#Dr. Haluk Uygur

İLKHABER-Gazetesi - Dr. Haluk Uygur haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dr. Haluk Uygur haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Fotoğraf Günleri’nde gündem yapay zekâ: Dr. Uygur’dan çarpıcı mesajlar Haber

Fotoğraf Günleri’nde gündem yapay zekâ: Dr. Uygur’dan çarpıcı mesajlar

Yakındoğu Üniversitesi tarafından bu yıl 10’uncusu düzenlenecek Uluslararası Fotoğraf Günleri, sanat ve teknolojinin geleceğine ışık tutacak önemli bir buluşmaya sahne olacak. Etkinlik kapsamında Altınoran Düşünce ve Sanat Derneği Onursal Başkanı Dr. Haluk Uygur, yapay zekanın sanat üzerindeki dönüştürücü etkisini ele alan dikkat çekici bir konuşma gerçekleştirecek. 21 Mayıs’ta Yakındoğu Üniversitesi’nde düzenlenecek programda konuşacak olan Dr. Uygur, hızla değişen dünyada sanatın yalnızca estetik değil, kavramsal bir dönüşüm de yaşadığına dikkat çekecek. Sanatta düşünsel altyapının her geçen gün daha belirleyici hale geldiğini vurgulayacak olan Uygur, yapay zekanın sanat üretim süreçlerinde merkezî bir rol üstleneceğini ifade edecek. Fotoğraf ve sanat dünyasının geleceğine ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulunmaya hazırlanan Uygur’un konuşmasında, yapay zekanın yalnızca teknik bir araç değil, aynı zamanda yeni bir ifade dili haline geldiği fikri öne çıkacak. Geleneksel sanat anlayışının yerini giderek daha fazla dijital üretim süreçlerine bıraktığını belirtecek olan Uygur, yakın gelecekte sanat eserinden çok, o eseri ortaya çıkaran yapay zekâ komutlarının yani “prompt”ların değer kazanacağını savunacak. Uluslararası Fotoğraf Günleri’nde yalnızca fotoğraf sanatının değil, insanlığın geleceğinin de tartışılacağını belirten organizasyon yetkilileri, etkinliğin sanatçılar, akademisyenler ve teknolojiye ilgi duyan gençler için önemli bir platform oluşturacağını ifade etti. Altınoran Düşünce ve Sanat Derneği Onursal Başkanı Dr. Haluk Uygur ise etkinlik öncesinde yaptığı değerlendirmede, “Yapay zekanın etkisini artık yalnızca sanatta değil, tıptan eğitime kadar yaşamın her alanında hissediyoruz. Önümüzdeki süreçte insan ile yapay zekâ ilişkisinin sosyal ve ekonomik boyutlarda yeni tartışmalar doğuracağını düşünüyorum. KKTC’de gerçekleştireceğimiz bu buluşmada sadece fotoğrafı değil, geleceğin dünyasını konuşacağız. Geleceği merak eden herkesi bu önemli etkinliğe bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

Matematik, tıp ve sanat aynı noktada buluşuyor: Gençlerin geleceğine ışık tutacak konferans Haber

Matematik, tıp ve sanat aynı noktada buluşuyor: Gençlerin geleceğine ışık tutacak konferans

Nesin Matematik Köyü’ne davet edilen gençlerin kariyer yolculuğuna katkı sunmayı amaçlayan “Kariyer Konferansı”, 11 Mayıs Pazartesi günü saat 13.30’da Adana Tabip Odası’nın Güzelyalı Mahallesi’ndeki tesislerinde gerçekleştirilecek. Konferansta, Prof. Dr. Ali Nesin tarafından Şirince’de kurulan ve Türkiye’nin en özgün eğitim projelerinden biri olarak kabul edilen Nesin Matematik Köyü’nün gençler üzerindeki dönüştürücü etkisi ele alınacak. Altınoran Düşünce ve Sanat Derneği Onursal Başkanı ve Fotoğraf Sanatçısı Dr. Haluk Uygur, gençlerin geleceğine ışık tutacak konferans öncesinde yaptığı açıklamada, matematiğin yalnızca sayılardan ibaret olmadığını, aynı zamanda yaratıcı düşünmenin temel alanlarından biri olduğunu vurguladı. Uygur, Anadolu’nun farklı kentlerinden gelen ortaokul ve lise öğrencilerinin her yıl Nesin Matematik Köyü’nde bilimsel düşünceyle buluştuğunu belirterek şunları söyledi: “Prof. Dr. Ali Nesin, Şirince’de kurduğu Nesin Matematik Köyü’nde gençlere matematiğin yaratıcı gücünü aşılamaya çalışıyor. Ben de kısa adı ESKADE olan Eğitime Sosyal Katkı Derneği’nin organizasyonuyla, bölgemizden bu köye gidecek olan gençlerimize bir ön eğitim vereceğim. ESKADE ile ortak hedefimiz, gençlerin gelecekteki kariyer yolculuklarında doğru düşünme becerileri kazanmalarına katkı sunmak.” Tıp, sanat ve matematik arasındaki güçlü ilişkiye dikkat çeken Uygur, tarih boyunca bilim ve sanatın birbirini besleyen iki önemli alan olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu: “Hipokrat, tıp bilimini ‘Ömür kısa, sanat uzun’ sözleriyle tanımlarken aslında bu yakınlığa işaret etmiştir. Halk arasında sıkça kullanılan ‘Tıp fakültelerinden her şey çıkar, bazen de hekim çıkar’ sözü de hekimlerin sanatla olan güçlü bağını anlatır. Çünkü sanat da tıp da matematiğin yarattığı düşünsel zeminden beslenir.” Matematiğin yalnızca teknik bir disiplin değil, aynı zamanda insan zihninin üretme ve hayal kurma kapasitesini geliştiren bir alan olduğunu belirten Dr. Uygur, gençlerin meslek seçimlerinde ezberci yaklaşımlar yerine yaratıcı düşünceyi merkeze almaları gerektiğini söyledi. Bilim, sanat ve kariyer planlamasını aynı çatı altında buluşturacak konferansın, özellikle gençler ve aileleri açısından yol gösterici olması bekleniyor. Etkinlik tüm ilgililerin katılımına açık olacak.

Kaçırılan anlar sanata dönüşüyor: Yeni atölye büyük ilgi görüyor Haber

Kaçırılan anlar sanata dönüşüyor: Yeni atölye büyük ilgi görüyor

Altınoran Düşünce ve Sanat Derneği bünyesinde hayata geçirilen “Altınoran Sanat Okulu”, sanat eğitimine odaklanan iki ayrı atölye programıyla çalışmalarına başladı. İlk dersi 9 Nisan’da gerçekleştirilen ve yaklaşık 10 hafta sürmesi planlanan program kapsamında, biri kuramsal diğeri üretim temelli iki atölye kurgulandı. Eğitim sürecinde katılımcılara hem sanat tarihine ilişkin geniş bir perspektif sunulması hem de çağdaş sanat pratikleri üzerinden uygulamalı deneyim kazandırılması hedeflendi. Bu yılki atölye çalışmaları hayli ilgi gördü. Derneğin onursal başkanı fotoğraf sanatçısı Dr. Haluk Uygur, atölye çalışmalarına ilişkin değerlendirmesinde, fotoğrafın doğası ve sınırlarına dikkat çekti. Uygur, doğanın başlı başına büyüleyici bir yapıya sahip olduğunu ancak fotoğraf teknolojisinin çoğu zaman sanatçıyı tek bir kadraj ve an ile sınırladığını vurguladı. Fotoğrafın yalnızca belirli bir anı temsil etmesinin, yaşamın sürekliliğini ve çok katmanlı yapısını yansıtmada yetersiz kalabildiğini belirten Uygur, sanat üretiminde mekânsal ve zamansal genişliğin önemine işaret etti. Dr. Uygur, “Deklanşöre basıldığı anın öncesi ve sonrasında yaşananlar da gerçekliğin ayrılmaz bir parçasını oluşturuyor” ifadesini kullandı. Bu yaklaşım doğrultusunda Altınoran bünyesinde yürütülen atölyelerde, gelişen teknolojilerin sunduğu olanaklardan yararlanılarak “bütünsel gerçeklik” fikri üzerine çalışmalar gerçekleştirildiğini dile getiren Uygur, “Büyülü Gerçeklik başlığı altında toplanan bu üretimlerde, tek bir fotoğraf karesine sığdırılamayan gerçekliğin yeniden yorumlanması amaçlandı” diye konuştu. Dr. Haluk Uygur, daha önce 10. Berna Ateşoğlu Sanat Günleri’nde bir enstalasyon eşliğinde izleyiciyle buluşan Büyülü Gerçeklik çalışmalarının, Yakın Doğu Üniversitesi Uluslararası 10. Fotoğraf Günleri kapsamında da sanatseverlerle paylaşılacağı bilgisi verdi. Uygur, 13 sanatçının katkısıyla hazırlanan serginin, “Görmenin Geleceği: İmgenin Dönüşümü” konusunun yoğun bir şekilde tartışılacağı etkinlikle ufuk açıcı bir çalışma olması temennisinde bulundu.

Yüksel Aksu Sinematek Adana’da: “Dondurmam Gaymak” ile ortak izleme ve tartışma Haber

Yüksel Aksu Sinematek Adana’da: “Dondurmam Gaymak” ile ortak izleme ve tartışma

Adana’da bilinçli bir izleyici kitlesi oluşturmak ve sinemanın toplumsal değişim potansiyeline katkı sunmak amacıyla 14 yıl önce kurulan Sinematek Adana etkinlikleri aralıksız sürüyor. Kurulduğu günden bu yana her ayın son cuma günü Başkent Üniversitesi Kışla Yerleşkesi Sergi ve Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen gösterimler, sinemaseverlerin yoğun ilgisini görüyor. Programın 14. yıl etkinliği kapsamında bu hafta önemli bir konuğu ağırlanacak. Etkinlikte yönetmen Yüksel Aksu konuk olacak. Aksu’nun çok sayıda ödül kazanan filmi Dondurmam Gaymak, katılımcılarla birlikte izlenecek ve film üzerine yapılacak söyleşiyle kolektif bir düşünme ortamı oluşturulacak. 24 Nisan Cuma günü düzenlenecek etkinlik saat 20.00’de başlayacak. Başkent Üniversitesi Adana Kışla Yerleşkesi Sergi ve Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilecek gösterim, her zaman olduğu gibi ücretsiz olarak izlenebilecek. Altınoran Düşünce ve Sanat Derneği Onursal Başkanı Dr. Haluk Uygur ise etkinliğe ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Sinematek Adana, yalnızca film izlenen bir alan değil; aynı zamanda düşüncenin, eleştirinin ve ortak aklın üretildiği bir kültür zemini haline geldi. 14 yıldır kesintisiz süren bu emek, Adana’da sinemanın bir sanat olmanın ötesine geçerek toplumsal bir bilinç alanına dönüşmesini sağlıyor. Bu birikimin daha da büyüyerek yeni kuşaklara ilham vermesini diliyoruz.”

Adana’dan dünyaya: Altınoran sanatla değişimi hedefliyor Haber

Adana’dan dünyaya: Altınoran sanatla değişimi hedefliyor

Altınoran Düşünce ve Sanat Derneği Onursal Başkanı, fotoğraf sanatçısı Dr. Haluk Uygur, derneğin sanat anlayışını ve hedeflerini anlattı. Altınoran’ın yalnızca bir sanat topluluğu değil, aynı zamanda multidisipliner bir düşünce ve üretim alanı olduğunu belirten Uygur, “Altınoran bir sanat okulu olarak kurgulandı. Dünyadaki değişimlere paralel şekilde sanat üzerine öneriler geliştiren, bu önerileri de somut sanat ürünlerine dönüştüren bir yapıya sahibiz. Bu yönüyle Bauhaus yaklaşımına benzer bir model oluşturuyoruz” dedi. Sanatın Altınoran için bir amaç değil, toplumsal dönüşümün aracı olduğunu vurgulayan Uygur, her etkinliğin özgün bir yaklaşımla hayata geçirildiğini ifade etti. Dr. Uygur, “Biz öngörülerimizi sergileyip, sanat etkinlikleriyle izleyiciye aktarıyoruz. Her etkinliğimizde daha önce görülmemiş bir yenilik ortaya koymayı hedefliyoruz. Bu yüzden Altınoran sergileri artık birer ‘efsane’ olarak anılıyor” diye konuştu. Altınoran etkinliklerinin yalnızca eserlerle sınırlı kalmadığını, izleyici katılımının da önemli bir unsur olduğunu dile getiren Uygur, “Bizim sergilerimizde izleyici sadece izleyen değil, düşünen ve üreten bir parça haline gelir. Sergilenen her eser, izleyicinin kendi düşüncesini üretmesine zemin hazırlar. Her proje ise geleceğe yönelik bir bakış içerir” ifadelerini kullandı. Gerçekleştirdikleri projelerle toplumsal faydayı öncelediklerini belirten Uygur, deprem sonrası düzenlenen Antakya Medeniyetler Korosu performansından, “Adana’ya Güç Verenler” ve “Adana’nın Gelinleri” projelerine kadar birçok çalışmanın sivil toplum iş birlikleriyle hayata geçirildiğini aktardı. Dr. Haluk Uygur, “Her çalışmamız Adana’dan dünyaya uzanmayı ve mutlaka bir şeyi olumlu yönde değiştirmeyi amaçlar” dedi. Altınoran’ın gelecek hedeflerine de değinen Uygur, Adana’da çağdaş sanatlar müzesi kurmak, “Çatıaltı Sohbetleri” ile sürekli bir düşünce ortamı oluşturmak ve tematik kültür gezileri düzenlemek istediklerini belirtti. Fotoğraf, sinema ve müzik başta olmak üzere bilinçli bir izleyici kitlesi oluşturmayı amaçladıklarını kaydeden Uygur, yeni sanat alanları üretmenin de öncelikleri arasında olduğunu söyledi. Uygur, şunları kaydetti: “Tüm değerlerin çöktüğü bir dönemde, değerleri yeniden yükseltmek bir erdemdir. Biz de Altınoran olarak değişime teslim olmak yerine, sanatı bir araç olarak kullanıp olumlu yönde değişim yaratmaya gönüllüyüz.”

Altınoran Sanat Okulu iki atölyeyle eğitime başlıyor Haber

Altınoran Sanat Okulu iki atölyeyle eğitime başlıyor

Altınoran Düşünce ve Sanat Derneği’nin “Altınoran Sanat Okulu”, sanat eğitimine yönelik iki ayrı atölye programıyla yeni dönemine başlıyor. Program kapsamında biri teorik, diğeri üretim odaklı olmak üzere planlanan atölyelerin, katılımcılara hem sanat tarihine dair kapsamlı bir perspektif kazandırması hem de çağdaş üretim pratikleriyle uygulamalı deneyim sunması hedefleniyor. İlk atölye olan Temel Sanat Tarihi Atölyesi, sanat akımlarını kronolojik bir sıra içinde ele alarak bu akımların toplumsal dönüşümlerle olan etkileşimini inceleyecek. Yüz yüze gerçekleştirilecek atölyede katılımcılar, sanatın geçmişten bugüne uzanan gelişim sürecini değerlendirirken, farklı dönemler arasında bağ kurma imkânı bulacak. 12 hafta sürecek programın ardından, daha ileri düzey atölyelerin de açılması planlanıyor. İkinci atölye ise üretim temelli bir yapı üzerine kuruldu. Bu atölyede, değişen teknolojilerin sanatsal düşünce üzerindeki etkileri ele alınacak ve katılımcıların kendi üretimlerine bu etkileşimleri yansıtmaları sağlanacak. Kolaj tekniğinden yapay zekâ destekli üretim süreçlerine kadar geniş bir yelpazede yürütülecek çalışmalarda, tarihsel kırılma dönemleri ile günümüzün dönüşümleri arasında paralellikler kurulacak. Bir yıl sürecek atölye sonunda katılımcıların üç ayrı sergi ortaya koyması öngörülüyor.Altınoran Sanat Okulu’nun her iki atölye programında da rekabetten ziyade bireysel gelişimi esas alan, hümanist bir yaklaşım benimsendiği; ayrıca Adana merkezli bir sanat ekolü oluşturma hedefinin öne çıktığı ifade ediliyor. Altınoran Düşünce ve Sanat Derneği Onursal Başkanı, fotoğraf sanatçısı Dr. Haluk Uygur ise sanat eğitiminin günümüz koşullarındaki önemine dikkat çekerek, “Etrafımızda savaşların olduğu, ekonomik sıkıntıların çoğaldığı, gençlerin iş bulma sıkıntısı yaşandığı bu dönemde sanat eğitimi tam da bu nedenle gereklidir. Bu zorlukların aşılması, geçmişin deneyimini geleceğe taşıyan ortak bir düşünme ve üretme alanıyla mümkündür. Altınoran’ın yaklaşımı da yalnızca duvara eser asmak değil, toplumu ileriye taşıyacak bir sanat anlayışını geliştirmektir” ifadelerini kullandı.

Sanat ve düşünce bir araya geliyor: Altınoran Akademi Atölyeleri başlıyor Haber

Sanat ve düşünce bir araya geliyor: Altınoran Akademi Atölyeleri başlıyor

Altınoran Düşünce ve Sanat Derneği Onursal Başkanı, fotoğraf sanatçısı Dr. Haluk Uygur, dernek bünyesinde başlatılacak “Altınoran Akademi Sanat Atölyeleri” hakkında açıklamalarda bulundu. Uygur, hızla gelişen teknoloji ve yapay zekânın sanat üretim süreçlerini kolaylaştırdığını, ancak sanatın özünün insanın duygu ve düşünce dünyasında şekillenmeye devam ettiğini vurguladı. Uygur, günümüzde resim yapmak, fotoğraf çekmek ya da yazı yazmanın teknoloji sayesinde herkes için erişilebilir hale geldiğini belirterek, “Eskiden teknik ustalık ve yetenek gerektiren alanlar artık yapay zeka ile kolaylaştı. Ancak bu, sanatın yapay zekâya bırakılacağı anlamına gelmez. Sanatın toplumu ileriye taşıma rolü sürüyor” dedi. Sanat üretiminde yeni dönemin gerekliliklerine dikkat çeken Uygur, teknik beceriden çok duygu, düşünce ve hayal gücünün önem kazandığını ifade etti. Organik zekânın, yani insan aklının yapay zekâyı yönlendirmesi gerektiğini belirten Uygur, bunun da ancak felsefi ve bilimsel bir altyapıyla mümkün olacağını söyledi. Bu doğrultuda Altınoran Akademi atölyelerinde çok yönlü düşünme biçimlerinin geliştirilmesinin hedeflendiğini dile getiren Uygur, teknik bilginin yanı sıra sanat tarihi, sanat felsefesi, çağdaş yerleştirme, göstergebilim, arkeoloji, mitoloji, psikoloji, sosyoloji, matematik-geometri ve renk bilgisi gibi alanlara ağırlık verileceğini kaydetti. İkişer aylık kurlar halinde planlanan ve birbirini takip edecek şekilde düzenlenecek atölyelerin ilki “Temel Sanat Tarihi” başlığıyla gerçekleştirilecek. Atölyede, farklı toplumsal dönemlerde ortaya çıkan sanat akımlarını şekillendiren düşünce biçimleri ve bu düşüncelerin eserlere yansımaları ele alınacak. Her perşembe saat 19.00’da başlayacak olan ve yaklaşık üç saat sürecek derslerin ilk oturumu 9 Nisan’da yapılacak. Yaklaşık 10 hafta sürecek eğitimler, Gazipaşa Bulvarı’ndaki Museart Salonu’nda yüz yüze gerçekleştirilecek. Altınoran üyeleri dışında atölye çalışmalarına katılmak isteyenlerin, Dr. Haluk Uygur ile iletişime geçmeleri gerekecek.

Dr. Uygur: 10 Kasımlar sadece yas değil, Atatürk'ü anlama günüdür Haber

Dr. Uygur: 10 Kasımlar sadece yas değil, Atatürk'ü anlama günüdür

Altınoran Düşünce ve Sanat Derneği Onursal Başkanı Haluk Uygur, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatının 87. yıl dönümünde, Atatürk’ün vizyonunu anlamanın önemine dikkat çekti. Uygur, Atatürk’ün sadece bir lider değil, aynı zamanda derin bir tarih ve kültür bilincine sahip olduğunu vurguladı. “Atatürk, bir arkeolojik kazının ne kadar pahalı bir şey olduğunu bilerek, cebinden 3000 lirayı Afet İnan’a vermek suretiyle, 1935 yılında Hititler’in başkenti Hattuşaş ve prens mezarlarının bulunduğu kent Alacahöyük’ün kazılmasını sağladı” diyen Dr. Uygur, “Büyük Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk’ün amacı, yaratmaya çalıştığı yeni ulusun, 4000 yıllık geçmiş ile bağını kurarak sağlam temeller oluşturmaktı” ifadelerini kullandı. Söz konusu kazının amacının, Anadolu’nun tarihini oluşturacak bilgilerin bilimsel olarak toplanıp, ülkeyi işgal etmeye çalışanların tezlerine bilimle karşılık verebilmek olduğuna işaret eden Dr. Uygur, “Emperyal güçler, Ege ve Akdeniz’in bir kısmında bulunan Helenistik kalıntıları gösterip, Anadolu’nun sahipleri olarak kendilerini göstermeye çalışıyorlardı. Atatürk ise geniş tarih bilgisiyle, Anadolu’nun tümünde Helenlerden 1500 yıl önce Hatti ardından Hitit uygarlığı olduğunu biliyor ve emperyal tezlere karşılık verebilmek için Hattuşaş’ın kazılmasını ve Hitit Alfabesinin okunmasını istiyordu” dedi. Uygur, Atatürk’ün Hitit tabletlerindeki sırları da bildiğini belirterek, şöyle devam etti: “Okunmamış binlerce Hitit tabletinde yatan sırların, kendisinin Nutuk’ta söylediği gibi, Anadolu’nun tarihin ilk çağlarından beri çeşitli etnografik toplumları bir araya getiren bir halk olduğunu açığa çıkaracağını biliyordu. Bunun için kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin başkentinin amblemini Hitit Güneşi yaptı, kurulmasına vesile olduğu önemli bankalardan birinin adını da ETİBANK koydu. Bu yüzden Ankara’nın amblemini değiştirip başka bir şey yapmak, ülkeyi bütünleştiren bir tezi yok etmek anlamına gelirdi. Ve bunu bir beka sorunu olarak gördü.” Uygur, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu anlamda biz Altınoran olarak, 10 Kasımları bir yas günü değil, Atatürk’ü anlamak için bir fırsat olarak görüyoruz. Onun izlerindeki bilim ve sanatın ışığını arayarak onu anlamaya çalışırız.”

Lösemili çocuklardan sanatla direnç öyküsü Haber

Lösemili çocuklardan sanatla direnç öyküsü

Altınoran Düşünce ve Sanat Derneği, LÖSEV iş birliğiyle yürüttüğü “Çiçeklerin Şarkısı” adlı sosyal sorumluluk projesiyle lösemiyle mücadele eden çocukları sanatın birleştirici gücüyle buluşturdu. 6 Kasım 2025 Perşembe günü saat 19.00’da Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu ve Fuaye Alanı’nda gerçekleştirilecek sergi ve müzik dinletisiyle, gençlerin umut dolu yolculuğu sanatseverlerle paylaşılacak. Altınoran Düşünce ve Sanat Derneği Başkanı Yaşar Ateşoğlu, projenin amacına ilişkin yaptığı açıklamada, şunları söyledi: “Sanatın iyileştirici gücüne inanıyoruz. Bu özel projede 8–16 yaş arasındaki lösemiyle mücadele eden gençlerle bir araya geldik. Onlara yalnızca fotoğraf çekmeyi değil, dünyaya farklı bir gözle bakmayı, ışığın, umudun ve paylaşmanın anlamını öğretmeye çalıştık. Garden Koala’nın renkli çiçek seralarında objektifleriyle hayata dokundular. Rüya Eylül Ritim Atölyesi’nde ise duygularını müziğe dönüştürdüler.” Altınoran Düşünce ve Sanat Derneği Onursal Başkanı ve projenin sanat yönetmeni Dr. Haluk Uygur da sanatın yalnızca estetik bir ifade biçimi olmadığını vurgulayarak, şöyle konuştu: “İlk bakışta, fotoğraf alanında lösemiyle mücadele eden gençlerimizi eğitmek gibi bir hedefimiz olduğu düşünülebilir. Ancak asıl amacımız, sanat aracılığıyla yaşamın zorluklarıyla baş etme gücünü gençlerin dünyasına kazandırmaktı. Biz sanatın sadece duvarlara asılan bir obje değil, insan zihnindeki yaratım gücü olduğuna inanıyoruz. Her insan bu güce az ya da çok sahip. Bu bilinçle hareket ettik.” Uygur, projenin adını taşıyan etkinliğe tüm sanatseverleri davet ederek, “Sanatın gücü lösemiyi de yenebilir. 6 Kasım akşamı, gençlerimizin çektiği fotoğraflar ve besteledikleri ritimlerle umut dolu bir sergide buluşacağız. Her fotoğraf bir hikâyenin, her çiçek kartı bir kalp atışının yankısı olacak. Sanat iyileştirir” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.