#ekonomi

İLKHABER-Gazetesi - ekonomi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, ekonomi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Adana büyüme trenini kaçırdı Haber

Adana büyüme trenini kaçırdı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2024 yılı İl Bazında Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verileri, ülke genelinde ekonomik büyümenin sürdüğünü gösterdi. Türkiye ekonomisi zincirlenmiş hacim endeksine göre 2024 yılında yüzde 3,3 büyürken, bazı iller bu büyümeye güçlü katkı sağladı. Ancak Adana, Türkiye büyümesine negatif katkı veren iller arasında yer aldı. ADANA TÜRKİYE BÜYÜMESİNİ AŞAĞI ÇEKEN İLLERDEN BİRİ OLDU TÜİK verilerine göre 2024 yılında Türkiye’nin yüzde 3,3’lük büyümesine en fazla katkı sağlayan il yüzde 0,62 ile İstanbul oldu. Ankara ve Hatay da büyümeye pozitif katkı verdi. Ancak büyümeye negatif katkı veren iller arasında Adana da yer aldı. Bu durum, Adana ekonomisinin ülke ortalamasının altında bir performans gösterdiğini ortaya koydu. 46 İL TÜRKİYE ORTALAMASININ ÜZERİNDE BÜYÜDÜ 2024 yılında 46 il Türkiye ortalamasının üzerinde büyüme kaydetti. En yüksek artış oranı yüzde 31,4 ile Adıyaman’da gerçekleşti. Bayburt ve Malatya da yüksek büyüme oranlarıyla dikkat çekti. Adana ise büyümeye negatif katkı sağlayan iller arasında yer alarak bölgesel ekonomik performans açısından soru işaretlerini artırdı. ADANA İÇİN NE ANLAMA GELİYOR? Ekonomistler, Adana’nın sanayi, tarım ve ticaret potansiyeline rağmen 2024’te beklenen ivmeyi yakalayamadığını belirtiyor. Özellikle üretim, ihracat ve yatırım performansındaki yavaşlamanın büyüme katkısını sınırlamış olabileceği değerlendiriliyor. Bu tablo, Adana ekonomisinin rekabet gücü, sanayi üretimi ve yatırım ortamı açısından yeniden ele alınması gerektiğini gösteriyor. BÜYÜME VAR AMA DAĞILIM DENGESİZ TÜİK verileri, Türkiye ekonomisinin büyüdüğünü ancak bu büyümenin tüm illere eşit dağılmadığını ortaya koydu. İstanbul tek başına GSYH’nin yüzde 29,2’sini oluştururken, ilk beş il toplam ekonominin yüzde 53’ünü oluşturdu.

Dr. Şevkin: Adana, üretim ve istihdamla yeniden ayağa kalkacak Haber

Dr. Şevkin: Adana, üretim ve istihdamla yeniden ayağa kalkacak

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili ve TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin, Türkiye gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Dr. Şevkin, emekli ve asgari ücretle geçinen vatandaşların ekonomik zorluklarına dikkat çekerek, Adana’nın üretim ve istihdam potansiyelinin harekete geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Şevkin, “Adana’nın tarımı, sanayisi ve üretim gücüyle yeniden ayağa kalkabilecek potansiyele sahip. Doğru planlama ve adil kaynak kullanımıyla kent, yeniden üretim ve istihdam merkezi olabilir” dedi. “ZEYDAN KARALAR GÖREVİNE DÖNMELİ” Dr. Şevkin, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in de katıldığı ve Adana’da gerçekleşen mitingin yalnızca bir dayanışma buluşması değil, adalet ve demokrasi talebinin güçlü bir ifadesi olduğunu söyledi. Zeydan Karalar’ın artık görevinin başında olması gerektiğinden hareketle halkın seçilmiş iradeye sahip çıkma kararlılığının açıkça ortaya konduğunu vurgulayan Dr. Şevkin, “Ortada suça konu bir durum yokken aylarca süren tutukluluk kabul edilemez. Türkiye laik ve demokratik bir hukuk devletidir; masumiyet karinesi korunmalıdır. Başkanımızın görevine dönmesini bekliyoruz. Halkımıza hizmette sınır tanımayacağız” dedi. “EMEKLİ VE ASGARİ ÜCRET AÇLIK SINIRININ ALTINDA” Ekonomik tabloya da değinen Dr. Şevkin, plansız ekonomi politikaları ve yüksek enflasyon nedeniyle emekli maaşlarının ve asgari ücretin açlık sınırının çok altına gerilediğini belirterek bunun siyasi iradenin bir tercihi olduğunu söyledi. Emekçilerin sistemli biçimde yoksullaştırıldığını ifade eden Dr. Şevkin, gelir dağılımındaki uçurumun sosyal barışı tehdit ettiğini vurguladı. TOKİ eliyle yapılan deprem konutlarının yurttaşlar için ağır borç yüküne dönüşmesini eleştiren Dr. Şevkin, “Afet sonrası konut bir hak olmalıdır; ticari ilişkiye dönüştürülemez. Devlet yurttaşını müşteri gibi göremez” ifadelerini kullandı. “ADANA YENİDEN ÜRETİM VE İSTİHDAM MERKEZİ OLACAK” Adana’nın tarımı, sanayisi ve üretim gücüyle yeniden ayağa kalkabilecek potansiyele sahip olduğunu kaydeden Şevkin, doğru planlama ve adil kaynak kullanımıyla kentin yeniden üretim ve istihdam merkezi olacağını söyledi. Türkiye’nin mevcut tablosunun kader olmadığını vurgulayan Şevkin, hukuk, adalet ve liyakatin yeniden tesis edilmesiyle sorunların çözülebileceğini, demokratik değişimin sandık yoluyla gerçekleşeceğini ifade etti.

Dr. Şevkin: 11 milyon 897 bin kişi yurt dışında 9,6 milyar dolarlık harcama yaptı Haber

Dr. Şevkin: 11 milyon 897 bin kişi yurt dışında 9,6 milyar dolarlık harcama yaptı

Türkiye’de artan yüksek fiyatlar ve ağır vergiler nedeniyle vatandaşların yurt dışına yaptığı ziyaretlerde harcamalarının önemli ölçüde arttığını belirtti. CHP Adana Milletvekili ve TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin, yurtiçindeki vatandaşların toplam finansal borcunun rekor kırarak 6,1 trilyon liraya ulaştığını kaydederek, Türkiye’nin ekonomik kriz sarmalında olduğunu ve yüksek fiyatlar ile TL’nin yurtdışı harcamalarda ciddi etkiler yarattığını vurguladı. “2025’TE TÜRKİYE’DEN YURT DIŞINA GİDENLER 9,6 MİLYAR DOLAR HARCADI” 2025 yılında Türkiye’den yurt dışına ziyarete giden 11 milyon 897 bin kişinin yurt dışında 9,6 milyar dolarlık harcama yaptığını belirten Dr. Şevkin şunları söyledi: “Yapılan toplam harcama önceki yıla göre yüzde 24 oranında arttı. 2024 yılında 680 dolar olan yurt dışında yapılan kişi başına harcama 2025 yılında 807 dolara kadar çıktı. Bu şimdiye kadar yapılan en yüksek kişi başına harcamayı oluşturuyor. Hem yurt dışına çıkanların sayısında hem de yurt dışında yapılan harcamalardaki artış, son aylarda kamuoyuna sıkça yansıyan, özellikle ülkenin Batısındaki komşu ülkelere yapılan günübirlik ya da bir-iki günlük seyahatlerde vatandaşların, başta et ve yağ olmak üzere temel gıda maddeleri, giyecek ve içecek gibi ihtiyaçlarını Türkiye’ye göre çok daha ucuz fiyatlarla karşıladıklarına ilişkin görüntülerle de örtüşüyor.” “VATANDAŞIN TOPLAM FİNANSAL BORCU 6,1 TRİLYON LİRAYI BULDU” Dr. Şevkin, “İmkanı olan vatandaşlar temel gıda maddeleri daha ucuz olduğu için yakın ülkelere 1-2 günlük ziyarette bulunuyor. Bu gerçeklik de ülkemiz ekonomisinin ne hallere düşürüldüğünü açıkça gösteriyor. Sektörün vadesinde ödeyemediği için bankalar tarafından icra takibine alınan kredi borçları ise 113 milyar liralık büyümeyle 200,5 milyar liraya kadar çıktı. Söz konusu haftada 29,2 milyar lira artan bireysel kredi borçları 3 trilyon 93 milyar liraya yükseldi. Kredi kartı borç bakiyesi ise 37,3 milyar lira artarak 2 trilyon 880 milyar liraya çıktı. Merkez Bankası’nın verilerine göre Eylül 2025 itibariyle vatandaşların varlık yönetim şirketlerine 101 milyar lira borcu bulunuyor. Varlık yönetim şirketlerine olan borçlarıyla birlikte vatandaşın toplam finansal borcu 6,1 trilyon lirayı buluyor” ifadelerini kullandı. Dr. Şevkin, “Toplumun her kesiminde bir umutsuzluk hakim. İşçisi, çiftçisi, KOBİ’si, emeklisi, asgari ücretlisi, öğrencisi, öğretmeni, ev kadını ve küçük yaştaki çocuklar bile büyük kaygı içerisinde. Üretim ekonomisini gözardı eden hükümet, tüm sorunları vatandaşın sırtına yüklüyor” dedi.

Adana’da kim ne kadar kazanıyor? Gelir dağılımı açıklandı Haber

Adana’da kim ne kadar kazanıyor? Gelir dağılımı açıklandı

Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı Gelir Dağılımı İstatistikleri 2025 verileri, Adana’nın gelir dağılımındaki yerini ortaya koydu. İBBS 2. Düzey sınıflandırmasına göre TR62 (Adana–Mersin) bölgesinde yer alan Adana, Türkiye genelinde açıklanan en yüksek ve en düşük gelirli bölgeler arasında bulunmadı. Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması 2025 sonuçlarında, il bazında değil bölgesel bazda açıklanan veriler kapsamında Adana, Mersin ile birlikte TR62 bölgesinde değerlendirildi. Açıklanan istatistiklerde, Türkiye genelinde yıllık ortalama eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert geliri 332 bin 882 TL olarak hesaplanırken, TR62 bölgesinin bu ortalamanın bir miktar altında kaldığı görülüyor. Adana’nın da içinde yer aldığı TR62 bölgesi; Ankara, İstanbul ve İzmir gibi yüksek gelirli bölgelerle karşılaştırıldığında daha düşük bir gelir seviyesine sahip. Buna karşın Van, Muş, Bitlis ve Hakkari’yi kapsayan TRB2 bölgesi gibi en düşük gelir grubunda yer alan bölgelerin üzerinde konumlandı. GELİR EŞİTSİZLİĞİ ORTA SEVİYEDE Türkiye genelinde gelir dağılımı eşitsizliğini gösteren P80/P20 oranı 7,5 olarak açıklanırken, Adana’nın bulunduğu TR62 bölgesi bu göstergede ülke ortalamasına yakın bir seviyede yer aldı. Bu durum, kentte gelir uçurumunun ne en yüksek ne de en düşük seviyede olduğunu ortaya koydu. ADANA’DA MAAŞ VE ÜCRET GELİRİ ÖNE ÇIKIYOR Gelir türleri incelendiğinde, Türkiye genelinde toplam gelirin yaklaşık %49,7’sini maaş ve ücret gelirleri oluşturuyor. Adana’da da benzer şekilde gelirlerin büyük kısmı ücretli ve maaşlı çalışanlardan geliyor. Tarım ve müteşebbis gelirlerinin payı ise özellikle kırsal kesimlerde önemini koruyor. BÖLGESEL GELİŞMİŞLİK FARKI DEVAM EDİYOR Uzmanlara göre Adana, sanayi, tarım ve hizmet sektörlerinin birlikte yer aldığı karma ekonomik yapısına rağmen, yüksek gelirli büyükşehirler seviyesine ulaşabilmiş değil. Gelir artışlarına rağmen bölgesel eşitsizliklerin sürdüğü, özellikle eğitim ve istihdam yapısının gelir düzeyinde belirleyici olduğu ifade ediliyor.

Su krizi büyüyor, kaynaklar küçülüyor Haber

Su krizi büyüyor, kaynaklar küçülüyor

Küresel ısınma ve iklim değişikliğinin etkileri her yıl daha belirgin hale gelirken, dünyadaki su kaynakları alarm veriyor. Artan sıcaklıklar, yağış rejimindeki düzensizlikler ve hızla tükenen yeraltı suları, milyonlarca insanın yaşamını doğrudan tehdit ediyor. Bilim insanlarına göre suyun geleceği, iklim krizinin en kritik ve en kırılgan başlıklarından biri hâline geldi. Uzmanlar, birçok bölgede nehir ve göllerin geri dönülemez biçimde kuruduğunu, bazı yerlerde ise şiddetli yağışların ani taşkınlara yol açtığını belirtiyor. Tarımda verim kaybı, enerji üretiminde aksaklıklar ve içme suyuna erişimde yaşanan güçlükler, bu değişimin somut sonuçları arasında yer alıyor. Bu kapsamda konuşan Ekoşehirler, Çevre ve İklim Değişikliği Araştırmaları Derneği Genel Başkanı Oğuz Şahin, küresel su döngüsünün ciddi bir krizin içinde olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Son araştırmalar, dünya çapında su rezervlerinin normal seviyelerde seyrettiği bölgelerin büyük ölçüde azaldığını gösteriyor. Bir yanda uzun süreli ve ağır kuraklık, diğer yanda kontrol edilemeyen taşkınlar… Su artık tahmin edilmesi zor bir davranış sergiliyor ve bu durum hem çevre hem de ekonomi için büyük bir tehdit oluşturuyor.” Su kaynaklarına erişimin yalnızca çevresel bir konu değili, aynı zamanda toplumsal, ekonomik ve hatta ulusal güvenlik açısından da stratejik bir öneme sahip olduğuna dikkati çeken Şahin, “Tarım ürünlerinden enerji altyapısına, içme suyu arzından sanayiye kadar her alan bundan etkileniyor. Suyu sürdürülebilir yönetmek zorundayız ve aksi hâlde çok daha ağır sonuçlarla yüzleşeceğiz” dedi. Çözüm için uluslararası iş birliğinin acil olduğunu söyleyen Şahin, şu çağrıyı yaptı: “Su tasarrufuna dayalı politikalar geliştirmek, akıllı su yönetimi sistemlerini hayata geçirmek ve kaynakları adil şekilde paylaşmak artık bir tercih değil, zorunluluk.”

Adana’ya 1 Milyar TL’lik dev yatırım: Karataş Tarım ve Su Ürünleri Bölgesi ekonomiye can verecek Haber

Adana’ya 1 Milyar TL’lik dev yatırım: Karataş Tarım ve Su Ürünleri Bölgesi ekonomiye can verecek

Adana’da tarım ve su ürünleri sektöründe çığır açacak Karataş Su Ürünleri Organize Tarım Bölgesi ile Sera Organize Tarım Bölgesi’nde önemli çalışmalar devam ediyor. Vali Yavuz Selim Köşger’in katılımıyla düzenlenen inceleme ve bilgilendirme toplantısında, bölgede sürdürülebilir ve yenilikçi üretim hedeflerinin detayları paylaşıldı. Toplamda 6,5 milyon metrekarelik alanı kapsayan bu projeyle Türkiye’de bir ilke imza atılırken, yatırımın ekonomik büyümeye katkısı ve istihdam avantajları vurgulandı. Dünyada Bir İlk: Karataş Su Ürünleri Organize Tarım Bölgesi Vali Köşger, Karataş Su Ürünleri Organize Tarım Bölgesi’nin dünya ölçeğinde planlanan ve uygulanan ilk organize su ürünleri bölgesi olduğunu belirtti. Tatlı ve tuzlu su ürünlerinin aynı bölgede yetiştirileceği projede, yıllık yaklaşık 70 bin ton üretim kapasitesi hedefleniyor. Bu üretimin ekonomik değeri 1 milyar dolara yaklaşırken, altyapı hizmetleri tamamen devlet desteğiyle sağlanıyor. Köşger, yatırımcıların düşük maliyetlerle bu projeye katılım sağlayabileceğini ve bölgenin Akdeniz su ürünleri sektöründe önemli bir merkez haline geleceğini söyledi. Karataş Sera Organize Tarım Bölgesi’nde Modern Tarım Uygulamaları Sera Organize Tarım Bölgesi ise 3 bin 200 dekarlık alanda topraksız tarım teknolojileriyle yıllık 100 bin ton üretim kapasitesiyle dikkat çekiyor. Burada kurulacak tesislerde işleme, paketleme ve konservasyon faaliyetleri yapılacak. Proje, 3-4 bin kişiye istihdam sağlarken, kadın istihdamının en az yarısını oluşturması hedefleniyor. Vali Köşger, “İklim koşullarından bağımsız üretimle gıda arz güvenliğine katkı sağlanacak” dedi. Yatırımın Bölgeye ve Ülkeye Katkıları Adana’nın iklim avantajı ve stratejik konumuyla desteklenen projeler, modern ve çevre dostu üretim yöntemleriyle yürütülüyor. Güneş enerjisiyle kendi enerjisini üreten tesisler karbon salınımını minimize ederken, bölgenin yıllık 250 milyon dolar civarında katma değer yaratması bekleniyor. Projeler tamamlandığında Adana’nın tarımsal üretimde Türkiye’deki payı yüzde 10 seviyelerine ulaşacak. Vali Köşger, yatırımcılara bu fırsatı kaçırmamaları çağrısında bulunarak, devlet desteğiyle altyapısı tamamlanmış bu bölgelere yatırım yapmanın avantajlarını anlattı. Karataş’ın bölgesel ve ulusal ekonomiye katkı sağlayacak bu büyük yatırımla cazibe merkezi haline geleceği belirtildi.

Antalya 2025 Ekim ayında turist rekoru kırdı: 2 milyondan fazla ziyaretçi ağırlandı Haber

Antalya 2025 Ekim ayında turist rekoru kırdı: 2 milyondan fazla ziyaretçi ağırlandı

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Antalya’nın 2025 yılı Ekim ayında rekor kırdığını belirtti. Ersoy, “Antalya’mız, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8 artışla 2 milyon 216 bin 554 yabancı ziyaretçi ağırladı. Bu rakam tüm zamanların en yüksek ekim ayı rekoru olarak kayda geçti.” ifadelerini kullandı. En Fazla Turist Almanya’dan Geldi Bakanlığın verilerine göre, Ekim ayında Antalya’ya en fazla turist gönderen ülke Almanya oldu. Almanya’yı Rusya Federasyonu, İngiltere, Polonya ve Hollanda izledi. Geçen yıla göre Almanya’dan gelen turist sayısı yüzde 8, Rusya’dan gelenlerin sayısı ise yüzde 12 arttı. 2025’in İlk 10 Ayında 16 Milyonu Aştı Antalya, 2025’in ilk 10 ayında 16 milyon 308 bin yabancı ziyaretçi ağırlayarak “Akdeniz’in turizm başkenti” unvanını perçinledi. Yılın ilk 10 ayında en çok ziyaretçi gönderen ülkeler sıralamasında Rusya Federasyonu 3 milyon 889 bin 889 kişiyle ilk sırada yer aldı. Almanya 3 milyon 342 bin 550 kişiyle ikinci, İngiltere ise 1 milyon 475 bin 24 kişiyle üçüncü oldu. Antalya Havalimanı’ndan da Tarihi Gün 4 Ekim Cumartesi günü Antalya Havalimanı dış hatlar terminalinden 93 bin 403 yabancı ziyaretçi girişi yapıldı. Bu sayı, ekim ayları bazında bugüne kadar görülen en yüksek günlük ziyaretçi sayısı olarak kayıtlara geçti. Turizmde Yeni Hedef: 12 Aya Yayılmış Kaliteli Turizm Bakan Ersoy, açıklamasında turizmi çeşitlendirmeye, kaliteyi artırmaya ve sezonu 12 aya yaymaya kararlı olduklarını belirterek, “Antalya, dünya turizminde rekabet gücünü her geçen gün yükseltiyor.” dedi.

Sümer: Mutfakta yangın var, bu bütçe vatandaşa nefes olmaz Haber

Sümer: Mutfakta yangın var, bu bütçe vatandaşa nefes olmaz

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili ve TBMM KİT Komisyonu Üyesi Orhan Sümer, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın Plan ve Bütçe Komisyonu’ndaki görüşmelerinde Bakanlığın ekonomi politikalarını eleştirdi. Sümer, mevcut bütçe ve vergi düzenlemelerinin milyonlarca vatandaşın yaşamını doğrudan etkilediğini belirterek, artan enflasyon ve hayat pahalılığının halkın günlük yaşamını zorlaştırdığını söyledi. “Fiyatlar hayatı çekilmez hale getirdi” Orhan Sümer, “Hazine’nin bütçe öngörülerinin ve vergi politikalarının milyonlarca ailenin cebini doğrudan etkilediğini vurguladı. Yıllık enflasyonun TÜİK’e göre bile yüzde 30’ların üzerinde seyrettiğini hatırlatan Sümer şunları söyledi: “Fiyatlar millet için hayatı çekilmez hale geldi. Hazine’nin öngörüleri kâğıt üzerinde tutuyor olabilir ama mutfakta yangın var. Merkez Bankası faizi ayarlıyor, ama yapısal dönüşüm yok. Kısmi faiz düzeltmeleriyle ekonomi toparlanmaz.” Orhan Sümer, “Bakanlıkların tasarruf çağrıları yaptığını ancak lüks harcamalardan geri durmadığını ifade eden Sümer, “Tüm Bakanların koruma orduları, makam araçları, özel kalem bütçeleri ortadayken, ‘tasarruf’ söylemi inandırıcı değildir. İktidara gelince lüküs hayat, vatandaşa gelince bayat ekmeğe sabır… Bu kabul edilemez” ifadelerini kullandı. “Bu yönetim anlayışıyla hiçbir bütçe vatandaşa nefes olmaz” Orhan Sümer, “2023’te 2 kilo madeni para hurdacıda 242 liraydı, bugün 380 lira ediyor. 1 liranın üretim maliyeti 4,5 liraya çıktı. Vergi yükü büyürken sosyal denge yok sayılıyor. Kaynaklar üretime değil, gösterişe gidiyor. Ekonomiyi hurdaya çıkaran bu yönetim anlayışı değişmeden, hiçbir bütçe vatandaşa nefes olamaz. Ekonomiyi de, adaleti de, gelir dağılımını da hurdaya çıkardınız” şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.