#cinayet

İLKHABER-Gazetesi - cinayet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, cinayet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İstanbul’da 7 yıllık kayıp dosyasında kan donduran itiraf Haber

İstanbul’da 7 yıllık kayıp dosyasında kan donduran itiraf

İstanbul’un Maltepe ilçesinde 2019 yılında kayıp başvurusu yapılan Özbekistan uyruklu Khurriyat Tursunboeva’nın (36) akıbeti, yıllar sonra İstanbul Emniyeti’nin yeniden ele aldığı dosya kapsamında ortaya çıkarıldı. İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü Kayıp Şahıslar Büro Amirliği ekipleri, İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız'ın talimatlarıyla raflarda kalan eski dosyaların tekrar incelenmesine yönelik çalışma yaptı. Ekipler, Özbekistan uyruklu Khurriyat Tursunboeva'dan (36) 2019 yılından bu yana haber alamayan ablası Sevara Zakhıdova'nın Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na gelen kayıp başvurusunu tekrar inceledi. Soruşturmaya yönelik kurulan özel ekip, kadının Maltepe'deki evinde komşularının bilgisine başvurarak eşi Ersin Y.'nin (37) kendilerine Tursunboeva'nın deport edildiğini söylediğini öğrendi. Ekipler, şüphelinin eşinin ülkesine geri döndüğünü söylendiği dönemde de daireden kötü kokular geldiğini, bunun üzerine Ersin Y.'nin güvercin beslediğini, kokunun bundan kaynaklı olduğunu komşularına aktardığı bilgisine ulaştı. Yapılan incelemelerde de kadının ülkeden çıkış yaptığına dair bir veri olmadığı, adına kayıtlı cep telefonunun o tarihlerde Türkiye'de aktif olduğu tespit edildi. Bilgisine başvurulan Tursunboeva'nın ablasının da çiftin şiddetli geçimsizlik yaşadığını beyan ettiği öğrenildi. Şüpheli Ersin Y.'nin 2019'daki kayıp başvurusuna yakın bir tarihte "terk edildiği" gerekçesiyle eşine boşanma davası açtığı, verilen 5 yıllık sürede, Tursunboeva'nın buna cevap vermemesi üzerine 2024 yılında boşanmanın gerçekleştiği belirlendi. Soruşturmayı derinleştiren Kayıp Şahıslar Büro Amirliğine bağlı özel ekip, çiftin o dönem 2 çocukları olduğunu, bunlara Ersin Y.'nin anne ve babasının Aydın'ın Didim ilçesinde baktıkları bilgisine ulaşıldı. Ekipler, Ersin Y.'nin de bazı tarihlerde arkadaşı Anıl Y'nin (33) kimliğiyle dolaştığını, şehir ve ülke dışına da bu kimlikle çıktığını, kayıp başvurusu sonrasında farklı tarihlerde de Tursunboeva ile Ersin Y.'nin sim kartlarının değiştirildiğini ve faturalarının aktif ödendiğini tespit etti. EVDE YAPILAN LUMİNOL İNCELEMESİNDE KAN BULGULARI TESPİT EDİLDİ Cumhuriyet savcısından alınan izin sonrası çiftin yaşadıkları evde Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğüyle beraber "luminol" çalışma yapan ekipler, mutfaktaki ve balkondaki bazı bölümlerde kan tepkimeleri saptadı. Şüpheli Ersin Y.'nin 9 Mart 2026'da Gürcistan'dayken Artvin'deki Sarp Hudut Kapısı'ndan ülkeye giriş yaptığını belirleyen ekipler, zanlıyı ve İstanbul'daki arkadaşı Anıl Y.'yi eş zamanlı operasyonla gözaltına aldı. İSTANBUL’DAKİ CİNAYETTE KORKUNÇ DETAYLAR ORTAYA ÇIKTI İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü'ne getirilen şüpheli Ersin Y., sorgusunda eşiyle mutfakta tartışma yaşadıklarını, daha sonra başına sopayla vurup öldürdüğünü, ardından cesedi Maltepe'de kiraladıkları çatı katındaki evlerinin balkonuna attığını beyan etti. Şüpheli, bir gün sonra marketten bahçe kumu aldığını, kokunun geçmemesi nedeniyle de kireçlediğini, kokunun devam etmesi üzerine de cesedi çıkartıp mutfakta parçalayıp 3 poşete koyup evine 50 metre uzaklıktaki çöp konteynerine attığını, daha sonra da çocuklarını arkadaşı Anıl Y. ile birlikte Aydın'dan otobüsle Gebze Otogarı'na gelen ailesine teslim ettiğini sorgusunda anlattı. Sorgu sırasında cinayeti neden işlediği sorulan şüpheli, eşinin ablası Sevara Zakhıdova'nın maktulün eski sevgilisiyle aralarındaki özel görüntüleri kendisine attığını, ablasının eşinin bu kişiyle evliyken de görüştüğünü söylediğini, aralarında da şiddetli geçimsizlikten kaynaklı kavga sırasında olayı gerçekleştirdiğini öne sürdü. Diğer şüpheli Anıl Y. ise ifadesinde, cinayet olayından haberinin olmadığını, şüpheli arkadaşına yalnızca kullanması için kimliğini vererek çocuklarını Gebze Otogarı'na götürmesine yardım ettiğini beyan etti. Şüpheli Ersin Y.'nin soruşturma savcısına yer gösterme işlemi yaparak olayı anlatması cep telefonu kamerasıyla da kaydedildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından 2 şüpheli Kartal'daki Anadolu Adliyesi'ne sevk edildi.

Kocaeli İzmit’te kafede iki kardeşin ölümüyle sonuçlanan cinayetin yeni görüntüleri ortaya çıktı Haber

Kocaeli İzmit’te kafede iki kardeşin ölümüyle sonuçlanan cinayetin yeni görüntüleri ortaya çıktı

Kocaeli'nin İzmit ilçesinde kafede çıkan ve iki kardeşin ölümüyle sonuçlanan silahlı kavgaya ilişkin yeni görüntüler ortaya çıktı. Cinayetten önce maktullerden Ahmet Akın'ın arkadaşı ile sanığın kafesine geldiği ve burada 30 dakikalık konuşmadan sonra 5 kişi tarafından darp edildiği anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Olay, 6 Eylül 2024 tarihinde Kozluk Mahallesi Sekapark'ta bulunan kafede meydana geldi. İddiaya göre, parasını alamayan kafenin eski çalışanı Hasan Akın (27) ve ağabeyi Ahmet Akın (30) ile işletme sahipleri arasında tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine Hasan Akın ve Ahmet Akın silahla vurularak yaralandı. Hastaneye kaldırılan Hasan Akın olay günü, abisi Ahmet Akın ise 7 Eylül'de hayatını kaybetti. Olaya ilişkin geniş çaplı inceleme başlatan polis ekipleri, aralarında işletme sahiplerinin de olduğu toplam 13 şüpheli gözaltına alındı. İfadeleri alınan şüphelilerden 11'i serbest bırakılırken, Furkan G. ile Oğuzhan S. tutuklanarak cezaevine gönderildi.İddianamede yer alan raporlara göre, Hasan Akın'ın vücudunda 5, ağabeyi Ahmet Akın'ın vücudunda ise 3 mermi giriş yarası tespit edildi, olay yerinde ise 10 boş kovan bulundu. Sanıklar hakkında 2'şer kez müebbet hapis talebi İddianamede, sanık Furkan G. (33) hakkında Ahmet ve Hasan Akın'a yönelik "kasten öldürme" suçundan iki kez müebbet hapis, bir kişiyi "silahla yaralama" suçundan ise 4,5 yıla kadar hapis cezası istendi. Sanık Oğuzhan S. (31) için de Hasan Akın'ı "kasten öldürme" suçundan müebbet hapis ve "ruhsatsız silah bulundurma" suçundan 3 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Tutuksuz sanıklar Bedirhan B. (25) ve Fahri A. (20), Berkay Y. (18) hakkında ise "suç delillerini yok etme" ve "ruhsatsız silah bulundurma" suçlarından çeşitli oranlarda hapis cezaları istendi. Yeni görüntüler Olaya ilişkin yeni görüntüler ortaya çıktı. Cinayetin yaşandığı gün Ahmet Akın ve arkadaşı Fatih, şüpheli Furkan G.'ye ait kafeye giderek burada bir görüşme gerçekleştirdi. Dosyaya giren güvenlik kamerası kayıtlarında; mekana gelen Ahmet Akın'ın koltuğa oturduğu ve Furkan G. ile aralarında hararetli bir konuşma yaşandığı görülüyor. Yaklaşık 30 dakika süren görüşmenin ardından Ahmet Akın'ın masadaki kül tablasını yere fırlatması üzerine, Furkan G.'nin aniden Akın'ın üzerine saldırarak kendisini yumrukladığı anlar kayıtlara yansıyor. Görüntülerin devamında, Furkan G.'nin belinde silah olduğu dikkati çekerken, şüphelinin Ahmet Akın ve Fatih'e yönelik yumruklu saldırısına devam ettiği görülüyor. Arbede sırasında şüphelilerden Oğuzhan S.'nin yerde yatan Fatih'i, ardından da koltukta bulunan Ahmet'i yumrukladığı tespit edildi. Olay esnasında Furkan G.'nin babası Nuri G.'nin araya girerek oğlunu ve diğer saldırganları engellemeye çalıştığı ancak başarılı olamadığı anlar da kameraya yansıdı. Nuri G.'nin saldırıları defetme çabalarına rağmen, kafe çalışanı Emre A.'nın da yerde yatan Fatih'e yumruk attığı görüldü. Yere düşürüp darbetmeye devam ettiler Saldırının büyümesi üzerine ayağa kalkan Fatih ve Ahmet'in üzerine koşarak gelen Furkan G., Oğuzhan S. ve Emre A.'nın, şahısları tekme ve yumruklarla yeniden yere düşürerek eylemlerine devam ettikleri, bu sırada Uğur K.'nin de yerdeki şahıslara tekme attığı kayıtlarda yer aldı. Öte yandan, olayın tutuklu sanığı Furkan G., geçtiğimiz günlerde görülen duruşmada olayın "karşılıklı kavga" olduğunu ileri sürmüştü. Ancak ortaya çıkan yeni güvenlik kamerası görüntülerinde, darbedilen Ahmet Akın ve Fatih'in şüphelilere karşı herhangi bir eylemde bulunmadığı görüldü.

Barajda bulunan kemikler 18 yıllık cinayeti aydınlattı Haber

Barajda bulunan kemikler 18 yıllık cinayeti aydınlattı

Zonguldak’ın Terakki Mahallesi’nde 2008 yılında yaşanan olayda, 39 yaşındaki Ahmet Yılmaz, "arkadaşlarıma gidiyorum" diyerek evden ayrıldıktan sonra kendisinden haber alınamadı. Beş çocuk babası Yılmaz’ın kayıp ihbarının ardından 2010 yılında Ulutan Barajı mevkisinde bir balıkçı tarafından insan kemikleri bulundu. Ankara Adli Tıp Kurumu’na gönderilen parçalar üzerinde yapılan DNA eşleşmesi sonucunda, 2012 yılında bu kemiklerin kayıp olarak aranan Ahmet Yılmaz’a ait olduğu kesinleşti. Ancak olayın failleri uzun süre belirlenemeyince dosya "faili meçhul" olarak rafa kaldırıldı. YAKIN ÇEVRESİNE CİNAYETİ ANLATMIŞ Dosyanın 16 yıl sonra yeniden açılmasındaki dönüm noktası, başka bir davanın sanığı olan H.P.’nin "B.İ.; İ.E. ile baraja getirdiğimiz Ahmet’e ateş ederek öldürdü" şeklindeki beyanları ile şüpheli İ.E.'nin yakın çevresinde işlenen cinayeti anlatması oldu. Ancak H.P.’nin diğer şüphelilerin ifadeleri ve süreçle uyumsuz olduğu tespit edildi. Zonguldak Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube ekipleri, 2025 yılında başka suçtan tutuklanan İ.E.'nin ifadeleri doğrultusunda soruşturmayı derinleştirdi. Polis ekiplerinin titiz teknik takibi ve HTS (telefon trafiği) kayıtlarını incelemesi sonucu düğmeye basıldı. Düzenlenen operasyonla E.İ., K.A. ve T.Y. yakalandı. Üç şüpheliden K.A. ve T.Y. tutuklandı. E.İ. hakkında ev hapsi kararı verilirken, halihazırda başka bir suçtan cezaevinde bulunan İ.E. hakkında ise bu cinayet dosyası kapsamında adli kontrol hükümleri uygulandı. POLİSE İHBAR ETMESİNDEN ENDİŞE DUYMUŞLAR Cumhuriyet Savcılığınca hazırlanan ve 20 kişinin ifadesine başvurulan iddianamede, cinayetin ardındaki nedenler de gün yüzüne çıktı. Soruşturma dosyasına giren tutanaklara ve alınan ifadelere göre, şüphelilerin Ahmet Yılmaz’ın ortak karıştıkları bir hırsızlık olayını polise ihbar etmesinden endişe duydukları belirlendi. Ayrıca, daha önce hayatını kaybeden şüphelilerden B.İ. ile Ahmet Yılmaz’ın eşi arasında yaşandığı iddia edilen yasak ilişki de cinayet iddiaları arasında yer aldı. Şüphelilerden T.Y., iddianamede yer alan ek savunmasında vicdanının rahatsız olması sebebiyle bildiği her şeyi anlatacağını belirterek, "İlk ifademde bazı gerçekleri söylememiştim. Ancak yeni yapılan tespitler ve vicdanımın rahatsız olması sebebiyle bildiğim her şeyi anlatacağım. Ahmet Yılmaz, E.İ.'yi şikayet edeceğini çok kez konuşmalarda dile getiriyordu. Hatta Ahmet bir keresinde elinde bulunan dilekçeyi hepimizin bulunduğu bir ortamda gösterip bizi şikayet edeceğini söyledi" ifadelerini kullandı. ARAÇLA GEZDİKTEN SONRA BOĞARAK ÖLDÜRÜLMÜŞ İddianameye yansıyan detaylara göre, olay günü Ahmet Yılmaz, K.A., T.Y. ve B.İ. ile araçla bir müddet gezdikten sonra yaşanan tartışma sırasında boğularak öldürüldü. Cinayetin ardından cesedin bir çuvala konularak önce kullanılmayan atıl bir maden ocağına gizlendiği, bir süre sonra da oradan alınarak Ulutan Barajı'na atıldığı tespit edildi. "AHMET İSTANBUL’DA YAŞIYOR" ŞEKLİNDE SAHTE BEYANLAR VERMİŞLER Cinayetin faillerinin, olayı yıllarca gizlemek için planlı bir şekilde hareket ettikleri de ortaya çıkarıldı. Şüphelilerin, cinayetin ardından hedef şaşırtmak amacıyla "Ahmet İstanbul’da yaşıyor" şeklinde sahte beyanlar verdikleri ve başka suçlardan tutuklu bulundukları dönemde cezaevinden birbirlerine şifreli notlar göndererek süreci örtbas etmeye çalıştıkları saptandı. Müebbet hapis cezası talep ediliyor Tutuklanan şüpheliler K.A. ve T.Y., ev hapsinde bulunan E.İ. ve başka bir suçtan tutuklu bulunan İ.E. hakkında "iştirak halinde kasten öldürme" suçundan müebbet hapis cezası talep edilen iddianamenin Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilmesi bekleniyor.

Adana’da korkunç cinayet: Karısını iple boğdu, “Hiçbir şey hatırlamıyorum” dedi Haber

Adana’da korkunç cinayet: Karısını iple boğdu, “Hiçbir şey hatırlamıyorum” dedi

Adana'da kocası tarafından öldürülen 3 çocuk annesinin, küfürleşmeden dolayı çıkan kavgaya kurban gittiği ortaya çıktı. Kavga sırasında eline geçen iple karısını boğarak öldüren kocanın, "Hiçbir şey hatırlamıyorum" dediği öğrenildi. Olay, 5 Mart günü saat 23.30 sıralarında Sarıçam İlçesine bağlı Elif Su Uludağ Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, 3 kızları olan Naim A. (53) ve Nesrin A. (48) çifti bir süredir aile içi sebeplerden dolayı tartışma yaşıyordu. Olay günü yaşanan bir tartışma sırasında çift birbirine küfür etti. Bunun ardından Naim ve Nesrin çifti arasında kavga çıktı. Kavganın büyümesiyle Naim A., eşi Nesrin A.'yı önce darp etti sonra eline geçen bir iple boğdu. Ardından ise 112 Acil Çağrı Merkezine arayarak "Karımı öldürdüm" diye kendisini ihbar etti. Bölgeye sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Sağlık ekipleri yaptığı kontrolde Nesrin A.'ın öldüğü belirledi. Naim A. ise Cinayet Büro Amirliğine bağlı ekipler tarafından gözaltına alındı. Nesrin A.'ın Adana Adli Tıp Kurumu'nda otopsisi yapıldıktan sonra defnedildi. "Yere ittim düştü, gerisini hatırlamıyorum" Emniyetteki sorgusunda Naim A., "Kavga sırasında ittim yere düştü. Sonrasında cinnet getirdim. Hiçbir şey hatırlamıyorum. Pişmanım" dediği öne sürüldü. İşlemlerinin ardından "Kasten öldürme" suçundan adliyeye sevk edilen Naim A., çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Kahramanmaraş’ta ‘Su’ cinayeti sanığına 18 yıl hapis Haber

Kahramanmaraş’ta ‘Su’ cinayeti sanığına 18 yıl hapis

6 Eylül 2024'te Küçük Sanayi Sitesi'nde bir fabrikanın önünde iddiaya göre çalışanlardan su isteyen Mesut Kazancı (30), işçilerin hortumu göstermesi üzerine "Bardağınız yok mu?" diye karşılık vermiş, çıkan kavgada iş yeri çalışanlarından Ahmet I. ve Erman N., Kazancı'ya sopayla saldırmıştı. Ağır yaralanan Kazancı, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti. Olayla ilgili Ahmet Irmalı (38), Erman N. (43), Abdullah H. (25), Veysel D. (39) ve Yusuf Ü. (38) hakkında 'kasten öldürme' suçundan müebbet hapis, olaya ait görüntüleri sildiği öne sürülen Hacer D. (35) hakkında ise 'suç delillerini yok etme' suçundan 5 yıla kadar hapis talebiyle dava açılmıştı. Kahramanmaraş 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde davanın son duruşmasına tutuklu sanık Ahmet Irmalı, Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) bağlantısı ile katıldı. Mahkemede konuşan Mesut Kazancı'nın annesi Gül Kazancı, "Ben bir anne olarak çok üzgünüm, başka anneler ağlamasın. Adalet istiyorum, suçlular cezasını çeksin" dedi. Kazancı'nın eşi Sena Kazancı ise, "Suçluların en ağır cezayı çekmesini istiyorum, adalet istiyoruz" diye konuştu. Baba Ahmet Kazancı da, "Bir kişi tutuklu, 4 kişi dışarıda. Benim oğlumun bebeğini yetim bıraktılar. Keşke oğlum o gün oraya gittiğinde onları orada görmeseydi. Bir bardak su bahane. Suçluların cezalandırılmasını istiyorum" ifadelerini kullandı. "BİR ANDA KENDİMİ OLAYIN İÇİNDE BULDUM" Tutuklu sanık Ahmet Irmalı ise, mütalaaya karşı, "Ben bu olayı başından sonuna kadar tüm gerçekliği ile anlattım. Kendi halinde yaşayan biriydim, bir anda kendimi olayın içinde buldum" diye konuştu. Sanık avukatları ise savunmaları tekrar ederek, müvekkillerinin beratlarını talep etti. Her iki tarafı da dinleyen mahkeme, sanık Ahmet Irmalı hakkında 18 yıl hapis cezasına hükmederken, diğer sanıklara ise 4'er ay hapis cezası verdi. Duruşma sonrası Mesut Kazancı'nın ailesi üzüntülerini dile getirdi. Anne Gül Kazancı gözyaşlarına boğularak, "Ben oğlumun mezarına gidip, ona ahı yerde kalmadı diyecektim" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.