#faiz

İLKHABER-Gazetesi - faiz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, faiz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

200 bin TL ihtiyaç kredisi... 24 ay vadede geri ödeme netleşti Haber

200 bin TL ihtiyaç kredisi... 24 ay vadede geri ödeme netleşti

Ekonomi yönetiminin attığı adımlar ve Merkez Bankası’nın faiz indirim döngüsü, bankacılık sektöründe yankı bulmaya devam ediyor. Acil nakit ihtiyacını karşılamak isteyen vatandaşlar için kredi maliyetleri yeniden hesaplanırken, özellikle 24 ay vadeli ihtiyaç kredilerinde rekabet kızıştı. 29 Ocak 2026 itibarıyla güncellenen listelerde, faiz oranlarının yüzde 2,99 ile yüzde 5,04 arasında geniş bir yelpazeye yayıldığı kaydedildi. FAİZ MAKASI VE MALİYET FARKI Bankalar arası rekabetin artmasıyla birlikte, tüketicinin cebinden çıkacak toplam tutarda belirgin farklılıklar oluştu. Piyasadaki en düşük faiz oranı ile en yüksek oran karşılaştırıldığında, aynı tutar ve vade için yapılacak toplam geri ödemede yaklaşık 90 bin TL'yi bulan bir fark olduğu gözlemlendi. Uzmanlar, kredi kullanacak vatandaşların aylık taksit tutarının yanı sıra "toplam geri ödeme" maliyetine odaklanması gerektiğini belirtiyor. EN UYGUN ORANLAR HANGİ BANKADA? Ocak ayının son günlerine girilirken, faiz oranını yüzde 3'ün altına çeken bankalar dikkat çekti. Listenin en uygun faiz oranını sunan TEB, yüzde 2,99 faiz ile aylık 12.966 TL taksit seçeneği sunarken, kamu ve özel bankaların faiz politikalarındaki ayrışma sürdü. Katılım bankaları ise "kâr payı" oranlarıyla bu yarışta yerini aldı. BANKA BANKA ÖDEME TABLOSU (29 OCAK 2026) 200.000 TL tutarında ve 24 ay vadeli kredi için bankaların güncel teklifleri şu şekilde sıralandı: BANKA ORAN (%) AYLIK TAKSİT (TL) TOPLAM ÖDEME (TL) TEB 2,99 12.966,05 312.335,20 ING 3,04 13.052,98 314.271,52 ALTERNATİF BANK 3,09 13.140,21 316.365,04 QNB 3,29 13.492,01 324.958,24 ENPARA 3,29 13.492,01 323.808,24 DENİZBANK 3,34 13.580,68 327.086,32 ICBC BANK 3,42 13.723,15 330.505,60 YAPIKREDİ 3,49 13.848,40 333.511,60 ZİRAAT DİNAMİK 3,59 14.028,29 337.828,96 VAKIF KATILIM 3,68 (Kâr Payı) 14.191,15 341.587,60 N KOLAY 3,79 14.391,43 346.544,32 TÜRKİYE FİNANS 3,79 (Kâr Payı) 14.391,43 345.394,32 FİBABANKA 3,99 14.758,97 355.365,28 ON DİJİTAL 4,29 15.318,37 368.790,88 AKBANK 4,89 16.465,32 396.317,68 İŞ BANKASI 5,04 16.757,73 403.335,52

ABD faiz ödemeleri, savunma harcamalarını geçti Haber

ABD faiz ödemeleri, savunma harcamalarını geçti

ABD'de 38,5 trilyon doları bulan ulusal borcunun hızla artması ve görece yüksek faiz oranları, federal hükümetin borçlanma maliyetlerini de yukarı çekiyor. Federal borcun giderek artan maliyeti, ABD Başkanı Donald Trump'ın ABD Merkez Bankasına (Fed) yönelik faiz indirimi baskılarının ardındaki nedenlerden biri olarak öne çıkıyor. Yüksek faiz oranlarının ABD'ye "bir servete mal olduğunu" savunan Trump, faiz indirimlerinin kamu borcunun finansman maliyetlerinin azaltılmasına yardımcı olacağına işaret ediyor. ABD'nin bütçe raporları da federal hükümetin faize yaptığı harcamaların arttığını gösteriyor. HARCAMALARIN YÜZDE 14,8'İ FAİZE YAPILDI ABD Hazine Bakanlığı verilerinden derlenen bilgilere göre, 1 Ekim 2025'te başlayan ve 30 Eylül 2026'da sona erecek 2026 mali yılının ilk üç ayında federal hükümetin giderleri 1,8 trilyon dolar olarak hesaplandı. Geçen yılın ekim-aralık aylarını kapsayan dönemde hükümetin giderlerinde en fazla harcama, 402,1 milyar dolarla sosyal güvenlik alanında yapıldı. Aynı dönemde net faiz ödemeleri 270,3 milyar dolarla bütçedeki en büyük ikinci harcama kalemi oldu. Net faiz giderleri, toplam harcamaların yüzde 14,8'ini oluşturdu. ABD'nin faiz giderlerinin bu dönemde savunma, sağlık ve eğitim harcamalarını geride bıraktığı dikkati çekti. Söz konusu dönemde federal hükümet, ulusal savunma için 266,9 milyar dolar, sağlık için 261,3 milyar dolar, sağlık sigortası programı Medicare için 254,1 milyar dolar, gelir güvenliği için 165,6 milyar dolar, gazilere yönelik hak ve hizmetler için 114,1 milyar dolar, eğitim için 39 milyar dolar, ulaştırma için 33,3 milyar dolar ve diğer kalemler için yaklaşık 21 milyar dolar harcadı. FAİZ HARCAMALARI 2025 MALİ YILINDA 970 MİLYAR DOLARI AŞTI ABD'nin faiz harcamaları, 2025 mali yılında Kovid-19 salgını öncesi dönemdeki seviyelerinin yaklaşık 2,5 katına çıktı. Kovid-19 salgını öncesi 2019 mali yılında 375,6 milyar dolar olarak hesaplanan federal hükümetin faiz giderleri, 2020'de 344,7 milyar dolar, 2021'de 352,3 milyar dolar, 2022'de 475,1 milyar dolar, 2023'te 659,2 milyar dolar ve 2024'te 881,7 milyar dolar oldu. Federal hükümetin net faiz giderleri 2025 mali yılında ise 970,4 milyar dolar olarak kaydedildi. Faiz ödemelerinin 10 yılda 13,8 trilyon dolara ulaşması bekleniyor Ülkenin artan borcu ve nispeten yüksek faiz oranlarının federal borçlanma maliyetleri üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturmaya devam etmesi bekleniyor. Faiz ödemelerinin gelecek yıllarda bütçenin en hızlı büyüyen kalemlerinden biri olması öngörülüyor. ABD Kongresi Bütçe Ofisi (CBO) projeksiyonlarına göre, net faiz ödemelerinin 2026 mali yılında 1 trilyon dolara yükseleceği tahmin ediliyor. Federal hükümetin faiz ödemelerinin 2026'dan 2035 mali yılına kadar olan dönemde ise toplam 13,8 trilyon dolara ulaşacağı öngörülüyor.

Bakan Kurum’dan deprem konutları açıklaması: Faiz iddiaları gerçeği yansıtmıyor Haber

Bakan Kurum’dan deprem konutları açıklaması: Faiz iddiaları gerçeği yansıtmıyor

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, muhalefetin ‘deprem konutlarının faizle ve yüksek fiyatla vatandaşa satıldığı’ iddialarını yalanladı. Bakan Kurum, "Geriye dönüp baktığınızda Antalya ortada, İzmir ortada. Faizsiz şekilde ödeme sistemi var. Hal böyleyken sırf milletin aklını karıştırmak adına ‘Efendim faizle satılıyor’ veya ‘Bu bedeller alınıyor’ demenin kime ne faydası var? Burası hepimizin ülkesi. Hepimiz sahip çıkacağız. Hepimiz doğruları konuşacağız. Deprem konutları ödemeleri 2 yıl ödemesiz, 18 yıl faizsiz ve sabit oluyor" dedi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu'nda yaptığı sunumun ardından milletvekillerinin sorularını cevapladı. Muhalefetin ‘deprem konutlarının faizle ve yüksek fiyatla vatandaşa satılacağı’ iddialarını yalanlayan Bakan Kurum, "Geriye dönüp baktığınızda Antalya ortada, İzmir ortada. Elazığ, Malatya, Van. 300 lira aidatla, faizsiz şekilde ödeme sistemi var. Hal böyleyken sırf milletin aklını karıştırmak adına ‘Efendim faizle satılıyor’ veya ‘Bu bedeller alınıyor’ demenin kime ne faydası var? Burası hepimizin ülkesi. Hepimiz sahip çıkacağız. Hepimiz doğruları konuşacağız. İnsan Hakları Komisyonu’na bu sunumu yaparken oradaki depremzede vatandaşlarımızın haklarını savunmak zorundayım. Oradaki emekçinin hakkını savunmak zorundayım. Eğer haksa orada 200 bin adam gece gündüz çalıştı. Deprem konutları ödemeleri 2 yıl ödemesiz, 18 yıl faizsiz ve sabit. Sabit oldukça zaten faizsiz oluyor" dedi. "SAYIN VEKİLİM GİTTİNİZ Mİ, GÖRDÜNÜZ MÜ HATAY’I?" Muhalefet vekillerinin deprem konutları ile ilgili sorularına da cevap veren Bakan Kurum, "Deprem konutları teslim edilmedi’ diyen bir vekilimiz var. Şimdi sayın vekilim gittiniz mi, gördünüz mü Hatay’ı? Hatay'a bir gidin. Hatay yerle bir olmuştu. Antakya'sı, Defne'si, Samandağ'ı. Şimdi biz gitmişiz. Gördünüz mü diye o yüzden söylüyorum. Şimdi Antakya'da biz ne kadar yapıyoruz biliyor musunuz? Antakya'da hak sahibi olan Hatay genelinde 155 bin. Biz ne yapıyoruz? 200 bin yapıyoruz. Peki biz neyi teslim ettik? Çünkü 11 ilde bunu bilmenizde fayda var. Yani bazı partiler bunu bilmeksizin sadece eleştiri yapmak üzerinden konuşuyor ama gerçekten detayı bilerek konuşmak lazım. Biz deprem bölgesinde sosyal konutları da sayarsanız 680 bin bağımsız bölüm yapıyoruz. Bakın bunun 80 bini sosyal konut. Çıkın onu, 600 bin. Şu an 600 bin konut yapılıyor. Ama yerinde dönüşüm ama kentsel dönüşüm ama işte devletimizin desteğiyle yapılan konut hak sahibi kaç? 455 bin. Hak sahibinin konutunu bitirmişiz, vermişiz. Hak sahibi yaptığımız konutların dışında vatandaşımız (Yerinde Dönüşüm Desteği ile) evini dönüştürsün, orta hasarlı evlerini dönüştürsün diye desteklemişiz. Orta hasara devletin destek verdiği tarihte yok. Gitmişiz demişiz ki; o da dönüşsün. Ona da katkı sunmuşuz" diye konuştu. "AVRUPA'DA BİR ÜLKE GÖSTERİN DEVLET OLARAK YILDA 50 BİN KONUT YAPMIŞ OLSUN" Türkiye’nin ev sahipliği oranını artırmak için dünya genelinde örnek olacak bir sosyal konut anlayışı ile projeler yürüttüğünü ifade eden Bakan Kurum, şunları söyledi: "Yani ev sahipliği oranını arttırmalı mıyız? Arttırmalıyız ama Avrupa'yla kıyaslarken Avrupa'da nüfusun artmadığını da ifade etmek lazım. Şimdi Türkiye'de nüfus artışı halen devam ediyor. Biz bu artışın az olmasından da şikayetçiyiz. Yani daha fazla olsun istiyoruz. Şimdi oradaki bakışla buradaki farklı. Dolayısıyla elmayla elmayı kıyaslamak lazım. Yani Avrupa'da bir tane ülke gösterin Almanya da dahil devlet olarak yılda 50 bin konut yapmış olsun. Bırakın 500 bini, 50 bin konut yapan bir tane ülke gösterin. Bakın 2002’de iktidar olmuşuz. Bugüne gelmişiz, 1 milyon 750 bini teslim etmişiz. 500 bin yeniden açıklamışız. Ne oldu? 2 milyon 250 bin. 2,5 milyon konutu bu devlet dönüştürmüş." "İLK EVİM-ARSA’DA 120 BİN HAK SAHİBİNİN İMAR PLANLARI YAPILDI" Bakan Kurum, İlk Evim İlk İş Yerim ve İlk Evim Arsa projelerine ilişkin de bilgi vererek, "İlk Evim İlk İş Yerim'de 250 bin yapacaktık, 260 bin konutun inşası başladı. Başlamayan bir konut inşası yok. İlk Evim-Arsa'da 235 bin hak sahibi için süreç yürütülüyor. 120 bin hak sahibinin imar planları yapıldı ve burada da arsaların teslimi yapılıyor" şeklinde konuştu.

TCMB'nin faiz kararı uzmanlarca değerlendirildi Haber

TCMB'nin faiz kararı uzmanlarca değerlendirildi

TCMB Para Politikası Kurulu, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını 100 baz puan indirerek yüzde 38'den yüzde 37'ye çekti. TCMB'den faiz oranlarına ilişkin yapılan duyuruda, Kurulun ayrıca, Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranının yüzde 41'den yüzde 40'a, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 36,5'ten yüzde 35,5'e indirdiği belirtildi. Duyuruda, enflasyonun ana eğiliminin aralık ayında gerilediği aktarılarak, şu ifadelere yer verildi: "Öncü veriler ocak ayında aylık tüketici enflasyonunun gıda öncülüğünde arttığına, ana eğilimdeki artışın ise sınırlı olduğuna işaret etmektedir. Son çeyreğe ilişkin göstergeler talep koşullarının dezenflasyon sürecine verdiği desteğin azalmasına karşın sürdüğünü ima etmektedir. Enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları iyileşme işaretleri göstermekle birlikte dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam etmektedir." Uzmanlar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) faiz oranlarına ilişkin yaptığı duyuruda, enflasyon görünümü ve talep koşulları hakkında verilen temkinli mesajlarla adımların büyüklüğünün önümüzdeki dönemde de her toplantı farklı olabileceğini düşündürdüğünü belirtti. "YÜZDE 30 OLAN 2026 SONU POLİTİKA FAİZİ BEKLENTİMİZİ KORUYORUZ" AA Finans analisti ve ekonomist Haluk Bürümcekçi, TCMB’nin faiz koridorunda yaptığı değişikliklere dikkati çekerek, şu değerlendirmede bulundu: "Karar öncesi gerçekleştirilen çeşitli anketlerde medyan beklentinin politika faizinin ve faiz koridoru üst sınırı olan borç verme faizinin 150 baz puan indirileceği, yani koridor asimetrisinin korunacağı yönündeydi. Dolayısıyla TCMB'nin risklere karşı koridor üst sınırı genişliğini asimetrik olarak yüksek tutmaya devam ettiği görülürken beklentilerin ve fiyatlamaların altında bir adım ile devam etmesi Türk lirası açısından destekleyici bir gelişme oldu." TCMB Para Politikası Kurulunun talep koşullarının dezenflasyona verdiği destekte bir azalma olduğunu ve enflasyon ana eğiliminde artış olacağı mesajını verdiğini vurgulayan Bürümcekçi, makroihtiyati çerçeve ve likiditeye yönelik mesajların yine değişmediğini ve bu alanlarda temkinli duruşun korunmaya devam edileceğini düşündürdüğünü kaydetti. Bürümcekçi, "TCMB beklentimize paralel olarak faiz adımlarını 100 baz puana yavaşlatmış, enflasyon görünümü ve talep koşulları hakkında verdiği temkinli mesajlarla adımların büyüklüğünün önümüzdeki dönemde de her toplantı farklı olabileceğini düşündürmüştür. Bu doğrultuda, yüzde 30 olan 2026 sonu politika faizi beklentimizi koruyoruz." ifadelerini kullandı. "BİR ÖNCEKİ TOPLANTI METNİ ARASINDAKİ EN KRİTİK AYRIŞMA TALEP KOŞULLARINDA GÖRÜLMEKTEDİR" Kuveyt Türk Yatırım Araştırma Direktörü Kutay Gözgör, TCMB'nin, ocak ayı toplantısında politika faizini piyasa beklentisi olan 150 baz puanın altında, 100 baz puan indirerek yüzde 37 seviyesine çektiğini belirtti. Bir önceki toplantıda yapılan 150 baz puanlık indirime kıyasla hızın yavaşlatılması ve piyasa beklentisinin altında kalınmasının, Kurul'un "şahin" bir duruş sergilediğini gösterdiğini ifade eden Gözgör, "Bir önceki toplantı metni arasındaki en kritik ayrışma talep koşullarında görülmektedir. Aralık ayı metninde talep koşullarının dezenflasyon sürecine verdiği desteğin sürdüğüne net bir atıf yapılırken, ocak metninde bu desteğin azalmasına karşın sürdüğü not düşülmüştür." dedi. Gözgör, bu ifade değişikliğinin faiz indirimlerinin talep üzerindeki baskılayıcı etkisini hafifletmeye başladığını ve TCMB'nin bu yüzden ihtiyatlı olduğunu gördüklerini vurgulayarak, yıl sonu yüzde 28'lik repo faizi oranı tahminlerini dikkate alındığında, mevcut yüzde 37 seviyesinden bu bölgeye ulaşmak için kalan sürede kademeli bir indirim alanı bulunduğunu kaydetti. Ancak metinde "enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışlarının risk unsuru olmaya devam ettiği" vurgusunun korunmasının, özellikle hizmet enflasyonundaki yapışkanlığın yakından takip edileceğine işaret ettiğini söyleyen Gözgör, şu değerlendirmeleri yaptı: "Kurul'un adımların büyüklüğünü enflasyon görünümü odaklı belirleyeceğini tekrarlaması, sürecin otomatik bir gevşeme döngüsü olmayacağını kanıtlar niteliktedir. Önümüzdeki dönemde enflasyon görünümü belirleyici olmaya devam edecek ve gıda fiyatlarındaki oynaklık ile fiyatlama davranışlarındaki katılık görünümünü izlemeyi sürdüreceğiz." "MART AYINDAKİ TOPLANTIDA ENFLASYONDAKİ EĞİLİMİN DİKKATE ALINARAK KARAR VERİLECEĞİ BİR ORTAM OLUŞACAKTIR" İntegral Yatırım Ekonomik Araştırmalar Müdürü Seda Yalçınkaya Özer de yapılan faiz indiriminin, öncü veriler dikkate alınarak ihtiyatlı bir yaklaşımla gerçekleştirildiği yönünde bir çerçeve sunduğunu belirtti. Karar metninde özellikle enflasyonu ifade eden paragrafta değişiklik yapıldığını bildiren Özer, diğer paragrafların aynı tonla sabit tutulduğunu ifade etti. Özer, "Enflasyon ana eğiliminin aralık ayında gerilediği belirtilirken, talep koşullarının dezenflasyon sürecine katkısının azalsa da devam ettiği vurgulandı. Ocak ayında gıda öncülüğünde tüketici enflasyonunun arttığına ancak ana eğilimdeki artışın sınırlı olduğuna işaret ettiği belirtildi." dedi. Dezenflasyon sürecindeki ana eğilimin korunması ve enflasyonda kademeli yavaşlama beklentisi doğrultusunda, 150 baz puanlık piyasa beklentisine karşılık 100 baz puanlık bir indirim yapılmasının, Merkez Bankasının ihtiyatlı ve kontrollü bir patika izlediğini gösterdiğini aktaran Özer, şunları söyledi: "Bu adımın yalnızca mevcut verilerin değil, aynı zamanda beklenti kanalı üzerinden fiyatlama davranışlarının da dikkate alınarak atıldığını söyleyebiliriz. Karar metninde risk vurguları Merkez Bankasının daha kontrollü ve temkinli hareket etmesini sağlamış görünüyor. Mart ayındaki toplantıda enflasyondaki eğilimin dikkate alınarak karar verileceği bir ortam oluşacaktır. Merkez Bankası beklentinin altında gelen aralık ayı enflasyonu sonrası rehavete kapılmamış görünüyor." Özer, her ne kadar temkinli bir faiz indirimi benimsense de, faiz indirim sürecinin devam edeceğine yönelik beklentilerin korunduğu bir piyasa izlediklerini sözlerine ekledi.

Fitch, ABD ekonomisine ilişkin büyüme tahminlerini yükseltti Haber

Fitch, ABD ekonomisine ilişkin büyüme tahminlerini yükseltti

Fitch'ten yapılan açıklamada, ABD'de geçen yılın sonlarında hükümet kapanması nedeniyle geciken ekonomik veri açıklamaları dikkate alınarak ülke ekonomisinin 2025 ve 2026 yıllarına yönelik büyüme tahminlerinde yukarı yönlü revizyona gidildiği aktarıldı. Açıklamada, ABD ekonomisinin geçen yıl yüzde 2,1 büyüdüğünün tahmin edildiği belirtilerek, bu oranın Fitch'in geçen yıl aralıkta yayımlanan Küresel Ekonomik Görünüm raporunda öngörülen yüzde 1,8'lik beklentisinin üzerinde olduğu kaydedildi. Fitch'in açıklamasında, ABD ekonomisinin büyüme tahmininin 2026 yılı için de yüzde 1,9'dan yüzde 2'ye çıkarıldığı bildirildi. BÜYÜME GEÇEN YILIN ÜÇÜNCÜ ÇEYREĞİNDE BEKLENENDEN GÜÇLÜYDÜ Büyümenin geçen yılın üçüncü çeyreğinde beklenenden oldukça güçlü olduğuna işaret edilen açıklamada, tüketim, kamu harcamaları ve net ticarette "yukarı yönlü sürprizler" görüldüğü ifade edildi. Açıklamada, özel yatırımlardaki büyümenin beklenenden zayıf kaldığı ancak bilgi teknolojisiyle ilgili yatırımların yıllık bazda yüzde 14 arttığı ve genel olarak ekonomik büyümeye önemli katkı sağladığı belirtildi. Hareketli hisse senedi piyasalarının tüketici harcamalarını desteklediğine işaret edilen açıklamada, tüketimin, istihdam ve reel hanehalkı gelirlerindeki artışın yavaşlamasına karşın şaşırtıcı derecede güçlü kaldığı ifade edildi. FED'DEN 2026 YILININ İLK YARISINDA İKİ FAİZ İNDİRİMİ BEKLENTİSİ Açıklamada, enflasyonun ise 2026'da tarifelerin etkilerinin gecikmeli olarak yansımasıyla yükselmeye devam etmesinin ve yılı yüzde 3,2 seviyesinde tamamlamasının beklendiği belirtildi. İşsizlik oranının da 2026'da ortalama yüzde 4,6 olmasının beklendiği kaydedilen açıklamada, ABD Merkez Bankasının (Fed) bu yılın ilk yarısında iki kez faiz indirimi yapmasının ve politika faizinin üst bandını yüzde 3,25'e çekmesinin beklendiği aktarıldı.

Bankada parası olanlar dikkat! Faizde ibre aşağı döndü: İşte 2026 tahminleri ve yeni kazanç tablosu Haber

Bankada parası olanlar dikkat! Faizde ibre aşağı döndü: İşte 2026 tahminleri ve yeni kazanç tablosu

Yıl boyunca riski sevmeyen yatırımcının güvenli limanı olan mevduat faizlerinde, 2026 yılına sayılı günler kala dengeler değişti. Merkez Bankası'nın (TCMB) 11 Aralık'ta aldığı 150 baz puanlık indirim kararı sonrası politika faizi yüzde 39,50'den yüzde 38,00'e geriledi. Bu hamle, bankaların mevduat faiz oranlarını da aşağı yönlü güncellemesine neden oldu. ORANLAR YÜZDE 45'İN ALTINA İNDİ Yıl içinde yüzde 52'leri gören, aralık ayı başında ise yüzde 46 seviyelerinde seyreden mevduat faizleri, TCMB'nin hamlesiyle gevşedi. Şu an bankalar genelinde ağırlıklı faiz oranları yüzde 38.00 ile yüzde 45.00 aralığında değişiyor. Sadece tek bir banka, yeni müşterilerine özel "hoş geldin" kampanyasıyla yüzde 46 oranını sunmaya devam ediyor. OCAKTA YENİ İNDİRİM YOLDA MI? Gözler şimdi Merkez Bankası’nın 22 Ocak’ta yapacağı 2026 yılının ilk toplantısına çevrildi. Konuyu değerlendiren Yeminli Mali Müşavir Ahmet Kurtuluş, ocak ayında da kontrollü bir indirim beklediğini belirtti. Kurtuluş, "Enflasyonda henüz kalıcı düşüş sağlanmadığı için sert indirimler gerçekçi değil. 22 Ocak’ta 100–150 baz puan aralığında sınırlı bir indirim daha gündeme gelebilir" dedi. Uzmanlar, ocak-mart döneminde mevduat faizlerinin kademeli olarak yüzde 43-41-39 bandına oturacağını öngörüyor. Faizlerin düşüş eğiliminde olması nedeniyle "vade" seçimi kritik önem taşıyor. Uzmanlar, şu anki oranları sabitlemek için 32 gün yerine 3 aylık vadenin daha avantajlı olduğunu vurguluyor. Yatırımcılar parasını 3 aylık vadeye bağladığında, olası faiz indirimlerinden etkilenmeden mevcut yüksek oranlardan getiri sağlamaya devam edebilecek. 1 MİLYON LİRANIN AYLIK GETİRİSİ NE KADAR? Mevcut oranlar (%38-%45) üzerinden yapılan hesaplamaya göre, 1 milyon TL'sini mevduata yatıran bir vatandaşın aylık net kazancı 30 bin 829 TL ile 33 bin 060 TL arasında değişiyor. 2026'NIN FAVORİSİ BORSA MI? 2025 yılının şampiyon yatırım aracının "altın" olduğunu belirten uzmanlar, 2026 yılı için beklentilerini borsa üzerine kuruyor. Ancak garanti getiri arayanlar için mevduatın risksiz bir araç olmaya devam edeceği belirtiliyor.

Altın ve gümüşte 'Trump' freni: Haftaya rekorla başladılar, zirveden döndüler Haber

Altın ve gümüşte 'Trump' freni: Haftaya rekorla başladılar, zirveden döndüler

Piyasalar haftanın ilk işlem gününe Fed'in 2026 faiz politikası ve jeopolitik gelişmelerin etkisiyle hızlı başladı. Ancak gün içerisinde ABD ve Ukrayna cephesinden gelen haber akışı, rekor seviyeleri gören değerli metallerde yönü aşağı çevirdi. BARIŞ UMUDU YÜKSELİŞİ DURDURDU Güne 4549 dolarla rekor kırarak başlayan spot altın, ilerleyen saatlerde kazançlarının bir kısmını geri verdi. ABD Başkanı Donald Trump ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski arasında pazar günü gerçekleşen görüşme, piyasalar tarafından Rusya-Ukrayna savaşının sona ermesine yönelik somut bir adım olarak algılandı. Trump'ın görüşmenin olumlu geçtiğini belirterek, "Ukrayna-Rusya savaşında olası barışa çok yaklaştıklarını" açıklaması risk iştahını değiştirdi. Bu gelişme sonrası spot altın 4515 dolar seviyesine geriledi. GRAM ALTIN VE GÜMÜŞ DE GERİLEDİ Serbest piyasada 6279 TL ile tüm zamanların rekorunu kıran gram altın da küresel piyasalardaki geri çekilmeye paralel olarak 6231 TL seviyesine indi. Benzer bir tablo gümüş tarafında da yaşandı. 83 doları aşarak tarihi zirvesini gören spot gümüş, barış sinyalleri sonrası 79,58 dolara kadar geriledi. 2025'TE GÜMÜŞ YÜZDE 141 KAZANDIRDI 2025 yılı değerli metaller için kazançlı bir yıl olarak kayıtlara geçti. Spot altın yıl genelinde yüzde 71'in üzerinde artış gösterirken, spot gümüş yatırımcısına yüzde 141 oranında değer kazandırdı. Piyasa uzmanları, yükseliş trendinin ana dinamiklerini ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikasına bağlıyor. Piyasalar, Fed'in 2026 yılında iki kez 25 baz puan faiz indirmesini bekliyor. Faiz indirim beklentisi, güvenli liman arayışındaki yatırımcıların değerli metallere yönelmesini desteklemeye devam ediyor.

Borsa günü yükselişle tamamladı Haber

Borsa günü yükselişle tamamladı

BIST 100 endeksi, önceki kapanışa göre 48,25 puan artarken, toplam işlem hacmi 117,5 milyar lira oldu. Bankacılık endeksi yüzde 1,24, holding endeksi yüzde 0,11 değer kazandı. Sektör endeksleri arasında en fazla kazandıran yüzde 2,38 ile spor, en çok kaybettiren ise yüzde 0,99 ile inşaat oldu. Küresel piyasalarda, yatırımcıların odağında gün boyunca ABD'de enflasyon verileri ve Avrupa Merkez Bankası (ECB) ile İngiltere Merkez Bankasının (BoE) para politikası kararları bulunurken, yurt içinde BIST 100 endeksi günü pozitif bir seyirle tamamladı. ABD'de kasım ayında enflasyon yıllık bazda yüzde 2,7 ile beklentilerin altında gerçekleşti. Merkez bankaları tarafında ise ECB faizleri beklentiler paralel olarak sabit tutarken, BoE politika faizini beklentiler doğrultusunda 25 baz puan düşürerek yüzde 3,75'e çekti. Yurt içinde açıklanan verilere göre ise Merkez Bankası rezervleri 190,8 milyar dolar olurken, Kur Korumalı Türk Lirası Mevduat ve Katılma Hesapları (KKM) geçen hafta 1 milyar 318 milyon lira azalarak 11 milyar 605 milyon liraya düştü. Analistler, yarın yurt içinde tüketici güven endeksi ve uluslararası yatırım pozisyonunun, yurt dışında ise Japonya'da enflasyon, Japonya Merkez Bankasının (BoJ) faiz kararı, Almanya'da Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ve Avro Bölgesi'nde tüketici güven endeksi başta olmak üzere yoğun veri gündeminin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 11.500 ve 11.600 puanın direnç, 11.300 ve 11.200 puanın ise destek konumunda olduğunu ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.