#Çin

İLKHABER-Gazetesi - Çin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çin haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ebeveynlere uyarı: Nestle, 50'den fazla ülkede bebek mamalarını raflardan çekiyor Haber

Ebeveynlere uyarı: Nestle, 50'den fazla ülkede bebek mamalarını raflardan çekiyor

KitKat ve Nescafe üreticisi de olan Nestle, bebek maması ürünlerinin belirli partileri hakkında sağlık uyarıları yayımladı. Dünya çapında satılan bu ürünlerin, bebeklere verilmesinin güvenli olmadığı belirtilen uyarılarda, ürünlerde tüketildiğinde bebeklerde kusma ve ishale neden olabilecek toksin (cereulide) bulunabileceği kaydedildi. Söz konusu ürünlerle ilişkili herhangi bir hastalık vakası bildirilmezken, gıda şirketi 50'den fazla ülkede "tedbir" amacıyla ürünleri geri çağırdığını açıkladı. Nestle, ebeveynleri "belirli partilere ait ürünleri kullanmayı bırakıp mağazalara iade etmeleri" konusunda uyarırken, Çin ve Avustralya gibi bazı ülkelerde kontamine olma ihtimali bulunan bebek mamaları hakkında sağlık uyarıları yayımladı. Etkilenen ürünler arasında tanınmış Beba markasının yanı sıra Alfamino gibi özel ürünler de bulunuyor. Türkiye, İngiltere, Avusturya ve Almanya da söz konusu ürünlerin geri çağrıldığı ülkeler arasında yer aldı. ABD veya Kanada için henüz herhangi bir geri çağırma yapılmaması dikkati çekti. TÜKETİCİ ÖRGÜTÜ NESTLE'Yİ ELEŞTİRDİ Almanya’da Tüketici Koruma Örgütü Foodwatch, Nestle’yi “sorumsuzca” hareket etmekle suçladı. Foodwatch’dan yapılan açıklamada, Nestle’nin en azından Aralık 2025'in başından beri bebek maması ürünlerindeki kontaminasyonun farkında olduğu savunuldu. “Skandal” ile ilgili birçok sorunun cevapsız kaldığı belirtilen açıklamada, Nestle’den “tam şeffaflık” talep edildi. Açıklamada, kontaminasyonun ne zaman başladığı ve hangi üretim tesislerinin etkilendiği gibi soruların cevapsız kaldığı vurgulanarak, “Fransa da dahil olmak üzere, diğer Avrupa ülkeleri, aynı toksin cereulide kontaminasyonu nedeniyle haftalar önce Nestle bebek mamalarını geri çağırmıştı. Foodwatch, Nestle'nin neden ancak ocak ayı başında Almanya'da kamuya açık bir geri çağırma başlattığı tamamen anlaşılmaz buluyor.” ifadeleri yer aldı. Foodwatch, yaklaşık 60 ülke ve 10’dan fazla Nestle fabrikasından 800'den fazla ürünün geri çağırmadan etkilendiğini tahmin ediyor. Örgüt, Nestle ve ilgili makamların bazı durumlarda sorunlar hakkında bilgilendirilmeden önce haftalarca beklediğini iddia etti. Foodwatch yöneticilerinden Alina Nitsche, konuya ilişkin değerlendirmesinde, her gıda skandalında tüketicilerin çok geç ve yetersiz şekilde bilgilendirildiklerini belirterek, şunları kaydetti: "Sorumlu şirketler, neredeyse hiçbir sonuçla karşılaşmıyor. Şirketler ve gıda güvenliği yetkilileri için açık bilgi verme yükümlülüğü gereklidir. Ciddi ihlallerde, yaptırımlar ve para cezaları şirketlere finansal olarak gerçekten zarar vermelidir. Şimdiye kadar gıda şirketleri çoğu zaman cezasız kalıyor veya küçük uyarılar ve nispeten düşük para cezaları ile kurtuluyorlar."

Çin’e vize muafiyeti sonrası talep patlaması: Hedef 1 milyon Çinli turist Haber

Çin’e vize muafiyeti sonrası talep patlaması: Hedef 1 milyon Çinli turist

Türkiye'nin turizm gelirlerini artırma stratejileri kapsamında attığı son adım, Asya pazarında büyük yankı uyandırdı. Çin Halk Cumhuriyeti vatandaşlarına turistik ve transit geçişlerde vize muafiyeti sağlanması kararının ardından, seyahat planlamalarında ibre Türkiye'ye döndü. Uygulamanın duyurulmasıyla birlikte Çin'in çeşitli şehirlerinden İstanbul'a yapılan uçuş aramalarının, bir önceki haftaya kıyasla 6,3 kat artış gösterdiği tespit edildi. İlgi sadece İstanbul ile sınırlı kalmazken, İzmir'e yönelik aramaların iki katına çıktığı, Antalya için yapılan sorgulamaların ise 1,3 kat yükseldiği verilere yansıdı. KİŞİ BAŞI 5 BİN DOLARA VARAN HARCAMA POTANSİYELİ Sektör temsilcileri, vize serbestisinin ekonomik yansımalarının oldukça güçlü olacağını öngörüyor. Dünyanın en bonkör turist grupları arasında gösterilen Çinli ziyaretçilerin, tek bir seyahatte kişi başı ortalama 2 bin 500 ila 5 bin dolar arasında harcama yaptığı belirtiliyor. Bu turist profilinin tatil alışkanlıklarının, Türkiye'nin turizm çeşitliliği ile örtüştüğüne dikkat çekiliyor. Çinli turistlerin klasik deniz-kum-güneş tatilinden ziyade; kültürel miras, gastronomi turları, sağlık turizmi ve inanç rotalarına yoğun ilgi gösterdiği, bu durumun da turizm gelirlerinin yıl geneline yayılmasına katkı sunacağı ifade ediliyor. 2026 SONU HEDEFİ REVİZE EDİLDİ Vize engelinin ortadan kalkmasıyla birlikte Türkiye, Çin pazarındaki büyüme hedeflerini de güncelledi. Mevcut durumda yıllık 400 bin civarında seyreden Çinli turist sayısının, yeni dönemle birlikte katlanarak artması bekleniyor. Turizm otoriteleri tarafından yapılan projeksiyonlara göre, sağlanan kolaylıklar ve artan talep doğrultusunda 2026 yılı sonuna kadar Türkiye'yi ziyaret eden Çinli turist sayısının 1 milyon barajına ulaşması hedefleniyor.

Çin, Japonya’ya sivil ve askeri kullanımlı ürün ihracatını yasakladı Haber

Çin, Japonya’ya sivil ve askeri kullanımlı ürün ihracatını yasakladı

Uzak Doğu ülkeleri Çin ile Japonya arasındaki siyasi ve askeri gerilim yükselmeye devam ediyor. Pekin yönetimi, Japonya Başbakanı Sanae Takaichi'nin Kasım 2025 tarihinde Çin-Tayvan arasındaki siyasi krize ilişkin açıklamalarına yönelik yeni bir adım attı. Çin Ticaret Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, sivil ve askeri alanlarda kullanılabilecek çift kullanımlı teknolojik ürünlerin Japonya'ya ihracatının yasaklandığı belirtildi. Açıklamada, "Çin, ulusal güvenliğinin ve çıkarlarının korunması ile nükleer silahların yayılmasının önlenmesi gibi uluslararası yükümlülüklerin yerine getirilmesi amacıyla başta Çin İhracat Kontrolü Kanunu ile Çift Kullanımlı Ürünlerin Kontrolü Yönetmeliği olmak üzere ilgili mevzuatlara dayanarak, Japonya'daki askeri kullanıcılar, askeri amaçlar ve Japonya'nın askeri kapasitesinin artırılmasına katkı sağlayabilecek diğer tüm nihai kullanıcı ve amaçlara yönelik tüm çift kullanımlı ürünlerin ihracatını yasaklama kararı almıştır. Bu yasayı ihlal ederek Çin menşeli çift kullanımlı ürünleri Japonya'daki kişi ve kuruluşlara sağlayan herhangi bir ülke veya bölgeden kişi ve kuruluşlar hakkında yasal sorumluluk tesis edilecektir" ifadeleri kullanıldı. Bakanlığın açıklamasında, ihracat yasağı kararının Japonya Başbakanı Sanae'nin Tayvan ifadeleriyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirtilerek, "Japonya liderleri son dönemde Tayvan'la ilgili açıkça yanlış açıklamalar yapmış, Tayvan Boğazı'na güç kullanarak müdahale edilebileceği imasında bulunmuş; Çin'in iç işlerine kaba bir şekilde müdahale ederek ‘tek Çin' ilkesini ciddi biçimde ihlal etmiştir. Bu tutumun niteliği ve etkisi son derece olumsuzdur" denildi. İhracat yasağına tabi olan unsurlar arasında sivil ve askeri kullanımları olan ürün, teknoloji ve yazılımların yanı sıra insansız hava aracı (İHA) ve çip yapımında kullanılan nadir toprak elementlerinin de bulunduğu biliniyor. Japonya Başbakanı'nın açıklaması Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, Kasım 2025'te Japonya parlamentosunda yaptığı bir konuşmada, Çin'in Tayvan'a yönelik muhtemel saldırısının Japonya'nın varlığını tehdit eden bir durum olarak nitelendirilebileceğini belirtmişti. Sanae'nin ifadeleri Pekin yönetiminden yoğun tepki toplamış ve iki ülke arasında ağır suçlamaların şiddetlendiği bir kriz ortamı oluşmuştu.

Güney Kore lideri Lee, Xi’nin hediye ettiği Xiaomi telefonla selfie çekti Haber

Güney Kore lideri Lee, Xi’nin hediye ettiği Xiaomi telefonla selfie çekti

Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung, 2019 yılından bu yana bir Güney Kore liderinin Çin'e gerçekleştirdiği ilk ziyaret kapsamında Pekin'de temaslarda bulunuyor. Pazar günü ülkeye ayak basan ve resmi ziyaretini sürdüren Lee, dün Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile bir araya geldi. Yaklaşık 90 dakika süren görüşmede iki lider, geçmişte "Japon militarizmine" karşı verilen ortak mücadeleyi hatırlatarak stratejik ortaklık mesajları verdi. Görüşmede Xi, Lee'ye "tarihin doğru tarafında sağlam bir şekilde durması ve doğru stratejik seçimler yapması" gerektiğini belirtti. Bölgesel güvenlik konusuna değinen Xi, Çin ve Güney Kore'nin artık "İkinci Dünya Savaşı'ndaki zaferin sonuçlarını korumak ve Kuzeydoğu Asya'da barış ve istikrarı sağlamak için el ele çalışması" gerektiğini söyledi. "YENİ BİR AŞAMA BAŞLATMAK İSTİYORUZ" Görevden alınan eski Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol'un Çin'e karşı eleştirel tutumu nedeniyle bozulan ilişkilerin ardından gerçekleşen bu ziyaret, diplomatik açıdan büyük önem taşıyor. Ziyaretin, Güney Kore-Çin ilişkilerinin tam anlamıyla yeniden kurulması için "çok önemli bir fırsat" olduğunu belirten Güney Kore lideri Lee, "Güney Kore-Çin ilişkilerinin gelişiminde yeni bir aşama başlatmak istiyoruz" dedi. Zirve sonucunda iki ülke arasında teknoloji, ticaret ve çevre konularında iş birliği anlaşmaları imzalandı. HEDİYE TELEFONLA SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMI Diplomatik görüşmelerin ardından yaşanan samimi anlar ise güne damgasını vurdu. Lee, Çinli mevkidaşı Xi'nin geçtiğimiz Kasım ayında Güney Kore ziyareti sırasında kendisine hediye ettiği Xiaomi marka akıllı telefonu çıkararak bir selfie çekti. Fotoğrafı kendi sosyal medya hesabından paylaşan Lee, teknolojik jeste övgü dolu şu sözlerle karşılık verdi: "Görüntü kalitesi kesinlikle iyi, değil mi? Gyeongju'da hediye olarak aldığım Xiaomi telefonla Başkan Xi Jinping ve eşiyle çektiğim bir selfie. Onlar sayesinde hayatımın fotoğrafını çektim. Gelecekte daha sık iletişim kuracağız ve daha çok iş birliği yapacağız."

BYD'nin 2025 raporu şaşırttı: Tesla’ya 600 bin araç fark attı Haber

BYD'nin 2025 raporu şaşırttı: Tesla’ya 600 bin araç fark attı

Elektrikli otomobil pazarında dengeler hızla değişiyor. Tesla'nın İngiltere başta olmak üzere Avrupa genelindeki satışlarında sert düşüş görülürken, Çinli üretici BYD küresel pazarda tarihi bir sıçrama yaparak liderlik koltuğuna oturdu. 2025 yılı satış verileri, Tesla’nın gerilemesine karşılık BYD’nin hem üretimde hem satışta rekor kırdığını ortaya koydu. TESLA İNGİLTERE’DE SATIŞ KAYBETTİ: YÜZDE 29’UN ÜZERİNDE DÜŞÜŞ Yeni araç tescil verileri, Tesla’nın İngiltere pazarında Aralık 2025’te önemli bir kayıp yaşadığını ortaya koydu. Şirketin tescil edilen araç sayısı bir yıl öncesine göre yüzde 29’un üzerinde düşerek 6 bin 323 adede geriledi. 2025 yılı genelinde de Tesla'nın İngiltere satışlarında yüzde 8,9’luk gerileme kaydedildi. Bu düşüş, Fransa ve İsveç gibi diğer Avrupa pazarlarında da benzer şekilde görüldü. Uzmanlar; artan rekabeti, Tesla ürün gamının yenilenme ihtiyacını, Elon Musk’ın siyasi söylemlerine yönelik Avrupa’daki eleştirileri satışları baskılayan başlıca unsurlar arasında gösteriyor. BYD İNGİLTERE’DE ATAKTA: TESCİLLER BEŞ KAT ARTTI Tesla gerilerken, Çinli BYD’nin İngiltere performansı dikkat çekici bir yükseliş sergiledi. BYD’nin Aralık ayı tescilleri neredeyse beş kat artarak 5 bin 194 adede ulaştı. Bu hızlı büyümeye rağmen Tesla, Aralık ayında İngiltere’de en çok satan elektrikli otomobil markası olmayı sürdürdü. Ancak trendin BYD lehine döndüğü yorumları güçlendi. BYD KÜRESEL PİYASADA TARİH YAZDI: TESLA’YI GEÇTİ 2025 genel performansı ise elektrikli otomobil dünyasında bir dönüm noktasına işaret ediyor. Hong Kong Menkul Kıymetler Borsası’na açıklanan verilere göre BYD: 4,5 milyonun üzerinde araç üretti, 4,6 milyon adet araç sattı, satışlarını yıllık bazda yüzde 7,7 artırdı, tarihinin ilk kez 1 milyon adet yurt dışı satış barajını aştı. Bu rakamlarla BYD, küresel yeni enerjili araç (NEV) satışlarında liderliği kesin olarak ele geçirdi. Tam elektrikli araçta fark 600 bin adedin üzerinde BYD’nin 2025 yılında tam elektrikli araç satışları 2,25 milyon adede ulaşarak yıllık bazda yüzde 28 büyüdü. Bu performansla şirket, en yakın rakibini 600 binden fazla satış farkıyla geride bıraktı. ARALIK 2025 PERFORMANSI LİDERLİĞİ PEKİŞTİRDİ BYD, Aralık 2025’te: 420.398 yeni enerjili araç sattı, 419.814 araç üretti. Bu veriler, markanın yıl genelindeki istikrarlı büyümesinin güçlü şekilde sürdüğünü gösterdi. BYD NEDEN BU KADAR HIZLI YÜKSELİYOR? Uzmanlara göre BYD’nin başarısının arkasında üç temel faktör öne çıkıyor: Gelişmiş batarya teknolojileri (Blade Battery) Dikey entegrasyona dayalı üretim modeli Büyük ölçekli üretim kapasitesi ve düşük maliyetli üretim avantajı Bu özellikler, BYD’yi küresel rekabetin en güçlü oyuncusu haline getiriyor.

Çin’den ABD’ye Maduro tepkisi: “Derhal serbest bırakılmalı” Haber

Çin’den ABD’ye Maduro tepkisi: “Derhal serbest bırakılmalı”

Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun ABD güçleri tarafından zorla alıkonulması ve ülke dışına çıkarılması uluslararası arenada geniş yankı uyandırdı. Konuya ilişkin en üst düzey tepkilerden biri Çin Halk Cumhuriyeti'nden geldi. Çin Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan resmi açıklamada, Maduro ve eşinin zorla yakalanıp ülkeden çıkarılmasından "derin endişe" duyulduğu vurgulandı. Pekin yönetimi, Washington'a çağrıda bulunarak, "Çin, ABD'yi Maduro ve eşinin kişisel güvenliğini sağlamaya, onları derhal serbest bırakmaya çağırıyor" ifadelerini kullandı. "BM ŞARTI'NIN İLKELERİNİ AÇIKÇA İHLAL ETMEKTEDİR" Çinli yetkililer, ABD'nin gerçekleştirdiği operasyonun uluslararası normlara aykırı olduğunun altını çizdi. Yapılan açıklamada Washington yönetiminin eylemleri eleştirilerek, "ABD'nin bu hareketi, uluslararası hukuku, uluslararası ilişkilerdeki temel normları ve BM Şartı'nın amaç ve ilkelerini açıkça ihlal etmektedir" değerlendirmesine yer verildi. ABD'nin tek taraflı güç kullanımını bırakıp diplomasi masasına dönmesi gerektiğini kaydeden Bakanlık, Venezuela hükümetini devirme girişimlerine son verilmesi ve sorunların diyalog yoluyla çözülmesi gerektiğini belirtti. "HEGEMONİK EYLEMLERE VE EGEMENLİK İHLALİNE SON VERİN" Çin Dışişleri Bakanlığı, operasyon öncesinde Venezuela'ya yönelik başlayan ABD saldırıları sırasında da Washington'ı şiddetle kınamıştı. Çin'in ABD'nin uluslararası hukuk ile Venezuela'nın egemenliğini ciddi şekilde ihlal eden "hegemonik eylemlerine" karşı olduğu bir kez daha hatırlatıldı. Pekin yönetimi, daha önceki açıklamasında olduğu gibi ABD'yi bir kez daha uyararak, "ABD'yi uluslararası hukuka ve BM Şartı'nın amaç ve ilkelerine uymaya ve diğer ülkelerin egemenliğini ve güvenliğini ihlal etmeye son vermeye çağırıyoruz" mesajını yineledi.

SULTAN RESTORANLAR ZİNCİRİNİN 20. KURULUŞ YILI ÇİN’DE KUTLANDI Haber

SULTAN RESTORANLAR ZİNCİRİNİN 20. KURULUŞ YILI ÇİN’DE KUTLANDI

Bünyesinde çalıştırdığı yüzlerce Türk çalışanı ile Çin’in en seçkin, en lezzetli ve en çok çok tercih edilen mekanı kuran Sultan Restoran markasının 20. Kuruluş Yıl Dönümü, Çin’de yaşayan protokol üyeleri, iş adamları, saygın kuruluşlar ile Sultan Restoran’ın çalışanları ve aileleriyle birlikte kutlandı. Yapılan açılış konuşmaları, gösteriler ve 20. Yıl Pastasının kesilmesiyle bu mutluluk tüm katılanlar ile paylaşıldı. Sultan Restoran’ın Çin’deki yolculuğu, dünü, bugünü ve yarını kurucu ortakların yaptıkları konuşmalar ile anlatıldı. Yirmi yıl önce Guangzhou'da kurulan Sultan Restoran basit bir hedefle açıldı. Evlerinden uzakta yaşayan küçük bir tüccar topluluğuna Türk yemekleri sunmaktı hedef. Yirmi yıl sonra, Guangzhou, Yiwu, Urumçi, Pekin ve Şanghay'daki şubeleriyle Çin'in en tanınmış helal Türk mutfağı mekanlarından biri haline geldi. Neville Ceasar, Halil Sezer ve Özcan Sezer tarafından 2005 yılında kurulan Sultan, kökenlerini Türkiye'nin eski İpek Yolu üzerindeki tarihi yerleşimlerinden biri olan Midyat'a dayandırıyor. Aile işletmesi olarak başlayan restoran zaman içerisinde, tarifler kadar insanlar ve mekanlar tarafından da şekillendirilen, kültürlerarası bir yemek mekanı haline geldi. Kurucu ortak Özcan Sezer; “Sultan ilk kez Guangzhou'ya geldiğinde, cilalı bir marka veya büyük bir işletme değildi” diye başladığı konuşmasında, lezzet durağında başlayan yolculuğu şöyle anlatıyor: "Büyük bir bütçemiz, büyük bir ekibimiz veya büyük bir ismimiz yoktu ama; büyük hayallerimiz ve mutfakta geçirdiğimiz uzun gecelerimiz vardı. O zamanlar başarı basitçe ölçülüyordu: iyi yemek pişirmek, kirayı ödemek ve misafirlerin geri dönmesini ummak. Bugün başarı çok daha büyük bir anlam ifade ediyor. Güven inşa etmek, kültür yaratmak ve farklı ülkelerden insanları bir araya getirmekle ilgili. Sadece yemek servis etmiyoruz, ruhu olan bir misafirperverlik paylaşıyoruz. Huanshi Dong Lu'daki Baiyun Oteli içindeki mekanda başlayan yolculuk, fuarı ziyaretçileri, yabancılar ve Türk lezzetlerini merak eden yerel yemek severler için kısa sürede tanıdık bir durak haline geldi. Günlük yemekler, büyük ziyafetler ve özel toplantılar için tasarlanmış üç katıyla, Sultan'ın neye dönüşeceğinin tonunu belirledi. Genişleme organik olarak gerçekleşti. Yiwu 2010'da açıldı, ardından 2021 ve 2023'te ek şubeler açıldı. Urumçi 2022'de, Pekin 2023'te ve Şanghay 2024'te haritaya eklendi; her lokasyon aynı temel kimliğe bağlı kalırken şehrine uyum sağladı. Geriye baktığımızda, bu büyümenin ölçeği kurucular için hala gerçeküstü geliyor. “ Ortaklardan Neville Ceasar, "Yirmi yıl önce bu kadar ilerleyeceğimizi hiç hayal etmemiştik. Yolda birçok zorluk vardı, ancak azim, sıkı çalışma ve inanç bizi bunların üstesinden getirdi. En büyük gücümüz ekibimizdir. Şeflerimiz, servis personelimiz ve yöneticilerimiz ile bir aile gibi birlikte çalışıyorlar. Bu aile ortamını yaratmak, kalıcı olmak isteyen her işletme için çok önemlidir." Dedi. Sultan'ın menüsü, Çin'deki şubelerinde müşterilerin sürekli olarak beğendiği Türk ve Akdeniz yemeklerine odaklanıyor. Öne çıkan seçenekler arasında kömürde ızgara kebaplar, karışık barbekü tabakları, pide çeşitleri, mevlana pide, salatalar ve humus yanında baklava ve künefe gibi tatlılar yer alıyor. Menü şehre ve mevsime göre biraz değişiklik gösterse de, odak noktası cömert porsiyonlar, cesur lezzetler ve birlikte keyifle yenmesi amaçlanan yemekler olmaya devam ediyor. Çin'in yemek kültürü küreselleşmeye devam ederken, Sultan da farklı şehirler, kitleler ve beklentiler tarafından şekillendirilerek onunla birlikte büyüdü. Halil Sezer, evrimin ortak bir çaba olduğunu tekrarlıyor. "Bu tek bir kişinin başarısı değil, bu, onlarca -yüzlerce- insanın tutarlılık ve özenle birlikte çalışmasının sonucu. Başından beri Sultan, Türk kültürünü ve misafirperverliğini otantik bir şekilde temsil etmeyi hedefledi. Her şube, her çalışan ve her misafir bu markaya kendi izini bıraktı" diye açıklıyor. Kurucular için, “Yirmi yıl son değil,” diyor Özcan Sezer “Bu bir temel. Şimdi odak noktası daha yüksek standartlar, daha güçlü ekipler, daha akıllı sistemler ve markanın ruhunu kaybetmeden sürekli büyümesidir. Başarı bir kere ulaşılan bir şey değil. Her gün kazanılan bir şey. Yine de en anlamlı anlar en basit olanlardır. Farklı geçmişlerden insanların bir masayı paylaşması, yemek eşliğinde hikayeler anlatması ve yeni anılarla ayrılmasıdır.” Ve ekliyor. Midyat'tan Guangzhou'ya ve küçük bir restorandan ülke çapında bir varlığa kadar Sultan'ın İpek Yolu yolculuğu devam ediyor. 20. Kuruluş Yılımız Hayırlı Olsun.”

Dev bankanın rotası Doğu Akdeniz: Çinli yatırımcıların gözü Adana'da Haber

Dev bankanın rotası Doğu Akdeniz: Çinli yatırımcıların gözü Adana'da

Çin'in küresel ticaret ağı projesi olan Kuşak ve Yol Girişimi (BRI) kapsamında Türkiye'deki stratejik hamleleri devam ediyor. Ekonomi kulislerinde konuşulan son gelişmelere göre, dünyanın en büyük finans kuruluşlarından Bank of China, Türkiye'de gerçekleştirmeyi planladığı liman yatırımları için rotasını Doğu Akdeniz'e kırdı. ADANA, STRATEJİK KONUMUYLA LİSTENİN BAŞINDA Banka yetkililerinin ve uluslararası yatırımcıların gündeminde, lojistik bir üs kurma hedefi doğrultusunda Adana'nın Ceyhan-Yumurtalık enerji havzası yer alıyor. Uzmanlar, bölgenin üç kıtaya (Asya, Avrupa, Afrika) erişim imkanı sunması ve büyük tonajlı gemilerin yanaşmasına uygun derin su yapısı nedeniyle Çinli yatırımcılar için cazip bir merkez haline geldiğini belirtiyor. BÖLGESEL AKTARMA MERKEZİ (HUB) HEDEFİ Olası yatırımın hayata geçmesi durumunda Adana'nın, Doğu Akdeniz ticaretinde bölgesel bir aktarma merkezi (hub) olma iddiasının güçleneceği öngörülüyor. Ceyhan-Yumurtalık bölgesinin halihazırda sahip olduğu enerji altyapısı, bu potansiyeli destekleyen en önemli unsurlardan biri olarak gösteriliyor. YATIRIMCIYI CEZBEDEN 5 KRİTİK AVANTAJ Ekonomi uzmanları, Adana'yı küresel lojistik şirketleri ve finans kuruluşları nezdinde rekabetçi kılan faktörleri şu şekilde sıralıyor: Orta Doğu, Afrika ve Avrupa pazarlarına hızlı ve doğrudan erişim. Kuşak ve Yol Girişimi'nin deniz-kara bağlantısında kritik bir geçiş noktası olması. Ceyhan-Yumurtalık bölgesindeki güçlü enerji altyapısı. Yeni nesil dev gemilere uygun doğal derin su avantajı. Yüklerin demiryolu entegrasyonu ile Türkiye içlerine ve Avrupa'ya intermodal (çoklu) taşınabilme imkanı. Bu avantajların, bölgeyi sadece bir liman değil, aynı zamanda entegre bir lojistik üs adayı konumuna getirdiği ifade ediliyor.

Çin’den kripto paralara sert uyarı: Yasal değil Haber

Çin’den kripto paralara sert uyarı: Yasal değil

Çin Merkez Bankası (PBoC), kripto para piyasalarında tansiyonu yükselten bir açıklamaya imza attı. Çok sayıda kurumun katılımıyla gerçekleştirilen toplantının ardından yapılan duyuruda, dijital varlık faaliyetlerinin ülkede yasa dışı olduğu bir kez daha vurgulandı. Banka, özellikle stablecoinlerin oluşturabileceği risklere dikkat çekerek denetimlerin sıkılaşacağını bildirdi. "YASAL ÖDEME ARACI DEĞİL" PBoC'nin açıklamasında, sanal para birimlerinin statüsü net bir dille çizildi. Açıklamada, bu varlıkların "yasal ödeme aracı olmadığı" ve "piyasada para olarak kullanılamayacağı" belirtildi. Ayrıca yasa dışı faaliyetlerle mücadele kapsamında kararlılık mesajı verildi. PİYASALARDA SERT DÜŞÜŞ: BITCOIN VE ETHEREUM ERİDİ Çin'den gelen haber akışı, kripto para borsalarında anında fiyatlandı. Piyasanın toplam değeri 2,93 trilyon dolara gerilerken, en büyük hacme sahip Bitcoin son 24 saatte yüzde 5'in üzerinde değer kaybetti. Karar öncesi 92 bin dolar seviyelerinde işlem gören Bitcoin, açıklamanın ardından 85 bin 604 dolara kadar çekildi. İkinci sıradaki Ethereum da satış dalgasından nasibini aldı. Ethereum fiyatı 3 bin 53 dolardan 2 bin 806 dolara geriledi. UZMAN GÖRÜŞÜ: "ETKİSİ KISA VADELİ OLABİLİR" Konuyu değerlendiren CoinTR CEO'su Ali Eşelioğlu, Çin'in 2021'den bu yana süregelen yasaklayıcı tutumunu koruduğunu ancak dijital yuan projesini de hızlandırdığını belirtti. Eşelioğlu, Pekin yönetiminin Hong Kong'daki bazı projelere müdahale ettiğini hatırlatarak, "Çin kripto varlıklara karşı yasaklayıcı ve temkinli duruşunu sürdürürken, bir taraftan da dijital para altyapısını güçlendirmeye devam etmesiyle kripto varlıklara karşı merkezileştirilmiş bir alternatif oluşturmaya odaklanmış durumda" dedi. "ABD MERKEZLİ GELİŞMELER BELİRLEYİCİ OLACAK" Piyasadaki fiyat hareketliliğini yorumlayan Eşelioğlu, Çin gibi bir süper güçten gelen açıklamaların risk iştahını etkilediğini ancak etkinin sınırlı kalabileceğini savundu. Eşelioğlu, sözlerini şöyle tamamladı: "Bu nedenle fiyat üzerindeki etki kısa vadeli piyasa reaksiyonu olarak değerlendirilebilir. Orta ve uzun vadede Bitcoin ve diğer kripto paralar, küresel makroekonomik koşullar ve ABD merkezli düzenleyici gelişmeler tarafından şekillenmeye devam edecektir."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.