#Filistin

İLKHABER-Gazetesi - Filistin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Filistin haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Javier Bardem'den Oscar töreninde 'Savaşa Hayır' ve 'Özgür Filistin' çağrısında bulundu Haber

Javier Bardem'den Oscar töreninde 'Savaşa Hayır' ve 'Özgür Filistin' çağrısında bulundu

Sinema dünyasının en prestijli organizasyonu olan 98. Akademi Ödülleri, bu yıl İspanyol aktör Javier Bardem'in siyasi mesajlarına sahne oldu. Priyanka Chopra ile birlikte 'En İyi Uluslararası Film' ödülünü takdim etmek üzere kürsüye gelen usta oyuncu, konuşması sırasında bölgedeki çatışmalara dikkat çekti. Salondaki davetliler tarafından uzun süre ayakta alkışlanan Bardem, önce 'Savaşa Hayır' ardından da 'Özgür Filistin' ifadelerini kullanarak net bir duruş sergiledi. BARDEM'İN YAKASINDAKİ ROZETLERİN SIRRI Törenin en çok konuşulan detaylarından biri de Bardem'in kıyafetindeki simgeler oldu. Ünlü aktörün yakasında İspanyolca olarak 'Savaşa Hayır' ve 'Filistin' yazılı iki ayrı rozet taşıdığı görüldü. 2008 yılında 'No Country For Old Men' (İhtiyar Adamlara Yer Yok) filmiyle Oscar heykelciğini kucaklayan oyuncu, bu eylemiyle sadece sahnede değil, kırmızı halıda da odak noktası haline geldi. Sembolik aksesuarlarıyla dikkat çeken Bardem, bu tutumuyla ülkesi İspanya'nın insani krizler karşısındaki diplomatik yaklaşımını sanat platformuna taşıdı. "2003 YILINDA IRAK SAVAŞINDA TAKTIĞIM ROZETİ TAKIYORUM" Kırmızı halı geçişi sırasında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Javier Bardem, aksesuarlarının geçmişle olan bağını açıkladı. Yaptığı açıklamada tarihsel bir göndermede bulunan aktör, "2003 yılında Irak savaşında taktığım rozeti takıyorum" diyerek o dönemdeki mücadelenin de yasa dışı olduğunu vurguladı. Bardem, geçmişteki savaşlarla günümüzdeki durumu kıyaslayarak siyasi otoritelere yönelik eleştirilerini açık bir dille ifade etti. ORTA DOĞU'DAKİ ÇATIŞMALARA 'YASA DIŞI SAVAŞ' NİTELEMESİ Ünlü aktörün eleştirilerinin hedefinde ABD ve İsrail yönetimleri yer aldı. Orta Doğu'da devam eden askeri operasyonları sert bir dille eleştiren Javier Bardem, süreci yeni bir kurgu olarak tanımladı. Konuşmasının devamında sert ifadeler kullanan oyuncu, "Şimdi 23 yıl sonra Trump ve Netanyahu tarafından başka bir yalanla yaratılan başka bir yasa dışı savaşla karşı karşıyayız" sözleriyle tepkisini dile getirdi. Bardem, bölgede yürütülen askeri faaliyetlerin meşruiyetini sorgulayarak uluslararası kamuoyuna mesaj verdi.

Kum fırtınası Filistinlileri vurdu, hayat daha da zorlaştı Haber

Kum fırtınası Filistinlileri vurdu, hayat daha da zorlaştı

Filistin resmi ajansı WAFA’ya göre, fırtınayla birlikte tüm bölgeyi kaplayan toz ve kum bulutları, özellikle çadırlarda yaşayan aileleri doğrudan etkiledi. Hasta ve solunum yolu rahatsızlıkları yaşayan Filistinliler, açık alanlarda ve yırtık çadırlarda zor anlar yaşadı. Güvenlik ve barınma koşullarının neredeyse bulunmadığı ortamda kum fırtınasının, zaten zor şartlarda yaşayan yerinden edilmiş ailelerin yükünü daha da ağırlaştırdığı belirtildi. Başta kronik göğüs hastalıklarından muzdarip kişiler olmak üzere yerinden edilen Filistinliler, yırtık çadırlardaki güvenlik eksikliği nedeniyle kum fırtınası sonucunda sağlık problemleri yaşamaktan endişe ediyor. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde güçlü ve toz taşıyan rüzgarların, yerinden edilen Filistinlilerin çadırlarını ve çevredeki ağaçları şiddetli şekilde sarstığı görülüyor. Gazze'de İsrail'in şiddetli saldırılarından kurtulabilen Filistinliler, temel ihtiyaçlar ve tıbbi malzemelerin eksikliği, yer yer etkili olan şiddetli soğuk ve fırtınalı hava ile son olarak etkili olan kum fırtınası nedeniyle ciddi zorluklar yaşıyor. Aralık 2025'te Gazze'de etkili olan soğuk ve fırtınalı hava nedeniyle İsrail'in zarar verdiği binalar yıkılmış, can kayıpları yaşanmıştı. Gazze'de 10 Ekim 2025'ten bu yana uygulanan ateşkese rağmen bölgedeki insani durumda ciddi sıkıntılar yaşanıyor.

19 ülke ve iki uluslararası örgütten İsrail’e Batı Şeria tepkisi Haber

19 ülke ve iki uluslararası örgütten İsrail’e Batı Şeria tepkisi

Türkiye Cumhuriyeti'nin de aralarında bulunduğu 19 ülkenin dışişleri bakanları ile uluslararası kuruluşların temsilcileri, İsrail'in Batı Şeria'da uyguladığı politikalara karşı ortak bir metin yayımladı. Türkiye, Brezilya, Fransa, Suudi Arabistan ve Mısır gibi ülkelerin yanı sıra Arap Ligi ve İslam İşbirliği Teşkilatı'nın imzasını taşıyan bildiride, Tel Aviv yönetiminin bölgedeki faaliyetleri sert bir dille eleştirildi. Yayımlanan açıklamada, "İsrail’in ahiren aldığı, Batı Şeria üzerindeki hukuka aykırı kontrolünü kapsamlı biçimde genişleten bir dizi kararı en güçlü şekilde kınıyoruz" ifadelerine yer verildi. ULUSLARARASI HUKUKUN BARİZ İHLALİ Ortak bildiride, İsrail hükümetinin son dönemde aldığı kararların sahadaki gerçekliği değiştirmeye yönelik olduğu vurgulandı. Filistin topraklarının statüsünün keyfi olarak değiştirildiğine dikkat çekilen metinde, "Bu değişiklikler geniş kapsamlı olup, Filistin topraklarını İsrail’in sözde ‘devlet arazisi’ olarak yeniden sınıflandırmakta, yasa dışı yerleşim faaliyetlerini hızlandırmakta ve İsrail idaresini daha da derinleştirmektedir. İsrail’in yasa dışı yerleşimleri ve bunları ilerletmeyi amaçlayan kararlarının Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin önceki kararları ve Uluslararası Adalet Divanı’nın 2024 tarihli istişari görüşü de dahil olmak üzere uluslararası hukukun bariz bir ihlali olduğu konusunda net bir görüşe sahibiz" değerlendirmesi yapıldı. Ayrıca bu adımların "kabul edilemez fiili ilhakı ilerletmeyi amaçlayan açık bir gidişatın parçası" olduğu belirtildi. İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜME DOĞRUDAN SALDIRI Dışişleri bakanları, İsrail'in eylemlerinin bölgedeki barış umutlarını ve entegrasyon çabalarını zayıflattığını kaydetti. Yerleşim birimi projelerinin onaylanması ve ihale süreçlerinin hızlanmasına tepki gösterilen açıklamada, "Bu tür eylemler, Filistin Devleti’nin yaşayabilirliğine ve iki devletli çözümün hayata geçirilmesine yönelik kasıtlı ve doğrudan bir saldırıdır. Bu bağlamda 1967’den bu yana işgal altında bulunan Filistin topraklarının Doğu Kudüs de dahil olmak üzere demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeye yönelik tüm tedbirleri reddettiğimizi yineliyoruz. Her türlü ilhaka karşıyız" denildi. VERGİ GELİRLERİNİN SERBEST BIRAKILMASI ÇAĞRISI Bildiride ayrıca Filistin halkının ekonomik haklarına ve bölgedeki şiddet olaylarına da değinildi. Kudüs'teki statükonun korunmasının önemine işaret edilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Batı Şeria’daki endişe verici tırmanış karşısında İsrail’e, Filistinlilere yönelik yerleşimci şiddetine son vermesi ve sorumluları hesap verebilir kılması çağrısında bulunuyoruz. Bakanlar, İsrail’in Filistin Yönetimi’ne ait alıkonulan vergi gelirlerini derhal serbest bırakması çağrısında bulunmaktadırlar. Paris Protokolü uyarınca Filistin Yönetimi’ne aktarılması gereken bu gelirler, Gazze ve Batı Şeria’daki Filistin halkına temel hizmetlerin sağlanması açısından hayati öneme sahiptir." Açıklamanın son bölümünde ise barışın tesisi için tek yolun bağımsız bir Filistin devleti olduğu yinelenerek, "Bölge halkları ve devletleri arasında bir arada yaşama ancak ve ancak bağımsız, egemen ve demokratik bir Filistin Devleti’nin hayata geçirilmesiyle mümkün olacaktır" vurgusu yapıldı.

Bahçeli: İsrail’in batı şeria kararları uluslararası hukuku ihlal ediyor Haber

Bahçeli: İsrail’in batı şeria kararları uluslararası hukuku ihlal ediyor

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda gündeme dair açıklamalarda bulundu. Ramazan ayının manevi iklimine rağmen Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çeken Bahçeli, İsrail’in Batı Şeria’daki son kararlarını uluslararası hukukun açık ihlali olarak nitelendirdi. Bahçeli, Ramazan ayının sabır, merhamet, hoşgörü ve dayanışma ayı olduğuna vurgu yaparak, “Ancak Filistinli kardeşlerimize bu insani ve vicdani erdemler çok görülmekte, makus kaderleriyle baş başa kalmalarına taammüden göz yumulmaktadır” ifadelerini kullandı. "Yasa dışı ilhak hamleleri hükümsüzdür" İsrail hükümetinin Batı Şeria'da arazi tesciline ilişkin aldığı kararlara değinen Bahçeli, "İsrail hükümetinin geçtiğimiz günlerde Batı Şeria'da arazi tesciline ilişkin aldığı son karar uluslararası hukukun çiğnenmesi olduğu kadar süregelen soykırım suçunun farklı kanallardan ilerlediğinin de teyididir. Yasa dışı ilhak hamleleri elbette hükümsüzdür. Filistin halkını yerinden yurdundan zorla çıkarmayı hedefleyen, Yahudi yerleşimcilere alan açmayı gözeten her türlü gayri meşru ve gayri hukuki adım inanıyorum ki hakkın ve hakikatin barajını aşamayacaktır. Siyonist vandallığın bir bildiği varsa hiç kuşkusuz Allah'ın da bir bildiği vardır ve hiçbir zalim buna güç yetiremeyecek, bununla boy ölçüşemeyecektir. İsrail'in işgal ettiği Filistin topraklarında hak iddiası ve egemenlik kurma iştahı sonuçsuz kalmaya mahkumdur. Bu son vahim gelişmeler barışçıl arayışları gölgelemektedir. İki devletli çözüm iklimini de zehirlemektedir." "ULUSLARARASI DÜZEN YIKIM SÜRECİNDEDİR" Bahçeli, 13-15 Şubat tarihlerinde Almanya'nın Münih kentinde düzenlenen Münih Güvenlik Konferansına da değinerek, küresel sistemin ciddi bir çözülme içinde olduğunu dile getirerek, "Yıkım Altında temasıyla düzenlenen mezkur konferans, bir nevi malumun ilanına da sahne olmuştur. 19-23 Ocak tarihinde yapılan Davos Zirvesi'nde de benzer tartışmalar yaşanmıştır. Yıkılan bellidir, yıkanlar da bellidir; fakat neyin kurulacağı, nasıl kurulacağı, ne zaman kurulacağı belirsizliğin ve bilinmezliğin dibine oturmuştur. Ankara'dan dünyanın genel tablosuna baktığımızda ümitvar olacağımız, memnuniyet duyacağımız, yüreklerimize su serpecek bir aydınlık, bir arayış veya dört başı mamur bir amaç görülmemektedir. Buna karşılık Türkiye hem bölgesinde hem de küresel arenada istikrar adası gibi sivrilmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın, Sayın Dışişleri Bakanımızın ve Cumhurbaşkanlığı Kabinesi'nin kesintisiz diplomatik hamleleri, ihtilafları diyalogla çözme çabaları gerçekten takdir ve tebrike ziyadesiyle layıktır. Masada ve sahada aynı anda olabilmeyi başaran bir Türkiye'yle hepimizin iftihar etmesi esasen bir manevi görevdir" ifadelerini kullandı. "ABD-İRAN MÜZAKERELERİ MAKUL BİR UZLAŞIYA ULAŞMALIDIR" Ramazan ayında sağduyu ve sükunetin hakim olması gerektiğini belirten Bahçeli, ABD ile İran arasındaki müzakerelerin kesintiye uğramadan ilerlemesinin samimi temennileri olduğunu söyledi. Bahçeli, "Kuzeyimiz çalkalanırken, güneyimizin de savaş ortamına sürüklenmesi bölgesel dengelerle birlikte küresel dengeleri de sarsacak, yaygın ve küresel bir çatışma hali karşımıza çıkacaktır" şeklinde konuştu. "PÜSKEVİTİ OLMAYAN ÇOCUKLARIN ÇAĞRISINI DUYALIM" Ramazan ayında dayanışma ve yardımlaşma çağrısı yapan Bahçeli, mütevazı sofralarda bir araya gelinmesi gerektiğini belirterek şöyle devam etti: "Ülkemin her yerinde gönül gönüle vererek kardeşliğimizi yüceltmeliyiz. Bol yıldızlı otellerin restoranlarında değil mütevazı sofralarda yerimizi almalıyız. Milletvekillerimiz ve tüm teşkilatımızla eşzamanlı şekilde daha hızlı, daha aktif, daha sorumlu, daha özenli, daha müşfik, daha kucaklayıcı, daha hazır olmalıyız. Biz gelin fakir fukaranın konuşan dili, bakan gözü, duyan kulağı, dokunan eli olalım. Hatırlayınız, yıllar önce bir konuşmamda, anasının, babasının gözlerine bakan yurdumun masum çocuklarının sözcüsü olmak istemiştim. Onların mahrumiyetini yüreğimde hissedip imrenen ruhlarına tercüman olmayı dilemiştim. Ve memleketim olan Gavur Dağı'nın söyleyişiyle; ‘Hani benim püskevitim, çukulatam' demiştim. Şairin ifadesiyle; çaresiz ve yalnızların, ‘gel diyecek kimsesi' olmayı hedeflemiştim. O gün bu konuşmayı anlamayan gafiller haftalar boyu müstehzi ifadelerle püskevit kelimesini dillerine dolamışlardı. Ve ne üzücüdür ki bizim arkadaşlarımız da bu seslenişin hak ettiği derinliği fark edememişlerdi. Varsın olsun, hata da insanlar içindir. Bu Ramazan'da hep birlikte, sofraların, ocakların, çocukların, gençlerin, yaşlıların ve kadınların sesi olalım. Yeter ki, onların dertlerine ortak olalım. Püskeviti olmayan çocukların çağrısını işitelim. Biz öylesine büyük bir medeniyetin, öylesine kutlu bir tarih ve kültür zenginliğinin varisleriyiz ki, felaketin kayalıklarından fidan fidan serpilen, ağır sorunların çorak bağrından filiz filiz yeşeren birlik ve kardeşlik bahçemizde el ele tutuşmasını çok şükür biliriz." Bahçeli, devlet-millet dayanışmasının önemine vurgu yaparak, MHP ve Cumhur İttifakı'nın ahlaki ve soylu duruşunu koruduğu sürece hiçbir engelin aşılamayacağını ifade etti. 6 Şubat 2023'te Kahramanmaraş merkezli depremlere de değinen Devlet Bahçeli, devletin tüm imkanlarıyla seferber olduğunu belirtti. "CHP YÖNETİMİ, DOĞAL AFETTEN SİYASİ AFET ÇIKARMAK İÇİN ELİNDEN GELENİ ARDINA KOYMAMIŞTIR" Depremde 53 bin 537 kişinin hayatını kaybettiğini, 107 bin 213 kişinin yaralandığını hatırlatan Bahçeli, bugüne kadar 455 bin 357 bağımsız bölümün tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildiğini söyledi. Ana muhalefet partisini eleştiren Bahçeli, CHP'nin deprem üzerinden siyasi istismar yaptığına dikkati çekerek, "Hatırlarsanız, devletimiz depremin ilk anından itibaren tüm kaynak ve imkanlarını seferberlik ruhuyla harekete geçirmiştir. Hiçbir insanımız mağdur edilmemiştir. Bugüne kadar depremin toplam maliyeti de 150 milyar doları bulmuştur. Yıkılan yapılmış, ihtiyaçlar karşılanmış, nitekim her zorluğun üstesinden Allah'ın izniyle gelinmiştir. İnsanüstü emek ve çalışmanın sonunda yeni bir hayatın müjdesi verilmiştir. Asrın İnşa Seferberliği kapsamında; 367 bin 995'i konut, 65 bin 672'si köy evi, 21 bin 690'nı iş yeri olmak suretiyle toplam 455 bin 357 bağımsız bölüm inşası tamamlanmış, hak sahibi vatandaşlarımıza da teslim edilmiştir. Eğri bakan doğruyu göremezmiş, gönlü pak olanın da yolu şaşmazmış. Cumhuriyet Halk Partisi'yle bilumum muhalefet bakiyesinde toplaşan siyasi garabetler yapılanı kötüleyerek, hizmeti karalayarak, devasa eserleri yok sayarak istismar ve rant peşine düşmüşlerdir. Yalana bin yalan katmanın adı siyaset olamaz. Depremle ilgili dedikodu üretmenin izahı yapılamaz. Doğruyla yanlışı tefrik edemeyen bir siyasetçinin vicdanından bahsedilemez. İyiyle kötüyü fark edemeyen bir siyasetçinin erdemli olmasını beklemek ise boşa kürek çekmekle eşdeğerdir. CHP yönetimi, doğal afetten siyasi afet çıkarmak için elinden geleni ardına koymamıştır. Konutlarına kavuşan vatandaşlarımıza boş senet imzalatılıyor demek yalnızca bühtan değil, siyasi namusla çelişen bir hezeyandır. CHP'nin işi gücü fitne fesattır. CHP'nin geçim kapısı kriz ve kargaşaya oynamaktır" değerlendirmesinde bulundu. "GAZİ MECLİS ŞOV ALANI DEĞİLDİR" TBMM'de yeni atanan bakanların yemin töreninde yaşanan olaylara da değinen Bahçeli, "Gazi Meclis aciz Meclis değildir. Gazi Meclis kürsü işgaliyle üçüncü dünya ülkelerini andıracak bir Meclis değildir. Yeni atanan bakanlarla ilgili eğer varsa merak edilen bir husus yasal ve demokratik kanallar açıktır, ortadadır. Muhalefetin sahip olduğu imkanları kullanmaya yanaşmadan Meclis'i karıştırması, yasal ve anayasal bir hakkı engellemeye çalışması yeni sürüm bir siyasi eşkıyalık değilse nedir? Ali kıran baş kesen misiniz? Nesiniz, kimsiniz? Deli Dumrul gibi hareket etmenin neresi demokrasidir? Gazi Meclis'i şov ve savaş alanına çevirmenin kime ne faydası vardır? Sözün hükmü yerine yumruğun gücüyle oraya buraya sataşmak bir siyasetçiye yakışıyor mu? CHP'nin siyasi çizgisiyle bağdaşıyor mu? Özellikle yeni atanan Adalet Bakanımızla ilgili rahatsızlığınızın kaynağını nasıl yorumlayalım? İstanbul'daki tezgahınız bozuldu, öfkeniz buna mı? Rüşvet ve yolsuzluk çarkınız kırıldı, sinir nöbetiniz bundan mı? Maskeleriniz düştü, ipliğiniz pazara çıktı, foyanız ortalığa döküldü; anormal stres ve gerilim sebebinizin nedeni buna mı dayalı? Tekraren ifade ediyorum; geçtiğimiz hafta çarşamba günü yapılan yemin merasiminde TBMM'nin saygınlığına leke düşüren müfsit ve müflis CHP zihniyetini ayıplıyor, haddinizi bilin diyorum" dedi. "MHP 57 YILDIR SİYASET ÇINARIDIR" Bahçeli, MHP'nin 9 Şubat 2026'da 57'nci kuruluş yıl dönümünü kutladığını hatırlatarak, "57 yıl demek siyasette çınarlaşmak demektir" dedi. Geleceğe yönelik kararlılık mesajı veren Bahçeli, "Bir kere başaran yeniden başarır" ifadesini kullandı.

İstanbul Galata Köprüsü'nde Filistin'e destek mitingi Haber

İstanbul Galata Köprüsü'nde Filistin'e destek mitingi

Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) öncülüğünde yapılan eyleme katılan vatandaşlar, başta Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi olmak üzere Sultanahmet, Fatih, Süleymaniye ve Eminönü Yeni Cami'de sabah namazını kılmalarının ardından cami önlerinde toplandı. Katılımcılar, daha sonra gruplar haline Galata Köprüsü'ne yürümeye başladı. Soğuk havaya rağmen katılımın yoğun olduğu, geniş güvenlik önlemlerinin alındığı Sultanahmet Meydanı’nda katılımcılara sıcak ikramlarda bulunuldu. Eylem öncesi toplanma noktalarından biri olan Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'ne çok sayıda vatandaş geldi. Sabah namazını burada kılan on binlerce katılımcı, "Sinmiyoruz, susmuyoruz Filistin'i unutmuyoruz" etkinliği kapsamında Galata Köprüsü'ne doğru yürüdü. Filistin'e destek için camilerin önündeki alanda toplanan vatandaşların ellerinde Türk ve Filistin bayrakları olduğu görüldü. Gazze'ye destek için kefiye takan vatandaşlar, sık sık tekbir getirerek ve "İstanbul'dan Gazze'ye direnişe bin selam", "Nehirden denize özgür Filistin" sloganları attı. Süleymaniye Camisi'nde de sabah namazının ardından vatandaşlar ellerinde Türk ve Filistin bayrakları ile yürüyüşe başladı. "Filistin için adalet, dünya için vicdan" yazılı pankart eşliğinde yürüyen katılımcılar, zaman zaman tekbir getirip, "Yaşasın küresel intifada", "Katil İsrail Filistin'den defol" sloganları attı. AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, ÖNDER İmam Hatipliler Derneği Başkanı Abdullah Ceylan, bazı milletvekilleri, belediye başkanları ve protokol üyeleri sabah namazını Karaköy Arap Camisi'nde kıldıktan sonra vatandaşlarla birlikte Galata Köprüsü'ne doğru yürüdü. Yürüyüş esnasında basın mensuplarına açıklama yapan Bilal Erdoğan, yeni yıla Filistin için dua ederek başladıklarını, senenin ilk sabahında camilerde buluşup yeni yıl için hayır dualarını birlikte yapmanın önemli bir manevi güç olduğunu bilmek gerektiğini ve milletin buna inandığını söyledi. Erdoğan, "Bir taraftan Filistin'deki mazlumlar için dua ediyoruz. Bir taraftan şehitlerimizi anıyoruz elbette. Öbür taraftan da '2026 yılı bütün milletimiz için, Filistinli mazlumlar için hayırlar getirsin' diye birlikte dua ediyoruz. Bütün katılanlara, bu dualara el açanlara ve destek verenlere çok teşekkür ediyoruz." dedi. Bilal Erdoğan, "Her geçen sene, bir önceki seneye göre daha geniş katılımla, ortak müştereklerimizin ne denli güçlü olduğunu milletçe hissettiğimiz bir sabah olduğunu hissediyoruz. Onun için de çok mutluyuz. İnşallah Rabbim bu milletin bu duruşunu bizlere göz aydınlığı olarak bu sene nasip eder, Filistinli kardeşlerimize özgürlük olarak nasip eder, Kudüs'ün özgürlüğünü bizlere nasip eder." diye konuştu. ÖNDER Genel Başkanı Ceylan, yaptığı açıklamada, yeni yılın ilk sabahında Galata Köprüsü'nden yüz binlerle birlikte çok büyük bir mesaj verdiklerini ve seslerini yükselttiklerini dile getirdi. Buraya çok ciddi bir vicdan seli aktığını söyleyen Ceylan, "İsrail'in zulmünün, zalimlerin bu vicdan selinin önünde durması mümkün değil. 2026, Allah'ın izniyle dünyanın en büyük kanser hücresi olan siyonizmin biteceği yıl olacak. Buna inanıyoruz. Gazze'deki mazlumların ahı artık arşı aştı. Zulüm her yana yayıldı ve tüm dünya insanları, vicdan sahipleri ayağa kalktılar." ifadelerini kullandı. Ceylan, "Bugün sadece Türkiye'de, İstanbul'da yüz binler Galata'ya akıyorlar ama dünyanın dört bir yanında yeniden hareketlilik başlayacaktır ve 2026 Allah'ın izniyle adalet ve merhamet temelli bir dünyanın kurulduğu yepyeni bir yıl olacak bizler için." şeklinde konuştu. Kortejler eşliğinde ve bireysel olarak yürüyen vatandaşlar, Galata Köprüsü'ne ulaştı. Alanda emniyet yetkililerince yapılan anonsla eyleme 520 bin kişinin katıldığı bildirildi. YÜRÜYÜŞE BAKANLAR DA KATILDI Yürüyüşe Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, İstanbul Valisi Davut Gül, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sosyal Politikalar Başkanı Fatma Betül Sayan Kaya, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci, Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM) Genel Başkanı Canan Sarı ile birçok milletvekili ve belediye başkanları da katıldı. Galata Köprüsü'nde basın için kurulan platformda "Sinmiyoruz, Susmuyoruz, Filistin'i Unutmuyoruz" yazılı pankart yer aldı. Dev ekranlar kurulurken ses sistemi için de kolonlar yerleştirildi. Alanda emniyet yetkililerince yapılan anonsla eyleme 520 bin kişinin katıldığı bildirildi. Filistinli karikatürist Naci el-Ali'nin Filistin'le özdeşleşen çizimi "Hanzala", basın platformunun arkasında bulunan büyük binaya afiş olarak asıldı. Sanatçı Maher Zain ve Esat Kabaklı ile Grup Yürüyüş'ün eserlerini seslendirdiği program, katılımcıların konuşmalarıyla başladı. TÜGVA BAŞKANI BEŞİNCİ: BU SOYKIRIMA KARŞI DİMDİK DURAN ONURLU BİR MİLLET VAR Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Başkanı İbrahim Beşinci, eylemde yaptığı konuşmasına, Türkiye'yi canı pahasına koruyan şehitleri rahmetle anarak başladı. Eylem alanında toplananlara hitap eden Beşinci, "Bugün burada yüz binler var. Bu soykırıma karşı dimdik duran onurlu bir millet var. Mazlumların duası, şehitlerimizin mirası var. Bugün burada çifte standartlı açıklamalara, geciktirilmiş kınamalara, kayıtsızlığa, vicdansızlığa karşı güçlü bir duruş var. Bugün burada suskunluğun duvarı yıkılıyor, alışkanlığın zinciri kırılıyor, tarihe vicdan kaydı düşülüyor." açıklamalarında bulundu. Galata Köprüsü'nün farklı şehirlerden, dillerden, hayatlardan katılanlarla bugün vicdan kürsüsüne dönüştüğünü söyleyen Beşinci, "Bu aziz kürsüden masum ve cesur Filistin halkını, Gazze'nin soylu evlatlarını, Batı Şeria'nın mücahit yüreklerini, Doğu Kudüs'ün gerçek sahiplerini, tüm benliğimle selamlıyorum." ifadelerini kullandı. Beşinci, "Sizlere sormak istiyorum. 'Canımız, kanımız, evimiz, Kudüs'e feda olsun' diyerek tüm ailesini Filistin'e adayan İsmail Haniye burada mı? 'Yatağımda yaşlı develer gibi ölmekten korkuyorum' diyerek savaş meydanında şehit olan yiğit adam Yahya Sinvar burada mı? 'Karadan, denizden ya da havadan diyerek' düşmana korku salan sesin, sözün sahibi cesur adam Ebu Ubeyde burada mı?" şeklinde konuştu. Yalova'da üç gün önce DEAŞ terör örgütüne yönelik operasyonda şehit olan polisler İlker Pehlivan, Turgut Külünk ve Yasin Koçyiğit'in de isimlerini anan Beşinci, "Hepsi burada. Onlar şehit, bizler şahit. Şahit misin Galata?" diye seslendi. Gazze topraklarına 27 aydır 210 bin ton bomba atıldığını, 70 bin sivilin hayatını kaybettiğini, 2 bin 600 ailenin tamamının nüfustan silindiğini, 5 bin aileden geriye sadece birer kişi kaldığını, 45 bin Filistinlinin ampute olduğunu, 12 bin Filistinlinin tutuklandığını aktaran Beşinci, "Yani tüm dünyanın gözleri önünde bir halk haritadan değil, hayattan silindi." dedi. Birleşmiş Milletleri de eleştiren Beşinci, şunları söyledi: "Ey BM, 2. Dünya Savaşı sonrasında küresel barışın teminatı olarak kurulmamış mıydınız? Küresel adaleti tesis etmeyecek miydiniz? Dil, din, ırk, herkes eşit değil miydi? Yaşamak, hürriyet ve kişi emniyeti her ferdin hakkı olmayacak mıydı? Bütün insanlar hür, haysiyet ve haklar bakımından eşit doğmamış mıydı? Buradan tüm dünyaya sesleniyorum, İnsan Hakları Beyannamesi ile ortaya atılan maddelerin tamamı Gazze topraklarında ihlal edilmedi mi? Duymadınız mı, görmediniz mi? Yazıklar olsun! Vallahi yazıklar olsun, billahi yazıklar olsun! Hastaneleri, okulları, ibadethaneleri, yakıp yıktınız, yazıklar olsun! Suyu, elektriği, ilacı, silah yaptınız, yazıklar olsun! Ölümü, sürgünü, esareti, kader gibi sundunuz, yazıklar olsun! Hayatı, umudu, geleceği çaldınız, yazıklar olsun!" Beşinci, Filistinlilere verdiği destek mesajında, "Size ahdimiz olsun ki duman rengine mahkum edilmiş bu dünyaya medeniyeti, insaniyeti, hürriyeti, hakkaniyeti biz getireceğiz. Bunu biz yapacağız, biz başaracağız." dedi. TÜGVA Başkanı Beşinci, eyleme katkı sağlayan 400'e yakın sivil toplum kuruluşuna, Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş, Trabzonspor ve tüm spor kulüpleri ile alanı dolduran vatandaşlara teşekkür ederek konuşmasını tamamladı.

Erdoğan’dan Dünya İnsan Hakları Günü mesajı: “Suriye’de zafer, Filistin’de özgürlük yakın” Haber

Erdoğan’dan Dünya İnsan Hakları Günü mesajı: “Suriye’de zafer, Filistin’de özgürlük yakın”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dünya İnsan Hakları Günü kapsamında AK Parti Kongre Merkezi’nde düzenlenen “İnsanlık İçin Güçlü Türkiye” programında önemli mesajlar verdi. Konuşmasında Suriye’deki gelişmelere ve Filistin meselesine geniş yer ayıran Erdoğan, insan hakları ihlallerine karşı Türkiye’nin duruşunun altını çizdi. Erdoğan, “İnsan hakları cellatlarının ülkemize, milletimize, demokrasimize ve sosyal barışımıza çıkardığı faturaları halen ödüyoruz.” dedi. “Suriye devriminde en zor dönem geride kaldı” Erdoğan, Suriye’deki sürece ilişkin değerlendirmesinde son bir yılın kritik bir eşik olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı, “Suriye devriminin son 1 yılda en zoru geride bıraktığını memnuniyetle görüyoruz.” diyerek, Şam yönetiminin yeni dönemde istikrarı koruyacağına inandığını ifade etti. Türkiye’nin Suriyelilere destek politikasının süreceğini vurgulayan Erdoğan, “Türkiye ve Türk milleti olarak Suriyeli kardeşlerimizin inşa, ihya, toparlanma çabalarını tüm imkânlarımızla destekliyoruz.” sözlerini tırnak içinde aktardı. “Filistin’de özgürlük ve barış gelecek” Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filistin konusunda da güçlü bir mesaj verdi. “1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan egemen bir Filistin devleti muhakkak Allah’ın izniyle kurulacak.” ifadelerini kullanan Erdoğan, Gazze’de yaşananların insanlık dramı olduğuna dikkat çekti. Filistin halkının uzun yıllardır büyük acılar yaşadığını hatırlatan Erdoğan, “Filistin halkı kendi öz yurtlarında emniyet içinde yaşayacak.” sözleriyle Türkiye’nin desteğinin süreceğini vurguladı. İnsan hakları vurgusu: “Tarihimizin hiçbir döneminde çiğ süt içmedik” Erdoğan konuşmasında Türkiye’nin insan hakları geleneğine de değindi. “Bizim ne tarihimizde ne de kültür ve medeniyet kodlarımızda insan hakları konusunda mahcubiyet duyacağımız hiçbir leke yoktur.” diyen Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin tüm coğrafyalarda mazlumların yanında olmaya devam edeceğini dile getirdi. Ayrıca, “Tarihimizin hiçbir döneminde çiğ süt içmedik. Şükür karnımız da ağrımıyor.” ifadelerini kullanarak Türkiye’nin geçmişiyle güçlü bir bağ kurduğunu söyledi. “Zalimlerin tuzakları bozulacak” Erdoğan, Suriye ve Filistin için umut veren mesajlarını şu sözlerle sürdürdü: “Zulüm ile abad olanın akıbeti berbat olur. Şimdi sıra inşallah Filistin’de. Filistin’de de mazlumların sabrı zaferle taçlanacak.” Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin bölgedeki tüm mazlum halklarla dayanışmasını sürdüreceğini belirtti.

İsrail Askeri Başsavcısı, Filistinli esir görüntülerini sızdırdıktan sonra hakim karşısında Haber

İsrail Askeri Başsavcısı, Filistinli esir görüntülerini sızdırdıktan sonra hakim karşısında

İsrail ordusu Askeri Başsavcısı Yifat Tomer-Yerushalmi, İsrail'de bulunan Sde Teiman askeri hapishanesinde Filistinli bir esirin tecavüze maruz kaldığı görüntüleri basına sızdırması nedeniyle dün gözaltına alınmasının ardından bugün hakim karşısına çıkarıldı. Gazze'den alıkonan Filistinlilerin tutulduğu İsrail'de bulunan Sde Teiman askeri hapishanesinde Filistinli bir esirin tecavüze maruz kaldığı görüntüleri basına sızdıran İsrail ordusu Askeri Başsavcısı Yifat Tomer-Yerushalmi, Cuma günü görüntüleri kendisinin sızdırdığını itiraf ederek aldığı baskılar sonucu istifa etmişti. Dün akşam saatlerinde IDF başsavcısı Matan Solomosh ile birlikte gözaltına alınan Başsavcı Tomer-Yerushalmi, bugün Tel Aviv Sulh Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıktı. Mahkemeden yapılan açıklamada, Tomer-Yerushalmi'in Çarşamba günü öğle saatlerine kadar gözaltına kalmasına karar verildiği kaydedildi.Mahmeke salonuna sivil kıyafetlerle gelen Tomer-Yerushalmi ve Solomosh hakkındaki soruşturmanın dün başlatıldığı aktarıldı. Polisten gözaltı süresinin 5 gün daha uzatılmasını talebi İsrail polisi, devam eden soruşturmayı engellemeye çalışacaklarına dair gerekçeleri olduğunu belirterek gözaltı sürelerinin 5 gün daha uzatılmasını talep etti. Polis açıklamasında, soruşturma kapsamında şu ana kadar 5 şüphelinin soruşturulduğu kaydedilerek olayla ilgisi olduğu iddia edilen 2 kişiden de ifade alındığı bildirildi. İstifa mektubunda görüntüleri sızdığını itiraf etti Filistinli esirin tutulduğu İsrail hapishanesinde tecavüze uğramasına ilişkin görüntüler geçtiğimiz yılın Ağutstos basına sızdırılmıştı. Yifat Tomer-Yerushalmi, Savunma Bakanı Israel Katz'ın kendisinin görevden alınacağını duyurmasının ardından Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir'e istifasını sundu. İsrail basınında yer alan bir haberde, Tomer-Yerushalmi'nin istifa mektubunda görüntüleri kendisinin sızdırdığını itiraf ettiğini duyurdu. Haberde, Tomer-Yerushalmi'nin "hukuk sistemine yönelik yürütülen kara propagandaya karşı koymak için görüntülerin basın tarafından yayımlanmasını onayladım" dediği aktarıldı.

Gazze ve Lübnan saldırılarında görev yapan İsrail askeri sınır dışı edildi Haber

Gazze ve Lübnan saldırılarında görev yapan İsrail askeri sınır dışı edildi

İsrail’in Yediot Ahronot gazetesinin haberine göre, adı açıklanmayan yedek asker, “Fransa’yı hiç ziyaret etmemesine rağmen Fransız yetkililerin hakkında yakalama emri çıkardığını” belirterek, dün Çekya’ya girişine izin verilmediğini söyledi. Haberde, askerin aylar süren askerlik hizmetinin ardından eşiyle tatil için Prag’a gittiği ancak “bir suçlu gibi muamele gördüğünü ve 15 saatlik bir sürecin ardından İsrail’e geri dönmek zorunda kaldığını” ifade ettiği aktarıldı. Habere göre, Fransız uyarısının tüm Schengen Bölgesi’nde geçerli olduğu ve askerin herhangi bir üye ülkeye girişini engellediği ortaya çıktı. İsrail Dışişleri Bakanlığının konuya müdahale ettiği ancak gerekçenin “askerlik hizmetiyle ilgili olmadığını” savunduğu bildirildi. Asker, Çek yetkililerin kendisine Fransa’nın “ciddi suçlara karışmak” suçlamasında bulunduğunu ilettiğini, bu uyarının muhtemelen yedek görevine ilişkin olabileceğini öne sürdü. Olayın, Avrupa’ya seyahat eden İsrailliler arasında “bürokratik hatalar” veya “uluslararası veri tabanlarının kötüye kullanılması” olasılığı konusunda endişelere yol açtığı ifade edildi. Bu bağlamda, Gazze’ye yönelik saldırılara katılan İsrailli askerlere karşı Avrupa’daki mahkemelerde açılan savaş suçu davalarının artması dikkati çekiyor. İnsan hakları örgütleri, İsrail askerlerinin paylaştıkları video ve fotoğrafları delil olarak kullanarak, savaş suçları gerekçesiyle yasal girişimlerde bulunuyor. Gazze Şeridi’ndeki iki yılı aşkın süre devam eden saldırılarda, yüzlerce İsrailli asker sivillere yönelik katliam, yıkım ve işkence görüntüleriyle övündükleri paylaşımlar yaptı. Hamas ile İsrail, 10 Ekim’de, Mısır, Katar ve Türkiye’nin arabuluculuğunda, ABD’nin sponsorluğunda çok aşamalı bir esir takası ve ateşkes anlaşmasına vardı. Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı’na göre, ABD destekli İsrail saldırılarında 8 Ekim 2023’ten bu yana çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 68 bin 531’den fazla Filistinli yaşamını yitirdi, 170 bin 402 kişi ise yaralandı. Ayrıca İsrail saldırılarında hayatını kaybeden 9 bin 500’den fazla Filistinlinin cesedin hâlâ enkaz altında bulunduğu, sivil altyapının ise yüzde 90’ının tahrip olduğu belirtiliyor. Birleşmiş Milletler, yeniden inşa maliyetinin yaklaşık 70 milyar dolar olacağını tahmin ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.