#diploma

İLKHABER-Gazetesi - diploma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, diploma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İstanbul 5. idare mahkemesi, Ekrem İmamoğlu’nun diploma davasını reddetti Haber

İstanbul 5. idare mahkemesi, Ekrem İmamoğlu’nun diploma davasını reddetti

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’nun lisans diplomasının iptaline ilişkin açılan karşı dava karara bağlandı. Kararını açıklayan mahkeme bilgi, belge ve tespitlere göre davalı idare elemanlarınca, yatay geçiş sürecinde bilinçli, sistemli ve belirli bir organizasyon içerisinde hareket edildiğini, ağır ve açık hukuka aykırılık hallerinin bulunduğunu, davacı İmamoğlu’nun iyi niyetinin varlığından uzaklaşıldığını, yatay geçiş sürecindeki böylesine ağır hukuki sakatlık halleri ile hatalı durumların davacı tarafından bilinmiyor olmasının beklenemeyeceğini ve hayatın olağan akışına uygun olmadığını aktardı. Yatay geçiş sonrasında dahi idareyi aydınlatma noktasında gösterilmesi beklenen özenin ihmal edildiğini belirten mahkeme, dolayısıyla açık hataya vücut veren söz konusu hukuka aykırılık hallerinin yoğunluğu, düzeyi ve niteliği ile geçiş süreci ve sonrasına dair iyi niyet ve özen yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, yatay geçiş işlemi ile yatay geçişe dayalı kazanımlardan olan mezuniyet ve diplomasının iptaline ilişkin dava konusu İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu'nun uyguladığı işleminde hukuka aykırılık bulunmadığını kaydetti. Üniversite yönetim kurulunun görevinin fakülte, enstitü ve yüksekokul yönetim kurullarının kararlarına yapılacak itirazları inceleyerek kesin karara bağlamak olduğunu belirten mahkeme, fakülte yönetim kurulunun görevinin ise öğrencilerin kabulü, ders intibakları ve çıkarılmaları ile eğitim-öğretim ve sınavlara ait işlemleri hakkında karar vermek olduğunu, üniversite yönetim kurulunun fakülte yönetim kurulunun kararlarına karşı itiraz edilmesi üzerine kararların hukuka uygunluğunu inceleme yetkisi ve görevi olduğunu, dava konusu geri alma işleminde yatay geçiş işlemini tesis eden merci olan İşletme Fakültesi Yönetim Kurulunun münhasıran yetkili olmadığını, usulsüz tebligatın dava konusu işlemi sakat hale getirmeyeceğini, yalnızca dava açma süresini başlatmayacağı ancak zaten 6 Mayıs 2025 tarihinde davanın açıldığını, dolayısıyla yapılan tebligatın davacının hak arama özgürlüğünü zedelemediğini ve davacının hak kaybına uğramadığı anlaşıldığından anılan iddialara itibar edilmediği aktardı. DAVANIN REDDİNE HÜKMEDİLDİ Mahkeme, söz konusu gerekçelerle İstanbul Bölge İdare Mahkemesi’ne istinaf yolu açık olmak üzere davanın oy birliğiyle reddine hükmetti.

Ekrem İmamoğlu: Diploma iddiaları sonradan uydurulmuş senaryolardır Haber

Ekrem İmamoğlu: Diploma iddiaları sonradan uydurulmuş senaryolardır

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu'nun lisans diplomasının sahte olduğu iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma tamamlanmış, hazırlanan iddianamede İmamoğlu'nun zincirleme şekilde ‘resmi belgede sahtecilik' suçundan 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenmişti. Yürütülen soruşturma kapsamında, İmamoğlu'nun lisans diploması iptal edilmişti. Öte yandan, açılan davaya karşı iptal edilen diplomanın iadesi için açılan davanın görülmesine başlandı. İstanbul 5'inci İdare Mahkemesi'nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsünde görülen duruşmaya, 'yolsuzluk' ve 'casusluk' soruşturmalar kapsamında tutuklu davacı Ekrem İmamoğlu ile avukatları ve davalı İstanbul Üniversitesi avukatları hazır bulundu. Duruşmada beyanda bulunan davacı Ekrem İmamoğlu, ''Zor bir mücadelenin evresindeyiz. 35 yıl önce aldığım diplomamın güvencesi için geldim. 17 yaşında Kıbrıs'a gittim, bir sene sonra arkadaşlarımın yatay geçiş yaptığını gördüm. Ben de, gazetede gördüğüm ilana göre tüm eksiklikleri tamamlayarak bu okula kaydoldum. Bazen, bir evrak eksik olsa, bir kağıt parçası yırtık olsa ne olurdu acaba diye düşünüyorum. Mezun oldum, anamın ak sütü gibi helal diplomamı aldım. Sonra birileri CİMER'e başvurdu. Bu başvurulara rağmen İstanbul Üniversitesinin verdiği cevap hiç değişmedi, benim bu üniversiteye kayıt şartlarını yerine getirdiğim söylendi. 9 sayfalık bir rapor düzenlenmiş, bu raporda tüm denkliklerime yer verilmiş. Ne oldu da sonradan bu raporlar geçersiz sayıldı? İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı eliyle YÖK'e bir yazı yazılıyor. Diplomam usule uygun olup olmadığı soruluyor. Sonra İstanbul Üniversitesi buna karşılık inceleme başlatıyor. Sonra da bu süreç ilerliyor'' şeklinde konuştu. İmamoğlu, beyanında bu sürecin masum gençlerinden biri olduğuna vurgu yaparak, ''Burada hala üniversiteden arkadaşlarım bulunmaktadır. Üniversite, tamamen kendi iradesiyle ve yürürlükteki mevzuata dayanarak kabul sürecini başlatmış, bunu da ülkenin en yüksek tirajlı gazetelerinden biri aracılığıyla kamuoyuna duyurmuştur. Bugün bana yöneltilen iddialarda, sanki bu ilan hiç yokmuş, yayınlanmamış gibi konuşulmaktadır. Oysa bu ilan, bir devlet müdahalesiyle değil, üniversitenin kendi kararıyla ve yıllar öncesinde yayımlanmıştır'' diye konuştu. ''YÖK TARAFINDAN YAPILAN İNCELEMELERDE BAZI USULSÜZLÜKLER TESPİT EDİLMİŞTİR'' Duruşmada savunma yapan davalı İstanbul Üniversitesi avukatı, "Davacı taraf, yokluk iddialarının temellendirilmediğini ileri sürmüştür. Davanın reddine karar verilmesini talep ediyoruz. Davacı tarafın ileri sürdüğü iddialardan biri, denklik konusunda üniversitelerin yetkisinin bulunmadığı yönündedir. Bu yetkinin yalnızca Yükseköğretim Kurulu'na ait olduğu, mevzuatla da bu şekilde düzenlendiği ileri sürülmektedir. Ancak bu yaklaşım hukuken eksiktir. Zira eşdeğerlik meselesinin tamamen her bir üniversitenin takdirine bırakıldığı söylenemez. Böyle bir kabul, yurt dışından yapılan yatay geçiş başvurularında üniversiteleri son derece ağır ve yönetilemez bir sorumluluk altına sokar. Hatta akademik niteliği bulunmayan ya da fiilen mevcut olmayan bazı kurumların başvurularının dahi kabul edilmesi gibi ciddi sakıncalar doğurur. Bu nedenle eşdeğerlik kavramı, uzun yıllar boyunca öğretim hukuku çerçevesinde, üniversitelerin akademik ve idari değerlendirmeleriyle uygulanmıştır. Nitekim bu kavramın 2010 yılında mevzuatta açıkça yer alması, yeni bir yetki ihdası değil, kavramsal bir netleştirme niteliğindedir. Bugüne kadar bu konuda yükseköğretim uygulamalarında ciddi bir ihtilaf yaşanmamışken, bugün ortaya çıkan tartışmanın, geçmişteki işlemlerin bugünkü kavramlarla geriye dönük yorumlanmasından kaynaklandığı değerlendirilmektedir. İstanbul Üniversitesi ile yapılan bir protokol kapsamında öğrenci başvuruları kabul edilmiş; aradan dört yıl geçtikten sonra YÖK tarafından yapılan incelemelerde bazı usulsüzlükler tespit edilmiştir. Üniversite bu tespitler üzerine diploma işlemlerini geri almıştır. Ancak ilk derece mahkemesi, açık bir hukuka aykırılık bulunmadığı ve öğrencilerin iyi niyetli olduğunu belirterek, idari işlemin iptaline karar vermiştir. Üst mahkeme de bu kararı onamıştır. Davacılar, "idarenin açık hatası varsa iyi niyet dikkate alınmaz" gerekçesiyle kararın bozulmasını talep etmişse de, Bölge İdare Mahkemesi kararında ısrar etmiş ve dava bu şekilde sonuçlanmıştır. Somut olayda, ilgililerin iyi niyetinin zayıfladığına dair somut ve ikna edici bir delil bulunmamaktadır. Aksine, dönemin üniversite yönetim kurulu üyelerinin beyanları, yapılan yatay geçişlerin akademik ve bilimsel amaçlarla gerçekleştirildiğini ortaya koymaktadır. Bu beyanlarda, söz konusu uygulamaların araştırma faaliyetlerini geliştirmek ve akademik etkileşimi artırmak amacıyla yürütüldüğü ifade edilmiştir. 1991 yılında da benzer şekilde Yükseköğretim Kurulu'na yapılan başvurularda, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki bazı üniversitelerin eşdeğer kabul edildi ancak belirli kampüsler veya programlar açısından ayrıca değerlendirme yapılabileceği yönünde görüşler de bildirildi. O dönemde yapılan yatay geçişlerde, başvurulan üniversitenin eşdeğer bir yükseköğretim kurumu olarak bilinmediği ya da bilindiği yönünde açık ve kesin bir hukuki yasak bulunmamaktadır. Aksine, dönemin uygulamaları ve yargı içtihatları, idarenin değerlendirmesine ve ilgilinin iyi niyetine dayalı bir sistemin varlığını ortaya koymaktadır" dedi. KARAR 15 GÜN İÇERİSİNDE TEBLİĞ EDİLECEK Alınan beyanların ardından mahkeme, sürece ilişkin 15 gün içerisinde kararını açıklayacağını ve kararın UYAP üzerinden taraf avukatlarına tebliğ edileceğin belirterek, duruşmayı bitirdi.

Abdullah Volkan Uçak: "Psikolog diplomam var, denklik almak isterken hayatım altüst oldu" Haber

Abdullah Volkan Uçak: "Psikolog diplomam var, denklik almak isterken hayatım altüst oldu"

Ankara'da yapılan bir operasyonda gözaltına alınıp tutuklandıktan sonra kamuoyunda "sahte psikolog" olarak lanse edilen Abdullah Volkan Uçak, İrlanda'daki Dublin Üniversitesinden uluslararası geçerliliği olan psikolog diploması olduğunu ancak Türkiye'de çalışabilmek için denklik almak isterken internet üzerinden tanıştığı kişilere e-devlet şifresini verdikten sonra hayatının karardığını, 40 gün tutuklu kaldıktan sonra sanığın ifadesi üzerine serbest kaldığını, kendisinin sahte psikolog olmadığını savundu. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, 27 Mayıs tarihinde bazı kamu kurumlarındaki yöneticilerin elektronik imzalarını taklit ederek, kurumlara ait sistemlere yetkisiz erişim sağlayıp, sahte üniversite mezuniyet belgesi ve sürücü belgesi düzenleyenlere yönelik operasyon düzenlendi. 16 ilde eş zamanlı gerçekleşen operasyonda 58 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden birçoğu tutuklandı. Tutuklanan isimler arasında kamuoyuna "sahte psikolog" olarak lanse edilen bilinçaltı eğitmeni Abdullah Volkan Uçak da bulunuyordu. Uçak, başka bir sanığın verdiği "Abdullah Volkan Uçak'ın konuyla hiçbir alakası yok. Biz sistemin çalışıp çalışmadığını kontrol ederken Abdullah Volkan Uçak'ın bilgilerini kullanarak sahte diploma yaptık" demesi üzerine Uçak, 17 Temmuz 2025 tarihinde Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararı ile tahliye oldu. Açıklamalarda bulundu Tahliye olan Uçak, hakkındaki iddialar ilişkin İhlas Haber Ajansı'na açıklamalarda bulundu. Uçak, internet üzerinden İrlanda'da bulunan Dublin Üniversitesi'nden psikoloji eğitimi aldığını, yüksek lisans da yaptığını söyledi. Uçak, Türkiye'de bu alanda çalışabilmek için denklik gerektiğini, bu nedenle de denklik alabilmek için yine internet üzerinden araştırma yaptığını, aynı zamanda da bu alanda birçok kurumdan sertifika alıp sosyal medya üzerinden danışanlarına yardımcı olmaya başladığını ifade etti. Uçak, "Denklik yapmak için araştırma yaparken, internet üzerinden bir firma ile tanıştım. Onlar da benden lise ve üniversite diplomamı istediler. Ayrıca e-devlet şifremi de istediler. Ben de denklik alacağım için verdim. Sonra bana denklik yerine diploma gönderdiler. Ben de benim diplomam var ben denklik istedim. Bu nedir sizi şikayet edeceğim dedim. Daha sonra bunlarla bir daha irtibatım olmadı" dedi. Uçak, Mayıs ayında yapılan operasyonda gözaltına alındığını belirterek şöyle devam etti: "Ben bana diploma gönderince bunlarla bir daha hiç görüşmedim. Ben denklik almak için görüşmüştüm. Benim bunlarla hiçbir alakam yok. Ancak kamuoyunda sahte psikolog olarak lanse edildim. Benim elimde diplomam var ben sahte psikolog değilim. Üstelik diplomam uluslararası bir diploma. Diplomanın yanı sıra birçok da sertifikam var. Ben bunlar yüzenden 40 gün tutuklu kaldım. Daha sonra bu sistemi hazırlayan sanığın 'Uçak'ın bu konuyla bir alakası yok. Bize denklik için başvurdu. Biz de e-devlet şifresini alınca yaptığımız sistem çalışıyor mu çalışmıyor mu diye diploma yaptık' diye ifade vermesi üzerine serbest kaldım." Uçak, son günlerde de "Sahte psikolog halıcı çıktı" diye haberlerin paylaşıldığını anlatarak, "Evet ben geçmişte halıcılık yaptım. Benim psikolog olmam halıcı olmama engel değil ki. Eşimin üzerine halı yıkama firması vardı. O işi de yaptım. Ancak kesinlikle sahte psikolog değilim. Benim bu sanıklarla uzaktan yakından alakam yoktur" diye konuştu. Avukat Sıdıka Cin ise müvekkilinin haksız yere tutuklandığını, bu şüphelilerle hiçbir alakasının olmadığını, denklik almak isterken bu şahıslara denk geldiğini, kendisine denklik yerine diploma gönderildiğinde hemen tepkisini verdiğini, şikayetçi olacağını söylediğini dile getirdi. Cin, bu haberleri yapanlardan da şikayetçi olacaklarını söyledi.Avukat Coşkun Karakuş ise müvekkilinin haksız yere kamuoyunda linç edildiğini, sahte psikolog olmadığını, birçok danışanı olduğunu, birçok danışanını da iyileştirdiğini ifade etti.

Adana Final Okulları’nda mezuniyet coşkusu Haber

Adana Final Okulları’nda mezuniyet coşkusu

Adana Final Okulları Ortaokul, Fen ve Anadolu Lisesi’nden mezun olan öğrenciler, okul kampüsünde düzenlenen coşkulu törenle diplomalarını aldı. Veliler, öğretmenler ve davetlilerin katılımıyla gerçekleşen törende duygu dolu anlar yaşanırken, Adana Final Okulları Genel Müdürü M. Turhan Orhan, öğrencilerin Cumhuriyet ve Atatürk değerlerine bağlı bireyler olarak yetiştirildiğini vurguladı. Mezuniyet töreni, geleneksel bayrak ve flama devir teslimi, mezuniyet belgelerinin sunumu, plaket takdimi ve kep atma seremonisiyle unutulmaz anlara sahne oldu. “Bu topraklarda özgürce nefes alıyorsak, şehitlerimize borçluyuz” Adana Final Okulları Genel Müdürü M. Turhan Orhan, “Biraz önce İstiklal Marşını coşkuyla söyleyen sizleri ve öğrencilerimizi dinlerken duygulandım. İstiklal Marşı’nın yazıldığı o günlere gittim. Bugün bu topraklarda özgürce nefes alıyor ve bu istiklal marşını söylüyorsak o gün birilerinin nefesi kesilip şehit düştüğü içindir. Ben bu vesile ile Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere bu topraklar için mücadele vermiş bütün şehitlerimizi ve gazilerimizi saygı, minnet ve şükranla anıyorum. Sayın velilerimiz Final Okulları’nın 15. Mezuniyet törenine hoş geldiniz. Büyük bir özveriyle yetiştirdiğiniz, üzerine titrediğiniz, bu ana kadar türlü fedakarlıklarda bulunduğunuz evlatlarınızın bu mutlu gününe eşlik etmek için buradayız. Biz, Final Okulları olarak onları değerler bilinciyle yetiştirdik; vicdan sahibi, paylaşımcı, dürüst, Cumhuriyete bağlı, Atatürkçü bireyler olarak yetiştirmeye çalıştık. Bunun için özveriyle çalışan değerli öğretmenlerim bir anne –baba şefkatiyle öğrencilerimizi kucaklayıp, bilgiyle donattılar. Onlara da emekleri için çok teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. Dereceye giren diğer öğrencilere plaketlerinin verilmesinin ardından, kepler havaya atılarak mezuniyet coşkusu yaşandı. Hep birlikte yenen mezuniyet pilavının ardından tören sona erdi.

İmamoğlu’nu suçlayan Özcan’a silahlı tehdit! Haber

İmamoğlu’nu suçlayan Özcan’a silahlı tehdit!

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun diplomasının iptal edilmesi için suç duyurusunda bulunan Ozan Özcan,.Ankara'da yaşayan Hacettepe Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunu Ozan Özcan, bir gazetede İmamoğlu'nun diplomasına ilişkin haberi okumasının ardından durumu araştırmaya başladı. Araştırmaları esnasında YÖK denkliğinin Girne Amerikan Üniversitesi'ne 1993 yılında verildiğini fark eden Özcan, İmamoğlu'nun bu tarihten önce geçiş yaptığını fark etti. Bunun üzerine Özcan, Belediye Başkanı İmamoğlu'nun Girne Amerikan Üniversitesinden İstanbul Üniversitesi'ne geçiş sürecinde 'evrakta sahtecilik' şüphesiyle 20 Şubat 2024 tarihinde savcılığa suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusunun ardından silahlı tehdit mesajları aldığını söyleyen Özcan, İstanbul Üniversitesi tarafından alınan diploma iptal kararı için mutlu olduğunu kaydetti. "Gazetede gördüğüm haber sonrası araştırmaya başladım" Seçimler öncesi bir gazetede gördüğü haber sonrası İmamoğlu hakkında araştırma yapmaya başladığını dile getirerek, "Sonrasında araştırmaya başladım, Kıbrıs Girne Amerikan Üniversitesi yazıyordu, zaten Kıbrıs olunca şüphelendim. Daha sonra YÖK denkliğinin olmadığını fark ettim. İmamoğlu Kıbrıs Girne Amerikan Üniversitesi'nden 1990 yılında geçiş yapıyor ancak bu üniversitenin YÖK denkliği 1993 yılında veriliyor. Ben bunu gördüm, usulsüzlük olduğu çok belliydi. Sonrasında suç duyurusunda bulundum. Kendisi de Girne Amerikan Üniversitesi'nde okumasına rağmen Doğu Akdeniz Üniversitesi olarak geçiş yapmış. Suç duyurusundan sonra soruşturma açıldı, kamu davasına döndü ve verdiğim hukuki mücadeleyi kazandım" dedi. "Sokağa çıkan üniversiteli arkadaşların da hakkını korudum ama karşılığında tehditler yaşandı" Soruşturmanın başlamasının ardından sürekli tehdit mesajları aldığını ifade eden Özcan, "Daha sonra da tehditlerin dozu arttı, annemi ve ağabeyimi uzun namlulu silahla tehdit ettiler. Bana gelen birçok tehdit vardı. Sesimi duyurdum, devlet de yardımcı oldu. Tehditlerden sonra vazgeçmeyi düşünmedim ama umudum kırıldı. Ben bir hukuk mücadelesi veriyordum ve bu mücadeleyi üniversite mezunu olarak veriyorum. Diğer üniversite mezunu arkadaşlar sokaklara çıktılar. Ben aslında onların hakkını da korudum ama karşılığında tehditler yaşandı ama asla pişman değilim" ifadelerini kullandı. Memleket Partisi üyeliğinden istifa ederek aktif siyasetten uzaklaştığını kaydeden Özcan, İstanbul Üniversitesi tarafından alınan diploma iptali kararından mutlu olduğunu sözlerine ekledi.

SON DAKİKA | Ekrem İmamoğlu’nun diploması İstanbul Üniversitesi veri tabanından silindi Haber

SON DAKİKA | Ekrem İmamoğlu’nun diploması İstanbul Üniversitesi veri tabanından silindi

İstanbul Üniversitesi, 18 Mart 2025 tarihinde aldığı kararla İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu da dahil olmak üzere 28 kişinin diplomasını iptal etmişti. Kararın gerekçesi olarak “yokluk” ve “açık hata” gösterilmiş, bu kişilerin yatay geçiş süreçlerinin usulsüz olduğu belirtilmişti. Söz konusu kararla birlikte mezuniyet bilgileri de üniversitenin dijital veri tabanından silindi. Rektörlük kaynaklarından edinilen bilgiye göre; mezuniyet belgeleri ve diploması iptal edilen İmamoğlu’nun E-Devlet üzerinden yapılacak mezuniyet sorgulamasında artık yalnızca “lise mezunu” olarak görüleceği ifade edildi. Karar Tebliği Yapıldı, Kayıtlar Silindi Diploması iptal edilen toplam 28 kişinin arasında yer alan Ekrem İmamoğlu ile birlikte 8 kişinin daha adres tespiti tamamlanarak resmi tebligat gönderildi. Diploma iptali tebliğ edilen isimler şunlar: Ekrem İmamoğlu Cenk Bartın Naciye Aylin Ataay Batuhan Tuncay Sevgi Toprak Cenk Karayel Ergün Sever Murat Büyük Bu kişilerin kayıtları, İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nin sisteminden tamamen kaldırıldı. Geriye kalan 19 kişinin ise adres tespit çalışmalarının sürdüğü ve tespit sonrası aynı işlemin onlar için de yapılacağı öğrenildi. Avukatından İlk Açıklama: Dava Açıldı İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan, 6 Mayıs 2025 tarihinde İstanbul İdare Mahkemesi’ne başvurarak iptal kararına karşı dava açıldığını duyurdu. Pehlivan yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Müvekkilim Ekrem İmamoğlu’nun 31 yıl önce hukuka uygun şekilde elde ettiği üniversite diploması, hukuk devleti ilkelerine aykırı bir şekilde ve idari yetkinin kötüye kullanılmasıyla 18 Mart 2025 tarihinde iptal edilmiştir. Evrensel hukuk kurallarına, Anayasa’ya ve idare hukukuna aykırı olan bu işlemin iptali için bugün dava açtık.” E-Devlet’te Lise Mezunu Olarak Görünecek Sistemde yapılan güncellemeyle birlikte Ekrem İmamoğlu’nun E-Devlet üzerinden yapacağı mezuniyet sorgulamasında artık herhangi bir lisans diploması bilgisi görünmeyecek. Yatay Geçiş Usulsüzlüğü İddiası Üniversite tarafından yapılan açıklamada, diploma iptallerinin nedeni olarak “usulsüz yatay geçiş” işlemleri gösterilmişti. Karar, 1990’lı yıllarda farklı üniversitelerden İstanbul Üniversitesi’ne geçiş yapan 28 kişinin kayıtlarında yapılan inceleme sonucunda alındı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.