#Fatma Zehra Kınık

İLKHABER-Gazetesi - Fatma Zehra Kınık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fatma Zehra Kınık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Fatma Zehra Kınık'ın karıştığı Beykoz kazasında, maktulün annesi şikayetini geri çekti Haber

Fatma Zehra Kınık'ın karıştığı Beykoz kazasında, maktulün annesi şikayetini geri çekti

Beykoz'da 1 kişinin öldüğü, 2 kişinin yaralandığı trafik kazasına ilişkin maktulün annesi de sanık Fatıma Zehra Kınık Demir hakkındaki şikayetinden vazgeçti. Kazada hayatını kaybeden Batın Barlasçeki'nin annesi Hasret Doğan, davanın karara bağlandığı Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesine dilekçe sundu. Doğan, dilekçesinde sanık Demir hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini ifade ederek, sanıktan herhangi bir maddi veya manevi tazminat talebinin olmadığını, istinaf yoluna başvurmayacağını belirtti. Öte yandan kazada yaralanan Batın Barlasçeki'nin bulunduğu motosikletin sürücüsü Yavuz Selim Öztürk ve maktulün babası Serdal Barlasçeki de daha önce verdikleri dilekçelerle sanık hakkındaki şikayetlerinden vazgeçmişti. Maktulün annesinin de şikayetten vazgeçmesiyle dosyada şikayetçi kimse kalmadı. İDDİANAMEDEN İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 9 Temmuz 2024'te şüpheli Fatıma Zehra Kınık Demir'in kullandığı 34 FKJ 390 plakalı aracıyla Kavacık Mahallesi Baki Sokak'tan FSM Caddesi'ne çıktığı esnada, Yavuz Selim Öztürk'ün kullandığı 34 HUT 980 plakalı motosikletle çarpıştığı, devrilen motosikletin yerde sürüklenip kaldırımda yürüyen müşteki Muammer Kızıl'a vurduğu belirtilmişti. İddianamede, kazada motosiklet sürücüsünün arkasında yolcu olarak bulunan Batın Barlasçeki'nin de savrularak beton bariyerlere çarpmasının ardından Yavuz Selim Öztürk, Muammer Kızıl ve Barlasçeki'nin yaralı olarak hastaneye kaldırıldıkları kaydedilmişti. Barlasçeki'nin hastanede müdahalelere rağmen hayatını kaybettiği, Kızıl ve Öztürk'ün ise yaralandıkları belirtilen iddianamede, kolluk görevlilerince düzenlenen trafik kaza tespit tutanağına göre şüpheli Fatıma Zehra Kınık Demir'in kusurlu olduğunun tespit edildiği bildirilmişti. Ölü muayene ve otopsi tutanağına göre, Barlasçeki'nin ölümünün genel beden travması sonucu meydana geldiğine dikkati çekilen iddianamede, şüpheli Demir'in ifadesinde "üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, olayda kusurlu olmadığını beyan ettiği" aktarılmıştı. İddianamede, şüphelinin olay tarihinde idaresinde bulunan aracıyla Öztürk'ün motosikletine çarpıp, taksirli eylemi sonucu Batın Barlasçeki'nin ölümüne, Muammer Kızıl ile Yavuz Selim Öztürk'ün de yaralanmasına sebebiyet verdiği belirtilerek, Fatıma Zehra Kınık Demir'in "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti. İddianamenin kabul edilmesinin ardından, savcılık müştekilerden 18 yaşından küçük Öztürk'ün de olayda sorumluluğu olduğunu tespit ederek, hakkında ek iddianame düzenlemişti. Mahkeme, Yavuz Selim Öztürk hakkındaki ek iddianameyi, ana dava dosyasıyla birleştirmişti. Davayı 26 Mayıs 2025'te karara bağlayan Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesi, sanık Demir'i "taksirle bir kişinin ölümüne ve bir kişinin yaralanmasına neden olma" suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırmıştı. Heyet, müşteki sanık Öztürk'e ise "taksirle bir kişinin ölümüne neden olma" suçundan 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası vererek, hükmün açıklanmasını geri bırakmıştı. Daha sonra maktulün babası Serdal Barlasçeki ve Yavuz Selim Öztürk, mahkemeye dilekçe sunarak sanık Demir hakkındaki şikayetlerinden vazgeçmişti. Sanık avukatlarının ve maktulün annesinin itirazı üzerine dosya istinafa gönderilmişti. Yerel mahkemenin hükmünü bozan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi, müştekilerden Muammer Kızıl'ın kovuşturma aşamasında, yaralanan müşteki sanık Öztürk'ün ise istinaf aşamasında şikayetinden vazgeçtiğini belirterek, sanık Demir'in üzerine atılı suçun vasfının değiştiğini kaydetmişti. Sanığın "taksirle bir kişinin ölümüne neden olma" suçundan cezalandırılması gerektiğini ifade eden daire, kararı bozarak dosyayı yerel mahkemeye göndermişti. İstinafın bozma kararının ardından mahkeme, 18 Aralık 2025'teki kararında, sanık Demir'e "taksirle bir kişinin ölümüne neden olma" suçundan 3 yıl hapis cezası vermişti. Takdiri indirim uygulayarak cezayı 2 yıl 6 ay hapse çeviren mahkeme, sanığın ehliyetinin ise 1 yıl alıkonulmasına hükmetmişti.

Batın Barlasçeki’nin ölümüne neden olan kazada Zehra Kınık’ın cezası için mütalaa verildi Haber

Batın Barlasçeki’nin ölümüne neden olan kazada Zehra Kınık’ın cezası için mütalaa verildi

İstanbul Beykoz’da 9 Temmuz 2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, kullandığı araçla motosiklete çarparak 17 yaşındaki Batın Barlasçeki’nin ölümüne ve 4 kişinin yaralanmasına sebep olan Fatma Zehra Kınık hakkında açılan davada savcı mütalaasını açıkladı. İstanbul Anadolu Adliyesi 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, Kınık’ın “taksirle bir kişinin ölümüne ve bir kişinin yaralanmasına neden olma” suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Kazada, tali yoldan ana yola çıkan Kınık’ın motosiklete çarptığı, motosikletin savrularak kaldırıma çıkıp yayalara çarptığı ve Batın Barlasçeki’nin ağır yaralı kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdiği aktarıldı.Olayla ilgili kolluk görevlilerinin düzenlediği trafik tespit tutanağına göre Fatma Zehra Kınık’ın Karayolları Trafik Kanunu'nun 57/1-A maddesine göre kural ihlali yaptığı, suça sürüklenen çocuk Yavuz Selim Öztürk’ün Karayolları Trafik Kanunu'nun 'aracının hızını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak' olan 52/1-B maddesini ihlal ettiği ve kusurlu olduğunun tespit edildiği belirtildi. Mütalaada suça sürüklenen çocuk Yavuz Selim Öztürk’ün kaskının takılı olmadığı ve A1 sürücü ehliyetinin olduğu, Batın Barlasçeki’nin ise kaskının olmadığı, B sınıfı sürücü belgesinin olduğu, olay sırasında sürücülerin alkolsüz olduğu aktarıldı. Savcı mütalaada, sanık Fatma Zehra Kınık hakkında "taksirle bir kişinin ölümüne ve bir kişinin yaralanmasına neden olma" suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası talep etti. Mahkeme, taraflara mütalaaya kadar savunmalarını sunmak üzere süre vererek, duruşmayı erteledi.

Fatma Zehra Kınık: "Asli kusurlu olduğumu kabul etmiyorum" Haber

Fatma Zehra Kınık: "Asli kusurlu olduğumu kabul etmiyorum"

Beykoz’da çarptığı 17 yaşındaki motosikletli gencin ölümüne neden olduğu gerekçesiyle yargılanan Kızılay Başkanı Kerem Kınık’ın kızı Fatma Zehra Kınık, "Adli Tıp Kurumu’ndan gelen asli kusurlu olduğum yönündeki raporu kesinlikle kabul etmiyorum" dedi. Hayatını kaybeden gencin acılı annesi ise, "Yüzde yüz kusurlu, üzgün olduğuna da inanmıyorum. Aynı araca binebiliyor ama ben aynı caddeden geçemiyorum. Ben 10 aydır stresten acımı yaşayamıyorum" diye konuştu. Beykoz’da 9 Temmuz’da eski Kızılay Başkanı Kerem Kınık’ın kızı Fatma Zehra Kınık, 17 yaşındaki Batın Barlas Çeki’nin kullandığı motosiklete çarpmıştı. Çeki’nin hayatını kaybettiği, 4 kişinin de yaralandığı kazaya ilişkin, "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapsi istenen Fatma Zehra Kınık’ın yargılanmasına devam edildi. Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuksuz sanık Fatma Zehra Kınık, müştekiler ve taraf avukatları katıldı. Suça sürüklenen çocuk Yavuz Selim Öztürk’ün 18 yaşına gelmesi sebebiyle dosyadaki gizlilik kalktı. Duruşma esnasında mahkeme, maktul Batın Barlasçeki’nin babasını mahkemenin düzenini bozduğu gerekçesiyle dışarı çıkardı. "Sola baksaydı beni görüp yola çıkmazdı" Mağdur sanık Yavuz Selim Öztürk, "Ben Adli Tıp Kurumu raporuna itiraz ediyorum. Hız sınırları içinde ilerlerken araç durur haldeydi. Sola baksaydı beni görüp yola çıkmazdı. Gaza basıp kurtulmak istedim ama arkadan dokununca motor sola doğru yattı." şeklinde konuştu. “Adli Tıp raporunu kabul etmiyorum” Tutuksuz sanık Zehra Kınık, "Şunu belirtmek isterim ki bu kaza üzücü bir kaza. Kimse başına gelsin istemez. Ben değerli ailenin üzüntüsünü paylaşıyorum. Kaza sonrası ailemle evine gidip taziyelerimi paylaştım. Adli Tıp Kurumu’ndan gelen asli kusurlu olduğum yönündeki raporu kesinlikle kabul etmiyorum. Kontrollerimi yaptım. Üç tane araç geçti, o şekilde yola çıktım. Ben yolun ortasına geldiğimde motosikleti o esnada gördüm. Ben durmadığım için yargılanıyorum ancak ben durdum. Süratli şekilde geliyordu, kaskı yoktu. Avukatımız da arz ettiği gibi kazada o sürtme sadece maddi hasarlı kazaydı, ölüm o esnada meydana gelmedi. Orada yaralandı. Ben hızlı bir şekilde arabamı park edip kaza yerine gittim. ‘Ambulans çağırın’ dedim. Keşke bu kaza olmasaydı. Kimse başına gelsin istemez." dedi. ‘10 aydır acımı bile yaşayamadım’ Maktul Batın Barlas Çeki’nin annesi ise, "Kendisi motor önündeyken birden hızlanıyor. O ara neyle uğraşıyordu bilmiyoruz. Motoru görmemesi imkansız. Oğlumun düştüğü yeri izleyemiyorum. Minibüs yolcu indirdiğini söylüyordu. Yüzde yüz kusurlu, üzgün olduğuna da inanmıyorum. Aynı araca binebiliyor ama ben aynı caddeden geçemiyorum. Ben 10 aydır stresten acımı yaşayamıyorum. Bu kadın serbestçe hala arabayla gezebiliyor. İkinci kazayı yapmış yine birisi ölebilirdi. Oğlum kask taksa da sonuç değişmiyordu. Ölümünün sebebi genel travma." ifadelerini kullandı. Duruşma, eksikliklerin giderilmesi için 26 Mayıs tarihine erteledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.