#Deprem

İLKHABER-Gazetesi - Deprem haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Deprem haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Deprem sonrası Hatay için kritik zirve: Geleceğin afet stratejileri belirleniyor Haber

Deprem sonrası Hatay için kritik zirve: Geleceğin afet stratejileri belirleniyor

Hatay’da, kamu kurumlarının iş birliğiyle “Krizden Kalkınmaya: Afet Yönetiminde Hatay Modeli ve Gelecek Stratejileri Panel ve Çalıştay Programı” başladı. Program, afet sonrası yeniden yapılanma sürecine bilimsel ve kurumsal bir perspektif kazandırmayı hedefliyor. Hatay Valiliği, Hatay Büyükşehir Belediyesi, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi ve İskenderun Teknik Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen program, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen açılışla başladı. “SÜREÇ SADECE FİZİKİ BİR YENİDEN İNŞA DEĞİL” Açılışta konuşan Hatay Valisi Mustafa Masatlı, 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen ihya, inşa ve imar çalışmalarının yalnızca fiziksel bir dönüşüm olmadığını vurguladı. Vali Masatlı, sürecin aynı zamanda şehrin hafızasını, toplumsal dayanışmasını ve geleceğe yönelik umudunu yeniden inşa etme mücadelesi olduğunu ifade etti. Depremin ilk anlarından itibaren sahada aktif görev aldıklarını belirten Masatlı, Hatay’da yaşanan büyük yıkıma rağmen devlet ve millet dayanışmasının güçlü bir şekilde ortaya çıktığını dile getirdi. Vali Masatlı, “Afette Hatay Modeli”nin yalnızca yapıların yeniden inşasını değil, insan odaklı ve toplumsal dayanışmayı esas alan bütüncül bir yaklaşımı temsil ettiğini kaydetti. AFET YÖNETİMİ ÇOK YÖNLÜ ELE ALINIYOR Program kapsamında; afet yönetimi, kriz koordinasyonu, acil müdahale süreçleri, kentsel dirençlilik, yeniden inşa çalışmaları, toplumsal iyileşme, altyapı planlaması ve kültürel mirasın korunması gibi başlıkların hem akademik hem de uygulamalı yönleriyle ele alınacağı bildirildi. ALTYAPI VE RİSK YÖNETİMİ OTURUMU Çalıştay kapsamında düzenlenen oturumda, DSİ 6. Bölge Müdürü Dr. Mehmet Akif Kaygusuz da bir sunum gerçekleştirdi. Kaygusuz, Hatay’daki afetlerde altyapı yönetimi, doğa kaynaklı risklerle mücadele, su kaynaklarının yönetimi, taşkın kontrolü ve dere ıslahı çalışmaları hakkında bilgi verdi. Ayrıca deprem sonrası dönemde yürütülen altyapı güçlendirme faaliyetleri ve su yapılarının güvenliğine yönelik çalışmalar da katılımcılarla paylaşıldı. KURUMLAR ARASI KOORDİNASYON VURGUSU Programın ilk gününde gerçekleştirilen “Afetlerde Altyapı Yönetimi ve Doğa Kaynaklı Risklerle Mücadele” panel oturumunda, çok sayıda kurum temsilcisi sunum yaptı. Oturumda altyapı sistemlerinin yeniden inşası, enerji ve haberleşme hatlarının durumu, içme suyu ve kanalizasyon hizmetleri ile orman yangınları gibi başlıklar ele alındı. Katılımcılar, 6 Şubat depremleri ve sonrasında edinilen tecrübeleri değerlendirerek, afetlere karşı daha güçlü bir koordinasyon yapısının önemine dikkat çekti. Programın, Hatay’ın afet yönetimi kapasitesini geliştirmeye yönelik stratejik çıktılar üretmesi hedefleniyor.

Hatay afet yönetimi ve gelecek stratejilerini masaya yatırıyor: "Krizden Kalkınmaya" paneli başladı Haber

Hatay afet yönetimi ve gelecek stratejilerini masaya yatırıyor: "Krizden Kalkınmaya" paneli başladı

6 Şubat sonrasındaki toparlanma sürecini akademik bir perspektifle güçlendirmeyi hedefleyen Hatay, geniş kapsamlı bir organizasyona ev sahipliği yapıyor. Kentin yeniden inşa edilmesinden toplumsal iyileşmeye kadar pek çok konunun detaylandırıldığı "Krizden Kalkınmaya: Afet Yönetiminde Hatay Modeli ve Gelecek Stratejileri Panel ve Çalıştay Programı" resmi bir açılışla perdelerini açtı. KAMU KURUMLARI KENTİN GELECEĞİ İÇİN GÜÇ BİRLİĞİ YAPTI Şehrin mülki ve yerel yönetim birimlerini akademik dünyayla buluşturan organizasyon; Hatay Valiliği, Hatay Büyükşehir Belediyesi (HBB), Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) ve İskenderun Teknik Üniversitesi (İSTE) paydaşlığında gerçekleştiriliyor. MKÜ konferans salonunda düzenlenen açılış töreniyle başlayan program, kentin dirençliliğini artırmaya yönelik stratejik bir yol haritası sunmayı amaçlıyor. VALİ MUSTAFA MASATLI: "YALNIZCA FİZİKİ BİR DÖNÜŞÜM DEĞİL" Programın ilk bölümünde kürsüye çıkan Hatay Valisi Mustafa Masatlı, yürütülen çalışmaların sadece binaların yükselmesinden ibaret olmadığını vurguladı. Masatlı, 6 Şubat depremleri sonrası yürütülen yeniden ihya, inşa ve imar sürecinin yalnızca fiziki bir dönüşüm olmadığını, aynı zamanda şehrin hafızasını, umudunu ve geleceğini yeniden ayağa kaldırma mücadelesi olduğunu ifade etti. Felaketin ilk anlarından itibaren sahada aktif görev aldığını hatırlatan Vali Masatlı, Hatay'da karşılaşılan ağır tablonun yanı sıra devlet-millet dayanışmasının ve yeniden ayağa kalkma iradesinin de tarihe not düşüldüğünü belirtti. AFET YÖNETİMİNDE BİLİMSEL VE UYGULAMALI YAKLAŞIM Çalıştay süresince kentsel dirençlilikten kültürel mirasın korunmasına kadar geniş bir yelpazede analizler yapılacak. Program kapsamında afet yönetimi, kriz koordinasyonu, acil müdahale süreçleri, kentsel dirençlilik, yeniden inşa, toplumsal iyileşme, altyapı ve kültürel mirasın korunması gibi başlıkların bilimsel ve uygulamalı yönleriyle ele alınacağı bildirildi. BÜTÜNCÜL BİR MODEL: İNSAN VE DAYANIŞMA ODAKLI STRATEJİ Vali Masatlı, panelde öne çıkan kavramların kentin sosyal dokusunu korumayı hedeflediğini belirtti. Afette Hatay Modeli'nin yalnızca yapıları değil insanı ve toplumsal dayanışmayı merkeze alan bütüncül bir yaklaşım olduğunu ifade eden Masatlı, bu modelin gelecekteki olası krizlere karşı bir rehber niteliği taşıdığını dile getirdi.

Enkaz altından çıktı, şimdi hayata koşuyor: İşte Abdurrahman’ın hikâyesi Haber

Enkaz altından çıktı, şimdi hayata koşuyor: İşte Abdurrahman’ın hikâyesi

6 Şubat depremlerinde Hatay'da enkaz altında kalan ve arından iki bacağını diz altından kaybeden Abdurrahman Aydın’ın yaşadığı dram, CNN Türk ekranlarında yapılan canlı yayınlarla Türkiye’nin gündemine taşınmış, Abdurrahman’ın yardım çağrısı CNN Türk Özel Haberler Şefi Fulya Öztürk aracılığıyla milyonlara ulaşmıştı. O gün başlayan dayanışma süreci ise bugün umut veren bir başarı hikâyesine dönüştü. Süreç boyunca Abdurrahman’ın en büyük destekçilerinden biri olan ve çevresinde “Depremzedelerin Ablası” olarak bilinen Çilem Artan, genç depremzedenin yeniden ayağa kalkabilmesi için yıllarca yoğun çaba harcadı. Fulya Öztürk ile Türk Kızılay Genel Başkanı Fatma Meriç Yılmaz’ın da destek verdiği süreçte, Abdurrahman ve kız kardeşi hiçbir zaman yalnız bırakılmadı. Canlı yayınların ardından gelen desteklerle birlikte tedavi süreci hız kazandı. Yapılan girişimlerin sonucunda Abdurrahman için umut dolu yeni bir dönem başladı. Abdurrahman Aydın, üç yıllık zorlu mücadelenin sonunda Türkiye’de her iki bacağına da Genium X4 protez uygulanan ilk kişi oldu. Takılan çift Genium X4 protez sistemi sayesinde ayağa kalkan, artık daha dengeli, doğal adımlar atabilen Abdurrahman, günlük yaşamını da daha rahat sürdürebiliyor. Gelişmiş sensörlerle donatılan protez sistemi; merdiven çıkma, yokuş yürüyüşü, geri adım atma ve dar alanlarda hareket etme gibi pek çok konuda kullanıcıya önemli avantaj sağlıyor. Yaşadıkları mutluluğu paylaşan Çilem Artan, Abdurrahman’ın Türkiye’de çift Genium X4 protez kullanılan ilk kişi olmasının kendileri için büyük anlam taşıdığını belirterek, bu süreçte destek veren herkese teşekkür etti. Özellikle Fulya Öztürk ve Fatma Meriç Yılmaz’ın katkılarının unutulmayacağını ifade eden Artan, Türk Kızılay’ın sağladığı destek sayesinde Abdurrahman’ın yeniden hayata tutunduğunu söyledi. Abdurrahman Aydın’ın yeniden ayağa kalkması yalnızca kendi yaşamında değil, deprem sonrası mücadele eden binlerce insan için de umut kaynağı oldu. Enkaz altından yükselen bir yardım çağrısının dayanışma ve iyilikle karşılık bulması, insan hayatına dokunan desteğin ne kadar büyük bir fark yaratabileceğini bir kez daha gösterdi.

Dr. Şevkin, Tapu Kanunu Teklifinin geri çekilmesi için TBMM’de çağrıda bulundu Haber

Dr. Şevkin, Tapu Kanunu Teklifinin geri çekilmesi için TBMM’de çağrıda bulundu

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Başkanlık Divanı Üyesi, Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Müzeyyen Şevkin, “Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” üzerine Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, teklifin özellikle 21 ve 24’üncü maddelerinin hem kamu güvenliği hem de mühendislik meslekleri açısından ciddi riskler barındırdığını vurguladı. “GÜVENLİ KENTLERİN TEMELİ JELOJİ BİLİMİNDEN GEÇER” Dr. Müzeyyen Şevkin, son yıllarda yaşanan depremler, heyelanlar ve benzeri doğa kaynaklı afetlerde çöken, yıkılan yapıların, zeminin ve jeolojik verilerin ihmal edilmesi ile bağlantılı olduğunu belirtti. Yapı Denetimi sisteminde “zemin ve temel etüdü” kavramının yer almasına rağmen, bu sürecin hangi meslek disiplinleri tarafından denetleneceğinin açıkça tanımlanmadığını ifade eden Dr. Şevkin, jeoloji mühendisliğinin sistematik biçimde dışlandığını dile getirdi. Teklifte yer alan “zemin ve temel etüdü kuruluşu” tanımının eksik olduğunu vurgulayan Dr. Şevkin, bu alanda faaliyet gösteren kuruluşların mutlaka ilgili meslek odasına kayıtlı ve en az bir jeoloji mühendisi ortaklı olması gerektiğini belirtti ve “Bilimi dışlayan her düzenleme, halkın can güvenliğini riske atar” dedi. “BU DÜZENLEME MESLEK ONURUNU ZEDELİYOR” Teklifin 24’üncü maddesine de dikkat çeken Dr. Müzeyyen Şevkin, yalnızca zemin ve temel etüdü hizmeti veren mühendislerden yüzde 14 ila yüzde 28 arasında kesinti öngörülmesinin açık bir eşitsizlik olduğunu vurguladı. Aynı projede görev alan diğer mühendislik disiplinlerinden böyle bir kesinti yapılmadığını hatırlatan Şevkin, bu uygulamayı “modern bir öşür vergisi” olarak nitelendirdi. Devletin mühendislerin ortağı değil, destekleyicisi olması gerektiğini ifade eden Dr. Şevkin, bu düzenlemenin hem meslek onurunu zedelediğini hem de sektörde ciddi bir daralmaya yol açacağını belirtti. Dr. Müzeyyen Şevkin, teklifin yalnızca ekonomik yük getirmekle kalmadığını, aynı zamanda jeoloji mühendisliği mesleğini tasfiye riskiyle karşı karşıya bıraktığını söyledi. Dr. Şevkin, Türkiye genelinde faaliyet gösteren yaklaşık 2 bine yakın jeoloji mühendisliği bürosunun ve 7 bine yakın mühendisin geleceğinin tehdit altında olduğunu ifade etti. “BİLİMSEL VE ŞEFFAF SİSTEM KURULMALI” Ayrıca 22’nci maddede yer alan düzenlemelerle zemin laboratuvarlarına bilimsel gerçeklikten uzak yükümlülükler getirildiğini belirten Dr. Şevkin, “Dünyanın hiçbir yerinde uygulanmayan yöntemler dayatılıyor. Bu yaklaşım hem bilim dışıdır hem de uygulamada mümkün değildir. Zemin ve temel etütlerinde gerçek denetimi esas alan, bilimsel, şeffaf ve hesap verebilir bir sistem kurulmalıdır. 4708 sayılı Yapı Denetimi Kanunu’nun ruhuna uygun, yerinde denetimi güçlendiren bir model hayata geçirilmelidir. Depremler kader değildir; bilimi yok saymak ise bir tercihtir. Yaşanan afetlerden ders alınmamıştır. Kaybedilen on binlerce can, bilimin ışığında yol alınması sorumluluğunu bu meclise bir kez daha hatırlatmalıdır. Yapı denetiminde jeoloji mühendisi olmaması kabul edilemez. Bu maddeler geri çekilmeli, meslek odalarının ve bilim insanlarının görüşleri doğrultusunda yeniden düzenlenmelidir. Aksi halde bugün atılan bu adımın sorumluluğu, yarın yaşanacak her afette bu Meclis’in omuzlarında olacaktır” şeklinde konuştu.

Depremin vurduğu Hatay, kadınlarla yeniden doğuyor Haber

Depremin vurduğu Hatay, kadınlarla yeniden doğuyor

TÜRKONFED koordinasyonunda, DASİFED ve Türkiye İş Bankası iş birliğiyle yürütülen “Girişimde Kadın Gücü Projesi”, Hatay’da düzenlenen kapsamlı bir programla yeniden gündeme taşındı. Antakya’daki The Museum Hotel Antakya ev sahipliğinde gerçekleşen etkinlik, “Yeniden İnşa: Dayanışmadan Kalkınmaya” temasıyla iş dünyası, kamu ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirdi. Programın açılışında konuşan Anadolu Grubu Onursal Başkanı Tuncay Özilhan, kadınların ekonomik ve sosyal yaşamda daha güçlü yer almasının sürdürülebilir kalkınma için kritik olduğunu vurguladı. İş dünyasının ortak sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerektiğini belirten Özilhan, eğitimden istihdama kadar her alanda kadınların desteklenmesinin artık bir zorunluluk haline geldiğini ifade etti. Küresel ekonomideki dalgalanmalara da değinen Özilhan, enerji krizleri, tedarik zinciri sorunları ve jeopolitik gelişmelerin yeni bir dönemi beraberinde getirdiğini, bu süreçte yapay zekâ ve dijital dönüşüme uyumun kaçınılmaz olduğunu söyledi. SOMUT DESTEK MODELLERİ ÖNE ÇIKTI Türkiye İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Sezgin Yılmaz ise TÜRKONFED ile 2021’den bu yana sürdürülen iş birliğinin sahada karşılık bulduğunu belirterek, proje kapsamında binlerce kadına eğitim verildiğini ve yüzlerce girişimciye mentorluk desteği sağlandığını aktardı. Kadınların tedarik zincirlerine daha etkin katılımını sağlayacak modeller geliştirdiklerini ifade eden Yılmaz, uluslararası pazarlara açılım konusunda da desteklerin sürdüğünü dile getirdi. AFET SONRASI KADINLARIN YÜKÜ ARTTI TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve İş Dünyasında Kadın Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık da afet sonrası süreçte kadınların karşılaştığı ekonomik ve sosyal zorluklara dikkat çekti. Gelir kaybı, güvenlik ve istihdam sorunlarının öne çıktığını belirten Prof. Dr. Açık, buna karşın bölgedeki dayanışma kültürünün kadınların öncülüğünde güç kazandığını ifade etti. Kadınların özellikle finansal okuryazarlık ve teknolojiye erişim alanlarında desteklenmesi gerektiğini vurguladı. “AİLE YAPISINDA KADINLARIN ROLÜ BELİRLEYİCİ” Hatay Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hikmet Çinçin ise deprem sonrası süreçte kadınların üstlendiği sorumlulukların arttığını belirterek, aile yapısının korunmasında kadınların kritik rol oynadığını söyledi. Başkan Çinçin, Hatay’ın yeniden ayağa kalkmasında kadınların ve ailelerin desteklenmesinin hayati önemde olduğunu dile getirdi. "KALKINMA SADECE ALTYAPI DEĞİL" Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Öntürk de, yeniden inşa sürecinin yalnızca fiziki yatırımlarla sınırlı olmadığını, sosyal ve ekonomik kalkınmanın da en az altyapı kadar önemli olduğunu vurgulayarak, “Kadınların üretime katılımı, bu sürecin temel taşlarından biridir” dedi. DAYANIŞMA VURGUSU DASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Gülay Gül de, etkinliğin ortak dayanışma iradesinin güçlü bir göstergesi olduğunu belirterek, deprem sonrası Hatay’ın üretimden kopmayan yapısına dikkat çekti. Gül, yerel üretimin desteklenmesi ve kadın girişimcilerin güçlendirilmesinin önemine işaret etti. “ÜRETİM KADIN ELİYLE BÜYÜYOR” Toplantıda konuşan Hatay Valisi Mustafa Masatlı da, 6 Şubat depremlerinin kentte yarattığı büyük yıkıma rağmen kadınların üretimden vazgeçmediğini belirtti. Kadın kooperatiflerindeki artışa dikkat çeken Vali Masatlı, bu kararlılığın kentin yeniden inşasında belirleyici güç olduğunu ifade etti. PANELDE KAPSAYICI EKONOMİ ELE ALINDI Etkinlik kapsamında Erol Bilecik moderatörlüğünde düzenlenen “Dayanıklı Ekonominin Anahtarı: Kapsayıcılık ve Dönüşen Tedarik Zincirleri” başlıklı panelde ise kapsayıcı ekonomi ve sürdürülebilir üretim konuları ele alındı. Program, kadın girişimciliğinin desteklenmesi ve bölgesel kalkınmanın hızlandırılması adına kamu, özel sektör ve sivil toplumun iş birliğinin önemini bir kez daha ortaya koydu.

Hatay'da deprem sonrası eğitim seferberliği: 232'inci okulun açılışı gerçekleştirildi Haber

Hatay'da deprem sonrası eğitim seferberliği: 232'inci okulun açılışı gerçekleştirildi

Kahramanmaraş merkezli depremlerden en ağır şekilde etkilenen Hatay’da eğitim altyapısının yeniden ayağa kaldırılması için başlatılan çalışmalar kapsamında önemli bir adım daha atıldı. Antakya’da yapımı tamamlanan Gazi Mustafa Kemal Ortaokulu, düzenlenen törenle hizmete açılırken, kentte deprem sonrası açılan okul sayısı 232’ye ulaştı. EĞİTİMDE YENİDEN İNŞA SÜRECİ DEVAM EDİYOR Antakya ilçesine bağlı Serinyol Mahallesi’nde hayırseverlerin katkılarıyla inşa edilen Gazi Mustafa Kemal Ortaokulu’nun açılışında konuşan Mustafa Masatlı, deprem sonrası eğitim alanında kapsamlı bir yeniden yapılanma sürecinin yürütüldüğünü vurguladı. Masatlı, “Deprem sonrası Hatay’da eğitim altyapısını yeniden kurmak adına büyük bir ihya, inşa ve imar süreci başlattık” dedi. 210 OKUL YIKILDI, YENİ OKULLAR HIZLA YÜKSELDİ 6 Şubat depremlerinde il genelinde 210 okulun tamamen yıkıldığını belirten Masatlı, 180 okulun ise orta hasar aldığını ifade etti. Orta hasarlı okullardan 141’i için güçlendirme kararı alındığını aktaran Masatlı, “Bugün açılışını yaptığımız okul ile birlikte Hatay’da 232 okulu hizmete aldık. Toplam derslik sayımız 2 bin 594’e ulaştı” diye konuştu. HAYIRSEVERLERDEN EĞİTİME BÜYÜK DESTEK Yeni açılan okulların önemli bir kısmının hayırseverlerin katkılarıyla yapıldığını vurgulayan Masatlı, 232 okuldan 78’inin hayırsever desteğiyle tamamlandığını söyledi. İnşaatı süren 61 okuldan 17’sinin de yine hayırseverler tarafından yaptırıldığını belirtti. 61 OKULUN İNŞAATI SÜRÜYOR Kent genelinde eğitim yatırımlarının hız kesmeden devam ettiğini belirten yetkililer, 61 okulun inşaatının sürdüğünü açıkladı. Depremin izlerinin silinmesi ve öğrencilerin güvenli ortamlarda eğitim alması amacıyla yürütülen çalışmaların önümüzdeki süreçte de devam edeceği bildirildi.

Hatay'da 169 kişiye mezar olan Emlakbank konutlarında asli kusurlular belirlendi Haber

Hatay'da 169 kişiye mezar olan Emlakbank konutlarında asli kusurlular belirlendi

Hatay'ın merkez Antakya ilçesinde 6 Şubat 2023'teki depremlerde 169 kişinin hayatını kaybettiği Emlakbank 1. Etap Konutlarına ilişkin davaya sunulan yeni bilirkişi raporunda, blokların yıkılmasında yapı müteahhidinin yanı sıra alt yüklenici firmanın da asli kusurlu olduğu belirtildi. Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesince, tutuksuz sanıklar müteahhit Mehmet Ö. ile inşaat mühendisleri Erten E, Mehmet İhsan A. ve firari Abdullah Aytaç K'nin yargılandığı dava dosyasına, Pamukkale Üniversitesinin 7 akademisyeni tarafından hazırlanan 31 sayfalık yeni bilirkişi raporu eklendi. Raporda, depremde yıkılan 7'şer katlı 6 blokun zemin etüt raporu ve temel tasarım projesi bulunmadığı belirtildi. İnşa sürecinde donatılar arasındaki minimum aralık koşulunun, 1975'teki Deprem Yönetmeliğine uygun olmadığı bilgisi de raporda yer aldı. Yapı kullanma izin belgelerinde firmanın "yapı müteahhidi" olarak tanımlı olduğu belirlendi Raporda, sanıkların ifadelerinde yapının müteahhidinin ve fenni mesulünün vefat eden Nurettin M. olduğu, kendilerinin Aslar İnşaat ve Ticaret AŞ şirketine bağlı oldukları ve şirketlerinin yapının yıkılmasıyla alakasının bulunmadığını savundukları hatırlatıldı. Dosya içeriğinde yer alan yapı kullanma izin belgelerinin 13'ünde, Aslar İnşaat ve Ticaret AŞ'nin "yapı müteahhidi" olarak tanımlı olduğunun tespit edildiği kaydedilen raporda, şu ifadeler kullanıldı: "Dava konusu yapıların inşasının yüklenici olarak Nurettin M, alt yüklenici olarak Aslar İnşaat ve Ticaret AŞ sorumluluğunda gerçekleştirildiği değerlendirilmiş, yapı kullanma izin belgelerinin düzenlenmesini takiben şirket hisse devirlerinin gerçekleştirildiği tespit edilmiştir. Blokların inşa sürecinde TS500 ile tanımlı boyuna donatılar arasında minimum aralık koşuluna aykırı uygulama gerçekleştirmiş olması, blokların inşa sürecinde 1975'teki Deprem Yönetmeliği ile tanımlı 135 derece etriye ucu kanca açısına aykırı uygulama gerçekleştirmiş olması, yapının inşa sürecinde bazı kolonlarda asgari boyuna donatı oranından daha düşük oranda boyuna donatı kullanılmış olmasından ötürü yapı müteahhidi ve alt yüklenicinin asli kusurlu olduğu kanaati edinilmiştir." Yüklenici ve alt yüklenici ortakları arasındaki kusur oranlarının hukuki yönden tanımlanmasının mahkeme heyetinin takdirine bırakıldığı belirtilen raporda, "Savunma dilekçelerinde yer alan beyanların, blokların depreme dayanıklı olarak imalatı açısından inşa sürecinde yürürlükte olan yönetmelik ve standartlar ile tanımlı koşullara uymak açısından sorumluluğu bulunan kişilerin sorumluluğunu ortadan kaldırır niteliğinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır." değerlendirmesi yapıldı. 4 SANIĞIN 22 YIL 6'ŞAR AYA KADAR HAPSİ İSTENİYOR Antakya ilçesinde Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'teki depremlerde 169 kişinin hayatını kaybettiği Emlakbank 1. Etap Konutlarının 7'şer katlı 6 blokunun yıkılmasına ilişkin soruşturma başlatılmıştı. Afette ailesinden 9 kişiyi kaybeden Sinem Boyacı tarafından 10 Kasım 2023'te Ankara'daki bir alışveriş merkezinin açık otoparkında beklerken görülen firari müteahhit Mehmet Ö. ihbar üzerine gözaltına alınmış ve çıkarıldığı hakimlikçe tutuklanmıştı. Mehmet Ö. ile tutuksuz sanıklar Erten E, Mehmet İhsan A. ve firari Abdullah Aytaç K. hakkında "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 7 yıl 6 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası istemiyle dava açılmıştı. Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesince görülen davanın ilk duruşmasında Mehmet Ö. sağlık sorunları nedeniyle adli kontrol şartıyla tahliye edilmişti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.