#göç

İLKHABER-Gazetesi - göç haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, göç haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dünya 8,2 milyarı geçti: Asya zirvede, Avrupa geride Haber

Dünya 8,2 milyarı geçti: Asya zirvede, Avrupa geride

Birleşmiş Milletler (BM) tarafından yayımlanan veriler baz alınarak yapılan küresel tahminlere göre dünya nüfusu 2025 yılında 8,2 milyarı aştı. 1998’de 6 milyar, 2010’da 7 milyar, 2022’de ise 8 milyar seviyesine ulaşan dünya nüfusu, artış hızının yavaşlamasına rağmen büyümeye devam ediyor. Uzmanlar, önümüzdeki yıllarda demografik dengenin ülkeler ve kıtalar arasında daha da belirginleşeceğine dikkat çekiyor. DÜNYA NÜFUSUNUN YÜZDE 59’U ASYA’DA İstatistik platformu Worldometer’in resmi verilerden derlediği tahminlere göre dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 59’u Asya’da yaşıyor. Afrika yüzde 19 ile ikinci sırada yer alırken, Avrupa yüzde 9, Latin Amerika ve Karayipler yüzde 8, Kuzey Amerika ise yaklaşık yüzde 5’lik paya sahip bulunuyor. Mevcut projeksiyonlara göre dünya nüfusunun 2037’de 9 milyara, 2060 yılında ise 10 milyara ulaşması bekleniyor. 100 MİLYONU AŞAN 16 ÜLKE VAR 2025 itibarıyla dünya genelinde nüfusu 100 milyonun üzerinde olan 16 ülke bulunuyor. Hindistan 1,46 milyar nüfusla dünyanın en kalabalık ülkesi konumundayken, Çin 1,41 milyar nüfusla ikinci sırada yer alıyor. Bu iki ülke birlikte dünya nüfusunun yaklaşık üçte birini oluşturuyor. 200 milyonun üzerinde nüfusa sahip ülkeler arasında ABD, Endonezya, Pakistan, Nijerya ve Brezilya bulunuyor. Bangladeş, Rusya, Etiyopya, Meksika, Japonya, Mısır, Filipinler, Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Vietnam ise 100–200 milyon bandındaki ülkeler arasında yer alıyor. AVRUPA’DA NÜFUS ARTIŞI DURMA NOKTASINDA Avrupa kıtasında nüfusu 100 milyonun üzerinde olan hiçbir ülke bulunmuyor. 80 milyonluk nüfusuyla Almanya bu sınıra en yakın ülke olarak öne çıkıyor. Uzmanlara göre Avrupa, düşük doğum oranları, yaşlanan nüfus ve göç baskısı nedeniyle ciddi demografik zorluklarla karşı karşıya. ÇİN’DE DOĞUM ORANLARI İÇİN YENİ ADIMLAR Uzun yıllar uygulanan tek çocuk politikasının ardından doğum oranlarında sert düşüş yaşayan Çin, nüfusun azalmasını durdurmak için yeni önlemler almaya başladı. 1 Ocak 2026 itibarıyla doğum kontrol ürünlerine yüzde 13 KDV uygulanması kararı yürürlüğe girdi. Bu adımla, 1993’ten bu yana süren vergi muafiyeti sona erdi. Çin, 2023 yılında dünyanın en kalabalık ülkesi unvanını Hindistan’a devretmişti. İTALYA’DA 100 YAŞ ÜSTÜ NÜFUS ARTIYOR Avrupa’da yaşlanan nüfusun en çarpıcı örneklerinden biri İtalya’da görülüyor. 2025 yılı itibarıyla ülkede 100 yaşın üzerindeki kişi sayısı 23 bin 548’e ulaştı. Bu rakam, 2009 yılına kıyasla yaklaşık iki kat artış anlamına geliyor. Yüz yaş üstü nüfusun yüzde 82,6’sını kadınlar oluşturuyor. DÜNYANIN EN KALABALIK ŞEHRİ DEĞİŞTİ Birleşmiş Milletler’in yeni nüfus sınıflandırma metodolojisine göre dünyanın en kalabalık şehri unvanı 2025 yılında Japonya’nın başkenti Tokyo’dan Endonezya’nın başkenti Cakarta’ya geçti. 42 milyon nüfusla ilk sıraya yerleşen Cakarta’yı, Dakka ve Tokyo takip etti. Bu değişimde şehir, kasaba ve kırsal alanların daha kapsamlı değerlendirilmesi etkili oldu.

Akdeniz ve Ege çekiyor, Adana göç veriyor Haber

Akdeniz ve Ege çekiyor, Adana göç veriyor

Türkiye’nin en büyük ilçelerinden biri olan Adana’nın merkez ilçelerinden Seyhan’ın 3 bin 500 yıllık göç serüveninin mekânsal verilerle aktarıldığı “Seyhan İlçesi Göç Haritası” adlı kitabın yazarı araştırmacı Fatih Aktaş, bu eserinde kentin sosyal, ekonomik ve demografik dönüşümünü gözler önüne serdi. Aktaş, bu eserde hem iç göç hem de dış göç dinamiklerini analiz ederek ilçedeki göçün sebeplerini, yönünü ve etkilerini mekânsal verilerle ortaya koydu. Mahallelere göre nüfus yoğunluğu, göç veren ve göç alan bölgeler gibi kritik bilgiler görsellerle desteklenirken, göçmen nüfusun ilçeye entegrasyonu, hizmet ihtiyaçları ve toplumsal yapıya etkisi de detaylı biçimde ele alındı. Aktaş, akademisyenler, yerel yöneticiler, şehir plancıları ve sosyal hizmet uzmanları için önemli bir kaynak niteliği taşıyan, sürdürülebilir şehir politikaları ve göç yönetimi açısından da yol gösterici bir referans olarak öne çıkan bu çalışmanın yanı sıra, Adana’nın göç veren yapısına ilişkin de araştırma yaptı. Göçte büyük artış Kent Sosyolojisi, Göç ve Yerel Siyaset Uzmanı Fatih Aktaş'ın araştırmasına göre, 2007 yılında 399.910 kişi olan Adana kökenli göçmen nüfus, 2024’te 616.940 kişiye ulaştı. Son 17 yılda yüzde 54,27’lik artış yaşanması, Adana’nın ülke genelinde önemli bir göç veren il olduğunu ortaya koydu. Adanalı nüfusun en çok ikamet ettiği iller 2007’den 2024’e değişmezken, bu illere göç edenlerin sayısı ciddi şekilde arttı. İstanbul 67.342 kişiden 104.912’ye yükselerek yüzde 55,8 büyüme gösterdi. Mersin’de artış yüzde 52,3, Ankara’da yüzde 64,0, Antalya’da yüzde 76,8, Hatay’da yüzde 47,3 ve İzmir’de yüzde 69,3 olarak kaydedildi. Uzmanlar, İstanbul ve Mersin’in mutlak nüfus açısından hala en fazla Adanalı çeken merkezler olduğunu, Antalya ve İzmir’in ise yüksek büyüme oranlarıyla yaşam kalitesi ve emeklilik göçü çekim gücünü artırdığını belirtiyor. Bölgesel eğilimler ve nedenleri Metropoliten göç: İstanbul, Ankara ve İzmir’deki artış, yüksek nitelikli iş ve eğitim arayışının devam ettiğini gösteriyor. Yakın bölge göçü: Mersin ve Hatay’da büyüme toplam ortalamaya yakın seyrediyor, coğrafi yakınlık hâlâ önemli bir faktör. Ege ve Akdeniz çekimi: Antalya ve Muğla’da göçün toplamın çok üzerinde artması, turizm ve hizmet sektöründeki iş olanaklarının çekim gücünü artırdığını ortaya koyuyor. Doğu ve Güneydoğu’daki düşüş: Erzurum ve Diyarbakır gibi illerdeki azalma, kamu personeli rotasyonları ve tayin sistemlerindeki değişikliklerden kaynaklanıyor. Stratejik çıkarımlar Araştırma, Adana’nın nüfus tutma kapasitesini artırması gerektiğini vurguluyor. Beyin göçü riski yüksek olan Ankara ve İzmir’e göçün önlenebilmesi için tarım dışı sektörlerde, hizmet, teknoloji ve sanayi alanlarında yüksek katma değerli istihdam olanakları yaratılması gerekiyor. Aktaş’ın çalışması, Adana kökenli nüfusun göç dinamiklerinin klasik ekonomik motivasyonlar ile yaşam kalitesi odaklı yeni trendlerin birleşimiyle şekillendiğini ortaya koyuyor. Türkiye’nin dört bir yanına yayılan Adanalı diaspora, şehirlerin ekonomik ve sosyal çekim gücünü net biçimde yansıtıyor.

Göçmen kuşlar için umut hattı: 40 kilometrelik güvenli rota tamamlandı Haber

Göçmen kuşlar için umut hattı: 40 kilometrelik güvenli rota tamamlandı

Her yıl milyonlarca göçmen kuş, dünyanın dört bir yanını kapsayan zorlu bir yolculuğa çıkıyor. Afrika’dan Avrupa’ya, Asya’dan Anadolu’ya uzanan bu büyük göçte kuşların en temel ihtiyaçları, yeterli besin kaynaklarına ulaşabilmek, güvenli konaklama alanları bulmak ve kesintisiz bir göç rotasında ilerleyebilmek. Ancak günümüzde bu kadim göç yolları her zamankinden daha tehlikeli. Özellikle izole edilmemiş elektrik iletim hatları, kuşlar için ölümcül bir tehdit oluşturuyor. Türkiye’de her yıl binlerce kuş, elektrik tellerine çarparak ya da direklerde akıma kapılarak yaşamını yitiriyor. Oysa bu ölümlerin büyük bölümü basit mühendislik önlemleriyle engellenebilir durumda olduğu belirtiliyor. Doğa Derneği, kuşların göç rotalarını daha güvenli hale getirmek amacıyla çeşitli bölgelerde izolasyon çalışmaları yürütüyor. Şu ana kadar 348 elektrik direği ve 40 kilometrelik bir hat kuş dostu hale getirildi. Dernek, farklı illerde yürütülen çalışmalarla bu hattın genişletilmesi için çabalarını sürdürüyor. Yetkililer, vatandaşların da bu konuda duyarlı olmasını istiyor. Bir kuşun elektrik hatlarına çarptığını ya da bir direğin çevresinde ölü kuş bulunduğunu görenlerin, bu durumu ilgili kurumlara ve Doğa Derneği’ne bildirmesi hayati önem taşıyor. Bu sayede izolasyon eksikliği olan bölgelerin tespiti ve iyileştirilmesi mümkün oluyor. Doğa Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dicle Tuba Kılıç, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Göçmen kuşlar milyonlarca yıldır gökyüzünde süregelen bu büyük yolculuğu sürdürüyor. Onların yolu aynı zamanda bizim yaşam yolumuz. Elektrik hatlarının izole edilmesi, sadece kuşların değil, doğanın bütünlüğünün korunması anlamına geliyor. Her bir direğin güvenli hale gelmesi, binlerce canın kurtulması demek. Doğayı korumak hepimizin ortak sorumluluğu.”

Yaralı leylek Hatay’da şefkat eliyle kurtarıldı Haber

Yaralı leylek Hatay’da şefkat eliyle kurtarıldı

Gökyüzüne baktığınızda kanatlarını genişçe açmış leyleklerin Afrika’ya doğru süzüldüğünü görebilirsiniz. Ancak bu muhteşem göç yolculuğu, leylekler için ciddi tehlikeleri de beraberinde getiriyor. İzole edilmemiş elektrik direkleri, sulak alanlar ve ormanlar üzerindeki baskılar, iklim değişikliği ve zehirli tarım ilaçları kullanımı ise göçmen kuşların hayatını tehdit eden en önemli faktörler arasında yer alıyor. Adana ve Hatay’daki sulak alanlar da göçmen kuşların göç yolunda bulunuyor. Adana ve Hatay semalarında kanat çırpan leylekler burada mola vererek besleniyor ve daha sonra yollarına devam ediyor. Göç sırasında hastalanan veya yaralanan leylekler ise duyarlı vatandaşların ihbarları sayesinde tedavi edilmek üzere koruma altına alınıyor. Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde yaralı halde bulunan bir leylek de duyarlı vatandaşın ihbarıyla Hatay Tabiat Koruma Derneği Başkanı Abdullah Öğünç tarafından koruma altına alındı. Öğünç, yaralı leyleği tedavi edilmek üzere Doğa Koruma ve Milli Parklar Yaban Hayvanları Rehabilitasyon Merkezi’nde götürdü. Yaralı leyleğin tedavi edilerek daha sonra doğaya salınacağı belirtildi. Abdullah Öğünç, “Göçmen kuşlarımızın avlanmaması büyük önem taşıyor. Yaralı ya da hasta kuşların ise derhal güvenli bir şekilde koruma altına alınması gerekiyor. Her bir canın önemi büyük ve doğaya saygı göstermek hepimizin sorumluluğu” ifadelerini kullandı. Öğünç, leyleklerin güvenli bir şekilde göç edebilmesi için vatandaşları duyarlı olmaya davet ederken, dernek olarak göçmen kuşların korunması ve rehabilitasyonu için çalışmalarını sürdüreceklerini de vurguladı.

Milyonlarca insan iklim felaketlerinden kaçıyor Haber

Milyonlarca insan iklim felaketlerinden kaçıyor

Çevre ve İklim Değişikliği Uzmanı Oğuz Şahin, iklim değişikliğinin artık uzak bir tehdit olmadığını, hayatımızın merkezinde somut bir gerçek olarak yer aldığını söyledi. Şahin, “Yükselen sıcaklıklar, artan deniz seviyeleri, uzun süren kuraklıklar ve ani seller milyonlarca insanın yaşamını köklü biçimde değiştiriyor” dedi. İklim değişikliğine bağlı göçlerin hızla arttığını belirten Şahin, “İklim göçmenleri kavramı giderek yaygınlaşıyor. İnsanlar, yaşadıkları bölgelerdeki ağır iklim etkilerinden dolayı daha güvenli ve yaşanabilir alanlara göç etmek zorunda kalıyor. Bu durum artık yeni bir dönemi, ‘İklim Değişikliği Göçü Çağı’nı başlatmış durumda” ifadelerini kullandı. Şahin, göç dalgasının sadece bireyleri değil, toplulukları, şehirleri ve hatta ülkeleri etkilediğini dile getirerek, “Milyonlarca insan iklim felaketlerinden kaçarak başka bölgelere sığınmak zorunda kalabilir. Bu da kaynak yönetimi, yeniden yerleşim ve uluslararası ilişkilerde ciddi krizler doğurabilir” diye konuştu. Oğuz Şahin, yine de umutlu olunması gerektiğini belirterek, şöyle konuştu: “İklim değişikliğiyle etkin mücadele, bu göçü yavaşlatabilir. Yenilenebilir enerjiye geçiş, sürdürülebilir tarım, su kaynaklarının korunması ve ağaçlandırma gibi önlemler hem krizi hafifletir hem de insanların yaşam alanlarını korur. İklim değişikliğini durdurmak, sadece doğayı değil, insanların geçim kaynaklarını, kültürlerini ve topluluklarını da korumak demek. Bu nedenle herkesin bu mücadelede aktif rol üstlenmesi gerekiyor.”

2024 yılında Türkiye’ye 314 bin 588 kişi göç etti: Antalya en fazla göç alan iller arasında Haber

2024 yılında Türkiye’ye 314 bin 588 kişi göç etti: Antalya en fazla göç alan iller arasında

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2024 yılı Uluslararası Göç İstatistiklerini açıkladı. Buna göre yurt dışından Türkiye’ye göç eden kişi sayısı geçen yıla kıyasla yüzde 0,6 azalarak 314 bin 588 olarak kayıtlara geçti. Göç edenlerin çoğunluğunu erkekler oluştururken, en fazla tercih edilen iller arasında İstanbul ve Antalya öne çıktı. Yurt Dışından Türkiye’ye Göç Edenlerin Profili 2024 yılında Türkiye’ye gelenlerin yüzde 54,5’i erkek, yüzde 45,5’i kadın oldu. Göç edenlerin 103 bin 732’si Türk vatandaşı, 210 bin 856’sı ise yabancı uyruklu kişilerden oluştu. En çok tercih edilen il İstanbul olurken, Antalya 26 bin 833 kişi ile ikinci sırada yer aldı. Isparta ve Burdur da göç alan iller arasında bulunuyor. Türkiye’den Yurt Dışına Göçte Düşüş Yaşandı Türkiye’den yurt dışına göç eden kişi sayısı 2024 yılında yüzde 40,6 azalarak 424 bin 345’e düştü. Bu nüfusun yüzde 55,7’si erkek, yüzde 44,3’ü ise kadınlardan oluştu. Türkiye’den göç edenlerin 151 bin 140’ı Türk vatandaşı, 273 bin 205’i yabancı uyruklu oldu. Göçün Yaş Gruplarına Göre Dağılımı Türkiye’ye göç edenler arasında en kalabalık yaş grubu yüzde 14,7 ile 20-24 yaş aralığı oldu. Bunu yüzde 12,1 ile 25-29 ve yüzde 10,3 ile 30-34 yaş grupları takip etti. Türkiye’den göç edenlerde ise en yoğun yaş grubu yüzde 14,4 ile 25-29 yaş aralığı olarak görüldü. Göç Alan ve Göç Veren İlk 5 İl Türkiye’ye en fazla göç alan iller şöyle sıralandı: İstanbul (%32,8) Antalya (%8,5) Ankara (%7,4) Mersin (%5,5) İzmir (%3,7) Türkiye’den en fazla göç veren iller ise şu şekilde oldu: İstanbul (%34) Ankara (%8,5) Antalya (%7,8) İzmir (%3,3) Mersin (%3,3) Yabancı Uyruklu Göçmenlerin Ülke Dağılımı Türkiye’ye gelen yabancı uyrukluların yüzde 9,9’u Azerbaycan vatandaşlarından oluşurken, Türkmenistan (%9,8), Özbekistan (%7,6), Rusya Federasyonu (%7,5) ve İran (%5,9) vatandaşları takip etti. Türkiye’den göç eden yabancıların en fazlası ise Irak vatandaşları (%17,4) oldu. Irak’ı Afganistan (%13,1), Rusya Federasyonu (%10,2), İran (%5,9) ve Türkmenistan (%5,8) vatandaşları izledi.

Almanya'da ayrımcılık rekor seviyelerde Haber

Almanya'da ayrımcılık rekor seviyelerde

Almanya’da ayrımcılıkla mücadelede endişe verici bir tablo ortaya çıktı. Federal Ayrımcılıkla Mücadele Dairesi Başkanı Ferda Ataman, başkent Berlin'de düzenlediği basın toplantısında 2024 yılına ait ayrımcılık raporunu kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan verilere göre, daireye yapılan ayrımcılık şikayetleri 2024 yılında 11 bin 405’e yükselerek rekor kırdı. En fazla şikayet ırkçılıktan Rapora göre en fazla ayrımcılık şikayeti, etnik köken ve ırkçılık başlıklarında yapıldı. 2024 yılında bu konudaki şikayetler 3 bin 858’e ulaştı. Bu rakam, 2019 yılına göre yaklaşık dört kat artış anlamına geliyor. Etnik köken ve ırkçılık temelli şikayetler, toplam şikayetlerin yüzde 43’ünü oluşturdu. Yıllara göre kıyaslandığında; ırkçılıkla ilgili şikayetler 2019’da 1.076, 2020’de 2.101, 2021’de 2.080, 2022’de 2.282 ve 2023’te 3.429 olarak kaydedilmişti. Ataman: "Ayrımcılık karşıtı politika hiç bu kadar önemli olmamıştı" Basın toplantısında konuşan Daire Başkanı Ferda Ataman, hükümeti daha etkili adımlar atmaya çağırdı. “Ayrımcılık karşıtı politika hiç bu kadar önemli olmamıştı” diyen Ataman, Eşit Muamele Yasası’nın yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguladı. Ayrımcılık en çok iş hayatında Rapora göre ayrımcılık en çok iş hayatında yaşandı. 2024 yılında 3 bin 2 şikayet iş hayatıyla ilgili olurken, bin 598 şikayet hizmet ve ürünlere erişim, bin 250’si devlet daireleri, 821’i kamusal alanlar, 577’si eğitim, 479’u polis ve yargı, 391’i ise konut edinme ile ilgili ayrımcılık iddialarını kapsadı. Raporda ayrıca, engellilik, cinsiyet, yaş ve dini inanç temelli ayrımcılık şikayetlerinin de dikkat çeken oranda arttığı belirtildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Göçmen sayısı iddia edildiği gibi değil, demografik yapımızı koruyacağız Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Göçmen sayısı iddia edildiği gibi değil, demografik yapımızı koruyacağız

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen Türkiye Yüzyılı'nda Göç Yönetimi Programı kapsamında önemli açıklamalarda bulundu. Göç meselesine insan odaklı bir yaklaşım sergilediklerini vurgulayan Erdoğan, muhalefetin iddialarını da net bir dille yalanladı. ERDOĞAN’DAN GÖÇMEN POLİTİKASI MESAJI: "ENSAR OLMAK NE KADAR GÜZEL" Konuşmasına, sahneye küçük muhacir öğrencileri davet ederek başlayan Erdoğan, "Hatırlayın, Kılıçdaroğlu iktidara gelirse Suriyeli muhacirleri göndereceğini söylemişti. Biz ise ensar bakışıyla farklı bir tutum sergiledik. Bu çocuklar bizim evlatlarımız" dedi. Erdoğan, göç meselesinin tüm dünyayı etkilediğini belirterek, "Dünya genelinde 281 milyondan fazla insan doğduğu topraklardan ayrılmak zorunda kaldı" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle: Size konuşmama başlarken bir sürpriz yapalım istedim. Muhammed ve sınıf arkadaşlarını ile sahneye alalım. İçişleri bakanlığımızın kıymetli mensupları, sevgili öğrenciler sizleri sevgi ve saygı ile selamlıyorum. Niye böyle başladım hatırlayın, Kılıçdaroğlu iktidara geldiğinde Suriyeli muhacirleri Suriye’ye göndereceğini söylemişti. Ben aksini söylemiştim. Çünkü bizim bakışımız farklıydı. Şimdi burada küçük muhacirler var. Bunlar bizim evlatlarımız. Öğretmenlerimiz de onları yetiştirdiler işte güzellik burada. Ensar olmak ne kadar güzel, işte burada. Göç meselesi tüm dünyanın gündemini meşgul ediyor. Milyonlarca insanlar sıkıntılar sebebi ile doğdukları toprakları terk etmek zorunda kalıyor. Dünya genelinde 281 milyondan fazla insan göç etmiş durumda. Göç konusunda hassasiyetimiz var. "EGE VE AKDENİZ’DE GÖÇMENLER KATLEDİLDİ" İnsan olarak hepimizi derinden sarsan manzara ile karşılaşıyoruz. Ege’de, Akdeniz’de botların içerisinde botlar şişlenerek öldürülen göçmenler var. Bunlar insafsızca yapıldı. Son 10 yılda 72 binden fazla insan göç yollarında hayatlarını kaybetti. Nice insanın hayatı insan tacirlerinin kanlı ellerinde solup gitti. Savaşlar bitmedikçe göç artıyor. Türkiye üç kıtanın kavşak noktasında yer allan bir ülke. Yakın çevremizdeki istikrarsızlıklardan doğrudan etkileniyoruz. Biz bu konunun yabancısı değiliz. Anadolu tarih boyunca göçmen noktası oldu. Güvenli liman olarak görüldü. TÜRKİYE’DEKİ GERÇEK GÖÇMEN SAYISI Kaçak göçle ve göçmen kaçakçılarıyla mücadeleyi de ihmal etmiyoruz. Son 2 yılda 270 bin düzensiz göçmenin sınırlarımızdan girişi engellendi. Ülkemizde muhalefetin, özellikle de insanlık düşmanı kimi faşist çevrelerin iddia ettiği gibi bir göçmen sayısı asla yoktur ve olmamıştır. Türkiye'de 2 milyon 768 bini geçici koruma kapsamında toplam 4 milyon 33 bin göçmen vardır. Kaçak göçle ve göçmen kaçakçılarıyla mücadeleyi de ihmal etmiyoruz. Son 2 yılda 270 bin düzensiz göçmenin sınırlarımızdan girişi engellendi. SURİYE’YE DÖNÜŞ SAYISI TOPLAM 931 BİN 450 Çeşitli zorluklara, engellere, sabotajlara rağmen Suriye kendini yavaş yavaş toparlıyor. Suriye kendine geldikçe geri dönenlerin sayısı hızlanmaya başladı. 9 Aralık'tan bu yana sadece Türkiye'den Suriye'ye dönenlerin sayısı 200 bin kişiye ulaştı. Suriye’ye dönüş sayısı toplam 931 bin 450 kişi. "DEMOGRAFİK YAPIMIZDAN TAVİZ VERMEYECEĞİZ" Göç konusuna sadece güvenlik odaklı yaklaşmıyor gelişen ülkeler. Bu konuları ön yargılı olmaktan uzak yaklaşmak gerekiyor.Ülkemizin güvenliğinden ve demografik yapımızın korunmasından elbette ödün vermeyeceğiz. Irkçı lümpenlerin söylemlerine Türkiye’yi mahkum etmeyeceğiz.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.