlerinin altında bir ayarlama olduğunu belirtti. Gürer, “Bu fiyat ne üreticinin emeğini karşılıyor ne de hayvancılığın sürdürülebilirliğine destek sağlıyor” dedi. ULUSAL SÜT KONSEYİ’NİN 22,22 TL’LİK ÇİĞ SÜT FİYATINA TEPKİ Ulusal Süt Konseyi tarafından çiğ süt tavsiye fiyatının 22,22 TL olarak açıklanmasının ardından değerlendirmelerde bulunan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, söz konusu fiyatın yem ve ahır giderlerinin gerisinde kaldığını ve gerçeklerle bağdaşmadığını söyledi. Gürer, artan yem, enerji, veteriner giderleri, aşı, vitamin ve işçilik maliyetleri dikkate alındığında açıklanan fiyatın üretici giderlerinin altında kaldığını ifade etti. “AÇIKLANAN ÇİĞ SÜT FİYATI ÜRETİCİNİN CEBİNE ULAŞMIYOR” Gürer, son beş yılda süt inekçiliği yapanların ciddi ölçüde hayvanlarını satışa yöneldiğini belirterek, “Küçük aile tipi işletmeler ahırın kapısını kapattı. 1–10 hayvanı olan üreticiler, artan giderler karşısında hayvancılığı bırakmaya başladı. Ulusal Süt Konseyi tarafından açıklanan fiyat, tavsiye fiyatıdır. Küçük aile tipi işletmeler, çiğ süt sağdığı anda ürünü aracıya vermek zorunda kalmaktadır. Süt saklama olanakları yoktur. Toplayan aracı ise USK fiyatının altında bir bedelle ürünü alır ve bu da fiili piyasa fiyatı olur. Açıklanan fiyat birçok yerde hemen uygulamaya geçmez. Çiğ süt fiyatı açıklanıyor ama bu fiyat, üreticinin cebine giren gerçek gelir değildir” şeklinde konuştu. “YETERSİZ ÇİĞ SÜT FİYATI HEM SÜT HEM ET SORUNUNU DERİNLEŞTİRECEK” Ömer Fethi Gürer, son bir yıl içinde hayvancılıkta girdi maliyetlerinin katlanarak arttığına dikkat çekerek şunları söyledi: “Yem fiyatları dövize endeksli biçimde artıyor, elektrik ve mazot zamları durmuyor, veterinerlik ve ilaç giderleri üreticinin belini büküyor. Buna karşın çiğ süte verilen 22,22 TL’lik fiyat, maliyetleri karşılamaktan uzaktır. Üretici zarar ederek üretmeye zorlanıyor. 1 litre sütle 1,5 kilogram yem alınamıyor. 50 kilogram süt yemi 900 liraya dayandı. Hayvanlar 12 ay kapalı alanda yemle besleniyor, maliyet sürekli artıyor. Süt para etmezse üretici mecburen ineğini kesime gönderir. Bugün açıklanan bu fiyat, inek kesimini hızlandıracak; yarın hem süt hem et sorunu daha da derinleşecektir.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.