#Duruşma

İLKHABER-Gazetesi - Duruşma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Duruşma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

414 sanıklı İBB davasında kriz: İmamoğlu’nun sözleri gündem oldu, duruşma yarına ertelendi! Haber

414 sanıklı İBB davasında kriz: İmamoğlu’nun sözleri gündem oldu, duruşma yarına ertelendi!

Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 414 sanığın yargılandığı davada 9’uncu hafta gergin başladı. Duruşmanın 31’inci celsesinde yaşanan tartışmalar nedeniyle mahkeme heyeti salonu terk ederken, duruşma yarına ertelendi. DURUŞMA TARTIŞMAYLA BAŞLADI İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik davada duruşma, savunma avukatlarının taleplerinin dinlenmediği iddiasıyla başlayan tartışmalarla açıldı. İmamoğlu’nun avukatı Tora Pekin, taleplerin dikkate alınmamasına tepki göstererek mahkeme başkanına itiraz etti. Salonda tansiyon kısa sürede yükseldi. MAHKEME HEYETİ SALONU TERK ETTİ Tartışmaların büyümesi üzerine mahkeme heyeti duruşmaya ara verdi ve salonun boşaltılmasını istedi. Ancak sanıklar ve avukatlar salondan çıkmadı. Bunun üzerine heyet salonu terk etti. Mahkeme, duruşmanın yarına ertelendiğini duyurdu. “SALONDAN ÇIKMIYORUM” ÇIKIŞI Yaşananların ardından Ekrem İmamoğlu, mahkeme heyetine tepki göstererek “Salondan çıkmıyorum” dedi. İmamoğlu’nun heyete “Salondan kaçıyorsunuz” şeklinde seslendiği öğrenildi. Duruşma sonrası yaptığı açıklamada ise “Ne yazık ki yargı heyeti yargılama yapmak istemiyor” ifadelerini kullandı. KORİDORDAKİ GÖRÜNTÜLER TARTIŞMA YARATTI Duruşmaya ara verilmesinin ardından gazeteci Ferhat Murat’ın hakim ve savcıların bulunduğu koridorda görülmesi tartışma yarattı. Avukatlar, söz konusu duruma tepki göstererek tutanak tuttu. SAĞLIK DURUMU GÜNDEM OLDU Dava kapsamında tutuklu bulunan eski Zabıta Daire Başkanı Engin Ulusoy’un sağlık durumu da duruşmada gündeme geldi. Ulusoy’un salona yürümekte zorlanarak getirildiği görüldü. CHP’li Aykut Erdoğdu, Ulusoy’un durumuna tepki göstererek, gerekli sağlık desteğinin sağlanmadığını öne sürdü. SALONA ALKIŞLARLA GİRDİ Tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu’nun duruşma salonuna alkışlarla girdiği, izleyicilerin destek sloganları attığı belirtildi. İmamoğlu’nun bu çağrılara “Evet daha iyi olacak” yanıtını verdiği aktarıldı. Davanın yarın devam etmesi bekleniyor.

İBB davasında karar: 30. oturumda 15 sanık tahliye edildi Haber

İBB davasında karar: 30. oturumda 15 sanık tahliye edildi

Davanın ilk duruşmasının 30. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’ndeki duruşma salonunda görüldü. Duruşmada verilen aradan önce cumhuriyet savcısı tarafından İBB Veri Uzmanı İsmet Korkmaz, İBB Yazılım Koordinatörü Emrah Yüksel, İBB bilgisayar mühendisi Mehmet Çağlar Kuru, İBB Şehir Planlamacısı Nuri Cem Ceylan, İBB Sosyal Medya Danışmanı Ulaş Yılmaz, reklamcı Yusuf Utku Şahin, Ekrem İmamoğlu'nun koruması Çağlar Türkmen, etkin pişmanlık ifadesi veren iş insanı Adem Soytekin, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan’ın mevcut delil durumu ve tutukluluk süreleri dikkate alınarak tahliyeleri talep edildi. Tahliyeye ilişkin ara kararını açıklayan mahkeme, İBB Yazılım Koordinatörü Emrah Yüksel, İBB Veri Uzmanı İsmet Korkmaz, İBB bilgisayar mühendisi Mehmet Çağlar Kuru, İBB Şehir Planlamacısı Nuri Cem Ceylan, İBB Sosyal Medya Danışmanı Ulaş Yılmaz, reklamcı Yusuf Utku Şahin, reklamcı Esma Bayrak, Ekrem İmamoğlu'nun koruması Çağlar Türkmen, etkin pişmanlık ifadesi veren iş insanı Adem Soytekin, İSPER A.Ş. çalışanı Murat Keleş, İBB Kamulaştırma Şube Müdürü Fatih Özçelik, İsmail Akkaya, görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan, iş insanları Harun Cengiz Beğenmez, Mehmet Kaya’nın tahliyesine karar verdi. Diğer tutuklu sanıkların ise tutukluluk halinin devamına hükmedildi.

Aziz İhsan Aktaş duruşmasında avukatlarla hâkim arasında gerilim Haber

Aziz İhsan Aktaş duruşmasında avukatlarla hâkim arasında gerilim

Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen Çıkar Amaçlı Suç Örgütü tarafından tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı sanık Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı sanık Utku Caner Çaykara ve Ceyhan Belediye Başkanı sanık Kadir Aydar'ın arasında bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 16’sı tutuklu 200 sanığın yargılanmasına devam edildi. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan salonda görülen duruşmada, dün dinlenmeyen 3 kişi mağdur olarak dinlendi. Dinlenen 3 kişiden 2’si şikayetçi olduklarını ve davaya katılma taleplerinin olduğunu dile getirdi. 1 kişi ise şikayetçi olmadığını belirtti. Ardından dinlenen tanık Arif Orta, sanık Ümit Gözütok'un, Esenyurt Belediyesi'nin bir araç kiralama ihalesiyle ilgili hazırladığı şartnamedeki araçların teknik özelliklerini değiştirilmesini talep ettiğini iddia etti. Bu özellikleri değiştirmediğini söyleyen tanık Orta’ya Aziz İhsan Aktaş ile olan 3-4 saatlik görüşmesini neden ses kaydına aldığı soruldu. Orta,"Savcılığa ifademi verdim. Gecenin bir vakti baş kontrolörümüz bana anlam veremediğim, tehdit içerikli mesajlar attı. Bu konuda endişe ettim baskı görünce savcı beye ilettim. Aziz İhsan, beni işyerine çağırdı. Savcılığın bilgisi dahilinde kayıt aldım ve savcılığa teslim ettim" dedi. Aziz İhsan Aktaş ise tanık Orta'ya, görüşme talebinin kimden geldiğine yönelik soru sordu. Orta, "Ben, baskıdan dolayı Ümit Gözütok gelmesin, yetkili biriyle görüşeyim dedim. Beni siz aradınız" cevabını verdi. Aktaş ise, "Görüşme talebi benden gelmedi" dedi. "BU DAVA BİZİM İÇİN HERHANGİ BİR DAVA" Ardından mahkeme başkanı sanık avukatlarını iddianame konusunun dışında soru sorulmaması konusunda uyardı. Bir kısım avukatların buna tepki göstermesinin ardından duruşmaya öğle arası verildi. Öğle arasının ardından bazı avukatların soru sordurulmadığı iddiasıyla tepki göstermesi üzerine mahkeme başkanı "Bu dava bizim için herhangi bir dava. Benim 400 tane dosyam var onlardan biri. Bu sizin için iyi bir şey aslında ama iki gündür gerginlik olduğu için uyardım" dedi. DURUŞMA YARINA ERTELENDİ Mahkeme başkanı konuşmasının devamında "Yarın çok verimli geçmez gibi duruyor. Bugün de çok verimli geçmedi. Yarın iddia makamından tutuklulukla ilgili değerlendirme alalım. Gizli tanıklar pazartesiye kaldı" ifadelerini de kullandı. Duruşma, sanıkların tutukluluk durumu ve talepleriyle ilgili görüş alınması ve tutukluluk incelemesi yapılması için yarına ertelendi.

Eyüp Arıcı davasında karar tartışma yarattı Haber

Eyüp Arıcı davasında karar tartışma yarattı

Gaziantep'te 17 yaşındaki Eyüp Arıcı'nın yaşamını yitirdiği olayla ilgili davanın karar duruşması, sanıkların yaşlarının küçük olması nedeniyle kapalı olarak görüldü. Savcı mütalaasında sanıkların "iştirak halinde ve tasarlayarak kasten öldürme" suçundan cezalandırılmalarını talep etti. Mahkeme heyeti, sanıklardan K.B. ile M.F.K.'ya 16 yıl hapis cezası verirken, diğer 5 sanık hakkında beraat kararı verdi. Ancak savcılık makamının itirazı üzerine beraat eden 5 şüpheli hakkında yeniden tutuklama kararı çıkarıldı. Kararın ardından tutuklanan 5 şüphelinin ailesi adliye önünde toplanarak tepki gösterdi. Aileler, verilen kararın hukuka aykırı olduğunu savundu. Şüphelilerden A.P.'nin annesi Esra Polat, 14 aydır süreci sükunetle takip ettiklerini belirterek, "Çocuklarımızın suçsuz olduğuna inanıyorduk. Mahkemenin doğru karar vereceğini düşündük ve öyle de oldu. Beraat ettiler ancak hala tutuklular. Biz de mağduruz, çocuklarımızın tahliye edilmesini istiyoruz" dedi. "14 AY BOYUNCA SESSİZ KALDIK" Polat, olayın ardından çocukların ilk etapta tutuklanmadığını, daha sonra adli kontrol şartı dahi olmadan tutuklandıklarını ifade ederek, "14 ay boyunca sessiz kaldık. Acılı bir aile var dedik. Ama biz de tehditler aldık, hakaretlere maruz kaldık. Buna rağmen karşılık vermedik. Şimdi beraat eden çocuklarımızın hala cezaevinde olması kabul edilemez" diye konuştu. "BİZ DE ADALET İSTİYORUZ" E.A.K.'nin annesi Yasemin Karalar da çocukların olay günü birlikte piknikten döndüklerini belirterek, "İfadelerinin ardından serbest bırakıldılar, sonra tekrar tutuklandılar. Yargılama sürecinde her şey incelendi ve beraat kararı verildi. Ancak çocuklarımız hala içeride. Neden tutuklu olduklarını bilmiyoruz. Biz de adalet istiyoruz" ifadelerini kullandı. "MAHKEME OY BİRLİĞİYLE BERAAT KARARI VERDİ" İ.E.Ö.'nün annesi Funda Öz ise 14 aydır sabırla beklediklerini vurgulayarak, "Mahkeme oy birliğiyle beraat kararı verdi. Ancak kısa süre içinde yeniden tutuklama kararı çıktı. Bu kararın nasıl bu kadar hızlı verildiğini anlamıyoruz. Oğlumun beraatinin uygulanmasını ve tahliye edilmesini istiyoruz" diye konuştu. Aileler, beraat kararlarının uygulanmasını ve çocuklarının serbest bırakılmasını talep etti.

Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik davada 4 sanık tahliye oldu Haber

Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik davada 4 sanık tahliye oldu

Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmada, Bora Kaplan ve Serdar Sertçelik'in de aralarında bulunduğu tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları yer aldı. Müşteki sanık Ufuk Gültekin ise duruşmaya, Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Mahkeme Başkanı yargılamanın bu celse sanık beyanlarıyla devam edeceğini bildirdi. Duruşma tutuklu sanık Muhammed Kaplan'ın savunmasıyla başladı. Tutuklu sanık Fethi Koyuncu ise ifadelerde adının geçmediğini belirterek, "Ben işi gücü bırakmışım, milleti vurduruyormuşum. İfadelerin hiçbirinde yokum. Sadece gizli tanık beyanına dayanarak ceza aldım. Başkasının yaptığı suçun cezasını çekiyorum, 2 yıldır içerideyim. Erkan Doğan olayı 2016 yılında olmuş, ben 2018 yılında çalışmaya başlamışım. Hiçbir olayın içinde yokum. Altan Tozar ve Muhammet Kaplan'ı yaralama olayından beraatimi talep ediyorum" diye konuştu. Sanık Furkan Anıl Bahar ise savunmasında, "Örgüt üyesi olacak kadar salak değilim. Yüksek lisansını yapmış birisiyim" dedi. Tanık olarak dinlenen tutuklu sanık Serdar Sertçelik'in abisi tanık S.S., "Ben polislerin isimlerini duydum, Metehan ile bir kez konuşmuştum. Ben çoğu olayı medyadan duydum. Bilgim yoktur" dedi. S.S. buluntu telefondaki mesajların kendisine ait olmadığını söyledi. Tutuklu sanık Sertçelik'in babası tanık E.S., "Serdar ile en son vurulduğu zaman eve gelmişti o zaman görüşmüştüm. Oğlum yurtdışındayken devamlı görüşmemiz olmadı. Karadağ'a gitmişti oğlum orada da tam hatırlamıyorum ama bir iki kez konuşmamız oldu. Murat Çelik, Metehan İlkyaz, Şevket Demircan, Ufuk Gültekin, Gökhan Karaca isimlerini basında haberleri gördüğüm için biliyorum ancak yolda görsem tanımam. Ayrıca hiç kimseden tehdit almadım, takside çalışıyorum, böyle bir durum olsa taksicilik yapmam" beyanlarında bulundu. Sertçelik'ni annesi A.B., "Serdar'ın yurtdışına kaçmasıyla ilgili bir bilgim yok. Serdar beni sabah yanına çağırdı saat 11 gibiydi benden kıyafet istedi ve gideceğini söyledi. Bende ‘nereye gideceksin oğlum' dedim. ‘Ağrım çok fazla hastaneye gideceğim' dedi. Babasıyla birlikte çıktılar. Bizim kapımızda polisler duruyordu. ‘Aşağı bakar mısın' dedi. Bende baktım ancak aşağıda kimse yoktu. Ondan sonra iletişimiz ne zaman oldu hatırlamıyorum, ancak telefonla beni sanal medya uygulaması üzerinden arıyordu" dedi. "GÖRÜŞMEYİ KAYIT ALTINA ALDIM" Bomba İmha Şubesinde görevli polis memuru tanık M.S., "Murat Çelik müdürümün makamında çalışıyordum. Murat Müdürüm o gün geç saatlerde bir şahsın geleceğini önemli bilgi ve belgeler getirebileceği söyledi. Şahsı gidip kapıdan aldım, Murat Müdürün odasına getirdim. Odada Cengiz Haliç, Murat müdür, ben ve şahıs vardı. Bu şahıs bazı olaylar anlattı. Ahmet savcı hakkında birisinden bahsetti, Halil Falyalı konusundan bahsetti. Tam hatırladığım kadarıyla Ayhan Bora Kaplan soruşturması olmasından sonra bu görüşme oldu. Murat Çelik'i daha önceden tanıyorum, beraber çalışmıştık. Cengiz Haliç ismine yabancı değildik. Bu ismi sürekli duyuyorduk. Avukat olduğunu da biliyordum, bir takım bilgilere sahiptik. Daha sonrasında Cengiz Haliç'i hiç görmedim, firar etmiş galiba. Görüşmeyi kayıt altına aldım" dedi. "GÖRÜŞMEYİ BEN SAVCILIĞA VERMEK İSTEDİM, MURAT ÇELİK'TE ‘İYİ OLUR' DEDİ" Kayıt almasının nedeni olarak kendi garantisini sağlamak olduğunu söyleyen tanık M.S. "Yarın bir gün bu görüşmeyle ilgili bir sıkıntı olursa kendimi nasıl açıklarım diye düşününce kayıt altına almayı kendime uygun gördüm" diye konuştu. Mahkeme Başkanı, söz konusu kaydın içeriğini okumaya başlayınca Bora Kaplan'ın avukatı, bu kaydın mutlak butlan olduğunu, ayrıca Cengiz Haliç'in suç duyurusunda bulunduğunu belirterek davayla ilgisi olamayan bu içeriklerin okunmamasını istedi. Buna karşın M.S., "Buna hakim karar versin. Ben üç kişiyi kayda aldım. Kaydı yaymadım, kimseye vermedim. Anonim hesap açıp yayınlayabilirdim, sadece savcıya verdim. Ne yapsaydım, görmezden mi gelseydim? Bir vatandaş olarak görevimi yaptım" cevabını verdi. DURUŞMAYA 1 SAAT ARA VERİLDİ Beyanların ardından ara kararını açıklayan mahkeme, tutuklu sanıklar Adnan Kaplan, Muhammed Kaplan, Önder Polat ve Erhan Bakioğlu'nun tahliyesine karar verdi. Adnan Kaplan ile Muhammed Kaplan'ın başka dosyadan tutuklu olmaları nedeniyle cezaevinden tahliye edilmeyecekleri ifade edildi. Mahkeme, sanıklar Ayhan Bora Kaplan ile Serdar Sertçelik'in ise tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Sonraki duruşma 1 Haziran'a ertelendi.

Narin cinayeti davasında Nevzat Bahtiyar’ın yeniden yargılanması sürüyor Haber

Narin cinayeti davasında Nevzat Bahtiyar’ın yeniden yargılanması sürüyor

Diyarbakır'ın Merkez Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Mahallesi'nde 21 Ağustos 2024'te kaybolan ve 8 Eylül 2024'te Eğertutmaz Deresinde cansız bedenine ulaşılan Narin Güran'ın öldürülmesine ilişkin yargılanan tutuklu sanıklar anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a 'iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet, Nevzat Bahtiyar'a ise 'suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası verilmişti. GÜRAN AİLESİ DAVASINDA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET CEZALARI ONANDI Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, ilk derece mahkemesinin sanıklara verdiği hükmü hukuka uygun bulmuştu. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Narin Güran cinayeti davasında anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a verilen ağırlaştırılmış müebbet ile Nevzat Bahtiyar'a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasının onanması istenmişti. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, tutuklu sanıklar anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını onamış, Nevzat Bahtiyar'a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasını ise 'eylemin nitelikli kasten öldürme suçuna yardım' kapsamında değerlendirilmesi adına bozmuştu. DİYARBAKIR 8. AĞIR CEZA MAHKEMESİ’NDE DAVA DEVAM EDİYOR Nevzat Bahtiyar'ın yeniden yargılanmasına geçtiğimiz hafta Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlanmıştı. Yapılan savunmaların ardından mahkeme duruşmayı bugüne ertelemişti. Bugün tekrar görülen duruşmaya Nevzat Bahtiyar ile avukatları ve Güran ailesi katıldı.

Adana'da polis merkezi inşaatına molotofkokteyli atılmasına ilişkin 4 sanığın yargılanması devam etti Haber

Adana'da polis merkezi inşaatına molotofkokteyli atılmasına ilişkin 4 sanığın yargılanması devam etti

Adana'da polis merkezi inşaatına molotofkokteyli attıkları iddiasıyla tutuklanan 4 sanığın yargılanmasına devam edildi. Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesince görülen duruşmaya, tutuklu sanıklar Ahmet P, İdris T, Mehmet Emin A. ve Selman Ş. ile avukatlar katıldı. Cumhuriyet savcısı, esasa ilişkin mütalaasını tekrar ederek, sanıkların dijital materyalinde yapılan incelemede terör örgütü PKK/KCK'ya yönelik tespitlerin olduğunu belirtti. 4 SANIĞA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET TALEBİ Saldırı sırasında sanıkların, ruhsatsız tabanca, molotofkokteyli, el yapımı patlayıcı ve kafa kamerası taşıdığını anlatan savcı, eylemin terörle mücadelede etkin rol alan polis teşkilatı hedef alınarak planlandığını ifade etti. Savcı, 4 sanığın "devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, "yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle bir kişiyi öldürmeye teşebbüs", "tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme" ve "ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma" suçlarından ise 17'şer yıldan 31'er yıla kadar hapisle cezalandırılması yönünde görüş sundu. “TAHLİYEMİ VE BERAATİMİ TALEP EDİYORUM” Sanıklardan Ahmet P. savunmasında, mütalaayı kabul etmediğini belirterek, "Terör örgütü üyesi değilim. Bu alan polis merkezi inşaat alanıdır, polis merkezi bile değildir. Biz molotofkokteyli atmadık. Olay günü sadece elimizdeki silahla video çekip sosyal medyada paylaşım yapmak istedik. Başka hiçbir eylemimiz olmadı. Terör örgütleriyle bir bağlantım yoktur. Tahliyemi ve beraatimi talep ediyorum." dedi. DURUŞMAYI İLERİ TARİHE ERTELEDİ Mehmet Emin A, İdris T. ve Selman Ş. de haklarındaki suçlamaları reddederek mütalaaya karşı ayrıntılı savunma hazırlamak için süre talep etti. Avukatları da dinleyen mahkeme heyeti, 4 sanığın tutukluluk halinin devamına karar verip, esas hakkında mütalaaya karşı savunma hazırlanması için duruşmayı erteledi. Merkez Seyhan ilçesi Mithatpaşa Caddesi'ndeki Denizli Şehit Özer Özkaya Polis Merkezi Amirliği inşaatına 2 Ocak 2025'te molotofkokteyli atılmış, gözaltına alınan zanlılar Ahmet P, İdris T, Mehmet Emin A. ve Selman Ş. tutuklanmıştı.

'Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' duruşmasında tutukluluğa ilişkin mütalaa açıklandı Haber

'Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' duruşmasında tutukluluğa ilişkin mütalaa açıklandı

‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' davasının ilk duruşmasının 13. oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen duruşmada tutuklu sanıklar ve taraf avukatları hazır bulundu. Duruşmada İstanbul 1 No'lu Baro Başkanı İbrahim Kaboğlu hukuki değerlendirmelerde bulundu. Ardından mahkeme başkanı dün duruşma bittikten sonra salonda bir not bulunduğunu ve kendisine getirildiğini aktararak "Sayın Başkan diye başladığı için bana yazıldığını düşünerek arkadaşlar notu bana getirdi" dedi. Notun içeriğinde "cumhurbaşkanlığı adaylığı, Dilek Hanım" gibi ifadeler olduğunu söyleyen mahkeme başkanı, notun Ekrem İmamoğlu'na yazıldığını ifade etti. Mahkeme başkanı notu okuduktan sonra İmamoğlu'na ‘bazı ifadeleriniz, Dilek Hanım'ın cumhurbaşkanı adayı olarak hazırlanması üzerine algılanmış. Size birisi bunu iletmek istemiş, sahibini bilmiyoruz gelirse veririz' dedi. Ekrem İmamoğlu ise notu alabileceğini söyledi. Başkan "Not alışverişine izin veremeyiz, ‘örgüt iddiası' söz konusu" şeklinde cevap verdi. Özgür Karabat’ın Şoförü ve Bazı Sanıklar İçin Tahliye Talebi Ardından duruşma savcısı, tutukluluğa ilişkin mütalaa vermek için süre talep etti. Mahkeme heyeti, mütalaanın açıklanması için duruşmaya 1 saat ara verdi. Aranın ardından mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, sanıklardan CHP İstanbul Milletvekili Özgür Karabat'ın şoförü Sırrı Küçük, Ağaç A.Ş. çalışanı Fatih Yağcı, iş insanları Ali Üner, Evren Şirolu ile Ebubekir Akın, İSPER personeli Davut Birlik ve Ekrem İmamoğlu'nun özel kalem müdürü Kadriye Kasapoğlu yönünden mevcut delil durumu, sanıkların tutuklu kaldıkları süre ve üzerlerine atılı suçun vasıf ile mahiyeti gözetilerek bu aşamada tahliyelerine karar verilmesini diğer sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini istedi.

Bahar ve Nihal Candan’ın yer aldığı dolandırıcılık davasında örgüt liderine 231 yıl 8 ay hapis cezası Haber

Bahar ve Nihal Candan’ın yer aldığı dolandırıcılık davasında örgüt liderine 231 yıl 8 ay hapis cezası

Onur Apaydın ve İlker Oflu'nun liderliğinde hareket ederek ucuza araç sattığını söyleyip vatandaşları sazan sarmalı yöntemi ile dolandırdığı iddia edilen 2'si tutuklu 21 sanıklı çete davasında karar duruşması görüldü. Küçükçekmece 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada, örgüt lideri olduğu öne sürülen tutulu sanık Onur Apaydın ve İlker Oflu, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Müşteki Bayram Serkan Zağlı ile bir kısım tutuksuz sanıklar da duruşma salonunda hazır bulundu. Tutuksuz sanık Bahar Candan ise duruşmaya katılmadı. "BİRKAÇ KİŞİNİN CEZAEVİNDEN ÇIKMAK İÇİN ADIMI VERMESİYLE DOSYAYA DAHİL OLDUM" Son beyanı sorulan müşteki Bayram Serkan Zağlı, "Şikayetim devam etmektedir, zararım bugüne kadar giderilmemiştir, sanıkların cezalandırılmasını talep ederim" dedi. Son sözü sorulan örgüt yöneticisi tutuklu sanık İlker Oflu, "Yaklaşık iki yıldır tutukluyum, bu dosya nedeniyle mağdurum, tahliyemi talep ederim. Sağlık problemlerim vardır, tansiyon hastasıyım, dikkate alınmasını talep ederim. Birkaç kişinin cezaevinden çıkmak için adımı vermesiyle dosyaya dahil oldum" ifadelerini kullandı. Tutuklu sanık örgüt lideri Onur Apaydın ise son sözünde, "Bilirkişi raporunu inceledim, raporda Ömer Şeker'in tarafları yönlendirdiği, baskı altına aldığı açıktır. Suç duyurusunda bulunulmasını isterim, bu aşamada başka bir diyeceğim yoktur" şeklinde konuştu. ÖRGÜT LİDERİ HAKKINDA 231 YIL 8 AY HAPİS CEZASI Kararını açıklayan mahkeme heyeti, örgüt lideri tutuklu sanık Onur Apaydın hakkında, ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme' ile ‘nitelikli dolandırıcılık' suçlarından, 231 yıl 8 ay 20 gün hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti. Heyet, örgüt yöneticisi olduğu öne sürülen tutuklu sanık İlker Oflu için, ‘suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma' suçundan 2 yıl 6 ay, 35 ayrı dolandırıcılık suçuna ilişkin ise, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilmediği gerekçesiyle beraatına ve tahliyesine karar verdi. NİHAL CANDAN HAKKINDAKİ DAVANIN DÜŞÜRÜLMESİ KARARI Mahkeme, tutuksuz sanık Alisya Bahar Candan hakkında, ‘suç işlemek amacıyla kuruşmuş örgüte üye olma' suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmetti. Heyet, tutuksuz sanıklar Ayhan Güldan, Ömer Çapan ve Şahin Baran'ın ise üzerine atılı tüm suçlarından ayrı ayrı beraatına hükmetti. Öte yandan mahkeme heyeti, 21 Haziran 2025 tarihinde geçirdiği rahatsızlık nedeniyle hayatını kaybeden ve dosya kapsamında tutuksuz yargılanan Nihal Candan'ın, hayatını kaybettiği gerekçesiyle üzerine atılı suçtan davanın ‘düşürülmesine' karar verdi. Heyet, diğer sanıkların da değişen oranlarda hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti. İDDİANAMEDEN Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede 38 müşteki, 1 müşteki şüpheli ve Nihal ile Bahar Candan'ın aralarında bulunduğu 21 sanık yer almıştı. İddianamede tutuklu Gülnihal Çiçek'in tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak adli kontrol şartıyla tahliye edildiği de aktarılmıştı. İddianamede Onur Apaydın ve İlker Oflu'nun liderliğindeki şebekenin ucuza araç sattıklarını söyleyerek vatandaşları sazan sarmalı yöntemiyle dolandırdığı belirtilmişti. Bahar ve Nihal Candan'ın suç örgütünün hiyerarşik ve organik yapısı içerisinde yer aldığı iddianamede kaydedilmişti. İddianamenin devamında "Nihal ve Bahar Candan'ın önceki tarihlerde çeşitli televizyon programlarına uzun süre katıldığı, ünlü olduktan sonra magazin programlarında da yer aldığı, sosyal medya platformunda çok sayıda takipçiye ulaşması sebebiyle günümüzde sosyal medya fenomeni ve ekran yüzü olarak tabir edilen bir sıfatının bulunduğu, dolayısıyla toplumun geniş kesimleri tarafından tanınan bir sima olduğu, bu özelliği sebebiyle de suç örgütü tarafından dolandırıcılık eylemlerine yönelik düzenlenen özel toplantılarda mağdurların kandırılmasında etkin rol oynadığı" ifade edilmişti. İddianamede örgüt lideri Onur Apaydın'ın örgüt içerisinde ‘gizli muhasebeci ve kasa' konumunda olan Alisya Bahar Candan üzerinden bankacılık faaliyetlerini gerçekleştirdiği ve elde edilen suç gelirinin aklandığı belirtilmişti. Öte yandan mağdur temin etme görevlisi olan şüpheli Hacı İsrafil Sağlam iddianamede yer verilen ifadesinde örgüt toplantılarına katıldığını söyleyerek "Toplantılara üst kademeden herkes katılıyordu. Saha elemanları ve alt kademe asla katılamazdı. Örgütün üst yönetimindeki herkes iştirak ediyordu. Toplantıların ikisinde Nihal Candan'ı gördüm. Nihal Candan örgüt lideri Onur Apaydın'ın sevgilisiydi. Diğer şahıslar Nihal Candan'a saygı gösteriyor ve mesafeli davranıyordu. Nihal Candan'ın yanında örgütün iç işleyişine ilişkin konular araba alım satım işler konuşuldu" şeklinde beyanda bulunduğu da iddianamede ifade edilmişti. İddianamede Bahar Candan'ın 'suç örgütüne üye olmak' suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar 'kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık' suçundan ise 2 kez 12 yıldan 40 yıla kadar olmak üzere toplamda 14 yıldan 44 yıla kadar hapisle, Nihal Candan'ın ise aynı suçlardan 8 yıldan 24 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Öte yandan diğer 20 şüpheli hakkında ise değişen oranlarda hapis cezası istenmişti. Bahar Candan 20 Eylül 2024 tarihinde görülen duruşmada tahliye edilmişti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.