#Duruşma

İLKHABER-Gazetesi - Duruşma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Duruşma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Aziz İhsan Aktaş duruşmasında 3'üncü gün tamamlandı: Duruşma yarına ertelendi Haber

Aziz İhsan Aktaş duruşmasında 3'üncü gün tamamlandı: Duruşma yarına ertelendi

Liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, tutuklu Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, tutuklu Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, tutuklu Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tutuklu Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında, 200 sanık ilk kez 27 Ocak'ta hakim karşısına çıkmıştı. Duruşma, 3'üncü gününde devam ederken, Silivri'de bulunan Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki yargılamada, bir kısım tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile tarafların avukatları hazır bulundu. Ayrıca duruşmaya, çok sayıda partili ve milletvekilleri de izleyici olarak katıldı. "Ne bahsi geçen kişilerle ne de bir başkasıyla yaklaşılmayan gizli bilgi, avantaj sağlanacak hiçbir husus paylaşılmamıştır" Duruşmada, görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürü tutuklu sanık Adnan Acar savunma yaptı. Sanık savunmasında, "İddianamede geçen bilirkişi raporunda da rekabetin engellenmesi konusunda açıklamalar yapılmış olup, kendi danışmanlıklarının da kullanılmaması ve piyasa şartlarında satın alınıp ya da kiralanan araçların temizlenebileceği belirtilmektedir. Elektronik satın alınması konusunda yaptığımız araştırmalarda kamu ihalelerinde kullanıldığını o gün teknik şartlarına son halinde ihtiyaçlarında görmüştük, tetkikini yapmıştık. Kurumların ihale sonuç forumlarında da aynı teknik araçların birçok farklı firmalar tarafından yüklenicilerin olduğunu görmüştük. Bu araçlar bir önceki ihalede ayrı ayrı araçlardı. Bunları tek bir araç haline getirerek araçların kullanımı açısından kamu yararına getirildi. İsteklilerin önünü kesmek amacıyla fiyat dışı unsur uygulanması iddialarıyla ilgili şunu söylemek istiyorum; İhale dokümanında itiraz sayısında 46, İkinci griler teklifimizde 0 adet teklif şikayet edildi. İddianame de bilirkişi raporlarına atıfta bulunarak, ihale iptal edilerek yapılmış bir şartnameden bahsedilmektedir. Buradaki değişiklik sonrasında da buradaki fiyat yaklaşık maliyeti yazdırılmakta tespit edilmiştir. Ne bahsi geçen kişilerle ne de bir başkasıyla yaklaşılmayan gizli bilgi, avantaj sağlanacak hiçbir husus paylaşılmamıştır. Aynı dönemde mevcut iş kapsamında 6-7 firmayla görüşme yapılmıştır. Bu görüşmelerde mevzuata uygundur. İdarenin teknik kapasitesini güçlendirmeye amaçlı yapılan görüşmelerdir. Bu görüşmeler şartlanmaya müdahale edilmesi, rekabetin kısıtlanması ve avantaj sağlanması olmadığını, açık ihaleleri takip işlerine bakılarak, rekabetin engellenmesi iddia edilen araçların ne kadar kullanıldığı görülecektir" ifadelerini kullandı. "SAVCILIĞIN İDDİALARI İHALE ÖNCESİ SÜRECE AİTTİR" Duruşmada savunma yapan görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Esenyurt Belediyesi İhale Komisyon üyesi Ali Fırat Baycan, "İşlem belgesi, firma tarafından sisteme yüklenmiş belgelerdir. Bu belgelerde eksiklik veya yanlışlık bulunan firmalar ilk oturumda elenir. İkinci oturumda kalan firmalar arasından ise en uygun teklifi veren firma ihaleyi kazanır. Komisyon üyesi olarak görevim tamamen bundan ibarettir. Savcılık, söz konusu ihalede usulsüzlük olduğunu ve ihaleye fesat karıştırıldığımı iddia etmiştir ve bu iddiasını teknik şartnamede belirli bir markanın ve modelin işaret edildiğini söyleyerek menetmiştir. Yani savcılığın iddiaları ihale öncesi sürece aittir. Bahsi geçen özel teknik şartname ise Temizlik İşleri Müdürlüğü'nce bu bilimin uzmanları tarafından hazırlanmış, bu belgeler hazırlandıktan sonra da resmi bir üst yazıyla destek ekimleri müdürlüğüne gönderilir. Bu konularda herhangi bir yetki ve sorumluluğum yoktur. 13 aydır tutukluyum. Silivri'de 2 kış gördüm. 20 kişi olması gereken koğuşlarda 65-70 kişi kaldığım günleri biliyorum. Yeterli sayıda yatak yok diye 6 ay kilit pencere dibinde beton üzerinde yattım, beraatımı talep ediyorum" şeklinde konuştu. Duruşma, diğer sanıkların savunmalarının alınması için yarına ertelendi.

Manavgat Belediyesine yönelik "rüşvet" iddiası davası sanıklarının yargılanması sürüyor Haber

Manavgat Belediyesine yönelik "rüşvet" iddiası davası sanıklarının yargılanması sürüyor

Manavgat 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ikinci duruşmasının 2. gün oturumunda Kara ve baklava kutusunda rüşvet aldığı öne sürülen eski Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Engin Tüter'in de aralarında olduğu 41 sanık, müştekiler ve taraf avukatları salonda hazır bulundu. Duruşmada savunma yapan Niyazi Nefi Kara, hakkındaki suçlamaları kabul etmedi. Kara, Manavgat Belediyesine yönelik yürütülen soruşturmanın bir kumpas olduğunu öne sürerek, "Biz yıllardır Manavgat'taki düzene uysaydık bugün burada olmazdık. Bu dosya, kaçak yapıları olan ve kara para aklayanların kurduğu bir kumpastır." dedi. Müşteki Z.S'nin Kanal V'ye ödediğini iddia ettiği 6,6 milyon liradan haberi olmadığını savunan Kara, ruhsat başvurularının bilerek bekletildiği yönündeki iddiaların da gerçeği yansıtmadığını ileri sürdü. Aleyhine beyanda bulunan kişilerin iddialarını kabul etmediğini belirten Kara, tahliyesini ve beraatini talep etti. Tutuklu sanıklardan Sıla Ceyhan Berkaya da temizlik ihalesinin verilmesine ilişkin yetkisinin bulunmadığını dile getirdi. Berkaya, tanık ve sanıklarla bir yakınlığının bulunmadığını, kimseden para almadığını ve bir menfaat sağlamadığını savunarak tahliyesini talep etti. Tutuklu sanık Mesut Kara da hakkındaki dolandırıcılık beyanlarını kabul etmediğini, Niyazi Nefi Kara döneminde zenginleştiğine ilişkin tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığını savundu. Müşteki Z.S. de sanıkların kendisine 150 milyon liradan fazla ceza yazdığını, haraca dönen isteklerden dolayı şikayetçi olduğunu kaydetti. Tutuklu sanık Mehmet Engin Tüter ise kendisine baklava kutusunda paranın Z.S'den alınarak getirildiğini tanık C.C'nin açıkladığını iddia etti. Kamuoyuna yansıyan videoda C.C'nin "Sana verecek olduğum komisyon" ifadesini kullandığını dile getiren Tüter, "Ben kendisiyle hiçbir zaman komisyon anlaşması yapmadım. Alkol istemedim. Bu videoda yaşanan kurgu dolu kumpastır. Cezaevinde yüz felci geçirdim. Sağlık sorunlarım var. Tutuksuz yargılanmayı istiyorum. En kötü ihtimalle ev hapsini talep ediyorum." ifadelerini kullandı. Bu sırada rahatsızlanan sanık Tüter, sağlık ekiplerince hastaneye götürüldü, tedavisinin ardından tekrar duruşma salonuna getirildi. Tutuklu sanık Hüseyin Cem Gül ise savunmasını yazılı olarak sunacağını belirterek, tahliyesini talep ederken, diğer sanıklardan M.O.K. beraatını istedi. Diğer sanıklar ve avukatların savunmaların ardından mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların mevcut hallerinin devamına hükmederek, dosyadaki eksiklerin giderilmesi ve yeni tanıkların dinlenmesi için duruşmayı 10 Mart 2026 tarihine erteledi. SORUŞTURMA Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığınca, otel tadilatı, inşaat ruhsatı ve iskan başvurularıyla ilgili rüşvet alındığı iddiaları üzerine başlatılan soruşturmada tutuklanan Niyazi Nefi Kara, belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılmıştı. Alınan ifadeler, ele geçirilen belge ve deliller ışığında genişletilen soruşturma kapsamında cumhuriyet savcısı gözetiminde yapılan yer gösterme ve arama işleminde, zirai depoda gizlenmiş 3 kilogram külçe altın, 500 bin avro ve 153 bin 160 dolar bulunmuştu. İDDİANAME Kara ile belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri ve iş insanlarının da aralarında bulunduğu 41 sanık hakkında iddianame hazırlanmıştı. Manavgat Belediyesi içinde çıkar amaçlı suç örgütü kurulduğu, örgütün yöneticiliğini de Niyazi Nefi Kara'nın yaptığı ileri sürülen iddianamede, Kara'nın, kamu gücünü kullanarak bir araya getirdiği kişilerle "suç örgütü kurmak", "rüşvet almak", "zimmet" ve "irtikap" suçlarının birincil sorumlusu olduğu iddia ediliyor. İddianamede, "rüşvet" suçuna ilişkin ayrıntılara işaret edilip Manavgat Belediyesi'nde 2024-2025 yıllarında belediyedeki bazı izin, ruhsat ve imar işlemlerinde görevli kamu personeli ile yöneticilerin, bu süreçleri hızlandırmak veya usulsüzlükleri görmezden gelmek karşılığında menfaat sağladıkları belirtiliyor. Bu eylemlerin, Kara'nın yöneticiliğinde oluşturulduğu öne sürülen bir yapı tarafından organize edildiği savunulan iddianamede, "rüşvet gelirlerinin paravan şirketler aracılığıyla resmileştirildiği", belediye başkan yardımcıları, yakın akrabalar ve bazı müdürlerin de buna yardımcı olduğu aktarılıyor. İddianamede, Kara'nın talimatlarıyla bazı şüphelilerin, otel ruhsatı, imar izni ve iş yeri açma belgeleri karşılığında para talep ettikleri, "hizmet bedeli" veya "bağış" adı altında alınan bu paraların belediye hesaplarına ya da üçüncü şahıslara aktarıldığı, bazı şüphelilerin paraları konut veya araç alımında kullandıkları öne sürülüyor. Manavgat Belediye Başkanı iken tutuklanan ve görevinden uzaklaştırılan Niyazi Nefi Kara hakkında "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "rüşvet", "irtikap" gibi 6 ayrı suçtan toplam 31 yıldan 69 yıla kadar hapis cezası talep edilen iddianamede, diğer sanıkların da söz konusu suçlardan farklı sürelerde hapis cezalarına çarptırılmaları isteniyor.

Mabel Matiz’in ‘Perperişan’ savunması: Halk edebiyatından beslenen bir eser Haber

Mabel Matiz’in ‘Perperişan’ savunması: Halk edebiyatından beslenen bir eser

Mabel Matiz olarak tanınan sanatçı Fatih Karaca, “Perperişan” isimli şarkısının sözlerinde müstehcen ifadeler bulunduğu iddiasıyla açılan davada ilk kez hâkim karşısına çıktı. İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada Karaca’nın savunması ve hâkimin yönelttiği sorular salonda dikkat çekti. “BU SORU ÜZÜCÜ VE KALP KIRICI” Duruşmada hâkimin, “Bu şarkı bir erkeğe mi yazıldı?” sorusu üzerine konuşan Mabel Matiz, bu soruyu üzücü ve kalp kırıcı bulduğunu ifade etti. Sanatçı, “Herkes herkes için şarkı söyleyebilir. Bunun sınırını benim çizmem haddime değil. Aynı soru bir arabesk sanatçısına sorulsaydı sorulmazdı” dedi. İDDİANAMEDE NELER YER ALDI? Hazırlanan iddianamede, “Perperişan” şarkısının sözlerinin cinsel arzuyu dolaylı biçimde tahrik ettiği, bedensel ve ruhsal metaforlarla erotik çağrışımlar barındırdığı ileri sürüldü. Şarkının yaş sınırlaması olmaksızın dijital platformlarda yayımlanmasının çocuklar açısından risk oluşturduğu iddia edildi. Savcılık, Karaca’nın “müstehcen yayınların yayınlanmasına aracılık etmek” suçundan 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etti. “HALK EDEBİYATINDAN BESLENEN BİR ESER” Savunmasında şarkıyı yaklaşık 1,5 yıl önce yazdığını belirten Mabel Matiz, eserin halk edebiyatından ve türkülerden esinlendiğini söyledi. Karaca, “Bu şarkının müstehcen olduğunu düşünmüyorum. TRT’de hâlâ yayınlanan birçok eserde benzer ifadeler var. ‘Cici toy bebe’ yetişkin bir bireyi, ‘kuş’ kelimesi ise halk edebiyatında kısmeti ifade eder” dedi. AVUKATTAN YARGITAY VURGUSU Sanatçının avukatı, Yargıtay içtihatlarına dikkat çekerek müstehcenlik suçunun oluşabilmesi için açık ve net bir cinsellik unsurunun bulunması gerektiğini savundu. Avukat, “Çağrışımlar tek başına suç unsuru değildir. Sanatçının baskı altında eser üretmeye zorlanması sanatsal özgürlüğe aykırıdır” ifadelerini kullandı. DURUŞMA ERTELENDİ Mahkeme, dosyanın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bildirilmesine ve şarkı sözlerinin küçükler üzerindeki etkisinin incelenmesine karar verdi. Duruşma 27 Mart 2026 tarihine ertelendi. NE OLMUŞTU? “Perperişan” şarkısına erişim engeli getirilmesinin ardından, İçişleri Bakanlığı’nın başvurusu üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Mabel Matiz hakkında “müstehcenlik” suçlamasıyla soruşturma başlatılmıştı. Sanatçı, savcılık ifadesinde şarkıyı yazarken herhangi bir suç işleme niyeti taşımadığını ve sözlerin yanlış yorumlandığını belirtmişti.

Ayşe Tokyaz davasında ilk duruşma: Salon karıştı, Esra Tokyaz sanığa tepki gösterdi! Haber

Ayşe Tokyaz davasında ilk duruşma: Salon karıştı, Esra Tokyaz sanığa tepki gösterdi!

İstanbul’da 22 yaşındaki üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz’ın öldürülmesine ilişkin açılan davanın ilk duruşması bugün görüldü. Eski polis memuru Cemil K. ile birlikte toplam 7 sanığın yargılandığı davada, aile ve kadın örgütleri de salonda hazır bulundu. Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Ayşe Tokyaz davasının ilk duruşmasına, Silivri, Tekirdağ ve Edirne cezaevlerinde tutuklu bulunan 7 sanık getirildi. Duruşmayı Tokyaz ailesinin yanı sıra Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği temsilcileri ile çok sayıda kadın hakları savunucusu takip etti Mahkemede söz alan Ayşe Tokyaz’ın ikiz kardeşi Esra Tokyaz, elinde kardeşinin fotoğrafıyla sanık Cemil K.’ye tepki gösterdi. Esra Tokyaz’ın “Görüyorsun değil mi beni, Allah cezanızı versin” sözleri üzerine duruşma salonunda gerginlik yaşandı. Sanık Cemil K.’nin zaman zaman Esra Tokyaz’a bakarak gülmesi salondaki tepkileri artırdı. SANIKLARIN SAVUNMALARI Duruşmada ilk savunmayı sanık Cemal A. yaptı. Cemal A., Ayşe Tokyaz’ı Cemil K.’nin “eşi” olarak tanıdığını, kendisinin yalnızca şoförlük yaptığını ve olayla bir ilgisinin olmadığını öne sürdü. “Ayşe’ye ve Esra’ya abilik yaptım. O gece Esra’yı yalnız bırakmadım. Suçsuzum” diyerek tahliyesini talep etti. Ana sanık Cemil K. ise savunmasını dosyayı incelemeden yapmak istemediğini belirterek, “Genel manada ben öldürmedim” dedi. Ayşe Tokyaz’ın ölümünden sonraki sürece ilişkin anlatımda bulunan Cemil K., diğer sanıkların suçsuz olduğunu iddia etti. ESRA TOKYAZ’DAN MAHKEMEDE İSYAN Mahkemede tekrar söz alan Esra Tokyaz, “Ben Ayşe olarak konuşmak istiyorum” diyerek sanıklara tepki gösterdi. Yaşanan sözlü tartışmalar üzerine mahkeme başkanı tarafları uyardı. NE OLMUŞTU? Ayşe Tokyaz’ın cansız bedeni Temmuz ayında İstanbul’da yol kenarında bir valizin içinde bulunmuştu. Yapılan soruşturmada Tokyaz’ın, eski polis memuru Cemil K.’nin evinde öldürüldüğü ve cesedinin valizle taşındığı tespit edilmişti. Cemil K. hakkında “kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep ediliyor. Duruşma, sanık savunmalarının devamı için ileri bir tarihe ertelendi.

Muhammet Miraç Çam davasında duruşma eksik delillerin tamamlanması için ertelendi Haber

Muhammet Miraç Çam davasında duruşma eksik delillerin tamamlanması için ertelendi

Adana'nın merkez Seyhan ilçesinde otomobilin çarptığı bisikletteki çocuk yaşamını yitirdi. Ali Bozdoğanoğlu Bulvarı'nda, 34 KYM 021 plakalı otomobil, karşıya geçmeye çalışan Muhammet Miraç Çam'ın (12) kullandığı bisiklete çarpmıştı Otomobiliyle çarptığı bisikletli çocuğun ölümüne neden olduğu iddiasıyla tutuklanan sürücünün yargılanmasına başlandı. Adana 20. Asliye Ceza Mahkemesince görülen duruşmaya, tutuklu sanık Eren K. ile kazada yaşamını yitiren Muhammet Miraç Çam'ın babası Ümit ve annesi Gülşah Çam ile taraf avukatları katıldı. Hakkındaki iddialar hatırlatılarak savunması alınan sanık Eren K, olay günü aracını hızlı kullanmadığını öne sürdü. “TAHLİYEMİ VE BERAATİMİ TALEP EDERİM” Kaza sonrası 112 Acil Çağrı Merkezini aradığını iddia eden Eren K, "Araçla seyir halindeyken Muhammet Miraç Çam aniden önüme çıktı. Olay yerinden hemen kaçmadım. Hatta kaza sonrası 112'yi arayıp kazayı anlatarak kendimi ihbar ettim. Tahliyemi ve beraatimi talep ederim” diye ifade etti. SANIĞIN YARGILANMASI VE TUTUKLULUK DEVAMI TALEP EDİLDİ Muhammet Miraç Çam'ın müşteki babası Ümit ve annesi Gülşah Çam ise sanıktan şikayetçi olduklarını bildirerek cezalandırılmasını talep etti. Görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, dosyadaki mevcut delil durumu, üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin varlığı dikkate alınarak sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmesi ve eksik hususların giderilmesi yönünde talepte bulundu. DURUŞMA İLERİ TARİHE ERTELENDİ Mahkeme hakimi, kazaya karışan otomobilin hızı ve sanığın kusur durumunun tespit edilmesi için yeni bilirkişi raporu alınmasına, olay yerinde keşif yapılmasına, sanığın duruşmadaki beyanına ilişkin 112 Acil Çağrı Merkezi'ne müzekkere yazılarak varsa olayla ilgili ses kayıtlarının istenilmesine, bu aşamada Eren K'nin tutukluluk halinin devamına karar verip eksik hususların giderilmesi için duruşmayı erteledi. Öte yandan duruşma öncesi Adana ve farklı illerden gelen bisikletli grup adliye önünde toplandı. Grup adına açıklama yapan Kemal Yücel, hukuki süreci yakından takip ettiklerini belirtti. NE OLMUŞTU? Merkez Seyhan ilçesinde Ali Bozdoğanoğlu Bulvarı'nda, 17 Kasım'da 34 KYM 021 plakalı otomobil, yaya geçidinde Muhammet Miraç Çam'ın kullandığı bisiklete çarpmıştı. Çam'ın olay yerinde hayatını kaybettiği kazanın ardından kaçan sürücü Eren K, daha sonra polis merkezine teslim olmuştu. Sürücü Eren K, 18 Kasım'da sevk edildiği adliyede çıkarıldığı hakimlikçe tutuklanmıştı. Savcılık tarafından Eren K. hakkında "taksirle öldürme" suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapis talebiyle hazırlanan iddianame Adana 20. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edilmişti.

Fatih Altaylı ikinci kez hakim karşısında: Karar bugün çıkabilir! Haber

Fatih Altaylı ikinci kez hakim karşısında: Karar bugün çıkabilir!

Gazeteci Fatih Altaylı, AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sözleri gerekçe gösterilerek tutuklu yargılandığı davada bugün ikinci kez hakim karşısına çıktı. Silivri’de görülen duruşmada, 22 Haziran’dan bu yana tutuklu bulunan Altaylı hakkında mahkemenin karar vermesi bekleniyor. Tutukluluğunun 158. gününde ikinci kez hâkim karşısına çıkan gazeteci Fataylı Altaylı’nın duruşması Silivri’deki mahkeme salonunda görüldü. Davanın ilk duruşması 3 Ekim’de yapılmış, mahkeme tutukluluğun devamına karar vererek yargılamayı bugüne ertelemişti. Altaylı’nın avukatları, duruşma öncesi mütalaaya karşı hazırladıkları yazılı savunmayı mahkemeye sundu. Bugün yapılacak duruşmada mahkemenin hükmü açıklaması bekleniyor. Duruşmayı izlemek için Silivri’ye gelenler arasında Altaylı’nın programlarına konuk olan İlber Ortaylı ve Celal Şengör’ün yanı sıra tarihçi ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Murat Bardakçı da yer aldı. CHP milletvekilleri Utku Çakırözer ve Sezgin Tanrıkulu’nun da salonda bulunması dikkat çekti. Saat 10.00’da başlaması planlanan duruşma yaklaşık 45 dakika gecikmeyle başladı. NE OLMUŞTU? Altaylı, bir YouTube yayını sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “ömür boyu görevde kalmasına” yönelik tartışmaları değerlendirirken Osmanlı padişahlarının akıbetlerine ilişkin ifadeler kullanmıştı. Bu sözlerin ardından Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, sosyal medya paylaşımıyla Altaylı’yı hedef almış, Altaylı 21 Haziran’da gözaltına alınmış ve ertesi gün tutuklanmıştı. 3 Ekim’deki ilk duruşmada karar çıkmamış, dava 26 Kasım’a ertelenmişti. Bugünkü duruşmada Altaylı hakkında verilecek kararın açıklanması bekleniyor.

16 yaşındaki Kıvanç dövülerek öldürülmüştü: Savcının tutuklanma talebi reddedildi Haber

16 yaşındaki Kıvanç dövülerek öldürülmüştü: Savcının tutuklanma talebi reddedildi

Olay, 15 Mayıs 2022 yılında Kemalpaşa Mahallesi İnönü Caddesi'ndeki parkta meydana geldi. 16 yaşındaki lise öğrencisi Kıvanç Uman ile Y.K. (16) arasında kız meselesi sebebiyle kavga çıktı. Çıkan kavgaya 2 kişi daha müdahil oldu. Şahısların darbeleriyle yere yığılan Kıvanç ağır yaralandı. İlk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırılan Kıvanç Uman, olaydan 4 gün sonra hayatını kaybetti. Olaya ilişkin inceleme başlatan polis ekipleri; H.M.K. (18), Y.K. (16), Y.A. (18), Y.S.K. (17) ve A.B.K'yı (18) gözaltına aldı. İfadeleri sonrasında Y.S.K. ve A.B.K. adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, diğer 3 şüpheli ise tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ölüme götüren kavga anı kamerada Kıvanç'ın ölümüne sebep olan kavganın görüntüleri de dosyada yer aldı. Görüntülerde, ilk önce Kıvanç Uman ile Y.K'nin kavga anları yer aldı. Yumrukların havada uçuştuğu kavgada Kıvanç Uman'ın yere düştüğü, Y.K'nin art arda vurmaya devam ettiği görüldü. Ayrıca görüntüleri çeken çocukların ise "Vur lan vur, devam, durma, patlatsana, vursana yüzüne, gücü kalmadı çak artık. Karnına diz at" diyerek şahısları tahrik ettikleri duyuldu. Y.K'den sonra H.M.K'nin de gelerek Kıvanç'a yumruk attığı da görüldü. H.M.K. ile Y.A.'ya 8 yıl, Y.K.'ya ise 3 yıl 9 ay hapis cezası verilmişti 24 Nisan 2024 tarihinde davada karar çıkmıştı. Sanıklar Y.K., Y.A. ve H.M.K. hakkında "kasten öldürme"; Y.S.K. ve A.B.K. hakkında ise "azmettirme" suçundan açılan davada; eylemlerinin neticesi sebebiyle "Ağırlaştırılmış yaralama" suçundan sanıklardan H.M.K. ile Y.A.'ya 8 yıl, Y.K.'ya ise 3 yıl 9 ay hapis cezası verilmişti. A.B.K. ile Y.S.K. ise "Kasten insan öldürmeye azmettirme" suçundan beraat etmişti. 4 sanık hakkında verilen karar Yargıtay tarafından bozuldu Kıvanç'ın aile avukatının itirazları sonrası verilen karar Yargıtay tarafından bozuldu. Bozma sonucu 4 kişinin yargılanacağı duruşma Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlandı. Tutuklu sanık H.M.K., SEGBİS ile duruşmaya katılırken, diğer tutuklu sanık Y.A. ile bulunduğu cezaevinden bağlantı sağlanamadı. Tutuksuz sanıklar Y.S.K., A.B.K., taraf avukatları ve maktulün annesi Derya Uman da salonda hazır bulundu. Sanıklar, Yargıtay'ın kararını kabul etmediklerini söyledi. Yargıtay'ın bozma kararına uyuldu Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin verdiği bozma ilamına ilişkin karar, mahkemece yapılan değerlendirilme sonrasında oy çokluğu ile kabul edildi. Anne Uman, tüm sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmalarını istedi. Katılan Vekili Hüseyin Acurman ise, "Biz sanıkların kasten öldürme suçundan cezalandırılması gerektiği kanaatindeyiz. Sanıklar her ne kadar öldürme kastıyla hareket etmediklerini belirtmiş iseler de maktulün baş ve boyun bölgesine vurmak suretiyle ölümüne neden olmuşlardır. Ancak, gelinen aşamada Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmalarını talep ediyoruz. Ayrıca, tutuklu olmayan sanıkların da tutuklanmalarına karar verilmesini talep ediyoruz" dedi. Mütalaa açıklandı Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcı, olay günü Kıvanç Uman ile Y.K. arasında eski sevgili nedeniyle başlayan husumetin kavgaya dönüştüğünü, Y.K'nin ardından arkadaşları H.M.K. ve Y.A'nın da Uman'a saldırdığını belirtti. Uman'ın aldığı darbeler sonucu beyin kanaması geçirerek hayatını kaybettiği ifade edildi. Mütalaada, H.M.K. ve Y.A'nın; "Kendini savunamayacak durumdaki kişiye yönelik kasten yaralama sonucu ölüme neden olma" suçundan cezalandırılmaları talep edildi. Yaşlarının 18'den küçük olması nedeniyle cezalarında indirim uygulanması istendi. A.B.K. ve Y.S.K'nin ise kavgayı teşvik ettikleri gerekçesiyle kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçuna yardım etmekten cezalandırılmaları talep edildi. Savcı ayrıca sanıklar hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğini belirterek, tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamını, tutuksuz sanıkların ise tutuklanmasını talep etti. "Tutukluluk taleplerinin reddine karar verilmesini talep ediyoruz" Sanık Y.S.K.'nin avukatı mütalaaya karşı, "Müvekkilim hali hazırda eğitimine devam etmektedir. Tutukluluk talebi yönünden, tutukluluk taleplerinin reddine karar verilmesini talep ediyoruz. Mahkeme aksi kanaatteyse adli kontrol hükümlerinin uygulanmasını talep ediyoruz" dedi. "Müvekkilim, maktulün kendini savunamayacak durumda olmasını bilebilecek durumda değildir" H.M.K.'nin avukatı ise "Müvekkilim uzunca bir süredir tutukludur. Tutukluluğun süresi yaklaşık 2 buçuk seneyi geçmiştir. Müvekkilimizin bu aşamada tahliyesine karar verilmesini talep ederiz. Ayrıca, iddia makamının mütalaasını kabul etmiyoruz. Müvekkilimin, maktulün kendini savunamayacak durumda olmasını bilebilecek durumda değildir. Bu hususlar göz önünde bulundurulmasını talep ederiz" ifadelerini kullandı. "Üniversite okumak istiyorum" Pişman olduğunu söyleyen tutuklu sanık H.M.K.. "Yaptığım eylemden dolayı çok pişmanım. Uzunca bir süredir tutukluyum. Cezaevinde geçirdiğim süre boyunca eğitimime devam ettim. Üniversite okumak istiyorum. Bu sebeple tahliyeme ve beraatıma karar verilmesini talep ederim" dedi. Diğer sanıklar da önceki savunmalarını tekrar ettiklerini dile getirdi. Tutuklama talebi reddedilerek duruşma ertelendi Mahkeme heyeti, tutuksuz sanıkların tutuklanma talebinin bu aşamada ağır bir tedbir olacağı kanaatine varıldığından tutuklama taleplerinin reddine, yurt dışına çıkışlarının yasaklanması şeklinde adli kontrol tedbiri altına alınmalarına karar verildi. Diğer 2 sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilerek duruşma ertelendi. "Oğlum canice katledildi" Duruşma sonrası açıklamalarda bulunan maktulün babası Orhan Uman, "Mayıs 2023'te oğlum canice katledildi. 15 kişilik bir arkadaş grubu tarafından bir yere çağrıldı ve 3 kişi tarafından canice katledildi. 2 kişi de tezahürat yapıp, 'Orasına vur, burasına vur, kafa at, dirsek at' deyip tezahürat yaptılar ve aynı zamanda kameraya çektiler. Şu an 2 kişi cezaevinde. Bir kişi 3 yıl 9 ay almıştı. O tahliye oldu, çıktı. Şimdi 2 kişi daha eklendi davaya. Hakim onlara denetim verdi. 6 Kasım'da bir mahkememiz daha olacak. Hakim o zaman karar açıklayacak. Onların da tutuklanmasını istiyoruz. İnşallah en ağır ceza yargılanırlar ve ceza alırlar" ifadelerini kullandı. "Gönlümün meyvesini benden aldılar" Anne Uman ise, "Gönlümün meyvesini benden aldılar. Olayı gerçekleştirdiklerinde planlı bir şekilde gelmişlerdi. Tasarlayarak gelmişlerdi. Bunlar çocuk değil. Bunlar içki içen, uyuşturucu kullanan kişiler. Benim çocuğum çok başarılıydı. Onlar okul çocuğu falan değildi. Olay sonrası ambulansı çağırmamışlar. Sanıkların en ağır şekilde yargılanmalarını istiyorum. Benim oğlum geri gelmeyecek. Ama onların dışarıda olmalarını kabul etmiyorum. Onlara da bu dünyada dar gelsin. Kıvanç'ın naif bir çocuktu. Ama böyle serseri tipler geldi çocuğumu benden kopardı. Gönlümün meyvesini benden kopardılar" dedi.

Ekrem İmamoğlu’nun sahte diploma davasında gergin duruşma Haber

Ekrem İmamoğlu’nun sahte diploma davasında gergin duruşma

CHP İstanbul İl Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun “sahte diploma” davasının ikinci duruşması, Silivri Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda görüldü. Mahkemenin 50 kişilik küçük salona karar vermesi üzerine İmamoğlu ve avukatları duruşmaya katılmama kararı aldı; sonrasında ise talimatla salona getirildi. Duruşma öncesi jandarma ile izleyiciler arasında arbede yaşandı. Salon Krizi ve Tepkiler CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, küçük salon kararına sert tepki göstererek, “50 kişilik salonda olmaz bu işler. Burada 15 buçuk milyon oy almış bir Cumhurbaşkanı adayı yargılanıyor” dedi. CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın ise duruşmaya katılmama kararının, yargı bürokrasisinin adil yargılanma hakkını engelleme girişimi olduğunu söyledi. Avukatlardan tepki İmamoğlu’nun avukatları, dışarıda kalan meslektaşları içeri alınmadan duruşmaya katılmayacaklarını duyurdu. Mahkeme ayrıca, tutuklu avukat Mehmet Pehlivan’ın SEGBİS üzerinden katılımına izin vermedi. Avukat Tuba Torun, yaşanan süreci “hukuksuzluk çıtasının yükseltilmesi” olarak değerlendirdi. Dava Süreci İmamoğlu, üniversite diplomasının iptal edilmesinin ardından 19 Mart’ta gözaltına alınarak tutuklanmıştı. Hakkında “zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik” suçlamasıyla 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapis cezası ve siyasi yasak talep ediliyor. İlk duruşma 12 Eylül’de görülmüş, ikinci duruşma ise 20 Ekim’de gerçekleşti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.