#Emekli Aylığı

İLKHABER-Gazetesi - Emekli Aylığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Emekli Aylığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ömer Fethi Gürer emekli, asgari ücretli ve işçinin geçim sıkıntısını TBMM’ye taşıdı Haber

Ömer Fethi Gürer emekli, asgari ücretli ve işçinin geçim sıkıntısını TBMM’ye taşıdı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada emeklilerin, asgari ücretlilerin ve dar gelirli vatandaşların yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekerek iktidara sert eleştiriler yöneltti. Gürer, mevcut maaşların temel ihtiyaçları karşılamaktan uzak olduğunu vurgulayarak, “Bu tablo vicdanla açıklanamaz” dedi. “YASTIĞA BAŞINIZI KOYDUĞUNUZDA VİCDANINIZLA DEĞERLENDİRİN” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Biraz sonra yastığa başınızı koyduğunuzda vicdanınızla değerlendirin. Ya anneniz, babanız, kardeşiniz emekli; sorun onlara, aldıkları maaş Ankara’da, İstanbul’da kiraya yetiyor mu? Gıda ürünlerine, et ve süte ulaşabiliyorlar mı. Belki bir önerge gelir, emekliye daha fazla artış sağlanır diye bekliyorsunuz. Günahtır, yazıktır. Bu maaşları siz belirlemiyorsunuz; Bakan öneriyor, Cumhurbaşkanı onaylıyor, siz de el kaldırıyorsunuz. Yazıktır. Bu para, işsiz kalanlara maaş verilsin diye oluşturulan fondan çıkıyor. Niye Bakanlık bütçesinden vermiyorsunuz da işsize ayrılan parayı işverene aktarıyorsunuz” şeklinde konuştu. Asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığını hatırlatan Ömer Fethi Gürer, CHP’nin en düşük asgari ücretin 39 bin liraya çıkarılması yönündeki önerisinin dikkate alınmadığını da dile getirdi. “TAŞERON İŞÇİ KADRO BEKLERKEN, İŞVERENİN BORCUNU DEVLET ÖDÜYOR” Taşeronda kalan işçilerin kadro taleplerinin reddedildiğini söyleyen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, buna karşın taşeron çalıştıran işverenlerin borçlarının devlet tarafından üstlenildiğini belirterek şunları söyledi: “Taşeron firma kıdem tazminatı neden ödenmiyor da devlet yükü üstleniyor?” Türkiye’de 16 milyon emekli bulunduğunu hatırlatan Ömer Fethi Gürer, “Emeklinin maaşı artarsa esnaftan alışveriş yapar, esnafın işi düzelir. Esnaf düzelirse üretim canlanır. Ülkenin koşulları iyi değil. Bunun yansıması sosyal patlamaya kadar gider. Gelin, elinizi vicdanınıza koyun ve oylarınızı buna göre kullanın” dedi. “YOKSULLUK DERİNLEŞTİ, AİLELER ÇOCUĞUNU AÇ OKULA GÖNDERİYOR” Yoksulluğun geldiği noktaya dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, battaniye altında ısınmaya çalışanları, ampulünü kısmak zorunda kalanları, çocuğunu okula aç gönderen aileleri hatırlattı. Kanun teklifinin bütününün “sakat” olduğunu savunan Gürer, bu haliyle destek vermelerinin mümkün olmadığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bayrağımıza uzanan o kirli elleri muhakkak bulacak, bunun hesabını o hainlerden mutlaka soracağız Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bayrağımıza uzanan o kirli elleri muhakkak bulacak, bunun hesabını o hainlerden mutlaka soracağız

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, grup toplantılarının ülke, millet ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını diledi. Grup toplantısına katılan partililerin samimiyeti ve coşkusunun 86 milyonun umutlarını çoğalttığını, kendilerinin heyecan, şevk ve azmini artırdığını vurgulayan Erdoğan, "Rabb'im dayanışmamızı daim eylesin, millete hizmet yolculuğumuzda bizlere güç versin, kuvvet versin. Bizleri son nefesimize kadar bu kutlu yoldan ayırmasın." ifadelerini kullandı. Meclis çalışmalarının oldukça yoğun bir tempoda devam ettiğini aktaran Erdoğan, şöyle konuştu: "AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak bizi buraya hak ve hukukunu savunmamız için gönderen aziz milletimizin emanetine sıkı sıkıya sahip çıkıyoruz. Muhalefetin tüm uzlaşmaz, hukuk tanımaz, Meclis İçtüzüğü ile bağdaşmayan tavırlarına rağmen sabırlı ve sağduyulu bir şekilde hareket ediyor, milletimize karşı sorumluluklarımızı layıkıyla ifa etmeye çalışıyoruz. CHP, jet sosyetesinin ne millet ne devlet ne de emeklilerimizle ilgili bir derdinin olmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Bu gerçeği bizim gibi milletimiz de biliyor. Yönettikleri belediyelerdeki emekçilere düzenli aylık ödemeyenlerin, işçiye maaş yerine harçlık verenlerin, kendi personeli görev yaparken, tropikal adalarda keyif çatanların, yolsuzluk, iş bilmezlik ve israf sebebiyle belediyeleri iflasa sürükleyenlerin şov peşinde koştuklarını benim milletim, benim emeklim gayet iyi biliyor. Aynı şekilde milletimiz bizim samimiyetimizi, bizim hüsnüniyetimizi, bizim kendisi için elimizden geleni yaptığımızı da gayet iyi biliyor." "BUGÜN EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞI ASGARİ ÜCRETİN YÜZDE 70'İNİ AŞMIŞTIR" Cumhurbaşkanı Erdoğan, en düşük emekli aylığının artırılmasını da içeren kanun teklifinin Genel Kurul görüşmelerinin başladığını anımsatarak, teklifin yürürlüğe girmesiyle geçen ay 16 bin 881 lira olan en düşük emekli aylığının 20 bin liraya yükseleceğini söyledi. En düşük emekli aylığının AK Parti iktidarından önce 66 lira olduğunu anımsatan Erdoğan, şöyle devam etti: "Dolar bazında söyleyecek olursak yalnızca 40 dolara tekabül ediyordu. Yeni düzenleme sonrasında en düşük emekli aylığı 480 dolara çıkmış olacak. Yine Kasım 2002'de asgari ücret 184 liraydı. Yani en düşük emekli aylığı alan bir vatandaşımız asgari ücretin sadece üçte biri kadar aylık alabiliyordu. Bugün en düşük emekli aylığı asgari ücretin yüzde 70'ini aşmıştır. Bakınız 2002 Kasım ayında 6,6 milyon olan emekli sayımızın yaklaşık üç kat artış ile 17 milyona çıkmasına rağmen bu adımları attık, bu oranlara ulaştık. Bunları söylerken elbette tüm sorunları çözdük, tüm talepleri karşıladık iddiasında değiliz. Kiralar ve hayat pahalılığı başta olmak üzere emeklilerimizin yaşadığı sıkıntıların hepsinin farkındayız. Nitekim bugünlerde kuraları çekilen 500 Bin Sosyal Konut Hamlesi gibi projelerimizde konut arzını artırarak, bu sorunlara çözüm üretmeye gayret ediyoruz." "DEPREM HARCAMALARIMIZ AZALDIKÇA DAHA FAZLA KAYNAK OLACAK" Ömürlerinin önemli bir kısmını ülkeye hizmetle geçirmiş emeklilerin kendilerinin başının tacı, her türlü hizmete ve hürmete ziyadesiyle layık olduğunu dile getiren Erdoğan, emeklilerin taleplerine, beklentilerine ve şikayetlerine hiçbir zaman kulaklarını tıkamadıklarını söyledi. Bir kulaklarının her zaman emeklilerde olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu: "Bütçe imkanlarımız genişledikçe taleplerini yerine getirmeye çalıştık. Türkiye kalkındıkça bundan emeklilerimizin de faydalanmasını sağladık. İnşallah bundan sonra da aynı hassasiyette davranmaya devam edeceğiz. Deprem harcamalarımız azaldıkça elimizde daha fazla kaynak olacak. Enflasyon düştükçe insanımızın alım gücü daha uzun süre korunacak, daha da artacak. Türk ekonomisi hedeflerimize uygun büyüdükçe ortaya çıkan ilave katma değerden herkes istifade edecek. Allah'ın izniyle milletçe yıllardır yaptığımız fedakarlıkların boşa gitmediğini göreceğimiz bir döneme giriyoruz." "BUGÜNE KADAR EMEKLİMİZİ İHMAL ETMEDİK, SAHİPSİZ BIRAKMADIK" Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm dünyayı kasıp kavuran fırtınadan alınlarının akıyla çıkacaklarını belirterek, şöyle devam etti: "Türkiye'yi sadece ekonomide değil, askeri ve diplomatik olarak da çok farklı bir konuma taşıyacağız. Ben emeklilerimizden AK Parti'ye ve Cumhur İttifakı'na güvenmeye devam etmelerini özellikle rica ediyorum. Bugüne kadar emeklimizi ihmal etmedik. Onları sahipsiz bırakmadık. Bundan sonra da asla yalnız bırakmayacağız. Çünkü biz meydanlarda, 'emeklilerimize şunu vereceğiz', 'bunu yapacağız' diye söz verip, bugün işçisine maaş ödeyemeyenlere benzemeyiz. Biz seçim dönemlerinde halkçı ama göreve gelince rantçı olanlara da benzemeyiz. Bizim popülizmle de bukalemun siyasetiyle de işimiz olmaz. Bizim derdimiz var. Bizim ilkelerimiz, prensiplerimiz var. Bizim bu ülkeyle ilgili büyük hayallerimiz var. Türkiye Yüzyılı vizyonumuz var. Unutmayın bizim için menzil önce Mevla'nın sonra milletin takdirindedir. Rabb'im ömür verdikçe, Rabb'im sağlık, sıhhat verdikçe, hayalleri hedeflere, hedefleri gerçeklere dönüştürmek için aralıksız koşturacağız." "BU ÜLKENİN PIRIL PIRIL EVLATLARINI KARAMSARLIĞA SÜRÜKLEMEK İSTEYENLERE FIRSAT VERMEYECEĞİZ" AK Parti Grubu olarak, İttifak ortaklarıyla her alanda olduğu gibi Meclis çalışmalarında da öncü, örnek, lokomotif kadro olacaklarını ifade eden Erdoğan, "İstisnasız tüm milletvekillerimizden, komisyon ve Genel Kurul çalışmalarına katılım noktasında azami özeni göstermelerini bekliyorum." diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkede, bölgede ve dünya genelinde birbirinden önemli gelişmelere şahit oldukları iki haftayı daha geride bıraktıklarını söyledi. Suriye'den İran'a, Yemen'den Kuzey Avrupa'ya uzanan geniş bir alanda dikkatle takip etmeleri gereken olayların cereyan ettiğine dikkati çeken Erdoğan, bu konuda kapsamlı değerlendirmeye geçmeden önceki günlerde gençlere verdikleri iki müjdeyi hatırlatmak istediğini ifade etti. Bu müjdelerden ilkinin kredi ve burs oranlarında yaptıkları artışlar olduğunu anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "2002 yılında üniversite öğrencilerine ödenen burs ve kredi tutarı 45 liraydı. Bu ödemeler hem çok geç başlıyor hem de öğrenciye 3 ayda bir veriliyordu. Biz zaman içerisinde hem ödemeleri aydan aya yapmaya başladık hem de burs ve kredi miktarını sürekli iyileştirdik. Sadece geçen yıl, burs ve kredi desteği olarak üniversite öğrencilerimize 34 milyar 14 milyon lira ödeme yaptık. 2026 yılında kredi ve burslarda geçen seneye kıyasla yüzde 33 oranında artışa gittik. Böylece burs ve kredi rakamını lisans öğrencilerimizde 4 bin, yüksek lisans öğrencilerimizde 8 bin, doktora öğrencilerimizde 12 bin liraya yükselttik. Bir kez daha gençlerimize ve ailelerine hayırlı uğurlu olsun diyorum." Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir diğer müjdelerinin ise Gençliğin Üretim Çağı (GÜÇ) Programı olduğunu anımsattı. Gelecek 3 yılda 3 milyondan fazla genci istihdama kazandıracak 445 milyar liralık devasa bir kaynağı bu programa tahsis edeceklerini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti: "Böylece öğrencilerimizin erken yaşta nitelikli iş deneyimi kazanacağı, meslek liselerimizde okuyan gençlerimizin daha mezun olmadan güvenilir kanallarda iş hayatına yönlendirileceği, eğitim ve istihdam dışı gençlerimizin yeniden sisteme dahil edileceği, yeni mezunlarımızın ilk iş tecrübesinin risk olmaktan çıkacağı bir sistemi gençlerimizin istifadesine sunmuş olacağız. Bizim farkımız bu. Biz gençlerin yanında oluruz, onlara destek oluruz, hayat mücadelesinde gençlerimizin ellerinden tutarız. Ana muhalefet ve yoldaşları ise gençleri istismar eder, eylemlerde paravan olarak kullanır, işleri bitince de bir peçete gibi buruşturup bir tarafa atar. Bunu 27 Mayıs öncesinde rahmetli Menderes'e karşı yaptılar. Bunu 1970'lerde askeri müdahaleye ortam hazırlamak için yaptılar. Bunu 28 Şubat'ta gençlerimizi yasaklara mahkum ederek yaptılar. Bunu Gezi olaylarında gençleri kışkırtarak, gençleri kullanarak yaptılar. Bunu, en son belediyeleri ahtapot misali saran suç örgütünü adalete hesap vermekten kaçırmak için yaptılar. Yarın siyasi ikballeri uğruna yine gençleri kullanmaktan, şahsi kariyer basamaklarını gençlerin omuzuna basarak çıkmaktan emin olun hiç çekinmezler ama biz bunlara fırsat vermeyeceğiz. Bu ülkenin pırıl pırıl evlatlarını karamsarlığa, umutsuzluğa sürüklemek isteyenlere fırsat vermeyeceğiz. Hem yeni kredi ve burs miktarlarımızın hem de GÜÇ Programı'nın gençlere hayırlı olmasını temenni ediyorum." SURİYE'DEKİ GELİŞMELER Cumhurbaşkanı Erdoğan, komşu Suriye'nin 8 Aralık devriminin ardından ülkede birliği sağlamak adına yoğun bir mücadele verdiğini hatırlattı. "Suriye'nin kuzeyi ve doğusundaki toprakları işgal eden, adına SDG denilen yapı" ile geçen yıl 10 Mart'ta bir mutabakat imzalandığını belirten Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bu mutabakata göre, SDG silahlarını bırakacak ve işgal ettiği yerleri Suriye hükümetine teslim edecek, böylece ülkenin birliği, bütünlüğü temin edilmiş olacaktı. SDG, bu entegrasyon için belirlenen takvim içerisinde olumlu hiçbir adım atmadı. SDG adlı yapı, mutabakata uymadığı gibi işgal ettiği topraklarda sivillere baskı yapmayı, bu topraklar dışında da sivil ve askeri hedeflere saldırmayı sürdürdü. Mutabakatın uygulanmasına yönelik Aralık ayında SDG yöneticileri ile Şam hükümeti arasında yapılan müzakereler maalesef olumsuz sonuçlandı. Bunun da sebebi açık konuşmak gerekirse, SDG denilen yapının uzlaşmaz, ayak sürüyen, sürekli el yükselten, zamana oynayan tutumuydu. Biz bu süreçte ilgili kurumlarımız vasıtasıyla tüm taraflara gerekli telkinlerde bulunduk. Düğümün çözülmesi, böylece krizin sıcak çatışmaya dönüşmemesi için her türlü gayreti gösterdik. Başka aktörler de devreye girdi, 10 Mart Mutabakatı'nın uygulanması için gerekli tavsiyeleri yaptı. Ancak SDG denilen yapının maksimalist tavrında herhangi bir değişiklik olmadı." Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu arka plan temelinde Suriye ordusunun ocak ayının ikinci haftasında güvenlik kuvvetlerine yönelik saldırılar akabinde son derece haklı ve meşru biçimde önce Halep içindeki mahallelere, ardından Fırat'ın batısındaki topraklara operasyonlar düzenlediğini ifade etti. Son bir hafta içinde de Halep'teki mahallelerin yanı sıra Fırat'ın doğusundaki toprakların Suriye ordusu tarafından illegal silahlı unsurlardan temizlendiğini söyleyen Erdoğan, "Şunu bir kez daha hatırlatmak isterim: Türkiye olarak en başından itibaren toprak bütünlüğü korunmuş, siyasi birliği haiz, tek bir Suriye Devleti'nin varlığını en güçlü şekilde savunduk. Türkiye'nin güney sınırlarında ülkemizin güvenliğine tehdit oluşturacak ayrılıkçı bir yapıya rıza göstermeyeceğimizi de defalarca ilan ettik." dedi. "BAYRAĞIMIZA UZANAN O KİRLİ ELLERİ MUHAKKAK BULACAK, BUNUN HESABINI O HAİNLERDEN MUTLAKA SORACAĞIZ" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bayrağımıza uzanan o kirli elleri muhakkak bulacak, bunun hesabını o hainlerden mutlaka soracağız. Milli Savunma ve Adalet bakanlıklarımız gerekil tahkikatları başlatmıştır. Soruşturmalar neticesinde ihmali veya kusuru olan kim varsa onlarla ilgili gereken yapılacaktır." dedi. Erdoğan, Suriye Devleti'nin ve Suriye Ordusu'nun tüm etnik kökenlerin, inançların, mezheplerin yan yana yaşadığı birleşik, tek bağımsız Suriye inşa etme mücadelesini, komşuları ve kardeşleri olarak yürekten desteklediklerini belirtti. Son haftalardaki başarılı operasyonlarından dolayı Suriye Hükümeti'ni, Suriye Ordusu'nu, Suriye halkını tebrik ettiğini kaydeden Erdoğan, şehit olanlara Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifa diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Dün varılan ateşkes anlaşmasından büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Temennimiz daha fazla kan akmadan artık bu meselenin kalıcı biçimde çözülmesi, Suriye'nin kuzeyindeki belli alanlara sıkışmış terör örgütünün silah bırakması, tasfiye olması, daha fazla çatışmaya mahal verilmemesidir. Terör örgütünün sıkıştığı bölgelerde varlığını devam ettirebilmesi zaten mümkün değildir. Bu aşamadan sonra provokasyonlara başvurmanın, intihar anlamına geleceği çok çok açıktır. Terör örgütünün zorla silah altına aldığı çocuk yaştaki militanlarıyla, baskı ve şiddet uygulayarak sahaya sürdüğü sivil insanlarla dün Nusaybin-Kamışlı sınırında yaptığı gibi şanlı bayrağımıza alçakça saldırmak suretiyle burada bir netice alma imkanı kalmamıştır." Dün varılan anlaşmaya riayet edilerek silahları bırakmanın, meseleyi suhuletle çözmenin yegane çıkış yolu olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Bayrağımıza uzanan o kirli elleri muhakkak bulacak, bunun hesabını o hainlerden mutlaka soracağız. Milli Savunma ve Adalet bakanlıklarımız gerekil tahkikatları başlatmıştır. Soruşturmalar neticesinde ihmali veya kusuru olan kim varsa onlarla ilgili gereken yapılacaktır." ifadelerini kullandı. Suriye'de yaşananları yakından takip ettiklerini aktaran Erdoğan, Türkiye'ye yönelik mevcut risklerin bertaraf edilmesi, yeni tehditlerin engellenmesi, Suriye'de barışın ve istikrarın süratle sağlanması için hassas süreç yürüttüklerini vurguladı. "Suriye'deki Kürtler bizim öz ve öz kardeşlerimizdir." diyen Erdoğan, Suriye'deki Kürtlerin önceki zalim rejim altında ne tür baskılara maruz kaldığını, kardeşleri olarak en iyi kendilerinin bildiğini dile getirdi. Daha önceki rejim sürecinde Suriye'deki Kürtlerin varlıklarının tanınmadığını, vatandaş kabul edilmediklerini, kimlik dahi verilmediğini, ana dilleriyle konuşmalarına, kültür ve gelenekleriyle yaşamalarına müsaade edilmediğini anlatan Erdoğan, Başbakanlığı döneminden itibaren yaptığı tüm görüşmelerde bu adaletsizlikleri dile getirdiğini belirtti. Suriye'deki Kürtlerin haklarını ısrarlı şekilde gündeme taşıdığını vurgulayan Erdoğan, "Kürtlere temel haklarının teslim edilmesi gerektiğini her fırsatta vurguladık. Kimse bunları ağzına dahi almazken, Suriye'deki Kürtlerin hakkını kimse konuşmazken biz bunları açık açık muhataplarımıza ifade ettik." dedi. "TERÖR ÖRGÜTÜ, KANI, ÇATIŞMAYI, ÖLMEYİ VE ÖLDÜRMEYİ TERCİH ETMİŞTİR" Görünenden, bilinenden çok daha fazlasını yaptıklarını dile getiren Erdoğan, eski rejimle ipler kopmadan önce gerçekleştirilen tüm görüşmelerde Suriyeli Kürtlerin haklarının gündemlerinin ilk sırasında olmaya devam ettiğini aktardı. Erdoğan, bu meseleye asla çıkar odaklı değil, her zaman insani pencereden, kardeşlik zaviyesinden baktıklarının altını çizdi. Suriye konusunda yapılanların anlatıldığı video gösteriminin ardından konuşmasına devam eden Erdoğan, ilk günden beri Suriye'ye belirttikleri nazarla yaklaştıklarını, Suriye halkının haklı mücadelesinin yanında olduklarını, en zor günlerinde Suriyelilere kucak açtıklarını, "ensar" bilinciyle Suriyeli muhacirlere kol kanat gerdiklerini söyledi. Erdoğan, Suriye'de iç savaşın başlamasının ardından Kürtlerin terör örgütünün baskısına maruz kaldığına işaret etti. Suriye'deki Kürt çocuklarının ve Kürt gençlerinin, terör örgütünün heva ve hevesi uğruna çatışmalara sürüldüğünü, ellerine silah tutuşturulup ölüme gönderildiğini anlatan Erdoğan, bu gençlerin canlarını yitirdiğini belirtti. Kürt halkına, inançlarına uymayan örf, adet, geleneklerine uyamayan yaşam tarzı dayatıldığını ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti: "Yine bu süreçte DEAŞ'lı caniler, Suriye muhalefetinin yanı sıra Kürt kardeşlerimizi hedef aldı, onları da katletti. Şurası da önemlidir, yeni Suriye Hükümeti devrimden sonra ülkedeki diğer tüm dini ve etnik gruplar gibi Suriyeli Kürtlere de kucak açmış, samimi bir entegrasyon için çok yapıcı tavır almıştır. Suriye Devlet Başkanı Sayın Ahmed Şara, yayımladığı kararnamelerle Suriye'deki Kürtlerin var olma haklarını, dil ve kültürlerini yaşatma haklarını, Suriye yönetimine katılma haklarını teslim etmiştir. 16 Ocak'ta açıklanan deklerasyon, Suriye'deki Kürt kardeşlerimizin, Suriye Devleti'ne eşit ve adil katılımını esas alan tarihi nitelikte bir irade beyanıdır. Tüm bu olumlu adımlara, olumlu yaklaşımlara rağmen terör örgütü, Kürtlerin refahı ve huzuru yerine maalesef kanı, çatışmayı, ölmeyi ve öldürmeyi tercih etmiştir. Masum Kürt çocuklarının kanı üzerinden kendi ikbalini korumak, buna yönelik çıkar odaklı bir istikameti seçmiştir. Biz her zaman şunu ifade ettik, bizim hiçbir ülkenin topraklarında gözümüz yok. Hiçbir ülkenin iç işlerine karışmayız ama ülkemizin çıkarlarına halel gelmesine de izin vermeyiz." "TERÖR ÖRGÜTÜ AYRIDIR, BENİM KÜRT KARDEŞLERİM AYRIDIR" "Terör örgütü ayrıdır, benim Kürt kardeşlerim ayrıdır. Kimse, ister burada, ister orada olsun benim Kürt kardeşimin iradesini ipotek altına alamaz. Tam entegrasyonun sağlanmasıyla orada da yeni bir dönem başlayacak. Suriye'nin istikrara kavuşması en çok Suriye Kürtlerini rahatlatacak" "Türkiye Cumhuriyeti buradayken, bu devlet hamdolsun dimdik ayaktayken kimsenin başka hami aramasına, başka dostlar, ortaklar peşinde koşmasına gerek yoktur" "AK Parti varsa Cumhur İttifakı güçlüyse biz evelallah Kürt kardeşlerimize haksızlık yapılmasına, onların zarar görmesine asla izin vermeyiz. Türkler, Kürtler, Araplar tarihte olduğu gibi birleşerek bölgemizin sorunlarını birlikte çözecektir. Bizim tek ve ortak bir şemsiyemiz, İslam kardeşliğidir. İçeriden ve dışarıdan körüklenen hiçbir fitne girişimine prim vermeden, hiçbir tahrike kapılmadan soğukkanlılığımızı daima muhafaza edeceğiz" "Küresel, bölgesel gelişmeler bağlamında kritik günler yaşıyoruz. Küçük bir hatanın, dikkatsizliğin ciddi sonuçlar doğuracağı adeta bir Sırat'tan geçiyoruz. Bu hassas günlerde herkesi, siyasetçileri ve basın mensuplarını sorumlu davranmaya davet ediyorum. Sosyal medyadaki nefret iklimine herkes dikkat etmeli" TRUMP İLE GÖRÜŞME Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sayın Trump'la verimli bir telefon görüşmesi gerçekleştirdik. DEAŞ'la ortak mücadele dahil Suriye'nin güvenliğine katkı yapacak birçok konuyu istişare ettik." dedi.

SON DAKİKA | EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞI AÇIKLANDI: 2026 OCAK’TAN İTİBAREN 20 BİN TL OLDU Haber

SON DAKİKA | EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞI AÇIKLANDI: 2026 OCAK’TAN İTİBAREN 20 BİN TL OLDU

En düşük emekli aylığına ilişkin merakla beklenen açıklama geldi. Hükümetin yürüttüğü çalışma kapsamında, mevcut enflasyon artışına ek düzenleme yapılarak en düşük emekli maaşı 20 bin TL’ye yükseltildi. Düzenlemenin ayrıntıları Meclis gündemine taşındı. Aralık ayı itibarıyla 16 bin 881 TL olan en düşük emekli maaşı, yalnızca enflasyon farkı yansıtılsaydı yüzde 12,19 artışla 18 bin 839 TL’ye çıkacaktı. Ancak yapılan değerlendirmede bu rakam yeterli bulunmadı ve ek düzenleme kararı alındı. Böylece en düşük emekli aylığı 18 bin 938 TL’den 20 bin TL’ye yükseltildi. Hazırlanan düzenlemenin, kanun teklifinin 5’inci maddesinde yer alması bekleniyor. Madde gerekçesinde; yaşlılık, malullük ve ölüm aylığı alan emekliler ile hak sahiplerine dosya bazında ödenen en düşük aylığın, 2026 Ocak ödeme döneminden itibaren 20 bin TL’ye çıkarılmasının amaçlandığı ifade edilecek. 4,2 MİLYON EMEKLİYİ DOĞRUDAN ETKİLEYECEK Yeni düzenlemeden yaklaşık 4 milyon 200 bin emeklinin doğrudan yararlanacağı bildirildi. Mevcut zamla birlikte toplamda 4 milyon 917 bin emeklinin artıştan faydalanacağı hesaplanıyor. Aileleriyle birlikte düzenlemenin yaklaşık 16 milyon kişiyi etkilemesi bekleniyor. Etki analizine göre, en düşük emekli aylığının 20 bin TL’ye çıkarılmasının Hazine’ye yıllık yaklaşık 69 milyar liralık ek maliyet oluşturacağı öngörülüyor. Böylece emekli aylıklarında toplam artış oranı yüzde 18,40 seviyesine ulaştı. KANUN TEKLİFİ TBMM’YE SUNULUYOR AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler’in, düzenlemeye ilişkin kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunması bekleniyor. Teklifin kısa sürede Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülerek Genel Kurul gündemine gelmesi öngörülüyor. Düzenleme yasalaştığı takdirde, en düşük emekli maaşı artışı 2026 yılı Ocak ayı itibarıyla emeklilerin hesaplarına yansıtılacak.

ZAMLI EMEKLİ MAAŞI ÖDEME TAKVİMİ 2026 NETLEŞTİ: SSK VE BAĞ-KUR EMEKLİLERİ MAAŞLARINI HANGİ TARİHTE ALACAK? Haber

ZAMLI EMEKLİ MAAŞI ÖDEME TAKVİMİ 2026 NETLEŞTİ: SSK VE BAĞ-KUR EMEKLİLERİ MAAŞLARINI HANGİ TARİHTE ALACAK?

TÜİK tarafından açıklanan Aralık ayı enflasyon verileriyle birlikte 2025 yılının ikinci yarısına ilişkin 6 aylık enflasyon oranı yüzde 12,19 olarak belirlendi. Bu gelişme doğrultusunda SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin maaşlarına yapılacak zam oranı kesinleşirken, en düşük emekli maaşı 18 bin 939 TL’ye yükseldi. Zam kararının ardından bu kez emeklilerin gündeminde zamlı maaşların ödeme tarihleri yer aldı. 2026 yılı Ocak ayı itibarıyla emekli maaşları zamlı olarak ödenecek. SSK ve Bağ-Kur emeklileri, her ay olduğu gibi tahsis numaralarının son hanesine göre belirlenen tarihlerde maaşlarını almaya devam edecek. Zamlı maaşlar, Ocak ayı ödemelerine yansıtılarak hesaplara yatırılacak. SSK ve Bağ-Kur emeklileri maaşlarını ayın 17’si ile 28’i arasında zamlı olarak alacak. Memur emeklileri ise maaşlarını ayın başında aldıkları için Ocak ayı ödemelerinde zam farkı yansıtılmadı. Memur emeklilerinin zam farklarının Ocak ayı içerisinde ayrıca ödenmesi bekleniyor. 4A SSK EMEKLİ MAAŞI ÖDEME TARİHLERİ: Tahsis numarasının son rakamına göre ödeme günleri şu şekilde olacak: Sonu 9 olanlar: Ayın 17’si Sonu 7 olanlar: Ayın 18’i Sonu 5 olanlar: Ayın 19’u Sonu 3 olanlar: Ayın 20’si Sonu 1 olanlar: Ayın 21’i Sonu 8 olanlar: Ayın 22’si Sonu 6 olanlar: Ayın 23’ü Sonu 4 olanlar: Ayın 24’ü Sonu 2 olanlar: Ayın 25’i Sonu 0 olanlar: Ayın 26’sı 4B BAĞ-KUR EMEKLİ MAAŞI ÖDEME GÜNLERİ: Bağ-Kur emeklilerinin maaş ödeme tarihleri ise şu şekilde belirlendi: Tahsis numarası sonu 9, 7 ve 5 olanlar: Ayın 25’i Tahsis numarası sonu 3 ve 1 olanlar: Ayın 26’sı Tahsis numarası sonu 8, 6 ve 4 olanlar: Ayın 27’si Tahsis numarası sonu 2 ve 0 olanlar: Ayın 28’i 4C EMEKLİ SANDIĞI ÖDEMELERİ: Emekli Sandığı kapsamında maaş alan emeklilerin ödeme tarihleri doğum tarihine göre belirleniyor. Bu gruptaki emeklilerin zam farklarının ise Ocak ayı içinde ayrıca hesaplara yatırılması bekleniyor. Zamlı maaşların yatırılmasıyla birlikte emekliler, maaş bilgilerini e-Devlet üzerinden veya bankalarının mobil ve internet şubeleri aracılığıyla sorgulayabilecek. Gözler şimdi, en düşük emekli maaşına yönelik olası yeni düzenlemelere ve Meclis’ten çıkabilecek ek kararlara çevrildi.

Emekli aylıklarını 16 bin 881 TL’ye çıkaran teklif komisyonda kabul edildi    Haber

Emekli aylıklarını 16 bin 881 TL’ye çıkaran teklif komisyonda kabul edildi   

Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edildi. Teklife göre, korgeneralliğe ve koramiralliğe yükselebilmek için kuvvet harp enstitüsü konuta ve kurmay öğrenimini başarı ile bitirmiş muharip sınıfı general veya amiral olma şartı aranacak. Kuvvet Komutanlıklarına atanan orgeneral ve oramiral yaş haddi 67’dir. Kuvvet komutanlarının yaş haddi birer yıllık süre ile 72 yaşına kadar Cumhurbaşkanı kararıyla uzatılabilecek. Harp akademileri eğitimini başarıyla tamamlayan personel, kuvvet harp enstitüleri komuta ve kurmay öğrenimini başarıyla tamamlamış sayılacak. Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Döner Sermaye İşletmeleri, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü Döner Sermaye İşletmeleri olarak faaliyetlerine devam edecek. En düşük emekli aylığı 16 bin 881 TL olacak En düşük emekli aylığı 16 bin 881 TL olacak. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı döner sermaye işletmeleri kurabilecek. Bu kanun kapsamına giren işletmelere toplam 100 milyon TL sermaye tahsis olunacak. Gençlik ve Spor Bakanlığı bünyesinde yer alan Gençlik merkezi, Genç Ofis, yurt, kamp, spor tesisi gibi yerlerde görev yapan memur ve sözleşmeli personelin saatleri Bakanlık tarafından düzenlenecek. Sosyal Güvenlik Kurumu yurtdışından başvuru alınmasına ilişkin hükümler çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından düzenlenecek.

Adana’da emekliler seslerini yükseltti: İnsanca yaşamak istiyoruz Haber

Adana’da emekliler seslerini yükseltti: İnsanca yaşamak istiyoruz

Adana Emekli Güç Birliği Platformu, toplumsal sorunlara dikkat çekmek amacıyla İnönü Parkı'nda bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. Açıklama, platform üyesi Ömer Uz tarafından okundu. Uz, açıklamasında, emeklilerin yaşadığı zorluklara, sosyal taleplerine dikkat çekerek, devletin emekli aylığı bağlama oranlarını düşürmesinin ve sağlık hizmetlerine erişimdeki engellerin, emekliler üzerinde büyük bir yük oluşturduğunu ifade etti. Adana Emekli Güç Birliği Platformu Üyesi Ömer Uz, “Bizler, 30 yıl fiili çalışıp, bu ülkede üretim yaptık. Ülke ekonomisinin kalkınmasına, ülkemizin zenginleşmesine emek harcadık. Çalışırken, emekli olduğumuzda alacağımız Emekli aylığımızın karşılığını devlete prim olarak ödedik. 2008 yılına dek, emekli aylık bağlanma oranı%70 civarında iken çıkardıkları yasa ile bir anda aylık bağlama oranlarımızı kademeli düşürerek karşılığını çalışırken ödediğimiz kazanılmış haklarımızı gasp ettiler. Bugün emekli aylık bağlama oranı %30 civarındadır. Böylece emeklilere bağlanacak aylık miktarını da düşürdüler” diye ifade etti. Ömer Uz açıklamasını okurken emekli vatandaşların taleplerini dile getirerek şu şekilde sıraladı:  "Emekli olarak insanca yaşayabileceğimiz aylığı istiyoruz. Vergi de adalet istiyoruz. Emekli aylık bağlama oranlarının tekrar %70 olmasını, intibak yasasının acilen çıkarılmasını istiyoruz. Emeklinin ücretsiz ve güvenli olarak sağlık hizmetlerine erişebilmesi acil sağlanmalıdır. Emekli örgütlerinin önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır. “Memur emeklilerine yapılan %11,54'lük zam yetersiz” Uz, emekli örgütlerinin önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini vurgularken, memur emeklilerine yapılan zam oranının yetersiz olduğunu belirtti. “Memur Emeklilerinin aylığına, sendikalarının kabul etmesi  ile %11,54 oranında yapılan zam oranı memur emeklileri tarafından kabul edilecek bir oran değildir. Değerli dostlar, ayrıca  4.500.000 Emekli aylığından faydalanan dul ve yetim var. Bunların maaşı 3.300 ile 6.700 TL arasıdır. İhtiyaca göre bu grubun maaşı mutlaka yeniden düzenlenmelidir.” “Toplu pazarlık hakkı ve sendika üyeliği engellemeleri emekçiyi zorluyor” Toplu pazarlık hakkı ve sendika üyeliklerinin engellenmesine karşı çıkan Uz  şunları söyledi:“Toplu pazarlık hakkı elde etmek için Sendika üyelikleri engellenen, sendikaya üye olanın kolayca iş akdinin fes edildiği, emekçinin bu kadar yoksun bırakıldığı sömürü düzeninde, bütün çalışanların içinde asgari ücretlinin oranı %70’lere dayandı. Yani ülkede çalışanların %70 i asgari yaşama mahkum edildi. Açlık sınırı 23.000 TL, asgari ücret 22.104 TL dir. Dört kişilik bir ailenin insanca yaşayabilmesi için 4 kişinin asgari ücretli çalışması gerek. Bu kabul edilemez.” “Hekimlerimizin yanındayız” Ömer Uz, “Yıllarca sağlığı ticarileştirip, sağlığa kolay ulaşımımızı engelleyen, sadece parası olanın sağlık hizmetlerine ulaşabildiği, katılım paylarını artırarak, bizlerin sağlığı ile oynayan iktidara rağmen her zaman yanımızda olan, biz Emekliler için sağlık hizmeti vermeye çalışan Aile Hekimlerimizin çalışma koşullarını daha da zorlaştıracak uygulamaları reddediyor, Hekimlerimizin yanında olduğumuzu bir kez daha ifade ediyoruz” şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.