#gazze

İLKHABER-Gazetesi - gazze haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, gazze haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hakan Fidan'dan kritik İran ve Gazze açıklaması: Ankara'nın önceliği Filistinli yönetim komitesi Haber

Hakan Fidan'dan kritik İran ve Gazze açıklaması: Ankara'nın önceliği Filistinli yönetim komitesi

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Associated Press (AP) ajansına verdiği özel mülakatta bölgedeki sıcak gelişmeleri ve Türkiye'nin dış politika vizyonunu paylaştı. İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki diplomatik zemini analiz eden Fidan, halihazırda resmi bir müzakere sürecine dair somut bir girişim gözlemlenmediğini ifade etti. Mevcut konjonktürün diplomasiye elverişli olmadığını dile getiren Fidan, buna rağmen Tahran yönetiminin gayri resmi kanallardan kurulacak diyaloglara mesafeli durmadığını belirtti. İran'ın nükleer müzakereler yürüttüğü sırada saldırılara maruz kalmasının Tahran kanadında bir güven bunalımı yarattığına dikkat çeken Fidan, İranlıların bu süreçte kendilerini "ihanete uğramış" hissettiklerini dile getirdi. Bakan Fidan, bölgesel gerilimi düşürme çabalarına değinerek, "(İranlılar) Onların anlamlı herhangi bir gayri resmi diplomasiye açık olduğunu düşünüyorum." ifadesini kullandı. Ayrıca İran'ın Körfez ülkelerine yönelik hamlelerini durdurması noktasında Ankara'nın ikna edici bir rol üstlenmeye çalıştığı bilgisini verdi. İRAN'IN YENİ YÖNETİM YAPISI VE GÜVENLİK DİNAMİKLERİ Türkiye hava sahasına giren balistik mühimmatlar konusundaki hassasiyeti hatırlatan Bakan Fidan, İranlı makamların Türkiye'yi hedef almadıkları yönündeki savunmalarını aktardı. Bölgesel bir savaşın parçası olmama kararlılığını yineleyen Fidan, "Provoke edildiğimizin ve edileceğimizin farkındayım. Ancak bizim amacımız şu, biz bu savaşın dışında kalmak istiyoruz." dedi. İran'ın iç siyasetindeki değişimlere de değinen Fidan, yeni lider Mücteba Hamaney'in sağlık durumuna ilişkin net bilgilere sahip olmamakla birlikte, kendisinin görevini sürdürdüğünü bildiklerini kaydetti. İran'daki liderlik değişim sürecinin yönetim kademesinde bir boşluk doğurduğunu savunan Fidan, bu tablonun sahadaki yansımalarına işaret etti. Bakan Fidan, "Bu boşluğun İran Devmir Muhafızları tarafından doldurulduğuna inanıyorum." diyerek komşu ülkedeki güç dengelerine dair öngörüsünü paylaştı. Öte yandan İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının Türkiye üzerindeki etkilerini de değerlendiren Fidan, bu tehditlerin Ankara'yı yerli savunma sanayii ve hava savunma sistemleri üretiminde daha kararlı hale getirdiğini vurguladı. NETANYAHU YÖNETİMİNE SERT ELEŞTİRİ VE GAZZE PLANI İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun iç siyasi hedefleri doğrultusunda sürekli bir düşmana ihtiyaç duyduğunu belirten Fidan, İsrail'in bölgesel genişleme stratejisini eleştirdi. Fidan, "(İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu orada olduğu sürece, (İsrail) her zaman birisini düşman olarak gösterecektir. Çünkü kendi ajandalarını ilerletmek için buna ihtiyaçları var. Türkiye olmaz ise bölgede başka bir ülkeden söz ederlerdi." sözleriyle durumun yapısal bir sorun olduğunu ifade etti. İsrail'in asıl amacının güvenlik değil, toprak kazanımı olduğunu belirten Fidan, bu zihniyet değişmedikçe Orta Doğu'da kalıcı barışın sağlanamayacağını söyledi. Gazze'nin geleceği ve olası barış gücü senaryolarına da açıklık getiren Bakan Fidan, Türkiye'nin Gazze Barış Kuruluna katılımını bir fırsat olarak gördüklerini ancak gerçekçi bir yaklaşım sergilediklerini kaydetti. Türkiye'nin henüz resmi bir güç daveti almadığını belirten Fidan, "ABD'lilerin, Türkiye'nin katılımına izin vermesi için İsrail tarafıyla sessizce bir anlaşma varmaya çalıştıklarını düşünüyorum." dedi. Ankara'nın çözüm için somut önerisini de paylaşan Fidan, önceliğin 15 bağımsız Filistinli yöneticiden oluşan bir komite olduğunu belirterek, "Gazze'ye gitmelerini ve işe başlamalarını bekliyoruz. Henüz başlamadı, bu nedenle bir yerden başlamak lazım." değerlendirmesinde bulundu.

İsrail, Mescid-i Aksa'ya girişleri engelleyerek İbadet eden Filistinlilere saldırdı Haber

İsrail, Mescid-i Aksa'ya girişleri engelleyerek İbadet eden Filistinlilere saldırdı

İşgal altındaki Doğu Kudüs’te Ramazan ayı sırasında yaşanan bir olay uluslararası gündeme yansıdı. İsrail askerlerinin, Eski Şehir kapılarından Bab es-Sahira yakınlarında teravih namazı kılan Filistinlilere müdahale ettiği ve ibadet edenleri dağıttığı bildirildi. Filistin’in Kudüs Valiliği tarafından paylaşılan görüntülerde, İsrail askerlerinin teravih namazı sırasında bölgeye müdahale ettiği ve ibadet eden Filistinlileri kuşattığı görüldü. Valilikten yapılan açıklamada, Mescid-i Aksa’nın kapalı tutulduğu dönemde Kudüslü Filistinlilerin ibadetlerini sürdürebilmek için Eski Şehir çevresindeki kapılar yakınında namaz kıldığı belirtildi. Açıklamada, İsrail askerlerinin Bab es-Sahira yakınlarında toplanan Filistinlilere müdahale ederek namaz kılmalarını engellediği ifade edildi. Yetkililer, İsrail güçlerinin bir gün önce de aynı bölgede ibadet eden Filistinlilere müdahale ettiğini aktardı. MESCİD-İ AKSA’NIN KAPATILMASI TEPKİ ÇEKTİ Filistinli yetkililer, Mescid-i Aksa’nın kapalı tutulmasının 1967’den bu yana “benzeri görülmemiş bir durum” olduğunu belirtti. Açıklamada, İsrail’in Ramazan ayının son günlerinde Müslümanların Mescid-i Aksa’da namaz kılmasını ve itikafa girmesini engellediği öne sürüldü. Kudüs Valiliği açıklamasında ayrıca Mescid-i Aksa’nın yönetiminin Kudüs İslami Vakıflar İdaresi’ne ait olduğu vurgulanarak, “İşgalci İsrail’in Mescid-i Aksa’yı açma veya kapatma yetkisi yoktur” ifadelerine yer verildi. BÖLGEDE GERİLİM ARTIYOR ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının başladığı 28 Şubat’tan bu yana bölgede güvenlik önlemlerinin artırıldığı belirtiliyor. Bu süreçte İsrail’in Mescid-i Aksa’ya girişleri kısıtladığı ve Müslümanların Harem-i Şerif’te ibadet etmesini engellediği ifade ediliyor. Öte yandan Mescid-i Aksa’nın statüsü, 26 Ekim 1994’te İsrail ile Ürdün arasında imzalanan barış anlaşmasına göre Ürdün Vakıflar, İslami İşler ve Mukaddesat Bakanlığı’na bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresi’nin himayesinde bulunuyor.

Özgürlük ve Sumud Filosu 12 Nisan'da yeniden Akdeniz'e açılacak Haber

Özgürlük ve Sumud Filosu 12 Nisan'da yeniden Akdeniz'e açılacak

Fatih'teki Neslişah Sultan Kültür Merkezi'nde düzenlenen basın toplantısında, Özgürlük ve Sumud Filosu Türkiye Yönetimi adına basın açıklamasını Dilek Tekocak okudu. Gazze'de yaşanan insani felaketin artık kriz değil, sistematik bir yok ediş ve soykırım olduğunu vurgulayan Tekocak, aylar boyunca süren abluka, kapalı sınırlar, engellenen yardımlar, hedef alınan sağlık altyapısı ve sivillere yönelik ağır ihlallerin Filistin halkının yaşam hakkını bilinçli ve planlı biçimde ortadan kaldırdığını anlattı. Tekocak, açıklamanın yalnızca bugünün acil gündemine dair olmadığını ifade ederek, "Gazze'de Filistin halkına karşı sürmekte olan İsrail soykırımı, 78 yıldır devam eden Nakba'dan, 78 yıldır adım adım inşa edilen yok etme siyasetinden, apartheid, mülksüzleştirme ve temel hakların inkarı üzerine kurulu sömürgeci düzenden bağımsız ele alınamaz. Filistin'den bakıldığında uluslararası sistem, 1948'den bu yana başarısız olmuştur ve bugün de bu başarısızlık sürmektedir. Bu durum, yalnızca normların uygulanmamasıyla açıklanamaz. Filistinlilerin maruz kaldığı yerleşimci sömürge tahakkümü, süreklilik arz eden yapısal bir şiddet rejimidir. Gazze, bu rejimin ve ondan türeyen mekanizmaların artık tasfiye edilmesi gerektiğini tüm insanlığa açık biçimde göstermektedir." diye konuştu. Ateşkes ilanının üzerinden 132 gün geçtiğini ancak sahada sükunet olarak sunulan tablonun, gerçekte ablukanın devamı yoluyla işletilen sistematik bir boğma rejimi olduğunu ifade eden Tekocak, şunları kaydetti: "İlk 100 günde ateşkes binden fazla kez ihlal edilmiş, 477 Filistinli hayatını kaybetmiştir. 7 Ekim'den bu yana 76 bin 230 sivil, çocuk ve kadın öldürülmüş, 174 bin kişi yaralanmış, nüfusun neredeyse tamamı en az bir kez zorla yerinden edilmiştir. Suya erişim yüzde 98 biçimde azalmış, uluslararası insani yardım misyonlarının neredeyse tamamı engellenmiştir. Bu koşullarda ateşkes, Filistinliler için bir koruma değil, ölüm ve yıkımın idaresini zamana yayan bir örtüye dönüşmektedir. Çünkü abluka yalnızca bir güvenlik uygulaması değildir. Abluka, insan yapımı kıtlık, kalori kontrolü ve stratejik aç bırakmadır. Sömürgeci tahakküm rejiminin ve soykırım amaçlı yıkımın temel araçlarından biridir." Tekocak, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararıyla (ABD Başkanı Donald) Trump planının BM mührü alıp hukuki nitelik kazandığını, Gazze'ye tamı tamına yabancı, sömürgeci vesayeti mahiyetinde bir yönetimin layık görüldüğünü söyledi. "BU KÜRESEL HALK HAREKETİNİN YALNIZCA DESTEKÇİSİ DEĞİL, FİİLİ BİR PARÇASIYIZ" Özgürlük ve Sumud Filosu'nun küresel sivil direnişin somutlaşmış hali olduğunu vurgulayan Tekocak, şunları dile getirdi: "Bu girişim, uluslararası mekanizmaların yetersiz kaldığı bir zeminde ortaya çıkmış yalnızca insani yardım değil, ablukanın hukuka aykırılığına karşı küresel ölçekte yükselen barışçıl bir sivil itirazdır. 2010 yılında Mavi Marmara ile başlayan bu onurlu yürüyüş, denizlere ve vicdanlara pranga vurulamayacağını göstermiştir. Bizler, Özgürlük ve Sumud Filosu Türkiye ekibi olarak bu adaletsizliğe karşı sessiz kalmamak için bir araya geldik. Bu küresel halk hareketinin yalnızca destekçisi değil, sahada, denizde ve tarihin bu kritik anında tekrar sorumluluk alan fiili bir parçasıyız." Tekocak, bu metnin temenni değil, açık bir irade beyanı olduğunu anlatarak, "Küresel Sumud Filosu'na Türkiye olarak katıldığımızı ve burada olduğumuzu ilan ediyor, Gazze'ye yönelik hukuka aykırı ablukayı kırmak, Filistin halkının yaşama hakkını, insan onurunu ve kendi kaderini tayin hakkını fiilen savunmak üzere yeniden yola çıkışımızı duyuruyoruz. 150'yi aşkın ülkeden binlerce katılımcının yer alacağı Küresel Sumud Filosu, 100'ü aşkın gemi ve tekneyle 12 Nisan'da İspanya'dan Akdeniz'e açılacaktır." dedi. Barselona başta olmak üzere İtalya, Tunus ve diğer Akdeniz limanlarından 50'den fazla ülke delegasyonu, 150'den fazla ülkeden binlerce katılımcı ve 100'ü aşkın gemiyle hareket edileceğini bildiren Tekocak, "Filo yalnızca yardım taşımayacak, sağlık çalışanlarını, eğitimcileri, altyapı ve eko-inşa ekiplerini, hukukçuları ve savaş suçu araştırmacılarını da Gazze'ye ulaştırmayı hedeflemektedir. Katılımcılar arasında 1000'i aşkın doktor, hemşire ve sağlık çalışanının bulunması planlanmaktadır." şeklinde konuştu. Tekocak, bu filonun bir merhamet gösterisi değil, Filistin halkının haysiyetini, özgürlüğünü ve eşitliğini savunan barışçıl bir sivil hareket olduğunu da sözlerine ekledi. Toplantıda, İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı Genel Başkanı Bülent Yıldırım, Yeni Bir Dünya Sanayici ve İşadamları Derneği (YENİAD) Genel Başkanı Selman Esmerer ile Filistin Dayanışma Platformu Başkanı Osman Nuri Kabaktepe'nin de aralarında bulunduğu bazı sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile aktivistler konuşma yaptı. Özgürlük ve Sumud Filosu Türkiye Yönetimi'nde yer alan isimlerin de filonun yol haritası hakkında bilgi verdiği toplantıda, Medeniyet Hareketi, ÖNDER İmam Hatipliler Derneği, Anadolu Gençlik Derneği, HAK-İŞ, Memur-Sen ile Türkiye Gençlik Vakfının (TÜGVA) aralarında bulunduğu çok sayıda kuruluşun temsilcileri de yer aldı.

Ömer Çelik'ten ABD Büyükelçisi Huckabee'ye sert tepki Haber

Ömer Çelik'ten ABD Büyükelçisi Huckabee'ye sert tepki

Gazze’de yaşanan insani dram sürerken, İsrail’in politikalarına destek veren açıklamalar uluslararası kamuoyunda yeni bir krizi tetikledi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee’nin sözlerine sert tepki göstererek bu yaklaşımın hem hukuka hem de insanlık değerlerine aykırı olduğunu vurguladı. HUCKABEE’NİN AÇIKLAMALARI TARTIŞMA YARATTI Huckabee, ABD’li gazeteci Tucker Carlson’a verdiği röportajda, Gazze’de çocukların öldürülmesini savunan ifadeler kullanmış, “Tevrat’a dayalı Büyük İsrail” anlayışını dile getirmişti. Nil Nehri’nden Fırat Nehri’ne uzanan coğrafyada İsrail’in hak iddia etmesini meşru gösteren açıklamalar, bölgesel barışı tehdit eden bir yaklaşım olarak değerlendirilmişti. “İSRAİL’İN İŞGALİ GAYRI MEŞRUDUR” Sosyal medya üzerinden açıklama yapan Çelik, İsrail’in işgal altındaki Filistin ve Arap toprakları üzerinde hiçbir egemenlik hakkı bulunmadığını vurguladı. Batı Şeria’nın ilhak edilmesi ya da Gazze’nin ayrıştırılmasına yönelik girişimlerin “mekânsal soykırım” anlamına geldiğini belirten Çelik, yerleşim faaliyetlerinin ise açık bir saldırı olduğunu ifade etti. “BÜYÜK İSRAİL PROJESİ HUKUKA VE İNSANLIĞA AYKIRIDIR” Çelik, ABD Büyükelçisi’nin açıklamalarını insanlık dışı olarak nitelendirerek şu değerlendirmelerde bulundu: “İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları ya da diğer işgal altındaki Arap toprakları üzerinde hiçbir hakkı ve egemenliği yoktur.” Açıklamasında, İsrail yönetiminin özellikle Benjamin Netanyahu hükümeti döneminde yürüttüğü politikaların çocuk ölümlerini meşrulaştırdığını belirten Çelik, teo-politik iddiaların uluslararası hukukun yerine geçirilmesinin bölge için ağır sonuçlar doğuracağı uyarısında bulundu. CUMHURBAŞKANI’NIN BM UYARILARI HATIRLATILDI Çelik, Türkiye’nin bu sürece yıllardır dikkat çektiğini belirterek, Cumhurbaşkanı’nın Birleşmiş Milletler kürsüsünden defalarca “İsrail’in sınırları neresidir?” sorusunu yönelttiğini hatırlattı. Yaşanan her gelişmenin bu uyarıların haklılığını ortaya koyduğunu ifade eden Çelik, Filistin’deki işgal politikalarının soykırım boyutuna ulaştığını vurguladı. “FİLİSTİN DEVLETİ SAVUNULMAYA DEVAM EDİLECEK” Açıklamasının sonunda 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan egemen bir Filistin Devleti’nin savunulmaya devam edileceğini belirten Çelik, bu mücadelenin yalnızca siyasi değil, insanlık adına yürütülen bir duruş olduğunu kaydetti. Çelik, İsrail’in bölgesel egemenlik hedeflerine karşı durmanın barış, hukuk ve adaletin korunması açısından zorunlu olduğunu ifade etti.

Gazze Barış Kurulu bugün Washington’da toplanıyor: Türkiye’yi Hakan Fidan temsil edecek Haber

Gazze Barış Kurulu bugün Washington’da toplanıyor: Türkiye’yi Hakan Fidan temsil edecek

Gazze’de kalıcı ateşkes ve yeniden imar sürecini hedefleyen Gazze Barış Kurulu, ilk resmi toplantısını bugün ABD’nin başkenti Washington’da yapıyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın açılış konuşmasıyla başlayacak zirvede Türkiye’yi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı temsilen Dışişleri Bakanı Hakan Fidan temsil edecek. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, toplantıya 20’den fazla ülkenin katılacağını ve üye ülkelerin toplamda 5 milyar doları aşan mali destek taahhüdünde bulunduğunu açıkladı. Söz konusu bütçenin Gazze’nin yeniden inşasında kullanılacağı ve fon yönetiminin Barış Kurulu tarafından yürütüleceği belirtildi. Leavitt, bütçenin kullanımına ilişkin kararların kurul bünyesinde alınacağını, tüm üye ülkelerin oy hakkına sahip olacağını ve sürecin teknokratik bir yapı tarafından da destekleneceğini ifade etti. Ayrıca Gazze’de güvenliğin sağlanması için Uluslararası İstikrar Gücü’nün (ISF) bölgede göreve başlamasının önemine dikkat çekildi. Türkiye’den 5 kritik mesaj Dışişleri Bakanlığı kaynaklarına göre Bakan Hakan Fidan’ın toplantıda şu başlıklara vurgu yapması bekleniyor: Filistin meselesinin çözümüne yönelik çabaların kararlılıkla sürdürülmesi İsrail’in ateşkes ihlallerine son vermesi Gazze’ye insani yardımların kesintisiz ve yeterli şekilde ulaştırılması Yeniden imar sürecinde Türkiye’nin aktif katkı sunmaya hazır olduğu İki devletli çözüm perspektifine desteğin teyidi Fidan’ın ayrıca Batı Şeria’da artan yasa dışı yerleşim faaliyetleri ve yerleşimci şiddetine karşı uluslararası toplumun harekete geçmesi gerektiğini vurgulaması öngörülüyor. Türkiye, Barış Kurulu’nun kurucu üyeleri arasında yer alırken, aynı zamanda Gazze Yürütme Kurulu’nda da temsil ediliyor. Süreç nasıl başladı? Diplomatik sürecin ilk adımı 23 Eylül 2025’te, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da aralarında bulunduğu 8 Müslüman liderin Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeyle atıldı. Ardından açıklanan Barış Planı çerçevesinde 13 Ekim 2025’te Şarm el-Şeyh’te imzalanan ortak bildiriyle ateşkes ilan edildi. Plan, 17 Kasım 2025’te Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2803 sayılı kararıyla kabul edildi. 14 Ocak’ta Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi kuruldu, 16 Ocak’ta ise Barış Kurulu ve bağlı organların teşkili duyuruldu. Gazze’de Ramazan buruk başladı Siyasi ve diplomatik gelişmeler sürerken, İsrail’in saldırıları sonrası ağır yıkım yaşayan Gazze’de Ramazan ayı bu yıl da zorlu şartlar altında karşılandı. Yerlerinden edilen aileler çadır kamplarda yaşam mücadelesi verirken, temel gıda ürünlerinde yaşanan sıkıntılar dikkat çekiyor. AA

Yıldız Tilbe Gazze bağışı ile umut oldu: 300 bin dolarlık dev yardımın detayları belli oldu Haber

Yıldız Tilbe Gazze bağışı ile umut oldu: 300 bin dolarlık dev yardımın detayları belli oldu

Türkiye'nin sevilen sanatçılarından Yıldız Tilbe geçtiğimiz aylarda Kudüs Gönüllüleri Derneği'ne 300 bin dolarlık dev bir bağışta bulunmuştu. Bölgedeki barınma krizini hafifletmek adına önemli bir adım atan Yıldız Tilbe'nin finansal desteğiyle hayat bulacak olan projenin saha çalışmaları büyük bir hızla ivme kazandı. GAZZE'DE YILDIZ TİLBE İMZALI YAŞAM ALANLARI YÜKSELİYOR Kudüs Gönüllüleri Derneği, sosyal medya platformları üzerinden yaptığı açıklamada, bölgedeki moloz kaldırma çalışmalarının bittiğini ve çadır kentlerin temellerinin atıldığını duyurdu. Yıldız Tilbe'nin ismini taşıyacak olan yerleşim alanları, savaşın gölgesindeki siviller için güvenli bir liman olacak. Dernek tarafından paylaşılan mesajda, bağışın ulaştırılma süreci şu sözlerle aktarıldı: “Yıldız Tilbe, Gazze’de iki ayrı çadır kent için Kudüs Gönüllüleri Derneği’ne 300 bin dolar teslim etmişti. Biz de bu meblağı hemen Gazze’deki Mevedde Yardım Kuruluşu’na ulaştırarak çadır kentlerin inşaatını başlattık.” PROJE RAMAZAN AYINA YETİŞTİRİLECEK İnsani yardım operasyonlarını yürüten ekipler, çadır kentlerin mübarek Ramazan ayı gelmeden tamamlanması için yoğun mesai harcıyor. Hedeflenen takvimle ilgili dernek yetkilileri; “Allah’ın izniyle Ramazan ayına kadar çadır kentler tamamlanmış olacak. Ramazan ayı ile birlikte çadırlardaki Filistinli kardeşlerimize iftarları verilecek.” ifadelerini kullandı. YARDIMLARIN DEVAMI GELECEK Magazin dünyasının sevilen isminin bu duyarlı hareketi sadece tek bir yardımla sınırlı kalmayacak. Yıldız Tilbe'nin, Gazze'deki ihtiyaç sahiplerine yönelik desteklerini periyodik olarak sürdüreceği bildirildi. Sanatçının bu tavrı, hem hayranlarından hem de sivil toplum kuruluşlarından büyük takdir toplarken, bölgedeki diğer yardım projeleri için de ilham kaynağı oldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.