#Doğal yaşam

İLKHABER-Gazetesi - Doğal yaşam haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Doğal yaşam haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Lise öğrencileri, Balık baykuşunun izinde Haber

Lise öğrencileri, Balık baykuşunun izinde

Avrupa’da ve Türkiye’de yalnızca sınırlı alanlarda yaşayan ve nesli tehdit altında bulunan balık baykuşunun (Ketupa zeylonensis) önemli üreme bölgelerinden biri olan Mersin’de, farkındalık çalışmaları sürüyor. Doğa Derneği’nin Balık baykuşu koruma çalışmaları kapsamında, Mersin Yusuf Kalkavan Anadolu Lisesi 9. sınıf öğrencileriyle bir araya gelinerek tür hakkında bilgilendirme etkinliği gerçekleştirildi. Etkinlik kapsamında öğrenciler, Balık baykuşunun yaşam alanları, beslenme alışkanlıkları ve karşı karşıya olduğu tehditler hakkında bilgi aldı. Programın bir diğer ayağında ise öğrenciler, Göksu Deltası’nda düzenlenen saha çalışmasına katılarak kuş gözlemciliğini deneyimleme fırsatı buldu. Gözlemler sırasında ak balıkçıl, turna, karabatak, saz selicesi, yeşilbaş ve çok sayıda kuş türü, doğal yaşam alanlarında incelendi. Balık baykuşunun korunmasına yönelik çalışmaların, araştırmaların sürdürülmesi ve tür üzerindeki tehditlerin azaltılması amacıyla farklı kurumlarla iş birlikleri devam ediyor. Bu kapsamda Tarsus Slowfood Yeryüzü Pazarı Derneği, Mersin Marina ve Mersin Kent Konseyi ile ortak çalışmalar yürütülüyor. Balık Baykuşu Koruma Projesi, The Conservation Collective, Turkish Philanthropy Funds, Turkey Mozaik Foundation ve Sivil Toplum için Destek Vakfı iş birliğiyle hayata geçirilen Turquoise Coast Environment Fund – Turkey (TCEF) desteğiyle, “Balık Baykuşu Yok Olmadan Keşfet 2” projesi kapsamında sürdürülüyor. Doğa Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dicle Tuba Kılıç, yürütülen çalışmaların önemine dikkat çekerek, “Balık baykuşunun geleceğini güvence altına almanın en etkili yollarından biri, çocukların da bu türü tanımasını sağlamak. Mersin’de gerçekleştirdiğimiz bu çalışmalarla, gençlerin doğayla bağ kurmasını ve balık baykuşunun korunmasına dair farkındalık kazanmasını hedefliyoruz. Gelecek nesillerin bu eşsiz türü sahiplenmesi, koruma çalışmalarının sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıyor” dedi.

Türkiye'de küresel düzeyde tehlike altındaki tür sayısı 400’e ulaştı Haber

Türkiye'de küresel düzeyde tehlike altındaki tür sayısı 400’e ulaştı

Dünyada hayvanların yaşam haklarına dikkat çekmek ve onları koruma bilincini yaygınlaştırmak amacıyla her yıl 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü'nde önemli mesajlar veriliyor. Bu özel günde hayvanların doğadaki ve insan hayatındaki önemi hatırlatılırken, hayvan haklarına saygı gösterilmesi, onlara daha iyi yaşam koşulları sunulması konusuna dikkat çekiliyor. WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) tarafından da 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü kapsamında yapılan açıklamada, yaşamın her canlı için bir hak olduğu, bir kez daha vurgulandı. WWF Türkiye Genel Müdürü Ömür Kula, son yıllarda kara avcılığı ve av turizmi yüzünden birçok türün tehdit altında olduğunu belirterek, "Dünya Doğayı Koruma Birliği (IUCN) verilerine göre, ülkemizde son 10 yılda küresel düzeyde tehlike altındaki tür sayısı dört kat artarak 400’e ulaştı. Oysa her bir canlının ekosistemimizdeki yeri ve önemi çok büyük. Doğa bir bütündür. Örneğin sokak hayvanlarının popülasyonu, kısırlaştırma ile kontrol altına alınabilecekken, “uyutma” adı altında yasalaştırıldı. Bu tür yaşamın dengesini bozan kararlar, sadece hayvanların yaşamlarını tehdit etmekle kalmaz, aynı zamanda toplumsal vicdanı da yaralar" dedi. Sulak alanlardaki türlerin de ciddi kayıplarla karşı karşıya olduğuna dikkati çeken Kula, şunları kaydetti: "Son 50 yılda sulak alan türlerinde yüzde 83 azalma yaşandı ve şu anda bu türlerin yüzde 25’i yok olma tehlikesiyle yüzleşiyor. Bu alanların korunması, hem biyoçeşitliliğin sürdürülmesi hem de insan sağlığı açısından hayati öneme sahip. 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü, bu sorunlara dikkat çekmek ve herkesin sesini yükseltmesi için bir fırsat. Doğa ve içindeki canlıların korunması, hepimizin sorumluluğu. Bir doğa koruma kuruluşu olarak, bilimin ışığında, yaban hayatı, insanlar ve evcil hayvanların uyum içinde yaşayabileceği çözümler geliştirmek için yürütülecek çalışmaları ve kampanyaları desteklemeye devam edeceğiz. Her zaman dediğimiz gibi, aslolan hayattır."

Macaw papağanının nesli tehlikede Haber

Macaw papağanının nesli tehlikede

NAZ ACERKOL  ADANA(İLKHABER)- En büyük papağan türü olarak bilinen Macaw papağanı, uzun renkli tüylerle beraber uzun bir gagaya sahiptir. Bu papağan türü, konuşkan ve insan canlısı olduğundan sosyal papağanlar olarak bilinir. Yaşamlarını ortalama 30 yıl boyunca sürdürebilirler. Macaw papağanlarının doğal yaşam alanları yağmur ormanları olarak bilinmektedir. Çoğu hayvan türü gibi Macaw papağanları doğal yaşam alanlarından alınarak evcil bir yaşama adapte edilmeye çalışılıyor. Bu durum beraberinde psikolojik sorunlar da dahil olmak üzere bir çok sağlık sorunu getiriyor. Tüm kuş türleri gibi doğasının gereği özgürce uçmak olan Macaw papağanları, yaşamlarını bir kafeste sürdürdüğünde tüy yapıları zarar görüyor.  Aynı zamanda yalnızlık, can sıkıntısı gibi etkenler psikolojilerinin bozulmasına yol açıyor. Macaw papağanlarının psikolojik sağlığı bozulduğunda sıklıkla kendine zarar verdiği ve tüylerini kopardığı gözlemleniyor. Macaw papağanlarının bu zor adapte sürecinde genetik sağlığına zarar geldiğinden ve de doğal yaşamından alıkonulduğunda asıl yaşam ortamında olduğu kadar sağlıklı bir çiftleşme, üreme süreci yaşayamadığından neslinin devamı büyük oranda tehlikeye giriyor.  Nesillerinin tükenmesini önlemek için ise bu canlıların, yaşam alanlarından alınıp evcil hayvan olarak satılmasını önlemek gerekiyor.

BİNGÖL - Kanadına kemik nakledilen şahin doğaya salındı Haber

BİNGÖL - Kanadına kemik nakledilen şahin doğaya salındı

BİNGÖL (AA) - Bingöl'de kırık kanadına başka bir hayvanın kemiğinin nakledilmesiyle iyileşen şahin 1 yıl sonra doğal yaşama bırakıldı. Jandarmanın geçen yıl mayıs ayında doğada yaralı bularak Bingöl Üniversitesi Hayvan Hastanesine götürdüğü şahin, tedavisini ve ameliyatını yapan Dr. Öğretim Üyesi Sami Ünsaldı'nın bakımı sonucu sağlığına kavuştu. Kanadına "manşon" usulüyle başka kanatlı bir hayvanın kemiği nakledilen ve "Garip" adı verilen şahin, 1 yıl süren tedavi ve rehabilitasyon sürecinin ardından doğal yaşam alanına salındı. Dr. Öğretim Üyesi Sami Ünsaldı, gazetecilere, şahinin getirildiğinde aç olduğunu ameliyata almadan önce 2 gün boyunca kendisini elle beslediklerini söyledi. Manşon usulüyle naklettikleri kemiğin çok hafif olduğu için şahine doğal gibi hissettirdiğini dile getiren Ünsaldı, bu şekilde kanadı bandaja almadıklarını belirtti. Bandaja alınan hayvanların psikolojik bunalıma girdiğini ve dolayısıyla ölüm oranının fazla olduğunu aktaran Ünsaldı, şunları ifade etti: "Kemik manşonun çok hafif olması dolayısıyla hayvan anesteziden uyanınca kendisini daha hafif hissediyor. 15 ve 30 gün aralığında radyografisini alıyoruz bu hayvanların. Tamamen kemik oluşumun nasıl olduğunu anlamak için. Bu hayvanın bizde uzun süre kalmasının nedeni kış araya girdi, bu nedenle salamadık. Kendisini sıcak ülkelere götüremezdi. Bingöl dağında doğaya saldık, hayvan rahat uçtu biz de rahatladık."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.