#Eskişehir

İLKHABER-Gazetesi - Eskişehir haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Eskişehir haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eskişehir’de kayıp 13 yaşındaki kız babasının bahçesinde ölü bulundu Haber

Eskişehir’de kayıp 13 yaşındaki kız babasının bahçesinde ölü bulundu

Eskişehir’de 10 gündür kayıp olarak aranan 13 yaşındaki Z.Ü., babasına ait bahçede ölü bulundu. Küçük kızın ölümüne ilişkin başlatılan soruşturmada, kızını öldürüp gömdüğü iddia edilen babası A.Ü.’nün intihar ettiği öğrenildi. 2 MART’TA KAYBOLMUŞTU Edinilen bilgilere göre, Çamlıca Mahallesi Zümrütbahçe Sokak’ta yaşayan 13 yaşındaki Z.Ü., 2 Mart 2026 tarihinde evden ayrıldıktan sonra kayboldu. Ailesinin kayıp başvurusunun ardından Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri küçük kızın bulunması için geniş çaplı arama çalışması başlattı. BABASININ HOBİ BAHÇESİNDE BULUNDU Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında polis ve jandarma ekipleri kamera kayıtlarını inceleyerek bölgede detaylı araştırma yaptı. Yapılan çalışmalar sonucunda Z.Ü.’nün Aşağıkartal Mahallesi’nde bulunan babasına ait hobi bahçesinde cansız bedenine ulaşıldı. BABA DAHA ÖNCE İNTİHAR ETMİŞ Soruşturma kapsamında edinilen bilgilere göre, kayıp ihbarından iki gün sonra baba A.Ü.’nün kendisini asarak intihar ettiği belirlendi. Küçük kızın ölümüne ilişkin kesin nedenin ise yapılacak otopsi sonucu ile netlik kazanacağı öğrenildi. VÜCUDUNDA DARP İZİNE RASTLANMADI İlk incelemelerde Z.Ü.’nün vücudunda herhangi bir darp veya yara izine rastlanmadığı belirtildi. Küçük kızın cansız bedeni, kesin ölüm sebebinin belirlenmesi için hastaneye kaldırıldı.Olayla ilgili geniş çaplı soruşturmanın sürdüğü bildirildi.

Eskişehir’de TOKİ heyecanı başladı! 6 bin 55 aile için kura çekimi yapılıyor Haber

Eskişehir’de TOKİ heyecanı başladı! 6 bin 55 aile için kura çekimi yapılıyor

Eskişehir'de 6 bin 55 aileyi ev sahibi yapacak olan ve vatandaşların heyecanla beklediği Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'nın (TOKİ) 500 bin Sosyal Konut Projesi kur'a çekimleri başladı.Türkiye tarihinin en büyük projelerinden TOKİ 500 bin Sosyal Konut Projesi'nde, Eskişehir'de kur'a heyecanı yaşanıyor. Kur'a çekilişi Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Çok Amaçlı Salon'unda yapıldı. Kentte 55 bin 249 geçerli başvuru içerisinden hak sahiplerine yeni evlerinin anahtarları noter huzurundaki kur'anın ardından belirlenip teslim edilecek. 6 bin 55 konuttan 93 şehit yakınına ve 508'i 3 veya daha fazla çocuk sahibi olan aileye kontenjan ayrıldığı aktarıldı. Öte yandan 219 engelli, bin 16 emekli, bin 16 gence de kontenjan ayrıldığı öğrenildi. "455 bin konutu tamamladık" Eskişehir'deki kur'a çekilişine katlan TOKİ Başkanı Levent Sungur, "Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliği ve Bakanımızın koordinasyonunda ülkemizin dört bir yanında yüz binlerce projeyi hayata geçirerek milletimize yakışır kalıcı eserler kazandırdık. 6 Şubat'ta yaşadığımız ve asrın afeti olarak nitelendirilen depremler sonrasında 11 ilimizde yürütülen inşa ve ihya çalışmalarıyla Cumhuriyet tarihimizin en kapsamlı ve en hızlı konut üretim sürecini gerçekleştirdik, 455 bin konutu tamamladık. Ülkemizin birçok şehrinde tarihimizin en büyük kentsel dönüşüm projelerini başlatırken şehir merkezlerinde vatandaşlarımızın nefes alabileceği yüzlerce millet bahçesini hizmete sunduk. TOKİ olarak 81 ilimizde toplam 1 milyon 757 bin konut rakamına ulaştık. Ülke genelinde bin 633 şantiyemizde 430 bin konut ve sosyal donatının inşası devam etmekte, yüz binlerce konutun proje ve tasarım çalışmaları sürdürülmektedir. Değerli misafirler, sosyal konutlardan eğitim yapılarına, millet bahçelerinden kültür, sağlık ve spor tesislerine kadar önemli birçok eseri Eskişehir'imize kazandırdık. Güncel rakamla yaklaşık 67,5 milyarlık yatırımla 2 bin 377'si devam eden toplam 15 bin 792 konutun yanı sıra stadyum, cami, eğitim, sağlık ve diğer sosyal donatı projelerini hayata geçirdik. Sayın Cumhurbaşkanımızın müjdesini verdiği 500 bin sosyal konut kampanyası ile Eskişehir'imize yeni sosyal konutlar kazandıracağız. Bu kampanya devletimizin bugüne kadar gerçekleştirdiği en kapsamlı sosyal konut hamlesi olup yaklaşık 2 milyon vatandaşımızı doğrudan ilgilendirmektedir. Eskişehir'den toplam 65 bin 574 vatandaşımız sosyal konutlara başvurmuş olup birazdan noter huzurunda ve sizlerin katılımıyla gerçekleştirilecek kur'a çekimiyle beraber 6 bin 55 ailemiz belirlenecektir" diye konuştu. "55 bin249 başvuru içerisinden hak sahipleri kur'a ile belirlenecek" Daha sonra kürsüye çıkan Eskişehir Vali Vekili Yakup Güney, yaptığı konuşmada, "İlimiz merkez ilçeleriyle birlikte toplam 14 ilçemizde; şehit ailesi ve gazi, engelli, emekli ve genç kategorilerinin yer aldığı 6 farklı kategoride 55 bin 249 geçerli başvuru içerisinden hak sahipleri, gerçekleştirilecek olan kur'a ile bugün belirlenecek. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'nca ilimizde gerçekleştirilecek konut projelerine yeni konutların ekleneceği bu önemli projenin vatandaşlarımıza ve ilimize hayırlı olmasını diliyorum. İlimizde güvenli şehirleşmeye katkı sağlayacak, vatandaşlarımızın depreme dayanıklı, modern yapılarda yaşamlarını sürdürmelerine önemli katkı sunacak yüzyılın konut projesinde emeği geçen herkese ve projeye katılım sağlayan Eskişehirli vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum" dedi. "3 ve daha fazla çocuk sahibi olan ailelerimiz unutulmamış, çok anlamlı" Kur'a çekimi öncesinde konuşan Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici şunları söyledi; "500 bin sosyal konut projemizin öncelikle ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını Cenab-ı Hakk'tan niyaz ediyorum. 24 Ekim'de lansmanı yapılan o sosyal konut projemizin bugün Eskişehir ayağının kur'a çekimini hep birlikte gerçekleştireceğiz. Öncelikle hayırlı olmasını Cenab-ı Hakk'tan niyaz ediyorum. Kur'ada ismi çıkacak olan vatandaşlarımız için şimdiden hayırlı olmasını niyaz ediyorum. İsmi çıkmayacaklar için TOKİ Başkanımız da müjdeyi, daha önce Cumhurbaşkanımız da, kıymetli Bakanımız Murat Kurum bey de verdi. İnşallah onlar için de yine bu projeler devam edecektir. Hiçbir vatandaşımız, kardeşimiz evsiz kalmayana kadar inşallah. Hepimizi ağlatan 6 Şubat 2023 'asrın felaketi' dediğimiz; 11 ilimizi, 100'den fazla ilçemizi, binden fazla köyümüzü etkileyen ve yıkıma sebep olan, kayba sebep olan depremi hep birlikte yaşadık. Bir kez daha o depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle yad ediyorum; ruhları şad olsun, mekanları cennet olsun. Ama devletimiz, Cumhurbaşkanımızın riyasetinde, ilgili kurum ve kuruluşlarımızın, bakanlıklarımızın özverili çalışmalarıyla 3 yıl gibi kısa bir sürede 455 bin konutu teslim etti elhamdülillah." "Yılda yaklaşık 20-25 bin deprem yaşıyoruz, bunların pek çoğunu hissetmiyoruz" Son olarak konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Hasan Suver de, "Depremle birlikte iklim değişikliğinin getirdiği sıkıntılarla boğuşuyoruz. Türkiye'nin yapı stoku maalesef deprem ve iklim değişikliğine karşı koyacak dirençte binalardan müteşekkil değil. Yaklaşık 5 milyon 500 bin binamızın hala dönüşmesi lazım. Bundan dolayı Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanımız bu seferberliği başlattı. 'Ev Sahibi Türkiye' projesi, inşallah bu 500 bin konut bittikten sonra arkası gelecektir. Tabii bir şartla; sizin dua ve destekleriniz olduğu müddetçe. Biz bunları yapabilir miyiz? Yaparız. Bunun ispatını 6 Şubat'tan sonra yaşadık. 6 Şubat sabahı bizim kenara konmuş 150 milyar dolarımız yoktu. Fakat Sayın Cumhurbaşkanımın da ifade ettiği gibi; 'Aşk ile çalışan yorulmaz.' Biz bir ibadet aşkıyla ve Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla 'Son depremzede evine girmeden bize rahatlık, uyku yok' talimatıyla biz işe giriştik. Ben bu kur'ada şans sahibi olanları şimdiden tebrik ediyorum. Kur'ada çıkmayanlar üzülmesin, bu 500 bin konutların arkası gelmeye devam edecek. İnşallah bundan sonraki bir başka 500 bininci konut çekilişinde tekrar bir araya geliriz" diye konuştu. Kur'a çekilişi, protokol üyeleri ve vatandaşların butona basması ile başladı. Kur'a çekişline; Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Hasan Suver, TOKİ Başkanı Levent Sungur, Emlak Yönetimi A.Ş. Genel Müdürü Mehmet Akif Küçükdağ, Eskişehir Vali Vekili Yakup Güney, TBMM Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı, AK Parti Eskişehir Milletvekili Ayşen Gürcan, TBMM Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, birçok önemli isimi ve vatandaşlar katıldı.

TOKİ KURA TAKVİMİ 16-22 ŞUBAT LİSTESİ: Eskişehir, Konya ve Diyarbakır kura çekimi ne zaman? Haber

TOKİ KURA TAKVİMİ 16-22 ŞUBAT LİSTESİ: Eskişehir, Konya ve Diyarbakır kura çekimi ne zaman?

Sosyal konut projesi kapsamında yürütülen çalışmalarda bugüne kadar 58 ilde kura süreçleri tamamlanarak toplam 213 bin 457 konutun asil ve yedek hak sahipleri belirlendi. Geçtiğimiz hafta 8 farklı ilde düzenlenen törenlerle 36 bin 331 konutun kura çekimi sonuçlandırıldı. İdare tarafından yapılan açıklamalar doğrultusunda, Mart ayı sonuna kadar tüm illerdeki kura işlemlerinin bitirilmesi hedefleniyor. 16-22 ŞUBAT HAFTALIK TOKİ KURA PROGRAMI TOKİ'nin resmi dağılım verilerine göre 16 Şubat Pazartesi günü iki farklı şehirde eş zamanlı kura heyecanı yaşanacak. Eskişehir'de inşa edilecek 6 bin 55 konut ile Karaman'daki 1.550 konut için noter huzurunda kura çekilişleri yapılacak. Bu illerdeki başvuru sahipleri, çekiliş sonuçlarını akşam saatlerinden itibaren resmi kanallar üzerinden takip edebilecek. KONYA VE DİYARBAKIR KURA TARİHLERİ NETLEŞTİ Haftanın en yoğun kura mesaisi 17 Şubat Salı günü Konya'da gerçekleştirilecek ve il genelindeki 15 bin 200 konutun hak sahipleri ilan edilecek. 19 Şubat Perşembe günü ise Diyarbakır'daki 12 bin 165 sosyal konut için kura çekiliş süreci başlatılacak. Takvimin geri kalan günlerine dair ek duyuruların ve muhtemel güncellemelerin idarenin internet sitesinden yapılması bekleniyor. TOKİ KURA SONUÇLARI SORGULAMA EKRANI Belirlenen illerdeki kura çekilişleri TOKİ’nin resmi sosyal medya hesapları üzerinden canlı olarak yayınlanacak ve noter huzurunda kayıt altına alınacak. Vatandaşlar, asil veya yedek hak sahibi olup olmadıklarını T.C. kimlik numaraları ile e-Devlet kapısı üzerinden erişilebilen "Konut Noter Kura Sonucu Sorgulama" ekranından öğrenebilecek. Hak sahipliği belirlenen vatandaşlara bilgilendirme mesajları gönderilecek.

4 kişinin darp ettiği lise öğrencisi konuştu: “15-20 yumruk yedim, hayallerim yarım kalmasın” Haber

4 kişinin darp ettiği lise öğrencisi konuştu: “15-20 yumruk yedim, hayallerim yarım kalmasın”

Eskişehir'de 4 öğrenci tarafından darp edilerek ağır yaralanan lise öğrencisi K.A., geçirdiği felç riskinden sonra ilk kez olay anını anlattı. Yüzündeki ameliyat izlerinden dolayı polislik ve askerlik hayalinden mahrum kalmak istemediğini belirten K.A., "Diyalog yaşanmadan 4 kişi tarafından15-20 tane yumruk geldi. Ufak bilinç kayıpları yaşadım; olayı zaten çok az hatırlıyorum. Bu ameliyat izi karşıma engel olarak çıkarsa bana yardımcı olunmasını isterim. Vatanıma, milletime faydalı bir polis, asker veya savcı olmak hayalim" dedi. Odunpazarı ilçesi Vişnelik Mahallesi Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Makine Bölümü 11'inci sınıf öğrencisi K.A., 3 Şubat'ta sınıf arkadaşı Y.Z. ile iddiaya göre beden eğitimi dersinde ‘top atma' nedeniyle tartıştıktan sonra konu o anlık kapandı. Daha sonra Y.Z., isimli çocukla alakalı tartıştığı K.A.'ya konuşmak istediğini belirtti. Y.Z. ve 12'inci sınıftan arkadaşları A.L., O.G. ile E.İ.A., K.A.'ya okuldan çıktığı esnada saldırdı. İddiaya göre K.A. 4 kişi tarafından, 1 muşta kullanılarak da darp edilirken bilinç kaybı yaşadı. Kavgaya bölgede bulunan polisler. Ağır yaralanan K.A., sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırıldı. K.A.'nın çenesi ve omuriliğinin kırıldığı yapılan tetkiklerde tespit edildi. Yüzündeki izler polis ya da askerlik hayaline gölge düşürecek diye korkuyor Aldığı ciddi darbeler sonrası felç kalma tehlikesi atlatan K.A., 1 hafta boyunca tedavi gördü. Çenesi sabitlenen lise öğrencisi konuşamıyor. İleride polis ya da asker olmak isteyen K.A., yüzündeki ameliyat izlerinden dolayı bu hayalinden mahrum kalmak istemiyor. Başta Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz olmak üzere yetkililere seslenen lise öğrencisi, hayalinden mahrum etme ihtimali olan ‘yüzündeki iz' için yardımcı olmalarını rica etti. 4 çocuk tutuklandı Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma kapsamında yakalanan şüpheliler Y.Z., A.L., O.G. ve E.İ.A., işlemleri sonrası sevk edildikleri mahkeme tarafından adli kontrol şartı uygulanarak serbest bırakıldı. Savcılığın itirazı üzerine suça sürüklenen 4 çocuk yeniden gözaltına alınarak tutuklanarak cezaevine gönderildi. "15-20 tane yumruk geldi, ufak bilinç kayıpları yaşadım" Hastaneden eve geçen ve yeni yeni konuşmaya başlayan K.A., olayı ilk kez İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine şöyle anlattı: "Yanlış hatırlamıyorsam 3 Şubat günüydü. Arkadaşımla aramızda bir top anlaşmazlığı oldu; ufak bir tartışmaydı. Öğle arasında 'Gel konuşalım' şeklinde beni çektiler. Ben uzlaşma amacıyla gittim fakat o sırada 4 kişi tarafından darp edildim. Çenemde ve omurgamda kırıklar var. Durum bu şekilde. Bu diyalog sadece toptan dolayıydı. Onun dışında ne olduysa zaten öğle arasında oldu. 'Öğle arası gel bir konuşalım,' dedi. Ondan sonrasında zaten diyalog yaşanmadan 4 kişi tarafından bir darp oldu. Yani benim gördüğüm kadarıyla 4 kişiydiler, ben ise tektim. Daha önce, o olayda bulunan başka bir şahsın kardeşi, başka bir arkadaşımı darp etmişti. Ben de darp edilen arkadaşıma sadece yardım amaçlı destek olup tanık olmuştum. Belki ondan dolayı bir hınç olabilir; onun dışında pek kestirebildiğim bir şey yok. Üzerime yaklaşık 15-20 tane yumruk geldi. Ufak bilinç kayıpları yaşadım; olayı zaten çok fazla 'parçalı bulutlu' hatırlıyorum. Başta en azından kavgayı yarıda keserler, çok fazla bir şey yapmazlar diye zannetmiştim ama hınç beslemişler. Tam bir hafta hastanede kaldım. Şu an durumum yavaş yavaş iyiye gidiyor, toparlanmaya çalışıyoruz. Ağzımın içinde hâlâ dikişler var, dikişler henüz çıkmadı. Sıvıyla beslenme devam ediyor ve 2 ay daha devam edecek. Bunun dışında şu anki durumun bir de gelecek kaygısı var. Asker veya polis olma hayallerim vardı. Ameliyattaki izlerden dolayı yüksek ihtimalle bu hayalim gerçekleşmeyecek ama 'hayırlısı' diyorum. İnternetten araştırma yapmıştım, zaten daha önceden de bilgim vardı; asker ve polislerin yüzünde belirli bir iz olmaması gerekiyormuş. Ameliyatta da böyle bir iz kalınca pek mümkün olmayacak gibi gözüküyor." "Bu iz askerlik hayalime engel olarak çıkarsa bana yardımcı olunmasını isterim" Hayallinin polis ya da asker olmak olduğundan ve bu hayalinden yüzündeki izlerden dolayı mahrum kalmaktan korktuğundan bahseden K.A., "İleride zaman ne gösterecek bilmeyiz ama eğer ben bu hayalimin peşinden koşarsam ve bu iz karşıma engel olarak çıkarsa bana yardımcı olunmasını isterim. Önümü açarlarsa çok müteşekkir olurum çünkü bu benim en büyük hayallerimden bir tanesi. Eğer böyle bir durumla karşılaşırsam yardım etmelerini isterim. Ben de tabii ki vatanıma, milletime faydalı bir polis, asker, jandarma, astsubay veya savcı olmak isterim. Özellikle de asker olmayı çok isterim; çünkü şehitlerimiz ve şehit annelerimiz çok büyük acılar çekiyorlar. Ben de vatanıma, milletime bir yardımım dokunsun isterim" dedi. "Okulda bu kadar rahat olunmamalı" Okullarda denetimin artması gerektiğine ve okuluna muştanın nasıl bu adar rahat sokulduğunu anlamadığını belirten K.A., "Tabii okulda vukuatlı öğrenciler bulunmamalı. Çocuk ufak da olsa bir vukuat işliyor ve 'başıma bir şey gelir' korkusu taşımıyor; benim başıma gelenler de bu yüzden geldi zaten. Bana vuran çocuklar 4 kişiydi ve hepsinin de vukuatı vardı. Önceden bir yaptırım uygulanmadığı için çocuklar aynısını korkusuzca yaptı. Suç kaydı değil de okulda yaşanmış, kayıt altına alınmış musibetler vardı ama önlem alınmamış. Bizim okulumuz çok gereksiz şeylere dikkat ediyor, böyle şeylere dikkat edilmesi gerekirken. Bu kadar rahat olunmamalı; asıl dikkat edilmesi gereken şeyler bunlar. Muşta gibi bir silahın okula sokulması, barındırılması ve fark edilmemesi çok saçma. Bütün okulun denetlenmesi lazım. Benim yaşadığımı başka bir çocuğun yaşamaması için bu önlemlerin alınması gerektiğini düşünüyorum" diye konuştu. "Allah göstermesin felç kalabilir, hatta ölebilirdi" K.A.'nın babası Cahit Altınkama, "Çok üzüldüm; o sırada fabrikada çalışıyordum. Annesi beni aradı; annesini de ambulanstan aramışlar. 'Çocuğunuzun çenesi ve boynu kırık' deyince, olayın detayını da bilmediğimiz için ne yapacağımı, nereye gideceğimi bilemedim. O anda aklıma hiçbir şey gelmedi. Ne ile karşılaştığımı bilmediğim için durum benim için bir rüya gibiydi; her şey gözümün önünden geçti. Sonra taksiyle hastaneye gittim. Gördüğümde ona orada müdahale etmişlerdi, sağ olsunlar. Sedyede yatıyordu, çok üzüldüm. Anlatılacak gibi değil; herkesin evladı kendine kıymetlidir, kimse çoluğunu çocuğunu yoldan bulmuyor. Vardığımda çenesi ve ağzı nedeniyle zor konuşuyordu; yüzünde kanlar vardı. Üstü başı toz toprak olmuştu. Kimse evladını, yavrusunu o şekilde görmek istemez. Sebepsiz bir konu için darp edilmesi; çenesi ve omuru kırılmış. Annesi orada ağlıyordu. İlk defa böyle bir şeyle karşılaştığımız için çocuğun başında kimse yoktu; kendisini ambulansa bindirmişler, görevliler götürmüş. Kendi başımızaydık. Tedavi sürecinde beyin cerrahı geldi; ellerine, kollarına, ayaklarına baktı. Omur kırık olduğu için omurilik zedelenmesinden şüphelendiler. 'Dudaklarını şöyle yap, gözünü sağa çevir, sola çevir' dediler. Sonra tomografiye girildi ve çenede iki parça kırık olduğu netleşti. En çok omur tarafı için korkmuştuk ama çok şükür omuriliği zedelememiş. Yoksa Allah göstermesin felç kalabilir, hatta ölebilirdi; her şey olabilirdi. Doktorlar çok ilgiliydi, sağ olsunlar. Ameliyata aldılar ve iki plak takıldı, çenesi sabitlendi. Şu anda sadece dudak ve dil yardımıyla konuşuyor. Herhalde 1 buçuk-2 aylık bir iyileşme sürecimiz olacak" dedi. "İvedi bir şekilde çare bulmalarını istiyorum" Okullarda önlemlerin arttırılması gerektiğinden bahseden Altınkama şöyle devam etti: "Verilmiş sadakamız varmış diyorum. Bundan sonra başka ailelerin böyle bir şeyle karşılaşmasını istemiyorum. Devlet yetkililerimizden bu konuya ivedi bir şekilde çare bulmalarını istiyorum. Okullar denetlensin, aramalar yapılsın ya da X-ray cihazları kurulsun. Vukuatlı öğrencilerin geçmişi araştırılsın; gerekirse disiplin cezası ve okuldan uzaklaştırma gibi önlemler alınsın. Kardeşinin bile psikolojisi bozuldu. Sosyal Hizmetler'den arayıp bir ihtiyacımız olup olmadığını sordular; sağ olsun devletimiz bu konuda duyarlı ve alakalı. Çocuğumun psikolojisi için sadece uzman bir pedagog istediğimi söyledim. 'Eve çıksın, bizi bu numaradan arayın' dediler; gerekeni yapacaklarını söylediler. Tabii ki herkesin hayalleri var ve hayal kurmak güzel bir şey. İnsanın başına böyle kötü bir durum gelince hayallerinin yok olması çok üzücü. İnsan hayallerinin peşinden koşar; inşallah o da hayalinin peşinden gider. Herkes sevdiği ve istediği mesleği yaparsa daha başarılı olur."

Eskişehir’de okulda çaylı saldırı iddiası! Haber

Eskişehir’de okulda çaylı saldırı iddiası!

Eskişehir'de bir okuldaki rehber öğretmenin, fizik öğretmenine sıcak çay fırlattığı öne sürüldü. Yüzü yanan öğretmen, "Bir kupa sıcak çayı yüzüme çaldı. Sadece içerisindeki sıcak suyu, kaynar çayı kasıtlı olarak üzerime fırlattı ve beni haşladı" dedi. Olay, Yılmaz Çetintaş Anadolu Lisesi'nde meydana geldi. İddiaya göre; fizik öğretmeni ve aynı zamanda idareci olan 2 çocuk babası Serkan Keskinbaş ile rehber öğretmen T.G. arasında 2 Şubat'ta bir olay yaşandı. Rehber öğretmen T.G.'nin Keskinbaş'ı sözlü olarak kışkırtıp omuz attığı öne sürüldü. Bu olaydan 4 gün sonra, 6 Şubat tarihinde odasına giden Serkan Keskinbaş, arkasından yanaşan T.G.'nin kendisini korkuttuğunu söyledi. Buna sinirlenen Keskinbaş, T.G.'nin odasını terk etmesini istedi. T.G.'nin ise kendisini sinirli bir biçimde ifade eden Keskinbaş'a tepki gösterip küfür ettiği iddia edildi. Bu sözlerden sonra iyice öfkelen fizik öğretmeni, T.G.'ye odayı terk etmesini söyledi. O sırada T.G.'nin elinde tuttuğu sıcak çay dolu kupayı Serkan Keskinbaş'ın yüzüne doğru savurduğu iddia edildi. Yüzü yanan Keskinbaş okuldakiler tarafından hastaneye götürülürken, yüzünde 1'inci derece yanık oluştuğu belirlendi. Halen tedavisi süren öğretmenin T.G. hakkında şikayetçi olduğu öğrenildi. "Yanıma yaklaşarak omuz attı" Yılmaz Çetintaş Anadolu Lisesi'nde görevi sırasında T.G. isimli rehberlik öğretmeninden baskı gördüğünü iddia eden Serkan Keskinbaş, "Okulumuzdaki rehberlik servisiyle ilgili rehber öğretmenimiz tarafından sürekli bir zorbalığa maruz kaldım. Hem öğrencilerin hem velilerin hem öğretmen arkadaşlarımın yanında bana sürekli bir lakap taktı. Hayvan figürleriyle, 'Kral ne yapıyorsun', 'Bir gün bana tekmil vermedin' diyerek beni hep rencide etti ve küçük duruma düşürdü. Ben hem kendisiyle hem de okul müdürüyle paylaştım, rahatsız olduğumu ifade ettim ama kendisi oralı olmadı. Böyle davranmaya devam etti. Ben de yine işime gücüme devam ettim. 2 Şubat Pazartesi günü bayrak töreninde okul müdürünün yanında bulunurken kendisi benim yanıma geldi, yaklaşarak omuz attı. Yine aynı şekilde lakap takarak orada tören içerisinde beni yine küçük duruma düşürdü ve ben bu durumdan rahatsız oldum ve odama doğru yöneldim. Odama gittim, sakinleşmeye çalıştım; sonra okul müdürüne derdimi anlattım, o gerekli uyarıları yapacağını söyledi" dedi. "Temasta bulundu ve beni korkuttu" Olay günüyle alakalı konuşan Keskinbaş şöyle devam etti; "Akabinde 6 Şubat olay günü ben mesaime başladım, eğitim öğretimle ilgili iş ve işlemleri yapmak üzere. Okulda 1 dakikalık saygı duruşu ve deprem farkındalık çalışması yapılması için öğretmen grubundan, WhatsApp grubundan paylaşım yaptım. Benim ertesi gün görevde yükselme sınavım vardı. O sınavın giriş belgelerini ve eşyalarımı hazırlarken dalmışım. Benim kapım da her zaman açıktır bütün öğrencilere, velilere. Okulumuz rehber öğretmeni hocamız sessizce kapıyı çalmadan, sinsice gelerek arkamdan "Böh" diyerek böyle bana dokunarak temasta bulundu ve beni korkuttu. Evet, şaka yapıyor; daha sonra ben döndüm arkamı, rehber öğretmenini görünce çok şaşırdım. Yani o kadar korktum ki yüreğim ağzıma geldi. Döndüm "Sen dışarı çık" dedim. Böyle yaklaşılır mı yani insana?" "Sıcak çayı yüzüme fırlattı" Fizik öğretmeni Serkan Keskinbaş, "Akabinde bana iki tane ağır küfür etti, ağza alınmayacak, Ben kendisine kesinlikle sözlü olarak onun aynı dilinden cevap vermedim. Daha sonra çıkması için şöyle kendisini savurdum. Ondan sonra elindeki sıcak çayı benim yüzüme doğru fırlattı. Bardağı fırlatmadı. Sadece içerisindeki kaynar çayı yüzüme kasıtlı olarak fırlattı ve beni haşladı. Emniyetten de geldiler, fotoğraflar çekildi. Benim odamda komple çay izleri var. Kendisi "Arbede sırasında yaşandı" şeklinde savunmaya geçiyormuş. Ama öyle değil. Beni yaralamaya yönelik ve yüzümü hedef alarak sıcak kaynar çayı yüzüme doğru fırlattı. Çok şok oldum bu durum karşısında" dedi. "‘Bana yardım edin, benim yüzüm yandı' dedim" Olay sonrasında tedavi altına alınan ve şu anda okula gidemeyen öğretmen Keskinbaş, "Daha sonra işte odayı terk etti. Arkadaşlarım yöneldi odaya. Okuldaki İngilizce öğretmenimiz, nöbetçi öğretmenlerimiz geldi. Ben onlara şunu söyledim: "Bana yardım edin, benim yüzüm yandı." Hemen soğuk suyla yüzümü yıkadım ve okul müdürünü aradım. O da "Bir dakika oradayım" dedi. Hemen geldi ve beni hastaneye götürdü. Alnım, göz kapaklarımın altı, kaşımda birinci dereceden yanık oluştu. Gözümde de hafif ödem olduğunu söyledi. Ama "Allah'tan göz kapaklarını kapatmışsın, zarar gelmemiş" dedi. Kalıcı hasar olmayacağı, iz olmayacağı söylendi. Bu sürede ailem, çocuklarım, annem çok üzüldü, mahvoldu. Görevime bıraktığım yerden devam etmek istiyorum. Çünkü ben devletimi çok seven bir idareciyim ve gençlere hizmet etmeye bayılan bir idareciyim" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.