#elektrik

İLKHABER-Gazetesi - elektrik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, elektrik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Bayraktar: Elektrikte ve doğal gazda çok önemli bir destek programı uyguluyoruz Haber

Bakan Bayraktar: Elektrikte ve doğal gazda çok önemli bir destek programı uyguluyoruz

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, elektrikte ve doğal gazda çok önemli bir destek programı uyguladıklarını belirterek, "Vatandaşlarımızın doğal gaz faturalarının yüzde 45'ini hiç kimseyi ayırt etmeden devlet ödüyor. Size eğer 2 bin liralık fatura gelecekse, 1100 lira doğal gaz faturası geliyor. Elektrikte yaklaşık yüzde 50'sini biz ödüyoruz." dedi. Bayraktar, AK Parti Bilgi ve İletişim Teknolojileri Başkanlığınca Akçaabat Kültür Merkezi Halk Kütüphanesi'nde düzenlenen "Net Konuşalım" programında katılımcıların sorularını yanıtladı. Ekonominin, günlük hayatın olağan akışının devam etmesi için enerjiye ihtiyaç olduğuna işaret eden Bayraktar, "Dolayısıyla ülkeler, ekonomiler sürdürülebilir bir büyüme için enerjiye ihtiyaç duyuyor. Dünyadaki gelişmelere baktığımızda şunu görüyoruz, özellikle elektriğe çok büyük bir talebin olduğu bir dünyaya doğru gidiyoruz." diye konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'nin çok büyük hedefleri olduğunu dile getiren Bayraktar, Türkiye'yi enerjide dışa bağımlılıktan kurtarmak istediklerini vurguladı. Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye'nin yerli ve yenilenebilir kaynaklarını yani yerli kömürümüzü, güneşimizi, rüzgarımızı, hidrolik santrallerimizi, jeotermalimizi, biyogazlarımızı en üst seviyede ekonomimize katmamız lazım. Bunu söylerken hemen yanına da şunu söyleyim çevreyle uyumlu bir şekilde. Yani Uzungöl'e gidip HES yapmıyoruz artık. Dolayısıyla çevreyle uyumlu bir şekilde bunu yapıyoruz, yapacağız, yapmamız lazım." Türkiye'nin nükleer teknolojiye ve nükleer enerjiden elektrik üretimine ihtiyacı olduğunun altını çizen Bayraktar, "Akkuyu'da ilk reaktörümüzü devreye almayı hedeflediğimiz yıldayız. Nükleer enerjiye sahip Sinop'ta, Trakya'da yeni reaktörler yapmış bir Türkiye hedefliyoruz. Türkiye'nin mutlaka petrol ve gazdaki kaynaklarını kendi denizlerinden, kendi karalarından çıkardığı bir Türkiye hedefliyoruz." dedi. "SOMALİ'DE 2026'DAKİ SONDAJIMIZI ÇAĞRI BEY'LE YAPACAĞIZ" Bayraktar, madenlerde katma değerli üretim yapılmasının önemine dikkati çekerek, şu değerlendirmede bulundu: "Şimdi yakın bir zamanda, bu sene içerisinde Somali'de, Pakistan'da doğal gaz, petrol arayan bir ülke haline geliyoruz. Gabar'da, yıllardır terörle uğraşmış o dağlarda, roket sesi, kan, gözyaşı, kurşun sesi olan o dağlarda şimdi bizim sondaj makinelerimiz var. Çoğunluğu o bölgenin çocukları, hayatlarında dağdan başka belki alternatifi olmadığını düşünen o çocuklarımız şimdi büyük bir heyecan ve ümit içerisinde orada bizim tesislerimizde Türkiye'nin en kaliteli petrolünü üretiyorlar. Dolayısıyla yoğun bir arama ve üretim dönemindeyiz. Elektriğini verimli kullanan özellikle hanımefendilere, gençlerimize sesleniyorum. Bizim böyle bir enerji dünyasında mutlaka enerjimizi verimli kullanmamız lazım." Bakan Alparslan Bayraktar, "Çağrı Bey" ve "Yıldırım" adlı derin sondaj gemilerinin Mersin Taşucu'nda bulunduğunu belirterek, şöyle devam etti: "Çağrı Bey'i çok büyük ihtimalle Akdeniz'de ve Karadeniz'in altındaki operasyonlarda kullanacağız ve Çağrı Bey'i muhtemeldir ki Somali'ye uğurlayacağız. Somali'de 2026'daki sondajımızı Çağrı Bey'le yapacağız. Oradan güzel, hayırlı bir netice alırız ve gemi filomuz böyle büyüyecek. Yıldırım ise Karadeniz'e geliyor önümüzdeki haftalarda ve Karadeniz'de de sadece üretimimizi artırmakla kalmayacağız, Karadeniz'de yeni sondajlar yapacağız. Orta Karadeniz'de ve Doğu Karadeniz'de inşallah onlardan da güzel müjdeleri insanlarımıza, milletimize veririz." "BİZİM 22 MİLYON HANEDE BUGÜN DOĞAL GAZA İHTİYACIMIZ VAR" Bayraktar, 86 milyonluk ülkenin ihtiyaçlarının da çok büyük olduğuna işaret ederek, "Bizim 22 milyon hanede bugün doğal gaza ihtiyacımız var." dedi. Türkiye'de 15 milyonu binek araç olmak üzere toplam 32 milyon araç olduğunu dile getiren Bayraktar, "Her gün bu 32 milyon araca yakıt bulmamız lazım. Türkiye'deki 42 milyon haneye 7-24 saat elektrik lazım. Bana diyebilir misiniz 'Bize 8 saat verseniz elektrik yeter?' Var mı böyle bir şey? Yok. 7-24 kesintisiz elektrik." diye konuştu. Bayraktar, Gabar'da tarih yazmaya devam ettiklerine dikkati çekerek, şunları kaydetti: "Sakarya Gaz Sahası'nda 4 milyon haneye yetecek gazı bugün üretiyoruz ama 22 milyona ihtiyacımız var. Bu sene 8 milyon haneye yetecek gazı üretmiş olacağız. 2028'de bu sayı 16 milyona çıkacak ama ihtiyaç çok. Onun için biz bir müddet daha ithal enerjiye ihtiyaç duyacağız. Devamında da işte her defasında, 'Petrol buluyoruz, gaz buluyoruz ama niye o zaman bu fiyatlar böyle?' soruları da geliyor. Şunu bilelim, biz elektrikte, doğal gazda çok önemli bir destek programı uyguluyoruz. Vatandaşlarımızın doğal gaz faturalarının yüzde 45'ini hiç kimseyi ayırt etmeden devlet ödüyor. Size eğer 2 bin liralık fatura gelecekse 1100 lira doğalgaz faturası geliyor. Elektrikte yaklaşık yüzde 50'sini biz ödüyoruz. Böyle vatandaşlarımızı desteklemeye gayret ediyoruz ama dediğim gibi, ihtiyaçlar çok ve birçok alanda da aslında fiyatlar uluslararası piyasalarda belirleniyor. Yani hem petrol öyle hem doğal gaz fiyatları öyle, dolayısıyla buradaki gelişmeler de bizleri etkiliyor." "DÜNYADAKİ İLKLERE İMZA ATAN BİR TÜRKİYE VAR ARTIK" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer İleri ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'nin teknoloji alanında inanılmaz büyük atılımlara imza attığını söyledi. Türkiye'de teknoloji alanındaki atılımlarına işaret eden İleri, "Artık gökyüzünde yerli ve milli İHA'larımız, SİHA'larımız var. Denizlerimizde milli gemilerimiz var. Gökyüzünde yine bizim ürettiğimiz yerli ve milli uydularımız var. Dünyada bunları yapabilen ülke sayısı son derece az." dedi. "Dünyadaki ilklere imza atan bir Türkiye var artık." ifadesini kullanan İleri, şunları kaydetti: "Türkiye sadece teknoloji üretmiyor. Türkiye artık dünyaya yeni kavramlar kazandırıyor. Türkiye dünyada ilk defa olarak üzerine İHA'ların, SİHA'ların iniş yapabildiği bir yüzer platformu hizmete almış bir ülkedir. Bu anlamda Türkiye Yüzyılı dediğimiz süreçte biz sadece teknoloji üretmeyeceğiz, biz aynı zamanda adil teknoloji üreteceğiz, insan odaklı teknoloji üreteceğiz. Bunu hep beraber yapacağız. Bir olarak, beraber olarak yapacağız ve inanıyorum ki her daim şu gerçeği ortaya koyacağız. Bu millet üretebilen bir millet, geliştirmeyi bilen bir millet ve bu gençlik de teknoloji alanında gerçekten üstün niteliklere sahip bir gençlik, ilgili bir gençlik, yeri geldiğinde de liderliğini ortaya koyan bir gençlik." Etkinliğin moderatörlüğünü de üstlenen AK Parti Genel Merkez Bilgi ve İletişim Teknolojileri Başkan Yardımcısı Meryem Sürmen de memleketi Trabzon'da ilk kez düzenlenen "Net Konuşalım" programına katılanlara teşekkür etti.

Elektrik öncesinin ışığı gaz lambası günümüzde yeniden ilgi görüyor Haber

Elektrik öncesinin ışığı gaz lambası günümüzde yeniden ilgi görüyor

Elektriğin henüz yaygınlaşmadığı yıllarda, özellikle 19. yüzyılın sonları ile 20. yüzyılın ortalarına kadar uzanan süreçte gaz lambaları evlerin vazgeçilmez aydınlatma aracıydı. Akşam karanlığı çöktüğünde bir evin ışığı, çoğu zaman cam fanuslu bir gaz lambasının titrek alevinden yayılırdı. Sofralar bu ışıkta kurulur, çocuklar derslerini bu loş ama sıcak aydınlıkta yapar, sohbetler gecenin ilerleyen saatlerine kadar sürerdi. Gaz lambaları yalnızca bir ışık kaynağı değil, aynı zamanda günlük hayatın merkezinde yer alan sessiz bir yol arkadaşıydı. Zamanla elektrik enerjisinin yaygınlaşmasıyla birlikte gaz lambaları hayatın içinden çekilmeye başladı. Ancak aradan geçen on yılların ardından, geçmişe duyulan özlemin artmasıyla bu nostaljik aydınlatma aracı yeniden ilgi görmeye başladı. Bir zamanlar evlerin en önemli ışık kaynağı olan gaz lambaları, günümüzde hem dekoratif hem de ihtiyaç amaçlı kullanımıyla yeniden gündeme geliyor. ELEKTRİK KESİNTİLERİNDE PRATİK ÇÖZÜM Özellikle eski günleri hatırlamak isteyen vatandaşların yöneldiği gaz lambaları, estetik duruşlarının yanı sıra elektrik kesintilerinde sunduğu pratik çözümle de dikkat çekiyor. Uygun fiyatlı olmaları, kolay temin edilebilmeleri ve uzun süreli aydınlatma sağlamaları, bu ürünlere olan talebi her geçen gün artırıyor. Son dönemde çarşı ve pazarlarda, aktarlarda ve hediyelik eşya satışı yapılan iş yerlerinde daha sık görülmeye başlayan gaz lambaları, geçmiş ile bugünü aynı noktada buluşturuyor. Nostalji tutkunları, bu lambaları evlerinde hem dekoratif bir unsur hem de alternatif bir ışık kaynağı olarak kullanmayı tercih ediyor. GAZ YAĞI YERİNE İS YAPMAYAN PARAFİN KANDİL YAKITI VE SIVI RENKLİ PARAFİN KULLANILIYOR Gaz lambalarına gösterilen ilgiden memnuniyet duyduklarını belirten esnaf Mustafa Gürler ise şu ifadelere yer veriyor: “Bir döneme damga vuran gaz lambaları son zamanlarda yeniden rağbet görmeye başladı. Hem uygun fiyatlı olmaları hem de bulundukları ortama nostaljik bir hava katmaları nedeniyle yoğun ilgi var. İş yerimizde farklı model gaz lambalarının yanı sıra gemici fenerlerini de satışa sunduk. Günümüzde yakıt olarak klasik gaz yağı yerine parafin kandil yakıtı ve sıvı renkli parafin kullanılıyor. Bu yakıtlar kokusuz, dumansız, is yapmayan ve parlayıcı olmayan özellikleriyle tercih ediliyor. Yakıtıyla birlikte uygun fiyata alınabilen gaz lambaları, elektrik kesintilerinde uzun süre aydınlatma sağlıyor. Dolu bir hazneyle yaklaşık bir gün boyunca kesintisiz ışık verebiliyor. Mum ve fenerlere göre daha kullanışlı olduğu için tercih ediliyor. Sadece kesintilerde değil, nostaljik dekorasyonlarda ve şark köşelerinde de sıkça kullanılıyor. Geçmişte geceleri aydınlatan sıcak ışığıyla evlerin vazgeçilmezi olan gaz lambaları, bugün hem anıları tazeliyor hem de işlevsel bir aydınlatma alternatifi olarak yeniden hayatın içinde yer buluyor.”

Elektrikte yeni kademe 1 Ocak’ta başlıyor: Yeni düzenleme kimi, nasıl etkileyecek? Haber

Elektrikte yeni kademe 1 Ocak’ta başlıyor: Yeni düzenleme kimi, nasıl etkileyecek?

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) düzenlemesiyle 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren elektrik faturalarında yeni bir dönem başlıyor. Devlet sübvansiyonundan (destek) yararlanma sınırı, yıllık 5 bin kilovatsaatten 4 bin kilovatsaate düşürüldü. Bu değişiklikle birlikte, limitin üzerinde tüketim yapan aboneler için "son kaynak tedarik tarifesi" devreye girecek. TELEFONLARA "LİMİTİ AŞTINIZ" MESAJI GİDİYOR Düzenlemenin hayata geçmesine sayılı günler kala, elektrik dağıtım şirketleri 2025 yılı tüketimi 4 bin kilovatsaati aşan abonelere bilgilendirme mesajları göndermeye başladı. Mesajda, "Tüketiminiz son kaynak tedarik tarife limitinin üzerine çıkmıştır. Serbest tüketici hakkınızdan faydalanmak isterseniz tedarik şirketleri ile ikili anlaşma imzalayabilirsiniz" uyarısı yer alıyor. AYLIK ORTALAMA 333 KİLOVAT VE ÜZERİ Yeni sistemde kritik eşik aylık ortalama 333 kilovatsaat, parasal karşılığı ise yaklaşık 984 TL olarak hesaplanıyor. Bir hane, 2025 yılı genelinde toplam 4 bin kilovatsaati aşmışsa, 2026 yılı boyunca devlet desteğinden yararlanamayacak ve elektriği gerçek maliyeti üzerinden ödeyecek. Bu durumun yaklaşık 2.5 milyon aboneyi (toplam abonenin %6'sı) etkilemesi bekleniyor. ADANA VE ANTALYA'DA 'KLİMA' RİSKİ Düzenlemenin bölgesel etkileri de dikkat çekiyor. Özellikle yaz aylarında klima kullanımının yoğun olduğu Adana ve Antalya gibi sıcak illerdeki vatandaşların, 4 bin kilovat sınırını aşma ihtimalinin daha yüksek olduğu belirtiliyor. SİSTEM NASIL İŞLEYECEK? Yeni tarifenin uygulanma zamanı, limitin aşıldığı tarihe göre değişecek. Örneğin; Ekim 2025 itibarıyla limiti aşan bir abone, 1 Ocak 2026'dan itibaren, 30 Aralık 2025'te limiti aşan bir abone, 1 Mart 2026'dan itibaren, 2026 yılı içinde (örneğin Haziran ayında) limiti aşan bir abone ise 1 Eylül 2026'dan itibaren destek kapsamından çıkarılacak. Aboneler, dağıtım şirketinin tarifesi yerine diledikleri bir tedarikçi ile ikili anlaşma yaparak "serbest tüketici" statüsünde elektrik alma hakkına da sahip olacak.

EPDK 2026 elektrik tüketim sınırlarını açıkladı Haber

EPDK 2026 elektrik tüketim sınırlarını açıkladı

Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (EPDK), 2026 yılı için uygulanacak olan "Son Kaynak Tedarik Tarifesi"ne ilişkin yeni kurul kararı Resmi Gazete'de yayımlandı. Karar, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olacak elektrik tüketim limitlerini ve katsayıları belirledi. MESKEN GRUBU LİMİTİ 4 BİN KWH OLDU Alınan karara göre, 1 Ocak 2026'dan itibaren mesken tüketici grubuna yönelik yıllık tüketim miktarı 4 bin kWh olarak uygulanacak. Bu kategori içinde yer alan kamu kurum ve kuruluşları, mahalli idareler, apartmanlar, konut siteleri ile bu yerlerin ortak kullanım alanları da aynı limit kapsamında değerlendirilecek. TARIMSAL FAALİYETLERE 150 MİLYON KWH SINIR Tarımsal faaliyetler tüketici grubu için yıllık tüketim sınırı 150 milyon kWh olarak belirlendi. T.C. İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından kurulan geçici barınma merkezleri ve köylerde içme suyu temini amacıyla kullanılan tesisler de bu yüksek limitten faydalanacak. Diğer tüm tüketici grupları için ise yıllık sınır 15 bin kWh olarak tespit edildi. KBK KATSAYILARI DEĞİŞMEDİ Kararla birlikte, 1 Ocak 2026'dan itibaren geçerli olacak Katsayı Bazlı Katsayı (KBK) uygulamasına da devam edileceği bildirildi. Mesken tüketici grubu için KBK 1,05 olarak, diğer tüketici grupları için ise 1,0938 olarak uygulanmaya devam edecek. Karar, 1 Ocak 2026 tarihinde yürürlüğe girecek.

CHP’li Yavuzyılmaz'dan apartman elektrik faturalarına yüzde 130 zam geliyor iddiası Haber

CHP’li Yavuzyılmaz'dan apartman elektrik faturalarına yüzde 130 zam geliyor iddiası

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) elektrik tarifelerinde yapmaya hazırlandığı öne sürülen teknik bir değişiklik, 15 milyon hanede yaşayan yaklaşık 45 milyon kişiyi doğrudan etkileyebilir. İddialara göre, 2026 yılından itibaren apartman, kooperatif ve sitelerin ortak kullanım sayaçları için belirlenen yıllık tüketim limiti aşağı çekiliyor. YILLIK 3 BİN KWH LİMİTİ AŞILIRSA FATURALAR KATLANACAK Mevcut planlamaya göre, yıllık tüketimi 3 bin kilovatsaati (kWh), yani yaklaşık 8 bin TL'lik faturayı aşan site yönetimleri, ulusal tarife kapsamından çıkarılacak. Bu aboneler, "serbest piyasa" koşullarına tabi olacak. CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, bu değişikliğin pratikteki karşılığının %130'a varan oranlarda bir fatura artışı olduğunu savundu. Yavuzyılmaz, bu durumun daire başına aidatlara yüzde 10 ila 20 arasında "gizli zam" olarak yansıyacağı uyarısında bulundu. EMO'DAN SERT ELEŞTİRİ: 'VATANDAŞ PİYASANIN İNSAFINA BIRAKILIYOR' İddialara teknik destek ise Elektrik Mühendisleri Odası'ndan (EMO) geldi. EMO, bu adımın "örtülü bir zam" olduğunu ve milyonlarca haneyi piyasa koşullarının insafına terk etmek anlamına geldiğini açıkladı. Belirlenen 3 bin kWh sınırının, dört kişilik bir ailenin asgari ihtiyacını bile karşılamadığını belirten EMO, 2018'de sadece büyük sanayi tesislerini kapsayan bu sistemin kademeli olarak hanelere kadar indirilmesini eleştirdi. EMO, EPDK'nın kamu yararı yerine piyasa lehine hareket ettiğini savundu. BAKAN 'ZAM YOK' DEMİŞTİ, GÖZLER EPDK'NIN ADIMINDA EPDK'nın bu teknik düzenleme hazırlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın ay başında yaptığı "kış öncesi zam yok" açıklamasını da yeniden tartışmaya açtı. Bakan Bayraktar'ın elektrik ve doğal gaza zam yapılmayacağı yönündeki net ifadesine rağmen, EPDK'nın bu limit değişikliğiyle tarifelerde dolaylı bir artışa yol açıp açmayacağı merak konusu oldu. EMO, geçen yılki 5 bin kWh sınırına karşı açtıkları Danıştay davasının da henüz sonuçlanmadığını hatırlattı.

İzmir’deki elektrik faciası davasında 30 sanığa hapis cezası Haber

İzmir’deki elektrik faciası davasında 30 sanığa hapis cezası

İzmir’in Konak ilçesinde 12 Temmuz’da yaşanan sağanak nedeniyle sokak ortasında elektrik akımına kapılarak hayatını kaybeden Özge Ceren Deniz ve İnanç Öktemay davasında karar duruşması görüldü. İzmir'de, 12 Temmuz saat 18.00 sıralarında başlayan sağanak nedeniyle birçok ilçede sokaklar suyla doldu. Sağanaktan korunmak isteyen İzmir Demokrasi Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Özge Ceren Deniz, suyla dolan yolda elektrik akımına kapıldı. Onu kurtarmak isteyen ikinci el eşya satışı işiyle uğraşan İnanç Öktemay da akıma kapılıp, bir anda yığıldı. Deniz ve Öktemay, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. İnanç Öktemay İzmir'de, Özge Ceren Deniz ise Osmaniye'de toprağa verildi. Bilirkişi raporu Bilirkişi heyetinin hazırladığı rapora göre, yaşanan olayda Deniz ve Öktemay'ın kişisel bir kusuru bulunmadığı, olayın öngörülebilir ve önlenebilir nitelikte olduğu, dolayısıyla kaçınılmazlık unsurunun mevcut olmadığı vurgulandı. Heyet, olayda herhangi bir olağanüstü doğa olayının etkisinin bulunmadığına kanaat getirirken, sorumluluğun Deniz ve Öktemay dışında gelişen bir dizi ihmal ve teknik kusur zincirinden kaynaklandığını belirledi. Olayın meydana geldiği bölgede görevli 2 kurumun da gerekli koruyucu ve önleyici tedbirleri almadığı tespitine yer verilen raporda, bu durum zincirleme kusur unsurlarını güçlendiren bir etken tespit edildi. Savcı mütalaası 30 Eylül'de görülen duruşmada savcı esas hakkında mütalaasını açıkladı. Abdülkadir Satık, Ahmet Orhan Kaygısız, Ali Külak, Alper Doğan, Arif Kapuş, Doğan Kılıç, Erman Çalık, Fırat Akbay, Hamza Bayar, Mert Ceylan, Mehmet Fatih Tosun, Mehmet Zeki Aytulun, Mesut Türkan, Mürsel Arıcı, Yavuz Güner, Ceyhan Demircan ile Alara Ekli, Ali Arcan, Barış Sevgili, Cengiz Demircan, Deniz Sunal, Ekrem Yıldırım, İbrahim Şaran, Koray Arif Fırat, Mustafa Atakan, Necati Ergin, Sefa Pişkinleblebici, Volkan Şirin, Zekeriya Tırtepe ve Ahmet Demircan hakkında bilinçli taksirle öldürme' suçundan 22 6'şar aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılmaları yönünde görüş bildirildi. Esas hakkında mütalaada tutuklu sanıkların tutukluk hallerinin de devamı istendi. Sanıklardan Ahmet Çelik, Hakan Günay, Mehmet Zeki Alkan, Tahsin Erdoğan, Ufuk Eryılmaz, Uğur Yüksel, Erkut Bozkurt, Halit Özpelit ve Serhat Ekin'in ise beraati talep edildi. 1 şüphelinin dosyası ise ayrıldı. "Emsal bir karar olacak" İzmir 10'uncu Ağır Ceza Mahkemesi'nde sanıkların yargılanmalarına devam edildi. Duruşmaya tutuklu ve tutuksuz sanıkların yanı sıra Özge Ceren'in babası Ahmet Abi ve avukatlar katıldı. Duruşmada söz verilen Ahmet Abi, "Burada vereceğiniz karar sadece evladım için değil, tüm gençlerimiz için dönüm noktası olacak. Emsal bir karar olacak. Bu ihmali yapanların hak ettikleri cezayı almalarını istiyorum. Kimse sokakta yürürken ölmesin. Kamu vicdanını rahatlatacak bir ceza verileceğine inanıyorum" dedi. Tutuklu sanık sayısı 15'e yükseldi İzmir 10'uncu Ağır Ceza Mahkemesi'nde 9’u tutuklu, 39 sanığın yargılandığı davada mahkeme hüküm verdi. Kararını açıklayan heyet, 30 sanığa 4 yıl 2 ay ile 10 yıl arasında hapis cezası verirken, 9 sanık ise beraat etti. Tutuksuz 6 sanığın tutuklanmasına karar verildi. Böylece mevcut tutuklularla birlikte tutuklu sanık sayısı 15'e yükseldi. Öte yandan, yurt dışında olan 1 sanığın dosyasının da ayrılmasına hükmedildi.

Kesintiler, vatandaşların günlük yaşamını etkiliyor Haber

Kesintiler, vatandaşların günlük yaşamını etkiliyor

Hatay’ın birçok ilçesinde son günlerde sık sık yaşanan elektrik ve su kesintileri, vatandaşların günlük yaşamını olumsuz etkiliyor. Gün içerisinde yaşanan kesintiler, özellikle yaz sıcaklarının etkisini artırdığı bu dönemde mağduriyete neden oluyor. Deprem felaketinin yaşandığı kentte altyapı sorunlarının hâlâ çözülemediğini belirten vatandaşlar, hem günlük yaşamda hem de ekonomik alanda ciddi sıkıntılar yaşadıklarını ifade ediyor. Konteyner kentlerde yaşayan depremzedeler, kesintiler sırasında kapalı alanda kalmanın imkânsız hale geldiğini belirtirken, prefabrik iş yerlerinde hizmet vermeye çalışan esnaf da sorunlardan şikâyetçi. Özellikle yemek sektöründe faaliyet gösteren işletmeler, elektrik ve su olmadığında hem hizmet veremediklerini hem de gıda ürünlerinin bozulduğunu vurguluyor. Esnaf, “Bu durum bizi olumsuz etkiliyor” diyerek ekonomik kayıp yaşadıklarını dile getiriyor. Kesintilerden olumsuz etkilenen bir diğer grup ise berberler oldu. Elektrik olmadığında tıraş makinelerini ve diğer ekipmanlarını kullanamadıklarını söyleyen berberler, müşterilerine hizmet veremediklerini belirtiyor. Yetkililer de kesintilerin bölgedeki eskiyen altyapı, artan elektrik ve su talebi ile yaz aylarında yaşanan aşırı sıcakların etkisiyle meydana geldiğini belirtiyor. Ayrıca, depremin ardından yapılan geçici onarımların kalıcı altyapı sorunlarını tamamen çözmediği, bazı bölgelerde iletim hatlarında ve su şebekesinde arızalar yaşandığı ifade ediliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.