#Dr. Müzeyyen Şevkin

İLKHABER-Gazetesi - Dr. Müzeyyen Şevkin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dr. Müzeyyen Şevkin haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dr. Şevkin: Karataş’a verilen ücretsiz halk plajı sözü hâlâ yerine getirilmedi Haber

Dr. Şevkin: Karataş’a verilen ücretsiz halk plajı sözü hâlâ yerine getirilmedi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili ve TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un 2024 bütçe görüşmeleri sırasında Adana’nın Karataş ilçesine yapılacağını açıkladığı “5 Yıldız Kalitesinde Ücretsiz Halk Plajı Projesi”nin akıbetini Meclis gündemine taşıdı. Bakan Ersoy’un TBMM Genel Kurulu’nda 2024 yılı içinde Adana-Karataş dahil 6 yeni ücretsiz halk plajının açılacağını duyurduğunu hatırlatan Dr. Şevkin, “Aradan iki yıl geçti. Yıl 2026. Karataş’ta ne açılan bir plaj var ne de kamuoyuna yapılmış net bir açıklama. Adanalılar verilen sözün tutulmasını bekliyor” dedi. Dr. Şevkin, konuyla ilgili yazılı soru önergesini TBMM Başkanlığı’na sunarak Bakan Ersoy’a projenin akıbetini sordu. “KARATAŞ’A SÖZ VERİLEN HALK PLAJI HÂLÂ YAPILMADI” Dr. Müzeyyen Şevkin, Karataş’ın Adana’nın önemli turizm potansiyeline sahip ilçelerinden biri olduğunu belirterek, “Karataş, denizi, sahili ve doğal güzellikleriyle hem Adanalılar hem de çevre illerden gelen yurttaşlarımız için önemli bir cazibe merkezidir. Ücretsiz ve nitelikli bir halk plajı projesi, hem sosyal devlet anlayışı hem de yerel turizmin canlanması açısından kıymetlidir. Ancak kamuoyuna ‘müjde’ olarak duyurulan bir yatırımın yıllarca hayata geçirilmemesi kabul edilemez.” Dr. Şevkin, Bakan Ersoy’a şu soruları yöneltti: “Karataş Halk Plajı Projesi hangi aşamadadır? Yer tahsisi ve ihale süreci tamamlanmış mıdır? 2024’te açılacağı belirtilen plaj neden hizmete alınmamıştır? Projenin yeni takvimi nedir? Adana’ya son 5 yılda turizm altyapısı için ne kadar yatırım yapılmıştır? Dr. Müzeyyen Şevkin, kamu kaynaklarının şeffaf, planlı ve bölge halkının yararına kullanılması gerektiğini belirterek, “Adanalılar artık açıklama değil, somut adım bekliyor” dedi.

Dr. Şevkin: Türkiye’de derinleşen yoksulluk Ramazan sofralarına yansıdı Haber

Dr. Şevkin: Türkiye’de derinleşen yoksulluk Ramazan sofralarına yansıdı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili ve TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin, Türkiye’de uygulanan ekonomi ve tarım politikalarının kırmızı eti geniş halk kesimleri için ulaşılamaz hale getirdiğini belirterek, son 6 yılda yaşanan fiyat artışlarının “ibret verici” boyuta ulaştığını söyledi. 2020 yılında ortalama 60-70 lira seviyesinde olan dana etinin 2026’da 1000 ila 1500 lira aralığına çıktığını vurgulayan Şevkin, maaş ve ücret artışlarının bu yükselişin çok gerisinde kaldığını ifade etti. Etin artık dar gelirli vatandaşın sofrasından ve çocukların beslenme çantasından çıktığını dile getiren Şevkin, “Kırmızı et yoksul için hayal oldu” dedi. “BİR ÖĞÜN ET YEMEK ARTIK HAYAL OLDU” Türkiye’de açlık sınırının her ay yeni rekorlar kırdığını, milyonlarca emekçi ve emeklinin bu sınırın altında yaşadığını belirten Dr. Şevkin, “Bu gerçek, ülkede derinleşen yoksulluğun en somut göstergesidir. Ramazan ayına girdiğimiz şu günlerde gerçekler çok acıdır. Milyonlarca aile iftar sofrasına bir tas çorba koyabilmenin hesabını yaparken, çoluk çocuğuyla bir öğün et yiyebilmek hâyâl olmuştur. Paylaşma ve bereket ayı olması gereken Ramazan’da sofralar eksik, tencereler boş, umutlar ise her geçen gün biraz daha azalmaktadır. Bu tablo kader değildir; yanlış tercihlerin sonucudur” şeklinde konuştu. “HAYVANCILIĞI BİTİREN POLİTİKALARDAN VAZGEÇİN” Dr. Şevkin, “Hayvancılığı bitiren maliyet politikalarından derhal vazgeçilmelidir. Yem, enerji ve üretim girdilerinde üreticiyi koruyacak acil destek paketleri açıklanmalıdır. Açlık sınırının altında yaşayan hanelere gerçek ve yeterli gıda desteği sağlanmalıdır. Gıda fiyatlarını denetleyecek şeffaf ve etkili mekanizmalar kurulmalıdır. Hiçbir anne çocuğuna “Bu Ramazan et alamıyoruz” demek zorunda kalmamalıdır. Hiçbir yurttaş, en temel besin maddesine ulaşamadığı için yoksulluğa teslim edilmemelidir. Bu ülkenin kaynakları vardır; eksik olan adil yönetimdir. Bu sonuçlar yanlış yönetimin ta kendisidir ve ülkemizin kaderi olmamalıdır” ifadelerini kullandı.

Dr. Şevkin: Madenciler için iş güvenliği sağlanmalı Haber

Dr. Şevkin: Madenciler için iş güvenliği sağlanmalı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili ve TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin, Erzincan İliç Çöpler Altın Madeni’nde 2 yıl önce yaşanan ve 9 madencinin hayatını kaybettiği facianın yıldönümünde TBMM Genel Kurulu’nda konuştu. Şevkin, Fırat Havzası’ndaki maden faaliyetlerine ilişkin, “Fırat Nehri beslenme havzası üzerinde ve fay zonunda maden faaliyetlerine izin verilmesi ciddi riskler barındırıyor” dedi. FIRAT HAVZASINDA MADEN FAALİYETLERİ FELAKET RİSKİ TAŞIYOR Fırat Nehri beslenme havzası üzerinde ve fay zonunda maden faaliyetlerine izin verilmesinin ciddi riskler barındırdığını ifade eden Dr. Şevkin, ÇED kapasite artırımına onay verilmesi ve üretim baskısıyla oluşan liç yığını kaymasının facianın temel nedenleri arasında olduğunu dile getirdi. Komisyonda sorumlu kamu görevlilerinin yer almamasını eleştiren Dr. Şevkin, devam eden duruşmaların madenci aileleri ve kamu vicdanı açısından büyük önem taşıdığını söyledi. “DAHA FAZLA CAN KAYBI YAŞANMASIN” Dr. Müzeyyen Şevkin konuşmasında ayrıca, Zonguldak’ta bir özel maden ocağında yaşanan ve iki madencinin yaşamını yitirdiği olaya da değinerek şunları söyledi: “Artık yeter, daha fazla can kaybı yaşanmasın.” Hayatını kaybeden tüm madencileri saygıyla anan Dr. Şevkin, ailelerine başsağlığı dileyerek, güvenli çalışma koşulları sağlanana kadar konunun takipçisi olacaklarını belirtti.

Dr. Şevkin: Afet politikaları insan hayatını görmezden geliyor Haber

Dr. Şevkin: Afet politikaları insan hayatını görmezden geliyor

TBMM Genel Kurulu’nda 6 Şubat depremlerinin tüm sonuçlarının araştırılması amacıyla verilen öneri üzerine CHP Grubu adına konuşan CHP Adana Milletvekili, TBMM Başkanlık Divanı Üyesi ve Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Müzeyyen Şevkin, insan yaşamının istatistiki bir veri ya da sayı olmadığını vurguladı. Türkiye’de afet politikaları nedeniyle insan hayatının değersizleştirildiğini belirten Şevkin, “İnsanların yaşadığı acılar görmezden geliniyor; ülkenin canı, geleceği, emeği ve kaynakları yok ediliyor” dedi. DR. ŞEVKİN, MARMARA VE KAHRAMANMARAŞ DEPREMLERİNİN EKONOMİK YÜKÜNÜ KARŞILAŞTIRDI Dr. Şevkin, 1999 Marmara depremlerinin ülke ekonomisine maliyetinin yaklaşık 17 milyar dolar olduğunu hatırlatarak, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin maliyetinin Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından 103,6 milyar dolar olarak açıklandığını, TBMM’de kurulan deprem komisyonu raporlarında ise bu rakamın 148 milyar dolara ulaştığının ifade edildiğini söyledi. “DEPREMZEDELER HÂLÂ KONUT BEKLİYOR” Afetlerin yol açtığı kayıpların yalnızca ekonomik boyutla sınırlı olmadığını vurgulayan Şevkin, deprem davalarının beklenen adaleti sağlamadığını, mağduriyetlerin hâlâ sürdüğünü söyledi. İktidarın 6 Şubat depremleri sonrası bir yıl içinde 650 bin konut teslim etme vaadine karşın, üçüncü yılın sonunda ancak 455 bin kalıcı konutun teslim edilebildiğini belirten Şevkin; geçici teslimler, kiracıların hak kaybı, enflasyon ve artan inşaat maliyetleri nedeniyle binlerce yurttaşın hâlâ konutuna kavuşamadığını ifade etti. Sağlıksız hasar tespitleri nedeniyle binlerce kişinin hak sahipliği için mahkemelerde süründüğünü söyleyen Şevkin, davaların uzaması nedeniyle ciddi hak kayıpları yaşandığını belirtti. Rezerv alan uygulamalarının deprem bölgesinde yaşayan yurttaşlar için adeta bir kâbusa dönüştüğünü ifade eden Dr. Şevkin, kalıcı afet konutlarının üstyapı çalışmalarının büyük oranda tamamlanmadığını söyledi. Adana’daki afet konutlarını örnek gösteren Şevkin, bu yapıların dahi hasar aldığını vurguladı. “ULUSAL AFET YÖNETİMİ BİLİMSEL VE KAMUSAL TEMELLERE DAYANDIRILMALI” Konuşmasının sonunda çözüm önerilerini sıralayan Dr. Müzeyyen Şevkin, ulusal afet yönetiminin kamusal bir anlayışla, bilimsel ve teknik ilkelere dayalı olarak yeniden yapılandırılması gerektiğini belirtti. Dr. Şevkin, afet risk azaltma kanununun acilen çıkarılması, sakınım bantlarının imar planlarına işlenmesi, deprem vergilerinin gerçek anlamda afet risk azaltma fonu olarak kullanılması gerektiğini vurguladı. Yerel yönetimler, meslek odaları ve sivil toplumun sürece katılımının önemine dikkat çeken Dr. Şevkin, Afet, Acil Durum ve İklim Değişikliği Bakanlığı kurulması ve “afet suçu”nun Türk Ceza Kanunu’na girmesi çağrısında bulundu. “İmar barışı gibi uygulamalarla riskli yapıları meşrulaştıran anlayıştan vazgeçilmelidir” diyen Dr. Şevkin, sözlerini “Suçu birbirimize atarak değil, el ele vererek bu ülkeyi afetlerden kurtarabiliriz. Birlikte başaracağız” ifadeleriyle tamamladı.

Dr. Şevkin: Aynı acıların yaşanmaması için afet yasası günün koşullarına göre yenilenmeli Haber

Dr. Şevkin: Aynı acıların yaşanmaması için afet yasası günün koşullarına göre yenilenmeli

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Başkanlık Divanı Üyesi ve Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Müzeyyen Şevkin, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin yıl dönümünde Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin afet politikalarına sert eleştiriler yöneltti. Her yıl benzer acıların yaşandığına dikkat çeken Şevkin, anma günlerinin ardından bilimin ve aklın yeniden dışlandığını, plansızlık ve çarpık kentleşmenin ise tüm hızıyla devam ettiğini söyledi. "AFET YASASI GÜNÜN KOŞULLARINA GÖRE YENİLENMELİ” 6 Şubat depremlerinin ardından TBMM’de kurulan Deprem Komisyonu raporlarını hatırlatan Dr. Şevkin, çözümün ortada olduğunu ancak siyasi iradenin eksik kaldığını belirtti. Afet yönetiminde tüm kurumlar arasında eşgüdüm sağlayacak bir Afet Bakanlığı kurulması çağrısında bulunan Dr. Şevkin, 1959’dan bu yana yürürlükte olan Afet Yasası’nın günün koşullarına uygun şekilde yenilenmesi gerektiğini vurguladı. “25 İL VE 500 KÖYDE RİSK VAR” Yapı denetimi ve kentsel dönüşümün etkin biçimde uygulanmasını isteyen Dr. Şevkin, mikro bölgeleme ve fay zonu çalışmalarının imar planlarına işlenmesi gerektiğini belirtti. Fay hatları üzerinde bulunan 25 ildeki 500 köyün risk altında olduğuna dikkat çeken Şevkin, bu yapıların sağlam zeminlere taşınmasının zorunlu olduğunu ifade ederek, “Deprem sonrası bina yapmayı değil, deprem olmadan önce önlem almayı konuşmalıyız” dedi.

Dr. Şevkin: Emekliye reva görülen maaş milletin bağrına hançer gibi saplandı Haber

Dr. Şevkin: Emekliye reva görülen maaş milletin bağrına hançer gibi saplandı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili ve TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen torba yasa kapsamında hem emekli maaşlarına yapılan yetersiz artışa hem de Türkiye Varlık Fonu’nun Meclis denetimi dışına çıkarılmasına tepki gösterdi. Şevkin, hem emeklilerin yaşam koşullarının giderek ağırlaştığını vurguladı hem de kamuya ait stratejik varlıkların şeffaflıktan uzak biçimde yönetilemeyeceğini belirtti. “TÜRKİYE VARLIK FONU KAPALI KAPILAR ARDINDA YÖNETİLEMEZ” Dr. Müzeyyen Şevkin, şunları söyledi: “Ziraat Bankası, Halkbank, BOTAŞ, THY, Türk Telekom, Eti Maden gibi hisseleri gibi stratejik kamu varlıklarını yöneten, hele hele günümüzde nadir elementlerin ve ‘Bor Mineralleri’nin bu kadar stratejik olduğu dönemde Türkiye Varlık Fonu’nda gizlediğiniz bir şey mi var? Yangından mal mı kaçırıyorsunuz? Denetim raporlarını neden açıklamıyorsunuz? Bankalar kimlere kredi vermiş, kimlerden tahsilat yapılmamış, hangi borç hangi teminatla alınmış; millet bunların hepsini bilmek zorundadır. Türkiye Varlık Fonu kapalı kapılar ardında yönetilemez.” “EMEKLİYE REVA GÖRÜLEN MAAŞ MİLLETİN BAĞRINA HANÇER GİBİ SAPLANDI” Torba yasa içinde emekli maaşlarına ilişkin düzenlemelere dikkat çeken Şevkin, “Bir lokma ekmeğe muhtaç edilen 16 milyon emekli için verdiğimiz mücadelenin karşılığı, milletin bağrına adeta bir hançer gibi saplanmıştır. Çocuklarınıza harçlık diye verdiğiniz bin lirayı emekli aylığına reva görüyorsunuz” ifadelerini kullandı. “EMEKLİNİN ONURUYLA KİMSENİN OYNAMAYA HAKKI YOK” Bugün 1 kilo etin 1000 liraya dayandığını hatırlatan Şevkin, devletin yalnızca faiz ödemelerinin 2 trilyon 742 milyar lirayı bulduğunu, saniyede yaklaşık 87 bin lira faiz ödendiğini belirtti. “Kaynak yok değil; yanlış tercihler var” diyen Dr. Şevkin, emeklilerin yalnızca yüzde 10’unun 25 bin liranın üzerinde maaş alabildiğine dikkat çekti ve “Emeklinin onuruyla kimsenin oynamaya hakkı yok” dedi. “SGK’DA KULLANILMAYAN 713 MİLYAR TL EMEKLİYE AKTARILABİLİR” SGK bütçesinde 2025 yılı için tahsis edilip kullanılmayan 713 milyar TL ödenek bulunduğunu hatırlatan Dr. Müzeyyen Şevkin, bu kaynakla seyyanen zam yapılabileceğini, intibak düzenlemesinin hayata geçirilebileceğini, muayene ve ilaç katkı paylarının kaldırılabileceğini ifade etti. “Varlık Fonu’ndaki kaynaklar ve adil bir intibak sistemiyle en az 480 milyar lira doğrudan emekliye aktarılabilir, KDV sıfırlanabilir, emekli biraz olsun nefes alabilirdi” diyen Şevkin, sorunun kaynak değil siyasi tercih meselesi olduğunu vurguladı. “EMEKLİYE İNSANCA YAŞAYACAĞI SEYYANEN ZAMMI VERİN” Bir emekli yurttaşın kendisine gönderdiği mektubu Meclis kürsüsünden paylaşan Şevkin, “Karnesini alıp gelen ve köfte isteyen torununa köfte yapabilmek için bayat ekmekle kıymayı çoğaltmaya çalışan bir dedenin yaşadığı bu ülkeye reva mıdır? Emekliye insanca yaşayacağı seyyanen zammı verin, intibak yasasını çıkarın, sağlık katkı paylarını kaldırın. İsraftan vazgeçin, kaynakları doğru yerde kullanın. Emekliyi bu zulümden kurtarın!”

Dr. Müzeyyen Şevkin Kartalkaya faciasını meclis gündemine taşıdı Haber

Dr. Müzeyyen Şevkin Kartalkaya faciasını meclis gündemine taşıdı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili ve TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Bolu Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel’de bir yıl önce yaşanan ve 36’sı çocuk olmak üzere 78 kişinin hayatını kaybettiği faciayı gündeme taşıdı. Şevkin, ihmaller ve denetimsizliklerin bu tür önlenebilir ölümlere yol açtığını vurgulayarak, sorumluların hesap vermesi ve kalıcı önlemlerin hayata geçirilmesi için çağrıda bulundu. “ÖNLENEBİLİR ÖLÜMLER VİCDANLARIMIZI YAKIYOR” Dr. Şevkin, sömestr tatilinde aileleriyle tatil yapan insanların ihmale, denetimsizlik nedeniyle hayatını kaybettiğini belirterek şunları söyledi: “İçimizdeki yangın sönmedi; tam bir yıl önce, Bolu Kartalkaya'daki otelde bir sömestr tatilinde 36’sı çocuk olmak üzere 78 insanımızı ihmale, denetimsizliğe, aymazlığa ve kural tanımazlığa kurban verdik. Bu acı yalnızca bir günün ya da bir haftanın değil, vicdanlarımızdan silinmeyen bir yılın acısıdır. Ne yazık ki ecelsiz ölümler ülkesinde yaşıyoruz; önlenebilirken önlenemeyen, denetlenebilirken denetlenmeyen her olay bu kayıpların sorumluluğunu daha da ağırlaştırıyor. Kaybettiklerimiz sadece birer sayı değil; her biri bir hayattı, bir hayaldi, yarım kalan bir gelecekti. Bu felaketten ders çıkarılmadıkça benzer acıların tekrar etmemesi mümkün değildir. Sorumlular hesap verene, ihmaller sona erene kadar bu yangın içimizde sönmeyecek. Hayatını kaybeden tüm yurttaşlarımızı saygı, rahmet ve derin üzüntüyle anıyorum.” “İHMALLERİN HESABI SORULMALI” Dr. Müzeyyen Şevkin, facianın yıl dönümünde bir kez daha kamuoyunun ve yetkililerin vicdanına seslenerek, ihmallerin ve denetimsizliklerin kökünden çözülmesi, sorumluların hesap vermesi gerektiğini vurguladı. Dr. Şevkin Bu tür önlenebilir faciaların bir daha yaşanmaması için kalıcı önlemlerin ivedilikle alınması çağrısında bulundu.

Şehit Erkut Akbay’daki TOKİ mağduriyeti TBMM’ye taşındı Haber

Şehit Erkut Akbay’daki TOKİ mağduriyeti TBMM’ye taşındı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili ve TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Adana’da yürütülen kentsel dönüşüm ve TOKİ projelerinin mağduriyetlere yol açtığını dile getirdi. Yüreğir ilçesi Şehit Erkut Akbay Mahallesi’nde 110 dönümlük alanda sürdürülen, 803 konut ve 60 iş yerinden oluşan projeye dikkat çeken Şevkin, yaşanan sorunların acilen giderilmesi gerektiğini belirterek, TOKİ ve ilgili kurumlara şeffaf, adil ve katılımcı bir süreç için çağrıda bulundu. “VATANDAŞ YILLARDIR BELİRSİZLİK İÇİNDE” Dr. Müzeyyen Şevkin, “Adana'da kentsel dönüşüm ve TOKİ uygulamaları sorun çözmek yerine yeni mağduriyetler üretmektedir. Şehit Erkut Akbay Mahallesi'nde 110 dönümlük alanda devam eden 803 konut ve 60 iş yerinin bulunduğu projede vatandaşlarımız yıllardır ne konutlarına kavuşabilmekte ne de belirsizlikten kurtulabilmektedir. Proje geciktiği gibi TOKİ tarafından sunulan konutlar dar gelirli yurttaşlarımız için ödenemez borç yükleri getirmektedir. Sahiplerine yıllar önce imzalatılan belgelerle şu an imza attırılmaya çalışılan belgeler arasında uçurum oluşmuştur. Kira yardımları yetersizdir” ifadelerini kullandı. “ADANA'DAKİ BU MAĞDURİYETLER ACİLEN GİDERİLMELİ” Dr. Şevkin, “Buradan çağrımız nettir: Adana'daki bu mağduriyetler acilen giderilmeli. TOKİ ve ilgili kurumlar şeffaf, adil ve katılımcı bir süreci hayata geçirmelidir” dedi. Dr. Müzeyyen Şevkin, konuşmasında dar gelirli vatandaşların sırtına bindirilen ağır borç yüküne, yıllardır süren belirsizliğe ve yetersiz kira yardımlarına dikkat çekerek, projelerin rant değil insan odaklı yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Dr. Müzeyyen Şevkin, konunun takipçisi olacaklarını belirterek, Adana'daki vatandaşların mağduriyetlerinin bir an önce çözüme kavuşturulması çağrısını yineledi. CHP’li Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Müzeyyen Şevkin’in bu konuşması, Adana'da uzun süredir devam eden TOKİ kaynaklı mağduriyetlere Meclis kürsüsünden yapılan güçlü bir itiraz olarak kayıtlara geçti.

Dr. Şevkin: Afete duyarlı kentler için bilime dayalı kalıcı çözümler gerek Haber

Dr. Şevkin: Afete duyarlı kentler için bilime dayalı kalıcı çözümler gerek

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Başkanlık Divanı Üyesi ve Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Müzeyyen Şevkin, TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu’nda görüşülen Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifini eleştirerek, afet yönetiminde bilime dayalı, kapsayıcı ve kalıcı yasal düzenlemeler çağrısında bulundu. “DEPREM SONRASI SÜREÇ YALNIZCA YARA SARMAYLA SINIRLI KALMAMALI” Dr. Şevkin, “Tüm vatandaşları kapsayan, kucaklayan ve bilime dayalı kanun teklifleri bekliyoruz. 1959 beri yürürlükte olan Afet Yasası hâlâ değiştirilmedi. Oysa bu ülkede her yıl yüzlerce insanı kaybettiğimiz depremler ve onlarca afet yaşanıyor. Köklü bir yasal düzenleme yerine günü kurtaran, palyatif adımlar atılıyor. Bugüne kadar neden bunlara izin verildi? Kaç zemin etüdü gerçekten denetlendi” diye ifade etti. Deprem sonrası süreçlerin yalnızca “yara sarmaya” indirgenemeyeceğini vurgulayan Dr. Şevkin, Adana ve Hatay örneklerini vererek, rezerv alan gerekçesiyle zeytinliklere ve mülkiyet alanlarına el konulduğunu, kentlerin fay zonları dikkate alınmadan yeniden Asi Nehri kenarına kurulduğunu ifade etti. “JEOLOJİ MÜHENDİSLERİNE VE BİLİME HER ZAMANKİNDEN FAZLA İHTİYAÇ VAR” Dr. Şevkin, “Afete duyarlı kentler oluşturmak” iddiasıyla getirilen bu maddelerde jeoloji bilimi ve jeoloji mühendisliği yok sayılıyor. Hiçbir bina durduğu yerde çökmez; bilim ve akıl kullanılmadığı için çöker. Zemin-bina ilişkisi doğru kurulmazsa can kaybını geri getirmeniz mümkün değildir. Adana’da 100 serbest mühendislik bürosu varsa bu sayı 5’e düşürülecek. Denetimin tamamen Bakanlığa bırakılması yeni sorunları beraberinde getirecektir. Jeoloji mühendislerine, bilimsel verilere ve yer bilimlerine her zamankinden daha fazla ihtiyaç var” ifadelerini kullandı. “GERÇEKÇİ AFET YASASI BİLİME VE KAMU YARINA DAYANMALI” Dr. Şevkin, afet bilincinin eğitim müfredatına eklenmesi, jeoloji ve afet biliminin yaygınlaştırılması ve tüm kurumları koordine edecek bağımsız bir Afet Bakanlığı kurulması gerektiğini belirterek şunları söyledi: “Depremde üç gün boyunca koordinasyon sağlanamadığını acı şekilde yaşadık. Eğer gerçekten sahici bir yasa çıkarılacaksa, bu yasa bilime, akla ve kamu yararına dayanmalıdır.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.