#faiz

İLKHABER-Gazetesi - faiz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, faiz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABD ekonomisinde alarm: Enflasyon zirveye tırmandı, Fed zorlanıyor Haber

ABD ekonomisinde alarm: Enflasyon zirveye tırmandı, Fed zorlanıyor

ABD'de açıklanan son makroekonomik veriler, iş gücü piyasasının dayanıklılığını koruduğuna işaret ederken enflasyonun yıllık bazda hızlandığını gösteriyor. Bu göstergeler, başkanlık görev değişimi sürecindeki Fed'in istihdam ve enflasyon hedefleri arasında denge kurmasını zorlaştırıyor. Bankanın 16-17 Haziran'daki para politikası toplantısına liderlik etmesi beklenen Kevin Warsh için de zorlu bir tablo ortaya koyuyor. ENERJİ FİYATLARI ENFLASYONU YUKARI TAŞIYOR ABD Çalışma Bakanlığının dün açıkladığı verilere göre, ülkede Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), nisanda aylık bazda yüzde 0,6 ile beklentilere paralel yükselirken yıllık bazda ise yüzde 3,8 ile tahminlerin üzerinde arttı. Yıllık bazda Mayıs 2023'ten bu yana en yüksek seviyesine ulaşan enflasyon, martta yüzde 3,3 olarak kaydedilmişti. Nisanda bir önceki aya göre yüzde 3,8 yükselen enerji endeksi, aylık TÜFE artışının yüzde 40'tan fazlasını oluşturdu. Enerji maliyetleri yıllık bazda da yüzde 17,9 yükseldi. Değişken enerji ve gıda fiyatlarını içermeyen çekirdek TÜFE ise nisanda hızlanırken aylık yüzde 0,4 ve yıllık yüzde 2,8 ile beklentilerin üzerinde arttı. Özellikle enerji ve bazı hizmet fiyatlarındaki yukarı yönlü baskılar, Fed'in enflasyonu yüzde 2 hedefine indirme konusunda hala mesafe alması gerektiğine işaret etti. Bu durum, güçlü iş gücü piyasasına ilişkin son verilerle birlikte değerlendirildiğinde, enflasyon şoku riskine karşı Fed'in bu yıl faiz indirimine gitmeyeceği yönündeki beklentileri destekledi. ENFLASYON BEKLENTİLERİ İRAN'DAKİ SAVAŞ ÖNCESİNE GÖRE YÜKSEK SEYREDİYOR Ülkede geçen hafta açıklanan veriler, tarım dışı istihdamın nisanda 115 bin kişiyle beklentilerin oldukça üzerinde arttığını göstermiş ve iş gücü piyasasında dayanıklılığa işaret etmişti. ABD işsizlik oranı ise söz konusu dönemde değişim göstermeyerek yüzde 4,3 olmuştu. ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik saldırılarının başlamasından bu yana artan jeopolitik gerilimler ve fiyatlar ile yüksek belirsizlik ortamı Amerikalıların harcama eğilimlerini olumsuz etkiledi. Ülkede Michigan Üniversitesi tarafından ölçülen Tüketici Güven Endeksi mayısta 48,2 ile tüm zamanların en düşük seviyesine geriledi. Tüketicilerin kısa vadeli enflasyon beklentisi, mayısta yüzde 4,7'den yüzde 4,5'e inmesine rağmen İran'daki savaşın başlamasından önce şubatta görülen yüzde 3,4'lük değerin üzerinde kalmaya devam etti. FED'DE GÖRÜŞ AYRILIKLARI ÖNE ÇIKIYOR Fed, 29 Nisan'da gerçekleştirdiği son para politikası toplantısında politika faizini beklentiler doğrultusunda yüzde 3,5-3,75 aralığında sabit tutmuştu. Karar, 4'e karşı 8 oyla alınırken Fed Yönetim Kurulu Üyesi Stephen Miran, 25 baz puanlık faiz indiriminden yana olduğu için karşı oy kullanmıştı. Beth Hammack, Neel Kashkari ve Lorie Logan ise politika faizinin sabit tutulmasını destekledikleri ancak şu aşamada karar metnine "gevşeme eğiliminin" dahil edilmesine itiraz ettikleri için karşı oy vermişlerdi. Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) üyeleri arasında bu düzeyde karşı oy içeren son karar Ekim 1992'de alınmıştı. FOMC'de faiz oranının seyrine dair son 34 yılın en yüksek görüş ayrılıkları yaşanırken son veriler bir sonraki adımın faiz indirimi olma ihtimalini büyük ölçüde rafa kaldırıyor. Para piyasalarındaki fiyatlamalarda, İran'daki çatışmalar başlamadan önce bu yıl iki faiz indirimi yapacağı öngörülen Fed'in mevcut durumda politika faizini yıl sonuna kadar sabit tutacağı tahmin ediliyor. "İRAN İLE SAVAŞ FAİZ İNDİRİMLERİNİN ZAMANLAMASINI ETKİLİYOR" ING'nin Amerika Araştırma Bölgesel Başkanı Padhraic Garvey, son verilerin nisan ayı enflasyonunun yüzde 4'e, çekirdek enflasyonun ise yüzde 3'e yaklaştığını doğruladığını söyledi. Mayıs ayı verilerinde bu eğilimin daha da pekişeceğini beklemek için her türlü nedenin bulunduğuna işaret eden Garvey, yüzde 4 civarındaki 10 yıllık teminatlı gecelik faiz oranının enflasyonun sadece biraz üzerinde olduğunu bildirdi. Garvey, "Reel faiz oranlarının bu kadar sıkı seyretmesi, nominal faiz oranları üzerinde yukarı yönlü baskı yaratmaya devam ediyor. Yüksek enflasyon rakamları ve artan enflasyon beklentileri, Fed'in yakın zamanda faiz indirimini gündeme almasını son derece zorlaştırıyor." değerlendirmesinde bulundu. Faiz indirimlerine yönelik eğilimin sürdüğünü belirten Garvey, ancak ilk faiz indiriminin 2026'da gerçekleşmesi halinde bunun yılın oldukça ilerleyen dönemlerine kalabileceğini ifade etti. Garvey, "İran ile savaşın süresi ve şiddeti, daha açık bir ifadeyle Hürmüz Boğazı'nın kapatılması, zamanlamayı açıkça etkiliyor. Savaş ne kadar uzun sürerse, nihai faiz indirimleri için bekleme süresi de o kadar uzar." diye konuştu. İş gücü piyasasının güçlükle de olsa ayakta kaldığını belirten Garvey, halihazırda gözlemlenen fiyat baskılarının sürmesi durumunda, piyasanın daha da zorlanabileceğini vurguladı. NİSAN AYI ENFLASYONU PARA POLİTİKASI GÖRÜNÜMÜNDE ŞAHİN REVİZYON GEREKTİRMİYOR Oxford Economics Küresel Başekonomisti Ryan Sweet de hem manşet hem de çekirdek enflasyonun nisanda "rahatsız edici" derecede yüksek geldiğini söyledi. Sweet, "Tarifelerin etkisi ve artan enerji maliyetlerinin enerji dışı fiyatlara yansıması çekirdek göstergede belirgindi, ancak önemli ölçüde oynaklık da vardı. Bu rapora dayanarak, para politikasının yıl sonuna kadar beklemede kalacağı yönündeki öngörümüz değişmedi." dedi. Bu çeyrekte enflasyonun Kovid-19 dönemindeki zirve seviyelerinin oldukça altında bir noktada tepe yapmasını beklediklerini aktaran Sweet, çekirdek enflasyonun bu yıl yüksek seyrini koruyacağını ancak mevcut seviyelerin kayda değer ölçüde üzerine çıkmasının olası görünmediğini ifade etti. Sweet, enerji kaynaklı maliyet artışlarının çekirdek enflasyona yansıyacağını ancak bu etkilerin konut enflasyonundaki devam eden yavaşlama, ılımlı seyreden iş gücü piyasası ve tarifelerin etkilerinin azalmasıyla dengeleneceğini anlattı. Yapay zeka kaynaklı fiyat baskılarının da TÜFE'den ziyade kişisel tüketim harcamaları (PCE) deflatöründe daha belirgin şekilde görüldüğünü dile getiren Sweet, "Mayıs ayındaki baz senaryomuzda, Fed'in bir sonraki faiz indirimi beklentisini hazirandan aralık ayına erteledik. Nisan ayı TÜFE verisi para politikası görünümümüzde yaptığımız bu değişikliği desteklese de baz senaryoda daha şahin bir revizyon yapılmasını gerektirmiyor." diye konuştu. "BU VERİLER FED'İN ŞAHİN KANADINI DAHA DA ŞAHİNLEŞTİRİR" American Enterprise Institute (AEI) Kıdemli Uzmanı Steven Kamin ise nisan enflasyonunun hayal kırıklığı yaratacak kadar yüksek çıktığını vurguladı. Özellikle çekirdek TÜFE'deki aylık yüzde 0,4'lük artışın endişe verdiğini dile getiren Kamin, "Bu durum, enerji fiyatlarındaki artışın enerji dışı fiyatlara da yansıdığını ve gümrük vergileri ile diğer faktörlerin etkisini gösteriyor." değerlendirmesinde bulundu. Kamin, "Nisan istihdam verilerinin nispeten olumlu olması, Fed'in şimdilik mevcut politikasını sürdürme eğilimini pekiştiriyor. Warsh, haziranda faiz indirimi yapmaya çalışırsa, birçok sorunla karşılaşacaktır. FOMC'nin şahin kanadı, bu verilerin açıklanmasının ardından daha da şahin bir tutum sergileyecektir." dedi. "FED'İN KISA VADEDE FAİZ İNDİREBİLECEĞİNİ DÜŞÜNMÜYORUM" Fitch Ratings ABD Ekonomik Araştırmalar Başkanı Olu Sonola da enflasyonda yıllık bazda bir kez daha kayda değer bir yükseliş görüldüğünü kaydederek, Fed'in kısa vadede faiz indirebileceğini düşünmediğini aktardı. Sonola, "Enflasyon karşılarında duruyor ve çekirdek enflasyon nispeten kontrol altında kalsa bile bunu görmezden gelmek zor olacak. Ayrıca, politika yapıcıların bundan sonra daha fazla görüş ayrılığı yaşayacağını düşünüyorum ve yeni Fed başkanının göreve başlaması hesaplamalara bir başka ilginç değişken ekliyor." değerlendirmesinde bulundu.

Fed faiz oranını sabit tuttu Haber

Fed faiz oranını sabit tuttu

Fed'den yapılan açıklamada, faiz oranının sabit tutulması kararının 4'e karşı 8 oyla alındığı bildirildi. Fed Yönetim Kurulu Üyesi Stephen Miran'ın 25 baz puanlık faiz indiriminden yana olduğu için karşı oy kullandığı belirtilen açıklamada, Beth Hammack, Neel Kashkari ve Lorie Logan'ın ise politika faizinin sabit tutulmasını destekledikleri ancak şu aşamada karar metnine "gevşeme eğiliminin" dahil edilmesine itiraz ettikleri için karşı oy verdikleri aktarıldı. Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) üyeleri arasında 4 karşı oy en son Ekim 1992'de kullanılmıştı. Son göstergelerin ekonomik faaliyetin sağlam bir hızda genişlediğine işaret ettiği belirtilen açıklamada, istihdam artışlarının ortalama olarak düşük seyrettiği, işsizlik oranının ise son aylarda kayda değer bir değişim göstermediği kaydedildi. Açıklamada, enflasyonun kısmen küresel enerji fiyatlarındaki son artışı yansıtacak şekilde yüksek seviyelerde olduğu aktarıldı. Bankanın açıklamasında, "Orta Doğu'daki gelişmeler, ekonomik görünüme ilişkin belirsizliğin yüksek düzeyde seyretmesine katkıda bulunuyor." ifadesi kullanıldı. Uzun vadede maksimum istihdam ve yüzde 2 enflasyona ulaşılmasının hedeflendiği vurgulanan açıklamada, hedeflerin desteklenmesi amacıyla federal fon oranı için hedef aralığın yüzde 3,5-3,75 aralığında tutulmasına karar verildiği belirtildi. FED YILBAŞINDAN BU YANA POLİTİKA FAİZİNDE DEĞİŞİKLİĞE GİTMEDİ Fed, geçen yılın ilk beş toplantısında politika faizini sabit tutarken, eylül, ekim ve aralık aylarında toplam 75 baz puan indirime gitmişti. Banka, geçen yıl art arda üç faiz indirimi yapmasının ardından bu yılın ilk iki toplantısında da politika faizini sabit tutmuştu.

Sıfır otomobil satışlarında 2026 daralması: Araç piyasasında rüzgar tersine döndü Haber

Sıfır otomobil satışlarında 2026 daralması: Araç piyasasında rüzgar tersine döndü

Otomobil dünyasında geçtiğimiz yıl görülen hareketlilik, 2026 yılının başlamasıyla birlikte yerini durgunluğa bıraktı. Yılın ilk üç ayına ilişkin veriler, sıfır kilometre araç pazarında alımların belirgin şekilde azaldığını ortaya koyuyor. Özellikle finansal koşullardaki değişim, tüketicilerin otomobil bayilerinden uzaklaşmasına neden oldu. OTOMOBİL PAZARINDA YÜZDE 16’LIK YILLIK GERİLEME Sektörel araştırmalar, 2026 yılının ilk çeyreğinde otomobil satışlarının bir önceki döneme kıyasla yüzde 32 oranında kan kaybettiğini gösteriyor. Yıllık bazda incelendiğinde ise geçen yılın aynı döneminde 265 bin 2 adet olan satış rakamı, bu yıl 222 bin 22 adede geriledi. Bu tablo, otomotiv piyasasında yaklaşık yüzde 16’lık bir daralma yaşandığını kanıtlıyor. ERTEMEL: "KREDİYE ULAŞIMIN SINIRLI OLMASI TALEBİ BASKILADI" İstanbul Motorlu Araç Satıcıları Derneği (İMAS) Başkanı Hayrettin Ertemel, piyasadaki bu ani soğumanın nedenlerini değerlendirdi. Ertemel, finansman kaynaklarına erişimin zorlaşmasına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “2026’nın ilk çeyreğinde sıfır otomobil satışlarında görülen daralmanın arkasında birkaç temel faktör var. Öncelikli gerekçelerden bir tanesi finansmana erişimin ciddi şekilde zorlaşması. Taşıt kredilerinde hem faiz oranlarının yüksek seyretmesi hem de krediye ulaşımın sınırlı olması talebi doğrudan baskıladı. Bununla birlikte 2025’in son çeyreğinde öne çekilmiş talep etkisini de görüyoruz. tüketiciler yıl sonu kampanyaları ve fiyat artışı beklentisiyle alımlarını erkene çekmişti. 2026’ya girildiğinde yaşanan jeopolitik gelişmelerin oluşturduğu ekonomik belirsizlikler tüketiciyi beklemeye itti. Ayrıca alternatif yatırım araçlarının cazibesi ve nakitte kalma eğilimi de sıfır otomobile olan ilgiyi azalttı.” EN UCUZ SIFIR ARAÇ FİYATI 1 MİLYON TL SINIRINDA Talepte yaşanan azalmaya rağmen, maliyet unsurları nedeniyle otomobil fiyatlarında doğrudan bir düşüş gözlemlenmiyor. Ancak markalar, stoklarını eritmek amacıyla faiz desteği ve takas indirimi gibi çeşitli kampanyalara ağırlık vermiş durumda. Güncel piyasa koşullarında Türkiye'deki en uygun fiyatlı sıfır otomobiller 1 milyon TL bandına yerleşti. Fiat Egea Sedan, Hyundai i10 ve Kia Picanto gibi giriş segmentindeki modeller bile bu rakamın üzerinde alıcı bulurken, B segmentindeki araçlarda fiyatlar 1.5 milyon TL seviyelerine yaklaşıyor. İKİNCİ EL OTOMOBİLDE BAYRAM HAREKETLİLİĞİ NE ZAMAN BAŞLAR? Sıfır araç piyasasındaki durağanlık, ikinci el otomobil pazarını da benzer şekilde etkiliyor. Finansman sıkıntıları ve küresel belirsizlikler, ikinci el araç talebinde de bir yavaşlama yarattı. Uzmanlar, piyasada beklenen canlılığın Mayıs ayının ilk haftası itibarıyla, yani Kurban Bayramı öncesi dönemde başlayabileceğini öngörüyor.

Dr. Şevkin: Vatandaşın borcu 6,4 trilyon liraya ulaştı Haber

Dr. Şevkin: Vatandaşın borcu 6,4 trilyon liraya ulaştı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili ve TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin, Türkiye ekonomisindeki mevcut krize ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İmalat sanayinde kapasite kullanım oranlarının geçen yılın altında seyrettiğini belirten Şevkin, karşılıksız çek sayısı ve tutarındaki ciddi artışın ekonomik daralmanın göstergesi olduğunu söyledi. Şevkin, artan borç yükü ve ödenemeyen çeklerin iflas ve icraları artırdığını belirterek Türkiye’nin “icra ekonomisine” sürüklendiğini ifade etti. “VERGİLER FAİZE GİDİYOR, ÜRETİM GERİLİYOR” Haziran 2023’ten bu yana uygulanan ekonomi programını eleştiren Dr. Şevkin, Türk lirasına verilen yüksek reel faizin üretimi değil, rantı teşvik ettiğini söyledi. TL ticari kredi faizlerinin yüzde 50’nin üzerine çıktığını hatırlatan Dr. Şevkin, “Bu ortamda üretici ya yatırım yapmaktan vazgeçiyor ya da dövizle borçlanıyor. Reel sektörün üstlendiği kur riski 200 milyar doları aşmış durumda. Ülke ekonomisi dışa bağımlı hale getirilmiş, üretim yerine ithalat teşvik edilmiştir. Sadece bir ayda faiz yükü 328 milyar lira arttı. Bu, halkın vergilerinin faize gittiğinin açık göstergesidir” ifadelerini kullandı. “VATANDAŞIN BANKALARA BORCU 6,4 TRİLYON LİRAYA ULAŞTI” Vatandaşların bankalara olan borcunun 6,4 trilyon lira seviyesinde olduğunu belirten Dr. Şevkin, kısa süreli düşüşlerin tabloyu değiştirmediğini söyledi. Dr. Şevkin, “Milyonlarca vatandaş kredi ve kredi kartı borcunu ödeyemiyor. İcra dosyaları her geçen gün artıyor. Daha savaşın etkisi tam yansımadan bile maliyetler artıyorsa, önümüzdeki süreçte çiftçinin ayakta kalması daha da zorlaşacaktır. Üretimi değil faizi, emeği değil rantı önceleyen bu ekonomi politikası Türkiye’yi iflasa sürüklüyor. Sanayici üretimden çekiliyor, esnaf kepenk kapatıyor, vatandaş icra kapısında. Bu tablo sürdürülemez. Türkiye’nin acilen üretim odaklı, adil ve halktan yana bir ekonomi programına ihtiyacı vardır” şeklinde konuştu.

Merkez Bankası Nisan ayı faiz kararı ne zaman, saat kaçta açıklanacak? Haber

Merkez Bankası Nisan ayı faiz kararı ne zaman, saat kaçta açıklanacak?

Piyasalarda nefesler tutuldu, gözler Ankara'dan gelecek son dakika açıklamasına çevrildi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), nisan ayı faiz kararını belirlemek üzere bugün bir araya geliyor. MERKEZ BANKASI NİSAN AYI FAİZ KARARI NE ZAMAN, SAAT KAÇTA AÇIKLANACAK? Orta Doğu'da İran, İsrail ve ABD hattında yaşanan gerilimin küresel petrol fiyatlarını tırmandırması, bankanın 'bekle-gör' stratejisini güçlendirirken, saat 14.00'te duyurulacak karar kartların yeniden karılmasına neden olabilir. TCMB, geride bıraktığımız mart ayında faizleri sabit tutarak piyasalara sıkı duruş mesajı vermişti. Ocak ayındaki toplantıda ise politika faizini %38'den %37 seviyesine çeken bankanın, nisan ayında nasıl bir hamle yapacağı merak konusu. Savaşın yarattığı belirsizlikler ve enflasyonist baskılar, Para Politikası Kurulu'nun elini zorlaştırırken, piyasa uzmanları farklı senaryoları masaya yatırıyor. MEVDUAT VE KREDİ FAİZLERİNDE SERT YÜKSELİŞ Merkez Bankası'nın sıkı para politikası adımları, bankacılık sektöründeki dengeleri de kökten değiştirdi. Nisan sonu itibarıyla mevduat faizleri %46 bandını aşarak yılın ilk aylarındaki %40 altı seviyelerden hızla uzaklaştı. Mevduatın yanı sıra kredi maliyetlerindeki artış da dikkat çekici boyutlara ulaştı. Konut kredisi faizleri %2,49'dan %3'e doğru tırmanırken, taşıt kredileri %3,50, ihtiyaç kredileri ise %3,50 ile %4,00 aralığında seyrediyor. Peki, bugünkü karardan sonra bu oranlar değişecek mi? HİKMET BAYDAR: "POLİTİKA FAİZİNE DOKUNMADAN REEL FAİZLERİ YÜKSELTTİ" Piyasaların yakından tanıdığı 3. Göz Danışmanlık Kurucusu Hikmet Baydar, Merkez Bankası'nın mevcut stratejisini değerlendirdi. Baydar, bankanın faiz indiriminden ziyade piyasayı dolaylı yoldan sıkılaştırdığına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "TCMB en son toplantıda politika faizini %38'den %37'ye indirmişti. Ancak İran-ABD/İsrail savaşı nedeniyle haftalık repo ihalelerini durdurarak günlük repo ihaleleri ile likidite yönetimini yapmaya başlamıştı. Burada ise faizler %40 seviyesinde. Böylece politika faizine dokunmadan reel anlamda faizleri %40 seviyesine yükseltmiş oldu." POZİSYONLAR ALINDI: BORSA VE DOLARDA KARAR SONRASI NE OLUR? Ekonomi yönetiminin kararı öncesinde Borsa İstanbul cephesinde 14.500 puan seviyesinin üzerinde bir bekleyiş hakim. Savaş gerilimiyle 13.000 puanın altına sarkan BIST 100 endeksi, toparlanma çabasıyla faiz kararına odaklandı. Hikmet Baydar, olası senaryoların piyasa etkisini şöyle özetledi: "Eğer sürpriz gelmezse piyasa etkilenmez. Yani faizleri değiştirmezse piyasa etkilenmez. Ancak faizleri indirirse özellikle kurlara dikkat etmek gerekecektir. Bu arada tahvil faizlerinde de çok az da olsa sembolik bir düşüş olabilir. Borsa faizlerin düşüşüne olumlu tepki verebilir. Ancak temkinli olmayı sürdürecektir. Çünkü gündemin ana konusu İran-ABD/İsrail savaşı olup, buradaki gelişmeler piyasaları daha fazla etkileyecektir." HAFTALIK REPO PİYASASI AÇILACAK MI? Uzmanlar, nisan ayı enflasyon verilerinin TCMB'nin yol haritasında belirleyici olacağını vurguluyor. Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Hatice Karahan'ın verilere dayalı hareket edileceği sinyalini hatırlatan Baydar, faiz artışı ihtimaline dair şunları söyledi: "Şartlar netleşene ve belirsizlik ortadan kalkana kadar faizlerle oynamama ihtimali fazladır. Ancak haftalık repo piyasasının kapalı olduğunu da unutmayalım. Bu piyasayı açmak isterse politika faizini 39-40 seviyelerine kadar yükseltebilir. O zaman tekrar piyasayı çalıştırmaya başlar. Yani haftalık repo piyasasını açma düşüncesi varsa, politika faizini 250 baz puana kadar artırabilir. Eğer piyasayı durum netleşene kadar kapalı tutma düşüncesi varsa, o zaman pas geçer ve oranları değiştirmez."

DAİMFED Başkanı Mustafa Karslıoğlu: '0,69 faizli kentsel dönüşüm kredisi Anadolu'ya da gelmeli' Haber

DAİMFED Başkanı Mustafa Karslıoğlu: '0,69 faizli kentsel dönüşüm kredisi Anadolu'ya da gelmeli'

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından megakentteki riskli yapı stokunu eritmek amacıyla devreye alınan yeni finansman modeli sektörde hareketlilik yarattı. Toplamda 3 milyon TL üst limitli, 180 ay vadeli ve ilk yılı ödemesiz olarak sunulan paketteki yüzde 0,69'luk faiz oranı, inşaat dünyasında memnuniyetle karşılandı. Başvuruları başlayan bu ekonomik teşvikin sadece İstanbul ile sınırlı kalmaması gerektiğini savunan sektör temsilcileri, Anadolu'daki riskli yapıların da benzer şartlarla yenilenmesini bekliyor. İSTANBUL İÇİN BAŞLATILAN DESTEK PAKETİNİN AYRINTILARI BELLİ OLDU Bakan Murat Kurum'un kamuoyuna duyurduğu kentsel dönüşüm hamlesi kapsamında, hak sahiplerine sunulan mali kolaylıklar dikkat çekiyor. Yıllık geri ödeme takvimi içinde ilk 12 ayın ödemesiz geçilmesi ve vadenin 15 yıla yayılması, mülk sahiplerinin bütçesini korumayı hedefliyor. Düşük maliyetli bu kredi türüyle birlikte emlak ve yapı marketi alanlarında canlanma öngörülürken, sürecin teknik detayları başvuru ekranları üzerinden vatandaşlara sunulmaya başlandı. DAİMFED BAŞKANI MUSTAFA KARSLIOĞLU DEPREM BÖLGESİNDEKİ 11 İL İÇİN ÇAĞRIDA BULUNDU Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, İstanbul'daki uygulamanın stratejik önemine değinerek konuyu ülke geneline taşıdı. Karslıoğlu, finansal imkanların deprem felaketinden etkilenen şehirler öncelikli olmak üzere yaygınlaştırılması gerektiğini belirterek, "İstanbul, deprem bölgesinde olan riskli illerimizden bir tanesidir. Kredi ve faiz oranı güzel. 0,69 ile 1 yıl ödemesiz, 15 yıl vadeli olarak devletimiz şartları oluşturmuş. Ancak depremden etkilenen 11 vilayetimiz başta olmak üzere bütün illere de bu kredinin acilen gelmesi gerekiyor. Çünkü Anadolu üvey evlat değil. İstanbul'daki kredi çıkınca bizim de beklentimiz üst seviyeye çıktı. 11 vilayetimiz başta olmak üzere bütün illere kademeli olarak yapılacağından eminiz. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum'un bu olaya el atacağından eminiz" ifadelerini kullandı. VATANDAŞLARIN GÜVENLİ KONUTLARA ERİŞİMİ EKONOMİK DESTEKLE MÜMKÜN OLUYOR Riskli yapıların tasfiyesinin hayati önem taşıdığına vurgu yapan DAİMFED Başkanı, finansal erişimin kentsel dönüşümdeki anahtar rolüne işaret etti. Sosyal ve teknik açıdan depreme dayanıklı binaların inşası için bu modelin şart olduğunu dile getiren Karslıoğlu, "Riskli yapısı olup kredi oranlarına ulaşamayan vatandaşlarımız var. Hem onların güzel bir yaşam alanı hem de sektörün canlanması açısından riskli yapı ve kentsel dönüşümdeki faiz oranının 11 vilayete de uygulanması gerekmektedir. Vatandaşlarımız, tabut diye tabir ettiğimiz binalardan çıkmış olacak. Bilim ve fen kurallarına göre mühendislik hizmeti alan binalarda oturacaklar. Hem de ödeme kolaylığı olacak" diye konuştu. İNŞAAT SEKTÖRÜ DÜŞÜK FAİZLİ KREDİ İLE CANLANMAYI HEDEFLİYOR Ekonomik lokomotif işlevi gören inşaat faaliyetlerinin 200 farklı alt sektörü tetiklediğini hatırlatan Karslıoğlu, sürecin doğru yönetilmesi adına önemli bir uyarıda bulundu. Teknik danışmanlık ve doğru paydaş seçiminin önemine dikkat çeken Karslıoğlu, "İstanbul'daki vatandaşlarımıza da ikazımız var. Şantiye sisteminde olan müteahhitleri düzgün seçip danışmanlık hizmeti alarak bu krediye başvurmaları gerekiyor. Sistemin güzel ilerlemesi adına bu şarttır. 0,69 muazzam bir faiz oranıdır. İnşaat sektörü, 200 farklı sektörü arkasından getiren lokomotiftir. Sektöre bir can suyu olur. Sektörde çalışanlar ve paydaşlar ekonomimizi canlandırır. 11 vilayetetin de eklenmesiyle Türkiye'de bu çığır açacaktır diye düşünüyoruz" açıklamasını yaptı.

2026 Nisan Merkez Bankası faiz kararı ne zaman açıklanacak? || PPK toplantısı ne zaman, faizler değişecek mi? Haber

2026 Nisan Merkez Bankası faiz kararı ne zaman açıklanacak? || PPK toplantısı ne zaman, faizler değişecek mi?

Piyasaların rotasını çizecek olan dev randevu için takvimler hızla işlemeye başladı. Döviz kurları, borsa ve altın piyasasını doğrudan etkileme potansiyeline sahip olan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) faiz kararı, Nisan ayının en önemli gündem maddesi olarak öne çıkıyor. Ekonomi çevreleri ve tasarruf sahipleri, "Nisan ayı PPK toplantısı ne zaman yapılacak?" sorusuna yanıt ararken, bankanın faiz koridorundaki hamleleri büyük bir dikkatle takip ediliyor. Peki, TCMB'nin bu ayki duruşu piyasaları nasıl etkileyecek? MERKEZ BANKASI FAİZ KARARI NE ZAMAN VE SAAT KAÇTA? Nisan ayının ilk dilimi geride kalırken para politikalarındaki yön tayini için resmi takvim netleşti. Banka meclisinin bir araya geleceği tarih olan 22 Nisan 2026 Çarşamba günü, küresel ve yerel piyasalarda hareketliliğin artması bekleniyor. Yatırımcıların ve finansal analizcilerin kilitlendiği faiz duyurusu, her zaman olduğu gibi saat 14.00 itibarıyla bankanın resmi kanalları üzerinden kamuoyuna ilan edilecek. MART AYI KARARI HATIRLATMASI: "POLİTİKA FAİZİ YÜZDE 37'DE SABİT TUTULDU" Peki, Merkez Bankası geçtiğimiz ay nasıl bir yol izlemişti? Mart 2026 döneminde gerçekleştirilen toplantıda, piyasa öngörüleriyle paralel bir duruş sergileyen kurul, oranlarda değişikliğe gitmeme kararı almıştı. Bankadan yapılan resmi duyuruda tam olarak şu ifadeler kullanılmıştı: "Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 37’de sabit tutulmasına karar vermiştir. Kurul ayrıca, Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 40’ta, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 35,5’te sabit tutmuştur." NİSAN 2026 FAİZ BEKLENTİLERİ: FAİZLER NE OLUR? Ekonomi yönetimi ve piyasa aktörleri şimdi bu oranların korunup korunmayacağını veya yeni bir sıkılaşma adımının gelip gelmeyeceğini tartışıyor. Enflasyon verileri ve küresel ekonomik konjonktürün etkisiyle şekillenecek olan Nisan kararı, mevduat faiz getirilerinden kredi maliyetlerine kadar geniş bir yelpazeyi doğrudan etkileyecek. Uzmanlar, açıklanacak metindeki satır arası mesajların, yılın geri kalanı için kritik ipuçları barındıracağını vurguluyor.

Altın ve gümüş fiyatları Fed faiz kararı sonrası geriliyor Haber

Altın ve gümüş fiyatları Fed faiz kararı sonrası geriliyor

Bugün altının ons fiyatı Londra Metal Borsasında (LME) ilk işlemlerde bir önceki güne göre yaklaşık 135 dolar veya yüzde 3 kaybederek 4 bin 675 dolara indi. Faiz indirimi umutlarının zayıflamasıyla dün altın ons fiyatında başlayan düşüş trendi, Fed'in kararı sonrası hız kazandı. Dün politika faizini değiştirmeyen Fed, yılın geri kalanı için daha önce beklenen iki indirim yerine yalnızca tek bir faiz indirimi sinyali verdi. Bu gelişmeyle birlikte altın fiyatları, ocak ayı sonunda ulaştığı yaklaşık 5 bin 600 dolarlık rekor seviyesinden hızla uzaklaşmaya başladı. Fed Başkanı Jerome Powell, faiz kararı sonrası yaptığı açıklamada, yükselen enerji fiyatlarının kısa vadede enflasyonu yukarı çekeceğine dikkati çekti. Enflasyonda kalıcı bir düşüş yaşanmadığı sürece faiz indirimi için bir neden olmadığını vurgulayan Powell'ın şahin tonlu açıklamaları, dolara olan talebi artırırken altın fiyatları üzerinde ek baskı oluşturdu. ABD ve İsrail’in İran’a şubat ayı sonunda başlayan saldırılarıyla birlikte "güvenli liman" arayışındaki yatırımcıların dolara yönelmesi, değerli metaller üzerindeki baskıyı artırdı. Altının dünya piyasalarında dolar cinsinden işlem görmesi nedeniyle doların değer kazanması söz konusu metali diğer para birimleri cinsinden daha pahalı hale getirerek talebi düşürüyor. GÜMÜŞTE DE SERT DÜŞÜŞ Altınla benzer bir grafik sergileyen gümüş fiyatları da bugün yaklaşık yüzde 7 değer kaybederek 70,4 dolara geriledi. Gümüşün de tıpkı altın gibi ocak sonunda gördüğü 121,65 dolarlık rekor seviyesinden her geçen gün daha da uzaklaşması dikkati çekiyor.

FED faiz kararı ne zaman, saat kaçta açıklanacak 2026? || Mart ayı FED faiz toplantısı ne zaman, faiz kararı ne olur? Haber

FED faiz kararı ne zaman, saat kaçta açıklanacak 2026? || Mart ayı FED faiz toplantısı ne zaman, faiz kararı ne olur?

Küresel finans piyasaları, ABD Merkez Bankası'nın (FED) 2026 yılındaki ikinci kritik hamlesine kilitlendi. Özellikle Orta Doğu'da yaşanan jeopolitik gerginlikler ve petrol fiyatlarındaki dalgalanmaların enflasyon üzerindeki baskıyı artırması, FED'in alacağı kararı her zamankinden daha önemli hale getirdi. Altın, dolar, borsa ve kripto para yatırımcıları, Jerome Powell liderliğindeki bankanın nasıl bir yol haritası izleyeceğini merakla bekliyor. Peki, FED faiz kararı ne zaman açıklanacak? FED FAİZ KARARI NE ZAMAN AÇIKLANACAK? ABD Merkez Bankası FED, 2026 yılının ikinci faiz kararını 18 Mart Çarşamba akşamı ilan edecek. Kritik karar, Türkiye saati ile (TSİ) 21.00'de tüm dünyaya duyurulacak. Kararın açıklanmasının hemen ardından, saat 21.30'da FED Başkanı Jerome Powell kameralar karşısına geçerek bankanın para politikasına dair önemli değerlendirmelerde bulunacak. Yatırımcılar, Powell'ın yapacağı açıklamalarda "faiz indirimi" ve "enflasyon hedefi" ile ilgili vereceği mesajları yakından takip edecek. FED FAİZ BEKLENTİSİ NE YÖNDE? Jeopolitik gerginliklerin tetiklediği belirsizlik ortamı, FED'in faiz takvimini güncelledi. Piyasa fiyatlamaları, haziran ayındaki olası bir indirimin gündemden düşmeye başladığını ve %3,50-3,75 aralığındaki sabit faiz beklentisinin temmuz ayına kadar masada kalacağını gösteriyor. Analistler, özellikle petrol fiyatlarındaki yukarı yönlü hareketin enflasyon riskini canlı tuttuğuna dikkat çekiyor. Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, FED'in faiz politikasına yönelik eleştirilerini sürdürerek "Faiz oranlarını hemen düşürmeli. Özel bir toplantı yapmalılar. Faiz oranlarını indirmek için bundan daha iyi ne zaman olabilir ki üçüncü sınıf öğrencisi bile bunu bilir." ifadelerini kullandı. ENFLASYON VE İSTİHDAM VERİLERİ MASADA Ekonomi yönetiminin radarında olan makroekonomik veriler, FED'in karar mekanizmasında belirleyici rol oynamaya devam ediyor. ABD'de Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), ocakta aylık yüzde 0,2, yıllık yüzde 2,4 ile beklentilerin altında arttı. Bu dönemde enflasyon yıllık bazda Mayıs 2025'ten bu yana en düşük seviyesini kaydetti. İstihdam tarafında ise tarım dışı istihdam ocakta 130 bin kişi artarak beklentilerin üzerinde gerçekleşirken, işsizlik oranı yüzde 4,4'ten yüzde 4,3'e geriledi. Peki, bu veriler ışığında faiz indirimi ne zaman yapılacak? Piyasalar şimdi 18 Mart'taki sonuçlara odaklanmış durumda.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.