#Dem Parti

İLKHABER-Gazetesi - Dem Parti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dem Parti haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ömer Çelik'ten Ahmed Şara’ya “terörist” diyen DEM Parti’ye yanıt: ''Sanki destekledikleri örgüt kanarya sevenler derneği'' Haber

Ömer Çelik'ten Ahmed Şara’ya “terörist” diyen DEM Parti’ye yanıt: ''Sanki destekledikleri örgüt kanarya sevenler derneği''

Ömer Çelik, AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısının ardından gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerinin birbirinden ayrılamayacağını belirten Çelik, terör örgütü PKK’nın tüm uzantılarıyla silah bırakması ve kendini feshetmesi gerektiğini söyledi. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen MKYK toplantısının ardından parti genel merkezinde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Çelik, toplantıda iç ve dış politikadaki gelişmelerin, Gazze ve Suriye’deki son durumun, TBMM çalışmalarının ve saha programlarının ele alındığını ifade etti. Terörle mücadele konusunda net mesajlar veren Çelik, “Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge kavramları birbirinden ayrılamaz. PKK’nın sadece Türkiye’de değil, Suriye, Irak, İran ve Avrupa’daki tüm uzantılarıyla birlikte kendini feshetmesi ve silah bırakması gerekir.” dedi. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın “SDG Kürtleri temsil ediyor” sözlerine de sert tepki gösteren Çelik, bu ifadelerin bir itiraf niteliğinde olduğunu savundu. Çelik, “Bu cümleleri kuranların gündeminde Kürtler yok, sadece örgütler var. Kimin hangi örgütü desteklediği ortada. Sanki destekledikleri örgüt kanarya sevenler derneği.” ifadelerini kullandı. SURİYE VE TERÖR VURGUSU Suriye’deki gelişmelere de değinen Çelik, Türkiye’nin temel yaklaşımının “tek Suriye, tek ordu” ilkesi olduğunu belirtti. Hiçbir terör örgütünün, adı veya kullandığı harfler ne olursa olsun Suriye’de varlık göstermemesi gerektiğini vurgulayan Çelik, DEAŞ’la mücadelenin de kesintisiz sürmesi gerektiğini söyledi. Çelik, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından yayımlanan ve Kürtlerin haklarını güvence altına alan kararnamenin önemli bir adım olduğunu belirterek, “Bu kararname, Kürt kardeşlerimizin dilinin, kültürünün ve kimliğinin devlet düzeyinde garanti altına alınması açısından sevindiricidir.” dedi. “TERÖR ÖRGÜTLERİ KİMSENİN TEMSİLCİSİ OLAMAZ” Terör örgütlerinin herhangi bir etnik grubun temsilcisi gibi gösterilmesinin son derece yanlış olduğunu ifade eden Çelik, “Birinin çıkıp ‘SDG Kürtleri temsil ediyor’ demesi ne kadar hastalıklıysa, ‘DEAŞ Arapları temsil ediyor’ demek de o kadar hastalıklıdır. Terör örgütleri kimsenin temsilcisi olamaz.” şeklinde konuştu. Çelik, açıklamasında Gazze ve İran başlıklarına da değinerek, Gazze’nin bir emlak değil, bir vatan olduğunu vurguladı; İran’a yönelik dış müdahalelere ise karşı olduklarını ifade etti.

Mersin Valiliği: Havaya ateş eden şahıs ve oğlu gözaltında Haber

Mersin Valiliği: Havaya ateş eden şahıs ve oğlu gözaltında

Mersin Valiliği, Tarsus ilçesinde balkonda gözüne isabet eden kurşunla hayatını kaybeden 23 yaşındaki gencin ölümüne ilişkin açıklama yaptı. Valilik, olayın DEM Parti’nin izinsiz gösterisinin ardından bahçeye giren grupla yaşanan tartışma sonrası bir ev sahibinin havaya ateş açması sonucu meydana geldiğini, ateş açan şahıs ile oğlunun gözaltına alındığını bildirdi. VALİLİKTEN AÇIKLAMA Olayla ilgili Mersin Valiliği'nden yazılı açıklama yapıldı. Açıklamada, "25.01.2026 günü saat 19.00 sıralarında Tarsus ilçemiz Gazipaşa Mahallesi'nde Suriye’de meydana gelen olayları protesto etmek amacıyla DEM Parti Tarsus İlçe Başkanlığı organizasyonunda yaklaşık 100 kişinin katılımıyla izinsiz bir gösteri düzenlenmiş, yapılan görüşmelerin ardından kalabalık saat 20.20 sıralarında dağılmıştır. İzinsiz gösterinin sona ermesini müteakip bir grup şahsın bir evin bahçesine girmesi üzerine ev sahibiyle grup arasında tartışma yaşanmış ve ev sahibi tarafından havaya ateş açılmıştır. Havaya açılan ateş sonrası karşı binanın balkonunda bulunan Suriye uyruklu B.A.’ya (23-Halep doğumlu) mermi isabet etmiş ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmiştir. Olayın ardından havaya ateş eden H.K. ve oğlu A.K. isimli şahıslar silahla birlikte yakalanarak gözaltına alınmış olup, soruşturma titizlikle sürdürülmektedir" denildi.

BELÇİM BİLGİN’İN DEM PARTİ’NİN “SAÇ ÖRME” EYLEMİNE KATILIMI GÜNDEM OLDU Haber

BELÇİM BİLGİN’İN DEM PARTİ’NİN “SAÇ ÖRME” EYLEMİNE KATILIMI GÜNDEM OLDU

Siyasi ve toplumsal gündemde tartışma yaratan “saç örme” eylemine ünlü bir isimden destek geldi. DEM Parti milletvekillerinin başlattığı kampanyaya Belçim Bilgin’in de katılması, sosyal medyada farklı görüşlerin dile getirilmesine neden oldu. BELÇİM BİLGİN SAÇ ÖRME EYLEMİNE KATILDI DEM Parti milletvekilleri, Suriye’de yaşandığı belirtilen bir olayda bir YPG’li teröristin saçının kesilmesine tepki amacıyla “saç örme” eylemi başlattı. Eylem, kısa sürede sosyal medya platformlarında geniş bir görünürlük kazandı. Söz konusu kampanyaya oyuncu Belçim Bilgin de destek verdi. Bilgin, saçlarını ördüğü anlara ait görüntüleri Instagram hesabından paylaşarak eyleme katıldığını duyurdu. Paylaşımın ardından kısa sürede binlerce etkileşim alan gönderi, kamuoyunda farklı yorumlara yol açtı. BELÇİM BİLGİN KİMDİR? BELÇİM BİLGİN KAÇ YAŞINDA, ASLEN NERELİ, EVLİ Mİ? Belçim Bilgin, 31 Ocak 1983 tarihinde Ankara’da dünyaya geldi. Babası Tunceli, annesi ise Mardin ve Batman kökenlidir. Kürt kökenli bir aileye mensup olan Bilgin’in Fırat adında bir erkek kardeşi bulunmaktadır. Eğitim hayatına Ankara’da başlayan oyuncu, ortaokul ve lise öğrenimini İskenderun’da tamamladı. Liseden mezun olduktan sonra Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü’nde eğitimine başlayan Belçim Bilgin, tiyatroya olan ilgisi nedeniyle üniversite eğitimine ara vererek oyunculuğa yöneldi. Lise yıllarında amatör tiyatro çalışmalarıyla sahneye adım atan Bilgin’in kariyerinde dönüm noktası, 2002 yılında Yılmaz Erdoğan ile tanışması oldu. Profesyonel oyunculuk kariyerine 2005 yılında “Sıfır Kilometre” filmiyle başlayan Belçim Bilgin, daha sonra Fransa’da yaşamış ve “Dol” adlı filmde rol aldı. Türkiye’ye dönüşünün ardından televizyon dizilerinde ve sinema filmlerinde dikkat çeken performanslar sergiledi. Belçim Bilgin; “Hatırla Sevgili”, “Keşanlı Ali Destanı”, “Kördüğüm” ve “Hekimoğlu” gibi dizilerde rol alırken, “Güz Sancısı”, “Aşk Tesadüfleri Sever”, “Kelebeğin Rüyası”, “Sadece Sen” ve “Babamın Kemanı” gibi filmlerle sinema kariyerini güçlendirdi. Uluslararası yapımlarda da yer alan oyuncu, Cannes ve Berlin gibi önemli film festivallerinde boy gösterdi. BELÇİM BİLGİN EVLİ Mİ? Belçim Bilgin, 2006 yılında oyuncu ve yönetmen Yılmaz Erdoğan ile evlendi. Bu evlilikten Rodin Nazım adında bir oğlu dünyaya geldi. Çift, 2018 yılında evliliklerini sonlandırdı. Bilgin’in şu an evli olmadığı biliniyor.

İmralı Heyeti'nden Abdullah Öcalan'la yapılan görüşmeye ilişkin açıklama Haber

İmralı Heyeti'nden Abdullah Öcalan'la yapılan görüşmeye ilişkin açıklama

Siyasetin gündeminde yer alan İmralı görüşmelerine ilişkin beklenen açıklama DEM Parti cephesinden geldi. Parti yetkilileri tarafından paylaşılan bilgilere göre İmralı Heyeti 17 Ocak 2026 tarihinde Ada'ya giderek Abdullah Öcalan ile yüz yüze bir görüşme gerçekleştirdi. Yaklaşık 2,5 saat sürdüğü belirtilen bu kritik temasın ardından 18 Ocak’ta kamuoyuyla paylaşılan yazılı açıklamada görüşmenin detayları ve Öcalan'ın verdiği mesajlar yer aldı. 27 ŞUBAT PERSPEKTİFİ VE BARIŞ SÜRECİ Yapılan açıklamada sürecin ilerletilmesi adına atılması gereken adımların hayati önem taşıdığına dikkat çekilirken Öcalan’ın Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne olan sadakatinin altı çizildi. DEM Parti tarafından yapılan resmi açıklamada görüşmenin içeriğine dair "17 Ocak 2026 tarihinde İmralı’da Sayın Abdullah Öcalan ile yaklaşık iki buçuk saat süren bir görüşme gerçekleştirdik. Görüşmede Sayın Öcalan, Barış ve Demokratik Toplum Sürecine bağlı olduğunu ve 27 Şubat perspektifinin geçerliliğini koruduğunu ifade etti. Bu çerçevede gerekli adımların atılarak, sürecin ilerletilmesinin önemine bir kez daha vurgu yaptı" ifadeleri kullanıldı. ANA GÜNDEM SURİYE VE ÇATIŞMALAR Görüşmenin en dikkat çekici başlıklarından biri ise sınır hattındaki gelişmeler oldu. Heyet görüşmenin ana omurgasını Suriye'de yaşanan sıcak gelişmelerin oluşturduğunu aktardı. Öcalan'ın bölgedeki gerilimden duyduğu rahatsızlığın dile getirildiği açıklamanın devamında şu satırlara yer verildi; "Görüşmenin ana gündemi ise Suriye’de yaşanan gelişmelerdi. Çatışmalar ve artan gerilim nedeniyle son derece endişeli olduğunu belirten Sayın Öcalan, bu durumu Barış ve Demokratik Toplum Sürecini baltalama girişimi olarak değerlendirdi. Suriye’deki tüm sorunların ancak diyalog, müzakere ve ortak akılla çözülebileceğini ve çözülmesi gerektiğini ısrarla vurguladı." SORUMLULUK ALMAYA HAZIR Açıklamada ayrıca Öcalan'ın çözüm için inisiyatif almaya hazır olduğu belirtilerek tüm taraflara sağduyu çağrısında bulunulduğu kaydedildi. Metnin son bölümünde Öcalan'ın mesajı "Kendisinin de bu sorunun konuşularak çatışma zemininden çıkarılması için üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye hazır olduğunu söyledi. Bu konuda tüm aktörlerin ve tarafların üzerlerine düşen pozitif rolü oynamalarına ve özenle sorumlu davranmalarına dair çağrısını yineledi" ifadeleriyle aktarıldı.

Devlet Bahçeli'den DEM Parti'nin Diyarbakır mitingine yeşil ışık Haber

Devlet Bahçeli'den DEM Parti'nin Diyarbakır mitingine yeşil ışık

Siyaset gündeminde gözler, DEM Parti öncülüğündeki Demokratik Toplum Platformu tarafından organize edilen etkinliğe çevrildi. Platformun, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'a özgürlük talebi çerçevesinde 4 Ocak 2026 Pazar günü Diyarbakır mitingi düzenleyeceğinin duyurulması üzerine MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den dikkat çeken bir açıklama geldi. CNN Türk'te yer alan habere göre, konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, siyasi partilerin toplanma hakkına vurgu yaptı. MHP Lideri, hukuki çerçeveye işaret ederek şu ifadeleri kullandı: "Evvela şunu söylemeliyim ki, ifade ve düşünce hürriyetinin meşru sınırları dahilinde, yürürlükteki yasa ve anayasa hükümleri kapsamında herkesin, her siyasi partinin toplanma, gösteri ve açık hava toplantısı yapmaya hakkı vardır. Demokrasinin doğası, genel geçer ilkeleri bu hususta bellidir, bilinmektedir. CHP’nin bugüne kadar 75 miting yaptığı, irili ufaklı diğer partilerin her zemin ve platformda salon veya açık hava toplantıları düzenlediği bir ortamda DEM Parti’nin miting yapması büyütülecek ve mesele yapılacak bir husus değildir." "TÜRKİYE PARTİSİ ADIMLARINI DEĞERLİ BULUYORUM" Bahçeli, açıklamasının devamında mitingin yapılmasına dair herhangi bir itirazı olmadığını belirterek, DEM Parti'nin siyaseten attığı adımları yorumladı: "Kanaatimce DEM Parti’nin 4 Ocak 2026’da düzenleyeceği mitingin hiçbir mahsurlu yanı yoktur. Elbette toplanıp beklenti, talep ve düşüncelerini seslendirebilirler. Ne var bunda? DEM Parti’nin Türkiye partisi olma yönündeki kararlı adımlarını görüyor, değerli buluyorum." 27 ŞUBAT ÇAĞRISI HATIRLATMASI Mitingin yapılmasına onay veren bir dil kullanan Bahçeli, mitingin içeriği ve talepleri konusunda ise şerh düştü. Bahçeli, sürecin geçmişine atıfta bulunarak 27 Şubat çağrısı olarak bilinen metne dikkat çekti ve şu uyarıları yaptı: "Ancak şunun da unutulmamasını ümit ediyorum; PKK’nın kurucu önderliğinin 27 Şubat 2025 tarihli çağrısında cezaevinden çıkma ve özgürlüğüne kavuşma talebinin bulunmadığı ortadadır. Bu çağrı bizim için tek bağlayıcıdır. Bundan mülhem DEM Parti’yle bölücü terör örgütünün tüm bileşenlerinin 27 Şubat çağrısının hilafına tavır ve tutum içinde olmalarının 'Terörsüz Türkiye' hedefini sekteye uğratmasa bile yavaşlatacağını değerlendiriyorum." SÜRECİN GÖLGELENMEMESİ İSTEĞİ MHP Lideri, açıklamasını Diyarbakır halkına selam göndererek ve sürecin hassasiyetine vurgu yaparak tamamladı: "4 Ocak 2026’da toplansınlar, taleplerini açıklasınlar, buna diyeceğim bir şey olmaz. Ne var ki 27 Şubat çağrısını hiç kimse gözden uzak tutmasın, bu çağrının gölgelenmesine de hizmet etmesin. Bu vesileyle Diyarbakırlı kardeşlerimi hasretle, hürmetle ve muhabbetle selamlıyorum. Olağan bir gelişmeye olağanüstü bir anlam yüklemenin hiçbir sonucu olmayacağını bilhassa paylaşmayı zaruri addediyorum."

TBMM'deki "şantiye şefi" polemiği Hatay'da yankılandı: Depremzedelerden Bakan Kurum'a destek Haber

TBMM'deki "şantiye şefi" polemiği Hatay'da yankılandı: Depremzedelerden Bakan Kurum'a destek

Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından yürütülen yeniden inşa çalışmaları sürerken, TBMM Genel Kurulu'ndaki bütçe görüşmelerine siyasi polemikler damga vurdu. DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit'in, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'a yönelik eleştirileri ve kullandığı ifadeler, tartışmanın fitilini ateşledi. MECLİS'TE "ŞANTİYE ŞEFİ" DİYALOĞU Görüşmeler sırasında DEM Partili Koçyiğit, Bakan Kurum'a hitaben "şantiye şefi" nitelemesinde bulundu. Bu ifadelere kürsüden yanıt veren Bakan Kurum, 11 ildeki yeniden yapılanma sürecine işaret ederek, "Umarım bir gün deprem bölgesine gidip ülkenizin bu gururuna ortak olursunuz. 11 ili ayağa kaldırmak, deprem bölgesini bitirmek, şantiye şefliğiyse evet, şantiye şefliği yapmak bizim için büyük bir gururdur. Deprem bölgesinin şantiye şefiyim" sözleriyle karşılık verdi. Ankara'da yaşanan bu şantiye şefi tartışması, afetin en çok yıkıma uğrattığı kentlerden biri olan Hatay'da da karşılık buldu. Yapımı tamamlanan deprem konutlarına yerleşen vatandaşlar, sürece dair değerlendirmelerde bulundu. "BAŞKA HÜKÜMET AYAĞA KALDIRAMAZDI" Gülderen Mahallesi’ndeki TOKİ konutlarına taşınan depremzede Mahmut Dağlı, Meclis'teki tartışmaları sosyal medyadan takip ettiğini belirtti. Süreç boyunca çadır, yurt ve konteyner aşamalarından geçtiklerini anlatan Dağlı, devletin imkanlarıyla kalıcı konutuna kavuştuğunu ifade etti. Dağlı, yaşadıklarını ve tartışmaya dair görüşlerini şu sözlerle aktardı: "6 Şubat depremi çok şiddetliydi. Deprem esnasından çocuklarımı ve eşimi alarak aşağıya indik. Ablamın evinin önünde çadırda kaldık. Konya’da yurtta kaldık. Konteyner kentte yaşamaya başladık. 1 yıl konteyner da yaşadıktan sonra kura çekimi oldu ve Gülderen Mahallesi’ndeki TOKİ konutlarında bir ev çıktı, eve 2 ay önce taşındım. Ev çok güzel. Yapanlardan ve emeği geçen herkesten Allah razı olsun. Bakanımız Murat Kurumla ilgili yapılan açıklamaları sosyal medyada gördüm. DEM Partili Milletvekilinin yaptığı açıklama çok mantıksız oldu, başka bir hükümet Antakya’yı ayağa kaldıramaz. Devletimiz Antakya’yı baştan inşa ettiler. Bakanımız Murat Kurum’dan Allah razı olsun. Bakanımız çok iyi çalışıyor ve hizmet ediyor. Kış aylarında evimizde doğal gaz var ve her taraf sıcak oluyor. Sabah işe gittiğimizde sıcak olduğundan dolayı zorluk çekmiyoruz. Devletimiz çok güçlü ve Hatay’ı baştan inşa ettiler, dağları delip evler yapıp bizleri yerleştirdiler" "KONTEYNERDEN ÇOK DAHA İYİ" Depreme Antakya'nın Akhisar Mahallesi'nde yakalanan ve evi ağır hasar alan bir diğer depremzede Ahmet Kılınç da yeni yuvasına kavuşan isimlerden biri. Kılınç, konutların teslim süreci ve Bakan Kurum'un çalışmaları hakkında konuştu. Kılınç duygularını şu ifadelerle dile getirdi: "Depreme Antakya ilçesi Akhisar Mahallesi’nde yakalandık. Evimiz ağır hasar oldu. Konteyner kentte yaşamaya başladık. Evimiz çok güzel ve beğendik. Devletimizden Allah razı olsun, güzel ve eksiksiz olarak evimizi teslim ettiler. Murat Kurum Bakanımızdan Allah razı olsun ve iyi ki bizim bakanımız olmuş. Konteyner çok dar olduğu için sığmıyorduk. Evimiz konteynerden daha iyi ve güzel"

İmralı'dan 'Barış Yasası' çağrısı: DEM Parti heyeti görüşmenin detaylarını paylaştı Haber

İmralı'dan 'Barış Yasası' çağrısı: DEM Parti heyeti görüşmenin detaylarını paylaştı

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Komisyonu'nun gerçekleştirdiği ziyaretin ardından İmralı Adası'nda bir görüşme daha gerçekleşti. DEM Parti İstanbul Milletvekili Pervin Buldan, Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar ve avukat Faik Özgür Erol’dan oluşan heyet, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan ile bir araya geldi. Dün gerçekleşen ziyaretin ardından heyet, yazılı bir açıklama ile görüşmenin detaylarını kamuoyuna duyurdu. 4 SAATLİK GÖRÜŞME VE KOMİSYON DEĞERLENDİRMESİ DEM Parti heyetinin 3 Kasım 2025’ten bu yana gerçekleştirdiği bu ilk ziyarette, toplantının yaklaşık dört saat sürdüğü belirtildi. Açıklamada, "2 Aralık 2025 tarihinde İmralı’da Sayın Abdullah Öcalan ile dört saate yaklaşan bir görüşme yaptık. Geçtiğimiz hafta gerçekleşen TBMM Komisyon görüşmesinin pozitif etki ve sonuçları karşılıklı değerlendirildi" bilgisi paylaşıldı. "DARBE MEKANİĞİ" VE SABOTAJ UYARISI Görüşmede, son dönemdeki siyasi atmosferin de masaya yatırıldığı aktarıldı. Açıklamada Öcalan'ın şu tespitlerine yer verildi: "Sayın Öcalan, yakın zamanda yoğunlaşan süreç karşıtı söylem ve çıkışlar hakkında, geçmiş çözüm girişimlerine karşı geliştirilen sabotaj girişimlerini anımsattı. Bu süreçlerin tümünde karşılaşılan bir durum, bir habitus olarak darbe mekaniğine dikkat çekti. Bunun klasik bir darbe çalışması olarak değil, süreci ilerletmeye yönelik her adıma karşı bir hamle yapmak suretiyle kırılgan ve tehlikeli bir ortam yaratma çabası şeklinde anlaşılması gerektiğini vurguladı." "BARIŞ YÜZYILINA GEÇİŞ YASASI" VURGUSU Abdullah Öcalan'ın, mevcut süreci "barış yüzyılına geçiş" olarak nitelendirdiği ve yasal bir zemine oturtulması gerektiğini savunduğu belirtildi. Heyetin aktardığına göre Öcalan şu ifadeleri kullandı: "'Günümüzde norm-dışı güçlerin taşıyıcılığını bu çevreler yapmaktadır. Diğer yandan Türkiye’nin ilk yüzyılına damgasını vuran bir kültür, bir siyaset tarzı, gizli-açık bir örgütlenme biçimi olan darbe geleneğini aşmaya dönük siyasi ve toplumsal bir irade de güçleniyor' diyerek şu değerlendirmede bulundu: 'İçinde bulunduğumuz geçiş sürecinde özgün ve bütüncül hukuka dayalı bir barış yasasının gerçekleşmesi ile siyasi şiddet ve demokrasi dışı müdahale olgusu Türkiye gündeminden çıkacaktır. Buna, barış yüzyılına geçiş yasası da diyebiliriz. 27 Şubat açıklamamız bu açıdan da yol gösterici bir programdır.'" "ÇÖZÜME ORTAK OLUNMALI" Açıklamanın son bölümünde ise demokratik çözüm ve birlikte yaşam vurgusu öne çıktı. Öcalan'ın mesajı şu sözlerle aktarıldı: "Bu doğrultuda atılan adımların tümü, aldığımız sorumluluğun ve bu topraklarda kardeşçe, birlikte yaşama hedefimizin açık ifadeleridir. Türkiye’de yönetim ve iktidar şansını doğru kullanmak isteyen her siyasal ve toplumsal kesimin siyasal sorunlara tutarlı yaklaşması ve demokratik çözüme ortak olması gerekir. Bu süreç, Kürtlerin cumhuriyete hukuk yoluyla katılımını sağlama ve demokratik cumhuriyeti en geniş toplumsal birliktelikle inşa sürecidir. Bu yönde ilerlemekte olan sürece dönük güçlü iradeye ve kararlı duruşa sahip olduğumuzu bir kez daha belirtmek isterim."

Tuncer Bakırhan: İmralı görüşmesi barış yolunda önemli bir eşik Haber

Tuncer Bakırhan: İmralı görüşmesi barış yolunda önemli bir eşik

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) düzenlenen grup toplantısında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Bakırhan'ın hedefinde, Milli Dayanışma Komisyonu'nun İmralı ziyareti ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in partisine yönelik eleştirileri vardı. İMRALI ZİYARETİ: "ÖNEMLİ BİR EŞİK AŞILDI" Konuşmasına İmralı'ya yapılan ziyareti değerlendirerek başlayan Bakırhan, sürecin şeffaflığına dikkat çekti. Bakırhan, "Heyet İmralı adasına gidince kıyamet mi koptu? Oraya gidiş barış yolunda önemli bir eşiği aştı. 4 Aralık'ta komisyon yeniden toplanacak ve heyet görüşme tutanağını paylaşacak" ifadelerini kullandı. Artık somut adımlar atılması gerektiğini vurgulayan Eş Genel Başkan, "Söz değil artık pratik adımların zamanıdır. Şimdi sorumluluk Meclis'te. Tüm partileri bu sürece sahici katkı sunmaya çağırıyorum" çağrısında bulundu. ÖZGÜR ÖZEL'E SERT TEPKİ: "SÖZÜNÜZÜ AÇIK SÖYLEYİN" Bakırhan, konuşmasının devamında CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in kurultayda yaptığı konuşmaya değindi. Özel'in DEM Parti tabanına yönelik analizlerine tepki gösteren Bakırhan, "Öyle anlaşılıyor ki Sayın Özel, kurultay kürsüsünden bize 'Stockholm sendromu' teşhisi koyuyor, “Celladına aşık olmayın” diyor." dedi. CHP liderine "Biz Meclis’te barış için yasa konuşurken, sokaklarda barışı toplumsallaştırırken, siz kürsüden neden bir halkı aşağılayıcı sözler kullanıyorsunuz Sayın Özgür Özel?" sorusunu yönelten Bakırhan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sayın Özel bize 'celladınıza aşık olmayın' diyor. Halkımız barış içinde eşit ve özgür yaşamak istiyor. Biz celladı çok iyi tanırız. Cellatları mezarlıklarımızdan, faili meçhullerimizden, direndiğimiz zindanlarımızdan çok iyi biliyoruz. Kimse bu hafızanın üzerine ucuz metaforlarla yaklaşmasın. Cellat defterini açacaksak hepiniz borçlu çıkarsınız. Bu sorunun çözümünün karşısındaysanız sözünüzü açık söyleyin" "BİZİM HATTIMIZ ÜÇÜNCÜ YOLDUR" Sürece yaklaşımlarını ve partisinin stratejisini de anlatan Bakırhan, "üçüncü yol" vurgusu yaptı. Tuncer Bakırhan, şu değerlendirmelerde bulundu: "Barış kapısı açıldığında eşikte durmak siyaset değildir. Biz bu kapıdan tüm Türkiye halklarının geçmesini, kimsenin geride kalmamasını istiyoruz. Kürt meselesi yalnızca Kürtlerin değil, 86 milyonun sorumluluğudur; çözüm de birlikte üretilmelidir. Yüzyıllık acılar ancak geniş bir toplumsal mutabakatla, tüm renklerin yer aldığı ortak akılla çözülebilir. Bu süreç bizler açısından hiçbir partiye angaje olmak değildir; ülkenin yüz yıllık meselesine çözüm arıyoruz. Bizim hattımız üçüncü yoldur: Ne başkalarının vagonu oluruz ne de çözümü erteleyenleri makul görürüz. Yolumuza ortak paydaları büyüterek, yapıcı dili koruyarak ve kararlılıkla devam edeceğiz. Ve sonunda hep birlikte barışa ulaşacağız."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.