#Doğu Akdeniz

İLKHABER-Gazetesi - Doğu Akdeniz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Doğu Akdeniz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Adana’da evlerini su basan vatandaşlara konaklama ve yemek desteği Haber

Adana’da evlerini su basan vatandaşlara konaklama ve yemek desteği

Meteoroloji’nin Doğu Akdeniz için yaptığı kuvvetli yağış uyarısının ardından Adana’da gece saatlerinden itibaren etkili olan sağanak yağmur, kent genelinde günlük yaşamı olumsuz etkiledi. Cadde ve sokaklarda oluşan su birikintileri nedeniyle araçlar mahsur kaldı, bazı mahallelerde dereler taştı, evleri ve iş yerlerini su bastı. Adana Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Güngör Geçer, gün boyunca etkisini sürdüren yağış nedeniyle sahada yoğun bir çalışma yürütüldüğünü söyledi. Geçer, “Tüm ekiplerimiz sahada çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Valilik koordinasyonunda tüm kurumlar seferber durumda. Sayın Valimizin talimatlarıyla AFAD, ASKİ ve belediyelerin tüm ekipleri Adana’da görev başında” dedi. Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı da ekiplerle birlikte yağıştan etkilenen bölgelerde incelemelerde bulunduklarını belirterek, vatandaşların güvenliği için tüm tedbirlerin alındığını bildirdi. EVLERİNİ SU BASAN VATANDAŞLARA KONAKLAMA VE YEMEK İMKÂNI SAĞLANACAK ASKİ ile koordineli şekilde çalıştıklarını ifade eden Başkan Demirçalı, şu açıklamalarda bulundu: “Şehrimizde yaşanan şiddetli yağışlar nedeniyle evlerini su basan ve güvenli şekilde ikamet edemeyen hemşehrilerimizin yanındayız. Evlerini geçici süreyle kullanamayacak durumda olan vatandaşlarımız için konaklama imkânı sağlıyoruz. Acil durumda konaklama desteğine ihtiyaç duyan hemşehrilerimiz belediyemizle iletişime geçebilir. Bu süreçte kent lokantalarımız da sabaha kadar açık olacak, ayrıca ihtiyaç duyan vatandaşlarımıza yemek desteği sağlanacaktır. Atatürk Kültür Merkezimiz sabaha kadar açık olup vatandaşlarımıza sıcak çay ve çorba ikramı yapılacaktır. Vatandaşlarımız acil durumlarda 444 80 44 numaralı çağrı merkezini arayabilir.”

Meteoroloji alarm verdi: Kar ve sağanak kapıda Haber

Meteoroloji alarm verdi: Kar ve sağanak kapıda

Meteoroloji Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, yarın Doğu Akdeniz'in doğusu ile Güneydoğu Anadolu'da görülecek kar yağışının, Gaziantep, Kilis ve Adıyaman çevreleri ile Kahramanmaraş'ın güneyi, Osmaniye'nin doğusu ve Şanlıurfa'nın batısında kuvvetli olması bekleniyor. Buzlanma ve dona bağlı ulaşımda aksamalar ile tipi gibi olumsuzluklara karşı dikkatli olunması gerekiyor. KIYI EGE VE BATI AKDENİZ İÇİN GÖK GÜRÜLTÜLÜ SAĞANAK UYARISI Öte yandan, yarın Kıyı Ege'de görülecek sağanak ve gök gürültülü sağanağın, sabahtan itibaren bölgenin kuzeyinden başlamak üzere İzmir, Aydın ve Muğla çevreleri ile Manisa'nın batı, Balıkesir'in batı kıyı ilçelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor. Batı Akdeniz'de yarın yağışların, güneyli rüzgarlarla birlikte Antalya il geneli ile Isparta'nın güney, Burdur'un doğu çevrelerinde kuvvetli, Antalya il merkezi ile batı kesimlerinde yer yer çok kuvvetli olması bekleniyor. Genellikle sağanak ve gök gürültülü sağanak, bölgenin iç ve yüksek kesimlerinde karla karışık yağmur ve yer yer kar yağışının görüleceği tahmin ediliyor. Kuvvetli yağışlara bağlı olarak sel, su baskını, yıldırım, yerel dolu, kıyı kesimlerde hortum riski ile kar yağışı görülecek yerlerde buzlanma ve dona bağlı ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekiyor.

Yurdun büyük kesiminde görülen fırtına, yarın etkisini kaybedecek Haber

Yurdun büyük kesiminde görülen fırtına, yarın etkisini kaybedecek

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü Hava Tahmin Uzmanı Fevzi Burak Tekin, yurtta beklenen hava durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tekin, Ege, Marmara, Batı Akdeniz, İç Anadolu'nun batısı, Batı Karadeniz, Orta ve Doğu Karadeniz'in iç kesimlerinde etkisini sürdüren rüzgarın, güneyli yönlerden kuvvetli yer yer fırtına şeklinde eseceğini bildirdi. Fırtınanın akşam saatlerinde Marmara ve Ege'de, yurdun diğer kesimlerinde ise yarın sabah saatlerinde etkisini kaybedeceğini söyleyen Tekin, "İstanbul çevrelerinde yer yer 100 kilometre/saati aşan rüzgarları ölçtük. Akşam saatleri itibarıyla rüzgar Marmara çevrelerinde etkisini kaybedecek." dedi. Yağışlı sistem yarın Trakya ve Çanakkale dışında tüm yurtta etkili olacak Yurdun iç ve batı kesimlerinde görülen yağışlı sistemin yarın, Trakya ve Çanakkale dışında tüm yurtta etkili olacağını ifade eden Tekin, "Genellikle yağmur ve sağanak şeklinde olan yağışların, iç ve doğu kesimlerde yer yer kar şeklinde gerçekleşmesini bekliyoruz." diye konuştu. Yağışların kuvvetli olacağını aktaran Tekin, şunları kaydetti: "Doğu Karadeniz'in kıyı kesimlerinde kuvvetli yağmur, iç kesimlerinde kuvvetli kar şeklinde olan yağış, yine Doğu Akdeniz'de Hatay'ın kıyı kesimleri, Osmaniye, Kahramanmaraş'ın batısında kuvvetli sağanak yer yer gök gürültülü sağanak, diğer yerlerde ise Erzurum, Tunceli, Muş, Bingöl, Bitlis, Hakkari, Van, Batman ve Diyarbakır çevrelerinde kuvvetli karla karışık yağmur ve kuvvetli kar şeklinde olmasını tahmin ediyoruz." 3 BÜYÜKŞEHİRDE HAVA DURUMU İstanbul'da etkili olan rüzgarın güneyli yönlerden yer yer fırtına düzeyine ulaştığını ve saatte zamanla hızının 100 kilometre/saati geçtiğini bildiren Tekin, fırtınanın akşam saatlerinde etkisini kaybedeceğini, İstanbul'un doğu kesimlerine çekileceğini söyledi. İstanbul'da bu gece saatlerinden itibaren rüzgarın karayele dönmesiyle birlikte yağışların yağmur şeklinde devam edeceğini söyleyen Tekin, yüksek kesimlerinde kar yağışının görüleceğini ifade etti. Ankara'da rüzgar beklenmediğini belirten Tekin, yarın hafif yağmur ve karla karışık yağmur, yükseklerinde ise kar şeklinde hafif yağışlar görüleceğini kaydetti. Tekin, İzmir'de ise yarın sabah saatlerine kadar rüzgarın kuzey ve kuzey batı yönlerden, cumartesi güney ve güneybatı yönlerinden kuvvetli ve yer yer fırtına şeklinde eseceğini belirtti.

Zirai don kapıda: Osmaniye’de sıcaklık eksi 3’e geriliyor Haber

Zirai don kapıda: Osmaniye’de sıcaklık eksi 3’e geriliyor

Osmaniye İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden alınan son değerlendirmeler doğrultusunda üreticileri zirai don riskine karşı uyardı. Yapılan açıklamaya göre, 1 Ocak 2026 Perşembe günü saat 18.00’den itibaren Doğu Akdeniz genelinde etkili olacak soğuk hava dalgasının, 5 Ocak 2026 Pazartesi sabah saat 09.00’a kadar bölgede etkisini sürdürmesi bekleniyor. Tahminlere göre hava sıcaklıklarında bölge genelinde 6 ila 10 derece arasında hissedilir bir düşüş yaşanacak. Özellikle gece ve sabah saatlerinde sıcaklıkların hızla azalmasıyla birlikte buzlanma ve don olaylarının görülebileceği, bunun da ulaşımda aksamalar başta olmak üzere günlük yaşamı olumsuz etkileyebileceği değerlendiriliyor. Soğuk hava koşullarının tarımsal üretim üzerinde de ciddi riskler oluşturduğu belirtilirken, tarımsal faaliyetlerin devam ettiği alanlarda zirai don tehlikesinin artacağına dikkat çekildi. Don olaylarının, özellikle açık alanda yetiştirilen ürünlerde verim ve kalite kayıplarına yol açabileceği vurgulandı. Meteorolojik verilere göre Osmaniye il merkezinde 2-5 Ocak tarihleri arasında en düşük hava sıcaklığının eksi 3 dereceye kadar düşmesi öngörülüyor. Yetkililer, üreticilerin bu süreçte gerekli tedbirleri almasının büyük önem taşıdığını belirtti. Osmaniye İl Tarım ve Orman Müdürü Erdem Kolabaş, üreticilere çağrıda bulunarak, “Önümüzdeki günlerde ilimiz genelinde etkili olması beklenen soğuk hava ve zirai don riski nedeniyle çiftçilerimizin dikkatli ve tedbirli olmalarını istiyoruz. Özellikle don riski bulunan saatlerde ürünlerini koruyucu önlemler almaları, olası zararların en aza indirilmesi açısından son derece önemlidir. İl ve ilçe müdürlüklerimiz sahada üreticilerimizin yanında olmaya devam edecektir” ifadelerini kullandı.

Yaralı Akdeniz foku ‘Çiftlik’ için örnek dayanışma Haber

Yaralı Akdeniz foku ‘Çiftlik’ için örnek dayanışma

Ağustos ayı sonunda Datça’da kıyıya çıkan ve yerel gönüllüler tarafından “Çiftlik” adı verilen yetişkin Akdeniz foku, Sualtı Araştırmaları Derneği Akdeniz Foku Araştırma Grubu (SAD-AFAG), Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMP) Jandarma ve Datçalı veteriner hekimlerin koordineli çalışmasıyla koruma altına alındı. Temmuz ayından bu yana SAD-AFAG ekipleri tarafından izlenen fokun, Datça kıyılarından doğuya doğru ilerlediği aktarıldı. Kaş kıyılarına ulaştığında ise yüzeysel bir yarası tespit edilen “Çiftlik” için bu kez SAD-AFAG temsilcileri, Kaş’taki veteriner hekimler ve Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMP) devreye girdi. Yaraya yönelik antibiyotik uygulaması ve merhemlerle tedavi gerçekleştirildi. “Türkiye, Akdeniz fokunun en kritik yaşam alanlarından biri” SAD-AFAG Koordinatörü Cem Orkun Kıraç, dünyada yalnızca 800–900 birey civarında Akdeniz foku kaldığını belirterek, “Türkiye kıyıları, Akdeniz fokunun üreme yaptığı nadir coğrafyalardan biri konumunda. SAD-AFAG ve ODTÜ-DBE verilerine göre ülkemizde yaklaşık 120 yetişkin birey yaşıyor. Tür, bugün dünyada sadece iki ana bölgede düzenli olarak üreme popülasyonu gösteriyor. Bunlar Doğu Akdeniz’de Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs, Atlantik tarafında ise Batı Sahra kıyıları ve Portekiz’in Madeira Adaları” dedi. Kıraç, SAD-AFAG olarak 1987 yılından buyana kıyı habitatlarıyla birlikte koruma çalışmaları yürüttükleri Akdeniz fokunun Dünya Doğayı Koruma Birliği (IUCN) tarafından küresel ölçekte “tehlike altında” sınıfında değerlendirildiğini anımsatarak şöyle devam etti: “Akdeniz foku, milyonlarca yıldır denizlerimizde varlığını sürdürüyor. Onu korumanın yolu ise yaşam alanlarını korumaktan geçiyor. Akdeniz fokunun habitatını barındıran tüm ülkeler, taraf oldukları uluslararası sözleşmeler gereği bu benzersiz türü korumakla yükümlüdür.” Kıraç, Akdeniz foklarına asıl tehdidin insan kaynaklı faaliyetler olduğunun altını çizdi. Kıraç, “Kıyıların yapılaşma nedeniyle doğallığını yitirmesi, fokların mağaralarda tekneler ve dalışlarla rahatsız edilmesi, ağlara takılarak boğulma, hastalıklar, kasıtlı öldürme vakaları, yoğun deniz trafiği, deniz-kıyı kirliliği ve aşırı balıkçılıkla balık stoklarının azalması gibi olumsuzluklar türün geleceğini tehlikeye atan başlıca faktörler” ifadelerini kullandı. Son 30 yıldır özellikle kıyılardaki betonlaşmadan kaynaklanan habitat kaybı ve mağara içlerinde rahatsız edilmenin, Akdeniz foku için en kritik tehditler haline geldiğini söyleyen Kıraç, şunları kaydetti: “Onu tanıdıkça daha çok sevecek, sevdikçe de koruyacağız. Aksi halde Akdeniz, en nadir canlısını sonsuza dek kaybedebilir.”

Kadim kent Antakya'dan Halep'e uzanan Roma yolu Haber

Kadim kent Antakya'dan Halep'e uzanan Roma yolu

Milattan sonraki ilk yüzyıllarda inşa edilen bu anıtsal güzergâh, sadece kadim kent Antakya ve Halep’i fiziksel olarak birbirine bağlamakla kalmadı, aynı zamanda imparatorluğun ticaret, askeri strateji ve kültürel etkileşim ağı içinde hayati bir atardamar rolü üstlendi. Dönemin en önemli ticaret yollarından biri olarak kabul edilen Roma Yolu, Doğu Akdeniz'i Mezopotamya'ya bağlayarak medeniyetlerin kesişme ve buluşma noktası oldu. Tarihe köprü kuran mühendislik başarısı Roma İmparatorluğu'nun meşhur "tüm yollar Roma'ya çıkar" anlayışının somut örneklerinden biri olan bu yol, günümüzde dahi bazı kısımlarının sağlamlığını korumasıyla dikkat çekiyor. Uzmanlar, Roma mühendislerinin yol yapımında kullandığı çok katmanlı, dayanıklı tekniklerin bu kalıcılığın anahtarı olduğunu belirtiyor. Yüksek hassasiyetle döşenen taşlar ve gelişmiş drenaj sistemleri sayesinde yol, binlerce yılın zorlu koşullarına direnç göstererek hem bir mühendislik başarısı hem de eşsiz bir tarihsel miras değeri taşıyor. Tarihçiler, Roma yollarının sadece askeri sevkiyat ve ticari kervanlar için değil, aynı zamanda farklı kültürlerin, dillerin ve fikirlerin akışını sağlayan birer kültürel koridor görevi gördüğünü vurguluyor. Antakya-Halep hattı da bu kültürel ve sosyal etkileşimi güçlendirerek bölgenin gelişimine yön veren temel altyapılardan biriydi. Günümüzde, küresel bir kültürel miras olarak kabul edilen Antakya-Halep Roma Yolu, "yol medeniyettir" felsefesiyle inşa edilmiş ve insanlığa bırakılan kalıcı eserlerin en somut örneklerinden biri olma özelliğini sürdürüyor. Üzerinden geçen binlerce yıla rağmen ayakta kalan bu kadim yapı, geçmişle günümüz arasında somut bir köprü kurmaya devam ediyor.

Barut: Zirai don felaketinden etkilenen çiftçinin yaraları hâlâ sarılmadı Haber

Barut: Zirai don felaketinden etkilenen çiftçinin yaraları hâlâ sarılmadı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, zirai don felaketinin üzerinden aylar geçmesine karşın zararların karşılanmasına yönelik verilecek desteklerin yetersizliğine ve ödemelerin Kasım ayına sarkıtılmasına tepki gösterdi. Şubat ayında Doğu Akdeniz'de, Nisan ayında ise yurdun her yanında yaşanan zirai don felaketinin, tarımsal üretime ve çiftçilere tarihte görülmemiş şekilde zarar verdiğini hatırlatan Barut, "Ekili ve dikili tarım alanları bitti, sadece bu yıl değil çiftçinin gelecek yılları ve emeği heba oldu. Maddi zararın tahmini boyutu 200 milyar liranın üstünde. Aradan geçen bunca zamanda çiftçinin yaralarını sarmayıp zararını karşılamayanlar, şimdi zirai don mağduru çiftçilere 46,5 milyar liralık ödeme yapılacağını müjdeliyor. Onu da Kasım ayında yapacaklarını söylüyorlar. Kapsamlı ve yeterli destek verilip çare olunmasını istiyoruz" dedi. “Doğu Akdeniz’deki zirai donun hasarları hâlâ giderilmedi” Türkiye'de Şubat-Nisan dönemlerinde yaşanan zirai don olayına ilişkin kurulan Meclis Araştırması Komisyonu'nda hala bir sonuç alınamadığını anımsatan Barut, "Doğu Akdeniz'de yaşanan zirai don felaketinin üzerinden 6 ay, Nisan ayında Türkiye'nin dört bir yanında meydana gelen afetin üzerinden 4 aydan fazla zaman geçti. Hala yaralar sarılmadığı, üreticinin feryadı duyulmmadığı ve etkin adımlar atılıp tarıma ve çiftçiye destek verilmediği gibi şimdi aklımızla alay eder gibi göstermelik destek açıklamalarıyla, onu da Kasım ayına erteleyerek sorunu çözmek yerine daha da büyütüyorlar" şeklinde konuştu. “Çiftçinin kanayan yaraları sarılmalı” Ayhan Barut, zirai don zararlarının karşılanması gerektiğini belirterek şunları söyledi: "Artan maliyetler, kuraklık, aşırı sıcak, zirai don ve dolu gibi felaketlerin yanı sıra ürünü para etmediği için mağdur olan çiftçiler borç batağına saplandı. Ülkemizin gıda egemenliği tehlikeye düşmüş, açlık ve kıtlık riski büyümüştür. Bir an önce çiftçinin kanayan yaraları sarılmalı, tarımsal üretime yeterli destek verilmelidir. Şimdi zirai don felaketi için TARSİM yaptıran 50 bin kişinin 23 milyar lira, sigorta yaptırmayan 420 bin çiftçinin de 23,5 milyar lira alacağını açıkladılar. Bu bile gösteriyor ki TARSİM uygulaması işlevsel değil, teşvik edici değil. Bu sistemin yeniden ele alınıp düzenlenmesi şart. Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) poliçeleri uygun hale getirilmeli, raporlar karmaşadan uzak olmalı, çiftçi lehine kolaylaştırılmalı, yüksek bedelli prim sisteminden vazgeçilmelidir. TARSİM yaptıranların ödemesi hemen gerçekleştirilmelidir. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi borçlarıyla ilgili 3 yıl süreli faizsiz erteleme dışında limitler yükseltilerek sübvansiyonlu olarak çiftçinin finansmanla ilgili sorunu çözülmelidir. Sulama ve elektrik bedelleriyle ilgili acilen düzenleme yapılmalı, tohumdan fidana, gübreden zirai ilaca, mazottan fideye tüm maliyet kalemlerinde çiftçiye ayni ve nakdi yardımlar sağlanmalı, çiftçinin ihtiyacı giderilmelidir. Özellikle TARSİM ile ilgili düzenlemeler ele alınırken sıcaktan dona kadar doğal afetlerle mücadele önlemlerinde çiftçinin önü açılmalı, teknolojiden yararlandırılmalı, üreticilere önce rol üstlenilerek destek verilmelidir."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.