#gazze

İLKHABER-Gazetesi - gazze haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, gazze haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Fidan: Gazze acil konumuz, Refah sınır kapısı haftaya açılabilir Haber

Bakan Fidan: Gazze acil konumuz, Refah sınır kapısı haftaya açılabilir

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, NTV’de katıldığı bir programda konuştu. Gazze’nin en acil konuları olduğunu söyleyen Bakan Fidan, Refah sınır kapısının haftaya açılabileceğini söyledi. Bakan Fidan, "Altında Barış Kurulu'na bağlı komite var. Biri Gazze'nin milli iradesinin üstlenen yönetimini üstlenecek komite. Diğeri Gazze'nin Gazze'nin sekreteryalığını üstlenecek. Gazze acil konumuz. İşin başındayız. Refah sınır kapısı haftaya açılabilir. Türkiye Kızılay'la halihazırda kesintisiz yardım faaliyeti yürütüyor. Barınma konusunda şu soğuk havada çadıra mahkumlar. Şu anda konteynerlerin götürülme meselesi var" diye konuştu. "GEREKLİ ŞARTLAR OLUŞURSA ASKER DESTEĞİ İLE İLGİLİ BİR İRADEMİZ VAR" Bakan Fidan, "Yeni üyelerin alınma süreci devam ediyor. Sanırım 6-7 ülke daha gelir. 25-30 bandına oturabilir. Gazze'de işimiz kolay değil, şimdi başka bir mücadele başlıyor. İsrail bizle ilgili her şeye karşı ama mücadelemiz sürecek. Gerekli şartlar oluşursa asker desteği ile ilgili bir irademiz var" şeklinde konuştu. "ATEŞKESİN BİRAZ DAHA UZATILMASI GEREKEBİLİR" Suriye’de ateşkesin biraz daha uzatılabileceğini vurgulayan Bakan Fidan, "Ateşkese gelinen süreçte çok fazla olay var. Kısaca şunu söyleyeyim. Şu anda DAEŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a taşınması söz konusu. Böyle bir ortamda ateşkesin biraz daha uzatılması gerekebilir. Şu anda böyle bir talep var. Süren bir diplomasi trafiği var, biz de içindeyiz. Biz hiç çatışma olsun istemiyoruz. Umarım olumlu bir barış süreci başlatılacaktır" ifadelerini kullandı. "SDG ANKARA'DAN GELEN HİÇBİR MESAJA KULAK VERMİYOR" SDG’nin iki haftada nasıl çözüldüğü sorusu üzerine Bakan Fidan, "Benim için sürpriz olmadı açıkçası. Biz şunu çok iyi biliyorduk. YPG'nin işgal ettiği Arap nüfusunun yoğun olduğu bölgede dinamiği yıllardır okumuştu. Aşiret yapısı, aşiretlerin nasıl, ne zaman başkaldıracağı bilgimiz dahilindeydi. Mazlum Abdi mesaj taşıyıcı, verilen talimatı uygular. KCK, YPG'ye siyaseti girin der girerler. Tamamen Kandil'e bağlı. Suriyeli olmayan PKK'lıların bölgeden çıkması gerekiyor. Sincar'daki PKK varlığının sürdürülebilirliği yok. Örgütün kendisini yok olmayla karşı karşıya kalmadan dönüştürmesi gerekiyor. SDG Ankara'dan gelen hiçbir mesaja kulak vermiyor. Başkalarının gündemine alet olmamalılar" şeklinde konuştu. "BÖYLE BİR TOPRAK KAYBI İTTİFAKIN DAĞILMASI ANLAMINA GELİR" "ABD’nin Grönland konusundaki ısrarının nedeni ve Avrupa’nın bu ısrara dayanabilecek mi?" sorusuna Bakan Fidan, "ABD'nin bu tür özlemi ve stratejik arzusu olduğu sır değil. Bunun nasıl olması gerektiği ayrı bir huşu ama Trump'ın döneminde bir atak olduğu ortada. Böyle bir toprak kaybı ittifakın dağılması anlamına gelir" cevabını verdi. "İSRAİL'İN İRAN'A SALDIRI ARAYIŞINDA OLDUĞU EMARELER VAR" İsrail’in İran’a yönelik saldırı arayışında olduğuna dair emareler olduğunu ifade eden Bakan Fidan, "İran'da büyük bir ekonomik zorluk var. Halkın ekonomik problemlere gösterdiği tepki ile rejime tepki veriliyormuş gibi anlamak da doğru bir analiz olmayabilir. Gösteriler sahici ama başkalarının beklediği de olmaz. Biz bölge halkı olarak yeni bir savaş olmasını istemiyoruz. ABD İran'a müdahale edecek denen gece yoğun telefon trafiği oldu. İran olarak umarım bir yol bulurlar. Özellikle İsrail'in İran'a saldırı arayışında olduğu emareler var" dedi.

AB liderlerinin olağanüstü Grönland zirvesi Brüksel'de başladı Haber

AB liderlerinin olağanüstü Grönland zirvesi Brüksel'de başladı

2026 yılının ilk AB Liderler Zirvesi, AB üyesi 27 ülkenin devlet veya hükümet başkanlarının katılımıyla Brüksel'de başladı. Gayriresmi ve akşam yemeği formatında yapılan toplantıya, AB Konseyi Başkanı Antonio Costa başkanlık ediyor. Zirve girişinde basına açıklamalarda bulunan AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, ana gündemin transatlantik ilişkiler olduğunu dile getirdi. 2026 yılına şimdiye kadar "öngörülemez" bir sürecin hakim olduğuna işaret eden Kallas, sorunların en başında ise Rusya-Ukrayna savaşının bulunduğunu söyledi. Kallas, temel çabaların bu savaşın durdurulmasına yöneltilmesi gerektiğinin altını çizerek, "Barış ve diplomatik çözüm adına çok sayıda girişim gördük ancak bunlar tamamen tek taraflı kaldı. Rusya tarafından herhangi bir taviz görmedik." ifadelerini kullandı. Avrupa ile ABD arasında yaşanan her türlü anlaşmazlığın yalnızca "hasımları" memnun edeceğini belirten Kallas, gerçek tehditlere karşı durabilmek için transatlantik ilişkilere yatırım yapılması ve ilişkilerin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Kallas, "Transatlantik ilişkiler son bir haftada ciddi bir darbe aldı. Ancak geçen 1 yıl bize şunu öğretti, Avrupa açısından bu ilişkiler artık eskisiyle aynı değil. Yine de 80 yıllık iyi ilişkileri bir kenara atmaya niyetli değiliz ve bu ilişkiler için çalışmaya devam etmeye hazırız. Zamanımızı ve enerjimizi bu yönde harcamaya da kararlıyız." diye konuştu. ABD'ye verilmesi gereken mesajın "gücümüz birlikten doğar" olduğunu belirten Kallas, değerleri ve çıkarları savunmak için harekete geçmeye hazır olduklarını, bu mesajı hem hasımlara hem de müttefiklere vermek gerektiğini dile getirdi. Kallas, transatlantik ilişkilerin darbe almasından en çok Rusya ve Çin'in faydalandığını belirterek, şu değerlendirmede bulundu: "Bu nedenle ABD'ye de şunu göstermek istiyoruz, Eğer Rusya'dan ve Rusya kaynaklı güvenlik tehditlerinden endişe ediliyorsa, odağımız enerjiye ve Ukrayna'ya somut destek vermeye yönelmeli. Ukrayna'nın Rusya'ya karşı koyabilecek durumda olması için yardım etmeliyiz. Rusya üzerinde bu savaşı durdurması için baskı kurmalıyız." Avrupa ve ABD'nin Rusya ve Çin'den gelen baskıya karşı birlikte çalışmak zorunda olduğunu vurgulayan Kallas, hiç kimsenin mevcut sorunlarla tek başına baş edebilecek kadar güçlü olmadığını ifade etti. BARIŞ KURULU Kallas, Gazze için oluşturulan Barış Kurulu'na AB'nin katılımına ilişkin olarak, "Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararında bu barış kurulu öngörülmüştü ancak 2027'ye kadar sınırlı bir süre için ve Filistinlilerin sorumluluğu devralmasına yönelik net bir yol haritasıyla." dedi. Barış Kurulu'nun BMGK kararında öngörüldüğü şekilde sınırlı kalmasını istediklerini aktaran AB Yüksek Temsilcisi, bunun başarılması halinde birlikte barış için çalışmaya devam edebileceklerine işaret etti. TRUMP'IN GRÖNLAND TEHDİDİ AB'Yİ HAREKETE GEÇİRDİ Trump, Grönland'ın satın alınmasına karşı çıktıkları gerekçesiyle Danimarka, Norveç, İsveç, Fransa, Almanya, İngiltere, Hollanda ve Finlandiya'ya gümrük vergisi uygulanacağını, bu ülkeler için 1 Şubat 2026'dan itibaren yüzde 10, 1 Haziran 2026'dan sonra ise yüzde 25 oranında vergi getirileceğini bildirmişti. Trump, ayrıca Grönland'ın tamamen ve eksiksiz satın alınmasına yönelik bir anlaşmaya varılana kadar bu oranların geçerli olacağını açıklamıştı. 21 Ocak'ta ise Trump, Davos'ta yaptığı açıklamada, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile Grönland konusunda bir “anlaşma çerçevesi” oluşturduklarını ve bu kapsamda 1 Şubat'ta yürürlüğe girmesi planlanan gümrük tarifelerini durdurduklarını duyurmuştu. Buna rağmen, AB Konseyi, Grönland'a ilişkin tehdidi ele alacakları zirvenin gerçekleşeceğini duyurmuş, zirvede AB ülkelerinin Gazze için oluşturulan Barış Kurulu'na katılımının da ele alınacağını bildirmişti.

Trump Davos zirvesinde Gazze Barış Kurulu için imzaları attırdı Haber

Trump Davos zirvesinde Gazze Barış Kurulu için imzaları attırdı

İsviçre'de düzenlenen 56. Dünya Ekonomik Forumu (WEF), küresel siyaseti şekillendirecek kritik bir imza törenine sahne oldu. ABD Başkanı Donald Trump'ın ev sahipliğinde gerçekleşen "Gazze Barış Kurulu" oturumunda, aralarında Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın da bulunduğu çok sayıda ülke temsilcisi bir araya geldi. Başkan Trump, tören öncesinde yaptığı konuşmada kendi yönetimi döneminde sağlanan diplomatik ve askeri gelişmelere vurgu yaptı. SEKİZ SAVAŞI DOKUZ AYDA BİTİRDİK İDDİASI Konuşmasında dünya genelindeki çatışma bölgelerine değinen Donald Trump, "Bugün dünya benim sayemde daha zengin, daha barışçıl." ifadesini kullandı. Göreve geldikten sonraki süreçte 8 savaşı 9 ay gibi kısa bir sürede sonlandırdıklarını iddia eden Trump, bu ülkeler arasında Kamboçya, Tayland, Sırbistan, Pakistan, Hindistan, İsrail, İran, Mısır ve Etiyopya'nın bulunduğunu belirtti. Orta Doğu'da 59 ülkenin barış sürecini desteklediğini kaydeden ABD Başkanı, "Dünyanın birçok yerinde yangınları söndürdük. Bazı yerlerde 35 yıldır süren savaşlar vardı, biz bunları bitirdik." dedi. Trump'ın gündeminde Suriye ve Venezuela'daki rejim değişiklikleri de yer aldı. Suriye'deki yeni yönetimin iyi çalıştığını savunan Trump, "Suriye'de çok iyi kazanımlar var. Nefes alabilmeye başladılar. Oradaki yeni yönetim iyi çalışıyor. Suriye liderine güveniyorum." değerlendirmesinde bulundu. DEAŞ'ın kendi döneminde ortadan kaldırıldığını hatırlatan Trump, Venezuela konusunda ise "Diktatör Maduro'yu kaçırdık. Venezuela'yı dev petrol firmalarına açtık. Venezuela çok büyük gelir elde edecek." ifadelerini kullandı. GAZZE İÇİN SİLAHSIZLANMA VE YENİDEN İNŞA VURGUSU Toplantının ana gündem maddesi olan Gazze konusunda net mesajlar veren Trump, savaşın sona erdiğini ilan etti. Hamas'ın elindeki son rehineleri teslim etmesi gerektiğini belirten Trump, "Hamas silah bırakmazsa bu onların sonu olur. Bizim Gazze'nin silahsızlanmasını ve yeniden inşasını sağlamamız lazım. Gazze'nin iyi yönetilmesi gerekiyor." şeklinde konuştu. NATO ÜYELERİNE EKONOMİK BASKI VE İSPANYA AYRINTISI ABD ekonomisindeki iyileşmeye dikkat çeken Trump, ticaret açığını yüzde 77 oranında azalttıklarını söyledi. Konuşmasında NATO üyelerinin savunma harcamalarına da değinen Trump, "NATO üyelerinin Gayrisafi Millî Hasıla'larının yüzde 5'inin NATO'ya harcanmasını sağladım, İspanya hariç herkes kabul etti. İspanya'yla konuşmam gerekecek." dedi. Konuşmaların tamamlanmasının ardından liderler sahneye çıkarak Gazze Barış Kurulu'nun kuruluş belgesini imzaladı.

Yıldız Tilbe’den Gazze’ye 300 bin dolarlık destek: Çadır kent kurulacak Haber

Yıldız Tilbe’den Gazze’ye 300 bin dolarlık destek: Çadır kent kurulacak

Kudüs Gönüllüleri Derneği tarafından yapılan açıklamaya göre sanatçı Yıldız Tilbe, İsrail'in saldırıları altındaki Gazze'de yürütülen insani yardım çalışmalarına yüklü miktarda destekte bulundu. Tilbe'nin bölgedeki barınma sorununun çözümüne katkı sağlamak amacıyla 300 bin dolar (yaklaşık 10 milyon TL) bağışladığı belirtildi. Bu fonun Gazze'nin iki farklı bölgesinde tam teşekküllü iki büyük çadır kentin kurulumunda kullanılacağı ifade edildi. İKİ BÜYÜK ÇADIR KENT KURULUYOR VE KONSER DÜZENLENECEK Barınma ihtiyacının yanı sıra gıda güvenliği için de adım atan sanatçının, çadır kentlerde yaşayan Filistinli ailelerin yemek ihtiyacını karşılamak üzere yakın zamanda bir "Gazze yararına konser" düzenleyeceği bildirildi. Dernek tarafından sosyal medya üzerinden yapılan açıklamada, "Ülkemizin önde gelen değerli ses sanatçılarından Yıldız Tilbe hanımefendi Kudüs Gönüllüleri'nin Gazze'de sürdürdüğü Çadırkent projelerine büyük bir katkı sunarak 300 bin dolarlık bir bağışta bulundu. Yıldız Hanım bu bağışı ile Gazze'nin iki ayrı bölgesinde tam teşekküllü iki büyük Çadırkent kurulmasının finansını sağlamış oldu." ifadelerine yer verildi. GEÇEN YIL 20 BİN KİŞİLİK İFTAR SOFRASI KURMUŞTU Yıldız Tilbe'nin bölgeye yönelik yardımlarının sürdürülebilir olduğuna dikkat çekilen açıklamada, sanatçının geçtiğimiz yıl Ramazan ayında da bölgede faaliyet gösterdiği hatırlatıldı. Dernek yetkilileri, Tilbe'nin geçen yıl toplamda 20 bin kişilik iftar sofrası kurulmasını sağladığını belirtti. Yapılan paylaşımda sanatçının desteği hakkında, "Yıldız Hanım bu emsalsiz cömertliği ve yardımseverliği ile Gazze'deki kardeşlerimiz için Gazze'nin ablası haline geldi. Böylesi yardım abidesinin sergilediği emsalsiz şefkat, merhamet ve cömertlik ülkemiz ve milletimiz adına büyük bir gurur olduğu gibi her bir yürekli vicdan sahibi için de büyük bir örneklik teşkil etmektedir." değerlendirmesinde bulunuldu.

Donald Trump ve Recep Tayyip Erdoğan arasında kritik zirve gündemde Suriye ve Gazze vardı Haber

Donald Trump ve Recep Tayyip Erdoğan arasında kritik zirve gündemde Suriye ve Gazze vardı

Beyaz Saray'da düzenlenen basın toplantısında konuşan ABD Başkanı Donald Trump, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir telefon görüşmesi yapacağını duyurdu. Trump gazetecilere verdiği demeçte "Çok sevdiğim, çok beğendiğim Cumhurbaşkanı Erdoğan ile çok önemli bir görüşmem var" dedi. İsviçre'nin Davos kentine hareketi öncesinde görüşmeye dair kısa bir değerlendirme yapan Trump, detaya girmeden "Çok güzel bir görüşmeydi" ifadesini kullandı. GÖRÜŞMENİN DETAYLARI VE GAZZE DAVETİ Görüşmenin içeriğine ilişkin açıklama Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından yapıldı. Açıklamada Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Suriye'nin toprak bütünlüğünün Türkiye için taşıdığı önemi vurguladığı belirtildi. Liderlerin görüşmesinde bölgedeki IŞİD mensuplarının tutulduğu cezaevlerinin durumu masaya yatırıldı. Ayrıca Erdoğan'ın Gazze Barış Kurulu'na davet edilmesi nedeniyle ABD Başkanı Trump'a teşekkür ettiği kaydedildi. TRUMP'TAN SURİYE VE ŞARA YORUMU Suriye sahasındaki gelişmeleri değerlendiren Trump, 19 Ocak tarihinde Ahmed Şara ile IŞİD tutukluları hakkında görüştüğünü açıkladı. Şara hakkında "Çok çalışkan, güçlü ve sert biri" tanımlamasını yapan ABD Başkanı, bölgenin zorluğunu "Öylesi bir yerde temiz bir çocuğu göreve getirip bir şeyler başarmasını bekleyemezdiniz" sözleriyle anlattı. Trump, Kürt müttefiklerin durumuyla ilgili bir soruya "Kürtleri seviyorum. Onlara muazzam paralar ödendi. Petrol ve başka şeyler verdik. Ama Kürtlerle iyi anlaşıyoruz ve Kürtleri korumaya çalışıyoruz" yanıtını verdi. ABD TEMSİLCİSİNDEN ENTEGRASYON ÇAĞRISI ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Suriye'deki dengelerin kökten değiştiğini savundu. Barrack Kürtler için en büyük fırsatın Şara liderliğindeki yeni hükümete dahil olmakta yattığını ifade ederek entegrasyon çağrısı yaptı. Öte yandan Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Suriye ordusu arasındaki çatışmaların ardından 20 Ocak tarihinde dört günlük bir ateşkes kararı alındı. Bölgedeki çatışmaların geçiş dönemi devlet başkanı Ahmed Şara ile Abdi arasında 19 Ocak'ta yapılan görüşmenin sonuçsuz kalması üzerine yeniden alevlendiği bildirildi.

İtalya, Grönland konusunun NATO içinde tartışılmasından yana Haber

İtalya, Grönland konusunun NATO içinde tartışılmasından yana

Üç ülkeyi kapsayan Asya turu kapsamında Japonya'nın başkenti Tokyo'da bulunan Meloni, burada gezisini takip eden İtalyan gazetecilere uluslararası gündemdeki konuları değerlendirdi. ABD Başkanı Donald Trump'ın gündeme getirdiği Grönland konusunun ciddi olduğunu belirten Meloni, "Grönland'daki güvenliğin güçlendirilmesi ve müttefiklerin varlığının artırılması meselesinin ciddi bir konu olduğunu düşünüyorum ancak bunun Atlantik İttifakı içindeki diyalog kapsamında ele alınması gerekiyor. Yani Grönland, NATO'nun sorumluluk alanı olarak değerlendirilmelidir." dedi. Bazı Avrupa ülkelerinin Grönland’a asker göndermesinin sorulması üzerine Meloni, şunları kaydetti: "Diğer Avrupa ülkelerinin yaptıklarını bölücü bir niyet olarak yorumlama hatasına düşmememiz gerektiğini düşünüyorum. NATO, kendi belgelerinde bugün Arktik bölgesinin stratejik olduğunu zaten belirtti. Dolayısıyla var olan bir soruna yönelik siyasi bir talebe yanıt vermiş oluyor. Yani tekrar ediyorum, bunu müttefikimiz ABD ile olan ilişkide bölücü bir şey olarak okumazdım. Bunu Amerikalıların bir endişesine karşı, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin sorumluluklarını üstlenme yeteneğini gösteren bir yanıt olarak okurdum." Meloni, Avrupa Birliği (AB) ve ABD'nin İtalya için temel referans noktaları olduğunu dile getirdi. "ORTADOĞU BARIŞ PLANININ UYGULANMASINDA ÖNCÜ ROL OYNAMAYA HER ZAMAN İSTEKLİYİZ" Gazze'deki "Barış Kurulu"na ilişkin bir soruya da Meloni, bununla ilgili nihai kararları halen bekledikleri yanıtını verdi. İtalyan Başbakan, "Yürütme düzeyindeki, dolayısıyla daha operasyonel olan Kurulun birkaç dakika önce sunulduğunu gördük. Siyasi kurul henüz yok ve bu konuda resmi onayı bekleyeceğim. Ortadoğu barış planının uygulanmasında öncü rol oynamaya her zaman istekli olduğumuzu ve bunu şüphesiz çok karmaşık ve kırılgan bir bağlamda eşsiz bir fırsat olarak gördüğümüzü söyleyebilirim." ifadelerini kullandı. İsviçre'nin Davos kasabasındaki Dünya Ekonomik Forumuna katılıp katılmayacağına ilişkin, uluslararası yükümlülükleri fazla olduğu için halihazırda katılımlarının öngörülmediğini aktaran Meloni, "Ancak Ukrayna veya Gazze konusunda zirve toplantıları olursa ki bunlara her zaman katıldık, bu durumlarda katılırız." diye konuştu. Diğer yandan Başbakan Meloni, Japonya'daki temaslarının son gününde Japon iş insanlarıyla bir araya gelerek, onları ülkesine yatırım yapmaya davet etti. Meloni, daha sonra Asya turunun üçüncü ve son durağı olan Güney Kore'nin başkenti Seul'e geçti. İtalya, bazı Avrupa ülkelerinin aksine Grönland'a asker göndermemişti.

BM: Gazze’de 60 milyon tondan fazla moloz var, temizlenmesi 7 yıldan uzun sürebilir Haber

BM: Gazze’de 60 milyon tondan fazla moloz var, temizlenmesi 7 yıldan uzun sürebilir

Birleşmiş Milletler Proje Hizmetleri Ofisi (UNOPS) İcra Direktörü Jorge Moreira da Silva, Gazze Şeridi’ne yaptığı ziyaretin ardından yazılı bir açıklama yayımladı. Silva, Gazze’de insani krizin her geçen gün derinleştiğini belirterek, halkın uzun süredir devam eden saldırılar nedeniyle bitkin ve travma içinde olduğunu vurguladı. Silva, sert kış koşulları ve etkili olan yağışların, zaten ağır olan yaşam şartlarını daha da zorlaştırdığını ifade etti. BM: GAZZE’DE HER İNSAN ORTALAMA 30 TON MOLOZLA ÇEVRİLİ Gazze’de 60 milyon tondan fazla moloz bulunduğuna dikkat çeken Silva, bu miktarın yaklaşık 3 bin konteyner gemisinin kapasitesine eşdeğer olduğunu söyledi. Silva, mevcut tabloya ilişkin şu ifadeleri kullandı: “Gazze’de bugün ortalama her insan 30 ton molozla çevrili durumda. Bu molozların temizlenmesi, mevcut koşullar altında 7 yıldan daha uzun sürebilir.” ALTYAPININ YÜZDE 80’İ YOK OLDU Silva, Gazze’deki yıkımın boyutunu “inanılmaz” olarak tanımlayarak, evler, okullar, sağlık merkezleri, yollar ile su ve elektrik altyapısının büyük ölçüde tahrip edildiğini belirtti. BM verilerine göre Gazze’de altyapının yüzde 80’inden fazlası kullanılamaz durumda. KAYIP NESİL UYARISI: ÇOCUKLAR YILLARDIR OKULDAN UZAK BM açıklamasında çocuklara ilişkin çarpıcı bir uyarı da yer aldı. Silva, Gazze’de çok sayıda çocuğun üç yıldır okula gidemediğini, bunun ise “kayıp bir nesil” riskini beraberinde getirdiğini söyledi. Günlük yaşamın çocuklar için kayıp, korku ve travma ile tanımlandığını belirtti. YENİDEN YAPILANMA İÇİN 53,2 MİLYAR DOLAR GEREKİYOR Gazze ve Batı Şeria dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarında erken toparlanma ve yeniden yapılanma için 53,2 milyar dolarlık bir kaynağa ihtiyaç duyulduğu açıklandı. Bu tutarın 20 milyar dolarının ilk üç yıl içinde acilen gerekli olduğu vurgulandı. PATLAMAMIŞ MÜHİMMAT VE ZEHİRLİ ATIK TEHLİKESİ Silva, molozların yalnızca fiziksel bir sorun olmadığını belirterek, yıkıntılar arasında patlamamış mühimmat, insan kalıntıları ve sağlığa son derece zararlı asbest gibi kimyasalların bulunduğuna dikkat çekti. Bu durumun temizlik çalışmalarını daha da riskli hale getirdiği ifade edildi. YARDIM DEPOLARI DOLU, ULAŞIM ENGELLİ UNOPS’a ait bölgelerde insani yardım malzemelerinin bulunduğu 10 depo olduğunu açıklayan Silva, bu depolarda yaklaşık 10 bin kamyona eşdeğer yardım malzemesinin bekletildiğini söyledi. Yardımların Gazze’ye giriş ve dağıtımında ciddi engeller bulunduğu belirtildi. BM’DEN ÇAĞRI: TÜM KORİDORLAR AÇILMALI Silva, insani yardımın etkili şekilde ulaştırılabilmesi için Ürdün sınırı dahil olmak üzere Gazze’ye açılan tüm koridorların faaliyete geçirilmesi ve bölge içindeki yolların işler hale getirilmesi gerektiğini vurguladı. BM yetkilileri, Gazze’de yaşanan yıkımın modern tarihte benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığına dikkat çekerek, acil ve kalıcı çözümler çağrısını yineledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.