#Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan

İLKHABER-Gazetesi - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan çiftçilere yeni destek mesajı! “Tarımda hiçbir sorunumuz yok” Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan çiftçilere yeni destek mesajı! “Tarımda hiçbir sorunumuz yok”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen Dünya Çiftçiler Günü Programı’nda tarım, üretim ve çiftçilere yönelik önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin gıda arz güvenliği konusunda herhangi bir sorun yaşamadığını belirten Erdoğan, tarımda planlamanın ikinci aşamasına geçileceğini açıklayarak çiftçilere yönelik yeni finansman ve kredi desteklerinin müjdesini verdi. Çiftçilere hitap eden Erdoğan, Türkiye’nin tarımsal üretim ve gıda güvenliği konusunda güçlü bir noktada olduğunu söyledi. “Gıda arz güvenliği konusunda sorunumuz yok” Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, “86 milyon vatandaşımızın gıda emniyetini sorunsuz şekilde sağlamayı başardık. Tarımsal güvenlik ve gıda arz güvenliği konusunda hiçbir sorunumuz yoktur. Sulama konusunda da bir sıkıntımız bulunmuyor” ifadelerini kullandı. Erdoğan ayrıca zirai don ve kuraklık nedeniyle geçtiğimiz yıl düşüş yaşayan bitkisel üretimin yeniden yükselişe geçeceğini belirtti. Çiftçilere teşekkür etti Türkiye’de tarım ve hayvancılığın ayakta kalmasında çiftçilerin büyük emeği olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Soframıza gelen her üründe sizlerin alın teri ve emeği var” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz gecesinde meydanlara çıkan çiftçilere de teşekkür ederek, “Traktör lastiklerini ateşe veren, milli iradeyi savunan tüm çiftçilerimize şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı. “Tarımda planlamanın ikinci aşamasına geçiyoruz” Programda tarım politikalarına ilişkin yeni mesajlar da veren Erdoğan, tarımda planlamanın ikinci aşamasına geçileceğini açıkladı. Çiftçilere yönelik finansman desteklerine de değinen Erdoğan, 7 yıla kadar vadeli ve 10 milyon dolara kadar finansman imkanı sağlanacağını söyledi. 500 milyon dolarlık kredi hacmi oluşturulacak Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarım sektörüne yönelik 500 milyon dolarlık kredi hacmi oluşturulacağını duyurdu. Ayrıca yaklaşık 400 bin çiftçinin ürünlerini pazarlayabileceği yeni satış ve ticaret kanallarının kurulacağını ifade etti. Dünya Çiftçiler Günü mesajı Konuşmasının sonunda tüm çiftçilerin Dünya Çiftçiler Günü’nü kutlayan Erdoğan, çiftçilere bereketli ve verimli bir yıl diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan yeni anayasa mesajı: “Cumhur ile cumhuriyet arasındaki dikenli telleri söküp attık” Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan yeni anayasa mesajı: “Cumhur ile cumhuriyet arasındaki dikenli telleri söküp attık”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Danıştay’ın 158. Kuruluş Yıldönümü ve İdari Yargı Günü Töreni’nde yaptığı konuşmada yeni anayasa mesajı verdi. Türkiye’nin özgürlükçü ve sivil bir anayasaya ihtiyaç duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her türlü ayrımcılığa son verdik, cumhur ile cumhuriyet arasına çekilen dikenli tel örgüleri söküp attık” ifadelerini kullanırken, yargıya hukuk dışı müdahalelerin kabul edilemeyeceğini söyledi. Danıştay töreninde dikkat çeken açıklamalar Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da düzenlenen Danıştay’ın 158. Kuruluş Yıldönümü ve İdari Yargı Günü Töreni’nde yargı, hukuk devleti ve yeni anayasa tartışmalarına ilişkin önemli mesajlar verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, hukuk devletinin temelinde bağımsız ve tarafsız yargının bulunduğunu belirterek, idari yargının vatandaş açısından güvenli bir liman olduğunu söyledi. “Her türlü ayrımcılığa son verdik” Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, vatandaş ile devlet arasındaki ilişkinin son yıllarda değiştiğini vurguladı. “Toplumun bir kesiminin kendisini öz yurdunda garip hissettiği dönemlerden bugünlere geldik” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her türlü ayrıcalığa ve ayrımcılığa son verdik. Cumhur ile cumhuriyet arasına çekilen dikenli tel örgüleri söküp attık” ifadelerini kullandı. Yeni anayasa mesajı verdi Yeni anayasa tartışmalarına da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin sivil ve özgürlükçü bir anayasaya ihtiyaç duyduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yeni, kuşatıcı, özgürlükçü ve sivil bir anayasa demokrasimizi aşağıdan yukarıya doğru inşa etmenin imkanıyla önümüzde duruyor” dedi. “Yargıya hukuk dışı müdahale kabul edilemez” Yargı bağımsızlığı konusunda da açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yargı yetkisinin kullanımına hukuk dışı müdahalelerin kabul edilemeyeceğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yargı yetkisinin kullanımına hukuk dışı hiçbir müdahale hoş ve mazur karşılanamaz” diye konuştu. “Reform irademiz güçlü” Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca kamu yönetimi ve yargı alanındaki reformların süreceğini belirtti. Daha hızlı, daha etkin ve daha adil bir idari yargı sistemi hedeflediklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, reform iradesinin ilk günkü gibi güçlü olduğunu söyledi.

Nennioğlu: Bayramda görev yapacak sağlık çalışanlarının mağduriyeti giderilmeli Haber

Nennioğlu: Bayramda görev yapacak sağlık çalışanlarının mağduriyeti giderilmeli

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kamu çalışanları için Kurban Bayramı tatilinin 9 güne çıkarıldığını açıkladı. Sağlık-Sen Adana Şube Başkanı Bekir Nennioğlu, bayramda görev yapan sağlık çalışanlarının emeklerinin karşılığını alması gerektiğini belirterek yetkililere çağrıda bulundu. “BAYRAMDA ÇALIŞANLARA ADİL ÖDEME YAPILMALI” Sağlık Sen Adana Şube Başkanı Bekir Nennioğlu sağlık çalışanlarının bayram tatilinde de hastanelerde, acil servislerde ve sahada vatandaşlara hizmet vermeye devam ettiğini belirterek, “Kurban Bayramı’nda herkes tatil yaparken sağlık çalışanları hastanelerde, acillerde, servislerde ve sahada vatandaşımıza hizmet etmeye devam ediyor. Ancak sağlık çalışanları açısından ciddi bir adaletsizlik yaşanıyor. İdari izin günleri çoğu zaman resmi tatil gibi değerlendirilse de, fiiliyatta sağlık çalışanları görevine devam ediyor. Buna rağmen bu günler yıllık izin kapsamında sayılabiliyor ve en önemlisi nöbet ücreti ödenmiyor” şeklinde konuştu. “SAĞLIK ÇALIŞANLARININ EMEĞİ EKSİKSİZ KARŞILANMALI” Sağlık çalışanlarının fedakârlığının karşılıksız bırakılmaması gerektiğini vurgulayan Bekir Nennioğlu, “Eğer sağlık çalışanı bayramda görev yapıyorsa, emeğinin karşılığını eksiksiz almalıdır. İdari izin uygulaması sağlık çalışanı için mağduriyete dönüşmemelidir. Hem çalıştırıp hem nöbet ücretini vermemek kabul edilemez. Sağlık çalışanlarının fedakârlığı görmezden gelinmemeli, hak kaybına yol açan uygulamalara son verilmelidir. Sağlık-Sen olarak sağlık çalışanlarının hakkını savunmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye için 10 yıllık aile planını açıkladı: Aileye destek paketi mi geliyor? Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye için 10 yıllık aile planını açıkladı: Aileye destek paketi mi geliyor?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2026-2035 dönemini kapsayan Aile ve Nüfus 10 Yılı Vizyon Belgesi tanıtımında önemli açıklamalarda bulundu. Ailenin toplumun temel taşı olduğunu belirten Erdoğan, nüfus artış hızındaki düşüşe dikkat çekerek, aile kurumunun güçlendirilmesinin stratejik öncelik olduğunu ifade etti. “AİLELERİMİZİ GÜÇLENDİRMEK İÇİN GÜÇLÜ İRADE ORTAYA KOYUYORUZ” “Aziz milletim, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın değerli mensupları, sivil toplum kuruluşlarımızın kıymetli temsilcileri, çok değerli misafirler; sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. 2025-2026-2035 dönemini kapsayan Aile ve Nüfus 10 Yılı Vizyon Belgesi tanıtım programında sizlerle beraber olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum. Programı teşriflerinizden dolayı her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Sözlerimin hemen başında; elektronik çağla başlayan, dijital çağla doruğa çıkan zorluklara rağmen aile olma şuurunu hala diri tutan aziz milletimizin her bir yuvasını saygıyla selamlıyor; tüm hanelerimize Rabbimden sağlık, huzur ve mutluluk niyaz ediyorum. 10 yıllık bir dönemde ailelerimizi güçlendirmek, nüfusumuzu artırmak, sosyal ve ekonomik hayatın her alanında ailenin merkezi rolünü sağlamlaştırmak için güçlü bir irade ortaya koyan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızı gönülden tebrik ediyorum. Aynı şekilde artan tehditler ve tehlikeler karşısında aile müessesesinin asli misyonunu icra etmesine katkı veren sivil toplum kuruluşlarımıza, medyada ve sosyal medyada bu mücadeleye destek olan her bir kardeşime kalpten teşekkür ediyorum.” “AİLE TOPLUMUN TEMELİDİR” “Şu bir gerçek ki; bir milletin gücü sadece ordusunun kudreti, ekonomisinin büyüklüğü veya teknolojisinin ileri olmasıyla ölçülemez. Bunların yanı sıra bir milletin gücü; yuvalarında tüten ocakta, beşiklerinde büyüyen evlatlarda, nesilden nesile taşınan değerlerde gizlidir. Aile ve Nüfus 10 Yılı Vizyon Belgemiz, bunun doğrultusunda atılacak adımların aile kurumuna daha da büyük bir güç katacağına inanıyor; ülkemiz, milletimiz ve tüm ailelerimiz için şimdiden hayırlı olmasını diliyorum. Bugün ayrıca 2025 Aile Yılı kapsamında düzenlenen çeşitli yarışmalarda dereceye giren kardeşlerimize ödüllerini takdim edeceğiz. 'Ailemiz Geleceğimiz' temalı fotoğraf ve kısa film yarışmaları başta olmak üzere ödüle layık görülen tüm kardeşlerimizi de tebrik ediyorum.” “HEPİMİZ VARLIĞIMIZI AİLELERİMİZE BORÇLUYUZ” “Hepimiz bir annenin, bir babanın evlatlarıyız. Hepimiz varlığımızı ailelerimize borçluyuz. Evlat olmamız da anne baba olmamız da ailelerimiz sayesindedir. Aile, insanın hem en korunaklı çatısı hem de ilk okuludur. Hayata önce ailede hazırlanılır. Merhamet, şefkat, empati kurmak ilkin ailede öğrenilir. Sevgi ve kardeşliğin ilk tohumu ailede atılır. Vatan, millet sevgisinin ilk adresi ailedir. Şahsiyet ailede oluşur ve o çatı altında tekamül eder. İnsan neslinin ayakta durabilmesini sağlayan da yine ailedir. Aile güçlü olduğunda bireyler güçlü olur, dolayısıyla toplum güçlü olur. Aile zayıfladığında, zayıflatıldığında ise birey zayıflar, toplum kan kaybeder.” “TÜRKİYE’Yİ YARINLARA HAZIRLAMANIN GAYRETİNDEYİZ” “Ailenin huzuru milletin huzurundan, ailenin saadeti milletin saadetinden, ailenin güvenliği milletin güvenliğinden, ailenin birliği milletin birlik ve beraberliğinden ayrı düşünülemez. Anayasamızın 41. maddesinde yer alan 'Aile Türk toplumunun temelidir' ilkesi hem bir yükümlülüğü hem de milletimizin asli kimliğini ortaya koyan son derece veciz bir ifadedir. Evet, Türk milleti tarih boyunca aile bağlarının güçlülüğü, devamlılığı sayesinde varlığını sürdürmüş, maruz kaldığı tüm tehditleri bertaraf etmiş ve kültürel kodlarını korumayı başarmıştır. Vatanımızın anavatan olması tesadüf değildir. Devletimizin devlet ana olması tesadüf değildir. İnsanımızın gönlünde tüten ocağın aile ocağı, ana ocağı, baba ocağı olması asla ve asla tesadüf değildir.” “DİJİTAL ÇAĞDA AİLE DÖNÜŞÜYOR” “Dijital teknokültür çağında insana ve hayata dair hemen her şey gibi aile de dönüşüyor, form değiştiriyor, elbette ciddi sınamalarla karşılaşıyor. Alışılagelmiş yapıların çözüldüğü, insanın yol ve yön arayışının arttığı bir dönemdeyiz. Böyle bir dönemde 86 milyonun sorumluluğunu taşıyan kadrolar olarak ülkemiz ve milletimiz için en iyisini yapmanın, muhtemel riskleri, tehditleri ve fırsatları öngörerek Türkiye'yi yarınlara hazırlamanın gayretindeyiz.” “EN AZ 3 ÇOCUK ÇAĞRIMIZIN HAKLILIĞI ORTAYA ÇIKTI” “Aslında buna yeni de başlamadık. Ülkeyi yönetme vazifesini üstlendiğimiz 2002'den beri bunun mücadelesini veriyoruz. Hatırlarsanız 2007 yılında en az 3 çocuk diyerek hızla yaklaşan bir tehlikeye dikkat çekmiştik. Bu çağrımız ülkeye dair her konuya ideolojik gözlükle bakanların tepkisini çekmiş, bizi son derece seviyesiz ifadelerle eleştirmişlerdi. Sonuçta ne oldu? Aradan geçen sürede 3 çocuk çağrılarımızın haklılığı ispat edilmiş oldu. O günlerde bizi eleştirenler bugün hakkımızı teslim etmek zorunda kalıyor.” “DOĞURGANLIK HIZI DÜŞÜYOR” “Değerli misafirler, ekonomik, ticari ve beşeri bakımdan dünya ile bütünleşmiş bir ülke olarak bütün bunlardan maalesef bizler de etkileniyoruz. Aile bağlarımız, evlilik yaşı yükselmekte, boşanma oranları artmakta, bunların bir sonucu olarak doğurganlık hızımız düşmektedir. Doğrusunu söylemek gerekirse rakamlar hepimiz için tedirgin edicidir. Mesela doğurganlık hızımız 2017’den itibaren nüfusun yenilenme seviyesi olan 2,1’in altına indi. 2024’te 1,48’e düşen oranın maalesef 2025 yılında daha da geriye gittiğini tahmin ediyoruz. Ülkemizde 2014’te yılda 1 milyon 351 bin bebek dünyaya gelirken 2023’te bu rakam 1 milyonun altına düştü.” 5 STRATEJİK ÖNCELİK AÇIKLANDI “2026-2035 dönemini Aile ve Nüfus 10 Yılı olarak belirledik. 1 - Aile kurumunun ve nesillerin korunması 2 - Evliliğin teşviki 3 - Doğurganlık hızının artırılması 4 - Gençlerin nitelikli yetiştirilmesi ve yaşlı refahı 5 - Kırsalın yerinde kalkınması ve nüfusun dengeli dağılımı 10 yılın önceliklerini hayata geçirmek için araştırma, mevzuat ve diplomasi tarafında da çalışmalar yürütülecek.”

İstanbul Finans Merkezi’nde yeni teşvik dönemi başlıyor: Finans dünyası harekete geçti Haber

İstanbul Finans Merkezi’nde yeni teşvik dönemi başlıyor: Finans dünyası harekete geçti

İstanbul Finans Merkezi (İFM) Genel Müdürü Ahmet İhsan Erdem, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan İFM’ye ve yatırım ortamını güçlendirmeye yönelik yeni teşviklere ilişkin, “Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu vizyon ve İstanbul Finans Merkezi özelinde açıkladığı düzenlemeler, uluslararası finans ve ticaret ekosistemindeki konumumuzu daha da güçlendirecektir.” değerlendirmesinde bulundu. İFM’den yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yatırım ortamını güçlendirmeye yönelik yeni teşviklerin ele alındığı “Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı”nda yaptığı konuşmada, İstanbul Finans Merkezi’ne yönelik vergi avantajlarını genişleten düzenlemeleri açıkladığı anımsatıldı. Bu kapsamda, İFM’de faaliyet gösteren kurumların transit ticaret ile yurt dışında gerçekleşen mal alım satımlarına aracılık faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlara uygulanan kurumlar vergisinde indirim oranının yüzde 50’den yüzde 100’e çıkarıldığı hatırlatıldı. Açıklamada, asgari kurumlar vergisi uygulamasına ilişkin istisna kapsamının genişletildiği, İFM’de elde edilen ve teşvik kapsamında değerlendirilen gelirlerin de bu kapsama dahil edilmesinin planlandığı aktarıldı. İFM’de finansal hizmet ihracatına yönelik teşvik ve vergi avantajlarının 2047’ye kadar yüzde 100 uygulanacağının belirtildiği açıklamada, harç muafiyeti süresinin 20 yıla çıkarılmasının uzun vadeli öngörülebilirlik sağlayarak uluslararası yatırımcılar için güçlü bir güven unsuru oluşturacağı ifade edildi. Açıklamada, küresel şirketlerin bölgesel yönetim merkezlerini Türkiye’ye taşımalarını destekleyen yeni vergi avantajlarının da devreye alındığı, bu kurumlardaki nitelikli çalışanlara yönelik ücret istisnası uygulamalarının genişletileceği, İFM bünyesinde hayata geçirilen “Tek Durak Büro” uygulamasıyla şirket kuruluşundan izin süreçlerine kadar birçok işlemin tek merkezden yürütülebileceği aktarıldı. “YENİ TEŞVİKLER İFM’YE İLGİYİ DAHA DA ARTIRACAK” Açıklamada değerlendirmeleri yer alan İFM Genel Müdürü Ahmet İhsan Erdem, bu düzenlemelerin İstanbul Finans Merkezi’nin uluslararası rekabet gücünü artıran önemli bir adım olduğunu belirterek, “Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu vizyon ve İstanbul Finans Merkezi özelinde açıkladığı düzenlemeler, uluslararası finans ve ticaret ekosistemindeki konumumuzu daha da güçlendirecektir.” ifadesini kullandı. Gelecek dönemde hayata geçirilmesi planlanan ilave düzenlemelerle İFM’nin sorumluluğunun daha da artacağına işaret eden Erdem, Türkiye’nin uzun vadeli yatırım, finans ve kalkınma hedeflerine katkısını güçlendirmek için kararlılıkla çalışmaya devam edeceklerini vurguladı. Erdem, yeni düzenlemelerin mevcut teşviklerle birlikte İstanbul Finans Merkezi’nin sunduğu bütüncül yapıyı daha da güçlendireceğinin altını çizerek, şunları kaydetti: “Uluslararası kuruluşlar karar süreçlerinde güçlü hukuki ve operasyonel altyapı, rekabetçi teşvik yapısı ve nitelikli insan kaynağına erişim ile geniş pazarlara ulaşım imkanlarını birlikte değerlendiriyor. İFM Kanunu ile sağlanan hukuk seçimi ve yabancı para birimiyle defter tutabilme gibi kolaylıklar, finansal hizmet ihracatına yönelik vergi avantajları ve Türkiye’nin genç yetenek havuzu, bu ilgiyi destekleyen temel unsurlar arasında yer alıyor. İstanbul’un dört saatlik uçuş mesafesinde 1,3 milyar kişilik nüfusa erişim imkanı da kurumlara geniş bir operasyon alanı sunuyor. Açıklanan yeni teşviklerin, bu güçlü yapıyı tamamlayarak İstanbul Finans Merkezi’ne yönelik mevcut ilgiyi daha da artıracağına inanıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin istihdamında 3 yıllık hedefi açıkladı Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin istihdamında 3 yıllık hedefi açıkladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Dünyamız teknolojinin ve yapay zekanın öncülüğünü yaptığı keskin bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Bu değişimin insanlığa neler kazandırdığının, neler kaybettirdiğinin hesabını elbette akademisyenlerimiz çok boyutlu bir şekilde yapmaktadır ama şunu hepimiz çok net biçimde görebiliyoruz. Önüne çıkanı sürükleyen bu değişim dalgasını durdurmak, değişime set çekmek mümkün değil fakat değişimi doğru okumak, doğru yönlendirmek ve sağlıklı bir şekilde yönetmek bizim elimizdedir." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ev sahipliğinde Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleşen Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) 6. Beceriler Zirvesi'nde konuştu. Zirve münasebetiyle davetlileri kıtaların buluşma noktası İstanbul'da ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu söyleyen Erdoğan, ülkenin dünyaya açılan cümle kapısı olan kentte böyle önemli bir zirveye ev sahipliği yapmanın gurur vesilesi olduğunu ifade etti. Konuşmasının hemen başında bir hususun altını çizmek istediğini söyleyen Erdoğan, "Sizlerin de takip ettiği üzere dünyamız teknolojinin ve yapay zekanın öncülüğünü yaptığı keskin bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Bu değişimin insanlığa neler kazandırdığının, neler kaybettirdiğinin hesabını elbette akademisyenlerimiz çok boyutlu bir şekilde yapmaktadır ama şunu hepimiz çok net biçimde görebiliyoruz. Önüne çıkanı sürükleyen bu değişim dalgasını durdurmak, değişime set çekmek mümkün değil fakat değişimi doğru okumak, doğru yönlendirmek ve sağlıklı bir şekilde yönetmek bizim elimizdedir. Dahası, bu biz karar alıcıların asli vazifelerinden biridir." ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile OECD arasındaki yakın işbirliğinin tezahürü olan bu zirvenin beceriler alanında küresel diyalog için güçlü bir zemin oluşturacağını düşündüğünü söyledi. İnsanlığın ortak sınamalarına karşı, ortak çözüm yolları geliştirmenin daha önce hiç olmadığı kadar kritik olduğu bir dönemin içinde olduklarını ifade eden Erdoğan, "Özellikle istihdam alanında ezberlerin bozulduğuna şahit oluyoruz. Teknolojide yaşanan gelişime paralel olarak üretim biçimleri değişiyor, meslekler dönüşüyor, bazı işler hükmünü yitirirken yeni iş alanları ortaya çıkıyor. İçinde bulunduğumuz dönemde ülkelerin başarısını belirleyecek unsurun beşeri sermayelerin niteliği olacağı anlaşılıyor." diye konuştu. Erdoğan, zirvenin ana temasının "Nesiller Arası Yeteneğin Ortaya Çıkarılması" olarak belirlenmesini bu bakımdan çok isabetli bulduğunu kaydetti. Zirvenin başarılı geçmesini dileyen Erdoğan, farklı oturumlarda yapılacak değerlendirmelerin hayırlara vesile olmasını temenni etti. "HEDEFİMİZ GELECEK 3 YILDA 3 MİLYON GENCİMİZİ İSTİHDAMA KAZANDIRMAKTIR" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Nüfusumuz giderek yaşlanırken iş gücü piyasalarımız yeni baskılara, yeni meydan okumalara maruz kalıyor." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2030'da dünya nüfusunun 5'te 1'inin 60 yaş ve üstü kişilerden oluşacağı, 2050'de ise bu oranın da 4'te 1'i bulacağı tahmin ediliyor." ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi: "Aile bağlarımızın halen diri olması, yardımlaşma ve dayanışma kültürünün halen güçlü olması bize önemli bir avantaj sağlamaktadır." "Esnek eğitim modelleri, kariyer rehberliği mekanizmaları ve işverenlerle kurulan etkin ortaklıklar iş gücü piyasalarında belirleyici olacaktır." "Hedefimiz gelecek 3 yılda 3 milyon gencimizi istihdama kazandırmaktır." "Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun merkezinde nitelikli insan kaynağı, güçlü aile yapısı, üretken ekonomi ve kapsayıcı sosyal kalkınma vardır."

Erdoğan: “3 yılda 3 milyon genç istihdama kazandırılacak” Haber

Erdoğan: “3 yılda 3 milyon genç istihdama kazandırılacak”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen OECD Beceriler Zirvesi kapsamında yaptığı konuşmada, küresel ölçekte yaşanan demografik değişimlerin iş gücü piyasaları üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Erdoğan, Türkiye’nin bu süreci doğru yönetmesi gerektiğini vurguladı. YAŞLANAN NÜFUS VE İŞ GÜCÜ VURGUSU Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünya genelinde nüfusun hızla yaşlandığını belirterek, “Nüfusumuz giderek yaşlanırken iş gücü piyasalarımız yeni baskılara, yeni meydan okumalara maruz kalıyor” dedi. 2030 yılına ilişkin projeksiyonlara da değinen Erdoğan, dünya nüfusunun beşte birinin 60 yaş ve üzeri olacağını, 2050’de ise bu oranın dörtte bire ulaşmasının beklendiğini ifade etti. “DÜNYA KRİTİK BİR DÖNÜŞÜM SÜRECİNDE” Konuşmasında küresel değişime dikkat çeken Erdoğan, dünyanın daha önce görülmemiş bir dönüşüm sürecinden geçtiğini söyledi. Yapay zekâ teknolojilerinin fırsatlar kadar endişeleri de beraberinde getirdiğini belirten Erdoğan, değişimin doğru okunmasının önemine işaret etti. “Bilgiye sahip olmak kadar onu işlemek ve dönüştürmek de çok önemli. Eğitimin tüm paydaşları çağın hızına ayak uydurmalı” ifadelerini kullandı. EĞİTİM VE İSTİHDAMDA YENİ MODEL Erdoğan, iş gücü piyasalarında ezberlerin bozulduğunu belirterek, esnek eğitim modelleri, kariyer rehberliği ve işverenlerle kurulan güçlü iş birliklerinin önem kazandığını söyledi. Aile yapısının ve toplumsal dayanışmanın Türkiye için önemli bir avantaj olduğunu vurgulayan Erdoğan, bu unsurların ekonomik ve sosyal kalkınmaya katkı sağladığını dile getirdi. 3 MİLYON GENCE İSTİHDAM HEDEFİ Cumhurbaşkanı Erdoğan, önümüzdeki döneme ilişkin en dikkat çeken hedeflerden birini de açıkladı. “Hedefimiz gelecek 3 yılda 3 milyon gencimizi istihdama kazandırmaktır” diyen Erdoğan, gençlerin iş gücüne katılımının artırılmasının öncelikli hedefler arasında yer aldığını belirtti. “TÜRKİYE YÜZYILI” VURGUSU Konuşmasında “Türkiye Yüzyılı” vizyonuna da değinen Erdoğan, bu hedefin merkezinde nitelikli insan kaynağı, güçlü aile yapısı, üretken ekonomi ve kapsayıcı sosyal kalkınmanın bulunduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Okullarımızın güvenliği, en önemli önceliğimizdir Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Okullarımızın güvenliği, en önemli önceliğimizdir

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe’de toplandı. Toplantının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullara yönelik gerçekleştirilen saldırılara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, olayların ilk anından itibaren takip ettiklerini ve takip etmeye de devam edeceklerini söyledi. Bu tür olayların kapsamlı bir şekilde araştırılması gerektiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, alınacak yeni tedbirleri de açıkladı. "SON DERECE AĞIR BU İMTİHAN KARŞISINDA TÜM AİLELERİMİZE YÜCE ALLAH'TAN SABIR VE METANET TEMENNİ EDİYORUM" Kabine gündeminde geçen haftaki okullara yönelik saldırıların ele alındığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Menfur saldırıların hayattan koparttığı sevgili yavrularımıza ve kendini öğrencilerine siper ederek şehit olan Ayla öğretmenimize Cenab-ı Allah'tan rahmet niyaz ediyorum. Öğretmenimizin ve çocuklarımızın kederli ailelerine sabrı cemil diliyorum. Millet olarak hepimiz ailelerimizin hüznünü samimiyetle paylaşıyoruz. Ancak ne yaparsak yapalım, ateşin düştüğü yeri yaktığını, eşini, annesini, evladını, kardeşini yitiren vatandaşlarımızın yüreklerindeki yangının belki de hiçbir zaman sönmeyeceğini çok iyi biliyoruz. Son derece ağır bu imtihan karşısında tüm ailelerimize yüce Allah'tan sabır ve metanet temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. "15'İ TABURCU EDİLDİ, 3'Ü YOĞUN BAKIMDA 6 YAVRUMUZUN TEDAVİSİ SÜRÜYOR" Okul saldırılarında yaralananlar hakkında da bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Siverek'teki saldırıda yaralanan 19 kardeşimizden 14'ü taburcu edildi. 2 öğretmen ile 3 öğrencimizin tedavisi halen devam ediyor. Hamdolsun yaralılarımızın herhangi bir hayati tehlikesi bulunmuyor. Kahramanmaraş'taki menfur olayda ise 9 vefatımız, 21 yaralımız vardı. 15'i taburcu edildi, 3'ü yoğun bakımda 6 yavrumuzun tedavisi sürüyor. Rabbimden tüm yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Kahramanmaraş'ın başı sağ olsun. Ülkemize, milletimize geçmiş olsun" diye konuştu. "SİVEREK'TEKİ SALDIRI İLE İLGİLİ 8 KİŞİ TUTUKLANIRKEN, MARAŞ'TAKİ SALDIRGANIN MENFUR EYLEMİNDE KULLANDIĞI SİLAHLARIN SAHİBİ OLAN BABASI TUTUKLANDI" Okullara yapılan saldırıların sadece Kahramanmaraş'ı ya da Siverek'i değil, 86 milyonun tamamını etkilediğini ifade eden ve olayın ilk anından itibaren takipçisi olduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kahramanmaraş'a düşen ateş diğer 80 vilayetimizin de kalbine düştü. Grup toplantımızdan sonra saldırı haberini alır almaz 4 bakanımızı hemen Kahramanmaraş'a gönderdik. Kabine üyelerimiz, genel başkan yardımcılarımız ve milletvekillerimiz ilk andan itibaren ailelerimizin yanında oldu. Bir yandan yaralılarımıza acil müdahaleler yapılırken diğer yandan yargı, emniyet, milli eğitim, siber güvenlik ve istihbarat birimlerimizin çalışmalarını başlattılar. Hiçbir ihtimal dışlanmadan saldırılar tüm yönleriyle araştırılıyor. Her iki saldırganın dijital ayak izleri takip edilerek kimlerle irtibat halinde oldukları, nelerden etkilendikleri kısa sürede ortaya çıkartıldı. Detaylı incelemeler neticesinde çok önemli bulgulara ulaşıldı. Siverek'teki saldırı ile ilgili 8 kişi tutuklanırken, Maraş'taki saldırganın menfur eyleminde kullandığı silahların sahibi olan babası tutuklandı. Cumhurbaşkanı olarak ben de ilk andan itibaren süreci bizzat ve yakinen takip ettim. Sonraki süreçleri de yakından takip etmeyi sürdüreceğim" açıklamasında bulundu. "DAHA OLAY ANLAŞILMADAN HÜKÜMETİMİZE KARŞI BİR KAMPANYA BAŞLATILMASININ HANGİ HAKLI GEREKÇESİ OLABİLİR?" Sosyal medya ve dijital iletişim platformlarında manipülatif ve zararlı içerik yayan hesaplarla ilgili de gerekli önlemleri aldıklarını açıklayan Erdoğan, yaşanan saldırılar üzerinden yapılan eleştirilere değinerek şunları söyledi: "Değerli vatandaşlarım, milletçe gerçekten yabancısı olduğumuz bir durumla karşı karşıyayız. Dijitalleşmenin ve küreselleşmenin sebep olduğu sıkıntıların ülkemize de sirayet ettiği, gençlerimizi de etkisi altına aldığı görülüyor. Her nimetin maalesef bir yan tesiri oluyor. İnternetin, teknolojinin, dünya ile bütünleşmenin yan tesirleri de kimi zaman kendini böylece gösterebiliyor. Şuraya özellikle dikkatlerinizi çekiyorum. Amerika Birleşik Devletleri'nde gerçekleştirilenler başta olmak üzere dünyadaki benzer saldırılara baktığımızda, faillerin amaçlarından birinin toplumu terörize etmek olduğunu görüyoruz. Bu tarz caniler sadece masumların kanını dökmeyi değil, bunu yaparak tıpkı terör örgütleri gibi aynı zamanda toplumda infial uyandırmayı, endişe, tedirginlik, korku ve huzursuzluk oluşturmayı da hedefliyorlar. Üzülerek ifade etmek isterim ki bu süreçte kimi medya organlarımız, kimi siyasetçilerimiz, kimi örgütlerimiz pedagojik açıdan sorunlu beyanatları ve yayın çizgileriyle bilerek veya bilmeden saldırganların amacına hizmet etmiş, faillerin ekmeğine adeta yağ sürmüşlerdir. Kimse kusura bakmasın ama daha olay anlaşılmadan hükümetimize karşı bir kampanya başlatılmasının hangi haklı gerekçesi olabilir? Henüz hiçbir şey belli değilken milli ve manevi değerlerimize bağlı gençler yetiştirmeye çalışan sivil toplum kuruluşları niçin hedef tahtasına konur? Daha vahşice öldürülen yavrularımızın cenazesi bile kalkmadan ‘Olayı 14 yaşındaki çocuğa yıkacaklar’ diyerek niyet okuyuculuğuna girişmek hangi vicdana hangi ahlaka sığar? Milletçe yüreğimiz yanıyor fakat üzülerek gördük ki ana muhalefetin kimi aktörlerinin aklına ilk ‘ramazan etkinliklerini’ eleştirmek geliyor. Sanki böyle bir fırsatı kolluyormuş gibi sorumsuzca açıklamalar yapmak geliyor. Nedir bu telaşınız? Nedir bu aceleniz? Böyle bir acı üzerinden milleti tahrik etmek, öğrencilerimiz arasında korku ve endişe yaymak en hafif tabiriyle sorumsuzluktur. Hangi sebeple olursa olsun kimsenin öğretmenlerimizi, öğrencilerimizi ve ailelerimizi tedirgin etmeye hakkı yoktur. Saldırıyı tüm boyutlarıyla doğru analiz ettikten sonra infiale kapılmadan sağduyumuzu ve soğukkanlılığımızı yitirmeden ortak aklın ve pedagojinin rehberliğinde hep beraber meselenin üzerine gitmemiz gerekiyor. Nice zorluğun üstesinden gelmiş bir millet olarak Allah'a hamdolsun bunu yapacak birikime de, iradeye de, tecrübeye de ziyadesiyle sahibiz. Vatandaşlarımdan gerilim tuzağına düşmemelerini, serinkanlılıktan ödün vermemelerini bir kez daha istirham ediyorum." "ŞİDDET OLAYLARI ASLA TEK BOYUTLU DEĞİLDİR" Gerçekleşen şiddet eylemlerinde birçok boyutun ele alınması gerektiğini ve gelişen internet çağı ile çocukların ailelerden daha da uzaklaştığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şiddet olayları asla tek boyutlu değildir. Bu doğrultuda okul ikliminden aile dinamiklerine, dijital medya mecralarından farkındalık çalışmalarına, caydırıcılığın güçlendirilmesinden kurumsal işbirliğine uzanan geniş bir yelpazede, bütüncül bir stratejiyle hareket etmemiz önem arz ediyor. Şiddet kültürünü besleyen mikropların teşhisinde ne kadar isabetli olursak tedavi sürecinde de o derece başarı sağlarız. Bunun için aile yapısı, sosyal çevre, okul ortamı, dijital maruziyet, medya içerikleri ve kurumsal müdahale kapasitesini birlikte ele almak zorundayız. Önümüzde okulların adeta kışlaya ve karakola çevrilmesi buna benzer pedagojik açıdan problemli, okulların asli karakterine zarar verecek tekil bir adımla çözülemeyecek kadar çok katmanlı bir sınama bulunuyor. Şu gerçeğin hepimiz farkındayız; Dünya artık eski dünya değil. Biz anne babalar olarak evin bir odasında sohbet ederken veya televizyon seyrederken evin diğer odalarındaki çocuklarımızın sanal alemdeki dijital arkadaşlarıyla tesis ettiği ilişkinin mahiyetinden haberdar değiliz. Öyle ki bugün çocuklarımızın çoğunun anne babasıyla geçirdiği zaman maalesef dijital dünyadaki ekran sürelerinden daha az. Dijital arkadaşlar, dijital öğretmenler hatta dijital ebeveynler evlatlarımızın hayatlarına, evlatlarımızın karakter gelişimine daha fazla etki ediyor. Özellikle bazı dijital paylaşım uygulamalarının çocuklarımızın zihinlerini infial ettiği sosyal medya platformlarının amiyane tabirle kanalizasyona dönüştüğü bir dönemi yaşıyoruz. İnternetin denetimsiz ve sınırsız dünyasına algoritmaların manipülasyon gücünü de eklediğimizde karşımıza karmaşık bir sorun çıkıyor" diye konuştu. "OKULLARIMIZIN GÜVENLİĞİ MESELESİ ÖNCELİKLERİMİZİN EN BAŞINDADIR" Alınan önlemlerin kapsamının genişletileceğini söyleyen Erdoğan, "Okullarımızın güvenliği meselesi önceliklerimizin en başındadır. Burada en küçük bir taviz söz konusu değildir ve olmayacaktır. Güvenliğin yanı sıra gelişim psikolojisi, sosyal politika, ailenin rolü ve eğitim boyutlarıyla da bu meseleye yaklaşmamız mühimdir. Bu noktada siber devriye faaliyetlerine daha fazla ağırlık vermeyi, siber birimlerimizin kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyoruz. İnternetin karanlık dehlizlerinde görünür görünmez varlığımızı yapay zekadan da istifade ederek daha da güçlendireceğiz. Okul kolluk işbirliğinin arttırılması, yeni çalışma modellerinin geliştirilmesi yine bu süreçte atacağımız adımlardan biri olacaktır. İhtiyaç duyulan ne varsa tereddütsüz yapılması için ilgili bakanlarımıza bugün gerekli talimatları verdim" dedi. "OKUL, AİLE, REHBERLİK HATTININ YALNIZCA KRİZ ANLARINDA DEĞİL, DİĞER ZAMANLARDA DA ETKİLİ ŞEKİLDE KULLANILMASI ÖNEM TAŞIYOR" Ailenin kişinin ilk okulu olduğunu ve çocukların gelişiminin ailede başladığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Eğitim ailede başlar, sosyalleşme ailede başlar. Adab-ı muaşeret kuralları ailede öğretilir. Birey içinde yaşadığı toplumun bir parçası olmayı önce ailede öğrenir. Aile kültürün, milli ve manevi değerlerin taşıyıcısı, ahlakın, şefkatin, diğer canlılara merhamet ve empatiyle yaklaşmanın öğretildiği ilk mekteptir. Yıllardır güçlü birey, güçlü aile, güçlü toplum dememizin artan saldırılar karşısında aileyi korumaya çalışmamızın sebebi işte budur. Son olaylarda olduğu gibi aile içi iletişimin zayıflaması, sınır koyma ve disiplinin kaybolması çocukları tehditlere karşı kırılgan hale getiriyor. Okul, aile, rehberlik hattının yalnızca kriz anlarında değil diğer zamanlarda da etkili şekilde kullanılması önem taşıyor. Hükümet olarak bu doğrultuda bazı ilave adımlar atacağız. Okul ve veli arasındaki iletişimi güçlendirmek için iki yıl önce başlattığımız Veli Randevu Sistemini daha etkin hale getireceğiz. Dijital bağımlılıkla mücadele kapsamında velilerimize yönelik destek ve danışma hattını kısa süre içinde devreye alacağız. Öğretmenlerimize ve okul yöneticilerimize kriz yönetimi ve sınıf içi müdahale eğitimleri vereceğiz. Öğrencilerimiz için psikososyal destek mekanizmalarını güçlendirecek duygu değer temelli dijital esenlik çalışmalarını yaygınlaştıracağız. Riskleri erkenden fark eden, etkili bir şekilde müdahale eden bir yapıyla rehberlik uyarı sistemi çalışmalarını daha hassas hale getireceğiz" ifadelerini kullandı. "SUÇ VE ŞİDDET TEMALI YAPIMLARDA FAİLLERİN GÜÇLÜ, ETKİLEYİCİ, CEZADAN MUAF, HATTA SAYGIN BİR KİŞİ OLARAK GÖSTERİLMESİ GENÇLERİMİZİN GERÇEKLİKLE BAĞINI ZEDELİYOR" Gençlerin ve çocukların internetten etkilendikleri kadar televizyonlarda yayınlanan program ve dizilerden de etkilendiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şiddetin tırmanmasında bir diğer etken çocuklar üzerinde olumsuz etki uyandıran diziler, filmler, haber sunumları ve popüler kültür ürünleridir. Özellikle suç ve şiddet temalı yapımlarda faillerin güçlü, etkileyici, cezadan muaf hatta saygın bir kişi olarak gösterilmesi gençlerimizin gerçeklikle bağını zedeliyor. Benzer şekilde haber bültenlerinde failin suç işlerken kullandığı yöntemin ayrıntılı biçimde verilmesi son olaylarda olduğu gibi saldırı görüntülerinin tekrar tekrar servis edilmesi çocuklarımız için taklit riskini büyütüyor. Bakınız biz tarihimiz boyunca şefkatli, merhametli, insan ilişkilerinde dayanışmayı yücelten iyiliksever, hamiyetperver bir millet olduk. Milletimizin yüce gönüllülüğünden sadece insanlar değil her türlü canlı da istifade etti. Lakin son yıllarda popüler kültürün de etkisiyle kurucu kodlarımıza sahip çıkma noktasında biraz özensiz ve ihmalkar davranıldı. Şu tabloyla iktidarlarımız boyunca defalarca karşılaştık. Milli ve manevi değerlerimize sahip çıkan her adımımız ülkemizdeki belli kesimler tarafından hayat tarzına müdahale olarak yansıtıldı. Özellikle küresel bir despotizme dönüşen LGBT akımlarıyla mücadelemiz en acımasız eleştirilere maruz kaldığımız konulardan biri oldu. Biz bu musibetin önünü kesmeye çalıştıkça birileri de ellerine geçirdikleri her fırsatı cinsiyetsizleştirme akımlarının önünü açmak için kullandı. Köşelerinden o malum yazarlar bize özgürlük dersi vermeye kalktılar. Özgürlük kavramının arkasına siper alınarak hükümetimizin nesilleri, aileyi, toplumu korumaya dönük politikaları adeta yaylım ateşine tutuldu. Özgürlüğün sorumluluk kavramıyla birlikte geldiği, sorumluluk olmadan özgürlüğün de olmayacağı bu çevreler tarafından ısrarla gözden kaçırıldı. Oysa terazinin bir kefesine özgürlük varsa diğerinde sorumluluk vardır. Mesele bu ikisi arasında altın oranı yakalayabilmektir. Biz her zaman bunu yapmaya çalıştık. İnşallah bundan sonra da bu çizgide yolumuza devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi. "REYTİNG KAYGISI ŞİDDET KÜLTÜRÜNÜ YAYGINLAŞTIRMANIN MAZERETİ OLAMAZ" Şiddet içerikli program ve dizilerin yerine aileyi merkeze alan programların ve dizilerin yapılması gerektiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gençlerimizin ruh ve beden sağlığı söz konusu olduğunda kuru gürültüye pabuç bırakmayacağız. Tabi burada şunun da altını çizmekte fayda görüyorum; Reyting kaygısı şiddet kültürünü yaygınlaştırmanın mazereti olamaz. Kuşkusuz bu konuda en büyük görev medya kuruluşlarımıza düşüyor. Şiddeti özendiren, çarpık ilişkileri meşrulaştıran, kötülüğü sıradanlaştıran yapımlardan ziyade aileyi merkeze alan, iyiliği, merhameti, şefkati teşvik eden yapımlara ekranlarda daha fazla yer verilmesi gerekiyor. Biz yaşanan bazı kötü tecrübelere rağmen iyiliği hayatının merkezine yerleştirmiş bir milletiz. İçimizi karartan manzaralara rağmen şehit Ayla öğretmenimiz gibi nice güzel insanımız bu milletin mayasında ne olduğunu bizlere hatırlatıyor. RTÜK başta olmak üzere ilgili kurumlarımızla özellikle ekranda şiddet ve yozlaşma meselesinin üzerine daha tavizsiz gitmekte kararlıyız. Farklı alanlarda üretilen verileri birleştirecek, erken uyarı mekanizmalarını güçlendirecek ve şiddet olayı henüz gerçekleşmeden önce müdahale edilmesini sağlayacak sistematik bir yapı kuracağız. Genelleyici ve tek tip çözümlerden ziyade yerel, bölgesel ve vaka bazlı analizlere dayalı bir politika seti üreteceğiz. Bazı bölgelerde aile destek mekanizmalarının güçlendirilmesi için yeni düzenlemeler yaparken bazı alanlarda ise dijital içerik takibinin daha sıkı yapılmasını temin edeceğiz" diye konuştu. "ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE SOSYAL AĞ PLATFORMLARINDA KİMLİK DOĞRULAMA VE BİLGİ PAYLAŞMA YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜ GETİRECEĞİZ" Dijital dünyada bir içeriğin birkaç dakika içinde çok geniş kitlelere ulaşabildiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, dijital dünyaya yönelik yeni tedbirlerin de alınacağını belirterek, "Bu içeriklerin kaldırılması, erişime kapatılması veya yeniden dolaşıma girmesinin engellenmesinde bazen geç kalınabiliyor. Bu gecikmelerin önüne geçilmesi için içerik takibinde tek tek kaldırma mantığıyla değil, hızlı filtreleme araçlarının kullanımı gerekiyor. Aynı şekilde yaş doğrulama kimlik temelli denetim ve VPN ile aşama girişimlerine karşı teknik önlemlerin devreye alınması önem arz ediyor. Meclisimizde görüşmeleri devam eden 15 yaş altı çocuklara sosyal ağı kullanmayı sınırlayan düzeltmenin yürürlüğe girmesiyle birlikte çok önemli bir boşluğu dolduracağına inanıyorum. Yine önümüzdeki dönemde sosyal ağ platformlarında kimlik doğrulama ve bilgi paylaşma yükümlülüğünü getireceğiz" dedi. "SİLAH SAHİPLERİNE ÖZELLİKLE SİLAHIN ÇOCUK TARAFINDAN ELE GEÇİRİLMESİ HALİNDE VERİLECEK CEZAYI ARTIRACAĞIZ" Bir diğer konu olan ateşli silahlar meselesinde de yeni adımların atılacağına duyuran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Zaten bir süredir bu sorunun üzerinde kararlılıkla gidiyorduk. Şimdi mevcut yapılanlara ek olarak dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ateşli silah sahiplerine özellikle silahın çocuk tarafından ele geçirilmesi halinde verilecek cezayı artıracağız. Silah sahipliğinin sınırlandırılması konusunda ilave hukuki düzenlemeleri devreye alacağız. Ayrıca tüm bu alanlarda kapsamlı bir politika belgesini ve eylem planını hayata geçireceğiz. Bugünkü kabine toplantımızda atılacak adımları acil, kısa, orta ve uzun vadeli olarak detaylıca planladık. Devlet olarak bu alanların her birinde yeni uygulanabilir etkin ve caydırıcı önlemleri inşallah kararlılıkla hayata geçireceğiz. Bizim bu ülkenin tüm çocuklarına bir sözümüz var. Onları inşallah vatandaşı olmaktan gurur duyacakları müreffeh, huzurlu, itibarlı, kalkınmış, güvenli bir ülkede yaşamalarını temin edeceğiz. Yüreği yaralı annelerimiz için, bu ülkenin gözleri ışıl ışıl, umutla parlayan çocukları için inşallah bu sorunu büyümeden hal yoluna koyacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Siverekli ve Maraşlı kardeşlerime geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Yavrularımızın ve öğretmenimizin kederli ailelerine Cenab-ı Allah'tan tekrar sabır ve başsağlığı diliyorum" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.