#ekonomi

İLKHABER-Gazetesi - ekonomi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, ekonomi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cari açıkta kritik sinyal: Bakan Mehmet Şimşek’ten ekonomiye umut veren açıklama Haber

Cari açıkta kritik sinyal: Bakan Mehmet Şimşek’ten ekonomiye umut veren açıklama

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, NSosyal'deki hesabından, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan mart ayı ödemeler dengesi verilerine ilişkin paylaşım yaptı. Martta yıllıklandırılmış cari açığın 39,7 milyar dolar olarak gerçekleştiğine işaret eden Şimşek, "Nisan ayında dış ticaret dengesindeki iyileşmeyle birlikte, yıllık cari açığın belirgin şekilde gerilemesini öngörüyoruz. Mayıs ayında ise uzun bayram tatilinin etkisiyle cari dengede geçici bozulma bekliyoruz. Diğer taraftan savaşın turizm gelirleri üzerindeki etkilerinin sınırlı kaldığını görüyoruz." değerlendirmesinde bulundu. Şimşek, bu yıl enerji ve enerji dışı emtia fiyatlarındaki yüksek seyir nedeniyle cari açığın artacağına değinerek, şunları kaydetti: "Uyguladığımız programla, sağladığımız kazanımlar ve güçlenen makroekonomik temeller sayesinde, bu artışın yönetilebilir seviyelerde kalacağını ve geçici olacağını değerlendiriyoruz. Marttaki 1 milyar dolar doğrudan yabancı yatırım girişi ile yıllıklandırılmış giriş 12,6 milyar dolar oldu. Ülkemizin risk primi CDS savaş öncesi döneme yaklaşırken borç çevirme oranlarındaki yüksek seyir devam ediyor. Meclis'te görüşülen Yatırım Teşvik Paketi'nin, finansman yapısını desteklemesini bekliyoruz. Enerjide dışa bağımlılığı azaltan, katma değerli üretimi ve yeşil dönüşümü destekleyen politikalarımızı sürdürüyoruz."

Başkan Hakan Sefa Çakır duyurdu: Mersin’e "Ortadoğu Masası" geliyor Haber

Başkan Hakan Sefa Çakır duyurdu: Mersin’e "Ortadoğu Masası" geliyor

Suriye’de savaşın sona ermesinin ardından başlayan yeniden yapılanma süreci kapsamında, Mersin ile Suriye arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi amacıyla Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) ile Uluslararası Göç Örgütü (IOM) ortak proje çalışmalarına başladı. Projenin detaylarının değerlendirildiği toplantı için IOM Program Geliştirme Sorumlusu Erhan Sırt, Proje Sorumlusu Ivan Lwanga ve beraberindeki heyet, MTSO’yu ziyaret etti. Heyet, MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Alpay Seyhan ve Yönetim Kurulu Üyesi İdris Üstemel tarafından ağırlandı. Görüşmede, Mersin’in Suriye ile sahip olduğu güçlü ticari ilişkiler, stratejik konumu, liman ve lojistik altyapısı ile kentte yaşayan Suriyeli nüfus sayesinde proje açısından önemli avantajlara sahip olduğu vurgulandı. Proje kapsamında MTSO bünyesinde kurulması planlanan İş Danışma Merkezi ile Mersin ve Suriye arasındaki ticaret hacminin artırılması hedefleniyor. Merkezde firmalar arası eşleştirme faaliyetleri, ortak iş toplantıları, alım heyetleri ve ticari iş birliklerini destekleyecek organizasyonların gerçekleştirilmesi planlanıyor. Toplantıda konuşan MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır, projeye her türlü desteği vermeye hazır olduklarını belirtti. Çakır, kurulması planlanan merkezin yalnızca Suriye ile sınırlı kalmaması gerektiğini ifade ederek, merkezin 'Ortadoğu Masası' niteliğinde yapılandırılarak bölge genelinde ticari ilişkileri geliştirebilecek bir yapıya dönüştürülebileceğini söyledi. İlerleyen süreçte Avrupa Masasının da oluşturulmasının hedeflendiğini kaydeden Çakır, projenin daha geniş bir coğrafyada ekonomik iş birliklerine katkı sağlayacağını dile getirdi.

Yumurtalık'ta kimya sanayi devrimi: AOSB Başkanı Bekir Sütcü'den dev yatırım sinyali Haber

Yumurtalık'ta kimya sanayi devrimi: AOSB Başkanı Bekir Sütcü'den dev yatırım sinyali

Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi (AOSB) Başkanı ve Ceyhan Kimya Endüstri Yönetim A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü ile AOSB Başkan Vekili ve Ceyhan Kimya Endüstri Yönetim A.Ş. Başkan Yardımcısı Ömer Kaya, Yumurtalık Belediyesi'ni ziyaret ederek Belediye Başkanı Erdinç Altıok ile ilçede planlanan Kimya Endüstri Organize Sanayi Bölgesi yatırımları üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Görüşmede; Yumurtalık'ın sahip olduğu stratejik konum, enerji altyapısı, liman bağlantıları, ulaşım avantajları ve sanayi yatırımlarına uygun yapısı ele alınırken, bölgede hayata geçirilmesi planlanan yeni sanayi yatırımlarının yalnızca ekonomik değil, sosyal ve bölgesel kalkınma açısından da büyük önem taşıdığı vurgulandı. Yumurtalık'ın stratejik gücü ön planda Toplantıda konuşan AOSB Başkanı ve Ceyhan Kimya Endüstri Yönetim A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü, Adana'nın üretim gücünü daha ileriye taşıyacak yeni sanayi hamlelerinde Yumurtalık'ın kritik bir rol üstleneceğini belirterek, özellikle kimya sanayi alanında yapılacak yatırımların bölgeye uzun vadeli katma değer sağlayacağını ifade etti. Sütcü, yatırım süreçlerinde yerel yönetimlerle güçlü koordinasyonun önemine dikkat çekerek, "Bu süreci yalnızca sanayi yatırımı olarak değil; istihdam, lojistik, şehirleşme ve bölgesel kalkınma açısından çok boyutlu bir dönüşüm olarak görüyoruz. Yumurtalık Belediyesi ile sürekli dirsek temasında olacağız" dedi. Yumurtalık geleceğe hazırlanıyor Ziyaretleri için Bekir Sütcü ve Ömer Kaya'ya teşekkür eden Yumurtalık Belediye Başkanı Erdinç Altıok ise Yumurtalık'ın önümüzdeki yıllarda yalnızca Adana'nın değil, Türkiye'nin en önemli üretim ve lojistik merkezlerinden biri olma yolunda ilerlediğini belirterek, planlanan yatırımların ilçenin geleceği açısından tarihi bir fırsat sunduğunu söyledi. Görüşmenin sonunda, kamu ve sanayi iş birliğiyle Yumurtalık'ın geleceğine yön verecek projelerin kararlılıkla sürdürüleceği mesajı verildi.

Vergi sisteminde büyük değişim kapıda mı? Yeni teklif Meclis’te Haber

Vergi sisteminde büyük değişim kapıda mı? Yeni teklif Meclis’te

Güler, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, kanun teklifinin 15 maddeden oluştuğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, ekonomi ve yatırım haritasını yeniden şekillendirecek çok önemli bilgiler paylaştığını hatırlatan Güler, "Türkiye Yüzyılı'nda Yatırımlar için Güçlü Merkez Programı" ile İstanbul'un küresel ölçekte yatırım ve finans üssü olma iddiasını daha ileriye taşımayı amaçladıklarını ifade etti. Küresel belirsizliklerin arttığı bir dönemde Türkiye'nin, "İstikrar Adası ve Güvenli Liman" olma konumunu somut adımlarla güçlendirdiklerini vurgulayan Güler, yatırımcı dostu düzenlemeler, genişletilen vergi teşvikleri, "tek durak büro" gibi hızlanan süreçler, İstanbul Finans Merkezi (İFM) ve yeni hamlelerle güçlü bir yatırım zemini oluşturacaklarını dile getirdi. Hayata geçirilecek kapsamlı reformlarla İstanbul'un, sermayenin, ticaretin ve karar alma süreçlerinin merkezlerinden biri olma konumunu güçlendireceklerine işaret eden Güler, atılacak adımların üretim, ihracat, teknoloji ve girişimcilik ekseninde sürdürülebilir büyümeye katkı sunacağını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıkladığı yatırımcı dostu iklimi tahkim eden, üretimi ve ihracatı merkeze alan kanun teklifinin TBMM'nin gündemine geleceğini aktaran Güler, teklifin, Türkiye'nin küresel finans ve teknoloji liginde üst sıralara tırmanması için yürütülen kararlı ve stratejik bir hazırlığın ürünü olduğunun altını çizdi. "İMALATÇI İHRACATÇIMIZA 16 PUANLIK BİR VERGİ AVANTAJI SAĞLIYORUZ" Fırtınalı atmosferde Türkiye'nin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde "İstikrar Adası ve Güvenli liman" olduğunu bir kez daha tescil ettiğine dikkati çeken Güler, kanun teklif ile Türkiye'yi, küresel ticaret yollarının, finansal akışların ve teknolojik inovasyonun "merkez üssü" haline getireceklerini belirtti. AK Parti Grup Başkanı Güler, sözlerini şöyle sürdürdü: "Üretim ve ihracatı desteklemek amacıyla kurumlar vergisi oranlarında indirime gidiyoruz. İmal ettikleri malları doğrudan ihraç eden kurumlarımızın bu kazançlarına uygulanan vergiyi yüzde 9'a, diğer ihracatçı kurumlarımız için ise yüzde 14’e indiriyoruz. Böylece imalatçı ihracatçımıza 16 puanlık bir vergi avantajı sağlamış oluyoruz. Transit ticaretin merkezi olma hedefimiz doğrultusunda, İstanbul Finans Merkezi katılımcılarının bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazanç indirimini yüzde 50'den yüzde 100'e çıkararak tam muafiyet sağlıyoruz. Bu teşviki İstanbul Finans Merkezi dışındaki kurumlarımıza da yayarak, transit ticaret kazançlarının yüzde 95'ini vergi dışı bırakıyoruz. Ülkemize nitelikli yatırımcı ve döviz girişini artırmak amacıyla son üç yıl Türkiye'de yerleşik olmayan gerçek kişilerin yurt dışı kazançlarını 20 yıl boyunca gelir vergisinden istisna tutuyoruz. Bu kişilerden veraset yoluyla mal intikallerinde ise vergi oranını sadece yüzde 1 olarak uygulayarak mülkiyet geçişini de kolaylaştırıyoruz." Türkiye'yi uluslararası firmalar için bölgesel bir operasyon ve yönetim merkezi haline getireceklerini, en az 3 farklı ülkede aktif faaliyet gösteren küresel gruplara hizmet verecek "Nitelikli Hizmet Merkezleri" kurulacağını anlatan Güler, bu merkezlerde görev yapacak nitelikli personelin ücretlerine mevcut asgari ücret istisnasına ilave olarak brüt asgari ücretin 3 katına kadar, İFM bünyesinde 5 katına kadar gelir vergisi istisnası getirileceğini ifade etti. Güler, böylece toplamda brüt asgari ücretin 4 ve 6 katına kadar bir vergi avantajı sağlayarak nitelikli insan kaynağının ve uluslararası yatırımların korunacağını vurguladı. İFM'nin küresel rekabet gücünü korumak için kurumlar vergisi indirim süresini 2047 yılına kadar uzatacaklarını söyleyen Güler, finansal faaliyet harç muafiyetini ise 5 yıldan 20 yıla çıkararak, yatırımcıya uzun vadeli bir hukuki öngörülebilirlik sunacaklarını belirtti. Güler, genç girişimcilere ve teknoloji ekosistemine destekler sağlayacaklarını dile getirerek, "Tekno-girişim" şirketlerinde çalışan personele verilen pay senetlerindeki vergi istisnası sınırını, mevcut bir yıllık brüt ücret tutarından brüt ücretin iki katına çıkaracaklarını bildirdi. "AMME BORÇLARININ TECİL VE TAKSİTLENDİRİLMESİNDEKİ SÜREYİ 72 AYA YÜKSELTİYORUZ" "Dijital Şirket" tanımıyla yeni nesil girişimlerin kuruluş maliyetlerini minimum düzeye düşüreceklerini aktaran Güler, kuluçka girişimcilerini de 3 yıl boyunca oda aidatlarından muaf tutacaklarını ifade etti. AK Parti Grup Başkanı Güler, şunları kaydetti: "Vergiye gönüllü uyumu artırmak amacıyla, yurt dışında bulunan para, altın, döviz ve menkul kıymetlerin 31 Temmuz 2027 tarihine kadar ekonomimize kazandırılmasının önünü açıyoruz. Sadece yurt dışı değil, yurt içinde olan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan varlıkların da banka ve aracı kurumlara bildirilerek sisteme dahil edilmesini sağlıyoruz. Normal şartlarda yüzde 5 olarak uygulanan vergi oranını, varlıkların devlet iç borçlanma senetlerinde veya kira sertifikalarında tutulma taahhüdüne göre sıfıra kadar indiriyoruz. Bildirilen bu varlıklar için hiçbir suretle vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacağını kanunla teminat altına alıyoruz. İşletme bünyesine alınan bu kıymetlerin 2 yıl geçmedikçe sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılmamasını şart koşarak sermaye yapılarımızı güçlendirmeyi amaçlıyoruz. Yatırımcıyı korurken, desteklerken vergi borcunu ödemek isteyen ancak zorluklar yaşayan her bir esnafımızı, tacirimizi, vatandaşımızı da gözetiyoruz. Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 48. maddesinde yapacağımız değişiklikle, amme borçlarının tecil ve taksitlendirilmesindeki 36 aylık azami süreyi 2 katına çıkararak 72 aya yükseltiyoruz. Bununla birlikte, teminatsız tecil sınırını da artırarak 50 bin liradan 1 milyon liraya çıkarıyoruz. Böylece borcunu ödeme niyetinde olan vatandaşımıza, esnafımıza, tacirimize hem daha uzun bir vade tanıyor hem de 1 milyon liraya kadar olan borçlarda teminat gösterme şartını kaldırmış oluyoruz." Kanun teklifinin TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşüleceğini aktaran Güler, teklifin daha sonra TBMM Genel Kurulunun gündemine geleceğini bildirdi. Abdullah Güler, yatırımın, teknolojinin desteklenmesine yönelik çalışmaları da sürdüreceklerini belirtti. Güler, "Şirketini burada kurup dünyanın her yerinde ticaret yapabilecek yatırımcıya, girişimciye kapımız açık. Onlara güven sağlayan, teknik manada kanununa derç eden teklifimizi arz etmiş olduk." diye konuştu. Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun raporundaki yasal düzenlemelerin ne zaman hayata geçirileceğinin sorulması üzerine Güler, süreçteki çalışmaların sürdüğünü hatırlattı. Bu konuda samimi gayretlerinin ve inançlarının hiç değişmediğinin altını çizen Güler, "Süreçte silah bırakmanın ve PKK terör örgütünün kendisini feshedip dağıtmasının güçlü şekilde kurumlarımız, TSK, güvenlik kuvvetlerimiz, MİT Başkanlığımız tarafından ortaya konulması gerekiyor ki bu süreci destekleyecek, kalıcı hale getirecek idari ve yasal düzenlemeler hayata geçebilsin. Süreç devam ediyor." ifadelerini kullandı. Enflasyon rakamlarının hatırlatılması ve ara zam beklentisinin bulunduğunun belirtilmesi üzerine Güler, petrol fiyatlarındaki kırılgan durumun ve değişkenliğin dünyada olduğu gibi Türkiye'de de enflasyonda baskı oluşturarak, fiyatlar genel düzeyinde artışa neden olduğunu kaydetti. Abdullah Güler, çalışanları, emeklileri, dar ve sabit gelirleri her zaman desteklediklerini belirterek, "Şu anda bu mahiyette, bu şekilde bir çalışma yok." dedi.

Mersin’de kurbanlık fiyatları belli oldu: Küçükbaş 20 bin, büyükbaş 130 bin TL’den başlıyor Haber

Mersin’de kurbanlık fiyatları belli oldu: Küçükbaş 20 bin, büyükbaş 130 bin TL’den başlıyor

Kurban Bayramı'nın yaklaşmasıyla birlikte Mersin'de kurbanlık satışları başladı, hayvan pazarlarında yoğunluk ve pazarlıklar arttı. Küçükbaş hayvanlar 20 ila 40 bin lira arasında alıcı bulurken, büyükbaş kurbanlıkların fiyatı 130 bin liradan başlayıp 400 bin liraya kadar çıkıyor. 2026 yılı Kurban Bayramı, 26 Mayıs Salı günü arife olmak üzere 27-30 Mayıs tarihleri arasında idrak edilecek. Bayrama haftalar kalmasına rağmen kent genelindeki kurban satış noktalarında hareketlilik şimdiden hız kazandı. Vatandaşların bir kısmı belediyelerin belirlediği hayvan pazarlarını tercih ederken, bazıları ise kasaplarda satışa sunulan kurbanlıklara yöneliyor. Kurbanlık alımını son günlere bırakmak istemeyen vatandaşlar, erken davranarak satış merkezlerine gidip bütçelerine uygun hayvanları seçmeye başladı. Çetin pazarlıklar oluyor Merkez Toroslar ilçesindeki kurban satış alanlarında da yoğunluk yaşanıyor. Özellikle küçükbaş hayvanların ağırlıkta olduğu pazarda, alıcı ile satıcı arasında sıkı pazarlıklar yapılıyor. Vatandaşlar bütçelerine uygun kurbanlığı almak için uzun süre pazarlık yaparken, satıcılar da erken satışlardan memnun olduklarını dile getiriyor. Satıcılar talepten memnun Bu yıl kurbanlığa olan talebin iyi olduğunu söyleyen Muzaffer Ekici, bayramdan yaklaşık 1 ay önce başlamalarına rağmen satışların iyi olduğunu belirtti. Her bütçeye uygun kurbanlıkların bulunduğunu ifade eden Ekici, "Şu anki durumdan memnunuz. İnsanlar burayı tercih ediyor. Çünkü hayvanlarımız kaliteli, hizmet var ve fiyatlarımız uygun. Küçükbaş kurbanlıklarımız 25 bin TL'den başlıyor 30, 35 ve 40 bin liraya kadar çıkıyor. Ama iyi bir hayvan kesmek isteyen 30-35 bin lirayı gözden çıkarmalı" dedi. Yetkililer ise vatandaşları kurbanlık alırken dikkatli olmaları konusunda uyardı. Küpesi olmayan, sağlık kontrolünden geçmemiş hayvanların tercih edilmemesi gerektiği vurgulanırken, denetimsiz ve kayıt dışı kesim hizmetlerinden uzak durulması istendi.

Kayserili sanayiciden "Türkiye Yüzyılı" vurgusu: Küresel krizlere karşı "Savunma Kaleleri" korunmalı Haber

Kayserili sanayiciden "Türkiye Yüzyılı" vurgusu: Küresel krizlere karşı "Savunma Kaleleri" korunmalı

Kayseri sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, Nisan Ayı Meclis Toplantısında yaptığı konuşmada; "Türkiye Yüzyılı Yatırım Programı"nın sanayi ve yatırım ortamını güçlendireceğini belirterek, vergi indirimleri ve yapısal reformların iş dünyasına önemli katkı sağlayacağını vurguladı. KAYSO Nisan Ayı Olağan Meclis Toplantısı Meclis Başkanı Abidin Özkaya Başkanlığında, meclis üyeleri, meslek komitesi üyeleri, yüksek istişare kurulu üyeleri ve Kayseri Genç Girişimciler İcra Komitesi yelerinin katılımı ile gerçekleştirildi. Toplantının açılış konuşmasını yapan KAYSO Meclis Başkanı Abidin Özkaya, 2026 yılına birtakım olumsuzluklarla girdiklerini belirterek; "Ülke olarak ana gündemimiz olan enflasyonla mücadelede uygulanan ekonomik politika neticesinde, istenilen sonuç tam anlamıyla alınamasa da bir ölçüde mesafe kat edildi. Kredi faizlerinde ılımlı bir iyileşme başlamıştı. Merkez Bankası’nın faiz indirimlerine devam edebileceği senaryosu üzerinde umutlanmıştık. Fakat gelinen noktada, ateşinin yakılmasında katkımız olmadığı hâlde dumanından ciddi şekilde etkilendiğimiz, tüm dünyayı etkileyen öngörülemeyen Trump belirsizliği ve Körfez krizi ile karşı karşıya kaldık. Tüm dünyayı etkisi altına alan, küresel ekonomiyi kısa ve uzun vadede tehdit eden; belirsizliğe sürükleyen, uzun ve orta vadeli kararların alınamadığı, günlük kararlarımızın bile anbean değiştiği bir ortamdayız" dedi. Körfez krizinin bir an önce sona ermesi temennisinde bulunan Özkaya; "100 doları aşan petrol fiyatları, küresel kalkınma riskine dönen Hürmüz krizi, enerji ithalatçısı ve kritik ham madde ithalatçısı olan ülkemize büyük zararlar vermektedir. Enflasyonla mücadelemizde ve büyüme rakamlarında ciddi sorunlar oluşturmakta ve yurt dışı rekabet gücümüze de önemli ölçüde set çekmektedir. Dileğimiz, bu kriz ortamının bir an önce sona ermesi ve önümüzü görebilmemizdir" diye konuştu. Her türlü sıkıntıya ülkemiz için katlanmaya hazır olduklarını ifade eden Özkaya; "Biraz önce sıkıntılarımızdan bir nebze olsun bahsettik. Önemli olan, bunların üstesinden nasıl geleceğimizdir. Karar alıcıların, sanayi üretimini, ihracatı, ihracatçıyı ve istihdamı kalkınmanın ana öznesi olarak merkeze alması ve üretimin önünün daha rekabetçi bir ortamda ele alınmasıdır. Üreten, ihracat yapan ve istihdam oluşturan şirketlerimiz bu ülkenin savunma kaleleridir. Kalelerimizi tahkim etmeli ve korumalıyız. Bizler üretim yapan sanayiciler olarak bunun bilincindeyiz ve her türlü sıkıntıya ülkemiz için katlanmaya hazırız" dedi. Sıkı para politikaları uğruna sanayicinin finansa erişiminin kısıtlanmaması gerektiğini kaydeden Özkaya; "Büyük küçük işletme ayrımı yapılmadan indirimli faizlerden, istihdam teşviklerinden ve vergisel teşviklerden daha fazla yararlandırılmalıdır. Tabii ki işverenler üzerindeki gereksiz yükler de kaldırılmalıdır. Bu zorlu dönemde, üreten her bir işletme desteklenmeli, kolaylaştırıcı ve teşvik edici düzenlemeler hayata geçirilmelidir. Bu noktada geçen hafta yapılan vergi düzenlemelerinden dolayı Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere emeği geçenlere teşekkür ediyorum" şeklinde konuşmasını tamamladı. Daha sonra kürsüye gelen Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan 'Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı'nın iş dünyası açısından son derece önemli ve stratejik adımlar içerdiğini belirterek, "Dünyanın içinden geçtiği bu zorlu ve dalgalı süreçte, ülkemizi üretim ve yatırım üssü haline getirmeye yönelik bu düzenlemeleri, zamanında atılmış, doğru ve güçlü adımlar olarak değerlendiriyoruz" dedi. Sanayinin ve ihracatçının üzerindeki yüklerin azaltılması yönünde atılan adımların büyük önem taşıdığına dikkat çeken Büyüksimitci; "İmalatçı - ihracatçılar için kurumlar vergisi oranı yüzde 25’den yüzde 9’a, genel ihracatçılar için ise yüzde 14’e düşecek. Bu kapsamda kurumlar vergisi oranında yapılması planlanan indirim, iş dünyamıza nefes aldıracak çok kıymetli bir gelişmedir" dedi. Büyüksimitci, yatırım süreçlerinin sadeleştirilmesi, bürokrasinin azaltılması ve 'Tek Durak Büro' uygulamasıyla yatırımcı dostu bir yapının hayata geçirilecek olmasının da uzun süredir dile getirdikleri beklentileri karşıladığını ifade ederek; "İnanıyoruz ki bu düzenlemeler, Türkiye’nin yatırım ortamını daha cazip hale getirecek ve küresel firmaların bölgesel merkezlerini ülkemize çekmesini sağlayacaktır. Ayrıca girişimcilik kapasitemizi güçlendirecek ve ülkemizin küresel ticaretteki konumunu daha ileriye taşıyacaktır. Açıklanan tüm düzenlemelerin ülkemize ve reel sektörümüze hayırlı olmasını diliyor; başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu. "Küresel rekabette Çin gerçeğiyle yüzleşmeliyiz" Çin’in küresel üretimde giderek güçlenen konumuna dikkat çeken Başkan Büyüksimitci; "Çin, yüksek üretim kapasitesi ve güçlü devlet destekleri ile birçok sektörde ciddi bir rekabet üstünlüğü sağlıyor. Bu da sanayicilerimiz üzerinde önemli bir baskı oluşturuyor. Bu durum göz ardı edilemez" dedi. Bu sürece karşı daha stratejik bir yaklaşım gerektiğini vurgulayan Büyüksimitci; "Ülke olarak Çin’e karşı kapsamlı ve uzun vadeli bir politika oluşturmalıyız. Hangi alanlarda rekabet edeceğimiz, hangi alanlarda iş birliği yapacağımız netleşmeli. Özellikle ara mamul ve hammadde gibi dışa bağımlı olduğumuz alanlarda daha güçlü bir üretim altyapısı kurmalı ve etkin pazarlık mekanizmaları geliştirmeliyiz" ifadelerini kullandı. Sanayicilerin rekabet gücünün korunması gerektiğine değinen Büyüksimitci; "Bugün küresel tedarik zincirleri yeniden şekilleniyor, korumacılık eğilimleri artıyor ve ihracat pazarlarında rekabet her geçen gün daha da sertleşiyor. Böyle bir ortamda, sanayicimizin ve ihracatçımızın rekabet gücünü korumak zorundayız. 30 Nisan’da sona eren döviz dönüşüm desteğin en az yüzde 5 olacak şekilde bir yıl daha uzatılmasının gerekli olduğunu düşünüyoruz. Bununla birlikte mevcut destek oranının artırılması ve uygulama şartlarının daha sade, daha erişilebilir ve daha öngörülebilir hale getirilmesi büyük önem arz etmektedir" dedi. Büyüksimitci, bu yönde atılacak adımların sanayicilere moral vereceğini, finansman yükünü hafifleteceğini ve ihracata doğrudan olumlu katkı sağlayacağını belirterek, iş dünyanın beklentilerini her platformda güçlü bir şekilde dile getiren Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na teşekkür ederek konuşmasını tamamladı. Son olarak kürsüye gelen Danışmanlık Yönetici Ortağı Ussal Şahbaz, 'Sanayide Dönüşen Küresel Dengeler: Çin Tehlikesi' konulu bir sunum yaparak meclis üyelerini bilgilendirdi.

2,5 saatlik yol 18 dakikaya düşüyor! Mersin’in dev otoyol projesinde geri sayım başladı Haber

2,5 saatlik yol 18 dakikaya düşüyor! Mersin’in dev otoyol projesinde geri sayım başladı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Mersin'de yapımı devam eden Çeşmeli-Kızkalesi Otoyolu projesinde fiziki gerçekleşmenin yüzde 88'e ulaştığını belirterek, "Çeşmeli ile Erdemli Doğu Kavşağı arasının trafiğe açılmasını Temmuz ayı içerisinde gerçekleştireceğiz" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Çeşmeli-Erdemli-Silifke-Taşucu Otoyolu Projesini yerinde inceleyip bilgi aldı daha sonra ise basın açıklaması yaptı. Mersin'de devam eden en önemli karayolu projelerinden biri olan Çeşmeli-Kızkalesi Otoyolunda çalışmaların hızla sürdüğünü ifade eden Bakan Uraloğlu," Çalışma arkadaşlarımızdan projeyle ilgili detaylı bilgi aldık ve güzergah üzerindeki ilerlemeyi bizzat gözden geçirdik" dedi.Bir gün önce Silifke-Mut-Sertavul yolunda da incelemelerde bulunduklarını hatırlatan Uraloğlu, bölgedeki ulaşım projeleriyle vatandaşların beklentilerinin karşılandığını vurguladı. Mersin'in serbest bölgesi, sanayi altyapısı, limanı ve Akkuyu Nükleer Güç Santrali ile hızla büyüyen bir merkez haline geldiğine dikkat çeken Uraloğlu, şehrin gelişmiş karayolu ağlarıyla Türkiye'nin önemli ulaşım kavşaklarından biri olduğunu söyledi. 52 kilometrelik otoyol Çeşmeli-Kızkalesi Otoyolu'nun, Tarsus-Adana-Gaziantep Otoyolu'nun devamı niteliğinde olduğunu belirten Uraloğlu, projenin 41 kilometre ana gövde ve 11 kilometre bağlantı yolu olmak üzere toplam 52 kilometre uzunluğunda olduğunu ifade etti. Proje kapsamında 7 tünel, 5 viyadük, 2 otoyol hizmet tesisi, 1 bakım işletme merkezi ve 1 tünel işletme merkezi bulunduğunu aktaran Uraloğlu, "Toplam 20 bin 232 metre uzunluğundaki 7 tüneli ve 3 bin 266 metre uzunluğundaki 5 viyadüğü tamamladık. Toprak işlerinde yüzde 99, sanat yapılarında yüzde 95 ilerleme sağladık. Genel fiziki gerçekleşme yüzde 88 seviyesine ulaştı" diye konuştu. Seyahat süresi 18 dakikaya düşecek Otoyolun tamamlanmasıyla bölgedeki ulaşımın büyük ölçüde rahatlayacağını kaydeden Uraloğlu, özellikle yaz aylarında yoğunlaşan trafiğin önemli ölçüde azalacağını belirtti. Uraloğlu, "Mevcut devlet yolunda yaz aylarında 2,5 saate varan seyahat süresini 18 dakikaya düşüreceğiz. Bu projeyle zamandan 2 milyar 700 milyon lira, akaryakıttan 338 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 3 milyar 38 milyon lira tasarruf sağlayacağız" ifadelerini kullandı. Projenin karbon salınımını da yıllık 17 bin 100 ton azaltacağını vurgulayan Uraloğlu, çevresel katkıya da dikkat çekti. Otoyolun Mersin'in turizm bölgelerini otoyol ağına bağlayacağını dile getiren Uraloğlu, projenin sanayi, tarım ve turizm faaliyetlerini canlandıracağını söyledi. Ayrıca otoyolun Çukurova Uluslararası Havalimanı'na ulaşımı kolaylaştıracağını ve bölgedeki artan ulaşım ihtiyacını karşılayacağını kaydetti. Mersin'e 293 milyar liralık yatırım Uraloğlu, Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde son 24 yılda Mersin'in ulaşım ve haberleşme altyapısına yaklaşık 293 milyar liralık yatırım yapıldığını,bölünmüş yol uzunluğunun 585 kilometreye, sıcak asfalt kaplamalı yol ağının ise 672 kilometreye çıkarıldığını söyledi.Mersin'de 16 ayrı karayolu projesinin sürdüğünü aktaran Uraloğlu, Silifke-Mut-Sertavul yolunda yüzde 49 fiziki gerçekleşmeye ulaşıldığını, projenin tamamlanmasıyla seyahat süresinin 105 dakikadan 70 dakikaya düşeceğinin de altını çizdi. Antalya ile Mersin'i bağlayacak Akdeniz Sahil Yolu'nun da önemli projeler arasında yer aldığını ifade eden Uraloğlu, bu yolun tamamlanmasıyla seyahat süresinin 9 saat 30 dakikadan 5 saat 50 dakikaya düşeceğini sözlerine ekledi. Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep Hızlı Tren Projesi'nin de devam ettiğini belirten Uraloğlu, hattın 361 kilometreden 312 kilometreye düşürüleceğini, seyahat süresinin ise 6,5 saatten 2 saat 15 dakikaya ineceğini açıkladı. Projenin yılda 3 milyonun üzerinde yolcu ve yaklaşık 37 milyon ton yük taşımasının hedeflendiğini ifade eden Uraloğlu, hattın bölgedeki lojistik kapasiteyi artıracağını söyledi. "İlk kısım Temmuz'da açılıyor Uraloğlu," Çeşmeli ile Erdemli Doğu Kavşağı arasının trafiğe açılmasını Temmuz ayı içerisinde gerçekleştireceğiz. Böyle bir hedef koyduk. Geri kalan Kızkalesi'ne kadar olan kesimi de Aralık ayına kadar hizmete açmış olacağız. Yani otoyolumuzun tamamını inşallah bu sene içerisinde hizmete açmış olacağız. Bu da bizim için kıymetli, yani Türkiye'de en hızlı şekilde yaptığımız, en hızlı bitirdiğimiz otoyol olacaktır. Bu da Mersin'e yakışır diye düşünüyoruz" diyerek sözlerini tamamladı. Bakan Uraloğluna, Vali Atilla Toros, milletvekilleri Ali Kıratlı, Havva Sibel Söylemez, Hasan Ufuk Çakır, Levent Uysal, Erdemli Belediye Başkanı Mustafa Kara, Ak Parti Mersin İl Başkanı Adem Aldemir eşlik etti.

Mut’ta sofralık kayısı hasadı başladı: 300 bin ton rekolte, 100 bin ton ihracat hedefi! Haber

Mut’ta sofralık kayısı hasadı başladı: 300 bin ton rekolte, 100 bin ton ihracat hedefi!

Mersin'in Mut ilçesinde tescilli sofralık kayısıda hasat başlarken, bu yıl 300 bin ton rekolte beklendiği, yaklaşık 3'te birinin de ise ihracat edilmesinin hedeflendiği öğrenildi. Türkiye'de sofralık kayısı üretiminin önemli bir bölümünün üretildiği Mersin Mut'ta açık bahçelerde hasat başladı. Coğrafi işaretli sofralık Mut kayısısının açık alandaki hasadına başlayan işçiler, tek tek topladıkları ürünleri hale gönderdi. Mikro klima özelliğine sahip, rengiyle, kokusuyla, görüntüsüyle dikkat çeken sofralık turfanda kayısının halden hem iç pazara hem de Orta Doğu ile, Rusya, Hindistan ve Avrupa ülkelerine ihraç edildiği belirtildi.77 bin 800 dekar alanda üretim yapılan sofralık kayısıda bu yıl rekoltenin 300 bin ton ve ihracatın ise yaklaşık 100 bin ton olmasının beklendiği kaydedildi. Bu yıl soğuklamasını iyi aldığı için verimli olan kayısının kilogramı kalitesine göre 120 ile 250 liradan alıcı bulduğu ve üreticilerini sevindirdiği öğrenildi. "Güzel rekolte bekliyoruz" Bahçede hasat yapan üreticilerden Bülent Yerebasmaz, "Mersin Mut bölgesi Karadiken bölgesindeyiz. Mut olarak yoğun bir şekilde sofralık kayısı hasadımıza başladık. Kayısılarımız biliyorsunuz erkenci çeşitlerimiz, şuan 230 dönüme yakın bir alanda üretim yapıyoruz. Güzel rekolte bekliyoruz, bütün üreticilerimize hayırlı uğurlu olsun" dedi. Paketleme yapan işçilerden Sibel Çimen ise "İnşallah bereketli bir sezon olur. Kayısılarımızın fiyatları kalitesine göre 120-150, 200 ile 250 arası"diye konuştu. Kayısı alımına başlayan hal esnaflarından Gürkan Acar, "Şu anda hasadına başlanan mikado cinsi ve matador cinsi tezgahlarımıza gelmektedir. Fiyatlarımız şuanda 150 ile 250 TL. Boyuna ve cinsine göre değişmektedir. İnşallah güzel bir hasat yılı bekliyoruz" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.