#Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan

İLKHABER-Gazetesi - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Bayram Mesajı: “Türkiye güvendedir, emin ellerdedir” Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Bayram Mesajı: “Türkiye güvendedir, emin ellerdedir”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla bir video mesaj yayımladı. Bayramın tüm İslam âlemine hayırlar getirmesini temenni eden Erdoğan, Türkiye’nin güvenliği, ekonomisi ve terörle mücadele sürecine ilişkin önemli mesajlar verdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla bir video mesaj yayımladı. Mesajında tüm İslam aleminin Ramazan Bayramı'nı tebrik eden Erdoğan, "Aziz milletim, değerli kardeşlerim, sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Kalpler için huzur, sofralar için bereket, haneler için saadet vesilesi olan 11 ayın sultanına veda ettik ve nihayet Ramazan Bayramı'na kavuştuk. Ramazan Bayramı'nın ülkemiz, milletimiz, İslam alemi ve tüm insanlık için hayırlar, iyilikler, güzellikler getirmesini canı gönülden temenni ediyorum. Bizleri inşallah sağlık ve afiyet içinde ihya edeceğimiz bir bayrama daha eriştiren Cenab-ı Allah'a hamdolsun diyorum" ifadelerini kullandı. "Hava sahamızı ihlâl eden eylemler karşısında çok kararlı bir tutum alırken milletimizin huzur ve güvenliğini tahkim edecek adımları dağıtmaya devam ediyoruz" İslam aleminin birçok yerde Ramazan Bayramı'nı savaşın gölgesinde karşıladığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gönül coğrafyamızın dört bir yanında açılan yaralar maalesef kanamaya devam ediyor. Gazze'deki kardeşlerimiz, ateşkes kurallarını ihlâl eden ve insani yardım girişlerini engelleyen İsrail'in saldırıları altında Ramazan Bayramı'nı idrak etmeye çalışıyor. Doğu Kudüs ve Batı Şeria başta olmak üzere Filistin'in farklı bölgelerinde ve Lübnan'ın güneyinde işgal ve yıkım politikası tüm şiddetiyle sürüyor. 28 Şubat'ta İsrail'in tahrikleriyle komşumuz İran'a karşı başlatılan saldırılar ve İran'ın üçüncü ülkelere yönelik füze ve dron misillemeleri bölgemizdeki gerilimi daha da tırmandırdı. Bu tedirgin edici manzara karşısında 86 milyonun mesuliyetini taşıdığımızın bilinciyle temkini ve tedbiri elden asla bırakmıyoruz. Hava sahamızı ihlâl eden eylemler karşısında çok kararlı bir tutum alırken, milletimizin huzur ve güvenliğini tahkim edecek adımları dağıtmaya devam ediyoruz" dedi. "Terörsüz Türkiye sürecimizde birçok kritik eşiği suhuletle aşmayı başardık" Terörsüz Türkiye sürecinin öneminden de bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "17 ay önce başlattığımız ve stratejik önemi bugünlerde daha iyi anlaşılan ‘Terörsüz Türkiye’ sürecimizde birçok kritik eşiği suhuletle aşmayı başardık. Devletimizin ilgili birimleri en küçük bir güvenlik açığının oluşmaması ve sürecin sabote edilmemesi için vazifelerini hassasiyetle yerine getiriyor. Suriye'nin kuzeyindeki sorunun uzlaşıyla çözülmesiyle birlikte hem güvenlik endişelerimiz hafifledi, hem Suriye'nin toprak bütünlüğü korundu, hem de süreç istismara müsait ağır bir yükten kurtulmuş olduk. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun tüm siyasi parti gruplarının desteğiyle kabul ettiği rapor kapsamlı bir yol haritası sunuyor. Sürecin yasal boyutuna ilişkin mütalalar, gazi Meclisimizin çatısı altında inanıyorum ki önümüzdeki dönemde sağduyu ile yapılacaktır. Örgütün tasfiyesine yönelik adımlar da aynı şekilde vakit kaybetmeden atılacaktır. Hedefimiz, bölgemizde sahnelenmek istenen kanlı senaryoları da dikkate alarak başladığımız bu hayırlı işi kazasız belasız menziline ulaştırmaktır" dedi. "Gerekirse 365 gün 6 saat çalışırız ama Türkiye'nin önünün kesilmesine müsaade etmeyiz" Bölgede ve dünyada yaşanan tüm sıkıntılara rağmen Türkiye ekonomisinin büyümeye devam ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "27 Aralık'ta depremzede kardeşlerimize verdiğimiz sözü tutarak 455 bin 327 bağımsız bölümü tamamladık. Tüm dünyada belirsizliğin arttığı bir dönemde, geçtiğimiz yıl ekonomimizi yüzde 3,6 oranında büyütmeyi başardık. Bu oranla Türkiye, 2025'te OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen üçüncü ülke oldu. Hâlihazırda Merkez Bankamızın rezervleri 200 milyar dolar seviyesinde. Petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki aşırı artışların enflasyonla mücadelemizi sekteye uğratmaması için yoğun gayret gösteriyoruz. Emeklimizin, işçimizin, memurumuzun, esnaf, tüccar, sanayicimizin geçici olmasını ümit ettiğimiz bu zor günleri en az sıkıntıyla geride bırakması için elimizden geleni yapıyoruz. Bundan kimsenin, hiçbir vatandaşımın en ufak bir şüphesi olmasın. Türkiye, Allah'ın izniyle güvendedir, emin ellerdedir. Tecrübeli ve liyakatli kadroların yönetiminde hedeflerine doğru adım adım ilerlemektedir. İktidar ve ittifak olarak gerekirse 24 saat çalışırız, gerekirse 365 gün 6 saat çalışırız ama Türkiye'nin önünün kesilmesine müsaade etmeyiz. Bu düşüncelerle Ramazan Bayramınızı bir kez daha tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı. "Seyahate çıkacak vatandaşlarımızdan trafik kurallarına uymalarını özellikle istirham ediyorum" Bayramda yola çıkacak olan vatandaşlara dikkatli olmaları uyarısında da bulunan Erdoğan, "Bayram tatilinde seyahate çıkacak vatandaşlarımızdan trafik kurallarına uymalarını özellikle istirham ediyorum. Ailelerinizle, sevdiklerinizle huzurlu bir bayram geçirmenizi temenni ediyorum. Bayramınız mübarek olsun, kalın sağlıcakla" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Öğretmene kalkan el, geleceğimize kalkan eldir Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Öğretmene kalkan el, geleceğimize kalkan eldir

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Çocuklarımızı, gençlerimizi bir kuyumcu titizliğiyle yetiştiren kıymetli öğretmenlerimize karşı şiddete toleransımız yoktur, olamaz ve asla olmayacaktır." dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Kongre Salonu'nda düzenlenen "Eğitim Ailesi ile İftar Programı"na katıldı. Türkiye'nin dört bir yanında aşkla görev yapan eğitimcilerin, öğretmenlerin Ramazan-ı Şerif'ini tebrik eden Erdoğan, şunları söyledi: "Bir kelam-ı kibar, 'Muhabbetten Muhammed oldu hasıl, Muhammed'siz muhabbetten ne hasıl?' Evet, bir taraftan rahmet mevsimini uğurlamanın burukluğu içindeyken, diğer taraftan da Ramazan Bayramı'na kavuşmanın sevincini yaşıyoruz. Bildiğiniz gibi Ramazan'a girerken duamız hep şuydu; 'Ya Rab bizleri Ramazan-ı Şerif'e kavuşturduğun gibi Ramazan Bayramı'na da kavuştur.' 'Hoş geldin Ramazan' diyorduk. Şimdi 'Elveda Ramazan' diyoruz. Ramazan Bayramı'nın buradaki tüm kardeşlerime ülkemize, milletimize ve İslam dünyasına hayırlar getirmesini rabbimden niyaz ediyorum." Erdoğan, 11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerif'in dua etmenin, bütün mahcubiyet ve bütün samimiyetle yüce Allah'a el açmanın en güzel iklimi olduğunu dile getirerek, "Temiz bir kalple yapılacak duaların Cenabıhak katında karşılığını mutlaka bulacağına inanıyoruz. Rabbim tuttuğunuz oruçları, yaptığınız ibadetleri, ettiğiniz duaları katında kabul ve makbul buyursun." ifadelerini kullandı. "Cennet vatanımızın her karış toprağı Çanakkale'dir" Çanakkale Deniz Zaferi'nin 111. yıl dönümünü bugün büyük bir gururla idrak ettiklerini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti: "Vatan topraklarının şahit olduğu en büyük kahramanlık sahnelerinden biri olan Çanakkale'de destanının üzerinden tam 111 sene geçti. Kahramanlıkları tarihe sığmayan ordumuzun tarih kitaplarına sığmayan Çanakkale Zaferi'nin 111. yılında kara toprağı al kanlarıyla sulayan tüm şehitlerimizi rahmetle, şükranla yad ediyorum." Mehmet Akif Ersoy'un "Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker! Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer. Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid'i. Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi. Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? 'Gömelim gel seni tarihe' desem, sığmazsın." dizelerini okuyan Erdoğan, şöyle konuştu: "Rabbim hepsinin ruhlarını şad, mekanlarını inşallah cennet eylesin. Merhum Akif, İstiklal Marşı'mızda, 'sen şehit oğlusun incitme yazıktır atanı' diyerek, milletimizin neredeyse her ferdinin şehit ahvadı, şehit evladı, şehit yakını olduğunu söylüyor. Anadolu; her ocağından, her ailesinden şehit veren mübarek toprakların adıdır. Dikkat edin, Anadolu. Baba dolu denmiyor. Burası çok anlamlı. Şehit ahvadı olan aziz milletimizin nazarında cennet vatanımızın her karış toprağı Conkbayırı'dır, Gelibolu'dur, Çanakkale'dir. Ve dost düşman iyi bilir ki Çanakkale geçilmez. İnşallah Çanakkale dünya durdukça Türk milletinin hürriyet tutkusunun, yıkılmaz iradesinin, varoluş mücadelesinin en parlak nişanesi olacaktır. Burada şunu da ifade etmekte fayda görüyorum. Türkiye'nin sadece 783 bin kilometrekareden ibaret olmadığının en büyük şahidi Çanakkale'dir. Çanakkale'yi geçilmez kılan iradedir. İttihat fikridir, mücadele azmidir. Çanakkale'de Anadolu'nun her ili, bir ilçesi vardır. Çanakkale'de Saraybosna vardır. Çanakkale'de Balkanlar vardır. Çanakkale'de Kafkaslar, Kuzey Afrika vardır. Çanakkale'de gönül ve kültür coğrafyamızın hemen her köşesinin duası, niyazı, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan milyonların muhabbeti vardır. Burada milletimizin seciyesini anlatan şu gerçeği de belirtmek isterim. Çanakkale, Bedr'in arslanlarıyla aynı yüreği taşıyan aslanların, Akif'in 'Asım'ın Nesli' diye adlandırdığı o mübarek neslin bize bıraktığı mirastır. Bir destandır. Zaferler silsilesinin altın halkalarından biridir." "Çanakkale Türküsü, lise ve darülfünun talebelerinin türküsü" Çanakkale Savaşı'nın epik bir kahramanlık hikayesi olduğu kadar, aynı zamanda "dramatik bir hikaye" de olduğunu dile getiren Erdoğan, "Çanakkale içinde aynalı çarşı. Anne ben gidiyorum düşmana karşı" türküsünün, henüz bıyığı terlememiş delikanlıların, lise ve darülfünun talebelerinin türküsü olduğuna dikkati çekti. Kastamonu Abdurrahmanpaşa Lisesi, İstanbul Lisesi, Yozgat Lisesi, Balıkesir Lisesi, Kayseri Lisesi'nin 1914-1918 yılları arasında talebelerinin tamamının Çanakkale'de şehit olması sebebiyle mezun veremediğini belirten Erdoğan, şunları söyledi: "Milli şairimiz Akif, 'Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda' derken, işte bu acı hakikati dile getiriyor. 'Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor!' derken, sadece Türk şiirinin en güzel mısralarından birini terennüm etmiyor. Bununla birlikte aziz ve asil milletimizin umut güneşi olan gençlerin, sönen ocakların destanını da haykırıyor." "Her alanda muzaffer ve muteber bir ülke olmanın yolu eğitimden geçiyor." Son nefese kadar Çanakkale'ye sahip çıkacaklarını vurgulayan Erdoğan, "Çanakkale Zaferimizin 111. seneidevriyesinde bizlere bu cennet vatanı miras bırakan, bu büyük Cumhuriyet'i emanet eden, bütün istiklal kahramanlarımızı, şehitlerimizi, gazilerimizi rahmetle anıyor, aziz hatıralarını bir kez daha kemal-i hürmetle yad ediyorum. Yine bu vesileyle bugün külliyemizde sahnelenen 'Şüheda 1915' tiyatro oyunuyla bizlere o günleri tekrar yaşatan kardeşlerimizi tebrik ediyorum." diye konuştu. Bir milleti büyük yapanın sadece tarihe şanla, şerefle yazdırdığı zaferleri olmadığını, aynı zamanda eğitimli, özgüven sahibi, iyi yetişmiş fertleri olduğunu aktaran Erdoğan, "Göreve geldiğimiz günden beri bu hassasiyetle çalışıyor, eğitime önem ve öncelik vermeyi ihmal etmiyoruz. Güçlü toplum, güçlü ülke hedefini ancak insan kaynağı iyi eğitim almış, güçlü bir içtimai bünyeyle gerçekleştirebileceğimizin farkındayız. Biliyoruz ki bugünün ve yarının dünyasında ilerlemenin, kalkınmanın, her alanda muzaffer ve muteber bir ülke olmanın yolu eğitimden geçiyor." değerlendirmesinde bulundu. "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile çalışmalarımızı daha kapsamlı bir zemine oturttuk" Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'yi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine taşıyacak kaldıracın nitelikli, milli ve zamanın ruhunu yakalamış bir eğitim sistemi olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti: "Bu yolda son 23 yılda gerçekten çok ciddi mesafe aldık. Tüm engelleme girişimlerine rağmen tarihi nitelikte reformları ülkemize kazandırdık. Başta başörtüsü olmak üzere eğitimde anlamsız yasakları ve katsayıvari adaletsiz uygulamaları ortadan kaldırdık. Her yıl bütçede aslan payını eğitime ayırdık. Ders müfredatlarını ve kitaplarını gözden geçirerek çağ dışı ve vesayetçi unsurları temizledik. Bunları bilimsel bir anlayışla yeni baştan hazırladık. Köklerden geleceğe şiarıyla hayata geçirdiğimiz Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile çalışmalarımızı daha kapsamlı bir zemine oturttuk. Ailelerimizi her yıl kırtasiye kırtasiye gezmek zorunda bırakmıyor, ders kitaplarını çocuklarımıza eğitim yılı başında ücretsiz olarak dağıtıyoruz. Eğitim kurumlarımızı, spor salonları, dijital kütüphaneler, laboratuvarlar, akıllı tahtalar ile donatarak modern bir çehreye kavuşturduk. 821 binden fazla öğretmenimizin atamasını yaparak eğitim ordumuzun gücüne güç kattık. Atamaların yanı sıra öğretmenlerimizin mali ve sosyal imkanlarında da kayda değer iyileştirmeler gerçekleştirdik." "Son 23 yılda eğitimde aldığımız mesafenin lokomotifi kuşkusuz öğretmenlerimiz olmuştur" Daha nice hizmeti öğretmenler ve öğrencilerin istifadesine sunduklarını belirten Erdoğan, "Türkiye'nin son 23 yılda eğitimde aldığı mesafenin lokomotifi kuşkusuz öğretmenlerimiz olmuştur. Merhum Nurettin Topçu'nun öğretmenin ne manaya geldiğini anlatan şu veciz ifadelerini burada altını çizerek hatırlatmak istiyorum. Merhum Topçu şöyle diyor, 'Ademoğlu'nu beşikten alarak mezara kadar götürüp teslim eden dünyanın en büyük mesuliyetine sahip insan muallimdir/Kaderimizin hakikatinin işleyicisi, karakterimizin yapıcısı, kalbimizin çevrildiği her yönde kurucusu odur/Fertler gibi nesiller de onun eseridir/Farkında olsun olmasın her ferdin şahsi tarihinde muallimin izleri bulunur/Devletleri ve medeniyetleri yapan da yıkan da muallimlerdir.' Muallimler yani öğretmenler, devlet ve millet hayatımızda işte böyle hayati bir rol üstlenmekte, varlığımız ve milli bekamız açısından işte böyle bir anlam ifade etmektedir." ifadelerine yer verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, kültüre göre anne babadan sonra eli öpülen kişinin öğretmen olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti: "Biz de çocukluk ve gençlik çağımızda aile büyüklerimizden bunu gördük. Öğretmene saygıda kusur etmemeyi gördük. Dolayısıyla öğretmene yönelik bırakın şiddeti en küçük bir saygısızlığı dahi kabul etmemiz, hoş görmemiz mümkün değildir. En son Fatma Nur Çelik öğretmenimizin maruz kaldığı gibi menfur şiddet olaylarını lanetlediğimizi, bunları tasvip etmediğimizi, bunların kökünün kazınması gerektiğini burada tekrar vurguluyorum. Şunu bir defa herkes bilmeli ve anlamalıdır, öğretmene kalkan el, geleceğimize kalkmış demektir. Öğretmene kalkan el, bu milletin istiklaline vurulmuş bir hançerdir. İstikbalimizin güvencesi olan çocuklarımızı ve gençlerimizi bir kuyumcu titizliğiyle yetiştiren kıymetli öğretmenlerimize karşı şiddete toleransımız yoktur, olamaz ve asla olmayacaktır." "Öğretmenlerimiz için devletin üzerine ne düşüyorsa yapmakta tereddüt etmeyeceğiz" Sayısı azalmakla birlikte zaman zaman karşılaşılan şiddet sorununun üzerine kararlılıkla gittiklerini vurgulayan Erdoğan, konuşmasını şu sözlerle sonlandırdı: "Bundan sonra da ödün vermeyeceğiz. Öğretmenlerimizin görevlerini güven ve huzur içinde yerine getirmeleri için devletin üzerine ne düşüyorsa yapmakta tereddüt etmeyeceğiz. Türkiye'nin aydınlık yarınlarını, kızıl elmamız olan Türkiye Yüzyılı'nı inşallah sizlerle birlikte inşa edeceğiz. Rabb'im yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle görevleri esnasında şehit edilen hocalarımız başta olmak üzere ebedi aleme irtihal eden tüm öğretmenlerimize Cenabıallah'tan rahmet niyaz ediyorum. Her birine hizmetleri, gayretleri, fedakarlıkları için ülkemize kazandırdıkları değerler için insan kaynağımızın yetişmesine yaptıkları eşsiz katkılar için ayrı ayrı teşekkür ediyor, sizlere yüce Mevla'dan üstün başarılar diliyorum. Ramazan Bayramınız şimdiden mübarek olsun. Aileleriniz ve sevdiklerinizle huzurlu bir bayram geçirmeniz temennisiyle sağ olun, var olun. Allah'a emanet olun."

Recep Tayyip Erdoğan Hacı İbrahim Demir Camii’nin açılışında konuştu: “Ruh köklümüzden kopmayacağız” Haber

Recep Tayyip Erdoğan Hacı İbrahim Demir Camii’nin açılışında konuştu: “Ruh köklümüzden kopmayacağız”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Birileri bizi ruh köklerimizden koparmak istese de aslımıza, değerlerimize, milli ve manevi kimliğimize sahip çıkmaya devam edeceğiz" dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’nın Çankaya ilçesine bağlı Ahlatlıbel Mahallesinde yapımı tamamlanan Hacı İbrahim Demir Camii’nin açılış programına katıldı. Burada konuşan Erdoğan, caminin hayırlı olması temennisinde bulunarak, katılımcılarla manevi bir atmosferde buluşmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. "Ramazan yalnızca oruç ayı değildir" Ramazan ayının son günlerine yaklaşıldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşların mübarek ayını tebrik ederek, "Ramazan yalnızca oruç ayı değildir. Aynı zamanda takva ayı, şükür ayı, Kur'an ayı, tefekkür ve tezekkür ayıdır. Bu rahmet mevsimini hepimizin en güzel şekilde değerlendirdiğine, inşallah en verimli surette ihya ve idrak ettiğine inanıyorum" ifadelerini kullandı. "5 bin kişi aynı anda ibadet edebilecek" Ankara'ya müstesna bir eseri kazandırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hem Selçuklu hem Osmanlı hem de modern mimariden esintiler taşıyan bu camimizde tam 5 bin kişi aynı anda ibadet edebilecek. 3 bin 100 metrekare iç alana sahip camimiz; Kur'an kursuyla, kütüphanesiyle, vakıf binası, otoparkı ve taziye salonuyla 7'den 70'e herkesin rahatlıkla istifade edebileceği bir yapı arz ediyor. Konumu ve özellikleri itibarıyla önemli bir ihtiyaca cevap verecek Hacı İbrahim Demir Camii'mizin hayırlı uğurlu olmasını diliyorum" ifadelerine yer verdi. "Birileri bizi ruh köklerimizden koparmak istese de aslımıza, değerlerimize, milli ve manevi kimliğimize sahip çıkmaya devam edeceğiz" Milli ve manevi değerlere her şartta sahip çıkmaya devam edeceklerini söyleyen Erdoğan, "Bizim medeniyet tasavvurumuzda şehirler camileri merkeze alarak kurulur. Bu şekilde imar ve ihya edilir. Ticaretten eğitim, kültür ve sanata şehrin, bireyin ve toplumun nabzının attığı alanlar daima camilerin ve külliyelerin etrafında şekillenmiştir. Tarihimizin bir döneminde 'mabetsiz ve minaresiz şehir' olarak tahayyül edilen başkent Ankara'mızın yeni camilerle, yeni ibadethanelerle, yeni irfan merkezleriyle süslenmesi bizim için çok ama çok kıymetlidir. Birileri bizi ruh köklerimizden koparmak istese de aslımıza, değerlerimize, milli ve manevi kimliğimize sahip çıkmaya devam edeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle açılışını yaptığımız Hacı İbrahim Demir Camii'mizin bir kez daha şehrimiz, ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum" dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, cami yapımında emeği geçen herkese teşekkür etti. Caminin açılışı dualarla gerçekleştirildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Ülkemizi ateş çukurundan uzakta tutmak birinci önceliğimiz Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Ülkemizi ateş çukurundan uzakta tutmak birinci önceliğimiz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 10’uncu Milli İrade Platformunun düzenlediği iftar programına katıldı. Erdoğan’ın yanı sıra iftarda, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İlim Yayma Cemiyeti Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan ile çok sayıda davetli katıldı. "6 YAŞINDAKİ KIZ ÇOCUKLARININ, 365 KURŞUN SIKILARAK ÖLDÜRÜLEN BİR DÜNYANIN DENİZLERİ MAVİ OLSA NE OLUR, OLMASA NE OLUR" Programda konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam coğrafyasında yaşananlara dikkat çekerek, "Ramazan; barışın, dayanışmanın, kardeşliğin ve merhametin ayıdır. Ancak İslam coğrafyasının acıyla, gözyaşıyla, çatışmalarla, savaşlarla anılması, bizleri gerçekten müteessir ediyor. 72 bin şehit verdiğimiz Gazze, ateşkese rağmen huzura hasret kalırken, bir de buna İsrail’in, Batı Şeria’daki insanlık dışı işgal politikaları eklendi. Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te, bin 120’yi aşkın Filistinli sivil, son 2 yılda İsrail güçleri veya yerleşimci teröristler tarafından hayattan koparıldı. 10 Ekim’den bu yana, Gazze’de şehit edilenlerin sayısı 640’ı buluyor. Katledilenlerin kahiri ekseriyetini çocuklar, kadınlar ve yaşlılar oluşturuyor. Annelerinin yanaklarına bir gül kondurarak okula gönderdiği çocuklar, ya füzelerin ya bombaların ya da kurşunların hedefi oluyor. Komşumuz İran’dan Yemen’e, Sudan’dan Somali’ye kadar coğrafyamızın dört bir yanında aynı üzücü manzara ile karşı karşıyayız. Çocukları ürkütülmüş bir dünyanın denizleri mavi olsa ne yazar, olmasa ne yazar? Bütün bu haklı itiraza her gün muhatap oluyoruz. Elimizi vicdanımıza koyup, lütfen samimiyetle cevap verelim. Sabah güle oynaya okullarına giden yavruların, akşam evlerine dönemediği bir dünyanın denizleri mavi olsa ne olur, olmasa ne olur? Henüz 6 yaşındaki kız çocuklarının, 365 kurşun sıkılarak öldürülen bir dünyanın denizleri mavi olsa ne olur, olmasa ne olur?" şeklinde konuştu. "GAZZE’DEKİ KARDEŞLERİMİZ BAŞTA OLMAK ÜZERE, DÜNYADAKİ TÜM MAZLUMLARLA DAYANIŞMA HALİNDEYİZ" Dünyanın İslam coğrafyasında yaşananlara sessiz kaldığına da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Daha üzücü olan, tüm dünyanın bu tabloya sessiz kalması, yaşanan acıları yok saymasıdır. Suriye’de, 13 buçuk yıl süren zulümde bunu gördük. Somali’de insanlar açlıkla kırılırken bunu gördük. Hocalı'da kardeşlerimiz katlediliken bunu gördük, en son bunu, Gazze mezaliminde hem de çok acı bir şekilde gördük. Halklar tepki gösterirken, üniversiteler birer direniş merkezine dönerken, meydanlar vicdan sahipleri ile dolup taşarken, ne yazık ki yönetimler kimi zaman baskıya, kimi zaman şantaja boyun eğdi. Bazı ülkeler zulmü ve soykırımı görmezden geldi. Bazı ülkeler İsrail gibi soykırımcılara destek verdi. Birkaç dışında coğrafyamızda zulme tepki gösteren başka neredeyse kimse çıkmadı. Aileleri tamamen yok edilen on binlerce Gazzeli, Suriyeli çocuğun dramı, sanal alemin sahte vicdanı sayesinde sürüsünden ayrılan bir penguen kadar bile gündeme gelmedi. Bugün Türkiye’nin Anadolu merkezli çoban ateşi, gönül coğrafyamızda binlerce mazlumun yüreğini ısıtıyor. Filistin’den Arakan’a, Afrika’dan Latin Amerika’ya, uluslararası toplumun sırtını döndüğü yerlerde sizlerle, resmi kurumlarımızla, sivil toplum kuruluşlarımızla varız. Bir yetimin başını okşamak için hep beraber seferber olmuş bulunmaktayız. Gazze’deki kardeşlerimiz başta olmak üzere, dünyadaki tüm mazlumlarla dayanışma halindeyiz. Milli İrade Platformu önünde, 1 Ocak’ta Galata Köprüsü’nde bir araya gelen yüz binlerin haykırdığı gibi sinmiyoruz, Filistin’i unutmuyoruz. Bu can, bu bedende olduğu müddetçe, mazlumların yanında duracak, zulme rıza göstermeyeceğiz. Baskılar karşısında sinmeyecek ve susmayacağız. Sadece mazlumun değil, yaklaşık 13 yıldır Milli iradenin ve Milletin yanında saf tuttuğunuz için sizlere dua ediyorum" dedi. "ÜLKEMİZİ BU ATEŞ ÇUKURUNDAN UZAKTA TUTMAK, BİRİNCİ ÖNCELİĞİMİZDİR" "Birbirimize sıkıca kenetlendiğimiz sürece istiklal ve istikbalimize uzanan namahrem ellerini kırabiliriz" diyen Erdoğan, "Ramazan-ı Şerif’ten bir gün önce yayınladıkları bildirilerle millete hakaret eden güruhun ideolojik dayatmalarına ancak bu şekilde karşı koyabiliriz. Bundan sonrada, tek yürek, tek bilek, olarak mücadelemizi sürdüreceğiz. Bölgemizin içinde bulunduğu konjöktürde hem kardeşliğimizi güçlendirmeye, hem de sağ duyuyu korumaya ihtiyacımız var. Biz, hükümet olarak, ülkemizi savaşın içerisine çekmeye çalışanlara çok dikkat ediyoruz. Olayların sadece görünen kısmına değil, asıl perdenin arkasına gizlenen kısmına odaklanıyor, hiçbir ihtimali, hiçbir senaryoyu dışlamıyor, her şeyi en ince detayına kadar, tahlil ve tetkik ediyoruz. Hava sahamızı ihlal eden her türlü tehdide yönelik gerekli önleme faaliyetlerinde de bulunuyoruz. Türkiye’nin binlerce yıllık kadim devlet aklı, hükümetimizin 23 yıllık kriz yönetim tecrübesi, çevremizdeki karmaşık hadiseleri okuma, anlama, bunlara doğru ve ölçülü tepkiler vermede en büyük kılavuzumuzdur. Ülkemizi bu ateş çukurundan uzakta tutmak, birinci önceliğimizdir. İran’a saldırılarla eş zamanlı köpürtülen mezhep ve etnik köken temelli kışkırtmalara karşı çok dikkatli olmanızı istiyorum" diye konuştu.

Cerrahpaşa’da tarihi gün: Erdoğan hastane projesinin temelini attı Haber

Cerrahpaşa’da tarihi gün: Erdoğan hastane projesinin temelini attı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa’da düzenlenen Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi 1. Etap Temel Atma Töreni ile 16 eğitim ve yurt binasının toplu açılış programında önemli açıklamalarda bulundu. İstanbul’da gerçekleştirilen törende konuşan Erdoğan, hem sağlık yatırımlarına hem de Cerrahpaşa’daki dönüşüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. RAMAZAN MESAJI VERDİ Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının başında Ramazan ayına değinerek Ramazan’ın son günlerinin yaşandığını belirtti. Erdoğan, mübarek ayın Türkiye’ye ve İslam dünyasına hayırlar getirmesini temenni etti. Erdoğan, Ramazan Bayramı’na da huzur içinde ulaşılması temennisinde bulunarak tüm vatandaşların Ramazan ayını tebrik etti. CERAHPAŞA’DA TEMEL ATMA VE TOPLU AÇILIŞ Cumhurbaşkanı Erdoğan törende Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi’nin birinci etap temelinin atılacağını ve yapımı tamamlanan 16 hizmet binasının resmi açılışının gerçekleştirileceğini açıkladı. Erdoğan, yeni tıp fakültesi binası ile hizmet binalarının İstanbul’a, üniversiteye, öğrencilere ve sağlık çalışanlarına hayırlı olması temennisinde bulundu. Projede emeği geçen yüklenici firmalara, işçilere, mühendis ve teknik ekiplere teşekkür eden Erdoğan, finansman desteği sağlayan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, TOKİ ve Strateji ve Bütçe Başkanlığı’na da teşekkürlerini iletti. SAĞLIK ÇALIŞANLARINA TIP BAYRAMI MESAJI Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında sağlık çalışanlarına da teşekkür ederek yaklaşan 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutladı. Sağlık çalışanlarının pandemi ve diğer zorlu süreçlerde büyük fedakârlık gösterdiğini ifade eden Erdoğan, sağlık ordusunun her bir mensubuna emeklerinden dolayı teşekkür etti. CERAHPAŞA’DA DÖNÜŞÜM SÜRECİ Erdoğan konuşmasında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde yürütülen dönüşüm çalışmalarına da değindi. Büyük Marmara Depremi sonrasında başlatılan çalışmaların uzun süre sınırlı kaldığını belirten Erdoğan, 2013 yılında yeni bir planlama yapıldığını söyledi. Projede hem yeni binaların inşa edilmesi hem de eğitim ile sağlık hizmetlerinin kesintisiz sürdürülmesinin hedeflendiğini belirten Erdoğan, bu kapsamda yaklaşık 40 bin metrekarelik alanda 23 adet çelik konstrüksiyon bina yapıldığını ifade etti. Bu sayede öğrencilerin eğitimlerinin ve vatandaşlara sunulan sağlık hizmetlerinin kesintiye uğramadan devam ettiğini belirtti. ARKEOLOJİK BULUNTULAR GÜN YÜZÜNE ÇIKTI Cerrahpaşa’daki çalışmalar sırasında arkeolojik kazılar da yapıldığını belirten Erdoğan, kazılarda binlerce tarihi eserin ortaya çıkarıldığını söyledi. Kazılar sırasında yaklaşık 200 metre büyüklüğünde tarihi bir su sarnıcının da bulunduğunu ifade eden Erdoğan, bu yapının özel tekniklerle başka bir alana taşındığını belirtti. Bu çalışmanın arkeoloji literatüründe örnek gösterilen bir uygulama olduğunu vurguladı. İBB’YE ELEŞTİRİ: GÖREVLERİNİ YERİNE GETİRMEDİLER Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni de eleştirdi. Cerrahpaşa Tıp Tarihi Müzesi ile ilgili protokolün önceki dönemde tamamlandığını hatırlatan Erdoğan, müze envanterinin bakım ve sergilenmesi konusunda gerekli çalışmaların yapılmadığını söyledi. Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin protokol kapsamında üstlendiği sorumlulukları yerine getirmediğini ifade ederek bu durumun müzedeki on binlerce eserin sergilenmesini geciktirdiğini belirtti. SAĞLIK VE EĞİTİM YATIRIMLARI DEVAM EDİYOR Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında Türkiye genelinde sağlık ve eğitim alanındaki yatırımların devam ettiğini vurguladı. Cerrahpaşa’daki yeni projelerin hem üniversite hem de sağlık hizmetleri açısından önemli bir kazanım olacağını belirten Erdoğan, yapılan yatırımların İstanbul ve Türkiye için büyük değer taşıdığını ifade etti.

Erdoğan: "Türkiye her zaman savaşın değil, barışın yanında" Haber

Erdoğan: "Türkiye her zaman savaşın değil, barışın yanında"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bizim İran krizindeki tavrımız gayet berraktır ve nettir. Türkiye her zaman savaşın değil, barışın yanındadır." dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Önceki Dönem Milletvekilleri, MYK Üyeleri ve Grup ile İftar Programı'nda konuştu. Burada katılımcıları selamlayan Erdoğan, "Gönüllerimizi birbirine rapteylediğimiz bu kardeşlik sofrasında, bu güzel ramazan akşamında bir araya gelmemize vesile olan, hasret gidermemizi sağlayan Genel Merkezdeki arkadaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Vefa duygusu etrafında buluştuğumuz bu sofranın birliğimizi, beraberliğimizi, dayanışmamızı, uhuvvetimizi güçlendirmesini diliyorum. Öncelikle sizlerin, ailelerinizin, aziz milletimizin ve İslam aleminin Ramazan-ı Şerif'ini canıgönülden tebrik ediyorum." diye konuştu. İslam peygamberi Hazreti Muhammed'in "ebedi azaptan kurtuluş" olarak müjdelediği ve son on gününün idrak edildiği bugünlerin; mağfirete, rahmete, berekete vesile olmasını dileyen Erdoğan, şunları kaydetti: "Kardeşliğin, dostluğun, muhabbetin haneleri doldurduğu yediveren günlerinin ülkemize, milletimize ve son haftalarda çok ciddi sıkıntılar içinde boğuşan bölgemize hayırlar getirmesini temenni ediyorum. AK kadrolar olarak Hazreti Mevlana'nın şu mısralarında vücut bulan ruha, tasavvura ve duyguya bugün bir kez daha burada şahitlik ediyoruz. 'Bu denizde ne ölmek var bize. Bu denizde ne gam ne dert ne keder, bu deniz alabildiğine muhabbet, bu deniz iyilikten, cömertlikten ibaret.' Evet bugün bir kez daha muhabbetiniz için, varlığınız için, davamıza ve hareketimize yaptığınız hizmetler için her birinize teşekkürlerimi iletiyorum. Yine sizlerin nezdinde, kuruluşundan bugüne AK Partimizin çatısı altında birlikte yol yürüdüğümüz, ülkemize ve milletimize birlikte hizmet ettiğimiz tüm kardeşlerimize minnettarlığımı ifade ediyorum. Son iftar buluşmamızdan bu yana ebediyete uğurladığımız Karaman Milletvekilimiz Zeki Ünal'ı, Samsun Milletvekilimiz Mustafa Demir'i, Manisa Milletvekilimiz İsmail Bilen'i, Muğla Milletvekilimiz Ali Boğa'yı, Kocaeli Milletvekilimiz Cemalettin Kaflı'yı, Giresun Milletvekilimiz Cemal Öztürk'ü, Uşak Milletvekilimiz Mehmet Altay'ı ve beraber yola çıktığımız, beraber yol yürüdüğümüz arkadaşlarımızdan rahmet-i rahmana kavuşanların hepsini bugün bir kez daha şükranla, özlemle yad ediyorum. Rabb'im ruhlarını şad, mekanlarını cennet, menzillerini mübarek eylesin." "Yegane amacımız hoş bir sada bırakmaktır" İstiklal Marşı'nın yazarı Mehmet Akif Ersoy'un "Birlik" şiirinden, "Bu yol ki Hak yoludur, dönme bilmeyiz, yürürüz." dizesinde olduğu gibi il, ilçe, belde ve mahallelerde AK Parti teşkilatlarının her kademesinde görevlilere selam ve muhabbetlerini gönderen Erdoğan, "Çok partili hayata geçtiğimiz günden beri Türk demokrasisine adını altın harflerle yazdıran AK Parti hareketine, milletin bağrından çıkan ve yegane amacı milletini yüceltmek olan bu yürüyüşe karınca kararınca destek veren bütün kardeşlerime şükranlarımı arz ediyorum." ifadelerini kullandı. Divan şairi Baki'nin "Avazeyi bu aleme Davud gibi sal. Baki kalan bu kubbede bir hoş sada imiş." dizelerini anımsatan Erdoğan, "Baki'nin çok veciz bir şekilde söylediği üzere, bizim yegane amacımız binlerce yıllık bir medeniyete, köklü bir devlet geleneğine, muazzam bir hayat bilgisine sahip bu millete hayırlı hizmetlerde bulunmak, hayırlı eserler kazandırmak, geleceğe hayırla yad edilecek hoş bir sada bırakmaktır." dedi. "Bismillah" deyip yola çıktıkları ilk günden bu yana hep bu anlayışla çalıştıklarını, "Halka hizmet, Hakk'a hizmettir" düsturuyla hiçbir ayrım yapmadan milletin hizmetkarı olduklarını belirten Erdoğan, karşılaştıkları bütün zorlukları, milletin desteği ve duası sayesinde aştıklarını söyledi. "Yeter söz de karar da milletin" diyerek sözü de kararı da asıl ve asil sahibine, yani millete tevdi ettiklerini vurgulayan Erdoğan, "Demokrasiye, milli iradeye, hak ve özgürlükler üzerine düşen gölgeleri sizlerle beraber kaldırdık. Gezi kalkışmasından 17-25 Emniyet-Yargı kumpasına, 15 Temmuz darbe ve ihanet teşebbüsüne milletin iradesini ve istikbalini hedef alan saldırıları aynı şekilde beraber savuşturduk." diye konuştu. Eğitimden ulaşıma, sağlıktan emniyete, savunma sanayisinden adalete, her biri sessiz devrim niteliğindeki dev adımları beraber atlattıklarını dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti: "Milletimizin her bir ferdinin bu devletin eşit ve onurlu bireyleri olarak kendilerini özgürce ifade edebildiği bir Türkiye'yi sizlerle beraber inşa ettik. Türkiye'yi şaha kaldırdık. Bu ülkeyi sizlerle birlikte kanatlandırdık. Varsın birileri halen görmemekte ısrar etsin. Ortak çabalarımızla bugün Türkiye her zamankinden daha zengin, daha özgür, daha çoğulcu, demokrasisi daha güçlü bir ülkedir. Bugün hamdolsun bölgesinin istikrar adası olarak günden güne yıldızı parlayan bir ülkede yaşıyoruz. 'Bu yol Türkiye'nin yolu, bu yol milletimizin yolu.' diyerek çıktığımız, merkezinde eser ve hizmet siyaseti olan kutlu yolu yaklaşık 25 yıldır birlikte yürüyoruz. Hem ülkemizin hem bölgemizin önünde kardeşlikle, huzurla ve istikrarla dolu bembeyaz bir sayfa açacağımız Terörsüz Türkiye hedefimizi de çağa damgamızı vuracağımız Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu da inşallah yine sizlerle ve milletimizle birlikte hayata geçireceğiz. Ne diyor Bayrak şairimiz Arif Nihat Asya? 'Artık aşarız biz bu kanatlarla zamanı, yorgunluk çekilsin yolumuzdan.' İşte biz de yorulmadan, yılmadan, rehavete kapılmadan yolumuza hep birlikte devam edeceğiz. 'Aşkınan koşan, yorulmaz' düsturuyla aşkla, sevda ile büyük bir iştiyakla milletin yolunda yürümeyi, bu aziz millet için geceyi gündüz etmeyi sürdüreceğiz." "Dava adamı her zaman sahadadır" AK Parti'nin her şeyden önce bir dava hareketi olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Dava adamının eskisi, emeklisi, kendi köşesine çekilmişi olmaz. Dava adamı her zaman sahadadır. Aklıyla, gönlüyle, çalışmalarıyla, yol ve mücadele arkadaşlarının yanındadır." dedi. Bu çatı altında küslüğün, dargınlığın, kırgınlığın yerinin olamayacağının altını çizen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Şunu en iyi sizler biliyorsunuz; biz yalnızca günü kurtaran, günübirlik politika üreten bir kadro değiliz. Biz, ortaya eser koyan, hizmet koyan, vizyon koyan, geleceğe dönük projeksiyonu olan bir Erdemliler Hareketiyiz. Sizler her biriniz benim yol ve dava arkadaşım olduğunuz kadar, aynı zamanda bu partinin kendisi, omurgası ve ortak aklısınız. Sizler aynı zamanda çok köklü bir tecrübenin sahiplerisiniz. Bu tecrübeyi partimizin farklı kademelerinde görev alan genç kardeşlerimize aktarmanız, bilginizle, deneyiminizle onlara adeta siyasi mentörlük yapmanız, tabiri caizse siyasi koçluk yapmanız, onlara yol göstermeniz çok önemlidir." "Türkiye Yüzyılı'nı en güçlü şekliyle hayata geçireceğiz" Erdoğan, "İç cephemizin tahkim edilmesinde, ahdimizin, kavlimizin, kardeşliğimizin güçlendirilmesinde sizlere önemli görevler düşüyor. Aynı şekilde yeni kuşaklarla köprü kurmak, üye sayısı 11,5 milyonu aşan AK Parti ailesini daha da genişletmek noktasında sizlerden katkı beklediğimin altını özellikle çizmek istiyorum. Yeni Türkiye'yi sizlerle birlikte kurduk. Türkiye Yüzyılı'nı da yine inşallah sizlerle ve gençlerimizle birlikte hem de tüm cephelerde en güçlü şekliyle hayata geçireceğiz." ifadelerini kullandı. Bölgeyi kana ve gözyaşına boğan sarsıntıların şiddetinin 28 Şubat'ta başlayan komşu İran'a yönelik saldırılarla daha da arttığına işaret eden Erdoğan, bölgeyi terörize ederek güvenliğini sağlayacağını düşünen İsrail'in, bir yandan Gazze'de uymadığı ateşkesi hiçe sayarak saldırılarını yoğunlaştırırken, diğer yandan da Lübnan'ı işgal girişimine başladığını hatırlattı.Erdoğan, coğrafyanın kibir sendromuna kapılmış bir katliam şebekesinin elinde yavaş yavaş felakete doğru sürüklendiğine dikkati çekti. "Her geceyi sığınaklarda geçiren İsrail halkı bile Holokost'tan sonra başlarına gelen en büyük felaketin Netanyahu olduğunu artık açıkça dile getirmektedir." diyen Erdoğan, dalga boyu giderek artan bu sarsıntıların etkilerine sadece coğrafyada değil, ekonomiden ticarete, turizmden enerjiye birçok alanda tüm dünyada şahit olduklarını kaydetti. "Başkasının zararını kendi karımız olarak asla göremeyiz" Küresel ekonominin, Rusya-Ukrayna Savaşı'ndan sonraki en belirsiz günlerini yaşadığına işaret eden Erdoğan, savaşın uzaması durumunda dünyanın nereye savrulacağını tam olarak kimsenin kestiremediğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Başkasının zararını kendi karımız olarak asla göremeyiz. Başkalarının acısından rant devşirmek gibi bir hesabın içinde olmayız. Bizim, İran krizindeki tavrımız gayet berraktır ve nettir. Türkiye her zaman savaşın değil, barışın yanındadır. Çatışmanın değil, diplomasinin tarafındadır. Kaos ve kargaşanın değil, huzur ve istikrarın safındadır. Düşmanlaştırmanın değil, yakınlaştırmanın peşindedir. Artık bölgemizde gözyaşları dinsin, çatışmalar dursun, sulh-u sükun hakim olsun istiyoruz. Türkiye olarak ellerin tetikten çekilmesi, ateşkesin sağlanması, müzakere masasına tekrar dönülmesi için yoğun gayret sarf ediyoruz. Alev daha fazla büyümeden, ateş çemberi daha fazla genişlemeden, daha fazla can yanmadan, kan dökülmeden yangını söndürmenin derdindeyiz. Ana muhalefetin başındaki zat ve avanesi gözlerini hakikatlere kapatsa da başta milletimiz olmak üzere tüm insanlık, Türkiye'nin samimi gayretlerini görmekte, çabalarımızın devamı noktasında bizleri yüreklendirmektedir. Müslümanlar olarak şuna da tüm kalbimizle inanıyoruz. Cenabıhak, şerleri hayreyler. Herkesin bir hesabı varsa, Allah'ın da mutlaka bir hesabı vardır. İnşallah yaşadığımız bu sıkıntılar geçecek, en çok masum çocukları ve sivilleri vuran bu fırtına dinecek, bölgemizin önünde çok farklı bir ufuk belirecek, çok daha aydınlık bir şafak sökecektir." Bugüne kadar karşılaşılan krizlerde hem millet hem de teşkilat olarak birliğin, beraberliğin, kardeşliğin tüm süreçlerden salimen çıkmayı sağlayan en büyük değerler olduğunu dile getiren Erdoğan, bu türbülanstan da yine birlik ve beraberliğe sarılarak çıkılacağını vurguladı.

KABİNE TOPLANTISI NE ZAMAN, SAAT KAÇTA? 9 MART KABİNE GÜNDEMİNDE HANGİ KONULAR VAR? Haber

KABİNE TOPLANTISI NE ZAMAN, SAAT KAÇTA? 9 MART KABİNE GÜNDEMİNDE HANGİ KONULAR VAR?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında bugün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde toplanacak Kabine’de kritik başlıklar ele alınacak. Peki Kabine Toplantısı saat kaçta başlayacak? Gündemde hangi konular var? İşte 9 Mart 2026 Kabine Toplantısı gündemi ve merak edilen detaylar… KABİNE TOPLANTISI NE ZAMAN, SAAT KAÇTA? Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilecek Kabine Toplantısı 9 Mart 2026 Pazartesi günü Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde yapılacak.Son olarak 23 Şubat’ta toplanan Kabine’nin bugünkü toplantısının öğleden sonra başlaması bekleniyor. Toplantının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Millete Sesleniş konuşması yaparak alınan kararları kamuoyuyla paylaşması öngörülüyor. KABİNE TOPLANTISI GÜNDEMİNDE HANGİ KONULAR VAR? İSRAİL–İRAN GERİLİMİ VE HAVA SAHASI GÜVENLİĞİ Kabine’de bölgesel gelişmeler de masaya yatırılacak. Özellikle İsrail–İran savaşı ve Türkiye’nin hava sahası güvenliği toplantının önemli başlıkları arasında yer alıyor. Bu kapsamda: İran’dan ateşlenen bir balistik füzenin Türk hava sahasına yönelmesi ve düşürülmesi olayı,İran Büyükelçisi’nin Dışişleri Bakanlığı’na çağrılması, ABD’nin bölgedeki faaliyetleri,Bölgesel savaşın Türkiye ekonomisine etkileri gibi konuların detaylı şekilde ele alınması bekleniyor. TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ Kabine’nin güvenlik gündeminde ayrıca “Terörsüz Türkiye” hedefi kapsamında yürütülen çalışmalar bulunuyor.Terör örgütü PKK’nın silah bırakma ve kendisini tasfiye etme süreci ile ilgili güvenlik birimlerinin hazırladığı saha raporlarının değerlendirileceği belirtiliyor. KKTC İÇİN GÜVENLİK PLANI Dış politika başlıkları arasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliği de yer alıyor.Milli Savunma Bakanlığı’nın hazırladığı ve KKTC’ye F-16 konuşlandırılması gibi seçenekleri içeren güvenlik planlarının Kabine’de görüşülmesi bekleniyor. EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ ARTACAK MI? Ekonomi gündeminin en önemli maddelerinden biri ise emekli bayram ikramiyesi olacak.Mevcut 4 bin TL olan ikramiyeye zam yapılıp yapılmayacağı Kabine Toplantısı sonrası netlik kazanacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.