Yarım asırlık usta teknolojiye direniyor: Taş değirmende gelenek yaşatılıyor
Mısırlıoğlu ailesi, dört kuşaktır sürdürdüğü zahirecilik geleneğiyle geleneksel üretim kültürünün önemli temsilcileri arasında yer alıyor. Ailenin son kuşak ismi Mahmut Mısırlıoğlu, 1976 yılından bu yana taş değirmen sisteminde tam buğday unu üretimini aralıksız sürdürerek mesleğini yaşatmayı başarıyor.
Mesleğe adım atmasında en büyük etkenin babası, merhum usta Ramiz Mısırlıoğlu olduğunu belirten Mahmut Mısırlıoğlu, çocukluk yıllarında öğrendiği değirmencilik bilgisini yıllar içinde geliştirerek bugüne taşıdı. Teknolojik gelişmelere rağmen geleneksel taş değirmen yöntemini terk etmeyen usta, doğal üretim anlayışını işinin merkezinde tutmayı sürdürüyor.
Sadece üretimle sınırlı kalmayan Mısırlıoğlu, 1985 yılında kendi imkânlarıyla tasarladığı bulgur değirmeninin bakım ve onarımını da bizzat gerçekleştiriyor. Zamanla ağır taşların yüzeyinde oluşan aşınmaları el emeğiyle yeniden işleyen usta, öğütme verimini artıran özel kanalları titizlikle açarak değirmenin işlevselliğini koruyor.
Yıllara yayılan tecrübesiyle taşlara yeniden form veren Mısırlıoğlu, geleneksel değirmenciliğin inceliklerini yaşatan az sayıda ustadan biri olarak gösteriliyor. Mesleğe küçük yaşlarda başladığını ve uzun yıllardır aynı özenle çalıştığını ifade eden Mısırlıoğlu, taş değirmenlerin doğal ve sağlıklı üretimde vazgeçilmez bir yere sahip olduğunu dile getiriyor.
Genç kuşakların mesleğe yeterince ilgi göstermemesinin zamanla bu kültürü tehdit ettiğini belirten Mahmut Mısırlıoğlu, tüm zorluklara rağmen üretimi sürdürmenin bir sorumluluk olduğunu vurguluyor.
Mahmut Mısırlıoğlu, mesleğin geleceğine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Biz bu işi babadan, dededen gördük. Taş değirmenin sesi, emeğin kendisidir. Bugün hâlâ aynı özenle çalışıyorsak, bu hem ailemize hem de bu geleneğe duyduğumuz saygıdandır. Taşı anlamayan bu işi sürdüremez ve sabır olmadan da bu meslek ayakta kalmaz.”