#Enflasyon

İLKHABER-Gazetesi - Enflasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enflasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Merkez Bankasından hükümete enflasyon mektubu Haber

Merkez Bankasından hükümete enflasyon mektubu

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 1211 sayılı Kanun'un 42. maddesi gereğince, enflasyon hedeflerinin belirlenen belirsizlik aralığının üzerinde kalması üzerine hükümete bilgilendirme mektubu iletti. Banka, 2025 yılı boyunca izlenen para politikası stratejisini ve hedeften sapmaya yol açan temel unsurları kamuoyuyla paylaştı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın açık mektubunda yer alan detaylar şu şekilde oldu: “1211 sayılı Merkez Bankası Kanunu’nun 42. maddesi uyarınca, enflasyon hedefine ulaşılamaması halinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) hedeften sapmanın nedenlerini ve alınması gereken önlemleri Hükümet’e yazılı olarak bildirmesi ve kamuoyuna açıklaması gerekmektedir. 2025 yılı enflasyonu, hedef etrafında konulan belirsizlik aralığının üzerinde gerçekleşmiştir. Bu mektupta, söz konusu sapmanın nedenleri ile enflasyonun yeniden hedef patikasına yaklaştırılması amacıyla uygulanan ve uygulanacak politikalar özetlenmektedir. 2025 YILINDA ENFLASYONU BELİRLEYEN UNSURLAR 2024 yılı haziran ayında başlayan dezenflasyon süreci 2025 yılında da devam etmiş; sıkı parasal duruş, finansal koşullardaki sıkılık ve talep koşullarındaki dengelenme bu süreci desteklemiştir. Bununla birlikte arz yönlü gelişmeler, fiyatlama davranışlarındaki katılıklar ve beklentilerin hedeflerle tam uyumlu seyretmemesi dezenflasyonun hızını sınırlamıştır. Küresel emtia fiyatları yılın ilk yarısında enflasyon görünümünü desteklemiş; enerji ve tarımsal emtia fiyatlarındaki gerileme olumlu katkı sağlamıştır. Jeopolitik gelişmelere bağlı enerji fiyat oynaklığı ve bazı metal fiyatlarındaki artışlar dönemsel maliyet baskıları oluşturmuştur. Küresel arz zincirlerindeki normalleşme ve taşımacılık maliyetlerindeki düşüş bu etkileri kısmen dengelemiştir. Yurt içi arz koşullarında özellikle kuraklık ve don hadiseleri gıda fiyatları kanalıyla enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı yaratmıştır. Bitkisel üretimdeki düşüşler üçüncü çeyrekte fiyat dalgalanmalarına neden olmuş; bu gelişmeler beklentiler üzerinden dezenflasyon sürecini geçici olarak yavaşlatmıştır. Gıda fiyatlarındaki bu oynaklık, enflasyonun ana eğiliminde geçici bozulmalara yol açarken yılın son aylarında ılımlı seyreden hava koşulları ile birlikte bu etkilerin kısmen zayıfladığı izlenmiştir. 2025 yılında döviz kuru gelişmelerinin enflasyon üzerindeki etkisi geçmiş dönemlere kıyasla daha sınırlı kalmıştır. Türk lirasındaki görece istikrarlı seyir ve talep koşullarının dezenflasyonist düzeyde kalması kur geçişkenliğini sınırlandırmıştır. Geçmiş enflasyona endeksleme eğiliminin güçlü olduğu kira ve eğitim gibi hizmet kalemlerinde fiyat artışları yüksek seyretmiştir. Bu kalemlerde geçmiş dönemde uygulanan tavan fiyat düzenlemelerinin ardından gözlenen telafi edici fiyat ayarlamaları da yıllık artış oranlarının yüksek gerçekleşmesine katkı sağlamıştır. Bununla birlikte özellikle kira enflasyonunda düşüş yıl sonuna doğru daha belirgin hale gelmiştir. Hizmet grubunda fiyat artışlarının genele yayılan bir görünüm arz etmesi, çekirdek enflasyon göstergelerindeki gerilemeyi yavaşlatmıştır. Yönetilen ve yönlendirilen fiyatlarda yıl içinde yapılan ayarlamalar da enflasyon üzerinde etkili olmuştur. Özellikle tütün ürünleri, doğal gaz ve şebeke suyu kalemlerindeki fiyat gelişmeleri öne çıkmıştır. Talep koşulları yıl genelinde dezenflasyonist seviyelerde seyretmiştir. Deprem sonrası konut inşaatına bağlı faaliyetler ile bazı dayanıklı tüketim kalemlerindeki eğilimler nedeniyle talepteki dengelenme kademeli gerçekleşmiştir. Enflasyon beklentileri çoğu kesim için yıl boyunca gerileme eğilimi göstermekle birlikte, hedeflerin üzerinde seyretmeye devam etmiştir. Bu durum dezenflasyonun hızını sınırlamıştır. Enflasyon beklentilerinde gözlenen iyileşme, para politikasının orta vadeli etkinliğini desteklemiştir. Ancak, beklentilerdeki iyileşme hızının sınırlı kalması dezenflasyon sürecinin sürekliliği açısından önemini korumuştur. 2025 yılında mali disiplinin korunması ve para politikası ile sağlanan güçlü eşgüdüm, dezenflasyon sürecine önemli katkı sağlamıştır. Bütçe açığının millî gelire oranı yüzde 2,9 olarak gerçekleşmiştir. Genel olarak değerlendirildiğinde, 2025 yılında enflasyonun hedefin üzerinde gerçekleşmesinde fiyatlama davranışlarındaki katılık, beklentilerin hedeflerle uyumunun sınırlı kalması ile dönemsel arz şokları etkili olmuştur. Buna karşılık, sıkı parasal duruş, finansal koşullardaki sıkılık ve talep koşullarındaki dengelenme dezenflasyon sürecini desteklemiş; yılın son çeyreğinde enflasyonun ana eğiliminde belirgin bir iyileşme sağlanmıştır. FİYAT İSTİKRARINI SAĞLAMA YOLUNDA İZLENMEKTE OLAN PARA POLİTİKASI STRATEJİSİ TCMB, 2025 yılı boyunca para politikası duruşunu, enflasyon gerçekleşmeleri, ana eğilimi ve beklentileri göz önünde bulundurarak dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirlemiştir. Bu çerçevede para politikası kararları enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla verilmiştir. TCMB, ocak ve mart aylarında politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını toplamda 500 baz puan indirerek yüzde 42,5 seviyesine getirmiştir. Mart ayı ortasında finansal piyasalardaki gelişmelerin enflasyon görünümü açısından oluşturabileceği riskleri sınırlamak için, gecelik vadede borç verme faiz oranı yüzde 46’ya yükseltilmiştir. Ayrıca bir hafta vadeli repo ihalelerine bir süre ara verilmiş ve fonlama gecelik borç verme faiz oranından yapılmıştır. Nisan ayında TCMB, finansal piyasalardaki gelişmelerin enflasyonun ana eğilimi üzerindeki etkilerine dikkat çekmiş ve politika faizini yüzde 46’ya; gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 49’a, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 44,5’e yükseltmiştir. Bununla birlikte, bir haftalık repo ihalelerine yeniden başlanacağını duyurmuştur. TCMB, politika faizini haziran ayında sabit tutmuş, takip eden dönemde ise toplam 800 baz puanlık indirimle 2025 yılı aralık ayı itibarıyla yüzde 38’e düşürmüştür. TCMB, 2026 yılı ocak ayında sınırlı bir indirim ile politika faizini yüzde 37 seviyesine getirmiştir. Piyasa mekanizmasının işlevselliğini artırmak, makro finansal istikrarı güçlendirmek ve parasal aktarım mekanizmasını desteklemek amacıyla TCMB makroihtiyati politika uygulamalarına 2025 yılında da devam etmiştir. Makroihtiyati politika çerçevesinde, kur korumalı mevduat hesaplarının sonlandırılması ve Türk lirası mevduat payının artırılmasına yönelik uygulamalar parasal aktarımı desteklemiştir. Kredi gelişmeleri yakından izlenmiş; öngörülen patikadan sapma riskine karşı gerekli tedbirler devreye alınmıştır. TCMB’nin temel amacı fiyat istikrarını sağlamak ve sürdürmektir. Enflasyon görünümünde belirgin bir bozulma olması hâlinde para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması durumunda ise ilave makroihtiyati adımlar devreye alınacaktır. Enflasyon ve para politikasına dair gelişmeler ile orta vadeli tahminlerimizi kapsamlı bir şekilde ele alan ve 12 Şubat tarihinde İnternet sitemizde yayımlanan “2026 Enflasyon Raporu-I” ile kısa ve orta vadede enflasyon hedefine ulaşmak için uygulanacak para politikasını daha detaylı olarak açıklayan “2026 Para Politikası” metni ilişikte bilginize sunulmaktadır.”

MART 2026 KİRA ZAMMI NE KADAR OLDU? ÖRNEK MART 2026 KİRA HESAPLAMA Haber

MART 2026 KİRA ZAMMI NE KADAR OLDU? ÖRNEK MART 2026 KİRA HESAPLAMA

TÜİK’in açıkladığı 12 aylık ortalama TÜFE verisine göre Mart 2026 kira artış oranı %33,39 olarak belirlendi. Bu oran, konut ve iş yeri kiralarında uygulanabilecek tavan zam oranı anlamına geliyor. TÜİK ŞUBAT 2026 ENFLASYON VERİLERİNİ AÇIKLADI Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı Şubat ayı enflasyon rakamlarını duyurdu. Açıklanan verilere göre: TÜFE aylık bazda %2,96 arttı Yıllık enflasyon %31,53 oldu On iki aylık ortalamalara göre artış %33,39 olarak gerçekleşti. Kira artış oranını belirleyen temel veri ise 12 aylık ortalama TÜFE oranı oluyor. Buna göre Mart 2026 kira artış oranı da netleşmiş oldu. MART 2026 KİRA ARTIŞ ORANI YÜZDE KAÇ OLDU? TÜİK’in açıkladığı son verilere göre Mart 2026 kira artış oranı yüzde 33,39 olarak belirlendi. Bu oran, konut ve iş yeri kiralarında ev sahiplerinin uygulayabileceği azami (tavan) zam oranı anlamına geliyor. Ev sahipleri bu oranın altında zam yapabiliyor ancak üzerinde artış yapamıyor. BU AY KİRAYA NE KADAR ZAM YAPILACAK? Mart ayında sözleşme yenileyecek kiracılar için uygulanabilecek en yüksek zam oranı %33,39 olacak. Örnek hesaplama: 10.000 TL kira → 13.339 TL 15.000 TL kira → 20.008 TL 20.000 TL kira → 26.678 TL 25.000 TL kira → 33.347 TL 30.000 TL kira → 40.017 TL Yeni kira bedeli, mevcut kira tutarına yüzde 33,39 artış uygulanarak hesaplanıyor. KİRA ZAM ORANI NASIL BELİRLENİYOR? Türk Borçlar Kanunu’na göre kira artış oranı, TÜFE’nin 12 aylık ortalamasına göre belirleniyor. TÜİK’in her ay açıkladığı enflasyon verileri doğrultusunda kira artış tavanı otomatik olarak netleşiyor. Mart 2026 itibarıyla açıklanan %33,39’luk oran, hem konut hem de iş yeri kiralarında uygulanabilecek üst sınır olarak geçerli olacak. EV SAHİPLERİ VE KİRACILAR NE YAPMALI? Kira sözleşmesi Mart ayında yenilenecek olan kiracılar, yeni kira tutarlarını bu oran üzerinden hesaplayabilecek. Uzmanlar, zam oranı konusunda yazılı sözleşme ve yasal sınırların dikkate alınması gerektiğini vurguluyor.van zam oranı anlamına geliyor. ÖRNEK MART 2026 KİRA HESAPLAMA Aşağıda farklı kira bedelleri için Mart 2026 kira artış hesaplama örnekleri yer alıyor: Örnek 1 Mevcut kira: 8.000 TL Zam oranı: %33,39 Zam tutarı: 2.671 TL Yeni kira: 10.671 TL Örnek 2 Mevcut kira: 12.000 TL Zam oranı: %33,39 Zam tutarı: 4.006 TL Yeni kira: 16.006 TL Örnek 3 Mevcut kira: 18.000 TL Zam oranı: %33,39 Zam tutarı: 6.010 TL Yeni kira: 24.010 TL Örnek 4 Mevcut kira: 25.000 TL Zam oranı: %33,39 Zam tutarı: 8.347 TL Yeni kira: 33.347 TL KİRA ZAMMI NASIL HESAPLANIR? Kira artış hesaplama formülü: Mevcut Kira x %33,39 = Zam Tutarı Mevcut Kira + Zam Tutarı = Yeni Kira Bedeli

TÜİK Şubat ayı enflasyon verileri ne zaman, saat kaçta açıklanır? Şubat ayı enflasyon verilerinde beklentiler neler? Haber

TÜİK Şubat ayı enflasyon verileri ne zaman, saat kaçta açıklanır? Şubat ayı enflasyon verilerinde beklentiler neler?

Ekonomi dünyasının kalbi bugün Ankara'dan gelecek haberle atıyor. Yatırımcıdan emekliye, kiracıdan ev sahibine kadar milyonlarca vatandaşın kaderini belirleyecek olan Şubat ayı enflasyon rakamları için nihayet beklenen gün geldi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), milyonların merakla beklediği verileri paylaşmak için dakikaları sayıyor. TÜİK ENFLASYON VERİLERİ NE ZAMAN, SAAT KAÇTA AÇIKLANIR? Cebimizi doğrudan ilgilendiren Şubat 2026 enflasyon verileri, takvimler 3 Mart 2026 Salı gününü (bugün) gösterdiğinde kamuoyuna duyurulacak. TÜİK, her ay olduğu gibi bu ay da geleneği bozmayarak saat tam 10.00'da verileri resmi internet sitesi üzerinden ilan edecek. Bu duyuruyla birlikte sadece enflasyon değil, aynı zamanda Mart ayı kira artış oranı da resmen netlik kazanmış olacak. EKONOMİSTLERİN TAHMİNİ NE YÖNDE? Piyasaların nabzını tutan dev ankette rakamlar belli oldu. AA Finans tarafından gerçekleştirilen ve tam 33 ekonomistin katılım sağladığı beklenti anketi, Şubat ayı için çarpıcı ipuçları veriyor. Ekonomistlerin Şubat ayı için aylık enflasyon beklentilerinin ortalaması %2,87 olarak belirlendi. Uzmanların tahminleri ise %2,30 ile %3,39 gibi geniş bir makasta değişkenlik gösteriyor. Hatırlanacağı üzere bir önceki ay olan Ocak'ta Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) %4,84 oranında bir artış kaydetmişti. YILLIK ENFLASYONDA YENİ ROTA NE OLACAK? Eğer piyasaların beklediği %2,87'lik aylık artış gerçekleşirse, yıllık bazda da önemli bir değişim yaşanacak. Ocak ayında %30,65 seviyesinde olan yıllık enflasyonun, Şubat verisiyle birlikte %31,42 bandına yükselmesi bekleniyor. Bu rakamlar, ekonomi yönetiminin yıl sonu öngörülerini de yeniden revize etmesine neden olabilir. KİRA ARTIŞ ORANLARI NASIL ETKİLENECEK? Ev sahipleri ve kiracılar için en kritik eşik olan kira zam oranı, bugün açıklanacak 12 aylık TÜFE ortalamasına göre belirlenecek. "Şubat ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla birlikte Mart ayı kira artış oranı da resmiyet kazanacak." Verinin açıklanmasıyla birlikte milyonlarca sözleşme yeni rakamlar üzerinden güncellenecek.

Milyonlarca ev sahibi ve kiracı nefesini tuttu: Mart 2026 kira zammı için o saat işaret edildi! Haber

Milyonlarca ev sahibi ve kiracı nefesini tuttu: Mart 2026 kira zammı için o saat işaret edildi!

Mart ayı kira artış oranı 2026 hesaplamaları, milyonlarca vatandaşın bir numaralı gündem maddesi haline geldi. Şubat ayı enflasyon verilerinin netleşmesine kısa bir süre kala, kira sözleşmesini yenileyecek olanlar TÜİK'ten gelecek açıklamaya kilitlendi. Ocak ayında Tüketici Fiyat Endeksi'nin (TÜFE) aylık bazda yüzde 4,84 artmasıyla birlikte, kira artışlarında baz alınan 12 aylık TÜFE ortalaması yüzde 33,98 olarak kayıtlara geçmişti. Şimdi ise gözler yeni oranlarda. ENFLASYON VERİLERİ NE ZAMAN AÇIKLANACAK? Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 Şubat ayı enflasyon verilerini 3 Mart 2026 Salı günü saat 10.00'da kamuoyuyla paylaşacak. Bu veri ile birlikte Mart ayı boyunca geçerli olacak resmi kira artış tavanı da kesinleşmiş olacak. EKONOMİSTLERİN ŞUBAT AYI ENFLASYON BEKLENTİSİ 33 ekonomistin katılımıyla gerçekleştirilen beklenti anketine göre, Şubat ayı enflasyonunun aylık bazda ortalama yüzde 2,87 oranında artması öngörülüyor. Ekonomistlerin tahminleri yüzde 2,30 ile yüzde 3,39 aralığında değişirken, bu beklentilerin gerçekleşmesi durumunda 12 aylık TÜFE ortalamasının (kira artış oranı) yukarı yönlü ivmelenmesi bekleniyor. KİRA ARTIŞ ORANI NASIL HESAPLANIR? Türk Borçlar Kanunu’nun 344. maddesi uyarınca kira artışları, bir önceki kira yılındaki 12 aylık TÜFE ortalamasına göre belirlenmektedir. 1 Temmuz 2024 tarihinde sona eren yüzde 25'lik sınır uygulamasının ardından kira zamları tamamen bu ortalamaya endeksli hale gelmiştir. "Kira sözleşmesinde farklı bir oran belirtilmişse ve bu oran TÜFE’yi aşmıyorsa, sözleşmedeki oran geçerli olabiliyor" kuralı iş yerleri için esneklik sağlasa da konutlarda üst sınır TÜFE ortalamasıdır. ADIM ADIM KİRA ZAMMI HESAPLAMA ÖRNEĞİ Eğer mevcut kira bedeliniz 10.000 TL ise ve açıklanan 12 aylık TÜFE ortalaması yüzde 43,23 seviyesindeyse hesaplama şu şekilde yapılır: MEVCUT KİRA: 10.000 TL ZAM ORANI: %43,23 ARTIŞ MİKTARI: 4.323 TL YENİ KİRA BEDELİ: 14.323 TL Ev sahipleri bu oranın altında bir artış yapma hakkına sahip olsa da, bu rakamın üzerinde bir zam talep etmeleri yasal olarak mümkün değildir.

Bakan Şimşek: Son 50 ayın en düşük enflasyonuyla karşı karşıyaysak bu ilerlemedir Haber

Bakan Şimşek: Son 50 ayın en düşük enflasyonuyla karşı karşıyaysak bu ilerlemedir

Bakan Şimşek, Nasıl Bir Ekonomi Gazetesi tarafından İstanbul'da düzenlenen "Ekonominin Ufuk Turu 2026" başlıklı zirvede yaptığı konuşmada, bir süredir uyguladıkları dezenflasyon programında gelinen noktaya ilişkin bilgi paylaştı. Küresel ekonomide yaşanan belirsizliklerin artık yeni normale döndüğünü, jeopolitik gerginliklerin ve çatışmaların oldukça yaygın hale geldiğini dile getiren Şimşek, dönüştürücü, yıkıcı ve yapay zeka gibi otonom sistemler ile insansı robotların yakında yeni normal olacağını söyledi. Şimşek, bu gelişmelerin tüm sektörleri ve iş alanlarını etkileyeceğine dikkati çekerek, ticarette ciddi sınamalarla karşı karşıya bulunduklarını, korumacılığın tarihi rekor düzeyde olduğunu anlattı. Dünyanın dört bir tarafında gerilimlerin ve sıcak çatışmaların sürdüğünü, bunların her geçen gün arttığını ifade eden Şimşek, 20-25 yıl önce yıllık 1-1,5 trilyon dolar olan küresel savunma harcamalarının bugün 3 trilyon dolara çıktığını, 2035'te ise yıllık 6,6 trilyon dolara ulaşmasının tahmin edildiğini bildirdi. Geçmişte Sanayi Devrimi diye nitelendirilebilecek gelişmelerin ne kadar sürede gerçekleştiğini anlatan Şimşek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bundan önceki sanayi devrimleri veya yıkıcı-dönüştürücü dönemler, genelde en az 40 yıl almış fakat yapay zeka ve bununla ilişkili dönüştürücü-yıkıcı teknolojiler, 20 yıldan daha az süre içerisinde sonuç doğuracak. Çok hızlı bir şekilde hemen hemen bütün alanları etkileyecek ve önceki yıkıcı, dönüştürücü teknolojilere oranla belki 10 kat, belki 100 kat daha hızlı bir şekilde, daha büyük oranda etkileyebilecek." Şimşek, yapay zeka nedeniyle işten çıkarmalara değinerek, konfeksiyondan liman işletmelerine kadar akla gelebilecek tüm alanlarda insanların olmadığı fabrikaların artık yaygınlaşmaya başladığını anlattı. "BAZI KIRILMALARI UYGULANAN PROGRAMA YÜKLEMEK KOLAYCILIK OLUR" Bakan Şimşek, 55 ülkede 22 sektörü temsilen 1000 işletmenin üst yöneticisi (CEO) ile yapılan araştırmayla ilgili bilgi vererek, "(Gelecek 5 yılda iş dünyasını dönüştüren teknolojiler konusunda) Yapay zeka ile bilgi işleme teknolojileri yüzde 86 ile ilk sırada, robotlar-otonom sistemler yüzde 58 ile ikinci sırada. Enerji üretimi, depolama gibi teknolojiler şeklinde sıralama gidiyor." diye konuştu. İş dünyasının temsilcilerinin sahada yoğun rekabeti görmeye başladığını dile getiren Şimşek, "Bazı kırılmaları hissediyorsunuz, görüyorsunuz. Bunun büyük bir kısmını uygulanmakta olan programa yüklemek kolaycılık olur yani çok basit olur ama size yardımcı olsa yine sorun değil. Konjonktürel konularla, açıklamalarla durum değerlendirmesi yaparsak hem kendinize hem de aslında programa haksızlık yapmış olursunuz." ifadelerini kullandı. Şimşek, Türkiye'nin jeopolitik ve jeoekonomik kırılmalar ile ticarette korumacılığa nispeten daha hazırlıklı ülkeler arasında yer aldığını çünkü ihracatının 3'te 2'ye yakınının serbest ticaret anlaşması olan ülkelere yapıldığını, yüzde 80-85'inin de o serbest ticaret anlaşmalarının bulunduğu ülkelerin yanı sıra yakın coğrafyadaki özel ilişkiler kurdukları Orta Asya, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Balkanlar'a gittiğini anlattı. Türkiye'nin bulunduğu ulaşım akslarının ve Orta Koridor'un önemini vurgulayan Şimşek, Kalkınma Yolu Projesi ile bağlantısallık alanında yeni yatırımlar yaptıklarını, yeni nesil ticaret anlaşmaları üzerinde çalıştıklarını söyledi. Şimşek, "Şu anda en kritik gündem maddelerimizden bir tanesi kamu alımları, hizmetler ve tarımı da içerecek yeni nesil ticaret anlaşmaları." dedi. "SAVUNMA SANAYİSİ, TÜRK SANAYİSİNDE HİBRİT İNOVASYON MODELİNİN TEMELİ OLACAK" Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, Türkiye'nin büyüme ve sermayenin nerede olduğu konusunda çalışması gerektiğini belirterek, sermaye sahibi ülkelere "Gelin, sizinle üçüncü ülkelerde iş yapalım" yaklaşımıyla gidilmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye'nin ana ticaret koridorlarının merkezinde olduğuna dikkati çeken Şimşek, ülkenin hizmet ihracatındaki başarılı uygulamalara ve elde ettiği gelire değindi. Şimşek, geçen yıl hizmet ticaretinde 63,5 milyar dolar fazla verdiklerini kaydederek, hizmetler alanına dahil olan turizm, sağlık ve eğitim gibi sektörlerde elde edilen başarıları anlattı. Hizmet sektörüne ellerinden gelen tüm destek ve teşvikleri vermeye devam edeceklerini vurgulayan Şimşek, Türkiye'de eğitim gören öğrenci sayısının 380 bine ulaştığını, 3-5 yıl içinde bu sayıyı 500 bine çıkarmayı hedeflediklerini söyledi. Türkiye'nin küresel inşaat sektöründe güçlü konumda olduğunu dile getiren Şimşek, bu alanda çevre ülkelerde büyük iş imkanlarının bulunduğunu, İstanbul'un da bir başka hizmet kalemi olan video oyunlarında dünyanın en önemli üslerinden birisi haline geldiğini vurguladı. Şimşek, Türkiye'nin savunma sanayisinde elde ettiği başarılara ilişkin detaylar paylaşarak, 1990'lı yıllarda dünyanın en büyük ithalatçısı Türkiye'nin 2025 itibarıyla henüz kesin rakamlar açıklanmasa da dünyanın en büyük 10 ihracatçısı arasına girmiş olabileceğini söyledi. Şu anda savunma sanayisi alanında 1400 ürünün geliştirme aşamasında olduğunu ifade eden Şimşek, "Savunma sanayisi, Türk sanayisinde hibrit inovasyon modelinin temeli olacak, temel taşı olacak." dedi. "SİZ İSTEMESENİZ DE BİZ, SANAYİDE DÖNÜŞÜMÜ GÖRÜYORUZ" Bakan Şimşek, fiber kapasite, internet, uzay hizmetleri, veri merkezleri ve yapay zeka gibi alanlarda yapılan yatırımlara işaret ederek, gelecek 5 yılda iş dünyasını değiştirecek teknolojileri ıskalama veya görmezlikten gelme lükslerinin bulunmadığını söyledi. Şimşek, "Reel sektörün şu anda harıl harıl bakması gereken en temel başlıklardan bir tanesi de 'Yapay zekayı kullanarak rekabet gücümüzü, verimliliğimizi nasıl artıracağız?" diye sordu. Türkiye'nin beşeri sermaye konusunda sıkıntısının olmadığını, bunu uluslararası çalışmaların da söylediğini dile getiren Şimşek, şu değerlendirmelerde bulundu: "Burada dönüp dolaşıp her şey kaynak noktasına geliyor. 90 milyar doları deprem bölgesinin yeniden ihya ve inşasına harcayıp da bütçe açığını milli gelire oran olarak yüzde 3'ün altına çekecek fazla ülke ben bilmiyorum. Geçen sene gelişmekte olan ülkelerde ortalama bütçe açığının milli gelire oranı yüzde 6,3, bu oran Türkiye'de yüzde 2,9. Bir taraftan bizim kamu maliyesi, kamu bütçesini iyileştiriyoruz. Niye? Tam da bu hazırlıkları tamamlamak için. Çünkü savunma sanayisine, bu teknolojilerin gelişmesine, sanayide dönüşüme daha çok kaynak ayıracağız. Siz istemeseniz de biz, sanayide dönüşümü görüyoruz. Bu, bir ihtiyaç, zorunluluk çünkü etrafımız durmuyor, dünya yerinde saymıyor." "ENERJİ EMTİA FİYATLARINDA DÜŞÜŞ BEKLENMESİ TÜRKİYE'NİN LEHİNE" Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, Türkiye'nin hem kamu hem özel sektör hem de hane halkı borçluluğundaki düşük oranlara ilişkin detaylar paylaştı. Küresel ekonominin tüm bu gelişmelere rağmen geçen sene epey direnç gösterdiğini, bu sene de dirençli olmasının tahmin edildiğini, ticaret ortaklarında hafif kıpırdanma olduğunu, AB'nin kendisini toparlamaya başladığını anlatan Şimşek, avro/dolar paritesinin yükseldiğini ve bir süre daha yüksek kalmaya devam edeceğini, bunun ihracatçılar için önemli olduğunu, enerji fiyatlarının ise uluslararası kuruluşlar tarafından uzun vadede reel ve nominal olarak düşmesinin beklendiğini söyledi. "SON 50 AYIN EN DÜŞÜK ENFLASYONUYLA KARŞI KARŞIYAYSAK BU, BİR İLERLEMEDİR" Bakan Şimşek, uyguladıkları programın ilk aşaması sayesinde risklerin hepsini yönettiklerini, kural bazlı piyasa ekonomisine geçtiklerini, enflasyonun kontrolden çıkmasını önlediklerini, cari açığın ödemeler dengesi sorununa dönüşmesini engellediklerini, deprem harcamalarını yapmalarına rağmen bütçe açığını kontrol altında tuttuklarını anlattı. Bir taraftan rezerv birikimi yaparken diğer yandan koşullu yükümlülükleri azaltmaya başladıklarını dile getiren Şimşek, programın ikinci aşamasında dezenflasyonun başladığını, mali disiplinin tesisini yaptıklarını, Kur Korumalı Türk Lirası Mevduat ve Katılma Hesaplarından (KKM) çıkışı başarıyla yönettiklerini, 2025'te çoklu simültane şoklar yaşamalarına rağmen programın sonuç üretmeye devam ettiğini belirtti. Şimşek, şu anda üçüncü evrede olduklarını dile getirerek, şunları kaydetti: "İş yaparken, bütçe yaparken, planlama yaparken artık enflasyonun daha az hissedileceği, belirsizliklerin azaldığı, fiyat istikrarına doğru artık yolculuğun son evresi yani enflasyonun tek haneye indirilmesi. Kazanımların pekiştirilmesi tabii ki önemli. Burada bütçe açığının milli gelire oran olarak yüzde 3'ün altına tutulması, orta vadede cari açığın milli gelire oranının yüzde 1'in altına düşürülmesi, verimlilik ve rekabet gücü odaklı reformlarla reel sektörün dönüşümü." Şimşek, geçen yıl kuraklık, zirai don, ABD'nin tarife uygulamaları gibi olumsuz gelişmelere rağmen enflasyonun düştüğünü belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu: "Enflasyon, 2022 Ekim'de zirveyi yüzde 85 ile bulmadı mı? Yılı yüzde 64-65 civarında tamamlamadık mı? Bugün yüzde 31 civarıyız. Hedefler iddialı, bunlar hep konuşulacak. Hedef aralığımız yüzde 15-21, Merkez Bankamızın belirlediği. Piyasa nerede görüyor? 12 ay sonrasını yüzde 21-22'de görüyor. Bu, bir ilerlemedir. Biz mükemmeliyetçi değiliz, mükemmeliyetçiliğin ilerlemeye bir engel olmasını da istemiyoruz. İlerleme var, sonuç var, başarı var. Şu anda son 50 ayın en düşük enflasyonuyla karşı karşıyaysak bu, bir ilerlemedir." "SICAK PARAYA KARŞI İLK DEFA BU HÜKÜMET TEDBİR ALDI, BİLİYOR MUSUNUZ?" Bakan Şimşek, "2026'da enflasyon niye düşsün?" diye sorulabileceğini belirterek, sözlerine şöyle devam etti: "Çünkü para, maliye ve gelirler politikası destekleyici olmaya devam ediyor. Çünkü biz, hedeflenen enflasyonla uyumlu yönetilen, yönlendirilen yani kamunun belirlediği, etkilediği fiyatlamaları yapıyoruz ama en önemlisi hani diyorlar ya 'Para politikasıyla bir yere varamazsınız'. Varılacağını kim söyledi ben anlamıyorum. 'Bugüne kadar para politikasıyla biz, sihirli bir şekilde bütün sorunları çözeriz.' diyen oldu mu? Bunu söyleyen mi oldu? Nereden çıkarıyorsunuz? Biz, tam aksine entegre, çok boyutlu, birbiriyle tutarlı olan bir program uyguluyoruz. Önce 'Program yok.' denildi, sonra 'Bu program var ama başarılı olmaz.' denildi. Sonra 'Bu program sıcak paraya dayanıyor.' denildi. Sıcak paraya karşı ilk defa bu hükümet tedbir aldı, biliyor musunuz? Haberiniz var mı? Sıcak para girişini sınırlamak için fiilen vergimsi bir adım attık yani o kanaldan gelen kısa vadeli fonlara karşılık oranlarını artırdık. Bir sonraki bahane ne olacak bilmiyorum ama ortada bir program var ve bu program sonuç üretiyor. Üretmeye de devam edecek." Şimşek, hizmet enflasyonunun yüzde 91'den yüzde 40'lara düştüğünü ve düşmeye devam edeceğini, mal enflasyonunun yüzde 56'lardan yüzde 25-26'ya kadar gerilediğini, temel mal enflasyonunun yüzde 17,5'e kadar indiğini, tüm enflasyon göstergelerinde iyileşme yaşandığını anlattı.

Merkez Bankası Şubat ayı beklentilerini açıkladı: Hanehalkı enflasyonda katılık bekliyor Haber

Merkez Bankası Şubat ayı beklentilerini açıkladı: Hanehalkı enflasyonda katılık bekliyor

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), ekonominin üç temel aktörünün önümüzdeki 12 aya ilişkin fiyatlama öngörülerini içeren "Sektörel Enflasyon Beklentileri" raporunu yayımladı. Şubat 2026 verileri, enflasyon beklentilerinde sektörler arası ayrışmanın sürdüğünü ortaya koydu. Piyasa profesyonelleri ve reel sektör temsilcileri düşüş yönünde görüş bildirirken, hanehalkının enflasyon karamsarlığı değişmedi. PİYASA VE REEL SEKTÖRDE GERİLEME KAYDEDİLDİ Anket sonuçlarına göre, 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi piyasa katılımcıları nezdinde 0,1 puanlık sınırlı bir azalışla yüzde 22,10 seviyesine indi. Aynı dönemde reel sektör temsilcilerinin beklentisi ise 0,90 puanlık daha belirgin bir düşüşle yüzde 32 bandına geriledi. Profesyonel çevrelerdeki bu aşağı yönlü seyir, ekonomi yönetiminin dezenflasyon sürecine dair verdiği mesajların karşılık bulduğunu gösteriyor. HANEHALKI ENFLASYONUN DÜŞECEĞİNE DAHA AZ İNANIYOR Vatandaşın enflasyon algısı ise piyasadan keskin bir şekilde ayrışıyor. Hanehalkının gelecek bir yıla dair enflasyon beklentisi şubat ayında değişim göstermeyerek yüzde 48,81 seviyesinde sabit kaldı. Dikkat çeken bir diğer veri ise iyimserliğin azalması oldu; enflasyonun düşeceğini öngören hanehalkı oranı 4,63 puanlık sert bir kayıpla yüzde 20,33'e geriledi. DOLAR VE KONUT FİYATLARINDA BEKLENTİLER REVİZE EDİLDİ Raporda hanehalkının diğer makroekonomik göstergelere dair tahminleri de yer aldı. Gelecek 12 ay sonunda Dolar/TL kuru beklentisi 0,71 TL azalarak 51,56 TL'ye çekildi. Konut fiyatlarındaki artış öngörüsü ise 3,82 puanlık düşüşle yüzde 35,41 olarak kaydedildi. Öte yandan vatandaşların yatırım tercihinde "altın" yüzde 55,5 ile ilk sıradaki yerini koruyarak en güvenli liman olma özelliğini sürdürdü.

TCMB'den kiralarda yeni şeffaflık adımı: Yeni Kiracı Kira Endeksi verileri açıklandı Haber

TCMB'den kiralarda yeni şeffaflık adımı: Yeni Kiracı Kira Endeksi verileri açıklandı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), konut piyasasındaki fiyat hareketlerini daha dinamik bir şekilde takip edebilmek adına "Yeni Kiracı Kira Endeksi" (YKKE) uygulamasını devreye aldı. Ocak 2026 itibarıyla paylaşılan ilk veriler, kiralık konut piyasasında artış hızının ivme kaybettiğini somut bir şekilde ortaya koyuyor. YENİ KİRACI KİRA ENDEKSİ NEDİR VE NASIL HESAPLANIR? TCMB tarafından hayata geçirilen bu yeni gösterge, piyasadaki güncel rayiç bedelleri doğrudan yansıtmayı hedefliyor. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) mevcut kiracıları da kapsayan ve bu nedenle piyasa değişimlerini daha geriden takip eden endeksinin aksine YKKE, sadece yeni kiralama işlemlerine odaklanıyor. Endeksin veri seti, bankalara sunulan konut değerleme raporlarındaki kira takdirlerine dayanıyor. Hesaplamalarda "hedonik regresyon" yöntemi kullanılarak konutların kalite farklılıkları arındırılıyor; böylece saf fiyat değişimi daha net bir şekilde ölçülüyor. KİRA ENFLASYONUNDA DÜŞÜŞ SİNYALİ: OCAK 2026 RAKAMLARI Paylaşılan verilere göre, 2022 yılının ikinci yarısında zirve yapan kira artış oranları, uygulanan sıkı para politikasının etkisiyle dezenflasyon sürecine girdi. Ocak 2026 itibarıyla YKKE yıllık bazda yüzde 34,2 artış gösterirken, TÜİK'in aynı dönemdeki Gerçek Kira Endeksi yüzde 56,6 seviyesinde seyrediyor. İki endeks arasındaki bu belirgin fark, piyasadaki yeni kontrat bedellerinin mevcut resmi enflasyonun oldukça altında kaldığını gösteriyor. Uzmanlar, bu durumun önümüzdeki aylarda genel kira enflasyonu verilerine de aşağı yönlü yansıyacağının altını çiziyor. İSTANBUL, ANKARA VE İZMİR'DE ORTALAMA KİRA NE KADAR? TCMB, endeksle birlikte Türkiye genelindeki ortanca kira bedellerini de kamuoyuna sundu. 2025 yılının son çeyreği verilerine göre, 100 metrekarelik standart bir konutun Türkiye genelindeki ortanca kira bedeli 22 bin TL olarak kaydedildi. Üç büyükşehir özelinde bakıldığında ise rakamlar şu şekilde gerçekleşti: - İstanbul: 37 bin TL - Ankara: 21 bin TL - İzmir: 25 bin TL Yıllık artış oranlarında İzmir yüzde 38,5 ile zirvede yer alırken, İstanbul yüzde 38,1 ve Ankara yüzde 36,9 ile onu takip etti. Yeni endeksin, para politikası kararları için öncü bir gösterge olarak düzenli aralıklarla yayımlanması bekleniyor.

Teknoloji hisseleri ve yapay zeka endişesi piyasaları sarstı Haber

Teknoloji hisseleri ve yapay zeka endişesi piyasaları sarstı

Makroekonomik veriler ile teknoloji ve yapay zeka alanındaki gelişmeler arasında yön bulmaya çalışan piyasalarda, yatırımcıların karar alma süreçleri giderek zorlaşıyor. Teknoloji ve yapay zeka şirketlerine yönelik haber akışı, halihazırda tartışılan "yüksek değerleme" endişeleriyle birleşerek ABD piyasalarında satış baskısı yaşanmasına etki etti. Apple'ın Siri güncellemesinde yaşanan gecikme ihtimali ve Meta'ya ilişkin yanlış muhasebe yapıldığına dair haberler, teknoloji hisselerinde kırılganlığı artırarak satış baskısını tetikleyen başlıca unsurlar arasında yer aldı. Diğer yandan ABD'de son açıklanan tarım dışı istihdam verisinin beklentilerin üzerinde gelmesi, iş gücüne dair endişeleri bir miktar azaltmasına karşın, verinin alt kalemlerinden alınan sinyaller buradaki risklerin tamamen ortadan kalkmadığını gösterdi. İstihdam kazanımlarının ağırlıklı olarak sağlık sektöründe yoğunlaşması ve imalatta sınırlı bir artış görülmesi, ABD'de ekonomik büyümenin kalitesine ilişkin soru işaretlerini artırırken, bu durum ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz patikasına yönelik piyasa beklentilerinde sınırlı da olsa değişimlere yol açtı. Para piyasalarındaki fiyatlamalarda, Fed'in mart toplantısında politika faizini sabit tutacağı beklentileri güçlü kalmaya devam ederken, haziran ayında gevşeme ihtimali yüzde 77'ye indi. Analistler, bugün açıklanacak enflasyon verilerinin Fed'e ilişkin faiz beklentilerinde kritik değer taşıdığını anımsatarak, veriden alınacak sinyallere göre piyasalarda oynaklıklar oluşabileceğini söyledi. Piyasa beklentilerine göre, ABD'de ocak ayında Tüketici Fiyat Endeksi'nin (TÜFE) aylık bazda yüzde 0,3 artması, yıllık bazda ise enflasyonun yüzde 2,5 olarak gerçekleşmesi bekleniyor. Öte yandan, jeopolitik tarafta ise ABD Başkanı Donald Trump, İran'la bir anlaşma yapmak istediklerini ve müzakerelerin sürdüğünü belirterek, "Eğer anlaşmaya varamazsak, ikinci aşamaya geçeceğiz ve bu aşama, onlar için çok zor olacak, ben bunun peşinde değilim." dedi. Rusya ile ABD yönetiminin geniş kapsamlı bir ekonomik iş birliği paketi üzerinde çalıştığı ve Rusya'nın yeniden doları benimseyeceğine yönelik haber akışı da fiyatlamalar üzerinde etkili olurken, bu yöndeki gelişmeler yatırımcılar tarafından yakından takip ediliyor. DOLAR ENDEKSİ GÜÇLENDİ Bu gelişmelerin ışığında Fed'e ilişkin faiz indirimi beklentileri bir nebze kısılsa da, enflasyon verisi öncesi pozisyonlanma, iş gücü piyasasına ilişkin endişelerin varlığını sürdürmesi ve yatırımcıların riskten kaçış eğilimi tahvil talebini artırdı. ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,09'a gerileyerek 5 Aralık 2025'ten bu yana en düşük seviyesine indi. ABD 10 yıllık tahvil faizi şu sıralarda yüzde 4,11 seviyesinde bulunuyor. Dün Fed'e ilişkin gevşeme tahminlerin güç kaybetmesiyle yukarı yönlü harekete geçen dolar endeksi ise yüzde 0,1 artışla 96,9 seviyesine çıktı. Dolar endeksi yeni işlem gününde ise yatay seyrediyor. Dün sert satışlarla günü yüzde 3,4 azalışla 4 bin 915 dolardan tamamlayan altının ons fiyatı, yeni günde toparlanma eğilimi göstererek önceki kapanışın yüzde 1,6 üzerinde 4 bin 965 dolara yükseldi. Gümüşün onsu da dün yüzde 12 düşerek 74,7 dolara inerken, şu sıralarda yüzde 2,27 artışla 76,5 dolarda işlem görüyor. Brent petrolün varil fiyatı ise yüzde 0,3 düşüşle 67,1 dolarda bulunuyor. Kurumsal tarafta yapay zeka ve teknoloji öncülüğündeki satışların etkisiyle dünkü işlemlerde Apple hisseleri yüzde 5, Meta hisseleri 2,8, Palantir hisseleri yüzde 4,8, Nvidia hisseleri yüzde 1,6 değer kaybetti. Bu gelişmelerle S&P 500 endeksi yüzde 1,57, Nasdaq endeksi yüzde 2,04 ve Dow Jones endeksi yüzde 1,34 düştü. ABD'de endeks vadeli kontratlar güne karışık başladı. AVRUPA BORSALARI KARIŞIK SEYRETTİ Avrupa borsaları dün karışık bir seyir öne çıkarken, gözler bugün ABD'de açıklanacak enflasyon verisinin yanı sıra Avro Bölgesindeki büyüme verilerine çevrildi. ABD'deki yapay zeka ve teknoloji hisselerindeki satış baskısı Avrupa'da hissedilirken, piyasa değeri bakımından bölgenin en değerli şirketi ASML'nin hisseleri de yüzde 2,3 düşüş kaydetti. Öte yandan, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Birliğin rekabet gücünü artırmak için Tek Pazar'ın işleyişini geliştireceklerini ve sermaye piyasasını derinleştireceklerini belirtti. Leyen, bazı konularda oy birliği sağlanamaması durumunda bir grup ülkenin diğerlerinden ayrı biçimde ilerleyeceği güçlendirilmiş işbirliği mekanizmasını devreye sokacaklarını söyledi. Bunlara ek olarak İngiltere ekonomisi geçen yılın son çeyreğinde hizmet sektöründeki yatay seyir nedeniyle yüzde 0,1 büyüme kaydetti. Avrupa Merkez Bankasının (ECB) para politikalarında önemle takip ettiği avro/dolar paritesi 1,19 seviyelerinde bulunuyor. Bu gelişmelerle, İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 0,67, İtalya'da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,62 düşerken, Almanya'da DAX 40 endeksi yatay seyretti. Fransa'da CAC 40 endeksi ise yüzde 0,33 yükseldi. Avrupa'da endeks vadeli kontratlar güne karışık başladı. ASYA BORSALARINDA GÜNEY KORE'NİN AYRIŞMASI GÖZLENİYOR ABD ve Avrupa tarafında görülen satış baskısı yeni günde Asya'ya taşınırken, Güney Kore'nin bölge piyasalarında pozitif ayrışması dikkati çekti. Analistler, Çin'de piyasaların ay yılı dolayısıyla 9 günlük tatile girecek olmasının da fiyatlamalar üzerinde etkili olduğunu kaydederken, özellikle emtia tarafında pozisyon kapamalardan dolayı oynaklıkların gözlendiğini kaydetti. Bölgedeki diğer piyasaların zayıflamasına rağmen, Güney Kore'de KOSPI endeksi 5.583 puan ile rekor seviyeye ulaştı. Endeksin rekor kırmasında teknoloji tarafındaki yükselişler dikkati çekerken, SK Hynix hisseleri yüzde 1, Samsung Electronics hisseleri yüzde 2,6 değer kazandı. Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,7, Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 1,9, Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,7 gerilerken, Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 0,9 yükseldi. BORSA REKOR SEVİYEDEN KAPANDI Dün alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 2,85 yükselişle 14.180,48 puandan tamamlayarak tüm zamanların en yüksek kapanışını gerçekleştirdi. Endeks, gördüğü en yüksek seviye rekorunu 14.196,85 puana taşıdı. Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası'nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı şubat vadeli kontrat ise dün akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,2 düşüşle 15.875,00 puandan işlem gördü. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, dün, yılın ilk Enflasyon Raporu'nun tanıtımı amacıyla İstanbul Finans Merkezi'ndeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Yerleşkesi'nde düzenlenen bilgilendirme toplantısında konuştu. Karahan, "2026 yılında enflasyonun, yüzde 15 ile yüzde 21 aralığında olacağını tahmin ediyoruz. 2027 sonu için ise tahminlerimiz, enflasyonun yüzde 6 ile yüzde 12 aralığına gerileyeceğine işaret ediyor. Enflasyon ara hedefimizi ise 2026 ve 2027 yılları için, sırasıyla yüzde 16 ve yüzde 9 olarak koruduk. 2028 yılı için ise ara hedefimizi yüzde 8 olarak belirledik" dedi. Dolar/TL, dünü 43,6440'tan tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın yüzde 0,2 üzerinde 43,7370'ten işlem görüyor. Analistler, bugün yurt içinde ödemeler dengesi ile piyasa katılımcıları anketinin, yurt dışında ise Avro Bölgesi'nde büyüme ve dış ticaret dengesi ile ABD'de enflasyon verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.250 ve 14.350 puanın direnç, 14.000 ve 13.900 puanın ise destek konumunda olduğunu kaydetti. "Aralık 2025 Ödemeler Dengesi" verilerine ilişkin beklenti anketi, 16 ekonomistin katılımıyla sonuçlandı. Ankete göre, ekonomistler, cari işlemler hesabının aralık ayında 5 milyar 362 milyon dolar açık vereceğini öngördü. Ekonomistler, cari işlemler hesabının 2025 yılında ise 23 milyar 753 milyon dolar açık vereceğini tahmin etti. Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle: 10.00 Türkiye, aralık ayı cari işlemler dengesi 10.00 Türkiye, şubat ayı Piyasa Katılımcıları Anketi 13.00 Avro Bölgesi, 4. çeyrek Gayri Safi Yurt İçi Hasıla 13.00 Avro Bölgesi, aralık ayı dış ticaret dengesi 16.30 ABD, ocak ayı Tüketici Fiyat Endeksi

Merkez Bankası 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yükseltti Haber

Merkez Bankası 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yükseltti

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, İstanbul Finans Merkezi'nde gerçekleştirilen yılın ilk Enflasyon Raporu sunumunda ekonomik görünüme ilişkin kritik verileri paylaştı. Banka, daha önce yüzde 13 ile 19 aralığında öngördüğü 2026 yıl sonu enflasyon tahminini 2 puanlık artışla yüzde 15-21 bandına çekti. Karahan, tahminlerdeki bu yukarı yönlü güncellemenin temelinde gıda fiyatlarındaki oynaklık, EUROSTAT uyumu kapsamında yapılan güncellemeler ve küresel enerji maliyetlerindeki değişimlerin yattığını belirtti. ENFLASYON HEDEFLERİ VE REVİZE GEREKÇELERİ Başkan Karahan, 2026 yılı için belirlenen ara hedefin yüzde 16 düzeyinde korunacağını vurgularken, tahmin aralığındaki yükselişin dezenflasyon sürecindeki teknik ve dışsal faktörlerden kaynaklandığını ifade etti. 2027 yılı için yüzde 9 olan ara hedefin de değiştirilmediğini kaydeden Karahan, 2028 yılı sonu için hedeflenen ara rakamın yüzde 8 olduğunu duyurdu. Sunumda, özellikle kira enflasyonundaki katılaşmanın kırılmaya başladığına dair sinyallerin "kıymetli bir gelişme" olduğu ve bu durumun dezenflasyonun anahtarı niteliği taşıdığı vurgulandı. KÜRESEL RİSKLER VE PARA POLİTİKASI MESAJLARI Ekonomik ajandanın küresel boyutuna değinen Karahan, dış ticaret belirsizliklerinin ve jeopolitik risklerin küresel ekonomiyi baskılamaya devam ettiğini belirtti. ABD Merkez Bankası'nın (Fed) 2026 yılındaki faiz indirim sürecine ilişkin beklentileri değerlendiren Karahan, “Fed’in faiz indirimlerine devam etmesi beklenirken, indirimin zamanlaması ve büyüklüğü belirsizliğini koruyor” ifadelerini kullandı. Bu belirsizliklerin yurt içi piyasalar üzerindeki etkilerinin yakından takip edildiği ve sıkı para politikası duruşunun kararlılıkla sürdürüleceği mesajı verildi. SIKI DURUŞUN SONUÇLARI VE REZERV GÖRÜNÜMÜ 2025 yılında uygulanan para politikasının meyvelerini kademeli olarak topladıklarını ifade eden Karahan, “Geride bıraktığımız 2025 yılında da sıkı para politikamızın sonuçlarını kademeli bir şekilde almaya devam ettik” diyerek sürecin istikrarına dikkat çekti. Bankanın rezerv pozisyonuna dair güncel bilgileri de paylaşan Başkan, brüt rezervlerin 6 Şubat itibarıyla 208 milyar dolar seviyesine yükseldiğini, swap hariç net rezervlerin ise 78 milyar dolara ulaştığını bildirdi. Bu tablo, TCMB'nin dış şoklara karşı tampon mekanizmalarını güçlendirdiğini ortaya koydu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.