#cinayet

İLKHABER-Gazetesi - cinayet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, cinayet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Barajda bulunan kemikler 18 yıllık cinayeti aydınlattı Haber

Barajda bulunan kemikler 18 yıllık cinayeti aydınlattı

Zonguldak’ın Terakki Mahallesi’nde 2008 yılında yaşanan olayda, 39 yaşındaki Ahmet Yılmaz, "arkadaşlarıma gidiyorum" diyerek evden ayrıldıktan sonra kendisinden haber alınamadı. Beş çocuk babası Yılmaz’ın kayıp ihbarının ardından 2010 yılında Ulutan Barajı mevkisinde bir balıkçı tarafından insan kemikleri bulundu. Ankara Adli Tıp Kurumu’na gönderilen parçalar üzerinde yapılan DNA eşleşmesi sonucunda, 2012 yılında bu kemiklerin kayıp olarak aranan Ahmet Yılmaz’a ait olduğu kesinleşti. Ancak olayın failleri uzun süre belirlenemeyince dosya "faili meçhul" olarak rafa kaldırıldı. YAKIN ÇEVRESİNE CİNAYETİ ANLATMIŞ Dosyanın 16 yıl sonra yeniden açılmasındaki dönüm noktası, başka bir davanın sanığı olan H.P.’nin "B.İ.; İ.E. ile baraja getirdiğimiz Ahmet’e ateş ederek öldürdü" şeklindeki beyanları ile şüpheli İ.E.'nin yakın çevresinde işlenen cinayeti anlatması oldu. Ancak H.P.’nin diğer şüphelilerin ifadeleri ve süreçle uyumsuz olduğu tespit edildi. Zonguldak Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube ekipleri, 2025 yılında başka suçtan tutuklanan İ.E.'nin ifadeleri doğrultusunda soruşturmayı derinleştirdi. Polis ekiplerinin titiz teknik takibi ve HTS (telefon trafiği) kayıtlarını incelemesi sonucu düğmeye basıldı. Düzenlenen operasyonla E.İ., K.A. ve T.Y. yakalandı. Üç şüpheliden K.A. ve T.Y. tutuklandı. E.İ. hakkında ev hapsi kararı verilirken, halihazırda başka bir suçtan cezaevinde bulunan İ.E. hakkında ise bu cinayet dosyası kapsamında adli kontrol hükümleri uygulandı. POLİSE İHBAR ETMESİNDEN ENDİŞE DUYMUŞLAR Cumhuriyet Savcılığınca hazırlanan ve 20 kişinin ifadesine başvurulan iddianamede, cinayetin ardındaki nedenler de gün yüzüne çıktı. Soruşturma dosyasına giren tutanaklara ve alınan ifadelere göre, şüphelilerin Ahmet Yılmaz’ın ortak karıştıkları bir hırsızlık olayını polise ihbar etmesinden endişe duydukları belirlendi. Ayrıca, daha önce hayatını kaybeden şüphelilerden B.İ. ile Ahmet Yılmaz’ın eşi arasında yaşandığı iddia edilen yasak ilişki de cinayet iddiaları arasında yer aldı. Şüphelilerden T.Y., iddianamede yer alan ek savunmasında vicdanının rahatsız olması sebebiyle bildiği her şeyi anlatacağını belirterek, "İlk ifademde bazı gerçekleri söylememiştim. Ancak yeni yapılan tespitler ve vicdanımın rahatsız olması sebebiyle bildiğim her şeyi anlatacağım. Ahmet Yılmaz, E.İ.'yi şikayet edeceğini çok kez konuşmalarda dile getiriyordu. Hatta Ahmet bir keresinde elinde bulunan dilekçeyi hepimizin bulunduğu bir ortamda gösterip bizi şikayet edeceğini söyledi" ifadelerini kullandı. ARAÇLA GEZDİKTEN SONRA BOĞARAK ÖLDÜRÜLMÜŞ İddianameye yansıyan detaylara göre, olay günü Ahmet Yılmaz, K.A., T.Y. ve B.İ. ile araçla bir müddet gezdikten sonra yaşanan tartışma sırasında boğularak öldürüldü. Cinayetin ardından cesedin bir çuvala konularak önce kullanılmayan atıl bir maden ocağına gizlendiği, bir süre sonra da oradan alınarak Ulutan Barajı'na atıldığı tespit edildi. "AHMET İSTANBUL’DA YAŞIYOR" ŞEKLİNDE SAHTE BEYANLAR VERMİŞLER Cinayetin faillerinin, olayı yıllarca gizlemek için planlı bir şekilde hareket ettikleri de ortaya çıkarıldı. Şüphelilerin, cinayetin ardından hedef şaşırtmak amacıyla "Ahmet İstanbul’da yaşıyor" şeklinde sahte beyanlar verdikleri ve başka suçlardan tutuklu bulundukları dönemde cezaevinden birbirlerine şifreli notlar göndererek süreci örtbas etmeye çalıştıkları saptandı. Müebbet hapis cezası talep ediliyor Tutuklanan şüpheliler K.A. ve T.Y., ev hapsinde bulunan E.İ. ve başka bir suçtan tutuklu bulunan İ.E. hakkında "iştirak halinde kasten öldürme" suçundan müebbet hapis cezası talep edilen iddianamenin Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilmesi bekleniyor.

Adana’da korkunç cinayet: Karısını iple boğdu, “Hiçbir şey hatırlamıyorum” dedi Haber

Adana’da korkunç cinayet: Karısını iple boğdu, “Hiçbir şey hatırlamıyorum” dedi

Adana'da kocası tarafından öldürülen 3 çocuk annesinin, küfürleşmeden dolayı çıkan kavgaya kurban gittiği ortaya çıktı. Kavga sırasında eline geçen iple karısını boğarak öldüren kocanın, "Hiçbir şey hatırlamıyorum" dediği öğrenildi. Olay, 5 Mart günü saat 23.30 sıralarında Sarıçam İlçesine bağlı Elif Su Uludağ Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, 3 kızları olan Naim A. (53) ve Nesrin A. (48) çifti bir süredir aile içi sebeplerden dolayı tartışma yaşıyordu. Olay günü yaşanan bir tartışma sırasında çift birbirine küfür etti. Bunun ardından Naim ve Nesrin çifti arasında kavga çıktı. Kavganın büyümesiyle Naim A., eşi Nesrin A.'yı önce darp etti sonra eline geçen bir iple boğdu. Ardından ise 112 Acil Çağrı Merkezine arayarak "Karımı öldürdüm" diye kendisini ihbar etti. Bölgeye sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Sağlık ekipleri yaptığı kontrolde Nesrin A.'ın öldüğü belirledi. Naim A. ise Cinayet Büro Amirliğine bağlı ekipler tarafından gözaltına alındı. Nesrin A.'ın Adana Adli Tıp Kurumu'nda otopsisi yapıldıktan sonra defnedildi. "Yere ittim düştü, gerisini hatırlamıyorum" Emniyetteki sorgusunda Naim A., "Kavga sırasında ittim yere düştü. Sonrasında cinnet getirdim. Hiçbir şey hatırlamıyorum. Pişmanım" dediği öne sürüldü. İşlemlerinin ardından "Kasten öldürme" suçundan adliyeye sevk edilen Naim A., çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Kahramanmaraş’ta ‘Su’ cinayeti sanığına 18 yıl hapis Haber

Kahramanmaraş’ta ‘Su’ cinayeti sanığına 18 yıl hapis

6 Eylül 2024'te Küçük Sanayi Sitesi'nde bir fabrikanın önünde iddiaya göre çalışanlardan su isteyen Mesut Kazancı (30), işçilerin hortumu göstermesi üzerine "Bardağınız yok mu?" diye karşılık vermiş, çıkan kavgada iş yeri çalışanlarından Ahmet I. ve Erman N., Kazancı'ya sopayla saldırmıştı. Ağır yaralanan Kazancı, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti. Olayla ilgili Ahmet Irmalı (38), Erman N. (43), Abdullah H. (25), Veysel D. (39) ve Yusuf Ü. (38) hakkında 'kasten öldürme' suçundan müebbet hapis, olaya ait görüntüleri sildiği öne sürülen Hacer D. (35) hakkında ise 'suç delillerini yok etme' suçundan 5 yıla kadar hapis talebiyle dava açılmıştı. Kahramanmaraş 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde davanın son duruşmasına tutuklu sanık Ahmet Irmalı, Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) bağlantısı ile katıldı. Mahkemede konuşan Mesut Kazancı'nın annesi Gül Kazancı, "Ben bir anne olarak çok üzgünüm, başka anneler ağlamasın. Adalet istiyorum, suçlular cezasını çeksin" dedi. Kazancı'nın eşi Sena Kazancı ise, "Suçluların en ağır cezayı çekmesini istiyorum, adalet istiyoruz" diye konuştu. Baba Ahmet Kazancı da, "Bir kişi tutuklu, 4 kişi dışarıda. Benim oğlumun bebeğini yetim bıraktılar. Keşke oğlum o gün oraya gittiğinde onları orada görmeseydi. Bir bardak su bahane. Suçluların cezalandırılmasını istiyorum" ifadelerini kullandı. "BİR ANDA KENDİMİ OLAYIN İÇİNDE BULDUM" Tutuklu sanık Ahmet Irmalı ise, mütalaaya karşı, "Ben bu olayı başından sonuna kadar tüm gerçekliği ile anlattım. Kendi halinde yaşayan biriydim, bir anda kendimi olayın içinde buldum" diye konuştu. Sanık avukatları ise savunmaları tekrar ederek, müvekkillerinin beratlarını talep etti. Her iki tarafı da dinleyen mahkeme, sanık Ahmet Irmalı hakkında 18 yıl hapis cezasına hükmederken, diğer sanıklara ise 4'er ay hapis cezası verdi. Duruşma sonrası Mesut Kazancı'nın ailesi üzüntülerini dile getirdi. Anne Gül Kazancı gözyaşlarına boğularak, "Ben oğlumun mezarına gidip, ona ahı yerde kalmadı diyecektim" dedi.

Eşini ve 2 kızını öldüren polis memuru için 3 kez ağırlaştırılmış müebbet talebi Haber

Eşini ve 2 kızını öldüren polis memuru için 3 kez ağırlaştırılmış müebbet talebi

Antalya'nın Kepez ilçesinde edinilen bilgiye göre, 112 Acil Çağrı Merkezi'ne gelen silahla yaralama ihbarı üzerine verilen adrese çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Adrese gelen ekipler, apartman kapısında oturmakta olan Antalya Emniyet Müdürlüğü Varsak Polis Merkezi Amirliği'nde görevli polis memuru M.G.'yi gördü. M.G.'nin elindeki silahı alan polis memurları, daireye girdiklerinde salonda şüphelinin eşi Fatma Gıyar'ı (31), oturma odasında da kızları Meral Ebrar Gıyar (10) ve Merve Gıyar'ı (4) hareketsiz bir şekilde buldu. 112 Acil Sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrolde anne ve 2 kızının hayatını kaybettiği belirlendi. OTOPSİ RAPORLARI DOSYADA Olayla ilgili hazırlanan iddianamede yer verilen ölü muayene ve otopsi raporlarına göre, Fatma Giyar'ın ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kafatası ve kemik kırıkları ile birlikte beyin kanaması ve iç organ yaralanmaları sonucu hayatını kaybettiği belirtildi. Meral Ebrar Giyar ve Merve Giyar'ın da ateşli silah yaralanmasına bağlı ağır kafa ve vücut travması ile gelişen kanama sonucu yaşamlarını yitirdiği ifade edildi. İddianamede şüpheli M.G.'nin savunmasına da yer verildi. İfadesinde eşiyle uzun süredir sorunlar yaşadıklarını ve olay günü tartışmanın büyüdüğünü iddia eden M.G., "Eşim Fatma Gıyar yaklaşık 10 yıldır psikiyatrik rahatsızlık yaşamaktadır. Diyarbakır ve Antalya illerinde iki kez hastanede yatarak tedavi gördü. Duygu durumu bozukluğu kapsamlı yüzde 40 engelli olarak hayatına devam etmekteydi. Yaklaşık 1 haftadır uyku sorunu mevcuttu. Kendisi uyumadığı gibi beni ve çocukları da uyutmuyordu. İlaçlarını almadığını da fark ettim. Kendi çocuklarımı cinsel yönden istismar ettiğim şeklinde asılsız birçok beyanı bulunmakta idi. Hayatı çekilmez bir hale getirmişti. Saldırganlık hali son zamanlarda iyice artmıştı. Olay günü izinli olduğum için evdeydim. Gün boyu tartışmamız devam etti. Kendisini tedavi olma konusunda bir türlü ikna edemedim. Yatak odasında mevcut dolapta bulunan zimmetli silahımı dayanamayarak aldım. Birlikte yatak odasındaydık. Kapıdan çıkarken önce sağ baldırına doğru bir el ateş ettim. Yere düştükten sonra bir el kafasına ateş ettim. Çocuklarım bu sırada salonda idi, sesi duyup koridora doğru geldiler. Sonrasını hatırlamıyorum, kendimi kaybettim. Ben de intihar etmeyi düşündüm ancak yapamadım. Söylediğim gibi uzun yıllardır hastalığı ile uğraştık. Bir türlü uzun soluklu tedavi sürecini başlatamadık. Olay günü de saldırgan tavrı ve tartışmamız nedeniyle böyle bir olay yaşandı. Çocuklarımla aramda kesinlikle hiçbir sorun yoktur. Eşimi öldürdükten sonra cezaevine gireceğimi biliyordum. Çocuklarımın geleceği için bir anlık öfke sonucu eylemi devam ettirdim. Anne ve babasız yaşamalarının çok zor olacağını bir anlık düşününce değerlendirdim ve maalesef böyle bir olay yaşandı, pişmanım" dedi. 3 AYRI AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET TALEBİ Cumhuriyet savcısı, şüphelinin eşi Fatma Giyar'a yönelik "eşe karşı kasten öldürme", çocukları Meral Ebrar Giyar ve Merve Giyar'a yönelik ise ayrı ayrı "çocuğa karşı kasten öldürme" suçlarını işlediğini belirterek, sanığın 3 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etti.

Antalya’da cinayet zanlısı, 20 bıçak darbesiyle öldürdüğü gencin telefonunu foseptik çukuruna attı Haber

Antalya’da cinayet zanlısı, 20 bıçak darbesiyle öldürdüğü gencin telefonunu foseptik çukuruna attı

Geçtiğimiz hafta Antalya'nın Konyaaltı ilçesi Toros Mahallesi 846. Sokak'ta bulunan 4 katlı bir apartmanın 3'üncü katında meydana gelen olayda, arkadaşlarının ulaşamadığı 26 yaşındaki İlhan Çobanoğlu, çilingir yardımıyla girilen ikametinde ölü olarak bulunmuştu. Vücudunda 20'ye yakın bıçak yarası olan Çobanoğlu'nun ölümü sonrası, Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından binanın güvenlik kameraları inceleyerek cinayet zanlısı Yusuf E.Ç.'yi (21) olaydan 2 saat sonra Aksu ilçesinde yakalandı. ZANLI TUTUKLANDI Adliyeye sevk edilip hakim karşısına çıkan zanlı Yunus E.Ç., cumhuriyet savcısına verdiği ifadenin ardından nöbetçi sulh hukuk mahkemesinde 'kasten öldürme' suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. YENİ DETAYLAR Olay günü İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmalarda ise yeni detaylar ortaya çıktı. Ekipler, ikametin daire kapısında herhangi bir zorlama izi olmadığı ve anahtarın içeriden takılı olduğunu, evin içerisinde ise İlhan Çobanoğlu'na ait cep telefonu, cüzdan ve değerli eşya bulamadı. FOSEPTİK ÇUKURUNA ATMIŞ Cinayet zanlısının ifadesinde İlhan Çobanoğlu ile sosyal medya üzerinden tanıştığını, ikametine gittiğinde aralarında çıkan kavga sonucu olayın gerçekleştiğini, şahsın cep telefonunu alarak firar ettiğini ve telefonu Kepez ilçesinde foseptik çukuruna attığını beyan ettiği öğrenildi. Ekipler, bahse konu foseptik çukurunda yaptıkları arama sonucunda, İlhan Çobanoğlu'na ait cep telefonu buldu.

16 YILLIK SIR ÇÖZÜLÜYOR: MANİSA’DA EBRU KOYUNCU DOSYASINDA KEMİKLER BULUNDU Haber

16 YILLIK SIR ÇÖZÜLÜYOR: MANİSA’DA EBRU KOYUNCU DOSYASINDA KEMİKLER BULUNDU

Manisa’da 16 yıldır kayıp olan Ebru Koyuncu dosyası yeniden açıldı. Ailenin 2025 yılında yaptığı başvuru sonrası derinleştirilen soruşturmada aile içi cinayet şüphesi gündeme geldi. Eski enişte Ufuk Köse’nin itirafı üzerine İzmir’de yapılan kazı çalışmasında insan kemikleri bulundu. 16 YILLIK KAYIP DOSYASI YENİDEN GÜNDEMDE Manisa’nın Şehzadeler ilçesine bağlı Sancaklıiğdecik Mahallesi’nde yaşayan Münevver Koyuncu, 1 Ekim 2025’te jandarmaya başvurarak kızı Ebru Koyuncu’nun 2009 yılı Aralık ayında evden ayrıldığını ve o tarihten bu yana kendisinden haber alınamadığını bildirdi. Başvuru üzerine Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dosya yeniden ele alındı. Yürütülen soruşturma kapsamında Ebru Koyuncu’nun, ablasının eşi olan Ufuk Köse ile yaklaşık 3 yıl süren bir ilişki yaşadığı, hamile kaldığı ve hamileliğin ortaya çıkmasının ardından ortadan kaybolduğu tespit edildi. AİLE İÇİ CİNAYET ŞÜPHESİ: 4 KİŞİ GÖZALTINDA Soruşturma kapsamında olayın aile içinde işlenmiş olabileceği ihtimali üzerinde duruldu. Tanık ifadeleri ve saha çalışmaları sonucunda Ebru Koyuncu’nun ablası F.K., eski eniştesi Ufuk Köse ile üvey kardeşleri M.K. ve A.K. tarafından öldürülmüş olabileceğine dair makul şüphe oluştu. Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla 23 Şubat 2026 tarihinde Kars, İzmir ve Manisa’da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda F.K., Ufuk Köse, M.K. ve A.K. yakalanarak gözaltına alındı. İTİRAF GELDİ: KEMALPAŞA’DA KAZI YAPILDI Şüphelilerin jandarmadaki sorgusu sırasında Ufuk Köse’nin cinayeti itiraf ettiği ve cesedin yerini gösterebileceğini söylediği öğrenildi. Bunun üzerine 24 Şubat 2026’da İzmir’in Kemalpaşa ilçesine bağlı Armutlu Mahallesi’nde kazı çalışması başlatıldı. Saat 11.30 sıralarında başlayan kazıda, Köse’nin işaret ettiği bahçede Ebru Koyuncu’ya ait olduğu değerlendirilen kafatası ve çok sayıda kemik parçası bulundu. Bulunan kemikler, kesin kimlik tespiti için Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. TELEVİZYON PROGRAMI SONRASI HAREKETE GEÇİLDİ Öte yandan dosyanın bir televizyon programında gündeme gelmesinin ardından soruşturmanın hız kazandığı öğrenildi. Programda ortaya atılan iddialar doğrultusunda güvenlik birimlerinin yeniden kapsamlı çalışma başlattığı belirtildi. SORUŞTURMA ÇOK YÖNLÜ SÜRÜYOR Gözaltındaki 4 şüphelinin jandarmadaki işlemlerinin sürdüğü bildirildi. Olayın detayları, cinayetin nasıl işlendiği ve diğer şüphelilerin rolü soruşturma kapsamında netleştirilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.