#fatih

İLKHABER-Gazetesi - fatih haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, fatih haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Fatih’te aynı aileden 4 kişinin ölümü: Zehirlenme soruşturması tamamlandı, Ağır hapis talepleri Haber

Fatih’te aynı aileden 4 kişinin ölümü: Zehirlenme soruşturması tamamlandı, Ağır hapis talepleri

Fatih’te, Böcek ailesinin ‘zehirlenme’ iddiasıyla hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı.Hazırlanan iddianamede 5 şüpheli hakkında 22’şer yıl 6’şar aya kadar, 1 şüpheli hakkında da 15 yıla kadar hapis cezası istendi.Almanya’dan 9 Kasım 2025’de turistik amaçla İstanbul’a gelerek 13 Kasım 2025'de ‘zehirlenme’ iddiasıyla hayatlarını kaybeden anne Çiğdem Böcek (27) baba Servet Böcek (38) ile 3 yaşındaki Masal ve 6 yaşındaki Kadir Muhammet Böcek’in ölümlerine ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede Böcek ailesi ‘maktul’ sıfatıyla, 2 kişi ‘müşteki’ sıfatıyla, ayrıca Serkan Kışı, Zeki Kışı, Doğan Cağferoğlu, Hakan Oğlak, Muhammad Moeen Ud Din Chishti ve Rüstemsha Batyrov ‘şüpheli’ sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, Böcek ailesinin Almanya’da yaşadıkları, turistik gezi amacıyla 9 Kasım 2025’de İstanbul’a geldikleri, ayrıca Mustafa Taamart, Reda Fakhrı ve Ayoub Hamraouı isimli şahısların da aynı amaçla geldikleri ve her 2 grubun da olayın meydana geldiği ‘Harbour Suites Old City’ isimli otele yerleştikleri anlatıldı. Oteldeki kokudan rahatsız olup yemek yeme amaçlı dışarı çıktığı ve otel dış kapısını kilitlediği belirtildi Hazırlanan iddianamede, 101 numaralı odada böcek olduğu şikayeti üzerine şüpheli otel yetkilisi Hakan Oğlak'ın ilaçlama yapılması kararını aldığı, bunun üzerine DSS İlaçlama Şirketi’yle görüşerek odanın ilaçlanması hususunda tarafların anlaştıkları, 11 Kasım 2025’de otel resepsiyonunun hemen yanında bulunan 101 numaralı odanın şüpheli şirket görevlisi Doğan Cağferoğlu tarafından ilaçlandığı, şüpheli resepsiyon görevlisi Muhammad Moeen Ud Din Chishti’nin de bu süreçte bulunduğu belirtildi. Şüpheli Rustemsha Batyrov’un ertesi gün şüpheli Muhammed'e ‘ben çok hastayım, yerime bakabilir misin’ demesi üzerine Muhammed’in otele gelerek çalışmaya devam ettiği, gece vakti resepsiyonun yanında bulunan 101 numaralı odanın ilaçlanması sebebiyle kokudan rahatsız olarak otelden yemek yeme amaçlı dışarı çıktığı ve otel dış kapısını kilitlediği kaydedildi. Aile 7 dakika boyunca otel kapısının açılmasını bekledi Böcek ailesinin bir gün önce mide bulantısı, kusma şikayetlerinden dolayı hastaneye gittiklerinin aktarıldığı iddianamede, tedavi görüp hastaneden ayrıldıkları ancak olay gecesinde de rahatsızlıklarının artarak devam ettiği, bu sebeple mağdurların ambulans çağırdığı, mağdur Servet'in durumu ağır mağdur kızı Masal’ı kucağına alarak ambulansa götürmek için otelin lobisine indiği ancak otel kapısının kilitli olması sebebiyle kapıyı açamadığı kaydedildi. Mağdur Servet'in otel kapısına bazı cisimleri atarak kırmaya çalıştığı ancak kapıyı açamadığı, yaklaşık 7 dakika boyunca kapının açılmasını bekledikleri ve kapıda bekleyen ambulansa ulaşamadıkları kaydedildi. Süreç sonunda ise şüpheli Muhammad'ın gelen sesleri duyarak otele gelip kapıyı açtığı, mağdurların bu şekilde ambulansa alınarak hastaneye kaldırıldıkları ifade edildi. Mağdur çocuklar Masal Böcek ve Kadir Muhammet Böcek'in aynı gece vefat ettiklerinin aktarıldığı iddianamede, ertesi gün anne Çiğdem Böcek’in, 3 gün sonra da baba Servet Böcek'in vefat ettiği ifade edildi. "Ahşap dolap kapakları içerisinden alt kattan üst kata hava geçişinin olması nedeniyle zararlı gazların üst katlara ulaştı" tespiti yapıldı Yine otelde kalan ve turistik amaçlı İstanbul’a gelen 3 yabancı uyruklu şikayeti bulunmayan müştekiler Mustafa Taamart, Reda Fakhrı ve Ayoub Hamraouı’nın hastaneye gelerek tedavi olduğu ve taburcu olduklarının kaydedildi. İddianamede, ilaçlama yapılan 101 numaralı oda ile mağdurların kaldığı 202 numaralı odanın altlı üstlü olduğu, odalar içerisinde bulunan ahşap dolap kapakları içerisinden alt kattan üst kata hava geçişinin olduğu kanaatine varıldığı, bu sebeple burada yapılan ilaçlama neticesinde ortaya çıkan zararlı gazların mağdurların bulunduğu üst katlara ulaştığının değerlendirildiği aktarıldı. İddianamede, otelde hiçbir teknik ve tıbbi önlem alınmadan ilaçlamanın yapıldığı, tedbir alınmadan yapılan ilaçlama ile birlikte otelde acil durumlarda müdahale edecek bir personelin bulundurulmadığı, bununla birlikte otelin dış kapısının da kilitlenerek vefat eden ailenin yardım almalarının geciktirildiği vurgulandı. Ayrıca, otelde, Biyosidal Ürün Uygulama yetkisi ve sertifikası bulunmaksızın, izinsiz ve yetkisiz bir şekilde faaliyet gösteren DSS İlaçlama firmasının sahibi şüpheli Serkan Kışı hakkında, şahsın şahsi uygulayıcı sertifikası bulunmasına rağmen, sahibi olduğu DSS firmasının İl Sağlık Müdürlüğü’nce yetkilendirilmiş bir biyosidal ürün uygulama işyeri olmadığı belirtildi. Şüphelinin zehirlenme vakasına yol açan bu uygulamayı izinsiz olarak gerçekleştirdiği, ayrıca biyosidal ürün uygulayıcı sertifikası bulunmayan firma çalışanı şüpheli Doğan Cağferoğlu'nun bilinçsiz, usulsüz ve sertifikasız bir şekilde ilaçlama yaptığı ve otel yetkililerinin otelin ilaçlanmasını sağlamakla yükümlü olduğu kadar, bu işlemin insan sağlığına zarar vermeyecek yöntemlerle icra edilmesini denetlemekle de yükümlü olduğu kaydedildi. Olayın öngörülebilir, önlenebilir ve kontrol edilebilir nitelikte olduğunun belirtildiği iddianamede, olayın aynı zamanda gerekli idari ve teknik tedbirlerin alınmaması nedeniyle meydana geldiği, bu nedenle otel yönetiminin kusurlu olduğu da ifade edildi. 5 şüpheliye 22’şer yıl 6’şar ay hapis talebi Hazırlanan iddianamede şüpheliler Serkan Kışı, Zeki Kışı, Doğan Cağferoğlu, Hakan Oğlak ve Muhammad Moeen Ud Din Chishti’nin ‘bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma’ suçundan 2’şer yıl 8’er aydan 22’şer yıl 6’şar aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Şüpheli Rüstemsha Batyrov’un ise ‘taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma’ suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istendi.

İkbal Uzuner'in mezarında uygunsuz hareketlerde bulunulmasına ilişkin olayda 3 kişiye 2 yıl 8 aya kadar hapis talebi Haber

İkbal Uzuner'in mezarında uygunsuz hareketlerde bulunulmasına ilişkin olayda 3 kişiye 2 yıl 8 aya kadar hapis talebi

Fatih'te surlarda Semih Çelik tarafından canice öldürülen 19 yaşındaki İkbal Uzuner'in mezarı başında uygunsuz hareketlerde bulunulmasına ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede 15'er yaşındaki 3 suça sürüklenen çocuğun 2 yıl 8 aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. İstanbul Fatih'te Semih Çelik tarafından canice öldürülen 19 yaşındaki İkbal Uzuner'in mezarı başında 19 Kasım 2025'de tarihinde surlarda uygunsuz hareketlerde bulunulması olayına ilişkin 15'er yaşındaki 3 suça sürüklenen çocuğa yönelik yürütülen soruşturma tamamlandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, baba Hasan Uzuner ‘müşteki' sıfatıyla, Ö.D. (15), Ö.E.E. (15) ve Y.A. (15) ise ‘suça sürüklenen çocuk' sıfatıyla yer aldı. KATİL ÇELİK GİBİ GİYİNEREK AYNI ŞARKIYLA SURLARDA PAYLAŞIM YAPTILAR Hazırlanan iddianamede, suça sürüklenen çocukların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek katil Semih Çelik'e benzemek amacıyla cinayetlerin işlendiği tarihte Çelik'in giydiği kıyafetlere benzer şekilde giyindikleri, önce surların bulunduğu yere gittikleri, Ö.D.'nin saçını katilinki gibi şekillendirerek sırt üstü yattığı, bu haldeyken kendilerini ve surları kayda aldıkları, videoyu da katil Çelik'in kullandığı aynı şarkıyla sosyal medyada paylaştıkları anlatıldı. YAPTIKLARI EYLEMLE ‘İBADETHANE VE MEZARLIKLARA ZARAR VERME' SUÇUNU DA İŞLEDİKLERİ BELİRTİLDİ Ö.D.'nin ağzında sigarayla alaycı tavırlar sergileyerek cinsel organını İkbal Uzuner'in mezar taşına yaklaştırdığı sırada Ö.D. ile Ö.E.E.'nin mezara su döktüklerinin aktarıldığı iddianamede, bu anlara ilişkin videoyu da sosyal medyada ‘boğuldu' şeklinde paylaştıkları, aynı zamanda bu hareketlerle ibadethane ve mezarlıklara zarar verme suçunu da işledikleri, aynı zamanda suça sürüklenen çocukların İkbal Uzuner'in onur, şeref ve saygınlığını zedeleyici nitelikte eylemlerde bulundukları kaydedildi. Baba Hasan Uzuner'in merhum kızının mezarına iş çıkışı eşiyle birlikte gittiklerinin belirtildiği iddianamede, iş arkadaşları ve merhum kızını korumak isteyen birkaç kişinin kendisine ulaşarak kızının mezarına su döküldüğü söylediği, kendisine mezarda uygunsuz hareketler yapıldığına dair video görüntüsünün olduğunun söylendiği ve olaydan bu şekilde haberdar olduğu ifade edildi. HAREKETLERİNİN HİÇBİR ŞEKİLDE CİNSEL MAHİYETTE OLMADIĞINI SÖYLEDİĞİ AKTARILDI Ö.D.'nin ifadesine yer verilen iddianamede, olayların bu raddeye geleceğini düşünmediğini ve yaptığı hareketlerin hiçbir şekilde cinsel mahiyette olmadığını söylediği aktarıldı. Ö.E.E.'nin sadece mezarlığı sulama eylemine katıldığını, böyle bir olayla anıldığı için pişman olduğunu söylediği belirtilirken, Y.A.'nın ise olayın bu noktaya geleceğini bilseydi asla gitmeyeceğini söylediği ve böyle bir olayla anıldığı için üzgün, pişman olduğunu söylediği kaydedildi. 2 YIL 8 AYA KADAR HAPİS TALEBİ Hazırlanan iddianamede suça sürüklenen çocuklar Ö.D., Ö.E.E. ve Y.A.'nın ‘kişinin hatırasına hakaret', ‘suçu ve suçluyu övme' ve ‘ibadethanelere ve mezarlıklara zarar verme' suçlarından toplamda 5'er aydan 2'şer yıl 8'er aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

Adli tıp raporu açıklandı: Minik Karan’ın Ölümü Böcek ilacı zehirlenmesinden kaynaklı Haber

Adli tıp raporu açıklandı: Minik Karan’ın Ölümü Böcek ilacı zehirlenmesinden kaynaklı

Fatih'te Böcek ailesinin 'zehirlenme' iddiasıyla hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturma sürerken, oteli ilaçlayan şirketin 18 Nisan'da bir başka evi ilaçlaması ve ilaçlamadan iki gün sonra 3 yaşındaki Karan Yazıcı'nın hayatını kaybetmesine ilişkin Adli Tıp Kurumu raporu ortaya çıktı. Raporda, küçük çocuğun ölümünün ‘böcek ilacı zehirlenmesi' sonucu meydana geldiği ifade edildi. Almanya'dan 9 Kasım 2025 tarihinde turistik amaçla İstanbul'a gelen ve 13 Kasım 2025 tarihinde 'zehirlenme' iddiasıyla hayatlarını kaybeden anne Çiğdem Böcek (27) baba Servet Böcek (38) ile 3 yaşındaki Masal ve 6 yaşındaki Kadir Muhammet Böcek'in ölümlerine ilişkin yürütülen soruşturma sürüyor. Soruşturma sürerken, Şişli'de 3 yaşındaki Karan Yazıcı'nın ölümüyle sonuçlanan olayda ilaçlama yapan firmanın da, Böcek ailesinin kaldığı oteli ilaçlayan 'DSS İlaçlama' adlı şirket olduğu ortaya çıktı. "Çocuğun ölümü 'böcek ilacı zehirlenmesi' sonucu meydana gelmiştir" Adli Tıp Kurumu'nun 17 Eylül 2025 tarihli raporunda, Karan Yazıcı'nın bilinen bir hastalığının olmadığı, 18 Nisan 2025'de yan dairelerinde ilaçlama yapıldığı, anne baba ve çocuğun 19 Nisan 2025'de bulantı ve kusma rahatsızlığının başladığı, ertesi gün hastaneye kaldırıldığı, takip ve tedavileri devam ederken kalbinin durduğu ve sonrasında ise hayatını kaybettiği aktarıldı. Raporda ayrıca, çocuğun ölümünün böcek ilacı zehirlenmesi sonucu meydana gelmiş olduğu kaydedildi. Komşunun ifadesi ortaya çıktı Öte yandan evini ilaçlatan komşu Feruza T.'nin de ifadesi ortaya çıktı. İfadesine başvurulan Feruza T., evinin içerisinde tahta kurusu şeklinde böcekler olduğunu söyleyerek, "Böceklerin küçük yaştaki çocuğumu ısırdığını gördüm. Komşum Gamze'ye evimi ilaçlatacağımı söyledim. İnternet üzerinden DSS ilaçlama adında şirket buldum. Sonrasında şirketi aradım ve evimi ilaçlattırdım. İlaçlama yapan şahsa yan dairemizde insanların yaşadığını, çocuk da olduğunu, bu yüzden herhangi bir sıkıntı olup olmayacağını sordum. 2 gün evde kalmamamı ve herhangi bir sıkıntı olmayacağını söyledi. Her ihtimale karşı komşuma haber verdim, bana evde kalacağını söyledi'' diye konuştu. Aile ve avukatları açıklama yaptı Konuya ilişkin adliye meydanında açıklama yapan baba Şahin Yazıcı ise, raporun 2 ay önce çıktığını belirterek, "Bizim tek amacımız şikayetçi olduğumuzda başka kimsenin canının yanmamış olmasıydı. Biz yavrumuzu kaybettik. Başka kimsenin zarar görmemesi ve başka kimsenin evladını kaybetmemesi için şikayette bulunmuştuk fakat Böcek ailesinin dosyasından sonra herkes aksiyon aldı" dedi. Anne Gamze Özlem Yazıcı ise, ilaçlamanın olduğu gün oğlunda hiçbir problem olmadığını ancak gecesinde rahatsızlanarak kusmaya başladığını söyledi. Yazıcı, "3 yaşında bir çocuk ve kocaman bir aileden bahsediyoruz. Kim bilir daha ne kadar canı yanan aile var" diye konuştu. Ailenin avukatı Eylem Karaca ise, "7 ay sonra gelen ve geçtiğimiz hafta dosyaya giren adli tıp raporuna baktığımızda bir şey fark ettik. Raporda böcek ilaçlamasından kaynaklı öldüğü onaylandığı kabul edilmiş. Ama asıl fark edilen şey şu ki rapor 17 Eylül'de yazılmış. Ve 19 Eylül'de sisteme gönderilmiş. Tam iki ay sonra, 13 Kasım'da onaylanmış ve sistemde görünür hale gelmiş. 13 Kasım, Böcek ailesinin iki yavrusunun öldüğü tarihe denk düşüyor. 2 aylık bir boşlukta, aynı şirket bir aileyi daha katletti. Bu kabul edilebilir bir durum değil. Biz hem bu dosyada Karan Yazıcı bebeğin, sorumlularının ceza almasını beklerken, ailenin bir düşündüğü şey de bir başkasının canın yakmamalarıydı" ifadelerini kullandı.

Böcek ailesini zehirleyen firma 3 yaşındaki Karan’ın ölümüne yol açtı Haber

Böcek ailesini zehirleyen firma 3 yaşındaki Karan’ın ölümüne yol açtı

Fatih’te Böcek ailesinin kaldığı otelde ilaçlama yapan firmanın 18 Nisan’da Şişli’de bir evde de ilaçlama yaptıktan sonra 3 yaşındaki Karan Yazıcı’nın da hayatını kaybettiği iddia edildi. Adli Tıp Kurumu raporunda talihsiz çocuğun ‘böcek ilacı zehirlenmesi’ sonucunda öldüğü belirtildi. Olay, 18 Nisan’da Halil Rıfat Paşa Mahallesi'nde bir apartmanda meydana geldi. Karşı dairenin evinin ilaçlamasının ardından Yazıcı ailesinin 3 yaşındaki çocukları Karan rahatsızlandı. Aile, gece saatlerinde kusma şikayetiyle Karan’ı hastaneye götürdü. Talihsiz çocuk, hastanedeki yapılan tüm tedavilere rağmen kısa sürede hayatını kaybetti. Oğlunun ölümünün ardından baba Şahin Yazıcı ise ilaçlama firmasından şikayetçi oldu. Karan’ın ölümüne neden olduğu iddia edilen ilaçlama firmasının Böcek ailesinin de hayatına kaybetmesine neden olan firma olduğu öne sürüldü. Küçük Karan’ın ölümüne ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında baba Şahin Yazıcı ifade verdi. Adli Tıp Kurumu'ndan talep edilen otopsi raporunda ise, çocuğun ölümünün travmatik bir nedene bağlı olduğuna dair delil olmadığı, böcek ilacı zehirlenmesi sonucu meydana geldiği belirtildi. "Gece saat 00.00'dan sonra Karan ara ara kusmaya başladı" Şahin Yazıcı’nın savcılıkta verdiği ifadesinde "Akşam saatlerinde eve geldiğimde yan dairemiz olan 1 numaralı dairede ilaçlama yapıldığını ve dairede oturan ismini Firuze isimli kişinin ilaçlamadan dolayı 'bebeğimize zararı olup olmayacağını sorduğunda' ilaçlama şirketinden 'herhangi bir zarar ve etki olmayacağını' cevabını aldığını öğrendim. İkametime de girerken bahse konu ilaçlanan dairenin hava geçirecek kısımlarının bant ile kapatıldığını ve evime girdiğimde de ilaçlanan dairenin mutfak camının içerideki zehirli gazın çıkması amacıyla açık olduğunu gördüm. Bu mutfak camı oğlumun kalmış olduğu odanın alt katında bulunan camdır. Eve girdiğimde oğlum ve eşim evdelerdi. İkamet içerisinde rutin olarak günümüzü geçirmeye başladık. Aynı günün gecesi yani 19 Nisan'ın 20 Nisan'a bağlayan gece saat 00.00'dan sonra Karan ara ara kusmaya başladı. Eşim ile birlikte Karan'ın üşüttüğünü düşünerek ara ara ateşini kontrol ettik. Oğlumun ateşi normal derecelerdeydi. Biraz vakit ilerledikten sonra Karan ara ara az miktarlarda kusması oldu. Biz yine oğlumun üşütmüş olabileceğini düşündük. Sonrasında eşimde aynı şekilde rahatsızlandı ve kusmaya başladı" dedi. "DSS ilaçlama isimli şirketten davacı ve şikayetçiyim" Oğlunun ölümünden ilaç firmasını sorumlu tutan baba Yazıcı, "Gece boyunca Karan aşırı derece su istedi. Sabah saatlerine kadar su içti. Sabaha karşı da önceki kusmasından farklı olarak fazla miktarda ve aşırı derecede kusması oldu. Eşim, Karan'ın üstüne kusmasından dolayı üzerini çıkardı. Ben de sabaha karşı mide bulantısı ve kusma isteği olunca zehirlendiğimizi düşünerek hastaneye gitmeye karar verdik. Eşim babasını arayarak durumu anlattı. Sonrasında hazırlanarak tedavi olmak amacıyla Şişli'deki özel hastaneye gittik. Babam da bu sırada hastaneye geldi. İlk önce hastanede zehirlenme şüphesi olduğu için acil bölümüne başvurduk ve buradaki görevlilere bir gün öncesinde yani 19 Nisan'da eşim, çocuğum ve benim aynı yemekleri yemediğimizi, zehirlenme şüphemizin gıdadan dolayı olmadığını belirttik. Sonrasında bizi Pediatri bölümüne yönlendirdiler. Apar topar oğlumun bulunduğu Pediatri bölümüne geçtim buraya geçtiğimde oğluma kalp masajı yapılmaktaydı. Yaklaşık 2 - 2 buçuk saat kadar oğluma kalp masajı yapıldı. Bu müdahale esnasında sürekli olarak müdahalede bulunan görevlilerden birileri içeri dışarı giderek eksik malzeme almaya gidip geldi. Bu müdahalenin sonunda oğlumun kalbinin durduğunu ve vefat ettiğini öğrendik. Ben oğlumun ilaçlama yapılan dairenin Karan'ın odasının bulunduğu odadaki camın açılmasından dolayı etkilendiğini ve ilaçlama şirketinin ilaçlamadan ötürü herhangi bir etkisinin olmayacağını söyleyerek ihmali olduğunu düşünüyorum. Ben konu ile ilgili oğlum Karan ile ilgili ölümünde ihmali olduğunu düşündüm ve olay nedeniyle öğrendiğim DSS ilaçlama isimli şirketten davacı ve şikayetçiyim" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.