#Ersin Tatar

İLKHABER-Gazetesi - Ersin Tatar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ersin Tatar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ersin Tatar: Doğu Akdeniz'de hak ve menfaatler önceliğimizdir Haber

Ersin Tatar: Doğu Akdeniz'de hak ve menfaatler önceliğimizdir

Mersin'in Tarsus ilçesinde bulunan özel bir üniversitede, Doğu Akdeniz Deniz Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen 'Doğu Akdeniz ve Kıbrıs Konferansı' kapsamlı bir katılımla gerçekleştirildi. Akademisyenlerin ve strateji uzmanlarının bir araya geldiği organizasyonun onur konuğu olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) eski Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, bölgedeki güncel gelişmelere dair kritik açıklamalarda bulundu. Tatar, Doğu Akdeniz havzasındaki enerji kaynaklarından deniz yetki alanlarına kadar geniş bir yelpazede değerlendirmelerini paylaştı. DOĞU AKDENİZ'DE STRATEJİK ÖNCELİKLER VE ENERJİ Bölgedeki enerji kaynaklarının ve deniz yetki alanlarının paylaşımı konusuna değinen Ersin Tatar, bu süreçlerin Kıbrıs Türk halkı üzerindeki doğrudan etkilerine dikkat çekti. Mevcut dengelerin uluslararası hukuk normları çerçevesinde şekillenmesi gerektiğini ifade eden Tatar, "Kıbrıs Türk halkının hak ve menfaatlerinin korunması önceliğimizdir" diyerek kararlılık mesajı verdi. Bölgedeki her türlü siyasi ve ekonomik hareketliliğin Lefkoşa yönetimi tarafından titizlikle takip edildiğini belirten Tatar, hak ihlallerine karşı durulacağının altını çizdi. DENİZ HUKUKU VE BÖLGESEL GÜVENLİK ANALİZİ Konferansın bilimsel oturumlarında uzman isimler, Doğu Akdeniz'deki yetki alanı tartışmalarını ve bölgesel güvenlik mimarisini farklı perspektiflerden ele aldı. Deniz hukukuna ilişkin teknik detayların konuşulduğu panellerde, Doğu Akdeniz'in sadece bir enerji havzası değil, aynı zamanda küresel jeopolitiğin kilit noktalarından biri olduğu ifade edildi. Akademik çevreler ve politika yapıcılar için önemli bir veri tabanı oluşturan etkinlikte, Türkiye ve KKTC'nin bölgedeki ortak stratejisinin önemi üzerinde duruldu. Ersin Tatar, konuşmasının devamında Doğu Akdeniz'deki meselelerin taraflar arasında adil bir şekilde çözüme kavuşturulması çağrısında bulundu. Kıbrıs Türk tarafının diplomatik ve hukuki haklarından taviz vermeyeceğini vurgulayan Tatar, bölgedeki istikrarın ancak hakkaniyetli bir paylaşımla mümkün olabileceğini kaydetti. Program, katılımcıların karşılıklı fikir alışverişleri ve bölge güvenliğine dair hazırlanan raporların sunumuyla sona erdi.

Mersin’de Vahap Seçer’den Ersin Tatar’a: Kıbrıs davasını siyaset üstü görüyoruz Haber

Mersin’de Vahap Seçer’den Ersin Tatar’a: Kıbrıs davasını siyaset üstü görüyoruz

Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki ilişkilerin yerel yönetimler düzeyinde ele alındığı bir görüşme Mersin'de gerçekleşti. Bir dizi temaslarda bulunmak üzere kente gelen KKTC'nin 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve beraberindeki heyet, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile bir araya geldi. SİYASET ÜSTÜ BİR DAVA Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Seçer, Kıbrıs'ın hem coğrafi hem de duygusal açıdan Mersin'e olan yakınlığına dikkat çekti. Seçer, 1974 yılındaki sürece ve dönemin liderlerine atıfta bulunarak, Kıbrıs davası konusundaki duruşlarını şu sözlerle ifade etti: "Orada kardeşlerimizin yaşadığı gerçeği, bizim her zaman belleğimizde ve kalbimizdedir. 1974 yılında rahmetli Ecevit ve Erbakan’ın ortaya koyduğu kararlı duruş ve Ecevit’in ‘Kıbrıs’a Türk askerinin barış için gitmesi sadece Türkler için değil, Rumlar için de barış anlamına gelir’ sözü çocukluk yıllarımdan bu yana dimağıma kazınmıştır" EŞİT HAKLAR VE TANINMA VURGUSU Kıbrıs Türklerinin verdiği bağımsızlık mücadelesine değinen Seçer, adadaki çözüm beklentilerini ve KKTC'nin uluslararası alandaki konumuyla ilgili düşüncelerini paylaştı. Seçer konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "Biz; adada her açıdan eşit haklara sahip, Kıbrıs’ın kaynaklarını hakça kullanabilen iki toplumlu bir yapının oluşmasını, Kıbrıs Türklerinin dünyada saygı görmesini ve KKTC’nin tanınmasını arzu ediyoruz. Bizler siyasi kimlikler taşısak da Kıbrıs davasını her zaman siyaset üstü görürüz. Kıbrıs bizim için bir değerdir, kutsaldır. Kıbrıs halkı bizim için kardeş bir halktır. Kıbrıs’ın ve Kıbrıslı Türklerin her zaman yanında olmaya devam edeceğiz" GEÇMİŞTEN GELECEĞE BAĞLAR Mersin ile KKTC arasındaki tarihi bağlara vurgu yapan Ersin Tatar, bu ilişkilerin gelecek nesillere aktarılmasının önemine işaret etti. Tatar, ziyaret sırasındaki konuşmasında şunları söyledi: "İletişim çağında geçmişimizi unutmadan, doğru zeminde ilerleyebilmek ve bu bağları genç nesillere aktarmak hepimizin görevidir. Ben de barış, huzur ve haklarımızın korunması için verilen mücadelenin yanındayım" STRATEJİK İŞ BİRLİĞİ Kıbrıs Adası'nın Mersin'e olan 60 kilometrelik yakınlığını hatırlatan Tatar, su temini, enerji, ticaret ve ekonomi gibi alanlarda güçlü bir iş birliği potansiyeli bulunduğunu belirtti. Tatar sözlerini şöyle tamamladı: "Mersin ile KKTC arasında maneviyat, kültür, ekonomi ve ticaret başta olmak üzere her alandaki iş birliklerinin artarak sürmesini temenni ediyorum"

Tatar ABD'nin İran'daki nükleer tesislere yönelik saldırısını kınadı: “Benim olabilir ama senin olamaz” Haber

Tatar ABD'nin İran'daki nükleer tesislere yönelik saldırısını kınadı: “Benim olabilir ama senin olamaz”

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, ABD'nin İran’daki nükleer tesislere yönelik saldırısına ilişkin sert açıklamalarda bulundu. Tatar, yapılan saldırının uluslararası adaletin ne kadar zayıf olduğunu gösterdiğini ve dünya kamuoyunun sessizliğinin ise endişe verici olduğunu dile getirdi. ABD'nin “benim olabilir ama senin olamaz” yaklaşımıyla hareket ettiğini belirten Tatar, bu kibirli tutumun dünyanın felakete sürüklenmesine neden olduğunu vurguladı. “Bu zihniyet, dünyayı üçüncü dünya savaşının eşiğine getirmiştir” diyen Tatar, diplomasi çağrısında bulundu. “Güçlünün haklı olduğu bir dünyadayız” Tatar, Gazze’de yaşanan insanlık dramına da atıfta bulunarak Batı dünyasının kınamaların ötesine geçemediğini belirtti. “Güçlünün haklı olduğu bir dünyada yaşadığımızı unutmamamız gerekiyor. Bunu Gazze’de Filistinlilerin yaşadıklarıyla çok acı şekilde görüyoruz” ifadelerini kullandı. “Güney komşumuz da İsrail’den farksız” Kıbrıs Türk halkının, Güney Kıbrıs’tan gelen tehditlerle uzun süredir karşı karşıya olduğunu hatırlatan Tatar, “Güney komşumuz da İsrail’den farklı değildir. Bizi bu adada azınlık olarak gören ve ilk fırsatta yok etmeye çalışan bir anlayışla karşı karşıyayız” şeklinde konuştu. “Zehirli elmayı kabul etmeyeceğiz” Tatar, uluslararası adaletin tarafsızlığına güvenmenin tehlikelerine dikkat çekerek, “Dünyanın adaletine bel bağlayıp kendimizi teslim edersek, bize sunulan zehirli elmayı kabul etmiş oluruz” uyarısında bulundu. Kıbrıs Türk halkının kendi iradesiyle yoluna devam etmesi gerektiğini vurguladı. “Geleceğimizi kendi ellerimizle yazacağız” Cumhurbaşkanı Tatar, son olarak Kıbrıs Türk halkının kendi kaderini belirleme hakkına sahip olduğunu hatırlatarak, “Geleceğimizi başkalarının tasarımlarıyla değil, kendi ellerimizle ve ortak irademizle şekillendireceğiz. Gerçek huzur ve güven ancak bu şekilde sağlanabilir” dedi.

Tatar’dan İsrail Dışişleri Bakanı’na sert tepki: “Düşmanca ve maksatlı bir zihniyetin ürünü” Haber

Tatar’dan İsrail Dışişleri Bakanı’na sert tepki: “Düşmanca ve maksatlı bir zihniyetin ürünü”

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar’ın Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve KKTC hakkında sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamalara sert tepki gösterdi. Açıklamaları “maksatlı, hadsiz ve düşmanca bir zihniyetin ürünü” olarak nitelendiren Tatar, İsrail’in Gazze’deki sivil katliamlarına atıfta bulundu. “Gazze’deki Soykırımın Üstünü Örtemezsiniz” Cumhurbaşkanı Tatar, “Bu açıklama, tarihi gerçekleri tahrif etmeye çalışan bir anlayışın dışa vurumudur. Gazze’de her gün sivilleri acımasızca katleden, uluslararası hukuku sistemli şekilde ihlal eden bir yönetimin, Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik çarpık ifadelerle kendi suçlarını örtmeye çalışması beyhudedir” dedi. “Erdoğan, Sessizliği Bozan Bir Liderdir” Tatar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın küresel suskunluğa rağmen adaletin ve hukukun yanında durduğunu belirterek, “Soykırımcı İsrail yönetiminin Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanını sistematik biçimde hedef almasının sebebi budur” ifadelerini kullandı. Kıbrıs Vurgusu: “Gerçeği Söyleyenleri Susturamazsınız” Tatar, açıklamasında Kıbrıs konusuna da değinerek, Rum yönetiminin Kıbrıs Türk halkının egemenliğini tanımayan tutumunu eleştirdi. “1963’te Kıbrıs Cumhuriyeti’nden silah zoruyla dışlanan halkımız, 1974’teki Mutlu Barış Harekâtı ile güvenliğine kavuşmuştur. Bu tarihsel ve hukuki gerçekleri yok sayan her açıklama, halkımıza ve devletimize saldırı girişimidir” dedi. “KKTC, Egemenliğine Sahip Çıkacaktır” Açıklamasını, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ve halkımıza yöneltilen bu seviyesiz açıklamayı en güçlü şekilde kınıyorum. Kıbrıs Türk halkı, devletine ve Anavatan Türkiye ile bağlarına kararlılıkla sahip çıkacaktır” sözleriyle noktalayan Tatar, İsrail yönetiminin bölge barışına tehdit oluşturduğunu vurguladı. Gideon Saar’ın Açıklamaları Ne Demişti? İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ve KKTC’yi hedef alan ifadeler kullanmış, uluslararası platformda tartışmalara neden olmuştu. Açıklamaların ardından hem Türkiye hem KKTC’den tepki mesajları geldi.

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar'dan Rum Liderine sert tepki: "Sen kimsin be adam?" Haber

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar'dan Rum Liderine sert tepki: "Sen kimsin be adam?"

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Denizli Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (DESOB) tarafından KKTC’nin Girne kentinde düzenlenen ekonomi toplantısına katıldı. Toplantıda, DESOB Başkanı Mehmet Ali Erbeği ve yerel oda başkanları, KKTC ile ticari ilişkilerin artırılması ve sektörel çalışmalar hakkında bilgi verdiler. Tatar, toplantı sırasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 3 Mayıs’ta KKTC’ye gerçekleştireceği ziyaretle ilgili Rum yönetimi tarafından yapılan açıklamalara sert bir yanıt verdi. Kıbrıs Türkünün Özgürlüğü ve Türkiye ile İlişkiler Tatar, konuşmasında Kıbrıs Türkü’nün tarihsel olarak Türkiye’ye duyduğu bağlılığı vurguladı ve Kıbrıs’ta yaşadıkları zorluklardan bahsetti. 20 Temmuz 1974 tarihli Kıbrıs Barış Harekatı’nın Kıbrıs Türk halkı için bir dönüm noktası olduğunu belirten Tatar, "Türkiye buradan 1878’de ayrıldı, ama biz hep kuzeye, Türkiye’ye bakarak bu topraklarda var olmaya çalıştık. 20 Temmuz 1974’te Türkiye Cumhuriyeti’nin Kıbrıs’a müdahalesiyle, bizler devletleşme yolunda ilerledik ve Kıbrıs Türk varlığı bu topraklarda yaşatılmaya devam etti" dedi. Rum Liderine Sert Tepki Tatar, Rum liderin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın KKTC’ye yapacağı ziyareti “gayrimeşru” olarak nitelendirmesini sert bir şekilde eleştirerek, "Sen kimsin be adam? 1960’lı yıllarda Kıbrıs Türkü’ne saldıranlar, bizi göç ettirmeye çalışanlar, hala bizi ambargolarla sindirmeye çalışanlar, şimdi kalkmış benim Cumhurbaşkanıma laf sokacak ve Türkiye’ye haddini bildirecek. Hadi oradan" diyerek tepki gösterdi. Tatar, Rum yönetiminin Kıbrıs’ta çözüm masalıyla Türkiye’yi adadan çıkarma amacını güttüğünü savundu. "Kıbrıs Kıbrıslılarındır" Kıbrıs’taki çözüm önerilerinin ve federasyon masallarının geçersiz olduğunu belirten Tatar, "Kıbrıs, Kıbrıslılarındır ve Kıbrıs’ı Kıbrıslılar yönetecek. Türkiye ile olan kardeşlik ilişkilerimizi güçlendirerek, bu topraklarda güvenle var olacağız" dedi. Kıbrıs Türk halkının Türkiye ile birlikte hareket etmeyi sürdürmesi gerektiğini belirten Tatar, "Bizim için Türkiye ile birlikte yürümek en önemli değerimizdir" dedi. DESOB Başkanı Mehmet Ali Erbeği'nin Destek Mesajı Toplantıya katılan DESOB Başkanı Mehmet Ali Erbeği, KKTC ile ticari ilişkileri güçlendirme adına yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verdi. Erbeği, Denizli’nin çeşitli ilçelerinden ticari ürünlerin tanıtımını yaparak, "Denizli halkı olarak Cumhurbaşkanımız Ersin Tatar’ın yanındayız ve KKTC ile ilişkilerimizi her alanda güçlendireceğiz" dedi.

KKTC Cumhurbaşkanı Tatar: Türkiye’nin desteğiyle yürüttüğümüz vizyon kararlılıkla sürecek Haber

KKTC Cumhurbaşkanı Tatar: Türkiye’nin desteğiyle yürüttüğümüz vizyon kararlılıkla sürecek

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, ülkedeki gelişmeler ve son günlerde paylaşılan Cumhurbaşkanlığı seçimi anket sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tatar, iki devletli çözüm vizyonunu engellemek amacıyla uzun süredir tarihte eşi benzeri görülmemiş küresel bir abluka ile karşı karşıya olduklarını vurguladı. Cumhurbaşkanı Tatar, bu ablukaya karşı verdikleri mücadeleyi sekteye uğratmak için ülkede yapay gündemler oluşturulduğunu ve kendilerini oyalamaya, etkisiz hale getirmeye çalışıldığını kaydetti. Bazı siyasetçilerin de bu "tezgahlanan kirli oyuna" hizmet eder şekilde davrandığını belirten Tatar, "Halkımızın, yapay gündemlerle bölerek ayrıştırmak isteyenlere karşı her daim uyanık şekilde hareket edeceğine olan güvenim tamdır" diye konuştu. "Türkiye’nin tam desteği ile yürüttüğümüz politikamızın sahiplenildiğini görmek bizleri gururlandırmaktadır" İki devletli çözüm vizyonunun bugüne dek elde ettiği kazanımları daha da ileriye taşımak amacıyla sürdürülen atak diplomasi çalışmalarına halkın güçlü şekilde sahip çıkmaya devam etmesini beklediğini belirten Tatar, "Cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik olarak yapılan anketlerde, 4,5 yıldır egemen eşitlik ve uluslararası eşit statü temelinde Türkiye Cumhuriyeti’nin de tam desteği ile yürüttüğümüz politikamızın halkımız tarafından sahiplenildiğini görmek bizleri gururlandırmaktadır" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik kamuoyu araştırması yapan şirketlerin anket sonuçlarının halkın kendisine duyduğu güveni gösterdiğini vurgulayan Tatar, "Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte yürütülen iki devletli çözüm siyasetine olan desteği açıkça ortaya koymaktadır ve bu durum bizleri cesaretlendirmektedir. Demokrasilerde halkın iradesinin üstünde hiçbir güç olamaz. Bu destek, hem yerelde hem de uluslararası alanda elimizi güçlendirmektedir" şeklinde konuştu. "Ortaya koyduğumuz vizyon, Türkiye Cumhuriyeti’nin desteğiyle daha da ileriye taşınacaktır" Kökleşmekte olan siyasetlerinin uluslararası toplum tarafından anlaşılmaya başlandığını ve 60 yıllık federasyon serüveninin bir fayda getirmediğini kaydeden Tatar, "Halkımızın geleceğinin ipotek altına alınmaması ve ambargolar altında ezilmemesi için ortaya koyduğumuz vizyon, Türkiye Cumhuriyeti’nin desteğiyle daha da ileriye taşınacaktır" dedi. Günlerdir sağduyu çağrısı yapmalarına rağmen bazı kesimlerin yaşananları politize etmeye çalışmasının manidar olduğunu belirten KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, "Geçmişte belli zamanlarda yakılan barış ateşlerinin, bugün, adını değiştirerek her gün yakılmaya devam edilmesi de başka manidar bir durumdur. Hassasiyetlerin arkasına sığınıp bu durumu politize ederek seçim öncesinde avantaja çevirme çabaları inanıyorum ki halkta bir karşılık bulmayacaktır" diye konuştu. "Halkımız, hassas konuların politikaya alet edilmesine izin vermeyecektir" Kıbrıs Türk halkının zeki bir halk olduğunu söyleyen Tatar, "Kişilerin din ve vicdan özgürlüklerine tarih boyunca saygı duymuş olan halkımız, hassas konuların politikaya alet edilmesine de izin vermeyecektir. Cumhurbaşkanı olarak, sağduyu ve saygı çerçevesinde, tarafların ortak akılla bir uzlaşıya varacaklarına olan inancım tamdır. Kimse Kıbrıs Türk halkının bölünmesini ve ayrışmasını arzulamamaktadır. Bu düşüncelerle, halkımıza, politikamıza ve bize sahip çıktığı için teşekkür eder, herkesi sevgi, saygı ve hoşgörü içinde hareket etmeye davet ederim" ifadelerini kullandı.

Tatar: Rum tarafı yeni sınır kapılarına yanaşmıyor, ortak projelerde eşitlik şart Haber

Tatar: Rum tarafı yeni sınır kapılarına yanaşmıyor, ortak projelerde eşitlik şart

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yaptığı basın açıklamasında, "Kapılar konusunda maalesef Rum tarafından herhangi bir açılım yok. Her ne kadar da Cenevre'de 4 kapıdan bahsetmiş olsalar da yine bizim Haspolat Kapısı ve Akıncılar Kapısı olarak önerdiğimiz kapılara karşılık kendilerinin Kiracıköy'den Eğlence'ye direkt koridor yani transit geçiş yapmak suretiyle güneyden güneye geçmelerini sağlayacak bir açılım istiyorlar" dedi. KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis, Cenevre'deki gayri resmi 5+1 toplantı sonrası bugün bir araya geldi. İki liderin BM karargahının bulunduğu ara bölgedeki saat 09.17'de başlayan görüşmesi sona erdi. Saat 11.00 sıralarında tamamlanan görüşme 1.5 saat sürdü. Görüşmede Cumhurbaşkanı Tatar'a KKTC Cumhurbaşkanlığı Özel Temsilcisi Güneş Onar, Hristodulidis'e ise Rum müzakereci Menelaos Menelau eşlik etti. Ara bölgedeki Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisinin ofis binasında yapılan görüşmenin ardından liderler bölgeden ayrıldı. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, daha sonra Cumhurbaşkanlığında basın açıklaması yaptı. Cenevre'de genişletilmiş gayri resmi toplantıda ele alınan konular ve 6 başlığın görüşülmesi için bir istişarede bulunulduğunu kaydeden Tatar, BM Genel Sekreteri'nin bu konuların uygulanabilmesi için Maria Angela Holguin Cuellar'ı kişisel temsilci olarak atayacağını ifade ettiğini dile getirerek, "Biz Türk tarafı olarak Türkiye ile istişare ettikten sonra buna onay verdik. Anladığım kadarıyla Güney Kıbrıs da Holguin'in tekrar kişisel temsilci olarak atanmasına onay vermiştir" dedi. Cenevre'deki toplantıda Holguin'in artık iki taraf arasında ortak zemin var mı yok mu arayışı içerisinde olmadığını kaydeden Tatar, "Ancak bu 6 başlığın uygulanması noktasında bizlere yardımcı olacaktır. O anlayışta bu görev kendisine tebliğ edilecektir. Onun atanmasını da yakın bir zamanda bekliyoruz" ifadelerini kullandı. "Dün EOKA'nın kuruluşunun 70. yıl döneminde yapılan çığırtkanlıkları ve yapılan açıklamaları Türk tarafı olarak kınamakta olduğumuzu, çünkü yapılan açıklamalarda resmi ağızlardan da EOKA'nın 70 yıl önce çıktığı yolda hedefin Kıbrıs'ın Yunanistan'la birleştirilmesi olduğunu ve bu müzelerin devam etmekte olduğunu çeşitli farklı etkinliklerle, törenlerle bu ağızdan ifade etmişlerdir. Ben de bunun samimiyetini sorguladım" diyen Tatar, açıklamasını şu şekilde sürdürdü: "Biz her zaman komşuluk ilişkileriyle iki tarafın, iki halkın yan yana yaşayabilmesi için iyi niyetimizi ortaya koyuyoruz. Kıbrıs Türk halkı kendi onurlu yaşamını sürdürebilmek için bu adada federasyon temelinde bütün çabaların, bütün gayretlerin boşa çıktığı için artık yeni bir anlayışta, yeni bir siyasette iki tarafın iş birliğiyle nihai çözüme kadar her iki halkın da faydasını alabilecek hem Kıbrıs Türk halkının hem Kıbrıs Türk halkının bir takım önemli projede birlikte imza atabileceğimizi tekrar ifade ettim. Karşı tarafın öz itibariyle pozisyonu kendi egemenlikleri, kendi otoriteleri ve Kıbrıs Türk halkının da bütün bunlara biat etmesi yönünde bir yaklaşım içerisindedirler. Çünkü kendilerine göre Kıbrıs Cumhuriyeti tanınmış cumhuriyet, otorite onlar, egemenlik onlarda. Biz de onlara tabii bir halk olarak, evet bir takım açılımlar yapabilirler, ama öz itibariyle bizim egemenliğimizi tanımadıklarını ifade ediyorlar." Ara bölgede Avrupa Birliği finansmanı ile kurulacak olan solar enerji sistemini örnek veren Tatar, güneş enerjisinden üretilebilecek bir sistemin her iki tarafın da tabii ki faydasına olacağını ancak orada üretilen elektriğin Güney Kıbrıs'a verileceğini ve enterkonnekte sistem olduğu için KKTC payının yüzde 35-40 olabileceğini ve bunun da Güney Kıbrıs'ın Kıbtek İdaresi'ne kendisi vereceğini ifade etti. Tatar, "Halbuki ne diyoruz? Kıbrıs'ta madem ki iki eşit taraf vardır, iki eşit halk vardır, iki ayrı yapı vardır. Yani üretilecek olan oradaki elektriğin enerjinin yüzde şu kadarını Güney Kıbrıs'a alacak, şu kadarını direkt biz kendi sistemimize alacağız. Bundan daha normal ne olabilir? Ama ısrarla Güney Kıbrıs'a verilecek, Güney Kıbrıs'tan sizin payınızı biz vereceğiz. İşte anlayış bu. Dolayısıyla bu konuda da bir kez daha ara bölgede kurulacak olan sistemin, evet çok iyi olabileceğini, bizlerin de buna destek olabileceğimizi ama gerçekleşmesi için mutlak suretle bizim kendi payımızı direkt bizim Kıbrıs'a aktarmamız gerektiğini orada bugün sabah tekrar ifade ettik" dedi. "TEKNİK KOMİTELERDE GENÇLERİMİZLE ÇALIŞMASI İÇİN ONLARA İMKAN TANINACAK" Teknik komitelerin, gençlik komitesinin kurulması konusunun da görüşüldüğünü ifade eden KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, "Zaten Cenevre'de bir anlaşmaya varmıştık. 15 Nisan'a kadar 12 isim vereceğiz. Bu 12 isim bizlerin hem kadınlar hem erkekler, 6-6 şeklinde 15 Nisan'a kadar isimleri vereceğiz ve teknik komitelerde gençlerimizle çalışması için onlara imkan tanınacak. Diğer bir konu iklim değişikliği çerçevesinde gerek çevresel etkileri gerek çeşitli farklı madenlerle ilgili olarak özellikle Lefke bölgesinde ne gibi iş bilgileri yapabilir, bu konularda var olan kendi şu andaki çevre komitemizin toplanması için desteklerimizi sürdüreceğiz" açıklamasını yaptı. "KAPILAR KONUSUNDA MAALESEF RUM TARAFINDAN HERHANGİ BİR AÇILIM YOK" Diğer bir konunun kapılar konusu olduğunu sözlerine ekleyen KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, "Kapılar konusunda maalesef Rum tarafından herhangi bir açılım yok. Her ne kadar da Cenevre'de 4 kapıdan bahsetmiş olsalar da yine bizim Haspolat Kapısı ve Akıncılar Kapısı olarak önerdiğimiz kapılara karşılık kendilerinin Kiracıköy'den Eğlence'ye direkt koridor yani transit geçiş yapmak suretiyle güneyden güneye geçmelerini sağlayacak bir açılım istiyorlar. Bizim de bunu çeşitli farklı gerekçelerle yapamayacağımızı yine bunu söyledik ve kendilerinden daha orijinal fikirlerle bize alternatif geçiş kapılarının önermelerini ifade ettim. Ama söylediğim Metehan'daki trafik ve yoğunluk her iki tarafa şu anda sıkıntıya neden oluyor. Rakamlara baktığımızda 2024 yılında 8 milyon toplam geçişin yüzde 65'i Metehan kapısında ve Metehan kapısından en az Türkler kadar Rumların da geçtiği bir konu. Dolayısıyla Haspolat'ta bir kapının açılması veya Akıncılar'da veya her ikisinin de hem Kıbrıslı Türklere hem Kıbrıslı Rumlara yarar sağlayacağını yine orada ifade ettim ve kendisine bu konularda anlayış göstermesini rica ettim" dedi. "AYIN 24'ÜNDEN ÖNCE BULUŞMAMIZ OLABİLİR" Tatar, görüşmede mayınlar konusunun da gündem olduğunu belirterek, açıklamasını şu şekilde sürdürdü: "Yıllardan beridir mayınlar konusunda birtakım çalışmalar var. Çünkü gerek ara bölgede olsun gerek farklı noktalarda mayınların ve bunun tehlikesinin devam etmekte olduğunu, dolayısıyla her iki temsilcimizin görüşmek suretiyle her iki tarafın otoritelerinin iş birliğiyle, BM'nin de desteğiyle mayınlardan bu bölgelerin temizlenmesi için çalışmaların sürdürmesi gerektiğini ifade ettik. Bu konuda da bir anlayış birliğine sanıyorum ki ulaşmış bulunmaktayız. Ayın 24'ünden önce buluşmamız olabilir. Bizim elbette amacımız, niyetimiz her iki tarafın iş birliğiyle çeşitli farklı projelerde her iki halkın yararına olabilecek birtakım açılımların yapılabilmesi. Sizlere anlatmaya çalıştığım Cenevre'de teyit edilen 6 farklı başlık." Elektriğin Kıbrıs'tan Türkiye üzerinden Avrupa Birliği'ne bağlanması konusunun Cenevre'de teyit edilmediği için gündeme gelmediğini kaydeden Tatar, "Bu 6 konu Cenevre'de her iki tarafın birlikte onayladığı konulardır. Önümüzdeki süreçte Holguin'in kişisel temsilci olarak atanmasıyla ve göreve başlamasıyla bu konularda biraz da onun ısrarıyla birtakım ciddi açılımlar inşallah yapılabilecektir diye değerlendiriyorum. Ben orada pozisyonum ifade ettiğim gibi yapıcı, pozitif ve gerçekten mantıklı önerilerle her iki tarafın faydasına ve yararına olabilecek birtakım açılımların yapılabilmesi için diyalogdan, iletişimden ve temastan yana olduğumu, zaten burada son 4.5 buçuk yıldır her iki tarafın teknik komitelerin iş birliğiyle çeşitli farklı konularda iş birliklerinin yapıldığını, kriminal konularda da epey temasımızın olduğunu, burada ilgili teknik komitenin başındaki avukat arkadaşımızın sürekli olarak Güney Kıbrıs'ta iletişim halinde olduğunu ifade ettim" şeklinde konuştu. Vatandaşlar arasındaki ayrımın yapılmasının hiç doğru olmadığını kaydeden Tatar, açıklamasını şu şekilde tamamladı: "Özellikle burada doğmuş olan Türkiye kökenli insanların ki buranın vatandaşları ve burada doğmuşturlar, Kuzey Kıbrıs'ın Türk Cumhuriyeti vatandaşları arasında ayrım yaparak onların güneye geçmesini veya birtakım haklardan yaralanabilmelerine yönelik duruşumuzu asla kabul etmeyeceğimizi, bütün bunların Avrupa Birliği değerlerine aykırı olduğunu yine çeşitli farklı konuları bu 6 noktanın dışında oradaki görüşme de dile getirdim. Yapıcı ve kendisinin de mantıklı yaklaşımıyla nihai bir çözüm bulunana kadar her iki halkın faydasına yararına olabilecek, Kıbrıs'ta iki tarafın iş birliğini daha da fazla cesaretlendirecek, belki şimdi değil ama yarın veya ilerideki bir tarihte nihai çözme bir ortak zemin oluştuğu takdirde bütün bu yapılacak olanların daha güçlü bir zemin oluşturabileceğini kendisine ifade ettim. 24 Nisan öncesinde yine tekrar buluşma niyetinde olduğumu ifade ederek toplantıdan ayrıldık."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.