#çocuk

İLKHABER-Gazetesi - çocuk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, çocuk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hataylı depremzede çocuklara 6 Şubat sonrası anlamlı etkinlik Haber

Hataylı depremzede çocuklara 6 Şubat sonrası anlamlı etkinlik

“Asrın felaketi” olarak anılan 2023'deki 6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümünde Hataylı depremzede çocuklara yönelik anlamlı bir etkinlik düzenleniyor. Hatay'daki deprem bölgesinden 50 misafirin konuk edileceği program, 07 Şubat 2026 Cumartesi günü Kirpi Çocuk Aile Eğlence Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Saat 10.00’da başlayacak etkinlik, 15.00’te sona erecek. 03-13 yaş aralığındaki çocukların katılım sağlayabileceği program kapsamında müzik ve dans etkinlikleri, oyun aktiviteleri, Hacivat-Karagöz gösterisi ile resim ve boyama çalışmaları düzenlenecek. Etkinlik süresince çocuklara mini hamburger ve içecek ikramı yapılacak. Eskişehir'deki Kirpi Çocuk Aile Eğlence Merkezi'nde yapılacak etkinlikle ilgili bilgi veren Gandi Çirkin, tamamen ücretsiz olarak gerçekleştirilecek organizasyonda çocukların etkinliğe veli refakatiyle katılım sağlayabileceğini, İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından da çorba ikramında bulunulacağını söyledi. Gandi Çirkin, "Ulaşım katılımcılar tarafından sağlanacak. Bu anlamlı etkinliğe katılım, 50 kişi ile sınırlı. Bu nedenle daha fazla çocuğun bu etkinlikten faydalanabilmesi için bir velinin birden fazla öğrenciyle katılım sağlaması yönünde planlama yapmasında yarar var. Program boyunca velilere de kafe ortamında çay ve kahve ikramında bulunacağız" dedi. Gandi Çirkin, etkinliğe katılmak isteyenlerin, 0 537 852 93 10 veya 0 532 055 63 83 nolu telefonlardan kendilerine ulaşılmasını istedi.

Adana’ya kar geliyor, çocuklar şölenle neşeleniyor Haber

Adana’ya kar geliyor, çocuklar şölenle neşeleniyor

Yaz aylarında hava sıcaklığının 50 dereceye yaklaştığı, yüksek nem oranının yaşamı zorlaştırdığı Çukurova Bölgesi’nde yaylalar, Adanalılar için önemli bir kaçış noktası olmaya devam ediyor. Yayla kültürünün güçlü olduğu kentte özellikle Pozantı, Akçatekir ve Karaisalı’nın yüksek kesimleri yaz döneminde yoğun ilgi görüyor. Kent sakinleri, bunaltıcı sıcaklardan uzaklaşıp serin hava ve doğayla iç içe vakit geçirmek için hafta sonlarını ya da yaz aylarının büyük bir bölümünü bu bölgelerde geçiriyor.Yaylalara olan ilginin en belirgin örneklerinden biri Adana’nın Pozantı ilçesinde görülüyor. Kış aylarında yaklaşık 20 bin olan ilçe nüfusu, yaz aylarında 180 bine kadar yükseliyor. Bu artış, yaylaların Adanalılar için ne denli önemli bir yaşam alanı haline geldiğini gözler önüne seriyor. Yazın serinlemek amacıyla tercih edilen yüksek rakımlı yaylalar, kış aylarında yağan karla birlikte farklı bir güzelliğe bürünüyor. Kent merkezinde kar yağışını nadiren görebilen Adanalılar, özellikle hafta sonları ve yarıyıl tatilinin başladığı bu günlerde yaylalara çıkarak karla kaplanan doğanın tadını çıkarıyor. Yüksek kesimlere giden vatandaşlar, kar manzarası eşliğinde mangalda sucuk ekmek yaparak kışın keyfini yaşıyor. YAYLAYA GİDEMEYENLERE KAR AYAĞINA GELİYOR Yaylalara çıkma imkânı bulamayanlar için ise kar, kent merkezine taşınıyor. Ülke genelinde yaz aylarının en sıcak geçtiği illerden biri olan Adana’da, özellikle çocuklara yönelik düzenlenen kar organizasyonları büyük ilgi görüyor. Çukurova Belediyesi, bu kapsamda her yıl benzer etkinliklere ev sahipliği yapıyor. KAR ŞÖLENİ 20-21 OCAK’TA Çukurova Belediyesi tarafından Güzelyalı Mahallesi Sosyete Pazarı alanında 20-21 Ocak tarihlerinde kar şöleni düzenlenecek. Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da gerçekleştirilecek etkinlikte, çocuklar getirilen kar yığınlarında kartopu oynayacak, kardan adam yapacak. Saat 10.00 ile 17.00 arasında gerçekleştirilecek kar şöleninden çocuklar ve aileleri ücretsiz olarak yararlanabilecek.

Adana'da iki çocuğunu öldüren baba intihar etti! Geriye mutlu kareler kaldı Haber

Adana'da iki çocuğunu öldüren baba intihar etti! Geriye mutlu kareler kaldı

Adana’nın Sarıçam ilçesinde meydana gelen aile faciası kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. İddiaya göre, eşiyle yaşadığı tartışmanın ardından cinnet getiren baba, iki çocuğunu öldürdükten sonra intihar etti. Olay, dün akşam saatlerinde merkez Sarıçam ilçesine bağlı Boynuyoğun Mahallesi’ndeki bir villada meydana geldi. İddiaya göre, Sergen A. (34) ile eşi G.A. arasında henüz bilinmeyen bir nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın ardından G.A.’nın evi terk ettiği öğrenildi. Eşinin eve dönmemesi üzerine cinnet getirdiği öne sürülen Sergen A., tabanca ile çocukları Ada (8) ve Mert’i (6) vurdu. Ardından aynı silahla kendisini vurdu. Silah seslerini duyanların ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Sağlık ekipleri, baba ve iki çocuğun hayatını kaybettiğini belirledi. Acı haberi alan anne G.A. ile aile yakınları olay yerine gelirken, Sergen A.’ya ait otomobilin yakınlar tarafından kundaklandığı bildirildi. Olay yerinde yapılan incelemelerin ardından baba ve çocukların cenazeleri, otopsi yapılmak üzere Adana Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Facianın ardından Sergen A.’nın sosyal medya hesaplarında ailesiyle paylaştığı çok sayıda mutlu ana ait görüntüler dikkat çekti. Ailece geçirilen neşeli anların yer aldığı paylaşımlar, yaşanan trajediyi daha da sarsıcı hale getirdi. Otopsi işlemlerinin ardından cenazelerin bugün toprağa verilmesinin beklendiği öğrenilirken, olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Gaziantep’te 10 yaşındaki Emir Baki’nin davasında olay yerinde keşif yapıldı Haber

Gaziantep’te 10 yaşındaki Emir Baki’nin davasında olay yerinde keşif yapıldı

Gaziantep’te, gürültü yaptığı iddiasıyla pompalı tüfekle vurularak hayatını kaybeden 10 yaşındaki çocuğun ölümüne ilişkin davada, üst mahkeme yerel mahkemenin kararını bozdu. Sanık Mühsün Taşkın’a “kasten öldürme” suçundan verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası üst mahkeme tarafından geçersiz sayıldı. SANIK OLAY YERİNE GETİRİLEREK KEŞİF YAPILDI, ACILI AİLE YOĞUN TEPKİ GÖSTERDİ Üst mahkeme, sanığın eyleminin "olası kast" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı kaldırdı. Kararın bozulmasının ardından dosya yeniden ele alınırken, kararın ardından sabah saatlerinde sanık olay yerine getirilerek yeniden keşif yapıldı. Keşif sırasında olayın meydana geldiği bölgede polis ekipleri geniş güvenlik önlemleri aldı, acılı aile ve çevredeki vatandaşlar ise sanığa yoğun tepki gösterdi. Davanın yeniden görülmesine önümüzdeki duruşmalarda devam edileceği öğrenildi. OLAY GEÇMİŞİ Şahinbey ilçesi Güzelvadi Mahallesi'nde 26 Ağustos 2025'te, 10 yaşındaki Emir Baki Bayındır aynı mahallede esnaflık yapan manav Mühsün Taşkın tarafından fazla ses yaptığı iddiasıyla pompalı tüfek ile vurularak ağır yaralanmıştı. Hastaneye kaldırılan çocuk, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı. Sanık Mühsün Taşkın, "çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı.

Son dakika: 15 Yaş altı çocuklara sosyal medya yasağı geliyor Haber

Son dakika: 15 Yaş altı çocuklara sosyal medya yasağı geliyor

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, sosyal medyada çocukların korunmasına yönelik yeni düzenleme çalışmalarını açıkladı. Bakan Göktaş, 15 yaşından küçük çocukların sosyal ağlara erişimini engelleyecek yükümlülüklerin sosyal ağ sağlayıcılarına getirilmesini önerdiklerini söyledi. Dijital dünyanın, çocukların ilk oyun bahçesi, gençlerin ilk sosyalleşme alanı ve ailelerin birincil iletişim kanalı haline geldiğini belirten Göktaş, "Özellikle çocukların, dijital dünya ile yoğun ve sürekli bir etkileşimi dikkati çekiyor. Çocuğun psikolojik bütünlüğü, artık fiziksel ve sosyal çevre kadar dijital çevre tarafından da şekilleniyor." diye konuştu. Çocukların bir zaman sonra tehlikeleri göz ardı ettiğine ve kişisel sınırlarını hiçe saydığına dikkati çeken Göktaş, şunları kaydetti: "Bugün çocuklarımızın karşı karşıya kaldığı sorunları, 4 başlık altında toplayabiliriz. Birincisi, güvenlik problemi. Araştırmalar, internete erişimi olan her 10 çocuktan 6'sının her gün tanımadığı kişilerle iletişim kurduğunu gösteriyor. Akran zannettikleri tanımadıkları bu kişiler, yetişkinler olabiliyor veya farklı amaçlar taşıyabiliyor. İkinci sorun ise depresyon, kaygı, özdeğer eksikliğidir. Dünya Sağlık Örgütüne göre, sosyal medya kullanımı ergenlerde depresyon riskini yüzde 35 artırıyor. UNICEF'e göre, 14-17 yaş arası gençlerin yüzde 46'sı, sosyal medya paylaşımları yüzünden kendini yetersiz hissediyor. Yani 30 çocuğun 13'ü, aynaya bakarken kendini eksik hissediyor. Türkiye'de yapılan saha araştırmalarında ergenlerin yüzde 60'ından fazlası 'sosyal medyada başkalarının hayatıyla kendimi karşılaştırıyorum' diyor. Üçüncü sorun yine UNICEF'e göre, her üç çocuktan biri internette siber zorbalığa maruz kalıyor. Algoritmalar, şiddet ve taciz içeren içeriklere maruz kalmayı kullanım alışkanlıklarına dayanarak artırabiliyor, bu da dijital güvenlik risklerini büyütüyor. Dördüncü sorun dikkat süresi, dürtüsellik ve öğrenme becerisidir. Bugün çocukların dikkatini darmadağın eden sosyal medya, dürtüselliği artırıp sabırlarını azaltıyor. Çocukların ortalama dikkat süresi, son on yılda en az yüzde 30 oranında azaldı. Artık bir çocuğun konuya odaklanma süresi sekiz saniyeyi geçmiyor." Çocukların güvenliğini sağlamanın, dijital farkındalık oluşturmanın ve bilinçli kullanım alışkanlıkları kazandırmanın atılması gereken en kritik adım olduğunu belirten Bakan Göktaş, Türkiye Çocuk Hakları Strateji Belgesi ile dijital ortamda çocukların haklarını koruyan politikaları hayata geçirdiklerini söyledi. Geçen yıl gerçekleştirdikleri Dijital Bağımlılık ve Aile Çalıştayı'nın bu alandaki sorunlara çözüm üretmek için önemli veriler sağladığının altını çizen Göktaş, "Bu çalıştayda, alanında uzman olan isimlerin yanında ebeveynleri ve çocukları da dinledik. Onların deneyimleri ve sahadan gelen gözlemler, dijital dünyanın aile yapısı üzerinde ne denli güçlü bir etkisi olduğunu bir kez daha ortaya koydu." dedi. 2 BİN 819 İÇERİK HAKKINDA İŞLEM YAPILDI Dost Uygulamalar (DUY) ihbar platformuyla çocuklar için güvenli bir dijital alan oluşturduklarını belirten Göktaş, Sosyal Medya Çalışma Grubuyla, zararlı içerikleri tespit ettiklerini ve bugüne kadar 2 bin 819 içerik hakkında işlem yaptıklarını söyledi. Göktaş, yaptıkları incelemelerde, bazı platformlarda 18 yaş altı çocukların zorbalık, şiddet, cinsel istismar, ensest, intihar ve madde bağımlılığı gibi ağır içeriklere hiçbir filtre olmadan maruz kaldığını tespit ettiklerini bildirdi. Türkiye'de, içeriklerle ilgili şikayetlerini iletecek temsilcisi bulunmayan platformlara erişim engeli istediklerini belirten Göktaş, "Böyle bir uygulamaya gitmek istemezdik. Fakat çocuklarımızın sağlıklı bir ortamda büyümelerini sağlamak, zihin dünyalarını temiz tutmak ve zararlı içeriklerden korumak en önemli önceliğimizdir. Sayın Cumhurbaşkanı'mızın takdirleriyle ilan ettiğimiz 2025 Aile Yılı'nda dijital dünyada aileyi koruyan ve güçlendiren çalışmalarımıza hız kazandırdık. Dijital ve teknoloji bağımlılığı alanında bu yıl 532 etkinlik, farkındalık programları gerçekleştirdik." ifadelerini kullandı. Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin ilk imzacısı olarak, çocukların dijital haklarının korunmasında ulusal ve uluslararası farkındalığa öncülük ettiklerini ifade eden Göktaş, bu alandaki çalışmalarını, daha sistematik ve kapsayıcı politik adımlarla sürdüreceklerini söyledi. Bu kapsamda 2025-2029 dönemini kapsayacak Dijital Dünyada Çocukların Güçlendirilmesine Yönelik Eylem Planı çalışmalarını tamamladıklarını bildiren Göktaş, "Önümüzdeki günlerde eylem planımızın detaylarını kamuoyuyla paylaşacağız." dedi. Çocukların dijital güvenliğini desteklemek için "Çocuklar Güvende" internet sitesini çok yakında kullanıma açacaklarını vurgulayan Göktaş, bu platformla, çocuklara ve ailelerine güvenli içerik ve rehberlik hizmetlerini tek çatı altında toplayacaklarını söyledi. "YASAKLAYICI DEĞİL, DENETLEYİCİ ROL ÜSTLENMEK GEREKİYOR" Birçok ülkenin, çocukları dijital ortamda karşılaşabilecekleri risklerden korumak için ciddi tedbirler aldığını vurgulayan Göktaş, şöyle konuştu: "Avustralya'da 16 yaşın altında çocukların sosyal medyaya erişimi yasaklandı. Benzer bir yasağın İngiltere’de de gelmesi tartışılıyor. Fransa'da 15, İtalya'da 14, Danimarka'da ve Belçika'da ise 13 yaşından küçük çocuklar ebeveyn izni olmadan hesap açamıyor. Bu alanda ülkemize özgü bir model geliştirmek için geçtiğimiz sene altyapı çalışmalarını başlattık. Küresel örnekleri, özellikle İngiltere ve Avustralya'daki en gelişmiş düzenlemeleri inceledik. Sivil toplum kuruluşları ve sosyal medya platformlarının temsilcileriyle sık sık bir araya geldik. Yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde, dijital medya ve oyun platformlarına dair yasal bir düzenlemenin yapılmasının elzem olduğunu gördük. Yasal düzenleme ile yasaklayıcı değil, alanı düzenleyici ve denetleyici bir rol üstlenmek gerekiyor. Bu düzenlemeyle sosyal ağ sağlayıcılarına 15 yaşından küçük çocuklara kesin olarak hizmet sunmama ve hesap açmama yükümlülüğü getirilmesini öneriyoruz ve bunu yerine getirirken 'sadece beyana dayalı olmayan' yaş doğrulama mekanizmalarını kullanma yükümlülüğü getirmenin önemli olacağını düşünüyoruz." Göktaş, çocukların çevrim içi güvenliğini artırmak için güçlü ebeveyn denetim araçlarına kolay erişimi temel bir gereklilik olarak gördüklerini söyledi. Zararlı içerikler ve çocuklara yönelik reklamlar için etkili filtreleme sistemlerinin kurulmasını tavsiye eden Göktaş, yasa dışı veya çocuklara zararlı içeriklerin, mahkeme kararına gerek kalmadan hızlıca kaldırılmasını önerdi. "HIZLI İŞLEYEN ŞİKAYET MEKANİZMASININ OLUŞTURULMASINI GEREKLİ GÖRÜYORUZ" Ayrıca platformların kendi risk analizlerini yaparak, bu tür içerikleri tespit edip, kaldırmaları için önleyici tedbirler alma yükümlülüğü getirilmesini isteyen Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yine veri ihlalleri, yasa dışı veya zararlı içerikler için 7/24 erişilebilir, hızlı işleyen bir şikayet mekanizmasının oluşturulmasını gerekli görüyoruz. İlgili ağ sağlayıcılara periyodik raporlama yükümlülüğü getirilmesini istiyoruz. Bu raporların, sistemlerin etkinliği, şikayet yönetimi, risk analizleri ve güvenlik önlemlerine dair bilgileri kamuoyuna şeffaf biçimde sunulmasını önemli buluyoruz. Bakanlık olarak, yasal bir düzenlemeyle, az önce bahsettiğim bu kritik adımların hayata geçmesi için siz değerli milletvekillerimizin güçlü desteğini bekliyoruz. Böylece çocuklarımızı dijital dünyanın gölgesine değil. Güvenli bir geleceğe taşıyacak iradeyi hep birlikte ortaya koyabiliriz. Sayın Cumhurbaşkanı'mızın da sıklıkla dile getirdiği gibi 'Gençlerimizin, çocuklarımızın sosyal medyanın karanlık dehlizlerinde yitip gitmelerine seyirci kalamayız.' Bizler, çocuklarımız dijital dünyanın sunduğu fırsatlardan yararlanırken, onların ruhunu, zihnini ve kimliğini korumakla yükümlüyüz. Çocuklarımızın hayallerini algoritmalara, değerlerini sahte ideallere, güzelliklerini filtrelere teslim edemeyiz. Bu anlamda sizlerin kıymetli görüşleri ve önerileri bizler açısından son derece değerlidir. Komisyonunuzun bu alanda hazırlayacağı rapor bizim için yol gösterici olacaktır." "EBEVEYNLER ÇEVRİM İÇİ ETKİLEŞİMLERİNİ DÜZENLİ OLARAK TAKİP ETMELİDİR" TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı Nazım Elmas da, hayatın her alanını etkileyen internet ve sosyal medyanın, yetişkinlerin hayatlarını etkilediği gibi çocukların hayatlarını da büyük ölçüde etkileyen faktörler haline geldiğini söyledi. Elmas, internet ve dijital ortamın her zaman çocukların haklarını, güvenlerini ve sağlıklı biçimde yetişmelerini dikkate alarak tasarlanmadığından, çocukların yasa dışı veya zararlı içeriklere maruz kalma riskini bünyesinde barındırdığını belirtti. Dijital ortamın çocuklar bakımından önemli fırsatlar barındırmakla birlikte ciddi tehdit ve riskleri de beraberinde getirdiğine dikkati çeken Elmas, şu ifadeleri kullandı: "Özellikle ebeveynler çocuklarına dijital ortamda nasıl güvenli hareket edeceklerini öğretmeli ve çocuklarının çevrim içi etkileşimlerini düzenli olarak takip etmelidir. Bir diğer ifadeyle etkili ebeveyn denetimleri ve çevrim içi güvenlik önlemleri, çocukların güvenliği ve sağlıklı gelişimini sağlamak için potansiyel çevrim içi risklerden korunmasında büyük önem taşımaktadır." Toplantıda, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürü Ayşegül Yıldırım Kara ve Hukuk Hizmetleri Genel Müdürü Özge Aydiş Toy da sosyal medya düzenlemelerine ilişkin çalışmalara yönelik bilgilendirme yaptı. "DİJİTAL İSTİSMAR OLDUĞUNDA ÇOCUKLARI DEVLET KORUMASI ALTINA ALIYORUZ" Bakan Göktaş, "Dijital istismar olduğunda çocukları devlet koruması altına alıyoruz. Görüyoruz bazıları çocuklarını dans ettiriyor, karşılığında para alıyorlar. Bu konuda biz hemen müdahil oluyoruz, suç duyurusu yapıyoruz." dedi. Göktaş, Dijital Mecralar Komisyonunda, Bakanlığının çalışmalarına ilişkin bilgi vermesinin ardından milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Çocuklara güvenli bir gelecek bırakmanın önemine değinen Göktaş, çocuklar için dijital ortamlarda güvenli içerikler üretilmesi için çabaladıklarını söyledi. Sosyal medya platformlarındaki içerik üretimlerine değinerek, bu bağlamda Çinli mevkidaşıyla yaptığı görüşmede TikTok ile ilgili yaptıkları düzenlemeyi sorduğunu aktaran Göktaş, "Bizde 'TikTok yok.' dedi. Halbuki biliyoruz ki Çin sosyal medyası ve ülkemizde maalesef furyası yüksek ancak içerik kaldırmada da en hızlı çalıştığımız platform orası. Gerçekten pazar çok büyük, kimse payını kaybetmek istemiyor. Birlikte çalışmayı elbette önemsiyoruz ama çok geç kalmadan, çok hızlı adım atmamız lazım. Dünyanın değiştiği bir dönemde bizim 1-0 geriden gelmememiz lazım." dedi. İçeriklerin düzeltilmesi için düzenleyici önlemler alınması gerektiğini, dijital platformların kendilerine çekidüzen vermesi gerektiğini belirten Göktaş, "Çünkü maalesef tıklanma uğruna oluşan içerikleri kontrol etmekte zorlanıyor anne babalar. Biz bunu çok iyi anlıyoruz. Burada toplumsal sorumluluk olduğunu bir kez daha vurgulamak istiyorum." ifadesini kullandı. Göktaş, "Dijital istismar olduğunda çocukları devlet koruması altına alıyoruz. Görüyoruz bazıları çocuklarını dans ettiriyor, karşılığında para alıyorlar. Bu konuda biz hemen müdahil oluyoruz, suç duyurusu yapıyoruz." açıklamasını yaptı. Eylem planlarında ve eğitim programlarında bağımlılıkla mücadeleye özel önem verdiklerini belirten Göktaş, "İlk Öğretmenim Ailem uygulamasını uygulamaya koyduk. İçerisinde aileleri bilgilendirici eğitim programları yer alıyor. Dijital medyada 'unutulma hakkı' ile ilgili çalışmalarımız var. İçeriklere hızlı müdahale edilebilen sistem kurgulamamız şart." ifadelerini kullandı. Oyunlar konusunda da çalışmalarının olduğunun bilgisini veren Göktaş, dünyanın hızla değiştiği dönemde, hızlı önlem alınmazsa bir jenerasyonun kaybedileceğini söyledi.

Hatay’da kaybolan 10 yaşındaki Amir dayısı tarafından taşla yaralanıp toprağa gömüldü, mucize eseri hayatta kaldı Haber

Hatay’da kaybolan 10 yaşındaki Amir dayısı tarafından taşla yaralanıp toprağa gömüldü, mucize eseri hayatta kaldı

Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde 2 gündür kayıp olarak aranan 10 yaşındaki Suriye uyruklu Amir Alcedduh, ekiplerin yoğun çalışması sonucu başından taşla yaralanmış ve üzeri taşlarla örtülerek toprağa gömülmüş halde canlı bulundu. Küçük çocuğa yönelik dehşet verici saldırının faili olduğu belirlenen dayı M.E., çıkarıldığı nöbetçi mahkemece tutuklandı. 200’den fazla kamera görüntüsü incelendi, şüpheli dayı ortaya çıktı Reyhanlı’nın Kurtuluş Mahallesi’nde yaşayan Amir, cuma günü okuldan çıktıktan sonra evine dönmedi. Aile, küçük çocuktan haber alamayınca İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne başvurdu. Polis ekipleri kentin dört bir yanında çalışma başlatırken, 200’ün üzerinde güvenlik kamerası kaydı incelemeye alındı. Görüntülerde Amir’in dayısı M.E. ile birlikte bir araca bindiği tespit edildi. Şüpheli M.E., gözaltına alındı ancak Amir’den haberdar olmadığını ileri sürdü. Bu sırada polis, AFAD, jandarma ve gönüllü arama kurtarma ekipleri, Reyhanlı baraj gölü çevresinde aramaları yoğunlaştırdı. Kayaların altında mucize: 7 taşın altından canlı çıkarıldı 2 günlük arama çalışmalarında umutlar tükenmek üzereyken, gönüllü arama kurtarma görevlisi Ramazan Albayrak, karga sesine benzer bir ses duyduğunu fark ederek bölgeyi taradı. Albayrak, yığılmış büyük taşların arasından bir ses geldiğini fark ederek taşları tek tek kaldırdı. Kaya büyüklüğünde 7 taşı kaldırdıktan sonra yaralı halde duran Amir’e ulaştı. Albayrak o anları şöyle anlattı: “Çocuğu taşların altında bağırırken buldum. Başının üzerinde büyük bir taş vardı. Bilinci açıktı, bize dayısının yaptığını söyledi. Üç gündür oradaydı ama Allah korudu, hayatta kaldı.” “Oğlum 3 gündür taşların altında azap çekti” – Baba isyan etti Hastaneye kaldırılan küçük Amir’in durumu yapılan ameliyat sonrası iyiye giderken, baba Muhammed El Cedduh duygusal anlar yaşadı. Arama kurtarma görevlisini alnından öpen baba, yaşadıkları acıyı şu sözlerle anlattı: “Dayısı okula gidip oğlumu almış. Oğlum 3 gündür taşların altında azap çekti. Cani dayının en ağır cezayı almasını istiyorum. Türkiye’ye ve arama yapan tüm ekiplere minnettarım.” Baba, dayısının bu vahşeti neden işlediğini bilmediğini söyledi ve ekledi: "Öğlen saat 12.00'de oğlum okula gitti. Dayısı okula gidip oğlumu aldı ve arabaya bindirip götürdü. Oğlum 3 gündür kayboldu. Tüm ekipler geldi aradık ve bulduk. Oğlumu bulduktan sonra oğlum bize, 'dayım gelip beni aldı, götürdü ve ısırdı' dedi. Hastaneye getirdik ve ameliyata aldılar. Ameliyat başarılı geçti ve durumu iyi. Dayının neden böyle yaptığını biz de bilmiyoruz. Türkiye'ye çok teşekkür ederim. Tüm ekip 3 gün aradılar ve buldular. Onlara da teşekkür ederim. Biz 3 gündür uyumadık. Oğlum 3 gündür o taşların altında azap çekti. Oğluma bunu yapan caninin en ağır cezayı almasını istiyorum. Allah hepimizi korusun. Türkiye devletimizden o cani en ağır nasıl ceza alabiliyorsa o cezayı almasını istiyoruz" dedi. Ameliyat başarılı geçti Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ameliyat edilen Amir’in bilincinin açık olduğu, hayati tehlikesinin bulunmadığı bildirildi. Doktorlar, çocuğun başındaki travmanın ciddi olduğunu ancak zamanında müdahale ile durumunun stabil hale getirildiğini açıkladı. Dayı tutuklandı: ‘Taksirle yaralama’ kaydı varmış Olayın faili olduğu belirlenen dayı M.E., çıkarıldığı nöbetçi mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Şüphelinin daha önce “taksirle yaralama” suçundan bir kaydı bulunduğu öğrenildi. Arama ekipleri: “Öldürmeyen Allah öldürmüyor” Küçük Amir’i kurtaran gönüllü Ramazan Albayrak, yaşadıkları anın etkisini şu sözlerle aktardı: "Allah bizi bulmamıza vesile kıldı. Ben arama kurtarma gönüllüsü olarak gittim. Arama yaparken bir ses duydum. Ben bir arkadaşla beraber ayrı bir yerde çalışma yapıyorduk. Bir ses duydum. Duyduğum sese doğru gittiğimde çöplük ve kargaların olduğu bir yerdi. Karga sesine benzer bir ses duydum ve sonra sağa sola bakınmaya başladım. Taşların üzerinde olduğu bir çocuk gördüm. Büyük taşların altından çocuk bağırıyordu. Kaya denilecek kadar büyük 7 taşı çocuğun üzerinden kaldırdım. Çocuğu bunların sebebini sorduğumda çocuk, dayısının yaptığını söyledi. Arama kurtarma faaliyetlerinde olan herkese teşekkür ederim. Gerçek manada duygularımı anlatamıyorum. Eve gitmedik ve buradayız. Çocuğumuzun ameliyatı başarılı geçti. Ben taşları kaldırdığımda büyük bir taş, çocuğun başının üzerindeydi. Bundan dolayı başından zedelenme vardı. Biz bulduğumuzda çocuğun bilinci açıktı. 3 gündür o halde oradaydı ve öldürmeyen Allah öldürmüyor. Çocuğu canlı bulduk ve durumunun iyi olması bizim için gurur vericiydi" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.