#Dünya Sağlık Örgütü (Dsö)

İLKHABER-Gazetesi - Dünya Sağlık Örgütü (Dsö) haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dünya Sağlık Örgütü (Dsö) haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DSÖ Herpes virüsüne karşı uyardı! HSV-2 virüsü nedir ve nasıl bulaşır? Haber

DSÖ Herpes virüsüne karşı uyardı! HSV-2 virüsü nedir ve nasıl bulaşır?

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), genital herpes virüsü HSV-2'nin hızla yayıldığını ve her saniye bir kişiye bulaştığını belirterek, bu enfeksiyonun küresel sağlık için önemli bir tehdit oluşturduğuna dikkat çekti. HSV-2 virüsü, cinsel temas yoluyla bulaşan ve genital bölgede ağrılı döküntülere yol açabilen bir virüstür. Ayrıca, HIV virüsüne yakalanma riskini artıran HSV-2, hastaların yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilir. Bu yazıda, HSV-2 virüsünün ne olduğu, nasıl bulaştığı ve korunma yöntemlerine dair bilinmesi gereken her şeyi bulabilirsiniz. Herpes Virüsü Nedir? Herpes virüsü, Herpesviridae ailesine ait, çeşitli hastalıklara yol açabilen bir virüs grubudur. Herpes virüslerinin 8 farklı türü insanlarda enfeksiyona neden olabilir. Herpes virüsleri, genellikle ciltte döküntüye, yaralara ve kabarcıklara yol açar. Herpes simplex virüs tip 1 (HSV-1), ağız çevresinde uçuklara neden olurken, tip 2 (HSV-2) genellikle genital bölgede benzer enfeksiyonlara yol açar. Bunun dışında, suçiçeği (VZV), sitomegalovirüs (CMV) ve Epstein-Barr virüsü (EBV) gibi herpes virüsleri de farklı hastalıklara yol açabilir. Herpes Virüsü Nasıl Bulaşır? Herpes virüsleri, genellikle vücutta temas yoluyla, öpüşme, cinsel ilişki ve dokunma gibi yollarla bulaşır. Virüs, vücutta uzun süre inaktif kalabilir ve bağışıklık sistemi zayıfladığında yeniden aktive olabilir. Ayrıca, virüslerin bulaşması, özellikle açık yaraların bulunduğu bölgelerde, sıvıların yayılmasıyla daha kolay gerçekleşir. Vücutta belirli bölgelerde aktif hale gelerek, sinir sistemine yayılabilir ve ciddi enfeksiyonlara yol açabilir. Herpes Virüsü Hangi Hastalıklara Yol Açar? Herpes virüslerinin yol açtığı hastalıklar arasında en yaygın olanları şunlardır: HSV-1: Ağız çevresi ve dudaklarda uçuklar (oral herpes), nadiren beyin enfeksiyonları (ensefalit) ve göz enfeksiyonları (kornea iltihabı) görülebilir. HSV-2: Genital bölgede ağrılı döküntüler ve yaralar oluşur. Ayrıca, genital herpes, cinsel yolla bulaşan hastalıklar arasında önemli bir yer tutar ve HIV riskini artırabilir. VZV: Suçiçeği ve zona hastalıklarına neden olur. CMV: Bağışıklık sistemi zayıf olan bireylerde ciddi enfeksiyonlar, organlarda komplikasyonlara yol açabilir. EBV: Enfeksiyöz mononükleoz, bazı lenfoma ve kanser türleriyle ilişkilidir. Herpes Virüsünün Belirtileri Herpes virüsünün belirtileri, enfeksiyonun tipine göre değişir. En yaygın belirtiler şunlardır: Ağız çevresinde, dudak kenarında, burun deliklerinin çevresinde sıvı dolu ağrılı kabarcıklar (uçuklar). Genital bölgede benzer döküntüler. Kaşıntı, ağrı ve yanma hissi. Genital herpes, idrar yaparken yanma ve cinsel birleşme sırasında ağrıya neden olabilir. Enfeksiyon sırasında halsizlik, ateş, baş ağrısı ve lenf bezlerinde şişlik gibi grip benzeri belirtiler de görülebilir. Herpes Virüsü Tedavisi Herpes enfeksiyonlarının tedavisinde genellikle antiviral ilaçlar kullanılır. Asiklovir, herpes virüsünün yayılmasını engellemeye yardımcı olur ve tedavi sürecini kısaltabilir. Herpes virüslerinin tedavisinde kullanılan ilaçlar, virüslerin çoğalmasını durdurur ancak enfeksiyonları tamamen ortadan kaldırmaz. Bu nedenle herpes virüsleri vücutta uzun süre inaktif kalabilir ve bağışıklık sistemi zayıfladığında yeniden aktive olabilir. Enfekte kişilerin hijyen kurallarına dikkat etmesi, bulaşıcılığı önlemek adına önemlidir. Ayrıca, ağrı yönetimi için anti-inflamatuvar ilaçlar da kullanılabilir. Dünya Sağlık Örgütü'nün Verileri Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), herpes virüsünün dünya genelinde önemli bir sağlık sorunu olduğunu belirtiyor. Özellikle genital herpes, cinsel yolla bulaşan hastalıklar arasında yaygın olup, yılda milyonlarca yeni enfeksiyon vakasına yol açmaktadır. DSÖ'nün verilerine göre, 15 ila 49 yaş arasındaki 846 milyon kişi genital herpes virüsü taşımaktadır. Herpes virüsü taşıyanların çoğu semptom göstermeyebilir, bu da enfeksiyonların fark edilmeden başkalarına bulaşabileceği anlamına gelir. Bu nedenle, herpes virüsünün tedavisinde yeni tedavi yöntemlerine ve aşılara olan ihtiyaç giderek artmaktadır. Acil Önlem ve Tedavi İhtiyacı Herpes virüsünün bulaşmasını engellemek, HIV ve diğer cinsel yolla bulaşan hastalıkların yayılmasını önlemek için daha etkili tedavi yöntemlerine ve aşılara ihtiyaç duyulmaktadır. Uzmanlar, herpes virüsüyle mücadelede daha iyi önleme stratejileri geliştirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.

Maymun Çiçeği Virüsü ile alakalı korkutan detaylar Haber

Maymun Çiçeği Virüsü ile alakalı korkutan detaylar

Dünyayı etkisi altına alan salgın hastalıklara bir yenisi daha eklendi. COVID-19 sonrasında şimdi de, Maymun Çiçeği (Mpox) virüsü patlak verdi. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Mpox virüsü ile ilgili acil durum çağrısı yaptı. Dünyada hızla yayılan maymun çiçeği virüsüne ilişkin Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu da açıklama yaptı. Bakan Memişoğlu, virüsün ülkemizde yaygın olmadığını, ancak ihtimal bir salgına karşı gerekli önlemlerin alındığını ve şu anda herhangi bir alarm durumunun söz konusu olmadığını vurguladı. Anka Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzm. Dr. Nagihan Demir, hastalık ile ilgili bilgi vererek alınacak önlemleri sıraladı “Virüs, sağlıklı kişilere ciltteki gözle görülemeyecek çatlaklar/çizikler veya solunum sistemi aracılığıyla girer” Dr. Demir, “Tam koronavirüs 'etkisi geçti hayat normale döndü' derken bu sefer de maymun çiçeği virüsü ile karşı karşıyayız. Mpox hastalığı, insana, enfekte hayvan, enfekte insan veya virüsle kirlenmiş cansız maddeler (giysiler, havlu, çarşaf vb.) ile yakın temas sonucunda bulaşmaktadır. Virüs, sağlıklı kişilere ciltteki gözle görülemeyecek çatlaklar/çizikler, mukozalar (ağız, burun, göz) veya solunum sistemi aracılığıyla girer. Enfekte hayvandan insanlara (zoonotik) bulaşma ısırık, tırmalama, hayvanın kan ve vücut sıvılarıyla veya etiyle temas, lezyonlara direkt temas veya tüm bunlarla kirlenmiş cansız materyalden indirekt yolla gerçekleşebilmektedir. Virüsün insandan insana bulaşmasının esas olarak enfekte insanın vücut sıvılarına, cilt lezyonlarına doğrudan temasla direkt olarak veya yine bunlarla kirlenmiş cansız maddelerle temasla, dolaylı olarak cilt ve mukozalar yoluyla olduğu bilinmektedir. Mpox hastalığı ateş, baş ağrısı, yorgunluk, yaygın vücut ağrıları, lenf bezlerinde şişlik ve cilt lezyonlarına (döküntülere) neden olur. Yakınmalar virüsle temas ettikten sonra ortalama 6-13 gün sonra ortaya çıkar. Ciltteki döküntüler ateş başladıktan sonra 1-3 gün içinde ortaya çıkar; gövdeden çok yüzde, kollarda ve bacaklarda görülür. Avuç içi ve ayak tabaklarında, ağız içinde, genital bölgede ve gözlerde lezyon tespit edilebilir. Deri döküntüleri 2-4 hafta içinde kendiliğinden iyileşir. Bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde hastalık ağır seyredebilir” dedi. “Yüz yüze ve yakın temastan kaçınılmalı” Hastalığın hafife alınmaması gerektiğini dile getiren Anka Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzm. Dr. Nagihan Demir, “ Mpox virüsünden korunmak için mesafeye dikkat edilmesi gerekmektedir. Yüz yüze ve yakın temastan kaçınılmalı. Hasta kişiler veya etrafı ile temas edecek kişilerin eldiven ve maske kullanması önemli. Hijyene önem verilmeli, eller sık sık yıkanmalıdır. Mpox virüsü , öpüşme, temas, cilt teması ve damlacık yolu ile yayılabilen bir hastalıktır. Ayrıca, virüslü bir kişinin temas ettiği giysiler, çarşaflar, havlular gibi eşyalarla da bulaşabilir. Henüz Mpox hastalığının kesin bir tedavisi bulunmamaktadır. Ancak genellikle, 2 ila 4 hafta içinde döküntüler geçtiğinde hastalık sona erer. Bu hastalığa karşı alınacak önlemler hayati önem taşımaktadır. Kişisel tedbirler ve toplumsal farkındalıkla hastalığın yayılması engellenebilir. Eğer hastalıkla ilgili bir belirti yaşarsanız, bir sağlık kuruluşuna başvurarak doktor kontrolünden geçebilirsiniz. Hastalığın erken evrede tespiti bulaşıcılığını önlemek için oldukça önemlidir” diye konuştu.

Maymun Çiçeği Virüsü hakkında bilmeniz gerekenler ve korunma yöntemleri Haber

Maymun Çiçeği Virüsü hakkında bilmeniz gerekenler ve korunma yöntemleri

Covid-19'un etkilerinin henüz geçmediği bu dönemde, maymun çiçeği virüsü neden Afrika'da pandemiye dönüştü? Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) bu durumu neden acil bir durum olarak ilan etti? Maymun Çiçeği Virüsü Nedir? Maymun çiçeği virüsü, Mpox adı verilen ve kaşıntılı deri döküntüsü, ateş gibi belirtilerle ortaya çıkan, insandan insana ve hayvanlardan insana bulaşabilen bir hastalıktır. Genellikle Orta ve Batı Afrika'da görülen bu virüs, Covid-19 pandemisinin etkilerinin henüz geçmediği bir dönemde, Ağustos 2024 itibarıyla Afrika'da pandemiye dönüşmüştür. Maymun Çiçeği Virüsü Nasıl Bulaşır? Maymun çiçeği virüsü, enfekte kişilerin cilt lezyonları veya vücut sıvılarıyla doğrudan teması yoluyla insanlara bulaşır. Ayrıca, yüz yüze konuşma esnasında, ten teması, uzun süreli yakın temas, kontamine eşyalarla temas ve anneden bebeğe bulaşma gibi yollarla da yayılabilir. Maymun Çiçeği Virüsü Belirtileri Nelerdir? Maymun çiçeği virüsünün belirtileri şunlardır: Kaşıntılı deri döküntüleri, genellikle yüz, eller, ayaklar ve ağızda başlayan Ateş Lenf düğümlerinde şişme Kas ağrıları Baş ağrısı Solunum problemleri (öksürük, burun tıkanıklığı) Üşüme ve titreme Maymun Çiçeği Virüsü Nasıl Teşhis Edilir? Teşhis, belirtiler ve cilt lezyonlarından alınan örneklerle yapılır. PCR testleri, ciltte yara varsa buradan alınan örneklerle veya anal rektal sürüntülerle yapılabilir. Ayrıca kan testleriyle bağışıklık sisteminin antikor üretip üretmediği de kontrol edilir. Maymun Çiçeği Virüsünden Nasıl Korunulur? Korunma için şu önlemler alınabilir: Çiçek hastalığı için geliştirilen aşıların kullanılması Enfekte kişilerle temastan kaçınılması Hasta kişilerin eşyalarıyla temastan kaçınılması Temizliğe özen gösterilmesi Enfekte hayvanlardan uzak durulması Maymun Çiçeği Virüsünün Tedavisi Nasıl Yapılır? Özel bir tedavisi bulunmayan maymun çiçeği virüsü için, semptomları hafifletmeye yönelik antiviral ilaçlar kullanılabilir. Tedavi, ağrı ve yaraların yönetilmesine yöneliktir. Maymun Çiçeği ve Su Çiçeği Arasındaki Fark Nedir? Mpox, ortopoks virüsü; su çiçeği, uçuk virüsüdür. Su çiçeği daha bulaşıcıdır ve daha hızlı yayılır. Su çiçeği genellikle 2 hafta içinde iyileşirken, maymun çiçeği 2-4 hafta sürebilir. Maymun Çiçeği Hakkında Sık Sorulan Sorular Maymun çiçeği virüsü öldürür mü? Nadir de olsa ölümle sonuçlanabilir. Erken tedavi ile iyileşme şansı yüksektir. Maymun çiçeği virüsü ne kadar sürede iyileşir? İyileşme süresi genellikle 2-4 haftadır. İnsandan insana bulaşma riskini azaltmak için neler yapılmalı? Enfekte kişilerle temas edilmemeli, hastalar izole edilmeli ve temizlik kurallarına uyulmalıdır. Hayvandan insana bulaş riski nasıl azaltılabilir? Hasta hayvanlarla ve dokularıyla temastan kaçınılmalı, koruyucu kıyafetler kullanılmalıdır. Maymun çiçeği virüsü yeni bir hastalık mıdır? İlk olarak 1958'de maymunlarda, 1970'te insanlarda görülmüştür. Maymun çiçeği virüsü neden önemli hale geldi? 75 ülkede görülen vaka sayısı ve Afrika dışında yayılma riski nedeniyle önem kazanmıştır. Virüs en çok insanlara maymunlardan mı bulaşıyor? Virüs, daha çok kemirgenler ve diğer hayvanlardan bulaşabilir. Cinsel temas ne kadar etkili? Cinsel temas virüsün yayılma yollarından biridir, ancak tek bulaşma yolu değildir. Maymun çiçeği virüsü Türkiye'de var mı? Türkiye'de virüs görülmemektedir.

DSÖ Sözcüsü: Kuduz vakalarının yüzde 99'u sahipsiz köpeklerden kaynaklanıyor Haber

DSÖ Sözcüsü: Kuduz vakalarının yüzde 99'u sahipsiz köpeklerden kaynaklanıyor

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Sözcüsü Margaret Harris, kuduz vakalarının yüzde 99'unun köpeklerden bulaşma yoluyla meydana geldiğini açıkladı. Harris, kuduz gibi hastalıkların köpeklerden insanlara geçme riskinin bulunduğunu belirtti. DSÖ, Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü (WOAH) ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından kuduz hastalığını önleme programı ve stratejisinin geliştirildiğini ifade etti. Kuduz vakalarının yüzde 99'unun köpeklerden insanlara bulaşıyor Harris, köpeklerin insanlarla birlikte yaşamasıyla birlikte kuduz gibi hastalıkların köpeklerden insanlara geçme ihtimalinin arttığına dikkat çekti. Sahipsiz köpeklerin bakımı ve aşılanmasının kritik önem taşıdığını vurgulayan Harris, kuduz vakalarının yüzde 99'unun köpeklerden insanlara bulaştığını söyledi. Özellikle Asya ve Afrika'da kuduz nedeniyle her yıl on binlerce ölüm vakası kaydedildiğini belirten Harris, bu durumun çoğunlukla 15 yaşın altındaki çocukları etkilediğini ifade etti. Sahipsiz köpeklerin büyük popülasyonlarının sorunlara yol açabileceğine dikkat çeken Harris, bu bölgelerde sorumluluk alınması gerektiğini vurguladı. Harris, veterinerlik hizmetleriyle sahipli ve sahipsiz köpeklerin sağlık durumlarının kontrol edildiğini, kısırlaştırma ve aşılama programlarının etkili olduğunu belirtti. Hayvanların sağlığının korunmasının, insan sağlığına da katkı sağlayacağını söyleyen Harris, doğru şekilde bakımın insan sağlığını korumanın iyi bir yolu olduğunu vurguladı. Kovid-19 salgını sürecinde hayvan bakımıyla ilgili aksamaların sorunlara neden olduğunu belirten Harris, sahipsiz köpek popülasyonuna doğru bakımın hayvanların insanlardan korkacakları, kaçacakları veya daha saldırgan olacakları anlamına gelmeyeceğini ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.