#Enflasyon

İLKHABER-Gazetesi - Enflasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enflasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kira zammı artış oranı 2026 Şubat | Şubat ayı kira zammı belli oldu mu? Haber

Kira zammı artış oranı 2026 Şubat | Şubat ayı kira zammı belli oldu mu?

Konut ve iş yeri kiralarını doğrudan etkileyecek Şubat ayı resmi kira artış oranı için takvim netleşti. Milyonların gözü TÜİK'in açıklayacağı kritik veride. Milyonlarca kiracı ve mülk sahibinin bütçe planlamasında belirleyici rol oynayan kira artış oranları için heyecanlı bekleyiş sürüyor. 2026 yılının ikinci ayına girilmesiyle birlikte, bu ay içerisinde kira sözleşmesini yenileyecek olan vatandaşlar, yasal zam tavanını belirleyecek olan enflasyon verilerine kilitlendi. Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde uygulanan ve "12 aylık TÜFE ortalaması" baz alınarak hesaplanan yeni oran, barınma maliyetlerini doğrudan şekillendirecek. TÜİK VERİLERİ İÇİN SAAT VERİLDİ Ekonomi gündeminin ilk sırasında yer alan Ocak ayı enflasyon rakamları, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından kamuoyuyla paylaşılacak. Kurumun resmi takvimine göre, piyasaların merakla beklediği veri 3 Şubat 2026 Salı günü saat 10:00'da duyurulacak. Bu açıklamayla birlikte, Şubat ayında kontrat yenileyecek olan mülk sahiplerinin kiracılarından talep edebileceği maksimum artış oranı da resmiyet kazanacak. Bilindiği üzere, geçtiğimiz ay (Ocak 2026) sözleşme yenileyenler için tavan zam oranı yüzde 34,88 olarak kayıtlara geçmişti. YASAL ZAM SINIRI NASIL BELİRLENİYOR? Kira artışlarında keyfi uygulamaların önüne geçmek amacıyla Türk Borçlar Kanunu’nun 344. maddesi devreye giriyor. Yasaya göre; konut ve çatılı iş yeri kira sözleşmelerinde artış oranı, bir önceki kira yılındaki Tüketici Fiyat Endeksi'nin (TÜFE) on iki aylık ortalamasını geçemiyor. Bu sistem, hem kiracıyı fahiş zamlardan korumayı hem de mülk sahibinin enflasyon karşısında ezilmemesini hedefliyor. ÖRNEK TABLO İLE KİRA HESAPLAMA Şubat ayı için yapılacak zam hesaplamasında, açıklanacak 12 aylık ortalamanın dikkate alınacağı vurgulandı. Tahmini bir senaryo üzerinden hesaplama yapıldığında ortaya çıkan tablo şu şekilde: SENARYO: 12 Aylık TÜFE Ortalamasının %35 olması durumunda; Mevcut Kira: 30.000 TL Uygulanacak Yasal Zam: %35 Artış Tutarı: 10.500 TL Güncel Kira Bedeli: 40.500 TL

Şubat 2026 kira artış oranı ne kadar olacak? Kira artış oranı ne zaman açıklanacak, nasıl hesaplanır? Haber

Şubat 2026 kira artış oranı ne kadar olacak? Kira artış oranı ne zaman açıklanacak, nasıl hesaplanır?

Türkiye genelinde konut ve iş yeri kira sözleşmelerini Şubat ayı içerisinde yenileyecek olan vatandaşlar için yasal zam sınırı netleşiyor. 2024 yılı Temmuz ayı itibarıyla sona eren %25'lik sabit artış sınırının ardından, kira zamları yeniden 12 aylık TÜFE ortalamasına göre belirlenmeye başlanmıştı. Bu kapsamda, Şubat ayında uygulanacak tavan artış oranı, Ocak 2026 enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla birlikte yasal statü kazanacak. ŞUBAT 2026 KİRA ARTIŞ ORANI BEKLENİYOR TÜİK tarafından Ocak ayının başında açıklanan Aralık 2025 verilerine göre, Ocak 2026 dönemi için kira artış tavanı %34,88 olarak belirlenmişti. Bu oran, hem konut hem de çatılı iş yeri sözleşmelerinde mülk sahiplerinin talep edebileceği en yüksek artış miktarını temsil ediyor. Şubat ayı için ise beklentiler, enflasyonun seyri doğrultusunda bu oranın yeniden şekilleneceği yönünde. KİRA ZAMMI NASIL HESAPLANIR? (ÖRNEK TABLO) Kira artış oranları, Türk Borçlar Kanunu’nun 344. maddesi gereği "12 aylık TÜFE ortalamasını" geçemez. Taraflar bu oranın altında bir miktarda anlaşabilir ancak ev sahibi yasal olarak bu sınırın üzerinde bir artış talep edemez. Ocak 2026 verileri üzerinden bir hesaplama örneği şu şekildedir: Kalem Hesaplama Tutarı Mevcut Kira Bedeli 20.000 TL Kira Zam Oranı (Örnek Ocak Verisi) %34,88 Kira Artış Tutarı 6.976 TL Yeni Kira Bedeli 26.976 TL ZAMLI ÖDEMELERDE HUKUKİ UYARI Hukukçular, Şubat ayında sözleşme yenileyecek kiracıların mutlaka banka kanalıyla ödeme yapmalarını ve açıklama kısmına "Şubat 2026 Kira Bedeli ve Artış Farkı" notunu düşmelerini öneriyor. Belirlenen yasal sınırın üzerindeki taleplerin hukuki bir geçerliliği bulunmadığı gibi, eksik veya elden yapılan ödemelerin ilerleyen süreçte tahliye davalarına konu olabileceği vurgulanıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bayrağımıza uzanan o kirli elleri muhakkak bulacak, bunun hesabını o hainlerden mutlaka soracağız Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bayrağımıza uzanan o kirli elleri muhakkak bulacak, bunun hesabını o hainlerden mutlaka soracağız

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, grup toplantılarının ülke, millet ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını diledi. Grup toplantısına katılan partililerin samimiyeti ve coşkusunun 86 milyonun umutlarını çoğalttığını, kendilerinin heyecan, şevk ve azmini artırdığını vurgulayan Erdoğan, "Rabb'im dayanışmamızı daim eylesin, millete hizmet yolculuğumuzda bizlere güç versin, kuvvet versin. Bizleri son nefesimize kadar bu kutlu yoldan ayırmasın." ifadelerini kullandı. Meclis çalışmalarının oldukça yoğun bir tempoda devam ettiğini aktaran Erdoğan, şöyle konuştu: "AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak bizi buraya hak ve hukukunu savunmamız için gönderen aziz milletimizin emanetine sıkı sıkıya sahip çıkıyoruz. Muhalefetin tüm uzlaşmaz, hukuk tanımaz, Meclis İçtüzüğü ile bağdaşmayan tavırlarına rağmen sabırlı ve sağduyulu bir şekilde hareket ediyor, milletimize karşı sorumluluklarımızı layıkıyla ifa etmeye çalışıyoruz. CHP, jet sosyetesinin ne millet ne devlet ne de emeklilerimizle ilgili bir derdinin olmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Bu gerçeği bizim gibi milletimiz de biliyor. Yönettikleri belediyelerdeki emekçilere düzenli aylık ödemeyenlerin, işçiye maaş yerine harçlık verenlerin, kendi personeli görev yaparken, tropikal adalarda keyif çatanların, yolsuzluk, iş bilmezlik ve israf sebebiyle belediyeleri iflasa sürükleyenlerin şov peşinde koştuklarını benim milletim, benim emeklim gayet iyi biliyor. Aynı şekilde milletimiz bizim samimiyetimizi, bizim hüsnüniyetimizi, bizim kendisi için elimizden geleni yaptığımızı da gayet iyi biliyor." "BUGÜN EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞI ASGARİ ÜCRETİN YÜZDE 70'İNİ AŞMIŞTIR" Cumhurbaşkanı Erdoğan, en düşük emekli aylığının artırılmasını da içeren kanun teklifinin Genel Kurul görüşmelerinin başladığını anımsatarak, teklifin yürürlüğe girmesiyle geçen ay 16 bin 881 lira olan en düşük emekli aylığının 20 bin liraya yükseleceğini söyledi. En düşük emekli aylığının AK Parti iktidarından önce 66 lira olduğunu anımsatan Erdoğan, şöyle devam etti: "Dolar bazında söyleyecek olursak yalnızca 40 dolara tekabül ediyordu. Yeni düzenleme sonrasında en düşük emekli aylığı 480 dolara çıkmış olacak. Yine Kasım 2002'de asgari ücret 184 liraydı. Yani en düşük emekli aylığı alan bir vatandaşımız asgari ücretin sadece üçte biri kadar aylık alabiliyordu. Bugün en düşük emekli aylığı asgari ücretin yüzde 70'ini aşmıştır. Bakınız 2002 Kasım ayında 6,6 milyon olan emekli sayımızın yaklaşık üç kat artış ile 17 milyona çıkmasına rağmen bu adımları attık, bu oranlara ulaştık. Bunları söylerken elbette tüm sorunları çözdük, tüm talepleri karşıladık iddiasında değiliz. Kiralar ve hayat pahalılığı başta olmak üzere emeklilerimizin yaşadığı sıkıntıların hepsinin farkındayız. Nitekim bugünlerde kuraları çekilen 500 Bin Sosyal Konut Hamlesi gibi projelerimizde konut arzını artırarak, bu sorunlara çözüm üretmeye gayret ediyoruz." "DEPREM HARCAMALARIMIZ AZALDIKÇA DAHA FAZLA KAYNAK OLACAK" Ömürlerinin önemli bir kısmını ülkeye hizmetle geçirmiş emeklilerin kendilerinin başının tacı, her türlü hizmete ve hürmete ziyadesiyle layık olduğunu dile getiren Erdoğan, emeklilerin taleplerine, beklentilerine ve şikayetlerine hiçbir zaman kulaklarını tıkamadıklarını söyledi. Bir kulaklarının her zaman emeklilerde olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu: "Bütçe imkanlarımız genişledikçe taleplerini yerine getirmeye çalıştık. Türkiye kalkındıkça bundan emeklilerimizin de faydalanmasını sağladık. İnşallah bundan sonra da aynı hassasiyette davranmaya devam edeceğiz. Deprem harcamalarımız azaldıkça elimizde daha fazla kaynak olacak. Enflasyon düştükçe insanımızın alım gücü daha uzun süre korunacak, daha da artacak. Türk ekonomisi hedeflerimize uygun büyüdükçe ortaya çıkan ilave katma değerden herkes istifade edecek. Allah'ın izniyle milletçe yıllardır yaptığımız fedakarlıkların boşa gitmediğini göreceğimiz bir döneme giriyoruz." "BUGÜNE KADAR EMEKLİMİZİ İHMAL ETMEDİK, SAHİPSİZ BIRAKMADIK" Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm dünyayı kasıp kavuran fırtınadan alınlarının akıyla çıkacaklarını belirterek, şöyle devam etti: "Türkiye'yi sadece ekonomide değil, askeri ve diplomatik olarak da çok farklı bir konuma taşıyacağız. Ben emeklilerimizden AK Parti'ye ve Cumhur İttifakı'na güvenmeye devam etmelerini özellikle rica ediyorum. Bugüne kadar emeklimizi ihmal etmedik. Onları sahipsiz bırakmadık. Bundan sonra da asla yalnız bırakmayacağız. Çünkü biz meydanlarda, 'emeklilerimize şunu vereceğiz', 'bunu yapacağız' diye söz verip, bugün işçisine maaş ödeyemeyenlere benzemeyiz. Biz seçim dönemlerinde halkçı ama göreve gelince rantçı olanlara da benzemeyiz. Bizim popülizmle de bukalemun siyasetiyle de işimiz olmaz. Bizim derdimiz var. Bizim ilkelerimiz, prensiplerimiz var. Bizim bu ülkeyle ilgili büyük hayallerimiz var. Türkiye Yüzyılı vizyonumuz var. Unutmayın bizim için menzil önce Mevla'nın sonra milletin takdirindedir. Rabb'im ömür verdikçe, Rabb'im sağlık, sıhhat verdikçe, hayalleri hedeflere, hedefleri gerçeklere dönüştürmek için aralıksız koşturacağız." "BU ÜLKENİN PIRIL PIRIL EVLATLARINI KARAMSARLIĞA SÜRÜKLEMEK İSTEYENLERE FIRSAT VERMEYECEĞİZ" AK Parti Grubu olarak, İttifak ortaklarıyla her alanda olduğu gibi Meclis çalışmalarında da öncü, örnek, lokomotif kadro olacaklarını ifade eden Erdoğan, "İstisnasız tüm milletvekillerimizden, komisyon ve Genel Kurul çalışmalarına katılım noktasında azami özeni göstermelerini bekliyorum." diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkede, bölgede ve dünya genelinde birbirinden önemli gelişmelere şahit oldukları iki haftayı daha geride bıraktıklarını söyledi. Suriye'den İran'a, Yemen'den Kuzey Avrupa'ya uzanan geniş bir alanda dikkatle takip etmeleri gereken olayların cereyan ettiğine dikkati çeken Erdoğan, bu konuda kapsamlı değerlendirmeye geçmeden önceki günlerde gençlere verdikleri iki müjdeyi hatırlatmak istediğini ifade etti. Bu müjdelerden ilkinin kredi ve burs oranlarında yaptıkları artışlar olduğunu anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "2002 yılında üniversite öğrencilerine ödenen burs ve kredi tutarı 45 liraydı. Bu ödemeler hem çok geç başlıyor hem de öğrenciye 3 ayda bir veriliyordu. Biz zaman içerisinde hem ödemeleri aydan aya yapmaya başladık hem de burs ve kredi miktarını sürekli iyileştirdik. Sadece geçen yıl, burs ve kredi desteği olarak üniversite öğrencilerimize 34 milyar 14 milyon lira ödeme yaptık. 2026 yılında kredi ve burslarda geçen seneye kıyasla yüzde 33 oranında artışa gittik. Böylece burs ve kredi rakamını lisans öğrencilerimizde 4 bin, yüksek lisans öğrencilerimizde 8 bin, doktora öğrencilerimizde 12 bin liraya yükselttik. Bir kez daha gençlerimize ve ailelerine hayırlı uğurlu olsun diyorum." Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir diğer müjdelerinin ise Gençliğin Üretim Çağı (GÜÇ) Programı olduğunu anımsattı. Gelecek 3 yılda 3 milyondan fazla genci istihdama kazandıracak 445 milyar liralık devasa bir kaynağı bu programa tahsis edeceklerini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti: "Böylece öğrencilerimizin erken yaşta nitelikli iş deneyimi kazanacağı, meslek liselerimizde okuyan gençlerimizin daha mezun olmadan güvenilir kanallarda iş hayatına yönlendirileceği, eğitim ve istihdam dışı gençlerimizin yeniden sisteme dahil edileceği, yeni mezunlarımızın ilk iş tecrübesinin risk olmaktan çıkacağı bir sistemi gençlerimizin istifadesine sunmuş olacağız. Bizim farkımız bu. Biz gençlerin yanında oluruz, onlara destek oluruz, hayat mücadelesinde gençlerimizin ellerinden tutarız. Ana muhalefet ve yoldaşları ise gençleri istismar eder, eylemlerde paravan olarak kullanır, işleri bitince de bir peçete gibi buruşturup bir tarafa atar. Bunu 27 Mayıs öncesinde rahmetli Menderes'e karşı yaptılar. Bunu 1970'lerde askeri müdahaleye ortam hazırlamak için yaptılar. Bunu 28 Şubat'ta gençlerimizi yasaklara mahkum ederek yaptılar. Bunu Gezi olaylarında gençleri kışkırtarak, gençleri kullanarak yaptılar. Bunu, en son belediyeleri ahtapot misali saran suç örgütünü adalete hesap vermekten kaçırmak için yaptılar. Yarın siyasi ikballeri uğruna yine gençleri kullanmaktan, şahsi kariyer basamaklarını gençlerin omuzuna basarak çıkmaktan emin olun hiç çekinmezler ama biz bunlara fırsat vermeyeceğiz. Bu ülkenin pırıl pırıl evlatlarını karamsarlığa, umutsuzluğa sürüklemek isteyenlere fırsat vermeyeceğiz. Hem yeni kredi ve burs miktarlarımızın hem de GÜÇ Programı'nın gençlere hayırlı olmasını temenni ediyorum." SURİYE'DEKİ GELİŞMELER Cumhurbaşkanı Erdoğan, komşu Suriye'nin 8 Aralık devriminin ardından ülkede birliği sağlamak adına yoğun bir mücadele verdiğini hatırlattı. "Suriye'nin kuzeyi ve doğusundaki toprakları işgal eden, adına SDG denilen yapı" ile geçen yıl 10 Mart'ta bir mutabakat imzalandığını belirten Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bu mutabakata göre, SDG silahlarını bırakacak ve işgal ettiği yerleri Suriye hükümetine teslim edecek, böylece ülkenin birliği, bütünlüğü temin edilmiş olacaktı. SDG, bu entegrasyon için belirlenen takvim içerisinde olumlu hiçbir adım atmadı. SDG adlı yapı, mutabakata uymadığı gibi işgal ettiği topraklarda sivillere baskı yapmayı, bu topraklar dışında da sivil ve askeri hedeflere saldırmayı sürdürdü. Mutabakatın uygulanmasına yönelik Aralık ayında SDG yöneticileri ile Şam hükümeti arasında yapılan müzakereler maalesef olumsuz sonuçlandı. Bunun da sebebi açık konuşmak gerekirse, SDG denilen yapının uzlaşmaz, ayak sürüyen, sürekli el yükselten, zamana oynayan tutumuydu. Biz bu süreçte ilgili kurumlarımız vasıtasıyla tüm taraflara gerekli telkinlerde bulunduk. Düğümün çözülmesi, böylece krizin sıcak çatışmaya dönüşmemesi için her türlü gayreti gösterdik. Başka aktörler de devreye girdi, 10 Mart Mutabakatı'nın uygulanması için gerekli tavsiyeleri yaptı. Ancak SDG denilen yapının maksimalist tavrında herhangi bir değişiklik olmadı." Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu arka plan temelinde Suriye ordusunun ocak ayının ikinci haftasında güvenlik kuvvetlerine yönelik saldırılar akabinde son derece haklı ve meşru biçimde önce Halep içindeki mahallelere, ardından Fırat'ın batısındaki topraklara operasyonlar düzenlediğini ifade etti. Son bir hafta içinde de Halep'teki mahallelerin yanı sıra Fırat'ın doğusundaki toprakların Suriye ordusu tarafından illegal silahlı unsurlardan temizlendiğini söyleyen Erdoğan, "Şunu bir kez daha hatırlatmak isterim: Türkiye olarak en başından itibaren toprak bütünlüğü korunmuş, siyasi birliği haiz, tek bir Suriye Devleti'nin varlığını en güçlü şekilde savunduk. Türkiye'nin güney sınırlarında ülkemizin güvenliğine tehdit oluşturacak ayrılıkçı bir yapıya rıza göstermeyeceğimizi de defalarca ilan ettik." dedi. "BAYRAĞIMIZA UZANAN O KİRLİ ELLERİ MUHAKKAK BULACAK, BUNUN HESABINI O HAİNLERDEN MUTLAKA SORACAĞIZ" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bayrağımıza uzanan o kirli elleri muhakkak bulacak, bunun hesabını o hainlerden mutlaka soracağız. Milli Savunma ve Adalet bakanlıklarımız gerekil tahkikatları başlatmıştır. Soruşturmalar neticesinde ihmali veya kusuru olan kim varsa onlarla ilgili gereken yapılacaktır." dedi. Erdoğan, Suriye Devleti'nin ve Suriye Ordusu'nun tüm etnik kökenlerin, inançların, mezheplerin yan yana yaşadığı birleşik, tek bağımsız Suriye inşa etme mücadelesini, komşuları ve kardeşleri olarak yürekten desteklediklerini belirtti. Son haftalardaki başarılı operasyonlarından dolayı Suriye Hükümeti'ni, Suriye Ordusu'nu, Suriye halkını tebrik ettiğini kaydeden Erdoğan, şehit olanlara Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifa diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Dün varılan ateşkes anlaşmasından büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Temennimiz daha fazla kan akmadan artık bu meselenin kalıcı biçimde çözülmesi, Suriye'nin kuzeyindeki belli alanlara sıkışmış terör örgütünün silah bırakması, tasfiye olması, daha fazla çatışmaya mahal verilmemesidir. Terör örgütünün sıkıştığı bölgelerde varlığını devam ettirebilmesi zaten mümkün değildir. Bu aşamadan sonra provokasyonlara başvurmanın, intihar anlamına geleceği çok çok açıktır. Terör örgütünün zorla silah altına aldığı çocuk yaştaki militanlarıyla, baskı ve şiddet uygulayarak sahaya sürdüğü sivil insanlarla dün Nusaybin-Kamışlı sınırında yaptığı gibi şanlı bayrağımıza alçakça saldırmak suretiyle burada bir netice alma imkanı kalmamıştır." Dün varılan anlaşmaya riayet edilerek silahları bırakmanın, meseleyi suhuletle çözmenin yegane çıkış yolu olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Bayrağımıza uzanan o kirli elleri muhakkak bulacak, bunun hesabını o hainlerden mutlaka soracağız. Milli Savunma ve Adalet bakanlıklarımız gerekil tahkikatları başlatmıştır. Soruşturmalar neticesinde ihmali veya kusuru olan kim varsa onlarla ilgili gereken yapılacaktır." ifadelerini kullandı. Suriye'de yaşananları yakından takip ettiklerini aktaran Erdoğan, Türkiye'ye yönelik mevcut risklerin bertaraf edilmesi, yeni tehditlerin engellenmesi, Suriye'de barışın ve istikrarın süratle sağlanması için hassas süreç yürüttüklerini vurguladı. "Suriye'deki Kürtler bizim öz ve öz kardeşlerimizdir." diyen Erdoğan, Suriye'deki Kürtlerin önceki zalim rejim altında ne tür baskılara maruz kaldığını, kardeşleri olarak en iyi kendilerinin bildiğini dile getirdi. Daha önceki rejim sürecinde Suriye'deki Kürtlerin varlıklarının tanınmadığını, vatandaş kabul edilmediklerini, kimlik dahi verilmediğini, ana dilleriyle konuşmalarına, kültür ve gelenekleriyle yaşamalarına müsaade edilmediğini anlatan Erdoğan, Başbakanlığı döneminden itibaren yaptığı tüm görüşmelerde bu adaletsizlikleri dile getirdiğini belirtti. Suriye'deki Kürtlerin haklarını ısrarlı şekilde gündeme taşıdığını vurgulayan Erdoğan, "Kürtlere temel haklarının teslim edilmesi gerektiğini her fırsatta vurguladık. Kimse bunları ağzına dahi almazken, Suriye'deki Kürtlerin hakkını kimse konuşmazken biz bunları açık açık muhataplarımıza ifade ettik." dedi. "TERÖR ÖRGÜTÜ, KANI, ÇATIŞMAYI, ÖLMEYİ VE ÖLDÜRMEYİ TERCİH ETMİŞTİR" Görünenden, bilinenden çok daha fazlasını yaptıklarını dile getiren Erdoğan, eski rejimle ipler kopmadan önce gerçekleştirilen tüm görüşmelerde Suriyeli Kürtlerin haklarının gündemlerinin ilk sırasında olmaya devam ettiğini aktardı. Erdoğan, bu meseleye asla çıkar odaklı değil, her zaman insani pencereden, kardeşlik zaviyesinden baktıklarının altını çizdi. Suriye konusunda yapılanların anlatıldığı video gösteriminin ardından konuşmasına devam eden Erdoğan, ilk günden beri Suriye'ye belirttikleri nazarla yaklaştıklarını, Suriye halkının haklı mücadelesinin yanında olduklarını, en zor günlerinde Suriyelilere kucak açtıklarını, "ensar" bilinciyle Suriyeli muhacirlere kol kanat gerdiklerini söyledi. Erdoğan, Suriye'de iç savaşın başlamasının ardından Kürtlerin terör örgütünün baskısına maruz kaldığına işaret etti. Suriye'deki Kürt çocuklarının ve Kürt gençlerinin, terör örgütünün heva ve hevesi uğruna çatışmalara sürüldüğünü, ellerine silah tutuşturulup ölüme gönderildiğini anlatan Erdoğan, bu gençlerin canlarını yitirdiğini belirtti. Kürt halkına, inançlarına uymayan örf, adet, geleneklerine uyamayan yaşam tarzı dayatıldığını ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti: "Yine bu süreçte DEAŞ'lı caniler, Suriye muhalefetinin yanı sıra Kürt kardeşlerimizi hedef aldı, onları da katletti. Şurası da önemlidir, yeni Suriye Hükümeti devrimden sonra ülkedeki diğer tüm dini ve etnik gruplar gibi Suriyeli Kürtlere de kucak açmış, samimi bir entegrasyon için çok yapıcı tavır almıştır. Suriye Devlet Başkanı Sayın Ahmed Şara, yayımladığı kararnamelerle Suriye'deki Kürtlerin var olma haklarını, dil ve kültürlerini yaşatma haklarını, Suriye yönetimine katılma haklarını teslim etmiştir. 16 Ocak'ta açıklanan deklerasyon, Suriye'deki Kürt kardeşlerimizin, Suriye Devleti'ne eşit ve adil katılımını esas alan tarihi nitelikte bir irade beyanıdır. Tüm bu olumlu adımlara, olumlu yaklaşımlara rağmen terör örgütü, Kürtlerin refahı ve huzuru yerine maalesef kanı, çatışmayı, ölmeyi ve öldürmeyi tercih etmiştir. Masum Kürt çocuklarının kanı üzerinden kendi ikbalini korumak, buna yönelik çıkar odaklı bir istikameti seçmiştir. Biz her zaman şunu ifade ettik, bizim hiçbir ülkenin topraklarında gözümüz yok. Hiçbir ülkenin iç işlerine karışmayız ama ülkemizin çıkarlarına halel gelmesine de izin vermeyiz." "TERÖR ÖRGÜTÜ AYRIDIR, BENİM KÜRT KARDEŞLERİM AYRIDIR" "Terör örgütü ayrıdır, benim Kürt kardeşlerim ayrıdır. Kimse, ister burada, ister orada olsun benim Kürt kardeşimin iradesini ipotek altına alamaz. Tam entegrasyonun sağlanmasıyla orada da yeni bir dönem başlayacak. Suriye'nin istikrara kavuşması en çok Suriye Kürtlerini rahatlatacak" "Türkiye Cumhuriyeti buradayken, bu devlet hamdolsun dimdik ayaktayken kimsenin başka hami aramasına, başka dostlar, ortaklar peşinde koşmasına gerek yoktur" "AK Parti varsa Cumhur İttifakı güçlüyse biz evelallah Kürt kardeşlerimize haksızlık yapılmasına, onların zarar görmesine asla izin vermeyiz. Türkler, Kürtler, Araplar tarihte olduğu gibi birleşerek bölgemizin sorunlarını birlikte çözecektir. Bizim tek ve ortak bir şemsiyemiz, İslam kardeşliğidir. İçeriden ve dışarıdan körüklenen hiçbir fitne girişimine prim vermeden, hiçbir tahrike kapılmadan soğukkanlılığımızı daima muhafaza edeceğiz" "Küresel, bölgesel gelişmeler bağlamında kritik günler yaşıyoruz. Küçük bir hatanın, dikkatsizliğin ciddi sonuçlar doğuracağı adeta bir Sırat'tan geçiyoruz. Bu hassas günlerde herkesi, siyasetçileri ve basın mensuplarını sorumlu davranmaya davet ediyorum. Sosyal medyadaki nefret iklimine herkes dikkat etmeli" TRUMP İLE GÖRÜŞME Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sayın Trump'la verimli bir telefon görüşmesi gerçekleştirdik. DEAŞ'la ortak mücadele dahil Suriye'nin güvenliğine katkı yapacak birçok konuyu istişare ettik." dedi.

EMEKLİ MAAŞ ZAMMI VE OCAK 2026 ÖDEME TAKVİMİ BELLİ OLDU Haber

EMEKLİ MAAŞ ZAMMI VE OCAK 2026 ÖDEME TAKVİMİ BELLİ OLDU

TÜİK’in Aralık ayı enflasyon verilerini açıklamasıyla birlikte 2026’nın ilk 6 ayında geçerli olacak emekli maaş zam oranları kesinleşti. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı emeklilerinin ocak ayında alacağı zamlı maaşlar ile fark ödemelerinin takvimi netleşti. En düşük emekli aylığı 16.881 TL’den 18.938,77 TL’ye yükselirken; tahsis numarasına göre ödemelerin hangi gün yapılacağı da açıklandı. Vatandaşlar özellikle “Zamlı emekli maaşı ne zaman yatacak?” ve “Maaş farkı ocakta ödenecek mi?” sorularını merak ediyor. EMEKLİ MAAŞ ZAMMI 2026 OCAK DÖNEMİ: ORANLAR VE YENİ TUTARLAR TÜİK verilerine göre Aralık ayı enflasyonu yüzde 0,89, yıllık enflasyon ise yüzde 30,89 olarak açıklandı. Temmuz-Aralık dönemine ilişkin 6 aylık enflasyon farkı yüzde 12,19 oldu. Böylece SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin 2026 Ocak zam oranı kesinleşti. En düşük emekli aylığı: 16.881 TL → 18.938,77 TL Memur ve memur emeklisi: Yüzde 18,6 zam + 1000 TL seyyanen artış En düşük memur emeklisi maaşı 22.671 TL → 27.772 TL ZAMLI EMEKLİ MAAŞI NE ZAMAN YATACAK? Zamlı maaşların ödenebilmesi için düzenlemenin Meclis’ten geçerek Resmi Gazete’de yayımlanması gerekiyor. Yasal süreç tamamlandığında zamlı tutarlar Ocak ayı ödeme günlerinde hesaplara aktarılacak. Emekli maaş farklarının da Ocak ayında yatırılması bekleniyor. 4A (SSK) EMEKLİ MAAŞI ÖDEME GÜNLERİ — TAHSiS NUMARASINA GÖRE Son rakam 9 → Ayın 17’si Son rakam 7 → Ayın 18’i Son rakam 5 → Ayın 19’u Son rakam 3 → Ayın 20’si Son rakam 1 → Ayın 21’i Son rakam 8 → Ayın 22’si Son rakam 6 → Ayın 23’ü Son rakam 4 → Ayın 24’ü Son rakam 2 → Ayın 25’i Son rakam 0 → Ayın 26’sı 4B (BAĞ-KUR) EMEKLİ AYLIĞI ÖDEME TAKVİMİ Son iki rakam 5 – 7 – 9 → Ayın 25’i Son iki rakam 3 – 1 → Ayın 26’sı Son iki rakam 4 – 6 – 8 → Ayın 27’si Son iki rakam 0 – 2 → Ayın 28’i (son ödeme günü) 2026 OCAK – YENİ EMEKLİ MAAŞI HESAPLAMA TABLOSU (ÖRNEK) Önceki Maaş Zam Oranı Yeni Maaş 16.000 TL %12,19 17.950 TL 16.500 TL %12,19 18.508 TL 17.000 TL %12,19 19.067 TL 17.500 TL %12,19 19.626 TL 18.000 TL %12,19 20.185 TL 16.881 TL (en düşük) %12,19 18.938,77 TL

Akademisyen maaş zammı belli oldu: 2026 Ocak profesör ve araştırma görevlisi maaşları güncellendi Haber

Akademisyen maaş zammı belli oldu: 2026 Ocak profesör ve araştırma görevlisi maaşları güncellendi

Türkiye genelindeki akademik personelin merakla beklediği 2026 Ocak ayı zamlı akademisyen maaşları açıklandı. TÜİK’in Aralık enflasyonunu duyurmasıyla birlikte netleşen enflasyon farkı ve toplu sözleşme zammı, araştırma görevlilerinden profesörlere kadar tüm akademik unvanlara yapılacak maaş düzenlemelerini belirledi. Son verilere göre memurların enflasyon farkı yüzde 6,85 olurken, yüzde 11’lik toplu sözleşme artışıyla birlikte toplam zam oranı yüzde 18,60’a ulaştı. 2026 Ocak zammı kapsamında tüm akademik personelin maaşları yeniden hesaplandı. Üniversitelerde görev yapan öğretim üyeleri ve araştırma görevlilerinin maaşları, 6 aylık enflasyon farkı ve toplu sözleşme zammının eklenmesiyle güncellenmiş oldu. TÜİK’in açıkladığı verilere göre yıllık enflasyon oranı yüzde 30,89 olarak gerçekleşti. Aralık ayı enflasyonu ise yüzde 0,89 oldu. Bu veriler, memur ve akademisyen maaşlarında uygulanacak zam oranını doğrudan belirledi. Yeni Akademisyen Maaşları (Ocak 2026) Araştırma Görevlisi (7/1): Temmuz 2025: 73.792 TL Ocak 2026: 75.804 TL Profesör (1/4): Temmuz 2025: 111.348 TL Ocak 2026: 132.058 TL Toplu sözleşme kapsamında tüm memurlara uygulanacak ek 1.000 TL ödeme de maaşlara dahil edilecek. Böylece pek çok akademisyenin toplam maaşı bu rakamların üzerine çıkacak. 2026 Memur Zam Oranı Netleşti Aralık ayı enflasyonunun açıklanmasıyla memur enflasyon farkı %6,85, toplu sözleşme zammı ise %11 olarak belirlendi. Böylece tüm memurlar için Ocak 2026 zam oranı %18,60 olarak uygulanacak. Akademik Kadrolarda Geniş Etki Alanı Maaş düzenlemesi, araştırma görevlilerinden öğretim görevlilerine, doçentlerden profesörlere kadar tüm kadroları kapsıyor. Yükseköğretim kurumlarında görev yapan akademik personelin alım gücünü korumayı hedefleyen bu düzenleme, Ocak ayı itibarıyla yürürlüğe girecek.

En düşük emekli maaşı ne kadar oldu? Zam oranı netleşti Haber

En düşük emekli maaşı ne kadar oldu? Zam oranı netleşti

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), yılın son verisini paylaşarak milyonların beklediği oranı kesinleştirdi. Aralık ayında yüzde 0,89 artış gösteren enflasyon verisiyle birlikte, 2025 yılının ikinci yarısını kapsayan altı aylık fark kümülatif olarak yüzde 12,18 seviyesinde gerçekleşti. Yasalar gereği her yıl ocak ve temmuz aylarında enflasyon oranında zam alan SSK ve Bağ-Kur emeklileri için bu oran, kök maaşlara doğrudan yansıtılacak. Ancak asıl merak edilen konu taban aylıkların durumu oldu. EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI KAÇ TL OLACAK? Verilerin açıklanmasıyla birlikte hesaplamalar yeniden yapıldı. Halihazırda 16 bin 881 TL olarak uygulanan en düşük emekli aylığına, kesinleşen yüzde 12,18'lik enflasyon farkı eklendiğinde yeni rakam 18 bin 937 TL seviyesine ulaşıyor. Ancak bu artışın hayata geçebilmesi için sadece enflasyon verisi yeterli olmuyor. Kök aylığı bu tutarın altında kalan emeklilerin yeni taban fiyattan yararlanabilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) yasal bir düzenleme yaparak "meclis dokunuşu" ile rakamı resmileştirmesi gerekiyor. ZAMLI MAAŞLAR NE ZAMAN YATACAK? Sürecin işleyişi hakkında gözler Ankara'ya çevrildi. Meclis'teki yasa çalışmalarının hızla tamamlanması ve zamlı maaşların ocak ayı ödeme takvimine yetiştirilmesi hedefleniyor. Yasal düzenlemenin maaş günlerine yetişmemesi senaryosunda ise hak sahipleri mağdur edilmeyecek; oluşan maaş farkları hesaplanarak ilerleyen günlerde geriye dönük olarak hesaplara yatırılacak.

Bedelli askerlik ücreti 2026: Bedelli askerlikte yeni zamlı tutar ne kadar oldu? Haber

Bedelli askerlik ücreti 2026: Bedelli askerlikte yeni zamlı tutar ne kadar oldu?

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 5 Ocak'ta açıkladığı aralık ayı enflasyon verileri, askerlik görevini bedelli olarak ifa etmek isteyen binlerce genci yakından ilgilendiren mali tabloyu ortaya çıkardı. Açıklanan verilere göre Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), aralık ayında yüzde 0,89, yıllık bazda ise yüzde 30,89 olarak kayıtlara geçti. Bu oranlar, memur maaş katsayısını belirlediği için bedelli askerlik ücretindeki artışın da temel referans noktası oldu. Yapılan hesaplamalarla birlikte 2026 yılının ocak-haziran döneminde geçerli olacak yeni tarife şekillendi. 2026 BEDELLİ ASKERLİK ÜCRETİ NE KADAR? Geride bıraktığımız 2025 yılının ikinci yarısında (Temmuz-aralık) 280 bin 850 lira 64 kuruş olarak uygulanan bedelli askerlik tutarı, yeni yılla birlikte zamlandı. Altı aylık enflasyon farkı ve memur zammı verilerinin formüle edilmesiyle birlikte yeni ücret 333 bin 088 TL olarak belirlendi. Daha önceki beş aylık veriler ışığında yapılan tahminlerde rakamın 330 bin TL civarında olması beklenirken, aralık verisinin eklenmesiyle nihai tutar netlik kazanmış oldu. BAŞVURU SÜRECİ VE RESMİ İŞLEMLER NASIL OLUYOR? Yükümlüler için yeni ücret tarifesi, Milli Savunma Bakanlığı'nın yayımlayacağı genelge ile resmen yürürlüğe girecek. Başvuru yapmak isteyen adaylar, e-Devlet kapısı üzerinden veya askerlik şubelerine şahsen müracaat ederek işlemlerini başlatabilecek. Ödeme süreci ise başvuru şartlarının sağlanmasının ardından, Ziraat Bankası, VakıfBank, Halkbank gibi kamu bankaları veya defterdarlıklar aracılığıyla gerçekleştirilecek. Yeni rakamın yürürlüğe girmesiyle birlikte ocak ayından haziran sonuna kadar bu tarife geçerli olacak.

2026 Ocak ayı kira artış oranı belli oldu: Kira zammı hesaplama örnekleri Haber

2026 Ocak ayı kira artış oranı belli oldu: Kira zammı hesaplama örnekleri

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Aralık ayı TÜFE verilerini duyurmasının ardından, Ocak 2026 kira artış oranı da kesinleşti. Yıllık enflasyon yüzde 30,89 olurken, kira artışında esas alınan 12 aylık TÜFE ortalaması yüzde 34,88 olarak açıklandı. Böylece ocak ayında kira sözleşmesini yenileyecek kiracılar ve mülk sahipleri için uygulanacak azami zam oranı da netleşmiş oldu. TÜFE, 2025 Aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 0,89 artış gösterdi. Yıllık bazda ise enflasyon yüzde 30,89 olarak kaydedildi. Mevzuat gereği kira artış oranları, TÜİK’in açıkladığı 12 aylık TÜFE ortalaması üzerinden hesaplandığı için Ocak 2026 kira zam oranı yüzde 34,88 olarak belirlendi. Bu oran hem konut hem de iş yeri kira sözleşmelerinde geçerli olacak. Kiracılar ve ev sahipleri, yasal olarak kira artışını en fazla bu oran üzerinden yapabilecek. Öte yandan, bir önceki ayda açıklanan kira artış oranı da benzer seviyelerdeydi. 2025 Aralık döneminde kira tavan zam oranı yüzde 35,91 olarak uygulanmıştı. 2026 Ocak Ayı Kira Artış Oranı: %34,88 12 aylık TÜFE ortalaması → %34,88 Bu oran kira sözleşmesi yenilenecek tüm konut ve iş yerlerinde üst sınır olarak uygulanacak. Kira Zammı Hesaplama Örnekleri (Ocak 2026) 1) Mevcut Kira: 20.000 TL Artış Oranı: %34,88 Zam Tutarı: 6.976 TL Yeni Aylık Kira: 26.976 TL Yeni Yıllık Kira: 323.712 TL 2) Mevcut Kira: 25.000 TL Artış Oranı: %34,88 Zam Tutarı: 8.720 TL Yeni Aylık Kira: 33.720 TL Yeni Yıllık Kira: 404.640 TL 3) Mevcut Kira: 30.000 TL Artış Oranı: %34,88 Zam Tutarı: 10.464 TL Yeni Aylık Kira: 40.464 TL Yeni Yıllık Kira: 485.568 TL

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.