#Etem Çalışkan

İLKHABER-Gazetesi - Etem Çalışkan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Etem Çalışkan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Uygur Ailesinden vefa: Etem Çalışkan için özel sergi ve anma Haber

Uygur Ailesinden vefa: Etem Çalışkan için özel sergi ve anma

Ders kitaplarında yer alan Gençliğe Hitabe ile İstiklal Marşı’nı yazan isim olarak da tanınan Etem Çalışkan, 1 Şubat 2025’te İstanbul’da 97 yaşında hayatını kaybetmişti. Kalça kemiği kırığı sonrası yatağa bağımlı hale gelen, bir süre yoğun bakımda entübe edilen sanatçı, düzenlenen törenlerin ardından Mersin’in Tarsus ilçesi Göçük Köyü’nde son yolculuğuna uğurlanmıştı. Usta sanatçının vefatından kısa süre sonra Altınoran Düşünce ve Sanat Derneği yöneticileri tarafından gerçekleştirilen anma töreni hafızalardaki yerini korurken, ölüm yıl dönümü nedeniyle bu kez kapsamlı bir sergi ve etkinlik gerçekleştirildi. “EVİMİZDEKİ VE KALBİMİZDEKİ ETEM ÇALIŞKAN” SERGİSİ Dr. Haluk Uygur ve Hanife Uygur’un büyük bir titizlikle hazırlıklarını yürüttüğü ve koleksiyonlarında yer alan eserler özenle sergiye hazırlandı. Etkinlik kapsamında, 31 Ocak ve 1 Şubat tarihlerinde “Evimizdeki ve Kalbimizdeki Etem Çalışkan” adlı sergi sanatseverlerle buluştu. Sergi, iki gün boyunca 11.00 ile 20.00 saatleri arasında ziyaret edilebildi. Uygur Ailesi’nin yanı sıra Prof. Dr. Atilla Arıdoğan ve Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi koleksiyonlarında bulunan Etem Çalışkan’ın nadide eserleri de sergide yer aldı. Dr. Haluk Uygur, Söğütlü Köyü Mahallesi Karanfilköy Sokak’ta bulunan evlerinde gerçekleşen etkinlikle, sanatçının yaşamı, sanatı ve Cumhuriyet kültürüne bıraktığı izlerin bir kez daha hatırlandığını söyledi. “ETEM ÇALIŞKAN, DÜŞÜNCE VE ESTETİĞİ BİRLEŞTİRDİ” Çalışkan’ın yalnızca bir ressam değil, düşünce ve estetiği bir araya getiren bir kültür insanı olduğunu vurgulayan Uygur, hocası Prof. Dr. Emin Barın ile birlikte Anıtkabir’in hatlarını yazan sanatçının Türkiye’nin yetiştirdiği en özgün isimlerden biri olduğunu dile getirdi. Çalışkan’ın tekrar eden bir üretim anlayışına hiç kapılmadığını ifade eden Uygur, her çalışmasında kendini aşmayı hedefleyen usta sanatçının “okunan resimler” ürettiğini söyledi. Dr. Uygur, “Etem Çalışkan, resim yapmayı yalnızca estetik bir uğraş olarak değil, insanı ve toplumu dönüştüren bir araç olarak gördü. Cumhuriyetin estetik yüzünü tuvale ve satıra taşıyan Çalışkan, aradan geçen bir yıla rağmen eserleri ve düşünceleriyle yaşamaya devam ediyor” dedi. TEŞEKKÜR MESAJI Dr. Uygur, etkinliğe gösterilen ilgiden dolayı tüm dostlarına teşekkür ederek, koleksiyona destek veren Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi yöneticilerine, Prof. Dr. Atilla Arıdoğan’a, Mehmet Emin Arıcı’ya, Altınoran ailesine ve Başkan Yaşar Ateşoğlu’na şükranlarını sundu. Ayrıca etkinliğe verdikleri destek nedeniyle Etem Çalışkan’ın ailesine ve özellikle eşi Güngör Çalışkan’a saygılarını ileten Uygur Ailesi, kentte bir ilk olan “ev sergisi”nin anlamlı bir buluşma olduğunu kaydetti.

Atatürk’ü yazıyla değil, ruhuyla anlatan ustanın izleri Haber

Atatürk’ü yazıyla değil, ruhuyla anlatan ustanın izleri

Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 26 Ocak 1933 tarihinde Gaziantep’e gerçekleştirdiği ziyaretin 93’üncü yıl dönümü etkinlikleri kapsamında anlamlı bir sergi sanatseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Atatürk’ün imzasını özgün kaligrafik yorumu ile sanatsal bir simgeye dönüştüren, Anıtkabir’in kitabelerini yazan usta ressam ve hattat merhum Etem Çalışkan’ın eserlerinden oluşan “Etem Çalışkan Çizgileri ile Atatürk Portreleri” sergisi, SANKO Sanat Galerisi’nde açılacak. 26 Ocak’ta saat 17.30’da gerçekleştirilecek açılışla kapılarını açacak sergide, Etem Çalışkan’ın Atatürk’e duyduğu derin saygıyı ve sanatsal ustalığını yansıtan Atatürk portrelerinden seçilen 16 resim ve fotoğraf yer alacak. Sergi, hem Atatürk’ün Gaziantep ziyareti anısına hem de Türk sanat tarihinde iz bırakan Etem Çalışkan’ın sanat yolculuğunu gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlıyor. Öte yandan, Anıtkabir’in kitabelerini yazan ve Atatürk’ün imzasını estetik bir anlatıma dönüştüren Etem Çalışkan, vefatının birinci yılında çeşitli sergi ve anma etkinlikleriyle yad edilecek. Bu kapsamda Altınoran Düşünce ve Sanat Derneği Onursal Başkanı Dr. Haluk Uygur ve eşi Hanife Uygur’un ev sahipliğinde düzenlenecek “Evimizdeki ve Kalbimizdeki Etem Çalışkan” adlı sergi, 31 Ocak ve 1 Şubat tarihlerinde saat 11.00 ile 20.00 arasında ziyaret edilebilecek. Söz konusu sergide, Uygur Ailesi, Prof. Dr. Atilla Arıdoğan ile Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi koleksiyonlarında bulunan Etem Çalışkan’a ait nadide eserlerin sanatseverlerle buluşturulacağı bildirildi. Sanatçının farklı dönemlerine ışık tutan bu özel seçki, onun estetik anlayışını ve Atatürk sevgisini yakından tanıma fırsatı sunacak. 1 Şubat 2025’te İstanbul’da hayatını kaybeden Etem Çalışkan’ın anısını yaşatmayı amaçlayan etkinliklere ilişkin değerlendirmede bulunan Dr. Haluk Uygur, sergilerin taşıdığı anlamın altını çizerek şunları söyledi: “Etem Çalışkan, yalnızca çizgileriyle değil, Atatürk’e duyduğu derin sevgi ve saygıyla da milletimizin ortak değerlerinden biridir. Bu sergilerin Adana’nın yanı sıra Gaziantep’te de düzenlenmesi, Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 26 Ocak 1933’te Gaziantep’i ziyaretinin 93’üncü yıl dönümüne denk gelmesi bakımından son derece anlamlıdır. Hem Atatürk’ü hem de Etem Çalışkan’ı aynı duygu ve bilinçle anmak, bu toprakların kültürel hafızasına önemli bir katkıdır.”

Atatürk’ün imzasını kaligrafiyle yorumlayan usta: Etem Çalışkan anılıyor Haber

Atatürk’ün imzasını kaligrafiyle yorumlayan usta: Etem Çalışkan anılıyor

Anıtkabir’in kitabelerini yazan, Atatürk’ün imzasını kaligrafik bir simgeye dönüştüren ve ders kitaplarında yer alan Gençliğe Hitabe ile İstiklal Marşı’nı yazan isim olarak tanınan Çalışkan, 1 Şubat 2025’te İstanbul’da hayatını kaybetmişti. Kalça kemiği kırığı sonrası yatağa bağımlı hale gelen, bir süre yoğun bakımda entübe edilen ve ardından 97 yaşında hayata veda eden sanatçının naaşı, ailesi, sevenleri, sanat ve akademi çevrelerinden çok sayıda ismin katıldığı törenlerin ardından, Mersin’in Tarsus ilçesi Göçük Köyü’nde son yolculuğuna uğurlanmıştı. Etem Çalışkan’ın vefatından kısa süre sonra Altınoran Düşünce ve Sanat Derneği yöneticileri tarafından yapılan anma töreni hafızalarda tazeliğini korurken, usta sanatçı için ölüm yıl dönümü nedeniyle bir etkinlik daha planlandı. ETEM ÇALIŞKAN, VEFATININ BİRİNCİ YILINDA İSE ESERLERİYLE ANILACAK Altınoran Düşünce ve Sanat Derneği Onursal Başkanı Dr. Haluk Uygur ve eşi Hanife Uygur ’un ev sahipliğinde, 31 Ocak ve 1 Şubat tarihlerinde “Evimizdeki ve Kalbimizdeki Etem Çalışkan” adlı serginin saat 11.00 ile 20.00 arasında ziyaret edilebileceği belirtildi. Uygur Ailesi, Prof. Dr. Atilla Arıdoğan ve Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi koleksiyonlarında yer alan Etem Çalışkan’ın nadide eserlerinin sanatseverlerle buluşacağı ifade edildi. Drç. Haluk Uygur, iki gün boyunca ziyarete açık olacak sergiyle birlikte, usta sanatçının yaşamı, sanatı ve Cumhuriyet kültürüne bıraktığı izlerin bir kez daha hatırlanacağını belirterek, “Söğütlü Köyü Mahallesi Karanfilköy Sokak’ta bulunan evimizde gerçekleşecek etkinliğe sanatseverleri bekliyoruz” dedi. “DÜŞÜNCE VE ESTETİĞİ BİRLEŞTİREN BİR KÜLTÜR İNSANI” Dr. Uygur, Çalışkan’ın yalnızca bir ressam değil, düşünce ve estetiği birleştiren bir kültür insanı olduğunu da vurguladı. Uygur, hocası Prof. Dr. Emin Barın ile birlikte Anıtkabir’in hatlarını yazan, Atatürk’ün imzasını evrensel bir kaligrafik ikon haline getiren Etem Çalışkan’ın, Türkiye’nin yetiştirdiği en özgün sanatçılardan biri olduğunu dile getirdi. Çalışkan’ı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşadıklarını ifade eden Dr. Uygur, “Usta sanatçı Etem Çalışkan, yalnızca ailesi için değil, sanat dünyası için de bir rehberdi” dedi. Çalışkan’ın sanat anlayışına da değinen Uygur, usta sanatçının tekrar eden bir üretim anlayışına hiç kapılmadığını, her çalışmasında kendini aşmayı hedeflediğini söyledi. Çalışkan’ın “okunan resimler” ürettiğini vurgulayan Uygur, “Etem Çalışkan, resim yapmayı yalnızca estetik bir uğraş olarak değil, insanı ve toplumu dönüştüren bir araç olarak gördü. Hayatı boyunca ülkesini düşünen bir sanatçı olan Çalışkan’ın her eserinde, bu sorumluluk bilinci hissedildi. Cumhuriyetin estetik yüzünü tuvale ve satıra taşıyan Etem Çalışkan, aradan geçen bir yıla rağmen eserleri ve düşünceleriyle yaşamaya devam ediyor” dedi.

Etem Çalışkan için Adana'da anma etkinliği düzenlendi Haber

Etem Çalışkan için Adana'da anma etkinliği düzenlendi

İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Öğretim Üyesi merhum Prof. Dr. Emin Barın ile 1953 yılının yaz aylarında Anıtkabir'in kitabelerini yazan 97 yaşındaki ressam-hattat Etem Çalışkan, 1 Şubat Cumartesi günü İstanbul'da yaşama veda etti. Ders kitaplarında yer alan Atatürk'ün Gençliğe Hitabe ve İstiklal Marşı'nı yazan kişi olarak tanınan, meşhur Atatürk portresinin çizeri ve Atatürk'ün imzasını stilize eden Çalışkan için Levent Afet Yolal Camisi'nde tören düzenlendi. Etem Çalışkan'ın cenazesi, ailesi ve sevenlerinin yanı sıra sanat ve akademi dünyasından birçok ismin katıldığı törenin ardından, memleketi olan Tarsus'ta toprağa verilmek üzere Mersin'e getirildi. Çalışkan için Mersin Kültür Merkezi’nde tören düzenlendi ve buradaki törenin ardından Tarsus'un Göçük Köyü'nde toprağa verildi. Çalışkan için anma etkinliği Etem Çalışkan için Altınoran Düşünce ve Sanat Derneği yöneticileri tarafından Adana Turizm Muse Art Collective Salon'da anma etkinliği düzenlendi. Etem Çalışkan'ın oğlu Raci Çalışkan'ın katıldığı etkinlikte, Çalışkan için yapılmış Soner Sevgili imzalı belgesel gösterildi, genç besteci Ege Gür tarafından O’na ithaf edilmiş beste seslendirildi. Etem Çalışkan ile ilgili anlatılan anılar da katılımcılar tarafından ilgiyle dinlendi. Altınoran Düşünce ve Sanat Derneği Başkanı Dr. Haluk Uygur, Etem Çalışkan’ın Türkiye ve Mersin için çok önemli bir değer olduğunu söyledi. Çalışkan’ın sanat hayatına sığdırdığı unvanı ve ödülleri hatırlatan Uygur, "O, okunan resimler yaptı. Hiçbir zaman bir önce yaptığını yapmadı. Her defasında bir adım öteye gitti. Her yaptığı işte insanlığa bir ders verdi. Her dakika ülkesini düşünen bir insandı. Ressamlığı duvara asmak için değil, ressamlığı insanlığı değiştirmek için bir araç olarak yapardı" dedi.

Etem Çalışkan için Adana'da anma etkinliği Haber

Etem Çalışkan için Adana'da anma etkinliği

İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Öğretim Üyesi merhum Prof. Dr. Emin Barın ile 1953 yılının yaz aylarında Anıtkabir'in kitabelerini yazan 97 yaşındaki ressam-hattat Etem Çalışkan, 1 Şubat Cumartesi günü İstanbul'da yaşama veda etti. Ders kitaplarında yer alan Atatürk'ün Gençliğe Hitabe ve İstiklal Marşı'nı yazan kişi olarak tanınan, meşhur Atatürk portresinin çizeri ve Atatürk'ün imzasını stilize eden Çalışkan için önceki gün Levent Afet Yolal Camisi'nde tören düzenlendi. Etem Çalışkan'ın cenazesi, ailesi ve sevenlerinin yanı sıra sanat ve akademi dünyasından birçok ismin katıldığı törenin ardından, memleketi olan Tarsus'ta toprağa verilmek üzere Mersin'e getirildi. Çalışkan için Mersin Kültür Merkezi’nde tören düzenlendi. Buradaki törenin ardından Çalışkan'ın cenazesi, dün Tarsus'un Göçük Köyü'ne getirilerek toprağa verildi. Etem Çalışkan için anma etkinliği Altınoran Düşünce ve Sanat Derneği Başkanı Dr. Haluk Uygur, Etem Çalışkan için yarın Adana'da anma etkinliği gerçekleştireceklerini söyledi. Anma etkinliğinin Adana Turizm Muse Art Collective Salon'da saat 19.00'da başlayacağını belirten Dr. Uygur,  "Etem Çalışkan'ı anacağımız etkinlikte, Çalışkan için yapılmış Soner Sevgili imzalı bir belgeseli izleyip, genç besteci Ege Gür tarafından O’na ithaf edilmiş bir besteyi dinleyeceğiz. Etem Hoca ile ilgili anıların anlatılacağı etkinlikte , Etem Hoca'nın oğlu Raci Çalışkan da aramızda olacak" dedi.

Etem Çalışkan son yolculuğuna uğurlandı Haber

Etem Çalışkan son yolculuğuna uğurlandı

İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Öğretim Üyesi merhum Prof. Dr. Emin Barın ile 1953 yılının yaz aylarında Anıtkabir'in kitabelerini yazan 97 yaşındaki ressam-hattat Etem Çalışkan, kalça kemiği kırığı ile yatağa bağımlı hale gelmesinin ardından, entübe edilerek yoğun bakıma alınmıştı. Çalışkan, 1 Şubat Cumartesi günü İstanbul'da yaşama veda etti. Ders kitaplarında yer alan Atatürk'ün Gençliğe Hitabe ve İstiklal Marşı'nı yazan kişi olarak tanınan, meşhur Atatürk portresinin çizeri ve Atatürk'ün imzasını stilize eden Çalışkan için dün Levent Afet Yolal Camisi'nde tören düzenlendi. Etem Çalışkan'ın cenazesi, ailesi ve sevenlerinin yanı sıra sanat ve akademi dünyasından birçok ismin katıldığı törenin ardından, memleketi olan Tarsus'ta toprağa verilmek üzere Mersin'e getirildi. Etem Çalışkan için bugün saat 11.00'de Mersin Kültür Merkezi’nde tören düzenlendi. Törene, Mersin Valisi Ali Hamza Pehlivan, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, Büyük Usta Etem Çalışkan’ın eşi Güngör Çalışkan ile çocukları Raci Çalışkan, Adnan Çalışkan ve Dilek Çalışkan, Altınoran Düşünce ve Sanat Derneği Başkanı Dr. Haluk Uygur, bürokratlar, sivil toplum kuruluşlarının, oda ve derneklerin temsilcileri, sevenleri, sanat dünyasından isimler ile Mersinliler katıldı. Mersin Valisi Ali Hamza Pehlivan, Etem Çalışkan’ın eserleri ile herkesin takdirini kazanan bir sanatçı olduğunu söyleyerek, “Hayat hikâyesi ve eserlerine baktığımda soyadı gibi ‘Çalışkan’ bir insan. Nice yollardan geçmiş ve bir asırlık yaşanmışlık geride bırakmış. Gençlerimize örnek bir yaşam yolculuğunu geride bıraktı. Grafik, resim, kaligrafi, hat, gazetecilik gibi saymakla bitmeyen bir çok mesleğe mensup olmuş ve o mesleklerin en iyisi olmuş. Başta ailesi ve bizler için bir gurur kaynağı” dedi. Başkan Seçer de cenaze treninde yaptığı konuşmasında; Etem Çalışkan’ın bu toprakların yetiştirdiği ve Cumhuriyet aydınlanmasının en önemli ve değerli sanatçılarından birisi olduğunu belirtti. Çalışkan ile görev süresi içerisinde farklı zamanlarda görüşme fırsatları bulduğunu aktaran Başkan Seçer, “Bir hattat ustası, ressam, düşünür, vatansever ve bir Atatürkçü olduğunu, kimliğini Türkiye’de yaşayan her insan kadar ben de biliyorum. Kendisiyle; onun derinliğini, düşünce zenginliğini, hayata ve insanlığa bakışını, vatanına, milletine, Cumhuriyet’in değerlerine, Atatürk Cumhuriyetine ve Türk milletine kazandırdığı erdemlere dair çok değerli sohbetlerimiz oldu” diye konuştu. Büyük usta Etem Çalışkan’ın oğlu Raci Çalışkan da, Etem Çalışkan’ın memleketi Mersin’e getirilmesini sağlayan herkese teşekkür etti. Raci Çalışkan, babasının iyi bir sanatçı ve insan olmasının yanı sıra çok sayıda öğrenciyi de yetiştirdiğini belirterek, “Babama insan olarak baktığınızda bir okuldu. Ömrü boyunca, bir akademinin bir yıl içerisinde yetiştirdiği öğrenci sayısından daha fazla öğrenci yetiştirdi. Şu anda öğrencilerinin öğrencileri üniversitelerde ders veriyor. Bu bizim için çok büyük bir gurur kaynağı. Çünkü sanat zincir halinde ilerliyor. Sanatın en büyük özelliği durdurulamaz olması. Babam da bu durdurulamazlığa yıllar içinde çok katkı sağladı ama bence en büyük katkılarından biri yetiştirdikleri” ifadelerini kullandı. Altınoran Düşünce ve Sanat Derneği Başkanı Dr. Haluk Uygur ise Etem Çalışkan’ın Mersin için çok önemli bir değer olduğunu anlattı. Çalışkan’ın sanat hayatına sığdırdığı unvanı ve ödülleri hatırlatan Uygur, “O, okunan resimler yaptı. Hiçbir zaman bir önce yaptığını yapmadı. Her defasında bir adım öteye gitti. Her yaptığı işte insanlığa bir ders verdi. Her dakika ülkesini düşünen bir insandı. Ressamlığı duvara asmak için değil, ressamlığı insanlığı değiştirmek için bir araç olarak yapardı” ifadelerine yer verdi.   Buradaki törenin ardından Çalışkan'ın cenazesi, Tarsus'un Göçük Köyü'ne getirildi. Çalışkan, öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazından sonra toğrağa verildi.

Atatürk'ün imzasını stilize eden Etem Çalışkan, yarın son yolculuğuna uğurlanacak Haber

Atatürk'ün imzasını stilize eden Etem Çalışkan, yarın son yolculuğuna uğurlanacak

Anıtkabir'in kitabelerinin yazımında görev alan Cumhurbaşkanlığı Sanat Onur Ödülü ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Fahri Doktora unvanına sahip Etem Çalışkan, yaşama veda etti. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Öğretim Üyesi merhum Prof. Dr. Emin Barın ile 1953 yılının yaz aylarında Anıtkabir'in kitabelerini yazan 97 yaşındaki ressam-hattat Etem Çalışkan, kalça kemiği kırığı ile yatağa bağımlı hale gelmesinin ardından, entübe edilerek yoğun bakıma alınmıştı.  Altınoran Düşünce ve Sanat Platformu Başkanı Dr. Haluk Uygur,  "Anıtkabirin hatlarını hocası Prof. Emin Barın ile birlikte yazan, Yüce Atatürk'ün imzasını kaligrafik bir ikon haline dönüştüren, Matise gibi rengarenk ve Miro gibi neşeli, ülkemizin en yaşlı ressamı Etem Çalışkan, üzgünüm ki yaşama veda etti. Üzgünüz ki Türkiye'nin en önemli düşünürlerinden, gelecekte dünya ressamları arasında yerini alacak olan, ülkemizin en önemli ressamlarından, sarı basın kartına sahip gazeteci Altınoran Düşünce ve Sanat Derneği Onur Üyesi, ağabeyimiz, babamız, dedemiz, dostumuz Etem Çalışkan'ı kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyiz" dedi. Dr. Uygur, Etem Çalışkan için bugün İstanbul'da tören düzenleneceğini, yarın da Mersin'in Tarsus'un ilçesi Göçük Köyü'nde son yolculuğuna uğurlanacagını kaydetti

Anıtkabir'in kitabelerinin yazımında görev alan Etem Çalışkan vefat etti  Haber

Anıtkabir'in kitabelerinin yazımında görev alan Etem Çalışkan vefat etti 

Anıtkabir'in kitabelerinin yazımında görev alan Etem Çalışkan ile ilgili üzücü haber geldi. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Öğretim Üyesi merhum Prof. Dr. Emin Barın ile 1953 yılının yaz aylarında Anıtkabir'in kitabelerini yazan 97 yaşındaki ressam-hattat Etem Çalışkan, kalça kemiği kırığı ile yatağa bağımlı hale gelmesinin ardından, entübe edilerek yoğun bakıma alınmıştı. Cumhurbaşkanlığı Sanat Onur Ödülü ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Fahri Doktora unvanına sahip olan Etem Çalışkan'ın vefatını, Altınoran Düşünce ve Sanat Platformu Başkanı Dr. Haluk Uygur duyurdu. Etem Çalışkan'ın bugüne kadar sergilenmeyen son eserleri, Altınoran Düşünce ve Sanat Platformu etkinliğinde geçen yıl Mayıs ayında Adana'da sanatseverlerle buluşmuştu ve Çalışkan da bu etkinliğe katılmıştı. Dr. Uygur, "Anıtkabir'in hatlarını hocası Prof. Emin Barın ile birlikte yazan, Yüce Atatürk'ün imzasını kaligrafik bir ikon haline dönüştüren, Matisse gibi rengarenk ve Miro gibi neşeli, ülkemizin en yaşlı ressamı Etem Çalışkan, üzgünüm ki yaşama veda etti," dedi. Dr. Uygur, şunları kaydetti: "Üzgünüz ki Türkiye'nin en önemli düşünürlerinden, gelecekte dünya ressamları arasında yerini alacak olan, ülkemizin en önemli ressamlarından, hocası Prof. Emin Barın ile birlikte Anıtkabir'in hatlarını yazan, sarı basın kartına sahip gazeteci Altınoran Düşünce ve Sanat Derneği Onur Üyesi, ağabeyimiz, babamız, dedemiz, dostumuz Etem Çalışkan'ı kaybetmiş bulunuyoruz. Hepimizin başı sağ olsun. Şu an Altınoran olarak cenaze işleriyle uğraşmaktayız. Değişebilir olmakla birlikte İstanbul'da yapılacak bir töreni takiben, Etem Çalışkan Pazartesi günü Mersin'de yapılacak bir törenden sonra Tarsus'un Göçük Köyü'nde toprağa verilecek." Etem Çalışkan, Anıtkabir anılarını 2012 yılında anlatmıştı. Adana Büyükşehir Belediyesi'nin 2012 yılındaki Altın Koza etkinlikleri kapsamında düzenlenen "13 Kare Sanat Festivali" için davet edildiği Adana'da, okullarda öğrencilerle söyleşi yapmıştı. Öğrencilere, sanatı, anıları ve hayata bakış açısı üzerine sunumlar yapan ve Anıtkabir ile ilgili hayatının en önemli dönemini anlatan Çalışkan, kendi el yazısıyla Atatürk portrelerinin üzerine, Atatürk'ün sözlerini yazıp imzasını da atarak eğitim kurumlarına hediye etmişti. Etem Çalışkan, unutamadığı 1953 yılının yaz aylarıyla ilgili şunları kaydetmişti: "İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'ndeki öğrenciliğimin ikinci yılıydı. Akademinin afiş atölyesinde öğrenciyken, 1987 yılında vefat eden Prof. Dr. Emin Barın'dan yazı dersi aldım. Yaşamım boyunca büyük onur duyacağım bir çalışmayı, yine o yıl hattat Emin Barın ile yaptım. Emin Barın, yazı üzerine Almanya'da öğrenim görmüş ve dolayısıyla yazının hem kitabelerde hem de kağıt üzerinde ne olduğunu uygulamasıyla biliyordu. Anıtkabir inşaatının yapımı da o yıl bitecekti. Daha önce uluslararası yarışmalar açılmış, ihaleler yapılmıştı. Anıtkabir'in yazı işi, verdiği projeyle Emin Barın'a verilmişti. Böylece Anıtkabir'in yazısını Emin Barın üstlenmiş oldu. Emin Barın hocam, bana o yaz birlikte çalışacağımızı söyledi. Emin Barın hocama ne yapacağımızı sorduğumda, bana Anıtkabir'in kitabelerini yazacağımızı söyledi. Önce anlamadım, hocamın söylediği sorumluluğu ve yüksek onuru birden kavrayamadım. Ama bildim ki hocam bana iyi bir görev verdi. Daha sonra yazılacak projeleri gördüm. Anıtkabir'deki kulelerin ayrı ayrı isimleri vardı. Bu kulelerin içine yazılacak yazılar, Ankara'da yetkililer tarafından oluşturulan heyet tarafından belirlenmişti. Bu yazılar hocama gönderildi. Oturup kartondan yazı kalıpları hazırladık günlerce. Ben, ölçülerine göre bu yazıları kağıt üzerine metrelerce yan yana yapıştırarak yazdım. Onları hocam kontrol eder, daha sonra Anıtkabir'e götürür, oradaki taş işçilerine teslim ederdim. Daha önce götürdüğüm ve taş işçilerinin yaptığı işleri de kontrol ederdim. Çok onurlu ve sorumluluk taşıyan bir işle karşı karşıya idim. Anıtkabir'in şeref holünde sağlı sollu duvardaki kabartmaları yapanlar, İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'ndeki bölümlerin hocalarıydı. Onları görünce heyecanlanırdım. Anıtkabir'e gittiğimde sık sık zamanın Bayındırlık Bakanı Kemal Zeytinoğlu'nu görürdüm. Dönemin Başbakanı Adnan Menderes'i, Cumhurbaşkanı Celal Bayar'ı da gördüm. Çünkü herkes çalışmaların bitirilmesini takip ediyordu." 10 Kasım 1953 10 Kasım 1953'te Atatürk'ün naaşı Etnografya Müzesi'nden alınarak Anıtkabir'de defnedildi. Defin işlemi sırasında Emin Barın ile Anıtkabir'de bulundum. Emin Barın hocam bana "Bir daha hiç göremezsin, gel beraber" dedi. Aşağıya indik. Atatürk'ün beyaz mermerlerden çevrili mezarını gördüm. Anadolu'nun her yerinden getirilen topraklar buraya serpilmiş. Hocamın elinde de kendi deri üzerine yazdığı ve gümüş muhafaza içindeki Atatürk'ün ölüm tutanağı vardı. Bu tutanak oraya yerleştirildi. Gümüş muhafaza içinde Atatürk'ün kabrine gömülen ölüm tutanağını ben gördüm, biliyorum, Emin Barın hocam gördü biliyor, ama belgesi yok. Şimdi toprağın altında. En büyük üzüntüm, bu tutanağın fotoğrafını çekmemek veya çektirmemek oldu. Emin Barın hocam da daha sonra bunun için üzüntü duydu. Barın, bunun için "Ah ah" diye dövündü." "Kitabelerdeki yazılar mimari yapıyla uygun" Çalışkan, kitabelerdeki yazı karakterlerinin Anıtkabir'in mimari yapısıyla uygun olduğunu da belirterek şöyle devam etmişti: "Camilerdeki yazılar da mimari ile birleşmiştir. Onlar da uyumludur. Rastgele yazılar, kitabeler konmaz. Ama şimdi Anıtkabir'deki bu kitabeler incelenmiyor. Anıtkabir'e gidenler bakıp okumuyor. Ölüm tutanağının fotoğrafını çektirmemizin dışında, Anıtkabir'deki kitabelerin ziyaretçilerce incelenip okunmaması ve Anıtkabir'in yapımına emeği geçenlerin hatırlanmaması da beni çok üzüyor. Anıtkabir'e hizmet edenlerin içinde hayatta olan az kişilerden biri olarak konuşuyorum. Anıtkabir'i yapanları kimse aramıyor, sormuyor. Neden? Mimarların, heykeltıraşların ve emeği geçenlerin hepsinin ayrı ayrı tanıtımının yapılması lazım. Bugün bunu bir eksiklik olarak görüyorum."

Anıtkabir'in kitabelerinin yazımında görev alan Etem Çalışkan'dan üzücü haber Haber

Anıtkabir'in kitabelerinin yazımında görev alan Etem Çalışkan'dan üzücü haber

İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Öğretim Üyesi merhum Prof. Dr. Emin Barın ile 1953 yılının yaz aylarında Anıtkabir'in kitabelerini yazan 97 yaşındaki ressam-hattat Etem Çalışkan'ın, kalça kemiği kırığı ile yatağa bağımlı hale gelmesinin ardından, entübe edilerek yoğun bakımda tedavi gördüğü bildirildi. Cumhurbaşkanlığı Sanat Onur Ödülü ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Fahri Doktora unvanına sahip olan Etem Çalışkan'ın sağlık durumuyla ilgili gelişmeyi, Altınoran Düşünce ve Sanat Platformu Başkanı Dr. Haluk Uygur duyurdu. Etem Çalışkan'ın, bugüne kadar sergilenmeyen son eserlerinin Altınoran Düşünce ve Sanat Platformu etkinliğinde geçen yıl Mayıs ayında sanatseverlerle buluştuğunu ve Çalışkan'ın da bu etkinliğe katıldığını anımsatan Dr. Uygur, "Anıtkabirin hatlarını hocası Prof. Emin Barın ile birlikte yazan, Yüce Atatürk'ün imzasını kaligrafik bir ikon haline dönüştüren, Matise gibi rengarenk ve Miro gibi neşeli, ülkemizin en yaşlı ressamı Etem Çalışkan, üzgünüm ki entübe olmuş biçimde yoğun bakımda tedavi görüyor. İstanbul'da ziyaret ettiğimde yaşamsal değerlerinin çökmüş olmasına rağmen zihinsel aktivitesinin bir dehaya yakışacak şekilde açık olduğuna şahit oldum. 97 yaşındaki Etem Çalışkan'ın kulağı hiç duymuyor, gözü hiç görmüyor. Maalesef kalça kırığı nedeniyle yatağa bağımlı. Ama zihni hala parlak. Kendisine acil şifalar diliyorum" dedi. Anıtkabir anılarını 2012 yılında anlatmıştı Etem Çalışkan, Adana Büyükşehir Belediyesi'nin 2012 yılındaki Altın Koza etkinlikleri kapsamında düzenlenen ''13 Kare Sanat Festivali'' için davet edildiği Adana'da, okullarda öğrencilerle söyleşi yapmıştı. Öğrencilere, sanatı, anıları ve hayata bakış açısı üzerinde sunumlar yapan ve Anıtkabir ile ilgili hayatının en önemli dönemini anlatan Çalışkan, kendi el yazısıyla Atatürk portrelerinin üzerine, Atatürk'ün sözlerini yazıp imzasını da atarak eğitim kurumlarına hediye etmişti. Etem Çalışkan, unutamadığı 1953 yılının yaz ayları ile ilgili şunları kaydetmişti: "İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'ndeki öğrenciliğimin ikinci yılıydı. Akademinin afiş atölyesinde öğrenciyken, 1987 yılında vefat eden Prof. Dr. Emin Barın'dan yazı dersi aldım. Yaşamım boyunca büyük onur duyacağım bir çalışmayı, yine o yıl hattat Emin Barın ile yaptım. Emin Barın, yazı üzerine Almanya'da öğrenim görmüş ve dolayısıyla yazının hem kitabelerde, hem de kağıt üzerinde ne olduğunu uygulamasıyla biliyordu. Anıtkabir inşaatının yapımı da o yıl bitecekti. Daha önce uluslararası yarışmalar açılmış, ihaleler yapılmıştı. Anıtkabir'in yazı işi, verdiği projeyle Emin Barın'da kalmıştı. Böylece Anıtkabir'in yazısını Emin Barın üstlenmiş oldu. Emin Barın hocam, bana o yaz birlikte çalışacaklarını söyledi. Emin Barın hocama ne yapacağımızı sorduğumda, bana Anıtkabir'in kitabelerini yazacağımızı söyledi. Önce anlamadım, hocamın söylediğindeki sorumluluğu ve yüksek onuru birden kavrayamadım. Ama bildim ki, hocam bana iyi bir görev verdi. Daha sonra yazılacak projeleri gördüm. Anıtkabir'deki kulelerin ayrı ayrı isimleri var. Bu kulelerin içine yazılacak yazılar, Ankara'da yetkililer tarafından oluşturulan heyet tarafından belirlenmiş. Bu yazılar hocama gönderildi. Oturup kartondan yazı kalıpları hazırladık günlerce. Ben ölçülerine göre bu yazıları kağıt üzerine metrelerce yan yana yapıştırarak yazdım. Onları hocam kontrol eder, daha sonra Anıtkabir'e götürür, oradaki taş işçilerine teslim ederdim. Daha önce götürdüğüm ve taş işçilerinin yaptığı işleri de kontrol ederdim. Çok onurlu ve sorumluluk taşıyan bir işle karşı karşıya idim. Anıtkabir'in şeref holünde sağlı sollu duvardaki kabartmaları yapanlar, İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'ndeki bölümlerin hocalarıydı. Onları görünce heyecanlanırdım. Anıtkabir'e gittiğimde sık sık zamanın Bayındırlık Bakanı Kemal Zeytinoğlu'nu görürdüm. Dönemin Başbakanı Adnan Menderes'i, Cumhurbaşkanı Celal Bayar'ı da gördüm. Çünkü herkes çalışmaların bitirilmesini takip ediyordu. 10 Kasım 1953 10 Kasım 1953'te Atatürk'ün naaşı Etnografya Müzesi'nden alınarak Anıtkabir'de defnedildi. Defin işlemi sırasında Emin Barın ile Anıtkabir'de bulundum. Emin Barın hocam bana 'bir daha hiç göremezsin gel beraber' dedi. Aşağıya indik. Atatürk'ün beyaz mermerlerden çevrili mezarını gördüm. Anadolu'nun her yerinden getirilen topraklar buraya serpilmiş. Hocamın elinde de kendi deri üzerine yazdığı ve gümüş muhafaza içindeki Atatürk'ün ölüm tutanağı vardı. Bu tutanak oraya yerleştirildi. Gümüş muhafaza içinde Atatürk'ün kabrine gömülen ölüm tutanağını ben gördüm biliyorum, Emin Barın hocam gördü biliyor, ama belgesi yok. Şimdi toprağın altında. En büyük üzüntüm, bu tutanağın fotoğrafını çekmemek veya çektirmememiz oldu. Emin Barın hocam da daha sonra bunun için üzüntü duydu. Barın, bunun için 'Ah ah' diye dövündü.'' "Kitabelerdeki yazılar mimari yapıyla uygun" Çalışkan, kitabelerdeki yazı karakterlerinin Anıtkabir'in mimari yapısıyla uygun olduğunu da belirterek şöyle devam etmişti: "Camilerdeki yazılar da mimari ile birleşmiştir. Onlar da uyumludur. Rastgele yazılar, kitabeler konmaz. Ama şimdi Anıtkabir'deki bu kitabeler incelenmiyor. Anıtkabir'e gidenler bakıp okumuyor. Ölüm tutanağının fotoğrafını çektirmememizin dışında, Anıtkabir'deki kitabelerin ziyaretçilerce incelenip okunmaması ve Anıtkabir'in yapımına emeği geçenlerin hatırlanmaması da beni çok üzüyor. Anıtkabir'e hizmet edenlerin içinde hayatta olan az kişilerden biri olarak konuşuyorum. Anıtkabir'i yapanları kimse aramıyor, sormuyor, neden  Mimarların, heykeltıraşların ve emeği geçenlerin hepsinin ayrı ayrı tanıtımının yapılması lazım. Bugün bunu bir eksiklik olarak görüyorum.''

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.