#gazeteci

İLKHABER-Gazetesi - gazeteci haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, gazeteci haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

26 Nolu ASM’de gerilim: Basın kartı gösteren gazeteciye polis çağrıldı Haber

26 Nolu ASM’de gerilim: Basın kartı gösteren gazeteciye polis çağrıldı

Aydın’ın Efeler ilçesi Mimarsinan Mahallesi’nde bulunan 26 Nolu Aile Sağlığı Merkezi’nde (ASM) yaşanan gelişmeler kamuoyunun gündeminde. Görevli iki hekimin açığa alınmasının ardından olay yerinde haber takibi yapan bir gazeteci hakkında 112’ye “şüpheli şahıs” ihbarı yapıldığı öğrenildi. Olay yerine gelen polis ekipleri herhangi bir suç unsuru tespit etmeyerek bölgeden ayrıldı. İki Hekim Açığa Alındı İddiaya göre, 26 Nolu ASM’de görevli hekimler Eralp Atay ve Mesut Amanak hakkında, kendilerinden sonra atanan kadın doktorun odasının elektriklerini kestikleri, tuvalet ve ortak alanları kullandırmadıkları ve kamu görevlisinin görevini engelledikleri gerekçesiyle soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında iki hekim açığa alınırken, Aydın İl Sağlık Müdürlüğü tarafından vatandaşların mağdur olmaması için merkeze yeni hekim görevlendirmesi yapıldı. “Bina Özel Mülk” İddiası Açığa alınan hekimler Eralp Atay ve Mesut Amanak, avukatları aracılığıyla yaptıkları açıklamada, ASM binasının özel mülk olduğunu ve kendi tasarımlarıyla düzenlendiğini ileri sürdü. Hekimler, yeni bir doktorun burada görevlendirilmesinin kira sözleşmesine aykırı olduğunu savunarak, binanın eski fotoğraflarını da kamuoyuyla paylaştı. Her ne kadar kamu hizmeti verilen bir merkez olsa da mülkiyetin özel şahıslara ait olduğunu iddia ettiler. Gazeteciye “Şüpheli” İhbarı Hekimlerin açıklamalarının ardından 26 Nolu ASM binasının mevcut durumunu görüntülemek üzere bölgeye giden bir gazeteci, fotoğraf çektiği sırada iki hemşire tarafından polis çağrılarak şikâyet edildi. G.K. ve C.Ö. isimli hemşirelerin 112 Acil Çağrı Merkezi’ne “şüpheli şahıs” ihbarında bulunduğu öğrenildi. Olay yerine gelen polis ekipleri, gazetecinin basın kartını ibraz etmesi ve herhangi bir suç unsuruna rastlanmaması üzerine işlem yapmadı. Polis ekipleri hemşirelere resmi bir şikâyetlerinin olup olmadığını sordu. Resmi şikâyet olmadığının belirtilmesi üzerine ekipler olay yerinden ayrıldı. İddiaya göre hemşireler, gazetecinin fotoğraf çekmeye devam etmesi üzerine daha sonra karşılaşıp “hesap soracaklarını” ifade ederek sözlü tehditte bulundu.

Aksaray’da bıçaklanan 3 kişiden hastanede gazetecilere saldırı Haber

Aksaray’da bıçaklanan 3 kişiden hastanede gazetecilere saldırı

Aksaray'da edinilen bilgiye göre, bıçaklama olayı sabah saat 04.00 sıralarında Kalanlar Mahallesi Kılıçaslan Parkı iddiaya göre, parkın arkasında oturduklarını belirten 3 kişinin yanına gelen 2 kişi tarafından bıçak zoruyla önce sigaraları sonra da cep telefonları gasp edilmek istendi. Hasan Ö. (20), Ahmet Can D. (22) ve Özkadir E. (22) cep telefonlarını vermek istemeyince 2 şahıs tarafından vücutlarının çeşitli yerlerinden bıçaklanarak yaralandı. Olayı gerçekleştiren saldırganlar kaçarak kayıplara karışırken yaralılar 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayarak yardım istedi. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kısa sürede adrese ulaşan polis ekipleri yaralıları bulurken, olay yerine gelen sağlık ekipleri yaralı 3 kişiyi 3 ayrı ambulansa alarak Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisine getirdi. YARALILAR GAZETECİLERE SALDIRDI, POLİS VE GÜVENLİK MÜDAHALE ETTİ Burada şahıslardan biri ambulansın kapısının açılmasıyla birlikte gazetecilerin görüntü aldığını fark ederek yattığı sedyeden atlayıp gazetecilere saldırdı. Şahıs polis memuru tarafından engellenirken sağlık ve polis memurlarına zor anlar yaşattı. Diğer ambulansla gelen ikinci yaralı da sedyeyle ambulanstan indirildiği sırada gazetecilere önce küfür ve tehditler yağdırdı, sonra sedyeden atlayıp gazetecileri kovaladı. Yaşanan saldırı ve kovalamaca anları anbean kameralara yansırken, hastane özel güvenliği ve polis ekipleri 2 yaralıyı güçlükle etkisiz hale getirerek acil servise aldı. Yaralılar tedavi altına alınırken, polisin yaptığı ilk sorgulamada gasp edilmek istendiklerini, telefon ve sigara vermeyince şahısların bıçakla saldırarak yaraladığını söyledikleri öğrenildi. Polis, kaçan saldırganların peşine düşerken Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tahkikat başlatıldı.

Serbest bırakılan Taner Çağlı'dan Mehmet Akif Ersoy iddiası: “Uyuşturucuyu tekneyle getiriyordu” Haber

Serbest bırakılan Taner Çağlı'dan Mehmet Akif Ersoy iddiası: “Uyuşturucuyu tekneyle getiriyordu”

İstanbul’da medyaya yönelik yürütülen uyuşturucu soruşturmasında yeni bir gelişme yaşandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sürdürülen soruşturma kapsamında “uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırmak” suçlamasıyla tutuklanan sosyal medya fenomeni Taner Çağlı, itirafçı oldu. Geçen hafta perşembe günü yurtdışı çıkış yasağı uygulanarak adli kontrolle serbest bırakılan Çağlı’nın, savcılıktaki ifadesinde çok sayıda isim verdiği ve uyuşturucu partilerinin düzenlendiği bazı adreslere ilişkin bilgiler paylaştığı iddia edildi. Soruşturma dosyasına yansıyan bilgilere göre Taner Çağlı, ifadesinde aynı dosya kapsamında tutuklanan gazeteci Mehmet Akif Ersoy hakkında da çeşitli iddialarda bulundu. Gazeteci Seyhan Avşar’ın haberine göre Çağlı, Ersoy’un uyuşturucuyu tekneyle İstanbul’dan getirdiğini öne sürerek, “Uyuşturucuyu uçaktan geçirdiğini, aranmadığını söylüyordu” şeklinde beyanda bulundu. ''BİR KADINI GÖZÜNE KESTİRSE, ŞİŞE ÇEVİRMECE OYNAR'' Çağlı’nın ifadesinde sosyal ortamlara ilişkin iddialar da yer aldı. Buna göre Taner Çağlı, Mehmet Akif Ersoy’un bazı ortamlarda kadınlara yönelik davranışlarına değinerek, “Bir kadını gözüne kestirirse hemen şişe çevirmece oynar. Şişe çevirme sırasında kadın düşüyor mu düşmüyor mu diye bakar. Benim sevgilimle de oynamak istedi, ben sinirlendim” dediği ileri sürüldü. Öte yandan Taner Çağlı’nın, itirafçı olduktan sonra çok sayıda adres ve isme ilişkin bilgi verdiği, bu bilgilerin soruşturma kapsamında değerlendirildiği öğrenildi. Soruşturmanın çok yönlü olarak sürdüğü, savcılığın yeni gözaltı ve tutuklama kararları verebileceği belirtiliyor.

GAZETECİ MEHMET AKİF ERSOY’LA İLGİLİ ESKİ MESAİ ARKADAŞLARI AÇIKLAMA YAPTI Haber

GAZETECİ MEHMET AKİF ERSOY’LA İLGİLİ ESKİ MESAİ ARKADAŞLARI AÇIKLAMA YAPTI

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında tutuklanan gazeteci Mehmet Akif Ersoy hakkında ortaya atılan iddialara yenileri eklendi. Ersoy’un Habertürk TV’de birlikte çalıştığı eski mesai arkadaşı Tuğçe Acar, yaptığı açıklamada geçmişte yaşadıklarını kamuoyuyla paylaştı. “SINIR İHLALİ NİTELİĞİNDE DAVRANIŞLARDA BULUNDU” Tuğçe Acar, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, Mehmet Akif Ersoy ile kanal dışındaki bir görüşmelerinde istemediği ve sınır ihlali olarak değerlendirdiği davranışlarla karşılaştığını iddia etti. Acar, bu olayın ardından Ersoy ile tüm iletişimini sonlandırdığını belirtti. “BUGÜN GÖRÜYORUM Kİ YALNIZ DEĞİLİM” Acar açıklamasında, kadınların iş hayatında benzer durumlarla karşı karşıya kalabildiğini vurgulayarak, yaşananların çoğu zaman kariyerlere bedel olduğunu ifade etti. Paylaşımında, “Bugün görüyorum ki yalnız değilim. Kimse de susmasın” sözlerine yer verdi. İŞE GİRİŞ SÜRECİ İDDİASI Acar ayrıca, Habertürk TV ile yaptığı bir iş görüşmesinin olumlu sonuçlanmasına rağmen, Mehmet Akif Ersoy’un Genel Yayın Yönetmenliği görevine getirilmesinin ardından işe giriş sürecinin durdurulduğunu öne sürdü. Yaşadıklarını kanal yöneticileriyle paylaştığını belirten Acar, Ersoy’un kurum içindeki konumu nedeniyle kanalda çalışamayacağının kendisine bildirildiğini iddia etti. ERSOY’UN SAVUNMASINDA DEĞİŞİKLİK Öte yandan Mehmet Akif Ersoy’un, savunma sürecini yürüten üç avukatıyla yollarını ayırdığı ve yeni avukatı olarak Ankara Barosu’na kayıtlı Avukat Hüseyin Kaya ile anlaştığı öğrenildi. Ersoy ile Kaya’nın Silivri Cezaevi’nde bir görüşme gerçekleştirdiği belirtildi. SORUŞTURMA SÜRÜYOR Mehmet Akif Ersoy, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında örgüt kurma ve uyuşturucu suçlamalarıyla tutuklanmış, ardından Habertürk TV’deki görevinden alınmıştı. Ersoy, kendisine yöneltilen suçlamaları reddetti.

Tutuklanan gazeteci Mehmet Akif Ersoy’dan sert çıkış: ''Bu bir itibar suikastı'' Haber

Tutuklanan gazeteci Mehmet Akif Ersoy’dan sert çıkış: ''Bu bir itibar suikastı''

Uyuşturucu operasyonu kapsamında tutuklanan gazeteci Mehmet Akif Ersoy, kamuoyunda geniş yankı uyandıran sürece ilişkin sessizliğini bozdu. Silivri Cezaevi’nden avukatları aracılığıyla açıklama yapan Ersoy, hakkında yöneltilen suçlamaların “hukuki temelden yoksun, çelişkili ve gizli tanık beyanlarına dayalı” olduğunu savundu. Mehmet Akif Ersoy açıklamasında, gözaltına alınması ve ardından tutuklanmasının hayatının en ağır ve sarsıcı süreçlerinden biri olduğunu ifade etti. Hakkındaki kararın, gerçeğe aykırı ve kişisel husumetle beslenen iddialar üzerinden verildiğini belirten Ersoy, dosyada kendisini suçlayacak tek bir somut delilin bulunmadığını vurguladı. Silivri Cezaevi’ne gönderilen HaberTürk TV eski Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy, avukatları aracılığıyla kamuoyuna şu tam metin açıklamayı yaptı: “Hakkımda yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınmam ve sonrasında tutuklanmam, hayatımın en ağır ve en sarsıcı süreçlerinden biri oldu. Hakkımdaki karar; gerçeğe aykırı, hukuki temelden yoksun ve kişisel husumetle beslenen gizli tanık isnat ve iddialarının gölgesinde verildi. Şahsıma yöneltilen ağır suçlamaların hiçbiri somut delillerle desteklenmedi. Dosyada yer alan gizli tanık beyanları, çelişkili ifadelerden, dedikodudan ve uydurma kurgulardan ibarettir. Hukuken de vicdanen de kabul edilmesi güç bir tabloyla karşı karşıyayım. Soruşturma aşamasında da açıkça ifade ettiğim üzere; yirmi yıla yaklaşan meslek hayatım boyunca tüm faaliyetlerim kamuoyunun gözü önünde gerçekleşmiştir; saklı gizli hiçbir işim olmamıştır. Dosyada hakkımda tek bir somut delil bulunmamaktadır. Gizli tanık beyanları hem kendi içinde tutarsızdır hem de hukuki geçerlilikten uzaktır. Suçlamaya konu edilen kişilerle örgütsel bağ kurmam bir yana, bir kısmıyla yıllardır görüşmüşlüğüm bile yoktur. Bugün maruz kaldığım isnatlar, hakkımda bir süredir sistematik biçimde yürütülen bir itibar suikastı, haysiyet cellatlığı zincirinin son halkasıdır. Sosyal medyada üretilen manipülasyonlar, kasıtlı karalama kampanyaları ve belirli çevrelerin yönlendirdiği yalanlar bu süreci beslemiştir. Daha önce de itibarsızlaştırma kampanyalarına maruz kaldım; hukuk önünde aklandım ya da gerekli davaları açtım. Şimdi aynı yöntem, farklı bir kurguyla yeniden sahneye konmaktadır. Bazı gizli tanık ifadelerinin, soruşturmanın doğal akışı içinde çökmeye mahkûm olduğu çok açıktır. Buna rağmen özgürlüğümü kısıtlayan en ağır tedbir olan tutuklama kararıyla karşı karşıya bırakıldım. Bu hukuki değil, insani olarak da büyük bir sarsıntıdır. Ben bir gazeteciyim. Görevimi kimi zaman savaş cephelerinde, kimi zaman en zorlu coğrafyalarda icra ettim. Kamu yararı, doğruluk ve şeffaflık ilkelerini korumak adına güç bir mücadeleyi elimden geldiğince verdim. Bu ülkeyi, bu milletin vicdanını ve adalet duygusunu her zaman üstün tutmaya gayret ettim. Bugün yaşananlar ise bu değerlere duyduğum inancı sınasa da onu ortadan kaldırmaya yetmeyecektir. Toplumun farklı kesimlerinden kimselerin bu süreçte gösterdiği sağduyu, insaf ve adalet çağrıları, içinde bulunduğum zorlu günlerde bana güç vermiştir. Vicdanların ölmediğini görmek, umut vericidir. Bu vesileyle açıkça ifade etmek isterim: Hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum; bu suçlamalar masumiyetimi gölgelemeyi amaçlayan kurgulardan ibarettir. Hukuki mücadelemi kararlılıkla sürdüreceğim. Gerçekler, er ya da geç tüm açıklığıyla ortaya çıkacaktır. Adalete olan inancımı koruyorum. Bu ülkenin insanlarının vicdanının, eninde sonunda gerçeğin yanında duracağına inanıyorum. Bu zorlu süreçte destek veren herkese, masumiyet karinesini hatırlatanlara ve sağduyusunu koruyanlara yürekten teşekkür ediyorum. Bu açıklamayı, kamuoyuna bilinçli biçimde çarpıtılarak sunulan sürecin gerçek yüzünü paylaşmak ve hem mesleki hem ailevi itibarımı korumak adına yapıyorum. Soruşturma sürecinde vereceğim mücadele ile hakkımdaki asılsız iddialara inanmayıp bana güvenenlerin yüzünü kara çıkartmayacağım. Canım ailem, güzel evlatlarım, çok kıymetli dostlarım sizi çok seviyorum. İnanıyorum ki olanda hayır vardır. Kahrı da hoş, lütfu da hoş. Muhabbetle. Mehmet Akif Ersoy”

Habertürk spikeri Ela Rümeysa Cebeci’den Mehmet Akif Ersoy iddiasına yanıt Haber

Habertürk spikeri Ela Rümeysa Cebeci’den Mehmet Akif Ersoy iddiasına yanıt

HaberTürk spikeri Ela Rümeysa Cebeci, son günlerde kamuoyunda gündem olan Mehmet Akif Ersoy ile ilgili iddialara yazılı bir açıklamayla yanıt verdi. Cebeci, telefonunda Ersoy’un uyuşturucu kullanılan bir ortamda çekildiği öne sürülen bir fotoğrafın bulunduğu yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti. ''BÖYLE BİR FOTOĞRAF YOK'' Cebeci, söz konusu iddianın doğru olmadığını vurgulayarak, Mehmet Akif Ersoy ile sosyal hayatında herhangi bir yakın ilişkisinin bulunmadığını ifade etti. Açıklamasında, Ersoy ile yalnızca tüm kanal çalışanlarının yer aldığı bir organizasyonda kısa süreli ayaküstü bir sohbet gerçekleştirdiğini belirten Cebeci, bunun dışında iş yeri dışında bir görüşme ya da sosyal buluşmanın olmadığını söyledi. TELEFONU KENDİ RIZASIYLA TESLİM ETTİ Ela Rümeysa Cebeci, iddiaların ardından telefonunun incelemeye alındığını ve şifresini kendi rızasıyla emniyete verdiğini açıkladı. Cebeci, “Deliller hızla ortaya çıksın diye telefonumu teslim ettim. Saklayacak hiçbir şeyim yok” ifadelerini kullandı. İDDİA GAZETECİ SAYMAZ TARAFINDAN ORTAYA ATILMIŞTI Söz konusu iddia, gazeteci İsmail Saymaz tarafından kamuoyuna taşınmıştı. Saymaz, iddiayı bir avukattan aldığı bilgiye dayandırdığını belirtmişti. Bunun üzerine Cebeci, Saymaz’a mesaj göndererek açıklamasının kamuoyuna duyurulmasını istedi. ''AKLANDIĞIMDA İLK OLARAK SEYİRCİMLE PAYLAŞACAĞIM'' Cebeci açıklamasında, iftiranın ortaya çıkmasının ardından raporlarla birlikte canlı yayına çıkacağını belirterek, “İftira aklandığında bunu ilk olarak seyircime ben duyuracağım” dedi. GÖZALTINA ALINIP SERBEST BIRAKILMIŞTI İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 5 Aralık’ta gözaltına alınan Ela Rümeysa Cebeci, İl Jandarma Komutanlığı’ndaki ifadesinin ardından serbest bırakılmıştı. Soruşturma sürecinin devam ettiği öğrenildi.

Mehmet Akif Ersoy’un ifadesi ortaya çıktı: “İtibarımı 15 dakikada yerle bir ettiler” Haber

Mehmet Akif Ersoy’un ifadesi ortaya çıktı: “İtibarımı 15 dakikada yerle bir ettiler”

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu soruşturmasında tutuklanan Habertürk TV Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy, Ufuk Tetik, Mustafa Manaz ve Ebru Gülan ile birlikte sulh ceza hakimliğine çıkarılmıştı. Ersoy’un hem savcılık hem hâkimlik ifadelerinin ayrıntıları ortaya çıktı. Hakim karşısında suçlamaları reddeden Ersoy, yaşanan süreci “itibar suikastı” olarak değerlendirdi: “Ben gazetecilik yapıyorum, utanç verici bir suçlamadır. 15 yılda edindiğim itibarımı 15 dakikada yerle bir ettiler. Savcılık bana öyle sorular sordu ki ülkenin bütün ahlaksızlığını üstüme boca etmiş gibi hissettim.” Ersoy, ifadesinde uyuşturucu madde kullanmadığını ve kendisine yöneltilen iddiaların tamamen gerçek dışı olduğunu belirtti: “Hayatımda hiç uyuşturucu kullanmadım. Hakkımdaki iddialar çok çirkindir.” “Siyasi operasyon” iddiası Ersoy, yaşananların bilinçli bir şekilde hedef alınması olduğunu ileri sürdü: “Bu çok net bir siyasi operasyondur. Elde hiçbir delil yok. Gizli tanık beyanlarıyla üzerime geldiler. Beni tutuklamayı kafaya koyduklarını düşünüyorum.” Kendisini yıpratmak için bazı kişilerin organize şekilde devreye sokulduğunu belirten Ersoy, “kim olduklarını bilmediğini ancak tespit edildiğinde şikâyetçi olacağını” ifade etti. “Arkadaşlarımla ilişkilendirmeye çalıştılar” Ersoy, soruşturmada adı geçen bazı isimlerle ilgili iddialara da yanıt verdi: E.A. ile kısa süreli bir ilişki yaşadığını, ancak suçlamaların bu durumla bağlantısının bulunmadığını, Yöneticilik döneminde yakın arkadaşlarını televizyonda bile ekrana çıkarmadığını, Hakkında sosyal medyada daha önce de benzer iddialar ortaya atıldığını, bunlarla ilgili suç duyurusunda bulunduğunu söyledi. Savcılığın sevk yazısında yer alan iddialar Savcılığın tutuklama sevk yazısında, şüphelilerin “eve gelen kadınlara uyuşturucu madde vererek etkisiz hâle getirdikleri ve bu durumdan maddi/mesleki menfaat elde ettikleri” yönünde gizli tanık ifadelerinin bulunduğu yer aldı. Ayrıca, şüphelilerin "fikir ve eylem birliği içinde hareket ettiği", delillere etki etme ihtimallerinin olduğu ve bu nedenle tutuklama talep edildiği belirtildi.

Nur Köşker’den skandal iddia! Mehmet Akif Ersoy’a taciz suçlaması! “Asansör kapısını tutup taciz ederdi” Haber

Nur Köşker’den skandal iddia! Mehmet Akif Ersoy’a taciz suçlaması! “Asansör kapısını tutup taciz ederdi”

Habertürk TV Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy’un 9 Aralık 2025’te İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında gözaltına alınarak tutuklanmasının ardından, Ersoy hakkındaki iddialar büyüyor. Eski Habertürk spikeri Nur Köşker, gazeteci Tarkan Kaleli’ye yaptığı açıklamada, Ersoy’un kendisini yıllarca “sistematik tacize” maruz bıraktığını, tehditler nedeniyle işten ayrıldığını ve ülkeyi terk etmek zorunda kaldığını söyledi. Savcılık sevk yazısında Ersoy’a “uyuşturucu kullanımına yer sağlama”, “kadınlara uyuşturucu temin etme”, “ikiden fazla kişiyle cinsel ilişki yaşama” ve “kadınları bu ilişkilere yönlendirerek menfaat sağlama” suçlamaları yöneltilmişti. UYUŞTURUCU VE ÇOKLU İLİŞKİ SUÇLAMALARI DOSYADA Savcılığın sevk yazısında Ersoy ve beraberindeki Mustafa Manaz, Ufuk Tetik ve Ebru Gülan’a yönelik suçlamalar detaylandırıldı. Yazıya göre şüpheliler: Kendi konutlarında uyuşturucu kullanılması için yer sağladı, Eve gelen kadınlara uyuşturucu temin etti, Uyuşturucu kullandıktan sonra ikiden fazla kişiyle cinsel ilişkiye girdi, Kadınları bu ilişkilere yönlendirerek sektörel ve maddi menfaat elde etti. Ersoy ve üç şüpheli çıkarıldıkları nöbetçi mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. NUR KÖŞKER: “SİSTEMATİK TACİZ VARDI” “Asansör kapısını tutup taciz ederdi” Nur Köşker, yıllar boyunca Ersoy’un rahatsız edici davranışlarına maruz kaldığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Asansör kapısını tutup garip hareketler yapıyordu. Attığı saçma sapan mesajlar vardı. ‘Sabah bülteninde LED’in önüne geç, bacaklarını göreyim. Masanın arkasına saklamışlar’ diye mesaj atıyordu. öyle bir genel yayın yönetmeni olabilir mi?” Köşker, evli olduğu dönemde başlayan tacizlerin giderek arttığını, Ersoy’un kendisini ekrandan almakla tehdit ettiğini söyledi. “BİR SENE İŞSİZ KALDIM, ÜLKEYİ TERK ETTİM” Taciz ve baskılar nedeniyle istifa ettiğini belirten Köşker, kararının hayatını kökten etkilediğini anlattı: “Bir sene işsiz kaldım o adam yüzünden. Kariyerimin zirvesindeydim, hafta sonu ana haberi sunuyordum. En sonunda ‘Bu ülkede olmayacak herhalde’ diyerek ülkeyi terk ettim.” “KENDİMİ GÜVENDE HİSSETMİYORDUM” Köşker sessiz kalmasının nedenini ise şu sözlerle açıkladı: “Kendimi asla güvende hissetmiyordum. Ne yaparsa yapsın başına bir şey gelmeyen karanlık bir tipti. O dönem evliydim, ailemi korumam gerekiyordu. Kimseye anlatamadım.” Köşker, Ersoy’un genel yayın yönetmenliği görevi sonrası baskısının şiddetlendiğini, “ekrandan almakla” tehdit edilince istifa etmek zorunda kaldığını söyledi. “SABAHIN 5’İNDE ‘LED’İN ÖNÜNE GEÇ’ MESAJI ATIYORDU” Köşker, tacizin boyutlarını anlatırken şu ifadeleri kullandı: “Sabahın 5’inde ‘Endamını masanın arkasına saklamışlar, LED’in önüne geç’ diye mesaj atan bir genel yayın yönetmeni olabilir mi? Ben utanarak yazıyorum, kendisi utanmıyordu.” SÜREÇ NASIL İLERLEYECEK? Mehmet Akif Ersoy hakkında yürütülen soruşturma devam ediyor. Sevk yazısındaki suçlamalar nedeniyle dava sürecinin genişlemesi beklenirken, medyada Ersoy ile ilgili yeni iddialar da gündeme gelmeye devam ediyor. Mehmet Akif Ersoy’un tutuklanmasının ardından Eski Habertürk Sunucularından Nur Köşker yaşadıklarını anlattı: ''Herkes neden bu zamana kadar sustun diyor. Önce buna bir açıklık getirmek isterim. Birincisi kendimi asla güvende hissetmiyordum. Ne yaparsa yapsın başına bir iş gelmediğini gördüğümüz karanlık, derin bir adamdı. İkincisi o dönemde evliydim. Korumam gereken bir ailem ve eşim vardı. Bu durumdan birine bahsetmem mümkün değildi. Geleyim ne olup bittiğine. Uzun süredir devam eden bir taciz süreci vardı. Genel yayın yönetmenliğine getirilir getirilmez de ekrandan almakla tehdit etmeye başladı. En sonunda da ya bu iş böyle olur ya da oturur masada haber yazarsın dediği için istifa edip kanaldan ayrıldım. O gün bana bu cümleyi kuracağını bilseydim kesinlikle o odaya telefonumun ses kaydını başlatarak girerdim. Sonrasında Herkese, editörlük yapmamı istedi ve ben kabul etmedim o yüzden işten ayrıldım dedim. Mevzu benim dışımda ayyuka çıkınca yavaş yavaş yakın çevreme bu durumdan bahsettim. Sabahın 5’inde endamım masanın arkasına saklanmışlar yönetmene söyle ledin önüne geç diye spikere mesaj atan bir genel yayın yönetmeni olabilir mi? Ben utanarak yazıyorum kendisi zira utanmıyordu. Bu mesajı attığında üstümde etek vardı. Ledin önüne geçmemi isteme sebebi de buydu.''

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.