#Cumhuriyet Halk Partisi (Chp) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer

İLKHABER-Gazetesi - Cumhuriyet Halk Partisi (Chp) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cumhuriyet Halk Partisi (Chp) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gürer: 900 Gram bebek maması 1140 lira oldu Haber

Gürer: 900 Gram bebek maması 1140 lira oldu

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “en az 3 çocuk” tavsiyesini bebek maması fiyatları üzerinden ele aldı. Gürer, Türkiye’de yoksulluğun en somut göstergelerinin her ay açıklanan yoksulluk verileri olduğunu vurguladı. Yoksulluk rakamlarıyla birlikte durumun daha net görüldüğünü belirten Gürer, “Çocuk arabasından çocuk bezine kadar raftaki ürün fiyatları katlandı. Çocuk için rafa el uzatılan her ürünün fiyatı önemli ölçüde arttı. Bebek maması fiyatlarını ve asgari ücretin alım gücündeki erimeyi bir de bu pencereden bakalım” dedi. Gürer, “Sayın Erdoğan, vatandaşın daralan geliriyle oluşan yoksulluğu görmeden çocuk sayısını artırma çağrısı yapıyor. Asgari ücretlinin 2024’ten bu yana bebeğinin rızkından 8 paket mama alındı. Bir çocuk bile vatandaşı sağlıklı beslenme ve ihtiyacını karşılamada zorlarken, üç çocuk tavsiyesine uyanın onu sağlıklı büyütmesi de zorlaştı. Ana-baba boğazını kıssa dahi çocuk giderleri ev gelir-gider dengesini bozuyor” diye ifade etti. “ÜÇ ÇOCUKLU AİLENİN MAMA GİDERİ ASGARİ ÜCRETİN ÜÇTE BİRİ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Peki, bu çocukların nasıl bakılacak, giderleri nasıl karşılanacak, karnı nasıl doyacağını hesaplıyor mu? Bugün bir bebek ayda 3 paket 900 gramlık mama bitiriyor. 2026 fiyatlarıyla 3 çocuklu bir ailenin sadece üst segment mama maliyeti ayda 10 bin 260 TL tutuyor! 28 bin lira asgari ücret alan bir babanın, maaşının üçte birinden fazlasını sadece mamaya vermesi gerekiyor. Bu hesaba çocuk bezi, kıyafet, kira, elektrik dahil değil. AKP iktidarı, halka çocuk sayısı vereceğine, marketlerde alarm takılan mamaların fiyatlarına bakmalıdır” ifadelerini kullandı. “ASGARİ ÜCRETLİNİN ALIM GÜCÜ SON 2 YILDA %25 AZALDI” Asgari ücretlinin son iki yılda yaşadığı kaybı yüzdesel olarak değerlendiren Ömer Fethi Gürer, 2024’te 32 paket alabilen işçi, 2026’da 24 pakete düştü. Alım gücü %25 eridi. Bir asgari ücretli, tek bir çocuğun üst segment maması için maaşının %12,1’ini ayırmak zorunda. Dar gelirli ailelere nakdi mama desteği verilmelidir. Vatandaş çocuk maması alırken düşünüyorsa, iktidar kendi politikalarını sorgulamalıdır. Bizim önceliğimiz tenceresi kaynayan, bebeği doyan aileler ile mutlu yaşamdır” şeklinde konuştu.

Gürer: Emekli bayram ikramiyesi asgari ücret seviyesine çıkarılmalı Haber

Gürer: Emekli bayram ikramiyesi asgari ücret seviyesine çıkarılmalı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM’de yaptığı konuşmada emekli bayram ikramiyesinin artırılması gerektiğini söyledi. Gürer, emeklinin geçim sıkıntısı çektiğini belirterek, “Yılbaşında emekli maaşı artışı iki aylık enflasyonla geri alındı. Emekli için bayram ikramiyesinin artırılacağı umudu vardı; AK Parti Grup Başkanı, emekli bayram ikramiyesinin artırılmayacağını açıkladı. Emekli hayal kırıklığı yaşıyor” ifadelerini kullandı. “EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ ASGARİ ÜCRET SEVİYESİNE ÇIKARILMALI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM’de söz alarak yaptığı konuşmada, “Emekli bayram ikramiyesi asgari ücret seviyesine çıkarılmalıdır. En azından alım gücü kaybı dikkate alınıp artış sağlanmalıdır. Emekliye bayram ikramiyesinde artış vermeyerek bayramı zehir etmeyin; mutlaka bayram ikramiyesinde artış sağlayın. Emekli; kira, ulaşım, eğitim ve yakıt giderlerinin yanında gıdaya erişimde dahi sorun yaşamaktadır. Her ürüne erişememekte, et ve protein sağlayacak sütten mamul ürünleri almakta zorlanmaktadır” şeklinde konuştu. “EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ ARTIRILMALI” Gürer, iktidara çağrıda bulunarak emekli bayram ikramiyesinin artırılması için çağrıda bulunarak, “Emeklilerin içine düşürüldüğü durumu iktidar görmüyor; büyük bir yoksulluk var. Emeklinin bayram ikramiyesi artırılmalıdır” dedi.

Ömer Fethi Gürer’den özel sektöre promosyon hakkı için kanun teklifi Haber

Ömer Fethi Gürer’den özel sektöre promosyon hakkı için kanun teklifi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, özel sektör çalışanlarının banka promosyonlarından yararlanabilmesini amaçlayan kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sundu. Gürer, kamu çalışanlarına sağlanan promosyon hakkının özel sektör çalışanları için de yasal güvence altına alınması gerektiğini belirtti. “ÖZEL SEKTÖRDE MAAŞ PROMOSYONU DÜZENLEMESİ ŞART” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, günümüz ekonomik koşullarında maaşların bankalar aracılığıyla ödenmesinin fiilen zorunlu hale geldiğine dikkat çekerek, bu durumun bankalar açısından büyük bir nakit akışı ve önemli bir kâr alanı yarattığını vurguladı. Kamu görevlilerinin banka promosyonlarından yasal güvenceyle yararlandığını anımsatan Ömer Fethi Gürer, özel sektör çalışanları açısından benzer bir düzenlemenin bulunmamasının önemli bir ayrımcılık yarattığını söyledi. “MAAŞ PROMOSYONU ÇALIŞANIN EKONOMİK HAKKIDIR” Ömer Fethi Gürer, “Bankaların, çalışanların maaşlarını sistemlerinde tutarak elde ettikleri kazançtan çalışana pay vermesi bir lütuf değil, doğrudan emeğin karşılığı olan ekonomik bir haktır. Özellikle hayat pahalılığının ve gelir kaybının arttığı bir dönemde, maaş promosyonları özel sektör çalışanları için önemli bir ekonomik destek sağlayacaktır. Yasal bir çerçeve oluşturulmadığı için çalışan ile işveren arasında gerilim yaşanıyor. Bu düzenleme hem çalışanlar arasındaki eşitsizliği giderecek hem de iş barışını güçlendirecektir. Emeğin olduğu yerde hak vardır. Bankaların çalışanların maaşları üzerinden elde ettiği kazançtan pay verilmesi sosyal devlet ilkesinin bir gereğidir. Bu düzenleme, sosyal adaletin tesisi için atılmış önemli bir adımdır” ifadelerini kullandı. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, hazırladığı kanun teklifi şöyle: MADDE 1- 22/05/2003 tarih ve 4857 sayılı İş Kanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir. “EK MADDE 4 – Kamu kurum ve kuruluşlarına bağlı işyerleri ile işletmeler ve bunların işverenleri hariç olmak üzere, bu Kanunun 32 nci maddesi gereğince çalıştırdığı işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakını özel olarak açılan banka hesapları vasıtasıyla ödeme zorunluluğuna tabi tutulan işverenler veya üçüncü kişiler, işçilerinin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaklarını özel olarak açılan banka hesapları ile ödeme yapmaları halinde işverenler ile bankalar arasında aylık ve ücret ödeme protokolleri uyarınca verilecek bankacılık hizmetlerinin yanı sıra Bankalar tarafından sunulan "promosyon" adı altında ayni ve/veya nakdi ek mali imkânların tasarrufuna ilişkin olarak Banka tarafından verilecek promosyon miktarının tamamı işçilere dağıtılır. Bu çerçevede ücretlerin hangi banka aracılığı ile ödeneceği, işyerlerinde oluşturulacak işveren vekili ve belirleyeceği bir yetkili ile yetkili sendikadan üye bulunmadığı durumlarda o işyerinde çalışmakta olan işçilerin belirleyeceği bir işçiden oluşan üç kişilik bir komisyon tarafından istekli bankalardan teklif alınmak suretiyle tespit edilir. Komisyon, işveren veya vekilinin başkanlığında söz konusu işyerinde çalışan işçilerin en az %10'unun sendikalı olması halinde yetkili sendikadan bir üye ile belirleyeceği yetkili bir temsilciden oluşur. Protokol, komisyon tarafından belirlenen banka ile işveren ve/veya işveren vekili tarafından imzalanır. Birden fazla işyeri veya işletmede ücretlerinin birlikte ödenmesi talebinde bulunmaları halinde işveren vekili ve görevlendirilecek yetkili ile yukarıda belirtildiği üzere o işletme veya işyerlerinde en fazla üyeye sahip olan sendika yetkilisi veya çalışan temsilcisinden oluşan üç kişilik bir komisyon tarafından aylık ve ücretlerin ödeneceği banka yukarıdaki esaslara göre tespit edilir. Bankalar ile yapılacak protokollerin süresi iki yıldan az beş yıldan çok olamaz. Bu çerçevede yapılacak protokol ile buna bağlı uygulamalar işçilerin rahatlıkla bilgi edinebileceği şekilde işyerlerindeki ilan panoları yoluyla ilan edilir. Bu maddenin yürürlük tarihinden önce işçilerin ücretlerinin ödenmesine yönelik olarak işverenlerin ilgili bankalarla yapmış oldukları ve halen yürürlükte bulunan protokoller, sürelerinin bitimine 6 aydan az kalmışsa geçerliliğini korur. Ancak, yürürlükteki protokollerin sona ermesine 6 aydan daha fazla süre bulunduğu takdirde, 1 ay içerisinde işverenler ile bankalar arasında bu maddeye uygun bir şekilde protokol anlaşması yapılır. Birinci fıkrada belirlenen hüküm uyarınca promosyon miktarının tamamını veya bir kısmını işçilere dağıtmayan işverenler, her bir işçi için ödenmesi gereken promosyon miktarını ödemekle yükümlüdürler ve ayrıca İş Kanunu'nun 102 nci maddesi gereğince idari para cezası verilir. Yapılan protokoller uyarınca, banka tarafından verilecek promosyon miktarının tamamının personele dağıtılması ile birinci fıkraya aykırı protokollere ilişkin denetimlerin esas ve usulleri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından çıkarılacak bir yönetmelik ile belirlenir." MADDE 2- 4857 sayılı Kanunun 102 nci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bend eklenmiştir. "d) Bu Kanunun ek 4 üncü maddesi gereğince komisyonları oluşturmayan ve banka ile yapılan protokoller uyarınca promosyon miktarlarını işçilere ödemeyen işveren, işveren vekili ve üçüncü kişiye bu durumda olan her işçi ve her ay için elli bin Türk Lirası idari para cezası uygulanır” MADDE 3- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer. MADDE 4- Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Gürer: Türkiye’de kredi ve kredi kartı borcu 6,3 trilyon TL’yi aştı Haber

Gürer: Türkiye’de kredi ve kredi kartı borcu 6,3 trilyon TL’yi aştı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’de vatandaşların bankalara olan borçlarının ve faiz yükünün giderek büyüdüğünü açıkladı. Gürer, toplam bireysel kredi ve kredi kartı borcunun 6,3 trilyon lirayı aştığını, 2025’te vatandaşın ödediği faizin 1,2 trilyon liraya ulaştığını ve 4,2 milyon kişinin takibe düştüğünü belirterek, icra dosyalarının 24 milyonu geçtiğini söyledi. Gürer, “Vatandaş borçla ayakta duruyor, bankalar kâr rekoru kırıyor. Gelir artmadan, üretim güçlenmeden, adil bir bölüşüm sağlanmadan bu tablo değişmez” dedi. “TÜRKİYE’DE KREDİ VE KREDİ KARTI BORCU 6 TRİLYON TL’Yİ AŞTI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Türkiye’de milyonlarca insan emeğiyle değil, borçla ayakta kalmaya çalışıyor. Rakamlar ortada ve tablo her geçen gün daha ağırlaşıyor. 2026 yılının 13 Şubat haftası itibarıyla vatandaşın bankalara olan kredi ve kredi kartı borcu 5 trilyon 948 milyar 456 milyon TL’ye ulaştı. Buna 265 milyar 852 milyon TL takipteki kredi ve kredi kartı borcu ile 101 milyar TL varlık yönetim şirketlerine devredilmiş borç eklendiğinde, toplam borç 6 trilyon 315 milyar 308 milyon TL’ye çıkmış durumda. Oysa daha 2 Ocak 2026 haftasında toplam borç 6 trilyon 72 milyar 490 milyon TL idi. Yani sadece yaklaşık bir buçuk ayda vatandaşın borcu 242 milyar 818 milyon TL arttı. Bu artış, yüzde 4’e yaklaşan bir yükseliş demektir. Yılın daha ilk haftalarında ortaya çıkan bu tablo, borç sarmalının hız kesmediğini açıkça göstermektedir” şeklinde konuştu. “VATANDAŞ BORÇ VE FAİZ YÜKÜ ALTINDA EZİLİYOR” 2025 yılı sonunda vatandaşın bireysel krediler için ödediği faizin 719 milyar 879 milyon TL, kredi kartları için ödediği faizin ise 502 milyar 343 milyon TL olduğunu, toplam faiz ödemesinin 1 trilyon 222 milyar 222 milyon TL’ye ulaştığını belirten CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bir yıl önce, 2024 sonunda bu tutar 856 milyar 614 milyon TL idi. Yani vatandaşın bankalara ödediği faiz sadece bir yılda yüzde 42 oranında arttı. Bakın, 1 trilyon 222 milyar liralık faiz; birçok bakanlığın toplam bütçesini aşan bir tutardır. Vatandaşın cebinden çıkan para bu. Aynı dönemde bankaların 2025 yılı sonundaki kârı 940 milyar 183 milyon TL olarak gerçekleşti. Vatandaş borç batağında, faiz yükü altında ezilirken; bankalar neredeyse 1 trilyon liraya yaklaşan kâr açıklıyor. Bireysel kredi kullanan kişi sayısı 2025 yılında yaklaşık 1,8 milyon artarak 43,6 milyon kişiye ulaştı. Türkiye’nin yetişkin nüfusunun çok büyük bir bölümü kredi kullanır hâle gelmiş durumda. Ortalama kredi bakiyesi ise 136 bin TL. Bu ne demek? Her kredi kullanan vatandaşın sırtında ortalama 136 bin liralık borç var demektir. Asgari ücretle geçinmeye çalışan bir yurttaş için bu rakam, yıllık gelirinin önemli bir kısmına denk gelmektedir. 2025 yılında 2 milyon 114 bin 107 kişi bireysel kredi ya da kredi kartı borcunu ödeyemediği için takibe alındı. 2024 yılı sonunda bu sayı 1 milyon 859 bin 843 kişiydi. Yani bir yılda takibe düşen kişi sayısında yaklaşık 254 bin kişilik artış yaşandı” şeklinde konuştu. Gürer ayrıca, güncel olarak takipte olan vatandaş sayısı 4 milyon 207 bin 174 kişiye çıktığını ve bu rakamın birçok ilin nüfusundan daha fazla insanın borcunu ödeyemediği anlamına geldiğini ifade etti. “İCRA DOSYALARI BÜYÜYOR” Gürer, “Geçen yıl aynı tarihte, 21 Şubat 2025’te derdest dosya sayısı 22 milyon 557 bin 957 idi. Yani bir yılda yaklaşık 1 milyon 737 bin dosya artışı yaşandı. Bu artış, yaklaşık yüzde 7,7’lik bir yükselişe işaret ediyor. Bu dosyaların her biri bir aile demektir, bir esnaf demektir, bir işçi demektir. 21 Şubat 2026 itibarıyla icra daireleri tarafından 982 araç satışa çıkarıldı. Aynı tarihte sulh hukuk ve icra daireleri tarafından 1094 daire satışa çıkarıldı. Bu sadece bir günün ya da bir haftanın değil, ekonomik tablonun somut yansımasıdır. İnsanlar arabasını, evini kaybetme noktasına gelmiş durumda” ifadelerini kullandı. “GELİR ARTMADAN, ÜRETİM GÜÇLENMEDEN BORÇ TABLOSU DEĞİŞMEZ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Türkiye’de ekonomik sorunlar sadece enflasyon rakamlarından ibaret değildir. Bu sorunlar, vatandaşın bankalara olan 6,3 trilyon liralık borcunda, 1,2 trilyon liralık faiz ödemesinde, 4,2 milyon kişinin takibe düşmesinde ve 24 milyonu aşan icra dosyasında somutlaşmıştır. Vatandaş borçla yaşamaya mahkûm edilmemelidir. Gelir artmadan, üretim güçlenmeden, adil bir bölüşüm sağlanmadan bu tablo değişmez. Bankaların kâr rekorları kırdığı; vatandaşın ise faiz ve icra kıskacında ezildiği bu düzeni değiştireceğiz. İnsanca, hakça bir düzen kuracağız” dedi.

Gürer: Nakliyeci esnafı artan maliyetler ve vergilerle iş yapamaz hâle geldi Haber

Gürer: Nakliyeci esnafı artan maliyetler ve vergilerle iş yapamaz hâle geldi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Bor ilçesinde nakliyeci esnafı olan tır şoförleriyle bir araya gelerek sektörün yaşadığı ekonomik sıkıntıları dinledi. Tır ve nakliyeci şoförleri adına konuşan Süleyman Altun, Hüseyin Altun, Mustafa Barboros, Nevzat Çetin, Ahmet Bayoğlu, Uğur Cengiz ve Ahmet Kızıloğlan, artan maliyetler, düşen navlun fiyatları, ağır vergi yükü ve kredi borçları nedeniyle iş yapamaz hale geldiklerini, mesleği bırakma noktasına geldiklerini anlattı. Bor’da otoparkta bağlı duran tırlar, nakliyeci esnafının içinde bulunduğu sıkıntılı durumu gözler önüne serdi. CHP Niğde Milletvekili Gürer, “Nakliyeci esnafı vergi, stopaj ve bakım giderleri ile gelir dengesinin bozulması nedeniyle iş daralması yaşıyor. Tırlar parkta duruyor, banka kredilerini ödeyemeyenler var, icra ile karşı karşıya kalanlar bulunuyor” dedi. “NAKLİYECİ ESNAFI ARTAN MALİYETLERLE ZOR DURUMDA” Nakliyeci esnafının günlerce evinden, ailesinden uzak çalıştığını hatırlatan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Nakliyeci esnafı kolay kolay şikâyet etmez. Kamyon onun hem yatma yeridir, hem iş alanıdır, hem para kazanma noktasıdır. Bıçak kemiğe dayanırsa derdini anlatır. Şu anda tırlar otoparkta bağlı. Böyle giderse ödeme güçlüğüyle çoğu sektörden çekilecek. Nakliyenin daralması, ekonominin ne kadar sıkıştığını da gösterir. İş olsa her koşulda çalışacaklar. Ama iş yok, gider çok, vergi çok, mazot artıyor, gelir-gider dengesi bozuluyor. Yetkililerin bu sesi duyması gerekiyor” şeklinde konuştu. “NAKLİYECİ ESNAFI YÜKSEK MALİYETLER KARŞISINDA EZİLİYOR” Gürer, “Türkiye genelinde Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri vasıtasıyla verilen 1.000.000 TL kredilerden yararlanabilmek için SGK, Bağ-Kur ve vergi dairelerinden ‘borcu yoktur’ belgesi istenmektedir. Hâlbuki esnafın durumu içler acısı; borcunu ödeyecek durumu yoktur. Nakliyeci esnaflarımızın dertleri, taşıdıkları yük kadar fazladır. Akaryakıt, lastik, otoyol ve köprü ücretleri, yedek parça, sanayi işçilikleri, trafik sigortası, kasko poliçeleri, Ulaştırma Bakanlığından alınan belge ücretleri, peşin vergi, KDV, stopaj, gelir vergisi, trafik cezaları, muhasebe ücretleri, Bağ-Kur primleri gibi yüksek maliyetler karşısında ezilmektedirler. Şoför esnaflarımız ne yapacağını bilmeden, tek geçim kaynağı şoförlük olduğu için bu işi zararına da olsa yapmaktadır. Kısacası şoför esnafının durumu hiç de iyi değil. Devlet büyüklerimizden şoför esnaflarının sesini duymalarını ve çözüm üretmelerini bekliyoruz” ifadelerini kullandı. NAKLİYECİ ESNAFI VERGİ YÜKLERİ VE MASRAFLAR KARŞISINDA ZOR DURUMDA Şoför esnafı Uğur Cengiz , vergi sisteminin sektörü adeta kilitlediğini ifade ederek, “KDV’nin KDV’si var. KDV 1, KDV 2 derken üç ayda bir yeni yük geliyor. Senede dört sefer KDV alınıyor. Bir tırcı yılın başında sigorta, kasko, vergi, harç derken 400 bin lira borçla başlıyor. Sigorta ve kasko 150 bin liranın altında değil” dedi. Deprem döneminde lojistiğin bel kemiğini kendilerinin oluşturduğunu hatırlatan Ahmet Kızılbuğa , “Televizyonda gördüğünüz tırcılar lojistik ağababaları değil, biziz. Bu ülkenin yükünü çeken biziz ama görünmüyoruz” diyerek tepkilerini dile getirdi. “BİR LASTİK 36 BİN LİRA, İSTANBUL SEFERİ 36 BİN LİRA” Şoför esnafı ise yaşadıkları zorlukları belirten Süleyman Altun, “Nakliye fiyatları aşırı derecede düşmüştür. Masraflarımız aşırıdır. Vergi yükü üzerimizde yüzde 50’lere varan bir yük var. Bunun altından kalkmamız mümkün değil. Bir lastik 36 bin lira iken biz 36 bin liraya İstanbul’a gidiyoruz. Niğde’den çıkıyorum, yükü karşıya boşaltıyorum, otoyola 4 bin 700 lira veriyorum. Bana kalan 3 bin 700 lira. Bu işi nasıl yapacağım?” dedi. Yılbaşından bu yana mazota gelen zamların, servis, muayene ve bakım ücretlerindeki artışların işleri iyice içinden çıkılmaz hale getirdiğini belirten Mustafa Barboros, “Ben 27 yıllık tırcıyım. Vergi mükellefiyetini bitirip bahçelerde elma toplamayı düşünüyorum. Bu duruma geldik. Gittiğim zaman masrafı karşılayamaz hale geldim. Hepimiz böyleyiz. Bu sektörü bitirmişler.” ŞOFÖRÜN DERDİ ÇOK Niğde Şoförler Esnaf Oda Başkanı Halil İbrahim Kızıltan ve Bor Şoförler Odası Başkanı H. Hüseyin Cengiz’i ziyaret ederek sorunları da görüştü.

Gürer: Batık kredi tutarı 600 milyarın üzerinde Haber

Gürer: Batık kredi tutarı 600 milyarın üzerinde

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2026 yılına da ekonomik sorunlarla girildiğini belirterek, batık kredilerdeki artışın yılın ilk haftasında da devam ettiğini söyledi. Gürer, bankaların vadesinde tahsil edemediği ve icra takibine aldığı batık kredi tutarının son haftada 7,7 milyar lira artarak 603 milyar liraya yükseldiğini açıkladı. 2025 yılında yüzde 101 oranında artış gösteren batık kredilerde, 2026’nın daha ilk dokuz gününde geçen yılın son haftasına göre yüzde 4’lük bir büyüme yaşandığına dikkat çeken Gürer, bu tablonun ekonomik gidişatın sağlıklı olmadığını ortaya koyduğunu ifade etti. Gürer, “Vatandaşın dengesi şaştı, gelir-gider hesabı aleyhte bozuldu. Geçim sıkıntısı katlandı. Emekli, işsiz ve asgari ücretli aç kalmadan yaşama mücadelesi veriyor; giyimden vazgeçilip, ancak alınabilen gıdayla hayat sürdürülüyor” dedi. “DAR VE SABİT GELİRLİLER İÇİN ZOR BİR YIL BAŞLADI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ekonomik verilerin dar ve sabit gelirliler için zor bir yılın başladığını belirterek şunları söyledi: “Açlık sınırının altında kalan emekli ve asgari ücretli gelirleri yoksullaşmayı artırdı. Vatandaş borçla yaşamaya çalışıyor; ya elden borç alıyor ya da bankalardan. Merkez Bankası’nın verilerine göre Eylül 2025 itibarıyla vatandaşların varlık yönetim şirketlerine 101 milyar lira borcu bulunuyor. Varlık yönetim şirketlerine olan borçlar dâhil edildiğinde vatandaşın toplam finansal borcu 6 trilyon 77 milyar liraya ulaşıyor. Varlık yönetim şirketlerinin kontrolündeki borçların tamamının bankalar tarafından satılan batık krediler olduğu dikkate alındığında, sistemdeki batık bireysel kredi ve kredi kartı borçları 350 milyar lirayı aşmıştır. Sorunların aşılabilmesi için gelir-gider dengesinin sağlanması kadar piyasada tüketici fiyatlarının dengelenmesi de gereklidir. Bir ay içinde pazarda ve markette oluşan gıda fiyatları dahi tüketicinin sıkıntısını katlamıştır.” “BİR YILDA 1 MİLYON 752 BİN YENİ İCRA DOSYASI EKLENDİ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “İcra dairelerine 1–16 Ocak 2026 tarihleri arasında UYAP üzerinden gelen yeni dosya sayısı 424 bin oldu. 2025 yılının ilk 16 gününde ise icra dairelerine 445 bin yeni dosya gelmişti. Bu dönemde 381 bin dosya ya sonuçlandırıldı ya da işlemden kaldırıldı. UYAP üzerinden açılan ve icra dairelerinde derdest bulunan toplam dosya sayısı 16 Ocak itibarıyla 24 milyon 38 bin olarak devam ediyor. Derdest dosya sayısı son bir yılda 1 milyon 752 bin adet arttı. 2026 yılının ilk döneminde ise hava koşulları ve akaryakıt fiyat artışları nedeniyle ürün fiyatlarında ciddi artışlar yaşandı. Sebze ve meyve fiyatları aralık ayına göre önemli ölçüde yükseldi. Hal fiyatlarında domates yüzde 100, salatalık yüzde 200, patlıcan yüzde 129, dolmalık biber yüzde 182, kabak ise yüzde 200’ü bulan oranlarda arttı. Gübre, tohum, mazot, su ve nakliye gibi girdi maliyetlerindeki artışlar üretim aşamasında maliyetleri olumsuz etkilemeye devam ediyor” ifadelerini kullandı.

Gürer: Staj ve çıraklık dönemleri emeklilik hesabına katılmalı Haber

Gürer: Staj ve çıraklık dönemleri emeklilik hesabına katılmalı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, staj ve çıraklık dönemlerinin emeklilik hesabına dahil edilmemesinin çalışanlar açısından ciddi hak kayıplarına yol açtığını ifade ederek, konuyu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’a sordu. Bakan Işıkhan, staj ve çıraklık dönemlerinin yaşlılık sigortası primi kapsamında olmadığını, dolayısıyla emeklilik hesabına dahil edilemediğini açıkladı. Gürer, mevcut uygulamanın 1999 sonrası sigortalıları mağdur ettiğini belirterek, emeklilikte adaletin sağlanması gerektiğini vurguladı. Bakan'ın açıklamasına göre: Staj ve çıraklık dönemlerinde yaşlılık sigortası primi alınmadığı için bu dönemler emeklilik hesabında ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilemiyor. Bu süreler malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası kapsamında görülmediğinden, “kanunen de prim olarak da imkan bulunmadığı 1999 düzenlemesiyle getirilen yaş şartı, EYT’de sadece 08.09.1999 öncesi sigortalılar için kaldırıldı. 09.09.1999 sonrası ilk defa sigortalı olanların yaş şartı korunuyor; bu konuda bir değişiklik yapılması planlanmıyor. Bakanlık, 2000 ve 2008 reformlarını gerekçe göstererek sistemin “sürdürülebilirliği” adına bu kapsama herhangi bir hak düzenlemesinin yapılmayacağını belirtti. Gürer’in, “EYT kapsamı dışında bırakılan 1999 sonrası sigortalılar ile ilgili kademeli geçiş neden uygulanmadı?” diye ifade etti. “Staj ve çıraklık dönemleri hesaba katılmalı” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bakanlığın ısrarla ‘mevcut düzen böyle’ yaklaşımı, toplumda giderek büyüyen emeklilikte adalet talebinin karşılanmadığını gösteriyor. Staj ve çıraklık dönemlerini ‘eğitim’ diyerek emeklilik hesabının dışında tutmak, bir gün ile on yedi yıl arasında hak kaybına uğrayanları yok saymak, çözüm odaklı bir yaklaşım değildir. 1999 sonrası sigortalıları kaderine terk eden bu anlayış, sosyal devlet ilkesine de, adalet duygusuna da uygun değildir. İnsanlar yıllardır hak ettikleri emekliliğe erişebilmek için mücadele verirken Bakanlığın “kanunen imkan yok” yaklaşımına sığınması, çözüm üretme iradesinin olmadığını göstermektedir. Emeklilikte adalet arayanları duymayan bu yaklaşımı kabul etmiyoruz; çünkü bu ülkenin emekçileri lütuf değil, haklarının teslim edilmesini istiyor. Staj ve çırak 18 yaş öncesi Sigorta kartı verilmekte ancak işe başlangıç bu süreç sayılmayıp yaşlılık sigorta başlangıcı 18 yaş sonrası devreye alınması ile en az 4 yıl çırak ve stajyer hak kaybı oluşmaktadır. Bu haksızlık giderilmelidir” ifadelerini kullandı.

Gürer: Türkiye’de halk giderek yoksullaşıyor Haber

Gürer: Türkiye’de halk giderek yoksullaşıyor

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’nin ekonomik durumuna ilişkin açıklamada bulundu. Gürer, evlenmeyi ve evli yaşamayı zorlaştırdığını, milyonlarca vatandaşın ise temel ihtiyaçlarını sosyal yardımlar aracılığıyla karşılamak zorunda kaldığını, emeklilerin maaşlarının açlık sınırının altında kaldığını ve milyonlarca kişinin devlet ile belediyelerin yardımlarıyla yaşamını sürdürmeye çalıştığını vurguladı. “Sosyal yardım alan hane sayısı 3,5 milyona ulaştı” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Düzenli sosyal yardım alan hane sayısı 3 milyon 537 bin 185’e ulaştı. Bu sayının içinde tek seferlik yardımlar, doğum yardımları, proje destekleri, kamu kurumlarına yapılan transferler ve devlet tarafından ödenen GSS primleri yok. Yani bu rakamın belediye ve bireysel hayırsever kişi ve kurumların sağladığı desteklerle daha da katlandığı ortadadır. 2015 yılında bu sayı 2 milyon 318 bin 42 idi” diye konuştu. “Vatandaş, temel ihtiyaçlarını sosyal yardımlarla karşılamak zorunda bırakılıyor” CHP’li Ömer Fethi Gürer, temel ihtiyaçların dahi sosyal yardımlar üzerinden karşılanmak zorunda bırakıldığına dikkat çekerek şunları söyledi: “2024 yılı itibariyle 1 milyon 587 bin 728 haneye yakacak yardımı yapılmaktadır. Yine aşevi yardımı alan kişi sayısı 65 bin 414’e çıkmıştır. CHP’li belediyelerin açtığı kent ve halk lokantaları ile halk ekmek için vatandaşın kuyruğa girdiği dikkate alındığında sorunun çok boyutlu arttığı da görülmektedir. Vatandaş, evinde sobasını yakmak ve karnını doyurmak için devletin dağıttığı yardıma muhtaç duruma düşürülmüştür. Adı Aile Yılı konan bu yılda evlenmeler ekonomik sorunlarla azalırken boşanmalarda artmıştır. Aileler dağılmakta, aile birliği ekonomik sorunlarla daralmakta, yardıma muhtaç aile varlığı ile sıkıntılar aile tüm fertlerine yansımaktadır. Çocuk yaşta çalışan, emekli olup ikinci bir işte gelir sağlamaya çalışanların varlığı da yadsınamaz. Bu tablo, vatandaşın daha yoksullaşmasına yol açmaktadır.” “Emekliler yeniden çalışmaya zorlanıyor” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, emeklilerin içinde bulunduğu duruma dikkat çekerek, “Bugün 2 milyon 156 bin 30 emekli, geçinemediği için emekli olduktan sonra çalışmaya devam ediyor. Bu sayı 2017 yılında 713 bin 571’di. Aradan geçen yedi yılda üç katına çıkan tablo, emeklinin maaşıyla yaşamadaki daralmayı da gösteriyor. İktidar emeklinin maaşını açlık sınırı altında bıraktı. Süreçte milyonları yeniden çalışmaya zorlamıştır. Emeklilik, dinlenme dönemi olmaktan çıkmış, yeni bir hayatta kalma mücadelesine dönüşmüştür. Türkiye’de halk kendi emeğiyle, alın teriyle insanca yaşamaya çabalıyor. Vatandaş, maaşı yetmediği için yardım kuyruklarına mahkûm, emekli olduktan sonra tekrar çalışmaya mecbur. Bu tablo, bir ülkenin nasıl yoksullaştırıldığının, vatandaşın nasıl bağımlı hale getirildiğinin göstergesidir. Bu düzen değişmelidir. Halkımızın hakça yaşayacağı, hakkı olan refahı, adil bölüşümü ve insanca yaşama ereceği düzeni CHP olarak biz kuracağız” ifadelerini kullandı.

Gürer: İnsan hayatını tehdit eden sorunlarda daha etkin yönetim gerekli Haber

Gürer: İnsan hayatını tehdit eden sorunlarda daha etkin yönetim gerekli

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, kadın cinayetleri, iş cinayetleri ve çocuk işçilerin hak kayıplarının toplum vicdanını sızlattığını belirterek, yetkililerin bu konularda acil önlem alması gerektiğini vurguladı. Gürer, “Kadına şiddet ve cinayet hiç bir nedenle kabul edilemez ve tanımlanamaz ” dedi. “2025’in İlk 8 ayında 263 kadın hayatını kaybetti” Gürer, “Ağustos ayında 36 kadın katledilmiş. 27 kadın cinayeti işlenirken, 9 kadının ölümü ise şüpheli olarak kaydedilmiştir. Verilere göre, 2025 yılının ilk 8 ayında 263 kadın erkekler tarafından katledilmiştir. 199 kadın cinayete kurban gitmiş, 64 kadının ölümü ise şüpheli olarak kayıtlara geçmiştir. Bu durum herkesin düşünmesi ülkeyi yönetenlerin ise çözüm üretmesi gereken bir sonuçtur. Kadına şiddet ve cinayet mutlaka önlenmesi sağlanacak tedbirler geliştirilmelidir” şeklinde konuştu. “Çocuk işçiler emeklilik hakkından yoksun, düzenleme şart” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer son yıllarda çırak ve stajyer olan çocuk ölümlerine de dikkat çekerek şunları söyledi: 18 Yaş altı işe başlatılıp işçi gibi çalıştırılıp işçilere tanınan emekliliğe esas sigortadan yararlandırılmamaları büyük bir haksızlık olup bu bağlamda düzenleme sağlanmalıdır” dedi. “2025’in İlk 8 ayında 1201 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti” Gürer “İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi raporlarına göre 2025 yılı ilk sekiz ayında 1201 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi.2024 yılında en az 1897, her gün “en az” 5 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Meslek hastalığında yaşamını yitirenler ise bu değerlendirmelerde saptanamadığı için yok. Bakanlıkta bu konuda bir net açıklamada yapmalıdır. 18 yaş altı çocuk iş kazalarında yaşamını yitirmesi özellikle çırak ve staj öğrencilerinde iş kazaları ile yaşamdan kopması da ayrıca düşünülmesi gereken bir durumdur. Verilere göre 2013-2025 yılları döneminde en az 770 çocuk işçi hayatını kaybetmiştir. Bu veriler bu bağlamda da sorunların varlığının göstergesidir. Siyasi iktidar mevcut kanunların denetimini sağlaması ve bu bağlamda yeni önlemlere yönelmesi de ihtiyaçtır. Sorunlarda çözümde bilinmesine rağmen insan canına neden olan sorunlarda daha etkin bir yönetim anlayışına ihtiyaç olduğu görülmektedir” şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.