#Emine Erdoğan

İLKHABER-Gazetesi - Emine Erdoğan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Emine Erdoğan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Emine Erdoğan'dan "30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü"nün 4. yılına ilişkin mesaj Haber

Emine Erdoğan'dan "30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü"nün 4. yılına ilişkin mesaj

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi, Birleşmiş Milletler (BM) Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Sıfır Atık Danışma Kurulu Başkanı Emine Erdoğan, dünyada 5 yaş altı çocuk ölümlerinin yaklaşık yarısının açlıktan kaynaklandığını, küresel ölçekte israf edilen gıdanın sadece dörtte birinin kurtarılması halinde dünyadaki açlığa son verilebileceğini belirtti. Emine Erdoğan, BM Genel Kurulu'nda 14 Aralık 2022'de Türkiye'nin ana sunuculuğunda, 105 ülkenin de ortak sunuculuğunda oy birliğiyle kabul edilen kararla 30 Mart'ın "Uluslararası Sıfır Atık Günü" olarak ilan edilmesinin yıl dönümü kapsamında video mesaj yayımladı. Mesajında, "Uluslararası Sıfır Atık Günü"nün 4'üncü yılını kutlamanın mutluluğunu yaşadığını dile getiren Erdoğan, "Sıfır Atık" vizyonunu, tüm dünyaya ulaştıran büyükelçiliklere, BM'ye, BM Çevre Programı'na, BM Habitat'a ve tüm sıfır atık gönüllülerine şükranlarını sundu. Bu yılki temayı "Gıda İsrafı" olarak belirlediklerini hatırlatan Erdoğan, şunları ifade etti: "Çünkü bugün dünyada 673 milyon insan açlıkla mücadele ediyor. 2 milyardan fazla insan yeterli ve dengeli beslenemiyor. Her 12 kişiden biri kronik açlık riski altında yaşamını sürdürüyor. Bu nedenle istedik ki çöpe attığımız her yiyeceğin ardında oluşan zincirleme etkileri fark edelim. Ve bu gidişata hep birlikte 'dur' diyelim. Böylece Afrika'da, Asya'da, Gazze'de ve birçok coğrafyada, açlıkla ölüm arasındaki o korkunç sınırda yaşayan kardeşlerimizin yanında yer alabilelim. Ne acıdır ki dünyada 5 yaş altı çocuk ölümlerinin yaklaşık yarısı açlıktan kaynaklanıyor. Nice çocuk büyüyemeden, güzel bir gün göremeden hayata veda ediyor. Halbuki küresel ölçekte israf edilen gıdanın sadece dörtte birini kurtarabilsek dünyadaki açlığa son verebiliriz." "GIDA KAYBININ VE İSRAFININ FATURASINI TÜM İNSANLIK ÖDÜYOR" Emine Erdoğan, dünyada her yıl 5,8 trilyon tabak yemeğe eş değer 2,3 milyar ton gıdanın tüketilmeden kaybedildiğine dikkati çekerek, "Ziyan edilen her bir lokmada, hayatı o lokmaya bağlı insanların hakkı var. Savaş bölgelerinde açlık ve susuzluktan kıvranan insanların yakarışları var. Unutmayalım ki gıda kaybının ve israfının faturasını tüm insanlık birlikte ödüyor." diye konuştu. Küresel sera emisyonlarının yüzde 8 ila 10'unun sebebinin gıda kaybı ve israfı olduğuna işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti: "Gıda İsrafı Endeksi Raporu'na göre, gıda israfının yüzde 60'ı evlerde gerçekleşiyor. Demek ki bizler biraz dikkat, biraz farkındalık ve küçük davranış değişiklikleriyle pekala bu büyük israfın önüne geçebiliriz. Nitekim 2017 yılında başlattığımız Sıfır Atık Projesi'nde bugüne kadar edindiğimiz tecrübeler bize gösterdi ki davranış değişikliği, en güçlü çevre ve iklim politikasıdır. Yani sorumlu bir davranış, tüm insanlığı ve doğayı halka halka kuşatan bir iyilik dalgasına dönüşebilir. Mesela sadece bir meyveyi çürütmeyerek bile o meyvenin yetişmesi için sarf edilen suyu, enerjiyi ve insan emeğini boşa harcamamış oluruz. Aynı zamanda doğanın kendini yenilemesine fırsat verir, çevre kirliliğinin ve sera gazı emisyonlarının azalmasına katkı sağlarız. O halde gelin, el ele verelim. Küçük adımlarla büyük mesafeler katedelim. Mutfaklarımızı israf merkezleri olmaktan kurtaralım, onları nimete vefa mekanları yapalım. En önemlisi de bereketin kıymet bilmekle arttığını unutmayalım. Ve çocukların aç kalmadığı adil bir dünyayı omuz omuza kuralım." VİDEO MESAJ BİRÇOK TEMSİLCİLİKTE GÖSTERİLECEK Öte yandan, "30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü" dünyanın pek çok noktasında bulunan diplomatik temsilciliklerde de kutlanıyor. Bu kapsamda, Emine Erdoğan'ın video mesajı, BM Cenevre Daimi Temsilciliği, BM Nairobi Daimi Temsilciliği, UNESCO Daimi Temsilciliği, BM Daimi Temsilciliği, OECD Paris Daimi Temsilciliği, Brüksel Daimi Temsilciliği, FAO Roma Büyükelçiliği, UNODC Daimi Temsilciliği, Kosova Daimi Temsilciliği, Berlin Daimi Temsilciliği, Brezilya Daimi Temsilciliği, Londra Daimi Temsilciliği, Bakü Daimi Temsilciliği, Viyana Daimi Temsilciliği ve Gaboron Büyükelçiliği'ndeki etkinliklerde de gösterilecek.

Emine Erdoğan: “Kütüphaneler okulların kalbi ve can damarıdır” Haber

Emine Erdoğan: “Kütüphaneler okulların kalbi ve can damarıdır”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, "Kitapların hikmeti ve büyülü dünyasına bir kez adım attınız mı o dünyanın bir parçası olursunuz. İç aleminiz, fikir hayatınız, gönül eviniz ihya olur. Keşfedebileceklerinizin sınırsızlığını bilmek öğrenme aşkını her zaman taze tutar. O nedenle kütüphane okulların kalbidir, ruhudur, can damarıdır. Nitelikli kitaplarla dolu kütüphanelere sahip okullarda öğrenim bir takvime bağlı olmaktan çıkar; nefes alıp vermek gibi sürekli hale gelir. Ömür boyu devam edecek bir okuma ve öğrenme kültürüne dönüşür" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, Toplumsal Gelişim Merkezi Eğitim ve Sosyal Dayanışma Derneği (TOGEM-DER) Kütüphane Projesi kapsamında oluşturulan Üsküdar Mihrimah Sultan Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi Kütüphanesi'nin ve 22 kütüphanenin açılış törenine katıldı. Törende Emine Erdoğan'ın yanısıra Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, İstanbul Valisi Davut Gül, Üsküdar Kaymakamı Adem Yazıcı, Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, TOGEM-DER Yönetim Kurulu Başkanı Belma Sekmen, Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım ve çok sayıda davetlide hazır bulundu. Okul Kütüphaneleri Projesi'nin, İstanbul başta olmak üzere Türkiye'nin dezavantajlı bölgelerinde yer alan okullarda öğrencilerin nitelikli kitaplara erişimini artırmak, öğrenme ortamlarını zenginleştirmek ve okuma kültürünü yaygınlaştırmak amacıyla hayata geçirildiği belirtildi. Proje kapsamında her biri en az 4 bin kitaptan oluşan, modern kütüphanecilik anlayışına uygun şekilde tasarlanan ve yazılım altyapısıyla desteklenen kütüphaneler kuruluyor. İstanbul'da tamamlanan 10 okul kütüphanesi, sponsor Halkbank'ın katkılarıyla öğrencilerin hizmetine sunuldu. Kurulan kütüphanelerin; öğrencilerin bireysel ve grup halinde okuma, araştırma ve proje çalışmalarını gerçekleştirebilecekleri çok yönlü öğrenme alanları olarak tasarlandığı ifade edildi. Proje kapsamında uygulanan "Yaşayan Kütüphane" modeli ile kütüphanelerin yalnızca kitap okunan alanlar olmanın ötesine geçerek; okuma etkinlikleri, yazar buluşmaları, atölye çalışmaları ve veli katılımını içeren faaliyetlerle aktif ve sürdürülebilir biçimde kullanılması hedefleniyor. Projenin kamu ve özel sektör iş birliğiyle farklı illerde de yaygınlaştırılmasının planlandığı ve eğitimde fırsat eşitliğine katkı sunacak sürdürülebilir bir model oluşturulmasının amaçlandığı kaydedildi. "Bu çalışmalar, aynı amaç etrafında buluşmanın, el ele vererek topluma hizmet etmenin güzelliğini ortaya koyuyor" Açılış töreninde konuşan Emine Erdoğan, "TOGEM-DER'i böylesine hayırlı bir projeye öncülük ettiği için kutluyorum. Her zaman olduğu gibi örnek bir sivil toplum kuruluşu refleksi gösterdiler. Bu çalışmalar, aynı amaç etrafında buluşmanın, el ele vererek topluma hizmet etmenin güzelliğini ortaya koyuyor. TOGEM-DER, kendine daima "Ben bu millet için ne yapabilirim?" diye soran, başkalarının dertlerini yüreklerinde taşıyan ince ruhlu insanların çatısı altında buluştuğu bir iyilik çatısıdır. Bugüne kadar binlerce aileye gıda, yakacak, ev eşyası, giyim ve çeyiz yardımı gibi çok geniş bir yelpazede birçok yardım ulaştırmıştır. Sayısını binlerle ifade ettiğimiz öğrenciye öğrenim bursları sağlamış, onların hayatlarına büyük katkılar yapmıştır. Milli Eğitim Bakanlığımız ile; "Ana Sınıfsız Okul Kalmasın", "Temiz Sınıf, Sağlıklı Gelecek" "Erken Tanı, Erken Hayat" gibi toplumsal etkisi olan projeler yürütmüştür. "Cemre Çarşıları", "Artsın Eksilmesin", "Dönüşüm Pazarları" kurmuş; hem aileleri desteklemiş hem sürdürülebilirlik konusunda önemli bir farkındalık oluşturmuştur. Bunlarla da yetinmemiş, sınırlarımızın ötesine insani yardım götürmüştür. Burada tek tek saymaya zamanımızın yetmeyeceği sayısız yardım çalışmasıyla, hayırlarda yarışmanın gerçekten bir sınırı olmadığını defalarca gösterdiler. Ne mutlu ki bu topraklar, insanların her fırsatta iyilikte saf tuttuğu, hayırlı işlerde memur olmak için can attığı, yeryüzünde bir vakıf cenneti kurduğu topraklardır. Rabbim bu manevi iklimi daim kılsın" dedi. "Kütüphane okulların kalbidir, ruhudur, can damarıdır" Erdoğan, "Okul hayatının bir başı, sonu var. Günü gelince diplomanızı alıyor ve okul kapılarından çıkıp gidiyorsunuz. Ama kitapla kurulan ilişki öyle mi? Kitapların hikmeti ve büyülü dünyasına bir kez adım attınız mı o dünyanın bir parçası olursunuz. İç aleminiz, fikir hayatınız, gönül eviniz ihya olur. Keşfedebileceklerinizin sınırsızlığını bilmek öğrenme aşkını her zaman taze tutar. O nedenle kütüphane okulların kalbidir, ruhudur, can damarıdır. Nitelikli kitaplarla dolu kütüphanelere sahip okullarda öğrenim bir takvime bağlı olmaktan çıkar; nefes alıp vermek gibi sürekli hale gelir. Ömür boyu devam edecek bir okuma ve öğrenme kültürüne dönüşür. Biz öğrencilerimizin sadece kendisine sunulan bilgiyi değil, her şeyden önce öğrenmeyi öğrenmesini istiyoruz. Çünkü bir konudaki kendini eğitme yetisi kazanmak başlı başına bir özgürlüktür. Kütüphane ile sıkı bir ilişki kuran her öğrenci bu donanımı kazanır. Böylece özgün, üretken ve eleştirel düşünme becerisine sahip, hayatı yorumlayabilen ve topluma katkı sağlayan özgüvenli bir birey olarak yetişir" ifadelerini kullandı. "Bu kitaplar elden ele geçecek, yüzlerce, binlerce öğrencimizin zihnine tohumlar ekecektir" Okul kütüphanelerinin fırsat eşitliği ve sosyal adaleti sağlama yönüyle de hayati olduğunu aktaran Erdoğan, "Kütüphanelerin kapıları öğrenmek isteyen herkese açıktır. Bu örnek projenin temelinde de böyle bir felsefe var. Okul kütüphaneleri öğrencileri için sık sık çalacakları bir dost kapısı yapmayı hedefliyor. Atölye çalışmaları, söyleşiler, yazar buluşmaları gibi faaliyetlerle bir cazibe merkezi haline getiriyor. Her birinde bulunan en az 4 bin kitaplık koleksiyon öğrencilerin eğitim hayatlarına büyük katkılar yapacak kalibrededir. Bu kitaplar elden ele geçecek, yüzlerce, binlerce öğrencimizin zihnine tohumlar ekecektir. Biz bu tohumların meyvelerini niteliği her nesil artan bir toplum olarak toplayacağız. İşte bir yönüyle de sadaka-i cariye olan bu toplumsal yatırımlar vatana, millete karşı sorumluluğunu yerine getirmenin mükemmel yollarıdır" değerlendirmesinde bulundu. "En başta kendi iyiliğiniz için lütfen bol bol okuyun" Öğrencilere kütüphaneleri boş bırakmamaları konusunda ricada bulunan Erdoğan, "Bugün aramızda okulumuzun pırıl pırıl öğrencileri var. Eminim ki onlar da böyle güzel imkanlarla donatılmış bir kütüphaneye kavuştukları için çok heyecanlılar. Sevgili öğrenciler, sizlerden kütüphanenizi hiç boş bırakmamanızı rica ediyorum. En başta kendi iyiliğiniz için lütfen bol bol okuyun. Çünkü kitap kapakları bambaşka diyarlara açılır. Bazen bir kitapla Evliya Çelebi'nin seyahatlerine eşlik edersiniz, bazen Tanpınar'la 'Beş Şehir'de yolculuk yaparsınız, bazen Nurettin Topçu'nun cemiyet için düşünce koridorlarında, bazen Mevlana'nın gönül bahçelerinde gezersiniz. Bazen de Akif'in, Sezai Karakoç'un, Necip Fazıl'ın mısralarında büyük fikirlerle, derin hislerle tanışırsınız. Ben zaten sizlerin yüzlerine baktığımda her birinizin birer kitap kurdu olduğunu görüyorum. O yüzden gelin hepiniz birer gönüllü kütüphane elçisi olun. Kitaplarla henüz sizin kadar haşır neşir olmamış arkadaşlarınız varsa kitap kulüpleri kurarak, okuma maratonları başlatarak onları da okul kütüphanenize davet edebilirsiniz. Ve hiçbiriniz "Boş zamanlarımda kitap okuyorum" demeyin. "Kitap okumaktan hiç boş zamanım kalmıyor" deyin inşallah" diye konuştu. "Ecdadımız her şehre bir kütüphane kazandırmıştır" Kütüphane kurmanın medeniyet kurucularının işi olduğunun altını çizen Erdoğan, "İslam coğrafyası her dönem Darü'l-Hikmeler, Beytü'l-Hikmeler, Endülüs kütüphaneleri gibi büyük eserlerle bezenmiştir. Ecdadımız her şehre bir kütüphane kazandırmıştır. İlim ehlini herkesten üstün tutmuştur. Alimin atının ayağından kaftanına sıçrayan çamuru bile şeref saymıştır. Şimdi medeniyet yolumuzda yeni bir kavşaktayız. Çünkü yüzyıllar medeniyetler için dönüm noktalarıdır. O nedenle biz de 'Türkiye Yüzyılı' dedik. İlimle, irfanla yükselen bir yüzyılı hep birlikte inşa edeceğiz inşallah. 2020 yılında Sayın Cumhurbaşkanımızın milletimize kazandırdığı Türkiye'nin en büyük kütüphanesi olan Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi de bu anlayıştan doğmuştur" dedi. "'Sıfır Atık' hareketi, sadece bir çevre projesi değil, aynı zamanda bir vicdan meselesidir" "Sıfır Atık" projesine de değinen Erdoğan şunları söyledi: "Her fırsatta dile getirdiğim ve hepimizi yakından ilgilendiren bir meseleden daha söz etmek istiyorum. Biliyorsunuz, dünya olarak büyük bir iklim kriziyle karşı karşıyayız. Kaynaklarımızı hoyratça kullanmanın bedelini ne yazık ki doğa bize geri ödettiriyor. Bizim inancımızda ve kültürümüzde israfa yer yoktur. Tabiat, bize korunması ve gelecek nesillere tertemiz aktarılması gereken bir emanettir. İşte bu yüzden başlattığımız "Sıfır Atık" hareketi, sadece bir çevre projesi değil, aynı zamanda bir vicdan meselesidir. Okullarımızda kütüphane kurarken, çocuklarımıza sadece okuma alışkanlığı değil, aynı zamanda bu emanete sahip çıkma bilincini de aşılamalıyız. Atıklarımızı ayrıştırmalı, Tüketim alışkanlıklarımızı gözden geçirmeli, Doğayla barışık bir yaşam tarzını benimsemeliyiz. Sizlerden ricam; bu güzel kütüphanelerde okuduğunuz her bir satırın, sizi doğaya, hayvana ve insana daha saygılı bireyler haline getirmesidir. Bilgi, ancak ahlakla ve sorumlulukla birleştiğinde gerçek gücüne kavuşur." Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 2002 yılından itibaren Türkiye'de eğitim-öğretim alanında, üzerini kapatıp dünyanın herhangi bir ülkesinde '20 yılda, 22 yılda eğitimde şunlar yapıldı' deseniz, eğitim fakültelerinde eğitim devrimi olarak okutabileceğimiz, okutacağımız devrim niteliğinde adımlar atıldı. Somut göstergeleri itibarıyla Türkiye'de sınıf başına düşen öğrenci sayısı, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı, okullarımızın teknolojik altyapısının dünya standartlarının üzerine çıkartılması gibi birçok konuda adımlar atıldı" şeklinde konuştu. "Bildiğiniz gibi İstanbul'da, İstanbul Valiliği olarak 'Ben Okuyorum, İstanbul Okuyor' kitap okuma projesi başlatmıştık. Bunun en önemli ayaklarından bir tanesi de okullarımızda kütüphane oluşturmak" diyen İstanbul Valisi Davut Gül, "Okullarımızdaki kitap sayısını yüzde 100 arttırarak iki katına çıkartmak. Bunu yaparken hem kamu bütçesini kullanıyoruz hem sivil toplum kuruluşlarının yardımlarını talep ediyoruz. Bugün de TOGEM-DER'in bu projeye çok önemli bir katkısına hep birlikte şahitlik edeceğiz. Emine Erdoğan Hanımefendi'nin himayelerinde TOGEMDER, toplumu ilgilendiren her konuda çok güzel faaliyetler yapıyor, çalışma yapıyor. Bizim de her projemizin mutlaka bir ucundan tutuyor. Bu kütüphaneyle de aslında gördüğünüz gibi okul kitaplığı, okul kütüphanesinin çok da ötesinde adeta bir mahalle kütüphanesi kalitesinde bir yapı ortaya çıkmış. Başta Belma Başkanımız olmak üzere bütün TOGEMDER ailesine teşekkür ediyorum" dedi. TOGEM-DER Başkanı Belma Satır ise, "TOGEMDER ailesi olarak bugün çok özel bir günü yaşıyoruz. Bugün İstanbul'da 10 olmak üzere Türkiye'nin başka illerinde 22 adet kütüphanenin açılış törenini yapacağız Hanımefendi'nin teşrifleriyle. Bu kütüphaneler ilkokul, ortaokul ve lise kütüphaneleri olacak. Lise kütüphanelerimiz farklı isimlerde; Anadolu Lisesi, Teknik Liseler, İmam Hatip Liseleri...Kütüphanelerimizin özelliği; her kütüphanemizde 4 bin farklı kitap olacak. Bu kitaplar çocukların yaş gruplarına göre; bu kitaplar içerisinde 500 kitabımız da öğretmenler ve velilerin okuyabileceği seviyede kitaplar olacak. Bu projenin başından beri Yönetim kurulu üyemiz, yayıncı, akademisyen Melike Günyüz hocamızla birlikte çalıştık. Bu kütüphanelere biz 'yaşayan kütüphaneler' diyoruz. Çünkü kütüphanelerimizde her ay bir aktivite yapılacak" dedi.

Emine Erdoğan: 2026’yı “Bağımsızlık Yılı” ilan ediyoruz Haber

Emine Erdoğan: 2026’yı “Bağımsızlık Yılı” ilan ediyoruz

Emine Erdoğan, Türkiye Yeşilay Cemiyeti tarafından Şişli’de düzenlenen Bağımsızlık Öncüleri Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, Yeşilay’ın 105 yıldır bağımlılıkla mücadele ettiğini ve hayat kurtardığını vurguladı. Erdoğan, Yeşilay’ın 120 şubesi, 105 danışmanlık merkezi ve 158 bin gönüllüsüyle vatandaşların yanında olduğunu belirterek, bağımlılıkla mücadele eden kişilere yeniden ayağa kalkma ve hayatlarında temiz bir sayfa açma gücü verdiğini söyledi. Emine Erdoğan, bu kutlu misyonu hep birlikte bir adım daha öteye taşıyacaklarına işaret ederek, "Yeni yıla sayılı günler kala, "Bağımsız Gelecek, Sağlıklı Nesiller" anlayışıyla, 2026'yı, "Bağımsızlık Yılı" ilan ediyoruz. Bu büyük ve anlamlı hedefe, ülkece omuz vereceğimize, yürekten inanıyorum" ifadelerini kullandı. Her bir bağımlılığın, milyonlarca tutuklusu olan görünmez bir hapishane olduğunu belirten Erdoğan, "Bugün dünyada 15 yaş üstü 1,3 milyar insan tütün, 400 milyon insan alkol, 292 milyon insan madde bağımlısı olarak yaşamını sürdürüyor. Bağımlılık endüstrisi her gün büyüyor, her an bir insanı daha tuzağına düşürüyor. Kumara 'oyun', alkole, uyuşturucuya, sosyal medyaya 'eğlence' diyerek masum maskeler takan karanlık bir düzenle karşı karşıyayız. Ancak biliyoruz ki bu maskelerin ardında son derece trajik hayatlar ve büyük yıkımlar yaşanıyor" diye konuştu. "BAĞIMLILIKLAR, ASLA TOLERANS GÖSTERİLMEMESİ GEREKEN BİR TEHDİTTİR" Emine Erdoğan, kumardan sigaraya kadar tüm bu kötü alışkanlıkların "özgürlük" kavramı çarpıtılarak cazip ve özenilir hale getirildiğine dikkati çekerek, şöyle devam etti: "Özgürlüğü tüm isteklerin sınırsızca tatmin edilmesi ve canının istediğini yapabilme gücü olarak empoze ediyor. Halbuki gerçek özgürlük sınır koyabilmektir. Esas sınırların, insanı özgürleştirdiğini anlamaktır. Sağlam bir irade ve 'Hayır' diyebilme gücüdür. Bir durup düşünelim. Her saat başı sigara molası vermek zorunda kalan, alkol almadan günlük işlerini yapamaz hale gelen, kumar uğruna ailesini, işini, geleceğini feda eden, telefonun şarjı bitiyor diye endişeye kapılan, sosyal medyada oyalanmayı bırakıp hayata karışamayan bir insana gerçekten özgür diyebilir miyiz? Geçen zamanın, boşa harcanan tek bir dakikanın bile telafisi mümkün değilken, koca bir insan ömrü türlü türlü bağımlılıklarla heba ediliyor. Bir örnek vermek gerekirse, ülkemizde günlük ortalama sosyal medya kullanımı yaklaşık 3 saattir. Bu, her ay koskoca 90 saatin ziyan edilmesi demek." Bağımlılıkların bilançosunun yalnızca zaman kaybıyla kısıtlı olmadığına işaret eden Erdoğan, sönen hayatlar, intihara sürüklenen insanlar, dağılan aileler, biten okul ve iş hayatlarının da ödenen ağır faturanın diğer kalemleri olduğunu söyledi. Emine Erdoğan, küresel olarak yılda 3 milyondan fazla insanın alkol ve uyuşturucu, 7 milyon insanın ise sigara nedeniyle hayatını kaybettiğini aktararak, "Aile içi şiddet, boşanmalar, ekonomik zorluklar, işsizlik, suça karışma gibi toplumsal birçok sorunun temelinde de bu bağımlılıklar yatıyor. Bağımlılıkların çevresel maliyetleri de bir o kadar üzücü ve düşündürücü. Ülkemizdeki 20 milyon sigara içicisinden geriye kalan izmaritler, yıllık 5 bin çöp kamyonunu dolduracak hacme ulaşıyor. Düşünün ki bu izmaritlerin ancak 3'te 1'i toplanabiliyor. Geriye kalan 100 milyara yakın izmarit göllere, denizlere karışıyor. İzmaritlerin içerdiği ağır metaller, nikotin ve diğer zehirli maddeler, su ve karasal ekosistemlere büyük zararlar veriyor. Velhasıl bağımlılıklar, insanı, aileyi, toplumu ve doğayı sessizce tüketen, asla tolerans gösterilmemesi gereken bir tehdittir." "YAKIN ZAMANDA YEŞİLAY MEYDANLARI İLE TEMİZ BİR SOSYAL ÇEVRENİN TOHUMLARINI ATACAKLAR" Bağımlıkla mücadele etmek için toplumun tüm katmanlarına nüfuz eden bir bağımsızlık kültürüne ihtiyaç olduğuna işaret eden Erdoğan, "Yeşilay'ın bu konuda önemli bir projesi olduğu bilgisini aldım. Yakın zamanda Yeşilay Meydanları ile temiz bir sosyal çevrenin tohumlarını atacaklar. Böylece 7'den 70'e herkesin güvenle vakit geçirebileceği dumansız parklar, bahçeler ve meydanlarla bağımsızlık kültürü halka halka tüm topluma yayılacak. Bu noktada elbette en büyük görev mülki amirlerimize ve yerel yönetimlerimize düşüyor. Eminim ki onlar, Yeşilay'a bu konuda en güçlü desteği vereceklerdir. Bizler paylaştığımız alanları sigaradan temizledikçe, sigara içme davranışının görünürlüğünü azalttıkça, sağlıklı yaşam bilinci de herkeste önemli bir farkındalığa dönüşecektir." diye konuştu. Emine Erdoğan, bağımlılıklarla mücadelenin en etkin yolunun, onlara giden tüm yolları tıkamak olduğunu belirterek, "Bilhassa gençlerde, aktivite ve anlamlı uğraş eksikliğinin, onları bağımlılıklara yatkın hale getirdiği biliniyor. Bu noktada Yeşilay'ımızın önleme faaliyetlerini çok kıymetli buluyorum. 106 spor kulübünde 3 bin 901 çocuk ve gençten oluşan sporcularımız, harika başarılara imza atıyorlar. Kazandıkları 142'si yerel, 5'i uluslararası toplam 147 madalyayla gerçekten gurur duyuyoruz." ifadelerini kullandı. Çocukların sanat, spor, bilim gibi alanlara yönlendirilmesinin bağımlılıklara karşı başlı başına bir kalkan olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti: "Bağımlılıkların hiçbirine geçit vermeyen en güçlü kale ailedir. Aile, her mensubu için sığınılacak tek liman olduğunda şüphesiz ki insan hayatın fırtınalarında daha az savrulur. O yüzden bağımlılıklarla mücadele, aile kurumunun güçlendirilmesiyle el ele yürüyen bir süreçtir. Gelin, ailelerimizde sevgi, saygı ve merhamet diline daha çok yer açalım. Çocuklarımıza şefkatle yaklaşalım, arkadaş çevrelerinden haberdar olalım, onların özgüvenli ve sağlam iradeli insanlar olarak yetişmelerine katkıda bulunalım. En başta yetişkinler olarak bizler, bağımlılıklardan uzak bir hayat yaşayarak gençlere örnek olalım. Yeşilay Danışmanlık Merkezleri'mizde uzmanlarımız her an vatandaşlarımıza yardım etmek için hazırlar. Tamamen ücretsiz ve erişilebilir bir hizmet sunuyorlar. Lütfen kimse kapılarını çalmaktan çekinmesin. 2026 Bağımsızlık Yılı'nda, büyük küçük demeden bir kötü alışkanlığı diğerine tercih etmeden, toplumca tüm bağımlılıklardan kurtulmak için birlik olmalıyız. Bağımlılıklarla mücadelenin bireysel bir mesele olmanın çok ötesinde bir vatan savunması olduğunu unutmamalıyız." Emine Erdoğan, zirvede, Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç ve Yeşilay Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. Mücahit Öztürk ile Yeşilay direktörlükleri tarafından kurulan stantları ziyaret ederek, Yeşilay yeleği giyip fotoğraf çektirdi. YEDAM'dan hizmet alan bağımlılık danışanlarının atölyelerde ürettiği el sanatları ürünler hakkında bilgi alan Erdoğan, danışanların "Renklerini Yeniden Kazananlar" adı altında kaleme aldığı teşekkür ve geri bildirim notlarını da inceledi. Program, aile fotoğrafı çekimi ve hediye takdiminin ardından sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.