#El sanatları

İLKHABER-Gazetesi - El sanatları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, El sanatları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Niğde'de el emeği göz nuru eserler görücüye çıktı: Hayat Boyu Öğrenme sergisi açıldı Haber

Niğde'de el emeği göz nuru eserler görücüye çıktı: Hayat Boyu Öğrenme sergisi açıldı

Niğde Belediyesi önünde gerçekleştirilen serginin açılışına Niğde Vali Yardımcısı Baha Büyükkaymakçı, Niğde Valisi Nedim Akmeşe'nin eşi Hacer Akmeşe, İl Milli Eğitim Müdürü Elif Özbek, Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Orhan Çetin, eğitmenler, kursiyerler ve vatandaşlar katıldı. Açılışta kursiyerlerin yıl boyunca hazırladığı el emeği ürünler ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Programda konuşan İl Milli Eğitim Müdürü Elif Özbek; hayat boyu öğrenmenin bireylerin kişisel ve mesleki gelişiminde önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, halk eğitimi merkezlerinin her yaş grubundan vatandaşa ulaşarak ilgi, yetenek ve ihtiyaçlara uygun öğrenme ortamları sunduğunu söyledi. Özbek; "Mesleki becerilerin geliştirilmesinden kültürel değerlerin yaşatılmasına, sanat eğitimlerinden okuma yazma kurslarına kadar geniş bir alanda toplumumuza hizmet veriyoruz. 2025-2026 eğitim öğretim yılında Niğde Halk Eğitimi Merkezimiz bünyesinde açılan 703 kurstan 18 bin 567 kursiyerimizin yararlanmış olması, vatandaşlarımızın öğrenmeye ve kendilerini geliştirmeye olan isteğinin en önemli göstergesidir. Halk eğitim merkezlerimiz bireylerin bilgi ve becerilerini geliştirirken sosyal, kültürel ve ekonomik hayata daha etkin katılımlarına da katkı sağlamaktadır" dedi. Niğde Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Orhan Çetin ise Hayat Boyu Öğrenme Haftası kapsamında düzenlenen serginin kursiyerlerin emeklerinin bir yansıması olduğunu ifade etti. Çetin; "Bugün burada sergilenen eserler yalnızca birer ürün değildir. Her biri sabrın, azmin, emeğin ve öğrenmenin somut bir sonucudur. Halk Eğitimi Merkezleri olarak her zaman, her yerde, herkes için eğitim anlayışıyla toplumun her kesimine ulaşmaya gayret ediyoruz. Çocuklarımızdan gençlerimize, kadınlarımızdan emeklilerimize kadar her yaştan vatandaşımızın bilgi ve becerilerini geliştirmelerine katkı sunmaya devam ediyoruz" diye konuştu. Konuşmaların ardından serginin açılışı gerçekleştirildi. Daha sonra protokol üyeleri ve davetliler stantları dolaşarak kursiyerler tarafından hazırlanan giyim ürünleri, el sanatları çalışmaları, seramik eserler, cam boncuk tasarımları, ahşap süsleme ürünleri, ciltçilik çalışmaları ve hüsn-ü hat eserleri hakkında bilgi aldı.

Hatay'da hükümlülerin el emeği eserleri sergilendi Haber

Hatay'da hükümlülerin el emeği eserleri sergilendi

Hatay'da ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların, topluma yeniden kazandırmayı amaçlayan sosyal faaliyetler düzenlenmeye devam ediyor. Hükümlü ve tutukluların; eğitim, rehabilitasyon ve meslek edindirme faaliyetleri kapsamında el emeğiyle hazırladıkları eserler sergilendi. Hükümlü ve tutukluların hazırladığı; el sanatları, resim çalışmaları ve çeşitli üretimlerden oluşan sergiye Hatay Valisi Mustafa Masatlı ve Cumhuriyet Başsavcısı Harun Karahan ve davetliler katıldı. Açılışın ardından sergiyi gezen protokol üyeleri, eserler hakkında bilgi aldı. "İNSANLAR BİR ŞEKİLDE YÜKÜMLÜ VE TUTUKLU OLABİLİR AMA YAPTIKLARI ESERLER BİR MANADA ASLINDA İÇ DÜNYALARINDA GÖSTERMEKTEDİR" Hükümlülerin iç dünyasının yansıttığı sergininin anlamlı olduğunu söyleyen Vali Masatlı, "Sergideki eserleri görmek noktasında çok mutlu oldum. Toplumdaki en temel bunlardan bir tanesi adalettir. İnsanlar adalet içerisinde aldığı ölçüde huzur ve mutlu yaşar. İnsanlar hayat içerisinde farklı zamanlarda farklı şekillerde suç işliyor. İnsanlara güvenliğin tesis edilmesi gerekir. Kamuda düzenin oluşturulması bakımdan da adli kurumların tüm millet adına kararlar vermelidir. İnsanlarımızda sadece cezalandırmak değil, cezalandırmanın dışında o insanlarımızın ıslah etmek ve topluma tekrar kazandırmak içinde çaba gösterir. Bu manada sadece ceza ve tutuklu evlerimiz insanlarımızın orada tutulduğu ve özgürlüklerin kısıtlandığı yerler değil, onun dışında insanlarımızı tekrar hayata hazırlamak, onlara yeni beceriler kazandırmak ve onların tekrar kendilerini düşünmesine imkan tanımak içinde çaba sarf ederler. Ben de bugün burada yükümlü ve tutukluların hazırlamış olduğu bu sergide bulunmaktan çok memnun oldum. Aslında insanlar bir şekilde yükümlü ve tutuklu olabilir ama onlar içerisindeki dünyaları da görmek gerekiyor. Onlar hangi şartlarda yaşadığını bilmek lazım. Yaptıkları eserler bir manada aslında iç dünyalarında göstermektedir. Ben bu serginin anlamlı olduğunu tekrardan ifade etmek isterim. Bu serginin Hatay'ımıza hükümlerimize hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. "HÜKÜMLÜ ARKADAŞLARIMIZIN TOPLUMA KAZANDIRILMASI ADINA ÇEŞİTLİ SOSYAL FAALİYETLER İCRA EDİLMEKTEDİR" Hükümlülerin topluma kazandırmaları için sosyal faaliyetlere devam edileceğini ifade eden Cumhuriyet Başsavcısı Harun Karahan, "Ceza infaz kurumunun yalnızca toplumun güvenliği açısından hükümlü arkadaşlarımızın cezalarının infaz ettikleri yer değil, aynı zamanda hükümlü arkadaşlarımızın insan onuruna yakışır standartlarda yaşamasına olanak sağlayan yerleridir. Bu açıdan ceza infaz kurumların tarafından bakanlarımızın ceza infaz yasalarımızın öncelikle amacı olan hükümlü arkadaşlarımızın topluma kazandırılması adına çeşitli sosyal faaliyetler icra edilmektedir. Bugün de sizlerle beraber bu ana somut güzel ana şahitlik etmek için toplandık" dedi.

Hunat Hatun’da 50 yıllık sanat: Yetiş Ayyıldız Türk mitolojisini deriye işliyor Haber

Hunat Hatun’da 50 yıllık sanat: Yetiş Ayyıldız Türk mitolojisini deriye işliyor

Kayseri’de 10 yaşından bu yana ailesinin yolundan giden El Sanatları Ustası Yetiş Ayyıldız; 50 yıldır ahşap, taş, kil ve deri üzerinde Türk kültürü motifleri çizerek sanatını icra ediyor. Selçuklu Hükümdarı 1. Alaeddin Keykubat’ın karısı ve Sultan 1. Giyaseddin Keyhüsrev’in annesi Mahperi Hunat Hatun tarafından 1237 yılında inşa ettirilen Hunat Hatun Medresesi’nde sanatını devam ettiren El Sanatları Ustası Yetiş Ayyıldız, 50 yıldır ustalık yaptığını belirtti. 10 yaşında ailesinden görerek başladığını söyleyen Yetiş Ayyıldız; ahşap, taş, kil ve deri üzerine Türk kültürü motifleri çizerek sanatını icra ettiğini ifade etti. Ayyıldız; "Bu iş benim çocukluk hevesim ve kendimi bildim bileli yapıyorum. Yaklaşık 50 yıldır el sanatları ustalığı yapıyorum. Aslında benim ailemde var, benim dedem de ressamdı. Ailemde el sanatlarıyla uğraşan diğer akrabalarım vardı. Onlardan bakarak, görerek bu şekilde başladık. Üzerine katarak, 20 - 30 yıldır da internet var dünyada. Kim ne yapıyor, nasıl yapıyor, onları gözlemleyerek bilgi birikimlerimi icraata dökmeye başladım. Benim ana temam, konseptim Türk Mitolojisi. Türk Mitolojisi derken Göktürk'lerden başlıyor Selçuklu, Osmanlı ve coğrafyamızın dışında kalan diğer Türk topluluklarının kültürleri, simgeleri, damgalarını hayvan derisine işliyorum. Şuan elimdeki ürün Kaşgarlı Mahmut’un Dîvânu Lugâti't-Türk kitabı var, yazılmış ilk Türkçe Lügat. O kitaptaki dünya haritası bunu deri üzerine işliyorum. Kam davulu İslam öncesi Türk'lerde bendir, tefin ve diğer davulların atası olarak bilinir. Ritüel amaçlı kullanılmış davullardandır. Ben sanatlarımı icra ederken Göktürk alfabesini kullanıyorum, Orhun Abdilerinden bir alıntı var ve sağdan sola okunur şöyle yazar; 'Zamanı tanrı yaşar insanoğlu ölümlüdür' der" ifadelerini kullandı.

Anneler Günü öncesi duygulandıran buluşma: 66 yıllık usta evinde ziyaret edildi Haber

Anneler Günü öncesi duygulandıran buluşma: 66 yıllık usta evinde ziyaret edildi

Buğday sapından örülen sepetler, tabaklar ve çeşitli kullanım eşyaları, Anadolu’nun köklü el sanatları arasında yer almayı sürdürüyor. Tamamen doğal malzemelerle, el emeğiyle üretilen bu ürünler hem günlük yaşamda kullanılıyor hem de kültürel mirasın önemli bir parçası olarak değer taşıyor. Ancak zamanla unutulmaya yüz tutan bu geleneksel el sanatı, usta eller sayesinde yaşatılmaya devam ediyor. Hatay’ın Hatay ili Altınözü ilçesine bağlı Altınkaya Mahallesi’nde yaşayan Fatma Özalp, bu sanatın yaşayan temsilcilerinden biri olarak dikkat çekiyor. Çocuk yaşlarda öğrendiği buğday sapı örme sanatını 66 yıldır sürdüren Özalp, evinde üretim yaparak hem geleneği koruyor hem de kültürel mirasa katkı sağlıyor. Milliyetçi Hareket Partisi Hatay İl Kadın, Aile, Çocuk ve Engelli Politikaları (KAÇEP) Başkanı Dilek Demirdöven, Anneler Günü öncesinde KAÇEP heyetiyle birlikte Fatma Özalp’i evinde ziyaret etti. Ziyarete Altınözü İlçe KAÇEP Başkanı Fatma Türk ve beraberindeki yöneticiler de eşlik etti. Program kapsamında Özalp’in yıllardır sürdürdüğü el emeği üretim süreci yerinde incelendi, çalışmaları hakkında bilgi alındı. Ziyarette konuşan KAÇEP Başkanı Dilek Demirdöven, geleneksel el sanatlarının korunmasının kültürel devamlılık açısından büyük önem taşıdığını belirterek, emek veren kadınların her zaman desteklenmesi gerektiğini ifade etti. Demirdöven, ayrıca MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin selamlarını da Fatma Özalp’e iletti. Program sırasında Demirdöven’in buğday sapı örme tekniğini denemesi renkli görüntülere sahne olurken, Fatma Özalp çalışmayı beğenerek memnuniyetini dile getirdi. Ziyaretin ardından Fatma Özalp, günün kendisi için anlamını şu sözlerle ifade etti: “Evime kadar gelerek beni onurlandıran bu ziyaret beni çok mutlu etti. Yıllardır emek verdiğim bu sanatın değer görmesi ve hatırlanması benim için büyük bir gurur. Bu geleneği yaşatmaya devam edeceğim.”

Nakışlarla geçmişe yolculuk: 114 eserlik etkileyici sergi Haber

Nakışlarla geçmişe yolculuk: 114 eserlik etkileyici sergi

Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi’nde, El Sanatları Uygulama ve Araştırma Merkezi, Geleneksel Türk Sanatları Topluluğu, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü ile Antropoloji Bölümü’nün ortak katkılarıyla “geleneksel ürünler” temalı geniş katılımlı bir program gerçekleştirildi. Üniversite yerleşkesinde düzenlenen etkinlik, yoğun ilgisi ve katılımcı çeşitliliğiyle dikkat çekti. Program kapsamında Doç. Dr. Kadriye Şahin, “Nakışların İzinde Bir Antropoloğun Yolculuk Deneyimleri” başlıklı bir konferans sundu. Sunumda, nakış sanatının yalnızca estetik bir üretim değil, aynı zamanda toplumsal belleği taşıyan önemli bir kültürel unsur olduğu vurgulandı. Geleneksel işlemelerin günlük yaşamla kurduğu bağ ve tarihsel süreklilik içerisindeki yeri ayrıntılı biçimde ele alındı. Etkinliğin bir diğer önemli bölümü ise Doç. Dr. Kadriye Şahin’e ait kişisel koleksiyondan derlenen “Kültürün Renkleri, Nakışların Dili” adlı sergi oldu. Toplam 114 eserin yer aldığı sergi, ziyaretçilere geçmişten günümüze uzanan güçlü bir kültürel hatırlama deneyimi sundu. Serginin küratörlüğünü Prof. Dr. Ayşegül Karakelle Alper üstlenirken, programın moderatörlüğünü Doç. Dr. Gönül Reyhanoğlu yürüttü. Etkinliğe, üniversitenin farklı fakültelerinden akademisyenler, öğrenciler ve idari personelin yanı sıra çevre ilçelerden gelen çok sayıda davetli katıldı. Eski sandıklardan çıkan el emeği ürünler, katılımcılar arasında duygusal anların yaşanmasına vesile olurken, birçok kişi kendi aile geçmişine dair anılarını paylaşma imkânı buldu. Programda ayrıca el sanatlarının ve geleneksel nakışların, özellikle deprem sonrası yaşanan toplumsal iyileşme sürecine katkısı üzerinde duruldu. Kültürel mirasın korunması, yeniden canlandırılması ve gelecek nesillere aktarılması gerektiği güçlü bir şekilde vurgulandı. Bunun yanı sıra, dijital bağımlılığın arttığı günümüzde çocukların üretim temelli el sanatlarına yönlendirilmesinin önemi de dile getirildi. Sergide katılımcılar, renklerin ve desenlerin geçmişle bugün arasında kurduğu bağı yeniden hissetti. Birçok ziyaretçi, elindeki geleneksel ürünleri yeniden değerlendirme ve yaşatma fikriyle etkinlikten ayrıldı. Doç. Dr. Kadriye Şahin programa ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Bu topraklarda her motif, her nakış aslında bir hafıza katmanıdır. Onları yalnızca sergide görmek değil, yaşatmak ve yeni kuşaklara aktarmak bizim en önemli sorumluluğumuzdur. Özellikle zorlu dönemlerden sonra bu kültürel üretimler, toplumun yeniden toparlanmasına ve duygusal bağların güçlenmesine katkı sağlar. Ben her bir çalışmanın, geçmişle kurulan sessiz ama son derece güçlü bir diyalog olduğuna inanıyorum.”

Unutulmaya yüz tutan sanatı 66 yıldır yaşatıyor Haber

Unutulmaya yüz tutan sanatı 66 yıldır yaşatıyor

Buğday sapından örülen sepetler, tabaklar ve gündelik kullanım eşyaları, geçmişten bugüne Anadolu’nun geleneksel el sanatları arasında yaşamayı sürdürüyor. Doğal malzemeyle tamamen el emeğiyle hazırlanan bu ürünler hem işlevsel kullanım sunuyor hem de kültürel mirasın önemli bir parçası olarak dikkat çekiyor. Günümüzde unutulmaya yüz tutan bu zanaat, usta ellerde yaşatılmaya devam ediyor. Bu geleneğin temsilcilerinden Fatma Özalp, çocuk yaşlarda öğrendiği buğday sapı örme sanatını 66 yıldır sabır ve özenle sürdürüyor. Evinde üretim yaparak geleneksel el sanatını yaşatan Özalp, ortaya koyduğu ürünlerle kültürel değerleri gelecek kuşaklara aktarmaya katkı sunuyor. Henüz 10 yaşındayken açılan bir kursta bu sanatı öğrenmeye başlayan Özalp, o dönem sınıfın en küçük öğrencisi olduğu için öğretmeninin yanında oturduğunu, bu sayede teknikleri daha iyi kavradığını anlattı. Öğrendiklerini kursa katılamayan teyzesine de evde aktardığını belirten Özalp, yıllar içinde bu sanattan hiç kopmadığını ifade etti. İlk olarak şekerlik yaparak üretime başlayan Özalp, zamanla ürün yelpazesini genişletti. Bugün şekerlikten cimeme, künefe ve meyve tabaklarından çikolatalık, çerezlik ve çay altlıklarına kadar birçok farklı ürün hazırlıyor. İlk yaptığı şekerlik ve tabağı ise yıllardır anı olarak saklıyor. El emeği ürünlerini uygun fiyatlarla satışa sunduğunu belirten Özalp, evinin adeta küçük bir sergi alanına dönüştüğünü söyledi. Ziyaretine gelenler hem ürünleri inceliyor hem de geleneksel zanaata ilgi gösteriyor. Özellikle doğal ve el yapımı ürünlere yönelimin artması, bu sanata olan ilgiyi de canlı tutuyor. Engelli kardeşi ve yaşlı annesiyle birlikte yaşamını Hatay Altınözü’nde sürdüren Özalp, bakım sorumlulukları nedeniyle çoğunlukla evinde üretim yapıyor. Buna rağmen üretmekten vazgeçmediğini dile getiren Özalp, gelen ziyaretçiler sayesinde bu sanatın daha fazla kişiye ulaştığını belirtiyor. Fatma Özalp, buğday sapı örmenin sadece bir geçim kapısı değil, aynı zamanda kültürel bir emanet olduğunu vurgulayarak, “Bu sanat benim hayatımın bir parçası oldu. Her ilmekte geçmişin izleri var. Sağlığım el verdikçe üretmeye, bu geleneği yaşatmaya ve genç kuşaklara anlatmaya devam edeceğim” dedi.

Depremzede kadınlara ipekten gelecek: Antakya’da hayat yeniden kuruluyor Haber

Depremzede kadınlara ipekten gelecek: Antakya’da hayat yeniden kuruluyor

Depremde ağır hasar alan Hatay’ın Antakya ilçesinde depremzede kadınlara yönelik başlatılan İpek Dokumacılığı kursu, hem mesleki eğitim hem de psikolojik destek açısından önemli bir rol üstleniyor. Nedime Keser Halk Eğitim Merkezi, Antakya Belediyesi ve Tohumluk Vakfı iş birliğiyle yürütülen proje, kadınların yeniden üretime katılmasını ve ekonomik hayata dönüşünü hedefliyor. Alanında 12 yıllık deneyime sahip usta öğretici Mucibe Oruç koordinasyonunda gerçekleştirilen eğitimlerde, kursiyerler haftanın beş günü uygulamalı ders alıyor. Katılımcılar, Hatay’ın köklü el sanatları arasında yer alan ipek dokumacılığını öğrenirken, üretim sürecine dahil olmanın sağladığı moral ile sosyal hayata yeniden adapte oluyor. Geleneksel zanaatların yaşatılmasına katkı sunan kurs, aynı zamanda kadınlar için yeni bir gelir kapısı oluşturuyor. Deprem sonrası zorlu bir süreçten geçen kursiyerler için sağlanan eğitim ortamının, dayanışma ve iyileşme sürecinin önemli bir parçası haline geldiği belirtiliyor. Haziran ayında tamamlanması planlanan programın ardından kursiyerler sertifika almaya hak kazanacak. Eğitim sürecinde üretilen el emeği ürünler ise yıl sonunda düzenlenecek sergide vatandaşlarla buluşturulacak. Projenin devamında çarpana ve halı dokumacılığı eğitimlerinin de açılması planlanıyor. Kursiyerler, sağlanan imkânlar sayesinde hem meslek edindiklerini hem de hayata yeniden tutunduklarını belirterek projeye destek veren kurumlara teşekkür etti. Usta öğretici Mucibe Oruç ise kursun önemine ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Bu eğitimler yalnızca bir meslek kazandırmıyor, aynı zamanda kadınların yeniden ayağa kalkmasına vesile oluyor. Ürettikçe güçlenen kursiyerlerimizin gözlerindeki umudu görmek en büyük motivasyonumuz. İnanıyorum ki burada öğrendikleriyle hem kendi hayatlarını hem de şehrimizin kültürel mirasını geleceğe taşıyacaklar.”

Gençlik ve Spor Bakanlığı'ndan yarıyıl tatili için Gençlik Kış Kulübü Programı Haber

Gençlik ve Spor Bakanlığı'ndan yarıyıl tatili için Gençlik Kış Kulübü Programı

Gençlik ve Spor Bakanlığından (GSB) yapılan açıklamaya göre, geçen yıl hayata geçirilen GSB Gençlik Kış Kulübü Programı, bu yıl da yarıyıl tatiline çıkacak öğrencilere yönelik başlatılacak. Program, yarıyıl tatilini yalnızca bir dinlenme süreci değil, aynı zamanda keşif ve gelişim dönemi olarak değerlendirmek isteyen gençlere; yeteneklerini ortaya koyabilecekleri, yeni beceriler kazanabilecekleri ve akranlarıyla nitelikli zaman geçirebilecekleri güvenli bir gençlik ortamı sunacak. Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen GSB Gençlik Kış Kulübü Programı, 9–12 yaş ve 13–15 yaş aralığındaki gençlere yönelik planlandı. Program, her yaş grubunun ilgi ve gelişim düzeyine uygun içeriklerle yapılandırılarak, gençlerin yarıyıl tatilini verimli ve nitelikli şekilde değerlendirmelerini sağlayacak. GENÇLİK KIŞ KULÜBÜ PROGRAMI İKİ DÖNEM HALİNDE UYGULANACAK Program kapsamında gençler; akıl ve zeka oyunları, sportif faaliyetler, drama ve tiyatro, halk oyunları, gönüllülük çalışmaları, değerler eğitimi, iletişim becerilerini geliştirmeye yönelik uygulamalar, takım çalışması, il gezileri, bilgi yarışmaları ve el sanatları gibi farklı alanlarda hazırlanan etkinliklere katılacak. Program, 19-24 Ocak ve 26-31 Ocak tarihleri arasında iki dönem halinde gerçekleştirilecek. Faaliyetler, 81 ildeki tüm il ve ilçe gençlik merkezlerinde Pazartesi günü başlayıp Cumartesi günü tamamlanacak şekilde uygulanacak. Program süresince çocuklar ve gençler her gün sabah saatlerinde gençlik merkezlerine gelerek akşam saatlerine kadar gün boyu süren etkinliklere katılabilecek. Program, 31 Ocak'ta kapanış etkinliğiyle sona erecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.