#deaş

İLKHABER-Gazetesi - deaş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, deaş haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ömer Çelik: “DEAŞ Arapları, PKK da Kürtleri temsil etmiyor” Haber

Ömer Çelik: “DEAŞ Arapları, PKK da Kürtleri temsil etmiyor”

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Sayın Cumhurbaşkanımıza, Sayın Devlet Bahçeli’ye iftira atarak ‘HTŞ’yi destekledikleri’ şeklinde böyle davranıyorlar diye konuşanların sanki destekledikleri örgüt Kanarya Sevenler Derneği. Başka bir terör örgütünü desteklemek için böylesine bir iftira kampanyası yürütüyorlar. Halbuki burada söz konusu olan şudur; nasıl ki DEAŞ Arapların temsilcisi değilse, oradaki terör örgütü PKK ve bağlantılı olan terör örgütleri de Kürtlerin temsilcisi değil. Orada bütün Kürtlere, oradaki Türkmenlere, Araplara ve bütün unsurlara sahip çıkan ‘tek Suriye’ ilkesi bu açıdan önemlidir " dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti Osmaniye İl Başkanlığı'nı ziyaret ederek, partilileriyle buluştu. Daha sonra açıklamalarda bulunan Çelik, "Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinin 3'üncü yıl dönümünde bütün şehitlerimize bir kez daha Cenab-ı Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Elbette bu kayıpların acısını yüreğimizden silmek mümkün değildir" dedi. Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin kente gelerek vatandaşlarla buluşacağını da açıkladı. Türkiye'nin tüm sarsıntılar karşısında yola devam etme iradesini gösterdiğini söyleyen Çelik, "O kadar hızlı bir şekilde akıyor ki dünyada zaman. Gerçekten neredeyse on yıllar içerisinde olabilecek olaylar, bazen haftalar içerisinde gerçekleşebiliyor. Ve bunların en sarsıcı olanları da Türkiye’nin etrafında gerçekleşiyor. Türkiye’nin etrafına baktığımızda, Rusya-Ukrayna Savaşı bütün hızıyla devam ediyor. Çeşitli kereler barışın yapılması ile ilgili gündemler oluşuyor. Ama oluşmasına rağmen bir türlü mesafe alınamıyor. Yine geçtiğimiz günlerde son derece maalesef yıpratıcı, can alıcı saldırılar karşılıklı olarak gerçekleştirildi. İnsanlığın en büyük utancı sayılabilecek Netanyahu hükümetinin o katil şebekesi tarafından Gazze soykırımıyla ilgili maalesef bu katliamlar devam ediyor. Yine bu gündem içerisinde doğumuzda İran’la ilgili gelişmeler için bütün dünya nefesini tutmuş durumda ve bununla ilgili bir müzakereden sonuç alınacak mı, yoksa herhangi bir şekilde maalesef yeni bir saldırı mı ortaya çıkacak diye bu gündemler etrafımızda gerçekleşiyor ve çok yakınımızda gerçekleşiyor. Bütün bunun içerisinde Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliği, dünya diplomasi süreçlerinde ortaya koyduğu irade ve bu çerçevede ortaya çıkan tabloda Türkiye’nin, Cumhurbaşkanımızın merkezi rolü, bir kere daha bütün bu şoklar karşısında, bütün bu meydan okumalar karşısında Türkiye’nin dayanıklılığını, gücünü, tüm bu sarsıntılar karşısında yola devam etme iradesini bir kere daha gösteriyor" diye konuştu. "Davos Zirvesi’nde ortak mesaj: Küresel düzen eski haliyle sürdürülemez" Gazze'de yaşananlara değinen Çelik, "Bir bakıma Davos toplantısında yapılan konuşmalarda Kanada Başbakanı’nın konuşması çok gündem oldu. Bütün benzer konuşmalar aslında herhangi bir şekilde uyumdan bahsetmedi. Yeni bir döneme geçileceğinden, bir geçişten bahsetti herkes. Tabii bu geçişin ne olacağı, nasıl olacağı, nasıl gerçekleşeceği konusunda herkesin kafasında çok büyük şüpheler, çok büyük karışıklıklar var. Ama herkesin ortak olarak ifade ettiği konu, küresel düzenin artık eski manada tanımlanamayacağı, hatta küresel düzenin restorasyonunun da artık mümkün olmadığı, o sürecin de geçildiği, yepyeni adımlar atılması gerektiğine dair pek çok söz işitildi. Tabii bunlar mevcut liberal düzenin, neoliberal düzenin muhalifleri tarafından ya da küresel güneyi temsil eden siyasetçiler, devlet başkanları, entelektüeller tarafından çok sık zikredilen şeylerdir. Ama ilk defa küresel düzenin savunmasını yapan elitler tarafından bu gündeme getirildi ve bu şekilde aslında bilinen çifte standartlarına, ikiyüzlülüklerine dikkat çekilirken, küresel düzenin artık bunu restore edilemez bir aşamaya geldiği görüldü. Tabii burada bunu berraklaştıran şey herkesin kafasında özellikle Batı’dan Rusya-Ukrayna Savaşı söz konusu olduğu zaman yapılan hatırlatmalar, referans verilen ilkeler, dikkat edilmesi gereken kurallar., Bol miktarda zikredilen bu kuralların, referans verilen bu ilkelerin Gazze soykırımı olduğu zaman unutulması ve terk edilmesi şeklindeki çifte standart, hatta çifte standartın ötesinde ikiyüzlülük bütün dünyanın dikkatini çekmeye başlamıştı. Gazze ile ilgili olarak liberal düzenin elitlerinin ortaya koyduğu, işleticilerinin ortaya koyduğu ikiyüzlülük, aslında bir bakıma düzenin iflas etmesinin de sembolü oldu" dedi. "Dünya beşten büyüktür çıkışı küresel sistemde karşılık buldu" Ömer Çelik, "Cumhurbaşkanımız ilk defa 'Dünya beşten büyüktür' dediğinde, çok iyi hatırlıyorum Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Cumhurbaşkanımız bu sözü ilk zikrettiğinde büyük bir sessizlik olmuştu. Biraz şaşkınlıkla, biraz çekinceyle, biraz tedirginlikle karşılanmıştı o zaman genel kuruldaki ilk konuşması. Daha sonraki yıllarda Sayın Cumhurbaşkanımızın 'Dünya beşten büyüktür' sözünün aslında küresel düzenin ikiyüzlülüklerine karşı büyük bir dikkat çekme, ilkeleri hatırlatma ve bu ikiyüzlülüğe tahammül etmeme konusunda bir meydan okuma olduğu net bir şekilde görüldü. Bugün gelinen noktada ise hemen hemen bütün mekanizmaların çalışamaz hâle geldiği bir noktada aslında bir bakıma düne kadar neoliberal düzenin savunusunu yapanların konuşmalarının özeti, 'Dünya beşten büyüktür' sözüne katıldıklarını, buna onay verdiklerini, aynı fikirde olduklarını beyan eden bir durum ortaya çıkardı. Ama tüm bunun içerisinde en önemli konu geliyor kilitleniyor: Dünyanın içinde bulunduğu hâlde güvenlik meselelerinin nasıl olacağıyla ilgili olarak öne çıkıyor" diye konuştu. "Küresel güvenlikten bahsedilirken gördüğünüz gibi ne zaman masa kurulmak istense Cumhurbaşkanımızın fikrine ihtiyaç duyuluyor" Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "tek Suriye"ye yaptığı vurgunun bugün küresel mutabakatın omurgasını teşkil ettiğini belirten Çelik, "Avrupa güvenliğinden bahsedilirken sadece Orta Doğu değil, Avrupa güvenliği başta olmak üzere küresel güvenlikten bahsedilirken, gördüğünüz gibi ne zaman masa kurulmak istense Cumhurbaşkanımızın fikrine ihtiyaç duyuluyor. Türkiye’nin burada nasıl bir işlev üreteceği konusunda tartışmalar devam ediyor. Bunun en somut örneği, görüldüğü gibi Suriye konusunda ortaya çıktı. Cumhurbaşkanımızın yıllara dayanan, bizim kendi aramızda stratejik sabır olarak adlandırdığımız Cumhurbaşkanımızın bu tavrı aslında hatırlayınız, burada çok uzun tartışmalar yapılmıştı. Ölümden kaçan kardeşlerimize kucak açılmasıyla ilgili, hatta son seçimlerde Cumhurbaşkanımızın karşısındaki aday, ölümden kaçarak bize sığınanları geri göndermekle, yani o ölüm makinelerine teslim etmekle bezenmiş bir kampanya yapmıştı. Ama seçimin zor günleriydi. Hatta bazıları Cumhurbaşkanımızın bu konuya girmemesi gerektiğini, oyların çok kritik olduğunu söylerken bile Cumhurbaşkanımız o zaman 'Hayır' dedi. 'Biz bu ölümden kaçanlara kucak açtık. Bu kardeşlerimizi hiçbir şekilde onlara teslim edemeyiz' diyerek net bir şekilde tavrını koydu. O günden bugüne tabii çok şey değişti. Diktatörlük rejimi gitti, Suriye devrimi gerçekleşti ve burada da Türkiye, yine tüm dünyanın kara propagandasına karşı ilkeli bir şekilde Suriye halkının iradesini temsil eden bir politika çizgisi tutturdu. Orada Cumhurbaşkanımızın 'tek Suriye'ye yaptığı vurgu, Suriye’yi bütün Suriyelilerin beraber yönetmesi gerektiğine dair vurgu; bugün küresel mutabakatın omurgasını teşkil etmektedir. Gelinen noktada da Suriye’nin kendi içindeki terör unsurlarından arınması, bir yandan DEAŞ’e dönük terörle mücadelenin kesintisiz sürmesi, DEAŞ’le olan mücadelenin kesintisiz sürmesi konusunun altı çizilirken; aynı zamanda Suriye’nin kuzeyini, doğusunu işgal etmiş olan terör örgütünden arınma, Suriye’nin birliğini savunma konusunda atılan adımlar, her zaman için Cumhurbaşkanımızın çizdiği vizyonun teyidi anlamına gelen, Suriye’nin iyiliğine dönük, Suriye’nin birliğine, bütünlüğüne dönük bir sonuç ürettiğini tekrar tekrar teyit eden gelişmelerin ortaya çıkmasını sağladı" dedi. "Suriye’de, Irak’taki terör yapılarının tasfiyesi, Türkiye’nin terörsüz bölge hedefiyle son derece uyumludur" Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü: "Cumhurbaşkanımızın hem Sayın Devlet Bahçeli’nin terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge konusundaki ısrarının aslında zamanlaması bakımından da hem de bölgedeki barışın tesisi bakımından da ne kadar önemli olduğu, tüm bu gelişmelerle birlikte bir kere daha görüldü. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge birbirinden ayrılamaz; iç içe girmiş, hiçbir şekilde biri diğerinden bağımsız olarak tanımlanamaz, iç içe iki kavramdır. Bu çerçevede bakıldığında Suriye’de, Irak’taki terör yapılarının tasfiyesi, Türkiye’nin terörsüz bölge hedefiyle son derece uyumludur. Tabii ta baştan beri biz, PKK terör örgütünün Suriye, Irak, İran’daki silahlı güçlerinin tasfiyesi, Avrupa’daki illegal yapılarının tasfiyesi, propaganda merkezlerinin ve mali yapısının tasfiyesi konusunda bütünsel ve kapsamlı bir tanımlama ortaya koyduk. Suriye’de ise bu konudaki ısrar, birtakım güçlerin de kışkırtmasıyla birlikte bir işgalcilik olarak ortaya çıktığı zaman burada Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi 'tek Suriye, tek ordu' ilkesi çerçevesinde Türkiye ilkeli bir tavır ortaya koydu. Ama bu tavır ortaya koyulurken de şu söylendi her zaman denildi ki Suriye’yi bütün Suriyeliler beraber yönetsin. Türkmen, Arap, Kürt, Sünni, Şii, Alevi, Dürzi, Musayri, Hristiyan hepsi bu iradenin birer parçası olsunlar diye bu vurgu her zaman yapıldı. Dolayısıyla Suriye Suriyelilerindir. Suriye, Suriyeliler tarafından yönetilmelidir. Hiçbir terör örgütünün vesayeti ya da dış gücün vesayeti söz konusu olmamalıdır. Siyaset, en baştan beri Türkiye tarafından izlendi." "Suriye’de Türkmenlere, Araplara ve bütün unsurlara sahip çıkan 'tek Suriye' ilkesi önemlidir" DEAŞ nasıl Arapların temsilcisi değilse terör örgütü PKK ve bağlantılı olan terör örgütlerinin de Kürtlerin temsilcisi olmadığını vurgulayan Çelik, "Yayınlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, Suriye’de Suriye Kürtlerinin haklarını güvence altına alan, aynı şekilde Türkmenlerin de diğer unsurlarla birlikte yönetime katılmasını temin edecek şekilde bir siyaset ve bir anayasal süreç izlenmesi gerektiği konusundaki tutumumuzu net bir şekilde ifade ediyor. O kararnamenin yayınlanmasıyla 100 yıldır neredeyse vatandaşlık hakkı bile olmayan Suriyeli Kürt kardeşlerimizin bu haklarına kavuşmasının sevindirici olduğunu söyledik. Karşı olduğumuz şeyin de terör olduğunu söyledik. Ama çıktı buna birileri terör örgütünden yana tutum almak için Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Sayın Devlet Bahçeli’ye, HTŞ’yi destekledikleri için böyle bir tavır ortaya koydukları şeklinde bir iftira attılar. Şimdi bugün itibarıyla orada HTS diye bir şey yok. Suriye yönetimi, Birleşmiş Milletler’den dünyanın bütün platformlarında meşru kabul edilen bir yönetim. Birleşmiş Milletler’de davet ediliyor; dünyanın bütün devletleri tarafından Suriye’nin meşru yönetimi ve meşru cumhurbaşkanı olarak kabul edilip bu şekilde muhatap alınıyor. Dolayısıyla burada verilen desteğin HTŞ’yle vesaire ilgisi yok. Meşruiyete, siyasal meşruiyete ve meşru yönetime verilen bir destek. Sayın Cumhurbaşkanımıza, Sayın Devlet Bahçeli’ye iftira atarak 'HTŞ’yi destekledikleri' şeklinde böyle davranıyorlar diye konuşanların, sanki destekledikleri örgüt Kanarya Sevenler Derneği. Başka bir terör örgütünü desteklemek için böylesine bir iftira kampanyası yürütüyorlar. Halbuki burada söz konusu olan şudur: Nasıl ki DEAŞ Arapların temsilcisi değilse, oradaki terör örgütü PKK ve bağlantılı olan terör örgütleri de Kürtlerin temsilcisi değil. Orada bütün Kürtlere, oradaki Türkmenlere, Araplara ve bütün unsurlara sahip çıkan 'tek Suriye' ilkesi bu açıdan önemlidir" dedi.

Suriye güvenlik güçleri, Hol Kampı'ndaki güvenlik önlemlerini artırdı Haber

Suriye güvenlik güçleri, Hol Kampı'ndaki güvenlik önlemlerini artırdı

Anadolu Ajansı (AA), Haseke ilinin güneyinde yer alan ve DEAŞ'lı teröristlerin çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan ailelerinin tutulduğu Hol Kampı'nı havadan görüntüledi. Suriye ordusu, terör örgütü YPG/SDG'den dün kontrolü aldığı Hol Kampı ve çevresine çok sayıda güvenlik görevlisi konuşlandırdı. Kamp ve çevresinde önlem amacıyla güvenlik önlemlerinin artırıldığı ve bölgede durumun sakin olduğu görüldü. Hol Kampı'nın ana giriş kapısına kontrol noktası kuran Suriye güvenlik güçleri, görevliler dışındaki kişilerin içeriye girmesine izin vermiyor. Terör örgütü YPG/SDG, DEAŞ'lı teröristlerin çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan ailelerinin tutulduğu Hol Kampı'nı kendi haline bırakarak, Suriye ordusuna devretmeden bölgeden ayrılmıştı. Suriye güvenlik güçleri, dün Hol Kampı'nın kontrolünü sağlamıştı. HOL KAMPI ABD'nin 2003'te Irak'ı işgaliyle başlayan çatışmalardan kaçanlar için kurulan Hol Kampı, Suriye'nin doğusundaki Haseke ilinde yer alıyor. YPG/SDG, bu kampta terör örgütü DEAŞ ile çatışmalardan kaçan sivillerin yanı sıra, teslim olan bazı DEAŞ'lıları ve ailelerini tutuyordu. Terör örgütü YPG/SDG, uzun yıllar bu kampı, yabancı devletler tarafından muhatap alınmak için bir tür diplomasi aracı olarak kullanmıştı. Bir zamanlar 50-60 bin kişinin sıkıştırıldığı kampın nüfusunun şimdilerde 20 binin altına düştüğü belirtiliyor.

İzmir'de 3 polisin şehit olduğu saldırının şüphelileri hakkında iddianame hazırlandı Haber

İzmir'de 3 polisin şehit olduğu saldırının şüphelileri hakkında iddianame hazırlandı

Balçova'da 8 Eylül 2025'te 1. sınıf emniyet müdürü polis başmüfettişi Muhsin Aydemir, polis memurları Hasan Akın ve Ömer Amilağ'ı şehit eden, polis memuru Murat Dağlı ile bir kişiyi yaralayan terör örgütü DEAŞ üyesi E.B. (17) ile babası N.B. ve annesi A.B'nin de aralarında bulunduğu 7'si tutuklu 13 şüpheliye ilişkin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma tamamlandı. Şüpheliler hakkında hazırlanan 58 sayfalık iddianamede, olay anına ilişkin görüntüler, olay yeri inceleme raporları, bomba imha inceleme raporu ile şüphelilerin ve tanıkların ifadelerine yer verildi. İDDİANAMEDE TERÖR SALDIRISI TALİMATI ALDIĞI AKTARILDI İddianamede, saldırıyı gerçekleştirdiğinde 16 yaşında olan tutuklu E.B'nin DEAŞ silahlı terör örgütüne katıldığı, örgütün ideolojisini tamamen benimsediği, arkadaşlarıyla birlikteyken terör örgütünün fikirlerini anlatmaya çalıştığı, okula gitmeyi reddettiği bilgileri yer aldı. Terör örgütünün ideolojisine uygun olarak silahlı eğitim aldığı, örgütün amacına hizmet edecek şekilde terör saldırısı talimatı aldığı belirtilen E.B. hakkında "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs", "silahlı terör örgütüne üye olma", "terör amaçlı bıçak veya diğer aletleri izinsiz olarak satma, satın alma, taşıma veya bulundurma", 3 kez "terör amaçlı kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürme", 4 defa "terör amaçlı kasten öldürmeye teşebbüs", 2 kez "terör amaçlı kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüs", "terör amaçlı korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme", 4 defa "terör amaçlı mala zarar verme", "terör amaçlı kamu malına zarar verme", "terör amaçlı tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme" ve "terör amaçlı 6136 sayılı Kanun'a muhalefet" suçlarından iddianame hazırlandı. Diğer 6'sı tutuklu 12 şüpheli hakkında da bu suçlara iştirak halinde azmettirme suçlarından iddianame düzenlendi. Tüm şüpheliler hakkında 4'er kez ağırlaştırılmış müebbet ile 261'er yıla kadar hapis cezası talebiyle hazırlanan iddianamede, saldırıyı gerçekleştiren E.B'nin dosyası ayrılarak çocuk ağır ceza mahkemesine gönderildi. Diğer şüpheliler için hazırlanan iddianame ise ağır ceza mahkemesine sunuldu. OLAY İzmir Balçova'da 8 Eylül 2025'te Salih İşgören Polis Merkezi'ne E.B. tarafından pompalı tüfekle düzenlenen saldırıda 1. sınıf emniyet müdürü polis başmüfettişi Muhsin Aydemir ve polis memuru Hasan Akın şehit olmuş, polis memurları Ömer Amilağ ve Murat Dağlı ile 1 kişi yaralanmıştı. Saldırgan E.B. de çıkan çatışmada yaralı olarak yakalanmıştı. Ömer Amilağ, tedavi gördüğü hastanede 30 Eylül'de şehit olmuştu. Olayla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 27 şüpheliden yaşları 18'den küçük olan 16'sı savcılıktaki ifade işlemleri sonrası serbest bırakılmıştı. Saldırgan E.B. ile annesi A.B. ve babası N.B, "terör amaçlı kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kasten öldürme", "silahlı terör örgütüne üye olma", "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme" gibi çeşitli suçlardan tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edilmiş, saldırgan E.B, babası N.B. ile M.A, K.N, C.T, F.S.A. ve M.E. çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklanmış, saldırganın annesi A.B. ile T.Y, B.Y. ve F.Ç. adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Kentte 18 Kasım 2025'te düzenlenen operasyonda gözaltına alınan DAEŞ şüphelisi H.B. ve H.K. ise adli kontrol şartıyla salıverilmişti.

Yalova polisi 4 ay önce aynı eve baskın yapmış Haber

Yalova polisi 4 ay önce aynı eve baskın yapmış

Yalova'da 3 polisin teröristlerce şehit edildiği DEAŞ evinde son bir yıldır 3 kişilik bir ailenin oturduğu ancak dün geceki operasyonda evin çok kalabalık olduğu öğrenildi. Öte yandan aynı eve 4 ay önce Yalova polisinin baskın yaptığı DEAŞ militanının kırdığı cep telefonlarına el konulduğu öğrenildi. Yalova'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda teröristler ile polis arasında çıkan çatışmada 3 polis şehit oldu. Çatışmada 6 terör örgütü elemanı etkisiz hale getirildi.Yalova İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğü ekiplerince, DEAŞ terör örgütü sempatizanı şahıslara yönelik düzenlenen operasyonda bina içerisinde bulunan teröristlerin görevli polis memurlarına ateş açması sonucunda Yalova İl Emniyet Müdürlüğü emrinde görevli Yasin Koçyiğit, Turgut Külünk ve İlker Pehlivan isimli polis memurları şehit oldu. Yaralanan polis memurları Zekeriya Kınalı, Eren Çelik, Eren Işık Cihan Kadıoğlu, Yusuf Irak ve Akşemsettin Temel Yalova Devlet Hastanesinde tedavi altına alındı.Zafer Umutlu ve Haşem Sordabak isimli teröristlerin de aralarında bulunduğu 6 terörist etkisiz hale getirildi. POLİS 4 AY ÖNCE AYNI EVE BASKIN YAPMIŞ DEAŞ'lı teröristlerin bulunduğu İsmetpaşa Mahallesi Seher Sokak'taki 2 katlı evin birinci katında son 1 yıldır terörist Zafer Umutlu ile eşi ve çocuğunun kaldığını anlatan mahalle muhtarı Salih Aslan Ayvaz, baskın gecesi evin çok kalabalık olduğunu söyledi. 4 ay önce Yalova polisi tarafından gerçekleştirilen bir baskında ilk kez teröristi o zaman gördüğünü aktaran Ayvaz, o zaman evde 3 kişilerdi eşi ve çocuğu vardı. Evde bir oturma gurubu, bir çocuk odası ve yatak odası vardı normal bir ev gibiydi. Polis ekipleri teröristin kırdığı cep telefonlarına el koymuştu. Ertesi gün serbest kalmış o zaman onu sokakta gezerken gördüğümde çok şaşırmıştım" dedi. Dün geceki operasyonda evin çok kalabalık olduğunu dile getiren Mahalle Muhtarı Ayvaz, polis arkadaşlar dün gecede aynı eve gitmişler çıkan çatışmada 3 polisimiz şehit oldu. Gerçekten bizim için çok üzücü bir olay. Ev sahiplerine sordum 3 kişilik ailenin 1 yıldır kirada oturduğunu söylediler. Biz bu konularda mahalle muhtarlığı olarak çok sıkıntı yaşıyoruz. Üzülüyoruz. Çünkü bakıyorsun ki gençlerimiz biri o yana gidiyor, biri bu yana gidiyor. Gerçekten bunlara bir çözüm bulunmasını hükümetimizden bekliyoruz. Komşular bu eve bazı günlerde kalabalık bir grubun gelip gittiğini söylüyorlardı" diye konuştu. TERÖRİSTİN SOSYAL MEDYASINDA BURSA PAYLAŞIMI Yalova'da güvenlik güçleri tarafından gerçekleştirilen operasyonda etkisiz hale getirilen teröristlerden biri olan DEAŞ üyesi Zafer Umutlu'nun aylar öncesinde Bursa'nın İnegöl ilçesinde konum belirterek video paylaştığı ortaya çıktı. Teröristin bir başka paylaşımında ise üzerinde terör örgütü IŞİD'in bayrağının olduğu duvar saatini paylaştığı görüldü. Paylaşımda "Ben kinimi diri tutmak için Allah'a dua ediyorum. Vallahi fırsat verdiğinde elimize güç geçtiğinde yeryüzündeki hiçbir kafire göz yummayacağım" ifadelerini kullandığı görüldü.

Devlet Bahçeli’den Yalova’daki DEAŞ saldırısına sert tepki: “Terörsüz Türkiye kararlılığımız sarsılamaz” Haber

Devlet Bahçeli’den Yalova’daki DEAŞ saldırısına sert tepki: “Terörsüz Türkiye kararlılığımız sarsılamaz”

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Yalova’da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yaşanan çatışma ve verilen şehitler sonrası sosyal medya hesabından kapsamlı bir açıklama yaptı. Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” hedefinden geri adım atılmayacağını vurguladı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Yalova’da DEAŞ terör örgütüne yönelik operasyon sırasında 3 polis memurunun şehit olması, 8 polis ile 1 bekçinin yaralanmasına ilişkin sert ifadeler içeren bir açıklama yaptı. Bahçeli, saldırıyı “Siyonist-Emperyalist alçaklığın maşa örgütü olan DEAŞ’ın yeni bir kanlı provokasyonu” olarak değerlendirdi. Bahçeli'nin açıklaması şöyle; ''Terörsüz Türkiye” hedefiyle birlikte iç barış, güvenlik ve huzur ortamının güçlendiği bir dönemde, Siyonist-Emperyalist alçaklığın maşa örgütü, insanlığın ortak düşmanı DEAŞ terör örgütünün yeni bir kanlı provokasyonu bu sabah saatlerinde Yalova’da sahnelenmiştir. DEAŞ’lı teröristlere yapılan operasyon sırasında üzülerek ifade ediyorum ki, üç kahraman polis memurumuz şehit düşmüş, sekiz polis memurumuzla beraber bir bekçimiz de yaralanmıştır. Aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet; muhterem ailelerine, Emniyet Teşkilatımıza, milletimize ve ülkemize sabırlar ve başsağlığı diliyorum. Yaralanan kahramanlarımıza sağlık, sıhhat ve acil şifalar niyaz ediyorum. Hiçbir iç ve dış mahreçli saldırı, suikast veya sabotaj haklı davamızdan, “Terörsüz Türkiye” kararlığımızdan geri döndüremeyecektir. Özellikle kiralık katil olarak sahaya sürülen DEAŞ terör örgütünün malumu olduğumuz husumet cephesi tarafından üzerimize salınması ülkemizi ve milletimizi yıldıramayacak, milli azim ve duruşumuzu sarsamayacaktır. “Terörsüz Türkiye” hedefinin ne kadar isabetli ve tarihi bir politik tasavvur olduğu daha iyi anlaşılmıştır. DEAŞ’ın uyuyan ya da uyanık, atıl ya da hareketli terörist hücrelerinin temizlenmesi hususunda tavizsiz mücadele sürdürülecek, bu aziz vatanda hiçbir teröriste, hiçbir hain ve düşman emeline müsaade edilmeyecektir Milletimiz müsterih olsun, terör musibetinin kökü her cihetten kazınacaktır.''

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.