#Cumhurbaşkanı

İLKHABER-Gazetesi - Cumhurbaşkanı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cumhurbaşkanı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Erdoğan: Hürmüz krizi uzadıkça ülkeler resesyona hazırlanıyor Haber

Erdoğan: Hürmüz krizi uzadıkça ülkeler resesyona hazırlanıyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen 2025 Yılı Yenilenebilir Enerji Yatırımları Toplu Açılış Töreni'nde enerji arz güvenliği, yenilenebilir enerji yatırımları ve küresel ekonomik gelişmelere ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, Hürmüz Boğazı'nda yaşanan krizin enerji piyasalarında tarihi sonuçlar doğurduğunu ifade etti. "Tarihin en büyük petrol arz kesintisi yaşandı" Erdoğan, İran merkezli kriz nedeniyle Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapanmasının küresel enerji piyasalarını sarstığını belirterek, uluslararası enerji ajanslarının tanımına göre tarihin en büyük petrol arz kesintisinin yaşandığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, boğazın kapanmasının küresel petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 25'ini, sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin ise yüzde 20'sini etkilediğini ifade etti. Petrol fiyatlarının kısa sürede iki katına çıktığını kaydetti. "Birçok ülke resesyon hazırlığında" Kriz nedeniyle enerji fiyatlarının yanı sıra gübre, plastik ve petrol türevi ürünlerde de ciddi fiyat artışları yaşandığını belirten Erdoğan, bazı ülkelerin enerji tüketimini azaltmak amacıyla çeşitli kısıtlamalar uyguladığını söyledi. Erdoğan, "Birkaç ay öncesine kadar küresel ekonomide toparlanma beklenirken Hürmüz krizi uzadıkça bugün pek çok ülke kendini resesyona hazırlıyor" ifadelerini kullandı. "Enerji arz güvenliği milli güvenlik meselesidir" Rusya-Ukrayna Savaşı ve Hürmüz Boğazı'nda yaşanan gelişmelerin enerji arz güvenliğinin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu vurgulayan Erdoğan, enerji arzının sadece ekonomik değil aynı zamanda egemenlik ve milli güvenlik konusu olduğunu dile getirdi. "Enerjide dışa bağımlılığı azaltacağız" Türkiye'nin enerji talebinin her geçen yıl arttığını belirten Erdoğan, son 20 yılda enerji ihtiyacının iki katına çıktığını söyledi. Enerjide dışa bağımlılığı azaltmanın öncelikli hedeflerden biri olduğunu vurgulayan Erdoğan, yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını artırmaya devam edeceklerini ifade etti. 2035 hedefi: 120 bin megavat Cumhurbaşkanı Erdoğan, güneş ve rüzgar enerjisinde kurulu gücün 2035 yılına kadar 120 bin megavata çıkarılmasının hedeflendiğini açıkladı. Bu hedef doğrultusunda yaklaşık 80 milyar dolarlık yatırım yapılacağını belirten Erdoğan, yeşil iletim altyapısının da güçlendirileceğini söyledi. Muhalefete eleştiri Konuşmasının sonunda ana muhalefet partisini de eleştiren Erdoğan, enerji yatırımları ve ekonomik gelişmelerin muhalefetin gündeminde yer almadığını savundu. Muhalefetin kendi iç tartışmalarıyla meşgul olduğunu ifade eden Erdoğan, Türkiye'nin enerji bağımsızlığı hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdüreceklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Ana muhalefet içindeki tartışmalar bizi ilgilendirmiyor” Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Ana muhalefet içindeki tartışmalar bizi ilgilendirmiyor”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Ana muhalefet partisi içindeki tartışmaların hiçbiri bizi ilgilendirmiyor. Kurultay salonlarından mahkeme koridorlarına taşan bu siyasi ve hukuki mücadelenin hiçbir yerinde yokuz, olmadık ve olmayacağız" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen kabine toplantısının ardından açıklamalarda bulundu. Erdoğan, konuşmasına başlamadan önce tüm milletin geçmiş Kurban Bayramı'nı bir kere daha yürekten tebrik ettiğini dile getirdi. "Bizi bölmeye çalışanlara verdiğimiz en anlamlı cevaplardan biri, kuşkusuz hakkıyla idrak ettiğimiz bayramlarımızdır" diyen Erdoğan, bayramların; mahzun gönüllerin aydınlandığı, dargınlıkların ve kırgınlıkların unutulduğu, 86 milyonun ve tüm Müslümanların aynı duada buluştuğu müstesna zaman dilimleri olduğunu kaydetti. "Trafik kazalarında kaybettiğimiz 70 vatandaşımızın acısı milletçe hepimizin yüreğini dağlamıştır" Kurban Bayramı tatili boyunca trafik kazalarında hayatını kaybeden 70 vatandaşın acısının milletçe yürekleri dağladığını aktaran Erdoğan, "Trafik kazalarında yitirdiğimiz tüm kardeşlerimize Cenab-ı Allah'tan rahmet, yakınlarına sabır diliyorum. Tedavileri devam eden vatandaşlarımıza aynı şekilde Yüce Mevla'dan acil şifalar niyaz ediyorum. Tek bir insanımızın dahi burnunun kanamasına tahammülümüz olmasa da gerek ölümlü kaza sayısı gerekse vefat ve yaralı sayısı geçmiş yıllara göre bu sene azalmıştır. Yeni yollar yoğun trafik tedbirleri hava destekli denetimlerle ağır ve hasta kısıtlamaları gibi önlemler neticesinde trafik güvenliğinde kayda değer iyileşmeler sağlanmıştır. Araç ve insan hareketliliğinin zirveye çıktığı 9 günlük bayram tatili boyunca vatandaşlarımızın güvenli seyahat edebilmeleri için fedakarca çalışan kolluk kuvvetlerimize ve karayolları personelimize teşekkür ediyorum" dedi. "Bugün ülkemizin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine uzanan dev bir ulaşım altyapısına sahibiz" Göreve geldiklerinde Türkiye'nin dört bir yanını birbirine bağlayan güçlü bir ulaşım ağı olmadığını ifade eden Erdoğan, "Bugün ülkemizin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine uzanan dev bir ulaşım altyapısına sahibiz. Yol medeniyettir şiarıyla son 23 yılda ülkemizin ulaşım altyapısına devasa nitelikte yatırımlar yaptık. Kara yollarında 206 milyar dolar, demir yollarında 80 milyar dolar, hava yollarında 35,5 milyar dolar tutarında yatırıma imza attık. Yatırımlarımız sayesinde 2002'de 6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğumuz bugün 30 bin 51 kilometreye çıktı. Ülkemizde sadece 6 ilimiz bölünmüş yollarla birbirine bağlı iken bugün 77 ilimiz duble yollarla birbirine bağlanmış durumda. 2002 yılında ülkemizdeki toplam araç sayısı 8,5 milyonken şehirlerarası ortalama hızımız saatte yalnızca 40 kilometreydi. Bugün ülkemizdeki araç sayısı 33,6 milyonu geçmesine rağmen ortalama seyahat hızımız yaklaşık 90 kilometreye yükseldi. Bölünmüş yol yatırımlarıyla trafik güvenliğini, seyahat hızını ve konforunu önemli ölçüde artırdık. Bilhassa kafa kafaya çarpışmalardan kaynaklı trafik kazalarında Allah'a hamdolsun büyük bir düşüş yaşandı. Bölünmüş yollarla birlikte otoyol uzunluğumuzu da iki kattan fazla artırdık. Otoyollarımızı bin 714 kilometreden aldık, 3 bin 796 kilometreye çıkardık. Dağları tünellerle, vadileri ve akarsuları köprüler ve viyadüklerle geçtik. 311 kilometre olan köprü viyadük uzunluğumuzu 821 kilometreye, sadece 50 kilometre olan tünel uzunluğumuzu 856 kilometreye yükselttik" diye konuştu. "2 bin 251 kilometreye ulaşan hızlı tren hatlarımızı bayram boyunca 322 bin yolcumuz kullandı'' Demir yolunun önem ve öncelik verdikleri bir diğer alan olduğunu söyleyen Başkan Erdoğan, Türkiye'nin hızlı trenin konforuyla ilk defa kendi dönemlerinde tanıştığına dikkati çekerek, "2 bin 251 kilometreye ulaşan hızlı tren hatlarımızı bayram boyunca 322 bin yolcumuz kullandı. Hava yolunu halkın yolu haline getirerek bir zamanlar yalnızca elitlerin faydalandığı imkânları milletimizin istifadesine sunduk. 2002'de 26 havalimanımız varken şimdi 58 havalimanımızla yıllık yaklaşık 250 milyon yolcuya hizmet veriyoruz. Bundan 13 sene evvel Gezici vandalların 'yapılmasın' diye ortalığı yakıp yıktığı İstanbul Havalimanımız bugün dünyanın en prestijli havalimanları arasında. Gezicilerin 'buraya uçak inmez' dedikleri havalimanımız dün bin 730 uçak trafiğiyle rekor kırdı. Bayram tatili süresince Sabiha Gökçen Havalimanı'nda 8 bin 170 uçak trafiği ile 1 milyon 402 bin yolcuya, Antalya Havalimanı'nda 8 bin 408 uçak trafiği ile 1 milyon 456 bin yolcuya, Esenboğa Havalimanı'nda 2 bin 557 uçak trafiği ile 382 bin yolcuya, Adnan Menderes Havalimanı'nda 2 bin 557 uçak trafiği ile 398 bin yolcuya hizmet verilmiştir. Birileri sadece laf üretirken, biz 23 yıl boyunca iş ürettik, hizmet ürettik, Türkiye'nin çehresini değiştirecek vizyon projelerini hayata geçirdik" ifadelerine yer verdi. "Ulaştırma yatırımların üretime etkisi 2 trilyon doları bulmaktadır" Cumhurbaşkanı Erdoğan, ulaştırma yatırımlarının üretime olan etkisinin 2 trilyon doları bulduğunun da altını çizerek, "Bu yatırımların yıllık ortalama istihdama etkisi ise 1 milyon 200 bin civarındadır. Ekonomideki katkılarının yanı sıra bu yatırımlar sayesinde vakit ve yakıt israfı önlenmiş, çevre kirliliği azaltılmış, turizmden tarıma birçok sektörde ilave katma değer üretilmesi sağlanmıştır. Ulaştırma alanındaki yatırımlarımıza hız kesmeden devam edeceğiz. 2025 yılında aralarında Aydın-Denizli Otoyolu, Konya ve Malatya Çevre Yolu ikinci etapları ile Antalya Havalimanı iç ve dış terminal binalarının olduğu 55 projemizi hizmete açmıştık. 2026 yılı için hedefimiz, 144'ü kara yolu olmak üzere toplam 188 projeyi halkımızın istifadesine sunmaktır. Özellikle 42 şehrimizi birbirine bağlayacak olan Ankara-Kırıkkale-Delice Otoyoluyla ilgili çalışmalarımızı hızlandırmış durumdayız. 7 kavşak 4 tünel, 8 viyadük, 22 kavşak köprüsünün yer aldığı toplam 120 kilometre uzunluğundaki bu projeyi inşallah gelecek yıl hizmete alacağız" dedi. "İstanbul Türk'tür, Müslümandır, Allah'ın izniyle kıyamete kadar da Türk ve Müslüman kalacaktır" Kurban Bayramı'nın üçüncü gününde Türk tarihinin en muhteşem zaferi olan İstanbul'un fethinin 573'üncü yıl dönümünü gururla kutladıklarını dile getiren Erdoğan, "Merhum Nurettin Topçu, İstanbul'un fethinin esas manasını bakınız nasıl ifade ediyordu. İstanbul'un kahraman fatihi hakkında bugüne kadar çok güzel sözler söylendi. Hepsinden ziyade Hazreti Peygamber'in onu övmesi yeterdi. Ancak bu Osmanlı Padişahının yaptığı yalnız bir şehrin alınması mıydı? Biz buna inanmıyoruz, olayı bu kadar küçültmek istemiyoruz. Bir şehrin alınmasıyla tarihte yeni bir devir açılmaz. Gerçekte yapılan bir şehrin fethiyle beraber ruhların fethi, kalplerin fethidir. İstanbul'un Bizans işgalinden kurtulmasıyla asıl kalpler fetholunmuş, harap bir şehir olarak Bizans'tan alınan Konstantiniyye, Sultan Fatih'in vakıflara dayanan imar seferberliğiyle Yahya Kemal'in 'Türk İstanbul' dediği muhteşem bir Türk-İslam şehrine dönüşmüştür. Minarelerinden Ezan-ı Muhammedi'ler yükselen Ayasofya, aynı zamanda Feth-i Mübin'in de sembolü olmuştur. Ancak bu sembol uzun yıllar mahzun ve boynu bükük bırakılmıştır. 86 yıllık hicranın ardından Fatih'in emaneti Ayasofya'nın kapısına vurulan zincirleri kırarak, fethin bağrında açılan bu yarayı hamdolsun biz kapattık. Yıllarca gözü yaşlı ve gönlü yaslı olan Ayasofya artık kubbesinde inleyen, Kur'an-ı Kerim tilavetiyle minarelerini süsleyen, Ezan-ı Muhammedilerle İstanbul'un bağrından yükselen kutlu bir sancak olarak medeniyetimizdeki mümtaz makamına tekrar kavuşmuştur. İstanbul'un duvarlarını ‘zulüm 1453'te başladı' yazılarıyla kirleten Bizans artıkları halen kabullenmekte zorlansa da İstanbul Türk'tür, Müslümandır, Allah'ın izniyle kıyamete kadar da Türk ve Müslüman kalacaktır" şeklinde konuştu. "Bu aziz şehri iş bilmezlerin insafına bırakmayacak, İstanbul'a yakışan dev projelere imza atmayı sürdüreceğiz" İstanbul'un fetih ve 'Fatih' ruhundan koparılmasına asla göz yummayacaklarına vurgu yapan Erdoğan, "Bu aziz şehri iş bilmez, tarih bilmez, kadr-ü kıymet bilmez kifayetsizlerin insafına bırakmayacak, İstanbul'a hizmet etmeyi, bu güzel şehre yatırım yapmayı, İstanbul'a yakışan dev projelere imza atmayı sürdüreceğiz. Peygamber Efendimizin müjdesine nail olan Sultan Fatih'i, o büyük kumandanın kahraman ordusunun tüm neferlerini rahmetle yâd ediyorum. İlk fetih hareketinden günümüze kadar bu toprakları mübarek kanlarıyla şereflendiren tüm kahramanların aziz ruhları şad olsun diyorum" diye konuştu. "Bölgesel gerilimlerin ortasında istikrar adası olan bir Türkiye var" Dünyada ve bölgede gerek siyasi, gerek ekonomik, gerekse diplomatik bakımdan çok ciddi kırılmaların yaşandığına da dikkati çeken Erdoğan, "Coğrafyamızda sınırların yeniden kanla ve gözyaşıyla çizilmek istendiğini görüyoruz. Gazze'den Lübnan'a, Yemen'den Sudan'a yönümüzü nereye çevirsek aynı oyunun farklı sahneleriyle karşılaşıyoruz. Türkiye olarak bir yandan bu oyunları bozmaya çalışırken, diğer yandan da 23 yıllık kazanımlarımızı güçlendirmenin mücadelesini veriyoruz. Bugün hamdolsun diplomaside güçlü bir Türkiye var. Savunma sanayinde destan yazan bir Türkiye var. Ekonomide, enerjide, ticarette söz ve etki sahibi bir Türkiye vardır. Bölgesel gerilimlerin ortasında istikrar adası olan bir Türkiye vardır. Bunların gerisinde de milletimizin duası ve desteğinin yanı sıra tecrübeli, dirayetli, vizyoner kadroların Türkiye'de 23 yıldır iş başında olması vardır. Bunun kıymetini sınırlarımızın hemen ötesinde her gün bir yenisi patlak veren krizlere baktığımızda hepimiz çok net anlayabiliyoruz. Birileri kafalarını kuma gömmüş olsalar da takip eden her bir vatandaşımız Türkiye'nin hangi kritik eşiklerden geçtiğini görüyor" açıklamasında bulundu. "Ana muhalefet partisi içindeki tartışmaların hiçbiri bizi ilgilendirmiyor" Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "İktidar ve ittifak olarak tarihi değişimlerin yaşandığı bir dönemde tarihi bir sorumluluk üstlendiğimizin gayet idrakindeyiz. Dolayısıyla bizim öfkeye, kavgaya, polemiğe ayıracak vaktimiz yok. Biz her sataşana cevap vermek gibi bir lükse de sahip değiliz. Bizim tek derdimiz vardır, o da Türkiye'dir. Türkiye Yüzyılı'nın inşasıdır. Biz birileriyle laf yarıştırmanın değil, kutsal emanetini taşıdığımız aziz milletimize daha parlak bir gelecek hazırlamanın yarışı içindeyiz. Sadece buna odaklanıyor, zihnimizi sadece bununla meşgul ediyoruz. Ana muhalefet partisi içindeki tartışmaların hiçbiri bizi ilgilendirmiyor. Kurultay salonlarından mahkeme koridorlarına taşan bu siyasi ve hukuki mücadelenin hiçbir yerinde yokuz, olmadık ve olmayacağız. Siyasi ikballeri için huzursuzluk üretmeye çalışanlar unutmasınlar ki bu toprakların mayası şiddete, nümayişe, sokak terörüne, hukuk tanımazlığa prim vermez. Biz de hangi bahaneyle olursa olsun sokaklarımızın karıştırılmasına, milletimizin kutuplaştırılmasına, halkımızla güvenlik görevlilerimizin karşı karşıya getirilmesine müsaade etmeyiz. Böylesi hassas bir dönemde Türkiye'nin dikkatini dağıtmaya, milletimizin gönül ahengini bozmaya kimsenin hakkı yoktur ve olmaz. Ülkemizin yeni sürüm kayıkçı kavgalarına değil, başta 'Terörsüz Türkiye' sürecimiz olmak üzere 86 milyonu ilgilendiren meselelerde ortak zeminde buluşmaya, mutabakata, güç birliği yapmaya ihtiyacı vardır. Terörsüz Türkiye sürecini her türlü polemikten uzak ele almak, çözüm çabalarına samimiyetle katkıda bulunmak siyaset kurumunun görevidir. Biz iktidar ve ittifak olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da yapıcı olmaya, kucaklayıcı olmaya, birleştirici olmaya özen göstereceğiz. Bunu yaparken milletimizin çıkarlarını önceleyecek, Türkiye'nin istikbalini her türlü siyasi mülahazanın üstünde tutmaya devam edeceğiz."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan Kurban Bayramı mesajı Haber

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan Kurban Bayramı mesajı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kurban Bayramı dolayısıyla bir mesaj paylaştı. Erdoğan, "Etrafımızdaki toz bulutu dağıldıktan sonra inşallah yeni dönemin parlayan yıldızlarından birisi Türkiye'miz olacaktır. Bunun için ne gerekiyorsa yapıyoruz. Ülkemizin istikbali ile bölgemizin istikrarı açısından taşıdığı stratejik değer bugünlerde daha iyi anlaşılan terörsüz Türkiye süreci, bunlardan biridir" dedi. Erdoğan, "Gazze başta olmak üzere, gönül coğrafyalarımızın farklı köşelerinde bu bayramı da hüzünle acıyla, kalplerinde ince bir sızı ile karşılayan tüm kardeşlerime şahsım ve milletim adına en güçlü dayanışma mesajlarını gönderiyor, kurban bayramlarını ayrı ayrı tebrik ediyorum. Kurban bir ibadet olmanın yanı sıra, kelime anlamı itibariyle aynı zamanda yaklaşma, yakınlaşma, yakın olma demektir. İnanıyorum ki her bir vatandaşımız, gerek eş, dost ve akraba ziyaretleriyle gerekse yardım ve dayanışma faaliyetleriyle bu ruh şölenini en verimli surette değerlendirecek, böylece hem Allah'a yaklaşmış hem de birbirine daha sıkı bağlarla kenetlenmiş olacaktır. Şayet muhabbet ve diğergamlığın gönülleri sarıp sarmaladığı bu mübarek günleri, hakkıyla idrak edebilirsek işte o zaman kardeşliğimiz güçlenecek darlığın yerini ferahlık, dargınlığın yerini kucaklaşma alacaktır. Duam ve beklentim bu bayramın da kalplerin yumuşamasına, küskünlerin barışmasına kırgınlıkların giderilmesine ve sıkılı yumrukların tamamen açılmasına vesile olmasıdır. Aziz milletim İslam alemi olarak, bir huzur iklimine kavuşmanın sevincini yaşarken öte yandan bölgemiz ve dünyamız stres yükü yüksek bir düzeyden geçiyor" dedi. "İsrail saldırılarını pervasızca sürdürüyor" İsrail'in bölgedeki saldırılarını pervasızca sürdürdüğünü belirten Erdoğan, "İsrail, Gazze'den Batı Şeria'ya, Doğu Kudüs'ten Lübnan'a kadar, coğrafyamızın farklı noktalarında işgal, yıkım, katliam ve yasa dışı yerleşim faaliyetlerini pervasızca sürdürüyor. Yine İsrail'in tahrik ve tertipleriyle tetiklenen savaşın menfi etkileri enerjiden tarıma, ticaretten ulaşıma, ekonomiden güvenliğe birçok alanda hissediliyor. Bölgemizin savaş ve krizler silsilesiyle boğuştu bu dönemde, Türkiye ekonomisiyle altyapısıyla, tecrübeli kurumları liyakatli kadrolarıyla en önemlisi tahkip ettiği iç cephesiyle istikrar adası olarak, göz dolduruyor" şeklinde konuştu. "Ekonomide eşine az rastlanır bir başarı hikayesi yazdık" Türkiye'nin ekonomide bir başarı hikayesi yazdığını vurgulayan Erdoğan, "Eleştirilere ve engellere rağmen 23 yıldır güttüğümüz politikaların semeresini başta savunma sanayimiz olmak üzere her alanda topluyoruz. 238 milyar dolardan 1,6 trilyon doları aşan ekonomik büyüklüğü 36 milyar dolardan 276 milyar dolara çıkan yıllık ihracatı, 248 milyon dolardan 10 milyar doları geçen savunma ve havacılık ihracatı ile Türkiye dünyada eşine az rastlanır bir başarı hikayesi yazmaktadır" diye konuştu. "Terörsüz Türkiye süreci" Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin de konuşan Erdoğan, "Etrafımızdaki toz bulutu dağıldıktan sonra inşallah yeni dönemin parlayan yıldızlarından birisi Türkiye'miz olacaktır. Bunun için ne gerekiyorsa yapıyoruz. Ülkemizin istikbali ile bölgemizin istikrarı açısından taşıdığı stratejik değer bugünlerde daha iyi anlaşılan terörsüz Türkiye süreci, bunlardan biridir. Sınırlarımız içinde, huzur ve güvenliğin güçlenmesine sınırlarımız dışında emperyalist oyunların bozulmasına katkı sunan bu tarihi süreci, çok büyük bir özenle sağduyu ve samimiyetle menziline doğru götürüyoruz. Türkiye'ye sadece ekonomik maliyeti 2 trilyon doları aşan bu musibetten milletimizi kurtarma irademiz tamdır, sapasağlam hızla yola devam ediyoruz. Bu düşüncelerle Kurban Bayramı'nın ülkemiz, milletimiz, İslam dünyası ve tüm insanlık için bir kez daha hayırlar getirmesini diliyorum" ifadelerini kullandı. Son olarak Hac vazifesini yerine getirenlere ve yola çıkan vatandaşlara seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hac farizasını yerine getirmek üzere kutsal topraklarda bulunan kardeşlerimizin dua ve ibadetlerini rabbim kabul buyursun diliyorum. Bayramda seyahat edecek vatandaşlarımızdan hız limitlerine ve trafik kurallarına uymalarını özellikle istirham ediyorum" şeklinde konuştu.

AK Parti Sözcüsü Çelik Adana'da konuştu: “CHP’nin iç tartışması AK Parti’ye mal edilmeye çalışılıyor” Haber

AK Parti Sözcüsü Çelik Adana'da konuştu: “CHP’nin iç tartışması AK Parti’ye mal edilmeye çalışılıyor”

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Adana’da gündeme ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. CHP kurultay davası sonrası başlayan tartışmaları değerlendiren Çelik, “CHP’lilerin kendi içinde yürüttüğü tartışma, AK Parti üzerinden yürütülmeye çalışılan bir yalan siyasetine dönüşmüş durumda” dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Adana’nın Çukurova ilçesinde bulunan Nezihe Yalvaç Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Uygulama Oteli’nde basın açıklaması yaptı. Konuşmasına şair ve yazar Necip Fazıl Kısakürek’i anarak başlayan Çelik, CHP kurultay davası sonrası yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. “CHP’nin iç tartışması AK Parti’ye mal edilmeye çalışılıyor” Çelik, Adana'nın Çukurova ilçesindeki Nezihe Yalvaç Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Uygulama Oteli'nde yaptığı açıklamada, şair, yazar ve mütefekkir Necip Fazıl Kısakürek'i vefatının 43. yılında rahmet ve minnetle andığını söyledi. İstinafın, CHP kurultay davası kararına ilişkin değerlendirme bulunan Çelik, "CHP'lilerin, CHP'lilerle yürüttüğü bu tartışma, kendi içlerindeki bu çatışma, birilerinin sürekli olarak kasti bir biçimde AK Parti üzerinden bu işi yürütmeye, değerlendirmeye çalıştığı bir yalan siyasetine dönüşmüş durumda." diye konuştu. "Siyasi zorbalığa asla izin vermeyiz" Mahkemece tedbiren CHP Genel Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Özgür Özel'i eleştiren Çelik, şu ifadeleri kullandı: "Özellikle Sayın Özgür Özel, kendi zaaflarını, siyasi yetersizliklerini örtbas etme konusunda sürekli Sayın Cumhurbaşkanı'mıza karşı saygısız ifadeler kullanan, haddini aşan bir siyasi üslubu takip ediyor. Maalesef orada (CHP Genel Merkezi) toplanan bazı kişilerin de Cumhurbaşkanlığı makamı ve Sayın Cumhurbaşkanı'mıza karşı son derece yanlış ifadeler kullandıklarını gördük. Biz siyasi eleştiriyi, protestoyu saygıyla karşılarız. Siyasi eleştiri ve siyasi protestonun, demokrasimizin olgunluğu içerisinde çok önemli yeri vardır. Biz de siyasi eleştiriye her zaman kıymet veririz fakat siyasi eleştiriyi aşan, siyasi hakaret, hedef gösterme ve siyasi tehdit anlamına gelen bütün ifadelerini Sayın Özgür Özel'e ve orada bu ifadeleri kullanan bazı kişilere aynen iade ediyoruz." Çelik, sözlerine şöyle devam etti: "Bunların söylediği sözlerin herhangi biri Sayın Cumhurbaşkanı'mızın yanına yaklaşamaz. Bu sözleri söyleyenler, bu sözleri sadece kendi isimlerinin yanına yazdırmış olurlar. Biz tabii ki siyasi protesto, siyasi eleştiri olsa bunlar konusunda gayet saygıdeğer bir tutum takınıyoruz ama iş şantaj, tehdit, haddini aşan ifadeler kullanma, hakaret gibi konulara geldiği zaman çok net şekilde söylüyorum, siyasi zorbalığa, siyasi eşkıyalığa asla izin vermeyiz. Bakın bu 1-2 gündür kullanılan ifadeler tamamen haddini aşmıştır. Sayın Cumhurbaşkanı'mız bizim kırmızı çizgimizdir. Bu ifadeleri kullananlarla hukuk önünde ve meşru siyaset yoluyla en net ve etkili mücadeleyi vereceğimizden hiç kimsenin kuşkusu olmasın." "Atlatılmayacak kriz yoktur" Meselelerin sükunet içerisinde ve sağduyulu şekilde halledilmesinden yana olduklarını vurgulayan Çelik, şu değerlendirmelerde bulundu: "Türkiye'nin demokrasisi olgundur. Türkiye'nin rejimi, siyasi hayatı pek çok krizin içinden geçmiştir, bugünlere gelmiştir. Bugünlere gelmenin neticesi olarak da yüce milletimizin büyük feraseti, basireti, devlet hayatımızın binlerce yıllara dayanan tecrübesi sayesinde atlatılmayacak kriz yoktur ama onun yerine siyasi yetersizliklerini Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin başına, Sayın Cumhurbaşkanı'mıza dönük bir siyasi tehdit, şantaj ve çirkin üslup kampanyasına çevirenlere bir adım bile attırmayız. Bu kadar net konuşuyorum çünkü kendi meselelerini çözemeyenler, kendi meseleleriyle ilgili olarak herhangi bir şekilde ortaya siyasi yetenek koyamayanların artık gelinen noktada sürekli olarak Sayın Cumhurbaşkanı'mızı, AK Parti'mizi, Cumhur İttifakı'mızı bu üslupla hedef alması karşısında bizim onların önüne koyacağımız şey, en net ve en kesin hukuki ve siyasi mücadeledir. Sayın Cumhurbaşkanı'mız bizim kırmızı çizgimizdir. Bu kırmızı çizgiye kimseyi dokundurtmayız." Çelik, sağduyu, sükunet, siyasi akıl, basiret, feraset ve gerçeklerin konuşulduğu bir ortamın hakim olmasını arzuladıklarını söyledi. CHP'lilere seslenen Çelik, "Protesto hakkını, eleştiri hakkını kullanmak üzere orada bulunan Cumhuriyet Halk Partisine gönül vermiş vatandaşlarımıza saygımız büyüktür fakat onların içerisine karışarak bu çirkin üslubu kullananlarla, Cumhurbaşkanlığı makamına, partimize, arkadaşlarımıza dönük bu tehdit, şantaj ve hakaret üslubunu kullananlarla da hukuk önünde hesaplaşacağız." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sosyal konut projelerinin teslim tarihini açıkladı Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan sosyal konut projelerinin teslim tarihini açıkladı

Ankara’da TBMM Grup Toplantısı’nda konuşan Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, sosyal konut projesinde yeni döneme girildiğini açıkladı. Türkiye genelinde yürütülen 500 bin konutluk proje kapsamında hak sahiplerinin belirlendiğini ifade eden Erdoğan, konutların anahtar teslimlerinin 2027 yılından itibaren etap etap yapılacağını söyledi. Kût’ül Amâre Zaferi’nin 110. Yılı Anıldı Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına tarihimizin önemli dönüm noktalarından biri olan Kût’ül Amâre Zaferi’nin yıl dönümünü anarak başladı. Zaferin, milletin mücadele azmini ve askeri başarısını ortaya koyduğunu belirtti. “Türk, Kürt ve Arap İttifakı Çok Önemli” Erdoğan, Kût’ül Amâre Zaferi’nin sadece askeri bir başarı olmadığını, aynı zamanda Türk, Kürt ve Arap halklarının ortak mücadelesinin bir göstergesi olduğunu ifade etti. Bölgedeki birlikteliğin korunmasının önemine vurgu yaptı. Filistin’e Destek Mesajı Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında Filistin halkına da destek vererek, yaşanan zorluklara rağmen direniş gösteren Filistinlileri selamladı. Türkiye’nin her zaman Filistin’in yanında olmaya devam edeceğini söyledi. “Farklılıklarımız Zenginliğimizdir” Toplumsal birlik mesajı veren Erdoğan, köken, mezhep ve yaşam tarzı farklılıklarının ayrıştırıcı değil, zenginlik olarak görülmesi gerektiğini belirtti. Birlik içinde hareket edilmesi çağrısında bulundu. TOKİ Konut Projesine Yoğun İlgi Erdoğan, 500 bin konutluk sosyal konut projesine 8 milyon başvuru yapıldığını açıkladı. 81 ilde noter huzurunda hak sahiplerinin belirlendiğini ifade eden Erdoğan, 2027 yılından itibaren konutların teslim edilmeye başlanacağını söyledi. Kiralık Konut Modeli Geliyor İlk kez İstanbul’da uygulanacak kiralık konut projesine de değinen Erdoğan, 15 bin konutun kiralama modeliyle vatandaşlara sunulacağını açıkladı. “Kardeşliğimizi Kimse Bozamaz” Cumhurbaşkanı Erdoğan, coğrafyada fitne çıkarmak isteyenlere karşı birlik olunması gerektiğini belirterek, “Bin yıldır birlikte yaşadığımız kardeşliğimizi kimse bozamaz” mesajını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye'yi bu yangının uzağında tutmakta kararlıyız Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye'yi bu yangının uzağında tutmakta kararlıyız

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Savaş, tehdit düzeyini artırarak devam ediyor. Önceliğimiz ülkemizin bu dönemi kazasız belasız atlatması. Türkiye'yi bu yangının uzağında tutmakta kararlıyız." dedi. Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Dünya Kupası'na gitmeye hak kazanan A Milli Futbol Takımı'nı tebrik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "2026 Dünya Kupası play-off finalinde Kosova'yı mağlup ederek Dünya Kupası'na katılmaya hak kazanan A Milli Futbol Takımı'mızı, Bizim Çocuklar'ı gönülden tebrik ediyorum. Ay yıldızlı bayrağımızı 24 yılın ardından futbolun bu en büyük sahnesinde dalgalandıracak olan milli takımımıza önce Avustralya, Paraguay ve ABD'ye karşı oynayacağımız grup maçlarında, daha sonra inşallah finale kadar gideceğimizi ümit ettiğimiz mücadelelerde şimdiden başarılar diliyorum. Bizim Çocuklar'ın her zaman olduğu gibi ay yıldızlı formayı zaferden zafere taşıyacağına, aziz milletimizin göğsünü kabartacağına yürekten inanıyorum. Tüm sporcularımızın alınlarından öpüyorum." "Bayramların bayram gibi yaşandığı günlere Rabb'im hepimizi eriştirsin" "Tüm milletimizin, gönül ve kültür coğrafyamızdaki bütün kardeşlerimin geçmiş Ramazan Bayramı'nı tebrik ediyorum. Rabb'imden bizleri coğrafyamızda çatışmaların ve savaşların olmadığı, huzurla geçireceğimiz bayramlara kavuşturmasını niyaz ediyorum" diyen Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Rahmetli Alvarlı Efe Hazretlerinden ilhamla söyleyecek olursak; canın cananını bulduğu, hüznü kederin defolduğu, cümle günahların affolduğu, dertlerin derman bulduğu, İslam aleminin huzura kavuştuğu, gözyaşlarının yerini tebessümlere bıraktığı, Gazze'den Lübnan'a, Sudan'dan Yemen'e, İran'dan Körfez'e, bölgemizin dört bir yanında barış rüzgarlarının estiği, hasılı bayramların bayram gibi yaşandığı o güzel günlere Rabb'im hepimizi, tüm Müslümanları ve insanlığı eriştirsin." "Kardeşlik hukukumuzun zedelenmesine asla müsaade etmeyeceğiz" Erdoğan, Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda detaylarıyla anlattığı Ramazan faaliyetleri dolayısıyla AK Parti teşkilatlarını ayrı ayrı tebrik ederek, şöyle konuştu: "Ramazanda yakaladığımız ivmeyi inşallah artırarak devam ettireceğiz. 23 yıldır olduğu gibi yine kırmadan, dökmeden, ayrıştırmadan, tam tersine gönüller kazanarak, gönüller fethederek yola devam edecek, milletimizin hayır duasına mazhar olabilmek için geceyi gündüze ekleyeceğiz. Etnik kökeni, dili, mezhebi, fikirleri, dünya görüşü her ne olursa olsun 86 milyonu kendimize kardeş ve kaderdaş bilecek, kardeşlik hukukumuzun zedelenmesine asla müsaade etmeyeceğiz. Ramazan Bayramı'nın sizler için tüm Türkiye için İslam coğrafyası ve insanlık için tekrar kutlu ve mübarek olmasını; barışa, huzura, kardeşlik ve dayanışmaya vesile olmasını Cenabıhak'tan niyaz ediyorum. Aynı şekilde, Türkiye başta olmak üzere ortak coğrafyamızda baharın müjdecisi olarak büyük bir coşkuyla kutlanan Nevruz Bayramı'nızı tebrik ediyorum. Nevruz gününün, beş-on provokatörün kundaklama girişimine rağmen, geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu sene de herhangi bir taşkınlık yaşanmadan kutlanmasından duyduğumuz memnuniyeti tekrar ifade ediyorum. Nevruz'u anlamına ve ruhuna uygun şekilde idrak eden aziz milletimize sağduyusundan ötürü tekrar teşekkür ediyor, Nevruz'un da hayırlara vesile olmasını diliyorum." "Hatalarını anlayıp doğru yolu bulurlar umuduyla hareket ettik" AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak bilhassa bölgenin içinden geçtiği sancılı atmosferde üsluplarına çok özen gösterdiklerini vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti: "Kelimelerimizi tartarak konuşuyoruz. Kırıcı olmamaya özellikle gayret ediyoruz. Sağduyuyu, serinkanlılığı, sükuneti elden bırakmıyoruz. 86 milyonun hükümeti olduğumuzu, 86 milyonun her bir ferdinin kutsal emanetini taşıdığımızı, vatandaşlarımızın tamamının gözünün üzerimizde olduğunu bir an olsun aklımızdan çıkarmıyoruz. Dikkat ederseniz, Ramazan-ı Şerif boyunca ana muhalefetin şahsımızı ve partimizi hedef alan, çoğu zaman da edep ve siyasi nezaket sınırlarını fazlasıyla aşan saldırgan sistemleri karşısında itidalimizi koruduk ve kimi zaman duymazdan geldik. Kimi zaman genel başkanın acemiliğine verdik. Kimi zaman belki kendilerine çekidüzen verirler, akıllarını başlarına alırlar, hatalarını anlayıp doğru yolu bulurlar umuduyla hareket ettik. Mecbur kalmadıkça, iş çığırından çıkmadıkça, milletimizin hak ve hukukuna yönelik taciz olmadıkça sataşmalarına cevap vermedik." "Bizi meşgul edecek her türlü siyasi tartışmadan uzak durduk" Erdoğan, CHP yönetiminin son dönemdeki bazı söylemlerini eleştirdi. "Etrafımız ateş çemberine dönmüşken, sınırlarımızın hemen ötesinde füzeler ve dronlar havada uçuşuyorken konsantrasyonumuzu bozacak, bizi meşgul edecek her türlü siyasi tartışmadan uzak durduk. Şunu herkes bilsin ki sükutumuz, atılan iftiraları, yapılan edepsizlikleri sineye çektiğimizden değil, tam aksine edebimizdendi, vakarımızdandı" diyen Erdoğan, "Nadan ile sohbet etmek güçtür bilene, çünkü nadan ne gelirse söyler diline" sözlerini hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "nadan" ile muhatap olmak, vakti ve nefesi israf etmek yerine sadece işlerine ve millete hizmet etmeye odaklandıklarını, 23 yıldır olduğu gibi laf üstüne laf koymanın değil, taş üstüne taş koymanın çabasını gösterdiklerini vurguladı. Türkiye'yi küresel oyuncu haline getirmenin mücadelesi içerisinde bulunduklarına, coğrafyadaki akan göz yaşı ve kanı durdurmanın, mazlum ve mağdurlara zor günlerinde el uzatmanın derdinde olduklarına işaret eden Erdoğan, Namık Kemal'in "Usanmaz kendini insan bilenler halka hizmetten, mürüvvetmend olan mazluma el çekmez ianetten" sözlerinin duruşlarını tarif ettiğini söyledi. AK Parti kadrolarının halka hizmetten usanmadığını dile getiren Erdoğan, "aşkla koşan yorulmaz" şiarıyla koşmaya ve koşturmaya devam ettiklerinin altını çizerek, "Muhalefetin köpürttüğü sanal gündemlerin kuyruğuna takılmadan Türkiye Yüzyılı vizyonumuz doğrultusunda emin adımlarla ilerliyoruz." diye konuştu. İletişim ve haberleşme alanında dün yeni bir dönemi başlattıklarını aktaran Erdoğan, Türkiye'nin 5G teknolojisiyle tanıştığını belirtti.Türkiye'nin rekabet gücünü artıracak, haberleşme, teknoloji, enerji ve üretim verimliliğini yükseltecek, dijital bağımsızlığı perçinleyecek 5G teknolojisini ülkeye kazandırmanın bahtiyarlığını yaşadıklarını anlatan Erdoğan, 4,5G teknolojisinden 10 kat daha hızlı veri aktarımı sağlayan 5G'nin, Türkiye'yi dijital dönüşümün merkezine taşıyacağını kaydetti. Erdoğan, devrim niteliğindeki 5G teknolojisini, aşamalı stratejiyle yaygınlaştıracaklarını, ilk etapta kullanıcı talebinin yüksek olduğu yoğun trafik bölgelerinden başlayarak, Türkiye'nin her köşesine ulaştıracaklarını aktardı. 5G hizmetlerini 2 yıl içerisinde Türkiye'nin her noktasında vatandaşların hizmetine sunacaklarını bildiren Erdoğan, iletişimin yanı sıra ulaştırmadan sağlığa, tarımdan üretime, ekonomiden eğitime geniş bir yelpazede bir dönemin kapılarını açacak 5G teknolojisinin hayırlı olmasını diledi. "Millet, eğriyi doğrudan, samimiyi kolpacıdan ayırmasını çok iyi bilir" AK Parti ve Cumhur İttifakı'nın sorumluluğunun büyük olduğunu söyleyen Erdoğan, Türkiye'yi bölgedeki yangından koruma vazifelerinin bulunduğunu ifade etti.Erdoğan, hizmetkarı olmaktan şeref duydukları milletin lokmasını büyütmek, refahını artırmak, huzurunu temin etmek, geleceğine güvenle bakmasını sağlamak gibi ağır mesuliyetlerinin bulunduğunu, bunları hiçbir zaman unutmayacaklarını ve ihmal etmeyeceklerini dile getirdi.Hedefleriyle aralarına kimsenin girmesine izin vermeyeceklerine dikkati çeken Erdoğan, son günlerde muhalefetin iyice zıvanadan çıkan çirkin üslup ve tavırlarda bulunduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bir defa hepimiz şunun farkında olmalıyız, Türk milleti irfan, basiret ve feraset sahibi bir millettir. Bu milletin gözünü boyayamazsınız, kandıramazsınız. Bu millete siyasi hokkabazlığı, cambazlığı, lafazanlığı 'siyaset' diye yutturamazsınız. Bu aziz millet, eğriyi doğrudan, samimiyi kolpacıdan, yalancıyı dürüstten, ahlaklıyı ahlaksızdan ayırmasını, bunların tefrikini yapmasını çok iyi bilir." Milletin, AK Parti ve Cumhur İttifakı ile ana muhalefet partisi CHP arasındaki seviye, üslup, kalite, duruş ve vizyon farkını çok net gördüğünü dile getiren Erdoğan, bunun değerlendirmesini en güzel şekilde yaptığına işaret etti. "Darbeye ve darbecilere destek vermek CHP'nin milli sporudur" Erdoğan, "CHP'nin ramazanda bile ara vermediği, son günlerde iyice çirkinleştirerek sürdürdüğü saldırgan söylemlerini milletin takip ettiğini, notu verdiğini, bundan da zerre şüphe duymadığını" aktardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Ellerine geçirdikleri her fırsatı, şahsımıza ve partimize yönelik bir hakaret senfonisine dönüştürerek unutmasınlar ki bizi ve partimizi değil, sadece kendilerini küçük düşürürler. Biz bu oyuna hiçbir zaman alet olmadık, olmayacağız. Bilhassa içinden geçtiğimiz hassas dönemde, öfkenin, nefretin, çatışma ve kavga dilinin siyaseti zehirlemesine göz yummayacağız. Fakat gerektiğinde hadsize haddini bildirmenin, 40 yetime kaftan giydirmekten daha üstün olduğunu da çok iyi bileceğiz. Bu ülkenin Cumhurbaşkanına, iktidar partisine çok seviyesiz şekilde dil uzatmak, çok çirkin ifadelerle hakaret etmek ana muhalefetin başındaki zat dahil kimsenin hakkı da değildir, haddi de değildir. Çünkü bu ülkede darbeciliğin ve cuntacılığın kitabını CHP yazmıştır. Türk siyasi tarihini açıp bakın, orada darbecilerle kol kola yürüyen CHP'yi görürsünüz, orada puslu havalarda darbecilere mihmandarlık yapan CHP ile karşılaşırsınız, orada 'üniversite öğrencilerinin kıyma makinelerinden geçirildiği' yalanıyla darbeye ortam hazırlayan CHP'yi bulursunuz, ülkemizde darbe geleneğini başlatan, 27 Mayıs'ın baş aktörü CHP'yi görürsünüz. 12 Mart Muhtırasının arkasında CHP'nin silüeti vardır. 12 Eylül darbecilerinin ilham kaynağı aynı şekilde CHP ideolojisidir. 28 Şubat'ın müsebbibi en az devrin vesayetçileri kadar CHP zihniyetidir." Erdoğan, "3 Kasım 2002'den bu yana Türkiye demokrasisini hedef alan provokasyonların tamamında CHP'nin parmak izinin bulunduğunu, 27 Nisan bildirisi öncesinde de toplumu ve siyaseti gerenin CHP olduğunu" söyledi.Gezi olaylarında sokak darbesine yeltenenlerin sırtını CHP'nin sıvazladığını ifade eden Erdoğan, 17-25 Aralık darbe teşebbüsünde de darbecilere CHP'nin çanak tuttuğunu kaydetti. 15 Temmuz ihanetine "Kontrollü darbe" iftirası atarak darbecileri aklamaya çalışanın da CHP olduğunun altını çizen Erdoğan, "Kimse kusura bakmasın ama Türkiye'nin siyasi terimler sözlüğünde darbeci ve cuntacı sıfatının karşısında CHP yazar. Darbecilik, CHP'nin karakteridir, ruhudur, kimliğidir. Darbeye ve darbecilere destek vermek CHP'nin milli sporudur." ifadesini kullandı. "Biz bu sürecin tarafı değiliz" Erdoğan, CHP'nin "darbe sever" karakterini gözler önüne seren, ibretlik bir anekdotu paylaşmak istediğini ifade ederek, özellikle CHP'nin sokakları ateşe vermek için öne sürdüğü gençlerin bunu iyi dinlemesini istedi.Merhum Jandarma Yüzbaşı Ahmet Er'in, Davutpaşa Kışlası'nda ziyaretine gittiği arkadaşı ve Tank Tabur Komutanı Binbaşı Orhan Erkanlı'nın odasında yaşadıklarına ilişkin Erdoğan, şunları söyledi: "Bir gün merhum Jandarma Yüzbaşı Ahmet Er'in yolu Davutpaşa Kışlası'na düşer. Darbenin ayak sesleri işitilmektedir. Niyeti, arkadaşı Binbaşı Orhan Erkanlı'yı ziyaret etmektir. Daha sonra CHP sıralarında milletvekilliği yapacak olan Erkanlı, Davutpaşa'da Tank Tabur Komutanıdır. Ahmet Er iki sivil ile görüşme halinde olan Erkanlı'nın odasına girer, odaya girince içeride bulunan iki yabancı bir anlık şaşkınlık yaşar. Binbaşı Erkanlı hemen duruma müdahale eder, onlara döner ve 'Yüzbaşım yabancı değil, devam edin' der. Bunun üzerine sivil şahıs konuşmaya, daha doğrusu Erkanlı'ya brifing vermeye devam eder: 'Efendim, Saraçhane'de iki grubu birbirleri ile çatıştırdık. Kavga bütün şiddetiyle devam ediyor. Başka bir emriniz var mı?' diye de ekler. 'Teşekkür ederim. Böyle devam edin' diyen Erkanlı bir süre sonra onları yolcu eder. Ahmet Er şaşkınlıkla, 'Binbaşım bu adamlar kimdir?' diye sormaktan kendini alamaz. Erkanlı'nın cevabı oldukça manidardır, 'Bunlar Halk Partisi milletvekilleridir'. Bu duruma Ahmet Er, 'Memleketin genç evlatlarını birbirlerine kırdırıyorlar. Bu ne haince iştir' sözleriyle tepki gösterir. Erkanlı ise 'Olaya öyle bakma, onlar ihtilale zemin hazırlıyor' karşılığını verir. İşte CHP budur, CHP zihniyeti budur, CHP'nin demokrasiye, CHP'nin milli iradeye, gençlerimize bakışı budur. Bunların nazarında gençler kimi zaman darbelere ortam hazırlamak, kimi zaman yolsuzlukları atlamak için kullanılıp atılacak bir sarf malzemesidir. CHP bu ülkede darbeciliğin vücut bulmuş, somutlaşmış, tecessüm etmiş halidir. Nasıl tenekeyi sarıya boyamakla altına dönüşmezse CHP'nin genlerine işlemiş darbeci zihniyeti de değişmez. Eğer değişirse geriye CHP diye bir yapı kalmaz." Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, "Şimdi isterseniz CHP'nin darbeci geçmişini şöyle bir hatırlayalım" sözlerinin ardından Grup Toplantısı Salonu'nda video izletildi.Videonun ardından konuşmasına devam eden Erdoğan, karşılarında kalibrelerine, kalitelerine, sıkletlerine uygun bir siyasi rakip olmadığını belirtti. CHP Genel Başkanı Özgür Özel'i eleştiren Erdoğan, şunları kaydetti: "Maalesef ana muhalefet partisinin genel başkanlık koltuğunda ağzı bozuk, ruh hali bozuk, önüne gelene hakaretler savuran, dahası hakaretlerinden yüzü dahi kızarmayan bir karakter bulunmaktadır. CHP'li vatandaşlarımızın da giderek pervasızlaşan bu söylemlerden, bu akıl ve ahlak tutulmasından rahatsızlık duyduğunu çok iyi biliyorum. Ben bu seviyesizliği hiç kimseye değil, aziz milletime şikayet ediyorum, aziz milletime havale ediyorum. Burada CHP'nin başındaki zata sadece şu hatırlatmayı yapmak istiyorum, kabahat samurdan kürk olsa kimse üstüne almazmış. Bunu anlıyoruz. Siz de bugüne kadar yoldan geçen vatandaştan havada uçan kuşa kadar ilgili ilgisiz herkese suç attınız, kabahat buldunuz, günah keçisi ilan ettiniz ama bir gün olsun 'Hırsızın hiç mi suçu yok?' sorusunu sormadınız. Bir gün olsun 'kabahati yok' demediniz. Özellikle biz dik durduk. Yolsuzluğu ihbar edenlerle, 'rüşvet verdim' diyenlerle uğraştığınız kadar rüşveti alanlarla, yolsuzluk yapanlarla, esnafı haraca bağlayanlarla, belediyeleri arpalığa çeviren karakter fukaralarıyla uğraşmadınız. Kusura bakmayın fakat bu ülke CHP'nin han-ı yağması değildir. Belediye kaynakları, CHP'li başkanların han-ı zi-safası değildir. Dolayısıyla hiç kimse size 'Yiyin efendiler, yiyin. Doyuncaya, tıksırıncaya, çatlayıncaya kadar yiyin' demez. Diyemez, demeyecektir." Türkiye Cumhuriyeti'nde kimsenin suç işleme, yolsuzluk yapma, milletin emanetine ihanet etme ayrıcalığı olmadığını vurgulayan Erdoğan, üstünlerin hukukunun egemen olduğu günlerin eski Türkiye'de kaldığını, çalanın, çırpanın, soyanın yanına kar kaldığı günlerin artık geride bırakıldığını dile getirdi. Erdoğan, "Daha önce defalarca söyledim, bugün tekrar ifade ediyorum. Biz bu sürecin tarafı değiliz. Sadece milletimiz adına hakkın yerini bulmasının takipçisiyiz. Bunun da hukukun temel ilkeleri çerçevesinde yapılmasını arzu ediyor, adil ve tarafsız bir yargılamayla gerçeklerin ortaya çıkarılmasını, suçu sübut bulanlardan hukuk önünde hesap sorulmasını adaletin tecellisiyle birlikte Türkiye'nin safralarından kurtulmasını istiyoruz." sözlerini sarf etti. "Türkiye'nin ilkeli duruşu, tavrı dünyaya ve bölgeye verdiği mesajlar, insanlığın ve vicdanın sesi olmuştur" ABD/İsrail-İran savaşını anımsatan Erdoğan, "Bölgemizde 28 Şubat'ta başlayan ve birinci ayını dolduran savaş, tehdit ve tehlike düzeyini artırarak devam ediyor. Önceliğimiz ülkemizin bu fırtınalı dönemi kazasız belasız atlatmasıdır. Türkiye'yi bu yangının uzağında tutmakta kararlıyız. Hükümet olarak muhalefetin bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden, temkinli, itidalli, dengeli ve rasyonel bir zeminde bu süreci yönetiyoruz." diye konuştu. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın İslamabad'da düzenlenen Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan Dışişleri Bakanlarının bir araya geldiği dörtlü toplantıya katıldığını, toplantıda endişeleri ve savaşı durdurmak için atılabilecek adımları dile getirdiklerini aktaran Erdoğan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve MİT Başkanı İbrahim Kalın ve diğer ilgililerin de kendi görev alanları içinde yoğun gayret sarf ettiklerini anlattı. Türkiye'nin tavrının net olduğunu, bölgede barışın hakim olması için ne yapılması gerekiyorsa tereddütsüz yapmayı görev bildiklerini ifade eden Erdoğan, "Akan kanın durması, göz yaşının dinmesi, silahların susması, sorunların diplomasiyle çözülebilmesi için şayet iğne ucu kadar dahi umut varsa bunu değerlendirmek boynumuzun borcudur. Savaşın başından beri Türkiye'nin ilkeli duruşu, tavrı, dünyaya ve bölgeye verdiği mesajlar, insanlığın ve vicdanın sesi olmuştur." değerlendirmesinde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, kardeş ve dost ülkelerin yaşadığı acıların bir an önce son bulmasını samimiyetle arzu ettiklerini belirterek, "Ancak bölgemizi bekleyen tehlikelerin başında savaşın uzamasının yanı sıra bölgesel bir iç çatışmaya dönüşmesi riski vardır. Enerji, ulaştırma, sivil altyapıya yönelik misillemeler maalesef bu ihtimali artırmaktadır. Bölgemizi yangın yerine çevirmekle kalmayıp tüm insanlığın omuzlarına çok ağır ekonomik bir yük bindiren bu hukuksuz savaşın birinci derecede sorumlusu çatışma, kaos ve kriz bağımlısı İsrail Hükümetidir. Savaşın yeni cepheler açılmak suretiyle devam etmesine sebebiyet verecek her gelişme İsrail'in kanlı stratejisine hizmet edecek, bölgemize ise kaybettirecektir. Savaşta dökülen her damla kanın, Netanyahu'nun siyasi ömrünü uzatacak bir can suyu olacağı unutulmamalıdır." görüşünü paylaştı. İran'la savaşın, küresel barış vizyonuna hizmet etmediğini, tam tersine bu vizyonu sabote ettiğinin, zora soktuğunun gayet açık olduğunu ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "İnsanlığın sıkıştırıldığı bu kapandan kurtulması için eldeki en büyük imkan diplomasidir, diyalogdur, uzlaşmadır, maksimalist taleplerde ısrar etmek yerine asgari müştereklerde buluşmaya çalışmaktır. Akıl, vicdan, uluslararası hukuk, adalet ve hakkaniyet bunu gerektirir. Temennimiz aklıselimin egemen olduğu, böylece daha fazla kan dökülmeden barışa giden yolun açılmasıdır. Biz bunun için elimizle birlikte gerekirse gövdemizi de taşın altına koymaya devam edeceğiz. Hazreti Peygamber'in mübarek parmaklarını birbirine kenetleyerek ifade buyurduğu şu tavsiyelerini bu süreçte kendimize rehber edeceğiz, 'müminin mümine bağlılığı taşları kenetlenmiş bir bina gibidir'. İşte bu kardeşlik, bu kaderdaşlık, bu ruhu yüceltecek bir hassasiyetle mesuliyetimizi artıracağız. Rabb'im yar ve yardımcımız olsun. Rabb'im Türkiye'yi muzaffer kılsın diyorum." Notlar Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026 Dünya Kupası play-off finalinde Kosova'yı mağlup ederek Dünya Kupası'na katılmaya hak kazanan A Milli Futbol Takımı'nı tebrik ederek, milli takım atkısıyla kürsüye çıktı.Milli takımın galibiyeti nedeniyle vekillerin sırasına da Türk bayrakları ve atkılar konuldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.