#dolandırıcılık

İLKHABER-Gazetesi - dolandırıcılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, dolandırıcılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İstanbul'da 10 milyonluk vurgun: Kendilerini MİT personeli olarak tanıtan şüpheliler yakalandı Haber

İstanbul'da 10 milyonluk vurgun: Kendilerini MİT personeli olarak tanıtan şüpheliler yakalandı

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güven Timleri Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından, 2 Nisan tarihinde saat 17.00 sıralarında Sultangazi ilçesi Esentepe Mahallesi'nde gerçekleştirilen uygulama sırasında durumundan şüphelenilen 3 kişi durduruldu. Yapılan incelemelerde kimlik bilgileri belirlenen Ö.S. (21), Y.E.G. (18) ve M.T.'nin (21) üstü arandı. Aramalarda 155 gram altın ile 19 bin 800 dolar ele geçirildi. Altın ve paraların arasında bulunan dekontun incelenmesi sonucu M.A. (53) isimli kadının adına ulaşıldı. M.A. ile yapılan görüşmede, kendisini MİT görevlisi olarak tanıtan şahıslar tarafından hakkında terör soruşturması bulunduğu yönünde kandırıldığı, bu kapsamda 7 Mart tarihinden 2 Nisan tarihine kadar yaklaşık 10 milyon TL değerindeki altın ve dövizi şüphelilere teslim ettiği öğrenildi. Yapılan çalışmalarda, şüphelilerin üzerinden çıkan 155 gram altın ve 19 bin 800 doların, M.A. tarafından aynı gün Şişli Maçka Parkı civarında kendilerini MİT görevlisi olarak tanıtan şahıslara verildiği belirlendi. Uygulama noktasında yakalanan şüpheliler gözaltına alınırken, ele geçirilen altın ve döviz muhafaza altına alındı. 'Nitelikli dolandırıcılık' suçundan haklarında işlem yapılan şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.

"Öz evladım yerine koydum, her şeyimi aldı": Hacer Kaptan'ın 16 milyonluk hukuk savaşı Haber

"Öz evladım yerine koydum, her şeyimi aldı": Hacer Kaptan'ın 16 milyonluk hukuk savaşı

Almanya'dan geldiği Eskişehir'de oğlu gibi güvendiği kişi tarafından yaklaşık 16 milyon TL dolandırıldığını öne süren 75 yaşındaki Hacer Kaptan, hem maddi hem de manevi olarak yıprandığı belirterek adli süreçle ilgili yetkililerden yardım beklediğini söyledi. İddiaya göre, yıllarca Almanya'nın Münih kentinde yaşamını sürdüren 3 çocuk annesi Hacer Kaptan, yaklaşık 8 yıl önce Eskişehir'e geri döndü. Tunalı Mahallesi'ndeki dairesine yerleşen Kaptan, o tarihlerde gittiği bir lokantada İ.G. isimli şahısla tanıştı. Kaptan, zaman içerisinde oğlu gibi görüp dükkan açtığı ve maddi destek sağladığı İ.G. tarafından yaklaşık 16 milyon TL dolandırıldığını öne sürdü. Güveninin kötüye kullanılması yoluyla ipotek edilen evinde kedileriyle birlikte yaşamını sürdüren talihsiz kadın, başına gelenlerin ardından öz evlatlarıyla da arasının bozulduğunu söyledi. "Anne-oğul gibiydik, dağ gibi arkamda duruyordu" Yaklaşık 48 sene boyunca birçok farklı iş yaparak gurbette çalıştığını söyleyen Hacer Kaptan, "Beş çocuk annesiydim, 2'si vefat etti, 3'ü şu an Almanya'da. Oradaki domuz kokusunu, her gün çalan kilise çanını duymak istemediğim için buraya geldim. Burada komşumuzun lokantasında tesadüfen İ.G. diye bir çocukla tanıştım. Efendiydi, dürüsttü ama sonradan kendini dağıttı. Ara sıra bana uğruyordu, ‘Anne ne yapıyorsun?' diye soruyordu. Anne-oğul gibiydik, dağ gibi arkamda duruyordu" dedi. "Çoğu insanın öz evlatlarına yapamadığını ben ona yaptım" Oğlu gibi gördüğü İ.G.'ye banka hesaplarını verdiğini ve bir dükkan açtığını dile getiren Kaptan, "Yaptığı iş zordu, ayakları falan yaralıydı, işsiz kaldığı için dükkân açtık. Arabalar aldık, onları sattı. Kumara mı verdi, ne yaptı hiç bilmiyorum. Çoğu insanın öz evlatlarına yapamadığını ben ona yaptım. Öz evladım yerine koydum onu" ifadelerini kullandı. "Kaçıp gittikten sonra dolandırıldığımı anladım" Hacer Kaptan, bahse konu şahsın kendisi adına borçlandığını öne sürdü. Şahsın aldığı parayı yine kendisine ait olan İBAN'a atıp başka hesaplara transfer ettiğini iddia eden Kaptan, şunları söyledi: "Mesela tefeciden aldığı para benim hesabıma geliyor, o hesaptan bir pavyondan tanıdığı kızın hesabına gönderiyor. Hesaplar aracılığıyla da parayı geçiriyor. O kaçıp gittikten sonra dolandırıldığımı anladım. Bir de o sürede 3 aylığına biriyle evlilik yaptı. Kadının cipini, iki dairesin, 1 milyon TL parasını aldı, onu da bıraktı. Bu kişi 17 Ağustos 2025 tarihinde kaçtı." "Yaklaşık 16 milyon Türk Lirası zararım, 11 tane icram var" Kendisine çok sayıda icra geldiğini belirten Kaptan, "Şu anda oturmuş olduğum evi ipotek yaptığını bilmiyordum, öğrenince şok oldum. Psikolojim bozuldu, her hafta psikoloğa gidiyorum. En az 10 kişiyi daha dolandırmış. Dört dairem vardı, 140 metrekare arsam, 40 bin dolar param vardı. Bana tapuda, ‘İşleminiz ne?' diye sormadılar. Ben bu kişiye vasilik vermemiştim. Yaklaşık 16 milyon Türk Lirası zararım, 11 tane icram var. Yaşananların ardından evlatlarımla da aram bozuldu" şeklinde konuştu. Hacer Kaptan, dolandırıcılık olaylarına karıştığı iddia edilen şahsın polis ekiplerince farklı bir ilde yakalandığını ve şu anda başka suçtan cezaevinde yattığını söyledi.

Önce 1.9 milyonunu aldılar, sonra evini sattırdılar! Konya’da emlakçının pes dedirten dikkati Haber

Önce 1.9 milyonunu aldılar, sonra evini sattırdılar! Konya’da emlakçının pes dedirten dikkati

Konya'da kendine ulaşan dolandırıcılara 1 milyon 900 bin lirasını kaptıran yaşlı adam, aynı dolandırıcıların dairesini sattırıp parasını almaya çalışmasından şüphelenen emlakçının dikkatiyle son anda ikinci kez dolandırılmaktan kurtuldu. Edinilen bilgiye göre, geçtiğimiz mart ayı içerisinde Konya'nın Beyşehir ilçesinde yaşayan 85 yaşındaki Cezmi Arıkan'ı telefonla arayan dolandırıcılar kendilerinin emniyetle bağlantılı operasyon içerisinde olduğunu söyledi. Şebeke üyeleri yaşlı adamı, "kimliğiniz şebeke tarafından ele geçirildi, adınıza yasa dışı işlem yapılıyor" diye korkuturken, Arıkan tedirgin olarak şahıslara "yapılması gerekeni yapayım" dedi. Bunun üzerine telefon dolandırıcıları, sözde adını 'Doğan Güneş' verdikleri bir operasyon yürüttüklerini, bu operasyonun başarılı olması için Cezmi Arıkan'ın hesaplarındaki parayı güvenli hesaba aktarması gerektiğini söyledi. Yaşlı adam ise hesabındaki 1 milyon 900 bin lirayı istenilen hesaba gönderdi. Parayı aldıktan bir süre sonra dolandırıcılar tekrar Arıkan'ı arayarak, operasyonun büyük çerçeveli olduğunu belirtip merkez Meram ilçesindeki dairesinin de satılması gerektiğini söyledi. Bunun üzerine yaşlı adam merkez Selçuklu ilçesindeki bir emlakçıya giderek, ‘Borcum var, acil, hatta bugün dairemi satmak istiyorum' dedi. Emlakçı Ferhat Çetin, yaşlı adamın panikle daire satmak istemesinden şüphelenirken, satış bedeli alınıp tapu devri yapılarak satış işlemi tamamlandı. Şüpheleri geçmeyen emlakçı Çetin, bir şeyler ikram etmek için Cezmi Arıkan'ı ofisine getirdi. Yaşlı adam ofisinde olduğu sırada bir iş için kısa süreli dışarı çıkan Ferhat Çetin, iş yerinin güvenlik kamerasını açtığında Cezmi Arıkan'ın telefon dolandırıcılarıyla konuştuğunu fark etti. Çetin, durumu yaşlı adamın şehir dışındaki kardeşlerine ulaşarak bilgi verdi. Cezmi Arıkan'ın yakınları gelene kadar kendisine dolandırıldığını anlatan Ferhat Çetin, dolandırıcıların ağından yaşlı adamı kurtardı. "85 yaşındaki bir insan acil 2 gün içerisinde dairesini neden satar diye şüphelendim" Yaşlı adamı tekrar dolandırılmaktan kurtaran Ferhat Çetin olay gününü anlatarak, "Cezmi amca beni aradığında dairesini satmak istediğini söyledi, ben de ilgileniriz dedim. ‘2 gün içerisinde acil satılması gerekiyor' diye söyledi. Cezmi amca Beyşehir'den geleceği için ben ertesi güne randevu verdim. Cezmi amca ile ertesi gün buluştuk. Kendisini karşıladım, aldım ofise gelirken de sohbet ettik. Çocuğunun olmadığını, eşinin vefat ettiğini, kardeşlerinin olduğunu detaylı bir sohbetimiz oldu, ofise geldik. Bana acil dairesini satmak istediğini söyleyince şüphelendim. 85 yaşındaki bir insan acil 2 gün içerisinde dairesini neden satar diye sorgulamaya başladım. Ertesi gün geldiğinde yetki işlemleri için bana telefonunu verdi. Telefondan yetki işlemi yaptım, kardeşlerinin numaralarını aldım. Cezmi amcayla yine sohbetimiz bitti, çayımızı içtik yolcu ettim. Ben ofise geldim İstanbul ve Mersin'deki kardeşlerini aradım. Dairesini satmak istediğini, haberleri olup olmadığını sordum, öyle bir şeyden haberimiz yok dediler. Cezmi amcayı aradı kardeşleri, ‘Abi ne yapıyorsun, iyi misin, Meram'daki daire boş burayı kiraya verelim' dediler ‘yok' diye cevap verdi. Satmak istemediğini söylemiş. Sonra tekrardan bana dönüş yaptılar ve ‘Ferhat bey biz abimizle görüştük abimiz bizden bir şeyleri saklıyor. Siz bu dairenin satışını yapın sonrasında da yine oturup konuşalım' dediler. Ben daireyi 2-3 gün sonra satışı için bir müşteri ile anlaştım tabii kardeşlerine sürekli bilgi veriyorum, çünkü bir şeylerden şüpheleniyorum. Cezmi amcaya da soruyorum ama bana söylemiyordu" dedi. Yapay zeka ile yaşlı adamı inandırdı Daire satışının ardından parayı şahıslara göndermeden dolandırıcılık olayını ispat ettiğini anlatan Ferhat Çetin, "Tapudan çıktıktan sonra ben aracın bagajına paranın tamamını koydum. Cezmi amca ile birlikte ofise geldik. Cezmi amca oradan kendisini uğurlayacağımı biliyor ama ben göndermedim. Cezmi amcayı getirdim ofise, parayı da güvenli bir yere koydum. Şüphe üzerine Cezmi amcaya dedim ki ‘Amca sen otur ben karşıdan bir daire göstereceğim' diye ofisimden ayrıldım. Ofisten çıkar çıkmaz cep telefonumdan kamera görüntülerini izlemeye başladım. Cezmi amca dolandırıcılarla konuşuyordu onu fark ettim, ‘artık kesin' dedim. Sonrasında ofise geri geldim bunu Cezmi amcaya anlatmaya çalıştım ‘seni dolandırıyorlar' dememe rağmen ‘yok' diyerek ikna olmadı. Sonra amcaya ‘sanatçı veya siyasetçi sevdiğin bir insan' var mı diye sordum o da Orhan Gencebay'dan bahsetti. ‘Orhan Gencebay'ı çok severim' dedi. Cezmi amcanın fotoğrafını çektim ve yapay zekayla ikisini yan yana koyup Cezmi amcaya gösterdim. Orada şok oldu bunu nasıl yaptın diye. Öyle olunca Cezmi amcayı inandırmış oldum. Ondan sonra bir sohbet esnasında belki 10-15 dakika geçti. Cezmi amca 1 milyon 900 bin liradan bahsetti. Bunu bankaya bir ay öncesinden gönderdiğini ama bunu güvenli hesap üzerinde beklettiğini söyledi. Meğer benden önce Cezmi amcayı bir defa dolandırmışlar. 1 milyon 900 bin lirasını almışlar. Bu ikinci olay aynı şahıslar bundan sonra da Cezmi amcanın 2-3 dairesi ve arabası sırasıyla hepsini dolandırıp alacaklarmış. Çok şükür onların önüne geçmiş olduk" diye konuştu.

Adana’da IBAN tuzağı: Arkadaşına güvendi, 70 dolandırıcılık davasıyla hayatı karardı Haber

Adana’da IBAN tuzağı: Arkadaşına güvendi, 70 dolandırıcılık davasıyla hayatı karardı

Adana'da yaşayan 2 çocuk babası Yasin Örsdemir, 2020 yılında çocukluk arkadaşı S.T.'nin, "Bize hesap lazım, sana da para vereceğiz" demesi üzerine güvenip IBAN'ını verdi. 1 ay sonra bankadan aranan Örsdemir, "Hesabınız dolandırıcılık faaliyetlerinde kullanılıyor" denmesi üzerine hesabını kapattırdı. Bir süre sonra da Örsdemir hakkında evine dolandırıcılıktan mahkeme evrakları gelmeye başladı. Aradan geçen süreçte hakkında 70 dava açılan Yasin Örsdemir, bu davaların 52'sini kapattı ancak hakkındaki 18 davanın yargı süreci devam ediyor. Bu süreçte 3 kere cezaevine de giren Örsdemir, şimdi yeniden cezaevine girmemek için mücadele ediyor. "Hiç şüphelenmedim, hepsini teslim ettim" Çocukluk arkadaşına güvendiği için başına gelmeyen kalmadığını belirten Örsdemir, "Çocukluk arkadaşım olduğu için güvendim. Bana hesap ve kartlarımı vermemi istedi. Hiç şüphelenmedim, hepsini teslim ettim. Sonrasında benim adıma Türkiye genelinde dolandırıcılık yapılmış. 52 dosya açıldı ve kapandı, şu an 18 dosyam halen devam ediyor. Toplamda 3 kez cezaevine girdim, 1 yıl yattım. Özel bir şirkette çalışıyordum, işimden oldum. Hem kendi aracımı hem de babamın aracını satmak zorunda kaldık" dedi. "6 yıldır bu durumla uğraşıyorum" Bazı dosyalardan beraat ettiğini ancak bazı dosyalarda ceza aldığını dile getiren Örsdemir, "Mahkemelerde bilirkişi raporlarında bile olayın içinde olmadığım, para çekmediğim, kimseyle görüşmediğim açıkça yazıyor. Buna rağmen ceza alıyorum. 6 yıldır bu durumla uğraşıyorum. Çalışamıyorum, iş bulamıyorum. Sabıkam olduğu için kimse işe almıyor" ifadelerini kullandı. "2 çocuğum var, çok zor durumdayız" Kendisini bu sürece sürükleyen arkadaşının yurt dışına kaçtığını öne süren Yasin Örsdemir, "Şu an yurt dışında hayatını yaşıyor. Sadece benden değil, birçok kişiden hesap almış. Mahkemede herkes aynı kişiyi söylüyor. Mağdur biz olduk. Şu ana kadar yaklaşık 500 bin lira borç ödedik, 250 bin lira borcumuz kaldı. Çalışabilsem zararları karşılamaya devam edeceğim ama sabıkadan dolayı iş bulamıyorum. Sürekli cezaevine girip çıkıyorum. 2 çocuğum var, çok zor durumdayız" dedi. "Ben yaşadım, çok ağır sonuçları oluyor" Vatandaşlara da uyarıda bulunan Örsdemir, kimseye IBAN verilmemesi gerektiğini söyleyerek, "Kimse kimseye güvenip IBAN ya da kart vermesin. En yakınınız bile olsa vermeyin. 'Küçük bir para atacağım' deseler bile inanmayın. Ben yaşadım, çok ağır sonuçları oluyor. Bilseydim asla vermezdim, kandırıldım. Ben de mağdurum" dedi. Cezaevinde benzer durumları yaşayan çok sayıda kişiyle karşılaştığını da anlatan Yasin Örsdemir, "Orada gördüğüm insanların çoğu aynı şekilde kandırılmış. Yaşlısı var, genci var. Herkesi bir tanıdığı bu işe sürüklemiş. Ben de bir arkadaş kurbanıyım" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.