#Emine Erdoğan

İLKHABER-Gazetesi - Emine Erdoğan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Emine Erdoğan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Emine Erdoğan: “Kütüphaneler okulların kalbi ve can damarıdır” Haber

Emine Erdoğan: “Kütüphaneler okulların kalbi ve can damarıdır”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, "Kitapların hikmeti ve büyülü dünyasına bir kez adım attınız mı o dünyanın bir parçası olursunuz. İç aleminiz, fikir hayatınız, gönül eviniz ihya olur. Keşfedebileceklerinizin sınırsızlığını bilmek öğrenme aşkını her zaman taze tutar. O nedenle kütüphane okulların kalbidir, ruhudur, can damarıdır. Nitelikli kitaplarla dolu kütüphanelere sahip okullarda öğrenim bir takvime bağlı olmaktan çıkar; nefes alıp vermek gibi sürekli hale gelir. Ömür boyu devam edecek bir okuma ve öğrenme kültürüne dönüşür" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, Toplumsal Gelişim Merkezi Eğitim ve Sosyal Dayanışma Derneği (TOGEM-DER) Kütüphane Projesi kapsamında oluşturulan Üsküdar Mihrimah Sultan Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi Kütüphanesi'nin ve 22 kütüphanenin açılış törenine katıldı. Törende Emine Erdoğan'ın yanısıra Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, İstanbul Valisi Davut Gül, Üsküdar Kaymakamı Adem Yazıcı, Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, TOGEM-DER Yönetim Kurulu Başkanı Belma Sekmen, Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım ve çok sayıda davetlide hazır bulundu. Okul Kütüphaneleri Projesi'nin, İstanbul başta olmak üzere Türkiye'nin dezavantajlı bölgelerinde yer alan okullarda öğrencilerin nitelikli kitaplara erişimini artırmak, öğrenme ortamlarını zenginleştirmek ve okuma kültürünü yaygınlaştırmak amacıyla hayata geçirildiği belirtildi. Proje kapsamında her biri en az 4 bin kitaptan oluşan, modern kütüphanecilik anlayışına uygun şekilde tasarlanan ve yazılım altyapısıyla desteklenen kütüphaneler kuruluyor. İstanbul'da tamamlanan 10 okul kütüphanesi, sponsor Halkbank'ın katkılarıyla öğrencilerin hizmetine sunuldu. Kurulan kütüphanelerin; öğrencilerin bireysel ve grup halinde okuma, araştırma ve proje çalışmalarını gerçekleştirebilecekleri çok yönlü öğrenme alanları olarak tasarlandığı ifade edildi. Proje kapsamında uygulanan "Yaşayan Kütüphane" modeli ile kütüphanelerin yalnızca kitap okunan alanlar olmanın ötesine geçerek; okuma etkinlikleri, yazar buluşmaları, atölye çalışmaları ve veli katılımını içeren faaliyetlerle aktif ve sürdürülebilir biçimde kullanılması hedefleniyor. Projenin kamu ve özel sektör iş birliğiyle farklı illerde de yaygınlaştırılmasının planlandığı ve eğitimde fırsat eşitliğine katkı sunacak sürdürülebilir bir model oluşturulmasının amaçlandığı kaydedildi. "Bu çalışmalar, aynı amaç etrafında buluşmanın, el ele vererek topluma hizmet etmenin güzelliğini ortaya koyuyor" Açılış töreninde konuşan Emine Erdoğan, "TOGEM-DER'i böylesine hayırlı bir projeye öncülük ettiği için kutluyorum. Her zaman olduğu gibi örnek bir sivil toplum kuruluşu refleksi gösterdiler. Bu çalışmalar, aynı amaç etrafında buluşmanın, el ele vererek topluma hizmet etmenin güzelliğini ortaya koyuyor. TOGEM-DER, kendine daima "Ben bu millet için ne yapabilirim?" diye soran, başkalarının dertlerini yüreklerinde taşıyan ince ruhlu insanların çatısı altında buluştuğu bir iyilik çatısıdır. Bugüne kadar binlerce aileye gıda, yakacak, ev eşyası, giyim ve çeyiz yardımı gibi çok geniş bir yelpazede birçok yardım ulaştırmıştır. Sayısını binlerle ifade ettiğimiz öğrenciye öğrenim bursları sağlamış, onların hayatlarına büyük katkılar yapmıştır. Milli Eğitim Bakanlığımız ile; "Ana Sınıfsız Okul Kalmasın", "Temiz Sınıf, Sağlıklı Gelecek" "Erken Tanı, Erken Hayat" gibi toplumsal etkisi olan projeler yürütmüştür. "Cemre Çarşıları", "Artsın Eksilmesin", "Dönüşüm Pazarları" kurmuş; hem aileleri desteklemiş hem sürdürülebilirlik konusunda önemli bir farkındalık oluşturmuştur. Bunlarla da yetinmemiş, sınırlarımızın ötesine insani yardım götürmüştür. Burada tek tek saymaya zamanımızın yetmeyeceği sayısız yardım çalışmasıyla, hayırlarda yarışmanın gerçekten bir sınırı olmadığını defalarca gösterdiler. Ne mutlu ki bu topraklar, insanların her fırsatta iyilikte saf tuttuğu, hayırlı işlerde memur olmak için can attığı, yeryüzünde bir vakıf cenneti kurduğu topraklardır. Rabbim bu manevi iklimi daim kılsın" dedi. "Kütüphane okulların kalbidir, ruhudur, can damarıdır" Erdoğan, "Okul hayatının bir başı, sonu var. Günü gelince diplomanızı alıyor ve okul kapılarından çıkıp gidiyorsunuz. Ama kitapla kurulan ilişki öyle mi? Kitapların hikmeti ve büyülü dünyasına bir kez adım attınız mı o dünyanın bir parçası olursunuz. İç aleminiz, fikir hayatınız, gönül eviniz ihya olur. Keşfedebileceklerinizin sınırsızlığını bilmek öğrenme aşkını her zaman taze tutar. O nedenle kütüphane okulların kalbidir, ruhudur, can damarıdır. Nitelikli kitaplarla dolu kütüphanelere sahip okullarda öğrenim bir takvime bağlı olmaktan çıkar; nefes alıp vermek gibi sürekli hale gelir. Ömür boyu devam edecek bir okuma ve öğrenme kültürüne dönüşür. Biz öğrencilerimizin sadece kendisine sunulan bilgiyi değil, her şeyden önce öğrenmeyi öğrenmesini istiyoruz. Çünkü bir konudaki kendini eğitme yetisi kazanmak başlı başına bir özgürlüktür. Kütüphane ile sıkı bir ilişki kuran her öğrenci bu donanımı kazanır. Böylece özgün, üretken ve eleştirel düşünme becerisine sahip, hayatı yorumlayabilen ve topluma katkı sağlayan özgüvenli bir birey olarak yetişir" ifadelerini kullandı. "Bu kitaplar elden ele geçecek, yüzlerce, binlerce öğrencimizin zihnine tohumlar ekecektir" Okul kütüphanelerinin fırsat eşitliği ve sosyal adaleti sağlama yönüyle de hayati olduğunu aktaran Erdoğan, "Kütüphanelerin kapıları öğrenmek isteyen herkese açıktır. Bu örnek projenin temelinde de böyle bir felsefe var. Okul kütüphaneleri öğrencileri için sık sık çalacakları bir dost kapısı yapmayı hedefliyor. Atölye çalışmaları, söyleşiler, yazar buluşmaları gibi faaliyetlerle bir cazibe merkezi haline getiriyor. Her birinde bulunan en az 4 bin kitaplık koleksiyon öğrencilerin eğitim hayatlarına büyük katkılar yapacak kalibrededir. Bu kitaplar elden ele geçecek, yüzlerce, binlerce öğrencimizin zihnine tohumlar ekecektir. Biz bu tohumların meyvelerini niteliği her nesil artan bir toplum olarak toplayacağız. İşte bir yönüyle de sadaka-i cariye olan bu toplumsal yatırımlar vatana, millete karşı sorumluluğunu yerine getirmenin mükemmel yollarıdır" değerlendirmesinde bulundu. "En başta kendi iyiliğiniz için lütfen bol bol okuyun" Öğrencilere kütüphaneleri boş bırakmamaları konusunda ricada bulunan Erdoğan, "Bugün aramızda okulumuzun pırıl pırıl öğrencileri var. Eminim ki onlar da böyle güzel imkanlarla donatılmış bir kütüphaneye kavuştukları için çok heyecanlılar. Sevgili öğrenciler, sizlerden kütüphanenizi hiç boş bırakmamanızı rica ediyorum. En başta kendi iyiliğiniz için lütfen bol bol okuyun. Çünkü kitap kapakları bambaşka diyarlara açılır. Bazen bir kitapla Evliya Çelebi'nin seyahatlerine eşlik edersiniz, bazen Tanpınar'la 'Beş Şehir'de yolculuk yaparsınız, bazen Nurettin Topçu'nun cemiyet için düşünce koridorlarında, bazen Mevlana'nın gönül bahçelerinde gezersiniz. Bazen de Akif'in, Sezai Karakoç'un, Necip Fazıl'ın mısralarında büyük fikirlerle, derin hislerle tanışırsınız. Ben zaten sizlerin yüzlerine baktığımda her birinizin birer kitap kurdu olduğunu görüyorum. O yüzden gelin hepiniz birer gönüllü kütüphane elçisi olun. Kitaplarla henüz sizin kadar haşır neşir olmamış arkadaşlarınız varsa kitap kulüpleri kurarak, okuma maratonları başlatarak onları da okul kütüphanenize davet edebilirsiniz. Ve hiçbiriniz "Boş zamanlarımda kitap okuyorum" demeyin. "Kitap okumaktan hiç boş zamanım kalmıyor" deyin inşallah" diye konuştu. "Ecdadımız her şehre bir kütüphane kazandırmıştır" Kütüphane kurmanın medeniyet kurucularının işi olduğunun altını çizen Erdoğan, "İslam coğrafyası her dönem Darü'l-Hikmeler, Beytü'l-Hikmeler, Endülüs kütüphaneleri gibi büyük eserlerle bezenmiştir. Ecdadımız her şehre bir kütüphane kazandırmıştır. İlim ehlini herkesten üstün tutmuştur. Alimin atının ayağından kaftanına sıçrayan çamuru bile şeref saymıştır. Şimdi medeniyet yolumuzda yeni bir kavşaktayız. Çünkü yüzyıllar medeniyetler için dönüm noktalarıdır. O nedenle biz de 'Türkiye Yüzyılı' dedik. İlimle, irfanla yükselen bir yüzyılı hep birlikte inşa edeceğiz inşallah. 2020 yılında Sayın Cumhurbaşkanımızın milletimize kazandırdığı Türkiye'nin en büyük kütüphanesi olan Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi de bu anlayıştan doğmuştur" dedi. "'Sıfır Atık' hareketi, sadece bir çevre projesi değil, aynı zamanda bir vicdan meselesidir" "Sıfır Atık" projesine de değinen Erdoğan şunları söyledi: "Her fırsatta dile getirdiğim ve hepimizi yakından ilgilendiren bir meseleden daha söz etmek istiyorum. Biliyorsunuz, dünya olarak büyük bir iklim kriziyle karşı karşıyayız. Kaynaklarımızı hoyratça kullanmanın bedelini ne yazık ki doğa bize geri ödettiriyor. Bizim inancımızda ve kültürümüzde israfa yer yoktur. Tabiat, bize korunması ve gelecek nesillere tertemiz aktarılması gereken bir emanettir. İşte bu yüzden başlattığımız "Sıfır Atık" hareketi, sadece bir çevre projesi değil, aynı zamanda bir vicdan meselesidir. Okullarımızda kütüphane kurarken, çocuklarımıza sadece okuma alışkanlığı değil, aynı zamanda bu emanete sahip çıkma bilincini de aşılamalıyız. Atıklarımızı ayrıştırmalı, Tüketim alışkanlıklarımızı gözden geçirmeli, Doğayla barışık bir yaşam tarzını benimsemeliyiz. Sizlerden ricam; bu güzel kütüphanelerde okuduğunuz her bir satırın, sizi doğaya, hayvana ve insana daha saygılı bireyler haline getirmesidir. Bilgi, ancak ahlakla ve sorumlulukla birleştiğinde gerçek gücüne kavuşur." Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 2002 yılından itibaren Türkiye'de eğitim-öğretim alanında, üzerini kapatıp dünyanın herhangi bir ülkesinde '20 yılda, 22 yılda eğitimde şunlar yapıldı' deseniz, eğitim fakültelerinde eğitim devrimi olarak okutabileceğimiz, okutacağımız devrim niteliğinde adımlar atıldı. Somut göstergeleri itibarıyla Türkiye'de sınıf başına düşen öğrenci sayısı, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı, okullarımızın teknolojik altyapısının dünya standartlarının üzerine çıkartılması gibi birçok konuda adımlar atıldı" şeklinde konuştu. "Bildiğiniz gibi İstanbul'da, İstanbul Valiliği olarak 'Ben Okuyorum, İstanbul Okuyor' kitap okuma projesi başlatmıştık. Bunun en önemli ayaklarından bir tanesi de okullarımızda kütüphane oluşturmak" diyen İstanbul Valisi Davut Gül, "Okullarımızdaki kitap sayısını yüzde 100 arttırarak iki katına çıkartmak. Bunu yaparken hem kamu bütçesini kullanıyoruz hem sivil toplum kuruluşlarının yardımlarını talep ediyoruz. Bugün de TOGEM-DER'in bu projeye çok önemli bir katkısına hep birlikte şahitlik edeceğiz. Emine Erdoğan Hanımefendi'nin himayelerinde TOGEMDER, toplumu ilgilendiren her konuda çok güzel faaliyetler yapıyor, çalışma yapıyor. Bizim de her projemizin mutlaka bir ucundan tutuyor. Bu kütüphaneyle de aslında gördüğünüz gibi okul kitaplığı, okul kütüphanesinin çok da ötesinde adeta bir mahalle kütüphanesi kalitesinde bir yapı ortaya çıkmış. Başta Belma Başkanımız olmak üzere bütün TOGEMDER ailesine teşekkür ediyorum" dedi. TOGEM-DER Başkanı Belma Satır ise, "TOGEMDER ailesi olarak bugün çok özel bir günü yaşıyoruz. Bugün İstanbul'da 10 olmak üzere Türkiye'nin başka illerinde 22 adet kütüphanenin açılış törenini yapacağız Hanımefendi'nin teşrifleriyle. Bu kütüphaneler ilkokul, ortaokul ve lise kütüphaneleri olacak. Lise kütüphanelerimiz farklı isimlerde; Anadolu Lisesi, Teknik Liseler, İmam Hatip Liseleri...Kütüphanelerimizin özelliği; her kütüphanemizde 4 bin farklı kitap olacak. Bu kitaplar çocukların yaş gruplarına göre; bu kitaplar içerisinde 500 kitabımız da öğretmenler ve velilerin okuyabileceği seviyede kitaplar olacak. Bu projenin başından beri Yönetim kurulu üyemiz, yayıncı, akademisyen Melike Günyüz hocamızla birlikte çalıştık. Bu kütüphanelere biz 'yaşayan kütüphaneler' diyoruz. Çünkü kütüphanelerimizde her ay bir aktivite yapılacak" dedi.

Emine Erdoğan: 2026’yı “Bağımsızlık Yılı” ilan ediyoruz Haber

Emine Erdoğan: 2026’yı “Bağımsızlık Yılı” ilan ediyoruz

Emine Erdoğan, Türkiye Yeşilay Cemiyeti tarafından Şişli’de düzenlenen Bağımsızlık Öncüleri Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, Yeşilay’ın 105 yıldır bağımlılıkla mücadele ettiğini ve hayat kurtardığını vurguladı. Erdoğan, Yeşilay’ın 120 şubesi, 105 danışmanlık merkezi ve 158 bin gönüllüsüyle vatandaşların yanında olduğunu belirterek, bağımlılıkla mücadele eden kişilere yeniden ayağa kalkma ve hayatlarında temiz bir sayfa açma gücü verdiğini söyledi. Emine Erdoğan, bu kutlu misyonu hep birlikte bir adım daha öteye taşıyacaklarına işaret ederek, "Yeni yıla sayılı günler kala, "Bağımsız Gelecek, Sağlıklı Nesiller" anlayışıyla, 2026'yı, "Bağımsızlık Yılı" ilan ediyoruz. Bu büyük ve anlamlı hedefe, ülkece omuz vereceğimize, yürekten inanıyorum" ifadelerini kullandı. Her bir bağımlılığın, milyonlarca tutuklusu olan görünmez bir hapishane olduğunu belirten Erdoğan, "Bugün dünyada 15 yaş üstü 1,3 milyar insan tütün, 400 milyon insan alkol, 292 milyon insan madde bağımlısı olarak yaşamını sürdürüyor. Bağımlılık endüstrisi her gün büyüyor, her an bir insanı daha tuzağına düşürüyor. Kumara 'oyun', alkole, uyuşturucuya, sosyal medyaya 'eğlence' diyerek masum maskeler takan karanlık bir düzenle karşı karşıyayız. Ancak biliyoruz ki bu maskelerin ardında son derece trajik hayatlar ve büyük yıkımlar yaşanıyor" diye konuştu. "BAĞIMLILIKLAR, ASLA TOLERANS GÖSTERİLMEMESİ GEREKEN BİR TEHDİTTİR" Emine Erdoğan, kumardan sigaraya kadar tüm bu kötü alışkanlıkların "özgürlük" kavramı çarpıtılarak cazip ve özenilir hale getirildiğine dikkati çekerek, şöyle devam etti: "Özgürlüğü tüm isteklerin sınırsızca tatmin edilmesi ve canının istediğini yapabilme gücü olarak empoze ediyor. Halbuki gerçek özgürlük sınır koyabilmektir. Esas sınırların, insanı özgürleştirdiğini anlamaktır. Sağlam bir irade ve 'Hayır' diyebilme gücüdür. Bir durup düşünelim. Her saat başı sigara molası vermek zorunda kalan, alkol almadan günlük işlerini yapamaz hale gelen, kumar uğruna ailesini, işini, geleceğini feda eden, telefonun şarjı bitiyor diye endişeye kapılan, sosyal medyada oyalanmayı bırakıp hayata karışamayan bir insana gerçekten özgür diyebilir miyiz? Geçen zamanın, boşa harcanan tek bir dakikanın bile telafisi mümkün değilken, koca bir insan ömrü türlü türlü bağımlılıklarla heba ediliyor. Bir örnek vermek gerekirse, ülkemizde günlük ortalama sosyal medya kullanımı yaklaşık 3 saattir. Bu, her ay koskoca 90 saatin ziyan edilmesi demek." Bağımlılıkların bilançosunun yalnızca zaman kaybıyla kısıtlı olmadığına işaret eden Erdoğan, sönen hayatlar, intihara sürüklenen insanlar, dağılan aileler, biten okul ve iş hayatlarının da ödenen ağır faturanın diğer kalemleri olduğunu söyledi. Emine Erdoğan, küresel olarak yılda 3 milyondan fazla insanın alkol ve uyuşturucu, 7 milyon insanın ise sigara nedeniyle hayatını kaybettiğini aktararak, "Aile içi şiddet, boşanmalar, ekonomik zorluklar, işsizlik, suça karışma gibi toplumsal birçok sorunun temelinde de bu bağımlılıklar yatıyor. Bağımlılıkların çevresel maliyetleri de bir o kadar üzücü ve düşündürücü. Ülkemizdeki 20 milyon sigara içicisinden geriye kalan izmaritler, yıllık 5 bin çöp kamyonunu dolduracak hacme ulaşıyor. Düşünün ki bu izmaritlerin ancak 3'te 1'i toplanabiliyor. Geriye kalan 100 milyara yakın izmarit göllere, denizlere karışıyor. İzmaritlerin içerdiği ağır metaller, nikotin ve diğer zehirli maddeler, su ve karasal ekosistemlere büyük zararlar veriyor. Velhasıl bağımlılıklar, insanı, aileyi, toplumu ve doğayı sessizce tüketen, asla tolerans gösterilmemesi gereken bir tehdittir." "YAKIN ZAMANDA YEŞİLAY MEYDANLARI İLE TEMİZ BİR SOSYAL ÇEVRENİN TOHUMLARINI ATACAKLAR" Bağımlıkla mücadele etmek için toplumun tüm katmanlarına nüfuz eden bir bağımsızlık kültürüne ihtiyaç olduğuna işaret eden Erdoğan, "Yeşilay'ın bu konuda önemli bir projesi olduğu bilgisini aldım. Yakın zamanda Yeşilay Meydanları ile temiz bir sosyal çevrenin tohumlarını atacaklar. Böylece 7'den 70'e herkesin güvenle vakit geçirebileceği dumansız parklar, bahçeler ve meydanlarla bağımsızlık kültürü halka halka tüm topluma yayılacak. Bu noktada elbette en büyük görev mülki amirlerimize ve yerel yönetimlerimize düşüyor. Eminim ki onlar, Yeşilay'a bu konuda en güçlü desteği vereceklerdir. Bizler paylaştığımız alanları sigaradan temizledikçe, sigara içme davranışının görünürlüğünü azalttıkça, sağlıklı yaşam bilinci de herkeste önemli bir farkındalığa dönüşecektir." diye konuştu. Emine Erdoğan, bağımlılıklarla mücadelenin en etkin yolunun, onlara giden tüm yolları tıkamak olduğunu belirterek, "Bilhassa gençlerde, aktivite ve anlamlı uğraş eksikliğinin, onları bağımlılıklara yatkın hale getirdiği biliniyor. Bu noktada Yeşilay'ımızın önleme faaliyetlerini çok kıymetli buluyorum. 106 spor kulübünde 3 bin 901 çocuk ve gençten oluşan sporcularımız, harika başarılara imza atıyorlar. Kazandıkları 142'si yerel, 5'i uluslararası toplam 147 madalyayla gerçekten gurur duyuyoruz." ifadelerini kullandı. Çocukların sanat, spor, bilim gibi alanlara yönlendirilmesinin bağımlılıklara karşı başlı başına bir kalkan olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti: "Bağımlılıkların hiçbirine geçit vermeyen en güçlü kale ailedir. Aile, her mensubu için sığınılacak tek liman olduğunda şüphesiz ki insan hayatın fırtınalarında daha az savrulur. O yüzden bağımlılıklarla mücadele, aile kurumunun güçlendirilmesiyle el ele yürüyen bir süreçtir. Gelin, ailelerimizde sevgi, saygı ve merhamet diline daha çok yer açalım. Çocuklarımıza şefkatle yaklaşalım, arkadaş çevrelerinden haberdar olalım, onların özgüvenli ve sağlam iradeli insanlar olarak yetişmelerine katkıda bulunalım. En başta yetişkinler olarak bizler, bağımlılıklardan uzak bir hayat yaşayarak gençlere örnek olalım. Yeşilay Danışmanlık Merkezleri'mizde uzmanlarımız her an vatandaşlarımıza yardım etmek için hazırlar. Tamamen ücretsiz ve erişilebilir bir hizmet sunuyorlar. Lütfen kimse kapılarını çalmaktan çekinmesin. 2026 Bağımsızlık Yılı'nda, büyük küçük demeden bir kötü alışkanlığı diğerine tercih etmeden, toplumca tüm bağımlılıklardan kurtulmak için birlik olmalıyız. Bağımlılıklarla mücadelenin bireysel bir mesele olmanın çok ötesinde bir vatan savunması olduğunu unutmamalıyız." Emine Erdoğan, zirvede, Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç ve Yeşilay Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. Mücahit Öztürk ile Yeşilay direktörlükleri tarafından kurulan stantları ziyaret ederek, Yeşilay yeleği giyip fotoğraf çektirdi. YEDAM'dan hizmet alan bağımlılık danışanlarının atölyelerde ürettiği el sanatları ürünler hakkında bilgi alan Erdoğan, danışanların "Renklerini Yeniden Kazananlar" adı altında kaleme aldığı teşekkür ve geri bildirim notlarını da inceledi. Program, aile fotoğrafı çekimi ve hediye takdiminin ardından sona erdi.

Emine Erdoğan: “Sıfır atıkla kimse geride kalmayacak, Dünya için el ele vermeliyiz” Haber

Emine Erdoğan: “Sıfır atıkla kimse geride kalmayacak, Dünya için el ele vermeliyiz”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan, 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleriyle 'kimsenin geride kalmadığı, bir dünya' idealleri olduğunu belirterek, bu ideali gerçekleştirmenin anahtarının tüm ülkelerin sorumluluk almada elini taşın altına koymasına bağlı olduğunu söyledi. Emine Erdoğan, Sıfır Atık Vakfı tarafından, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Birleşmiş Milletler (BM) Çevre Programı (UNEP) ve BM-Habitat işbirliğiyle "Sıfır Atık Hareketi: İnsan, Mekan, Dönüşüm" temasıyla İstanbul'da düzenlenen Uluslararası Sıfır Atık Forumu "Bakanlar Oturumu"nun açılışında konuştu. Emine Erdoğan, dünyanın dört bir yanından gelen misafirleri ağırlamaktan büyük memnuniyet ve onur duyduğunu ifade etti. Bu özel oturumun, sıfır atık vizyonunu paylaşmak, fikir teatisinde bulunmak ve geleceğe dair ortak adımlar atmak için, önemli bir fırsat olduğuna inandığını vurgulayan Erdoğan, Türkiye'nin sıfır atık yolculuğunun neredeyse 8 yılı geride bıraktığını söyledi. Emine Erdoğan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda çok yönlü çalışmalar yürüttüklerini kaydederek, "Devlet kurumlarından, yerel yönetimlere, özel sektörden sivil topluma kadar, güçlü bir dayanışma kültürü oluşturduk. Farkındalık çalışmalarına ağırlık verdik. Bilhassa gençler ve çocuklar için, özel eğitim programları düzenledik. Süreç içinde, kadınların olağanüstü desteğini gördük ve çevre konularında, ne kadar önemli aktörler olabildiklerine, şahit olduk" dedi. "Sıfır Atık Mavi" ve "Su Verimliliği" kampanyası gibi yeni açılımlarla çevre seferberliğini büyüttüklerini ifade eden Erdoğan, 2022 yılı, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda, 105 ülkenin eş-sunuculuğunda kabul edilen Sıfır Atık Kararının öncüsü olmaktan tarifsiz kıvanç duyduklarını söyledi. Uluslararası Sıfır Atık Forumu "Bakanlar Toplantısı"na, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, İran Cumhurbaşkanı Yardımcısı, Çevreyi Koruma Kurumu Başkanı Shina Ansari, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Genel Sekreter Yardımcısı Merey Mukazhan, Birleşik Arap Emirlikleri İklim Değişikliği ve Çevre Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Alya Abdelrahim Alharmoodi, Togo Çevre ve Orman Kaynakları Bakanı Katari Foli-Bazi, Somali Çevre ve İklim Değişikliği Bakanı Bashir Mohamed Jama, Rusya İklim Değişikliği Özel Temsilcisi Ruslan Edelgeriev, Moritanya Çevre ve Sürdürülebilir Kalkınma Bakanı Messouda Mohamed Laghdaf, Maldivler Turizm ve Çevre Bakanlığı Bakan Yardımcısı Ahmed Nizam, Fiji Yerel Yönetimler Bakanlı Maciu Katamotu Nalumisa, Mısır Yerel Yönetimler Bakanı ve Çevre Bakanı Vekili Prof. Dr. Manal Awad Mikhaiel Aboughatas, Benin Çevre ve Sürdürülebilir Kalkınma Bakanı Jose Didier Tonato, BRS İcra Sekreteri Rolph Payet, BM Habitat İcra Direktörü Anacludia Rossbach, Özbekistan Ekoloji, Çevre Koruma ve İklim Değişikliği Bakanı Aziz Abdukhakimov, Türkmenistan Doğal Kaynaklar ve Çevre Koruma Bakanı Charygeldi Babanyyazov, Suriye Yerel Yönetimler ve Çevre Bakanı Mohammed Anjarani, Sierra Leone Çevre ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Mima Yema Mimi Sobba, Karadağ Mekansal Planlama, Şehirleşme ve Devlet Varlıkları Bakanı Slaven Radunovi, Mali Çevre, Temizlik ve Sürdürülebilir Kalkınma Bakanı Doumbia Mariam Tangara, Malezya Konut ve Yerel Yönetimler Bakanı Kor Ming Nga, Gabon Çevre, Ekoloji ve İklim Bakanı Mays Lloyd Mouissi, Esvatini Turizm ve Çevresel İşler Bakanı Jane Matty Mkhonta-Simelane, Azerbaycan Ekoloji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı OJSC Yönetim Kurulu Başkanı Etibar Abbasov, Birleşmiş Milletler (BM) Sıfır Atık Danışma Kurulu Başkan Yardımcısı Jose Manuel Moller, Birleşmiş Milletler (BM) Avrupa Ekonomik Komisyonu'nun (UNECE) İcra Sekreteri Tatiana Molcean, Kamboçya Dışişleri Bakanı Ojano Sabo katıldı. "Tüm ülkelerin sorumluluk almada elini taşın altına koymasına bağlıdır" Emine Erdoğan, "Ne mutlu ki sıfır atık bugün dünya kamuoyu tarafından bilinen, hemen herkesin, gündelik hayatına girmiş bir kavramdır. Ancak, bu farkındalığı ilerletmek ve insanlığın ortak başarı hikayesi yapmak, hepimizin eşit çabasına muhtaçtır. Bildiğiniz gibi, 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleriyle, 'kimsenin geride kalmadığı, bir dünya' idealimiz var. Bu ideali gerçekleştirmenin anahtarı, tüm ülkelerin sorumluluk almada elini taşın altına koymasına bağlıdır. Bilhassa iklim değişikliği ile mücadelede, ülkeler arasında, küresel hakkaniyetin sağlanmasından, çok uzak olduğumuzu, üzülerek görüyoruz. Ne yazık ki, uluslararası sözleşmelerde verilen taahhütler, her zaman yerine getirilmiyor. O nedenle, bugün bilhassa bu konuyu, sizlerin dikkatine taşımak istedim" ifadelerini kullandı. "Hakkaniyete dayalı yük paylaşımı şartını mutlaka yerine getirmeliyiz" Küresel iklim değişikliğine yüzde 1 bile katkısı olmayan ülkelerin yok olmayla karşı karşıya gelecek kadar ağır bedeller ödediklerini vurgulayan Erdoğan, hemen her gün dünyada bir yerin daha doğal afetlerle tahrip olduğuna ve yeni insani krizler doğduğuna dair haberler aldıklarını belirterek, "Türkiye olarak biz, iklim ve çevre sorunlarının çözümünde, uluslararası işbirliğini ve ortak hedefler belirlenmesini son derece önemsiyoruz. O nedenle, bu buluşmanın, adil sorumluluk paylaşımına dayalı, stratejik ortaklıkların başlayacağı, bir zemin olmasını temenni ediyorum. İklim değişikliği sonuçlarından, orantısız etkilenen ülkelerin gözetildiği, hakkaniyete dayalı yük paylaşımı şartını mutlaka yerine getirmeliyiz. Çünkü iklim adaletsizliği, bugün sadece bir çevre sorunu değil, aynı zamanda, insan hakları meselesidir" dedi. Erdoğan, atık kirliliği, karbon salınımları, biyoçeşitlilik kaybı gibi çevre ve iklim değişikliği sınamalarının sınır tanımayan ve herkesi etkileyen ortak sorunlar olduğuna dikkati çekti. Bu sorunların çözümü ve sıfır atık vizyonunun küresel ölçekte başarıya ulaşmasının, uluslararası işbirliği ve ortak hedeflerle mümkün olduğunu ifade eden Erdoğan, Forumda da bazı oturumlarında ele alınacağı üzere, şehirlerin modern çağda en çok atığın üretildiği kaynak olduğunun bir gerçek olduğunu vurguladı. "Sürdürülebilir belediyecilik yaklaşımları her geçen gün hayati önem kazanıyor" Bu atık miktarının başlı başına küresel bir kriz haline geldiğine dikkati çeken Emine Erdoğan, "Bugün, dünya genelinde her yıl, 2 milyar tondan fazla, belediye atığı üretilirken, 25 yıl içinde atık hacminin 3.8 milyar tona ulaşacağı, tahmin ediliyor. O nedenle, yerel yönetimlerin, sıfır atık uygulamaları ve sürdürülebilir belediyecilik yaklaşımları her geçen gün hayati bir önem kazanıyor. Bu noktada, ülkelerinizde hayata geçirdiğiniz, sıfır atık uygulamalarının, adil ve sürdürülebilir bir dünyanın inşasında, belirleyici olduğunu ifade etmek istiyorum." ifadelerini kullandı. Türkiye olarak her zaman sıfır atık alanında bilgi ve deneyim paylaşımına, teknoloji transferine ve ortak projelere katkı sunmaya hazır olduklarını ifade eden Erdoğan, "Sizlerin buradaki varlığı ve Sıfır Atık Forumuna vermiş olduğunuz destek, insanlığın geleceği için çok önemli bir katkıdır. İnanıyorum ki bu güzel başlangıç ülkelerimiz arasında; döngüsel ekonomi, sürdürülebilir kalkınma, ve kaynak verimliliği konularındaki güçlü bir dayanışmanın vesilesi olacaktır. Dünyadan 63 ülkenin Çevre Bakanını ve Bakanlık temsilcilerini bir araya getiren bu kıymetli oturumun hayırlara vesile olmasını diliyorum" dedi.

Emine Erdoğan, Uluslararası Sıfır Atık Forumu’nda temaslarda bulundu Haber

Emine Erdoğan, Uluslararası Sıfır Atık Forumu’nda temaslarda bulundu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan, Uluslararası Sıfır Atık Forumu kapsamında bir dizi görüşmeler gerçekleştirdi. Erdoğan, ilk olarak İran Cumhurbaşkanı Yardımcısı, Çevreyi Koruma Kurumu Başkanı Shina Ansari ile ikili görüşme gerçekleştirdi. "Sıfır Atık Hareketi: İnsan, Mekan, Dönüşüm" temasıyla İstanbul'da düzenlenen Uluslararası Sıfır Atık Forumu'nun ardından basına kapalı yapılan görüşmede İran Cumhurbaşkanı Yardımcısı, Çevreyi Koruma Kurumu Başkanı Shina Ansari, Emine Erdoğan'ı Forum için tebrik etti, Forum'un Türkiye ev sahipliğinde bölgedeki ilk büyük çevre forumu olduğunu kaydetti. Shina Ansari'nin katılımı ile Forum'u güçlendirdiğini, komşularla birlikte güçlü olunacağına inandıklarını belirten Emine Erdoğan, İran ile Türkiye'nin geçmişten gelen geleceğe uzanan özel bir ilişkisi olduğunu ifade etti. Ansari, atık konusunda İran'ın da yoğun çalışmalar yürüttüğünü ama geliştirmeyi çok istediklerini, bu konuda tecrübe ve bilgi paylaşımının önemli olduğunu ifade ederek, Türkiye'nin doğal yaşamın korunması, atık yönetimi, su tasarrufu gibi çevre meselelerinde yoğun tecrübesi olduğunu, iki dost ülke arasındaki iş birliğini geliştirmenin çok doğru olacağını kaydetti. Türkiye'nin net duruşunu bütün meselelerde ortaya koyduğunu, İran'ın yaşadığı sorunlarda da yanında durduğunu kaydeden Shina Ansari, teşekkür ederek, çevre konularında başarıya ulaşmak için barışın tesis edilmesinin şart olduğunu ifade etti. Emine Erdoğan, diplomaside müzakere ve barışın hakim olması gerektiğini, ne yazık ki son dönemde bölgede saldırganlığın, savaşın, çatışmanın yaygınlaştığını söyledi. Bu noktada dost ülkeler olarak birbirimize destek vermenin önemine değinen Erdoğan, Türkiye'nin İran'ın yanında olduğunun altını çizdi. Erdoğan, Ansari'nin çevre konusundaki çalışmalarını öğrendiğini ifade ederek, kendisini tebrik ederek, hangi konuda olursa o konuda iş birliğine hazır olduklarını söyledi. İran'ın bitkisel ilaçlar ve geleneksel tıp konusunda da öne çıktığını kaydeden Erdoğan, İran ata tohumu, bitkisel ilaçların üretimi gibi konulardaki faaliyetleri hakkında bilgi verdi. Görüşmede Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Dışişleri Bakan Yardımcısı Nuh Yılmaz ve Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş da hazır bulundu. Emine Erdoğan, BM Habitat İcra Direktörü Rossbach ile görüştü Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) Habitat İcra Direktörü Anaclaudia Rossbach ile görüşme yaptı. Görüşme, basına kapalı olarak gerçekleşti. Rossbach'ın Emine Erdoğan'ı tebrik ettiği görüşmede, BM-Habitat'ın Türkiye'de açılması planlanan Bölge Ofisi ele alındı. Türkiye’nin bu süreçteki destekleri ve liderliği dolayısıyla teşekkür eden Rossbach, açılacak ofisin yalnızca bölgesel değil, aynı zamanda küresel ölçekte sıfır atık ve akıllı şehirleşme alanında bilgi, tecrübe ve bir buluşma noktası olacağına inandığını ifade etti. Görüşmede, ayrıca Gazze konusu da gündeme geldi. Rossbach, Gazze'de barışın sağlandığını ve halkın bölgeye dönmeye başladığını ancak büyük bir yıkım yaşandığını belirtti. Emine Erdoğan da, Türkiye'nin yeniden inşa ve toplu konut projelerinde çok fazla tecrübesi olduğunu, Gazze'nin yeniden imarı konusunda Türkiye'nin önemli adımlar atacağını ancak tüm ülkelerin bu sürece destek vermesi gerektiğini kaydetti Bu konuda BM Habitat'ın önemli çalışmaları olduğunu kaydeden Rossbach, herhangi bir yerde ıslah çalışması, yeniden inşa, kentsel dönüşüm ihtiyacı varsa bu konuda yapılacak işlerde işbirliğine gidilebileceğini, dayanıklı evler inşa edilmesi, toplu konutlar konusunu ve atık yönetimi konseptinin de birleştirilebileceğini vurguladı. Görüşmede, ayrıca COP30'un Brezilya'da düzenlenecek zirvesinde olası işbirlikleri de değerlendirildi. Emine Erdoğan, UNECE İcra Sekreteri Tatiana Molcean ile bir araya geldi Emine Erdoğan, diğer bir görüşmeyi Avrupa Ekonomik Komisyonu'nun (UNECE) İcra Sekreteri Tatiana Molcean ile yaptı. Basına kapalı yapılan görüşmede, Molcean, forum için Emine Erdoğan'ı tebrik ederek, forumun çok başarılı olduğunu ifade etti. Türkiye'nin çok hızlı adımlar atan, sonuç alan bir ülke olduğunu belirten Molcean, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres'in de forumdan büyük bir heyecan duyduğu bilgisini aktardı. Erdoğan, Guterres'in özel desteğini her zaman hissettiğini ifade ederek, teşekkür etti. Görüşmede, sürdürülebilir toplu konutlar, ormanların sürdürülebilir bir şekilde korunması, moda sektöründe sürdürülebilir üretimi tesis etmek, atık yönetimini yaygınlaştırmak gibi konular ele alındı, BM Avrupa Ekonomik Konseyi’nin çevre konusundaki projeleri hakkında bilgi verildi. Molcean, Emine Erdoğan'ın yaptığı işleri yakından takip ettiğini ve çok takdir ettiğini belirterek, sürdürülebilirliğin kendini vakfetmek olduğunu vurguladı. Molcean, UNECE gıda maddelerinin taşınması, saklanması, depolanması gibi konularda standartlar geliştirdiklerini kaydetti. Türkiye'nin sürdürülebilirlik konusunda çok güzel bir geçmişi olduğunu, bölgedeki diğer ülkelere örnek olabileceğini, özelikle kamu-özel sektör ilişkisi konusunda öne çıktığını kaydeden Molcean, Azerbaycan-Özbekistan gibi ülkelerle paylaşabileceklerini söyledi. Görüşmede, organik tarım konusunda yapılanlar da ele alındı. Görüşmede Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Dışişleri Bakan Yardımcısı Nuh Yılmaz ve Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş da hazır bulundu. Emine Erdoğan, BM Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı Başkanı Sachs ile görüştü Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan, son olarak Birleşmiş Milletler (BM) Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı Başkanı Prof. Jeffrey Sachs ile bir araya geldi. Basına kapalı olarak gerçekleşen görüşmede, Sachs, Gazze barışında Türkiye'nin destek, katkı ve liderliği için teşekkür etti Gazze konusunda yapılabileceklerin ele alındığı görüşmede Sachs, bundan sonraki adımın Filistin'in BM'de tanınması olması gerektiğini ifade etti. Dışişleri Bakan Yardımcısı Nuh Yılmaz ve Maarif Vakfı Başkanı Mesut Özdil de görüşmede hazır bulunduğu görüşmede, Maarif Vakfı ile Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı arasında eğitim alanında işbirliği anlaşması imzalandı.

Emine Erdoğan himayesinde "Anadolu'dakiler Çukurova Pazarı" Adana’da kapılarını açtı Haber

Emine Erdoğan himayesinde "Anadolu'dakiler Çukurova Pazarı" Adana’da kapılarını açtı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen Anadoludakiler Projesi kapsamında hayata geçirilen Anadoludakiler Pazarı, Adana'da kapılarını açtı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonu, Çukurova Kalkınma Ajansı organizasyonu, Adana Valiliği iş birliğiyle düzenlenecek Anadoludakiler Çukurova Pazarı'nda, coğrafi işaretli ürünler, kuşaktan kuşağa aktarılan tarifler, ustalığın emeğe dönüştüğü ürünler ziyaretçiler ile buluştu. Anadoludakiler Çukurova Pazarı, yerel üretim gücünü, el emeğinin inceliğini ve toprağın sunduğu eşsiz tatları bir araya getiren kültürel bir buluşma noktası olarak dikkat çekiyor. Adana ve Mersin'den kooperatifler, üretici birlikleri, girişimciler ve zanaatkarlar, coğrafi işaretli ürünler, geleneksel el sanatları ve yöresel lezzetleriyle bir araya gelecek. Üretim süreçlerinin deneyimlenebileceği alanlarla zenginleşen etkinlik, yerel üretimi ve kültürel mirası destekleyecek. İlki Nevşehir'de Emine Erdoğan'ın teşrifleri ve Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un katılımlarıyla açılan Anadoludakiler Pazarının ikincisi Kayseri'de düzenledi. Anadoludakiler Projesi kapsamında, Emine Erdoğan himayelerinde New York Türkevi'nde "Anadoludakiler: Kapıların Ardındaki Hazineler" sergisi gerçekleştirildi. Birleşmiş Milletler 80. Genel Kurulu dolayısıyla New York'a gelen çok sayıda ülkeden devlet başkanı eşlerinin teşrif ettiği sergi de Anadolu'nun kadim kültürü, binlerce yıllık birikimi, eşsiz hazineleri dünyaya tanıtıldı. Anadoludakiler Çukurova Pazarı, bugün Adana Merkez Park'ta Lezzet Festivali ile eş zamanlı olarak açıldı ve 12 Ekim'e kadar ziyaretçilerini ağırlayacak.

9. Adana Lezzet Festivali’nde “Anadoludakiler Pazarı” ziyaretçilerini bekliyor Haber

9. Adana Lezzet Festivali’nde “Anadoludakiler Pazarı” ziyaretçilerini bekliyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda hayata geçirilen Anadoludakiler Projesi kapsamındaki "Anadoludakiler Pazarı", Adana'da ziyaretçilere açıldı. Adana Valiliğinin ev sahipliğinde "Kuşaktan Kuşağa" temasıyla düzenlenen 9. Uluslararası Adana Lezzet Festivali'nin gerçekleştirildiği Merkez Park'taki açılışta konuşan Kalkınma Ajansları Genel Müdürü Ahmet Şimşek, projeyle Anadolu'daki yöresel ürünleri ve değerleri küresel pazarlara ulaştırmayı amaçladıklarını söyledi. Kooperatif ürünlerini vatandaşların ilgiyle incelediğini belirten Şimşek, "Bugün 'Anadoludakiler Pazarı'nın üçüncüsünü Adana'da lezzet festivalinde buluşturduk. Yöremizin, ülkemizin çok zengin ve çeşitlilik arz eden ürünleri var. Toprağımızın bereketli ürünleri, mutfağımızın beceri ürünleri, ustalarımızın nitelikli zanaat eserlerini bugün bu pazarda topladık. Adana'nın ve Mersin'in seçkin ürünleri, kooperatiflerimiz tarafından üretilmiş ürünler bugün Adanalı hemşehrilerimizle buluştu. Adanalı hemşehrilerimiz hem ürünler tanıyor hem ürünlerin yapılış biçimlerini burada keşfetmeye hazır. Yoğun ilgi var, bütün Adana, hatta Türkiye'nin dört bir yanından gelen vatandaşlarımız, bu sergiyi, bu ortamı ziyaret ediyor. Bu manada çok keyifli ve şenlikli ortam var." diye konuştu. Pazar alanına sürekli girişlerin ve çıkışların söz konusu olduğunu aktaran Şimşek, şöyle devam etti: "Ürünleri vatandaşlar ilgiyle inceliyor. Burada kooperatiflerimiz ürünlerin sadece satışını yapmıyor. Vatandaşlar, üretim aşamasını da o el emeği göz nuru ürünlerin ana üründen nihai ürüne kadar sürecini de kooperatiflerimiz tarafından dinliyor. Bu da tabii ki vatandaşların oldukça ilgisini çekiyor." Çukurova Kalkınma Ajansı (ÇKA) Genel Sekreteri Ahmet Rifat Duran ise "Anadoludakiler Pazarı"nı bu yıl ilk defa Lezzet Festivali içinde gerçekleştirdiklerini dile getirerek, şunları kaydetti: "Çok yoğun katılım var. Çukurova'daki kadın kooperatiflerimiz başta olmak üzere üreticilerimizin, başta coğrafi işaretli ürünler olmak üzere el emeği göz nuru bütün ürünlerinin burada sergilenmesini, satış yapmalarını ve gelir elde etmelerini sağlıyoruz. Uygulama atölyeleri stantları kurduk. Burada da el emeği ürünlerin vatandaşlarımız tarafından öğrenilmesi ve deneyimlenmesini sağlamaya çalışıyoruz. Bütün vatandaşlarımızın 'Anadoludakiler Pazarı'na gelmesini bekliyoruz." Festival kapsamında açılışı yapılan "Anadoludakiler Pazarı"nda kadın kooperatifleri, üretici birlikleri ve zanaatkarlar, pazardaki ahşap tezgahlarda ürünlerini sergiledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.