#Evlat acısı

İLKHABER-Gazetesi - Evlat acısı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Evlat acısı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

30 kovan, 3 ceset ve 9 yıllık sessizlik! Mezarlıktaki çapraz ateşin failleri nerede? Haber

30 kovan, 3 ceset ve 9 yıllık sessizlik! Mezarlıktaki çapraz ateşin failleri nerede?

Adana'da 9 yıl önce mezarlıkta uğradığı silahlı saldırı sonucu iki arkadaşıyla birlikte hayatını kaybeden üniversite öğrencisi Refik Bingül'ün annesi Selvihan Bingül'ün, "Kolumdaki resmiyle avunup duruyorum" sözleri, evlat acısının yıllar geçse de dinmediğini bir kez daha gözler önüne serdi. Faili meçhul olarak kalan dosyanın yeniden gündeme gelmesi ise acılı anneye umut oldu. Edinilen bilgiye göre olay, 26 Ocak 2017 tarihinde sabah saatlerinde merkez Yüreğir ilçesi Ali Hocalı Mahallesi'nde mezarlıkta meydana geldi. Mezarlık görevlisi, kaza yapmış 01 ERG 36 plakalı otomobilin şoför koltuğunda bir kişi ile araç çevresinde 2 kişinin hareketsiz yattığını fark etti. Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, yaptığı incelemede cesetlerin bir gün önce evlerine gitmeyen ve sabah saatlerinde kayıp başvurusu yapılan oto tamircisi Ufuk Altun (38), Eser Binen (36) ve Çukurova Üniversitesi İşletme Fakültesi 2. sınıf öğrencisi Refik Bingül'e (18) ait olduğunu belirledi. Olay yerini güvenlik şeridi ile çeviren ekipler, uzun namlulu silah ve tabancadan çıktığı değerlendirilen yaklaşık 30 adet kovanı tek tek toplayarak inceleme başlattı. Ancak aradan geçen 9 yıla rağmen olayın failleri tespit edilemedi. "9 yıldır ne çektiğimi bir ben, bir de Allah bilir" Refik Bingül'ün acılı annesi Selvihan Bingül (48), yaşadığı tarifsiz acıyı anlatarak, "Diyecek bir şey bulamıyorum. Sözün bittiği yerdeyim. Faili meçhul dosyalar tekrar açılıyor. Umarım bizim dosyamıza da bakarlar. 9 yılda ne çektiğimi bir ben, bir de Allah bilir. Anlatılması zor, evlat acısının tarifi yok. Allah hiçbir anneye bunu yaşatmasın. Kolumdaki resmiyle avunup duruyorum" diye konuştu. "İnşallah yüreğimize su serpilir" Baba Mahmut Bingül (58) ise olay gününü anlatarak faillerin bulunmasını talep etti. Bingül, "Oğlum üniversite öğrencisiydi, arkadaşlarıyla beraber bir araç almışlar. Kutlama yaparak eğlenmişler. Daha sonra gece saat 22.00 gibi mezarlığa gitmişler. Arkadaşının annesinin mezarını ziyaret etmişler. Oradan dönüşte çapraz ateşe tutulmuşlar. Benim oğlum aracın arka sağ tarafında oturuyormuş. Kaçmaya çalışmış ama 7-8 kurşun yemiş. Bunu yapan kişi ya da kişiler, çocukların ensesine de sıkmış. Failler bulunamadı. Ne sonuç ne de kanıt, hiçbir şey yok. Çocukların hepsinin telefonları da mevcut ama bir veriye ulaşılamadı. İnşallah bizim dosyada da bir gelişme olur da yüreğimize su serpilir" diye konuştu.

Acıların en büyüğünü yaşayan başhekim Hataylı depremzedeler için görevine döndü Haber

Acıların en büyüğünü yaşayan başhekim Hataylı depremzedeler için görevine döndü

HATAY (AA) - SERKAN AVCI/MEHMET BAYRAK - Kahramanmaraş merkezli depremlerde ikiz kızları ve oğlunun yaşamını yitirdiği apartmanın enkazından 41 saat sonra çıkarılan Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Dr. Sıtkı Sönmez, acısını bir kenara bırakıp görevinin başına geçti.Hatay'ın Antakya ilçesi Narlıca Mahallesi'ndeki 4 katlı Sönmez Apartmanı, 6 Şubat'ta yaşanan Pazarcık ve Elbistan merkezli depremlerde yıkıldı.Dr. Sönmez'in 23 yaşlarındaki ikiz kızları Melike Gül ve Şeyma Nur ile 19 yaşındaki oğlu Zarif, binanın enkazında yaşamını yitirdi, Sıtkı Sönmez ise mücadele verdiği yıkıntıların arasından 41 saat sonra çıkarılarak hastaneye götürüldü.Tedavisinin ardından Samsun'a giden Sönmez, başhekimlik görevini vekaleten yürüttüğü Hatay'a dönerek sahra hastanesinde kendisi gibi afetzedelerin yaralarının sarılmasına yardımcı oluyor.Yaşadıklarını AA muhabirine anlatan Sönmez, o gece ilk sarsıntısıyla uyandığını söyledi. Ayağa kalkmak istediğini ancak depremin şiddetinden dolayı bunu başaramadığını belirten Sönmez, "Yere yığıldım, üzerime beton tavan düştü, yaşam alanı oluşturarak beni oraya hapsetti. O zaman olayın boyutunu bilmiyordum. Seslenmeye çalıştım cevap alamadım." dedi.- "Bir baba olarak yaşadığım acı tarif edilemez"Sönmez, yaklaşık 8 saat sonra sesini duyan yeğeninin enkazdan içeri girerek kendisine nefes alabileceği bir alan oluşturduğunu aktardı.Enkaz altında yaşam mücadelesi verdiğini vurgulayan Sönmez, şöyle devam etti:"İkiz kızlarım ve oğlum olmak üzere 3 çocuğum enkaz altında rahmetli oldular. Aynı binada kız kardeşim ve ağabeyimin iki kızı da vardı. Aile yakınlarımızdan 6 şehidimiz oldu. Hastaneden çıktıktan sonra çocuklarımın cenazesini defnettim. Bir baba olarak yaşadığım acı tarif edilemez. Herkes annesi, babası ve yakınları öldüğünde çok üzülür ama evlat acısı çok farklı. Tarifi çok zor. Her bir evladın için ayrı bir acı duyuyorsun. 3 evlat birden. 23 yaşında iki kız, 19 yaşında bir oğlan... Kolay bir olay değil. Allah bize sabır ve tahammül versin."Dr. Sönmez, Samsun'da kendisini toparladıktan sonra Hatay'a dönmeye karar verdiğini ve depremzedelere yardımcı olabilmek için işinin başına geçtiğini kaydederek "Hayatımdaki tek gayem insanlara yardımcı olabilmek, onlar için bir şey yapabilmekti. Maddi hiçbir şeyi gözetmedim. Şu anda aynı duygularla buradayım. İnsanlara ufak bir faydam olabilirse o bana kafi, başka hiçbir maksadım yok." diye konuştu.

Hataylı şehit ailesi depremde ikinci kez evlat acısı yaşadı Haber

Hataylı şehit ailesi depremde ikinci kez evlat acısı yaşadı

HATAY (AA) - ABDULLAH DOĞAN - Hatay'ın Hassa ilçesinde yaşayan şehit babası, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat'ta meydana gelen depremlerde küçük oğlunu, gelinini ve torununu kaybetti.Hassa'nın Küreci Mahallesi'nde depreme yakalanan Mustafa ve Gülizar Çito çifti, ilçe merkezinde oğlunun yaşadığı 6 katlı apartmanın çöktüğü haberiyle bir kez daha yıkıldı.Diyarbakır'ın Lice ilçesinde 2016'da PKK'lı teröristlerce gerçekleştirilen saldırıda Jandarma Uzman Çavuş Oğuzhan Çito'nun şehadetiyle evlat acısı yaşayan Çito ailesi, şehidin küçük kardeşi Mustafa, eşi Seda ve 2 yaşındaki kızları Gökçe Çito'nun enkaz altında kalmasıyla yeniden sarsıldı.Arama kurtarma çalışmalarının 5'inci gününde oğlu, gelini ve torununun cansız bedeni enkazdan çıkarılan Mustafa Çito, çiftin yaklaşık 3 yıl öncesine ait düğün fotoğrafını elinden düşürmüyor.Kaybettikleri evlatlarının fotoğrafına sarılan anne Gülizar Çito ise gözyaşı döküyor.Çito ailesine başta askerler olmak üzere yakınları ve akrabalarının taziye ziyareti sürüyor.- Evlerine 3 ay önce taşınmışlardıYaşadığı tarifsiz acıya rağmen metanetini koruyan Mustafa Çito, AA muhabirine, depremde büyük acıların yaşandığını söyledi.Sabır ve inancının kendisini ayakta tuttuğunu belirten Çito, "Bir oğlum şehit oldu. İnancımız var, enkazda kalan da şehittir. Allah'a inancımız sonsuzdur. Oğlum, Hassa'da 6 katlı apartmanın 5'inci katında oturuyordu. Evlendi, Gökçe adını verdiği kızı, tek torunum. Depremin 5'inci gününde cenazelerine ulaştık." dedi.Çito, oğlunun memur olduğunu, eşi ve çocuğuyla evlerine 3 ay önce taşındıklarını anlattı.Sarsıntıyı hissedince evden dışarı çıktıklarını belirten Çito, "Çadırda 5 gün çıkmalarını bekledim. Büyük oğlum gitti, arama kurtarma çalışmalarına katıldı. Bir ümit bekledik ama cenazesini aldık. Oğlum Oğuzhan 25 yaşındayken 2016'da şehit oldu. Bu oğlum da 24 yaşındaydı. İkisi de gençti, gitti. Oğlumu da Eğribucak Mezarlığı'nda şehidimizin yanına defnettik. İkisini yan yana koyduk." diye konuştu.Mustafa Çito, İlçe Jandarma Komutanlığından gelen personelin ziyaretiyle duygulandıklarını belirtti.Taziye ziyaretleriyle teselli bulmaya çalıştıklarını anlatan Çito, "Çadırımızı da askerlerimiz kurdu. İlk günler arabada kaldık ama şimdi çadırda kalıyoruz. Buna şükür." ifadelerini kullandı.Anne Gülizar Çito ise büyük emeklerle büyüttüğü evlatlarını kaybetmenin üzüntüsünü yaşadığını anlatarak, "Allah'ın nazarında çocuklarımız daha kıymetliymiş, yanına aldı. Geriye bir oğlumla bir kızım kaldı." dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.