#Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz

İLKHABER-Gazetesi - Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Terörsüz Türkiye ile demokrasi ve kalkınmada yeni dönem başlıyor Haber

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Terörsüz Türkiye ile demokrasi ve kalkınmada yeni dönem başlıyor

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Mersin programı kapsamında AK Parti Mersin İl Danışma Meclisi Toplantısına katıldı. Yılmaz, burada yaptığı konuşmada 28 Şubat sürecine, AK Parti’nin icraatlarına, ekonomiye ve 'Terörsüz Türkiye' hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yılmaz, 28 Şubat sürecine değinerek, "Bazıları hala içine sindiremiyor. O 28 Şubat zihniyeti fırsat bulduğundan hemen hortluyor. Bunu bir kez daha gördük. Allah böyle zihniyetlere fırsat vermesin inşallah. Milletimiz de basiretiyle, ferasetiyle bu 28 Şubat zihniyetine bir daha asla geçit vermeyecektir. 28 Şubat’ta ne demişlerdi? Bin yıl sürecek demişlerdi. Çok şükür 5 sene bile sürmedi. Ve asla Türkiye artık o günlere geri dönmeyecek, bu aziz millet o zihniyetleri tarihin çöp tenekesine atmıştır. Bir daha oradan geri çıkmayacaklar inşallah" ifadelerini kullandı. "AK PARTİ ÖZGÜRLÜK DEMEKTİR" 23 yıldır iktidarda olduklarını ve bu süreçte binlerce, on binlerce kilometre duble yol yaptıklarını, hava limanları inşa ettiklerini, üniversiteler yaptıklarını, kentlere, köylere hizmetler götürdüklerini ve garip, gurabaya sahip çıktıklarını söyleyen Yılmaz, "Hizmetler anlatmakla bitmez. Fakat bütün bunların ötesinde, ‘AK Parti ne demektir’ derseniz. AK Parti özgürlük demektir, başörtüsüne özgürlük demektir, insanların ana diline özgürlük demektir, fikir hürriyeti demektir. AK Parti, bu milletin kendi değerleri ile savaşmaması, tam tersine tarihten getirdiği, medeniyetinden getirdiği değerleri ile bütünleşmesi, geleceğe yürümesi demektir" diye konuştu. "DEVLET İLE MİLLET AYNI YÖNE BAKIYOR" Geçmişte devlet ile milletin farklı yönlere baktığını ve bunun kalkınmayı engellediğini belirten Yılmaz, "Bir toplumda devlet farklı bir yöne, millet farklı bir yöne bakıyorsa, o toplum kalkınamaz. Enerjisini boş yere harcar. Yıllarca bizi o durumda tuttular. Devlet ile milleti bir birinden ayırdılar. Şimdi AK Parti döneminde neyi başardık derseniz? Artık devlet ile millet aynı yöne bakıyor. Aynı değerlere sahip. Dolayısıyla Türkiye Yüzyılı’nı, devletimizle, milletimizle birlik, beraberlik içerisinde başaracağız. Bir daha devlet ile milletin karşıya getirilmesine izin vermeyeceğiz Allah’ın izni ile. AK Parti, aynı zamanda geçmiş ile geleceği bütünleştiren bir siyasi harekettir. Uzun yıllar, geçmiş değerlerimizi, kalkınmanın, modern bir toplum, modern bir devlet olmanın önünde bir engel gibi göstermeye kalktılar. Biz buna inanmıyoruz. Bir toplum, geçmişine, tarihine, medeniyetine ne kadar çok sahip çıkarsa o kadar sağlam bir zemin üzerinde geleceğe yürür. Modern bir toplum olur, gelişmiş bir toplum olur. Bizim geçmiş değerlerimiz, kalkınmanın, gelişmenin önünde bir engel değil, tam aksine gelişme, modernleşme adı altında bu toplumda özgürlükleri yok edenler, bu ülkenin gelişmesine engel oldular" şeklinde konuştu. AK Parti’nin, 'Ben diyenlerin değil, biz diyenlerin partisi' olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Bir kesimin, bir grubun menfaatini veya bir şahsın menfaatini ön plana koyup hareket eden bir parti değildir AK Parti. AK Parti, ‘Neyi başardıysak, hep birlikte başardık’ diyenlerin partisidir. AK Parti ve Cumhur İttifakı, bu toplumun ana damarıdır. Konjöktüre göre farklı havalar oluşabilir ama bu toplumun, ‘milletin adamları’ diyoruz ya, kim var geçmişe baktığınızda, rahmetli Menderes var, taş üstüne taş koyan. ‘Milletin adamı’ sıfatını yakıştırdığımız rahmetli Menderes var ve onun çizgisinde siyaset yapan önemli siyasetçiler var. Rahmetli Özal var. Şimdi milletin adamı kim? Recep Tayyip Erdoğan. Adam gibi adam" dedi. "LİDERİMİZİN KIYMETİNİ BİLMEMİZ LAZIM" Liderlerin özellikle zor dönemlerde daha da önemli olduğunu ifade eden Yılmaz, "Ama özellikle fırtınalı zamanlarda, dünyanın, bölgemizin karışık olduğu dönemlerde, sağlam, güçlü bir iradeye milletin ihtiyaç duyduğu anlarda, liderler bir kat daha önemli. Bu çerçevede, Türkiye Cumhuriyeti olarak şanslıyız. Bazı şeyler varken insan değerini yeterince bilmiyor. Güçlü lideri olmayan toplumlar, şimdi ne haldeler görüyoruz. Tecrübeli, dirayetli, milletin seven, gece gündüz çalışan bir liderimiz var. Allah’a şükrediyoruz ve bu liderimizin kıymetini bilmemiz lazım. Büyük bir afet yaşadık. Böyle bir lider olmasa, bu siyasi istikrar olmasa, Cumhur İttifakı olmasa, 3 yılda bunun altından kalkabilir miydik? En gelişmiş dediğimiz ülkeler bile kalmazdı. 90 milyar dolardan fazla kaynak aktarıldı bu bölgelere. Geçtiğimiz günlerde 455 bininci konutumuzu hak sahibine teslim ettik. Ne derlerse desinler. Gölgelemek için ne yaparlarsa yapsınlar. Halep orada ise arşın burada" dedi. "TÜRKİYE ARTIK FARKLI BİR LİGDE" Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, şöyle devam etti: "AK Parti iktidara geldiğinde bütün ekonomisi 238 milyar dolardı. Türkiye’nin 1 yılda ürettiği tüm malların, hizmetlerin değeri bu kadardı. Geçen yıl ilk defa 1,5 milyon doları aştı ekonomik büyüklüğümüz. Dünyanın 21. büyük ekonomisiydik 2022’de, bugün 16. büyük ekonomisiyiz. Satın alma gücüne göre ise dünyanın 11. büyük ekonomisiyiz. Geçen sene 270 milyar doları aşan ihracat yaptık. 2022’de sadece 36 milyar dolardı. Toplam mal ve hizmet ihracatımız ise 396 milyar doları aştı. Gelecek yıl inşallah 400 milyar doların üzerinde olacak. Türkiye artık farklı bir ligde. Sorunlarımız yok mu? Hangi ülkenin sorunu yok. Son yıllarda dünya üst üste büyük sıkıntılar yaşadı. Finansal krizlerin etkileri hala devam ediyor, üstüne bir de pandemi geldi. O bitti üstüne deprem geldi. O bitti savaşlar çıktı. Bölgemiz ateş çemberi. Ama bunun içinde Türkiye, istikrarlı ve güçlü bir şekilde yoluna devam ediyor." "AMACIMIZ BU YIL SONUNDA ENFLASYONU YÜZDE 20’NİN ALTINA DÜŞÜRMEK" Hayat pahalılığıyla mücadele programını kararlılıkla uyguladıklarını belirten Yılmaz, "2024 Mayıs ayında yüzde 75,5 çıkmıştı enflasyon. O tarihten bugüne 45 puana yakın düşüş sağladık. Yıl sonunu 30’un biraz üzerinde tamamladık. Bizim hesabımız aslında 30’un altındaydı. Fakat geçen yıl tarımda hem kuraklık hem de don yaşadık. Bu nedenle büyümemiz olumsuz etkilendi, gıda enflasyonu etkilendi. Ama bu sene inşallah çok bereketli olacak. İnşallah amacımız bu yıl sonunda enflasyonu yüzde 20’nin altına düşürmek. Vatandaşımıza kalıcı sosyal refah üreteceğiz" ifadelerini kullandı. "TÜRKİYE YÜZYILI’NDA TERÖRE YER YOK" Suriye’deki gelişmelere ve terörle mücadeleye de değinen Yılmaz, "Şimdi Suriye yeniden imar ediliyor. Suriye’nin istikrarı, Türkiye’nin istikrarıdır. Biz kapsayıcı bir milliyetçilik anlayışına sahibiz. Türk de bizim, Kürt de bizim. Alevisi de bizim, Sunnisi de bizim. Arabı da bizim, Çerkez de bizim, Laz da bizim. Hep birlikte biz Türkiye’yiz. Bu çerçevede ‘Terörsüz Türkiye’ konusu çok önemli. Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu ‘Türkiye Yüzyılı, huzurun ve kardeşliğin yüzyılı olacaktır’ anlayışı, bunun temelini oluşturuyor. ‘Türkiye Yüzyılı’nda teröre yer yok’ diyoruz. Birlik, beraberlik içinde gideceğiz diyoruz" dedi. Yılmaz, "Mecliste bir komisyon kuruldu. Komisyonun çalışmaları son aşamaya gelmiş durumda. Yakında inşallah komisyon raporunu yayınlayacak, ondan sonra inşallah terörün kalıcı bir şekilde sona ermesi, bir daha bu ülkenin bu belalarla uğraşmaması için ne adımlar atılması gerekiyorsa, meclisimiz bunu ortak bir irade ile belirleyecek. Bizim buna ihtiyacımız var. Türkiye’nin kavgalara ihtiyacı yok. Kavganın kimseye faydası yok" şeklinde konuştu. "TERÖRSÜZ TÜRKİYE İLE DEMOKRASİMİZİN GÜCÜ ARTACAK" Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı:"Terörsüz Türkiye’nin başarılı olmasıyla birlikte, demokraside ve kalkınmada yeni bir döneme geçeceğiz. 2 trilyon doların üzerinde bir kaynak, bu terör yüzünden heba edildi. Şimdi o kaynaklar ülkemizin kalkınması için kullanılacak. Terörün ortadan kalktığı bir ortamda, demokratik standartlarımız daha da yükselecek. Demokratik bir yarış olacak, kimse silahların gölgesine sığınmadan, kimin ne söyleyeceği varsa söyleyecek, kim milleti ikna ederse, milli irade nasıl şekillenirse o yönde politikalar izlenecek. Dolayısıyla demokrasimizin gücü artacak."

Yılmaz: Terör, Diyarbakır'ın potansiyelini engelliyor Haber

Yılmaz: Terör, Diyarbakır'ın potansiyelini engelliyor

Bir otelde düzenlenen “Diyarbakır İş Dünyası Buluşması” programına katılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, TUSAŞ saldırısında şehit olan vatandaşlara Allah’tan rahmet dileyerek, ailelerine ve millete başsağlığı, yaralılara da acil şifalar diledi. Bu terör eyleminin 85 milyona, 81 ile kast edilen bir eylem olduğunu belirten Yılmaz, nasıl ki DEAŞ, FETÖ gibi terör örgütleri dini, kimlikleri kullanarak insanlı dışı işler yapıyorsa, PKK terör örgütünün de Kürt kimliğini istismar ederek, bu kimliği bir maske olarak insanlık dışı eylemler yaptığını dile getirdi. "Nasıl ki DEAŞ ve FETÖ Müslümanları temsil etmiyorsa, PKK terör örgütü de Kürtleri, Kürt vatandaşları temsil etmiyor" diyen Yılmaz, “Diyarbakır ve Güneydoğu, terör eylemlerinden çok çekti. Buradaki terör eylemleri buradaki potansiyelin hayata geçirilmesine, sosyal hayatı da, ekonomik hayatı da arzu edilen düzeylere ulaşmasında en büyük engel oldu. Bugün Diyarbakır’daki huzur ortamının pekişmesi çok farklı bir ortam oluşturuyor” dedi. “Tarımdan sanayiye, turizme her alanda hızlı bir gelişim, toparlama içerisindeyiz" ifadelerini kullanan Yılmaz, "Bu bölge üzerinde hesapları olan uluslararası güç odakları var. Kendilerinde bir bölge üzerinde tasarım oluşturup onu hayata geçirmeye çalışıyorlar. Bugün Orta Doğu’ya baktığımız zaman Gazze’de şu an soykırım suçu ile yargılanan ülke hariç olmak üzere hiçbir güçlü devlet istemiyorlar. Bu bölgede bütün devletleri zayıflatarak, bütün toplumları zayıflatmak istiyorlar. Bunu görmemiz lazım. Amam bunu başaramayacaklar. Türkiye Cumhuriyeti; birlik, beraberlik içerisinde güçlü bir şekilde yoluna devam edecektir. Bu bölge emperyalist hedefleri olan değil, bu bölgenin asıl sahipleri kazanacaktır" diye konuştu. "Geçen sene savunma sanayimizin ihracatı 5,5 milyar doları buldu. Bu sene, 6,5 milyar doları aşacak, 7 milyar dolar gibi bir hedef var” Türkiye’nin savunma sanayisinde büyük atılımlar yaptığına değinen Yılmaz, "Geçmişte bir takım ülkeler bize paramızla bazı sistemleri satmazken, şimdi biz, bize satmadıkları bu ürünleri kendimiz üretiyoruz, ürettiğimiz gibi ihraç ediyoruz. Geçen sene savunma sanayimizin ihracatı 5,5 milyar doları buldu. Bu sene, 6,5 milyar doları aşacak, 7 milyar dolar gibi bir hedef var. İnşallah o da yakalanır. Siyasi bir kararlılık olmazsa Türkiye bugün bu noktaya gelmez. Son 20 yılda yüzde 80 dışa bağlı bir yapıdan yüzde 80 kendi içinde milli, yerli üretim yapan bir yapıya ulaştı. Kim rahatsız oluyorsa olsun biz bu gücümüzü, sistemlerimizi geliştirmeye devam edeceğiz. Bu terör eyleminde yaralanan bir kardeşimiz gece hastanede tedavi olmuştu ertesi gün sabah TUSAŞ’I ziyaret ettiğimizde gelip mesaiye başladığını ve çalıştığını gördük. Bu, hepimize çok büyük moral verdi” diye konuştu. “Diyarbakır iş dünyasının fikir, taleplerini almak için buradayız” diyen Yılmaz, “Türkiye ekonomisi olarak zor bir dönemden geçtiğimizi ifade edebilirim. Dünyanın, bölgemizin zor bir dönemindeyiz. Bir taraftan pandemi sonrası hala tarihi seviyelere gelmemiş bir küresel ekonomik ortamdayız. 20 yıllık ortalamalara baktığımızda yüzde 3.6 civarında dünyada ortalama bir büyüme varken, son yıllarda bu 2,50 civarında, 2.6’lar civarına düşmüş durumda. Bir toparlanma süreci var ama hala eski ortam oluşmuş değil. Dünyada bir taraftan da enflasyonla mücadele var. Bir taraftan da bölgemizde jeopolitik olumsuzluklar var. Kuzeyimizde Ukrayna-Rusya savaşı, güneyimizde hepimizin içini yakan ve uluslararası Adalet Divanı’nda soykırım suçuyla yargılanan eylemler var Gazze’de, Filistin’de. Bir taraftan da geçen yıl tarihimizin en büyük deprem afetini yaşadık. Diyarbakır’da belli oranda payını aldı. Bütün bunlara rağmen ekonomimiz büyümeye, istihdam üretmeye devam ediyoruz” şeklinde konuştu. “Merkez Bankamızdaki brüt rezerv 160 milyar dolara yaklaştı” Bütçe açığının geçen yıl öngördüklerinin çok daha altında bir seviyede olduğuna işaret eden Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu sene 4.9 gibi bir rakama inecek. Gelecek seneye inşallah milli gelire oranla bütçe açığımız yüzde 3’lere düşüreceğiz. Cari açığımız geçen yıl yüzde 6’lar civarına çıkmıştı. Bugün geldiğimiz nokta yüzde 1’ler seviyesine gelmiş durumda. İhracatımız bu zorlu şartlara rağmen artıyor, ithalatımız azalıyor. Bu da dövize olan ihtiyacımızı azaltıyor. Döviz rezervlerimiz tarihi yüksek seviyelere çıktı son bir yıl içinde. Merkez Bankamızdaki brüt rezerv 160 milyar dolara yaklaştı. Net rezervler oldukça yüksek seviyelere çıktı.” “2026 hedefimiz ise ülkemizi tekrar tek haneli rakamlara kavuşturmak” Ülkedeki bütün bu göstergelerdeki iyileşmelerin ülke risk birimini düşürmüş durumda olduğunu kaydeden Yılmaz, “Bu da dış borçlanmada kamunun ve özel sektörün finansa erişimin ve finansın maliyetini aşağıya çekiyor. Her üç kredi derecelendirme kuruluşları notlarımızı artırdı. Bunun olduğu tek ülke Türkiye. Makro ekonomik politikalarda doğru istikamette olduğumuzu ifade etmek isterim. Bütün bu politikalarımızın özünde enflasyonu düşürmek var. Son 4 ayda enflasyon oranında yüzde 26’tının üzerinde bir düşüş gerçekleşti. Önümüzdeki yıl hedefimiz bu rakamı yüzde 20’nin altına düşürmek. 2026 hedefimiz ise ülkemizi tekrar tek haneli rakamlara kavuşturmak. Aylık bazı dalgalanmalar he zaman olabilir. Kontrol edemediğiniz bir takım gelişmeler olur. Ama bir programınız varsa, istikametiniz doğru ise eninde sonunda hedeflerinize ulaşırsınız” dedi. Diyarbakır’ın çok özel bir yer olduğunu söyleyen Yılmaz, “Kamu olarak ciddi yatırımlar yaptık, yapma devam ediyoruz. Ulaştırmada Erzurum-Bingöl-Diyarbakır Projesi için 2024’te verdiğimiz ödenek 1 milyar 248 milyon Türk Lirası. Diyarbakır-Silvan ayrımı Hani yolu için 440 milyon, Diyarbakır-Mardin Projesine 295 milyon, Diyarbakır-Siverek-Şanlıurfa Akziyaret Havalimanı Hilvan ayrımı projesi için 280 milyon, Diyarbakır-Mardin ayrımı Bismil-Batman Projesi için 182 milyon diye yıllık ödenekler bunlar. Demiryolunda elektrifikasyon sinyalizasyon için tahsisatlarımız söz konusu. Diyarbakır’da tarım sektörü çok önemli. Geçen yıl 2.4 milyar lira tarımsal destek vermişiz. Bu yılda devam ediyor. Sulama projelerimiz çok önemli ve öncelikli” diye konuştu. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nün sulama sektöründe bulunan yaklaşık 70 milyar liralık proje tutarı olan Silvan 1’nci Merhale Projesi’nin tamamlanması için gayret ettiklerini dile getiren Yılmaz, “Silvan Projesi, bu bölgenin en önemli projesi. Bütün bunlar hayata geçirildiğinde 2.4 milyon dönüm araziyi sulu hale getireceğiz. Bu projeye terör örgütünün geçmişte çok ciddi saldırıları oldu. Bunun dışında 42 milyar lira tutarı olan Kralkızı 1’inci Merhale, Kralkızı Dicle 2’nci Merhale, Kollu Dere Barajı ve sulaması, Çermik Kale Müstakil Projeleri gibi birçok projemiz var. Buralardan da 125 bin hektar alan sulamaya açılacak. Depremden dolayı onarımlarda devam ediyor. 1,5 milyar liralık bir projemiz var, yürütüyoruz. 2.2 milyar liralık içme suyu projemiz var. Bunlar, DSİ kapsamında yürüttüğümüz çalışmalar” ifadelerini kullandı. “İhracat rakamları Diyarbakır’a yakışmıyor. 331 milyon, bunun mutlaka milyar dolarla ifade edilen seviyelere ulaşması gerekiyor” Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığıyla birlikte yürütülen çalışmalar olduğunu ifade eden Yılmaz, “Bismil Atıksu Tesisi Projemizi yürütüyoruz. Deprem sonrası iyileştirme ve yeniden imar kapsamında içme suyu ve atık alt yapı tesisleri yapım işler için 3.3 milyar liralık bir kaynağı Diyarbakır’a tahsis etmiş durumdayız. OSB’ler ile ilgili çalışmalarımızı yürütüyoruz. İhracat rakamları Diyarbakır’a yakışmıyor. 331 milyon, bunun mutlaka milyar dolarla ifade edilen seviyelere ulaşması gerekiyor” dedi. Yılmaz, “Diyarbakır’da sağlık sektöründe önemli projeler yürüyor. 1000 yataklı Diyarbakır Şehir Hastanesi 1000 yataklı Yenişehir Devlet Hastanesi, dahil olmak üzere 2195 yatak kapasiteli yatırım süreci devam ediyor. Kültür ve Turizm Bakanlığımızın önemli projeleri var. Diyarbakır Surları restorasyonu devam ediyor. Sadece burası için 300 milyon liralık projemiz söz konusu. Diyarbakır Cezaevi’nin müzeye dönüştürülmesi projemiz devam ediyor. Buraya 281 milyon liralık ödenek ayırmış durumdayız. Depremde yine hasar gören kültür varlıklarımızın onarımını gerçekleştiriyoruz” ifadelerini kullandı. Diyarbakır Valisi Murat Zorloğlu ise kentteki ekonomik yatırımlar ve gelinen durum hakkında bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşmaların ardından, program basına kapalı gerçekleştirildi. Programa, iş adamları yanı sıra siyasi parti il başkanları ve AK Parti Diyarbakır Milletvekilleri Suna Kepolu Ataman, Galip Ensarioğlu ile Mehmet Sait Yaz katıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.