#cinayet

İLKHABER-Gazetesi - cinayet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, cinayet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Seyhan'daki pasajda kurşunların hedefi olan genç 5 gün sonra can verdi Video Galeri

Seyhan'daki pasajda kurşunların hedefi olan genç 5 gün sonra can verdi

Adana’da çalıştığı avize dükkanında uğradığı silahlı saldırıda ağır yaralanan 34 yaşındaki Nizamettin Alban, tedavi gördüğü hastanede 5 gün süren yaşam mücadelesini kaybetti. Olayla ilgili tutuklanan 3 şüphelinin cezaevine gönderildiği öğrenildi. Olay, 5 Mayıs günü saat 13.30 sıralarında Seyhan ilçesine bağlı Kocavezir Mahallesi’ndeki bir iş merkezinde meydana geldi. İddiaya göre, otomobille iş merkezine gelen Y. M. (24) ile E.S. (20), pasaja girerek avize dükkanında çalışan Nizamettin Alban’a tabancalarla ateş açtı. Başına ve sırtına isabet eden kurşunlarla ağır yaralanan Alban, kanlar içinde yere yığılırken, şüpheliler geldikleri araçla olay yerinden kaçtı. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırılan Alban yoğun bakımda tedavi altına alınarak entübe edildi. Olayın ardından çalışma başlatan Adana Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, yaklaşık 500 saatlik güvenlik kamerası görüntüsünü inceleyerek şüphelilerin saklandıkları adresi belirledi. Sarıçam ilçesi Gültepe Mahallesi’nde saklandıkları adrese düzenlenen operasyonda iki şüphelinin yanı sıra şüphelilere yardım ettiği öne sürülen Y. K.'de gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 3 şüpheli, çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi gören Nizamettin Alban, doktorların tüm müdahalesine rağmen 5 gün sonra hayatını kaybetti.

Adana'da kaza süsü verilen cinayet deşifre oldu: Muzaffer Yanıkollu'yu darbederek öldürdüler Haber

Adana'da kaza süsü verilen cinayet deşifre oldu: Muzaffer Yanıkollu'yu darbederek öldürdüler

Adana'da trafik kazasında öldüğü öne sürülen şahsın 3 kişi tarafından darp edilerek öldürüldüğü ortaya çıktı. Olayla ilgili 3 şüpheli tutuklandı. Edinilen bilgiye göre, olay, 25 Nisan gecesi Tarsus-Adana-Gaziantep (TAG) Otoyolu'nda, Osmaniye-Adana istikametinde meydana geldi. İddiaya göre Oğulcan G.'nin kullandığı 01 F 3875 plakalı minibüs, yolda seyir halindeki Adil Ç. idaresindeki 42 APT 32 plakalı otomobile arkadan çarptı. Kazanın ardından sürücü Güneyer, içinde arkadaşları Efehan B. ve Berke A. ile Muzaffer Yanıkollu'nun da bulunduğu aracını durdurmadan Adana'ya doğru yola devam etti. Dinlenme tesisinde jandarmayla karşılaşan Oğulcan G., kaza yaptıklarını ve araçtaki Muzaffer Yanıkollu'nun yaralandığını öne sürdü. Bunun üzerine jandarmanın eşlik ettiği Oğulcan G., minibüsüyle Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne gitti. Bilinci kapalı olan Muzaffer Yanıkollu tedaviye alınırken, 2,72 promil alkollü olduğu tespit edilen sürücü Oğulcan G. gözaltına alındı. Arkadaşları Efehan B. ile Berke A. ise herhangi bir tedavi görmeden hastaneden ayrıldı. Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Oğulcan G. , çıkarıldığı mahkemede adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Oğulcan G.'nin kullandığı minibüs ise yediemin otoparkına çekildi. Yoğun bakım ünitesinde tedavisi süren Muzaffer Yanıkollu 28 Nisan'da kurtarılamayarak, hayatını kaybetti. Adli Tıp Kurumu'na gönderilen Muzaffer Yanıkollu'ya yapılan otopside, vücudunda darp izlerine rastlandı. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı, kazanın oluş şekli ve aracın hasar durumunu inceleyerek, meydana gelen kazanın ölümle sonuçlanma ihtimalinin düşük olduğunu değerlendirdi. Ayrıca araçtaki diğer yolcular Efehan B. ve Berke A.'nın yaralanmaması da şüpheyi artırdı. Öte yandan kaza yapan minibüsteki kamera kayıt cihazının, kablosunun kesilerek alındığı tespit edildi. Soruşturmayı derinleştiren jandarma, kazadan yaklaşık bir ay önce Ayas Minibüsçüler ve Otobüsçüler Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi'nin, taşıma ihalesinden dolayı Yanıkollu ile Oğulcan G.'nin kavga ettiğini, bu nedenle aralarında husumet bulunduğunu ortaya çıkardı. Birbirinden şikayetçi olmadığı belirlenen tarafların, bu nedenle tekrar kavga etmek için buluşmuş olabileceği değerlendirildi. Şüphelilerin yeniden yakalanması için karar çıkarılmasının ardından jandarma ekipleri geniş çaplı araştırma başlattı. 30 Nisan'da Çukurova Uluslararası Havalimanı'ndan uçağa binen Berke A.'nın İstanbul'a gittiği, Gürcistan'a kaçmak için uçak bileti satın aldığı tespit edildi. Yurt dışına kaçmaya hazırlanan Berke A. İstanbul Havalimanı'nda yakalandı. Jandarma ekipleri, Oğulcan G.'yi Adana'da, Efehan B.'yi ise Kayseri'de gözaltına aldı. Jandarmadaki ifadesinde hakkındaki iddiaları kabul etmeyen Oğulcan G., "Efe'yi arayıp, içki içmek için eve çağırdım. Daha sonra araçla Berke'yi almaya gittik. Ceyhan'da bir süre gezdikten sonra tekel bayisinden içki alıp, eve döndük. 3 şişe içki içtikten sonra dolaşmak için tekrar dışarı çıktık. O sırada Muzaffer'i arayıp önce halini hatırını sordum, daha sonra buluşmayı teklif ettim. Bir kebapçının önünden Muzaffer'i aldıktan sonra Adana'ya doğru yola çıktık. Muzaffer araç içindeki koridorda çifte telli oynuyordu. Kazada savrularak uçup, ön cama başını çarptı. Berke, Muzaffer'i koridora yatırdı, ben de direkt hastaneye gittim" dedi. Ev aramasında kan izlerine rastlandığı, kollarında ve yüzündeki yara izlerinin sorulması üzerine olayı itiraf eden Oğulcan G., şunları söyledi: "Olaydan iki gün önce telefonda tartıştığım İ.A., bana ve aileme küfür etti. Arkadaşlarım Berke ve Efe'yle buluştuğumuzda bu olaya Muzaffer'in sebep olduğunu söyledim. Alkol alırken onlara, ‘Bunu alıp, dövelim mi?' dedim. Onlar da kabul edince Muzaffer ile buluştuk. Araçta alkol alırken tartıştık, Efehan Muzaffer'e yumrukla vurmaya başladı. Daha sonra Berke de arkaya geçip, Muzaffer'e vurmaya başladı. Ben aracı kullanıyordum. Daha sonra aracı sağa çektim ve direksiyona Efehan geçti. Berke ile birlikte Muzaffer'i dövmeye devam ettik. Hareket halindeyken 42 plakalı bir araca çarpınca hareket halindeyken direksiyona ben geçtim ve hastaneye gittik." İçinde Muzaffer Yanıkollu'nun darbedildiği minibüsün, kamera kayıt cihazını yediemin otoparkındayken yakınlarıyla birlikte söküp aldıklarını da anlatan Oğulcan G., arkadaşları Berke A. ve Efehan B., adliyeye sevk edildi. ‘Kasten öldürme' suçundan mahkemeye çıkarılan 3 şüpheli, tutuklandı.

Yağmur Taktaş'ın acılı babası yürek burktu: ABD'de öldürülen kızım, rüyamda hesap soruyor Haber

Yağmur Taktaş'ın acılı babası yürek burktu: ABD'de öldürülen kızım, rüyamda hesap soruyor

Adanalı sosyal medya fenomeni Yağmur Taktaş'ın Amerika'da aç bırakılıp işkence görerek ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada hakkında yakalama kararı bulunan ressam sevgilisi A.C.F., halen yakalanamadı. Yağmur'un babası Orhan Taktaş, kızını rüyalarında gördüğünü belirterek, "Rüyalarımda bana, 'baba, o cani hala yakalanmadı mı' diyor. Artık bu acıya dayanamıyorum. İrkilerek uyanıyorum" dedi. Bir televizyon yarışmasıyla ünlenen Adanalı sosyal medya fenomeni Yağmur Taktaş (28), 3 Nisan 2024'te ABD'de fenalaşması sonrası kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Taktaş'ın cansız bedeni, 20 Nisan'da hava yoluyla getirildiği Adana'daki Kabasakal Mezarlığı'nda toprağa verildi. Taktaş'ın ailesi, daha önce darbedilen ve dalağını kaybeden kızlarının ölümüne sebep olduğunu iddia ederek avukatları aracılığıyla Türk asıllı ABD vatandaşı ressam sevgilisi A.C.F.'den (40) şikayetçi oldu. UYUŞTURUCU VERİLİP AÇ BIRAKILDIĞI ORTAYA ÇIKTI Taktaş ailesi, Yağmur'un sevgilisi tarafından uyuşturucuya alıştırıldığı, alıkonularak darbedildiği ve tutulduğu yerde aç bırakıldığı iddiasında bulundu. Bu şüphe üzerine aile, avukatları aracılığıyla cenazenin çıkarılıp, Türkiye'de otopsi yapılması için başvuruda bulundu. Başvurunun kabul edilmesiyle Taktaş'ın cenazesi, 6 Mayıs 2024'te fethi kabir yapılarak Adana Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü. Kısmen bozulduğu tespit edilen cenazeden alınan örnekler, İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. A.C.F. HAKKINDA YAKALAMA KARARI ÇIKARTILDI Taktaş ailesinin başvurusu üzerine New York'taki Columbia Üniversitesi'nde hazırlanan otopsi raporunda genç kızın vücudunda farklı türlerde uyuşturucu maddelere rastlandığı, otopsi videosunda ise darba bağlı morluklar ile sigara söndürme izlerinin bulunduğu belirtildi. Geçtiğimiz yıl Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talebiyle 5'inci Sulh Ceza Hakimliği tarafından A.C.F. hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Taktaş ailesinin, Türkiye'de yargılanmasını istediği A.C.F. ise halen aranıyor. "KIZIM RÜYALARIMA GİRİYOR" Gazetecilere açıklamalarda bulunan Yağmur'un babası Orhan Taktaş, kızını rüyalarında gördüğünü anlatarak, şunları söyledi: "Evlat kaybetmenin acısını anlatamam. Yüreğimiz kan ağlıyor, bu cani halen bulunamadı. Kızımın katillerinin yakalanmasını talep ediyorum. Gerçekten de çok büyük bir acı yaşıyoruz. Kızım rüyalarıma geliyor. 'Baba, o cani hala yakalanmadı mı' diyor. Artık bu acıya dayanamıyorum. İrkilerek uyanıyorum." "KOKLAYACAK BİR EŞYASINI BULAMIYORUM" Yağmur'un annesi Ayhan Taktaş ise kızından hatıra kalan bir tutam saçı sakladığını, onunla avunduğunu anlatarak, "Kızımın katilinin tez zamanda yakalanmasını istiyorum. Çocuğumun kaşlarını bile kazımış bu cani, düşünebiliyor musunuz? Kötü şeyler yaşadım bu süreçte. O kabir açıldı ya o kadar kötü oldum ki anlatamam duygularımı. Bu, bir annenin yaşayacağı en ağır şey. Benim çocuğum Amerika'dan geldi ama hiçbir kıyafeti bana verilmedi. Sadece bir tutam saçı verildi. Başka bir şeyini görmedim. Koklayacak bir şeyi bulamıyorum. Tek başımıza kaldık, bir tane evladım vardı onu da benden koparttı" diye konuştu. Ailenin avukatı Fethi Öksüz ise "Yağmur'un katil zanlısı elini, kolunu sallayarak ABD'de geziyor. Annesi de onu finanse ediyor. Türkiye'de bir yakalama kararı çıkarılmış olsa da şahısla alakalı etki doğuran bir karar olmadı. Yağmur bir Türk vatandaşıydı. Ülkenin neresinde, dünyanın hangi ülkesinde olursa olsun bu kişi adalete teslim edilmeli" ifadelerini kullandı. "OTOPSİ RAPORLARI CİNAYET İDDİASININ DOĞRU OLDUĞUNU BİZLERE GÖSTERİYOR" Türkiye'deki fethi kabir sonrası hazırlanan 2 otopsi raporunun da incelendiğine dikkat çeken avukat Öksüz, "ABD'den gelen raporun gecikmesinden dolayı Türk hekimler bu rapor üzerinde yeni bir çalışma yapıyor. Dosyada gizlilik kararı var ancak otopsi raporları cinayet iddiasının doğru olduğunu bizlere gösteriyor. Zaten Yağmur'un mesajlaşmalarında 'Bu adam beni öldürecek. Pasaport ve çantama el koydu, gitmeme izin vermiyor' şeklinde ifadeler de var. Raporda da Yağmur'un darp edildiği, hatta işkenceye varacak şekilde beden bütünlüğüne zarar verildiği ortaya konuldu" dedi. Şüpheli A.C.F.'nin bir an önce yakalanmasını istediklerini belirten Öksüz, "Bu konuda Türk ve ABD adli makamlarının iş birliği içerisinde bu sorunun çözümüne yoğunlaşmasını talep ediyoruz. Geldiğimiz nokta itibarıyla annenin de babanın da dayanacak gücü kalmadı" diye konuştu.

Fakülte önünde kanlı infaz: Kayseri’deki cinayette karar çıktı Haber

Fakülte önünde kanlı infaz: Kayseri’deki cinayette karar çıktı

23 Ekim 2025'te Erciyes Üniversitesi kampüsünde meydana gelen olayda, Edebiyat Fakültesi Halk Bilimi öğrencisi ve 3 çocuk annesi Meliha Keskin, fakülte önünde eski eşi F.K. ile karşılaştı. Başlayan tartışmanın kavgaya dönüştüğü olayda F.K., pompalı tüfekle eski eşine ateş etti. Vurulan kadın ağır yaralanırken, olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ERÜ Tıp Fakültesi'ne kaldırılan Meliha Keskin, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olay yerinden kaçan F.K. ise ekipler tarafından kampüs içinde yakalandı. Kayseri'deki 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuklu sanık F.K. ve avukatı ile Meliha Keskin'in yakınları ve avukatları, Kayseri Barosu Başkanı Murat Tolga Özsoy, eski Kayseri Barosu Başkanı Ali Köse, Türk Kadınlar Birliği Şube Başkanı Ayşe Uzunlu ve siyasi parti temsilcileri katıldı. Duruşmada son sözleri sorular sanık F.K., eski eşini tasarlayarak öldürmediğini savunarak, eski eşinin kendisini aldattığını, 3 çocuğu için DNA testi istediğini söyledi. Sanığın avukatı da olayda tasarlamanın söz konusu olmadığını, zamana yayılmış bir tahrikin söz konusu olduğunu belirterek, haksız tahrik ve lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep etti. Yapılan yargılama sonucu mahkeme heyeti hiçbir indirim uygulamayarak, F.K.'yı 'tasarlayarak kadına ve boşanılan eşe karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet cezası ile cezalandırdı. Kararın açıklanmasının ardından duruşmayı takip eden avukatlar, sanığın kendilerini tehdit ettiğini belirtti.

Adana’da 500 saatlik kamera kaydı, cep telefonu bayisinde işlenen cinayeti aydınlattı Haber

Adana’da 500 saatlik kamera kaydı, cep telefonu bayisinde işlenen cinayeti aydınlattı

Adana'da Seyhan ilçesine bağlı Gülbahçesi Mahallesi'nde 30 Mart günü cep telefonu bayisinde başından vurulan Emrah Saltıkalp hayatını kaybetmişti. İddiaya göre, yüzlerinde kar maskesi bulunan 2 şüpheli motosikletle Emrah Saltıkalp'in (37) iş yerine geldi. Şüphelilerden biri, tabanca ile Saltıkalp'i başından vurdu. Ağır yaralanan Saltıkalp kanlar içinde yere yığılırken, saldırganlar geldikleri motosikletle kaçtı. Saltıkalp, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybederken cenazesi adli tıptaki otopsinin ardından toprağa verildi. ADANA’DA CİNAYET BÜRO’NUN TİTİZ ÇALIŞMASI SONUÇ VERDİ Adana Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü'ne bağlı Cinayet Büro Amirliği ekipleri, şüphelileri yakalamak için geniş çaplı çalışma başlattı. Yaklaşık 10 kilometrelik alanda 500 saatlik güvenlik kamerası görüntüsünü inceleyen ekipler, silahı kullanan kişinin E.Y. (17), motosikleti sürenin ise Lübnan uyruklu O.A. (16) olduğunu belirledi. Yapılan araştırmalarda, cinayetin ardından E.Y. ve O.A.'nın Seyhan ilçesine bağlı Mıdık Mahallesi'ne giderek M.M.A. (17), M.G. (18) ve H.Ö. (14) ile buluştukları ortaya çıktı. Şüphelilerin, olayda kullandıkları motosikleti bu kişilere teslim ettiği, motosikletin ise daha sonra yakıldığı belirlendi. CİNAYET ŞÜPHELİLERİNDEN ŞAŞIRTAN SAVUNMA Cinayet Büro ekipleri, kimlikleri tespit edilen 5 şüpheliyi düzenlenen operasyonla yakaladı. Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda 2 kar maskesi ve 4 ruhsatsız tabanca ele geçirildi. Cinayetin tetikçisi olduğu öne sürülen E.Y.'nin emniyetteki ifadesinde, "Olayda ben yokum, cinayetle uzaktan yakından alakam yok" dediği ileri sürüldü. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 4'ü tutuklanırken, H.Ö. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.