#Cumhuriyet Halk Partisi (Chp) Adana Milletvekili, Tbmm Başkanlık Divanı Üyesi Ve Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Müzeyyen Şevkin

İLKHABER-Gazetesi - Cumhuriyet Halk Partisi (Chp) Adana Milletvekili, Tbmm Başkanlık Divanı Üyesi Ve Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Müzeyyen Şevkin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cumhuriyet Halk Partisi (Chp) Adana Milletvekili, Tbmm Başkanlık Divanı Üyesi Ve Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Müzeyyen Şevkin haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dr. Şevkin: Deprem haftası sadece anma değil, sorumluluk alma haftası olmalı Haber

Dr. Şevkin: Deprem haftası sadece anma değil, sorumluluk alma haftası olmalı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Başkanlık Divanı Üyesi ve Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Müzeyyen Şevkin 1–7 Mart Deprem Haftası nedeniyle açıklama yaptı. Dr. Müzeyyen Şevkin, 1–7 Mart Deprem Haftası nedeniyle yaptığı açıklamada, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu belirterek, “Bir kez daha hatırlatmak isterim ki; bu coğrafyada can kaybına yol açan afetler değil, ihmaller ve bilimden uzaklaşmadır. Bu büyük yıkım, ülkemizde depreme dirençli kentler oluşturulamadığının en acı kanıtıdır” dedi. “AKTİF FAY ZONLARINA YAPILAŞMAYA KESİNLİKLE İZİN VERİLMEMELİ” Dr. Şevkin, “Yıllardır uyarıyoruz. Kentsel dönüşüm, bilimsel planlama yerine rant odaklı projelere teslim edilmemelidir. Fay hatları ayrıntılı biçimde çalışılmalı, diri fay zonları imar planlarına işlenmeli ve yapı yasaklı alan olarak ilan edilmelidir. Yüksek gerilim hattının altına yapılaşmaya izin verilmiyorsa, aktif fay zonlarına da kesinlikle izin verilmemelidir. Meclis’te iki kez sunduğumuz Fay Yasası teklifinin reddedilmesi, bilimsel gerçeklerin siyasete kurban edildiğini göstermektedir. Oysa fay hatlarının yerleşime kapatılması bir tercih değil, zorunluluktur. Vatandaşlarımızın cep telefonundan internetine kadar ödediği bu verginin amacı; afetlere hazırlık, risk azaltma, güvenli yapılaşma ve altyapının güçlendirilmesiydi. Ancak bugün geldiğimiz noktada, deprem vergilerinin ve deprem bağışlarının amacına uygun kullanılıp kullanılmadığına dair kamuoyunu tatmin eden şeffaf bir tablo ortaya konulamamıştır. Deprem sonrası toplanan bağışların ve vergilerin hangi projelere, hangi önceliklere göre harcandığı açık ve denetlenebilir biçimde kamuoyuyla paylaşılmalıdır.” DR. ŞEVKİN ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLERİ ŞÖYLE SIRALADI: Mimar, mühendis ve şehir plancısı gençler sürece dahil edilmemektedir. Meslek odalarının görüşleri yeterince dikkate alınmamaktadır. Kamuda liyakat yerine sadakat esas alınmaktadır. Okullarda deprem bilinci sistematik biçimde kazandırılmamaktadır. “DEPREM BİLİNCİ KÜÇÜK YAŞTA BAŞLAMALI, GELECEĞE GÜVENLİ KENTLER BIRAKALIM” Vatandaşlara deprem bilincinin küçük yaşta kazandırılması gerektiğine dikkat çeken Dr. Şevkin, “Oysa afetlere dirençli toplum, küçük yaşta eğitimle başlar. Deprem bilinci yalnızca afet sonrasında değil, eğitim müfredatında ve yerel yönetim politikalarında sürekli olarak yer almalıdır. Deprem Haftası’nı yalnızca anma haftası olarak görmek büyük bir yanılgıdır. Bu hafta; sorumluluk alma, hesap verme ve somut adım atma haftası olmalıdır. Bir jeoloji yüksek mühendisi olarak bir kez daha altını çiziyorum: Depremi engelleyemeyiz; ancak yıkımı önleyebiliriz. Bu ülkenin kaynakları vardır, yetişmiş insan gücü vardır, teknik birikimi vardır. Eksik olan; bilimsel irade, şeffaflık ve kamusal önceliktir. Türkiye’yi ranta değil, bilime teslim edelim. Gelecek nesillere güvenli kentler bırakmak hepimizin ortak sorumluluğudur” şeklinde konuştu.

Dr. Şevkin: Türkiye deprem ülkesi, önlem alınmazsa kayıplar devam edecek Haber

Dr. Şevkin: Türkiye deprem ülkesi, önlem alınmazsa kayıplar devam edecek

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Başkanlık Divanı Üyesi ve Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Müzeyyen Şevkin, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 26. yıldönümünde yaptığı açıklamada Marmara Depreminde en az 18 bin 373 kişinin öldüğü, 48 bin 901 kişinin yaralandığı ve 5 bin 840 kişinin kaybolduğu ifade ederek, “Yurdun dört bir yanında yaşanan depremler ve orman yangınları Türkiye’yi büyük risk altında bırakıyor. Tüm bu nedenlerle ülkemizin acilen ‘Afet ve Acil Durum Bakanlığı’na ihtiyacı var” dedi. “Deprem ve yangınlar, Türkiye’yi büyük risk altında bırakıyor” Dr. Şevkin, “Yurdun dört bir yanında yaşanan depremler nedeniyle insanlarımız ölüyor. Can kaybının yanı sıra mal kaybı da yaşanıyor. Her ne hikmetse ülkeyi yönetenlerin gündeminde deprem yer almıyor. Ayrıca orman yangınları da Türkiye’ye büyük darbe vuruyor. Doğal afetlerde de canlarımızı yitiriyoruz. Tüm bu nedenler Türkiye’nin bir an önce ‘Afet ve Acil Durum Bakanlığı’na ihtiyacı olduğunu gösteriyor” diye konuştu. Türkiye’deki fay zonları üzerindeki yapılaşmanın daha fazla vakit kaybedilmeden yasaklanması, 1959 yılından bu yana yürürlükte olan ‘7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun’un günümüz teknik koşullarına uygun hale getirilmesi gereğine işaret eden Dr. Müzeyyen Şevkin, ‘İletişim Vergisi’ adı altında 25 yıldır toplanan yaklaşık 41 milyar doların depreme karşı dayanıklı konut yapımında kullanılmadığını halbuki bu parayla 1.5 milyona yakın sağlıklı konut üretilebileceğini ifade etti. Deprem öncesi önlem alınmadığı gibi deprem anı ve deprem sonrasında da ne yapılacağı belli olmayan bir süreç yaşandığını belirten Dr. Şevkin, son Balıkesir depremi örneğinde ve önceki depremlerde de yaşandığı gibi cep telefonlarının dahi kullanılamaz hale gelmesinin, operatörlerin çökmesinin, iletişim kanallarının kapanmasının önüne geçilemediğine vurgu yaptı. “Deprem bölgesindeki esnaf kira ve borç yükü altında eziliyor” Dr. Müzeyyen Şevkin, “Kahramanmaraş depremleri nedeniyle oluşan ağır ve orta hasarlı binalar korkulu rüya olmaya devam ediyor. Yıkılması gereken binalardaki yıkım işlemleri tamamlanmadı. Binlerce konut yıkılmayı bekliyor. Kira yardımları yetersiz kaldı. Kayıplar bulunamadı. Hastaneler yetersiz, doktor sayısı yetersiz. Doktorlar deprem bölgesindeki olanaksızlıklar nedeniyle hastanelerde çalışmak istemiyor. Deprem bölgesindeki bir çok esnaf konteyner çarşılarda neredeyse siftah yapmadan dükkan kapatıyor. Yeni yerlerin yapımı gecikiyor. Esnaf borç ve vergi yükü altında eziliyor. Dükkân bulabilenler de kiralarını ödeyemiyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı, bu soruna acilen çözüm bulmalı ve deprem bölgesindeki esnafı, sanatkârı, iş dünyası temsilcilerini rahatlatacak adımlar atmalı, yeni reformlar açıklamalıdır” şeklinde konuştu. “Türkiye deprem ülkesi, önlem alınmazsa kayıplar devam edecek” Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunun asla unutulmaması gerektiğini yineleyen Dr. Şevkin şunları söyledi: “Ülkemizde bilinen 24 ilimiz ve 110 ilçemiz ve 500’ü aşkın köy ve mahallemiz fay zonları üzerinde yer alıyor. Türkiye'deki deprem gerçeği açısından bakılınca milyonlarca insanımızın yaşamı hala çok büyük risk altında. Son yaşanan depremlerde acımız daha da büyüdü. 1939 Erzincan depreminden 1999 Marmara depremine kadar geçen sürede 100 binden fazla insanımızı kaybettik. Önlem alınsaydı, depreme karşı gereken adımlar atılsaydı Marmara Depreminde 18 bin 373 canımızı yitirmezdik. Harekete geçilseydi Ege depremi nedeniyle İzmir'de 117 yurttaşımızı, Elâzığ'da 41 vatandaşımızı kaybetmezdik. Biraz duyarlı olunsaydı, depremle ilgili önlem alınsaydı 6 Şubat 2023 depremlerinde resmi olarak 53 binden fazla insanımızı yitirmeyecektik. Tüm bu çalışmalar kurulacak ‘Afet ve Acil Durum Bakanlığı’ çatısı altında gerçekleşmeli. Ayrıca meclise sunduğumuz ve ‘Fay Yasası’ olarak bilinen “7269 Sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi”miz de kabul edilerek gereği yapılmalıdır.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.