#geleneksel üretim

İLKHABER-Gazetesi - geleneksel üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, geleneksel üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Usta ellerden modern dokunuş: Lezzet hikâyesi dikkat çekiyor Haber

Usta ellerden modern dokunuş: Lezzet hikâyesi dikkat çekiyor

Antakya Yeni Uzun Çarşı’da geleneksel lezzetlerin yaşatıldığı noktalardan biri olan Balkacı Edip Usta, genç işletmeci Ali Kılıç’ın dokunuşlarıyla yeniden ilgi odağı haline geldi. Yüzyıllardır süregelen bakla geleneğini modern sunumla birleştiren işletme, hem çarşı esnafının hem de ziyaretçilerin uğrak noktaları arasında yer alıyor. Özellikle bakla ezmesi, özgün tarifi ve yoğun aromasıyla en çok tercih edilen ürünlerin başında geliyor. Geleneksel üretim anlayışını koruduklarını belirten Ali Kılıç, ustası olan babası Edip Usta’dan devraldığı tarifleri aynı hassasiyetle sürdürdüklerini ifade etti. Kılıç, “Biz bu işi tamamen geçmişten gelen yöntemlerle yapıyoruz. Baklalar uzun süre pişirildikten sonra tahin, limon, zeytinyağı ve sarımsakla yoğrularak kıvamına ulaşıyor. Amacımız hem lezzeti hem de geleneği yaşatmak” dedi. Üretim sürecinde sabır ve emeğin en önemli unsur olduğunu dile getiren Kılıç, baklanın besleyici yönüne de dikkat çekti. Doğal içeriğiyle dikkat çeken ürünün farklı vitaminler açısından zengin olduğunu belirten Kılıç, bu yönüyle hem lezzet hem de sağlık açısından tercih edildiğini söyledi. “Bizim için en büyük motivasyon insanların memnuniyeti” diyen Ali Kılıç, Uzun Çarşı’ya yolu düşen herkesi bu geleneksel lezzeti tatmaya davet ederek, Balkacı Edip Usta markasını gelecek nesillere aynı kalite ve özenle taşımaya devam edeceklerini ifade etti.

Yarım asırlık usta teknolojiye direniyor: Taş değirmende gelenek yaşatılıyor Haber

Yarım asırlık usta teknolojiye direniyor: Taş değirmende gelenek yaşatılıyor

Mısırlıoğlu ailesi, dört kuşaktır sürdürdüğü zahirecilik geleneğiyle geleneksel üretim kültürünün önemli temsilcileri arasında yer alıyor. Ailenin son kuşak ismi Mahmut Mısırlıoğlu, 1976 yılından bu yana taş değirmen sisteminde tam buğday unu üretimini aralıksız sürdürerek mesleğini yaşatmayı başarıyor. Mesleğe adım atmasında en büyük etkenin babası, merhum usta Ramiz Mısırlıoğlu olduğunu belirten Mahmut Mısırlıoğlu, çocukluk yıllarında öğrendiği değirmencilik bilgisini yıllar içinde geliştirerek bugüne taşıdı. Teknolojik gelişmelere rağmen geleneksel taş değirmen yöntemini terk etmeyen usta, doğal üretim anlayışını işinin merkezinde tutmayı sürdürüyor. Sadece üretimle sınırlı kalmayan Mısırlıoğlu, 1985 yılında kendi imkânlarıyla tasarladığı bulgur değirmeninin bakım ve onarımını da bizzat gerçekleştiriyor. Zamanla ağır taşların yüzeyinde oluşan aşınmaları el emeğiyle yeniden işleyen usta, öğütme verimini artıran özel kanalları titizlikle açarak değirmenin işlevselliğini koruyor. Yıllara yayılan tecrübesiyle taşlara yeniden form veren Mısırlıoğlu, geleneksel değirmenciliğin inceliklerini yaşatan az sayıda ustadan biri olarak gösteriliyor. Mesleğe küçük yaşlarda başladığını ve uzun yıllardır aynı özenle çalıştığını ifade eden Mısırlıoğlu, taş değirmenlerin doğal ve sağlıklı üretimde vazgeçilmez bir yere sahip olduğunu dile getiriyor. Genç kuşakların mesleğe yeterince ilgi göstermemesinin zamanla bu kültürü tehdit ettiğini belirten Mahmut Mısırlıoğlu, tüm zorluklara rağmen üretimi sürdürmenin bir sorumluluk olduğunu vurguluyor. Mahmut Mısırlıoğlu, mesleğin geleceğine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Biz bu işi babadan, dededen gördük. Taş değirmenin sesi, emeğin kendisidir. Bugün hâlâ aynı özenle çalışıyorsak, bu hem ailemize hem de bu geleneğe duyduğumuz saygıdandır. Taşı anlamayan bu işi sürdüremez ve sabır olmadan da bu meslek ayakta kalmaz.”

Dededen toruna aynı tohum: Çeltikdere’de zehirsiz pirinç üretimi Haber

Dededen toruna aynı tohum: Çeltikdere’de zehirsiz pirinç üretimi

Bolu’nun Çeltikdere Köyü’nde yaşayan çiftçi Fadıl Kaplan ve ailesi, yıllardır tarım zehirleri kullanmadan, bölgenin biyolojik çeşitliliğini gözeterek Karaçeltik pirinci üretiyor. Nesilden nesile aktarılan bu geleneksel üretim, hem sağlıklı gıdayı hem de doğanın korunmasını merkeze alıyor. Çeltikdere Köyü, Nallıhan Tepeleri Önemli Doğa Alanı (ÖDA) sınırları içerisinde yer alıyor. Bu alan, dünya ölçeğinde nesli tehlike altında bulunan küçük akbaba başta olmak üzere birçok kuş türüne ev sahipliği yapıyor. Uzmanlar, tarımın doğa üzerindeki etkisinin uygulanan yöntemlere bağlı olarak değiştiğine dikkat çekerek, doğaya zarar vermeden yapılan üretimin türlerin yaşamını sürdürebilmesi açısından kritik önem taşıdığını vurguluyor. KADİM ÜRETİM TEKNİKLERİ Anadolu’nun farklı bölgelerinde kadim üretim teknikleriyle tarım yapan çok sayıda çiftçi, doğa dostu uygulamalarıyla ekosistemin korunmasına katkı sağlıyor. Çeltikdere’de üretilen Karaçeltik pirinci de bu örneklerden biri olarak öne çıkıyor. Doğa Derneği ile Seferihisar Doğa Okulu’nun çalışmalarına kaynak yaratmak amacıyla hayata geçirilen Yavaş Dükkân projesi kapsamında, Çeltikdere’de üretilen Karaçeltik pirinci gibi birçok ürün tüketiciyle buluşuyor. Doğa dostu üretim yapan küçük üreticilerin ürünlerini tercih edenle hem bu dayanışmaya destek oluyor hem de sağlıklı gıdaya erişim sağlıyor. Yavaş Dükkân ürünleri Ankara’da Sezgice üzerinden temin edilebiliyor. "TARIMLA UĞRAŞANLARIN SAYISI HER GEÇEN GÜN AZALIYOR" Yörede üretim yapan Fadıl Kaplan ise Karaçeltiğin köy için bir yaşam kültürü olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Yıllardan beri biz buna Karaçeltik diyoruz. Siyah ve kılçıklıdır. Ben 50 yaşını geçtim. Atadan beri yıllardır aynı pirinci ekiyoruz. Babalarımızdan, dedelerimizden gördüğümüz şekilde Mayıs ayında eker, Eylül ayı gibi hasat ederiz. Tarımla uğraşanların sayısı her geçen gün azalıyor ama bu kültürün yaşaması için bizler kararlılıkla mücadele ediyoruz. Bizleri ziyaret eden, halimizi hatırımızı soran çevreci kuruluşların temsilcilerine de teşekkür ediyoruz. Tüketicilere bu tür doğal ve organik ürünleri almalarını tavsiye ederim.”

Hatay'da atın çektiği taş değirmen, zeytinyağında lezzeti ve kaliteyi artırıyor Haber

Hatay'da atın çektiği taş değirmen, zeytinyağında lezzeti ve kaliteyi artırıyor

HATAY (AA) - MEHMET BAYRAK/MAHMUT TUNCAY - Hatay'ın Altınözü ilçesinde üreticiler, zeytinyağının daha doğal ve lezzetli olması için ürünü atın çektiği taş değirmende sıkıyor. Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat'taki depremlerden etkilenen ilçede, çok sayıda ailenin geçim kaynağı olan zeytinyağının üretimi sürüyor. Tokaçlı Mahallesi'nde yaşayan bazı üreticiler, ilerleyen teknolojiye rağmen yağ sıkımında "su zeyti" olarak adlandırılan geleneksel yöntemi tercih ediyor. Dalından toplanan zeytinler, asırlık taş değirmenin altına yerleştiriliyor. At gücüyle çevrilen değirmende ezilen zeytinler, bir süre fıçılarda bekletiliyor. Sonrasında ılık suda yıkanan tanelerin yüzeye çıkan yağı süzülüp şişeleniyor. - "Taş değirmen çekirdeği tamamen kırmıyor" Üreticilerden Janet Çilingir, AA muhabirine, lezzeti ve kaliteyi artırdığı için yağ sıkımında geleneksel yöntemleri tercih ettiklerini söyledi. Taş değirmen kullanımının fabrikasyon üretime göre meşakkatli olduğunu dile getiren Çilingir, "Fabrikada 3-4 kilogram zeytinden bir litre zeytinyağı çıkarken 'su zeyti' yöntemiyle 7-8 kilogram zeytinden 1 litre yağ elde ediliyor. Üretimde ticari düşünenler bu yöntemi bıraktı ancak biz sürdürüyoruz." dedi. Çilingir, doğal yağın sağlıklı olduğunu belirterek, şöyle devam etti: "Yağımız polifenol, asit ve lif değeri açısından fabrikasyon yağa göre daha kaliteli. Fabrikalarda zeytin çekirdeği tamamen kırılıyor ama taş değirmen çekirdeği tamamen kırmıyor. Zeytin çekirdeğinde acı asit oluştuğu için fabrikadan çıkan ürünler tüketilmeden önce 1-2 ay dinlendirilir. Geleneksel yöntemle ürettiğimiz yağ ise ilk andan itibaren tüketilebilir." Çilingir'in babası İbrahim Çilingir de ürünlerinin, fabrikasyon üretime oranla daha lezzetli olduğunu, yılda ortalama 500 litre zeytinyağı sattıklarını kaydetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.