#Dünya Bankası

İLKHABER-Gazetesi - Dünya Bankası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dünya Bankası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İstanbul Kuzey Demir Yolu için finansman anlaşması imzalandı Haber

İstanbul Kuzey Demir Yolu için finansman anlaşması imzalandı

G20 ve Uluslararası Para Fonu (IMF)-Dünya Bankası Bahar Toplantıları'na katılmak üzere Washington'da bulunan Bakan Şimşek, İstanbul Kuzey Demir Yolu Geçişi Projesi'nin finansman anlaşmasının Dünya Bankası'nın genel merkezinde düzenlenen imza törenine katıldı. Şimşek, burada yaptığı konuşmada, küresel enerji güvenliğinin ve ticaret koridorlarının çatışmalar, parçalanma ve yıllarca süren yetersiz yatırımlar nedeniyle baskı altında olduğuna işaret ederek, bu sorunların küresel nitelikte olduğunu ve küresel yanıtlar gerektirdiğini söyledi. Bu çerçevede Orta Koridor'un önemini vurgulayan Şimşek, söz konusu hattın 18 günlük süresiyle Pekin'den Londra'ya uzanan en hızlı rota olduğunu aktardı. Şimşek, altyapının Türkiye'nin kalkınma hikayesinin temel unsurlarından biri olduğunu belirterek, son 20 yılda ulaştırma altyapısına 355 milyar dolar yatırım yapıldığını kaydetti. Sadece kara yollarına 180 milyar dolar yatırım yapıldığını ifade eden Şimşek, havalimanı ağının da genişletildiğini aktardı. "BU ORTAKLIK KÜRESEL PİYASALARA GÜVEN SİNYALİ VERİYOR" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde demir yollarının Türkiye'nin bir sonraki hedefi ve en büyük önceliği olduğunu vurgulayan Şimşek, Dünya Bankası ile olan ortaklığın bu çabanın merkezinde yer aldığını dile getirdi. Şimşek, "Bu ortaklık finansman sağlıyor, standartları sağlamlaştırıyor ve küresel piyasalara güven sinyali veriyor." dedi. Bu ortaklığın yıllar içinde titizlikle inşa edildiğine dikkati çeken Şimşek, İstanbul Kuzey Demir Yolu Geçişi Projesi'nin sıradan bir altyapı projesi olmadığını anlattı. Şimşek, projenin Orta Koridor'un en kritik darboğazlarından birini çözüme kavuşturacağını belirterek, İstanbul Boğazı üzerinden Orta Koridor'un en kısıtlı geçiş noktalarından birine yüksek kapasiteli bir demir yolu alternatifi sunduğunu, koridorun güvenilirliğini güçlendireceğini ve küresel ticaret için stratejik değerini derinleştireceğini vurguladı. Projenin kapasitede "dönüştürücü bir sıçrama" sağlayacağını da belirten Şimşek, İstanbul Boğazı'ndan geçen demir yolu yük hacminin yıllık 3 milyon tondan 50 milyon tona çıkacağını kaydetti. Şimşek, bunun kıtalararası yük taşımacılığı için karbon nötr bir altyapı oluşturacağına işaret ederek, bunun, bölgenin daha önce hiç tanık olmadığı ölçekte bir yapısal dönüşüm olduğunu söyledi. "DÜNYA BANKASININ TARİHİNDE ONAYLANAN EN BÜYÜK ÜÇÜNCÜ PROJE" Projenin çok taraflı altyapı finansmanı alanında bir dönüm noktası niteliğinde olduğunu vurgulayan Şimşek, toplam büyüklüğü 8,1 milyar dolar olan projenin finansmanının yüzde 83'ünün uluslararası finans kuruluşlarından sağlandığını kaydetti. Şimşek, "Bu, Dünya Bankasının tüm tarihinde onaylanan en büyük üçüncü proje. Bu gerçek tek başına, iddiamızın ölçeğini ve ortaklarımızın Türkiye'nin projeyi hayata geçirme kapasitesine duyduğu güveni ortaya koyuyor." diye konuştu. Ayrıca projenin 400 binden fazla kişiye daha yüksek gelirli istihdam sağlayacağını belirten Şimşek, altyapının yalnızca mal taşımakla sınırlı olmadığını, aynı zamanda geçim kaynakları oluşturduğunu ve İstanbul Kuzey Demir Yolu Geçişi Projesi'nin bunun her ikisini de yapacağını dile getirdi. Şimşek, finansman anlaşmasının Türkiye'nin kalkınma yolculuğuna ve Dünya Bankası ile ortaklığa duyulan güvenin bir göstergesi olduğunu aktardı. "ÜÇ STRATEJİK KORİDOR BOYUNCA BAĞLANTILARI GÜÇLENDİRECEK" Dünya Bankası Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdürü Anna Bjerde ise İstanbul Kuzey Demir Yolu Geçişi Projesi'nin Türkiye'nin ulaşım sistemi ve ekonomik büyümesi için kalıcı faydalar sağlayacak önemli bir proje olduğunu vurguladı. Bjerde, projenin etkisinin "dönüştürücü" olacağına dikkati çekerek, İstanbul Boğazı boyunca demir yolu kapasitesini artırarak Türkiye'nin en kritik ulaşım darboğazlarından birine çözüm getirdiğini belirtti. Anna Bjerde, "Orta Koridor, Kalkınma Yolu ve Türkiye-Avrupa Koridoru olmak üzere üç stratejik koridor boyunca bağlantıyı güçlendirecek. Bu sayede Boğaz'ı geçenler için ulaşım daha hızlı, daha güvenilir ve daha verimli hale gelecek. Bu, sadece Türkiye için değil, bölgesel ve uluslararası ticaret için de önemli." dedi. Uluslararası işbirliğiyle hayata geçirilen projeye yaklaşık 6,75 milyar dolarlık finansman sağlanmasının beklendiğini kaydeden Bjerde, bunun projeye duyulan güveni yansıttığını ifade etti. Bjerde, projenin ekonomik etkisinin imalat, tarım ve hizmet sektörlerine kadar uzanarak bölgede refahı artıracağını ve geçim kaynaklarını iyileştireceğini aktardı. Bu arada, Türkiye, İstanbul Kuzey Demir Yolu Geçişi Projesi kapsamında Dünya Bankasından 1,67 milyar avro tutarında uygun koşullu finansman temin etmişti. Proje, Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinden geçecek 127 kilometrelik elektrikli ve yüksek kapasiteli demir yolu hattının inşasını kapsıyor. Projenin Orta Koridor ve Irak Kalkınma Yolu gibi uluslararası ticaret güzergahlarını birbirine bağlayarak Türkiye'nin bölgesel lojistik merkezi rolünü pekiştirmesi hedefleniyor.

İstanbul Kuzey Demir Yolu için finansman anlaşması imzalandı Haber

İstanbul Kuzey Demir Yolu için finansman anlaşması imzalandı

G20 ve Uluslararası Para Fonu (IMF)-Dünya Bankası Bahar Toplantıları'na katılmak üzere Washington'da bulunan Bakan Şimşek, İstanbul Kuzey Demir Yolu Geçişi Projesi'nin finansman anlaşmasının Dünya Bankası'nın genel merkezinde düzenlenen imza törenine katıldı. Şimşek, burada yaptığı konuşmada, küresel enerji güvenliğinin ve ticaret koridorlarının çatışmalar, parçalanma ve yıllarca süren yetersiz yatırımlar nedeniyle baskı altında olduğuna işaret ederek, bu sorunların küresel nitelikte olduğunu ve küresel yanıtlar gerektirdiğini söyledi. Bu çerçevede Orta Koridor'un önemini vurgulayan Şimşek, söz konusu hattın 18 günlük süresiyle Pekin'den Londra'ya uzanan en hızlı rota olduğunu aktardı. Şimşek, altyapının Türkiye'nin kalkınma hikayesinin temel unsurlarından biri olduğunu belirterek, son 20 yılda ulaştırma altyapısına 355 milyar dolar yatırım yapıldığını kaydetti. Sadece kara yollarına 180 milyar dolar yatırım yapıldığını ifade eden Şimşek, havalimanı ağının da genişletildiğini aktardı. "BU ORTAKLIK KÜRESEL PİYASALARA GÜVEN SİNYALİ VERİYOR" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde demir yollarının Türkiye'nin bir sonraki hedefi ve en büyük önceliği olduğunu vurgulayan Şimşek, Dünya Bankası ile olan ortaklığın bu çabanın merkezinde yer aldığını dile getirdi. Şimşek, "Bu ortaklık finansman sağlıyor, standartları sağlamlaştırıyor ve küresel piyasalara güven sinyali veriyor." dedi. Bu ortaklığın yıllar içinde titizlikle inşa edildiğine dikkati çeken Şimşek, İstanbul Kuzey Demir Yolu Geçişi Projesi'nin sıradan bir altyapı projesi olmadığını anlattı. Şimşek, projenin Orta Koridor'un en kritik darboğazlarından birini çözüme kavuşturacağını belirterek, İstanbul Boğazı üzerinden Orta Koridor'un en kısıtlı geçiş noktalarından birine yüksek kapasiteli bir demir yolu alternatifi sunduğunu, koridorun güvenilirliğini güçlendireceğini ve küresel ticaret için stratejik değerini derinleştireceğini vurguladı. Projenin kapasitede "dönüştürücü bir sıçrama" sağlayacağını da belirten Şimşek, İstanbul Boğazı'ndan geçen demir yolu yük hacminin yıllık 3 milyon tondan 50 milyon tona çıkacağını kaydetti. Şimşek, bunun kıtalararası yük taşımacılığı için karbon nötr bir altyapı oluşturacağına işaret ederek, bunun, bölgenin daha önce hiç tanık olmadığı ölçekte bir yapısal dönüşüm olduğunu söyledi. "DÜNYA BANKASININ TARİHİNDE ONAYLANAN EN BÜYÜK ÜÇÜNCÜ PROJE" Projenin çok taraflı altyapı finansmanı alanında bir dönüm noktası niteliğinde olduğunu vurgulayan Şimşek, toplam büyüklüğü 8,1 milyar dolar olan projenin finansmanının yüzde 83'ünün uluslararası finans kuruluşlarından sağlandığını kaydetti. Şimşek, "Bu, Dünya Bankasının tüm tarihinde onaylanan en büyük üçüncü proje. Bu gerçek tek başına, iddiamızın ölçeğini ve ortaklarımızın Türkiye'nin projeyi hayata geçirme kapasitesine duyduğu güveni ortaya koyuyor." diye konuştu. Ayrıca projenin 400 binden fazla kişiye daha yüksek gelirli istihdam sağlayacağını belirten Şimşek, altyapının yalnızca mal taşımakla sınırlı olmadığını, aynı zamanda geçim kaynakları oluşturduğunu ve İstanbul Kuzey Demir Yolu Geçişi Projesi'nin bunun her ikisini de yapacağını dile getirdi. Şimşek, finansman anlaşmasının Türkiye'nin kalkınma yolculuğuna ve Dünya Bankası ile ortaklığa duyulan güvenin bir göstergesi olduğunu aktardı. "ÜÇ STRATEJİK KORİDOR BOYUNCA BAĞLANTILARI GÜÇLENDİRECEK" Dünya Bankası Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdürü Anna Bjerde ise İstanbul Kuzey Demir Yolu Geçişi Projesi'nin Türkiye'nin ulaşım sistemi ve ekonomik büyümesi için kalıcı faydalar sağlayacak önemli bir proje olduğunu vurguladı. Bjerde, projenin etkisinin "dönüştürücü" olacağına dikkati çekerek, İstanbul Boğazı boyunca demir yolu kapasitesini artırarak Türkiye'nin en kritik ulaşım darboğazlarından birine çözüm getirdiğini belirtti. Anna Bjerde, "Orta Koridor, Kalkınma Yolu ve Türkiye-Avrupa Koridoru olmak üzere üç stratejik koridor boyunca bağlantıyı güçlendirecek. Bu sayede Boğaz'ı geçenler için ulaşım daha hızlı, daha güvenilir ve daha verimli hale gelecek. Bu, sadece Türkiye için değil, bölgesel ve uluslararası ticaret için de önemli." dedi. Uluslararası işbirliğiyle hayata geçirilen projeye yaklaşık 6,75 milyar dolarlık finansman sağlanmasının beklendiğini kaydeden Bjerde, bunun projeye duyulan güveni yansıttığını ifade etti. Bjerde, projenin ekonomik etkisinin imalat, tarım ve hizmet sektörlerine kadar uzanarak bölgede refahı artıracağını ve geçim kaynaklarını iyileştireceğini aktardı. Bu arada, Türkiye, İstanbul Kuzey Demir Yolu Geçişi Projesi kapsamında Dünya Bankasından 1,67 milyar avro tutarında uygun koşullu finansman temin etmişti. Proje, Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinden geçecek 127 kilometrelik elektrikli ve yüksek kapasiteli demir yolu hattının inşasını kapsıyor. Projenin Orta Koridor ve Irak Kalkınma Yolu gibi uluslararası ticaret güzergahlarını birbirine bağlayarak Türkiye'nin bölgesel lojistik merkezi rolünü pekiştirmesi hedefleniyor.

Dünya Bankası, Orta Doğu'daki çatışmadan etkilenen ülkelere destek sağlayacak Haber

Dünya Bankası, Orta Doğu'daki çatışmadan etkilenen ülkelere destek sağlayacak

Banka, Orta Doğu'daki çatışmaya ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, Orta Doğu'daki çatışmanın emtia fiyatlarını ve lojistiği etkilemeye başlamasıyla, gelişmekte olan piyasalardaki birçok ülkenin Dünya Bankası Grubuna ulaştığı aktarıldı. Bankanın hükümetler, özel sektör, bölgesel ortaklar ve diğer paydaşlarla bu yeni zorluklar silsilesinin aşılmasına yardımcı olmak için çalıştığı belirtilen açıklamada, "Küresel piyasa gelişmelerini yakından izliyor ve sahada nelerle karşılaştıklarını anlamak için en çok etkilenen müşteri ülkelerle doğrudan temas kuruyoruz." ifadesi yer aldı. Açıklamada, nakliye yollarındaki aksamaların maliyetleri artırdığına işaret edilerek, arz risklerinin enerjiden gübreye ve diğer kritik tarımsal girdilere yayıldığı vurgulandı. Ham petrol fiyatlarının şubat ve mart ayları arasında yaklaşık yüzde 40 arttığı aktarılan açıklamada, Asya'ya yapılan sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) sevkiyatlarının fiyatının neredeyse üçte iki oranında yükseldiği ve azot bazlı gübrelerin fiyatlarının mart ayında yaklaşık yüzde 50 artış gösterdiği ifade edildi. BANKA, BÜYÜK ÖLÇEKTE YANIT VERMEYE HAZIR Açıklamada, Dünya Bankasının ülkelerin bu krizde yol almalarına yardımcı olmak için hızla harekete geçtiği, istihdamın ve büyümenin toparlanması için acil finansal desteğinin politika uzmanlığı ve özel sektör desteğiyle birleştirilerek büyük ölçekte yanıt vermeye hazır olunduğu vurgulandı. Hükümetleri, firmaları ve hanehalklarını desteklemek için eldeki tüm araçlardan yararlanılacağı belirtilen açıklamada, "Amacımız, aktif portföyümüzü, kriz müdahale araç setimizi ve önceden düzenlenmiş finansman olanaklarımızı kullanarak acil rahatlama sağlamak." değerlendirmesinde bulunuldu. Açıklamada, toplanmayı desteklemek amacıyla sağlam politikalara dayanan ve hızlı ödeme sağlayan araçlara kademeli olarak geçiş yapılacağı aktarılarak, Dünya Bankası Grubunun özel sektör kolları aracılığıyla firmalara temel likidite, ticaret finansmanı ve işletme sermayesi sağlanacağı belirtildi. Sürecin gelişmekte olduğu ve etkilerin tam kapsamının tahmin edilemediğinin altı çizilen açıklamada, şunlar kaydedildi: "Herkesin belirttiği gibi, bu durum ne kadar uzun sürerse ve kritik altyapıya ne kadar çok zarar verilirse, müşterilerimiz için o kadar zorlayıcı olacaktır. Bununla birlikte, yardımcı olmaya ve bu ülkelerin kaydettiği zorluklarla kazanılmış ekonomik ilerlemelerin bir kısmını korumak için elimizden gelen her şeyi yapmaya kararlıyız."

Dünya bankası desteğiyle yeni sağlık merkezleri geliyor Haber

Dünya bankası desteğiyle yeni sağlık merkezleri geliyor

Türkiye’de Deprem Sonrası İşletme ve Yeniden İmar Projesi çerçevesinde, ilimizde önemli bir sağlık yatırımı hayata geçiriliyor. Dünya Bankası’nın finansmanıyla yapılacak olan 5 aile sağlığı merkezi ve 1 bölgesel aşı deposu için proje paydaşları, Vali Yavuz Selim Köşger başkanlığında bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda, projelerin detayları, inşa süreçleri ve sağlık altyapısına katkıları masaya yatırıldı. Türkiye’de Deprem Sonrası İşletme ve Yeniden İmar Projesi kapsamında ilimizde yapılacak sağlık yatırımları için proje paydaşları, Vali Sayın Yavuz Selim Köşger’in başkanlığında bir araya geldi.Toplantıda, Dünya Bankası tarafından finanse edilen 5 aile sağlığı merkezi ve 1 bölgesel aşı deposunun detayları ele alındı. Vali Köşger, sağlık altyapısının güçlendirilmesinin önemine dikkat çekerek, projelerin hayata geçirilmesiyle il genelinde vatandaşlara daha kaliteli ve erişilebilir sağlık hizmeti sunulacağını ifade etti. Proje detayları ve katılımcılar Toplantıda, yapılacak aile sağlığı merkezlerinin deprem sonrası ihtiyaçları karşılamaya yönelik tasarlandığı, aynı zamanda bölgesel aşı deposunun lojistik kapasiteyi artıracağı belirtildi. Projenin hayata geçmesiyle bölgedeki sağlık hizmetlerinin daha modern bir yapıya kavuşması bekleniyor. Toplantıya İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri, ilgili kurum temsilcileri ve Dünya Bankası proje koordinatörleri katıldı. Çalışmaların hızla tamamlanarak inşaat süreçlerine başlanacağı ifade edildi.

Büyüme oranlarında iyileşme olmazsa 20 ülke 2050'ye kadar yoksul kalacak Haber

Büyüme oranlarında iyileşme olmazsa 20 ülke 2050'ye kadar yoksul kalacak

Dünya Bankası, Ocak 2025'te çıkacak Küresel Ekonomik Beklentiler Raporu'nun 26 düşük gelirli ekonominin performansını kapsayan bölümünü yayımladı. Bankadan yapılan açıklamada, gelecek 25 yılın dünyanın en yoksul 26 ülkesinin orta gelir statüsüne geçip geçmeyeceği konusunda belirleyici olabileceği aktarıldı. Söz konusu ülkelerin, günde 2,15 dolardan daha az bir gelirle yaşam mücadelesi veren insanların yüzde 40'ından fazlasına ev sahipliği yaptığına işaret edilen açıklamada, bu ülkelerin aşırı yoksulluğu sona erdirmeye yönelik küresel çabaların odak noktasını oluşturduğu vurgulandı. Açıklamada, ancak bu ülkelerdeki ilerlemenin, artan çatışmalar, sık sık yaşanan ekonomik krizler ve sürekli olarak zayıf kalan büyüme nedeniyle durmuş durumda olduğuna dikkat çekildi. Son 25 yılda ilerlemenin çoğunlukla bu ülkeleri atladığına değinilen açıklamada, Dünya Bankasının 21'inci yüzyılın başında 63 ülkeyi "düşük gelirli" olarak sınıflandırdığı anımsatıldı. Açıklamada, Hindistan, Endonezya ve Bangladeş'in de aralarında bulunduğu 39 ülkenin "orta gelirli" ülkeler arasına girdiği, Suriye ile Güney Sudan'ın da 2010'larda "düşük gelirli" ülkeler sınıfına katıldığı belirtilerek, bu ülkelerin durgunlaştığı, kişi başına düşen gayrisafi yurt içi hasılanın son 15 senede yıllık yüzde 0,1'den daha az büyüdüğü bildirildi. Dünya Bankasının açıklamasında, "Büyüme oranlarında sürekli bir iyileşme olmaması halinde, bugünün düşük gelirli ülkelerinden sadece 6'sının 2050 yılına kadar orta gelir statüsüne ulaşması muhtemel." ifadesine yer verildi. "Bu ülkelerin neredeyse hepsi iklim değişikliğine karşı savunmasız" Açıklamada, söz konusu ülkelerin önceki kuşaklardan daha büyük kısıtlamalarla karşı karşıya olduğu belirtilerek, bunlardan 17'sinin çatışma veya kırılganlık nedeniyle acı çektiği, ölüm oranlarının diğer gelişmekte olan ekonomilerdeki seviyenin 20 katı olduğu kaydedildi. Bu ülkelerin neredeyse hepsinin iklim değişikliğine karşı savunmasız olduğu ifade edilen açıklamada, çoğunun ya borç sıkıntısı içinde ya da yüksek risk altında olduğu aktarıldı. Açıklamada, bu ülkelerin aynı zamanda onları daha yüksek bir yaşam standardına taşıyabilecek önemli doğal avantajlara sahip olduğuna dikkat çekilerek, "Dünyanın bilinen kobalt ve grafit rezervlerinin sırasıyla yüzde 60 ve yüzde 50'sinden fazlasına sahip olan günümüzün düşük gelirli ülkeleri, yenilenebilir enerji üretmek ve depolamak için gereken en büyük bilinen metal ve mineral yataklarından bazılarına sahiptir. Güneş enerjisi üretim potansiyelleri dünyadaki en yüksek potansiyellerden biridir. Ayrıca, ekonomik büyüme için güçlü bir güç olan çalışma çağındaki nüfus, neredeyse her yerde küçülürken bu ülkelerde hızla artmaktadır." ifadeleri kullanıldı. Nepal ve Ruanda gibi orta gelir düzeyine yükselmeyi başarmış ülkelerin çalışmalarına değinilen açıklamada, düşük gelirli ülkelerin gelecek 25 yıl içinde gelir basamaklarını tırmanmak için daha önce bunu başaran yoksul ülkelerden ilham alabileceği vurgulandı.

Karadeniz'in mavileştirilmesi için büyük adım: Dünya Bankası'ndan 6,39 milyon dolarlık destek Haber

Karadeniz'in mavileştirilmesi için büyük adım: Dünya Bankası'ndan 6,39 milyon dolarlık destek

Geçtiğimiz yıllarda Avrupa'nın en kirli denizlerinden biri haline gelen Karadeniz, Dünya Bankası'nın desteğiyle yeniden hayat bulacak. Bankanın onayladığı 6,39 milyon dolarlık hibe, Karadeniz'in Mavileştirilmesi (BBSEA) projesi kapsamında kullanılacak. Bu proje, bölgedeki ülkelerin kirliliği azaltma çabalarını destekleyerek Karadeniz'in ekolojik dengesinin yeniden kurulmasına yardımcı olacak. PROJENİN HEDEFLERİ BBSEA projesi, Karadeniz'deki kirliliğin başlıca nedenlerinden biri olan ötrofikasyon sorununu çözmeye odaklanıyor. Proje kapsamında; Yenilikçi Çözümler: Kamu kurumları, kalkınma ortakları ve yatırımcılar, kirliliği önleme ve azaltma konusunda yeni ve etkili çözümler geliştirecek. Düzenleyici Çerçeveler: Ülkelerin su yönetimi, tarım ve su ürünleri yetiştiriciliği ile ilgili mevcut düzenlemeleri gözden geçirilerek uluslararası standartlara uygun hale getirilecek. Ulusal Yatırım Önerileri: Kirlilik azaltma ve yönetimi konusunda ulusal yatırım önerileri geliştirilerek bilgi paylaşımı sağlanacak. BÖLGESEL İŞBİRLİĞİ BBSEA projesi, Karadeniz'e kıyısı olan ülkeler arasında işbirliğini güçlendirmeyi amaçlıyor. Proje, Karadeniz için Ortak Denizcilik Gündemi ve Karadeniz Stratejik Araştırma ve Yenilikçilik Gündemi gibi önemli belgelerle uyumlu olarak yürütülecek. SÜRDÜRÜLEBİLİR GELECEK İÇİN BİR ADIM Dünya Bankası Avrupa ve Orta Asya Bölgesi Strateji ve Operasyonlar Direktörü Carolina Sanchez-Paramo, projenin önemini vurgulayarak, iklim değişikliğinin Karadeniz'deki kirlilik sorununu daha da kötüleştirdiğini belirtti. Projenin, bölgedeki ekosistemleri ve toplulukları korumak için önemli bir adım olduğunu ifade etti.

Dünya Bankası'ndan çarpıcı uyarı: Orta gelir tuzağı ilerlemeyi engelliyor Haber

Dünya Bankası'ndan çarpıcı uyarı: Orta gelir tuzağı ilerlemeyi engelliyor

Dünya Bankası, "orta gelir tuzağının" gelişmekte olan 108 ülkedeki ilerlemeyi engellediği uyarısında bulundu. Bankadan yapılan açıklamada, gelişmekte olan ülkelerin "orta gelir tuzağından" kaçmalarını sağlayacak ilk kapsamlı yol haritasının sunulduğu yeni bir çalışmanın yayımlandığı aktarıldı. Açıklamada, Çin, Hindistan, Brezilya ve Güney Afrika'nın da aralarında bulunduğu 100'den fazla ülkenin gelecek yıllarda yüksek gelirli ülkeler olma çabalarını engelleyebilecek ciddi engellerle karşı karşıya olduğu kaydedildi. Bankanın açıklamasında, "orta gelir tuzağının" gelişmekte olan 108 ülkedeki ilerlemeyi engellediği belirtildi. Ülkeler zenginleştikçe genellikle kişi başına yıllık ABD Gayrisafi Yurt İçi Hasılasının (GSYH) yaklaşık yüzde 10'u (8 bin dolara eşdeğer) oranında bir "tuzağa" düştükleri belirtilen açıklamada, 1990'dan bu yana yalnızca 34 orta gelirli ekonominin yüksek gelir statüsüne geçmeyi başardığı ve bunların üçte birinden fazlasının ya Avrupa Birliği'ne entegrasyondan ya da daha önce keşfedilmemiş petrolden yararlandığı ifade edildi. Açıklamada, 2023'ün sonunda 108 ülkenin orta gelirli olarak sınıflandırıldığı ve bu ülkelerin kişi başına düşen yıllık GSYH'sinin 1136 dolar ile 13 bin 845 dolar arasında değiştiği bildirildi. Bu ülkelerin küresel nüfusun yüzde 75'ine denk gelen 6 milyar insana ev sahipliği yaptığı belirtilen açıklamada, küresel GSYH'nin yüzde 40'ından fazlasını ve karbon emisyonlarının yüzde 60'ından fazlasını ürettikleri aktarıldı. Açıklamada, söz konusu ülkelerin orta gelir tuzağından kurtulma konusunda hızla yaşlanan nüfus, gelişmiş ekonomilerde artan korumacılık ve enerji dönüşümünü hızlandırma ihtiyacı gibi öncekilerden çok daha büyük zorluklarla karşı karşıya oldukları ifade edildi.

Dünya Bankası'ndan Türkiye’ye 600 milyon dolar destek Haber

Dünya Bankası'ndan Türkiye’ye 600 milyon dolar destek

Dünya Bankası, Türkiye'de yaşanan yıkıcı depremlerin ardından bölgedeki ekonomik canlanmayı desteklemek için yeni bir adım attı. Bankanın İcra Direktörleri Kurulu, depremden etkilenen mikro işletmelerin yeniden ayağa kalkması için 600 milyon dolarlık bir finansman paketi onayladı. Türkiye Küçük Sanayi Siteleri Yeniden İnşa ve Bölgesel Ekonomik Toparlanma Projesi olarak adlandırılan bu yeni proje, depremin vurduğu 11 ilde ekonomik faaliyetlerin yeniden canlandırılmasına odaklanacak. Proje kapsamında, 1.600 mikro işletmeye ev sahipliği yapacak 7 adet küçük sanayi sitesi kurulacak. Bu siteler, sadece üretim alanları olarak değil, aynı zamanda gelecekteki doğal afetlere karşı daha dirençli olacak şekilde tasarlanacak. SÜRDÜRÜLEBİLİR VE YEŞİL BİR GELECEK Yeni sanayi siteleri, enerji ve su verimliliği önlemlerine sahip olacak ve güneş enerjisiyle çalışacak. Bu sayede, bölgedeki karbon emisyonlarında önemli bir azalma sağlanması hedefleniyor. Proje, depremden etkilenen bölgelerde sürdürülebilir bir ekonomik kalkınmanın temelini atmayı amaçlıyor. DÜNYA BANKASI'NDAN DESTEK MESAJI Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Humberto Lopez, projenin depremden etkilenen toplulukların yeniden inşası için önemli bir adım olduğunu vurguladı. Lopez, yaşanan yıkımın büyüklüğü göz önüne alındığında, bu tür projelerin uzun vadeli ve kapsamlı bir çabanın parçası olduğunu belirtti. MİKRO İŞLETMELERE ODAKLANMA Proje, özellikle mikro, küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin (KOBİ) ihtiyaçlarına yönelik olarak tasarlandı. Depremden etkilenen bölgelerdeki KOBİ'lerin yaklaşık yüzde 15'i, sanayi sitelerinde faaliyet gösteriyor. Bu proje, bu işletmelere uygun maliyetli çalışma alanları, ortak kaynaklar ve diğer destek hizmetleri sunarak yeniden üretime başlamalarını sağlayacak. GELECEĞE YÖNELİK YATIRIM Proje Ekip Liderleri arasında yer alan Baş Ekonomist Stefka Slavova, projenin sadece mevcut durumu düzeltmekle kalmayıp, aynı zamanda geleceğe yönelik bir yatırım olduğunu belirtti. Slavova, projenin KOBİ'lerin depreme ve iklim değişikliğine daha dirençli hale gelmelerine yardımcı olacağını vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.