#girişimci kadın

İLKHABER-Gazetesi - girişimci kadın haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, girişimci kadın haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sandıktan çıkan kumaşlar modern tasarımla yeniden hayat buluyor Haber

Sandıktan çıkan kumaşlar modern tasarımla yeniden hayat buluyor

Adana’da çevre mühendisi girişimci Ayça Gezer, sandıklarda yıllardır bekleyen çarşaf, masa örtüsü ve dantel gibi tekstil ürünlerini kendi tasarımıyla yeniden kullanıma kazandırıyor. Yaklaşık 17 yıl anaokulu işletmeciliği yaptıktan sonra iş yerini devreden Gezer, evinde başladığı küçük bir dönüşüm çalışmasını zamanla projeye dönüştürdü. Ailesinden kalan bir iç gömleği yeniden tasarlayarak bluze dönüştürmesiyle ilham alan Gezer, Anadolu’nun kültürel mirasını koruyarak gelecek nesillere aktarmayı amaçlıyor. Gezer, önce ailesi ve çevresinden kimisi eski kimisi de sandıkta bekleyen ve kullanılmayan çarşaf, masa örtüsü, dantelleri topladı. Açtığı iş yerinde topladığı ürünleri yeniden tasarlayarak elbise, çanta, küpe gibi farklı eşyalara dönüştüren Gezer, çalışmalarının talep görmesiyle "Evvelden" markasını oluşturdu. Dokuma kumaşlarını da bitki yapraklarını kullanarak ekolojik baskıyla renklendiren Gezer, tasarımını yaptığı ürünlerini iş yerinde satışa sunuyor. "ÜRÜNLERİ, İZİN VERDİKLERİ ÖLÇÜDE DÖNÜŞTÜRÜYORUZ" Ayça Gezer (49), AA muhabirine, Anadolu'nun kültürel mirası geleneksel dokumaları, antika işlemeleri ve el işi ürünlerine yeniden hayat vermenin kendisini mutlu ettiğini söyledi. Geçmişin emanetlerini bugünün modasına uygun şekilde tasarladığını anlatan Gezer, "Ürünleri tasarlarken önce onlara dokunuyoruz, hissediyoruz. Ürünlerimizle duygusal bir bağ kuruyoruz çünkü hepsi geçmişten gelen çok özel ürünler. Önce ürünleri anlamaya çalışıyoruz, sonra da izin verdikleri ölçüde dönüştürüyoruz." diye konuştu. Gezer, eski eşyaları yeniden kullanılabilir hale getirmek amacıyla "Dönüşüme Katıl" projesi başlattığını ifade etti. Bu kapsamda kendilerine getirilen ürünleri yeniden tasarlayarak sahibine teslim ettiklerini belirten Gezer, şöyle konuştu: "Bu dokumalar bazen bir çarşaf bazen bir masa örtüsü bazen de kırlent olarak bize ulaşıyor. Bir çarşaftan veya bir masa örtüsünden elbise tasarlayabiliyoruz. Aynı şekilde bir işlemeyi küçük bir detay olarak elbisenin üzerinde sunabiliyoruz. Fiskos masasının örtüsünden bluz tasarlayabiliyoruz. Kanaviçeli yatak eteğinden etek ya da bluz üretebiliyoruz. Elimizden geldiğinde parçalamadan bütün olarak kullanıyoruz. Sadece işlemeyi kullanarak diğer kısımları göz ardı etmiyoruz. Jarse kumaşlardan elbiseler, çantalar tasarlıyoruz. Küpem, üzeri işlemeli bir sehpa örtüsüydü. Bu işlemeden küpe tasarladım, zevkle de kullanıyorum." Gezer, yaptığı çalışmalarla eski kullanılmayan ya da sandıkta bekleyen ürünlerin tasarımla adeta sanat eserine dönüştüğünü dile getirdi. Tasarımların yabancı misafirlerin daha fazla ilgisini çektiğini belirten Gezer, şunları kaydetti: "Dokumaya, ketene, ipeğe ve pamuklu ürünlere karşı daha hassaslar. El işlemelerine daha çok ilgililer. Ülkemizden dönerken özellikle Anadolu mirasını veya bu bölgeye ait geleneksel bir değeri yanlarında götürmek istediklerinde bu ürünlere yöneliyorlar. Bu anlamda turizme de katkı sağladığını düşünüyorum."

Kadın girişimci kurduğu işte "başaramazsın" diyenlere istihdam sağladı Haber

Kadın girişimci kurduğu işte "başaramazsın" diyenlere istihdam sağladı

HATAY (AA) - LALE KÖKLÜ - Hatay'da yaşayan ilkokul mezunu kadın girişimci Zehra Mirioğlu (49), devlet desteğiyle açtığı iş yerinde hemcinsleriyle yaptığı yöresel lezzetleri Türkiye'nin çok sayıda iline gönderiyor. İlkokuldan sonra eğitimine devam edemeyen ancak yıllar sonra kendi ayaklarının üzerinde durmaya karar veren 5 çocuk annesi Mirioğlu, elinin lezzetine güvenerek oruk, kaytaz böreği, semirsek, katıklı ve biberli ekmek, külçe gibi kente özgü yöresel tatları yaparak pazarlama kararı aldı."Yaptığın iş tutmaz, başaramazsın." diyenleri umursamayan Mirioğlu, 8 yıl önce Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumuna (TKDK) başvurarak yatırımının yüzde 65'ine hibe desteği alarak Şemun Antakya Yöresel Lezzetler firmasını açtı.Kısa sürede işlerini büyüten ve yaptığı yöresel lezzetleri Türkiye'nin çok sayıda kentine gönderen Mirioğlu, aralarında "Başaramazsın." diyenlerin de olduğu çok sayıda kadına da istihdam sağladı.Girişimci Mirioğlu, AA muhabirine, ilkokuldan sonra eğitimine devam edemediğini ancak en büyük hayalinin çalışmak olduğunu anlattı.Bu hayalini evlenip 5 çocuğunu büyüttükten sonra gerçekleştirdiğini ifade eden Mirioğlu, "Küçüklüğümde aslında çok çalışkan bir öğrenciydim ama eskiden kız çocuklarını okutmazlardı. Daha çok ev ve yemek işleri öğretilirdi. Rahmetli annem sağ olsun, her şeyi öğretmişti bana. Belki o yüzden yemek yapma sevdalısı oldum." dedi.- "Şimdi herkes başvuruyor ve bizimle çalışmak istiyor"İş yerini ilk açtığında 2 kadın çalışanının olduğunu, daha sonra bu sayının 7'ye çıktığını aktaran Mirioğlu, üretimde kullandıkları süt, peynir, maydanoz, ıspanak gibi malzemeleri de kadın üreticilerden alarak aslında birçok kadına gelir sağladıklarını belirtti.Mirioğlu, istihdam sağladığı kadınlar arasında "Başaramazsın." diyenlerin de olduğunu anlatarak, şöyle devam etti:"Türkiye'nin her tarafına ürünlerimizi göndermeye başladık. Oteller, restoranlar, market zincirleri bizim müşterilerimiz oldu. Şu an bir sürü kadınla çalışıyoruz. Şimdi herkes başvuruyor ve bizimle çalışmak istiyor. Tabii bu işe ilk başladığımız zaman 'Yapamayacaksınız, buradaki insanlar zaten evlerinde oruk yapıyor, kime satacaksınız.' diyen çok kişi oldu. Zaten bizim hedefimiz başka şehirler ve ülke dışı, bu yüzden azimle çalıştık, ürünlerimizi güzel ve kaliteli yapmak için çırpındık. Çok şükür şu an 8. yılımız oldu. O sözü söyleyen arkadaşlar şimdi yanımızda, hatta bizimle çalışanlar bile var."Mirioğlu, çoğu zaman siparişlere de yetişmek için gece-gündüz çalıştıklarını, en büyük destekçisinin ise 3'ü üniversite okuyan 5 çocuğu ile eşi olduğunu kaydetti.- Kadınlar ev ekonomisine katkı sağlıyorFirmada çalışan kadınlardan Nursel Güler (43), tesisin ilk açıldığı günden beri burada çalıştığını ve kendi parasını kazandığı için çok mutlu olduğunu söyledi.Kentin yöresel ürünlerini evlerinde yaptıkları gibi lezzetle üretip her yere pazarladıklarını aktaran Güler, "Ev ekonomisine katkıda bulunuyorum, 3 çocuğum var, onların okul masraflarını da karşılıyorum, bu benim için çok gurur verici." diye konuştu.Sinem Horuz (33) ise tüm çalışanların kadın olduğu bir yerde çalışmanın hem rahat hem de keyifli olduğunu ifade ederek, kazancının kendisine özgüven kazandırdığını kaydetti.

Hataylı kadın girişimci ödünç tohumla başladığı safran üretiminde ihracat hedefliyor Haber

Hataylı kadın girişimci ödünç tohumla başladığı safran üretiminde ihracat hedefliyor

HATAY (AA) - ERDAL TÜRKOĞLU - Hatay'ın Yayladağı ilçesinde, ödünç aldığı safran tohumuyla 6 yıl önce üretime başlayan 52 yaşındaki Münevver Ezelsoy, yurt dışı pazarına açılmak istiyor.Turfanda Mahallesi'nde yaşayan 6 çocuk annesi girişimci kadın, bir tarım seminerinde gördüğü safran üretimine merak sardı.Ürünün yetiştiriciliğiyle ilgili araştırma yapan Ezelsoy, tanıdığından aldığı ödünç 100 kilogram safran soğanıyla 500 metrekarede deneme ekimi yaptı.Ezelsoy, bölge iklimine uyum sağlayarak büyüyen safrandan yaklaşık 350 kilogram tohum elde etti.Aldığı 100 kilogram tohum borcunu ödemesinin ardından Ezelsoy, 15 dekar alanda başladığı yetiştiricilikte bu yıl 1,5 kilograma yakın hasat gerçekleştirdi.Mahallesindeki kadınlara da tohum desteğinde bulunarak safran yetiştiriciliğine teşvik eden Ezelsoy, ürününü yurt dışına ihraç etmeyi hedefliyor.- "Organik olarak yetiştiriyorum"Girişimci Münevver Ezelsoy, AA muhabirine, merakla ve ödünç tohumla başladığı safran üretimini büyük keyifle sürdürdüğünü söyledi.Eşinin yurt dışında çalıştığını ve en büyük yardımı çocuklarından gördüğünü aktaran Ezelsoy, safran sayesinde aile bütçesine ciddi katkıda bulunduğunu belirtti.Şu an 15 dekar alanda üretimini sürdürdüğünü dile getiren Ezelsoy, elde ettiği tohumlardan bir kısmını mahallesindeki üç kadına vererek onların da bu işe girmesini sağladığını dile getirdi.Ezelsoy, ürünlerini doğal ve hiçbir kimyasal kullanmadan yetiştirdiğini anlatarak, şöyle devam etti:"Organik yetiştiriyorum. Bununla ilgili sertifika da aldım. Bundan sonraki amacım, ürünün yurt dışı pazarında yer alması. Tabii ki kolay olmayacak. Risk alınmadan başarı sağlanmaz. Bu işe sadece para kazanmak için bakmıyorum. İnsanlara faydalı olmak, rehberlik edebilmek bana göre daha büyük zenginliktir. Şu an devletimizin tohum desteğiyle mahallemizde 8 kişi safran üretmeye başladı. Amacım tüm üreticilere işi öğretip, tek bir kalite üzerinden giderek yurt dışı pazarına açılmak."Ezelsoy, safranın gramını da 100 liradan kozmetik ve ilaç firmalarına sattığını belirterek, sosyal medya üzerinden bağlantı kurduğu yurt dışındaki bazı firmalara ürününden numune gönderdiğini ve olumlu geri dönüşler aldığını da sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.