#Darp

İLKHABER-Gazetesi - Darp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Darp haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Rap dünyasını sarsan iddianame: Blok3 ve yapımcısına silahlı yağmaya teşebbüs suçlaması Haber

Rap dünyasını sarsan iddianame: Blok3 ve yapımcısına silahlı yağmaya teşebbüs suçlaması

İstanbul’da müzik menajeri Ferhat Karagöz’ün şikayeti üzerine başlatılan soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, sahne adı Blok3 olan rapçi Hakan Aydın ile yapımcı Maruf Yöntürk hakkında silahlı tehdit ve yağmaya teşebbüs dahil birçok suçlama yöneltildi. Kağıthane’de yaşandığı öne sürülen olayla ilgili savcılık, sanıklar hakkında ağır hapis cezası talep etti. BİLARDO SOPASIYLA DARP EDİLDİĞİNİ İDDİA ETTİ İddianamede yer alan bilgilere göre müzik menajeri Ferhat Karagöz, yapımcı Maruf Yöntürk tarafından Kağıthane’de bir adrese çağrıldığını öne sürdü. Karagöz ifadesinde, burada çıkan tartışmanın kısa sürede kavgaya dönüştüğünü ve önce yumruk ardından bilardo sopasıyla darp edildiğini iddia etti. Karagöz ayrıca, tartışma sırasında kendisine “Seni yaşatmam” şeklinde tehditte bulunulduğunu ve başına silah dayatılarak 850 bin TL para istendiğini ileri sürdü. BLOK3’ÜN DE YUMRUK ATTIĞI ÖNE SÜRÜLDÜ Şikayete göre olay sırasında mekâna gelen rapçi Blok3’ün de Karagöz’e yumruk attığı iddia edildi. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında savcılık tarafından kapsamlı bir iddianame hazırlandı. 12 YILDAN 25 YILA KADAR HAPİS TALEBİ Hazırlanan iddianamede sanıklar hakkında “kişiyi silahla ve cebirle hürriyetinden yoksun kılma”, “gece vakti silahla yağmaya teşebbüs”, “tehdit”, “mala zarar verme” ve “kasten yaralama” suçlamaları yer aldı. Savcılık, söz konusu suçlamalar kapsamında sanıklar hakkında 12 yıl 4 aydan 25 yıla kadar hapis cezası talep etti. DOSYADA AYRILMA TALEBİ İddianamede yapımcı Maruf Yöntürk’ün tutuklu yargılanması talep edilirken, rapçi Hakan Aydın hakkında ise basit yaralama suçundan dosyanın ayrılması istendi. Olayla ilgili yargı sürecinin önümüzdeki günlerde başlaması bekleniyor.

Gaziantep’te boşanmak isteyen eşine taşla vuran koca hakkında dava başladı Haber

Gaziantep’te boşanmak isteyen eşine taşla vuran koca hakkında dava başladı

Gaziantep'te boşanmak isteyen eşini, kafası ve yüzüne taşla vurarak darp eden sanığın yargılanmasına başlandı.Gaziantep'te boşanmak istediği eşinin yüzünü taşla ezen ve "Kasten Yaralama" suçuyla yargılanan Feyzullah Y.'nin davasının ilk duruşması, Gaziantep 12. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmada sanık, sanık avukatı, müşteki Nazlı Y. ve avukatları hazır bulundu. "Pişman oldum ve geri dönüp kendisini hastaneye götürmek istedim" Duruşmada savunma yapan sanık Feyzullah Y., olay günü eşiyle aralarında tartışma çıktığını belirterek, "Biz eski dosya ile ilgili tartışmadık. Her evlilikte olduğu gibi bizim evliliğimizde de kavga çıktı. O gün oğlumuz Yunus'un rahatsızlığı nedeniyle hastaneye gitmek için yola çıktık. Yolda eşim bana küfür etti ve aramızda tartışma çıktı. Ehliyet almak istediğini ve istediği hayatı yaşamak istediğini söyledi. Bana dirsek attı ve arabadan indi. Ben de arabadan indim ve çocuğu elinden aldım. Eşim bana taş attı, arabanın camı kırıldı. Arabaya binmesini istedim. Onu arabaya bindirmeye çalışırken Nazlı yere düşüp yüzünü vurdu. Daha sonra ne olduğunu hatırlamıyorum. Pişman oldum ve geri dönüp kendisini hastaneye götürmek istedim ancak orada değildi. Daha sonra polise teslim oldum. Beraatımı talep ediyorum" ifadelerini kullandı. "Kendisine vurup vurmadığımı hatırlamıyorum" Hakimin "Eşine vurdun mu?" sorusuna sanık Feyzullah Y., "Kendimi kaybetmiştim. Kendisine vurup vurmadığımı hatırlamıyorum. Kendime geldiğimde aramızda 1-2 metre mesafe vardı" şeklinde cevap verdi. Müşteki avukatının, "Çocuklarının gözü önünde annelerinin yüzüne taşla vururken çocukların psikolojisini düşünmedin mi?" sorusuna ise sanık, "Olayın rehavetiyle o anları hatırlamıyorum. Aramızda arbede oldu ancak müştekiye vurup vurmadığımı hatırlamıyorum" dedi. "Sosyal tesise gitme sebebimin erkeklere kendimi göstermek olduğunu söyledi" Müşteki Nazlı Y. ise sanığın iddialarını reddederek, "Biz oğlumuzu sosyal tesise yazdırmak için gittik. Bana sosyal tesise gitme sebebimin erkeklere kendimi göstermek olduğunu söyledi. Daha sonra adliyeye gidip şikayetimi geri çekmemi istedi ve ‘Senden boşanmak istiyorum' dedi" ifadelerini kullandı. "Sen güzelliğine güveniyorsun, güzelliğini elinden alacağım" Sanığın kendisine şiddet uygulamaya çalıştığını söyleyen müşteki Nazlı Y., "Ben de kırmızı ışıkta çocuğumu alarak araçtan indim. Daha sonra arkamdan geldi ve çocuğu elimden almak istedi. Ben koşarak bir araziye gittim. Arkamdan geldi ve bana şiddet uygulamaya başladı. Eline aldığı taşla yüzüme vurarak ‘Sen güzelliğine güveniyorsun, güzelliğini elinden alacağım' dedi. Telefonumu aldı ve oradan uzaklaştı" dedi. Tutukluluk halinin devamı talep edildi Cumhuriyet savcısı mütalaasında, sanığa isnat edilen suçun dosyanın mevcut durumu, suçun kanunda öngörülen üst sınırı, katalog suçlar arasında yer alması, sanığın delilleri karartma ve kaçma şüphesinin bulunması nedeniyle adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağı kanaatine varıldığını belirtti. Bu nedenle sanığın tutukluluk halinin bu aşamada devamına karar verilmesini talep etti. Ayrıca katılma talepleri doğrultusunda dosyada bulunan eksikliklerin giderilmesini istediMahkeme heyeti, eksik hususların giderilmesi gerekçesiyle sanık Feyzullah Y.'nin tutukluluk halinin devamına hükmederek duruşmaya ileri bir tarihe erteledi. Olay geçmişi Olay, 27 Ocak günü Şehitkamil ilçesi Zeytinli Mahallesi Gaziantep Adliyesi yakınlarında meydana gelmişti. İddiaya göre, 3 çocuk annesi Nazlı Y. (26), 9 yıldır evli olduğu kocası Feyzullah Y.'den şiddet gördüğü ve şiddetli geçimsizlik yaşadığı nedeniyle boşanmak için başvurmuş, kocası ise şikayetinden vazgeçmesini istemişti. Daha sonrasında ise Feyzullah Y., şikayetinden vazgeçmeyeceğini söyleyen karısını adliye yakınlarında öldüresiye darp etmiş ve yüzü gözü kanlar içerisinde kalan ve ağır yaralanan kadın, çevredeki vatandaşlar tarafından son anda kurtarılmıştı.

Antalya’da 1 yaşındaki bebeğini darp eden anneye 6 yıl hapis Haber

Antalya’da 1 yaşındaki bebeğini darp eden anneye 6 yıl hapis

Antalya'da 1 yaşındaki kız bebeğini darp ettiği anlar, babanın şüphe üzerine eve yerleştirdiği güvenlik kamerasına yansıyan yabancı uyruklu anne İmane Moti'nin yargılandığı davada karar çıktı. Mahkeme, sanık anneyi 'eziyet' suçundan 6 yıl hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme heyeti sanık hakkında herhangi bir indirim uygulamadı. Antalya'da 1 yaşındaki kız bebeğin, yabancı uyruklu annesi İmane Moti tarafından darp edildiği anların güvenlik kamerasına yansımasının ardından açılan davada karar duruşması görüldü. Olay, bebeğin babası Osman Vesek'in çocuğun vücudundaki morluklardan şüphelenmesi üzerine eve gizli kamera yerleştirmesiyle ortaya çıktı. Vesek'in yerleştirdiği güvenlik kamerası, evde yaşanan şiddet anlarını saniye saniye kaydetti. Görüntülerde annenin bebeğine defalarca tokat attığı, terlikle vurduğu ve ayaklarından tutarak koltuğa fırlattığı anların yer aldığı görüldü. Görüntüleri izleyen baba Osman Vesek, Antalya Adliyesi'ne gelerek Fas uyruklu eşi İmane Moti hakkında suç duyurusunda bulundu. Şikâyetin ardından gözaltına alınan anne, çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hâkimliğince tutuklandı. Adli tıp raporunda darp izleri tespit edildi Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, bebeğin muayenesine ilişkin adli tıp raporuna da yer verildi. Raporda, bebeğin sol yanağında ve dudak çevresinde kızarıklıklar, kol ve el sırtında morluklar ile vücudunun çeşitli bölgelerinde darp izleri tespit edildiği belirtildi. Yaralanmaların hayati tehlike oluşturmadığı ancak darp sonucu meydana geldiği, izlerin fotoğraflanarak rapora eklendiği kaydedildi. Savcılık, bebeğin kendisini savunamayacak yaşta olması, şiddetin farklı günlerde tekrar etmesi ve süreklilik göstermesi nedeniyle eylemlerin 'eziyet' kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Bu kapsamda şüpheli hakkında 'altsoya ve çocuğa karşı eziyet' suçundan dava açıldı. "Psikolojim bozuldu, çok pişmanım" Antalya 34. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ilk duruşmasında tutuklu sanık İmane Moti, savunmasında pişman olduğunu dile getirerek şu ifadeleri kullanmıştı: "Psikolojim bozuldu, çok pişmanım. Kızımı özledim. Ayağından tutup vurduğum için çok pişmanım. Kamera görüntülerini yaparken farkında değildim, emniyette izleyince ne yaptığımı anladım." Baba Osman Vesek ise ailesinin uyarıları üzerine eve gizli kamera kurdurduğunu belirterek, kamera kurulmadan önce de bebeğin vücudunda kızarıklıklar fark ettiğini söyleyerek, sanığın bu izleri kendisine 'sivrisinek ısırığı' ve 'düştü' şeklinde açıkladığını ifade etmişti. Mahkeme kararını açıkladı Antalya 34. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın karar duruşması dün yapıldı. Tutuklu sanık İmane Moti, 'altsoya karşı eziyet ve basit yaralama' suçlamalarıyla yeniden hakim karşısına çıktı. Sanık duruşmada pişman olduğunu ifade ederek beraatini talep etti.

Gaziantep’te kavgaya araçla dalma olayında 6 şüpheli sınır dışı ediliyor Haber

Gaziantep’te kavgaya araçla dalma olayında 6 şüpheli sınır dışı ediliyor

Gaziantep'te geçtiğimiz günlerde yaşanan ve bir şahsın araçla çok sayıda kişinin arasına daldığı kavga ile ilgili yakalanan 9 şüpheliden 6'sı sınır dışı edilmek üzere Göç İdaresi'ne teslim edildi. Emniyet ekipleri olay sonrası mahallede geniş çaplı huzur-güven uygulaması yaptı. Olay, 16 Şubat gecesi Şehitkamil ilçesi Şirinevler Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, yabancı uyruklu iki grup arasında bilinmeyen bir nedenle tartışma çıktı. Kısa sürede büyüyen tartışma bıçaklı sopalı kavgaya dönüşürken kavgayı fark edenlerin 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbarı sonrası olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edilmişti. Kavga sırasında kan donduran görüntüler ortaya çıkmıştı Giderek büyüyen kavgada ortalık adeta savaş alanına dönerken bir araç ise hızla gelerek kavga edenlerin arasına dalmış, çok sayıda kişiye çarparak yaralamıştı. Mahallede büyük korku ve paniğe neden olan kavgada bıçak, sopa darbeleri, darp ve aracın çarpması sonucu 9 şahıs yaralanmış, 9 yabancı uyruklu şahıs gözaltına alınmıştı. Gözaltına alınan 9 şüpheliden 6'sı sınır dışı edilmek üzere göç idaresine teslim edildi Olaydan hemen sonra kavgaya karışan 9 şüpheli gözaltına alındı. Emniyette işlemleri tamamlanan 9 şüpheliden 6'sı sınır dışı edilmek üzere Göç İdaresi'ne teslim edildi, 1 şüpheli hakkında ev hapsi kararı verildi, 1 şüpheli serbest bırakıldı. Diğer şüphelinin işlemlerinin ise devam ettiği belirtildi. Olayın yaşandığı mahallede geniş çaplı huzur-güven uygulaması yapıldı Olay sonrası harekete geçen Gaziantep Emniyet Müdürlüğü ekipleri, mahallede geniş güvenlik önlemleri alarak huzur-güven uygulaması yaptı. Yapılan uygulamada 2 bin 260 şahıs ve 303 araç sorgulanarak 2 aranan şahıs yakalandı. Uygulama sonucunda, 17 araç sürücüsüne 259 bin 251 TL cezai işlem uygulanırken 33 iş yeri hakkında mevzuata aykırı faaliyet göstermekten işlem yapıldı.

Engelli genci odunla darp eden sanık ilk kez hakim karşısında Haber

Engelli genci odunla darp eden sanık ilk kez hakim karşısında

Kocaeli'nin İzmit ilçesinde iş yerinin odunluğa baktığı gerekçesiyle yüzde 84 oranında engelli adamı öldüresiye darp eden sanık ilk kez mahkeme karşısına çıktı. Sanık savunmasında, odunluğa uyuşturucu konulduğundan şüphelendiğini ve bu sebeple olayı gerçekleştirdiğini öne sürdü. Müştekinin avukatı ise müvekkilinin 15 dakika boyunca bayıltılana kadar odunla dövüldüğünü ifade etti. Sanık, tutuklu kaldığı süre göz önüne alınarak tahliye edildi. Olay, 16 Kasım 2025 tarihinde Yenişehir Mahallesi'nde meydana geldi. Yüzde 84 otizmli ve epilepsi hastası Ertuğrul Şenol (34) bisikletle dolaştığı sırada, Yılmaz D. (54) tarafından, zorla içeri sokarak odunla darp etti. Şüphelinin vücudunun çeşitli yerlerine vurduğu şahsı daha sonra iş yerinden sokağa attığı öne sürüldü. Sağlık ekiplerince hastaneye kaldırılan Şenol'un kafasına 6 dikiş atılarak, kolu alçıya alındı. Ailenin şikayeti üzerine Yılmaz D. tutuklanarak cezaevine gönderildi. "Odunluğuma uyuşturucu koyduğundan şüphelendim" Olayla ilgili ilk duruşma, Kocaeli 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlandı. Duruşmaya tutuklu sanık Yılmaz D., Ertuğrul Şenol, ailesi, tanıklar ve taraf avukatları katıldı. Savunması için söz hakkı verilen Yılmaz D., Ertuğrul Şenol'u tanımadığını ifade ederek, "Benim simit fırınım vardı. Bu şahıs simit fırınının odunluk kısmına sürekli giriyordu. Uyuşturucu koyduğundan şüphelendim. Kızıma bu olaydan iki gün önce polisi aramasını söyledim. Polis geldi, kamera kayıtlarına baktılar, emniyet gidip kamera kayıtları ile birlikte şikayetçi olmamı söyledi. Ancak ben karakola gidip şikayetçi olmadım. İki gün sonra bu şahsı yeniden odunluğa girerken gördüm, kendisine 'Niye giriyorsun?' diye sordum, bana cevaben 'Giriyorum' dedi. Ben bisikletine vurup devirdim, tekrar 'Niye giriyorsun?' diye sordum, o da 'Uyuşturucu koyuyorum' dedi. Ben kendisine 'O zaman sen kadın da satarsın' dedim, 'Evet bir milyona kadın da var' dedi" diye konuştu. "Sadece 3- 4 kere ayaklarına sopa ile vurdum" Şenol'u hırpaladığını söyleyen Yılmaz D., "3- 4 kere ayaklarına sopa ile vurdum, kafasına sopa ile vurmadım ancak yere düşerken odunların üzerine düştü. Kafasındaki yaralanma bu nedenle oldu. Çok düzgün konuşuyordu, ben durumunu karakolda öğrendim. Raporundaki diğer yaralanmalar da düşerken olmuş olabilir. Bisikleti bahçeye çektirdim, iki gün sonra polisler gelince teslim ettim. Müştekinin, hasımlarım tarafından kullanılıyor olabileceği düşünüyorum. Şuurlu şekilde bahçeye girdiği bellidir. Kendisine sorduğumda uyuşturucu koyduğunu söylemesi birileri tarafından kullanıldığını gösteriyor. Beraatimi ve tahliyemi talep ederim" dedi. "Müşteki Ertuğrul kendini ifade edemedi" Müşteki Ertuğrul Şenol, olayla ilgili sorulan sorularak tek kelimelik kısa cevaplar verdi. Sanığın neresine vurduğu sorulduğunda başını gösterdi, ne ile vurduğu sorulduğunda "odunla" diye tek kelimelik cevap verdi. Mağdura olayla ilgili 'Anlatmak istediği bir şey var mı?' diye sorulduğunda "İstiyorum" dedi ancak başkada herhangi bir şey söylemedi. Mahkeme, görünüş ve konuşma tarzı itibariyle mağdurun engelli olduğunun kolaylıkla anlaşılabileceği gözlemlediğini belirtti. "Bu olaydan sonra oğlum dışarı çıkamaz oldu, uyku düzeni bozuldu" Sanıktan şikayetçi olan baba Münir Şenol, "Olay tarihinde umredeydim. Evimiz ile olayın olduğu fırının arası yaklaşık 400 metredir. Ertuğrul'un arkadaşı yoktur, sürekli bisiklet ile mahallede gezer. Mahalledekiler Ertuğrul'u tanır ve bilirler. Bu olaydan sonra oğlum dışarı çıkamaz oldu, uyku düzeni bozuldu. Kendisi olayla ilgili bir şey anlatamıyor. 'Kim vurdu?' diye sorunca 'Amca vurdu' diye cevap veriyor" ifadelerini kullandı. "Babam, 'Hasımlarımızdan birisi olabilir' dedi" Tanık olarak dinlenen sanığın kızı İlknur D., "Babama ait fırında çalışıyorum. İş yerimizin önünden 3 aydır bisikletli birisi geçiyordu. Bu durumu babama söyledim, o da fark etmişti. 'Hasımlarımızdan birisi olabilir' dedi. Şahıs bisikleti çok düzgün kullanıyordu, müşteri gibi değildi, içeri bakıyordu. Olaydan iki gün önce polisi aradık, polis geldi, videoyu da aldılar. Bize, 'Gelip şikayetçi olun' dediler. Babam daha emniyete gidemeden iki gün sonra bu olay oldu" dedi. "Ertuğrul'u odunluğa götürüp orada 15 dakika boyunca bayılana kadar darp etmiştir" Müşteki vekili Avukat Tuba Özbay ise "ATK raporuna göre müvekkilin yüzde 84 oranında engelli olduğu, beden ve ruh bakımından kendisini savunabilecek durumda olmadığı belirtilmiştir. Olay günü sanık, Ertuğrul'un ileride görüp yanına çağırmıştır. Ertuğrul gitmeyince sanık Ertuğrul'un yanına gidip Ertuğrul'u odunluğa götürüp orada 15 dakika boyunca bayılana kadar darp etmiştir. Sanık her aşamada suçtan kurtulmaya yönelik farklı beyanlarda bulunmuştur. Ertuğrul odunluğa hiç girmemiştir. Burada müvekkilin bisikletinin alıkonulması nedeniyle yağma suçu, ayrıca darp eyleminin niteliği gereği öldürmeye teşebbüs suçlarının oluşturduğunu düşünüyoruz. Sanıktan şikayetimiz devam etmektedir, sanığın tutuklu yargılanmasını talep ediyoruz" diye konuştu. Engelli kişiyi odunla darbettiği iddia edilen sanığa 4 yıl 6 aya kadar hapis istemi Cumhuriyet savcısı, iş yerinin odunluğunda engelli bir vatandaşı odunla darbettiği belirlenen sanık hakkında esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Mütalaada, sanığın olay tarihinden önce iş yerinin odunluğuna girdiğini iddia ettiği mağdur Ertuğrul Şenol'u iş yeri çevresinde gördüğü belirtildi. Mağduru odunluğa götürüp darbetti Sanığın, mağduru yanına çağırıp çekiştirerek odunluğa götürdüğü ve burada eline aldığı odunla darbettiği kaydedilen mütalaada, alınan doktor raporuna göre mağdurun basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek şekilde yaralandığı vurgulandı. "Engelli olduğu ilk bakışta anlaşılıyor" Mütalaada, mağdurun akıl rahatsızlığı nedeniyle eyleme karşı beden ve ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olduğuna dikkat çekildi. Ayrıca kovuşturma aşamasında, mağdurun engelli olduğunun ilk bakışta açıkça anlaşılabilir derecede belirgin olduğu kanaatine varıldığı ifade edildi.Savcı, sanığın "nitelikli kasten yaralama" suçundan 1 yıl 6 aydan 4 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılmasını isterken, tutuklu bulunduğu süre göz önüne alınarak tahliyesini talep etti. Tahliye edildi Mahkeme heyeti, sanığın yargılama sonucunda alabileceği muhtemel ceza miktarı, tutuklu kaldığı süre göz önüne alarak adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi. "Karşı taraf her aşamada farklı beyanlarda bulundu" Duruşma sonrası açıklama yapan müşteki vekili Avukat Tuba Özbay, "Karşı taraf her aşamada farklı beyanlarda bulundu. Bir ifadesinde ayağına vurduğunu, başka bir ifadesinde ise kafasına odunla vurduğunu söyledi. Sanık, müvekkilimin odunluğuna girdiğini görünce korktuğumu belirttiğini söyledi. Kendisi ile konuştuğunda Şenol'un, 'Ben burada uyuşturucu satıyorum, saati bir milyona kadın satıyorum' şeklinde iddialarda bulundu. Sanık duruşmada da önceki aşamalarda olduğu gibi birbirinden farklı ifadeleri harmanlayarak yeniden beyanda bulundu" dedi. "15 dakika boyunca odunla dövüldü" Bunun yalnızca bir yaralama eylemi olmadığı kanaatinde olduklarını söyleyen Özbay, "Ertuğrul odunluğun içinde değilken, çapraz konumdayken çağrılıp dövülerek içeri sokulmuş. Devamında yaklaşık 15 dakika boyunca odunla vücudunun her yerine; kafasına, beline, ayağına, bacağına ve sırtına vurulmuştur. Bunun basit bir kasten yaralama değil, öldürmeye yönelik darbeler içerdiğini düşünüyoruz ve öldürmeye teşebbüs suçundan gerekçeli karar verilmesini talep ettik. Ayrıca Ertuğrul baygın haldeyken bisikleti dışarıda kalıyor. Polisler geldikten sonra bisiklet içeri alınıyor ve orada tutuluyor. Babası yurt dışından gelip iki gün sonra şikayet edince polis aracılığıyla teslim alındı. Bizce burada yağma suçuna ilişkin emareler de vardır, bisiklete el konulması ayrı bir suçtur. Ancak bu husus mahkeme tarafından değerlendirilmedi" diye konuştu. "Mahkeme odunla vurulması nedeniyle silahla yaralama suçunun oluştuğunu belirtti" Özbay, sözlerine şöyle devam etti: "Mahkeme, eylemin kendisini beden ve ruh bakımından savunamayacak durumda olan kişiye karşı işlenmiş kasten yaralama suçu olduğuna karar verdi. Ayrıca odunla vurulması nedeniyle silahla yaralama suçunun oluştuğunu belirtti. Bu kapsamda iddianamede yer alan fiillerden cezalandırılmasını talep ettik. Sanık tahliye edildi, bunu zaten bekliyorduk. Mahkeme eğer adam öldürmeye teşebbüs ya da yağma olduğuna dair bir şüphe olmadığı düşünülüyorsa, tahliye edilmesi kural olarak gerekiyordu. Burada bir kamuoyu oluşturmaya çalışıyoruz. Görünmez engeli olan bir kişinin dövülebileceği sonucuna insanların varmaması için uğraşıyoruz. Sanığın beyanlarında Ertuğrul hakkında 'kadın satıyordu' gibi ifadeler yer aldı ancak Ertuğrul'a sorulan her soruya tek kelimelik cevaplar verdiği mahkemece de tespit edildi. Duruşmada hakimler de bunu sordu ve kayda geçti. Savcı da engelli olduğunun birkaç kelimelik konuşmayla anlaşılabileceği kanaatine vararak mütalaasını bu detay üzerine kurdu. Bu bizim açımızdan önemli. Ortopedik engelli olmayan kimseyi engelli olarak kabul etmeyecek miyiz? Görünmez engeli olan, zihinsel ya da mental rahatsızlığı bulunan insanları engelli saymayacak mıyız? İlla serebral palsili olup eli ayağı tutmayan kişiler mi engelli kabul edilecek? Fiziksel olarak belirgin bir durum olmayabilir. Ancak 15 dakika boyunca kafasına odunla vurulan ve buna karşı elini kaldırıp direnmeyen bir kişinin engelli olduğunun anlaşılması gerekir. Gerçekten isyan ediyoruz. Yapılan savunmalar ve tanık beyanları, toplumun engelliler konusunda ne kadar bilinçsiz olduğunu gösteriyor. Bu olay üzerinden bir farkındalık oluşturmaya çalışıyoruz ama ne kadar başarılı olabiliyoruz bilmiyorum" ifadelerini kullandı. "Adalet yerini bulmuş sayılmaz" Ertuğrul'un babası Münir Şenol ise "Adalet yerini bulmuş sayılmaz. Tutuklu yargılanmasını isterdik. Çünkü bunlar kendini savunamayan engelli insanlar, en azından bu şekilde bir emsal olurdu. Ancak şu anda tutuklu yargılanmayacağı için hukukun ve adaletin işleyişini takip edeceğiz" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.